Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(176/287)


- MAYDANOZ/MAKEDONYA OTU/MAKEDONİSİ[Yun.]/BAHDENİZ ile/ve TERE

( MAYDANOZ[< MÎDE-NÜVÂZ:okşayan (mide rahatlatıcı)]'dan geldiği söylenilmekte fakat sözlükte Yunanca'dan geldiği belirtilmiştir. )

( [LAT.] PETROSELINUM SATIVUM/CRISPUM cum LEPIDIUM SATIVUM )

( BEKDUNES ile ... )

( PARSLEY vs. GARDEN CRESS )


- MAYDANOZ ile YABAN MAYDANOZU

( ... İLE Baldıranın maydanoza benzeyen bazı türlerine verilen ad. )


- MÂYE ile ...

( MAYA, ASIL VE GEREKLİ MADDE | ASIL, ESAS | PARA, MAL | İKTİDAR, GÜÇ | BİLGİ | DİŞİ DEVE )


- MAYER'S LAW[İng.] / LOI DE MAYER[Fr.] / MAYERSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MAYER YASASI


- MAYGAK/MAYGAQ ile MAYGAK/MAYGAQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Paytak kişi. İLE Çatal tırnaklı olmayıp top tırnaklı olan hayvanların tüyleri kısa olanları. )


- MAYIL ile
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Olgun şeftali ya da büyük kavun gibi çürümeye yaklaşmış ve yumuşamış meyvelerin tümüne verilen ad.[: MAYIL YEMİŞ] İLE ... )


- MAYINLAMAK ile MAYINLANMAK ile MAYIN ile MAYINCI/LIK ile MAYINLI ile MAYINSIZ ile MAYIN GEMİSİ ile MAYIN TARLASI ile MAYIN ARAMA TARAMA GEMİSİ


- MAYIS ile MAYISLI ile MAYIS BÖCEĞİ ile MAYIS BÖCEKLERİ


- MAYISBÖCEĞİ ile/ve/<> HAZİRANBÖCEĞİ

( Kınkanatlılarda, uzunluğu 20-25 mm. olan, gelişmesi 3-5 yıl süren, bitkilere zararlı bir böcek. İLE/VE/<> Mayısböceklerinden, tarım bitkilerine çok zarar veren, kınkanatlı bir böcek. )

( MELOLONTHA VULGARIS cum AMPHIMALLUS SOLSTITIALIS )


- MAYIS/mayıs ile/değil Mayıs

( Taze sığır gübresi. | Yakıt olarak kullanılan kurutulmuş sığır dışkısı. İLE/DEĞİL Yılın beşinci ayı. )


- MAYISTRA[İt.] ile/değil/yerine YEL/RÜZGÂR/YELKEN

( Grandi direğinin en alt sereni ve bu serene çekilen yelken. | Kuzeybatı rüzgârı. İLE ... )


- MAYMUN İŞTAHLI ile GEL-GİT GÖNÜLLÜ


- MAYMUN İŞTAHLI/LIK ile/değil/yerine ÇOK YÖNLÜ/LÜK


- MAYMUN ile/ve ALTIN ASLAN İPEK MAYMUNU

( ... İLE/VE Yılda iki kez, biri dişil, biri eril ikiz doğumu yaparlar. )


- ALTIN LANGUR ile/değil TEPELİ GRİ LANGUR ile/değil MADRAS GRİ LANGURU


- MAYMUN ile (ALTIN) TAMARİN


- MAYMUN ile ANGOLA/COLOBUS MAYMUNU

( ... cum COLOBUS ANGOLENSIS )


- MAYMUN ile AVAHİ


- MAYMUN ile AY AY/TARSİER

( ... İLE Toprağın 3-4 m. altındaki hareketi algılayabilirler. )

( Boylarının 40 katı kadar zıplayabilirler. )

( Tek, otobur primattır. )

( ... İLE Madagaskar'da yaşarlar. )

( ... ile Ay-ay Maymunu )


- MAYMUN ile BABUN

( ... ile Babun )

( MONKEY/APE vs. BABOON )


- MAYMUN ile/ve BAŞLIKLI MAYMUN

( ... İLE/VE Trinidad Adaları'nda, Güney ve Orta Amerika'da yaşarlar. )


- MAYMUN ile BAYKUŞ MAYMUNU

( ... İLE Günün 17 saatini uyuyarak geçirirler. )


- MAYMUN ile BEYAZ YANAKLI MANGABEY

( ... cum LOPHOCEBUS ALBIGENA )


- MAYMUN ile DOMUZ KUYRUKLU MAYMUN

( ... cum MACACA NEMESTRINA )


- MAYMUN ile/ve GALAGO/OJAM/ÇALIBEBEĞİ/KÜÇÜK GECE MAYMUNU

( ... İLE Güney ve Ekvator Afrika'da yaşarlar. Uzun ve ince parmaklarının alt ucunda vantuz görevi gören etten çekmenler vardır. [Bunlar, hayvanın pençelerini kullanmadan koşa koşa ağaçlara tırmanmasını sağlar.] )

(
)


- MAYMUN ile GELADA


- MAYMUN ile GENON


- MAYMUN ile GERADA MAYMUNU


- MAYMUN ile GEREZA


- MAYMUN ile GİBON


- MAYMUN ile HİNT ŞEBEĞİ/RHESUS MAKAKLARI

( ... İLE Çok güzel olan dişillerin yüz ve kıç fotoğraflarını görmek için "bedel" ödeyebildikleri [meyve sularından feragat ettikleri] görülmüştür. [çirkinlerde ise ancak rüşvet (büyük bardakta meyve suyu) vererek dikkatleri çekilmiştir.] )

( ... cum MACACA MULATTA )


- MAYMUN ile/değil İNSAN


- MAYMUN ile İPEK MAYMUNU (MARMOSET)


- MAYMUN ile JİBON MAYMUNU(SİMLİ ŞEBEK)


- MAYMUN ile KAR MAYMUNU/JAPON ŞEBEĞİ/SARU[Jp.]/NİHONZARU[Jp.]

( MONKEY vs. SNOW MONKEY )

( ... cum MACACA FUSCATA )


- MAYMUN ile KARAMAYMUN


- MAYMUN ile/değil KINKAJOU

( )

( ... İLE/DEĞİL Görünüşü maymuna benzese de rakun türüdür. Orta ve Güney Amerika'nın yağmur ormanlarında yaşar. Çoğunlukla otçul beslenir. Çok nadir de olsa böcek, kuş ve küçük memelileri yer. )

( Koatilerle akrabadır. Güney Meksika ve Güney Brezilya'daki Matto Grosso arasındaki tropikal bölgelerde yaşarlar. )

( Hayvana adını veren Güney Amerika'nın Tupi yerlileridir. Bazı kabileler, bu hayvana Potto adını taksa da, Potto ayrı bir türdür. Kinkajou ile bağlantısı yoktur. )

( ... İLE/DEĞİL 7 alt türü vardır.

Potos flavus flavus
Potos flavus chapadensis
Potos flavus chiriquensis
Potos flavus megalotus
Potos flavus meridensis
Potos flavus modestus
Potos flavus nocturnus )

( ... cum POTOS FLAVUS )


- MAYMUN ile/ve (KIZIL) HAVLAYAN MAYMUN

( ... İLE/VE Sadece Trinidad-Karayip Adaları'nda yaşarlar. )

( ... İLE/VE Otçullardır. )


- MAYMUN ile KIZIL YAPRAK MAYMUNU


- MAYMUN ile/ve LANGUR

( ... İLE/VE Külrengi ve kırmızıya çalan sarı tüylü, büyük bir maymun. Güney Asya'da, Hindistan'da yaşar. )

( ... İLE/VE Utangaçlardır. Yaşadıkları bölgeden pek ayrılmazlar. Yirmi kadar nüfusla küme olarak yaşarlar. )

( ... cum PRESBYTIS ENTELLUS )


- MAYMUN ile MADAGASKAR MAYMUNU

( )


- MAYMUN ile MAGO

( ... İLE Kızılsarı tüylü bir maymun. )


- MAYMUN ile MAKAK[Portekizce]

( ... İLE Güneydoğu Asya'da yaşayan, kuyruklu bir maymun. )

( ... cum MACACUS )


- MAYMUN ile MANGABEY


- MAYMUN ile MONA


- MAYMUN ile NESNAS


- MAYMUN ile ÖRÜMCEK MAYMUNU

( MONKEY/APE vs. SPIDER MONKEY )

( ... cum ATELES )


- MAYMUN ile PATAS

( ... İLE Afrika'da yaşar. )


- MAYMUN ile POTTO

( ... İLE Afrika'da yaşar. )


- MAYMUN ile/ve PRİMAT[Fr.]

( ... İLE/VE Tüm maymun türlerini içine alan memeliler takımı. )

( Gebelik süreleri 180-270 gündür. İLE/VE ... )

( Amazonlar'da 150 çeşit maymun bulunmaktadır. )

( PİÇİN: Maymun yavrusu. )

( Maymun ile/ve ... )

( )

( KIRD[çoğ. AKRÂD, KIREDE, KURÛD] ile/ve KIREDE )

( BÛZÎNE/BÛZİNE/BÛZNÎNE/PÛZÎNE, BEHNÂNE ile/ve ... )

( MONKEY/APE[İnsansı maymun.] vs./and PRIMAT )

( EL MONO con/y ... )


- MAYMUN ile PROBOSCIS MAYMUNU

( ... İLE Sandakan - Borneo'da yaşar. )


- MAYMUN ile SAKİ


- MAYMUN ile SARI KUYRUKLU MAYMUN

( ... İLE Sadece Peru And Dağları'nda, Amazonas ve San Martin bölümlerinin yanı sıra La Libertad, Huánuco ve Loreto'nun sınır bölgelerinde bulunan nadir bir primat türüdür. )

( )

( MONKEY vs. PERUVIAN YELLOW-TAILED WOOLLY MONKEY )

( ... cum OREONAX FLAVICAUDA )


- MAYMUN ile (")ŞEBEK(")

( ... İLE Afrika'nın dağlık bölgelerinde, sürüler durumunda yaşayan, uzun ya da kısa kuyruklu türleri olan maymunlar. | Çirkin ve arsız kişi. | Maskara. )


- MAYMUN ile ŞEMPANZE

( ... İLE Kuyruksuz maymun. | Primatlardan, ayakları beş parmaklı, tek yavru doğuran, iyi tırmanıcı olan, ormanlarda yaşayan bir tür maymun. İnsan becerilerine en yakın olan. )

( ... İLE 8 yaşına kadar çok önemli/öncelikli bazı yeteneklerini/donanımlarını kazanamazlarsa daha sonra hiçbir zaman kazanamıyorlar. )

( MONKEY/APE vs. CHIMPANZEE )

( ... cum PAN TROGLODYTES )


- MAYMUN ile SİFAKA


- MAYMUN ile/ve (SİYAH-BEYAZ) KOLOMBUS MAYMUNU


- MAYMUN ile ST. KITTS MAYMUNU

( ... İLE Karayip'lerde yaşarlar. )

( Barlara gitmekte ve kişilerin yarıda bıraktığı içkileri bitirmektelerdir. )


- MAYMUN ile TİTİ

( ... İLE Güney Amerika'da yaşar. )


- MAYMUN ile UVAKARİ


- MAYMUN ile VERVET MAYMUNU

( ... cum CHLOROCEBUS AETHIOPS )


- MAYMUN ile YUNNAN (ÇİMDİK BURUNLU) MAYMUNU

( ... ile )


- MAYMUN ile ZATI


- MAYMUNCUK ile MAYMUNCUK

( Her kilidi açmaya yarayan, demirden, eğri ve sivri araç. İLE Küçük maymun. | Ergin evrede bağ üzümlerinin yaprak ve sürgünlerini, kurtçuk evresinde kökleri kemiren, parlak siyah kınkanatlı bir böcek. )

( ... cum ... | OTIORRHYNCUS PEREGRINUS )


- MAYMUNLAR ile/ve/değil BONOBOS MAYMUNLARI

( Gaia dergisindeki haberi için burayı tıklayınız... )


- MAYMUNLAŞMAK ile MAYMUNLAŞTIRMAK ile MAYMUN/LUK ile MAYMUNLAR ile MAYMUN BALIĞI ile MAYMUN İŞTAHLI/LIK


- MAYO ile MAYOCU/LUK


- MAYONEZ ile MAYONEZLİ ile MAYONEZSİZ


- MAYOZ[Fr. < Yun.] (BÖLÜNME) ile MİTOZ[Fr. < Yun.]/KARYOKİNEZ (BÖLÜNME)

( ... İLE Çokgözeli canlılarda, gözenin, belirli evrelerden geçerek çoğalması. )

(
ile
)

( image )

( image )


- MAYOZ[İng. MEIOSIS] ile/||/<> AYRILMAMA[İng. NONDISJUNCTION] ile/||/<> BAĞLI GENLER[İng. LINKED GENES] ile/||/<> DİPLOTEN ile/||/<> HAPLOİT NUMARASI (N)[İng. HAPLOID NUMBER] ile/||/<> HOMOLOG KROMOZOMLAR[İng. HOMOLOGOUS CHROMOSOMES] ile/||/<> KARDEŞ KROMATİT DEĞİŞİMİ[İng. SISTER CHROMATID EXCHANGE] ile/||/<> KROSOVER[İng. CROSSING OVER] ile/||/<> REKOMBİNASYON[İng. RECOMBINATION]

( İki set kromozomlu (diploit) ökaryotik gözenin, genelde gamet olarak adlandırılan tek set kromozomlu (haploit) gözelere bölündüğü gözesel bir süreç. Gamet gözesinde kromozom sayısının azalmasıyla sonuçlanan mayoz bölünme eşeyli üreme için gereklidir ve bu yüzden eşeyli üreyen tek gözeli organizmalar da dahil tüm ökaryot gözelerde görülür. İki aşamadan oluşur. Aşağıda, mayozun basamakları hem gerçek görüntüleriyle hem de şematik görüntüleriyle verilmekte. @@ Hücre bölünmesi (mitoz/mayoz) sırasında homolog kromozomların ya da kardeş kromatitlerin düzgün bir biçimde ayrılamaması. Üç biçimde gerçekleşebilir: @@ Aynı kromozom üzerinde bulunan genler. Aynı kromozom üzerinde bulunmaları sebebiyle birlikte kalıtılırlar. Örneğin mavi göz rengi ile kıvırcık saç geninin aynı kromozom üzerinde bulunduğunu varsayalım. Bu durumda eğer mavi göz rengi ayrılma kuralı ile farklı gamete dağılırsa, genler birbirleri ile bağlı olduklarından dolayı kıvırcık saç geni de onunla beraber aynı gamete dağılacaktır. Bu genlerin birbirlerinden ayrılmasının tek yolu mayoz bölünme sırasında gerçekleşen crossing-over olayıdır. @@ Mayoz I de homolog kromozomlar arasındaki rekombinasyonun gerçekleştiği evre. Dişilerde doğum sırasında oositler bu aşamada dondurulur. Üreme yıllarında her ay mayozun tamamlanmasıyla yalnızca bir tanesi döngüye devam eder. @@ Mayozdan sonraki gametlerin kromozom numaraları. İnsanlarda haploit sayısı 23 tür. @@ Anne ve babadan gelen kromozomların çift halinde gözlendiği durum. Mayoz bölünme esnasında çift olarak hareket ederler. Homolog kromozomlar aynı gen aralığına sahip olup farklı aleller olarak bulunurlar. @@ Bir kromozom üzerinde bulunan kardeş kromatitler arasında karşılıklı olarak, iki özdeş genetik materyalin değişimi. Normalde, genetik çeşitlenme, mayoz ile bölünmede görülen homolog kromozomlar arasında olur. Ancak kardeş kromatitler arasındaki bu değişim, mitozun anafaz evresinde de çeşitliliğe neden olan bir gen aktarımı olabileceğini gösterir. Behçet hastalığında, kardeş kromatit değişiminin etkisi olduğu keşfedilmiş. @@ Kromozomlar materyallerin homolog kromozomlar arasında kırılma ve tekrar birleşme yöntemiyle değişimi. Mayoz sırasında kardeş olmayan kromatitler arasındaki parça değişimi genetik rekombinasyonun temeli. @@ Mayoz bölünme sırasında kromozomun homolog çifti arasında görülen genetik materyal değişimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MAZÂRR[Ar. < MAZARRAT < ZARAR] ile MAZHAR[Ar. < ZUHÛR | çoğ. MAZÂHİR]["MASHAR/MASAR" değil!]

( Zararlar, ziyanlar. İLE Bir şeyin, göründüğü/çıktığı yer. | Nâil olma, onurlanma/şereflenme. | Bazı tekkelerde, oturarak uyunurken, dayanılan kısa değnek. | Bir çeşit tef. )


- MAZBATA ile MAZBATA MUHARRİRİ


- MASER[İng.] / MASER[Fr.] / MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= MAZER


- MAZERET ile/ve/değil AÇIKLAMA


- MAZERET ile/ve "MACERA"


- MAZERET ile MAZERETLİ ile MAZERETSİZ/LİK ile MAZERET KAĞIDI


- MAZGAL ile MAZGALLI


- MAZHARİYET ile ...

( ELDE ETME, NÂİL OLMA )


- MÂZÎ ile/>< ÂTİ

( Geçmiş. İLE/>< Gelecek. )


- MAZI[Fars.] ile MAZI[Fars.] ile MÂZİ[Ar.]

( Servigillerden, yaprakları almaşık ve küçük pullar biçiminde, gövdesi düz olan, dipten dallanan bir süs bitkisi. İLE Hayvansal ve bitkisel asalakların, bitkilerde oluşturduğu ur. )

( THUYA cum QUERCUS INFECTORIA )


- MAZÎF[Ar] ile ...

( Ziyafet evi. | Herkese kapısı/sofrası açık ev. )


- MAZI/LIK ile MAZI MEŞESİ


- [ne yazık ki]
MAZLUM ile/ve/||/<> HORLANANLAR


- MAZLUM[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< MASUM[Ar.]


- MAZMAZA ile/ve İSTİNŞÂK

( Ağıza alınan su ile ağzı çalkalamak. İLE/VE Burna çekilen su ile burnu temizlemek. )


- MAZMÛN[Ar. < ZIMN] ile MAZNÛN[Ar. ZANN]

( Derinlerdeki anlam, kavram. | Ödenmesi gereken şey. | Nükteli, sanatlı, ince söz. İLE Bir suç dolayısıyla sorguya çekilen, sanık. )


- MAZOTLAMAK ile MAZOT ile MAZOT GÖSTERGESİ


- MÂZÛ[Fars.]/CYNIPS[Fr.] ile ...

( Mazı böceği denilen bir böcek. )


- MAZUR GÖRÜN ile/değil/yerine KUSURA BAKMAYIN


- M'BORORO ile/ve/<> FULANİ

( Orta Afrika Cumhuriyeti nüfusunun %15'ini oluşturan müslüman kabileler. )


- JAUGE DE PRESSION DE MCLEOD[Fr.] / MCLEOD-DRUCKMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MCLEOD BASINÇ ÖLÇERİ


- MCLEOD-DRUCKMESSUNGSINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= MCLEOD BASINÇÖLÇER ARACI


- MCLEOD EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE MCLEOD[Fr.] / MCLEOD-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MCLEOD DENKLEMİ


- MCLEOD-AUSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= MCLEOD İFADESİ


- MCLEOD GAUGE[İng.] ile/değil/yerine/= MCLEOD ÖLÇERİ


- MCMURRY ile/||/<> PINACOL ile/||/<> ACYLOIN ile/||/<> KARBONİL COUPLING REAKSİYONLARI

( C-C bağ oluşturma yöntemleri. )

( Formül: 2 R₂C=O → R₂C=CR₂ )


- MD İLE MC İLE DFT İLE QMC ile/||/<> HESAPLAMALI YÖNTEMLER

( Bilgisayarlı simülasyon teknikleri. )

( Formül: F = ma → r(t+Δt) )


- MD İLE MONTE CARLO İLE QM/MM ile/||/<> MOLEKÜLER SİMÜLASYON

( Biyomoleküler dinamik simülasyon. )

( Formül: F = ma = -∇V )


- MD SİMÜLASYON ile/||/<> MONTE CARLO

( MD deterministik Newton, MC stokastik örnekleme. )

( Formül: Trajektori İLE ensemble )

( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MEAD ile MEÂDİB[Ar. < ME'DEBE]

( Dönüp gidilecek yer, âhiret, amaç, ulaşılacak yer. İLE Ziyâfetler. )


- MEAL ile MÂNÂ


- MEAL ile MEAL-İ MÜNÎF

( Yüksek, ulu, büyük meal. )


- MEAN VALUE THEOREM ile/||/<> INTERMEDİATE VALUE

( MVT ortalama eğim, IVT ara değer varlığı. )

( Formül: Average slope İLE intermediate existence )


- MEÂŞ ile ...

( MAÎŞET, HAYVANA ÖZEL OLAN YAŞAM )


- MEÂSİR[Ar. < ME'SERE] ile MEÂZİR[Ar. < Mİ'ZER]

( Güzel yapıtlar, izler/nişanlar. İLE Peştemallar. )


- MEBADÎ ile MAKSAT


- MEBDE[Ar.] ile MEAD[Ar.]

( Başlangıç, ilke, ilk unsur, ilmin bir bölümü. | Bir sâlik'in, Allah'ın gerçeğine erişmek için hareket ettiği başlangıç noktası. İLE Dönüp gidilecek yer, âhiret, amaç, ulaşılacak yer. )


- MEBHÛS[Ar.] ile MEBHÛS[Ar. < BAHS] ile MEB'ÛS[Ar. çoğ. MEB'ÛSÂN]

( Sözü geçmiş, bahs olunmuş. İLE Solugan, tık soluk kişi/hayvan. İLE Gönderilmiş, ba's olunmuş. | Peygamber olarak gönderilmiş. | Halk tarafından seçilerek, mecliste yer alan kişi, milletvekili. )


- MEBHÛT[Ar. < BEHT] ile ŞAŞIRMIŞ, HAYRETTE KALMIŞ

( HAYRETTE KALMIŞ, ŞAŞMIŞ )


- MEBÎ'[Ar. < BEY] ile MEBÎT[Ar. < BEYT]

( Satılmış şey. İLE Gecelenecek yer. )


- ME'BIZ[Ar. | çoğ. MEÂBIZ] ile ...

( Dizkapaklarının arkasındaki çukurlar. )


- MEBLÂĞ ile/ve/değil/yerine/>< MEVLÂ

( Küçük. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Büyük. )


- MEBLÛ/A[Ar. < BEL] ile MEBLÛL[Ar.]

( Yutulmuş, bel olunmuş. İLE Islanmış, ıslak. Nemli, yaş. )


- MEBRÛS[Ar.] ile MEBRÛZ[Ar.]

( Baras[: gövdede, yer yer beyaz ve alaca lekeler oluşturan ve tedavi kabul etmeyebilen hastalık] hastalığına tutulmuş olan. İLE Gösterilmiş, ibrâz olunmuş. | Açılmış mektup. )


- MEBSÛS[Ar.] ile MEBSÛS[Ar.]

( Yayılmış, dağılmış, saçılmış, herkese yayılmış, herkesçe duyulmuş. İLE Gösterilmiş. | Açılmış mektup. )


- MEÇ ile MEÇ[Fr.]

( Düz ve ensiz kılıç. İLE Saçın küçük tutamlar biçiminde değişik renklerde boyanmış durumu. )


- MECÂL[Ar.] ile TÂKAT[Ar. < TÂK]

( Güç, kuvet. | Fırsat, olanak. İLE Güç, dinçlik. | İktidar. )


- MECALSİZLEŞMEK ile MECALSİZLEŞTİRMEK ile MECAL ile MECALSİZ/LİK


- MECÂMİ'[Ar. < MECMA] ile MECÂMÎ[Ar.]

( Toplanılacak yerler, toplantı yerleri. İLE Dergiler. İLE ... )


- MECÂRÎ[< MECRÂ] ile ...

( Suyun akıtıldığı yol. Su kanalı/yatağı. )


- MECÂRÎ-İ HEVÂİYYE[Ar.] ile ...

( Balina, gergedan, yunus gibi bazı hayvanların başlarının üst tarafında bulunan bir ya da iki delik. )


- MECAZ ile ÇOK ANLAMLILIK

( Mecaz, hakikatin üstünü güzelleştirir. )


- MECAZ ile İHAM

( ... İLE Kuruntuya düşürme. | İki anlamı olan bir sözcüğün, akla en az gelen anlamının amaçlanarak kullanılması sanatı. )


- MECAZ ile KÖPRÜ/BAĞLANTI


- MECAZ ile MECAZİ ile MECAZLI


- MECAZ ile/ve YALAN

( İBNİ ARÂBÎ )


- MECÂZEN[Ar.] ile/ve/||/<> MEÂLEN[Ar.]


- MECÂZEN[Ar.] ile MECÂZÎ[Ar.]

( Mecaz yoluyla, mecaz olarak. İLE Mecâza özgü, mecazla ilgili olan. )


- MECÂZEN[Ar.] ile MECÂZÎ[Ar.] ile MECÂZLI[Ar.]

( Mecaz yoluyla, mecaz olarak. İLE Mecazla ilgili, mecaz niteliğinde olan. İLE Gerçek anlamından saptırılarak benzetmeli olarak kullanılmış sözcük. )


- MECÂZÎ AŞK ile/ve/> HAKİKÎ AŞK


- MECÂZ-I MÜREKKEB / İSTİÂRE-İ MÜREKKEBE[Ar.] ile MECÂZ-I MÜRSEL[Ar.]

( Benzetmenin temel öğelerinden olup yalnız biriyle arka arkaya birkaç benzerlik sıralayarak yapılan kullanım. İLE Bir sözcüğü, gerçek anlamından, mecâzî anlama geçirirken, aradaki ilgi ve ilişkinin benzeyişinden başka bir duruma dayandırılması. )


- MECBÛL[Ar. < CİBİLLET] ile MECBÛR[Ar. < CEBR]

( Yaratılmış. | Yaratılışında, bir durum/hal ve sıfat bulunan. [Ar. "Yaradılışı iri olan"] İLE Zorlanmış, zor görmüş, zorla bir işe girişmiş, icbâr edilmiş. | Hatırı, gönlü alınmış. | Bağlı, düşkün. )


- MECBUR ile MEMUR


- MECBUR ile/ve/değil/||/<> MÜKELLEF


- MECBÛREN[Ar.] ile MECBÛRÎ[Ar.]

( Kendi isteğinin dışında, zorla. İLE Kaçınılmaz, zorunlu. )


- MECBURİYET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MEMNUNİYET


- MECBURİYET ile MUHTAÇLIK


- MECBURİYET/LE ile/ve/değil/yerine/||/></< MUHABBET/LE


- MECBUR/LUK ile MECBURİ/LİK ile MECBURCU/LUK ile MECBURİ HİZMET


- MECCAL ile İMÂN


- MECCÂNEN ile MECCÂNÎ

( Ücretsiz, parasız, bedava. İLE Parasız, bedava. | Bedavacı. )


- MECDÛL[Ar. < CEDL] ile MECDÛR[Ar.]

( Sağlam şey. | Bükülmüş. [Ar. "Kemikli ve yapısı sağlam kişi"] İLE Çiçek hastalığı çıkarmış olan. )


- MECEL[Ar.] ile ...

( Ampul, kabarcık. )


- MECELLE ile ...

( Osmanlılar'da, medenî yasa. )


- MECELLE ile/||/<> KANUN-U ESÂSÎ ile/||/<> ANAYASA VE HAKİMİYET-İ MİLLİYE/CUMHURİYET

( Osmanlı'da, Tanzimat Dönemi'nde, bir kurul tarafından [Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında] İslâm hukukuna göre hazırlanmış medenî kanun. İLE/||/<>/> 1876'da ilân edilen ilk Osmanlı anayasası. İLE/||/<>/> Toplumun egemenliği ve anayasa. )


- MECELLE[Ar.] ile MECENNE[Ar.] ile MECERRE[Ar.]

( Kitap, dergi. | Tanzîmat'tan sonra, 1869-1876 yılları arasında, fıkıh ilminin, uygulamaya özgü olan bölümüyle ilgili olarak yayımlanmış ünlü eser. İLE Delilik, divânelik. | Kalkan, siper. İLE Samanyolu. )


- MECHANOCHEMISTRY ile/||/<> SOLUTION CHEMISTRY

( Mechanochemistry mekanik kuvvet enerjisiyle reaksiyon gerçekleştirirken İLE solution chemistry çözücü ortamında reaksiyon yapar )

( Formül: Ball milling )


- MEÇHUL ile/ve MALÛM


- MECÎD[Ar.] ile REFÎ'[Ar.]


- MECÎDİYE ile MECÎDİYE ALTINI ile MECÎDİYE ÇEYREĞİ ile ...

( Sultan Abdülmecit'in tahta çıkışının altıncı yılında [1844] onun adına kesilmiş olan altın ve gümüş sikkeler.[daha çok 20 kuruşluk gümüş sikkelere verilen bir addır] İLE Sultan Abdülmecit zamanında çıkarılmış altın Lira. İLE Beş kuruşluk gümüş para. )


- MECLÂ[< CİLÂ] ile ...

( ÇIKMA YERİ, GÖRÜNME YERİ, TECELLİ MEKÂNI | AYNA )


- MECLİS ARAŞTIRMASI ile MECLİS SORUŞTURMASI


- MECLİS ile MECLİS ARAŞTIRMASI


- MECLİS-İ ÂYÂN ile/||/<> MECLİS-İ MEBÛSAN

( Kanun-ı Esasi'ye göre Meclis-i Mebusan'ın kabul ettiği yasaları denetleyen meclis.[Üyeleri Sultan tarafından seçilirdi.] İLE/||/<> Osmanlı Millet Meclisi. )


- MECMA'-ÜL-BAHREYN ile ...

( İKİ DENİZİN KAVUŞTUĞU NOKTA | KABE KAVSEYN MERTEBESİ )


- MECMÂ'[Ar. çoğ. MECÂMÎ'] ile MECMAA/MECMÛA[Ar.]

( Toplanılacak yer. | Kavuşulan yer, nokta. İLE Toplanılıp biriktirilmiş, düzenlenmiş şeyler. | Seçilmiş yazılardan oluşturulmuş yazma kitap. | Dergi. )


- MECMA-ÜL ESMÂ ile HÛ


- MECMU ile MECMUA ile MECMUACI/LIK


- MECMÛ/A[Ar. < CEM] ile MECMÛA[Ar. çoğ. MECÂMÎ']

( Toplanmış, biraraya getirilmiş şey, tüm. | Bir yazı biçimi/tarzı. İLE Toplanılıp biriktirilmiş, düzenlenmiş şeyler. | Seçilmiş yazılardan oluşturulmuş yazma kitap. | Dergi. )


- MECMÛAN ile/||/<> MECMÛU

( Toplu olarak, toptan. İLE/||/<> Tümü, tamamı. )


- MECNÛN[Ar. < CİNN | çoğ. MECÂNÎN] ile Mecnûn[Ar.]

( Çıldırmış, deli, divâne. | Delice seven, tutkun. İLE Leylâ ile Mecnûn öyküsünün, erkek kahramanı. Kays. )


- MECNÛN[< CİNN] ile MA'TÛH[< ATEH]

( Deli, çıldırmış. | Delice seven, tutkun. İLE Bunamış, bunak. )


- MECNÛN ile MECLÛB[< CELB]

( Delice seven, tutkun. İLE Başka yerden getirilmiş olan. | Taraftarlığı kazanılmış bulunan. | Tutkun. )


- MECNÛN-I MUTBİK ile MECNÛN-I GAYRİ MUTBİK

( Deliliği, tüm zamanını kaplayan. İLE Bazen mecnun olup, bazen iyileşen. )


- MECNUN/LUK ile MECNUNCA


- MECRÂ ile/ve/<> MACERA


- MECRÂ ile MECLÂ


- MECRÂ[Ar.] ile/değil MERCÎ[Ar.]


- MEC'ÛL[Ar.] ile ME'CÛR[Ar. < ECR]

( Ortaya/meydana çıkarılmış olan, yapılmış olan. İLE Ecr ve sevabı verilmiş olan. | Kiraya verilen şey. )


- ME'CÛR ile ...

( ECİR ALAN )


- MECUS ile MECUSİ/LİK


- MECZUB OLMAK ile/ve/<>/değil/yerine CÂZİB OLMAK


- MECZUB ile/>< GÂFİL

( Gereğinden fazla içe yönelirsek. İLE/>< Gereğinden fazla dışa dönüklük ve çenesi düşüklük. )

( İlimsiz hâl. İLE/>< Hâlsiz ilim. )


- MECZÛB[Ar. < CEZB] ile/değil/< MECNÛN[Ar. < CİNN]

( Çekilmiş, cezb olunmuş. | Allah sevgisinden dolayı cezbeye tutularak kendinden geçmiş olan. | Deli, divâne. İLE/DEĞİL Çıldırmış, deli, divâne. | Delice seven, tutkun, âşık. )

( Âşıklar, meczûb değil mecnûndur. )


- MECZUB ile/değil MECZUB MEŞREP


- MECZUB ile MELENG[Fars.]

( ... İLE Yalınayak, başıkabak bir halde dünya ile ilişkisini kesmiş olan. | Hakikî aşk ile sarhoş olmuş kişi. )


- MECZÛM[Ar. < CEZM] ile MECZÛM[Ar. < CÜZÂM]

( Niyet edilmiş, kesin karar verilmiş. | Cezimli, son harfi harekesiz olarak okunan sözcük. ["İlm, cezb" gibi] İLE Cüzâmlı, miskinlik hastalığına/durumuna tutulmuş kişi. )


- MECZUP[Ar. < MECZUB < CEZB] ile/||/<> MEFTUN[Ar. < FİTNE]


- MED HARFLERİ:
ELİF ile/ve/||/<> VAV ile/ve/||/<> YE


- MEDÂİN/MEDÂYİN[Ar. < MEDÎNE] ile MEDÂYÎN[Ar. < MİDYÂN] ile Medâin[Ar.]

( İller/kentler. [BÜLDÂN < BELD/BELDE] İLE Borca saplanmış, sürekli borç alan kişiler. İLE Eski İran'da, Dicle etrafında, yedi kentin adı olup, İslâm fetihleri sırasında, başkent konumundaydı. )


- MEDARIMAİŞET ile MEDARIMAİŞET MOTORU


- GEL-GİT/MED-CEZİR:
DÜNYADA ile/ve/<> GÜNEY ÇİN DENİZİ'NDE

( ... İLE/VE/<> Her 6 saatte bir gerçekleşmektedir. Borneo Adası'ndaki, Malezya'nın Sarawak eyaletindeki Sarawak Irmağı'nın akış yönünün bile değişmesine neden olmaktadır. )


- MEDDAH İSMET (SOKAĞI) ile BEHÇET NECATİGİL (SOKAĞI)

( )


- MEDDAH ile/ve/< KISSAHAN


- MEDDAH[Ar.] ile MEDDAH[Ar.]

( Taklitler yaparak, hoş öyküler anlatarak halkı eğlendiren sanatçı. İLE Öven, aşırı övgüde bulunan kişi. )


- MEDDE İLEYHİ BASARAHU[Ar.] ile İSTEŞRAFEHU Bİ BASARİHÎ[Ar.]


- MEDED ile ...

( Yardım, imdat. | Aman, eyvah! [bkz. NUSRET] )


- MEDENİLEŞMEK ile MEDENİLEŞTİRMEK ile MEDENİ/LİK ile MEDENİCİ ile MEDENİ HAL ile MEDENİ NİKAH


- MEDENİYET DİLİ ile/ve/değil KÜLTÜR DİLİ


- MEDENİYET ile MEDENİYETÇİ/LİK ile MEDENİYETSİZ/LİK


- MEDH ile ...

( ÖVME, BİRİNİN İYİ ŞEYLERİNİ SÖYLEME )


- MEDH[Ar.] ile SENÂ'[Ar.]


- MEDH[Ar.] ile TAKRÎZ[Ar.]


- MEDICINAL CHEMISTRY ile/||/<> PHARMACEUTICAL CHEMISTRY

( Medicinal chemistry ilaç tasarım ve optimizasyon yaparken İLE pharmaceutical chemistry ilaç üretim ve formülasyon yapar )

( Formül: Lead optimization )


- MEDIEVAL ile ...

( Ortaçağ, ortaçağa ait. )


- MEDİNE KURDU ile MEDİNE DİLENCİSİ


- MEDİNE ile/ve/<> MEDİNTA

( Mahkemenin olduğu yer. İLE/VE/<> Kaleyle korunmuş yer. )


- MEDİNE ile/ve/< YESRİB

( TAYBE ile/ve/< ... )


- MEDİTASYON ile/ve KONTEMPLASYON

( TEFEKKÜR ile/ve TEMÂŞÂ )

( MEDITATION vs./and CONTEMPLATION )


- MEDİTASYON ile/ve OTOHİPNOZ


- MEDİTASYON ile/ve TERAPİ

( MEDITATION vs./and THERAPY )


- MEDLER ile/ve/<>/> PERSLER


- [MEDLÛLERİ BAKIMINDAN HAFÎ] SÖZ/LÂFIZ:
HAFÎ ile/ve/||/<> MÜŞKİL ile/ve/||/<> MÜCMEL ile/ve/||/<> MÜTEŞEBBİH

( TERMES LATENTS avec/et/||/<> TERMES DIFFICILES avec/et/||/<> TERMES MYSTERIEUX avec/et/||/<> TERMES COLLECTIFS )


- [MEDLÛLLERİ BAKIMINDAN] SÖZ/LÂFIZ:
NAS ile/ve/||/<> ZÂHİR ile/ve/||/<> MUHKEM ile/ve/||/<> MÜFESSER

( TERMES PEREMPOIRES avec/et/||/<> TERMES EVIDENTS avec/et/||/<> TERMES FORTIFIES avec/et/||/<> TERMES ANNOTES )


- MEDRESE ile/||/<> AÇIK MEDRESE ile/||/<> KUBBELİ MEDRESE ile/||/<> RASATHANE

( Yüksek düzeyde öğretim kurumu. Bu amaçla yaptırılmış mimarlık eserleri Anadolu önünde genellikle açık avlulu, Anadolu'da ise avlusunun üstü açık ve kapalı olmak üzere iki tipte gelişmiştir. Kaynağında IX - XI. yüzyıl Horasan bölgesi mimarisinin bulunması olasıdır. İLE/||/<> İç avlusunun üstü açık olan medreseler için kullanılan bir tanımlama biçimi. İLE/||/<> İç avlusunun üstü örtülü olan medreseler. İLE/||/<> Gözlemevi. Gökbilimi için kullanılan medrese türü. )


- MEDRESE ile/ve/değil/||/<>/> KÜLLİYE

( İlk medrese: NİZÂMİYE MEDRESESİ [1066] )

( OSMANLI MEDRESELERİ - CAHİT BALTACI kitabını okumanızı salık veririz. )

( Genellikle İslâm dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu, müslüman ülkelerde orta ve yüksek öğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adı. Medrese sözcüğü, "ders" kökünden gelir. [Ders verenlere müderris, yardımcılarına muid, okuyanlara danışmend, sohta ya da talebe adı verilir] | Kendine özgü bir mimarisi olan, üstü açık ya da kapalı geniş bir avlu çevresinde talebelerin yatıp kalkması, ders çalışması için inşâ edilmiş odalardan oluşan yapı. | Fakülte. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bir caminin çevresinde, cami ile birlikte kurulmuş medrese, imâret, sebil, kütüphane, hastane gibi yapıların tümü. )


- MEDRESE ile/ve/<> MAHDARA

( ... İLE/VE/<> Moritanya'da, medreselere verilen ad.[Ülkenin milli kültür ve dilinin korunmasında önemli bir rol oynamaktadır.] )


- MEDRESE ile MEDRESELİ


- MEDRESE ile/ve MİDRAŞ ile/ve VİHARA

( İslâm'da. İLE/VE Yahudilik'te. İLE/VE Budizm'de. )

( Medreselerin kurulmasında ve Selçuklular zamanında Vihara'ların etkisi olmuştur. )

( ANADOLU MEDRESELERİ (2 CİLT) - METİN SÖZEN'in kitabından yararlanabilirsiniz. )


- MEDRESE ile MÜLÂZIMİYE MEDRESELERİ


- MEDRESE ile/ve SAHN-I SEMAN MEDRESELERİ


- MEDRESE ile/ve/<> TEKKE

( Senin dışındakiler. İLE/VE/<> Sendekiler. )


- MEDRESE ile/ve TETİMME(TAMAMLAMA/HAZIRLIK) MEDRESELERİ


- MEDRESELER ile/ve PAGODA(BUDİST TAPINAKLARI)


- MEDRÛK[Ar.] ile METRÛK[Ar. < TERK]

( Anlaşılmış, derk olunmuş. İLE Terk edilmiş, bırakılmış, kullanılmasından vazgeçilmiş. Battal. )


- MEDYA ile MEDYACI/LIK ile MEDYA GRUBU ile MEDYA STARI ile MEDYA CAMİASI ile MEDYA MAYDANOZU


- MEDYATİK ZİHNİYET ile AKADEMİK ZİHNİYET ile SİSTEMİK ZİHNİYET ile BİLGE ZİHNİYET

( 50-100 günü öngermek. İLE 50-100 yılı öngermek. İLE 500-1000 yılı öngermek. İLE 5000 - ~ yılı öngörmek. )

( MEDIATICAL MIND vs. ACADEMICAL MIND vs. SYSTEMATICAL MIND vs. WISE MIND
Prudence in 50-100 days. WITH Prudence in 50-100 years. WITH Prudence in 500-1000 years. WITH Prudence in 5000 -
years. )


- MEFÂHİR[< MEFHAR] ile ...

( İFTİHAR EDİLECEK, ÖVÜNÜLECEK ŞEYLER )


- MEFAİLÜN ile/||/<> FAİLATÜN ile/||/<> RECEZ


- MEFHAR[< FAHR] ile ...

( ÖVÜNME, FAHİRLENME | ÖVÜNMEYE NEDEN OLAN, ÖVÜNMEYİ GEREKTİREN )


- MEFHAS[Ar. | çoğ. MEFÂHİS] ile ...

( Kuş yuvası. )


- MEFHÛM[< FEHM] ile ...

( ANLAŞILMIŞ | SÖZDEN ÇIKARILAN ANLAM | KAVRAM )


- MEFHUM ile/ve MÂNÂ

( Kavram. İLE/VE Anlam. )

( Nesneler için. İLE/VE Sözcük için. )

( Nesnenin gösterdiği şey. | Demek istenilen şey. İLE/VE Lafzın gösterdiği şey. )

( Zihinde. İLE/VE Olguda/nesnede. )

( REFERENCE vs./and SENSE )


- MEFHÛM[Ar.] ile MEFHÛM[Ar. < FEHM | çoğ. MEFÂHÎM]

( Kömürleşmiş, kömür olmuş, fahim durumuna geçmiş. İLE Anlaşılmış, fehm olunmuş. | Sözden çıkarılan anlam, kavram. )


- MEFHUM ile MEFHUMCU/LUK


- MEFHÛM ile MEVHÛM


- MEFHUM ile/ve TASAVVUR

( Mâhiyeti saf zihni olanlar. İLE/VE Dış dünyada kökü olanlar. )

( MEFHUM: Temsil edilen. | Temsil edilemeyen. )

( TASAVVUR: Resim + kavram. )

( ... İLE/VE Suret. )

( ... cum/et CONCEPT )


- MEFISTOFELES ile/ve/||/<> MARGARETTA

( image )


- MEFKÛR ile MEFKÛRE

( Vakfedilen mal. İLE Ülkü, düşünce. )


- MEFKÜRE ile MEFKÜRECİ/LİK


- MEFRAT[Ar.] ile MEFRED[Ar.]

( Pek/çok büyük. İLE Kocaman, iri, büyük. )


- MEFRÛG[Ar. < FERÂĞ | çoğ. MEFÂRÎG] ile MEFRÛK[Ar. < FARK | çoğ. MEFÂRÎK] ile MEFRÛK[Ar.]

( Başkasına bırakılmış, ferâgat edilmiş. İLE Ayrılmış, araya başka bir şey girmiş, tefrîk edilmiş. İLE Uğulmuş. | Safranla boyanmış şey. )


- MEFRUŞAT ile MEFRUŞATÇI/LIK


- MEFRÛZ[Ar. çoğ. MEFRÛZÂT] ile MEFRÛZ[Ar. < FARZ]

( Ayrılmış, bölünmüş, ifrâz olunmuş. İLE Farz kılınmış. | Varsayılan, farz olunan. )


- MEFSÛH/A[Ar. < FESH] ile MEFŞÛ'[Ar.]

( Yürürlükten kaldırılmış, hükümsüz bırakılmış, fesh olunmuş. | İptal edilmiş, çalışmaz duruma getirilmiş. İLE Duyulmuş, yayılmış, açıklanmış, ifşâ edilmiş. )


- MEFSÛL[Ar. < FASL] ile MEFZÛL[Ar.]

( Ayrılmış, ayrışık, fasl olunmuş. İLE Fazla gelmiş olan, üstün gelen. )


- MEFSÛL[Ar. < FASL] ile MEFRÛZ[Ar. çoğ. MEFRÛZÂT]

( Ayrılmış, ayrışık, fasl olunmuş. İLE Ayrılmış, bölünmüş, ifrâz olunmuş. )


- MEFTÛL[Ar. < FETL] ile MEFTÛR[Ar. < FITRET] ile MEFTÛR[Ar. < FÜTÛR]

( Bükülmüş, kıvrılmış, fitil durumuna getirilmiş. İLE Yaratılmış, fıtretlenmiş. | Tabîî, cibillî. İLE Bezgin, bezmiş, kederli, ümitsiz. )


- MEFTÛM[Ar.] ile MEFTÛN[Ar. < FİTNE]

( Memeden, sütten kesilmiş çocuk. İLE Fitneye düşmüş. | Gönül vermiş, tutkun, vurgun. | Hayran olmuş, şaşmış. )


- MEFTÛN[Ar. < FİTNE] ile/değil MEDFÛN[Ar. < DEFN]

( Fitneye düşmüş. | Gönül vermiş, tutkun, vurgun. | Hayran olmuş, şaşmış. İLE/DEĞİL Gömülmüş, defnolunmuş. )


- MEGA ile ...

( Önüne geldiği birimi bir milyonla çarpan önek. )


- MEGA-[İng.] / MÉGA-[Fr.] / MEGA[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGA-


- MEGAELEKTRONENVOLT-CURIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAELEKTRONVOLT-CURİE


- MEGAGAUSS[İng.] / MÉGAGAUSS[Fr.] / MEGAGAUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAGAUSS


- MEGACURIE[İng.] / MÉGACURIE[Fr.] ile/değil/yerine/= MEGAKÜRİ


- MEGALİT ile/||/<> KÜLLİYE

( Prehistorik çağlardan itibaren Ege çevresinde uygulanmış, kısa tarafından giriş bulunan ön olan dehliz ve dikdörtgen bir odadan oluşan ev biçimi. Yunan tapınağının ilk örneği. İLE/||/<> Değişik işlevli yapılardan oluşan yapılar topluluğuna verilen ad. )


- MEGALOMAN/İ ile NARSİSİST/LİK

( MEGALOMANIA vs. NARCISSISNESS )


- MEGAOHM[İng.] / MÉGAOHM[Fr.] / MEGAOHM[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAOHM


- MEGAOHMMETER[İng.] / MÉGAOHMMÈTRE[Fr.] / MEGAOHMMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAOHMMETRE


- MEGAPASKAL[MPa] ile ...

( 10 atmosferlik basınca eşit basınç birimi. )