ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(169/236)
- PARA BİRİMİ ile AKIM ile CURRENT ACCOUNT ile CURRENT MODE LOGİC ile GÜNCEL FİYAT ile ŞU ANDA
( CURRENCY vs. CURRENT vs. CURRENT ACCOUNT vs. CURRENT MODE LOGIC vs. CURRENT PRICE vs. CURRENTLY )
( ارز ile کنوني ile جاري ile سياله ile رايج ile حساب جاري ile منطق جرياني ile مظنه روز ile هم اکنون ile اکنون ile درحال حاضر ile در حال حاضر ile ازهم اکنون ile فعلا )
( ARZ ile KONONY ile جاري ile سياله ile RAYJ ile HASAB JARY ile MANTEGH JARYANY ile MAZNEH RUZ ile NPAM AKNON ile AKNON ile DARHAL HAZAR ile DAR HAL HAZAR ile AZEMM AKNON ile FELA )
- PARA HARCAMAK:
"SAHİP OLMAK" İÇİN ile/değil/yerine DENEYİM KAZANMAK ÜZERE
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha mutlu kılar. )
- PARA İLE:
MAL/HİZMET ELDE ETMEK ile/yerine/değil ZAMAN ELDE ETMEK
- PARA KAZANMAK ile KAZANILMIŞ ile KAZANÇ ile GEÇİMİNİ SAĞLAMAK ile KAZANÇ
( EARN vs. EARNED vs. EARNING vs. EARNING A LIVING vs. EARNINGS )
( درآمد درآوردن ile امرار کردن ile دخل داشتن ile کسب معاش کردن ile کاسبي کردن ile درآمد داشتن ile دخل کردن ile عايده ile دخل ile مداخل ile امرار ile عايد ile ارتزاق ile عايدات ile عايدي )
( DARAMAD DARAVARDAN ile EMRAR KARDAN ile DOKHAL DASHTAN ile KASB MOASH KARDAN ile KASBY KARDAN ile DARAMAD DASHTAN ile DOKHAL KARDAN ile عايده ile دخل ile مداخل ile EMRAR ile AYD ile ERTZAQ ile عايدات ile عايدي )
- PARA KAZANMAK ile/ve PARA HARCAMAK
( Beceri gerektirir. İLE/VE Kültür gerektirir. )
( Paraya ve bilgiye mahkum olma! )
( İğneyle kuyu kazmak gibi. İLE/VE Kuma su dökmek gibi. )
( ... ile/ve SARF[: Harcama. | Para bozma. | Çevirme, döndürme. | Değişme. | Dilbilgisi.] )
( TO EARN MONEY vs./and TO SPEND MONEY )
- PARA/NUKUD[Ar. < NAKD]/SİPALİ[argo] ile/ve KAİME/KAYME[Ar.]
- PARA TUTKUSU/HAMAN ile/ve ORUN/MEVKİ TUTKUSU/BELÂM ile/ve RUHBANLIK/İLÂH OLMA TUTKUSU
( KÂRUN ile/ve FİRAVUN ile/ve BELÂM )
( Emeğin sömürücüsü. İLE/VE Siyasetin zâlimi. İLE/VE Maneviyatın gaspçısı. )
- PARA VAKFI(NUKUD) ile VEFÂEN SATIŞ
- PARA ile/ve/değil/yerine BOL PARA
- PARA ile/değil BORÇ HESAPLAMASI
- PARA ile CRUZERO
( ... @@ Para birimi. )
- [ne yazık ki]
PARA ile/ve/||/<> DİN
( [ne yazık ki]
Konu "para" olduğunda, herkesin dini aynıdır. )
- PARA ile/değil DOBRAS
( ... @@ Sao Tome'nin para birimi.[1$ = 17 Dobras] )
- PARA" ile/değil/yerine İNSANLIK
( Ne önemi var? İLE/DEĞİL/YERİNE Önemli/mühim[öncelikli] olan. )
- PARA ile/||/<> KİNA
( ... @@ Deniz kabuğu. | Papua Yeni Gine'nin para birimi.[1$ = 2 Kina | 1 Kina = 10 Tona][2011] )
- PARA ile/değil MADALYON
- PARA ile MAHMUDİYE
( ... İLE Bugün süs altını gibi kullanılan, Sultan II. Mahmut zamanında basılmış, ince altın sikke. )
- PARA ile/||/<> META
( Para karşılıklı İLE meta çapraz konumdur )
( Formül: 1 ile4- İLE 1 ile3- )
- PARA ile/||/<> METİKEŞ
( ... @@ Mozambik'in para birimi. )
- PARA ile PAPEL[argo < İsp. < Lat.]
( ... İLE Kâğıt para. )
- PARA[Azr.] ile PARA[Tr.]
( Yarım, yarısı, bölüm/kısım. İLE Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt ya da metalden ödeme aracı, nakit. | Kazanç. | Kuruşun kırkta biri. )
- PARA ile PARA
( Yükseklik, yücelik. İLE Mangır, pul. )
- PARA- ile PERİ- ile KO/CO-
( Yan, yanında. İLE Çevresinde, yakınında. İLE Birlikte, eşlik eden. )
- PARA ile/||/<> RİN
( ... @@ Japonya'da küçük para birimi. )
- PARA ile RUFİYAA
( ... @@ Maldiv para birimi. )
- PARA ile SILE[Ar.]
( ... İLE Bir şaire, yazdığı övgü karşılığı verilen para. )
- PARA ile/ve/değil/< TOPRAK
- PARA ile/||/<> UGİYA
( ... @@ Moritanya'nın para birimi.[Paranın üzerinde, geleneksel desenler bulunur.] )
- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< VERİ > BİLGİ
( Bilgi peşinde koşmak, altın peşinde koşmaktan daha iyidir.
[Ar. Talebu'l-ilm hayrun min taleb'z-zeheb] )
( [not] MONEY vs./and/but/||/<>/>/< KNOWLEDGE
KNOWLEDGE instead of MONEY )
- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMAN
( Parayı, paranın satın alabileceği şeyler için tüketmek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Para ile satın alınamayacak şeyler için tüketmek. )
- PARABOL ile/ve HİPERBOL
( İki bilinmeyenli denklemlerle ölçülür. İLE/VE Üç ve üzeri bilinmeyenli denklemlerle ölçülür. )
( Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Bir düzlemin, odak denilen durağan iki noktaya uzaklıkları değişmeyen noktaların geometrik yeri olan eğri. )
( vs./and/||/<> HYPERBOLA )
- PARABOL ile PARABOLİK
- PARABOL[Fr. < Yun.] ile PARABOLOİT[Fr. < Yun.]
( Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Odağı olmayan, yalnız bir bakışım[simetri] ekseni bulunan, ikinci dereceden yüzey. )
- PARABOLA ile/||/<> HYPERBOLA
( Parabola bir odak bir directrix İLE hyperbola iki odak fark sabit. )
( Formül: Focus-directrix İLE focus difference )
- PARA:
DEĞER ÖLÇÜSÜ ile/ve/||/<>/> DEĞER STOKU
- PARABRAHMAN ile ...
( En Yüce Gerçek. )
- PARABRAHMAN ile/||/<> PARAMARTHA ile/||/<> TATHATA ile/||/<> TATTVA
( En Yüce Gerçek. @@ Yüce Gerçek. @@ Böylesilik. Evrenin tüm zihinsel koşullanmalar aşıldıktan sonra görülebilen gerçek durumu. @@ Gerçek, Öz. )
- PARADİGMA ile/||/<> DEVRİM
( Bilimsel devrimler )
( Thomas Kuhn tarafından 1962 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-1996) (Ülke: ABD) (Alan: Bilim Felsefesi) (Önemli katkıları: Paradigma kayması, bilimsel devrimler) )
- PARADİGMA ile KESİNLİK
- PARADİGMA ile PERSPEKTİF
( PARADIGM vs. PERSPECTIVE )
- PARADOKS ile ANTİNOMİ
( PARADOX vs. ANTINOMY )
- PARADOKS[Fr. < Yun.] ile/ve ŞAŞKINLIK/HAYRET[Ar.]/APORIA[Yun.]/THAUMAZEIN[Yun. < THAUMA: Mucize.]
( Kökleşmiş kanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce. İLE/VE ... )
- PARADOKS ile PARADOKSAL
- PARAFİN ile PARAFİNLİ ile PARAFİNSİZ
- PARAFİNDEN YAPILMIŞ MUM ile/yerine %100 STEARİN YA DA DONYAĞI İÇEREN MUM
- PARAFLAMAK ile PARAFELEMEK ile PARAF
- PARAGNA ile/||/<> SADCİTANANDA ile/||/<> SWARGA
( Ego ile meşgul olmayan bilgi, kavrayış, bilinç, saf farkındalık. @@ Mutlak mükemmellikteki üç niteliğe sahip En Üstün Prensip. @@ Semavi âlemler. )
- PARAGNA/PRAJNA ile ...
( "Benlik" ile meşgul olmayan bilgi, kavrayış, bilinç, saf farkındalık. [Üstün bilinç durumu anlamına gelir.] )
- PARAGÖZ/LÜK ile PARAGÖZLÜ/LÜK
- PARAGRAF:
AÇMAK ile/ve/||/<> OLUŞTURMAK
- PARAKETA ile PARAKETACI
- PARAKETE[İt.] ile PAREKETE
( Geminin saatteki hızını ölçmek üzere bir ucu denize atılan araç. )
- PARALAKS ile/||/<> DOPPLER METODU
( Paralaks geometrik uzaklık, Doppler radyal hız gezegen tespiti. )
( Formül: d = 1/p [pc] İLE v_r ölçümü )
( Christian Doppler tarafından 1842 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PARALANMAK ile PARALA(N)MAK
( Parasızken para elde etmek. İLE Parçala(n)mak. | Yıprat(/n)ıp eski(t)mek. )
- PARALEL HESAPLAMA ile/||/<> SERİ HESAPLAMA
( Paralel MPI/GPU çok işlemci, seri tek işlemci sıralı. )
( Formül: Speedup İLE sıralı )
- PARALEL VENASYON ile RETİKÜLER VENASYON
( Yaprak damarlarının koşut dizilimi. İLE Yaprak damarlarının ağsı dizilimi. )
- PARALEL ile EŞZAMANLI
( PARALLEL vs. SYNCHRONOUS )
- PARALEL ile/ve/değil/yerine/||/<> KATMANLILIK
- PARALEL ile/ve VE
( PARALLEL vs./and AND )
- PARALELKENAR ile/||/<> YAMUK
( Paralelkenar iki çift İLE yamuk bir çift paralel kenardır )
( Formül: 2 çift // İLE 1 çift // )
- PARALELLEŞTİRMEK ile PARALEL/LİK ile PARALELİST ile PARALELİZM ile PARALEL YÜZ ile PARALEL AKIM ile PARALEL KAİDESİ
- PARALEL/LİK ile BERABER/LİK
( PARALLEL/NESS vs. COOPERATION )
- PARALI SEKS ile PARAYLA SEKS
( Olabilir. İLE Olmaz! )
- PARALI ile/ve/değil/<>/> PAHALI
- PARALI ile ZENGİN
- PARALİZİ ile PLEJİ
- PARALOJİZM ile ...
( Mantığa uymazlık. )
- PARAMAKASH ile ...
( Büyük saha, zamanı ve uzayı olmayan Gerçeklik. Mutlak Varlık. )
- PARAMARTHA ile ...
( Yüce Gerçek. )
- PARAMETER ile/ve/||/<> COMPONENT
- PARAMETRE ile AÇI
( PARAMETER vs. ANGLE )
- PARAMETRE ile/değil/yerine BİLEŞEN
- PARAMETRE ile/||/<> İSTATİSTİK
( Parametre evren ölçüsü, istatistik örnek ölçüsüdür )
( Formül: μ ileσ İLE x̄ iles )
- PARAMETRE ile KOMPARTIMAN
- PARAMETRELEMEK ile PARAMETRE ile PARAMETRELİ
- PARAMETRE/LER ile/ve DİNAMİK/LER
( "PARAMETER/S" vs./and "DYNAMIC/S" )
- PARAMETRIC AMPLİFİCATION ile/||/<> LİNEAR AMPLİFİCATION
( Parametric amplification nonlinear süreçle sinyal güçlendirmeyken İLE linear amplification doğrudan güç amplifikasyonudur )
( Formül: Three-wave mixing )
- PARAMİMİ ile AMİMİ
( Düşünceler ile yüz ifadeleri arasındaki uyuşmazlık. İLE Bazı sinirsel hastalıklarda görülen mimik yitimi. )
- PARAMİTA ile PRAJNA PARAMİTA
( Buda doğasının yüzleri. Altı yüce edim. Karşı kıyıya geçmenin, böylelikle Nirvana'ya ermenin bir yolu. İLE Bilgelik Uygulaması. Mahayana Budizmi'nde filozof Nagarjuna'nın felsefesinin etkisiyle gelişmiş bir takım sutralardan oluşan bir yazın türü. Altıncı Kural. )
- PARAN:
VARSA ile/ne yazık ki YOKSA
( Sayarlar. İLE/NE YAZIK Kİ "Satarlar." )
- PARANIN:
CEPTE OLMAMASI ile/ve/değil/yerine/>< CEPTE OLMASI
( [not] THE MONEY NOT IN THE POCKET vs./and/but/>< THE MONEY IN THE POCKET
THE MONEY IN THE POCKET instead of THE MONEY NOT IN THE POCKET
)
- PARANIN:
GİTMESİ ile/ve HARCANMASI
- PARANIN İŞLEVLERİNDE:
HESAP BİRİMİ ile/ve/||/<>/> MÜBÂDELE ile/ve/||/<>/> MUHÂFAZA
- PARANIN KAYBI ile/ve/||/<> SAĞLIĞIN KAYBI ile/ve/||/<> KARAKTERİN KAYBI
( Çok da etkileyici olmayabilir. İLE/VE/||/<> Kaybımız, önemli, etkileyici ve büyük olabilir. İLE/VE/||/<> Herşeyi kaybetmiş oluruz. )
- [ne yazık ki]
PARA/NIZ:
VARSA ile/ve/değil/yerine YOKSA
( Sadece kendiniz, kim olduğunuzu unutursunuz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tüm dünya, kim olduğunuzu unutur. )
- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK
- PARANOYA ile KISKANÇLIK
- PARANOYA ile KOMPLO
- PARANOYA ile KORKU
( PARANOIA vs. FEAR )
- PARANOYA ile KURUNTU
( PARANOIA vs. APPREHENSION )
- PARANOYA ile PARANOYAK
- PARANTEZE ALMAK ile KENARA KOYMAK/ASKIYA ALMAK
- PARAPATRİK ile/||/<> PERİPATRİK
( Parapatrik sınırda hibrit İLE peripatrik küçük kenar. )
( Formül: Border İLE peripheral )
- PARAPET[İt.] ile/= KÜPEŞTE[Yun.] ile/= KORKULUK
( Gemi küpeştesi[Yun.]. | Korkuluk. | Pencere önlerindeki dar çıkıntı. İLE/= Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )
- PARAPLEJİ ile/ve TETRAPLEJİ
( İki bacakta da görülen felç. İLE/VE ... )
- PARAPSİKOLOJİ ile/||/<> PARANORMAL ile/||/<> PARAFİZİK ile/||/<> PARADİGMA ile/||/<> PARALEL ile/||/<> PARAZİT ile/||/<> PARALİMPİK ile/||/<> PARAMEDİK
(
| Parapsikoloji | Psikolojinin ötesindeki ruhsal/psişik olayları inceleyen alan. |
| Paranormal | Normalin dışında olan, açıklanamayan (örnek: hayaletler, "UFO"lar) |
| Parafizik | Fiziğin ötesindeki, fizik yasalarıyla açıklanamayan olaylarla ilgili. |
| Paradigma | Bir düşünce yapısının yanındaki örnek, model, kalıp, çerçeve. |
| Paralel | Yan yana giden, aynı doğrultuda. (matematiksel ya da mecâzî anlamda) |
| Parazit | Yanında yaşayıp zarar veren canlı. [mecâzen de "gereksiz ses vb."] |
| Paralimpik | Olimpiyatların yanında/desteğiyle düzenlenen engelli spor oyunları. |
| Paramedik | Doktorun yanında çalışan sağlık görevlisi [acil tıp teknikeri]. |
- PARASANG[İran ölçüsü][Yunan çağında, Anadolu'da] ile ...
( 30 stadion'a eşittir. [5 kilometre, 328 metre] )
- PARASEMPATİK ile PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ
- PARASEMPATİK ile/ve/||/<>/< SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ
(
)
( ALÂKAVÎ )
- PARASINI ÖDEMEK ile/değil/yerine ÜCRETİNİ ÖDEMEK
- PARASIZ ile KOMİSYONCU
( BROKE vs. BROKER )
( ورشکست ile بي پول ile واسطه ile سمسار ile دلال )
( VARSHKAST ile BEY POL ile VASETEH ile SAMSAR ile DELAL )
- [ne yazık ki]
PARASIZLIK ile/ve/||/<> ALÇIDA OLMA/KALMA
( İkisi de zamanla çözülür. Zamanın değerini/önemini, en yakın/yoğun biçimde düşündürür/deneyimletir. )
- PARASIZLIK ile "YOKLUK"
( MÜZÂYAKA[< ZÎK, ZAYK/DÎK, DAYK] )
- PARAŞÜT ile PARAŞÜTLÜ ile PARAŞÜTÇÜ/LÜK ile PARAŞÜT KULESİ ile PARAŞÜT BİRLİKLERİ ile PARAŞÜTÇÜ BİRLİKLER
- PARATİROİD BEZİ ile (KULAKALTI) TÜKÜRÜK BEZİ
( PARATHYROID GLAND vs. PAROTID GLAND/SALIVARY GLAND )
- PARATVA ile ...
( Uzaklık, terkedilmişlik. )
- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] ile/ve/değil/||/<> KALKAN
- PARAVAN ile PARAVANA ile PARAVAN MENTEŞESİ
- PARAZİT ile DİL PARAZİTİ
( ... cum CYMOTHOA EXIGUA )
- PARAZİT ile SAPROFİT
( Canlı konakçıdan beslenen organizma. İLE Ölü organik nesnelerden beslenen organizma. )
- PARAZİTİZM ile KOMENSALİZM
( Bir canlının ötekine zarar vererek yaşadığı ilişki türü. İLE Bir canlının yarar sağladığı, ötekinin etkilenmediği ilişki türü. )
- PARAZİTİZM ile/||/<> PREDATÖRLÜK
( Parazitizm konakçı canlı tutar İLE predatörlük öldürür )
( Formül: Yaşatır İLE öldürür )
- PARAZİTLENMEK ile PARAZİT/LİK ile PARAZİTLİ ile PARAZİTSİZ
- PARÇ ile ...
( Büyük bakır tas. )
- PARÇA PARÇA ile PARAMPARÇA
( PIECE BY PIECE vs. ALL IN PIECES )
( RÎZE RÎZE ile ... )
- PARÇA ile/ve/||/<> ASKAT
( ... İLE Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri. )
- PARÇA ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM
- PARÇA ile/ve/değil/||/<>/< BİLEŞEN
- PARÇA ile/ve/||/<> LEKE
- PARÇA ile PAFTA[Fars. :Örmüş.]
( ... İLE Büyük harita, plan ya da modeli oluşturan ayrı parçalardan her biri. | Metal çubuk ve borulara diş açan aygıt, yivaçar. | Süs için takılan pul ya da çakılan iri başlı çivi. | Büyük benek, leke. )
- PARÇA ile PARÇALI ile PARÇALI ile PARÇALANMIŞ
( FRAGMENT vs. FRAGMENTAL vs. FRAGMENTARY vs. FRAGMENTED )
( تکه ile خرده ile ريز شده ile پاره پاره ile جزء جزء ile ريز کردن )
( TAKEH ile KHARDEH ile RYZ SHODEH ile PAREH PAREH ile جزء جزء ile RYZ KARDAN )
- PARÇA[Fars. < PÂÇE] ile SONAT[Fr. < SONATE]
( ... İLE Bir ya da iki çalgı için yazılmış, üç ya da dört bölümden oluşan müzik yapıtı. | Çeşitli türlerde [Allegro, Adacco, Andante] üç ya da dört bölümden oluşan müzik parçası. )
- PARÇA ile/ve TAVIR
( PIECE vs./and MANNER )
- PARÇA ile/değil/yerine ÜYE
- PARÇA ile/ve/değil UZANTI
( [not] PIECE vs./and/but EXTENSION )
- PARÇACIK ile/||/<> DALGA
( De Broglie hipotezinin deneysel doğrulanması. Madde dalgalarının varlığının kanıtı. )
( George Paget Thomson tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1975) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Elektron kırınımı keşfi, dalga-parçacık ikiliğinin deneysel kanıtı) (Nobel: 1937) )
- PARÇACIK ile PARÇACIKLI
- PARÇACIL ile ...
( PARTITIVE )
- PARÇALAMA ile/ve AÇIKLAMA
( TO BREAKT INTO PIECES vs./and EXPLANATION )
- PARÇALAMA ile/ve/değil/||/<> AYIRMA
- PARÇALAMA ile DAĞITMA
- PARÇALA(N)MAK ile DOĞRA(N)MAK
- PARÇALAMAK ile KESİR ile KESİRSİZ ile HUYSUZ
( FRACTINIZE vs. FRACTION vs. FRACTIONLESS vs. FRACTIOUS )
( برخه کردن ile برخه ile بي کسر ile زود رنج )
( BARKHEH KARDAN ile برخه ile BEY KASAR ile ZUD RANJ )
- PARÇALAMAK ile PARÇALANMAK ile PARÇALATMAK ile PARÇALAYABİLMEK ile PARÇA ile PARÇACI/LIK ile PARÇALI ile PARÇA BÖLÜK ile PARÇA PARÇA ile PARÇA BAŞINA ile PARÇA PÜRÇÜK ile PARÇA BOHÇASI ile PARÇALI BOHÇA
- PARÇALAMAK ile/değil/yerine YARGILAMAK
- PARÇALANMA ile/ve/> ÇOĞALMA
( TO BREAK INTO PIECES vs./and/> INCREASE )
- PARÇALANMA ile/ve/değil/yerine DAĞILMA
( [not] TO BREAK INTO PIECES vs./and/but TO DISPERSE
TO DISPERSE instead of TO BREAK INTO PIECES )
- PARÇALANMA ile KOPYALANMA
- PARÇALANMAK ile PARÇALANMIŞ ile İLGİSİZLİK ile İLGİSİZ ile İLGİSİZLİK
( DISINTEGRATE vs. DISINTEGRATED vs. DISINTEREST vs. DISINTERESTED vs. DISINTERESTEDNESS )
( متلاشي کردن ile متلاشي شدن ile متلاشي ile بيعلاقه شدن ile بيطمع ile بيغرضانه ile بي اشتياق ile سست سغبت ile بي علاقه ile بي علاقگي )
( MOTELASHY KARDAN ile MOTELASHY SHODAN ile MOTELASHY ile BEYALAGHEH SHODAN ile بيطمع ile بيغرضانه ile BEY ESHTYEGH ile SOST SOGHBAT ile BEY ALAGHEH ile BEY ALAQGY )
- PARÇALANMIŞLIK ile/değil AYRIM
- PARÇALANMIŞ/LIK ile BÖLÜNMÜŞ/LÜK
( TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED )
- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK
( TO SEE THE PIECES/S ON PIECES vs. TO SEE THE INTEGRITY ON PIECES )
- PARÇALI/LIK ile/değil AYRI/LIK
- PARÇA(NIN) SAPTA(N)MASI/KABULÜ ile BÜTÜN(ÜN) SAPTA(N)MASI/KABULÜ
( TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE PIECE vs. TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE ENTIRE/WHOLENESS )
- PARÇASI OLMAK ile/||/<> İÇİNDE OLMAK ile/||/<> İÇERMEK
- PARÇASI OLMAK ile/yerine/değil UZANTISI OLMAK
( [not] TO BE PART OF vs./but TO BE EXTENSION
TO BE EXTENSION instead of TO BE PART OF )
- PARÇAYI ZİKR-BÜTÜNÜ KASIT ile BÜTÜNÜ ZİKR-PARÇAYI KASIT
- PARDESÜ[Fr.] ile CÜPPE[Ar.]
( Serin havalarda, giysilerin üzerine giyilen ince üstlük. İLE Hukukçuların, bilimteylerde, belirli bir aşamaya ulaşmış bilimkişileri, dinadamlarının giysi üzerine giydikleri, uzun yenleri geniş, düğmesiz giysi. )
( Mİ'TAF ile CÜBBE )
- PARDÖSÜ ile PARDÖSÜLÜ ile PARDÖSÜSÜZ
- PÂRE[Fars.] ile -PÂRE[Fars.]
( Parça. | Tane, adet. | Sayı, bölük. | Para. İLE "parça" anlamıyla bileşik sözcükler yapar.[SEMS-PÂRE: Güneş parçası, güzel. | YEK-PÂRE: Tek/bir parça.] )
- PAREO ile ETEK
( ... ile ZEYL )
( ... ile DÂMEN )
- PARFÜM (KOKUSU) ile/yerine TEMİZ TEN (KOKUSU)
- PARFÜM ile PARFÜMCÜ/LÜK
- PARILDAMAK ile PARILDATMAK
- PARILDAYIŞ ile PARILDAYICI
- PARILTI ile IŞILTILI ile IŞILTILI
( GLITTER vs. GLITTERING vs. GLITTERY )
( براق شدن ile سوسو ile زرق و برق ile برق زدن ile سوسو زدن ile تلالو ile سوسوزن ile پر تلالو )
( BARAGH SHODAN ile SOSO ile ZARGH VE BARGH ile BARGH ZADAN ile SOSO ZADAN ile TALALO ile SOSOZAN ile PAR TALALO )
- PARILTI ile ÖFKELİ ile PARLAK ile ATEŞ BÖCEĞİ
( GLOW vs. GLOWER vs. GLOWING vs. GLOWWORM )
( نگاه سوزان کردن ile تافتن ile تاب آمدن ile مشتعل بودن ile تابيدن ile نگاه خيره ile پر جلا ile شب تاب ile کرم شب افروز ile کرم شو تاب )
( NEGAH SOZAN KARDAN ile TAFTAN ile TAB AMADAN ile MOSHTEL BODAN ile TABYDAN ile NEGAH KHYRAH ile پر جلا ile SHAB TAB ile KARAM SHAB AFRUZ ile KARAM SHO TAB )
- PARILTI ile PARILTI
( GLIM vs. GLIMMER )
( نور شمع ile کور کوري کردن ile سوسو زدن ile درک اندک ile نور کم ile کورکوري کردن )
( NOR SHAM ile KOR KORY KARDAN ile SOSO ZADAN ile DARK ANDAK ile NOR KAM ile KORKORY KARDAN )
- PARILTI ile PARILTILI ile PARILTISIZ
- PARİMANA ile ...
( Boyut. )
- PARİS KOMÜNÜ ile/ve/||/<>/> GEZİ PARKI
( 83 gün sürmüştür. İLE/VE/||/<>/> 22 gün sürmüştür. )
- PARİTE/PARITY[İng./Fr.] ile/ve/||/<> PARAMETRE[İng./Fr.]
( İki ülke parasının karşılıklı değeri. İLE Değişken. )
- PARKE ile MARLEY[bir marka adından]
( Küçük, biçimli tahta parçalarının, belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme. | Düzgün bir biçimde yontulmuş, köşeli taşlarla yapılmış kaldırım. İLE Yapılarda, düşeme gereci olarak kullanılan plastik madde. )
- PARKELEMEK ile PARKELETMEK ile PARKE ile PARKECİ/LİK ile PARKE TAŞI
- PARKİNSON İLÂCI ile/değil HUZURSUZ BACAK İLÂCI
( Huzursuz Bacak tanısı bulunanlar, yazılan ilâcın, farklı dozda olması ve aynı zamanda Parkinson hastasına da yazılıyor olmasından dolayı, kendilerinin de Parkinson olup olmadığı şüphesine düşmemelidir. [Parkinson için yazılan ilâçtaki ilgili tamamlayıcı kimyasalın dozu, Huzursuz Bacak hastalığı ilâcındakinden 80 kat daha fazla ve ayrı bir yapıdadır.] )
- PARKINSON ile/değil ESANSİYEL TREMOR
- PARKİNSON ile/||/<> HUNTİNGTON
( Beyinde dopamin üreten gözelerin kaybı ile ilişkili bir devim bozukluğu. İLE/||/<> Genetik bir bozukluk sonucu beyinde sinir gözelerinin bozunumu ve zihinsel gerileme. )
- PARKİNSON ile/ve/||/<> KORA
( ... İLE/VE/||/<> Başlıca belirtisi, kısa, çabuk, değişken güçte istemsiz hareketler olan bir hastalık. )
- PARKUR[Fr.] ile/ve/||/<> KULVAR[Fr. < COULOIR]
( Bisiklet, atletizm gibi bazı yarış ve koşularda, yarışmaların yapıldığı yol. İLE/VE/||/<> Bazı yarışlarda, koşucunun koştuğu ya da yüzücünün yüzdüğü yarış aralığı/şeridi. )
- PARLAK ile/||/<> ARJANTE[Fr.]
( ... İLE/||/<> Gümüş gibi parlak. )
- PARLAK ile PARLAK GÖZLÜ ile PARLAK İŞARET ile AYDINLATMAK ile PARLAKLIK ile PARLAK ÇALIŞMA
( BRIGHT vs. BRIGHT EYED vs. BRIGHT SIGN vs. BRIGHTEN vs. BRIGHTNESS vs. BRIGHTWORK )
( زرنگ ile آفتابي ile پرنور ile شارق ile نور بخش ile فروزان ile منور ile درخشان ile نوراني ile دلباز ile زاغ ile مهر منير ile درخشان کردن ile زرنگ کردن ile درخشان شدن ile سناء ile درخشاني ile فروغ ile فروزندگي ile نورانيت ile روشني ile جلا کاري )
( ZARANG ile AFTABY ile PARNOR ile شارق ile NOR BAKHSH ile FOROZAN ile MONOR ile DARKHSHAN ile NORANY ile DELBAZ ile ZAGH ile مهر منير ile DARKHSHAN KARDAN ile ZARANG KARDAN ile DARKHSHAN SHODAN ile سناء ile DARKHSHANY ile FOROGH ile FORUZANDEGY ile NORANYT ile روشني ile JALA KARY )
- PARLAMA ile ALEVLENME
( İŞTİAL: Tutuşma, parlama, alevlenme. )
- PARLAMA ile ALEVLENMEK
( FLARE vs. FLARE UP )
( باشعله نامنظمسوختن ile زبانه کشي ile شعله زني ile شعله ile غضب ناگهاني ile بالا گرفتن )
( BASHOLEH NAMANZAMSOKHTAN ile ZABANEH KESHY ile SHOLEH ZANY ile SHOLEH ile GHZAB NAGEHANY ile BALA GARAFTAN )
- PARLAMA ile ÇÖKME
- PARLAMA ile PARLAMA NOKTASI
- PARLAMAK ile PARLATMAK ile PARLAKLAŞMAK ile PARLATABİLMEK ile PARLAYABİLMEK ile PARLAYIVERMEK ile PARLAKLAŞTIRMAK ile PARLAK/LIK
- PARLAMENTO ile/ve/||/<> AMERİKA YENİ KUVVETLER AYRILIĞI
- PARLAMENTO ile DUMA[Rusça]
( Başlıca görevi yasama, devlet bütçesini çıkarma ve hükümeti denetleme olan, üyeleri halk oyu ile belirli bir süre için seçilen meclis ya da meclisler. İLE Çarlık zamanında, Rus meclisine verilen ad. )
- PARLAYICI ile/ve/||/<>/> PATLAYICI
- PARMAK BASMAK ile ALTINI ÇİZMEK
- PARMAK İZİ ÖBEKLERİ(GRUPLARI):
ARCH ile/ve TENTARCH ile/ve LOOP ile/ve DOUBLE LOOP ile/ve POCKED LOOP ile/ve WHORL ile/ve MIXED
( 8'er alt grupları daha vardır. )
( DAKTİLOSKOPİ[< Yun. DAKTYLOS: Parmak. | SKOPEIN: Gözlemlemek.]: Parmak izine dayanarak kimlik belirleme yöntemi. )
( Parmak iziyle kimlik tespitinde binde 2.5 ilâ 3'lük bir hata payı olabilmektedir. )
( İlgili ayrıntıları okumak için burayı tıklayınız... )
- PARMAK ile EKMEK ile BIÇAK
- PARMAK ile/ve HAT ile/ve NOKTA
( Bir mimari arşının 1/24'ü.[3,158 cm.] İLE/VE Bir parmağın 1/12'si.[0,263 cm.] İLE/VE Bir hat'ın 1/12'si.[0,0219 cm.] )
( 1 mimari arşın = 24 parmak = 288 hat = 3456 nokta'dır. )
- PARMAK ile KISA PARMAKLILIK/BRAKİDAKTİLİ
- PARMAK ile/||/<> ÖRÜMCEK PARMAK/ARAKNODAKTİLİ
- PARMAK ile PARMAK EKLEMİ ile PARMAK UCU ile KLAVYE ile PARMAK DİREĞİ ile PARMAK İZİ ile PARMAK UCU
( FINGER vs. FINGER JOINT vs. FINGER TIP vs. FINGERBOARD vs. FINGERPOST vs. FINGERPRINT vs. FINGERTIP )
( ميله برآمدگي ile انگشت زدن ile انگشت ile بندانگشت ile سر انگشت ile بنان ile جا انگشتي ile تير راهنما ile نشان ميدهد ile اثر انگشت ile انگشت نگاري کردن ile سرانگشت )
( MYLAH BARAMADEGY ile ENGASHT ZADAN ile ENGASHT ile BANDANGASHT ile SAR ENGASHT ile BENAN ile JA ENGASHTY ile TYR RANPANNAMA ile NESHAN MYDAHAD ile ASAR ENGASHT ile ENGASHT NEGARY KARDAN ile SARANGASHT )
- PARMAKLA GÖSTERMEK ile/değil/yerine GÖSTERMEK
- PARMAK(LAR)/ELİG/ELEK ile/ve/||/<>/> AYA ile/ve/||/<>/> AVUÇ ile/ve/||/<>/> KOL ya da/= EL
( Elin/kolun ucuyla ayanın başladığı beş uzantı/çıkıntı. İLE/VE/||/<>/> Parmakların dibiyle bilek arasındaki iç bölüm. İLE/VE/||/<>/> Parmakların içi ve aya bölümü. İLE/VE/||/<>/> Parmak uclarından omuz başına kadar uzanan bölüm. )
( ELGE/ELİGE/ELİG/ELEG/ELEK: Elemek[: parmaklar arasından geçirmek] | İlk elek.[Daha sonraları elek görevini gören nesneler ve araçlar üretilmiştir.] )
- PARMAKLAR ile/ve/||/<> SERÇE PARMAKLAR
( Yanyana, ayası[avuç içi] aşağıya bakacak konumda duran ellerin, geride/içte kalan, ötekilere göre daha geniş tırnaklı(/belki de boyu kısa) olan parmak(lar) "baş parmak".
Baş parmağın ve orta parmağın yanındaki/arasındaki parmağa "işaret parmağı".
İşaret parmağının ve yüzük parmağının yanındaki/arasındaki, aynı zamanda, iki tarafında da ikişer parmağın bulunduğu parmağa "orta parmak".
Orta parmak ve serçe parmağın yanındaki/arasındaki parmağa "yüzük parmağı".
Yanyana, ayası(avuç içi) aşağıya bakacak konumda duran ellerin, en dışta kalan parmak(lara) "serçe parmağı" denilir. )
( Kişinin el parmakları sosyal örgütlenmeye köz/model olmuştur. İnsan öbekleri/grupları 10'luk sisteme göre örgütlenmiştir. Bu 10'luk sistemin önderi olmuştur. )
( PARMAK: Bitişik ve dışı içine gelecek biçimde dizilmiş altı arpa tanesi uzunluğunda bir mesafe. | [Yunan çağında, Anadolu'da] Ayağın on altıda biri. [0,0185 metre] )
( PARMAK[< VARMAK]: Varmayı/ulaşmayı/gerçekleştirmeyi sağlayan araç. )
( SEBBÂBE[Ar.]: İşaret/şehâdet parmağı[başparmağın yanındaki]. | BİNSIR/BİNSÂR[Ar.]: Yüzük parmağı[Serçe parmak ile orta parmak arasındaki]. | HINSIR: Serçe parmak. )
( DAKTYLOS )
- PARMAKLARDA:
BAŞ ile/ve/||/<> İŞARET ile/ve/||/<> ORTA ile/ve/||/<> YÜZÜK/ADSIZ ile/ve/||/<> SERÇE
- PARMAKLARI:
ÇITLATMAK ile KÜTLETMEK
( TO CRACK )
- PARMAK/LIK ile PARMAKLAMAK ile PARMAK PARMAK ile PARMAKLI ile PARMAKSIZ ile PARMAK İZİ ile PARMAK ADAM ile PARMAKLIKLI ile PARMAK ÇOCUK ile PARMAK ÜZÜMÜ ile PARMAKLIKSIZ ile PARMAK HESABI ile PARMAK TATLISI ile PARMAK ALFABESİ
- PARMENİDES ile/ve/||/<> ZENON
- PARODİ[Fr. < Yun.] ile PASTİŞ[Fr. < PASTICHE]
( Ciddi sayılan bir yapıtın, bir bölümünü ya da tamamını alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir öz vererek, biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan, gülünç etki çıkaran tür. İLE Başka sanatçıların yapıtlarını taklit yoluyla oluşturulan sanat yapıtı. | Bir ekolün özelliklerine göre oluşturulan yapıt. )
- PARS ile ANADOLU PARSI
(
)
( ... İLE Bu ırk, Andolu’da yaklaşık 40 yıl öncesine kadar yaşamını sürdürmekteydi. Yaşamları, yaklaşık 20 yıl kadardı. Son üyenin, 1974’te, Beypazarı’nda vurulduğu kabul edilmektedir. )
( FELIS PARDUS vs. PANTHERA PARDUS TULLIANA )
- PARS ile İRAN PARSI
- PÂRS[Fars.] ile Pârs[Fars.]
( Panter[Yun.]. İLE İran, Fars iklimi, Acemistan. )
- PARSE[İng.] ile/değil/yerine İNCELEME
( Bir tümce ya da sözcüğü, dilbilgisi açısından incelemek. )
- PARSEL ile İFRAZ[Ar.]
( ... İLE Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması. | Salgı. )
- PARSELLEMEK ile PARSELLENMEK ile PARSELLETMEK ile PARSEL ile PARSELLİ ile PARSELASYON
- PARŞÖMEN ile PARŞÖMEN KAĞIDI
- PARTIAL DERIVATIVE ile/||/<> TOTAL DERIVATIVE
( Partial ∂f/∂x tek değişken, total df/dx tüm değişkenler. )
( Formül: Single variable İLE all variables )
- PARTİKÜL ile PARTİKÜLLÜ
- PARTİLEŞMEK ile PARTİLEŞTİRMEK ile PARTİ ile PARTİCİ/LİK ile PARTİLİ/LİK ile PARTİSİZ/LİK ile PARTİ OCAĞI
- PARTİSYON FONKSİYONU ile/||/<> EULER FONKSİYONU
( Partisyon p(n) toplam yazım, Euler φ(n) aralarında asal. )
( Formül: Toplam İLE ortak )
( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- PARTİZAN/LIK ile PARTİZANCA
- PARTNER ile KAVALYE
- PARTON ile/||/<> VALANS KUARK
( Parton tüm içerik (kuark+gluon), valans net kuantum sayıları. )
( Formül: DIS İLE statik )
- PAS ile/ve/değil/||/<> BUĞU
( Özellikle metalde, bazı nesnelerde, camda/aynada. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Özellikle camda/aynada ve bazı nesnelerde. )
- PAS ile PAS[İng.] ile PAS
( Su içinde ve nemli havada, metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan nesne. | Genellikle midenin bozulmasından ötürü dilin üzerinde oluşan beyaz tabaka. | Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı ya da kahverengi lekeler. Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. İLE Bazı top oyunlarında, oyunculardan birinin, topu, başkasına geçirmesi. | Bazı kâğıt oyunlarında, sırası gelen oyuncunun, oyuna o elde katılmayacağını belirtir. İLE Üç saatlik süre. )
(
)
- PAS ile PAS[Fr. < PASSE] ile PASPAS
( Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan nesne. | Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı ya da kahverengi lekeler, küf. | Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. | Demir ya da demir alaşımlarının aşınması sonucunda ortaya çıkan ve esas itibarıyla demir oksit ve hidroksitten oluşan aşınma türü. | Bar. İLE Bazı top oyunlarında oyunculardan birinin topu takım arkadaşına atması. | Bazı iskambil oyunlarında sırası kendisine gelen oyuncunun oyuna o elde katılmayacağını belirten bir söz. | Bazı iskambil oyunlarında “geçiniz” anlamında bir söz. İLE Ayakkabıların altını temizlemek için kapı önlerine konulan kıl, plastik vb.den yapılmış yüzü tırtıklı silecek. )
- PAS ile PASO ile PAS RENGİ ile PAS MANTARI ile PAS MANTARIGİLLER
- PAŞA KAPISI ile ...
( Sadrâzamlık makamı. )
- PAŞA PAŞA (GİTMEK / YAPMAK / KABUL ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/< SİKE SİKE
- PASAJ[Fr.] ile/değil/yerine ÇARŞI
( İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı ya da açık, aynı zamanda yol olarak kullanılan ve geçiş yapılan çarşı. | Bir yazıdan, bir yapıttan alınan bölüm, parça. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )
- PASAK ile PASAKLI/LIK
- PASAKLI/LIK, ÇAPAÇUL ile/ve/değil DAĞINIK/LIK
- PASAKLILIK ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNE GÖRELİK
- PAŞA/LIK ile PAŞALI ile PAŞA PAŞA ile PAŞA ÇAYI ile PAŞA AĞACI ile PAŞA KAPISI
- PASAPORT ile/ve LESEPASE
( ... İLE/VE Sınırı geçmek için verilen yazılı izin. )
- PASAPORT[Fr.] ile PASAVAN[Fr.]
( Yabancı ülkelere gidecek olanlara, yetkili kurumca verilen, yabancı ülke yetkililerinin kimlik incelemesinde geçerli olan belge. İLE Türkiye Cumhuriyet ile sınırları olan ülkelerin, sınır bölgeleri içinde oturan Türk vatandaşlarına serbestçe gidip gelmeleri için verilen belge. )
- PASCAL İLE TORRİCELLİ İLE ARCHİMEDES ile/||/<> AKIŞKAN PRENSİPLERİ
( Temel hidrostatik yasalar. )
( Formül: F = ρVg )
- PASCAL ÜÇGENİ (ÇİN) ile/||/<> PASCAL ÜÇGENİ (AVRUPA)
( Zhu Shijie Pascal üçgenini 13. yüzyılda kullandı İLE Pascal 17. yüzyılda yeniden keşfetti. )
( Zhu Shijie tarafından 1303 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1249-1314) (Ülke: Çin) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Pascal üçgeni) )
- PASCAL ÜÇGENİ ile/||/<> FİBONACCİ SPİRALİ
( Pascal binom katsayıları, Fibonacci altın oran spirali )
( Formül: (n choose k) = n!/(k!(n-k)!) İLE φ = (1+√5)/2 )
( Leonardo Fibonacci tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1170-1250) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Fibonacci dizisi, Arap rakamlarını Avrupa'ya tanıtma) )
- PASCAL UÇURUMU ile/ve ASTRONOT SENDROMU ile/ve SİMURG SENDROMU
- PASCAL ile/||/<> ÜÇGENİ
( Pascal üçgeni ve kombinatorik )
( Blaise Pascal tarafından 1654 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1623-1662) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Pascal üçgeni, olasılık teorisi) )
- PÂSEK[Fars.] ile PÂ-SENG/PÂR-SENG[Fars.]
( Esneme/esneyiş. İLE Teraziyi denkleştirmek için kefesine konulan şey. )
- PASİFİK OKYANUSU:
MALENEZYA ile/ve/<> MİKRONEZYA ile/ve/<> POLONEZYA
( Dumont d'Ureille adlı bir denizci, 1827 yılında bu coğrafyaya ulaşmayı başarmıştır. Pasifik Okyanusu'nu bu 3 bölgeye ayırmıştır. )
- PASİFİK OKYANUSU'NUN ile ...
( Belleği yoktur. [Meksika'lıların deyişi] )
- PASİFİK SOMONLARI ile ATLANTİK SOMONLARI
( Yumurtladıktan sonra ölürler. İLE Yumurtladıktan sonra yaşamlarına devam ederler. )
- PASİFLEŞMEK ile PASİFLEŞTİRMEK ile PASİF/LİK ile PASİF KORUNMA
- PASKAL[Fr.] ile (BLAISE) PASCAL
( Bireyleri, güldürüp eğlendiren kişi. İLE Matematikçi, fizikçi ve düşünür. [19 Haziran 1623 – 19 Ağustos 1662] )
- PASKALYA ÇÖREĞİ ile/<> VASİLOPİTA
( ... İLE/<> Yılbaşında yapılır.[St. Vasil için 1 tabak-çatal takımı fazladan konulur.] )
- PASKALYA ile PASKALYA ÇÖREĞİ ile PASKALYA YUMURTASI
- PASLANMA ile PASLANMAZ/LIK ile PASLANMAZ ÇELİK
- PASLANMAK ile PASLANDIRMAK
- PASPAL[Yun.] ile PESPÂYE[Fars. PEST-PÂYE] ile PEJMURDE[Fars. < PİJMURDE]/SALAŞ
( Çok kepekli un. | Bakımsız, dağınık, pis. İLE Alçak, aşağılık. İLE Eski püskü, yırtık. | Dağınık, perişan. )
- PASPAL ile SALAŞ
- PASPAS ile PASPAS
( Ayakkabıların altını temizlemek için kapı önlerine konulan kıl, plastik vb.den yapılmış yüzü tırtıklı silecek. İLE Yer silmekte kullanılan, özel olarak yapılmış bir sopa ve ona geçirilmiş bezden oluşan temizlik aracı. )
- PASPASLAMAK ile PASPASLANMAK ile PASPASLATMAK ile PASPAS ile PASPASÇI/LIK
- PASTA ile PASTAL ile PASTAV ile PASTACI/LIK ile PASTALI ile PASTA KALIBI ile PASTAV MAKİNESİ
- PASTANE ile PASTANECİ/LİK
- PASTEL[Fr.] ile/ve İNDİGO
( Resim yapmakta kullanılan renkli boya kalemi. | Böyle kalemlerle yapılan resim. | Soluk renk. İLE ... )
- PASTEL ile PASTELCİ ile PASTEL BOYA ile PASTEL RENK ile PASTEL KALEM
- PASTEUR DÖNEMİ MİKROBİYOLOJİ ile/||/<> MODERN MOLEKÜLER MİKROBİYOLOJİ
( Pasteur dönemi mikroskop ve kültür kullanır İLE modern mikrobiyoloji DNA dizileme ve moleküler teknikler kullanır. Pasteur morfoloji ve fizyoloji inceledi İLE modern dönem genetik ve moleküler mekanizmalar çalışır. Pasteur mikrobiyolojinin temelini attı İLE günümüz teknolojisi derinlemesine anlama sağlar. )
( Louis Pasteur tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- PASTEUR-KOCH ÇAĞI ile/||/<> ANTİBİYOTİK ÖNCESİ DÖNEM
( Pasteur-Koch çağı mikroorganizmaları tanıma ve hastalıklarla ilişkilendirme İLE antibiyotik öncesi dönem tedavi yöntemlerinin sınırlılığıdır. Bu dönem tanı teknikleri gelişti İLE ancak tedavi seçenekleri azdı. Fleming 1928'de penisilin keşfedene kadar antibiyotik yoktu. )
( Louis Pasteur tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- PASTIRMA/LIK ile PASTIRMACI/LIK ile PASTIRMALI ile PASTIRMA YAZI ile PASTIRMALI YUMURTA
- PASTİŞ ile PASTİŞÇİ/LİK
- PASTÖR -ile
( Protestan din adamı. )
- PASTORAL MÜZİK[Fr.] ile KIRSAL MÜZİK
( Kır yaşamını anlatan müzik. )
(1996'dan beri)