ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(165/287)
- KÜRT ile KÜRDİSTAN ile IRAK KÜRDİSTAN DEMOKRAT PARTİSİ ile KÜRTLER
( KURD vs. KURDISTAN vs. KURDISTAN DEMOCRATIC PARTY OF IRAQ vs. KURDS )
( کراد ile کردستان ile قاليچه کردي ile حزب دمکرات کردستان عراق ile اکراد )
( کراد ile KARDASTAN ile GHALYCHEH KARDY ile HEZB DAMKERAT KARDASTAN ARAGH ile EKRAD )
- KÜRT ile KÜRT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yay, kamçı ve değnek gibi şeylerin yapımında kullanılan bir dağ ağacı. İLE Ön Asya'da yaşayan bir topluluk ve bu topluluktan olan kişi. )
- KURT ile KURT ile KANCALI KURT
( Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan (Canis lupus). | Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. | İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz. İLE Yumuşak vücutlu, uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız ya da çok ilkel ayaklı küçük hayvan. | Bazı böceklere ya da bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. İLE İpsiler familyasından, 10 milimetre boyunda, ağzı çift çengelli, ince bağırsakta yaşayan asalak solucan. )
- KURT ile KURT ile KURT
( Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan. | Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. | İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz. İLE Yumuşak ve uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız ya da çok ilkel ayaklı küçük hayvan. | Bazı böceklere ya da bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. İLE Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız. )
( 
)
( WOLF vs. WORM vs. ... )
( CANIS LUPUS cum ... cum ... )
- KURT(") ile/ve/<>/> (")KUZU(")
- KURT ile MOĞOL KURDU
- KURT ile SİYAH KURT
( ... İLE Bozkurtun melanistik bir renk çeşididir. Kuzey Amerika dağlarında ve Asya'nın yüksek kesimlerinde yaşar. )
- KURT ile/ve/||/<> TEL KURDU
( ... İLE Ekin ve sebze köklerini kemirerek büyük zararlara yol açması nedeniyle tarım için çok zararlı tarla böceği kurtçuklarına verilen ad. )
- KURT ile YELELİ KURT
( WOLF vs. MANED WOLF )
- KURTAĞZI ile KURTAYAĞI ile KURTBAĞRI
( Gemi ve sandallarda halatın geçmesi için teknenin kenarına tutturulmuş, açık ağız biçiminde metal parça. | Doğramanın birbirine geçen dişleri. | Çatıdaki dışa açılan küçük pencere. İLE Damarlı çiçeksizlerden, küçük yapraklarla örtülü ince bir sap görünüşünde olan bir bitki. İLE Zeytingillerden, yaprakları mızrağa benzer, çiçekleri beyaz, kokulu ve salkım durumunda olan, çit yapmakta kullanılan bir süs bitkisi. )
( ... cum LYCOPODIUM CLAVATUM cum LIGUSTRUM VULGARE )
- KÜRTAJ ile KÜRTAJCI
- KURTARIM ile KURTARIMCI/LIK
- KURTARMA ile KURTARMACI/LIK ile KURTARMA ARACI ile KURTARMA GEMİSİ ile KURTARMA KAZISI
- KURTARMAK" ile "DOĞRULTMAK"
- KURTARMAK ile KURTARILMAK ile KURTARABİLMEK ile KURTARIVERMEK ile KURTARICI/LIK
- KURTARMAK ile TOPARLAMAK
- KURTAYAĞI ile KURTAYAĞI TOZU
- KURTLU ile "KURTLU"
( İçinde kurt bulunan, kurtlanmış. İLE Yerinde rahat duramayan, sürekli kıpırdanan kişi. )
- KURTLUCA/MEŞECİK/YERMEŞESİ/YERPALAMUDU/SUSARMISAĞI ile KURTMANTARI
( Ballıbabagillerden, tırmanıcı sarı çiçekleri olan, kokusu sarmısağı andıran, göl ve akarsu kıyıları gibi nemli yerlerde yetişen bir bitki. İLE Tazeyken yenebilen, olgunlaştığında, basılınca sporlar saçan, beyaz renkli, yuvarlak biçimli, bazitli bir mantar. )
( ARISTOLOCHIA cum LYCOPERDON )
- KURTULABİLMEK ile KURTULUVERMEK
- ESCAPING VELOCITY[İng.] / VITESSE DE LIBÉRATION[Fr.] / ENTWEICHGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KURTULMA HIZI
- KURTULMAK ile ÖZGÜRLEŞMEK
( Özgürleşme, kişinin kendi kendine empoze etmiş olduğu yanlış fikirlerden kurtulmasıdır. )
( Bir canlı varolan, kurtuluşun onun ulaşabileceği bir yerde olduğunu bir kez işitir ve anlarsa, asla unutmayacaktır. )
( Liberation is of the self from its false and self-imposed ideas.
Once a living being has heard and understood that deliverance is within his reach, he will never forget, for it is the first message from within. )
( DELIVERANCE, EXTRICATION vs. TO BECOME FREE )
( PRAJNA ile ... )
( NECÂT ile HÜRRİYET )
- KURTULMAK ile REDDETMEK
( Kurtulmak, reddetmekle olanaklı değildir. )
( VARESTE[Fars.]: Kurtulmuş, halas olmuş. )
- KURTULMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< SINAMAK
- KURTULMAK ile SIYRILMAK
- KURTULMAK ile TERK
- KURTULMAK ile/ve/||/<>/< YADSIMAK
( KURTULMAK WV< YADSIMAK )
- KURTULUŞ ile KURTULUŞLU ile KURTULUŞSUZ
- YIĞIN ile KÜRTÜN
( ... İLE Rüzgârın biriktirdiği kar yığını. )
- CARBON DIOXIDE SNOW, DRY ICE[İng.] / KOHLENSAURESCHNEE, TROCKENEIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KURU BUZ
- KURU ÇİÇEK ile BAŞAK
- KURU FASULYE ile/< ŞİŞERKA
( ... İLE/< Yaşken toplanıp, yaş olarak saklanan fasulye. )
- DRY CELL[İng.] ile/değil/yerine/= KURU GÖZE/HÜCRE
- KURU GÜRÜLTÜ, KAVARA ile/ve KAKOFONİ
- HURMA[Fars.] ile TRABZON HURMASI/ASYA/JAPON HURMASI/TAZE HURMA/CENNET ELMASI
( Hurma ağacı. | Palmiyegillerin eski çağlardan beri Kuzey Afrika'da kültürü yapılan, yemişlerinden yararlanılan, gövdesi uzun, yaprakları büyük ve dikenli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı meyvesi. İLE Abanozgillerden, 15 metre kadar yükselebilen büyük bir ağaç. | Bu ağacın elma büyüklüğünde, turuncu renkte, hamken kekre olan, olgunlaştığında tatlılaşan meyvesi. )
( DATE vs. PERSIMMON )
( PHOENIX DACTYLIFERA cum DIOSPYROS KAKI )
- KURU KAFA ile/=/||/<> KAFATASI
( Baş iskeleti. | Ölüm tehlikesinin simgesi olarak kullanılan baş iskeleti. | Akılsız olan. İLE/=/||/<> İnsanda ve omurgalılarda, içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü. )
- KURU KAFA ile KURUKAFA
( Baş iskeleti. | Ölüm tehlikesinin simgesi olarak kullanılan baş iskeleti. | Akılsız olan. İLE Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek. )
( ... vs. ACHERANTIA ADROPHOS )
- DRY ASHING[İng.] ile/değil/yerine/= KURU KÜL ETME
- KURU KURU "ÜZÜLMEK" / "ÜZÜLÜYORUM" DEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YAPABİLECEĞİN BİR ŞEY/LER
( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Var. )
- KURU MEYVE ile/ve TAZE MEYVE
( KAK: Meyve kurusu, dilimlenmeden kurutulmuş meyve. )
- KURU OT ile/ve/değil/||/<>/< TAZE OT
- KURU SARIMSAK ile/ve TAZE SARIMSAK
( ... İLE/VE Yedikten sonraki ağız kokusu daha fazla olabilir. )
- KURU ile KUPKURU
- KURU ile KURU TEMİZLEMECİ ile KURU TEMİZLEME ile KURU TARIM ile KURU MALLAR ile KURU ARAZİ ile KURU DAVRANIŞLAR ile KURAK MEVSİM ile KURUMAK
( DRY vs. DRY CLEANER vs. DRY CLEANING vs. DRY FARMING vs. DRY GOODS vs. DRY LAND vs. DRY MANNERS vs. DRY SEASON vs. DRY UP )
( ديمي ile خشک شدن ile بي آب ile بدون رطوبت ile خشک ile لباسشوي ile اتو شويي ile زراعت ديمي ile ديم ile ديم کاري ile اجناس خشک ile خشکي ile اخلاقا خشک ile فصل خشکي هوا ile خشکيدن ile خشک افتادن )
( ديمي ile KHSHK SHODAN ile BEY AB ile BEDON ROTUBAT ile KHSHK ile LABASESHOY ile OTO SHOYY ile زراعت ديمي ile DYM ile DYM KARY ile AJENAS KHSHK ile KHSHKY ile AKHLAGHA KHSHK ile FASL KHSHKY NPAVA ile KHSHKYDAN ile KHSHK AFTADAN )
- KURUÇEŞME ile KURUÇEŞME ile KURUÇEŞME
( Ortaköy - Arnavutköy arasında. İLE Üsküdar, Fıstıkağacı - Bağlarbaşı arasında. İLE Acıbadem'de, Küftüncü Sokağı başında. )
( XV. yüzyılda, Tezkereci Osman tarafından, Kuru Çeşme Camisi ile birlikte yapılmıştır. İLE ... İLE 1845'te, Kızlarağası Tayfur Ağa tarafından yaptırılmıştır. )
- KURUCU BAĞLILIK ile NEDENSEL BAĞLILIK
- KURUCU ETKİ ile/||/<> DARBOĞAZ ETKİSİ
( Kurucu yeni koloni, darboğaz popülasyon küçülmesidir )
( Formül: Yeni başlangıç İLE azalma )
- KURUCU ETKİ ile/||/<> POPULASYON DARBOĞAZI
( Kurucu az birey koloni, darboğaz geçici azalma. )
( Formül: Settlement İLE surviving )
- KURUCU ETKİSİ HİPOTEZİ[İng. FOUNDER EFFECT HYPOTHESIS] ile/||/<> KURUCU ETKİSİ[İng. FOUNDER EFFECT] ile/||/<> VOLKANİZMA[İng. VOLCANISM]
( Ana popülasyondan ayrılan küçük bir grubun, oluşacak yeni nesiller üzerindeki etkisini açıklamak amacıyla ortaya atılmış hipotez. Genetik sürüklenmenin özel bir biçimidir. Havai sineklerinin (Hawaiian Drosophila) birçoğu adalar için endemiktir yani bir tür sadece belirli bir adada yaşamakta. Bu endemik dağılım kurucu etkisi hipotezi ile açıklanabilmekte. Yeni bir adaya göç eden ya da adaların nehirler, volkanizma gibi etkiler sonucunda birbirinden ayrılmasıyla coğrafi izolasyona maruz kalan grup ana popülasyonun genetik çeşitliliğinin çok küçük bir kısmını taşır. Bunun sonucunda diğer türleşme mekanizmalarının da etkisiyle adaya endemik sinek türleri ortaya çıkar. Bu sineklerin türleşme sürecinde kurucu etkisinin rol oynadığı hipotezi, endemizmden farklı kanıtlarla da desteklenmiştir. Örneğin kurucu etkisi hipotezi doğruysa buradan iki önemli çıkarım yapılabilir: @@ Küçük popülasyonlarda; az miktardaki bireyin genlerinin uzun süre, fazla sayıda dölle kalıtımı. @@ Erimiş kayaçlardan oluşan magmanın yerkabuğundaki çatlaklar yoluyla yeryüzüne ulaşması hareketi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KURUCU İKTİDAR ile "KURULMUŞ İKTİDAR"
( POUVOIR CONSTITUANT avec POUVOIR CONSTITUE )
- KURUCU KLÂSİK ile BÜYÜK SENTEZ KLÂSİĞİ ile MEDENİYETLERİ YATAY/DİKEY(/HEM YATAY, HEM DİKEY) KESEN KLÂSİKLER
( FOUNDER CLASSIC vs. BIG SYNTHESIS CLASSIC vs. CLASSICS IN, TO CEASE THE CIVILIZATIONS VERTICAL/HORIZONTAL(/BOTH) )
- [ne yazık ki]
KURUCU ŞİDDET ile/ve/||/<>/> KORUYUCU ŞİDDET
- KURUCU/YAPICI SURETLER(ES-SUVERU'L-MUKAVVİME) ile TAMAMLAYICI SURETLER(ES-SUVERU'L-MUTEMMİME)
( Nutkiyet/düşünmenin kişinin faslı/ayrımı olması gibi. İLE ... )
- KURUCU ile/ve/||/<> BAŞLATICI
- KURUCU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KOLAYLAŞTIRICI
- KURUCU ile/ve SAVUNUCU
- KURUCU/LUK ile/ve KALICI/LIK
- KURUCU/LUK ile/ve/||/<>/< KURGUCU/LUK
- KURUL/HEYET[Ar.]/KONSEY[Fr. < CONSEIL]/ASAMBLE[ASSEMBLEE] ile KURULTAY/KONGRE[Fr. < CONGRES]
( Bir işi yapmak, yönetmek ya da bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk. İLE Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. | Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belirli sürelerle ya da gerektikçe yaptığı genel toplantı. | Eski Türklerde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis. )
- KURUL ile/ve/||/<> KOL
- KURUL ile/ve/yerine/değil KOORDİNASYON
( [not] COMMITTEE vs./and/but COORDINATION
COORDINATION instead of COMMITTEE )
- KURULAMAK ile ACEMİ
( DAB vs. DABBER )
( آهسته زدن ile آلت نم زدن )
( AHASTEH ZADAN ile ALT NAM ZADAN )
- KURUL/HEYET ile/||/<> HEYET-İ TEMSİLİYE
( ... İLE/||/<> Temsil kurulu. Sivas Kongresi sonucu oluşturulan ve Anadolu'yu temsil eden kurul. )
- KURUL/KONSEY ile/ve/||/<>/> ALT KURUL/KOMİSYON
- KURULMA ile/ve/||/<> KIRILMA
- KURULMAK ile KURULABİLMEK ile KURUL
- KURULTAY ile/||/<> KABİNE ile/||/<> KURIA
( Genel toplantı, kurul/meclis. İLE/||/<> Bakanlar kurulu. İLE/||/<> Roma'da kurul. )
- KURULU ile KURGUL
- KURULUŞ ile/ve/||/<>/> KURTULUŞ
- KURULUŞ ile KURULUŞLAR BÜTÜNÜ
- KURULUŞ ile/ve YIKILIŞ
- KÜRÛM ile/||/<> KÖM
( Bağ çubuğu. İLE/||/<> Küme, yığın. | Küçük ağıl. )
- KURUM ile/ve/değil/yerine/< KURUL
- KURUM ile KURUM ile KURUM
( Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı ya da birlik. İLE Bacalarda biriken kalın is. İLE Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. )
- KURUM ile/ve/||/<>/> KURUN!
- SOOT[İng.] / SUIE[Fr.] / RUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUM
- BLOTTING PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= KURUMA KÂĞIDI
- KURUMLANMAK ile KURUMLAŞMAK ile KURUMLAŞTIRMAK ile KURUMSALLAŞMAK ile KURUMLANABİLMEK ile KURUMSALLAŞTIRMAK ile KURUM ile KURUMA ile KURUMLU/LUK ile KURUMSAL ile KURUMSUZ/LUK
- KURUMLU ile KURUMLU
( Kurum tutmuş olan [yer/nesne]. İLE Gururlanarak kasılan, mağrur, dikbaşlı. )
- KURUMSAL BİR KARARI(/A):
BENİMSEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> UYMAK
- KURUMSAL DEVLET ile KİŞİ DEVLET
- KURUMSAL DİN ile/ve BİREYSEL DİN
- KURUMSALLAŞTIRMAK ile KURUMSALLAŞMIŞ
( INSTITUTIONALIZE vs. INSTITUTIONALIZED )
( رسمي کردن ile مهادين کردن ile نهادينه کردن ile نهادين )
( RASMY KARDAN ile MEHADYNE KARDAN ile NEHADYNAH KARDAN ile NEHADYNE )
- KURUNTU ile KURUNTUCU/LUK ile KURUNTULU/LUK ile KURUNTUSUZ/LUK
- KURUNTU ile/ve/||/<>/> TAKINTI
- KURUNTU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VERİ
- KURUNU ULÂ ile/ve KURUNU VUSTA ile/ve KURUNU UHRA
( İlkçağ. İLE/VE Ortaçağ. İLE/VE Sonçağ. )
- KURUŞ[Alm. < GROSCHEN] ile KURUŞ
( Liranın yüzde biri değerinde Türk parası. İLE Kurma işi, durumu. )
- İNSANLIK:
"KURUŞ" İLE ile/değil/yerine DURUŞ İLE
- KURUŞ ile SANTİMETRE
( CENTIME vs. CENTIMETER )
( سانتيم ile سانتيمتر ile سانتي متري ile سانتي متر ile سانت )
( SANTYM ile SANTYMOTER ile SANTY MOTERY ile SANTY MOTER ile SANT )
- KURUSIKI ile KURUSIKI
( Yalnız barut doldurulmuş, çekirdeksiz tüfek ya da tabanca mermisi. | Bu mermiyi patlatan bir tür tabanca. İLE Korku. | Blöf. )
- KURUSIKI ile KURUSIKI ATICI/LIK
- KURUŞLANDIRMAK ile KURUŞ/LUK ile KURUŞ KURUŞ ile KURUŞU KURUŞUNA
- KURUTAÇ ile KURUTMAÇ
( Kurutma kabı. İLE Mürekkebi kurutmak için kullanılan kurutma kâğıdı ve bunun takılı bulunduğu araç. )
- KURUTAN ile ...
( Bir tür hayvan hastalığı. )
- KILN[İng.] / TOURAILLE, SÈCHOIR[Fr.] / DARRE, TROCKNER[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTMA FIRINI
- PAPIER BUVARD[Fr.] / LÖSCHPAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTMA KÂĞIDI
- KURUTMAK ile KURUTULMAK ile KURUTABİLMEK ile KURUTUVERMEK ile KURUT ile KURUTUCU
- KURUTMA/LIK ile KURUTMAÇ ile KURUTMALI ile KURUTMA KABI ile KURUTMA KAĞIDI ile KURUTMA MAKİNESİ
- DRIER, SICCATIVE; DRIER[İng.] / SICCATIF, DESSÉCHANT[Fr.] / SIKKATIV, TROCKENMITTEL, KURUTUCU:[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTUCU
- KURUTULMUŞ MEYVE ile ÇEMİÇ
( ... İLE Dut/üzüm kurusu. )
- KURUTULMUŞ ile KURUTULMUŞ MEYVELER ile KURUTULMUŞ FINDIK ile KURUTULMUŞ ŞEFTALİ ile KURUTULMUŞ NAR TANELERİ
( DRIED vs. DRIED FRUITS vs. DRIED NUTS vs. DRIED PEACH vs. DRIED POMEGRANATE SEEDS )
( پلاسيده ile خشکه ile خشکيده ile خشکبار ile آجيل ile جوزاغند ile نار دانه )
( POLASYDAH ile KHSHKEH ile KHSHKYDAH ile KHSHKBAR ile AJYLE ile جوزاغند ile NAR DANEH )
- KURUYABİLMEK ile KURUYUVERMEK
- KURUYOR ile KURUYOR
( Nesnelerde. İLE Kişilerde. [O, kuruyor.] )
- KURZHAK ile KURZHAKOV
( KURZHAK vs. KURZHAKOV )
( کورژاک ile کورژاکف )
( KORZHAK ile KORZHAKOF )
- KUŞ DİLİ ile ...
( HAKÎKAT DİLİ, ÂRİFLER DİLİ )
- KUŞ FALI ile HİMAYE ile HAYIRLI
( AUSPICE vs. AUSPICES vs. AUSPICIOUS )
( تطير ile توجهات ile هميون ile خجسته ile فرخنده ile فرخ )
( تطير ile TOJEKAT ile هميون ile KHJASTEH ile FARKHANDEH ile FARKH )
- KUŞ GRİBİ ile PSİTTAKOZ
- KUŞ TÜYÜ ile/ve ŞEH-PER[Fars.]
( ... İLE Kuş kanadının en uzun tüyü. )
- KUŞ TÜYÜ ile/ve YONDA
( ... İLE Kuşun tüyleri altındaki ince kıllar. )
- KUŞ TÜYÜNÜN BİR KILI ile TÜY
( BARB vs. FEATHER, PLUME, PILE )
- KUŞ ÜZÜMÜ ile KURU ÜZÜM
- KUŞ ile AK BAŞLI BUFALO DOKUMACI KUŞU
( ... vs. DINEMELLIA DINEMELLI )
- KUŞ ile ARIKUŞU
( Arıkuşugillerden, sırtı sarı, karnı mavimsi yeşil, Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Orta Asya'da, az ağaçlıklı, açık yerlerde yaşayan bir kuş.[Lat. MEROPS APIASTER] )
( ... İLE Boyu, 25-29 cm.; kanat açıklığı, 36-40 cm. arasındadır. Ağırlıkları ise 50-70 gr. arasındadır. Parlak sarı, kızıl-kahve, mavi-yeşil renklerdedir. Ülkemizde görülen, en renkli kuşlardan biridir. Eşsiz bir avcıdır. Adından da anlaşılacağı gibi, başta arı olmak üzere, her türlü uçan böceği yer. Her gün, yaklaşık 250 arı tüketirler. )
- KUŞ ile ÂTIK
( ... İLE Yavru kuş. )
- LEYLEK ile AYAKKABI GAGALI LEYLEK
(
)
( ... cum BALAENICEPS REX )
- KUŞ ile BEYAZ ÇAM KUŞU
- KUŞ ile BOKİ BOKİ
- KUŞ ile BURUŞUK BOYNUZ GAGA KUŞU
( ... ile
)
- KUŞ ile BÜYÜK KUM KUŞU
- KUŞ ile ÇAVUŞKUŞU/İBİBİK
( ... İLE Çavuşkuşugillerden, uzun yay biçimli gagalı, güvercinden küçük, başı sorguçlu, kısa kanatlı bir kuş. )
( ... ile HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHÎD], EBÛ-R-REBÎ' )
( ... ile BÜDBÜDEK )
( ... cum UPUPA EPOPS )
- KUŞ ile ÇAYIRKUŞU/TARLAKUŞU
( ... İLE Tarlakuşugillerden, tarlalarda yuva yapan, uzunluğu 20 santimetre, sırtı kahverengi, karnı beyaz olan, küçük, ötücü kuş, çayır kuşu, toygar. )
( ... cum ALAUDA ARVENSIS )
- KUŞ ile ÇELTİKÇİ KUŞU
(
)
- KUŞ ile CENNET KUŞU
( Papua Yeni Gine'nin bayrağında yer alan, upuzun kuyruk tüyleri bulunan, siyah, endemik kuş.[Kumul Lodge'da, doğal ortamında görülebilir] [Lat. PARADISEA APODA] )
( ... ile
)
- KUŞ ile DEMİRCİ KIZ KUŞU
(
)
- KUŞ ile DOKUMACI KUŞU
( ... İLE Afrika, Avustralya ya da Avustralya çevresinde bulunan adalarda yaşar. Yapmış oldukları yuvaların sanatsal olmasından dolayı, "Dokumacı Kuşu" olarak adlandırılırlar. )
( ... İLE Özellikleri:
Büyüklükleri ve ağırlıkları, bir serçe kadardır.
Erillerin kafasının üzerinde kırmızı renk bulunmaktadır.
Dişilin kafası üzerinde sarı renk bulunmaktadır.
Yuvanın dışını eril kuş yapmaktadır. Dişi kuş, sadece iç kısmını yapmaktadır. )
(
)
( )
- KUŞ ile FAREKUŞU
( ... İLE Afrika'ya özgü bir kuş. )
( TAYR ile ... )
( MÜRG ile ... )
- KUŞ ile FERÎD[Fars.]
( ... İLE Avcı kuş. )
- KUŞ ile FREGA KUŞLARI
( ... İLE Karayipler'de yaşarlar. )
- KUŞ ile FREGAT/MANOWAR KUŞU
( ... İLE Tropik Atlantik bölgesinde yaşarlar. )
- KUŞ ile GRANDALA
( ... İLE Himalayalar’ın yüksekliklerinde yaşar. )
(
)
- KUŞ ile GÜMÜŞ YANAKLI BOYNUZ GAGALI KUŞ
- KUŞ ile/ne yazık ki HUBARA KUŞU
( ... İLE/NE YAZIK Kİ Soyu tükenmiştir. :( (((((( )
- KUŞ ile İSPİNOZ
( Hawaii Adaları'nda, 60 tür ispinoz bulunmaktaydı. )
( BIRD vs. CHAFFINCH )
( ... cum FRINGILLA COELEBS )
- KUŞ ile İSTİRİDYE KUŞU(AFRİKA KARA İSTİRİDYE AVCISI)
- KUŞ ile JAKAMAR
( Bir tür kuş. )
- KUŞ ile KAUAİ KUŞU
( Ne yazık ki, soyu tükenmiş/tüketilmiş kuşlardandır. Hawaii adalarından Kauai adasında yaşardı. En son 1985 yılında görülmüştür. )
- KUŞ ile KIRMIZI GAGALI BUFALO DOKUMACI KUŞU
- KUŞ ile KIRMIZI KNOUS
- KUŞ ile KİVİ/APTERİKS[Fr. < APTÉRYX]
( ... İLE Yeni Zelanda'da yaşar. )
( 

)
( BIRD vs. KIWI )
( ... cum APTERYX AUSTRALIS )
- KUŞ ile KİVİGİLLER
( ... İLE Omurgalı hayvanlardan, kuşlar sınıfına giren bir aile. )
- KUŞ ile/||/<> KIZIL DÜDÜKÇÜN
- KUŞ ile KIZKUŞU
( ... İLE Yağmurkuşugillerden, uzunluğu 34 santimetre olan, başı sorguçlu, koyu yeşilimsi renkte esmer, küçük bir kuş. )
( ... cum VANELLUS VANELLUS )
- KUŞ ile KOLİBRİ[Fr. < COLIBRI]
( ... İLE Kolibrigillerden, Amerika'da yaşayan, çok renkli, geriye doğru uçma özelliği olan, uzun gagalı, küçük göçmen kuş. )
- KÛS[Fars.] ile KÜS[Fars.]
( Savaşlarda, alaylarda deve ya da araba üstünde taşınarak çalınan büyük davul. Kös. İLE Dişillik örgeni, vajina. )
- KUŞ ile KUŞ SÜRÜSÜ ile YIRTICI KUŞ ile KUŞÇU ile KUŞLAR
( BIRD vs. BIRD FLOCK vs. BIRD OF PREY vs. BIRDMAN vs. BIRDS )
( طاير ile طير ile پرنده ile دسته پرنده ile مرغ شکاري ile پرندهباز ile مرغ باز ile ماکيان ile مرغان ile طيور )
( طاير ile طير ile PARANDEH ile DASTEH PARANDEH ile MORGH SHKARY ile PARANDEHABAZ ile MORGH BAZ ile ماکيان ile MORGHAN ile TYVAR )
- KUŞ ile KUŞE ile KUŞ EVİ ile KUŞ OTU ile KUŞ DİLİ ile KUŞ TÜYÜ ile KUŞ YEMİ ile KUŞ GRİBİ ile KUŞ UÇUMU ile KUŞ UÇUŞU ile KUŞ ÜZÜMÜ ile KUŞ BAKIŞI ile KUŞ BİLİMİ ile KUŞ İĞDESİ ile KUŞ KAFESİ ile KUŞ KİRAZI ile KUŞ UYKUSU ile KUŞ YUVASI ile KUŞ BEYİNLİ/LİK ile KUŞ BİLİMCİ ile KUŞ LASTİĞİ ile KUŞE KAĞIDI
- KÜS ile KÜSÜ ile KÜSÜLÜ
- KUŞ ile/değil MULAN/YULAN MANOLYASI
(
)
( ... cum MAGNOLIA LILIIFLORA )
- KUŞ ile/değil ORMANTAVUĞU
( ... DEĞİL Ormantavuğugillerden kuşların, özellikle Avrupa ve Asya'da yaşayan, siyah tüylü türlerinin ortak adı. )
( ORMANTAVUĞUGİLLER: Dünyanın, soğuk ve ılıman bölgelerinde yaşayan, orta ya da büyük yapıda, mat ya da parlak renkli, ormantavuğu, çil ve çayırtavuğunu içine alan bir aile/familya. )
- KUŞ ile "PAÇALI"
( ... İLE Tüyleri, ayaklarına kadar uzanan kuş. )
- KUŞ ile PALA BIYIKLI KUŞ
( ... İLE Şili ve Peru sahillerindeki kayalıklarda görülürler. )
- KUŞ ile PERİ KUŞU
( ... İLE Eril peri kuşu, her yıl mat kahverengi tüylerini dökerek, göz alıcı parlak mavi tüylere kavuşur ancak bu kadar küçük bir kuş için göz alıcı tüylere sahip olmak, çok tehlikelidir. Parlak, üstelik mavi olmak, onları yırtıcıların hedefi durumuna getirir. )
(
)
( ... cum MALURUS CYANEUS )
- KUŞ ile PO'OULİ KUŞU
- KUŞ ile SAKSONYA KRALI CENNET KUŞU
( ... İLE Batı Yeni Gine'de görülürler. )
- KUŞ ile SARIASMA/SARICIK
( ... İLE Ötücü kuşlar takımının, sarıasmagiller ailesinden, parlak sarı tüylü kara kuyruklu bir kuş. )
( ... cum ORIOLUS ORIOLUS )
- KUŞ ile ŞEKER/NEKTAR KUŞU
( ... İLE Yalnızca, Cape Town'un Finbos flora bölgesinde yaşarlar. )
- KUŞ ile ŞEMSİYE KUŞU
( ... İLE Orta ve Güney Amerika'daki yağmur ormanlarında yaşarlar. )
- KUŞ ile TARAGOZ KUŞU
( El Salvador'un simgesi olan yeşil-mavi kuyruklu bir kuş. )
- KUŞ ile UÇAR KUS KUS
- KUŞ ile UZUN KUYRUKLU DUL KUŞU
( ... İLE Güney Afrika'da yaşarlar. )
- KUŞA ile ...
( Buda'cı felsefe okulu. )
- KÜŞÂD ile AÇILIŞ
- KUŞAK ile/||/=/<> TRABLUS/DARABULUS KUŞAĞI
- KUŞAK ile ZÜNNÂR[Ar. çoğ. ZENÂNÎR]
( ... İLE Papazların, bellerine bağladıkları, ucları sarkık, ipten örme kuşak. )
- KUŞAKLAMAK ile KUŞAKLANMAK ile KUŞAK ile KUŞAKLI ile KUŞAKSIZ ile KUŞAK BAĞLAMA
- KUSA'LI) NICOLAUS CUSANUS ile/ve/||/<>/> GIORDANO BRUNO ile/ve/||/<>/> HENRY MORE
( 1401 - 11 Ağustos 1464 İLE/VE/||/<>/> Ocak 1548 - 17 Şubat 1600 İLE/VE/||/<>/> 12 Ekim 1614 - 01 Eylül 1687 )
- KUSAMBA[İng.] ile/değil/yerine/= KUSAMBA
- KUŞANMA ile/ve/değil/yerine BÜRÜNME
- KUŞANMAK ile KUŞANILMAK ile KUŞANDIRMAK ile KUŞANABİLMEK ile KUŞANE
- KUŞATAMAMADA:
NEDENSEL/LİK ile/ve/||/<> YASALI/LIK ile/ve/||/<> GERÇEK/LİK ile/ve/||/<> RASTGELE/LİK
- KUŞATAN ile/ve/||/<> KAPSAYAN
- KUŞATILMIŞLIK ile/ve/||/<> ÇARESİZLİK
- KUŞATMAK/KUŞATICI ile KAPSAMAK/KAPSAYICI
- KUŞATMAK ile/ve KİLİTLEMEK
- KUŞATMAK ile KUŞATILMAK ile KUŞATABİLMEK
- KUŞBAŞI ile KUŞBAŞILI
- KUŞÇU ile KUŞÇU
( Kuşlarla ilgilenen. | Saraylarda şahin, doğan vb. avcı kuşların bakımıyla görevli kişi. İLE Suç işleyen saray hasekilerini cezalandırmak ve yola getirmekle görevli haseki subayı. )
- KUŞDİLİ ile KUŞ DİLİ
( Dişbudak. İLE Çocuk dili. )
- KÜSEĞEN ile KÜSEĞEN/KÜSKÜN/KÜSTÜM OTU
( Çabuk ve sık sık küsen kişi. İLE Baklagillerden, dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki. )
( ... cum MIMOSA PUDICA )
- KUŞET ile KUŞETLİ ile KUŞETSİZ
- KUŞEVLERİNDE:
CAMİ BİÇİMİNDE OLANLAR ile/ve MEDRESE BİÇİMİNDE OLANLAR ile/ve KERVANSARAY BİÇİMİNDE OLANLAR
( Camilerde, köprülerde ve çeşitli eski mimari yapılarda yer verilmiştir. )
( Ayazma Camisi örnekleri birarada görebilmek açısından önerilir. )
( Özellikle Kayseri'de geniş alanlarda ve çokça ayrılmış alanlar vardır. )
( UŞŞ/AŞŞ, VEKR, VEKN: Kuş yuvası. )
( ÂŞİYÂN/E, LÂNE/LÂNE-İ MÜRG: Kuş yuvası. | Mesken, ev. )
- KUŞEVLERİNDE:
TAŞTAN OLANLAR ile/ve TUĞLADAN OLANLAR ile/ve CEPHE GİYDİRME OLANLAR
- KUŞKANADI ile KUŞ KANADI
( Göz akı zarının göz bebeğine doğru bir ok ucu biçiminde ilerlemesi. İLE Kuşların kanadı. )
- KUŞKONMAZ CAMİİ ile KUŞKONMAZ MESCİDİ
( Üsküdar iskelesi yakınındadır. İLE Haliç - Hasköy'dedir. )
( 1580'de, Beylerbeyi Ahmed Şemsi Paşa emriyle, Mimar Sinan yapıtı olarak inşâ edilmiştir. [1940'ta onarım görmüştür.] İLE Handan Ağa tarafından. )
( Boğaziçi'nden eser rüzgâr nedeniyle kuşların bu camiye konamamaları nedeniyle Kuşkonmaz Camisi ve kubbe alemindeki güneş[şems] biçiminden dolayı da Şems Camisi, Şemsi Paşa Camisi adıyla da bilinir. İLE Handan Ağa Mescidi adıyla da bilinir. )
- KUŞKONMAZ ile ENİŞ
( Tarlada yetiştirilen. İLE Dağlarda yetişen. )
- KUŞKONMAZGİLLER ile KUŞKONMAZ
( ASPARAGOIDEAE vs. ASPARAGUS )
( مارچوبه ييان ile شودي ile مارچوبه )
( MARCHUBEH YYAN ile SHODY ile MARCHUBEH )
- KUŞKU SORUSU ile/yerine ANLAMA SORUSU
( Yanıtlarını bildiğiniz, boş sorular sormamalısınız. )
( [Felsefede] BED-GÜMÂN[Fars.]/SEPTİK[İng.]: Şüpheci, her şeyden şüphe eden. )
( QUESTION IN DOUBT vs. COMPREHENSION QUESTION
COMPREHENSION QUESTION instead of QUESTION IN DOUBT
You must not ask idle questions, to which you already know the answers. )
- KUŞKU/ŞÜPHE ile ŞEKK[çoğ. ŞUKÛK]
( Olumsuz emin olmama. İLE %50 - %50 | Ne o, Ne o. )
( LA REYB: Şüpheyi kaldıran ne ise. )
( Haram ya da helâl olduğu hakkında kesin yargı verilemeyen durum. | Doğru ya da yanlış olduğu tespit edilemeyen durum. [Cezada şüphe, sanık lehine yorumlanır.] İLE ... )
- KUŞKU/ŞÜPHE ile/ve/değil/yerine TERK
- KUŞKU ile/ve/değil/||/<>/< BELİRSİZLİK
- KUŞKU ile ÇELİŞKİ
( DOUBT vs. CONTRADICTION )
- KUŞKU ile/değil/yerine ÇÖZÜMLEME
( DOUBT vs. ANALYSIS )
- KUŞKU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< EMİN OLMA[İMAN]
- KUŞKU ile/değil/yerine FELSEFİ KUŞKU
- KUŞKU ile/ve/<> İKİRCİK
( ŞÜPHE ile/ve/<> TEREDDÜD )
- KUŞKU ile/ve/<> İNKÂR
( SUSPICION vs./and/<> TO DENY | DISAVOWAL )
- KUŞKU ile/ve/değil/yerine/></<> İYİMSERLİK ve DAYANÇ/SABIR
( Hastalıkların yarısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< İlâçların yarısı. VE/||/<> İyileşmenin ilk adımı. )
- KUŞKU ile/ve/||/<> KAYGI
( SUSPICION/DOUBT vs./and/||/<> ANXIETY )
- KUŞKU ile/ve KORKU
( Eğer kuşku varsa korku da var olacaktır. )
( SUSPICION/DOUBT vs./and FEAR )
- KÜSKÜ ile KÜSTERE/KÖSTERE[Yun.]
( Taşa ya da duvara delik açmak için kullanılan uzun, ağır ve bir ucu sivri demir. | Taş kaldırmakta kullanılan uzun demir çubuk ya da basit, ağaçtan kaldıraç. İLE Değirmen taşı yapılan taş. | Bileği çarkı. )
- KUŞKU ile PSİKASTENİ[Fr.]
( ... İLE Aşırı kuşku. | Düşünce kararsızlığı. )
- KUŞKU ile SANI
( DOUBT vs. SURMISE )
- KUŞKU ile/yerine SORGULAMA
( Sorgulamak ve reddetmek gereklidir. )
( Gerçek soruşturma bir şeyin içine doğru yapılır, dışa doğru değil. )
( Sorgulanmamış bir yaşam, yaşamaya değmez. )
( Bilinecek/bilinebilecek şeye yaklaşmanın biricik yolu soru sormaktır. )
( Kuşkuculuğumuz hakkında bile kuşkucu olmalıyız. )
( Temel sorun, aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise sürekli kuşku içinde olmalarıdır. )
( SUSPICION vs. INTERROGATE
INTERROGATE instead of SUSPICION
To question and deny is necessary.
True enquiry is always into something, not out of something. )
- KUŞKUCULUK/SKEPTİSİZM ile İNAKÇILIK/DOGMATİZM
( Bilginin kesinliğine kuşkuyla yaklaşan felsefi tutum. İLE Kesin ve sorgulanamaz doğruların varlığını savunan felsefi tutum. )
- KUŞKUCULUK ile/değil/yerine GÖRELİLİK
- KUŞKULANMA ile İŞKİLLENME[Fars.]
- KUŞKULANMAK ile KUŞKULANDIRMAK ile KUŞKULANABİLMEK ile KUŞKU ile KUŞKUCU/LUK ile KUŞKULU/LUK ile KUŞKUSUZ/LUK
- KUŞKULANMAK ile/değil/yerine/>< YAPMAK
(
)
( [not] DOUBT vs./but/>< DO
DO instead of DOUBT )
- KUŞKULU/ŞÜPHELİ İFADE TUTANAĞI ile/değil KUŞKULU/ŞÜPHELİ'NİN İFADE TUTANAĞI
- KUSKUN ile KUSKUNLU ile KUSKUNSUZ ile KUSKUNU DÜŞÜK
- KÜSKÜNLEŞMEK ile KÜSKÜ ile KÜSKÜN/LÜK ile KÜSKÜT
- KÜSKÜN/LÜK ile/ve/+/||/<>/> BIKKIN/LIK
( Yaşama değil yanlış kişilere. İLE/VE/+/||/<>/> Yanlış/yetersiz "zihinliler"in, yüzlerine bakmak zorunda kalmaktan. )
- KUSKUS ile KUSKUS PİLAVI ile KUSKUS ÇORBASI
- KUŞKUSUZ SEVGİ ile/ve/||/<>/>/< KOŞULSUZ SEVGİ
( UNSUSPECTING LOVE vs. UNCONDITIONAL LOVE )
- KUŞ/LAR ile/ve/değil/||/<>/< DİNOZOR/LAR
( Kuşların ataları, dinozorlardır. )
- KUŞLAR ile/ve/||/<> KARS KUŞLARI
( )
( Türkiye'de 400'ün üzerinde kuş çeşidi bulunmaktadır. Sadece 276'sı Kars'ta görülebilmektedir. )
( Sayın Ahmet Yılmaz'ı, çalışmalarından dolayı tebrik eder ve katkılarından dolayı çok teşekkür ederiz...
instagram.com/ahmdylmz36
500px.com/ahmdylmz36
youtu.be/dL5SOT1jpPw )
- KUŞLUK (ZAMANI) ile/ve KABA KUŞLUK (ZAMANI)
- KÜS/LÜK ile/ve/||/<> DARGIN/LIK
- KUŞLUK ile KUŞLUK VAKTİ ile KUŞLUK NAMAZI ile KUŞLUK YEMEĞİ
- KUŞLUK ile/ve/> ÖĞLE
- KUSMA/İSTİFRA[Ar.] ile/ve/||/<> KUSMAK
( Kusmak durumu. | Üzerine bir boya uygulandığında alttaki rengin üste çıkması. İLE Midenin içindekini basınçla ağızdan dışarı atmak, çıkarmak. | Reddetmek. | Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak. | İçinde birikmiş kinini, öfkesini söyleyerek açığa vurmak. )
- KUSMAK ile/ve KUSAR GİBİ OLUP KUSAMAMAK
( TEHVÎ: Kusturma, kusturulma. )
( ... ile/ve TAKAYYÜ' )
- KUSMAK ile/ve SIÇMAK/YESTEHLEMEK
( Fiziksel ve psikolojik hastalıklarda/uyumsuzluklarda. İLE/VE Doğal ve zorunlu. )
( İSTİFRAĞ[< FERÂG], GASEYAN, TEHVÎ'[: Kusturma, kusturulma.], KAY' ile/ve DEF'İ-HÂCET, ITRAH, TEGAVVUT[< GAİTA] )
( BİŞKÛFE ile/ve ... )
( VOMIT/EXCRETE vs./and TO SHIT/DEFECATE/EGESTION/EXCRETION/PUPE )
- KÜSMEK ile/değil/yerine KONUŞMAMAK
( "Görüşmemek, birarada olmamak üzere". İLE/DEĞİL/YERİNE Görüşme, birarada olma durumu söz konusudur. )
- KUSMUK ile KARA KUSMUK
( ... İLE İçinde bol miktarda kara kan bulunan kusmuk. )
- KUSMUK ile/ve/||/<> SIÇMIK/DIŞKI
- KÜSPE[Fars. < KUSBE] ile KÖFTÜN
( Hayvan yemi, yakacak ve gübre olarak kullanılan, yağı ya da suyu çıkarılmış her türlü yağlı tohum ve bitki artığı. İLE Sığırlara yedirilen susam ya da keten küspesi. )
- KÜSTAH ile HARFENDAZ[Ar., Fars.]
( ... İLE Onur kırıcı söz söyleyen. )
- KÜSTAHLAŞMAK ile KÜSTAH/LIK ile KÜSTAHÇA
- KÜSTAHLIK:
EMEK YOKSA ile/ve/||/<>/< BİLGİ YOKSA
- KÜSTAH/LIK ile FODUL/LUK[Ar.]
( ... İLE Üstünlük taslayan, kibirlenen. )
- KÜSTAH/LIK ile/ve/=/< HAREKETİN AŞIRISI
- KÜSTAHLIK ile KÜSTAH
( FLIPPANCY vs. FLIPPANT )
( جلفي ile چرب زباني ile جلف )
( جلفي ile CHARB ZABANY ile JALF )
- KÜSTAHLIK ile KÜSTAH
( IMPUDENCE vs. IMPUDENT )
( خيرگي ile وقاحت ile خيره چشمي ile شوخ چشمي ile چشم سفيدي ile پر رو ile خيره چشم ile گستاخ ile شوخ چشم ile چشمدريده ile وقيح ile خيره )
( خيرگي ile VAGHAHAT ile KHYRAH CHESHAMY ile SHOOKH CHESHAMY ile CHESHAM SEFYDY ile پر رو ile KHYRAH CHESHAM ile GOSTAKH ile SHOOKH CHESHAM ile CHESHMADARYDAH ile وقيح ile KHYRAH )
- [ne yazık ki]
KÜSTAH/LIK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZENSİZ/LİK
- [ne yazık ki]
KÜSTAHLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "ÖZGÜVEN"
- KUSTURMAK ile KUSTURABİLMEK ile KUSTURUCU
- BRECHWEINSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUSTURUCU TARTARAT
- EMETIC, TARTAR EMETIC[İng.] / ÉMÉTIQUE, TARTRE ÉMÉTIQUE[Fr.] / BRECHMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUSTURUCU
- KÜSÛD[Ar.] ile KÜSÛD[Ar.]
( Kesad. İLE Çekilme, amaca ulaşmadan geri dönme. [RİC'AT] )
- KÜSÛL[Ar.] ile KÜSÛR[Ar.]
( Tembel, üşenici. İLE Parçalar, artan parçalar, atıklar. | Kesirler. )
- KÜŞÜMLENMEK ile KÜŞÜM
- KUSÛR[Ar. < KASÎR < KASR] ile KUSÛR[Ar. < KASR]
( Kısa, boysuz. Kısa kesme, kısaltma, kısma. | Azaltma, kesme, eksiklik. | İbarenin çok kısaltılması. | Aruzda tef'ile'nin son harfinin düşürülmesi. İLE Köşk, kâşâne, saray. )
- KÜSÛR ile/||/<> CÜZ[çoğ. ECZÂ] ile/||/<> SAHÎH ile/||/<> MAHREC
( Kesirli sayı. | Kendisinden daha büyük bir sayıya pay olan sayı ya da payda alan sayı. İLE/||/<> Kesirli sayılarda bütünden alınan parça, pay. İLE/||/<> Tam sayı. | Kendinden daha büyük bir sayıya pay olmayan sayı ya da payda almayan sayı. İLE/||/<> Payda. )
- KUSUR ile İLTİCA ile ARIZALI ile KUSURLULUK ile KUSURLAR
( DEFECT vs. DEFECTION vs. DEFECTIVE vs. DEFECTIVENESS vs. DEFECTS )
( عوار ile فساد ile آک ile مرتد شدن ile عيب ile نقيصه ile معيوب ساختن ile ارتداد ile نقيص ile عيبناک ile ناقص ile عيب دار ile عواريه ile معيوب ile معيوبي ile معلوليت ile نواقص ile عيوب ile نقائص )
( عوار ile FESAD ile AK ile MORTAD SHODAN ile EYBE ile NAGHYSEH ile MAYVEB SAKHTAN ile ERTEDAD ile نقيص ile EYBENAK ile NAGHS ile EYBE DAR ile عواريه ile MAYVEB ile معيوبي ile MALOOLYT ile NAVAGHS ile EYVEB ile NAQAES )
- KÜSUR ile KÜSURLU ile KÜSURSUZ
- KUSUR ile KUSURLU/LUK ile KUSURSUZ/LUK
- KUSUR ile KUSURSUZ ile KUSURSUZLUK
( FLAW vs. FLAWLESS vs. FLAWLESSNESS )
( نقص ile مو ile سوسه ile عيب دار کردن ile آشوب ناگهاني ile بي نقص ile بي عيب ile بي عيبي ile بي نقصي )
( NAQS ile MO ile SOSEH ile EYBE DAR KARDAN ile ASHUB NAGEHANY ile بي نقص ile BEY EYBE ile BEY EYBEY ile BEY NAQSY )
(1996'dan beri)