Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(140/236)


- MADALYON ile MADALYONCU/LUK


- MADAM RÉCAMIER KOLTUK ile JOSEPHINE KOLTUK


- MADAM ile MADAMA


- MADARA (OLMAK) ile/ve/||/<> MADURO (OLMAK)


- MADARA (OLMAK/ETMEK) ile REZİL (OLMAK/ETMEK)

( Kötü duruma düşmek, yalanı, yanlışı ortaya çıkmak. İLE ... )


- MADARALAŞMAK ile MADARA/LIK


- MADDE VE HAREKET ile/ve MADDE YA DA HAREKET ile/ve MADDE İLE HAREKET


- MADDE ile/||/<> ANTİMADDE

( Madde pozitif enerjili İLE antimadde negatif yüklü karşı parçacıklardır )

( Formül: e⁻ İLE e⁺ )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MADDE ile/||/<> BİLİNÇ

( Tarihsel materyalizm )

( Karl Marx tarafından 1848 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1818-1883) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe, Ekonomi) (Önemli katkıları: Diyalektik materyalizm, komünizm) )


- MADDE ile/ve/||/<>/> CİSİM ile/ve/||/<>/> SÛRET

( Yayılan. İLE/VE/||/<>/> Maddenin biçim almış durumu. İLE/VE/||/<>/> ... )


- MADDE ile EVRENSEL ZİHİN

( "İdrak edilenlerin bütünlüğü/toplamı" denilen. İLE "İdrak edenlerin bütünlüğü" denilen. )

( MADDE: KÜTLE ve HACİM ve EYLEMSİZLİK )

( Her düzeyde berrak bir zihne gereksinim vardır. )

( Zihin ve dünya ayrı değildir! )

( Dünyanın ne olduğunu düşünüyorsanız, o, sizin kendi zihninizdir. )

( Tüm uzay ve zaman, zihindedir. )

( Gerçeğin zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )

( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )

( MATTER vs. UNIVERSAL MIND
Mind and the world are not separate.
What you think to be the world is your own mind. )


- MADDE ile KANUN MADDESİ

( ARTICLE vs. ARTICLE OF LAW )

( سرمقاله ile مطلا ile مقاله ile ماده قانون )

( SARMAGHALEH ile MOTLA ile MOGHALEH ile MADEH GHANON )


- MADDE ile/ve MADDETÜ'N-MUAYYENE MADDE


- MADDE ile/değil MADDÎ

( Görünmez. İLE/DEĞİL Görünür. )


- MADDE ile/ve MÂNÂ

( Mânânın kesifleşmiş hali. İLE/VE Seni senden soyan. )

( Verdikçe "azalan". İLE/VE Verdikçe artan/artar. )

( Mânânın hakimiyeti madde sayesinde olur. )


- MADDE ile/ve SÛRET

( Cins. İLE/VE Fasıl. )

( MADDE: Olma ve olmama olanağı. )


- MADDE ile/ve/||/<>/> SÛRET ile/ve/||/<>/> CİSİM ile/ve/||/<>/> NEFS ile/ve/||/<>/> AKIL


- MADDE ile/ve/<> ZİHİN

( Madde, biçimdir; zihin, isimdir. )

( MATTER vs. MIND
Matter is the shape, mind is the name. )


- MADDECİLİK ile/ve ELEYİCİ MADDECİLİK ile/ve İNDİRGEYİCİ MADDECİLİK ile/ve SONSAL İNDİRGEMECİLİK

( ... İLE/VE Zihinsel olguları kabul etmezler. İLE/VE Zihinsel olguları kabul ederler. İLE/VE Kuvantum alanını göz önünde bulundururlar/tutarlar. )


- MADDECİLİK ile FİZİKSELCİLİK


- MADDELEMEK ile MADDELEŞMEK ile MADDELEŞTİRMEK ile MADDE/LİK ile MADDECİ/LİK ile MADDESEL/LİK ile MADDE BAŞI ile MADDE MADDE ile MADDESEL NOKTA


- MADDE/MÂNÂ:
İŞLEV ile/ve/<> AMAÇ


- NESNENİN:
ÜÇ DURUMU ile/ve/değil ONBEŞ DURUMU


- MADDİ HAZ ile/ve MANEVİ HAZ

( Zamana bağlı olarak. İLE/VE AN'da. )


- MADDÎ İKRAM ile/ve/<>/|| MANEVÎ İKRAM

( Anımsayamayabiliriz. İLE/VE/<>/|| Unutmayız. )


- MADDÎ KEYİFLER/ZEVKLER ile/ve/değil/yerine MANEVÎ ZEVKLER

( Başta istek, sonrasında bıkkınlık verir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Başta isteksizlik, sonrasında şevk verir. )


- MADDÎ RIZK ile/ve MANEVÎ RIZK

( Anadan doğanlar zamanla büyüdükleri gibi, maneviyet âlemine doğanlar da zamanla büyürler. )

( Altına yok olmak yoktur, maneviyat gibidir. )

( Maneviyat da altın gibi herşeyde gizlidir ve mahvolmaz. )


- MADDÎ ZEKÂT ile/ve MÂNEVÎ ZEKÂT

( Malı temizler. İLE/VE Nefsi temizler. İlim ve sevgiyle verilir. )

( Olgun bir meyve koparılmaz da sapının ya da çöpünün üstünde kalırsa, tevek onu sömürür, meyvenin içindeki gıda, geldiği yere geri gider. )


- MADDÎ ile/ve MÂNEVÎ


- MADDÎ ile/ve MEKANİK

( MATERIAL vs./and MECHANICAL )


- MADDÎ ile/ve/değil/>< MÜCERRED

( ... İLE/VE/DEĞİL/>< Maddî olmayan. )


- MADDİLEŞMEK ile MADDİLEŞTİRMEK ile MADDİ/LİK ile MADDİ ZARAR


- MADDİYAT ile MADDİYATÇI/LIK


- MADEN YATAĞI ile/ve/||/<>/> MADEN OCAĞI


- MADEN ile/ve/<> ERGENE

( ... İLE/VE/<> Maden yeri. )


- MADEN ile/ve/||/<> MADEN-İ ENVÂR[< NUR]


- MADENİ PARA ile MADENİ PARA ile PARA BASMA ile EŞ GÜVENCE

( COIN vs. COINAGE vs. COINING vs. COINSURANCE )

( سکه ile سکه زدن ile ابداع واژه ile مسکوکات ile ضرب ile بيمه مشترک )

( SAKEH ile SAKEH ZADAN ile EBDA VAZHEH ile MOSKOKAT ile ZAB ile BEYMAH MOSHTARK )


- MADENSELLEŞMEK ile MADEN ile MADENİ ile MADENCİ/LİK ile MADENSEL ile MADEN GAZI ile MADEN SUYU ile MADEN YÜNÜ ile MADENİ YAĞ ile MADENİ YÜN ile MADEN DEVRİ ile MADEN OCAĞI ile MADENİ PARA ile MADEN BİLİMİ ile MADEN DAMARI ile MADEN FİLİZİ ile MADEN KİRASI ile MADEN KUYUSU ile MADEN KÖMÜRÜ ile MADEN MAVİSİ ile MADEN SODASI ile MADEN YATAĞI ile MADEN CEVHERİ ile MADEN BİLİMSEL


- MADEN/TAŞ/LİNYİT[Fr. < Lat.] KÖMÜRÜ ile/değil ODUN KÖMÜRÜ

( Madenleri odunla, maden kömürüyle ya da linyit kömürüyle eritmek olanaklı değil/di. İLE/DEĞİL Maden, ancak odun kömürüyle eritilebilir/di. )

( Bileşimindeki karbon oranı %60-70 olan, kahverengi ya da siyah, taşıl kömür. İLE Odunun kömürleştirilmesiyle elde edilen, kalori değeri düşük kömür, mangal kömürü. )

( Jeolojik dönemler boyunca dönüşüme uğrayarak büyük bir kalori gücü kazanan, bitki fosillerinden oluşan doğal yakıt. İLE/DEĞİL Odunun, kömürleştirilmesiyle elde edilen, kalori değeri düşük kömür. )

( ... ile/değil ÂLÂS )


- MADİKLEMEK ile MADİK ile MADİKÇİ/LİK


- MADIMAK ile/||/<> SİNOP MADIMAĞI

( İlkbaharda, kırlarda yetişen, ufak yeşil yapraklı, yenilebilen bir kır bitkisi. )


- MADREPORLAR -ile

( Mercanlar sınıfının kalkerli hayvanları içine alan bir takımı. )


- MADRÛB ile/||/<> MADRÛB FÎH ile/||/<> TAD'ÎF

( Çarpılan. İLE/||/<> Çarpan. İLE/||/<> İki katını alma işlemi. )


- MAFSAL ile MAFSALLI


- MAFYA ile/ve/||/<> CUNTA


- MAFYA ile/ve/<> (")HÜKÜMET(")

( FaRkLaR'ı değil önemli bir ortak yanları vardır. İkisinde de haktan, hukuktan eser yoktur ve/ya da olmayabilir (ne yazık ki[hükümet için]). )


- MAFYALAŞMAK ile MAFYA/LIK ile MAFYACI/LIK ile MAFYA ÇİZGİSİ


- MAGANDA ile MAÇO


- MAGANDA/LIK ile MAGANDA KURŞUNU


- MAGÂNİM[Ar. < MAGNEM] ile MAGÂRİM[Ar. < MAGREM]

( Ganimetler, düşmandan ele geçirilen mallar. İLE Ödenilecek borçlar, diyetler. )


- MAĞARA ile/ve/||/<>/> BARAKA


- MAĞARA ile İTİRAZCI ile SIZLANMA

( CAVIL vs. CAVILLER vs. CAVILLING )

( عيبجوئي کردن ile عيب گو ile خردهگير ile عيبجوئي ile عيب گوئي ile خردهگيري )

( EYBEJOYEY KARDAN ile EYBE GO ile KHARDEGGYR ile عيبجوئي ile EYBE GOIY ile خردهگيري )


- MAĞARA ile KAVERNÖZ

( CAVERN vs. CAVERNOUS )

( غار ile حفره ile غاردار ile غاري ile مغاري ile غارمانند )

( GHAR ile HAFAREH ile غاردار ile غاري ile مغاري ile غارمانند )


- MAĞARA ile MAĞARA ADAMI

( CAVE vs. CAVEMAN )

( زاغه ile مغاره ile مجوف کردن ile کهف ile غار ile غارنشين )

( ZAGHEH ile MOGHAREH ile MOJOOF KARDAN ile KONPAF ile GHAR ile غارنشين )


- MAĞARA ile MAĞARA SESİ ile MAĞARA RESMİ ile MAĞARA BİLİMİ ile MAĞARA BİLİMCİ


- MAĞARA ile/ve/||/<> YERALTI

( Platon. İLE/VE/||/<> Dostoyevski. )


- MAĞAZA ile MAĞAZACI/LIK


- MAĞAZA ile/ve/<> REYON[Fr. < RAYON]

( ... İLE/VE/<> Bir mağazanın yalnız bir tür eşya satılan bölümü. )


- MAGAZİNLEŞMEK ile MAGAZİNLEŞTİRMEK ile MAGAZİN ile MAGAZİN BASINI ile MAGAZİN DÜNYASI


- [ne yazık ki]
MAĞDUR ETMEK ile/ve/değil/||/<>/> MAĞDUR GÖSTERMEK


- MAĞDUR HAKLARI ile/ve/<> SANIK HAKLARI


- MAĞDUR/HASTA EDEN/ETMEK ile/ve/değil/||/<>/< MAĞDUR/HASTA OLAN/OLMAK


- [ne yazık ki]
MAĞDUR ile/ve/||/<> MAZLUM


- MAĞDUR ile/ve/||/<> MUZDARİP/MUZTARİB[< DARB]


- MAĞDUR ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/>< ZÂLİM


- MAĞDUR/İYET ile MAHCUB/İYET


- MAGMA ile MAGMASAL


- MAGNETİC LEVİTATION ile/||/<> ELECTROMAGNETİC LEVİTATION

( Magnetic levitation kalıcı mıknatıs alanlarıyla yüzdürme yaparken İLE electromagnetic levitation elektromanyetik bobinlerle yüzdürme yapar )

( Formül: Meissner effect )


- MAGNETİC MONOPOLE ile/||/<> ELECTRIC CHARGE

( Magnetic monopole tek kutuplu manyetik yük olacakken İLE electric charge bilinen elektriksel temel yüktür )

( Formül: Dirac quantization )


- MAGNETOHYDRODYNAMICS ile/||/<> FLUİD DYNAMICS

( Magnetohydrodynamics iletken akışkanların manyetik alanda davranışını incelerken İLE fluid dynamics sadece akışkan mekaniğini inceler )

( Formül: Lorentz force )


- MAGNEZYUM ile KELİFİT[Fr. < KELYPHITE]

( Atom numarası 12, atom ağırlığı 24,30, yoğunluğu 1,7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir öğe. İLE Hidratlı doğal magnezyum silikat. )


- MAGNEZYUM ile MAGNEZYUMLU ile MAGNEZYUM KLORÜR ile MAGNEZYUM SÜLFAT ile MAGNEZYUM KARBONAT


- MAGNEZYUM ile TALK[Ar.]

( Atom numarası 12, atom ağırlığı 24,30, yoğunluğu 1,7 olan, gümüş renginde, parlak bir alevle yanan, çok hafif bir öğe. [simgesi Mg] İLE Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum. )


- MAGNON İLE PHONON İLE PLASMON İLE POLARON ile/||/<> KUASİPARÇACIKLAR

( Kollektif uyarılmalar. )

( Formül: ω = ck (phonon) )


- MAGRİB[Ar. < GARB | çoğ. MAGARİB] ile Magrib[Ar.]

( Batı. | Akşam. İLE Batı tarafında olan ülkeler. | [Afrika için] Mısır ötesindeki kuzey bölümü.[İspanya, Portekiz] )


- MAGRİB-İ AKSÂ[Ar.] ile MAGRİB-İ EDNÂ[Ar.] ile MAGRİB-İ ESVÂT[Ar.] ile MAGRİB OCAKLARI[Ar.]

( Fas, Marakeş. İLE Trablus ve Berberiye. İLE Tunus, Cezâyir. İLE Trablus, Tunus ve Cezâyir. )


- MAGRİS[Ar. < GARS | çoğ. MAGARİS] ile MAGRİZ[Ar. çoğ. MAGARİZ]

( Fidanlık, fidan yetiştirilen yer. İLE Bir şeyin dahil edildiği yer, bir şeyin çıktığı, büyüdüğü geliştiği yer, kuyruk dibi. | Büyükayı[Dübb-i Ekber] denilen yıldız takımının dörtgeniyle kuyruğunun birleşme noktasında bulunan, kümenin dördüncü parlak yıldızı. )

( ... cum URSUS MAJORIS )


- MAĞRUR OLMA SULTANIM/PADİŞAHIM! SENDEN BÜYÜK, ALLAH VAR! ile/ve/||/<> DEVEDEN BÜYÜK, FİL VAR!


- MAĞRUR ile/ve/değil/yerine/||/>< MAĞDUR

( Mağdur olan, mağrur olur. )

( "Mağrurun" değil mağdurun yanında olmayı yeğleriz/yeğlemeliyiz... )


- MAĞRURLANMAK ile MAĞRUR/LUK ile MAĞRURCA


- MAGRÛS/E[Ar. < GARS] ile MAGRÛZ[Ar.]

( Toprağa dikilmiş. İLE Taze. )


- MAGZÂ[Ar.] ile MAGZÂ[Ar. çoğ. MAGAZÎ]

( Amaç, istek, meram. İLE Gazâ, savaş öyküleri. | Savaş. )


- MÂH[Fars.] ile MÂH[Fars.]

( Ay. | Yılın 1/12'si. İLE Geçersiz [para]. | Rezil, münâfık, alçak. )


- MAHABBET[Ar.] ile İŞK[Ar.]


- MAHABBET[Ar.] ile SADÂKAT[Ar.]


- MAHABBET[Ar.] ile ŞEHVET[Ar.]


- MAHABBET ile ŞİRK


- MAHABHARATA ile/||/<> UPANİŞADLAR ile/||/<> PALİ

( Kutsal sayılan bir Hint Destanı. Kötü ruhlar ile iyi ruhlar arasındaki çatışma üzerine dayalıdır. @@ Hindu felsefesinin kaynaklarından sayılan Sanskritçe yazılar. @@ Hindistan'ın kuzeyinde konuşulan ve Sakyamuni Buda'nın anadili olan dil. )


- MÂHÂBİS[Ar. < MAHBES] ile MAHÂBÎS[Ar. < MAHBÛS] ile MAHÂBİZ[Ar. < MAHBEZE]

( Hapishaneler. İLE Hapsedilmiş, bir yere kapatılmış olanlar. İLE Ekmek fırınları/dükkanları. )


- MAHADAKASH ile CHIDAKASH ile PARAMAKASH

( Doğadır, var olanlar okyanusudur, duyular aracılığıyla temas kurulabilen her şey ile fiziksel uzaydır. @@ Brahman'ın sınırsız bilgi yönü, farkındalık alanı. Hem bireysel, hem evrensel bilinç anlamında da kullanılır. Zamanın zihinsel uzayıdır, algılamadır. @@ Paramakash zamansız ve uzaysız(mekânsız) gerçektir, zihinsiz, ayırt edilemez, sonsuz potansiyel güçtür. )

( Var olanların geniş ve büyük alanı, nesne ve enerji evreni. @@ Brahman'ın sınırsız bilgi yönü, farkındalık alanı. @@ Büyük saha, zamanı ve uzayı olmayan Gerçeklik. Mutlak Varlık. )

( Mahadakash is nature, the ocean of existences, the physical space vs. all that can be contacted through the senses. WITH Chidakash is the expanse of awareness, the mental space of time, perception and cognition. WITH Paramakash is the timeless and spaceless reality, mindless, undifferentiated, the infinite potentiality. )


- MAHÂFİL[Ar. < MAHFİL] ile MAHÂFİR[Ar. < MİHFER/E]

( Oturulacak, görüşülecek yerler, toplantı yerleri. | Büyük camilerde, sultanlara ya da müezzinlere ayrılmış etrafı parmaklıkla çevrilmiş olan yerler. İLE Hattatların, yanlışı kazımakta kullandıkları, bir çeşit kalemtraş. | Beller. Kazmalar. )


- MAHA-KARTA ile/||/<> MAHA-KASYAPA ile/||/<> MAHA-MANTRA ile/||/<> BİJA-MANTRA

( Büyük yapıcı. Zihin büyük yapıcıdır, her zaman bir şeyle meşguldür. @@ Buda'nın müritlerinden biri ve Dharma Lambası'nı ilk alan kişi. @@ Büyük büyü, efsun, sihir. @@ Tohum mantrası ya da tek kelimeden oluşan bir güç çığlığı. )


- MAHAL ile/||/<> MÂFEVK ile/||/<> EMÂKİN ile/||/<> HÂNE ile/||/<> MESKEN ile/||/<> MINTIKA ile/||/<> SÜKNÂ

( Yer. İLE/||/<> Üst mahal. İLE/||/<> Mahaller, mekanlar, mevkiler, yerler. İLE/||/<> Ev. İLE/||/<> Kişinin fiilen oturduğu yer, konut. İLE/||/<> Bölge, yer, mahal. İLE/||/<> Oturma [oturulacak yer]. )


- MAHALL[Ar. < HULÛL | çoğ. MAHÂLL] ile MAHÂLL[Ar. < MAHALL]

( Yer. İLE Yerler. )


- MAHALLE BASKISI ile/değil ÖRGÜTLÜLÜK


- MAHALLE ile/değil/||/<> MAHAL'E


- MAHALLE ile MAHALLECE ile MAHALLELİ/LİK ile MAHALLE ARASI ile MAHALLE İMAMI ile MAHALLE KARISI ile MAHALLE BEKÇİSİ ile MAHALLE KAHVESİ ile MAHALLE MEKTEBİ ile MAHALLE MUHTARI ile MAHALLE ÇAPKINI ile MAHALLE ARKADAŞI


- MAHALLİLEŞMEK ile MAHAL ile MAHALLİ/LİK ile MAHALLİ İDARE ile MAHALLİ SEÇİM


- MAHA-MAYA ile/||/<> LİLA

( Büyük İllüzyon. Gerçekdışılık. Maya Gerçek'i örtüp gizleyen aldatıcı güçtür. @@ Oyun, şaka, bir ilâhi oyun olarak bakılan kozmos. )


- MAHAPARİNİRVANA ile/||/<> BRAHMANİRVANA

( Sonsal Nirvana. Nirvana'ya bu yaşamda erişilebilir, ölümü Sonsal Nirvana takip eder. @@ En üst varlığın içinde erimek, yok olmak. Tasavvuf'taki karşılığı "Fenafillah". )


- MAHARET/BECERİ ile/ve MEZİYET

( SKILL/ABILITY vs./and MERIT )


- MAHÂRET ile/ve/||/<> HAMARAT

( Beceri. İLE/VE/||/<> Ev işlerinde, çok çalışkan ve becerikli kadın. )


- MAHARET ile HÜNERLİ

( DEXTERITY vs. DEXTEROUS )

( تردستي ile زبردستي ile مهارت ile سبکدستي ile تردست ile زبردست )

( تردستي ile زبردستي ile MACPEHERT ile SABKADASTY ile TARDAST ile زبردست )


- MAHARET ile MAHARETLİ/LİK ile MAHARETSİZ/LİK ile MAHARETSİZCE


- MAHA-SATTVA ile/||/<> MAHA-TATTVA ile/||/<> SATYAM-SHİVAM-SUNDARAM

( En Yüce Uyum. @@ Büyük Gerçek, En Yüce Bilinç. @@ Doğru, iyi, güzel. Satyam(doğruluk), shivam(lütufkâr), sundaram(güzel). )


- MAHA-VAKYA ile/||/<> AHAM BRAHMASMİ ile/||/<> BRAHMASMİ ile/||/<> SOHAM ile/||/<> TAT-SAT

( Yüce söz. En üstün Vedanta gerçeklerini ifade eden dört Upanişad. @@ Ben Brahma'yım. @@ Ben En Yüce'yim. Saf bilincin ifadesi. @@ Ben O'yum. @@ Gerçek O'dur. )


- MAHAYANA (OKULU) ile/ve HİNAYANA (OKULU)

( Büyük yol. İLE/VE Küçük yol. )

( DA CHENG ile/ve XIAO CHENG )


- MAHÂZÎL[Ar. < MAHZÛL] ile MAHÂZÎR[Ar. < MAHZÛR]

( Rezil/rüsva olan kişiler. İLE Sakınılacak, korkulacak, hazer olunacak şeyler, engeller, sakıncalar. )


- MAHBES[Ar. < HABS] ile MAHBEZ[Ar. çoğ. MAHÂBİZ]

( Hapsolunma yeri, hapishane, zindan, cezaevi. İLE Ekmek fırını/dükkanı. )


- MAHCÛB ile MEKŞUF


- MAHCUBİYET ile/ve İKÂZ


- MAHCUBİYET ile/ve/değil/||/<> MAHVİYET


- MAHCUP/LUK ile MAHCUPÇA


- MAHDUM[Ar.] ile/ve/||/<> KERÎME[Ar.]

( Erkek çocuk. İLE/VE/||/<> Kız çocuk. )


- MAHDUT[Ar. < HADD] ile/ve/||/<>/>/< MAZBUT[Ar. < ZABT]


- MAHFAZA ile MAHFAZALI ile MAHFAZASIZ


- MAHFİ ile MAHFİL


- MAHFİL[Ar.] ile MECLİS[Ar.]


- MAHFÛZ[Ar. < HIFZ] ile MAHFÛZ[Ar.]

( Saklanmış, hıfz olunmuş. | Korunmuş, gözetilmiş. | Gizlenmiş. | Ezberlenmiş. İLE Alçalmış. )


- MÂHÎ[Ar. < MAHV] ile MÂHÎ[Fars. | çoğ. MÂHİYÂN]

( Yok edici/mahvedici, yok eden/mahveden. İLE Balık. | Güneybalığı'nın a yıldızı. [Fr. FORMALHAUT] | Aylık. )


- MAHİYE ile MAHİYET


- MAHİYET ile CEVHER

( Mâhiyet + Suret + Ârazlar. İLE/VE Öz. )

( Mâhiyet, taksim edilmez. )

( Mâhiyetten istisna yapılmaz. )

( CONFIGURATION vs./and QUIDITY/ESSENCE )


- MÂHİYET ile/ve/<> MÂLİYET


- MAHİYET ile/ve/||/<> MUHTEVÂ


- MÂHİYET ile/ve/değil/= VARLIK

( Hiçbir nitelik ve nicelik, mahiyete yüklen(e)mez. )

( [not] QUIDITY/ESSENCE vs./and/but/= EXISTENCE )


- AYRIM:
MAHİYETİ GEREĞİ ile/ve/||/<> SURETİ GEREĞİ


- MÂHİYET'TE VARLIK:
AYNİYET ile/ve GAYRİYET ile/ve CÜZZİYET


- MAHKEME ile/||/<> AREOPAJ[Fr.]

( ... İLE/||/<> Eski Atina'da mahkeme. )


- MAHKEME ile/ve/<> İSTİNAF (MAHKEMESİ)

( ... İLE/VE/<> Mahkemenin verdiği kararı kabul etmeyerek, bir kararı, istinaf mahkemesine götürme. | [eskiden] [MAHKEMESİ]: İlk derecedeki mahkemelerle Yargıtay arasında yer alan mahkeme. )


- MAHKEME ile MAHKEME ŞEFİ ile ASKERİ MAHKEME ile TEMYİZ MAHKEMESİ ile BANT ile NAZİK ile NEZAKET ile ADLİYE ile NEZAKETLE ile MAHKEME SALONU ile MAHKEMELER ile KUR ile AVLU

( COURT vs. COURT MARSHAL vs. COURT MARTIAL vs. COURT OF APPEALS vs. COURT PLASTER vs. COURTEOUS vs. COURTESY vs. COURTHOUSE vs. COURTLY vs. COURTROOM vs. COURTS vs. COURTSHIP vs. COURTYARD )

( اظهار عشق کردن ile بارگاه ile دادگاه ile ديوانخانه ile دربار ile محاکمه صحرايي کردن ile محاکمه صحرايي ile دادگاه تميز ile دادگاه استان ile مشمع سريشمي ile مبادي آداب ile مردم نوازي ile تربيت ile تواضع ile کاخ دادگستري ile درباري ile اطاق دادگاه ile محاکم ile نظر بازي ile صحن )

( EZEHAR ESH KARDAN ile BARGAH ile DADEGAH ile ديوانخانه ile DARBAR ile MOHAKAMEH SAHRAYY KARDAN ile MOHAKAMEH SAHRAYY ile DADEGAH TAMYZ ile DADEGAH ESTAN ile MOSHAM SARYSHAMY ile MOBADY ADAB ile MARDAM NAVAZY ile TARBYT ile TAVAZE ile KAKH DADGOSTERY ile DARBARY ile OTAGH DADEGAH ile MOHAKAM ile NAZAR BAZY ile SAHN )


- MAHKEME ile/ve/||/<>/> UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ


- MAHKEMELEŞMEK ile MAHKEME/LİK ile MAHKEMELİ ile MAHKEME KAPISI ile MAHKEME KARARI ile MAHKEME MASRAFI


- MAHKÛM ETMEK ile/ve/yerine ELEMEK


- MAHKUM İKİLEMİ ile/ve/||/<> NEWCOMB SORUNU


- MAHKUM ile MAHKUMİYET

( CONVICT vs. CONVICTION )

( جاني ile مجرم ile محکوم ile محکوميت )

( JANY ile MOJRAM ile MOHKOM ile MOHKOMYT )


- MAHKÛM (OLMAK) ile/ve MECBUR (OLMAK)


- MAHKÛM[Ar.] ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< MUHTAÇ[Ar.]


- MAHKÛMİYET ile/ve/> MAHRÛMİYET

( İki ucta da olmayacak/kalmayacak biçimde hareket etmek gerek. )


- MAHLAS ile/ve/||/<> TAPŞIRMA

( Şair ya da yazarların kullandığı takma ad. İLE/VE/||/<> Şairin adına son dörtlükte yer vermesi. )


- MAHLEB[Ar.] ile MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB]

( Gülgillerden, 6-10 m. yüksekliğinde bir ağaç. Kokulu kiraz, İdris ağacı. | Bu ağacın, baharat olarak kullanılan, nohut büyüklüğündeki yemişi. | Bal. İLE Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençesi. )

( PRUNUS MAHALEB cum ... )


- MAHLEB[Ar. çoğ. MAHÂLİB] ile MAHLEB[Ar.]

( Aslan, kedi, doğan gibi hayvanların çengelli pençeleri. İLE İdris ağacı. | Bal. )


- MAHLÛK[Ar. < HALK] ile MAHLÛK[Ar.]

( Yaratılmış, halk olunmuş. İLE Traş edilmiş baş/yüz. )


- MAHLÛK/ÂT ile/ve MEVCÛD/ÂT


- MAHLÛL[Ar. < HALL] ile MAHLÛL[Ar.]

( Çözülmüş, dağılmış, hallolunmuş. | Erimiş, eritilmiş, eriyik. | Sahipsiz maaş ya da memurluk. | Mirasçısı bulunmayan ve hükümete kalan miras. İLE Delinmiş, öbür tarafına işlenmiş olan şey. )


- MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ ile MAHMUD I ÇEŞMESİ

( Fatih'te, İskender Paşa Camisi karşısındadır. İLE Nişantaşı, Bayıldım Caddesi'ndedir. İLE Kandilli'dedir. İLE Taksim - İstiklâl Caddesi'nin başındadır. İLE Topkapı Sarayı'nda, 3. bahçedeki Kuşhane Kapısı'nın yanındadır. İLE Tophane Meydanı'nda, Tophane[Nusretiye] Camisi ile Kılıç Ali Paşa Camisi arasındaki meydandadır. )

( 1747'de. [Barok üslûbunda.] İLE 1748'de. İLE 1751'de. İLE 1732'de. İLE 1735'te, Sultan II. Mahmud tarafından. İLE 1732'de, Sultan I. Mahmud emriyle, annesi Saliha Sultan için, Türk Rokoko üslûbunda, Mimar Mehmed Ağa'ya yaptırtılmıştır. [İstanbul'un en yüksek çeşmesidir.][Tophane Çeşmesi olarak da bilinir.] )


- MAHMUD BEY TÜRBESİ ile MAHMUD PAŞA TÜRBESİ

( Üsküdar'da, Aziz Mahmud Hüdai Sokağı başındadır. İLE Bayezıd'ta, Mahmud Paşa Camisi arkasındadır. )

( Sadrazam Kayseri'li Halil Paşa'nın oğlu Mahmud Bey'in türbesidir. [XVII. yy.] İLE Sadrazam Mahmud Paşa [ö. 1474] ve oğlunun türbesidir. )


- MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ ile MAHMUD II ÇEŞMESİ

( Emirgan'ın güneyinde, Boyacıköy'de, Fıstıklı Yokuşu'nun başındadır. İLE Emirgan'ın güneyinde, Boyacıköy Polis Merkezi ilerisindeki meydandadır. İLE Çemberlitaş'ta, Emin Sinan Camisi önündedir. İLE Bostancı'da, Bostancıbaşı Köprüsü yakınındadır. İLE İstinye'dedir. )

( 1838'de. İLE 1837'de. İLE 1819'da. İLE XIX. yüzyıl başında. İLE 1834'te. )


- MAHMUD PAŞA CAMİSİ ile MAHMUD ÇAVUŞ CAMİSİ

( Kapalı Çarşı yakınında, Mahmud Paşa semtindedir. İLE Sütlüce'dedir. )

( 1463'te, Sadrazam Mahmud Paşa emriyle, Mimar Atik Sinan'a yaptırtılmıştır. [Türkler'in İstanbul'da yaptırdığı ilk camilerdendir.] İLE 1538'de, Kızlar Ağası Mahmud Ağa tarafından. [Sütlüce Camisi olarak da bilinir.] )


- MAHMÛD[Ar. < HAMD] ile Mahmûd[Ar.] ile Mahmûd (Kaşgarlı)[Ar.]

( Övülmeye değer, hamdolunmuş, senâ edilmiş. | Hz. Peygamber'in adlarından biri. İLE Ebrehe'nin Kâbe'yi yıkmak üzere getirdiği filin adı. İLE Türk bilgini, sözlük yazarı ve edibi. | Dîvân-ü Lügat-it Türk'ün yazarı. )


- MAHMURLAŞMAK ile MAHMUR/LUK ile MAHMUR ÇİÇEĞİ


- MAHMUZLAMAK ile MAHMUZLANMAK ile MAHMUZ ile MAHMUZCU ile MAHMUZLU ile MAHMUZ ÇİÇEĞİ


- MAHREF[Ar.] ile MA'REF[Ar.]

( Yemiş sepeti. İLE Yüzün, sürekli açık görünen yeri/yerleri. )


- MAHREK[Ar. < HAREKET] ile MAHREK[Ar.]

( [mat.] Hareketli bir noktanın güttüğü yol. | Bir gök nesnesinin hareketinde, ağırlık merkezinin geometri bakımından yeri, yörünge. [Fr. ORBITE] İLE Yakacak yer. )


- MAHREM[Ar. < HARÂM | çoğ. MAHÂRİM] ile MAHREM[Ar.]

( Haram. Şeriatın yasak ettiği şey. | Nikâh düşmeyen, şeriatçe evlenilmesi yasak edilen. | Şeriatçe, kadının kendinden kaçmadığı erkek. | Biriyle çok samimi, içli-dışlı olan. | Gizli olan, herkese söylenilmeyen. | Herkesçe bilinmemesi gereken. | Tanrı'nın sırlarını öğrenmeye başlayan kişi. İLE İki dağ arasındaki yol. )


- MAHREM-İ ESRÂR ile/ve/||/<> MAHREM-İ RÂZ

( Kendine sır söylenilen kimse, sırdaş. İLE/VE/||/<> Kendine sır verilmiş kişi. | Allah'ın sırrıan âşinâ olmayan başlayan kişi, velî. )


- MAHRUM ile MAZLUM


- MAHRÛMİYET ile/ve/||/<>/> MAĞDURİYET


- MAHRÛMİYET ile/ve ÖLÇÜ

( DEPRIVATION vs./and MODERATION )


- MAHRÛT ile/||/<> MAHRÛT KÂİM ile/||/<> MAHRÛT MÂİL ile/||/<> MAHRÛT MUDALLA ile/||/<> MAHRÛT NÂKIS

( Koni. İLE/||/<> Dik koni. İLE/||/<> Eğik koni. İLE/||/<> Çokgen koni. İLE/||/<> Kesik koni. )


- MAHRUT ile MAHRUTİ


- MAHŞER[Ar.] ile MAŞER[Ar.]

( Kıyâmet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. | Büyük kalabalık. İLE İnsan topluluğu, toplum. )


- MAHŞERLEŞMEK ile MAHŞER ile MAHŞERİ ile MAHŞER GÜNÜ ile MAHŞER MİDİLLİSİ


- MAHSUB[Ar. < HİSÂB | çoğ. MAHÂSİB] ile MAHSÛB[Ar.]

( Hesaba katılmış, hesap edilmiş. | Büyük bir zâta mensup kişi. İLE Kızamık çıkarma. )


- MAHSUBEN[Ar.] ile/değil BİNAEN[Ar.]

( Sayılca. İLE/DEĞİL Dayanarak. )


- MAHSÛD[Ar. < HASED] ile MAHSÛD[Ar.]

( Kıskanılan, hased olunan/edilen. İLE Ekini biçilmiş, hasad edilmiş. | Biçilmiş ekin. )


- MAHSUL ile MAHSUL KULAKLI ile KIRPILMIŞ ile EKİN

( CROP vs. CROP EARED vs. CROPPED vs. CROPPER )

( محصود ile محصول ile سرشاخه زدن ile حاصل کردن ile حاصلخيز شدن ile ماشين کردن ile گيسو را زدن ile مو زده ile حاصل دادن ile ماشين موزني )

( محصود ile MAHSUL ile SARSHAKHEH ZADAN ile HASL KARDAN ile HASELKHYZ SHODAN ile MASHYNE KARDAN ile GYSO RA ZADAN ile MO ZADEH ile HASL DADAN ile MASHYNE MOZANY )


- MAHSUN[Ar. < HISN] ile MAHZÛN[Ar. < HAZÎNE] ile MAHZÛN[Ar. < HÜZN]

( Güçlendirilmiş, istihkâmlı. İLE Hazinede saklanılan şey. İLE Hüzünlü, tasalı, kaygılı. )


- MAHSÛR[Ar. < HASR] ile MAHSÛR[Ar.] ile MAHZUR[Ar.]

( Yorulmuş, feri gitmiş göz. İLE Kuşatılmış, muhâsara edilmiş. | Sınırlanmış, belirli edilmiş, hasredilmiş. | Men edilmiş. | Sıkıştırılmış, tazyik edilmiş. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )


- MAHSUS[< HAS] ile MAHSÜS[< HİS]


- MAHSÛS[Ar. < HİSS] ile MAHSÛS[Ar. < HUSÛS | çoğ. MAHÂSÎS, MAHSÛSÂT] ile MAHZÛZ[Ar. < HAZZ]

( Duyumsanan, hissedilen. İLE Başkasında bulunmayan, sadece bir kişiye ait olan. | Birine ayrılmış olan. | Lâyık. | Ayrı, müstakil, başlı başına. | Özel olarak. | İsteyerek, bile bile. | Şakadan. İLE Hoşlanmış, haz etmiş. )


- MAHSUS ile/ve/değil/yerine MÂKUL

( Elimizle/gözümüzle, duyularımızla. İLE/VE/DEĞİL Beyin, akıl ile. )


- MAHSÛSA ile KÜLLİYYE MÜSEVVERE ile CÜZ'İYYE MÜSEVVERE ile MÜHMELE


- MAHSUR ile MAHZUR


- MAHV OLMAK ile MUHAF OLMAK


- MAHV[Ar.] ile/değil/yerine HAVF[Ar.]


- MAHVETMEK ile MAHVEDEBİLMEK


- MAHYA KURULAMAYAN CAMİ -ile

( BAYEZİD CAMİİ [Minare aralığı en fazla olan cami.] )


- MÂHYA ile MÂHYA

( Ramazan gecelerinde, camilerde, iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil ya da elektrik ampulleriyle yazılan yazı ya da yapılan resim. İLE Çatılarda, iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm. )


- MAHYALARDA:
YAZI ile/ve/||/<>/> RESİM

( [Ramazan ayının ...] ... ilk onbeş gününde. İLE/VE/||/<>/> İkinci onbeş gününde. )

( )


- MAHYA/LIK ile MAHYACI/LIK ile MAHYA ŞENLİĞİ ile MAHYA KİREMİDİ ile MAHYA IŞIKLIĞI


- MAHZUNLAŞMAK ile MAHZUN/LUK ile MAHZUNCA


- ENGEL/SAKINCA/MAHZUR[Ar.] ile ENGEL/SAKINCA/BEİS[Ar.]


- MAHZÛR[Ar. < HAZR] ile MAHZÛR[Ar. < HAZER]

( Haram edilmiş, yanına yaklaşılması yasak edilmiş, haram. İLE Sakınılacak, korkulacak şey. | Engel. | Sakınca. )


- MAHZUR ile MAHZURLU ile MAHZURSUZ


- MÂ-İ CÂRİ ile/||/<> MÂ-İ LEZÎZ ile/||/<> LEB-İ DERYA

( Akarsu. İLE/||/<> İçilecek su, lezzetli su, memba suyu. İLE/||/<> Deniz kenarı, sahil. )


- MAİ ile MAİL ile MAİN


- MAİLLARD İLE CARAMELİZATION İLE FERMENTATION ile/||/<> GIDA REAKSİYONLARI

( Pişirme ve işlemedeki kimyasal değişimler. )

( Formül: Amino asit + Şeker → Aroma )


- MAİYET[Ar.] ile MAHİYET[Ar.]

( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )

( Birlikte bulunma. İLE Nitelik. )


- MAİYET ile MAİYET MEMURU


- MÂIZ[Ar.] ile/ve TEYS[çoğ. ETYÂS, TİYESE, TÜYÛS]

( ... İLE/VE Eril keçi. )

( TEKE ile/ve BÜZ )


- MAJESTELERİ ile ONUN ile ONUN İTİBARI ile ONUN KUTSALLIĞI ile ONUN ŞEREFİ

( HIS MAJESTY vs. HIS vs. HIS EMINENCE vs. HIS HOLINESS vs. HIS HONOR )

( او ile ايشان ile وي ile شت ile معظم له ile اعليحضرتا )

( O ile AYSHAN ile VEY ile SHT ile معظم له ile ELYHOZRTA )


- MAJOR ARC ile/||/<> MİNOR ARC

( Major büyük yay >180°, minor küçük yay <180°. )

( Formül: Greater İLE less than semicircle )


- MAJÖR ile MAJÖR GAM


- MAJORANA FERMİYON ile/||/<> ELEKTRONLAR

( Majorana fermiyon kendi antiparçacığıyken, elektron ayrı antiparçacığa (pozitron) sahiptir )

( Formül: ψ = ψ† )


- MAJORANA İLE WEYL İLE DİRAC İLE ANYONS ile/||/<> EGZOTİK KUASİPARÇACIKLAR

( Topoljik madde fiziği. )

( Formül: γ = γ† (Majorana) )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MA'KAD ile/değil MAK'AD[Ar.]

( Akd edilecek, sözleşilecek yer. İLE/DEĞİL Oturulacak yer, minder. | Oturak yeri, geri, kıç. )


- MAKADAMLAMAK ile MAKADAM


- MAKADÎR[Ar. < MİKDÂR/MAKDÛR] ile MAKADİR[Ar. < MAKDERET]

( Miktarlar, kısımlar. İLE Kudretler, kuvvetler. )


- MAKADÎR-İ MÜŞTEREKE[Ar.] ile MAKADÎR-İ MÜTENÂSİBE[Ar.]

( Aynı ölçü ile ölçülebilen miktarlar. İLE Orantılı çokluklar. )


- MAKAK ile ASLAN KUYRUKLU MAKAK

( )

( Uzunluğu 60 cm., kuyruğu 30 cm.'dir. Kuyruğunun ucu püsküllüdür. Hindistan'da yaşarlar. )

( ... cum MACACA SILENUS )


- MAKAK/LAR ile REŞİKEŞ MAKAKLARI


- MAKALE ile DENEME


- MAKAM ile/ve/<> AYAK

( Bir durak ile bir güçlünün etrafında, onlara bağlı olarak toplanmış seslerin umumi heyeti. [Şarkılarda.] İLE/VE/<> Türkülerde. )


- MAKAM ile/ve HAL


- MAKAM ile/ve HUZUR


- MAKAM ile/ve KİŞİ


- MAKAM ile KÜRDÎ

( ... İLE Klasik Türk müziğinde si bemol notasını andıran perde. | Dügâh perdesindeki bir makam. )


- MÂKAM ile MAHLÂS


- MAKAM ile MAKAM ODASI ile MAKAM ŞOFÖRÜ ile MAKAM ARABASI ile MAKAM ÖDENEĞİ ile MAKAM OTOMOBİLİ ile MAKAM TAZMİNATI


- MAKAM ile/ve MERCİ


- MAKAM ile/ve MERTEBE


- MAKAM ile/ve TAHT

( ... ile/ve ERÂİK[< ERÎKE] )


- MAKAMDA BULUNMA:
MÂRİFET'TEN ile/ve/değil/||/<>/< TÂLİP ÇIKMAMIŞ OLMASINDAN DOLAYI


- MAKAMDA OLMAK ile/ve/değil MAKAMDAN GÖRÜNMEK


- MAKAMDA OLMAK ile/ve/değil MAKAMDAN GÖRÜNMEK


- MAKAMDA YÜKSELİŞ ile/ve/değil/yerine HİZMETTE YÜKSELİŞ

( Allah'ın kudretiyle bitişen kişi, hepimize ücretsiz ve menfaatsiz olarak hizmet eder. )

( Bir meyve ağacı, uzaktan hep yaprak görünür. Yanına yaklaşınca meyveleri görünmeye başlar. Yaprak olmasa meyve yetişemez. O kadar yaprağın hizmeti o meyveler içindir. )

( Keşkül Dergisi'nden: Hizmet I, Hizmet II )


- MAKARA ile ÇARK

( PULLEY vs. WHEEL )


- MAKARA ile MAKARALI ile MAKARALI KUŞ


- MAKARA ile MANDAR[Yun.]

( ... İLE Gemilerde kullanılan küçük makara. )


- MAKARA ile TURNO[İt. ]

( ... İLE Tek dilli, bir tekerlekli makara. )


- MAKARNA ile ERİŞTE


- MAKARNA ile MAKARNACI/LIK


- MAKASLAMAK ile MAKASLANMAK ile MAKAS ile MAKASLI ile MAKASÇI/LIK ile MAKASSIZ ile MAKAS PAYI ile MAKAS HAKKI ile MAKASLI BÖCEK


- MAKAS/SINDI ile AYMAKAS

( ... İLE Üst ve alt başlıkları bir hilâl biçimi oluşturacak biçimde farklı eğrilikte bükülerek düzenlenmiş makas. [Alt ve üst başlıkların arasında köşegenler bulunur.] )


- MAKBUL OLAN ile/ve/<> KOLAY OLMAYAN


- MAKBUL ile/ve MERGUB


- MAKEDON ile MAKEDONCA


- MAKET HELİKOPTERDE:
4 KANALLI ile/ve/<>/> 6 KANALLI

( )


- MAKET ile MAKETÇİ/LİK ile MAKET BIÇAĞI


- MAKFERLAN ile MAKFERLANLI


- MAKİ[İt.] ile MAKİ/LEMUR

( Akdeniz dolaylarında, yaygın, bodur ağaç ve çalılardan oluşan bitki örtüsü. İLE Makigillerden, Madagaskar Adası'nda sık rastlanılan, uzun kuyruklu, yumuşak tüylü bir memeli primat. )


- MAKİ/LİK ile MAKİNİST


- MAKİNE ile/ve/değil MEKANİZMA


- MAKİNE ÖĞRENMESİ ile/||/<> DERİN ÖĞRENME

( Makine öğrenmesi genel, derin öğrenme çok katmanlı sinir ağları )

( Formül: y = f(Wx + b) İLE çok katmanlı f₁(f₂(...f_n(x))) )


- MAKİNE YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< MAKİNE YAPAN MAKİNA YAPMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< "YAPAY ZEKÂ" ÜRÜNLERİ/ARAÇLARI GELİŞTİRMEK/OLUŞTURMAK


- MAKİNE[İt. < MACCHINA]["MAKİNA" değil!] ile/ve/değil/||/<>/< ÇARK


- MAKİNELEŞMEK ile MAKİNELEŞTİRMEK ile MAKİNE ile MAKİNECİ/LİK ile MAKİNELİ ile MAKİNE GÜCÜ ile MAKİNE YAĞI ile MAKİNE ODASI ile MAKİNE PARKI ile MAKİNE DOLABI ile MAKİNELİ TÜFEK ile MAKİNELİ TABANCA


- MAKİNELEŞ(TİR)ME ile/ve/||/<> YABANCILAŞ(TIR)MA


- MAKİS[Ar. < KIYÂS] ile MÂKİS[Ar.]

( Kıyas edilebilir, benzetilebilir. İLE Duraksayan, mekseden. )


- MAKLÛB-İ MUAVVEC ile/ve/<> MAKLÛB-İ MÜCENNAH

( Bir sözcükteki harflerin, düzensizce yer değiştirmesiyle ortaya başka bir sözcüğün çıkması. İLE Söylenişleri aynı iki sözcükten birini, beytin başında, öbürünü sonunda getirme sanatı.
[Gül ruhun hecriyle lâl olmuş gönül ey gonca-fem
Gel bana ben ağlayayım bülbül gibi sen bak da gül.] )


- MAKRO MİNERALLER ile/ve MİKRO MİNERALLER(ESER ÖĞELER/ELEMENTLER)

( Gövdenin günlük gereksiniminin 100 miligramdan fazla olduğu öğeler. İLE/VE Gövdenin günlük gereksiniminin 100 miligramdan az olduğu öğeler. )


- MAKRO- ile MEGA- ile MİKRO-

( İri, büyük. İLE Büyük, -milyon. İLE Küçük .... )


- MAKROCYCLİC KİMYA ile/||/<> CROWN ETHER KİMYASI

( Makrocyclic kimya büyük halka yapıları genel olarak incelerken İLE crown ether kimyası spesifik iyon bağlama halka yapılarını inceler )

( Formül: Makrocycle )


- MAKROFAJ ile LENFOSİT

( Patojenleri fagositoz yapan büyük beyaz kan gözesi. İLE Bağışıklık tepkisinde görev alan beyaz kan gözesi. )


- MAKROME ile MAKROMELİ


- MAKROSİKLİK ile/||/<> AÇIK ZİNCİR

( Makrosiklik crown/porfi rin, açık zincir en, dien. )

( Formül: Halka İLE lineer )


- MAKSAT/MAKSAD[Ar.] ile/ve/değil/||/<> MURAT/MURAD[Ar.]


- MAKSAT ile/ve/||/<>/> HÜKÜM


- MAKSAT ile MAKSATLI/LIK ile MAKSATSIZ/LIK ile MAKSATLICA ile MAKSATSIZCA


- MAKSİ ile MAKSİ ETEK