ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(129/287)
- İSAF[Ar.] ile İSAL[Ar.]
( Bir isteği, yerine getirme. İLE Ulaştırma. )
- İSÂGA[Ar.] ile İSÂGA[Ar.]
( Kalıba dökme/dökülme. İLE Kolaylıkla yutma. )
- İŞ'ÂL[Ar. < ŞAAL] ile İŞ'ÂR[Ar. çoğ. İŞ'ÂRÂT]
( Alevlendirme, alevi parlatma, tutuşturma, şûlelendirme. | Şiddetlendirme. İLE Yazı ile bildirme, haber verme. )
- İSÂLE[Ar. < SEYL | çoğ. SEYELÂN] ile İZÂLE[Ar. < ZEVÂL]
( Akıtmak. İLE Yok etme, giderme. )
- İSALLOBAR ile İZOLOBARİK
( ISALLOBAR vs. ISALLOBARIC )
( هوا شناسي )
( NPAVA SHENASY )
- İSÂM[Ar. < İSM] ile İSÂM[Ar. < İSM]
( Ceza, bir suçun gerektirdiği sonuç. İLE Günaha sokma/sokulma. )
- ÎSÂR[Ar.] ile İS'ÂR[Ar.] ile ÎSÂR[Ar.] ile İS'ÂR/İSGAR["ga" uzun okunur] ile İ'SÂR[Ar.] ile İ'SÂR[Ar.] ile İ'SÂR[Ar.] ile İSÂR[Ar.]
( Bağ, sargı. | Esirlik. İLE Fiyat biçme, narh koyma. İLE İkram, bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kendi muhtaç olduğu halde bahşiş verme. | Seçme. İLE Çocuğun diş çıkarması. İLE Sürçdürme, ayak kaydırma. | Birini, büyüklere kötüleme/zemmetme. İLE Güçleştirme. | Fakirleşme. İLE İkindi zamanında bulunma. | Gelin olma çağına gelme. | Kasırga. İLE Keçi memesine takılan kese/torba. )
- İSÂR ile İS'ÂR ile îSÂR ile İS'ÂR/İSGAR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İSÂR
( Bağ, sargı; Esirlik. İLE
Narh koyma, fiyat biçme. İLE
İkram; bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kişinin, kendi, gereksinim duymasına karşın bahşiş vermesi. | Seçme. İLE
Çocuğun diş çıkarması. İLE
Sürçtürme, ayak kaydırma; birini büyüklere kötüleme. İLE
Güçleştirme; Fakirleşme. İLE
İkindi zamanında bulunma; Gelin olma çağına gelme; Kasırga. İLE
Keçi memesine takılan kese, torba. )
- İŞAR ile İŞARİ OY
- İŞÂRÂT ile/ve/<> İBÂRÂT
- İSÂRE[Ar.] ile İSÂVE[Ar.]
( Tozu havaya kaldırma. İLE Ağız karalığı, gammazlık. )
- İŞARET ETMEK ile DİKKATLERİ ÇEKMEK/ÇEKMEYE ÇALIŞMAK
- İŞARET PARMAĞI ile/ve/değil/||/<>/< ÖTEKİ ÜÇ PARMAK
( Bir yanlışın/eksiğin savunması olarak kendimizi hatasız/suçsuz göstermek için başka bir şeyi/kişiyi işaret ettiğimizde, işaret ettiğimiz parmağımız, işaret edilen şeyle ilgili olsa bile olayların/olguların kökenindekinin, kaynağının ve ağırlığın bizim "düşünce/davranış" ve "yorumumuz" olduğunu, öteki üç parmağımız bizi gösterir. )
( %25. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< %75. )
( İyi birini gördüğünüzde, onu taklit etmeye çalışın. Kötü birini gördüğünüzde, onun kusurlarını, kendinizde de arayın. )
- İŞARET PARMAĞIYLA GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/|| AYAK İZİ
- İŞARET ile DELİL
( SIGN vs. PROOF )
- İŞARET ile ÎMÂ
- İŞARET ile İŞMAR
( ... İLE El, göz ya da baş ile yapılan işaret. )
- İŞARETLEMEK ile İŞARETLENMEK ile İŞARETLETMEK ile İŞARETLEŞMEK ile İŞARETLEYEBİLMEK ile İŞARET ile İŞARETLİ ile İŞARETÇİ/LİK ile İŞARETSİZ/LİK ile İŞARET DİLİ ile İŞARET FİŞEĞİ ile İŞARET SIFATI ile İŞARET ZAMİRİ ile İŞARET PARMAĞI
- İSBA[Ar.] ile İŞBÂ[Ar.]
( Arapların uzunluk ölçüsü.[kadem'in 1/12'si]. | Uzatma. İLE Karnını doyurma. | Doyum, doyma. )
- İSBA[Ar.] ile İSBÂH[Ar. < SEBH] ile İŞBÂ'[Ar. < ŞİB]
( Arapların uzunluk ölçüsü.[kadem'in 1/12'si] İLE Suda yüzdürme/yüzdürülme. İLE Karnını doyurma, doyrulma. | Doyma. | Çoğalma, çoğaltılma. | Arap nazımında, vezin ve kâfiye zorunluluğundan dolayı sözcüğe bir harf katma. )
- İSBÎDÂC[Ar.] ile İSFÎDÂC[Ar.]
( Üstübeç. )
- İŞBİRLİĞİ/ÇÖZÜM ORTAKLIĞI ile/ve/||/<> DESTEK ALMA ile/ve/||/<> YARDIM ALMA ile/ve/||/<> YARARLANMA
( %60-70[kendin] - %30-40[öteki]. İLE/VE/||/<> %40-50[kendin] - %50-60[öteki]. İLE/VE/||/<> %70-80[öteki] - %20-30[kendin]. İLE/VE/||/<> %80-90[öteki] - %10-20[kendin]. )
- İŞBİRLİĞİ YAPMAK ile İŞBİRLİĞİ ile İŞBİRLİKÇİ
( COLLABORATE vs. COLLABORATION vs. COLLABORATOR )
( باهم کار کردن ile تشريک مساعي ile همکاري ile همدستي ile همدست )
( BANPAM KAR KARDAN ile TASHARYK MOSAEY ile NPAMKARY ile CPEHMADASTY ile CPEHMADAST )
- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> GÜÇ BİRLİĞİ
- İŞBİRLİĞİ ile/ve/<> İŞBÖLÜMÜ
( ... İLE/VE/<> Kendiyle ilgili her işi yapmamak. )
( COOPERATION vs./and/<> DIVISION OF LABOUR )
- İŞBÖLÜMÜ ile/ve/> İŞBİRLİĞİ
- İŞÇİ ile BİLİMBİREYİ
( Emeğinin karşılığını almazsa çalışmaz, çalışmaya devam etmez.[Haklı olarak!] İLE Hiçbir karşılık almasa da sonuna kadar çalışır. )
- İŞ/Çİ ile/ve EMEK/Çİ
- İŞÇİ ile/ve/||/<>/> USTA ile/ve/||/<>/> SANATKÂR
( Elleriyle çalışan. İLE/VE/||/<>/> Elleri ve aklıyla çalışan. İLE/VE/||/<>/> Elleri, aklı ve gönlüyle çalışan. )
- İŞÇİLİK ile/ve HİZMET
- İŞÇİ/LİK ile İŞÇİ SİGORTASI
- İŞE ALINDI ile İŞE ALINAN İŞÇİ ile İŞE ALINMIŞ ÇALIŞMA
( HIRED vs. HIRED WORKER vs. HIRED WORKING )
( اجير ile مزدور ile مزدبگير ile مزدوري )
( AJYR ile MOZDOR ile MOZDBAGYR ile مزدوري )
- İŞE ALINMA ile/ve İŞTEN ÇIKARILMA
( Bilgi, beceri gibi özelliklerle. İLE/VE Davranış ve tutumlarla. )
- İŞE/ÇALIŞMAYA BAŞLAYAMAMAK ile/ve/<>/değil İŞİN/ÇALIŞMANIN BÖLÜNMESİ/KESİLMESİ KAYGISI
( Her iş/çalışma, başlayana, elin değene kadardır. )
- İŞE YARAMAYAN ile/değil İŞİNE GELMEYEN
- İŞE YARARLILIK ile/ve DEĞİM/LİYÂKAT
- İŞE YARARLILIK ile/ve DEĞİM/LİYÂKAT
( Ne kadar yararlıysan, o kadar adamsındır. )
( USEFULNESS vs. MERIT )
- İŞE YARAYAN ile/ve/değil/||/<>/< İŞ GÖREN
- İŞE ile İŞE!
( Çalışılan yere/iş yerine gitmek/göndermek. İLE Birine [çocuğa/sayrıya vb.] işemesi yönünde, öneride ya da emirde bulunmak. )
- İŞEME ile KAŞAN
( ... İLE Hayvanların durup işemesi. )
- İŞEME ile/değil SİYME
( ... İLE/DEĞİL Kedi, köpeğin işemesi. )
- İŞEMEK ile/ve BOŞALMAK
- İŞEMEK/ÇÖĞDÜRMEK ile/ve SIÇMAK
( Değişim. İLE/VE Gelişim. )
( TO PEE/PISSING vs./and TO SHIT/DEFECATE/EGESTION/EXCRETION
Alteration. WITH/AND Development. )
- İŞETMEK ile İŞEYEBİLMEK ile İŞE UYGUN/LUK
- Isfahan ile ISFAHAN
( İran'da bir kent/eyâlet. İLE Türk müziğinde, dügâh perdesindeki makamlardan biri. )
- İSFENCİYYE-İ KARNİYYE ile İSFENCİYYE-İ KİLSİYYE
( Yumuşak susüngerleri. İLE Kireçli süngerler. )
( CÉRATOSPONGES avec CALEISPONGES )
- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile/>< FERAĞ
( Bir yeri ele geçirme. | Bir yeri geçici bir süre için ele geçirme. | Birini işten alıkoyma, engelleme, oyalama. | Uğraştırma. İLE/>< Bir işten vazgeçme, çekilme, el çekme, terk etme. | Bir taşınmazı başkasına bırakma, başkasının üstüne geçirme. | Boşaltma. )
- [ne yazık ki]
İŞGAL ile/ve/||/<>/> ÇÖLLEŞTİRME
- İŞGAL ile/ve/<> DEĞERSİZLEŞTİRME
- İŞGAL ile/değil/yerine ETKİLEME
- İŞGAL ile/değil FETİH
( ... İLE/DEĞİL "Ele geçirdiği" yere ve yaşayanlarına teklif sunuyorsa. )
( [not] OCCUPATION vs./but CONQUEST )
- İŞGAL ile İŞGALCİ/LİK
- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile İŞKÂL[Ar. < ŞEKL]
( Meşgul etme, işle uğraştırma. | İşten alıkoyma. | Tutma. | Oyalama. İLE Müşküllük, güçlük. | Güçleştirme, çetinleştirme. )
- İŞGAL ile İŞTİGAL
- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile İSTÎLÂ'[Ar. < VELY]
- İŞGAL ile/ve/||/<>/>/< SAVAŞ
- İŞGAL ile/değil YAYILMA
- İŞGALİYE ile İŞGALİYE RESMİ
- İŞGÜZAR/LIK ile/ve/||/<>/< BİLGİSİZ/LİK
- [ne yazık ki]
İŞGÜZÂR/LIK ile/ve/<> BOŞBOĞAZ/LIK
- İŞGÜZAR/LIK ile/değil/yerine/>< GAYRETKEŞ/LİK
- İŞGÜZAR/LIK ile İŞGÜZARCA
- İSHÂB[Ar.] ile ITNÂB[Ar.]
- İSHAK AĞA ÇEŞMESİ ile İSHAK AĞA ÇEŞMESİ ile İSHAK AĞA ÇEŞMESİ ile İSHAK AĞA ÇEŞMESİ
( Beykoz, Meydan Çarşısı'nda. [ON ÇEŞMELER adıyla da tanınır] [1746] İLE Beykoz'da, Ortaçeşme semtinde. İLE Yalıköy (Serbostanî Mustafa Ağa) Camisi'nin mihrabı önündeki bahçede. İLE Kireçburnu (Ağaçaltı) Camisi önündeki meydanda. )
( Dördü de Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yaptırılmıştır. )
- İSHAK KUŞU/BATAKLIK BAYKUŞU ile ÇİZGİLİ İSHAK KUŞU
(
)
( OTUS SCOPS cum OTUS BRUCEI )
- İSHAK ile/ve/||/<> İSMAİL
- İSHAL ile/değil ISHAL
- İSHAL ile İSHALLİ
( DIARRHEA vs. DIARRHETIC )
( اسهال ile شکم روش ile ريغو )
( ASEHAL ile SHKAM ROSH ile ريغو )
- İSHAL ile İSHALLİ
- İSHÂL[Ar. < SEHL] ile İSHÂR[Ar.]
( Sürgün, iç sürme, mülâyim dışkılama. İLE Gece uyutmayıp uyanık bulundurma. )
- ISHAL ile/ve/<> ISLAH
- ISHAL ile İZHÂR
- İSHÂN[Ar.] ile İSHÂN[Ar.]
( Düşmanı perişan etme. İLE Isıtma/ısıtılma, kızdırma/kızdırılma. )
- İSHAR ile İZHAR
- HEAT FLUX[İng.] / FLUX DE CHALEUR[Fr.] / WÄRMEFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKISI
- HEAT TRANSFER RESISTANCE[İng.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM DİRENCİ
- HEAT TRANSFER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM KATSAYISI
- HEAT TRANSFER[İng.] / TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIMI
- ENDOTHERMIC[İng.] / ENDOTHERMIQUE[Fr.] / ENDOTHERM[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI ALAN, ENDOTERMİK
- İŞİ:
BİLMEK ile/ve/||/<>/> TUTTURMAK
- İŞİ:
BİLMEYEN ile/değil/yerine/>< BİLEN
( "Hocası". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yapıcısı. )
- ONDE DE CHALEUR, ONDE THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISI DALGASI
- HEAT DETECTOR[İng.] / WÄRME DETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DEDEKTÖRÜ
- HARÂRET MUHAVVİLİ[Osm.] / HEAT EXCHANGER[İng.] / ÉCHANGEUR DE CHALEUR[Fr.] / WÄRMEAUSTAUSCHER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DEĞİŞTİRİCİ
- HEAT EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA CHALEUR[Fr.] / WÄRMEGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DENKLEMİ
- WÄRMELEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI İLETKENİ
- WÄRMELEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI İLETKENLİĞİ
- HEAT ENGINE[İng.] / WÄRMEENERGIEMASCHINE, WÄRMEKRAFTMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI MAKİNESİ/MOTORU
- HEAT PUMP[İng.] / WÄRME PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI POMPASI
- HEAT REGENERATORS[İng.] / WÄRME REGENERATIONSOFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI REJENERATÖRÜ
- KUDRET-İ HARÂRET[Osm.] / HEAT[İng.] / CHALEUR[Fr.] / WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI, SICAKLIK
- HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR[Fr.] / WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI SIĞASI
- HEAT CONVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ISI TAŞINIMI
- ISI ve IŞIK...:
OLSUN ile/ve/||/<>/> DOLSUN
- EXOTHERMIC[İng.] / EXOTHERMIQUE[Fr.] / EXOTHERM[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI VEREN, EKZOTERMİK
- EFFICACITÉ THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISI VERİMİ
- ISI YALITIMI ile/ve/değil/<> ISI YÖNETİMİ
- ISI YALITIMINDA:
BETON ile/değil/yerine/< AHŞAP ile/değil/yerine/< KÜTÜK ile/değil/yerine/< TAŞ ile/değil/yerine/< KERPİÇ ile/değil/yerine/< SAMAN
( Daha/en düşük. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Daha/en yüksek. )
- İŞİ YÜRÜTMEK ile "İŞİ GÖTÜRMEK"
( EXECUTE vs. "TO BEAR" )
- ISI ile ÖZGÜL ISI
( ... İLE 1 gram maddenin sıcaklığını, 1 ºC değiştirmek için emilmesi ya da kaybedilmesi gereken su miktarı. )
- ISI ile/||/<> SICAKLIK
( Isı enerji aktarımı İLE sıcaklık moleküler hareket ölçüsüdür )
( Q=mcΔT İLE T(K) )
- ISI ile/||/<> SICAKLIK
( Isı enerji aktarımı İLE sıcaklık moleküler hareket ölçüsüdür )
( Formül: Q=mcΔT İLE T(K) )
( Daniel Gabriel Fahrenheit tarafından 1724 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- İSİG ile İSİG KÖL/İSİG GÖL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sıcak. İLE Barsgan'da bir göl.[Uzunluğu otuz, eni on fersah.] )
- PHOTOSENSITIVITY[İng.] / PHOTOSENSITIVITÉ[Fr.] / IŞĞA DUYARLILIK[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIĞA DUYARLILIK
- IŞIĞA, IŞIKLA BAKMAK ile/ve YÖNTEME, YÖNTEMLE BAKMAK
- IŞIĞADOĞRULUM ile/<> IŞIĞAGÖÇÜM/IŞIKGÖÇÜM
( Işık etkisiyle bir bitkinin büyüme devinimi. İLE/VE/<> Birgözelilerde birdenbire aydınlanma sonucu görülen tepkime. )
( PHOTOTROPISM vs./<> PHOTOTACTISM )
- IŞIĞAN ile IŞIĞA GÖÇÜM ile IŞIĞA DOĞRULUM
- IŞIĞI GÖRMEK ile/ve/değil/||/<>/< IŞIKLA GÖRMEK
(
)
- IŞIĞI HAYAL ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARANLIĞI ANLAMAK
- IŞIĞIN:
YANSIMASI ile/ve/değil/||/<>/> KIRILMASI ile/ve/değil/||/<>/> SAÇILMASI
( Bir dalganın bir yüzeye çarparak geri dönmesi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bir dalganın bir ortamdan başka bir ortama geçerken yön değiştirmesi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Işığın farklı yönlere dağılması. )
( REFLECTION vs./and/||/<>/> REFRACTION vs./and/||/<>/> SCATTERING :OF LIGHT )
- ... IŞIĞINDA ile/<> ... ÇERÇEVESİNDE
- İSİGLİK ile İSİGLİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sıcaklık .İLE Aşk, sevgi. )
- IŞIK -ile
( TEVHİD )
- LUMINOUS FLUX[İng.] / FLUX LUMINEUX[Fr.] / LICHTSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK AKISI
- IŞIK DALGASINDA:
ŞİDDET ile/ve/||/<> RENK ve DOĞRULTU
( Dalga yüksekliği. İLE/VE/||/<> Dalga boyu uzunluğu. )
( Gümüşlü levha üzerine çekilen ve siyah-beyaz fotoğraflarda, ışıktaki şiddet değişiklikleri kaydedilirken, renkli fotoğraflarda, dalga boyu değişiklikleri de kaydedilir. Hologramda, ışığın şiddetiyle birlikte, ışık dalgalarının doğrultusu da kaydedilerek bir nesneyi üç boyutlu görmemiz sağlanır.[Bu, tek renk hologramlar için geçerli olsa da renkli hologramlar için ışığın üç özelliği de kaydedilir.] )
- KUDRET-İ ZİYÂ[Osm.] / LUMINOUS ENERGY[İng.] / ÉNERGIE LUMINEUSE[Fr.] / LICHTENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK ENERJİSİ
- LUMINOUS EFFICACY[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIK ETKİNLİĞİ
- LICHTDURCHLÄSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK GEÇİRGEN
- IŞIK HIZI ile/değil/< DÜŞÜNCE HIZI
( Saniyede, 300.000 km. İLE/DEĞİL/< En hızlı olan. )
- IŞIK HIZI ile/ve/||/<>/< ELEKTRON DENEYİ
( Joseph John Thomson[18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940] - 1897 )
- SÜRAT-İ ZİYÂ[Osm.] / LIGHT VELOCITY[İng.] / VITESSE DE LA LUMIÈRE[Fr.] / LICHTGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK HIZI
- IŞIK HIZININ:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ
( Madde. İLE/VE/<> Anti madde. )
( Fizik. İLE/VE/<> Metafizik. )
( V < C ile/ve/<> V > C )
- LICHTBEUGUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK KIRINIM ÇÖZÜMLEMESİ
- LICHTBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK KIRINIMI
- IŞIK KONİSİ ile/||/<> NEDENSELLİK
( Işık konisi nedensel ilişkili olaylar, dışındakiler nedensel bağlantısızdır. )
( Formül: Timelike İLE spacelike )
- IŞIK MİKROSKOBU ile/ve ELEKTRON MİKROSKOBU ile/ve KUVANTUM MİKROSKOBU
( Işık, cam merceklerden oluşan kondansör tarafından örnek üzerine odaklanır, daha sonra görüntü objektif ve okulerdeki mercekler tarafından büyütülerek gözle ya da fotoğraf filmi üzerinde izlenir. İLE/VE Işık yerine elektron yayıcı kaynak [mikroskobun üst kısmında] kullanılır ve cam mercekler yerine elektromıknatıslar kullanılır. Yayılan elektronlar, kondansör mercekler tarafından örnek üzerine odaklanır. Objektif ve projektör mercekleri tarafından büyütülen görüntü, izlenmek üzere bir ekrana ya da fotoğraf filmi üzerine düşürülür. )
- IŞIK - PARÇACIK BELİRSİZLİĞİ ile/ve/<>/= YER - YÖN BELİRSİZLİĞİ
- INTENSITÉ DE LA LUMIÈRE, INTENSITÉ LUMINEUSE[Fr.] / LICHTINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK ŞİDDETİ
- IŞIK ŞİDDETİ ile/||/<> IŞIK AKISI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Şiddet birim alan başına, akı toplam ışık miktarıdır )
( Formül: I=Φ/A İLE Φ )
- LUMINOUS EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT LUMINEUX[Fr.] / LICHTAUSBEUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK VERİMİ
- LIGHT EMITTING DIODE[İng.] / DIODE ÉLECTROLUMINESCENTE[Fr.] / LICHTEMITTIERENDE DIODE, LUMINESZENZDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK YAYAN DİYOT
- LIGHT INTENSITY, LUMINOUS INTENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIK YEĞİNLİĞİ
- IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI
( Işığın bir yılda boşlukta aldığı mesafe. [Zaman birimi değildir!] İLE/VE 1 Astronomik Birimi[AU], kütlesi sıfır kabul edilen bir taneciğin 1 Gauss yılı[365,256.898.300 gün] sürede çizdiği düzgün dairesel yörüngenin yarıçapı olarak kabul edilmiştir. )
( 1 ışık yılı = 63.241 AU [ 1 AU = 149.597.870.691 ± 30 m. ] | [9.5 Trilyon km. / 9.460.718.940.369.531 m. ± 1.897.230 m.] )
( Astronomik Birim [AU], Dünya'nın Güneş çevresinde çizdiği eliptik yörüngenin büyük ekseninin yarısı kabul edilir. )
( Dünya ile Ay arasındaki en fazla mesafe 1.3 ışık saniyesidir. )
( Dünya ile Güneş arasındaki en fazla mesafe 499 ışık saniyesidir [8.3 ışık dakikası]. )
( Güneş Sistemi'nin çapı yaklaşık 150 ışık saatidir. )
( Oort Bulutu[güneşin etrafında dönen kuyrukluyıldızlar kümesi] yaklaşık 2 ışık yılı çapındadır. )
( Güneş'e en yakın yıldız sistemi olan Alfa Centauri yıldız sistemi, Güneş Sistemi'nden yaklaşık 25 astronomik birim, yani 3,75 milyar km. uzaklıktadır. )
( Samanyolu Galaksisi'nin çapı 100.000 ışık yılı kadardır. )
( Samanyolu'nun komşu galaksilerinden Andromeda, bize 2.4 - 2.7 milyon ışık yılı uzaklıktadır. )
( Güneş'ten sonra dünyaya en yakın yıldız olan Proxima Centauri, 4.2 ışık yılı uzaklıktadır. )
( LIGHT YEAR vs./and GAUSS YEAR )
- LIGHT-YEAR[İng.] / ANNÉE-LUMIÈRE[Fr.] / LICHTJAHR[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK YILI
- IŞIK ile/ve/<> AN
( LIGHT vs./and/<> MOMENT )
- IŞIK ile/ve/<> ANTİ MADDE
( ... İLE/VE/<> Işık hızından daha hızlıdır. )
- IŞIK ile GAZIŞI
( ... İLE Termik etki olmaksızın, kendiliğinden görülen ışık. [Radyum, gazışıl bir öğedir.] )
- IŞIK ile/değil/yerine/||/<>/< GELECEK (VAR/VAAD EDİYOR)
- IŞIK ile/||/<> GÖRME
( Görme kuramı ve ışığın doğası )
( İbn Heysem (Alhazen) tarafından 1015 yılında keşfedildi/formüle edildi. (965-1040) (Ülke: Basra/Kahire) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Kitabul Menazır, optik biliminin kurucusu, bilimsel yöntem) )
- IŞIK ile/ve/||/<> GÜNEŞ IŞIĞI
( ... ile/ve/||/<> FÜRÛG-İ ÂFTÂB )
( SET ile/ve/||/<> JANSET )
- IŞIK ile HUZME[Ar.]
( ... İLE Işın demeti. )
- IŞIK ile/ve/||/<> IŞIĞIN YAYILIMI
( Fiziğin konusudur/alanıdır. İLE/VE/||/<> Matematiğin konusudur/alanıdır. )
- IŞIK ile IŞILTI
( ... İLE Hafif ışık. | Bir şeyin, ışıldarken saçtığı ışık. )
- IŞIK ile IŞIN
( ... ile HUZME[Demet. | Işın demeti.(HUZME-İ ZİYÂİYYE)] )
( LIGHT vs. RAY )
- IŞIK ile IŞITAÇ/IŞITIN/LAMBA[Yun.]
( Ateş, ampül vb.'den gelen ışık. )
( GLAUKOS ve KYANOS: Işığın ve karanlığın göreli yoğunluğunu ifade etmek için kullanılırdı. )
- IŞIK ile/ve IŞTIN/AYDINLIK
( LUX cum/et LUMEN )
- IŞIK ile/ve/değil/yerine/||/></< KARANLIK
( Görmek isteyenler için. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Görmek istemeyenler için. )
( [not] LIGHT vs./and/but/||/>< DARKNESS
DARKNESS instead of LIGHT )
- IŞIK ile/ve LAZER
( ... İLE/VE Tek dalga boyu yansıtan ışık. )
( LIGHT vs./and LASER[Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation] )
- NUR, ZİYÂ[Osm.] / LIGHT[İng.] / LUMIÈRE[Fr.] / LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK
- IŞIK ile/ve/<> PARÇACIK
( LIGHT vs./and/<> PARTICLE )
(1996'dan beri)