ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(115/287)
- HİGGS BOZONU ile/||/<> DİĞER BOZONLAR
( Higgs skaler spin-0 kütle veren, diğerleri vektör spin-1. )
( Formül: Yukawa coupling )
- HIGGS BOZONU ile/ve/||/<> GRAVITON
( Standart Model'deki fermiyonlara kütle kazandırmak için var olduğu öne sürülmüş, spini 0 olan parçacık. [H ya da h olarak kısaltılır.][Peter Higgs, Gerald Guralnik, Richard Hagen, Tom Kibble, François Englert ve Robert Brout tarafından 1960'larda öne sürülen ve 04 Temmuz 2012'de, CERN'deki araştırmalarda, özellikleri Higgs bozonuna benzeyen bir parçacığın gözlemlenmesiyle 2013 yılının Mart ayında kütlesi yaklaşık 125 GeV/c2 olan bir parçacık gözlemlediklerini ve ayrıntılı çözümlemelerin, bu parçacığın bir Higgs bozonu olduğunu gösterdiğini açıkladılar.] İLE/VE/||/<> Günümüze kadar varolduğu kanıtlanamamış, kütleçekim kuvvetini ilettiği varsayılan, sanal bir parçacık. [Genel Görelilik kuramının önemli bir parçasıdır. Graviton'un varoluşu, etkileri sayesinde bilinmektedir fakat onu ölçmek ya da gözlemlemek olanaksızdır.] )
- HIGGS PARÇACIĞI ile/ve/||/<> UN PARÇACIĞI
- HIGGS PARÇACIĞI/BOZONU ile/ve/||/<>/> PENTAKUARK
( Ayrıntılar için burayı tıklayınız... )
( Sayın Haluk Berkmen'in yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
- HİGH ENTROPY İLE QUASİCRYSTAL İLE AMORPHOUS ile/||/<> DÜZENSİZ MALZEMELER
( Kristal olmayan yapılar. )
( Formül: ΔSmix > 1.5R )
- HIGH-THROUGHPUT ile/||/<> MATERIALS GENOME ile/||/<> INVERSE DESIGN ile/||/<> MALZEME KEŞFİ
( Hızlandırılmış malzeme geliştirme. )
( Formül: Structure → Property → Performance )
- HIGH-THROUGHPUT SCREENING ile/||/<> TRADITIONAL SCREENING
( High-throughput screening otomatik sistemle çok sayıda bileşik test ederken İLE traditional screening manuel az sayıda test yapar )
( Formül: Robotic automation )
- HİGHER CATEGORY ile/||/<> CLASSICAL CATEGORY
( Higher category n-morphism içeren genelleştirilmiş kategoriyken İLE classical category sadece 1-morphism içerir )
( Formül: (∞ ile1)-category )
- HİGROMETRE ile HİGROMETRE
( HYGROMETER vs. HYGROMETRY )
( نم سنج ile رطوبت سنج ile نم سنجي )
( NAM SANJ ile ROTUBAT SANJ ile NAM SANJY )
- HYGROMETRY, HYGROSCOPY[İng.] / HYGROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİGROMETRİ
- HYGROMETRIC PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= HİGROMETRİK KÂĞIT
- HİJYEN ile/ve/||/<> STERİL
( Sağlıklı, temiz. İLE/VE/||/<> Mikropsuz, fazlalıktan arın(dırıl)mış. )
- HİJYEN[Fr./İng. HYGIÈNE < Yun.]["HİİJEN" değil!] ile TEMİZLİK
( Sağlık bilgisi/koşulları. İLE Sağlıklı olmayı/kalmayı devam ettirmek üzere sağlanması ve sürdürülmesi gereken eylem/tutum. )
( Ameliyat ya da açık yara gibi bazı ileri durumlar ve yapılacak incelikli işler için koşulların/araçların temiz olması yeterli değildir. )
( HYGIENE vs. CLEANLINESS )
( ... ile NEZÂFET )
- HIK ile HIK MIK
- HİKÂYE ile BOŞ
- HİKÂYE ile/ve FASA FİSO
- HİKÂYE ile/||/<> KISSA
- HİKAYELEMEK ile HİKAYELEŞTİRMEK ile HİKAYE ile HİKAYECİ/LİK ile HİKAYELİ ile HİKAYESİZ ile HİKAYE BİRLEŞİK ZAMANI
- HİKEM ile HİKEMİ
- HİKMET:
İLİM ile/ve/||/<> AMEL (UYUMLULUĞU)
- HİKMET ile/ve/<> HAKK
- HİKMET ile HİKMETLİ
- HİKMET ile/ve/> İFFET ile/ve/> CESÂRET/ŞECAAT ile/ve/> ADÂLET
( Aklın dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Şehvetin dengeliliği/îtidali. İLE/VE/> Öfkenin dengeliliği/îtidali. =/> HİLÂFET, HİDÂYET ve KEMÂLÂT'a eriştirir. )
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )
( [ucları(tefrit-ifrat)] BİLGİSİZLİK/CEHÂLET >< BİLGİÇLİK/MALÛMATFURUŞLUK ile/ve/> İLGİSİZLİK/İSTEKSİZLİK >< AZGINLIK ile/ve/> KORKAKLIK/KABALIK >< KAHRAMANLIK )
- HİKMET ile/ve/||/<> İLLET ile/ve/||/<> SEBEP
( Teoloji/de. İLE/VE/||/<> Ontolojik metafizik/te. | Numenal. İLE/VE/||/<> Fizik/te. Fenomenal. )
( Theology. VS./AND/||/<> Ontological metaphysics. | Numenal. VS./AND/||/<> Physics. Phenomenal. )
( WISDOM vs./and/||/<> CAUSE vs./and/||/<> REASON )
- HİKMET ile/ve LÜTÛF
- HİKMET ile NUTUK
- HİKMET ile SEBEP
- HİKMET-İ AMELİYE ile/ve HİKMET-İ ÂLİYE
- HİLAF ile HİLAL ile HİLAT ile HİLALİ ile HİLAFSIZ ile HİLAFSIZCA
- HİLÂF ile KARŞI, ZIT | YALAN
( KARŞI, ZIT | YALAN )
- HİLAFET ile HİLAFETÇİ/LİK
- HİLÂFET ile İMÂMET
- HİLÂFET-İ KÂMİLE ile HİLÂFET-İ NÂKISA
- HİLÂFIN(D)A -ile
( DIŞINDA, TERSİNE )
- HİLÂL/HİLÂLLEMEK -ile
( Zaman aralığı. )
- HİLÂLÎ ile/||/<> İHLÎLÎCÎ
( Hilâl biçimi. İLE/||/<> Oval. )
- HİLBERT İLE BANACH İLE FRÉCHET İLE SOBOLEV ile/||/<> FONKSİYON UZAYLARI
( Sonsuz boyutlu vektör uzayları. )
( Formül: ⟨f ileg⟩ = ∫f̄g dx )
- HİLBERT UZAYI ile/||/<> BANACH UZAYI
( Hilbert uzayında iç çarpım tanımlıdır İLE Banach uzayında sadece norm vardır )
( Formül: ||x|| = √⟨x ilex⟩ (Hilbert) İLE ||x|| normu (Banach) )
( David Hilbert tarafından 1899 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1943) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Hilbert uzayı, 23 problem) )
- HILBERT SPACE[İng.] / ESPACE D'HILBERT[Fr.] / HILBERTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİLBERT UZAYI
- HILDEBRAND FUNCTION[İng.] / FONCTION DE HILDEBRAND[Fr.] ile/değil/yerine/= HİLDEBRAND İŞLEVİ/FONKSİYONU
- HİLE[Ar. çoğ. HİLEL] ile/ve/<> DESİSE[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Hile, oyun, el altından yapılan iş. )
( FENT )
- HİLE ile/ve HESAP
- HİLE ile HİLECİ/LİK ile HİLELİ ile HİLESİZ/LİK ile HİLELİ İFLAS
- [ne yazık ki]
!HİLE[Ar.] ile !ŞİKE[Fr. CHIQUE]
( Birini aldatmak, yanıltmak için yapılan düzen, dolap, oyun, ayak oyunu, alavere dalavere, desise, entrika. | Çıkar sağlamak için bir şeye değersiz bir şey katma. İLE Bir spor karşılaşmasının sonucunu değiştirmek için maddi ya da manevi bir çıkar karşılığı varılan antlaşma. | Bir çıkar karşılığı, uzlaşarak bir iş yapma, aldatma. )
( MADİK ile ... )
- HÎLE[Ar.] ile TEDBÎR[Ar.]
- HİLKAT ile HİLKAT GARİBESİ
- HİLM[Ar.] ile İMHÂL[Ar.]
- HİLM ile MÜLÂYİM
- HİLM[Ar.] ile VAKÂR[Ar.]
- HİLYE[Ar.] ile HEY'ET[Ar.]
- HİLYE ile HZ. MUHAMMED
( Hz. Muhammed'in vasıflarını öven yapıt. )
- HİMALAYA[Sans. HİMA-ALAYA] -ile
( Karın biriktiği yer. )
- HİMALAYA TUZUNDA:
BEYAZ ile/ve/<> PEMBE
( Yemeklerde kullanılır. İLE/VE/<> Banyo ve tuz lambalarında kullanılır. )
( Hem beyaz, hem pembede, 83 nitelikli mineral bulunmaktadır. İLE/VE/<> Demiroksit ve bakır oranı daha yüksektir. )
( 70 - 80 m. derinlik ve kayalık bölgelerden çıkarılır. İLE/VE/<> Yüzeye yakın yerlerden ve bataklık altından çıkarılır. )
- HİMAYE ile HİMAYECİ/LİK ile HİMAYESİZ/LİK
- HİMÂYE ile/değil/yerine İDÂRE
- HİMÂYE/T ile/ve/||/<>/>/< HÂMİ
( Koruma, kollama. İLE/VE/||/<>/>/< Koruyucu. )
( Hâmisi olmadığımız hiçbir alanın himâyesinde olamayız. )
- HIMBILLAŞMAK ile HIMBIL/LIK
- HİMEM[< HİMMET] -ile
( GAYRETLER, EMEKLER, ÇALIŞMALAR | ERMİŞLERİN MÂNEVÎ YARDIMLARI )
- HİMMET[çoğ. HİMEM] -ile
( GAYRETLİ ÇALIŞMA, ÇABALAMA | Mânen yardım etmek, çalışma, gayret etme. )
- HİMMET ile/ve/<>/< HİKMET ile/ve/<>/< HİZMET
( Yardım. İLE/VE/<> Bereket. İLE/VE/<> İç yardım. )
( İSLÂM: Allah'ın emirlerine tâzim, kullarına hizmet. )
( BABA, HİMMET! OĞLUM, HİZMET! )
( BİN'E HİZMET, BİR'DEN HİMMET )
( GÖRÜNMEYENE HİZMET
GÖRÜNENDEN HİZMET
[GÖRÜNENE HİZMET, GÖRÜNMEYENDEN HİMMET] )
( Onu bile, kurtuluşa erdirmek üzere hizmet et! )
( Hizmet edersen, himmet edilirsin! )
- HİMMET ile KERÂMET
- HİMMET ile/ve ŞEFAAT
- HİMMET ile/ve TEŞVİK
- HÎN[Ar.] ile SENE[Ar.]
- HİNATERA ile HİNATERO
- HİNAYANA -ile
( Küçük Araç/Yol. Budizmin iki ana kolundan biri. Güneydoğu Asya'da yaygındır. )
- HINBIL ile/değil HIMBIL
( Şişman ve uyuşuk kişi. | Aciz, zavallı. | Bir çeşit iskambil oyunu. İLE/DEĞİL Hizmetçi. | Eşek. )
- HINÇ/GAYZ ile İNTİKAM
( Zayıf olan, nefret etme ve intikam alma eğilimindedir. Tembel olduğundan da, yatışır ve bu düşüncelerden vazgeçer. )
( GAYZ ile ZAHL[çoğ. ZÜHÛL] )
- HINÇ ile HINÇLI/LIK ile HINÇSIZ
- HINÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HIRS
( Öç alma düşünce ve duygusu ile dolu öfke, kin; gayz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir şeyi elde etmek için duyulan, önüne geçilmez derecede güçlü istek, aşırı tutku. | öfke. )
- HINÇ ile/ve/||/<> !ÖÇ
( Zayıf olan, "alınır". "Alınan", kızar. Kızan, öfkelenir. İLE/VE/||/<> Daha zayıf olan, incinir. İncinen, gücenir. Gücenen, kinlenir. )
- HİND ile HİNT
( Yabancı kişi. )
- HİNDİ:
turkey ile/||/<> PERU ile/||/<> ETİYOPYA KUŞU ile/||/<> BUKALEMUN ile/||/<> FRANSIZ KIZI/ĞALOPÛLÂ ile/||/<> TACCHINO[: Kuş.]
( Türkçe'de
İngilizce'de. İLE/VE/||/<> Portekizce'de. İLE/VE/||/<> Arapça'da. İLE/VE/||/<> Farsça'da. İLE/VE/||/<> Yunanca'da. İLE/VE/||/<> İtalyanca'da. )
- HİNDİ/GÜLÜK ile GURK | BABA HİNDİ
( ... İLE Eril hindi. )
( Kökenleri Meksika ve Kuzey Amerika'dır. )
( "Hindi" adı, İspanyol'ların Amerika'ya "Indies" demesinden dolayıdır. )
( Amerika yerlilerinin kullandıkları ad "FURKEE"dir. [Pilgrim Fathers] )
( İngilizce'de "turkey"[Baş harfi(t) küçük olarak!] olarak geçmesinin nedeni, hindinin ticaretini İspanya'dan tüm Avrupa'ya yapanların Türk tüccarlar olmasıdır. [Avrupa'ya hindinin gelişi 1520'lerdir.] )
( "TÜRKİYE HOROZU" [Eskiden İngiltere'de hindileri satanlardan dolayı] )
( Portekiz'liler, hindi için "PERU" adını kullanır. )
( [İbranice] MEKARKERİM )
( Hindi sesi çoğu dilde "GLU GLU" ya da "KRUK KRUK" olarak yazılır. )
(
ile ... )
( DİKÜN RUMİY ile ... )
( HURÛS-İ HİNDÎ ile ... )
( [Choctaw dilinde] FAKİT [Hindinin çıkardığı sesi benzettikleri sözcük olarak] )
( MELEAGRIS GALLOPAVO[beçtavuğu, tavuskuşu] )
- HİNDİ ile HİNDİCİ/LİK
- GÜNEĞİK/KARAKAVUK/HİNDİBÂ[Ar.] ile KARAHİNDİBA
( Birleşikgillerden, yaprakları haşlanarak salata gibi yenebilen, birkaç yıllık otsu bir bitki. İLE Birleşikgillerden, uzun ve dişli yapraklı, çiçekleri sarı ve kömeç biçiminde bir bitki. )
( CICHORIUM ENDIVIA cum TARAXACUM )
- HİNDİSTAN CEVİZİ TİPİ ile/yerine ŞEFTALİ TİPİ
( Dıştan sert görünen fakat içi boş olan. İLE/YERİNE Dıştan yumuşak görünen fakat içi sağlam olan. )
- HİNDİSTAN CEVİZİ ile MÜSKAT(< MUSKAT)
( ... İLE Küçük hindistan cevizi. )
- HİNDİSTAN ile ÇİNİ MÜREKKEBİ
( INDIA vs. INDIA INK )
( هندوستان ile هند ile هندستان ile مرکب چين )
( NPANDOSTAN ile NPAND ile هندستان ile MARKAB CHYNE )
- HİNDİSTAN[Ar.] ile HANDİSTÂN[Ar.]
( Ülke. İLE Maskara ve soytarıların derneği. | Lâtife, şaka. )
- HİNDİSTAN ile KOORDİNATSIZ ile KOORDİNASYONSUZLUK
( INCO vs. INCOORDINATE vs. INCOORDINATION )
( غيرمشخص ile غيرمتجانس ile فقدانهمآهنگي ile ناهماهنگي ile عدمهمکاري )
( غيرمشخص ile غيرمتجانس ile فقدانهمآهنگي ile NANPAMANPANGY ile عدمهمکاري )
- HİNDİSTAN'DA ÖTEN HOROZUN SESİ KULAĞIMIZDADIR ile/ve/<> BİR YILDIZ KAYSA DİŞİM AĞRIR
- HİNDU ile HİNDUİZM
- HI(N)K ile/ve/||/<>/> BURNU(NDAN)
( Demiş. İLE/VE/||/<>/> Düşmüş. )
- HİNOĞLUHİNLEŞMEK ile HİNOĞLUHİN/LİK
- HINSIR/HINSAR[Ar.] ile HINSÎR[Ar.]
( Serçe parmak. İLE Alçak. )
- HİNT İNCİRİ ile KAVAK İNCİRİ
( Kaktüsgillerden, yaprakları etli ve yayvan dikenli bir bitki. | Bu bitkinin, kalın ve dikenli kabuğu olan tatlı yemişi. İLE Açık mor renkli bir tür incir. )
( OPUNTIA FICUSINDI cum ... )
- HİNT KAMIŞI ile SU KAMIŞI ile ŞEKER KAMIŞI
( Bambu. İLE Hasır otu. İLE Buğdaygillerden, çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan, 10 metreye kadar uzayabilen, öz suyundan şeker çıkarılan bir bitki. )
- HİNT ÖKÜZÜ ile TİBET ÖKÜZÜ
( ZEBU vs. YAK )
- HİNT OKYANUSUNDA:
ANDAMAN DENİZİ ile/ve/||/<> MALAKKA BOĞAZI ile/ve/||/<> MARTABAN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BENGAL KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KANBAY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KUÇ KÖRFEZİ ile/ve/||/<> UMMAN DENİZİ ile/ve/||/<> UMMAN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BASRA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> YEMEN DENİZİ ile/ve/||/<> ADEN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KIZILDENİZ ile/ve/||/<> MOZAMBİK KANALI ile/ve/||/<> SOFALA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DELAGOA KÖRFEZİ
- INDIAN YELLOW[İng.] / JAUNE DE COBALT, JOUNE DES INDES[Fr.] ile/değil/yerine/= HİNT SARISI
- CASTOR OIL[İng.] ile/değil/yerine/= HİNT YAĞI
- HİNT ile HİNT OKYANUSU ile BALIKOTU ile LOBUT ile HİNTLİ VERİCİ
( INDIAN vs. INDIAN OCEAN vs. INDIAN BERRY vs. INDIAN CLUB vs. INDIAN GIVER )
( هندي ile سرخپوست ile هندوستاني ile ماهي زهره ile ميل زورخانه ile بخشنده دون ile اقيانوس هند )
( NPANDY ile SARKHAPUST ile هندوستاني ile MAHY ZAHAREH ile MYLE ZURKHANEH ile BAKHSHANDEH DON ile EGHYANOS NPAND )
- HİNT ile/||/<> RAKAM
( Hindu-Arap rakamlarının Avrupa'ya tanıtımı )
( Fibonacci (Leonardo Pisano) tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )
- HINZIR[Ar.] ile/değil HAYLAZ
( Yaramaz, haylaz. | Katı yürekli, kötü düşünen, gaddar. | Kurnaz, içten pazarlıklı olan. | Domuz. İLE/DEĞİL Hoşa gitmeyen davranışlarda bulunan kişi. | Çalışma gücü varken çalışmayan, aylaklık eden. )
- HINZIRLAŞMAK ile HINZIR/LIK ile HINZIRCA
- HYPERFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER FREKANS
- HYPERCHARGE[Fr.] / HYPERLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER YÜK
- HİPER- ile HİPO- ile EU-
( Aşırı, yüksek, ... üstünde. >< Altında, olağanın altında, alt, düşük. İLE Uygun, normal, gerçek. )
- HYPER-[İng.] / HYPER-[Fr.] / HYPER-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPER-
- HİPERAERASYON ile HİPERVENTİLASYON
( Aşırı havalanma. İLE Aşırı solu(t)ma, aşırı havalanma. )
- HİPERAKTİF ile/değil HAREKETLİ
( Öğrenme becerisi gösteremeyenler için geçerlidir. İLE ... )
( Nohut, boncuk vb. gibi şeyleri, önündeki ağzı dar şişeye 1-2-3 dk. boyunca doldurabiliyorsa ve dikkatini belirli sürelerde bir şeyler üzerinde tutabiliyorsa hiperaktif değildir! )
- HİPERAKTİVİTE ile/||/<> DİKKAT EKSİKLİĞİ
( Aşırı devimlilik ve enerji. İLE/||/<> Odaklanma zorluğu ve dikkat süresinde zorluk, dikkati sürdürememe. )
- HİPERAKTİVİTE ile HİPERMOTİLİTE ile HİPERKİNEZİ
( Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. )
- HİPERBOL ile ABARTI ile HİPERBOLİK
( HYPERBOLA vs. HYPERBOLE vs. HYPERBOLIC )
( هذلولي ile غلو ile شبه هذلولي ile اغراقي )
( هذلولي ile GHLU ile SHABEH NPAZLOOLY ile اغراقي )
- HİPERBOL ile HİPERBOLİK
- HİPERBOL ile/ve/||/<>/> HİPERBOLOİT
- HİPEREKSİTABİLİTE ile HİPERESTEZİ ile HİPERREFLEKSİ ile HİPERSENSİBİLİTE/HİPERSENSİTİVİTE
( Aşırı uyarılganlık. İLE Aşırı duyumsarlık. İLE Aşırı tepke. İLE Aşırı duyarlılık. )
- HİPEREMESİS ile/||/<> BULANTI
( Aşırı ve sürekli kusma. İLE/||/<> Mide bulantısı. )
- HİPEREMİ ile HİPERTANSİYON
( Kızarıklık, kan artımı. İLE Yüksek kan basıncı. )
- HİPERGLİSEMİ ile/||/<> HİPOGLİSEMİ
( Kanda yüksek seviyede glikoz bulunması. İLE/||/<> Kanda düşük seviyede glikoz bulunması. )
- HİPERHİDROZ ile/||/<> ANHİDROZ
( Aşırı terleme. İLE/||/<> Terleme yetersizliği ya da terleyememe. )
- HİPERHİDROZ ile/||/<> ANHİDROZ
( Aşırı terleme. İLE/||/<> Terleme yetersizliği ya da hiç terlememe. )
- HİPERHİDROZ ile/||/<> ANHİDROZ
( Aşırı terleme. İLE/||/<> Terleme yetersizliği ya da hiç terlememe. )
- HİPERKALKULİ[İng. HYPERCALCULIA] ile/||/<> HİPERSALİVASYON[İng. HYPERSALIVATION] ile/||/<> HİPERTANSİYON[İng. HYPERTENSION] ile/||/<> HİPERTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPERTONIC SOLUTION] ile/||/<> HİPERTROFİ[İng. HYPERTROPHY]
( Matematiksel hesaplamalar yapma yeteneğinin, genel nüfusun matematiksel öğrenme yeteneğinden ve okul performansından önemli ölçüde üstün olduğu bir zihinsel gelişim durumu. @@ Siyalore ya da hipersiyaloz olarak da bilinen hipersalivasyon, kelimenin tam anlamıyla aşırı tükürük akışı anlamına gelir. Ayrıca tükürük klirensinin azalmasından da kaynaklanabilecek ağızdaki tükürük miktarının artması olarak tanımlanmıştır. @@ Kronik olarak sistolik ve diyastolik arteriyel kan basınçlarının yüksek seyretmesi durumudur.Normal bir insanda sistolik kan basıncı (SKB) 120mmHg'nin; diyastolik kan basıncı (DKB) 80mmHg'nin altında olması beklenir. Hipertansiyon, belirtilen bu değerlerin üzerinde olan kan basınçlarını genel olarak ifadesidir. Hipertansiyon, Prehipertansiyon (SKB'nin 120-139 ya da DKB'nin 80-89mmHg'nin üzerinde olması, Evre 1 Hipertansiyon (SKB'nin 140-159 ya da DKB'nin 90-99mmHg'nin üzerinde olması) ve Evre 2 Hipertansiyon (SKB'nin ≥160 ve üstü ya da DKB'nin ≥100mmHg olması) olarak üç evrede sınıflanır.** @@ Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha fazla olan çözeltilerdir.[1] Bir alyuvar gözesini herhangi bir hipertonik çözeltiye yerleştirirken, gözeden çözeltiye serbest su hareketi olacaktır. Bu hareket ozmoz yoluyla gerçekleşir, çünkü gözede çözeltiden daha fazla serbest su bulunur. Bir göze hipertonik ortama yerleştirildiğinde su kaybederek büzüşür. Bu genel süreç plazmoliz olarak bilinir. @@ Hücrelerin daha çok çalışması, uyarılması ya da hastalıklarla oluşan büyüme türü. Basitçe göze büyümesi olarak bilinir. Genellikle iskelet kası ya da kalp kasında görülür. Sağlıklı ve sağlıksız olan türleri mevcuttur.[1][2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPERKAPNİ ile AKAPNİ ile HİPOKAPNİ
( Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) artması. İLE Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) yokluğu. İLE Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) azalması. )
- HİPERKERATOZ ile/||/<> KERATİNİZASYON
( Deride aşırı keratin birikimi ile kalınlaşma. İLE/||/<> Deri gözelerinin keratin üretmesi ve sertleşmesi süreci. )
- HİPERLİPİDEMİ ile/||/<> HİPOGLİSEMİ
( Kanda yüksek seviyede lipid bulunması. İLE/||/<> Kan şekeri seviyesinin normalin altına düşmesi. )
- HİPERLİPİDEMİ ile/||/<> HİPOLİPİDEMİ
( Kanda yüksek seviyede lipid bulunması. İLE/||/<> Kanda düşük seviyede lipid bulunması. )
- HİPERMETROP(İ)[Fr. < Yun. HYPER: Aşırı. | METRON: Ölçü. | OPS: Göz.] ile/ve/||/<> MİYOP[Fr. < Yun. MYEIN: Kırpmak. | OPS: Göz.] ile/ve/||/<> ASTİGMATİZMA ile/ve/||/<> PRESBİTLİK[Fr. < Yun.: PRESBYTES: Yaşlı.]
( Nesnelerin görüntüleri, ağtabakanın gerisinde kaldığından dolayı, yakını net/iyi görememe. İLE/||/<> Nesnelerin görüntüleri, ağtabakanın ön tarafında kaldığından dolayı, uzağı net/iyi görememe. İLE/||/<> Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden duru görememe durumu. | Gözdeki kornea ya da lensin düzensiz eğriliği nedeniyle bulanık görme. İLE/||/<> Gözde uyum gücünün azalması yüzünden, yakındaki nesneleri net görememe durumu. )
( * Eksen,
* Kırıcılık,
* Gelıp Geçici Hipermetropi.
İLE
* Eksen,
* Kırıcılık,
* Gelİp Geçici Hipermetropi.
İLE
* Basit,
* Kompoze/Bileşik,
* Mikst
İLE
)
( ... ile/||/<> KASR-ÜL-BASAR ile/||/<> ... ile/||/<> ... )
( FARSIGHTEDNESS/HYPERMETROPIC vs. NEARSIGHTEDNESS/MYOPIC vs. ASTIGMATISM )
( ... avec MYOPIE avec ... )
- HİPERMETROPİ ile/||/<> PRESBİYOPİ
( Yakını net görememe ile ilişkili bir göz kusuru. İLE/||/<> Yaşlanma ile birlikte yakını görme yeteneğinin azalması. )
- HİPERMETROPLUK ile HİPERMETROP
( HYPERMETROPIA vs. HYPERMETROPIC )
( دوربيني ile انسان دوربين )
( DORBYNEY ile ENSAN DORBYNE )
- HYPEROXIDE ION, SUPEROXIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPEROKSİT İYONU
- HYPERON[İng.] / HYPERON[Fr.] / HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERON
- HİPERPARATİROİDİZM ile/||/<> HİPOPARATİROİDİZM
( Paratiroid bezlerinin aşırı hormon üretimi. İLE/||/<> Paratiroid bezlerinin yetersiz hormon üretimi. )
- HİPERPİGMENTASYON ile/||/<> HİPOPİGMENTASYON ile/||/<> DEPİGMENTASYON
( Deride aşırı melanin birikimi ile koyu lekeler oluşması. İLE/||/<> Deride melanin eksikliği ile açık lekeler oluşması. İLE/||/<> Renk yitimi. )
- HİPERPLAZİ ile/||/<> ATROFİ
( Göze sayısının artmasıyla doku büyümesi. İLE/||/<> Göze sayısının azalması ya da gözelerin küçülmesiyle doku küçülmesi. )
- HİPERPROLAKTİNEMİ ile/||/<> HİPOPROLAKTİNEMİ
( Prolaktin hormonunun kanda yüksek seviyede bulunması. İLE/||/<> Prolaktin hormonunun kanda düşük seviyede bulunması. )
- HYPERSONIC[İng.] / HYPERSONIQUE[Fr.] / HYPERSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPERSONİK
- HİPERTANSİYON ile/||/<> HİPOTANSİYON
( Kan basıncının normalden yüksek olması. İLE/||/<> Kan basıncının normalden düşük olması. )
- HT/HİPERTANSİYON HYPERTENSION[İng.] ile/||/<>/>< HİPOTANSİYON HYPOTENSION[İng.]
( Yüksek kan basıncı durumu. İLE/||/<>/>< Düşük kan basıncı durumu. )
- HİPERTERMİ ile/||/<> HİPOTERMİ
( Gövde sıcaklığının normalin üzerine çıkması. İLE/||/<> Gövde sıcaklığının normalin altına düşmesi. )
- HİPERTİROİDİZM ile/||/<> HİPOTİROİDİZM
( Tiroid bezinin aşırı hormon üretimi ile metabolizmanın hızlanması. İLE/||/<> Tiroid bezinin yetersiz hormon üretimi ile metabolizmanın yavaşlaması. )
- HİPERTONİ ile HİPERTONİK ile HİPERTONİSİTE
( Aşırı gergi, aşırı yoğunluk. İLE Aşırı yoğun, aşırı gergin. İLE Aşırı yoğunluk. )
- HYPERTONIC[İng.] ile/değil/yerine/= HİPERTONİK
- HİPERTRİKOZ ile HİRŞUTİZM
( Aşırı kıllanma. İLE Kadında kıllanma. )
- HİPERTROFİ ile/||/<> HİPERPLAZİ
( Hipertrofi göze büyümesi İLE hiperplazi göze çoğalmasıdır )
( Formül: Büyüme İLE çoğalma )
- HİPNOİD ile HİPNOİDAL
( HYPNOID vs. HYPNOIDAL )
( نومي )
( نومي )
- HİPNOTİK ile HİPNOTİK UYKU ile HİPNOTİZMA ile HİPNOTİZE ETMEK ile HİPNOTİZE EDİCİ
( HYPNOTIC vs. HYPNOTIC SLEEP vs. HYPNOTISM vs. HYPNOTIZE vs. HYPNOTIZING )
( خواب آور ile توليدکننده خواب ile خواب مغناطيسي ile هيپنوتيزم ile هيپنوتيزم کردن ile منوم )
( KHAB AVAR ile TOLYDOKONANDEH KHAB ile KHAB MOGHENATYSY ile YEHYPNOTYZAM ile YEHYPNOTYZAM KARDAN ile منوم )
- HİPNOTİZMA ile HİPNOTİZMACI ile HİPNOTİZMALI
- HİPNOZ AŞAMALARINDA:
LETARJİ ile/ve/||/<>/> KATALEPSİ[Fr. < CATALEPSIE] ile/ve/||/<>/> SOMNAMBUL/İZM
- HİPNOZ:
BİREYSEL ile/ve/||/<> ÖBEK(GRUP) ile/ve/||/<> KENDİ KENDİNE(AUTO) ile/ve/||/<> BAŞKASI ARACILIĞIYLA ile/ve/||/<> YOL ile/ve/||/<> TOPLUMSAL ile/ve/||/<> SİYASAL REKLÂM AMACIYLA
- HİPNOZ SAĞALTIMI ile HİPNOTİK YENİDEN İŞLEME SAĞALTIMI(HYT)
- HİPNOZ UYGULAMALARINDA:
GELENEKSEL ile/ve/||/<>/> MODERN ile/ve/||/<>/> M. H. ERICKSON
- HİPNOZ ile/ve/||/<> HİPNOTERAPİ
- HİPNOZ ile OLUMSUZ OTOHİPNOZ
- HİPNOZDA, KİŞİNİN ...:
TELKİN ALIP ALMAMASI ile/ve/||/<>/> NARKOZ ile/ve/||/<>/> KATELEPSİ ile/ve/||/<>/> LATERJİ ile/ve/||/<>/> SOMNAMBUL
- HİPO ile HİPOSTAZ ile HİPOSTİL
( HYPO vs. HYPOSTASIS vs. HYPOSTYLE )
( هيپوسولفيت سديم ile عامل محرک ile موجود فرضي ile ستون دار )
( YEHYPOOSOLFYT SADYM ile AMEL MAHRAK ile MOJOD FARZY ile SETON DAR )
- HYPO-[İng.] / HYPO-[Fr.] / HYPO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPO-
- HİPOALBÜMİNEMİ ile/||/<> HİPERALBÜMİNEMİ
( Kanda düşük seviyede albümin bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede albümin bulunması. )
- HYPOBROMITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOBROMİT
- HYPOBROMOUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOBROMÖZ ASİT
- HİPODERMİK ile DERİ ALTI
( HYPODERMIC vs. HYPODERMIS )
( زيرپوستي ile تحت الجلدي ile تحت الجلد )
( زيرپوستي ile تحت الجلدي ile تحت الجلد )
- HİPOFİZ BEZİ ile KALKANBEZİ/TİROİD BEZİ ile PARATİROİD BEZİ ile LENF BEZİ ile BÖBREK ÜSTÜ BEZİ ile PANKREAS BEZİ ile EŞEYSEL BEZ ile İÇ SALGI BEZLERİ ile GASTRİT SUYU BEZİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ARKASINDA BULUNAN İÇSALGI BEZİ/TİMUS
( PITUITARY GLAND vs. THYROID GLAND vs. PARATHYROID GLAND vs. ADENOID (GLAND) vs. ADRENAL (GLAND) vs. PANCREATIC GLAND vs. GONADIAL GLAND vs. ENDOCRINE GLANDS vs. PEPTIC GLAND vs. THYMUS )
- HİPOFİZ İLE TİROİD İLE ADRENAL İLE PANKREAS ile/||/<> ENDOKRİN BEZLER
( Hormon salgılayan organlar. )
( Formül: TSH → T3/T4 )
- HİPOFİZ İLE TİROİD İLE ADRENAL ile/||/<> ENDOKRİN BEZLER
( Başlıca hormon salgılayan bezler. )
( Formül: TSH → T3/T4 → -TSH )
- HYPOPHOSPHATE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOFOSFAT
- HİPOFOSFATEMİ ile/||/<> HİPERFOSFATEMİ
( Kanda düşük seviyede fosfat bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede fosfat bulunması. )
- HİPOGEAL ile HİPOGEZ
( HYPOGEAL vs. HYPOGEOUS )
( زير زميني )
( ZYR ZAMYNEY )
- HİPOKALEMİ ile/||/<> HİPERKALEMİ
( Kanda düşük seviyede potasyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede potasyum bulunması. )
- HİPOKALSEMİ ile/||/<> HİPERKALSEMİ
( Kanda düşük seviyede kalsiyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede kalsiyum bulunması. )
- HYPOCHLOROUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOKLORÖZ ASİT
- HİPOKONDRİASİS ile HİPERKONDRİASİS
( Hastalık hastalığı/saplantısı. İLE Tıbbî yardım almama/istememe saplantısı. )
- HİPOKRAT ile/ve/||/<>/> GALEN ile/ve/||/<>/> İBN-İ SİNÂ
- HİPOKSEMİ ile HİPOKSİ
( Kanda oksijen azlığı. İLE Oksijen azlığı. )
- HİPOMAGNEZEMİ ile/||/<> HİPERMAGNEZEMİ
( Kanda düşük seviyede magnezyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede magnezyum bulunması. )
- HİPONATREMİ ile/||/<> HİPERNATREMİ
( Kanda düşük seviyede sodyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede sodyum bulunması. )
- HIPOPE:
İKİ KÜRELİ ile/ve/<> DÖRT KÜRELİ
( EUDOXOS )
- HİPOPLASTİK/HİPOPLAZİK ile HİPOPLAZİ
( Az gelişmiş. İLE Az gelişmişlik. )
- HİPOPNE ile/>< HİPERPNE
( Solunum derinliğinin azalması[yüzeysel solunum]. İLE/>< Solunum derinliğinin artması. )
- HİPOSELÜLER ile HİPERSELÜLER
( Seyrek gözeli. İLE Artmış gözeli, aşırı gözeli. )
- HYPOSULFITE PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT SÜRECİ
- HYPOSULFITE[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT
- HYPOSULFURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFÜRİK ASİT
- HİPOTALAMUS[İng. HYPOTHALAMUS] ile/||/<> VAZOPRESSİN (ANTİDİÜRETİK HORMON)[İng. VASOPRESSIN]
( Hipotalamus, beyin bölgesinin talamusun altına uzananan ve üçüncü serebral ventrikül zeminini oluşturan yapı. Hipotalamus beynin ayrılmaz bir parçasıdır. Beynin altından çıkıntı yapan küçük koni biçimli bir yapıdır. Hipotalamus, otonom sinir sisteminin birçok fonksiyonu için bir kontrol merkezidir ve hipofiz beziyle olan karmaşık etkileşiminden dolayı endokrin sistemi üzerinde etkisi vardır. @@ Antidiüretik hormon (ADH) ile eş anlamlı olarak kullanılır. Hipotalamus ve arka Hipofiz Bezi tarafından salgılanan, hafif bir damar daraltıcı etkisi olan ancak başlıca işlevi idrarla su kaybını önlemek olan bir hormondur. Homeostaz açısından son derece önemli bir hormondur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HİPOTEZ[İng. HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ HİPOTEZ[İng. NULL HYPOTHESIS] ile/||/<> BOŞ MODEL[İng. NULL MODEL] ile/||/<> EKZON KARIŞMASI[İng. EXON SHUFFLING] ile/||/<> GAİA HİPOTEZİ[İng. GAIA HYPOTHESIS] ile/||/<> İSTATİSTİKİ ÖNEM[İng. STATISTICAL SIGNIFICANCE] ile/||/<> P DEĞERİ[İng. P-VALUE]
( Kanıtlanmamış ancak test edilebilir bilimsel önerme. Test edilmiş, yanlışlanamamış, başka bilim insanlarınca da kontrol edilmiş ve yeniden yanlışlanamamış olan hipotezler, kuramların inşâsında kullanılır. Doğada kendini tekrar eden ve uzun vadede değişmeyen "doğa yasaları" ("bilimsel gerçekler") ile kuramsal açıklamaları birbirine bağlamak için hipotezler kullanılır. Hipotezlerin doğruluğu ispatlanınca teori olmaz. Teorilerin doğruluğu ispatlanınca kanun olmaz. Teoriler, doğadaki olguların neden ve nasıllarını açıklamak için kullanılan kapsamlı bilimsel önermelerdir. Hipotezler, bu önermelerin alt birimleridir ve teoriye güç katarlar. Doğada "kanun" olan olgulara rastlamayız, zira hiçbir şey "kesin doğru" olamaz, her şey değişmeye açıktır. Doğa gerçekleri (bilimsel gerçekler) kimi zaman kanunlar olarak geçerler. Ancak bunlar da, "neden" ve "nasıl" sorularının cevabını vermezler, "ne" sorusuna cevap verirler. Doğa yasalarını (bir nevi "kanunları") sorgulayan önermelere hipotez, bu hipotezleri bir arada barındıran bilimsel açıklamalara ise teori denir. Bu sebeple, bilimsel önermelerin en üst düzeyi teorilerdir. @@ Bir deney ya da gözlemin, yapılabilecek en basit varsayımlara dayanarak sonuçlarına dair çıkarımlar içeren hipotez türleri. Genellikle boş hipotezlerde, popülasyon içerisindeki değişimlerin var olmadığı, varsa da hiçbir nedene bağlı olmadan var olduğunu kabul eder. Boş hipotezler, daha kapsamlı hipotezlerin geliştirilmesi için doğru yolların tespiti açısından önem taşır. @@ Bir araştırmacının boş hipotez geliştirebilmesi amacıyla yaptığı basit ve açık varsayımların toplamıdır. @@ Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez. @@ Gaia teorisi ya da Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'nın canlı ve cansız elemanlarının etkileşimini tek bir canlı organizmaya benzeten model. 1972 yılında İngiliz kimyacı James E. Lovelock ve Amerikalı biyolog Lynn Margulis tarafından geliştirilmiştir ve Yunan Tanrıçası Gaia (Gaea)'dan adını alır. Tüm canlıların, yaşamın genelini teşvik eden Dünya'nın çevre üzerinde düzenleyici bir etkiye sahip olduklarını varsayar. @@ Bir veriyle ilgili yeterli miktarda kanıt olduğunu belirtmeye yarayan istatistiki bir iddiadır. Eğer boş hipotezin gözlenen ihlalleri, şans etkilerine bağlı olarak oluşuyorsa ve bir sonucun olasılığı 0.05 değerine eşit ya da daha düşükse, istatistiki olarak önemli kabul edilir. @@ Verilerdeki şablonlar ile ilgili iddialarda bulunabilmek açısından istatistiki destek miktarını gösteren bir tahmindir. Küçük değerleri, istatistiki verilerin iddiayı daha fazla desteklediğini gösterir. Bir diğer deyişle ise, boş hipotezi ihlal eden durumların ve farklılıkların, gerçekten de şans eseri olma ihtimalini göstermektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE[Fr.] / VERAUSSETZUNG, ANNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPOTEZ
- HİPOTEZ ile/||/<> KURAM
( Hipotez, test edilecek önerme. İLE Kanıtlanmış bilgi. )
( Formül: H₀ İLE kanıt )
- HİPOTEZ ile/değil/yerine ÖRNEK
- HİPOTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPOTONIC SOLUTION] ile/||/<> DEPLAZMOLİZ[İng. DEPLASMOLYSIS] ile/||/<> HEMOLİZ[İng. HEMOLYSIS] ile/||/<> MİKROSKOP[İng. MICROSCOPE] ile/||/<> SAF SU[İng. PURIFIED WATER]
( Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha az olan çözeltilerdir. Eğer bir bitki gözesi hipotonik bir ortama konulursa, göze şişerek turgor durumuna geçer. Hayvan gözesi ise aşırı su alımına bağlı olarak patlayabilir. Bu durum sitolojide hemoliz olarak adlandırılır. Hayvan gözelerinin yoğunluğu, saf suyun yoğunluğundan fazla olduğundan, saf su içerisine konmaları durumunda da hemolize uğrayabilir. Bu nedenle çoğu hayvan gözesi mikroskop altında incelenirken izotonik ortam sağlayan %0,9 NaCl (sodyum klorür) çözeltisiyle beraber incelenir. @@ Bir gözenin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir gözenin su alarak şişmesi (kaybettiği suyu geri kazanması) olayıdır. Bu biçimde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir. @@ Kırmızı kan gözelerinin göze zarının yıkılması durumu. İngilizce "hemolysis" olan bu kelimede "hemo" kan, "lysis" ise kırılma demektir. @@ Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. @@ Organik ve inorganik maddelerden arıtılmış sudur. Laboratuvarlarda ve bilimsel çalışmalarda genellikle saf su kullanılmaktadır. Araştırmada saf su ile çalışılmadıysa bu durum bilimsel çalışmada belirtilir. Saf su iletken özellik göstermez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HYPOTONIC[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOTONİK
- HİPOVENTİLASYON ile HİPERVENTİLASYON
( [1 dakikada] Akciğerlere giren hava miktarının azalması. İLE Akciğerlere giren hava miktarının artması. )
- HIPPURIC ACID[İng.] / ACIDE HIPPOÏQUE[Fr.] / HIPPURSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPPURİK ASİT
- HIRA ile HIRA
( Zayıf, cılız. İLE Çok yiyen, obur. )
- HİRÂM[Ar. < HEREM] ile HİRÂM[Fars.]
( Piramitler, ihramlar. İLE Salınma, salınarak edâlı yürüme. )
- HIRÇINLAŞMAK ile HIRÇIN/LIK
- HIRÇIN/LIK ile/değil/yerine ÇEVİK/LİK
- [ne yazık ki]
HIRÇIN/LIK ile/ve/||/<>/> ÇİRKEF/LİK
- HIRDAVAT[Fars. HURDE + Ar. -ÂT] ile/ve/||/<> AVADAN[Fars. < ÂBÂDÂN]
( Kilit, tel, çivi vb. metal nesne. | Önemsiz, ufak tefek nesne, gereksiz nesne. İLE/VE/||/<> Araç[âlet edevât] takımı. )
- HIRDAVAT ile HIRDAVATÇI/LIK
- HIRDAVATÇI ile HIRDAVAT
( IRONMONGER vs. IRONMONGERY )
( فروشنده آهن آلات ile آهنفروشي )
( FOROSHANDEH AHAN ALAT ile AHANFOROSHY )
- HİRFET ile/||/<> HAKKAK
( Osmanlı'da, kunduracılık, duvarcılık, demircilik, marangozluk, dokumacılık gibi küçük el sanatlarına verilen ad. İLE/||/<> Tahta, taş ya da maden üzerine yazı ya da biçim kazıyan sanatçı. )
- HIRILDAMAK ile HIRILDAŞMAK
- HIRILTI ile HIRILTICI ile HIRILTILI ile HIRILTISIZ
- HIRİSTİYAN ile/||/<> CERAHOR
( ... İLE/||/<> Ordu hizmetlerinde kullanılan Hıristiyanlara verilen ad. )
- HIRİSTİYAN ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYANLAŞTIRMAK ile HIRİSTİYANLAR ile NOELLER ile İSA ile VAFTİZ ETMEK ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYAN TAKVİMİ ile HIRİSTİYANCA
( CHRISTIAN vs. CHRISTIANITY vs. CHRISTIANIZE vs. CHRISTIANS vs. CHRISTMASES vs. CHRIST vs. CHRISTEN vs. CHRISTENDOM vs. CHRISTIAN CALENDAR vs. CHRISTLY )
( ياعلي ile مسيح ile اسلوب گذاردن ile عالم مسيحيت ile جامعه مسيحيت ile مسيحي ile عيسوي ile نصراني ile تاريخ مسيحي ile عيسويت ile نصرانيت ile مسيحيت ile عيسوي کردن ile مسيحي کردن ile نصارا ile شايسته مسيح ile کريسمس ile عيد ميلاد مسيح )
( ياعلي ile MOSYHE ile ESLOB GOZARDAN ile ALAM MOSYHEYT ile JAMEH MOSYHEYT ile MOSYHEY ile عيسوي ile نصراني ile TARYKH MOSYHEY ile عيسويت ile نصرانيت ile MOSYHEYT ile EYSOY KARDAN ile MOSYHEY KARDAN ile NASARA ile SHAYSETEH MOSYHE ile کريسمس ile عيد ميلاد مسيح )
- HIRKA -ile
- HIRKA ile ABA
( Dervişlerin giydiği. İLE Gövdeyi korumak üzere giyilen. )
- HIRKA ile/ve DALK
( ... İLE/VE Dervişlerin giydiği hırka. )
- HIRKA ile HIRKALI ile HIRKASIZ
- HIRKA/BÜRDE[Fars.] ile/ve LİBÂDE
( ... İLE/VE Kısa hırka. )
- HIRKA-İ SAADET ZİYARETİ ile/ve HIRKA-İ ŞERÎF ZİYARETİ
( Ramazan'ın 14/15'inde, Sultan ve erkânının Topkapı Sarayı'ndaki Hırka-i Saadet'i ziyareti. İLE/VE Halkın, Fatih'teki Hırka-i Şerif'i ziyareti. )
- HIRLAMA ile HAVLAMA/ÜRÜME
( HERÎR ile NİBÂH )
- HIRLAMA ile ULUMA
( HERR, HERÎR )
- HIRLAMAK ile HIRLATMAK ile HIRLAŞMAK
- HIRN CYCLE[İng.] / CYCLE D'HIRN[Fr.] / HIRN-KREISLAUF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİRN ÇEVRİMİ
- HIRPALAMAK ile HIRPALANMAK ile HIRPALATMAK ile HIRPALAYABİLMEK
- HIRPALAMAK ile TARTAKLAMAK
( Örseleme. | Dövmek. | İtip kakmak, azarlamak ya da yıpratmak. İLE Çekerek ve iterek hırpalamak. )
- HIRPANİLEŞMEK ile HIRPANİ/LİK
- HIRS ile/değil/yerine/>< AKIL
- HIRS ile/yerine AZİM
( Kişiyi bitirir. İLE/YERİNE Kişiyi geliştirir. )
( Hırs, başarısızlığın son sığınağıdır. )
( Hırs, gözü kör, kulağı sağır, aklı felç eder. )
- HIRS" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE/DÜŞÜNMEK
- HIRS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HEVES
- HIRS ile HEVESLE
( AVIDITY vs. AVIDLY )
( حرص ile مشتاقانه )
( HARS ile MOSHTAGHANEH )
- HIRS[Ar.] ile HIRS[Ar.]
( Takdir ve kıyas. İLE Ayı. )
- HIRS ile/ve/<> HIZ
( GREED vs./and/<> SPEED )
- HIRS ile İHTİRAS
( Kontrol edebiliriz. İLE Kontrolü altındayızdır. )
( Sevdiğimiz şeyler, arzu ve ihtiraslarımız, en büyük düşmanımızdır. )
( We can control it. VS. We are under control of it. )
( HIRS: Devenin, dilini ısırıp kendi kanını emmesi. İLE Kişinin, kendini yiyip bitirmesi. )
( GREED vs. PASSION )
( AMBITIO cum ... )
- [ne yazık ki]
HIRS ile/ve/||/<>/>/< TEERRÜB
( Sonu gelmeyen istek, aşırı tutku. | Öfke, kızgınlık. İLE/VE/||/<>/>/< Kendini zeki göstermeye çalışma. )
- HIRS ile/değil/yerine/>< ÜMİT
- HIRSIZ ile/ve/||/<> KURABİYE "HIRSIZI"
( Bir gece kadının biri bekliyordu havaalanında,
Daha epeyce zaman vardı, uçağın kalkmasına.
Havaalanındaki dükkandan bir kitap ve bir paket
kurabiye alıp, buldu kendine oturacak bir yer.
Kendini kitabına öyle kaptırmıştı ki, yine de
Yanında oturan adamın olabildiğince cüretkâr bir biçimde
Aralarında duran paketten birer birer kurabiye
Aldığını gördü, ne kadar görmemezlikten gelse de.
Bir taraftan kitabını okuyup, bir taraftan kurabiyesini yerken,
Gözü saatteydi, "kurabiye hırsızı" yavaş yavaş
Tüketirken kurabiyelerini.
Kulağı saatin tik tak larındaydı ama yine de
engelleyemiyordu tik tak lar sinirlenmesini.
Düşünüyordu kendi kendine, "Kibar biri olmasaydım,
Morartırdım şu adamın gözlerini!"
Her kurabiyeye uzandığında, adam da uzatıyordu elini.
Sonunda pakette tek bir kurabiye kalınca
"Bakalım şimdi ne yapacak?" dedi kendi kendine.
Adam, yüzünde asabi bir gülümsemeyle
Uzandı son kurabiyeye ve böldü kurabiyeyi ikiye.
Yarısını kurabiyenin atarken ağzına, verdi öteki yarıyı kadına.
Kadın, kapar gibi aldı kurabiyeyi adamın elinden ve
"Aman Tanrım, ne cüretkâr ve ne kaba bir adam,
Üstelik bir teşekkür bile etmiyor!"
Anımsamıyordu bu kadar sinirlendiğini yaşamında.
Uçağının kalkacağı duyurusu gelince bir iç çekti rahatlamayla.
Topladı eşyalarını ve yürüdü çıkış kapısına,
Dönüp bakmadı bile "kurabiye hırsızı"na.
Uçağa bindi ve oturdu rahat koltuğuna,
Sonra uzandı, bitmek üzere olan kitabına.
Çantasına elini uzatınca, gözleri açıldı şaşkınlıkla.
Duruyordu gözlerinin önünde bir paket kurabiye!
Çaresizlik içinde inledi, "Bunlar benim kurabiyelerimse eğer;
Ötekiler de onundu ve paylaştı benimle her bir kurabiyesini!"
Özür dilemek için çok geç kaldığını anladı üzüntüyle,
Kaba ve cüretkâr olan, "kurabiye hırsızı" kendiydi işte. )
- HIRSIZ ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> POLİTİK HIRSIZ
( Paramızı, şemsiyemizi, cüzdanımızı, bisikletimizi çalar. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Geleceğimizi, rüyalarımızı, yaşamımızı, emeğimizi, eğitimimizi, gülüşümüzü çalar. )
( Kişiyi seçer. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Kendimiz seçeriz. )
( Çoğunlukla polis tarafından yakalanıp cezalandırılır. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Polis tarafından korunur. )
- HIRSIZ ile SOYGUN YAPMAK
( BURGLAR vs. BURGLARIZE )
( سارق منازل ile دزد شبانه ile دزد خانه ile دزد ile سرقت مسلحانه کردن )
( SARAGH MENAZEL ile DOZD SHABANEH ile DOZD KHANEH ile DOZD ile SARGHT MOSLEHANEH KARDAN )
- HIRSIZIN:
HIRSIZLIKTAN DOLAYI CEZALANDIRILMASI ile/ve/||/<> YAKALANMASINDAN DOLAYI CEZALANDIRILMASI
( Bugün. İLE/VE/||/<> 2000 yıl önce. )
- HIRSIZLAMAK ile HIRSIZ/LIK ile HIRSIZCA ile HIRSIZ ADIM ile HIRSIZ MALI ile HIRSIZ FENERİ ile HIRSIZ YATAĞI ile HIRSIZ KELEPÇE ile HIRSIZ ANAHTARI ile HIRSIZ ÇEKMECESİ
- HIRSIZLIK ile/ve/||/<>/> KLEPTOMANİ[Fr.]
( ... İLE/VE/||/<>/> Gereksinim duyulmayan nesneleri çalma hastalığı. )
- HIRSIZ/LIK / OGRI[dvnlgttrk] ile/ve/değil "UYANIK/LIK"
( SİRKAT ile/ve/değil ... )
- HIRSIZ/LIK ile/değil/yerine/>< VARSIL/LIK / ZENGİN/LİK
- HIRSIZLIK ile YAĞMA
- [ne yazık ki]
"HIRSIZ/LIK" ile/ve/<> "YOLSUZ/LUK"
( [yapan] Fakir ise. İLE/VE/<> Zengin ise. )
- HIRSLANMAK ile HIRSLANDIRMAK ile HIR ile HIRS ile HIRT/LIK ile HIRSLI/LIK ile HIRSSIZ/LIK
- HİRSUTİZM ile/||/<> ALOPESİ
( Kadınlarda aşırı kıllanma. İLE/||/<> Saç dökülmesi ya da saç kaybı. )
- HİRSUTİZM ile/||/<> HİPERTRİKOZİS
( Kadınlarda aşırı kıllanma. İLE/||/<> gövdede aşırı kıllanma. )
- HIRVAT ile HIRVATÇA
- HIRVATİSTAN ile HIRVAT
( CROATIA vs. CROATIAN )
( کرواسي ile کرواسياي ile کرواسيايي )
( KARVASY ile KARVASYAY ile کرواسيايي )
- HİS DEMETİ[İng. BUNDLE OF HIS] ile/||/<> KALP ATIŞI[İng. HEART BEAT]
( Sağ atriyumdaki atriyoventriküler düğümden septum aracılığıyla sağ ve sol ventriküle geçen ve kalp atışının normal düzenini korumasına yardımcı olan koruduğu modifiye edilmiş özellemiş kas demeti. @@ Kalp atışlarını kalpteki özel elektriksel uyarılarla tetiklenir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DUY(UMSA)MAK/HİS (ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/> SEZMEK/SEZİNLEMEK/SEZGİ
- HİS (ETMEK) ile/değil KABUL
- HİS (ETMEK) ile/değil/ne yazık ki ZANNETMEK
- HİS (ETMEK) ile/değil ZAN
- HİŞ ile HİŞT
- HİS ile/ve/değil KUVVE
- HİSÂB-I MÂLÛMÂT ile/ve/||/<>/> HİSÂB-I MECHÛLÂT
( Aritmetik. İLE/VE/||/<>/> Cebir. )
- HİSÂB-I ZİHNÎ ile HİSÂB-I SİTTİNÎ ile HİSÂB-I HİND
( ... İLE Bâbil'den gelen. İLE Hint'ten gelen.[bugünkü] )
- HİSÂBÜ'L-GUBÂR/HESÂB-I GUBÂR ile/ve/||/<> HİSÂB EL-HEVÂ/HEVAÎ
( Tahta ve toprak hesabı ya da toz hesabı. İLE/VE/||/<> Zihinsel hesap. )
- HİSABÜL MALUM ile/ve/||/<> HİSABÜL MECHUL
- HISÂM[Ar. < HASM] ile HISÂM[Ar.]
( İki kişi, birbirine düşmanlık etme. | Muhâsama[: İki taraf arasındaki düşmanlık]. İLE Kavga, çekişme, mücâdele, münâkaşa, uğraşma, iddia. )
- HISÂN[Ar.] ile HISAN[Ar.]
( Mümtaz kişiler. İLE Aygır. )
- HİSAR ile/||/<> HARİM
( Sur, kale. İLE/||/<> Camiileri mahalleden ayıran duvar. )
- HİSÂR[Ar. < HASR] ile HİSÂR[Fars.]
( Kuşatma, etrafını alma. | Kale, etrafı güçlü korumalı[istihkâmlı] kale, bent. İLE Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. )
- HİSAR ile PALANKA[Macarca]
( ... İLE Ağaç ve toprakla yapılmış, hendekle çevrilmiş, küçük hisar. )
(1996'dan beri)