Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(113/287)


- HELIUM-3 MASER[İng.] / MASER À HÉLIUM-3[Fr.] / HELIUM-3-MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-3 MAZERİ


- HELIUM I[İng.] / HÉLIUM I[Fr.] / HELIUM I[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM I


- HELIUM II[İng.] / HÉLIUM II[Fr.] / HELIUM-II[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM II


- HELIUM-CADMIUM LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-CADMIUM[Fr.] / HELIUM-CADMIUM-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-KADMİYUM LAZERİ


- HELIUM MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À HÉLIUM[Fr.] / HELIUM-MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM MANYETOMETRESİ


- HELIUM-NEON LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-NÉON[Fr.] / HELIUM-NEON-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-NEON LAZERİ


- HELIUM BURNING[İng.] / BRÛLURE D'HÉLIUM[Fr.] / HELIUMBRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM YANMASI


- HELIUM[İng.] / HÉLIUM[Fr.] / HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM


- HEM -ile

( BİR, AYNI )


- [hem] ÇOK OKUYAN ile/ve/||/<>/hem de ÇOK GEZEN

( Hangisi daha çok bilir?" sorusuna, birinden yana, iki yaklaşımda bulunuluyor. Doğru yanıt diye bir şey yok! İkisi de doğru ya/ya da yanlış olabilir. Fakat bilinebilecek bir şey varsa, o da ikisini de yapanın hiçbir şey bilmediğidir. Yani ne kadar bilmediğini anlayarak ve ne kadar daha anlaması gerektiğini anlar. "ŞİO ME NİHİL ŞİRE"[En iyi bildiğim şey, hiçbir şey bilmediğim!"] )


- HEM ..., HEM DE ... ile DURUMA GÖRE ...


- HEM KARADA, HEM SUDA YAŞAYABİLENLER ile/ve/||/<> SÜRÜNGENLER ile/ve/||/<> BALIKLAR

( Türkiye Kurbağa ve Sürüngenleri )

( ZÂT-ÜT-TENEFFÜS-İL-MÜZDEVİC, ZU-L-MAÂŞEYN/MÂÎŞEYN ile ... )

( FERZEND-İ ÂB: Suda yaşayan hayvanlar. )

( AMPHIBIANS vs. REPTILES and FISHES )

( AMPHIBIE avec ... et ... )


- HEM SAVCI, HEM DE HAKİM OLMAK" ile/değil KONUŞMADA KİŞİ ADININ GEÇMESİ


- [ne yazık ki]:
[hem] SUÇLU ile/ve/hem de/||/<>/> "GÜÇLÜ"


- HEME, HAEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEM


- HEMAL KANAL[İng. HEMAL CANAL] ile/||/<> HEMATOFAGUS[İng. HEMATOPHAGOUS] ile/||/<> HEMATOJEN[İng. HAEMATOGENOUS] ile/||/<> HEMATOKROM[İng. HEMATOCHROME] ile/||/<> HEMATOKSİLİN[İng. HEMATOXYLIN] ile/||/<> HEMATOLOJİ[İng. HEMATOLOGY] ile/||/<> HEMATOPOİEZ[İng. HEMATOPOIESIS]

( Hemal yayların meydana getirdiği ve içinden kan damarları geçen kanal. @@ Kanla beslenen. @@ Kan ya da bileşenlerinin bir ya da daha fazlasının üretimiyle ilgili; kandan kaynaklanan. Kan yoluyla dağılan ya da dağıtılan; kan yoluyla bulaşan. @@ Bazı kırmızı alglerde bulunan karotenoit pigment. @@ Bakkam ağacı (Haematoxylin campechianum) gövdesinden elde edilen ve doku kesitlerinin boyanmasında yaygın bir biçimde kullanılan doğal bir boya. @@ Kan ve kan oluşumunu inceleyen bilim dalı. @@ Ana gözelerden kan gözelerinin oluşumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMATEMEZ ile/||/<> MELENA

( Mide ya da yemek borusundan kan kusma. İLE/||/<> Sindirim düzeninden kanamalı dışkı. )


- HEMATİ ile HEMATİT


- HEMATİ[Fr. < Yun.] ile HEMATİT[Fr. < Yun.]

( Kanın, hemoglobinle renklenmiş kırmızı yuvarı. [Bir milimetreküp insan kanında, 5 milyon hemati vardır.] İLE Kırmızı ya da esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan bir mineral [Fe2O3], kantaşı. )


- HEMATITE, HAEMATITE[İng.] / HÉMAITTE[Fr.] / HÄMATIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMATİT


- HEMATİT ile MANYATİT


- HEMATİT ile/||/<> MANYETİT/MAGNETİT

( Metalik gri ya da siyah renkte olan bir taş. İLE/||/<> Siyah manyetik bir mineral. )


- HEMATOLOG ile HEMATOLOJİ ile HEMATOMETRE

( HEMATOLOGIST vs. HEMATOLOGY vs. HEMATOMETER )

( خون شناس ile خون شناسي ile خون سنج )

( KHON SHENAS ile KHON SHENASY ile KHON SANJ )


- HEMATOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HEMATOLOJİ


- HEM(AT)OPO(İ)ETİK ile HEM(AT)OPO(İ)EZ ile HEMAGLÜTİNASYON ile HEMATEMEZ ile HEMATOJEN ile HEMATOLOG ile HEMATOLOJİ ile HEMATOM ile HEMATÜRİ

( Kan yapıcı, kan oluşumu [ile ilgili]. İLE Kan yapımı, kan oluşumu. İLE Kan kümeleşimi. İLE Kan kusma. İLE Kan yapıcı, kan yoluyla. İLE Kanbilim uzmanı. İLE Kanbilim. İLE Kan toplağı. İLE Kan işeme. )


- HEMATÜRİ ile/||/<> PROTEİNÜRİ

( Sidikte kan bulunması. İLE/||/<> Sidikte protein bulunması. )


- HEMATÜRİ ile/||/<> PROTEİNÜRİ

( Sidikte kan bulunması. İLE/||/<> Sidikte protein bulunması. )


- HEMCİNS ile/ve/değil/||/<> HEMDERT

( Varolanların tümü. | Cinsleri bir olan, aynı soydan. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Dertleri ortak/yakın olan kişiler. )


- HEM-DEM[Fars.] ile HEM-DEST[Fars.]

( Sıkı fıkı, canciğer arkadaş. İLE Kuvvet kudrette beraber olan, el ele veren. | Ortak. | Kumaş dokuyuculukta bir çırağa, artık tek başına çalışabilecek seviyeye geldiğini bildiren beratı veren kişi. )


- HEM-DEST -ile


- HEM-DİL -ile

( DÜŞÜNCELERİ, YÜREKLERİ BİR OLAN, GÖNÜLDEŞ )


- HEME İLE CHLOROPHYLL İLE COBALAMİN İLE IRON-SULFUR ile/||/<> METALLOPROTEİNLER

( Metal içeren biyomoleküller. )

( Formül: Fe²⁺ ⇌ Fe³⁺ )


- HEME OST ile HEME EZ OST


- HEMEN DEĞİŞİM ile/ve ÂNÎ DEĞİŞİM

( IMMEDIATELY ALTERATION vs./and SUDDEN ALTERATION )


- HEMEN ile DOĞRUDAN

( IMMEDIATELY vs. INDIRECT )


- HEMEN ile HEMEN HEMEN


- HEMEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SICAĞI SICAĞINA


- HEMERALOFİK ile HEMERALOPİ ile HEMERALOPİK

( HEMERALOPHIC vs. HEMERALOPIA vs. HEMERALOPIC )

( روز کور ile روزکوري ile روزکور )

( RUZ KOR ile روزکوري ile RUZKOOR )


- HEMİANOPSİ ile HEMİPLEJİ ile HEMİSFER

( Yarım görmezlik. İLE Yarı inme. İLE Yarı küre. )


- HEMIEDRISCHE SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMİEDRİK SİMETRİ


- HEMİNTH-/HEMİNTHO- ile/||/<> VERMİ-

( Kurt, solucan. İLE/||/<> Solucan. )


- HEMICELLULOSE, PSEUDOCELLULOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEMİSELLÜLOZ


- HEMM[Ar.] ile GAMM[Ar.]


- HEMM[Ar.] ile HİMMET[Ar.]


- HEMM[Ar.] ile İRÂDE[Ar.]


- HEMM[Ar.] ile KASD[Ar.]


- HEMO-[İng.] / HÉMO-[Fr.] / HÄMO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMO-


- HEMODİYALİZ ile HEMOGRAM ile HEMOLİTİK ile HEMOLİTİK ANEMİ ile HEMOLİZ ile HEMOPTİZİ ile HEMORAJİ ile HEMORAJİK ile HEMOSİTOMETRE ile HEMOSTATİK ile HEMOSTAZ

( Kan süzüm. İLE Tam kan sayımı. İLE Kan yıkımlı, kan yıkıcı. İLE Yıkımlı kansızlık. İLE Kan yıkımı. İLE Kan tükürme. İLE Kanama. İLE Kanamalı, kanama[yla ilgili]. İLE Kan sayar. İLE Kanama durdurucu. İLE Kanama durması, kanın durması. )


- HEMOFİL ile HEMOFİLİ


- HEMOFOBİ[İng. HEMOPHOBIA] ile/||/<> HEMOSÖL[İng. HEMOCOEL] ile/||/<> HEMOSTAZ[İng. HEMOSTASIS]

( Kan korkusu olarak bilinen, Yunancada "kan" anlamına gelen αἷμα ("haima") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içinde kanın dolaştığı geniş boşluk. @@ Kendi kendine olabilecek bir kanamayı önleyen ya da herhangi bir nedenle başlayan bir kanamayı durduran süreçlerin tümüdür. Damar bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak meydana gelen kanamanın durmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMOGLOBIN, HAEMOGLOBIN[İng.] / HÉMOGLOBINE[Fr.] / HÄMOGLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMOGLOBİN


- HEMOGLOBİN ile/||/<> KANSIZLIK (ANEMİ)[İng. ANEMIA] ile/||/<> TALASEMİ[İng. THALASSEMIA]

( Hemoglobin, birçok hayvanın kanındaki demir içeren protein. Omurgalıların kırmızı kan gözelerinde (eritrositler) oksijeni dokulara taşımada görevlidir. Hemoglobin, oksijen ile dengesiz, geri çevrilebilir bir bağ oluşturur. Yükseltgenmiş durumda oksihemoglobin denir ve parlak kırmızıdır; İndirgenmiş durumda mor mavi olur. @@ Kanda alyuvar sayısının normalin altına düşmesi sonu gelişen hastalık hali. Aynı zamanda hemoglobinde de azalma meydana gelmesi sonucu oluşabilir. Birçok farklı tip anemi bulunur. @@ Bir grup genetik olarak kalıtılan anemi; narin hemoglobinlerin oluşur ve kolayca parçalanır. Talaemi Güneydoğu Asya ve Akdeniz havzasında yaygın olarak görülür. Bu bireyler sıtmaya karşılık bağışıklık gösterebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMOGLOBİN ile/||/<> MİYOGLOBİN

( Hemoglobin kanda O₂ taşır İLE miyoglobin kasta O₂ depolar )

( Formül: Hb 4 hem grubu İLE Mb 1 hem grubu )


- HEMOLİZ ile HEMOLİZ

( HEMOLYSIS vs. HEMOLYZE )

( خونکافت ile هموليزه کردن )

( KHONKAFT ile CPEHMOLYZAH KARDAN )


- HEMOLYSIS, HEMATOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= HEMOLİZ


- HEMPA ile/||/<> HEMTA

( Ayaktaş, arkadaş[kötü işlerde]. İLE/||/<>/||/<> Yandaş, denktaş, arkadaş. )


- HEMPA[Fars.] ile/değil/yerine/>< KANKA/ARKADAŞ

( Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kişi, ayaktaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kan kardeşliği kadar yakınlıkla birlikte hareket eden/ler. )


- HEMZ[Ar.] ile LEMZ[Ar.]

( Örtülü ayıplama. İLE İthâm ederek ayıplama. )


- [ ’ ](Hemze) ile [ ‘ ](Ayn)


- HEMZEMİN ile HEMZEMİN GEÇİT


- HENDEK ile/ve AZMAK ile/ve UR

( ... İLE/VE Su birikmiş hendek. İLE/VE Bir tür hendek. )


- HENDEK ile KUYU/TUYNUK

( Kuyu görüntüsü, bir kaynağı ya da bir kazanç kapısını simgeleyebilir. )

( ... ile Bİ'R[çoğ. ÂBÂR], BEVD
... ile BÂSİKA: Ağzına kadar su dolu olan kuyu. )

( ... ile ÇÂH, ÇEH )

( DITCH/TRENCH vs. WELL )


- HENDERSON-HASSELBALCH EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= HENDERSON-HASSELBALCH EŞİTLİĞİ


- HENGAM ile HENGAME


- HENGÂME[Fars.][HANGAME/ENDAME değil!] ile İZDİHÂM[Ar. < ZAHAM] ile CURCUNA

( Kavga, patırtı, gürültü. İLE Kalabalık, yığılma, kalabalıktan sıkışma. İLE Gürültülü, karışık durum. | Türk müziğinde, on zamanlı, altı vuruşlu küçük bir usûl. | Bu usûlle bestelenmiş yapıt. )


- HENÎ'[Ar.] ile MERÎ'[Ar.]


- HENRY[İng.] / HENRY[Fr.] / HENRY[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRİ


- HENRY CAVENDISH ile/ve/<> ANTOINE LAVOISIER

( [Hidrojen] Kâşifi. [1766] İLE/VE/<> Adlandıran. [1783] )

( Hidrojen )


- HENRY'S LAW[İng.] / HENRY GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRY YASASI/KANUNU


- HENRY ile/||/<> YASASI

( Gazların çözünürlüğü yasası )

( William Henry tarafından 1803 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1774-1836) (Ülke: İngiltere) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Henry yasası) )


- HENTBOL ile HENTBOLCU/LUK


- HEP ile/yerine/değil DAHA ÇOK


- HEP ile HEP BİRDEN ile HEP BERABER ile HEP BİR AĞIZDAN


- HEP[Fars. < HEB] ile/değil İKİ (KEZ)

( [not] ALLWAYS vs./but TWO (TIMES)/TWICE )


- HEP ile İKİDE BİR


- HEP ile/değil/yerine OLABİLDİĞİ KADAR


- HEP ile/ve/<> SADECE


- HEPARIN[İng.] / HÉPARINE[Fr.] / HEPARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPARİN


- HEPATİK ile HEPATOLOJİ ile HEPATOMEGALİ ile HEPATOSİT ile HEPATOSPLENOMEGALİ ile HEPATOTOKSİK

( Karaciğer [ile ilgili]. İLE Karaciğerbilim. İLE Karaciğer büyümesi. İLE Karaciğer gözesi. İLE Karaciğer/dalak büyümesi. İLE Karaciğere zararlı. )


- HEPATİT A ile/||/<> HEPATİT B ile/||/<> HEPATİT C ile/||/<> HEPATİT D ile/||/<> HEPATİT E

( Hepatit A virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ya da yiyeceklerle bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsünün neden olduğu, kan ve vücut sıvıları yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit C virüsünün neden olduğu, kan yoluyla bulaşan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit B virüsü ile birlikte bulaş oluşturan bir karaciğer bulaşı. İLE/||/<> Hepatit E virüsünün neden olduğu, genellikle kirli su ile bulaşan bir karaciğer bulaşı. )


- HEPAT/O- ile KRAN(İ)YO- ile M(İ)YEL(O)- ile FLEBO- ile PNEUM-/PNEUMO-/PNEUMATO- ile PİYO- ile NEKRO-

( Karaciğer [ön ek]. İLE Kafa-, kafatası. İLE Omurilik [ile ilgili]. İLE Toplardamar [ile ilgili]. İLE Hava-, gaz-, akciğer. İLE İrinli, irin .... İLE Ölü/nekro-. )


- HEPATOMEGALİ ile/||/<> SPLENOMEGALİ

( Karaciğerin olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Dalağın olağandışı büyümesi. )


- HEPİMİZİ BİR YAPAN ile/ve/<> BAZILARIMIZI "AYRI" YAPAN


- HEPİMİZ(İN), ... ile/değil HER BİRİMİZ(İN), ...


- HEPİMİZ(İN) ile HERKES(İN)


- HEPTA, SEPTA, SEPTI[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTA, SEPTA, SEPTİ


- HEPTADÉCCANE[Fr.] / HEPTADEKAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKAN


- HEPTADECANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKANE


- HEPTANE[İng.] / HEPTANE[Fr.] / HEPTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTAN


- HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK/PANTEİZM ile KÖKEN TANRI ile MİMAR TANRI ile YARATICI TANRI ile KİŞİ TANRI ile KAVRAM TANRI


- HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK(PANTEİZM) ile HEPTANRIDACILIK(PANENTEİZM)

( Tanrı ile evrenin aynı şey olduğunu savunan görüş. | Tanrı'yı, etkin yaratıcı güç olarak belirlemekle birlikte Tanrı'yla dünyayı özdeşleştiren öğreti. ["Tek gerçek varlık, Tanrı'dır, dünya onun yansısıdır ya da türevidir. Buna göre, dünya, Tanrı'dan ayrı bir töz değildir".]
İLE
Tanrı'nın evreni kapsadığını ancak ondan daha büyük olduğunu savunan görüş. | Her şeyin, Tanrı'da olduğunu öne süren öğreti. ["Gerçeklik, üç öğeden; ruhtan, doğadan, insandan oluşur. Ancak, bu üç öğenin temelinde, yüce varlık olan Tanrı vardır. Dünya, Tanrı'yla ve Tanrı'dadır, Tanrı'nın yanında değil ondadır, onun bağımlılığı altındadır, insanlık bu dünya ve yeryüzüyle sınırlı değildir, insanlık Tanrı'dadır, dolayısıyla ölümsüzdür ve tüm evrene yayılmıştır."] )

( PANTEISM vs. PANENTEISM )


- HEPTOSES[İng.] / HEPTOSES[Fr.] / HEPTOSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTOZLAR


- HER AN ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ


- HER ANLAM/DA ile/ve/değil/||/<>/< HER ALAN/DA


- HER BABAYİĞİDİN HARCI DEĞİL ile HER BABAYİĞİDİN KÂRI DEĞİL


- HER BİLDİĞİMİZİ ... ile/ve/||/<> HER SÖYLEDİĞİMİZİ ...

( Söylemiyoruz! İLE/VE/||/<> Biliyoruz! )


- HER BİR/BEHER[Fars.] ile BEHER/BEHERGLAS[Alm. < BECHER/GLAS]

( Her bir. İLE Silindir biçiminde cam deney çubuğu. )


- HER BİRİ ile HER BİRİ ile BİRBİRİNE GÖRE ile HER SEFERİNDE

( EACH vs. EACH ONE vs. EACH OTHER vs. EACH TIME )

( هريک از ile هريک ile هر کدام ile هرکدام ile هر ile هرکدم ile همديگر ile با هم ile يکديگر ile هم ile دفعه به دفعه )

( NPARYK AZ ile NPARYK ile NPAR KODAM ile NPARKDAM ile NPAR ile NPARKADAM ile CPEHMADYGAR ile BA NPAM ile YKADYGAR ile NPAM ile DAFE BAH DAFE )


- HER DERDE DEVÂ OLAN:
(")SARIMSAK(") ile/ve/değil/||/<>/< SARILMAK


- HER ELİNİ SIKAN İLE ... ile/ve/<> HER CANINI SIKAN İLE ...

( Dost olma! İLE/VE/<> Düşman olma! )


- HER GÜN ...:
BİR ile/ve/||/<>/> ÜÇ ile/ve/||/<>/> BEŞ
İŞ/GÖREV

( [Her gün ...]
Büyük bir işi/görevi yerine getirebilmek. İLE/VE/||/<>/> En az üç orta işi/görevi yerine getirebilmek. İLE/VE/||/<>/> En az beş küçük işi/görevi yerine getirebilmek. )


- HER HAFTA ile AYDA DÖRT KERE


- HER İLE OER İLE ORR İLE CO2RR ile/||/<> ELEKTROKATALİTİK REAKSİYONLAR

( Önemli elektrokimyasal dönüşümler. )

( Formül: 2H₂O → 2H₂ + O₂ )


- HER KOŞUL ALTINDA GEÇERLİLER ile/ve/||/<>/> MÜKEMMELLEŞME


- (HER KOŞULDA) YAP!:
NE YAPABİLİYORSAN ile/ve/||/<> NE KADARINA SAHİPSEN ile/ve/||/<> NEREDEYSEN

( (IN ANY CONDITION) DO:
WHAT YOU CAN vs./and/||/<> WHAT YOU HAVE vs./and/||/<> WHERE YOU ARE )


- HER NE MENEMSE" ile "HER NE ŞEYİMSE/SİKİMSE" |
ile/değil/yerine/||/<>/<
"HER NEYSE"


- HER ŞEY ile/ve/||/<> GERİ KALAN NE VARSA


- HER ŞEY ile HER ŞEY

( EVERYTHING vs. EVERYTHING THAT )

( همه چيز ile هر چيزي ile هر چيز ile هرآنچه )

( CPEHMEH CHYZ ile NPAR CHYZY ile NPAR CHYZ ile NPARANCHEH )


- HER ŞEY ile/ve/değil/||/<>/>/< HER ŞEYDE


- HER ŞEY ile HER ŞEY('İ)

( EVERY THING vs. EVERY THING )


- HER ŞEY ile HERŞEY('İ)

( Her şey, her şeyle ilişkili olduğu için hiçbir şeyi, sadece ve tek başına "her şey" olarak düşünemez ve dillendiremezsin. )

( Her şey, biraraya getirilmiş parçalar anlamını taşır. )

( EVERY THING vs. EVERYTHING
Everything implies a collection of particulars. )


- HER ŞEY(DE)/YER(DE) ile/ve HİÇBİR ŞEY(DE)/YER(DE)

( When we realise that all is in our mind and that we are beyond the mind, that we are truly alone; then all is us.
Nothing is me, so I am nothing. )

( Hiçbir "şey", ben değildir; böylece, ben, hiçbir şeyim. )

( Herhangi bir şey, sadece o şey değildir. )

( Herhangi bir şey, bütünün bir yanını göstererek gizleyendir. )

( Herşey, kendi olmayanı da işaret etmektedir. )

( Can sıkmanın sırrı, herşeyi anlatmaktır. )

( Herşeyin, zihnimizde olduğunu, bizim, zihinden öte olduğumuzu ve gerçekten yalnız başımıza olduğumuzu, ne zaman anlarsak, işte o zaman, herşey biziz. )

( [ON] EVERYTHING/PLACE vs./and [ON] NOTHING/PLACE )


- HER ŞEYİN KONUŞULABİLİRLİĞİ ile/ve/||/<>/>/< SÖYLEDİKLERİNİ TAMAMLAMASINI BEKLEMEK


- HER YERDE ile/ve/<> DİLDE, GÖNÜLDE


- HER YER(İ)(NDE) ile/ve HİÇBİR YER(İ)(NDE)

( EVERYWHERE vs./and NOWHERE | NOT ANYWHERE )


- HER ZAMAN ile HER ZAMAN

( ALWAY vs. ALWAYS )

( همه وقت ile مدام ile هميشه ile همواره ile عليالدوام ile دائما )

( CPEHMEH VAGHT ile MADAM ile NPAMYSHEH ile NPAMVAREH ile عليالدوام ile DAEMA )


- HER ZAMAN ile "HER ZAMAN"I

( Genelin içinde düşünülen zaman. İLE Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "ZAMAN"ı. )

( EACH TIME vs. EVERYTIME )


- HER ZAMAN ile SÜREKLİ/DAİMA[Ar.]

( Zaman-ötesi oluş, tümüyle Şimdi'dedir. )

( EVERY TIME vs. ALWAYS/FOREVER
Timeless being is entirely in the now. )


- HER ile/ve BASİT HER


- HER ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BAZI

( [kitap] Okunmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazılarına başvurulur. )

( [eşya] Kullanılmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazıları saklanır. )

( [yazar] Sevilmez. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Bazıları (sadece) beğenilir. )


- HER ile HEP

( EACH/EVERY vs. ALWAYS )


- HER ile HER AN ile HER ZAMAN

( EVERY vs. EVERY MOMENT vs. EVERY TIME )

( همه ile هر ile هرکدام ile آن به آن ile هر وقت )

( CPEHMEH ile NPAR ile NPARKDAM ile AN BAH AN ile NPAR VAGHT )


- HER ile/ve HERHANGİ


- HER ile HERK ile HER BİR ile HER DEM ile HER GÜN ile HER BİRİ ile HER DAİM ile HER HALDE ile HER NEYSE ile HER ZAMAN ile HER NASILSA ile HER NEDENSE ile HER DEM TAZE ile HER NE KADAR ile HER YERDELİK ile HER HALÜKARDA ile HER NE HİKMETSE


- HER ... ile/değil HİÇBİR ...


- HER ile TÜM

( EACH/EVERY vs. ALL )


- HERA ile/ve/||/<> ATHENA ile/ve/||/<> AFRODİT


- HERAKLEITOS AÇMAZI ile/ve/||/<> ÇOKLUK AÇMAZI ile/ve/||/<> THESEUS AÇMAZI


- HERCAİ MENEKŞE ile YABANİ HERCAİ MENEKŞE

( PANSY vs. WILD PANSY )

( VIOLA TRICOLOR HORTENSIS cum VIOLA TRICOLOR )


- HERCAİ/LİK ile HERCAİCE ile HERCAİ MENEKŞE


- HEREDİTE ile HEREDİTER ile HERİTABİLİTE

( Kalıtım, soyaçekim. İLE Kalıtsal. İLE Kalıtılabilirlik. )


- HEREDOT ile/ve/değil TUKİDİDES


- HEREKE ile/ve KAYSERİ ile/ve BÜNYAN ile/ve YAHYALI ile/ve TAŞPINAR ile/ve SİVAS ile/ve KARS ile/ve BERGAMA ile/ve LADİK ile/ve MİLAS ile/ve ISPARTA


- HEREKE ile/ve SİVAS


- HEREKLEMEK ile HEREK


- HERETİK ile HERMETİK


- HERETİZM ile ATEİZM ile PANTEİZM


- HERGELE/LİK ile HERGELECİ/LİK


- HERHALDE ile/ve/||/<> BELKİ (DE)


- HERHALDE ile HER HALDE

( Tahmin, belki. İLE Mutlaka, kesinlikle. )


- HERHALDE["HERALDE" değil!] ile/değil/yerine SANIRIM


- HERHANGİ BİR ARKADAŞININ, SENİ, PARA İSTEMEK İÇİN ARAMASI ile TANIDIĞIN VE SEVDİĞİN BİR ARKADAŞININ, SENİ, PARA İSTEMEK İÇİN ARAMASI


- HERHANGİ BİR) DÜŞÜNCEYE:
MAHKÛM/İYET ile/ve/değil/yerine HÂKİM/İYET


- HERHANGİ BİR KİŞİ (OLAN/OLMAK) ile/ve/değil/yerine BELİRLİ BİR KİŞİ (OLAN/OLMAK)


- HERHANGİ BİR ŞEY ile HERHANGİ BİR ŞEY('İ)

( ANYTHING vs. ANYTHING )


- HERHANGİ BİRİ OLMAK ile/değil/yerine BELİRLİ BİR KİŞİ OLMAK


- HERHANGİ BİRİ ile ÖYLE BİRİ ile HERHANGİ BİRİ

( ANYONE vs. ANYONE THAT vs. ANYONE WHICH )

( هر کس ile هرشخص معين ile هر شخص )

( NPAR KES ile NPARSHKHS MAYNE ile NPAR SHKHS )


- HERHANGİ BİRİ ile YA-VEYA

( EITHER vs. EITHER-OR )

( چه چه ile يايا ile خواه خواه )

( CHEH CHEH ile يايا ile KHAH KHAH )


- HERHANGİ ile ARTIK DEĞİL

( ANY vs. ANY MORE )

( هر ile هريک ile هرگونه ile هيچ نوع ile هيچ ile ديگر )

( NPAR ile NPARYK ile NPARGONEH ile YEHYCH NO ile YEHYCH ile DYGAR )


- HERHANGİ ile HERHANGİ BİR ile HERHANGİ BİRİ


- [ne yazık ki]
HERHANGİ BİR YERDEKİ ADÂLETSİZLİK ile/değil/yerine/></> HER YERDEKİ ADÂLET

( Tehdit. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Düzen. )

( Herhangi bir yerdeki adâletsizlik, adâleti tehdit eder her yerde. )

( Injustice anywhere is a threat to justice everywhere. )


- HERKELE[Ar.] ile HERGELE[Ar.]

( İnce, zarif, hoş. | Hoşluk, incelik. İLE Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış [akıllı] hayvan. | Terbiye ve görgüden uzak, bayağı, aşağılık kişi. )


- HERKES, "HER ŞEYİN FARKINDA"
ile/değil/||/<>/<
"HİÇKİMSE, HİÇBİR ŞEYİN FARKINDA DEĞİL" DEĞİL


- HERKES YAPAMAZ ile/ve/değil HERKES, HER ZAMAN (KOLAY KOLAY) YAPAMAZ


- HERKES YAPIYORSA BIRAK YAPSINLAR | KİMSE YAPAMIYORSA BEN NASIL YAPAYIM ile/değil/yerine/>< HERKES YAPIYORSA BEN DE YAPABİLMELİYİM | KİMSE YAPAMIYORSA BEN YAPAYIM


- HERKES ile BİRÇOK

( EVERYBODY vs. MANY )


- HERKES ile/değil/yerine ÇOĞUNLUK


- HERKES ile/ve/değil/yerine HAZIR OLAN HERKES

( [not] EVERYBODY vs./and/but EVERYBODY WHO ARE READY
EVERYBODY WHO ARE READY instead of EVERYBODY )


- HERKES ile HEPİMİZ

( EVERYBODY vs. ALL OF US )


- HERKES(") ile/değil/||/<> HER BİR KİŞİ


- HERKES ile/ve/değil/||/<>/< HER BİREY


- HERKES ile/ve/değil/||/<> HERHANGİ BİRİ


- HERKES ile HERKES ÖYLE ile HERKES HANGİ

( EVERYONE vs. EVERYONE THAT vs. EVERYONE WHICH )

( هرکه ile هر کس ile همگان ile هر شخص ile هرآنکه )

( NPARKEH ile NPAR KES ile CPEHMGAN ile NPAR SHKHS ile NPARANKEH )


- HERKES ile "HERKES"İ

( Genelin içinde düşünülen kişiler. İLE Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "KİŞİ"yi. )

( EVERYBODY vs. "EVERYBODY" )


- HERKES ile MİLLET

( EVERYBODY vs. PEOPLE )


- HERKES ile ORTAK DİLDE HERKES ile AYRIMSIZ HERKES


- HERKESİN:
YANLAŞTIĞI KİŞİ/LER ile/ve/değil/||/<>/< İYİ ANLAŞTIĞI KİŞİ/LER


- HERKES/LİK ile HERKESÇE


- HERMAFRODİT ile HERMAPRODİT

( HERMAPHRODITE vs. HERMAPRODITE )

( مخنث ile نر وماده ile نرموک )

( مخنث ile NAR VOMADEH ile NARMOK )


- HERMALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HERMALİN


- HERMANN-MAUGUIN SYMBOLS[İng.] / SYMBOLES D'HERMANN-MAUGUIN[Fr.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGELERİ


- HERMANN-MAUGUIN-SYMBOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGESİ


- HERMELINE[İng.] ile/değil/yerine/= HERMELİN


- HERMENEUTİK ile/ve FELSEFÎ HERMENEUTİK


- HERMES ile HERMES

( MISIR - BÂBİL - İRAN / İSLÂM'DA[İDRİS] ile YUNAN )

( TOTH ile HERMES TRIMEGISTES )


- HERMETİK EĞİTİM -ile

( 1. Gövde Eğitimi.
2. Hayvansal Ruh Eğitimi.
3. İnsani Ruh Eğitimi. )


- HERMETİK ÖĞRETİ ile HERMES


- HERMETİK ile/ve HERMENEUTİK

( ... İLE/VE Farklı bakışlarla aynı olguya bakma olanağını sunmak/kazandırmak. Çok anlamlılığa izin vermektir. )

( Hermes. İLE/VE Dilthey. )

( Hermeneutik'in amacı: Tekil tarihsel varoluşun anlaşılması. )

( ... İLE/VE Aslına uygun okuyabilme. )


- HERMETİK ile/ve/> HERMENION ile/ve/> HERMENEUTİK

( Kilitli, örtük, mühürlü. İLE/VE/> Anlamlandırma. İLE/VE/> Şifrelerin çözümlenip yorumlanması. )


- HERMİTİAN İLE UNİTER İLE NORMAL ile/||/<> ÖZEL MATRİSLER

( Karmaşık matrislerin özel sınıfları. )

( Formül: A† = (A*)^T )


- HERMİTİAN ile/||/<> SKEW-HERMİTİAN

( Hermitian A=A* İLE skew-Hermitian A=-A*. )

( Formül: Self-adjoint İLE anti-self-adjoint )


- HERSCHEL-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE HERSCHEL-CASSEGRAIN[Fr.] / HERSCHEL-CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= HERSCHEL-CASSEGRAİN TELESKOBU


- HER ŞEY İLE HER ŞEY ile/ve HER ŞEY İLE BİR ŞEY

( EVERYTHING WITH EVERYTHING vs./and EVERYTHING WITH A THING )


- HERŞEY ile/ve/değil/yerine ÇOK ŞEY


- HERŞEY ile/ve GÜVENİLİRLİK

( Masum ve basit olana güvenme cesâretine pek az kişi sahiptir. )

( EVERYTHING vs./and RELIABILITY
Very few are those who have the courage to trust the innocent and the simple. )


- HER ŞEY ilefakat HERKES/TE

( Olabilir. İLE/FAKAT Olamaz. )


- HER ŞEY ile/ve HER ŞEYE HER ŞEYİ SÖYLEYEBİLMEK

( HER SÖYLEDİĞİN DOĞRU OLMALI HER DOĞRUYU SÖYLEMEK DOĞRU DEĞİLDİR HER SÖYLEDİĞİN HAKK OLMALI HER HAKK'I SÖYLEMEK HAKKIN DEĞİLDİR )


- HER ŞEY ile HER ŞEY('İ)

( EVERYTHING vs. EVERYTHING )


- HER ŞEY ile HİÇBİR ŞEY

( Zamanla telâfi edilebilir. İLE Geçip giden zaman, hiçbir şeyle telâfi edilemez. )


- HER ŞER'DE/ŞEYDE, BİR HAYIR VARDIR ile/değil HER ŞER'DE/ŞEYDE, BİR OLABİLİR/ARAMAK GEREK


- HERŞEYDEN ÖNCE ... ile/değil/yerine TÜM BUNLARIN YANISIRA ...


- (HERŞEYE) BURNUNU SOKMAK/SOKUYOR OLMAK ile/ve (HERŞEYE) MAYDANOZ OLMAK


- HERŞEYİ BİLEN ile/değil KENDİNİ BİLEN


- HERŞEYİ İÇİNE ALAN ile/ve HERŞEYİN İÇİNDE OLAN

( INCLUDES EVERYTHING vs./and IN EVERYTHING )


- HERŞEYİ KAPSAYICI/LIK ile/ve/değil/<> HİÇBİR ŞEYE İNDİRGENEMEZ/LİK


- HERŞEYİ YAZMAK ile/ve/değil/yerine YAZILABİLDİĞİ KADAR/INI YAZMAK


- ... HERŞEYİN EN İYİSİNE LÂYIKTIR ile/değil ... HERŞEYİN EN İYİSİNİ YAPAR/DI


- HERTZ:
60 ile/<>/> 90 ile/<>/> 120 ile/<>/> 144


- HERTZ ANTENNA[İng.] / ANTENNE D'HERTZ[Fr.] / HERTZSCHE ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ANTENİ


- HERTZSCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ DALGALARI


- HERTZIAN WAVE[İng.] / ONDE HERTZIENNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HERTZ DALGASI


- HERTZ EFFECT[İng.] / EFFET HERTZ[Fr.] / HERTZ-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ETKİSİ


- OSCILLATEUR HERTZIEN[Fr.] / HERTZSCHER OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ OSİLATÖRÜ


- HERTZIAN OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= HERTZ SALINGACI


- HERTZ[İng.] / HERTZ[Fr.] / HERTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ


- HERTZ ile KİLOHERTZ

( Saniyede bir titreşim yapan devirli bir olayın frekansına eşit frekans birimi. İLE Bir saniyede bin titreşimi olan elektromanyetik dalga boyu ölçüsü birimi. )


- HERTZSPRUNG-RUSSELL DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE HERTZSPRUNG-RUSSELL[Fr.] / HERTZSPRUNG-RUSSELL-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZSPRUNG-RUSSELL ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- ... HESABI (İLE) ile/değil ... HASEBİ (İLE)


- HESABI:
"YIKMAK" ile/ve/değil/yerine "YÜKLEMEK"


- HESABINI GÜDMEK/YAPMAK ile/<> DAVASINI GÜDMEK/YAPMAK


- HESABINI SORMAK ile HESABI TAKİP ETMEK


- HESABINI TUTMAK ile HESABINI YAPMAK


- HESABINI YAPMAK ile/ve HESABINI TUTMAK


- HESAP MAKİNESİ ile/ve/||/<>/></> TELEFON

( )

( "Telefon ve Hesap Makinesinin Tuş Dizilimi Neden Farklıdır?" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ANLAMAK ÜZERE SORU SORMAK


- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜM/KATKI SUNMAK


- HESAP SORMAK ile/değil/yerine ÖRNEK OLMAK


- HESAP SORMAK ile/değil/yerine UYARMAK


- HESAP VERİLEBİLİRLİKTE:
DİKEY ile/ve/||/<> YATAY

( Oy/seçim. İLE/VE/||/<> ... )


- HESAP ile/ve/değil/||/<>/< AKD

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Parmak hesabı. )


- HESAP ile/ve GEREKÇE


- HESAP ile/ve GÖZLEM

( TO THINK vs./and OBSERVATION )


- HESAP ile HESAP KARTI ile HESAP NUMARASI ile HESAP EKSTRESİ ile SORUMLU ile MUHASEBE ile MUHASEBECİ ile MUHASEBE ile MUHASEBE MAKİNESİ ile MUHASEBE OFİSİ ile MUHASEBE SİSTEMİ ile HESAPLAR

( ACCOUNT vs. ACCOUNT CARD vs. ACCOUNT NUMBER vs. ACCOUNT STATEMENT vs. ACCOUNTABLE vs. ACCOUNTANCY vs. ACCOUNTANT vs. ACCOUNTING vs. ACCOUNTING MACHINE vs. ACCOUNTING OFFICE vs. ACCOUNTING SYSTEM vs. ACCOUNTS )

( حساب ile تاريخچه ile کارت حساب ile شماره حساب ile صورت حساب بانکي ile قابل توضيح ile حسابداري ile حسابدار ile محاسبه ile محاسباتي ile ماشين حسابداري ile اداره حسابداري ile سيستم حسابداري ile محاسبات )

( HASAB ile TARYKHCHEH ile KART HASAB ile SHMAREH HASAB ile SORT HASAB BANKY ile GHABEL TOZYHE ile HASABDARY ile HASABDAR ile MOHASBEH ile MOHASBATY ile MASHYNE HASABDARY ile EDAREH HASABDARY ile SYSETAM HASABDARY ile MOHASBAT )


- HESAPLAMA ile/ve/<> AÇIKLAMA

( vs./and/||/<> EXPLANATION )


- HESAPLAMA ile PARAKETE HESABI

( Gemilerin gittiği yön ve yaptığı hıza göre, bulunduğu yerin tahmini olarak hesaplanması. )


- HESAPLAMALI ile BELİMSEL


- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMA ile HESAPLAMA ile BİLGİSAYAR ile BİLGİSAYAR MUHASEBECİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MİMARI ile BİLGİSAYAR MİMARİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ MÜDÜRÜ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ ile BİLGİSAYAR ENDÜSTRİSİ ile BİLGİSAYAR DİLİ ile BİLGİSAYAR ÜRETİCİSİ ile BİLGİSAYAR AĞI ile BİLGİSAYAR ODAKLI ile BİLGİSAYAR PROGRAMI ile BİLGİSAYAR SATICISI ile BİLGİSAYAR BİLİMİ ile BİLGİSAYAR SİMÜLASYONU ile BİLGİSAYAR SİSTEMİ ile BİLGİSAYAR ZAMANI ile BİLGİSAYAR SÖZCÜĞÜ ile BİLGİSAYARLAŞMA ile BİLGİSAYARLAŞTIRMAK ile BİLGİSAYARLI

( COMPUTABLE vs. COMPUTATION vs. COMPUTE vs. COMPUTER vs. COMPUTER ACCOUNTANT vs. COMPUTER AIDED vs. COMPUTER ARCHITECT vs. COMPUTER ARCHITECTURE vs. COMPUTER ASSISTED vs. COMPUTER CENTER vs. COMPUTER CENTER MANAGER vs. COMPUTER ENGINEER vs. COMPUTER ENGINEERING vs. COMPUTER INDUSTRY vs. COMPUTER LANGUAGE vs. COMPUTER MANUFACTURER vs. COMPUTER NETWORK vs. COMPUTER ORIENTED vs. COMPUTER PROGRAM vs. COMPUTER SALESMAN vs. COMPUTER SCIENCE vs. COMPUTER SIMULATION vs. COMPUTER SYSTEM vs. COMPUTER TIME vs. COMPUTER WORD vs. COMPUTERIZATION vs. COMPUTERIZE vs. COMPUTERIZED )

( محاسبه پذير ile شمارش ile محاسبه کردن ile رايانه ile کامپيوتر ile حسابگر ile بکمک کامپيوتر ile معمار کامپيوتر ile معماري کامپيوتر ile مرکز کامپيوتر ile مدير مرکز کامپيوتر ile مهندس کامپيوتر ile مهندسي کامپيوتر ile صنعت کامپيوتر ile زبان کامپيوتري ile سازنده کامپيوتر ile شبکه کامپيوتري ile کامپيوتر گرا ile برنامه کامپيوتري ile فروشنده کامپيوتر ile علوم کامپيوتر ile علم کامپيوتر ile شبيه سازي ile سيستم کامپيوتري ile وقت کامپيوتر ile کلمه کامپيوتري ile کامپيوتري شدن ile کامپيوتري کردن ile کامپيوتري ile کامپيوتري شده )

( MOHASBEH PAZYR ile SHMARSH ile MOHASBEH KARDAN ile RAYANEH ile KAMPYVOTER ile HASABGAR ile BOKMAK KAMPYVOTER ile MEMAR KAMPYVOTER ile MEMARY KAMPYVOTER ile MARKZ KAMPYVOTER ile MADYR MARKZ KAMPYVOTER ile MANPANDES KAMPYVOTER ile MANPANDESY KAMPYVOTER ile SANAT KAMPYVOTER ile ZABAN KAMPYVOTERY ile SAZANDEH KAMPYVOTER ile SHABKEH KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTER GERA ile BARNAMEH KAMPYVOTERY ile FOROSHANDEH KAMPYVOTER ile ALUM KAMPYVOTER ile ALAM KAMPYVOTER ile SHABYYEH SAZY ile SYSETAM KAMPYVOTERY ile VAGHT KAMPYVOTER ile KOLMEH KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTERY SHODAN ile KAMPYVOTERY KARDAN ile KAMPYVOTERY ile KAMPYVOTERY SHODEH )


- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMAK ile HESAPLAMA ile HESAPLAMALAR ile HESAP MAKİNESİ

( CALCULABLE vs. CALCULATE vs. CALCULATION vs. CALCULATIONS vs. CALCULATOR )

( قابل اعتماد ile احتساب کردن ile حساب کردن ile احتساب ile محاسبه ile محاسبات ile شمارش ile محاسب ile حسابگر ile ماشين حساب )

( GHABEL ETEMAD ile EHTESAB KARDAN ile HASAB KARDAN ile EHTESAB ile MOHASBEH ile MOHASBAT ile SHMARSH ile MOHASB ile HASABGAR ile MASHYNE HASAB )


- HESAPLANABİLİRLİK ile/ve/>< HESAPLANAMAZ SAYILAR


- HESAPLANAMAZLIK ile HESAPLANAMAZ

( INCALCULABILITY vs. INCALCULABLE )

( نا معلومي ile نا شمردني )

( نا معلومي ile NA SHMARDANY )


- HESAPLAŞMA ile/ve/değil/yerine YÜZLEŞME


- HESAPLAŞMAK ile/ve/değil/||/<> HELÂLLEŞMEK


- HESAPLAŞMAYI:
KENDİNLE YAPMAK ile/ve KENDİNE YAPMAK

( TO GET EVEN WITH: YOUR SELF vs./and TO YOUR SELF )


- HESS'S LAW[İng.] / LOI DE HESS[Fr.] / HESSSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HESS YASASI


- HETAMINE, PHENODINE[İng.] ile/değil/yerine/= HETAMİN


- HETERO ATOM[İng.] / HÉTÉROATOM[Fr.] / HETEROATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= HETERO ATOM


- HETERO NÜKLEROPROTEİN PARÇACIKLARI (HNRNP)[İng. HNRNP] ile/||/<> HETEROBLASTİ[İng. HETEROBLASTY] ile/||/<> HETERODONT ile/||/<> HETEROKRONİ[İng. HETEROCHRONY] ile/||/<> HETEROTALİK[İng. HETEROTHALLIC] ile/||/<> HETEROTAŞİ[İng. HETEROTACHY] ile/||/<> HETEROZİGOTLUK[İng. HETEROZYGOSITY]

( Çekirdekteki kalıp DNA’dan hemen sentezlenen RNA ürünü. (DNA benzeri RNA ya da dRNA da denir) Bu RNA türü çok kısa bir yarı-ömre sahip olmakla beraber, oldukça heterojenik ve büyüktür. hnRNA’lar çekirdekten ayrılmadan önce mRNA sentezlemek üzere işlemden geçer. @@ Birbirine benzemeyen gözelerden meydana gelme. @@ Çeşitli amaçlar için farklılaşmış değişik biçimli dişlere sahip olan. @@ Canlıların embriyonik safhadan erişkin safhaya geçiş süreçlerinde diğer (yakın) türlerden canlılara göre zamansal farklılıklar yaşanması. Evrim ağacı silsilesinde bazı anatomik özellikler atalara (veya karşılaştırma yapılabilecek yakın akraba diğer çağdaş türlere) göre daha erken ya da daha geç ortaya çıkabilir, daha hızlı ya da daha yavaş gelişebilir; gelişmesini daha erken ya da daha geç bitirebilir. Bu tür değişimlerin geneline heterokroni denir. Canlıların vücutlarındaki oranlar başta olmak üzere, dik ya da dört ayak üstünde yürümesi gibi pek çok özgün özelliği etkiledikleri düşünülmektedir. @@ Yalnızca başka bir çeşit çiftleşme/uyum tipiyle üreyen bir canlıyla eşeyli üreyebilen organizmalardır. @@ Bir genin belirli bir bölgesine özgü evrimleşme hızının, zaman içindeki değişimleri. İşlevsel çeşitlilik doğurabilen ya da nötral mutasyonların hızlarının evrimleşme süreci. "Heterotaşik pozisyonların işlevsel değişimle bağlantılı olması beklendiği için heterotaşi genellikle işlevsel çeşitliliğin bir göstergesi olarak belirtilir." @@ Diploit bir organizmanın tek bir lokusunda iki farklı allel bulunması durumu. Anne ve babadan farklı alleller gelmesinin bir sonucudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HETERO ile/||/<> ALKALOİD ile/||/<> DENGELEYİCİ POLİMORFİZM[İng. BALANCED POLYMORPHISM] ile/||/<> DENGELİ ÇOKBİÇİMLİLİK[İng. BALANCED POLYMORPHISM] ile/||/<> DİHİBRİT[İng. DIHYBRIT] ile/||/<> DİHİBRİT ÇAPRAZLAMA[İng. DIHYBRID CROSS]

( Yunanca "diğer" anlamına gelen ön ek. @@ Azot ve heterosiklik halka içeren, çoğunlukla fizyolojik olarak aktif ve alkali olan ikincil metabolitlerdir. Bağımlılık yapabilme özellikleri bulunmaktadır. @@ Heterozigotun seçici avantajı nedeniyle popülasyonda iki ya da daha fazla alalelin korunması. @@ Heterozigot avantajı sayesinde bir özellik için olan 2 ya da daha fazla alelin sabit bir frekansa sahip olması. @@ Her iki gen bakımından heterozigot olan birey. Dihibrit bireylerin elde edilebilmesi için her iki karakter bakımından aynı alele sahip olan homozigot baskın ve homozigot çekinik iki birey kendi aralarında çaprazlanır. @@ Her iki gen bakımından heterozigot olan bireylerin kendi aralarında çaprazlanması. Dihibrit çaprazlama fikri, Gregor Mendel tarafından bezelye bitkilerinin gözlemlenmesi sırasında ortaya çıkmıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HETERO-[İng.] / HÉTÉRO-[Fr.] / HETERO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HETERO-


- HETEROATOM ile KARBON İSKELE

( Karbon dışındaki atomları içeren bileşik. İLE Sadece karbon ve hidrojen atomlarından oluşan iskelet. )


- HETEROCHRONY İLE HETEROTOPY İLE HETEROMETRY ile/||/<> EVRİMSEL GELİŞİM

( Gelişim değişiklikleri ve evrim. )

( Formül: Paedomorphosis )


- HETEROCYCLIC COMPOUNDS[İng.] / COMPOSÉS HÉTÉROCYCLIQUES[Fr.] / HETEROZYKLISCHE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HETEROHALKALI BİLEŞİKLER


- FLUIDE HÉTÉROGÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HETEROJEN AKIŞKAN


- HETEROJEN FENTON ile/||/<> HOMOJEN FENTON

( Heterojen Fenton demir katalizi katı fazda olurken İLE homojen Fenton çözelti fazında demir iyonu kullanır )

( Formül: Fe³⁺/Fe²⁺ + H₂O₂ )


- HETEROJEN (KARIŞIMLAR) ile HOMOJEN (KARIŞIMLAR)

( Gözle ayırt edilebilen farklı fazlardan oluşur. İLE Tek bir fazda homojen bir biçimde dağılmış nesnelerden oluşur. )


- HETEROJEN KATALİZ ile/||/<> HOMOJEN KATALİZ

( Heterojen katı yüzey, homojen çözelti tek faz. )

( Formül: Yüzey İLE bulk )


- HETEROGENEOUS SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HETEROJEN SİSTEM


- HETEROJEN ile/||/<> HOMOJEN

( Heterojen düzensiz dağılım İLE homojen düzenli dağılımdır )

( Formül: Süspansiyon İLE çözelti )


- HETEROJENLİK ile HETEROLOJİ

( HETEROGENY vs. HETEROLOGY )

( عدم تجانس ile زيست شناسي )

( عدم تجانس ile ZYSET SHENASY )


- HETEROKROMATİZM ile HETEROJENLİK ile HETEROJEN ile HETEROJENLİK ile HETEROLOG ile HETEROMORFİK ile HETEROTROFİK ile HETEROKSENÖZ

( HETEROCHROMATISM vs. HETEROGENEITY vs. HETEROGENEOUS vs. HETEROGENETTY vs. HETEROLOGOUS vs. HETEROMORPHIC vs. HETEROTROPHIC vs. HETEROXENOUS )

( ناهمرنگي ile ناهمگني ile ناهمگن ile نامتجانس ile تناسل ناهمجنس ile عدم تجانس ile غير مشابه ile دگرسان ile مختلف الشکل ile دگرخوار ile چندميزبانه )

( NANPAMRANGY ile NANPAMGANY ile NANPAMGAN ile NAMOTEJANS ile TANASEL NANPAMJENS ile عدم تجانس ile غير مشابه ile DEGARSAN ile MOKHTELF ELESHEKL ile DEGARKHAR ile CHANDAMYZABANEH )