Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(110/236)


- İTHAM ile/değil/yerine/||/>< ELEŞTİRİ


- İTHAM ile/ve/<> GENELLEME


- [ne yazık ki]
İTHAM ile İMÂ


- İTHAM ile İSNÂD


- [ne yazık ki]
!İTHAM ile !TEKFÎR

( Çoğunlukla/bazen itham, küfürden daha ağırdır. )

( Suçlama. İLE Kâfir sayma. )


- İTHAM[Ar.] ile/ve/||/<>/> TEKFİR[Ar.]


- İTHAM ile/ve/||/<> YAFTALAMA


- İTİ, AN; ÇOMAĞI HAZIRLA!" ile/değil/yerine "İYİ KİŞİ, SÖZÜNÜN ÜZERİNE GELİR"


- İTİBAR ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGI GÖSTERMEK


- İTİBAR[Ar.] ile/ve/||/<>/> İBRET[Ar.]

( Başta. @@ Sonda. )


- İTİBAR[Ar. < UBÛR | çoğ. İTİBÂRÂT] ile İHTİBÂR[Ar. < HABER]

( Saygı gösterme. | Önem verme. | Onur/şeref, haysiyet. | Bir şeyin, gerçek değil kararlaştırılan değeri. | İbret alma. | [ticaret] Söz ya da imzanın değeri. [İng./Fr. CREDIT] | Değer. İLE [bir kimseyi] Yoklama, deneme, sınama. )


- İTİBAR ile/ve/||/<>/> İTİMAT


- İTİBAR ile ŞEREF


- İTİBAR ile/ve/||/<> TAHAMMÜL


- İTİBAREN ile HAKKINDA ile YUKARIDAN ile HER YERDEN ile ARKADAN ile HER KÖŞEDEN ile İÇERİDEN ile BUNDAN SONRA ile O ANDAN İTİBAREN ile YÖNÜNDEN ile ORTASINDAN ile ORTASINDAN ile ÇOK ESKİ ZAMANLARDAN BERİ ile ZAMAN ZAMAN ile NEREDEN

( FROM vs. FROM ABOUT vs. FROM ABOVE vs. FROM ALL OVER vs. FROM BEHIND vs. FROM EVERY CORNER vs. FROM INSIDE vs. FROM NOW ON vs. FROM THAT TIME ON vs. FROM THE DIRECTION OF vs. FROM THE MIDDLE vs. FROM THE MIDDLE OF vs. FROM TIME IMMEMORIAL vs. FROM TIME TO TIME vs. FROM WHERE )

( از سوي ile از ile از روي ile از حدود ile از سراسر ile از پس ile از گوشه و کنار ile از داخل ile از اين پس ile از آن پس ile از آن به بعد ile از جانب ile از وسط ile از عهد دقيانوس ile بوقت و بيوقت ile از کجا )

( AZ SOY ile AZ ile AZ ROY ile AZ HADUD ile AZ SARASAR ile AZ PES ile AZ GUSHEH VE KONAR ile AZ DAKHAL ile AZ AYNE PES ile AZ AN PES ile AZ AN BAH BAD ile AZ JANAB ile AZ VAST ile AZ EAD DAGHYANOS ile بوقت و بيوقت ile AZ KOJA )


- İTİBARÎ ile "HAKİKÎ"


- İTİBÂRÎ[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İHTİYÂRİ[Ar.]


- İTİBÂRÎ ile/ve/değil/yerine UZLAŞIMSAL


- İTİBARSIZLAŞMAK ile İTİBARSIZLAŞTIRMAK ile İTİBAR ile İTİBARİ ile İTİBARLI/LIK ile İTİBARSIZ/LIK ile İTİBARLICA ile İTİBARSIZCA ile İTİBARİ SAYFA ile İTİBAR MEKTUBU ile İTİBARİ HİZMET ZAMMI


- İTİBARSIZLAŞTIRMAK ile İTİBARSIZ ile TAKDİR YETKİSİ ile İSTEĞE BAĞLI

( DISCREDIT vs. DISCREDITABLE vs. DISCRETION vs. DISCRETIONARY )

( بي اعتبار کردن ile ننگ آور ile صلاحديد ile احتياطي ile بصيرتي )

( BEY ETEBAR KARDAN ile NANG AVAR ile SALAHADYD ile احتياطي ile بصيرتي )


- İTİCİ ile PERVANE

( IMPELLENT vs. IMPELLOR )

( سوق دهنده ile وادار کننده )

( SOGH DAHANDEH ile VADAR KONANDEH )


- İ'TİDÂD[Ar. < ADD] ile İ'TİDÂD[Ar.]

( Sayma, iddet çekme. | Nazlanma. | Gururlanma. İLE Bir şeyi kol üzerine alma. | Yardım isteme. )


- İTİDAL ile İTİDALLİ ile İTİDAL SAHİBİ


- İ'TİDÂL[< ADL] ile Î'TİZÂL[< AZL]

( Denge, ölçülülük. İLE Yalnızlığı yeğleyip bir köşeye çekilme, uzlet etme. | İşi terketme. | Topluluktan/cemâatten ayrılma. )


- İTİDAL/Lİ[AR.] ile/ve/değil TEMKİN/Lİ[AR.]


- İTİKAD ile/ve/||/<>/> AMEL


- İ'TİKÂF -ile

( BİR YERE KAPANIP İBÂDETLE VAKİT GEÇİRME [ÖZELLİKLE RAMAZAN'IN SON ON GÜNÜNDE CÂMİDE, MAKSÛREDE YERLERE KAPANIP İBÂDETLE VAKİT GEÇİRME] )


- İTİKAF ile/ve/değil/||/<> İNZİVA


- İ'TİKAL["ka" uzun okunur] ile İ'TİKÂL[Ar.] ile İ'TİKÂL[Ar. < EKL | çoğ. İ'TİKÂLÂT]

( Devenin dizini büküp bağlama. | Güreşte sarmaya getirip yıkma. | Sağmak için koyunun ayaklarını iki bacağı arasına alma. İLE Zorlaşma, müşkilleşme. İLE Kemirerek yeme. | Yaranın gövdeyi sarması/yemesi. | Deniz dalgalarının, karaları döverek aşındırması/oyması.[EROZYON, İng. EROSION, Fr. ÉROSION] )


- İ'TİKÂL-İ BAHRÎ[Ar.] ile İ'TİKÂL-İ SEVÂHİL[Ar.]

( Dalga aşındırması. İLE Kıyıların aşınması. )


- İTİKAT ile İNANÇ


- İTİKAT ile İTİKATLI/LIK ile İTİKATSIZ/LIK


- İTİKAT ile İTİMADEN İTİKAT


- İTİLA ile İTİLAF ile İTİLAFÇI/LIK


- İTİLÂ[Ar. < ULÜVV] ile/ve/<> RÜCÛ[Ar.]

( Yükselme, yukarı rütbelere erişme. İLE/VE/<> Dönme, geri dönme. | Vazgeçme, sözünden dönme, sözünü geri alma. )


- İ'TİLÂF[Ar. < ÜLFET | çoğ. İ'TİLÂFÂT] ile İHTİLÂF/ŞİKAK[Ar. < HİLÂFET | çoğ. İHTİLÂFÂT]

( Uyuşma, anlaşma. İLE Antlaşmazlık, uyuşmazlık/uymayış/uymama, ayrılık, aykırılık. )


- İTİLGEN ile İTİLGEN SAPILGAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Atları etkileyen bir sayrılık.[Atın gövdesinde çıbanlar çıkar. Bu çıbanlar kesilirse at iyileşir.] İLE Telâşlı. )


- İTİLMEK ile İTİŞMEK ile İTİŞTİRMEK ile İTİ ile İTİŞ ile İTİŞ KAKIŞ


- İT(İL)MEK ile/ve KAK(IL)MAK


- İ'TİMÂD[Ar.] ile KEVN[Ar.]


- İ'TİMÂD[Ar.] ile MUSÂKKE[Ar.]


- İ'TİMÂD[Ar.] ile SÜKÛN[Ar.]


- İTİMAT ile İTİMATLI ile İTİMATSIZ/LIK ile İTİMAT MEKTUBU


- İTİNÂ ile/ve/||/<>/> İMTİNÂ


- İTİNA ile İTİNALI/LIK ile İTİNASIZ/LIK ile İTİNALICA ile İTİNASIZCA


- İTİP ile/ve/||/<> KAKMAK

( Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek. | Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak ya da kapamak. | Bulunduğu yerden aşağı düşürmek. | Sürüklemek, sevk etmek. | Bir nesne ile belirli bir yakınlıktaki başka bir nesneyi kendinden uzaklaşmaya zorlamak, "çekme"nin karşıtı. İLE/VE/||/<> İtmek, vurmak. | Kakma yapmak. | Vurarak dar bir yere sokmak. )


- ITIR ile ITIR

( Güzel koku. İLE Sardunyagillerden, yaprakları güzel kokulu, çiçekleri türlü renklerde bir süs bitkisi. )

( ... cum GERENIUM ODOTRATISSIUM )


- ITIR ile ITIRLI ile ITIR ÇİÇEĞİ ile ITIR YAPRAĞI


- İTİRAF ETMEK ile İTİRAF ETMEK ile İTİRAF ile GÜNAH ÇIKARMA ile İTİRAFÇI

( CONFESS vs. CONFESSING vs. CONFESSION vs. CONFESSIONAL vs. CONFESSOR )

( آشکارا گفتن ile مقر آمدن ile اذغان کردن ile خستو شدن ile اعتراف کردن ile مقر شدن به ile اقرار کردن ile خستو ile اقرار بجرم ile اذعان ile مقر ile اعتراف ile اعتراف نامه ile اقرار ile اعترافي ile اقراري ile اقرار آورنده ile معترف )

( ASHKARA GOFTAN ile MOGHAR AMADAN ile AZOGHAN KARDAN ile KHASTO SHODAN ile ETERAF KARDAN ile MOGHAR SHODAN BAH ile EGHARAR KARDAN ile KHASTO ile EGHARAR BEJRAM ile EZAN ile MOGHAR ile ETERAF ile ETERAF NAMEH ile EGHARAR ile اعترافي ile اقراري ile EGHARAR AVARANDEH ile MOTARF )


- İTİRAF ETMEK ile/değil KABUL ETMEK


- İTİRAF ile/ve/değil/||/<> AÇIĞA ÇIKARMAK


- İTİRAF ile/ve/değil/||/<>/< AÇIK AÇIK SÖYLEMEK


- İTİRAF ile AÇIKÇA

( AVOWAL vs. AVOWED )

( اظهار آشکار ile اعتراف شده )

( EZEHAR ASHKAR ile ETERAF SHODEH )


- İTİRAF ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AÇIKLAMA


- İTİRAF ile AĞZINDAN KAÇIRMAK

( Kişiler, fiziksel açıdan yorgun olduğunda, dürüst olmaya daha eğilimliler. Bu nedenle, gece geç saatte yapılan konuşmalarda, itiraflar daha sık oluyor. )

( CONFESSION vs. TO LET SLIP, TO BLURT OUT )


- İTİRAF ile/ve/||/<>/> ARINMA


- İTİRAF ile/ve/||/<> (")GÜNAH ÇIKARMA(")


- İTİRAF ile/ve/değil/||/<> İDDİA


- İTİRAF ile İFŞÂ


- İTİRAF ile/değil İFTİRA


- İ'TİRÂF[Ar.] ile İKRÂR[Ar.]


- İTİRAF ile/ya da İNTİHAR


- İTİRAF ile İTİRAFÇI/LIK


- İTİRAF ile/ve/değil/ne yazık ki TEHDİT


- İTİRAF ile/ve/||/<> TÖVBE

( Hristiyanlık'ta. İLE/VE/||/<> İslâm'da. )


- İTİRAF ile/ve VURGULAMA

( CONFESSION vs./and TO EMPHASIZE )


- İTİRAZ ETMEK ile/ve/||/<> KARŞI ÇIKMAK


- İTİRAZ (ETMEK) ile/ve/<>/değil/yerine SORU (SORMAK)


- İTİRAZ ile/ve/değil/yerine İLÂVE/EK, KATKI

( Li-kâilin en-yekûl: Güçlü bir itirazı imler; yanıtın da bu itiraza orantılı olması amaçlanır. İn kulte: Orta seviyeli bir itiraza işaret eder. Fe-in kîle: Zayıf bir itiraz olduğu anlamına gelir. La-yukâl: Çok zayıf bir karşı düşüncenin dile getirilmesinde kullanılır. )

( [not] OBJECTION vs./and/but CONTRIBUTION
CONTRIBUTION instead of OBJECTION )


- İTİRAZ ile/ve/değil/||/<>/< İTİRAF


- İTİRAZ ile İTİRAZCI/LIK ile İTİRAZLI ile İTİRAZSIZ/LIK ile İTİRAZSIZCA


- İTİRAZ ile/ve/<> İTİZAL


- İ'TİSÂ[Ar.] ile İ'TİSÂR[Ar.]

( Asâ kullanma, asâya dayanma. İLE Özünü/usâresini çıkarmak için bir şeyi sıkma, sıkılma. )


- İ'TİZÂL[Ar. < AZL] ile İ'TİZÂR[Ar. < ÖZR | çoğ. İ'TİZÂRÂT]

( Bir tarafa çekilme. | İşten çekilme. | Ehl-i sünnet'ten Vâsıl b. Atâ'nın kurduğu mu'tezile mezhebi. | Takımdan ayrılma. İLE Özür dileme. )


- İTİZAL ile/ve/||/<> RIFZ


- İ'TİZÂM[Ar. < AZÎMET] ile İ'TİZÂM[Ar.]

( Gitmeye hazırlanma, gidiş. İLE Büyüklük satma, azamet. )


- İTKİ ile İÇGÜDÜ

( IMPULSION vs. INSTINCT )


- İTKİ ile/ve/||/<> TUTKU


- ITLÂ'[Ar.] ile ITLÂ'[Ar. < TULÛ] ile ITRÂ'[Ar. < TARÂVET]

( Havalı şeylere heves etme. | Bir şeyin üstüne bir şey sürme. İLE Bildirme, haberli kılma. İLE Abartılı, aşırı derecede övme. )


- ITLÂK ile/>< İTİLÂK

( Uzaklaşma, ayrı/bağımsız olma, boşanma. İLE/>< Birinin sevgisine yakalanma, tutulma. )


- İTLE DALAŞMAK ile/değil/yerine/>< YAMACI DOLANMAK


- İTME KURAMSİ (TARIM) ile/||/<> ÇEKME KURAMSİ (TARIM)

( İtme kuramı nüfus baskısı tarımı zorladı İLE çekme kuramı gıda bollağu tarımı çekici yaptı. İtme kuramı Boserup İLE çekme kuramı Braidwood tarafından savunuldu. Göbeklitepe çekme kuramıni İLE sosyal-dini ihtiyaç tarımı tetikledi destekler. )


- İTME ile/ve/||/<> DÜRTME ile/ve/||/<> TETİKLEME


- İTME ile YÖNLENDİRME

( TO PUSH vs. TO ORIENTATE )


- İTMEK ile ÇARK ile ETKİLEYİCİ

( IMPEL vs. IMPELLER vs. IMPELLING )

( بر آن داشتن ile مجبور ساختن ile وادار کننده ile سوق )

( BAR AN DASHTAN ile MAJBOR SAKHTAN ile VADAR KONANDEH ile SOGH )


- ITNÂB-I MAKBÛL ile ITNÂB-I MUHİLL ile ITNÂB-I MÜMİLL

( Konuyu iyice açıklamak/anlatmak gibi bir yarar düşünülerek yapılan. İLE Fazlalıklar yüzünden istenilen anlamı vermeyen söz. İLE Bıktıracak, usanç verecek kadar sözü uzatma. )


- ITO İLE STRATONOVİCH İLE SKOROHOD ile/||/<> STOKASTİK KALKÜLÜS

( Stokastik integral tanımları. )

( Formül: dX_t = μdt + σdW_t )


- ITO INTEGRAL ile/||/<> STRATONOVİCH INTEGRAL

( Ito sol nokta, Stratonovich orta nokta. )

( Formül: Left point İLE midpoint )


- ITRÂ'[Ar.] ile MEDH[Ar.]


- ITRİYAT ile ITRİYATÇI/LIK


- İTRİYUM ile İTRİYUMLU


- İTTİÂS[Ar.] ile İTTİÂZ[Ar. < VA'Z]

( Öldürme, helâk etme. İLE Öğüt/nasihat dinleme. )


- İTTİFAK ile/ve MUTABAKAT


- İTTİHAD[Ar.] ile/ve/||/<> MÜSÂVAT[Ar.]


- İTTİHAT ile İTTİHATÇI/LIK


- İTTİHAT ile/ve/||/<> UHUVVET ile/ve/||/<> MÜSÂVAT


- İTTİKA[Ar. < VİKAYE]["ka" uzun okunur] ile İTTİKÂ'[Ar.]

( Sakınma, çekinme. İLE Dayanma, yaslanma, söykenme. )


- ITTILÂ'[Ar.] ile ITTILÂ[Ar. < TULÛ | çoğ. ITTILAÂT]

( Kokulu şeyler sürünme. İLE Öğrenme, tanıma, bilme, haberli olma. )


- İTTİRMEK ile İTTİREBİLMEK ile İTTİSAL


- İTTİSÂ'[Ar. < VUS] ile İTTİSÂH[Ar.]

( Bollaşma, genişleme. | Bolluk, genişlik. | Kaplam.[felsefe] İLE Kirlenme, paslanma. )


- İTTİSAL ile/ve VUSLAT


- İTTİSAL:
BİTİŞİK/LİK ile/ve/||/<> SÜREKLİ/LİK


- İTTİZÂ'[Ar.] ile İTTİZÂH[Ar.]

( Devenin, boynuna basarak üstüne binmek için başını aşağıya eğme. | Alçakgönüllülük. İLE Açık olma, meydana çıkma, vâzıh. )


- IVAZ[Ar.] ile BEDEL[Ar.]


- İVÂZ[Ar.] ile ÎVÂZ[Ar.]

( Karşılık, karşılık olarak verilen şey, bedel. İLE Hazırlanmış, koşulmuş, düzülmüş. )


- İVAZ ile İVAZLI/LIK ile İVAZSIZ/LIK ile İVAZSIZCA


- IVAZ[Ar.] ile SEMEN[Ar.]


- İVECEN/İVEĞEN/EVECEN/ACUL ile İVEDÎ/MÜSTACEL ile İVİNTİ ile İVME

( Çabuk davranma alışkanlığında olan. İLE Çabuk davranma zorunluluğu. | Çabuk yapılan, acil. İLE Çabukluk, hız/sürat. İLE Devinen bir nesnenin, küçük bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin, bu zamana oranı. )


- İVEDİLENMEK ile İVEDİLEŞMEK ile İVEDİLEŞTİRMEK ile İVEDİ/LİK ile İVEDİLİ


- İVEĞEN LENFOBLASTİK LÖSEMİ ile/||/<> SÜREĞEN LENFOSİTİK LÖSEMİ

( Kemik iliğinde olağandışı lenfoblastların hızlı çoğalması ile ilişkili bir kanser türü. İLE/||/<> Olgun lenfositlerin yavaş birikimi ile ilişkili bir kanser türü. )


- İVEĞEN PANKREATİT ile/||/<> SÜREĞEN PANKREATİT

( Pankreasın ani yangılanması. İLE/||/<> Pankreasın uzun süreli yangılanması ve kalıcı hasar. )


- IVF ile/ve/||/<>/> IVG

( IN VITRO FERTILIZATION vs./and/||/<>/> IN VITRO GAMETOGENESIS )


- İ'VİCÂC[Ar.] ile İHTİLÂF[Ar.]


- IVIK/IWIK/IWIQ ile CEYLAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sıklıkla kayalık arazilerde ve çöllerde görülen dişil ceylan. İLE ... )


- İVİNTİ ile İVİNTİ YERİ


- İVME ile/ve/||/<>/> HIZLANMA

( Bir nesnenin hızının birim zamanda değişim oranı. İLE/VE/||/<>/> Bir nesnenin hızının artması durumu. )


- İVRİK/İWRİQ ile İBRİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( itinmek )


- Ya ... ile belirsiz olanı belirlemeden KONUŞ!!! -ile


- IYDİYE ile/ve KASÎDE


- İYELİK EKİ -ile

( POSSESSIVE CASE )


- İYELİK/SAHİP OLMAK ile SAHİPLENMEK

( Sen sahip çıkmazsan, birileri gelir sahip çıkar. )

( Kendinin olan bir şeyi, yasa çerçevesi içinde, istediği gibi kullanabilme hakkını taşıma durumu. İLE ... )


- İYELİK ile İYELİK EKİ ile İYELİKLİ TAMLAMA


- İYİ AKŞAMLAR ile İYİ GECELER


- İYİ ANLAMAK ile/ve/||/<>/< YALIN ANLATABİLMEK

( Yalın anlatamıyorsak, yeterince / iyi anlamamışız demektir. )

( If we cannot explain simply, we don't understand it enough well. )


- İYİ BİR YÖNETİCİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİ BİR KİŞİ OLMAK

( AKIL ve/<> ADÂLET ve/<> SİYASET ve/<> DOĞRULUK ve/<> AHLAK BİLGİ

İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/<

ADÂLET DAİRESİ
)


- İYİ EĞİTİM ile/ve/||/<>/< İYİ ÖĞRETMEN/EĞİTİMCİ

( Bazı şeyleri (yüksek oranda) değiştirebilir. İLE/VE/||/<>/< Herşeyi (tamamen) değiştirebilir. )


- İYİ EŞ ile İYİ NİYET

( GOODWIFE vs. GOODWILL )

( کدبانوي خانه ile سر قفلي )

( KADBANOY KHANEH ile SAR GHFELY )


- İYİ "ETMEK" ile/değil İYİLEŞTİRMEK


- İYİ (GÖRÜNMEK) ile/ve/değil/||/<>/< BAKIMLI (OLMAK)


- İYİ HEKİM ile/ve/||/<>/> USTA HEKİM

( Hastalığı iyileştirir. İLE/VE/||/<>/> Hastayı iyileştirir. )


- İYİ HİSSETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İYİCE HİSSETMEK


- İYİ KİŞİ ile/ve/||/<>/> BİLGELİK


- İYİ KULLANMAK ile/ve/||/<> YARARLANMAK


- İYİ NİYET ile/ve/değil/||/<>/>/< ADÂLET


- İYİ NİYET(Lİ YAKLAŞIM) ile/ve/<>/değil/yerine ÇÖZÜMCÜ (VE YAPICI) YAKLAŞIM

( İyi niyet, bir şeyleri çözmekte/aşmakta yeterli değildir/olmayabilir. )


- İYİ NİYETLİ ile/ve/< YUFKAYÜREKLİ/RAKÎK[Ar. < RİKKAT]


- İYİ NİYETLİLİK ile/ve/<> ANLAYIŞ GÖSTERMEK


- İYİ NİYETLİ/LİK ile ENAYİ/LİK


- İYİ OLMAK ile/ve/değil ADAM OLMAK/OLABİLMEK

( Ne yaptıklarımızla/yapabileceklerimizle orantılıdır/biçimlenir. İLE/VE/DEĞİL Ne yapmadıklarımızla/yapmayabileceklerimizle orantılıdır/biçimlenir. )

( Koşulları çeşitlidir. İLE/VE/DEĞİL Koşulları belirlidir. )

( Yorum/değer ve değerlendirmelere göre değişebilir. İLE/VE/DEĞİL Yorum gerektirmeyecek kadar sabit ve ortaktır. )

( Her zaman ve her koşulda kişi ve çevresi için iyi olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL Her zaman ve her koşulda iyidir/gereklidir. )

( Bazen, bazı artıları ya da eksileri olabilir. İLE/VE/DEĞİL Çok büyük oranda olumludur. )

( Herkes için geçerli olabilir fakat yeterli değildir/olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL Herşeyde geçerli ve yeterlidir. )

( Her türlü noktaya/konuma ulaşılabilir belki fakat adam olamadıktan sonra hiçbir anlamı/değeri kalmayacaktır. ["Vali olmuşsun fakat adam olamamışsın!" öyküsü] )


- İYİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÂDİL OLMAK


- İYİ OLMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK


- İYİ OYNAYAN/LAR ile/değil/yerine/>< İYİ OLAN/LAR


- İYİ ile/ve/<>/> DAHA İYİ ile/ve/<>/> EN İYİ

( İnanırsak. İLE/VE/<>/> Sabredersek. İLE/VE/<>/> Vazgeçmezsek. )


- İYİ ile/ve DOĞRU ile/ve GÜZEL

( Duyu ve duygu. İLE/VE Düşünce. İLE/VE Duyu ve duygu ve düşünce. )

( Davranış. İLE/VE Düşünce. İLE/VE Bütünlük. )

( GOOD LINE BEAUTIFUL )


- İYİ ile/ve ETKİLİ

( İyilik yapmaya başlamadan önce yapılması gereken, kötülük yapmayı bırakmaktır. )

( İyi olanı yapmakta yavaş davranan kişinin aklı kötülükteki zevke dalar. )

( İyiliğinize inanılmasını istiyorsanız, ondan hiç bahsetmeyin. )

( İyilik, ahlâktan kötülük çıktıktan sonra gelir. )

( İyiyi murad edenler memnun olacaktır, kötüyü murad edenler lâyıkını bulacaktır. )

( Ceasing to do evil precedes beginning to do good. )

( GOOD vs./and EFFECTIVE )


- İYİ ile/ve/<> GÜZEL

( Ayrıntıdır/ayrıntılardadır. İLE/VE/<> Bütündür/bütünlüktedir. | İyilerin biraradalığı/toplamıdır. )

( GOOD vs./and/<> BEAUTIFUL )


- İYİ ile İNCE KETEN ile İNCE İPEK ile İNCELİK ile PARA CEZALARI ile İNCE EĞİRME ile İNCELİK

( FINE vs. FINE LINEN vs. FINE SILK vs. FINENESS vs. FINES vs. FINESPUN vs. FINESSE )

( غرامت ile لطيف ile جريمه دادن ile خوش ile فاخر ile جريمه ile مستظرف ile جريمه کردن ile قصب ile ديبا ile لطايف ile جرائم ile نازک رشته ile زيرکي بکار بردن ile نکته بيني )

( GHARAMET ile لطيف ile JARYMAH DADAN ile KHOSH ile FAKHAR ile JARYMAH ile MOSTAZARF ile JARYMAH KARDAN ile GHSAB ile DYBA ile لطايف ile JARAEM ile NAZAK RASHTEH ile ZYRAKY BEKAR BARDAN ile NEKTEH BEYNEY )


- İYİ ile İYİ DAVRANIŞ ile GÜLE GÜLE ile İYİ KARAKTER ile İYİ İŞ ile İYİ DOSTUM ile AFERİN ile İYİ ŞANS ile SAĞLIK ile İYİ NİYET ile İYİ GÖRÜNÜMLÜ ile İYİ ŞANSLAR ile İYİ YÖNETİM ile İYİ DOĞA ile İYİ HUYLU ile İYİ HABER ile İYİ ALAMET ile İYİ KİŞİLİK ile KALİTELİ ile İYİ HUYLU ile İYİ ANLAYIŞ ile İYİ NİYET ile İYİ YAZI ile İYİLİK ile MAL

( GOOD vs. GOOD BEHAVIOR vs. GOOD BYE vs. GOOD CHARACTER vs. GOOD DEED vs. GOOD FELLOW vs. GOOD FOR YOU vs. GOOD FORTUNE vs. GOOD HEALTH vs. GOOD INTENTION vs. GOOD LOOKING vs. GOOD LUCK vs. GOOD MANAGEMENT vs. GOOD NATURE vs. GOOD NATURED vs. GOOD NEWS vs. GOOD OMEN vs. GOOD PERSONALITY vs. GOOD QUALITY vs. GOOD TEMPERED vs. GOOD UNDERSTANDING vs. GOOD WILL vs. GOOD WRITING vs. GOODNESS vs. GOODS )

( نيکو ile نيک ile معتبر ile خوب ile ثواب ile ارجمند ile سليم ile مستطاب ile خوب سيرت ile حسنه ile طيب ile موجه ile محموله ile مال منقول ile نکو ile فره ile حسن اخلاق ile سفربخير ile مرحمت شما زياد ile حسن خلق ile طيبت ile صالحه ile هم پياله ile دستخوش ile خوش اقبالي ile صحت ile تندر ستي ile خوش قلبي ile نيکخواهي ile خوش نما ile نيک منظر ile خوش منظر ile نيک اختري ile خجستگي ile نيک بختي ile حسن خوب ile اداره خوب ile خوشخويي ile خوش خلقي ile خوش جنس ile خوش طينت ile خوش منش ile نيک سرشت ile خوش فطرت ile خوشخو ile نيکو سرشت ile نيک نهاد ile خوش نهاد ile نويد ile نبيد ile شگون ile مروآ ile با شخصيت ile مرغوبيت ile خوش اخلاق ile حسن تفاهم ile انشاء روان ile نيکمردي ile نيکي ile خوبي ile نکويي ile صلاح ile نيکويي ile مرسوله ile بساط ile امتعه ile اجناس ile متاع ile کالا ile اموال ile مالالتجاره )

( NEYKO ile NEYK ile MOTABAR ile KHOB ile SAVAB ile ERJAMAND ile سليم ile MOSTATAB ile KHOB SYRAT ile HASNEH ile طيب ile MOJEH ile MAHMOLEH ile MAL MONAGHOL ile NEKO ile FAREH ile HASAN AKHLAGH ile سفربخير ile MARAHMAT SHMA ZYAD ile HASAN KHALGH ile طيبت ile SALEHEH ile NPAM PEYALEH ile DASTEKHOSH ile KHOSH EQBALY ile SAHAT ile تندر ستي ile KHOSH GHALABY ile NEYKEKHAHY ile KHOSH NAMA ile NEYK MONAZAR ile KHOSH MONAZAR ile نيک اختري ile KHJASTGY ile نيک بختي ile HASAN KHOB ile EDAREH KHOB ile خوشخويي ile KHOSH KHALGHY ile KHOSH JENS ile KHOSH TYNAT ile KHOSH MONASH ile NEYK SARSHT ile KHOSH FETRAT ile KHOSHKHO ile NEYKO SARSHT ile NEYK NEHAD ile KHOSH NEHAD ile NOYD ile نبيد ile SHGON ile مروآ ile BA SHKHSYT ile MORGHUBYT ile KHOSH AKHLAGH ile HASAN TAFANPAM ile ENSHA RAVAN ile نيکمردي ile NEYKY ile KHOBY ile نکويي ile SALAH ile نيکويي ile MORSOLEH ile BESAT ile EMTAAH ile AJENAS ile METAE ile KALA ile AMVAL ile MALALTEJAREH )


- İYİ ile İYİ GÜN ile İYİ HAL ile İYİ KÖTÜ ile İYİ HUYLU/LUK ile İYİ NİYET ile İYİ KALPLİ/LİK ile İYİ NİYETLİ/LİK ile İYİ YÜREKLİ/LİK ile İYİ GÜN DOSTU ile İYİ HAL BELGESİ


- İYİ ile/ve/değil/yerine/<> İYİLİK İÇEREN


- İYİ ile/ve KESİN

( GOOD vs./and DEFINITE )


- İYİ ile/ve/değil KÖTÜNÜN İYİSİ


- İYİ ile/değil MAĞDUR


- İYİ ile/ve/değil/yerine OLUMLU


- İYİ ile/değil TAMAM


- İYİ ile YARARLI

( GOOD vs. USEFUL/BENEFICIAL )


- İYİLEŞME ile/ve/değil/||/<>/< İLERLEME


- İYİLEŞMEK ile/ve/değil/||/<>/< (DAHA) İYİ HİSSETMEK

( Kişiler, çoğunlukla, psikoloğa/psikiyatriste, iyileşmeye değil "(daha) iyi hissetmek" üzere giderler. )


- İYİLEŞMEK ile İYİLEŞTİRMEK


- İYİLEŞMEK ile NEKAHET DÖNEMİNDEKİ

( CONVALESCE vs. CONVALESCENT )

( بهگرا شدن ile بهگرا )

( BACPEHGARA SHODAN ile بهگرا )


- İYİLEŞTİRİCİ ile İYİLEŞTİRİCİ

( AMELIORATIVE vs. AMELIORATOR )

( بهتر شونده ile بهبود دهنده )

( BACPEHTAR SHVANDEH ile BACPEHBUD DAHANDEH )


- İYİLEŞTİRİCİLER/DENGELEYİCİLER:
GÜNEŞ ile/ve/||/<> DİNLENME ile/ve/||/<> HAREKET/SPOR ile/ve/||/<> BESLENME ile/ve/||/<> ÖZGÜVEN ile/ve/||/<> ARKADAŞLAR


- İYİLEŞTİRMEK ile/ve/||/<>/> GELİŞTİRMEK


- İYİLEŞTİRMEK ile İYİLEŞTİRME

( HEAL vs. HEALING )

( خوب کردن ile التيام دهنده ile التيام دادن ile التيام يافتن ile پيوند خوردن ile خوب شدن ile خوب گشتن ile تشفي ile معالج ile التيام ile علاج بخش )

( KHOB KARDAN ile ELTYAM DAHANDEH ile ELTYAM DADAN ile ELTYAM YAFTAN ile PEYVAND KHORDAN ile KHOB SHODAN ile KHOB GOSHTAN ile تشفي ile MAALJ ile ELTYAM ile ALAJ BAKHSH )


- İYİLİĞE GEREKSİNİMİ OLANLAR ile/ve/||/<> İYİLİK YAPMAYA GEREKSİNİMİ OLANLAR

( )

( The Last Bookstore (Son Kitapçı) adlı şu kısa belgesel, Los Angeles'ta bulunan 'Son Kitapçı' adlı kitapçının sahibi ve işletmecisi Josh Spencer'ın yaşamına odaklanıyor. Belgesel, Spencer'ın bir baba, koca, küçük işletme sahibi ve paraplejik olarak yaşamını gözler önüne sererken, fiziksel kitaplardan vazgeçemeyenler için bir çekim merkezi haline gelen dükkanının da öyküsünü anlatmış oluyor.

http://lastbookstorela.com

)

( Çok sevgili arkadaşım,
Ramazan Baş’ın (Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı),
koronavirüs nedeniyle yaşamını kaybettiğini öğrendik.

Çok çok üzüldüm/üzüldük.

Ne yazacağımı ve ne kadar yazacağımı bilemiyorum. Ben/biz de tüm Türkiye de en başta engelliler olmak üzere yakın bir dostumuzu kaybetmenin çok büyük üzüntüsü içinde...

Türkiye de, dünya da çok büyük bir değerini, başarısını, çok önemli bir gönüllüsünü çok erken kaybetti. Hepimizin başı[yarası] sağılsın[iyileşsin].

Çok sevgili Ramazan Baş'la 2006 yılında, her ayın ilk Çarşamba'sı gezi anıları ve sunumlarımızı paylaşmak üzere buluştuğumuz Gezginler Derneği toplantımıza katılmasıyla tanıştık. Onu ve yanındakileri tekerlekli sandalyesiyle sahnede görünce çok mutlu olmuştum.

Dernek başkanımız Orhan Kural ve yönetim kurulu üyeleri, düşünce, öneri, istek ve beklentilerini dinlemek üzere yılda bir kez de tüm gezgin üyelerimizi davet ediyorduk. 2000'den beri katılabildiğim bu toplantıların birinde gezi ve gezginlik dışında dernek olarak daha etkin, topluma da yararlı çalışma ve dayanışmalarımızın olması gerektiğine değinmiştim. Her ne kadar gezme olanağı buluyorsak da engellilerin bu olanağa pek de sahip olmadığına, hepimizin çeşitli nedenlerle her an bir kaza geçirerek engelli kalabileceğine, gücümüz ve olanaklarımız yerindeyken engellilerin sorunlarına çok daha fazla katkı ve destek vermemiz gerektiğini paylaşmıştım. Bu konudaki ilk adımımızın da engelli dernekleriyle olan ilişki ve işbirliğiyle gerçekleşebileceğine de değinmiştim.

2006'daki toplantılarımızın birinde bu düşünce ve dileklerimin ekonomik gücü yerinde olan kişilerin/gezginlerin önüne daha yakından ulaşabildiğini görmekten, az da olsa bir katkım olması ve aracı olabilmekten çok mutlu oldum. (Kendimi değil bu tür düşünce, adım, aracılık ve çabaların önemini pekiştirme ve yayılması dileğiyle bu deneyimimi paylaşıyorum.)

Ben de kendi olanaklarım içinde daha fazla neler yapabileceğimi düşünerek Ramazan Baş ile daveti üzerine Ataköy'deki dernek merkezine gitmeye başladım. İnternet ve bilgisayarla ilgili olanaklarımı seferber ederek birkaç yıl derneğin web sitesiyle ilgili çalışmalar yürüttüm. Sevgili Ramazan Baş, tüm çalışanlar, gönüllüler ve engelliler ile daha yakından iletişim ve paylaşım fırsatı bularak tekerlekli sandalye dağıtımı başta olmak üzere çoğu etkinliğin mutfağında yer almaya çalıştım.

Derneğin başarılarından çoğunuzun haberdar olduğunu bildiğim her süreç ve ayrıntıda çeşitli gereksinimleri olan engelliler için çok önemli olanaklar sağlandı. Boynundan aşağısı felç kalmış, çoğunlukla yattığı yerden hizmet vermeye çalışan sevgili Ramazan Baş'ın, en başta annesi olmak üzere çevresindeki tüm dostların, üstün, özverili emek, çaba ve başarılarıyla dolu yaşamında, yazmak ve paylaşmakla bitmeyecek Türkiye ve dünya çapında örnek hizmet ve katkıları için ne kadar teşekkür etsek azdır. Yıllarca dernek çalışmalarına ve engellilere sürekli destek veren binlerce tanınmış/tanınmamış gönüllü, siyasetçi, sanatçı ve sporcuya da ayrıca çok teşekkür ederim/z...

Tüm emek, çaba, katkı, aracılık ve çalışmalarından dolayı tekrar tekrar milyonlarca minnet ve teşekkür ediyorum/z çok sevgili Ramazan Baş. Her zaman, hepimizleydin, her zaman da öyle olacaksın. Yaşamımız, gönlümüz ve zihnimizdeki yerin apayrı!

(Dileklerimiz, tek başına bazı sorunların gelişmesi, değişmesi ve düzelmesi için yeterli olmuyor biliyorsunuz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hem doğrudan, hem de dolaylı olarak gereksinimi çok fazla olan birey ve derneklere her türlü maddi ve manevi yardımı sürekli kılarak gerçekleşiyor. Eğer bugüne kadar katkı ve desteğiniz olmuş ya olamamışsa da bundan sonra daha fazla olabileceğini de tekrar ve sürekli anımsayalım istiyorum. Bu doğrultuda da TOFD'ye cep telefonu üzerinden aylık 10 TL.'lik düzenli bağışına siz de katılabilirsiniz. Ayrıca, plastik şişelerin kapaklarını biriktirerek ve dernek merkezine ulaşmasını sağlayarak da destekte bulunabiliyoruz. Tüm ayrıntılarını TOFD.org.tr adresinden görebilir ve takip edebilirsiniz. Şimdiden tüm katkı ve desteklerinizden dolayı tebrik ve teşekkür ediyorum/z...)

Ancak bu kadarıyla sınırlandırabildiğim, ne kadar yazsam ve anlatsam da onu tanı(t)maya yetmeyecek sevgili Ramazan Baş'ı, kısmen de olsa daha yakından tanıyabilmeniz için aşağıdaki bağlantıdan TEDx konuşmasını kesinlikle izlemenizi rica ediyorum...

İYİLİĞE GEREKSİNİMİ OLANLAR ile/ve/||/<>
İYİLİK YAPMAYA GEREKSİNİMİ OLANLAR

Mutluluğun Anahtarı; Köprü Olmak | Ramazan Baş

youtube.com/watch?v=wA4wK6Kby2Q

instagram.com/TOFDgenelmerkez
instagram.com/ramazanbastofd
instagram.com/semracetinkaya__

(Sürekli erişim ve paylaşım adresleri...
FaRkLaR.net/sozluk/fark/37462
instagram.com/p/CODS7iwAJcg )


- İYİLİĞE İYİLİK ile KÖTÜLÜĞE İYİLİK

( Her kişinin. İLE Er kişinin. )


- İYİLİĞİN KOŞULLARI:
HIZLI(EN KISA SÜREDE) OLMALI ile/ve/||/<>/> GİZLİ OLMALI ile/ve/||/<>/> GÖZDE BÜYÜTÜLMEMELİ ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ OLMALI ile/ve/||/<>/> YERİNİ BULMALI


- İYİLİK:
BAŞKASINA YAPTIĞIMIZ ile/ve/||/<> BİZE YAPILAN

( Unutalım! İLE/VE/||/<> Unutmayalım! )


- İYİLİK:
NESNEL ile/ve/||/<> ÖZNEL


- İYİLİK YAPAR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/>< İYİLİK YAPIP GÖRÜNMEMEK


- İYİLİK (YAPMAK):
"HERKESE ANLATILAN/ANLATIRSAK" ile/değil/yerine/||/<>/< HİÇKİMSEYE SÖYLEMESEK DE KENDİMİZ ANIMSIYORSAK ile/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZ BİLE UNUTMUŞSAK

( Ne vazgeçmek, ne de vazgeçmekten vazgeçmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vazgeçmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vazgeçmekten, vazgeçmek. )

( Kibir, kabalık. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Alçakgönüllülük, tevâzu. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yokluk bilinci, mahviyet. )


- İYİLİK YAPMAK ÜZERE/İÇİN ile/ve/değil/yerine/||/<> GEREĞİNİ YAPMAK/YAPARAK


- İYİLİK YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> İYİ OLMAK


- İYİLİK ile/ve/||/<> DAYANÇ/SABIR


- İYİLİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> CESÂRET ile/ve/||/<> VEFÂ

( Kötülüğe karşın. İLE/VE/||/<> Yanlışa karşın. İLE/VE/||/<> Zorluğa karşın. İLE/VE/||/<> Mesafeye karşın. )


- İYİLİK ile/ve/değil/||/<>/< DÖNGÜ/DEVİR/DEVRAN


- İYİLİK ile/ve HİZMET

( Her kişi, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur. )

( İyilik, sağırın duyabildiği, körün görebildiği bir dildir. )

( GOODNESS/KINDNESS vs./and TO SERVE, SERVICE )


- İYİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> HİZMET


- İYİLİK ile/ve/değil İŞİNİN HAKKINI TESLİM ETMEK

( İyiliğe iyiliği her kişi yapar, Kötülüğe iyiliği er kişi yapar. )

( "(BİR) GÜZELLİK YAPMAK": İYİLİK )

( [not] GOODNESS/KINDNESS vs./and/but TO GIVE TO THE BUSINESS IT'S DUE )


- İYİLİK ile İYİLİKÇİ/LİK ile İYİLİK PERİSİ ile İYİLİK SAĞLIK ile İYİLİK GÜZELLİK


- İYİLİK ile/ve KAYRA/LÜTÛF/İHSAN


- İYİLİK ile UYGUN ile İYİLİK

( FAVOUR vs. FAVOURABLE vs. FAVOURS )

( التفات ile منت ile موافق ile الطاف )

( ELTEFAT ile MONT ile MOVAFEGH ile الطاف )


- İYİLİK ile UYGUN ile OLUMLU CEVAP ile OLUMLU SÖZ ile TERCİH EDİLEN ile İYİLİK

( FAVOR vs. FAVORABLE vs. FAVORABLE ANSWER vs. FAVORABLE MENTION vs. FAVORED vs. FAVORS )

( لطف ile احسان ile مرحمت ile لطف کردن ile تفضيل ile عنايت کردن ile تفضيل کردن ile مرقومه ile مساعد ile مناسب ile جواب مساعد ile ذکر خير ile نظر کرده ile مراحم )

( LOTF ile EHSAN ile MARAHMAT ile LOTF KARDAN ile تفضيل ile ANAYT KARDAN ile TAFAZYLE KARDAN ile MARGHOUMEH ile MOSAED ile MENASB ile JAVAB MOSAED ile ZEKAR KHYR ile NAZAR KARDEH ile MARAHAM )


- İYİLİK ile/ve/||/<>/> ZİHİNSEL VE TOPLUMSAL İYİLİK(ÖDÖMONİ[Yun. < EUDOIMONIA])


- İYİLİKSEVER/LİK ile/ve SEVGİ


- İYİLİKTE:
SAYMAK ile/değil/yerine SAÇMAK


- İYİMSERLİK/KÖTÜMSERLİK ile/değil/yerine/>< GERÇEKÇİLİK


- İYİMSER/LİK ile/ve/<> ANLAYIŞLI/LIK


- İYİMSER/LİK ile İYİLİKSEVER/LİK

( İyiliksever kişi, kendini yetiştirirken başkalarını da yetiştirmek ister. Kendi bilgisini genişletirken başkalarının bilgisini de geliştirmeye çalışır. )

( İyiliğe iyiliği her kişi yapar, Kötülüğe iyiliği er kişi yapar. )

( NİKBÎN ile ... )

( OPTIMIST vs. BENEVOLENT )

( OPTIMISTE avec ... )

( ... cum BENEVOLENTIA )


- İYİMSER/LİK ile/ve/||/<>/> SAKINGAN/İHTİYATLI İYİMSER/LİK


- İYİ/YETERİNCE DÜŞÜNMEK ile/ve/||/<>/>/< İSABETLİ KARAR VERMEK


- İYON ile/||/<> ATOM

( İyon yüklü İLE atom nötr parçacıktır )

( Formül: Na⁺ İLE Na )


- İYON ile/||/<> RADİKAL

( Elektron kazanmış ya da kaybetmiş atom ya da molekül. İLE/||/<> Eşlenmemiş tek bir elektrona sahip dengeli ve sürekli olmayan atom ya da moleküller. )


- İYONİK BAĞ ile/||/<> KOVALENT BAĞ

( İyonik elektron transferi, kovalent elektron paylaşımıdır )

( Formül: NaCl İLE H₂O )


- İYONİK BAĞ ile/ve/||/<> KOVALENT BAĞ

( İki atom arasında elektron aktarımı/alışverişi ile oluşan bağlar. İLE/VE/||/<> Elektron paylaşımıyla oluşan bağlar. )

( vs./and/||/<> COVALENT BOND )


- İYONİK GÜÇ ile/||/<> MOLARİTE

( İyonik güç I = ½Σcᵢzᵢ² yük etkisi İLE molarite toplam. )

( Formül: Elektrostatik İLE kütle )


- İYONİK İLE KOVALENT İLE METALİK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> KİMYASAL BAĞ TÜRLERİ

( Atomları bir arada tutan dört temel bağ türü. )

( Formül: E = kq₁q₂/r )

( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )


- İYONİK İLE KOVALENT İLE METALİK İLE VAN DER WAALS ile/||/<> KİMYASAL BAĞLAR

( Atomlar arası bağ türleri. )

( Formül: ΔEN > 1.7 iyonik )

( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )


- İYONİK İLE MOLEKÜLER İLE NETWORK İLE METALİK ile/||/<> KRİSTAL TÜRLERİ

( Katıların yapısal sınıflandırması. )

( Formül: Madelung sabiti (iyonik) )


- IYONİK İMPRİNT POLİMER ile/||/<> MOLEKÜLER İMPRİNT POLİMER

( İyonik imprint polimer iyon seçiciliği gösterirken, moleküler imprint polimer molekül seçiciliği gösterir )

( Formül: İyon değişim )


- İYONİK KATI ile/||/<> MOLEKÜLER KATI

( İyonik iyonlardan, moleküler moleküllerden oluşur )

( Formül: NaCl İLE buz )


- İYONİK KRİSTAL ile KOVALENT KRİSTAL

( İyonik bağlarla oluşan kristal yapılar. İLE Kovalent bağlarla oluşan kristal yapılar. )


- İYONİK SIVI ile/||/<> EUTEKTİK ÇÖZÜCÜ

( İyonik sıvı sadece iyonlardan oluşan sıvıyken, eutektik çözücü düşük erime noktalı karışımdır )

( Formül: T_m < 100°C )


- İYONİZAL ile/>< İYONİZAL OLMAYAN


- İYONİZASYON İLE UYARILMA İLE TEMEL HAL ile/||/<> ATOMİK ENERJİ DURUMLARI

( Atomların farklı enerji seviyeleri. )

( Formül: E_ion = 13.6 eV (H) )


- İYONLAŞMA ENERJİSİ ile/||/<> ELEKTRON İLGİSİ

( İyonlaşma elektron koparmak için gereken enerji, elektron ilgisi elektron alırken açığa çıkan enerjidir )

( Formül: E_n = -13.6 eV/n² (Hidrojen)\nIE = E_∞ - E_n (İyonlaşma) )


- İYONLAŞTIRMAK ile İYON ile İYONLANMA ile İYONLAŞMA ile İYON YUVARI


- İYOT[Fr. < Yun.] ile/ve/<> İYODÜR[Fr.]

( Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, doğada deniz suyunda, sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimsi esmer renkte, katı bir öğe. [simgesi: I] İLE/VE/<> İyotun, bir öğe ya da bir bileşikle verdiği bileşim. )


- İYOT ile/ve/<> İYOTLAMA

( ... İLE/VE/<> İçme sularındaki mikropların, iyot etkisiyle giderilmesi. | Organik bir bileşikte, hidrojenin, iyotla yer değiştirmesi. )


- İYOT ile İYOTLU ile İYOTLAMA ile İYOTLU TUZ


- İZ ile İZ DÜŞÜMÜ ile İZ DÜŞÜMLÜ ile İZ DÜŞÜMSEL


- İZ ile/ve/||/<>/> İZLENİM


- İZ ile/ve/||/<>/< KAYIT


- İZ ile YARA İZİ

( NEDBE[Ar.], SCAR[İng.] )


- İZÂ'[Ar.] ile ÎZÂ'[Ar.] ile İZÂA/İZÂAT[Ar.] ile İZÂA/İZÂAT[Ar. < ZIYÂ]

( Sıra, hizâ. İLE İyiliğe karşı iyilik etme. | Kedere, mihnete uğratma. | Korkma. İLE Açığa vurma. İLE Kaybetme, zâyi etme. )


- IZA[Ar.] ile IZÂA[Ar.]

( Öğüt, vaız, nasîhat. İLE Kaybetme, mahvetme, edilme. )


- İZABE ile İZABE FIRINI ile İZABE NOKTASI


- İZÂDE[Ar.] ile İZÂDE/İDÂDE[Ar.]

( Ailesini korumak için birine yardımda bulunma. İLE Usturlabın sırtı üzerine konulmuş, mihver ya da meyil etrafında dönen bir nişan cetveli olup, yıldızların yüksekliğini ölçmeye yarar. )


- İZÂFÂT[Ar.] ile İZÂFET[Ar.]

( Ad/isim tamlamaları/takımları, izâfetler. | Dünya ile olan bağlar, ilgiler. | Zincirleme ad/isim takımı. İLE İki şey arasındaki bağ, ilgi. | Ad/isim tamlaması/takımı. )


- İZÂFE[Ar.] ile İZÂFET[Ar.]

( Katma, ekleme, zammetme. | Karıştırma. İLE İki şey arasındaki bağ, ilgi. | Ad/isim tamlaması/takımı. )


- İZAFE ile İZAFET


- İZÂFE/TEN[Ar.] ile İZÂFÎ[Ar.]

( Bir şeye ilişik/ait olarak. İLE Görelilikle/izâfetle ilgili. | Bağlı bulunduğu şey ile değişen. )


- İZÂFİ ile MECÂZİ


- İZAFİ/LİK ile İZAFİ DEĞER


- İZAFİYE ile İZAFİYET


- İZAH ile İZAHLI


- İZAHAT ile/ve NASİHAT


- İZÂHÎ ile/ve/<> İZÂFÎ


- İZÂLE[Ar. < ZEVÂL] ile İZÂLE[Ar.]

( Giderme/giderilme, yok etme. İLE Uzun etekli esvap. | Bayanın yaşmağını açması. | Halsiz bırakma. )


- İZÂM[Ar. < AZÎM] ile İ'ZÂM[Ar. < AZM] ile İ'ZÂM[Ar.]

( Büyükler, ulular. | Kemikler. İLE Büyütme/büyütülme. | Gereğinden fazla önem verme. İLE Yollama, gönderme. )


- İZAM ile İZAM

( Birini, gönderme, yollama. İLE Olduğundan büyük gösterme, büyütme, abartma. )


- İZ'ÂN[Ar.] ile ÎZÂN[Ar.]

( Anlayış, kavrayış, akıl. | Söz dinleme, boyun eğme, itâat. | Terbiye, edep. İLE Bildirme/bildirilme. | Ezan okuma. )


- İZAN ile İZANLI ile İZANSIZ/LIK ile İZANSIZCA


- İZANAKİ ile/ve/||/<> İZANAMİ


- İZÂR[Ar.] ile İZÂR[Ar.] ile İZÂR[Ar.]

( Belden aşağıya özgü örtü, peştemal.[Fars. FÛTA] İLE Yanak.[Fars. RUH] İLE Suyun dibi.[Ar. GAVR] )


- İZÂRE[Ar.] ile İZÂRE[Ar.]

( Ziyaret ettirme. İLE Birini kuşkulandırma, kuruntuya sevketme. )


- IZBANDUT[< İt. < Cerm.] -ile

( Görünüşü ve davranışı, korku veren, iriyarı adam. )


- İZDİHAM ile BİRLEŞİK

( CONFLUENCE vs. CONFLUENT )

( تلاقي ile همريختنگاه ile همريزگاه ile متلاقي ile همريز ile ملتقي )

( TALAGHY ile CPEHMARYKHTANGAH ile CPEHMARYZEGAH ile MOTELAGHY ile CPEHMARYZ ile ملتقي )


- İZDİRÂ'[Ar.] ile İZDİRÂ'[Ar.]

( Tahkir etme, hakir görme. İLE Ekin ekme, ziraat etme. )


- IZDIRAP ile IZDIRAPLI ile IZDIRAPSIZ/LIK


- IZDIRÂR[Ar.] ile İLCÂ'[Ar.]

( Zorunda bırakmak/kalmak. İLE Zorlamak. )


- IZDIRÂRÎ[Ar.] ile/ve/||/<> DÜVELÎ[Ar.]


- IZDIRÂRÎ ile/ve/||/<>/> İHTİYÂRÎ ile/ve/||/<>/> İKTİSÂBÎ

( Zorunlu/motor işlevler/durumlar. İLE/VE/||/<>/> Yapmayabileceğin eylemler/işler. İLE/VE/||/<>/> Bilebileceklerin. )


- IZDIRÂRÎ[Ar.] ile/ve/||/<> İKTİSÂBİ[Ar.]


- İZDÜŞÜM ile KARŞILIK


- İZDÜŞÜM ile/ve/<> UZANTI


- İZ/EZ ile ÇİZİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Topraktaki ya da herhangi bir uzunlamasına çizik. İLE ... )


- IZGARA ile IZGARA ile IZGARA İŞİ

( GRILL vs. GRILLED vs. GRILLWORK )

( منقل ile بريان کردن ile بريان شدن ile بريان ile سبد سازي )

( MONAGHAL ile BARYAN KARDAN ile BARYAN SHODAN ile BARYAN ile SABAD SAZY )


- IZGARA ile MİNNETTAR ile MİNNET ile RENDE ile MEMNUN ETMEK ile IZGARA

( GRATE vs. GRATEFUL vs. GRATEFULNESS vs. GRATER vs. GRATIFY vs. GRATING )

( پنجرهآهني کردن ile رنده کردن ile کبير ile کبيره ile رنديدن ile شکرگزار ile ممنون ile حق شناس ile نمک شناس ile سپاسگزار ile متشکر ile شکور ile حق شناسي ile امتنان ile ممنونيت ile رنده ile بوجد آوردن ile مفتخر کردن ile گوشت ريز )

( PANJERECANPANY KARDAN ile RANDEH KARDAN ile KABYR ile KABYRAH ile RANDYDAN ile SHKARGOZAR ile MAMNUN ile HAGH SHENAS ile NAMAK SHENAS ile SEPASGAZAR ile MOTESHKAR ile SHKOR ile HAGH SHENASY ile EMTENAN ile MAMNUNYT ile RANDEH ile BOJED AVARDAN ile MOFTAKHAR KARDAN ile GUSHT RYZ )


- IZGARA/LIK ile IZGARALI ile IZGARASIZ ile IZGARA KÖFTE ile IZGARA DEMİRİ ile IZGARA YATAĞI ile IZGARA PARMAKLIĞI