Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(109/287)


- HALVET ile ERBAİN

( Müridlere uygulanan. İLE Mürşidlerin, kâmillerin uyguladığı. )


- HALVET ile HALVETİ


- HALVET ile/ve İTİKÂF

( İkisinde de, beş vakit namaz kılınan yerde olma koşulu vardır.[Bayanlar için ibâdet yeri belirlenmiş/aynı olarak evde de itikâfe girme olanağı/hakkı saklıdır.] )


- HALVET'E GİRMEK ile/ve/yerine YAPILMAYACAKLARIN YAPILMAMASI


- HAM ile/ve/değil/||/<> BİÇİMSİZ


- HAM ile ÇİĞ


- CRUDE[İng.] / BRUT[Fr.] / ROH[Alm.] ile/değil/yerine/= HAM


- HAM ile GÖK


- HÂM[Fars.] ile HAM[Fars.]

( Pişmemiş, olmamış, çiğ. | İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. | Boş, nâfile, beyhûde. | Terbiye, deneyim görmemiş, acemi. İLE Eğri, bükülmüş. )


- HAM ile HAM PETROL ile KABALIK

( CRUDE vs. CRUDE OIL vs. CRUDITY )

( خام ile نفت خام ile ناپختگي )

( KHAM ile NAFT KHAM ile NAPKHTGY )


- HAM ile HAMİ ile HAMT ile HAM BEZ ile HAM GAZ ile HAM HUM ile HAMİSİZ ile HAM PAYI ile HAM ERVAH/LIK ile HAM HAYAL ile HAM MADDE ile HAM BESİ SUYU


- HÂM[Fars.] ile HAMM ile AM

( Pişmemiş, olmamış, çiğ. | İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. | Boş, nâfile, beyhûde. | Terbiye, deneyim görmemiş, acemi. İLE Sevgi. | İstenilen. | Dişilik örgeni, vajina. )


- HAM ile/ve/||/<> KEKRE

( ... İLE/VE/||/<> Tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk olan. )


- HAMA ile HAMAS

( HAMA vs. HAMAS )

( حماء ile حماس )

( حماء ile HAMAS )


- HAMAK[Fr. HAMAC] ile ŞEZLONG[Fr. CHAISELONGUE]["ŞENZLONG/ŞENZLONK/ŞEZLOG/ŞEZLOK/ŞEZLONK" değil!]

( İki ağaç ya da direk arasına asılarak kurulan, içine yatılarak sallanılabilen, ağ, bez vb.nden yapılmış yatak, ağ yatak. İLE Üzerine uzanılabilecek biçimde ayarlanan, döşeme yerine bez gerilen bir tür taşınabilir koltuk. )


- HAMÂKÂT ile/ve AHMAKLIK

( Aptallık. İLE/VE Aptallığın da ötesinde aptallık. )


- HAMÂKÂT[Ar.] ile HAMÂSET[Ar.]

( Ahmaklık. İLE Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. | Dinleyenleri etkilemek ya da heyecanlandırmak amacıyla yapılan abartılı anlatım. )


- [ne yazık ki]
HAMAKÂT ile/<> İNAT

( Ahmaklık, "beyinsizlik", bönlük(HALÂFET, HUMK, HÜTR) İLE/<> Ne yapmayacağını bilmemek. )


- HAMÂKAT[Ar.] ile RAKÂ'AT[Ar.]


- [ne yazık ki]
HAMAKAT/AHMAK ile/ve/||/<> İHANET/HAİN


- HAMAL/LIK ile/ve/||/<> HAİN/LİK

( (")Düşmanından("), bir şey almayanların durumu. İLE/VE/||/<> (")Düşmanından("), yanlış şeyler alanların durumu. )


- HAMAL/LIK ile HAMAL CAMAL ile HAMAL SEMERİ ile HAMAL SIRIĞI


- HAMAM[Ar.] ile/ve KAPLICA[< KAPALI ILICA]

( ... İLE/VE Suyu sıcak olarak yerden çıkan hamam. )

( KAPLI: Kaplanmış olan. | Altındakini göstermeyecek kadar çok olan. | Kabı olan. )

( ... ile ÇERMİK )


- HAMAM ile SAUNA[Fince] ile FURO

( ... İLE Fin hamamı. İLE Japon hamamı. )


- HAMAMBÖCEĞİ ile AMERİKA HAMAMBÖCEĞİ

( ... cum PERIPLANETA AMERICANA )


- HAMAMBÖCEĞİ ile TISLAYAN HAMAMBÖCEĞİ


- HAMAM/LIK ile HAMAMCI/LIK ile HAMAM OTU ile HAMAM TASI ile HAMAM ANASI ile HAMAM BÖCEĞİ ile HAMAM KESESİ ile HAMAM TAKIMI ile HAMAM BOHÇASI ile HAMAM BÖCEĞİGİLLER


- HAMARATLAŞMAK ile HAMARAT/LIK ile HAMARATÇA


- HAMBURG ile HAMBURGER

( HAMBURG vs. HAMBURGER )

( هامبورگ ile همبرگر ile همبورگر )

( CPEHAMBORG ile NPAMBARGAR ile NPAMBORGAR )


- HAMD:
HAMÎD ile/ve/||/<>/> AHMED ile/ve/||/<>/> MUHAMMED

( Tevrat. İLE/VE/||/<>/> İncil. İLE/VE/||/<>/> Kur'ân-ı Kerîm. )


- HAMD İLE AMD

( Yüceltme. İLE Niyet, kast, karar. )


- HAMD[Ar.] ile İHMÂD[Ar.]


- HAMD ile/ve/<> ŞÜKÜR/ŞÜKR

( Allah'a. İLE/VE/<> Nimete. )

( Bil(e)mediğin tüm (olası) nimetler/olanaklar için. İLE/VE/<> Bildiğin/gördüğün nimetler/olanaklar için. )

( Kendi varoluşunun değerini bilmek/bilen. İLE/VE/<> Varolanların değerini bilmek. )

( Yüceltme. İLE/VE/<> ... )

( Allah'ı, cemâl ve celâl sıfatlarına uyar biçimde övmek. | İyi ki varım. )


- HAMD/MEDED ile/ve ŞÜKÜR ile/ve MEDİH ile/ve HİMMET

( Genel. İLE/VE Özel. İLE/VE ... )

( Gövdemin her zerresi gelse de dile şükrünün binde birini yapamaz bile )

( PRAISE/HELP/SUPPORT vs./and GRATITUDE vs./and EULOGY vs./and SPIRITUAL SUPPORT )


- HAMD ile/ve ŞÜKÜR ile/ve ŞÜKÜR


- HÂME[Ar.] ile HÂME[Ar.]

( Başın üst bölümü, tepesi. Kafatası. İLE Kalem. )


- HAMEDAN ile HAMEDAN

( HAMADAN vs. HAMADANIAN )

( همدان ile همداني )

( NPAMDAN ile NPAMDANY )


- HÂMÎ[Ar. < HUMAT] ile HÂMÎ[Fars.]

( Koruyan, koruyucu, sahip çıkan, gözeten, himâye eden. İLE Hamlık, gevşeklik. )


- HÂMÎ ile/ve/||/<>/> MAHMÎ

( Koruyan, kollayan/kollayıcı, sahip çıkan. İLE/VE/||/<>/> Korunulan. )


- HAMÎD[< HAMD] -ile

( ÖVGÜ ANCAK ALLAH'A | ŞÜKREDEN )


- HAMİD ile HAMED KARZAİ

( HAMED vs. HAMED KARZAI )

( حامد ile حامد کرزي )

( HAMAD ile حامد کرزي )


- HÂMİD[Ar.] ile HÂMİD[Ar. < HAMD | çoğ. HÂMİDÎN, HÂMİDÛN, HUMMÂD] ile HAMÎD[Ar. < HAMD]

( Koru sönmediği halde alevi sönen ateş. İLE Hamdeden, şükreden. İLE Allah'ın adlarından. | Övülmeye değer. )


- HAMİD ile HAMİD RIZA

( HAMID vs. HAMID REZA )

( حميد ile حميدرضا )

( HAMYD ile HAMYDAREZA )


- HAMİD-İ EVVEL (I. ABDÜLHAMİD) SEBİLİ) ile MAHMUD II SEBİLİ ile MAHMUD II SEBİLİ

( Gülhane Parkı girişinin karşısındaki sebil. İLE Fatih'te, Zincirlikuyu Caddesi'nde, Şekerciler Çarşısı'nda, Efdalzâde Medresesi yanındadır. [Türk Rokokosu üslûbundadır] İLE Sultanahmet - Divanyolu'nda, II. Mahmud Türbesi yanındadır. )

( 1829'da. İLE 1840'ta, Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirilmiştir. [Ampir üslûbundadır.] )


- HAMİDİ VELİ -ile

( SOMUNCU BABA )


- HAMİDİYE ÇEŞMESİ ile/ve HAMİDİYE ÇEŞMESİ

( Yıldız Sarayı bahçesinde. [II. Abdülhamid] [1888] İLE/VE Galatasaray Lisesi bahçesinde. [II. Abdülhamid] [1902] [Tahttaki 25. yılının anısına] )


- HAMÎL[Ar.] ile DAMÎN[Ar.]


- HAMİL ile HAMİLE/LİK


- HAMİLE[Ar. çoğ. HAVÂMİL] ile HAMÎLE[Ar. çoğ. HAMÂİL]

( Gebe. İLE Kılıç bağı, kılıç kayışı. | Nusha, muska, tılsım. )


- HAMILTONIAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHE GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON DENKLEMLERİ


- FONCTIONS HAMILTONIENNES[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON FONKSİYONLARI


- HAMILTON'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İLKESİ


- HAMILTONIAN FUNCTION[İng.] / HAMILTONSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İŞLEVİ


- HAMİLTON KURALI[İng. HAMILTON'S RULE] ile/||/<> HAMİLTONIN FEDAKARLIK TEORİSİ[İng. HAMILTON ALTRUISM THEORY]

( William Hamilton'ın akraba seçilimi konusunda ileri sürdüğü kuraldır. Hamilton akrabalar için fedakarlık gerektiren durumları matematiksel ifadeye dökmüştür. Fedakarlık gerektiren bir harekette "c" fedakarlık yapanın ödediği bedel,"r" akrabalık derecesi ve "b" fedakarlık sonucu olası kazanç olmak üzere: @@ Hamilton'a göre genetik olarak birbirlerine benzeşen ve yakın olan bireylerin başkalarına oranla birbirleriyle daha çok karşılıklı yardımlaşır. Eğer akrabalarına yardım eden canlı birey, yardım etme etkinliğini destekleyen ve teşvik eden genlere sahipse, onun akrabaları da muhtemelen bu genlere sahip olacak ve böylece bu aleller aktarılabilecektir. Buna dair klasik bir örnek, arılar ve karıncalar gibi sosyal yaşamlı böceklerdir. Kolonideki işçi böcekler asla üremezler ama bunun yerine genetik olarak onlara benzeyen kraliçenin üreyebilmesi için çalışarak yardımda bulunurlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HÂMİŞ ile

( Sayfa kenarları. )


- HAMÎS[Ar.] ile HÂMİS[Ar.] ile HÂMİŞ[Ar.]

( Beşinci. | Öncü, artcı ve öteki merkezlerden oluşan büyük ordu. İLE Beşinci, dördüncüden sonra gelen sayı. İLE Mektubun altına eklenen yazı. | Yazmalarda, sayfaların kenarında/etrafında bulunan boşluk/lar. )


- HAMİYET ile HAMİYETLİ ile HAMİYETSİZ/LİK


- HAMİYET ile HAMİYYET

( Kişinin yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası. İLE Millî onur ve haysiyet. )


- HAMİYYETİN GEREKTİRDİĞİ GAZAB[Ar.] ile HİKMETİN GEREKTİRDİĞİ GAZAB[Ar.]


- HAM/KÜRE TAŞ ile/ve/||/<>/> KÜP TAŞ


- BLOWPIPE[İng.] / CHALUMEAU[Fr.] ile/değil/yerine/= HAMLAÇ


- HAMLAMAK ile HAMLAŞMAK ile HAMLA ile HAMLAÇ ile HAMLACI


- HAMLETMEK ile HAMLE ile HAMLECİ/LİK


- HAMLIK ile/ve/değil/||/<> TOYLUK


- HAMLİYYE ile ŞARTIYYE

( Yüklemli[sözcük, ya edat, ya isim, ya fiil.].(Basîta). İLE Koşullu[şartlı]. )


- HAMMADDE ile SERMAYE


- HAMMADDE ile ÜRÜN


- HÂMME[Ar. çoğ. HEVÂMM] ile ...

( Zararlı böcekler/haşerât. )


- HAMR/ŞARAP ile NEBÎZ

( Aynıyla haramdır. İLE Sarhoş ediciliğiyle orantılı olarak haramdır. )

( ... İLE Hurma ya da arpadan yapılan bir çeşit içki. | Şarap. )


- HAMSİ ile ÇAÇABALIĞI

( ... İLE Hamsigillerden, küçük bir balık. )

( ... cum CLUPEA SPRATTUS )


- HAMSİ ile ÇERUKA

( Hamsigillerden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında yaşayan, 10-12 cm. boyunda, ince uzun bir balık. İLE/VE Göl hamsisi. )

( ENGRAULIS ENCRASICHOLUS cum ... )


- HAMSİ ile/ve/değil/||/<>/< HAMSE


- HAMSİ ile HAMSİN ile HAMSİ EZMESİ ile HAMSİ ÇORBASI ile HAMSİLİ PİLAV ile HAMSİ BUĞULAMA


- HAMSİ ile TİRSİ[Yun.]

( Hamsigillerden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında yaşayan, 10-12 santimetre boyunda, ince uzun bir balık. İLE Hamsigillerden, yumurtalarını tatlı sulara bırakan bir tür balık. )

( ENGRAULIS ENCRASICHOLUS cum ALOSA ALOSA )


- HAMUR KABARTMADA:
KARBONAT ile/<> KABARTMA TOZU ile/<> MADEN SUYU


- HAMUR ile BULAMAÇ

( ... İLE Sulu, cıvık hamur. | Bu koyulukta yapılan, türlü hamur yemekleri. )


- HAMUR ile/ve/<> ÇAMUR


- HAMUR[Ar. < HAMİR] ile YUFKA

( Unun su ya da başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. | Kâğıtta tür, nitelik. | İyi pişmemiş [ekmek ve hamur işleri]. | Öz, asıl, maya. İLE Oklava ile açılan, ince, yuvarlak hamur yaprağı. | Sacta pişen bir ekmek türü. | İnce ve çabuk kırılır, dayanıksız. )


- HAMURLAMAK ile HAMURLANMAK ile HAMURLAŞMAK ile HAMUR ile HAMURCU/LUK ile HAMURSUZ ile HAMUR İŞİ ile HAMUR BOYA ile HAMUR TAHTASI ile HAMUR TATLISI ile HAMUR TEKNESİ ile HAMUR ÇORBASI ile HAMURSUZ BAYRAMI


- HAMUR/SUZ ile/ve/=/||/<> DÜNYA


- HÂMÛŞ/SÂKİT[Ar. < SÜKÛT]/SAMUT[Fars.] ile HAMÛŞ/HAMUŞ/HÂMUŞ/HÂMÜŞ[Fars.]

( Susmuş, sessiz. | Mevlânâ'nın bazı gazellerinde kullandığı takma adı/mahlası. İLE "HÂMÛŞ" sözü/sözcüğünün hafifletilmiş ve çeşitli kullanımları. [çoğ. HÂMÛŞÂN: Mevlevi mezarlıklarına verilen ad] )


- HÂN -ile

( Yemek, yemek sofrası. )


- HAN ile HAN BEKÇİSİ

( INN vs. INN KEEPER )

( سراي ile مسافر خانه ile مسافرخانه ile رباط ile مهمان خانه ile مهمانخانهدار )

( SARAY ile MOSAFER KHANEH ile MOSAFARKHANEH ile RABAT ile MOTEOMAN KHANEH ile MOTEOMANAKHANEHDAR )


- HÂN[Fars.] ile HÂN[Fars.] ile HÂN[Fars.] ile -HÂN[Fars.]

( Hükümdar, hakan. İLE Kervansaray, otel. | Büyük kentlerde, serbest mesleklerde çalışanların, oda ya da daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı. | Dükkân, meyhane. İLE Yemek sofrası, üstüne yemek konulan tepsi, sini. | Aşçı dükkânı. | Yemek. İLE Okuyan, okuyucu, çağıran. )


- HAN ile HANE/LİK ile HANİ ile HANELİ ile HANT HANT


- HAN ile HANLAR

( KHAN vs. KHANS )

( خان ile خوانين )

( خان ile KHANYNE )


- HANA ile HATA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ana. İLE Ata. )


- HANÂN[Ar.] ile HÂNÂN[Fars. < HÂN]

( Yürek yufkalığı, acıma, merhamet. İLE Hükümdarlar, hanlar. )


- HANÇER ile CENBİYE/CEMBİYE

( ... İLE Yemenli'lerin, genç yaşlarından ölünceye kadar bellerinde taşıdıkları bir hançer. )


- HANÇER ile HANÇER OPERASYONU

( DAGGER vs. DAGGER OPERATION )

( خنجر ile دشنه ile عمل خنجري )

( KHANJER ile DASHNEH ile AMEL KHANJERY )


- HANÇERLEMEK ile HANÇERLENMEK ile HANÇERLETMEK ile HANÇER ile HANÇERE ile HANÇER ÇİÇEĞİ


- HANDÂN[Fars.] ile HÂNDE-KÂR[Fars.] ile HANDE-RÎZ[Fars.] ile HANDE-RÛY[Fars.] ile HANDE-ZEN[Fars.]

( Gülen, gülücü, güler, sevinçli. | Sürekli gülen. İLE Gülen, gülücü. İLE Gülüp duran. İLE Güleryüzlü. İLE Gülen. )


- HANDERÎS[Ar.] ile HANDE-RÎZ[Ar.]

( Şarap, yıllanmış şarap. İLE Gülüp duran. )


- HANDİKAP ile ENGELLİ ile EL SANATLARI

( HANDICAP vs. HANDICAPPED vs. HANDICRAFT )

( فلج ile معلول ile آوانس ile صنعت دستي ile دستورزي ile هنردستي ile هنر دستي )

( FALAJ ile MALOOL ile AVANS ile SANAT DASTY ile DASTORZY ile NPANNARDASTY ile NPANNAR DASTY )


- HÂNE[Ar. < HÂNÂT] ile HÂNE[Fars.]

( Meyhane. İLE Ev. | Bir şeyin bölündüğü, ayrıldığı kısımlardan her biri. | Basamak.[matematik] | Hayâlî me'vâ. | Türk müziğinde bir müzik parçasının oluşturulduğu lâhnî topluluklara verilen bir ad. | Halk şairlerinin beyte verdikleri ad. )


- HÂNE[Fars.] ile/değil/yerine/||/<>/< BASAMAK


- HANE[Fars.] ile/||/<>/> HANEDAN[Fars.]


- HÂNE ile/||/<> MENZİL ile/||/<> RAB ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> TARÎK-İ HÂS


- HANEDÂN ile HANEDÂN ile HANEDÂN

( KÖKTEN ASÎL VE BÜYÜK AİLE, OCAK ile CÖMERT ile KAPISI AÇIK )


- HANEDAN ile HANEDAN ile HANEDAN

( DYNAST vs. DYNASTIC vs. DYNASTY )

( سردودمان ile دودماني ile سلسلهاي ile دودمان ile خاندان ile سرسلسله ile سلسله )

( SARDODMAN ile DODMANY ile SALSALEYAY ile DODMAN ile KHANDAN ile SARSALSALEH ile SALSALEH )


- HANEF[Ar.] ile HAYF[Ar.]


- HÂNE-İ HAMMAR -ile

( MÜRŞİT )


- [HANGİ]
(")HAKLA?(") (HİZMET)
ile/ve/değil/yerine/||/<>
AKLA? (HİZMET)


- HANGİ İNSAN" ile/değil KAÇ KİŞİ (...DAN KURTULABİLMİŞ?)


- HANGİ ile HANGİ BİR ile HANGİ BİRİ


- HANGİMİZ ...? ile/ve/değil KAÇIMIZ ...?


- HANİ ile/ve/||/<> ASLINDA


- HANİ ile BARİ


- HANİ[Ar.] ile HANİ[Yun.] ile HÂNİ'[Ar.] ile HANİ[Ar.]

( Nerede, ne oldu, nerede kaldı? | Ötekinin daha önceden bildiği bir şey kendine anımsatılmak istendiğinde kullanılır. | Verilen sözü anımsatan sözün başına getirildiğinde sitem anlatır. | Kimi zaman "bari" anlamında kullanılır. | "Doğrusunu söylemek gerekirse", "Kaldı ki, üstelik" anlamlarında kullanılır. İLE Hanigillerden, Akdeniz'de yaşayan, alaca kırmızı renkli orta büyüklükte bir balık.[Lat. SERRANUS CABRILLA] İLE Boşanmış.[ikisi için de] İLE Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri. )


- HÂNİF[Ar.] ile HANÎF[Ar. çoğ. HUNEFÂ] ile ANÎF[Ar.]

( Küskün, dargın. | Gururlu. @@ İslâm dinine sımsıkı bağlı bulunan kişi. @@ Kaba. | Kaba bir biçimde. )


- HANIMELİ ile HANIM ELİ

( Çiçek. İLE Eşin/kadının eli ya da emeği, hizmeti, katkısı, bakımı. )


- HANIMELİ ile TÜRÜZ OTU

( Hanımeligillerden, tırmanıcı, korularda, çalılıklarda yetişen bir bitki. | Bu bitkinin güzel kokulu çiçeği. İLE Hanımeligillerden, sarı, kırmızı çiçekli, güzel kokulu ve tırmanıcı bir süs bitkisi. )

( Yaklaşık 180 türü vardır. 100 kadarı, Çin'dedir. Avrupa ve Kuzey Amerika'da 20'şer türü vardır. İLE ... )

( LONICERA CAPRIFOLIUM cum LEONICERA JAPONICA )


- HANIMLAŞMAK ile HANIM/LIK ile HANIMELİ ile HANIM BÖCEĞİ ile HANIM EVLADI ile HANIM İĞNESİ ile HANIM HANIMCIK/LIK


- HANÎS[Ar.] ile HÂNİS[Ar.]

( Yemini bozup altından çıkmayan. İLE Ettiği yemini yerine getirmeyen. )


- HÂN-KAH -ile

( TEKKE, MERKEZ DERGÂH, PÎR EVİ, KÂBETÜ'L-UŞŞÂK )


- HAN/KERVANSARAY ile/||/<> SULTANHANI ile/||/<> RİBAT

( Kervan yolları üstünde belirli aralıklarla yapılmış olan konaklama yapılarıdır. Genel adı "Han"dır. (Bkz. Ribat, Sultanhanı) Ticari ve yarı askeri sivil mimarlık örnekler olan bu yapılar, kent içlerinde de bulunabiliyordu. İLE/||/<> Anadolu Selçuklu döneminde çoğu sultanlar tarafından yaptırılan han ve kervansaraylar için kullanılan sanat tarihi deyimi. Genellikle biri kapalı, öteki açık avludan oluşan iki bölümlü bir şema gösterirler. Açık avlu ortasında "köşk mescit" bulunur. Taş süslemeler özellikle girişlerde yoğunlaşır. Her türlü konaklama gereksinimini karşılayan vakıf kuruluşlardı. İLE/||/<> Kaynağı ileri karakol anlamında olan yarı askerî yapılar. Sonradan, han ve kervansaraylar için geç döneme kadar kullanılan yerleşik bir terim. )


- HÂNMÂN -ile

( EV BARK, OCAK )


- HANNÂN -ile

( ÇOK ACIYAN, ÇOK ACIYICI [ALLAH'IN ADLARINDAN] )


- HANNÂN ile/ve/+ MENNÂN ile/ve/+ DEYYÂN ile/ve/+ SÜBHÂN

( Hakk yönünden. İLE/VE/+ Halk yüzünden. İLE/VE/+ ... İLE/VE/+ Hakikatte. )

( FİRAVUN ile/ve/+ KÂRUN ile/ve/+ BELÂM ile/değil/yerine KENDİN )


- HANOI -ile

( İki ırmak arasındaki kent.[Vietnam'da] )


- HÂN/SÎNÎ[Fars.] -ile

( Yemek sofrası. | Üstüne yemek konulan tepsi. )


- TİMSAH:
HANTAL ile/ve/değil/>< ÇEVİK

( Karada. İLE/VE/DEĞİL/>< Suda. )


- HANTALLAŞMAK ile HANTAL/LIK


- HANTALLIK ile/ve/> ATÂLET

( Hantallık, atâlete ve sonrasında da gittikçe kişinin kendini tüketmesine yöneltir/neden olur. )


- HANTAL/LIK ile/ve/değil/||/<>/< HAM/LIK


- HANUS SOLUTION[İng.] / HANUS LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HANUS ÇÖZELTİSİ


- HANÛT[Ar.] ile HÂNÛT[Ar.]

( Ölüyü ilâçlamakta/tahnît etmekte kullanılan ilâç. İLE Dükkân. | Meyhane. )


- HANUT ile HANUTÇU/LUK


- HANYA'YI-KONYA'YI GÖRMEK ile "EBESİNİN ÖREKESİNİ/AMINI/NİKAHINI" GÖRMEK


- TABLET[İng.] / COMPRIMÉ[Fr.] / TABLETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAP


- HAPAZLAMAK ile HAPAZ ile HAPAZLAMACI/LIK


- HAPI YUTTUK" ile/ve/||/<> "AYVAYI YEDİK"


- HAPIR HAPIR ile HAPIR HUPUR


- HAPİS ile HAPSEDİLMİŞ ile HAPSETME

( IMPRISON vs. IMPRISONED vs. IMPRISONMENT )

( زندانکردن ile بزندان انداختن ile حبس کردن ile زنداني کردن ile محبوس ile حبس )

( ZANDANKARDAN ile BOZANDAN ANDAKHTAN ile HEBS KARDAN ile ZANDANY KARDAN ile MOHBUS ile HEBS )


- HAPİSHANE ile HAPİSHANE KAÇKINI


- HAPİSHANE ile HAPİSHANECİ ile HAPİSHANECİLER

( JAIL vs. JAILOR vs. JAILORS )

( محبس ile دستاق ile زندان ile زندانبان ile زندانيان )

( MOHBAS ile DASTAGH ile ZANDAN ile ZANDANBAN ile ZANDANYAN )


- HAPİS/LİK ile HAPİS OYUNU


- HAPLOİD ile DİPLOİD

( Tek takım kromozomlu gözeler. İLE Çift takım kromozomlu gözeler. )


- HAPLOİD ile/||/<> DİPLOİD

( Haploid tek set kromozom İLE diploid çift set. )

( Formül: n İLE 2n )


- HAPLOİT ile/||/<> DİPLOİT

( Haploit tek kromozom seti (n) İLE diploit çift settir (2n) )

( Formül: Gamet İLE vücut hücresi )


- HAPLOLOJİ[Fr.] -ile

( Orta hece yutumu. )


- EAU OCCLUS[Fr.] / OKKLUDIERTES WASSER, EINGESCHLOSSENES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= HAPSEDİLMİŞ SU


- HAPSETME ile/||/<> ASİMPTOTİK ÖZGÜRLÜK

( Hapsetme düşük enerji serbest kuark yok, asimptotik yüksek enerji serbest. )

( Formül: IR İLE UV )


- INCLUSION[İng.] / INCLUSION[Fr.] / EINSCHLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= HAPSETME


- HAPSETMEK" ile/değil BELİRGİNLEŞTİRMEK


- HAPSETMEK ile HAPSEDİLMEK ile HAPSETTİRMEK ile HAPSEDEBİLMEK


- HAPŞIRIK ile HAPŞIRIKLI


- HAPŞIRMA ile AKSIRMA

( MÜTEATTIS: Aksıran. )


- HAPŞIRMA ile IŞINSAL HAPŞIRMA YANSIMASI

( )

( SNEEZING/STERNUTATION vs. PHOTIC SNEEZE REFLEX(AUTOSOMAL-DOMINANT) COMPELLIN HELIO OPHTALMIC OUTBURSTS) )


- HAPŞIRMAK ile HAPŞIRTMAK ile HAPŞIRABİLMEK ile HAPŞIRIVERMEK ile HAPŞIRTABİLMEK


- HAPŞIRMAK ile ÖKSÜRMEK

( NAHNAHA: Öksürük. | Hırıltılı soluma. )

( TO SNEEZE/STERNUTATION vs. TO COUGH )


- HAPTO NOMENCLATURE[İng.] ile/değil/yerine/= HAPTO ADLANDIRMA


- HAR VURUP HARMAN SAVURMAK ile BOL KESEDEN HARCAMAK/SAVURMAK


- HÂR ile GÜLİZAR


- HAR ile HÂR

( Eşek. İLE Diken. )


- HAR[Fars.] ile HÂR[Fars.] ile HÂR[Fars.] ile HÂR[Ar.][Fars.]

( Eşek. İLE Diken. İLE Hor, hakir, aşağı, bayağı. | Yiyici, yiyen. İLE Yıkılmış. )


- HARÂBAT EHLİ[Ar.] ile/ve/||/<> DİVÂNE[Fars.]

( Harabat ehlini hor görme! Defineye mâlik virâneler var." @@ "Ârifim ben!" diye hiçbir kimseye tan etme sen,
Defter-ü-divâna sığmaz söz gelir, dîvâneden! )


- HARÂBÂT[çoğ.][< HARÂBE] -ile

( DERGÂH )


- HARABAT ile HARABATİ/LİK


- HARAÇ ile/değil/yerine/>< ARAÇ


- HARAÇ[Ar. < HARÂC] ile/ve/||/<> BAÇ[Fars. < BÂC] ile/ve/||/<> BÂD-I HAVA

( Bir yerden, bir kimseden zorbalıkla alınan para. | Osmanlı Devleti'nde Müslüman olmayanların devlete ödemekle yükümlü oldukları vergi. | Osmanlı Türklerinde genellikle toprak sahiplerinden devletçe alınan vergi. @@ Osmanlı Devleti'nde gümrük vergisi. | Zorla alınan para. @@ Topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. )


- HARAÇ ile HARAÇLI ile HARAÇÇI/LIK


- HARAKİRİ ile/ve/||/<> SEPPUKU


- HARAM Lİ AYNİHÎ ile/ve HARAM Lİ GAYRIHÎ


- HARAM ile HARAM

( Din kurallarına aykırı olan, dinî bakımdan yasak olan, helal karşıtı. Caiz olmayana davet eden. İLE Yasak. )


- HARAM ile/ve HARAMA YAKIN MEKRUH


- [ne yazık ki]
HARAM ile/ve/değil/yerine/>< HELÂL

( Helâl damlar, haram akar. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Dinin hükümleri bakımından kullanılabilen. | Haram olmayan. )


- HARAM ile/değil/yerine/>< HUZUR

( Haramda huzur ararsan, huzur sana haram olur. )


- HARÂM[Ar.] ile MAHZÛR[Ar.]


- HARAM ile/ve/||/<> MEKRUH ile/ve/||/<> MÜFSİD[Ar. < FESÂD]


- HARÂM[Ar.] ile SUHT[Ar.]


- HARAMA EL UZATILMAZ!" ile/>< "ÜZÜMÜ YE, BAĞINI SORMA!"


- HARÂMÎ/KORSAN[İt./Lat. < KORSO] ile/ve IZBANDUT[İt. SBANDATO < Cerm.] ile/ve EŞKIYÂ/PİRAT

( Bir devletin koruması altında ve uluslararası kurallara göre tâbi olarak hareket eder/di. İLE/VE Görünüşü ve davranışı ile korku veren, iriyarı adam. | Rum korsanlarına verilen ad. İLE/VE Deniz haydutu. )

( Haksız saldırıları dava etme olanağı/hakkı söz konusudur. İLE/VE ... İLE/VE Hiçbir hak söz konusu değildir. )


- HARAM/LIK ile HARAMİ/LİK ile HARAMSIZ ile HARAM PARA ile HARAM LOKMA


- HARAPLAŞMAK ile HARAP/LIK


- HARARETLENMEK ile HARARETLENDİRMEK ile HARARET ile HARARETLİ/LİK


- HARAZA ile HARAZA

( Kavga, gürültü, karışıklık. | Öfke, sinir. İLE Sığırın öd kesesinden çıkan taş. )


- HARBİ ile HARBİ

( Ateşli silahların içini temizlemekte kullanılan çubuk, harbe. | Doğru, hilesiz, temiz, mert. İLE Savaşla ilgili. Osmanlı Devleti'yle henüz barış durumunda bulunmayan, bir antlaşma yapmamış devletler ve bu devletlerin uyrukları. | Osmanlı ülkelerinde ticaretle uğraşan yabancı uyruklulara verilen ad. )


- HARBİ/LİK ile HARBİCİ/LİK


- HARBİYE ile Harbiye ile Harbiye

( Savaş işleri. İLE Subay yetiştiren yüksekokul, Harp Okulu. İLE Elmadağ - Taksim ile Pangaltı - Nişantaşı arasındaki bölgenin adı. )


- HARBİYE ile HARBİYELİ/LİK


- HARBOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= HARBOLİT


- HARÇ[Ar. < HARC] ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HARAÇ[Ar. < HARÂC]/BAÇ[Fars. < BÂC]

( Harcanan para. | Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. İLE Bir yerden, birinden zorbalıkla alınan para. )


- HARÇ ile !HARAÇ

( Ne yazık ki, üniversiteler, harç değil haraç topluyor! En kısa sürede düzeltilmesi ümidiyle... )


- HARC ile/ve/> MECZ


- HARC ile SARF


- HARÇ ile/ve/||/<> SIVA

( Harcanan para, masraf. | Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. | Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı ya da süsleyici şeyler. | Bahçıvanlıkta, değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. | Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin tümü. | Resmî işlerde, devlet veznesine yatırılan para. | Yapıda tuğla ya da taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılan karışım. İLE/VE/||/<> Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı ya da toprak harç. | Bir yapının, duvarlarına sürülen, ince harç tabakası. )


- HARCAMA ile HARCAMA KALEMİ


- HARCAMA ile/değil/yerine KULLANMA

( [not] TO SPEND vs./but TO USE
TO USE instead of TO SPEND )


- HARCAMA ile/ve/<>/> YALNIZLIK

( Kazanmak için etrafındakileri harcayanların elde edeceği şey "galibiyet" değil yalnızlıktır. )


- HARCAMAK ile HARCANMAK ile HARCATMAK ile HARCANILMAK ile HARCATILMAK ile HARCANABİLMEK ile HARCAYABİLMEK ile HARCAYIVERMEK


- HARCAMAK ile TÜKETMEK

( TO SPEND vs. TO CONSUME )


- HARCANABİLİR ile HARCAMA

( EXPENDABLE vs. EXPENDITURE )

( مصرف پذير ile برآمد ile مخارج )

( MASRAF PAZYR ile برآمد ile MOKHARJ )


- HARCANILACAK PARA ile/ve BİRİKTİRİLECEK/SAKLANILACAK PARA

( THE MONEY TO SPEND vs./and THE MONEY TO SAVE )


- TONKETTEN, MÖRTELMISCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARÇLAMA


- HARD ASİT ile/||/<> SOFT ASİT

( Hard küçük yüksek yük Al³⁺, soft büyük polarize Hg²⁺. )

( Formül: HSAB teorisi )


- HARD-SOFT ACİD-BASE ile/||/<> HSAB KURAMSİ

( Asit ve bazların sınıflandırılması. )

( Formül: Hard-Hard > Hard-Soft )


- HARD[Ar.] ile KASD[Ar.]


- HARDAL ile AKHARDAL

( Turpgillerden, deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu, tıpta kullanılan, tadı acı bir bitki. | Bu tohumun toz durumuna getirilmiş ya da sirke ile karıştırarak yapılmış macunu. İLE Hekimlikte, iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri. )

( BARASSICA ALBA cum SINAPIS ALBA )


- HARDAL[Ar.] ile HARDALA[Ar.]

( Sofrada kullanılan. İLE Hardal tanesi. )


- HARDAL/LIK ile HARDALLI ile HARDALSIZ ile HARDAL GAZI ile HARDAL RENGİ ile HARDAL YAKISI


- HARDY SPACE ile/||/<> BERGMAN SPACE

( Hardy H^p boundary değer, Bergman L² area measure. )

( Formül: Boundary İLE area integrability )


- HARDY-RAMANUJAN ile/||/<> ERDŐS-KO-RADO

( H-R asimptotik formül, E-K-R kombinatorik set. )

( Formül: Partisyon İLE intersection )


- HARDY-WEİNBERG İLE WRİGHT-FİSHER İLE MORAN ile/||/<> POPÜLASYON GENETİĞİ MODELLERİ

( Popülasyon genetiğinde kullanılan farklı matematiksel modeller. )

( Formül: p² + 2pq + q² = 1 )

( G.H. Hardy tarafından 1908 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1877-1947) (Ülke: İngiltere) (Alan: biyoloji) )


- HARDY-WEİNBERG ile/||/<> EVRİM

( H-W denge sabit, evrim değişim. )

( Formül: Equilibrium İLE change )

( G.H. Hardy tarafından 1908 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1877-1947) (Ülke: İngiltere) (Alan: biyoloji) )


- HARESCHES ARÄOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HARE AREOMETRESİ


- MOIRÉ EFFECT[İng.] / EFFET MOIRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE ETKİSİ


- HYDROMÈTRE D'HARE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE HİDROMETRESİ


- PILE DE HARE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE PİLİ


- MOIRÉ FRINGES[İng.] / FRANGES MOIRÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= HARE SAÇAKLARI


- HARE'S HYDROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= HARE SIVIÖLÇERİ


- HAREKELEMEK ile HAREKETLENMEK ile HAREKETLENDİRMEK ile HAREKE ile HAREKET ile HAREKELİ ile HAREKESİZ ile HAREKETLİ/LİK ile HAREKETSİZ/LİK ile HAREKET DAİRESİ ile HAREKET NOKTASI ile HAREKET HASTALIĞI


- HAREKET:
CEVHER'DE ile NİCELİK'TE ile NİTELİK'TE ile MEKÂN'DA


- HAREKET DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> DOLAŞIM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SOLUNUM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNİR DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> SİNDİRİM DÜZENİ/SİSTEMİ ile/ve/||/<> BOŞALTIM DÜZENİ/SİSTEMİ

( Kemikler, eklemler ve kaslar. İLE/VE/||/<> Kalp, damar, kan. İLE/VE/||/<> Solunum yolu ve akciğerler. İLE/VE/||/<>. İLE/VE/||/<> Beyin, beyincik, omurilik, omurilik soğanı. İLE/VE/||/<> Dil ve dişler, yemek borusu, mide, karaciğer, safra kesesi, pankreas, bağırsaklar. İLE/VE/||/<> Böbrek, sidik/idrar kesesi, sidik/idrar kanalları. )

( Zehirlenmelerde genel belirtiler:
Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal.
Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk.
Solunum sistemi bozuklukları: Soluk darlığı, morarma, solunum durması.
Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması. )


- HAREKET EDEN/ETTİREN ile/ve DEĞİŞEN

( Bir cismin belirli konumlarda belirli aralıklarda bulunması. İLE/VE ... )

( * Hareket nedir? * Şey nedir? * İlke nedir? * Aralarındaki ilişki nedir? İLE/VE Değişenin bilgisi elde edilebilen şey değildir, kesin olarak elde edilemez. )

( ACTIVATOR vs./and ALTERATION )


- HAREKET EDEN ŞEY ile HAREKET ETMESİ BAKIMINDAN ŞEY


- HAREKET:
GÖRELİ ile/ve/<> BAĞIL


- HAREKET:
NESNENİN/DURANIN, KENDİNİ BULUNDUĞU DURUMDAN/NOKTADAN OLUMSUZLAMASI/DIŞARI ÇIKARMASI ile/ve/||/<>/> YENİDEN OLUMLAMASI/YAPILANMASI


- HAREKET:
SABİT HIZLA DÜZ ÇİZGİDE ile DAİRESEL


- HAREKET ile/ve ARDIŞIKLIK


- HAREKET ile/ve/||/<> BAĞIL HAREKET/HIZ


- HAREKET ile/ve BELİRLEYİCİLİK

( MOVEMENT vs./and DETERMINATION )


- HAREKET ile/ve BELİRSİZLİK

( MOVEMENT vs./and INDEFINITENESS )


- DEVİNİM/HAREKET[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/> DAVRANIŞ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bilinçsiz/bilinçli hareket. )

( [not] MOVEMENT vs./and/but/||/<>/> BEHAVIOUR )


- HAREKET ile/ve DİRİLİK


- HAREKET ile/ve/||/<> DUYGU

( MOTION vs./and/||/<> EMOTION )


- HAREKET ile/ve ETKİLEŞİM


- HAREKET ile/ve ETKİNLİK

( Hareket, tamamlanmamış etkinlik; etkinlik ise tamamlanmış harekettir. )

( Geçmiş-Şimdi-Gelecek'in bütünlüğü. )

( MOVEMENT vs./and ACTIVITY )


- HAREKET ile EYLEM

( MOVEMENT vs./and/||/<>/> ACTION )


- HAREKET ile/ve FİİL


- HAREKET ile/ve/değil/||/<>/> HARARET


- HAREKET ile HAREKÂT


- HAREKET ile/ve HAREKETİN AMACI

( MOVEMENT vs./and THE AIM OF THE MOVEMENT )


- HAREKET ile/ve/||/<>/>< (HAREKETİN) TERS YÖN(ÜN)DE(Kİ) HAREKET


- HAREKET ile/ve HİKMET


- HAREKET ile/ve İMAR

( MOVEMENT vs./and TO IMPROVE )


- HAREKET ile İNTİKAL

( MOVEMENT/MOTION vs. TRANSITION )


- HAREKET[Ar.] ile IZDIRÂB[Ar.]


- HAREKET ile/ve/değil KESİNTİSİZLİK


- HAREKET ile/ve KIMILDAMA


- HAREKET ile KIPIRTI


- HAREKET ile/ve KUVVET

( MOVEMENT vs./and POWER )


- MOTION, MOVEMENT[İng.] / MOUVEMENT[Fr.] / BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAREKET


- HAREKET[Ar.] ile NUKLE[Ar.]


- HAREKET" ile/ve "NUMARA"


- HAREKET ile SES ile KONUŞMA

( MOVEMENT vs. VOICE vs. SPEECH/TO TALK )


- HAREKET ile/ve ŞEY

( Çırpıntı ve su ayrı değildir. Bizi suyun var oluşundan haberdar eden de o çırpıntıdır. )

( vs./and/||/<> THING )


- HAREKET ile/ve SINIRLILIK


- HAREKET ile/ve SÜRÜKLENME

( MOVEMENT vs./and TO DRAG )


- HAREKET ile/ve/<> TELÂŞ