Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(120/136)


- TEK BAŞINA YEMEK ile/yerine/değil BİRİ(LERİ)YLE (PAYLAŞARAK) YEMEK

( Her açıdan daha bereketlidir. )


- TEK BAŞINA YÜRÜMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARANLIKTA YÜRÜMEK


- TEK BAŞINA ile/değil/yerine SADECE


- TEK BİR KISALTILMASI VAR değil TEK BİR KISALTMASI VAR


- TEK BOYUTLULUK ile/değil/yerine/> DERİNLEŞME


- TEK ÇAPA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇİFT ÇAPA


- ODD-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-PAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-ÇİFT ÇEKİRDEK


- UNGERADE-GERADE KERNE, UNGERADE-GERADE-KERNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK-ÇİFT ÇEKİRDEKLER


- SINGULAR SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEK ÇÖZELTİ


- MONODENTATE LIGAND[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DİŞLİ LİGAND


- SINGLET STATE[İng.] ile/değil/yerine/= TEK DURUM


- TEK DÜZE ile/ve/değil/||/<> TEK TİP


- UNIJUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR UNIJONCTION[Fr.] / EINANSCHLUSSTRANSISTOR, EINKNOTENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK EKLEMLİ TRANSİSTOR


- UNIAXIAL CRYSTAL[İng.] / CRISTAL UNIAXE[Fr.] / EINACHSIGER KRISTALL, EINFACHSIGER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK EKSENLİ KRİSTAL


- TEK EL ve/değil/yerine/||/<>/> İKİ EL

( 'in, nesi var? VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> 'in sesi var! )


- MONOENERGETISCHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK ENERJİLİ IŞINIM


- EINFARBIGE STÖRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK FREKANSLI GİRİŞİM


- EIN-STRAHLUNGS-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK IŞINIM GEÇİŞİ


- SINGLE-BEAM INSTRUMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= TEK-İŞİNLİ AYGITLAR/CİHAZLAR


- EV/MAĞAZA:
TEK KAPILI değil ÜÇ KAPILI

( Sibirya'da, her evin/mağazanın, üç kapısı bulunmaktadır. [Dışarıdan bir mekâna girdiklerinde, her kapı boşluğunda 10'ar saniye beklerler. -42 °C'den, +20 °C'ye girerken yaşanılan ısı farkının, gövde ve cilt üzerinde oluşturacağı olumsuz etkileri önlemek için alınan bir tedbirdir.] )


- SINGLE CRYSTAL[İng.] / MONOCRISTAL[Fr.] / EINKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KRİSTAL


- ANTENNE MONOPOLAIRE, ANTENNE UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIGE/EINPOLARISIERT ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU ANTEN


- LIAISON UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIGE/EINPOLARISIERT BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU BAĞ


- CRISTAL UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLARER/EINPOLARISIERT KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU KRİSTAL


- UNIPOLAR TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLARER/EINPOLARISIERT TRANSISTOR, UNIPOLARER TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU TRANSİSTOR


- UNIPOLAR[İng.] / UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIG, MONOPOLAR, UNIPOLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU


- UNIMOLECULAR PROCESS[İng.] / MONOMOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK MOLEKÜLLÜ İŞLEM


- MONOMOLECULAR LAYER, MONOLAYER[İng.] ile/değil/yerine/= TEK MOLEKÜLLÜ TABAKA, MONOKTABAKA


- MONOMOLEKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK MOLEKÜLLÜ


- TEK NEDEN ile/ve/değil ÖNEMLİ NEDEN

( THE UNIQUE REASON vs./and THE IMPORTANT REASON
THE IMPORTANT REASON instead of THE UNIQUE REASON )


- ODD PARITY[İng.] / PARITÉ IMPAIRE[Fr.] / UNGERADE PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK PARİTE


- MONOCHROMATOR[İng.] / MONOCHROMATEUR[Fr.] / MONOCHROMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLEYİCİ, TEK RENK ÜRETİCİ, MONOKROMATÖR


- MONOCHROMATIC INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE MONOCHROMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ GİRİŞİM


- MONOCHROMATIC LIGHT[İng.] / LUMIÈRE MONOCHROMATIQUE[Fr.] / MONOCHROMATISCHES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ IŞIK, MONOKROMATİK IŞIK


- MONOCHROMATIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT MONOCHROMATIQUE[Fr.] / MONOCHROMATISCHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ IŞINIM


- MONOCHROMATIC[İng.] / MONOCHROMATIQUE[Fr.] / EINFARBIG, MONOCHROMATISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ, MONOKROMATİK


- TEK ŞERİT ile/değil TEK YÖN


- TEK TANRICI ile/değil TEK TANRILI


- TEK TARAFLI ile/değil TEK TARAF AĞIRLIKLI

( [not] SINGLE SIDED vs./but MAINLY SINGLE SIDED )


- ODD-ODD NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-IMPAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-TEK ÇEKİRDEK


- UNGERADE-UNGERADE KERNE, UU-KERNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK-TEK ÇEKİRDEKLER


- TEK TİPLEŞTİRME" ile/değil ASGARİ KOŞULLAR


- EINSEITIGERICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK YÖNLÜ DOĞRULTMA


- UNIDIRECTIONAL[İng.] / UNIDIRECTIONNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK YÖNLÜ


- MONOCHARGE ELECTRET[İng.] / ÉLECTRET MONOCHARGÉ[Fr.] / MONOLADUNGS-ELEKTRET[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK YÜKLÜ ELEKTRET


- TEK ile/ve/değil <> BİRİCİK


- TEK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN TEK

( [not] UNIQUE vs./and/but KNOWN/MIGHT KNOWN UNIQUE )


- TEK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN TEK


- TEK ile/ve/değil/<> BİRİCİK


- TEK ile/ve/değil BU DA VAR!


- TEK ile/ve/değil İLK VE SON


- TEK ile/ve/<>/değil İLK VE SON

( [not] UNIQUE vs./and/<>/but THE FIRST AND THE LAST )


- TEK ile/ve/değil SONSUZCA TEK


- TEK ile/ve/değil SONSUZCA TEK


- TEK ile/ve/değil/||/<>/< TEPEDE


- TEKABÜL ETMEK değil/yerine/= KARŞILIK GELMEK


- TEKABÜL[Ar. < KABL] değil/yerine/= EŞİTİ / KARŞI OLUM

( Birbirinin karşısında bulunan, birbirini karşılıklı olarak dışta bırakan kavram ya da yargı arasındaki bağlantı. )


- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] ile/ve/değil/||/<>/< TEKÂBÜL[Ar. < KABL]


- TEKÂMÜL[Ar. < KEMÂL] değil/yerine/= OLGUNLAŞMA


- TEKÂMÜL değil/yerine/= EVRİM


- TEKBİR ile/değil TEKMİL


- TEKDÜZE ile/ve/değil SIRADAN


- TEKDÜZELİ/LİK ile/değil KURALLI/LIK


- TEKEBBÜR[Ar. < KİBR] değil/yerine/= BÜYÜKLENME, KİBİRLENME, ÇALIM, KURUM


- TEKEFFÜL[Ar.] değil/yerine/= YÜKÜMLENME

( Bir şeyin sorumluluğunu üzerine alma. | Kefil olma. )


- TEKELLÜF[Ar.] değil/yerine/= YAPMACIK

( Zahmet veren bir iş görme, güçlüğe katlanma. | Bir işi gösterişli bir biçimde yapmaya çalışma, özenme. | Gösteriş. )


- TEKEMMÜL[Ar. < KEMÂL] değil/yerine/= YETKİNLEŞME

( KEMÂLE GELME, KEMÂL BULMA, OLGUNLAŞMA )


- TEKERLEKLERDE:
ESKİ ile/değil/yerine YENİ

( )


- TEKERLEKLİ SANDALYE değil/yerine BİSİKLET


- TEKERRÜR[Ar.] ile/değil TEKÂBÜL[Ar.]


- TEKERRÜR[Ar.] değil/yerine/= YİNELENİM/YİNELENMEK/TEKRARLANMAK


- TEKFİN[Ar.] değil/yerine/= KEFENLEME


- TEKÎD[< EKD | çoğ. TE'KÎDÂT] değil/yerine/= PEKİTME

( Sağlamlaştırma, güçlendirmek, güç vermek. | Üsteleme, bir iş için önceden yazılan bir yazıyı tekrarlama. | Pekiştirme. )


- TEKİL ile/değil BİRİCİK

( [not] SINGULAR vs./but UNIQUE )


- TEKİL/LİK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜN/LÜK


- TEKİT[Ar.] değil/yerine/= GÜÇLENDİRME, SAĞLAMLAŞTIRMA | ÜSTELEME

( Bir düşünce ya da istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek. | Sayrılık, hastalığın yeniden ortaya çıkması, nüks etmesi, depreşmesi. )


- TEKKE[Ar. < KESR]["TEKE" değil!] ile/değil/< TEKYE[Ar. < VEKÂ | çoğ. TEKÂYÂ]

( ... İLE Dayanma. | Güvenme. | Tekke, dergâh, hankâh, zâviye. )


- ÇORBAYI İÇER:
TEKKEDE BEKLEYEN değil TEKKEYİ BEKLEYEN


- TEK/LER ile/ve/değil EŞİK


- TEKLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< BİREŞTİRME/TEVHİD


- SINGLE BOND[İng.] ile/değil/yerine/= TEKLİ BAĞ


- ÉTAT SINGULET[Fr.] / SINGULETT-ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= TEKLİ DURUM


- TEKLİ KONUŞMA / SALT DİYALOG ile/değil/yerine ÇOKLU KONUŞMA/DİYALOG

( İdeolojiye gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefeye gider. )


- SINGLET[İng.] / SINGULET[Fr.] / SINGULETT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEKLİ


- TEKLİF ile/ve/değil/yerine/<> DAVET ile/ve/değil/yerine/<> DUYURU

( [not] PROPOSAL vs./and/but/<> INVITATION vs./and/but/<> ANNOUNCE/MENT
ANNOUNCE/MENT instead of INVITATION instead of PROPOSAL )


- TEKLİF ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖLÇÜT


- TEKLİF[Ar. çoğ. TEKÂLİF] değil/yerine/= ÖNERİ


- TENKÎD:
TEKLİFSİZ değil/yerine/>< TEKLİFLİ

( Teklîfsiz tenkîd, tahrîptir; tahrîbat ile tamîrât yapılmaz... )


- TEKLİK ile/ve/değil/yerine ÇOKLUKTAKİ BİRLİK


- TEKME ile/değil ÇİFTE

( İnsanda. İLE/DEĞİL Hayvanda. )

( Öne/ileri doğru. İLE/DEĞİL Geriye doğru. )


- TEKMİL (HABERİ)[Ar.] değil/yerine/= DURUMLUK (ÇAVI)


- TEKMÎL[< KEMÂL] değil/yerine/= KEMÂLE ERDİRME | TAMAMLAMA, TAMAMLANMA, BİTİRME | TAM, EKSİKSİZ, BÜTÜN, HEP


- TECHNETIUM 99M[İng.] / TECHNÉTIUM 99M[Fr.] / TECHNETIUM-99M[Alm.] ile/değil/yerine/= TEKNESYUM 99M


- TECHNETIUM[İng.] / TECHNÉTIUM[Fr.] / TECHNETIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TEKNESYUM


- TEKNİK ile/ve/değil/<> TAKTİK


- TEKNİKER[Alm.] değil/yerine/= TEKNİKÇİ


- TEKNİSYEN[Fr. < TECHNICIEN] değil/yerine/= TEKNİKÇİ


- TEKNİSYEN değil/yerine/= ÖLÇMEN


- TEKNOLOJİ[İng., Fr. < TECHNOLOGY < Yun. TEKHNE]/İLM-İ HİYEL[Ar.] değil/yerine/= UYGULAYIMBİLİM


- TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ ile/ve/değil/yerine TEKNOLOJİ


- TEKNOLOJİK[Fr. < TECHNOLOGIQUE] değil/yerine/= TEKNOLOJİ İLE İLGİLİ


- TEKRAR BİR DAHA değil TEKRAR YA DA BİR DAHA


- TEKRAR YİNELEMEK" değil YİNELEMEK


- TEKRAR ile/ve/değil/yerine AKTARIM

( [not] REPETITION vs./and/but SHARING/TRANSMISSION
SHARING/TRANSMISSION instead of REPETITION )


- TEKRAR ile/ve/değil/yerine DÖNGÜ

( 2 ve üzeri. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE 1 )

( Ana-baba'dan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Ata'dan. )

( [not] REPETITION vs./and/but VICIOUS CIRCLE
VICIOUS CIRCLE instead of REPETITION )


- TEK-RAR değil TEKRAR


- TEKRAR ile/ve/değil/yerine TERENNÜM


- TEKRAR/TEKRÎR[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= YİNELEME

( "Yineleme, istismar edilmiş çocuğun, dilsiz dilidir." - Judith L. HERMAN )


- TEKRARDAN değil TEKRAR


- TEKRAREN değil/yerine/= YİNELENEREK/YİNELEYEREK/KEZLERCE


- TEKRARLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İRDELEMEK


- TEKRARLAMAYIM değil TEKRARLAMAYAYIM


- TEKRARLAYAN/TEKERRÜR EDEN:
TARİH değil TARİHÇİ


- TEKRARLAYICI (OLMAK) ile/ve/değil/yerine UYGULAYICI (OLMAK)


- TEKRİR değil/yerine/= YİNELEM


- TEKSÎF[Ar. < KESÂFET] değil/yerine/= KOYU VE SIK YAPMA, BİR SIVIYI KOYULAŞTIRMA | DOKUMA VE SÂİREYİ SIKLAŞTIRMA | ŞEFFAFLIĞINI GİDERME | YIĞMA, TOPLAMA


- TEKSİR ETMEK değil/yerine/= ÇOĞALTMAK


- TEKSİR[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALTI


- TEKTİR ile/değil TEKDİR

( Tek olduğunu belirtme, kesinleştirme. İLE/DEĞİL Azarlama. )


- TEKTORİYA/TECTORIA[İng.] değil/yerine/= ÇADIR


- TEKZİP[Ar.] değil/yerine/= YALANLAMA


- TELÂFFUZ ETMEK değil/yerine/= SESLETİMLEMEK


- TELÂFFUZ[Ar.] değil/yerine/= SÖYLEN(/Y)İŞ


- TELÂFÎ[Ar.] değil/yerine/= GİDERME


- TELÂFİSİ ZOR değil/yerine/= GİDERMESİ GÜÇ


- TELÂKİ[Ar. < LİKA] değil/yerine/= KAVUŞMA


- TELANJİYEKTAZİ/TELANGİECTASIA[İng.] değil/yerine/= KILCAL DAMAR GENİŞLEMESİ


- TELÂŞ (ETMEK) değil/yerine/= İVİŞ/LENMEK


- TELÂŞ ile/değil/yerine/>< GAİLE/UĞRAŞ


- TELÂŞE NÂZIRI değil/yerine/= İVİŞ BAKANI


- TELA'SÜM[Ar.] değil/yerine/= KEKELEME

( Yanıt verilecek yerde veremeyip kekeleme. | Saçmasapan yanıt verme, kemküm etme. | Dil dolaşma. )


- TELÂZUM[Ar.] değil/yerine/= BİRBİRİNİ GEREKTİRME İLİŞKİSİ


- TELEASISTANS/TELE-ASISTANS[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN YARDIM


- TELEFON[Fr./İng.] değil/yerine/= SES İLETİR


- TELEFON değil/yerine/= ÜNDEK


- TELEFONDAKİ KONUŞMA BİTİMİNDE:
"KAPAT!" ile/değil/yerine/>< KAPATIYORUM/KAPATAYIM/KAPATALIM


- TELEPHOTO LENS[İng.] / LENTILLE TÉLÉOBJECTIF[Fr.] / FERNOBJEKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= TELEFOTO MERCEK


- TELEK ile/ve/değil ÖRTÜ


- TELEKOMÜNİKASYON değil/yerine/= UZİLETİŞİM


- TELEKONSÜLTASYON/TELECONSULTATION[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN DANIŞIM


- TELEMENTÖR/TELE-MENTOR[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN YÖNDER


- TELEMETRİ/TELEMETRY[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN ÖLÇÜM


- TELEMONİTÖRİZASYON/TELEMONITORING[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN İZLEM


- TELEOBJEKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= TELEOBJEKTİF


- TELEOLOJİ[İng.] değil/yerine/= EREKBİLİM


- TELEOLOJİ değil/yerine/= EREKGÖRÜ


- TELEOLOJİ/K değil/yerine/= EREKGÖRÜ/SEL


- TELEPATİ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> !TLpati

( ... @@ (Düşük) Para hırsı. )


- TELEPATİ değil/yerine/= UZADUYUM


- TELEPATİK[Fr. < TÉLÉPATHIQUE] değil/yerine/= TELEPATİ İLE İLGİLİ


- TELERADYOGRAFİ/TELERADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME


- TELESAĞLIK/TELE-HEALTH[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAĞLIK


- TELETIP/TELEMEDICINE[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN TIP


- TELEVİZYON (İZLEMEK)
ile/ve/değil/yerine/><
KİTAP (OKUMAK)

( )


- TELEVİZYON[Fr./İng. TELEVISION] ile/ve/değil/yerine GÖSTERGE/GENEL AĞ/İNTERNET[İng.]

( BİZİM ÇOCUKLARIN PUTU
KÖŞEDEKİ KARAKUTU
EHL-İ KÜFÜR ÇEKTİ ŞUTU
KALEMİZE GOL EYLEDİ )

( Gün boyunca televizyon izlesen, bir sayfa kitap okumak kadar değeri/etkisi/katkısı olmaz. )

( Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı. @@ Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan uluslararası bilgi iletişim ağı. )


- TELEVİZYON ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANAL

( Kişi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kavram. )


- TEL'ÎN[Ar.] değil/yerine ANLAYIŞ/HOŞGÖRÜ


- TELİN[Ar.] değil/yerine/= KARGIMA, KARGIŞ

( !Kargıma, lânet okuma, lânetleme. )


- TELKİH[Ar.] değil/yerine/= AŞILAMA


- TELKİN değil/yerine/= SÖZGÜ


- TELKÎN[Ar.] ile/değil/yerine/= TALKIN

( Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama. İLE/DEĞİL/YERİNE/= Ölü gömüldükten sonra, mezar başında, imamın söylediği (dinî) sözler. )


- TELKİN ile/ve/değil/||/<>/> TERCİH


- TELKİN ile/değil TESKİN


- TELLURIUM[İng.] / TELLURIUM[Fr.] / TELLUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TELLÜR


- TELMİH[Ar.] ile/ve/değil/||/<> TEŞBİH[Ar.]


- TELOCENTRIC CHROMOSOME[İng.] değil/yerine/= TELOSENTRİK KROMOZOM

( Sentromer kromozomun bir ucuna çok yakın olduğu için sopa biçiminde olan kromozom. p kolu bulunmaz. Bu cins kromozom insanlarda bulunmaz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TELVİS[Ar.] değil/yerine/= KİRLETME


- TEMA[İt.]/THEMA[İng.] değil/yerine/= ANA DÜŞÜNCE, İZLEK

( Bir sanat yapıtında, işlenilen, geliştirilen ana düşünce. )


- TEMÂRUZ[Ar. < MARAZ] değil/yerine/= SAYRIMSAMA, KENDİNİ HASTA GİBİ GÖSTERME


- TEMARUZ/SIMULATION, MALINGERING[İng.] değil/yerine/= SAYRIMSAMA


- TEMAS ETMEK değil/yerine/= DEĞİNMEK


- TEMAS ETMEK değil/yerine/= GÖRÜŞMEK


- TEMAS[Ar.]/KONTAK[Fr./İng. < CONTACT] değil/yerine/= DEĞME/DOKUNMA, BAĞLANTI

( Karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması. | Motorlu araçları çalıştırmaya yarayan düzenek. | Bağlantı, ilgi. | Akıl sağlığı yerinde olmayan, dengesiz. )


- TEMAS[Ar.] değil/yerine/= DEĞME/DEĞİNTİ/DOKUNMA/DOKUNUŞ


- TEMAS[Ar.] değil/yerine/= DEĞME, DOKUNMA | İLİŞKİ | BAĞLANTI

( Değme, değinti, dokunma, dokunuş. | Buluşup görüşme, ilişki kurma, ilişki. | Değinme, sözünü etme. | Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. )


- TEMAS değil/yerine/= GÖRÜŞME


- TEMAYÜL" (ETMEK/EDEMEMEK) ile/değil TAHAYYÜL (ETMEK/EDEMEMEK)


- TEMÂYÜL/MÜTEMAYİL değil/yerine/= EĞİLİM/Lİ


- TEMAYÜL[Ar.] ile/değil TEAMÜL[Ar.]

( Eğilim/yönseme. İLE/DEĞİL Bir yerde öteden beri olagelen davranış. | Tepkime. | Uygulama/pratik. )


- TEMÂYÜL[Ar.] değil/yerine/= YÖNSEME/EĞİLİM

( Belirli bir amaca ya da sonuca yönelen, etkinliğe dönüşmeyen etki gücü. )


- TEMBEL ile/değil/yerine/>< DERTLİ

( Uyanık iken uyuyan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uykudayken uyanan. )


- TEMBEL ile/ve/değil/||/<>/< HANTAL


- TEMBEL değil/< HAREKETE GEÇİRİLEMEYEN


- TEMBEL/SALPA/SALPAK değil/yerine/= UYUŞUK


- TEMBELEMEK" değil TENBİH


- TEMBELLİK ile/ve/değil ALIŞKANLIK


- TEMBELLİK ile/değil/yerine/>< DAYANÇ/SABIR


- [ne yazık ki]
TEMBEL/LİK ile/ve/değil/||/<> ELİNDEKİNİN DEĞERİNİ BİLMEZ/LİK


- TEMBELLİK ile/ve/<>/değil İŞ BEĞENMEMEZLİK


- TEMBELLİK ile/ve/değil/<> "KENDİNE"(KEYFİNE/RAHATINA) GÖRE DÜŞÜNME


- TEMBELLİK ile/ve/değil ÖNCELİK


- [ne yazık ki]
TEMBELLİK ile/ve/değil/||/<>/< "SONRA YAPARIM" (ÖLÇÜSÜZLÜĞÜ)


- TEMBEL/LİK ile/değil TESLİM/İYET


- TEMDÎT[Ar. TEMDÎD < MEDD] değil/yerine/= UZATMA, SÜRDÜRME | BİR HARFİ UZUN OKUMA | SULANDIRMA


- TEMEDDÜH[< MEDH] değil/yerine/= BÖBÜRLENME, KENDİNİ ÖVME


- TEMEDDÜN[Ar. < MEDENİYET] değil/yerine/= UYGARLAŞMA | KENTLEŞME


- FUNDAMENTAL WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE FONDAMENTALE[Fr.] / GRUNDWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL DALGA BOYU


- GROUND STATE[İng.] / ÉTAT FONDAMENTAL[Fr.] / GRUNDZUSTAND, GRUND MOLARE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL DURUM, TABAN DURUMU


- ELEKTRISCHE ELEMENTARLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL ELEKTRİK YÜKÜ


- ELEMENTARY INTERACTIONS[İng.] / INTERACTIONS ÉLÉMENTAIRES[Fr.] / ELEMENTARWECHSELWIRKUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL ETKİLEŞMELER


- FUNDAMENTAL FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE FONDAMENTALE[Fr.] / GRUNDFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL FREKANS


- TEMEL İLKE/LER ile/ve/değil/yerine ANAHTAR KAVRAM/LAR

( [not] "BASIC PRINCIPLE/S" vs./and/but "SWITCH/KEY CONCEPT/S"
"SWITCH/KEY CONCEPT/S" instead of "BASIC PRINCIPLE/S" )


- UNIT OPERATIONS[İng.] / OPERATIONS D'UNITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TEMEL İŞLEMLER


- FUNDAMENTAL MODE[İng.] / MODE FONDAMENTAL[Fr.] / GRUNDMODUS, GRUNDSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL KİP


- TEMEL MANTIĞIN:
"AŞILMASI" değil EKLENMESİ


- FUNDAMENTAL OXYGEN PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= TEMEL OKSİJEN İŞLEMİ


- CÜZ-İ LÂYETECEZZÂ[Osm.] / ELEMENTARY PARTICLE[İng.] / PARTICULE ÉLÉMENTAIRE[Fr.] / GRUNDLEGENDER PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL PARÇACIK/TANECİK


- ASLÎ SAVT, SAVT-İ ASLÎ[Osm.] / FUNDAMENTAL SOUND[İng.] / SON FONDAMENTAL[Fr.] / GRUNDSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL SES


- ELEMENTARY CHARGE[İng.] / CHARGE ÉLÉMENTAIRE[Fr.] / ELEMENTARLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL YÜK


- TEMEL ile/ve/değil BAĞLAM


- TEMEL ile/ve/<>/değil/yerine BELİRLEYİCİ


- GRUND[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL


- TEMEL:
"KARGAŞA/SI" değil KARMAŞA/SI


- TEMELLİ ... ile/ve/değil/||/<> KALICI OLARAK


- TEMENNÎ[Ar.] değil/yerine/= DİLEME, DİLEK, İSTEK


- TEMERKÜZ[Ar. < MERKEZ] değil/yerine/= MERKEZ TUTMA | TOPLANMA | BİRİKME, YIĞILMA | [kimya] DERİŞME, KOYULAŞMA


- TEMERRÜD değil/yerine/= DİRENİM


- TEMERRÜT[Ar.] değil/yerine/= DİRENME | EK FAİZ

( Dikkafalılık, kafa tutma, direnme. Herhangi bir sebebe dayanmaksızın borcu ödememekte direnme, direnim. | Ek faiz ödememe durumu. )


- TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/değil/yerine/= BENZEŞME | ÖZÜMLEME

( Bir biçim ve sûrete girme. | İnsan biçiminde görünme. | Benzeşme. İLE/DEĞİL/YERİNE/= [biyoloji] Özümleme. )

( [not] ... vs./but/= ASSIMILATION )


- TEMETTÜ değil/yerine/= KAZANÇ


- TEMEVVÜC[Ar. < MEVC] değil/yerine/= DALGA/LANMA


- TEMİN ETMEK değil/yerine/= SAĞLAMAK


- TEMİNAT AKÇESİ değil/yerine/= GÜVENCE PARASI


- TEMİNAT MEKTUBU değil/yerine/= GÜVENCE BELGESİ


- TEMÎNÂT[Ar.] değil/yerine/= GÜVENCE


- TEMİN/TEDARİK[Ar.] değil/yerine/= SAĞLAMA/ELDE ETME

( Araştırıp bulma, sağlama, elde etme. | Hazırlık. )


- TEMİN/TEMİNKİ değil DEMİN/DEMİNKİ


- TEMİZ değil/yerine/= SİLİĞ


- TEMİZE ÇIKARMAK ile/değil/yerine/>< TEMİZLENMEK


- TEMİZLEMEK ile/ve/değil/||/<>/< SİLMEK


- TEMİZLEMEK ile/ve/değil/||/<>/< YALITMAK


- TEMKİN/Lİ değil/yerine/= SAKINI/K


- TEMLİK[Ar.] değil/yerine/= MÜLK OLARAK VERME | BİR HAKKIN, BAŞKA BİRİNE GEÇİRİLMESİ


- SÜHUNET[Osm.] ile/değil/yerine/= TEMPERATUR


- TEMPERATURE-SENSITIVE MUTATIONS[İng.] değil/yerine/= ISIYA DUYARLI MUTASYONLAR

( Ekspresyonu sıcaklığa bağlı olan mutasyonlar. Himalaya tavşanının soğuğa maruz kalan kısımlarındaki tüylerin beyazdan siyaha dönmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TEMPO değil/yerine/= YÜRÜŞ


- TEMPORALİTE değil GEÇİCİLİK


- TEMREN/PEYKÂN[Fars.] değil/yerine/= CİRİT UCU

( Okun ucundaki sivri demir. Başak. | [Divan şiirinde] Sevgili'nin kirpiği. )


- TEMSİL (ETMEK) değil/yerine/= ÖZDEYİ/LEMEK


- TEMSİL ETMEK ile/ve/değil VAROLUŞ

( [not] TO REPRESENT vs./and/but EXISTENCE )


- TEMSİL/TEMESSÜL/ANABOLİZMA/ASİMİLASYON değil/yerine/= ÖZÜMLEME/YAPIM


- TEMSİL ile/değil TEBLİĞ


- TEMSİLEN değil/yerine/= ÖZDEYİCE/ADINA


- TEMSİLİ GİBİ değil [sadece] TEMSİLİ ya da GİBİ


- TEMSİLÎ değil/yerine/= ÖZDEYİLİ


- TEMYİZ KUDRETİ/HUKUKİ EHLİYET/CIVIL RESPONSIBILITY[İng.] değil/yerine/= AYIRTIM GÜCÜ


- TEN GİYSİSİ ile/ve/değil/yerine/<> CAN GİYSİSİ


- TENÂSÜL ile/değil TENÂSÜH


- TENASÜP[Ar.] değil/yerine/= ORANLIK, ORAN/TI, UYMA, YAKIŞMA

( Aralarında uygunluk bulunma. | Birbiriyle ilgili söz ya da kavramların dizelerde toplanması sanatı. )


- TENÂTUH[Ar.] değil/yerine/= SÜSMEK

( Hayvanların boynuzlaşması. )