Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(116/136)
- SÛ-İ ZANN ile/değil/yerine HÜSN Ü ZANN
( Zan gitmeden insan âşık olamaz. )
( HÜSN-Ü ZANN İLE BAK
GÖRDÜĞÜN RAHMAN OLUR )
- SUJE/SUBJECT[İng.] değil/yerine/= ÖZNE/KİŞİ/ŞAHIS | DENEK
- SUJE[Fr.]/KOBAY[Fr. < COBAYE] değil/yerine/= KONU | ÖZNE | DENEK
( Kobaygillerden, bilimsel araştırmalarda kullanılan bir deney hayvanı. Hint domuzu[Lat. CAVIA PORCELLUS] | Deney konusu. )
- SÜJESTIBİLİTE/SUGGESTIBILITY[İng.] değil/yerine/= TELKINE YATKINLIK
- SÜJESTİYON/SUGGESTION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE AŞILAMA, TELKIN
- SU(KEVSER):
ACI/TATLI değil İÇİMLİ/İÇİMSİZ
- SÜKNA HAKKI değil/yerine/= OTURMA ÜLEVİ
- ŞÜKRAN değil/yerine/= ÖVŞEN
- SÜKSE[Fr.]/SUCCESS[İng.] değil/yerine/= BAŞARI | GÖSTERİŞ, İLGİ ÇEKECEK DURUM
- SUCCINIC ANHYDRIDE[İng.] / ANHYDRIDE SUCCINIQUE[Fr.] / BERNSTEINSÄUREANHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİK ANHİDRİT
- SUCCINIC ACID[İng.] / BERNSTEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİK ASİT
- SUCCINIMIDE[İng.] / SUCCINIMIDE[Fr.] / SUCCINIMIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNİMİD
- ACIDE SUCCINIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜKSİNK ASİT
- SÜKÛN/SÜKÛNET değil/yerine/= DİNGİNLİK/DURGUNLUK/SESSİZLİK
- SÜKÛT[Ar.] değil/yerine/= SUSKU
- SUKÛT-U HAYAL/HÜSRAN değil/yerine/= DÜŞ KIRIKLIĞI/DÜŞ YIKIMI
- SULANDIRICI ile/ve/değil/||/<>/< İNCELTİCİ
- WÄSSERUNGSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SULANDIRMA ETKİSİ
- WÄSSERUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SULANDIRMA SAÇAKLARI
- SULB/SULP[Ar.] değil/yerine/= OMURGA
- ŞU'LE[Ar.] değil/yerine/= ALEV, ATEŞ ALEVİ | IŞIK | ATLARDA BEYAZ TÜYLERDEN OLUŞAN BENEKLER
- SULPHANYLAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFANİLAMİD
- SULFANILAMID[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFANİLAMİTLER
- SULPHANES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFANLAR
- SULPHATES[İng.] / SULFATES[Fr.] / SULFATE, SCHWEFELSALZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFATLAR
- SULPHITES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFİTLER
- SULPHO-[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFO-
- SULPHOXIDES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFOKSİTLER
- SULPHANILAMIDES, SULPHONAMIDES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFONAMİDLER
- SULFANILAMIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜLFONAMİTLER
- SULPHONATION[İng.] / SULFONATION[Fr.] / SULFURFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFONASYON
- SULPHONIC ACIDS[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFONİK ASİTLER
- SULPHONES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜLFONLAR
- SULFURIC ACID[İng.] değil/yerine/= SÜLFÜRİK ASİT
( Kimyasal formülü "H2SO4" olan güçlü ve tehlikeli bir mineral asididir. Halk adında "zaç yağı" olarak da bilinmektedir. Otomotiv sektöründe, akü sıvısı üretiminde kullanılmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SULPHURIC ACID, OIL OF VITRIOL[İng.] / ACIDE SULFÚRICO[Fr.] / SCHWEFELSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFÜRİK ASİT, ZAC YAĞI
- SULPHIDES[İng.] / SULFURES[Fr.] / SULFIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜLFÜRLER
- SULH[Ar.] değil/yerine/= BARIŞ
( Barış, barışma, barışıklık. | Rahatlık. | Uyuşma, uzlaşma. )
- SULHPERVER/SULHÇU[Ar., Fars.] değil/yerine/= BARIŞSEVER/BARIŞÇIL
- SÜLİNE[Yun.] değil/yerine/= DENİZÇAKISI
( Dar ve uzun kavkılı bir deniz yumuşakçası. )
- SULKUS/SULCUS[İng.] değil/yerine/= OLUK
- SULTAN değil/yerine/= YETKEMEN
- HİDRATE[Osm.] / HYDRATÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SULU
- SUMASYON/SUMMATION[İng.] değil/yerine/= EKLENME
- HYAZINTH[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜMBÜL
- SUNA YAKIN değil SUNAY AKIN
- SÜNDÜRMEK ile/değil/yerine/>< SÜRDÜRMEK
( Bir şeyi çekerek uzatmak, esnetmek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir durumun, bir şeyin sürmesini, olmasını sağlamak: )
- SÜNEPE/LİK ile/değil/yerine ALÇAKGÖNÜLLÜ/LÜK
- SÜNGER ile/değil/yerine KABAK LİFİ
- SPONGE[İng.] / SCHWAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜNGER
- SÜNGER ile/ve/değil/||/<> VATKA
- SÜNGER/KÖPÜK/PLASTİK ile/ve/değil/yerine/||/> D30
- SÛNÎ değil SUN'Î
- SUNİ[Ar.] değil/yerine/= YAPAY
- SUN'İ/SENTETİK değil/yerine/= YAPAY/YAPMACIK, BİREŞİMLİ
- SÜNNET ile/ve/=/değil/yerine ÂDÂB
- SUNNÎ değil SÜNNÎ
- ŞUNU ...:
"KONUŞACAĞIM" değil ANLATACAĞIM
- ŞUNU ...:
SÖYLER ile/ve/değil/||/<>/< SÖYLEMİŞ OLUR
- SUNUCU değil/yerine/= SUNUCU
- SUNUCU(SERVER):
TOWER ile/ve/değil/yerine/<> RACK ile/ve/değil/yerine/<> BLADE
- SÜNÜK ile/değil SÜNÜK ile/değil SÜNÜK
( Kemik. @@ Sümük. @@ Mantar. )
( "Biz attık, 'sünük' diye; el kaptı, 'ilik' diye."
["İşim(iz)e yaramaz" diye vazgeçtiğimi/zi, başkaları "değerli bularak" "kabul etti".] )
- ŞUNUN DA İÇİNDE DAHİL OLDUĞU değil/yerine ŞUNUN DA İÇİNDE BULUNDUĞU
- SUPAP/SİBOP değil/yerine/= KAPAÇ
- SUPERCURRENT[İng.] / SUPERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIM
- SUPERFLUID[İng.] / SUPRAFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIŞKAN
- SUPERFLUIDITY[İng.] / SUPRAFLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER AKIŞKANLIK
- SUPERACID[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPER ASİT
- SUPERTURBULENT FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPER ÇALKANTILI AKIŞ
- SÜPER EGO/SUPER EGO[İng.] değil/yerine/= ÜST BENLİK
- SÜPER EGO ile/değil ÜST BEN
- SUPERGRAVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SUPER GRAVİTE
- SUPERCONDUCTOR[İng.] / SUPRALEITER, ÜBERMÄSSIGLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER İLETKEN
- SUPERCONDUCTIVITY[İng.] / SUPERCONDUCTIVITE[Fr.] / SUPERLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER İLETKENLİK
- SUPERHEAT[İng.] ile/değil/yerine/= SUPER ISI
- SUPERTHERMAL SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPER ISIL KAYNAK
- SUPERCRITICAL MASS[İng.] / MASSE SUPERCRITIQUE[Fr.] / SUPERKRITISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİK KÜTLE
- SUPERCRITICAL REACTOR[İng.] / SUPERKRITISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİK REAKTÖR
- SUPERCRITICALITY[İng.] / SUPERKRITIKALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUPER KRİTİKLİK
- SUPERGRAVITATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER KÜTLEÇEKİM
- SUPERLATTICE[İng.] / SUPERGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER ÖRGÜ
- SUPERZENTRIFUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER SANTRİFÜJ
- SUPERTHERMAL-QUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER TERMAL KAYNAK
- ÉCOULEMENT SUPERTURBULENT[Fr.] / SUPERTURBULENTER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER TÜRBÜLANSLI AKIŞ
- SUPERHIGH FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE SUPERHAUTE[Fr.] / SUPERHOHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPER YÜKSEK FREKANS
- SÜPERENFEKSİYON/SUPERINFECTION[İng.] değil/yerine/= EKLENİK BULAŞ
- SÜPERFİSYEL/SUPERFICIAL[İng.] değil/yerine/= YÜZEYSEL, SIĞ
- SUPERPHOSPHATE[İng.] / SUPERPHOSPHATE[Fr.] / SUPERPHOSPHATE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜPERFOSFAT
- SÜPERIOR[İng.] değil/yerine/= ÜST, YUKARI
- SUPERCRITICAL FLUIDS[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPERKRİTİK AKIŞKANLAR
- SUPEROXIDES[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPEROKSİTLER
- SÜPERPOZİSYON/SUPERPOSITION[İng.] değil/yerine/= BİNİŞİM
- SUPERTRANSURANIC ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= SÜPERTRANSURANİK ELEMENTLER
- SÜPERVİZÖR/"SÜPERVAYZIR"[İng. < SUPERVISOR] değil/yerine/= GÖZETMEN
- SÜPERVİZÖR değil/yerine/= ÜST DENETÇİ
- ŞÜPHE ETMEK değil/yerine/= KUŞKU DUYMAK/KUŞKULANMAK
- ŞÜPHE/ŞÜBHE[Ar.] değil/yerine/= KUŞKU
- ŞÜPHE ile/ve/değil/yerine TERK
- ŞÜPHELENDİRMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine KARIŞMAMAK
- ŞÜPHELİNİN:
TAHLİYE TALEBİ ile/ve/değil/||/<>/< SERBEST BIRAKILMA TALEBİ
( Mahkeme aşamasında.[Koğuşturmanın mahkemece kabulünden sonra.] İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Soruşturma aşamasında. )
- SUPIN/SUPINE[İng.] değil/yerine/= SIRT ÜSTÜ
- SUPINASYON/SUPINATION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNME
- SUPLEMAN[Fr.] değil/yerine/= EK
( Ek olarak yayımlanan yapıt. )
- SUPORTİF DOKU/SUPPORTIVE TISSUE[İng.] değil/yerine/= DESTEK DOKU
- supozituvar/supp./suppos.[Lat. < SUPPOSITORIUM] değil/yerine/= FİTİL,
- SÜPRESAN/SUPPRESSANT, SUPPRESSIVE[İng.] değil/yerine/= BASKILAYICI
- SÜPRESYON/SUPPRESSION[İng.] değil/yerine/= BASKILAMA
- SÜPRİZ değil SÜRPRİZ
- SUR ile/değil SARNIÇ
( Kale duvarı. İLE/DEĞİL Yağmur suyu biriktirmeye yarayan, yeraltı su deposu. )
- STORAX, STYXAX[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRAKS
- SÜRAT[Ar.] değil/yerine/= HIZ
( Alınan yolun, harcanan zamana oranı. | Çabukluk. | Bir hareketten doğan güç, şiddet. )
- SPEED[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRAT
- SURAT[Ar.] değil/yerine/= YÜZ
- SURAT/ÇEHRE değil/yerine/= YÜZ
- ŞÛRA-YI DEVLET değil/yerine/= DANIŞTAY
- SURDIŞI TEPELERİ ile/ve/değil SURİÇİ TEPELERİ
- SÜRDÜRMEK ile/ve/değil/||/<> YÜRÜTMEK
- SÜRDÜRÜLEBİLİR/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YENİLENEBİLİR/LİK
( [not] SUSTAINABILITY vs./and/but/||/<>/> REGENERABILITY
REGENERABILITY instead of SUSTAINABILITY )
- SÜREÇ ile/ve/<>/değil DÖNGÜ
( PROCESS vs./and/<> CYCLE )
- SÜREÇ ile/ve/değil TANIM
( [not] PROCESS vs./and/but DEFINITION )
- VETÎRE[Osm.] / PROCESS[İng.] / PROCESSUS[Fr.] / PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREÇ
- CONTINUOUS WAVE GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ À ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA GAZ LAZERİ
- CONTINUOUS WAVE LASER[İng.] / LASER À ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA LAZERİ
- CONTINUOUS WAVE[İng.] / ONDE CONTINUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ DALGA
- SÜREKLİ İLİŞKİ ile/ve/değil/en azından DÜZENLİ İLİŞKİ
( Kur(a)mayabilirsin. İLE Kurabilirsin. )
( Düzen/siz. İLE Düzen-siz. )
- CONTINUOUS LIGHT SOURCE[İng.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ IŞIK KAYNAĞI
- SÜREKLİ OLAMAYACAK OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK ile/değil/yerine SÜREKLİ OLABİLİR OLANI, SÜREKLİ KILMAYA ÇALIŞMAK
( Gövdesel. İLE/DEĞİL/YERİNE Zihinsel. )
- CONTINUOUS OSCILLATION[İng.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ SALINIM
- CONTINUOUS ABSORPTION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'ABSORPTION CONTINUE[Fr.] / KONTINUIERLICHES ABSORPTIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU
- CONTINUOUS SPECTRUM[İng.] / SPECTRE CONTINU[Fr.] / KONTINUIERLICHES SPEKTRUM, STETIGES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ TAYF/SPEKTRUM
- SÜREKLİ:
"TOPLARSAK" ile/değil/yerine/>< PAYLAŞIRSAK
( Hiçkimseye yetmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese yeter. )
- SÜREKLİ ile/ve/değil/yerine ARALIKSIZ
( [not] CONTINUOUS vs./and/but NONSTOP
NONSTOP instead of CONTINUOUS )
- SÜREKLİ ile/ve/değil ARKA ARKAYA
- DÂİMÎ[Osm.] / CONTINUOUS[İng.] / CONTINU[Fr.] / KONTINUIERLICH, STETIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ
- SÜREKLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SIK SIK
- SÜREKLİ ile/ve/değil/||/<> ÜST ÜSTE
- SÜREKLİLİĞİN:
"BOZULMASI" ile/ve/değil/||/<> KESİLMESİ
- CONTINUITY[İng.] / CONTINUITÉ[Fr.] / DURCHGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİLİK
- SÜREKLİLİK ile/ve/değil DEVR/DEVİR
- SÜREKLİLİK ile/ve/değil/||/<> İLERLEME
- SÜREKLİLİK ile/ve/değil SÜREKSİZLİK
( Zaman. İLE/VE/DEĞİL AN. )
- GAYR-İ MUTTARİD, MUNFASİL[Osm.] / DISCONTINUOUS[İng.] / DISCONTINU, SPECTRE D'ABSORPTION DISCONTINU[Fr.][Fr.] / DISKONTINUIERLICH/ES ABSORPTIONSSPEKTRUM, UNSTETIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZ/KESİKLİ SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU
- DISCONTINUOUS ABSORPTION SPECTRUM[İng.] / UNSTETIGES ABSORPTIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZ SOĞURMA TAYFI/SPEKTRUMU
- DISCONTINUOUS SPECTRUM[İng.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZ TAYF
- SÜREKSİZ ile/değil KESİKLİ
( [not] DISCONTINUOUS vs./but INTERMITTENT )
- DISCONTINUITY[İng.] / DISCONTINUITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜREKSİZLİK
- SÜRELİ İCAP değil/yerine/= SÜRELİ ÖNERİ
- SÜRESİZ İCAP değil/yerine/= SÜRESİZ ÖNERİ
- SÛRET değil/yerine/= PAY
- SURETA[Ar.] değil/yerine/= GÖRÜNÜŞE GÖRE, GÖRÜNÜŞTE | YALANDAN
- SÛRET-İ MÜMTAZE değil/yerine/= ÖNCELİKLİ
- SURETİYLE[Ar.] değil/yerine/= YOLUYLA/KOŞULUYLA
- SÛRETLERİ KAVRAMADA:
ZİHİN/AKIL değil HAYAL
- DAYANÇ/SABIR:
SÜREYE ile/ve/değil SÜRECE
- SÜREYYA[Ar.]/PERVÎN[Fars.]/PLESIADES değil/yerine/= ÜLKER
( Boğa burcunda, yedi yıldızdan oluşan takım. | Kuzey yarımkürede, Boğa[Sevr] burcunun en parlak yıldızı olan Eddeberân'ın ilerisinde ve Feres-i A'zam yönünde görünen güzel bir yıldız kümesi. )
- SÜRFİLE[Fr.] değil/yerine/= (SEYREK VE ÇAPRAZ) DİKİŞ
- SÜRGÜN ETMEK değil SÜR(ÜL)MEK
- SÛRÎ/ŞEKLÎ[Ar.]/FORMEL[İng.] değil/yerine BİÇİMSEL
- SÜRMANŞET değil/yerine/= ÜSTBAŞLIK
- KOHL[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRME
- SÜRNATÜRALİST değil/yerine/= DOĞAÜSTÜCÜ
- SÜRNATÜRALİZM değil/yerine/= DOĞAÜSTÜCÜLÜK
- SÜRPRİZ[Fr. < SURPRISE] değil/yerine/= ŞAŞIRTI
- SÜRPRİZ[Fr./İng.] değil/yerine/= ŞAŞIRTI
- SÜRREALİST[Fr. < SURRÉALISTE] değil/yerine/= GERÇEKÜSTÜCÜ
- SÜRREALİST değil/yerine/= GERÇEKÜSTÜCÜ
- SÜRREALİTE[Fr. < SURRÉALITÉ] değil/yerine/= GERÇEKÜSTÜ
- SÜRREALİTE/SÜRREAL değil/yerine/= GERÇEKÜSTÜ
- SÜRREALİZM[Fr. < SURRÉALISME] değil/yerine/= GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
- SÜRREALİZM değil/yerine/= GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
- SÜRŞARJ[Fr., İng. SURCHARGE] değil/yerine/= YENİBASIM
( Bir sayının, sözcüğün yerine geçmek için üzerine başka bir sayı ya da sözcük basma işi. )
- ANGLE OF FRICTION[İng.] / ANGLE DU FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME AÇISI
- FRICTIONAL ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTRICITÉ DE FRICTION[Fr.] / REIBUNGSELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME ELEKTRİĞİ
- FRİCTİON FACTOR[İng.] / MADRÛB-İ DELK[Osm.] / FACTEUR DE FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTIONFAKTOR/REIBUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- TRIBOLUMINESCENCE[İng.] / TRIBOLUMINESCENCE[Fr.] / TRIBOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME IŞILDAMASI, TRİBOLÜMİNESANS
- DELK EMSÂLI[Osm.] / COEFFICIENT OF FRICTION[İng.] / COEFFICIENT DU FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSBEIWERT, REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KATSAYISI
- FRICTION LOSS[İng.] / PERTE PAR FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KAYBI
- FRICTION FORCE[İng.] / FORCE DE FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTIONSKRAFT/REIBUNGSKRAFT, REIBUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME KUVVETİ
- REIBUNGSVISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME VİSKOZİTESİ
- DELK[Osm.] / FRICTION[İng.] / FRICTION, FROTTEMENT[Fr.] / FRIKTION/REIBUNG, REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNME
- FRICTION FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT AVEC FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSSTRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMELİ AKIŞ
- FRICTIONLESS FLOW, INVISCID FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT SANS FROTTEMENT[Fr.] / REIBUNGSFREIE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMESİZ AKIŞ
- INVISCID FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRTÜNMESİZ AKIŞKAN
- SÜRTÜŞME ile/ve/değil ÇEKİŞME
- SÜRTÜŞME ile/değil/yerine SÜRTÜNME
- SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI/HERD IMMUNITY[İng.] değil/yerine/= KİTLE BAĞIŞIKLIĞI
- SÜRÜ ile/ve/değil/||/<> KİTLE
( Hayvan için. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan için. )
- [ne yazık ki]
SÜRÜ ile/ve/değil/||/<>/> SÖMÜRÜ
- SÜRÜ ile/değil TOPLULUK/CEMAAT
- ANTRIEBSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜCÜ KUVVET
- DRIVER[İng.] / TREIBER[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜCÜ
- SÜRÜDEN:
AYRILAN ile/değil/yerine/>< AYRI OLAN
( Kurt kapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kurtulur. )
- DRAG[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLEME
- DRIFT CURRENT[İng.] / COURANT DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME AKIMI
- ESPACE DE DÉRIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME BÖLGESİ
- DRIFT WAVE[İng.] / ONDE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DALGASI
- DRIFT MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DEVİNİRLİĞİ
- DRIFT RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME DİRENCİ
- MOBILITÉ DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME HAREKETLİLİĞİ
- DRIFT SPEED, DRIFT VELOCITY[İng.] / VITESSE DE DÉRIVE[Fr.] / DRIFTGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME HIZI
- DRIFT TUBE[İng.] / TUBE À DÉRIVE[Fr.] / DRIFTROHR, DRIFTRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME TÜPÜ
- DRIFT SPACE[İng.] / DRIFTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME UZAYI
- DRIFT, TRACE[İng.] / DÉRIVE, TRAÎNÉE[Fr.] / DRIFT, GESCHREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENME
- DRIFT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À DÉRIVE[Fr.] / DRIFTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLENMELİ TRANSİSTÖR
- FORCE D'ENTRAÎNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜRÜKLEYİCİ KUVVET
- SÜRÜNMEK ile/ve/değil/||/<> SÜRÜLMEK
- SÜRÜNÜN PARÇASI OLMAK ile/değil/yerine/>< BÜTÜNÜN PARÇASI OLMAK
- SÜRVEY/SURVEY[İng.] değil/yerine/= ANKET, TARAMA
- SÜRVEYANS/SURVEİLLANCE[İng.] değil/yerine/= GÖZET-İZLE
- SÜRVİ ORANI/SURVİVAL RATE[İng.] değil/yerine/= SAĞ KALIM ORANI
- SÜRVİ/SURVİVAL[İng.] değil/yerine/= SAĞ KALIM
- SURVIVOR GUILT[İng.] değil/yerine/= HAYATTA KALAN SUÇLULUĞU
( Hayatta kalan suçluluğu; başkalarının hayatta kalamadığı fakat kendilerinin kurtuldukları bir durumdan sonra hissettikleri hayatta kalarak yanlış birşey yaptığını hissetme duygusudur. Savaştan sağ çıkan kişiler, doğal afetten kurtulanlar, salgın hastalıktan kurtulanlar, ailesi ya da arkadaşları arasında intihar edenler arasında rastlanır. Bu durumun rastlanması kişinin psikolojik profiline bağlıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SUS!!!:
HAKARET değil UYARI/DESTEK
- SUŞ/STRAIN[İng.] değil/yerine/= SOY
- SÜS ile/ve/değil/yerine/||/<> ESTETİK
- SUSAM[Ar. < SİSAM] değil/yerine/= KÜNCÜK
- SUSAM/SİMSİM/KÜNCÜ[Fars. < KUNCUD] ile/değil ÜZERLİK
( ... İLE/DEĞİL Sedefotugillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri beyaz renkte, susama benzeyen tohumları acı olan bir bitki. )
( SESAMUM INDICUM cum PEGANUM HARMALA )
- SUSAN ile/değil/yerine SUSABİLEN
- SUŞEHRİ'Lİ" değil SUŞEHİR'Lİ
- SU/SIVI DOLU ŞİŞEYİ, ÇANTAYA ...:
YAN/TERS KOYMAK değil/yerine/>< AĞZI, YUKARI GELECEK ŞEKİLDE DİK KOYMAK
- SUSKUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUSAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUSABİLEN
- SUSKUN/LUK ile/ve/değil DURGUN/LUK
- SÜSLÜ/LÜK ile/değil/yerine/||/<>/< BAKIMLI/LIK
( SÜRRE DEVESİ GİBİ SÜSLENMEK )
- SUSMAK:
"STRATEJİ" ile/ve/değil/||/<>/< HAK
- SUSMAK ile/ve/<>/değil/yerine DÜŞÜNMEKTE OLDUĞUNU BELİRTMEK
- SUSMAK ile/değil EBSEM OLMAK
- SUSMAK ile/ve/değil GEREKENİ YAPMAK
- SUSMAK ile/ve/değil/yerine SUSABİLMEK
( Kişi, susuyorsa; ya çok az şey biliyordur ya da çok fazla. )
( [not] TO BE SILENT vs./and ABLE TO BE SILENT
ABLE TO BE SILENT instead of TO BE SILENT )
- SÜSPANSİYON/SUSPENSION[İng.] değil/yerine/= ASILTILI ÇÖZELTİ
- SÜSPANSİYON[Fr.] değil/yerine/= ASILTI
- SUSPENSION[Fr.] / SUSPENSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜSPANSİYON
- MILK CURD[İng.] ile/değil/yerine/= SÜT KESİĞİ
- SUTHERLAND'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE SUTHERLAND[Fr.] / SUTHERLAND-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SUTHERLAND FORMÜLÜ
- SÜTUN[Fars.] ile/değil PARAÇOL/PARAŞOL[İt. < Yun.]
( ... İLE/DEĞİL Gemi çatmasında, eğri parça. | Cumba vb. altına destek olarak konulan eğri ağaç. )
- SÜTÜR/SUTURE[İng.] değil/yerine/= DİKİŞ | KAFATASI KEMIK EKLEMI
- SUTYEN GİYMEK değil SUTYEN[Fr. < SOUTIEN-GORGE][SÜTYEN değil!] TAKMAK
( Fransızca'da "SOUTIEN-GORGE" olarak geçen, "SOUTIEN"[: Dayanak] anlamına gelen sözcüğün Türkçe'leştirilmişidir. Ayrıca İngilizce'de "SUIT"[: Takım elbise] sözcüğü ile ve yine İngilizce "-IAN"[taraflılık, tarafında olan, kaynaklanan] eki ile de bağlantılandırılabilir. Hareket noktası olan ve zamanla gövdeyi(memeleri ve de özellikle meme ucunu) kıyafete uygun hale getirmeye yarayan, "bunu sağlamanın aracı olan nesne" kullanımına dönüşmüştür. [ "Sütyen" kullanımı yanlıştır. Doğrusu U harfiyle "Sutyen"dir! ] )
- SUTYEN ile/değil BİKİNİ
( Görünmeyen. İLE/DEĞİL Görünen. )
- ŞUUR[Ar.] değil/yerine/= BİLİNÇ/US
( ŞUUR[Ar.]: Çatlak, sızıntı. = Kendi varoluşunun, sorumluluğu ve denetimi. | Anlama, anlayış, duyum/hissetme. )
- ŞUURSUZLUK değil/yerine/= BİLİNÇSİZLİK
- SÛVER-İ MÜSADDAKA değil/yerine/= ONAYLI/ONANMIŞ ÖRNEK
- SÜVETER[Fr./İng. < SWEATER] değil/yerine/= ÖRGÜ KAZAK
( Genellikle, altına gömlek giyilen, kolsuz kazak. )
- SUYU:
AYAKTA İÇMEK değil/yerine OTURARAK İÇMEK
- SUYU:
YEMEKTE İÇMEK değil/yerine YEMEKTEN 1 SAAT ÖNCE YA DA SONRA İÇMEK
( ÂB-HURDE: Su içen. )
- SUYUN:
"ŞARLAMASI" değil/< ŞIRILDAMASI
- SUYUN ÜSTÜNDE YÜRÜMEK değil HAVADA KOŞMA/İLERLEME
( Yürünemez! DEĞİL Hız ile elde edilen ve yanılsama/çarpıtma ile "çıkarsanan"/indirgenen. )
(1996'dan beri)