Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(115/136)
- STATİK değil/yerine/= DURUK
- STATİK[Fr. < Yun.]/STATOR[Lat.] değil/yerine/= DURUK/DURAĞAN/DEĞİŞMEZ[>< DEVİNİM]
- STATICS[İng.] / STATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= STATİK
- STATISTICAL INDEPENDENCE[İng.] değil/yerine/= İSTATİSTİKİ BAĞIMSIZLIK
( Veri noktaları arasında ilişkinin olmaması durumudur. Bir diğer deyişle, bir veri noktasının diğerlerini etkilemiyor olmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- STATOHM[İng.] / STATOHM[Fr.] / STATHM[Alm.] ile/değil/yerine/= STATOHM
- STATOR[İng.] / STATOR[Fr.] / STÄNDER, STATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= STATOR
- STATTESLA[İng.] / STATTESLA[Fr.] / STATTESLA[Alm.] ile/değil/yerine/= STATTESLA
- STATÜ[Fr. < STATUT] değil/yerine/= KONUM/DURUM/KOŞUL
- STATÜ[Fr.] değil/yerine/= TÜZÜK
- STATÜKO[Lat.] değil/yerine/= SÜRERDURUM/SÜREGİDEN DURUM SÜRERDURUM
- STATVOLT[İng.] / STATVOLT[Fr.] / STATVOLT[Alm.] ile/değil/yerine/= STATVOLT
- STATWEBER[İng.] / STATWEBER[Fr.] / STATWEBER[Alm.] ile/değil/yerine/= STATWEBER
- STAUDINGER-INDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= STAUDİNGER İNDEKSİ
- STAZ/STASIS[İng.] değil/yerine/= DURGUNLUK
- STEARATE[İng.] / STÉARATE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEARAT
- STERARIC ACID[İng.] / ACIDE STÉARIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEARİK ASİT
- STEARYL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= STEARİL ALKOL
- STEARIN[İng.] / STÉARINE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEARİN
- ALCOHOL STÉARYLIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEERİL ALKOL
- STEFAN-BOLTZMANN-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN-BOLTZMANN SABİTİ
- STEFAN BOLTZMANN LAW[İng.] / LOI DE STEFAN-BOLTZMANN[Fr.] / STEFAN-BOLTZMANNSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN-BOLTZMANN YASASI
- STEFAN'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE STEFAN[Fr.] / STEFANSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN SABİTİ
- STEFAN NUMBER[İng.] / NOMBRE DE STEFAN[Fr.] / STEFANSCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= STEFAN SAYISI
- STEPHANITE, BRITTLE SILVER ORE[İng.] / STÉPHANITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEFANİT
- STEINMETZ LAW[İng.] / LOI DE STEINMETZ[Fr.] / STEINMETZSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STEİNMETZ YASASI
- STELLARATOR[İng.] / STELLARATOR[Fr.] / STELLARATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= STELLARATOR
- STEM/CELL[İng.] değil/yerine/= KÖK GÖZE
- STEM-GERLACH VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= STEM-GERLACH DENEMESİ
- STEM/SCIENCE, TECHNOLOGY, ENGINEERING, MATHEMATICS[İng.] değil/yerine/= FEN, TEKNOLOJİ, MÜHENDISLİK, MATEMATİK
- STENDHAL SYNDROME[İng.] değil/yerine/= STENDHAL SENDROMU
( Stendhal Sendromu ya da Florence (Floransa) Sendromu, kişi için kişisel önem taşıyan bir deneyim yaşayınca, özellikle sanatla alakalı, hızlı kalp atışlarına, baş dönmesine, bayılmaya, kafa karışıklığına hatta sanrılara sebep olan psikosomatik bir rahatsızlıktır. Aynı tanım muazzam bir doğal güzellikle karşılaşıldığında verilen benzer tepkiler için de kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- STENOGRAF değil/yerine/= İMYAZMAN
- STENOGRAFİ değil/yerine/= İMYAZIM
- STENOZ/STENOSIS[İng.] değil/yerine/= DARLIK
- STENT[İng.] değil/yerine/= KAFESÇİK
- SİTEP/STEP[İng.] değil/yerine/= ADIM
- STEP ile/değil PAMPA
( ... İLE/DEĞİL Arjantin'de, stepten daha genç olan oluşuma verilen ad.[Pampada yetişen ve sarı renkli, çiçeklere sahip çalılıkları, yerliler, kayıklarında, sudan korunmak için kullanırmış. Bunların adı da "calafete" imiş ve Calafata kasabası, adını buradan almış.] )
- STEPNE[Fr.]/İSTEPNE değil/yerine/= YEDEK TEKER
- STER, STEREO-[İng.] / STÉRÉO[Fr.] / STEREO-[Alm.] ile/değil/yerine/= STER-, STERO-
- STERADIAN[İng.] / STÉRADIAN[Fr.] / STERADIANT[Alm.] ile/değil/yerine/= STERADYAN
- STÉRÉOMICROSCOPE[Fr.] / STEREOMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREO MİKROSKOP
- STEREOSELECTIVE REACTION[İng.] / STEREOSELECTIVE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREO SEÇİCİ TEPKİME
- STEREOGNOSIS[İng.] değil/yerine/= STEREOGNOZİ
( Gözler kapalı iken sadece dokunma ile cisimleri tanıma duyusu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- STEREOISOMER[İng.] / STÉREOISOMÈRE[Fr.] / STEREOISOMERE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOİZOMER
- STEREOCHEMIE, RAUMCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOKİMYA
- STÉRÉOCHEMIE[Fr.] ile/değil/yerine/= STEREOKİNYA
- STEREOREGULAR POLYMER[İng.] / POLYMÈRE STÉRÉOSPECIFIQUES[Fr.] / REGELMÄSSIGE STEREOPOLYMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOREGÜLER POLİMER
- STEREOSPECIFIC POLYMERIZATION[İng.] / POLYMÉRISATION STÉRÉOSPECIFIQUES[Fr.] / STEREOSPEZIFISCHE POLYMERISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= STEREOSPESİFİK POLİMERLEŞME
- STEREOTİP/STEREOTYPE[İng.] değil/yerine/= KALIP
- STEREOTİPİK/STEREOTYPIC[İng.] değil/yerine/= BASMAKALIP
- STERIC HINDRANCE[İng.] / EMPÊCHEMENT STÉRIQUE[Fr.] / RÄUMLICHE BEHINDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STERİK ENGEL
- STERİL değil/yerine/= KISIR
- STERILE[İng.] / STÉRILE[Fr.] / STERIL, KEIMFREI[Alm.] ile/değil/yerine/= STERİL
- STERİLİZASYON[Fr. < STÉRILISATION] değil/yerine/= ARINIKLIK
- STERİLİZASYON/STERILIZATION[İng.] değil/yerine/= MİKROPSUZLAŞTIRMA | KISIRLAŞTIRMA
- STERILISATION[İng.] ile/değil/yerine/= STERİLİZASYON
- STERİLİZATÖR/STERİLİZATOR[İng.] değil/yerine/= MİKROPSUZLAŞTIRGAÇ
- STERİL/İZE[Fr.]/STERILE/STERILIZED[İng.]/ değil/yerine/= KISIR (KADIN) | MİKROPTAN ARINMIŞ, MİKROPSUZLAŞ(TIRIL)MIŞ, MİKROPSUZ | KISIR /ARINIK
- STERN-GERLACH EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE STERN-GERLACH[Fr.] / STERN-GERLACH-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= STERN-GERLACH DENEYİ
- STEROID HORMONES[İng.] değil/yerine/= STREOİT HORMONLAR
( Steroid hormon, steroid olarak bilinen kimyasal bileşik sınıfına ait herhangi bir hormon grubu. Üç "steroid salgı bezi" (adrenal korteks, testisler ve yumurtalıklar) ve plasenta tarafından gebelik sırasında salgılanırlar. Tüm steroid hormonları kolestrolden türemiştir. Kan aracılığı ile hedef organların gözelerine taşınırlar ve burada çeşitli fizyolojik fonksiyonların düzenlenmesini sağlarlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- STEROIDS[İng.] / STÉROÏDES[Fr.] ile/değil/yerine/= STEROİTLER
- STEROCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= STEROKİMYA
- STEROLS[İng.] / STÉROLS[Fr.] / STEROLE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEROLLER
- STEREOIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= STEROTİTER
- STEREOMICROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= STERYOMİKROSKOP
- STEVIE WONDER ile/değil RAY CHARLES
- STIBINE[İng.] / STIBINE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİBİN
- STIBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= STİBLİN
- STİCKER[İng.] değil/yerine/= ÇIKARTMA
- STICKER değil/yerine/= YAPIŞKI
- STYPHNINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= STİFNİK ASİT
- STIGMATIC[İng.] / STIGMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= STİGMATİK
- STİGMATİZASYON/STİGMATIZATION[İng.] değil/yerine/= DAMGALAMA
- STİL[Fr. < STYLE] değil/yerine/= ÜSLUP, BİÇEM
- STILB[İng.] / STILB[Fr.] / STILB[Alm.] ile/değil/yerine/= STİLB
- STILBENE[İng.] / STILBÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİLBEN
- STILBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= STİLBİN
- STILBITE[İng.] / STILBITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİLBİT
- STILE[İng.] değil/yerine/= KILAVUZ ÇUBUK
- STİLO[Fr.] değil/yerine/= DOLMAKALEM
- STILOİT/STYLOID[İng.] değil/yerine/= ÇİVİMSİ
- STIMÜLAN/STIMULANT[İng.] değil/yerine/= UYARICI
- STIMÜLASYON/STIMULATION[İng.] değil/yerine/= UYARIM
- STIMÜLATÖR/STIMULATOR[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKSEL UYARICI ARAÇ
- STİMÜLÜS/STIMULUS[İng.] değil/yerine/= UYARI, UYARAN
- SUSPENSION[İng.] ile/değil/yerine/= STİPANSİYON
- STYPHNIC ACID[İng.] / ACIDE STYLPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİPNİK ASİT
- STYRAX, STORAX[İng.] / STYRAX, ALIBOUFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= STİRAKS
- STYRALLYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL STYRALYLIQUE[Fr.] / STYRALLYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= STİRALLİL ALKOL
- STYRALLYL ACETATE[İng.] / STYRALLYLACETATE[Alm.] ile/değil/yerine/= STİRALLİL ASETAT
- ACETATE DE STYRALLYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= STİRALLİLİ ASETAT
- STYRENE OXIDE[İng.] / OXYDE DE STYROLÈNE[Fr.] / STYROLOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= STİREN OKSİT
- STYRENE[İng.] / STYROLÈNE[Fr.] / STYROL[Alm.] ile/değil/yerine/= STİREN
- [ne yazık ki]
STK ile/değil "SDK"
( Sivil Toplum Kurumu İLE/DEĞİL "Sivil Devlet Kurumu" )
- STOCHASTIC REGRESSORS[İng.] değil/yerine/= MODEL BAĞIMLI DEĞİŞKENİN AÇIKLAYICI DEĞİŞKEN ETKİSİNDE OLDUĞUNU RASSAL REGRESYON MODELİ
- STOCKHOLM SYNDROME[İng.] değil/yerine/= STOCKHOLM SENDROMU
( Tutsak ya da taciz edici bir durumla başa çıkmak zorunda kalan bazı insanların, zaman içinde kendilerini kaçıranlara ya da taciz edenlere karşı olumlu duygular geliştirmesi durumudur. Bu durum; çocuk istismarı, antrenör-sporcu istismarı, ilişki istismarı ve fuhuş gibi durumlar için geçerlidir. Stockholm sendromunun tedavisi, konuşma terapisi ve ilaç kullanımını gerektirebilir. Sendromun gerçek bir psikolojik durum olup olmadığı tartışmalıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- STOK[İng.] değil/yerine/= YIĞIM, YIĞILIM | YIĞIMLIK
- STOKASTİK[İng.] değil/yerine/= REGRESÖR MODEL
- STOKES FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES AKIŞI
- STOKES LINES[İng.] / RAIES DE STOKES[Fr.] / STOKES-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES ÇİZGİLERİ
- STOKES FREQUENCIES[İng.] / FRÉQUENCES DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE FREQUENZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES FREKANSLARI
- STOKES SHIFTS[İng.] ile/değil/yerine/= STOKES KAYMALARI
- STOKES SHIFT[İng.] / DÉCALAGE DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES KAYMASI
- STOKES-KIRCHHOFF EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE STOKES-KIRCHHOFF[Fr.] / STOKES-KIRCHHOFF-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES-KİRCHHOFF DENKLEMİ
- STOKES THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHER SATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES KURAMI/TEOREMİ
- STOKES NUMBER[İng.] / NOMBRE DE STOKES[Fr.] / STOKESSCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES SAYISI
- STOKES DRIFT[İng.] / TRAÎNÉE DE STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= STOKES SÜRÜKLENMESİ
- STOKES LAWS[İng.] / LOIS DE STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= STOKES YASALARI
- STOKESSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES YASASI
- STOKES[Fr.] / STOKES[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKES
- STOICHIOMETRY[İng.] / STOECHIOMETRIQUE[Fr.] / STÖCHIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= STOKİYOMETRİ
- STOKES[İng.] ile/değil/yerine/= STOKS
- STOMA[İng.] değil/yerine/= YAPAY AĞIZ
- STOPAJ[İng.] değil/yerine/= ÖN KESİNTİ
- STRABISMUS[İng.] değil/yerine/= ŞAŞILIK
- STRAGNANT HİPOKSİ/STRAGNANT HYPOXIA[İng.] değil/yerine/= DURAĞAN HİPOKSİ
- STRAIN[İng.] değil/yerine/= SUŞ
( Bir virüs ya da bakterinin farklı alttürlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- STRANGÜLE/STRANGULATED[İng.] değil/yerine/= BOĞULMUŞ
- STRATEJİ değil/yerine/= YOLİZLEM
- STRATEJİK MALLAR değil/yerine/= YOLİZLEMLİK TAVARLAR
- STRATEJİK PLAN değil/yerine/= YOLİZLEMSEL TASAR
- STRATEJİK ile/değil KAYPAK
- STRATEJİ/K değil/yerine/= YOLİZLEM/LİK / YOLİZLEMSEL
- STRATİFİKASYON/STRAFICATION[İng.] değil/yerine/= KATMANLAMA
- STRATİGRAFİ değil/yerine/= KATMANBİLİM
- STRATOSPHERE[İng.] / STRATOSPHÈRE[Fr.] / STRATOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= STRATOSFER
- STRATOVOLCANO[İng.] değil/yerine/= STRATOVOLKAN
( Sertleşmiş lav, kaya ve külün bulunduğu sarp volkandır. Kompozit volkan olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- STRATUS[Lat.] değil/yerine/= KATMANBULUT
( Gri renkli, sise benzeyen fakat yere kadar inmeyen bulut tabakası. )
- STRES OLDUM değil/yerine GERİLDİM
- STRES/STRESS[İng.] değil/yerine/= GERİLİM
- STRES değil/yerine/= GERGİNLİK
- STRES ile/değil/yerine/>< TUTKU
( İnanmadığımız bir iş üzerine çok çalışmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İnandığımız bir iş üzerine çok çalışmak. )
( [not] STRESS vs./but/>< PASSION
PASSION instead of STRESS )
- STRES ile/değil/yerine/>< TUTKU
( İstemediğin bir şey için çok çalışmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sevdiğin bir şey için çok çalışmak. )
( [not] STRESS vs./but/>< PASSION
PASSION instead of STRESS )
- STRESLİ değil/yerine/= GERGİN
- STRETCHING[İng.] değil/yerine/= GERME/GERİNME
- STRYCHNINE[İng.] / STRYCHNINE[Fr.] ile/değil/yerine/= STRİKİN
- STRYCHNIN[Alm.] ile/değil/yerine/= STRİKNİN
- STRİKTU¨R/STRICTURE[İng.] değil/yerine/= DARALMA
- STRIP[İng.] değil/yerine/= ŞERIT
- STRİYA STRETCH MARK[İng.] değil/yerine/= STRİA DERİ ÇATLAĞI
- STROBOSCOPE[İng.] / STROBOSCOPE[Fr.] / STROBOSCOP[Alm.] ile/değil/yerine/= STROBOSKOP
- STROK/STROKE[İng.] değil/yerine/= İNME, VURUM
- STROMA[İng.] değil/yerine/= DESTEK DOKU
- STROMA[İng.] ile/değil/yerine/= STROMA
- STRONTIANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= STRONSİYANİT
- STRONTIUM[İng.] / STRONTIUM[Fr.] / STRONTIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= STRONSİYUM
- STRONTIANITE[İng.] / STRONTIANITE[Fr.] ile/değil/yerine/= STRONTİYANİT
- STRUCTURED INTERVIEW[İng.] değil/yerine/= YAPILANDIRILMIS¸ GÖRÜS¸ME
- STRÜKTÜR ANALİZ/STRUCTURE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= YAPI ÇÖZÜMLEMESİ
- STRÜKTÜR/STRUCTURE[İng.] değil/yerine/= YAPI
- STRÜKTÜRALİZM değil/yerine/= YAPISALCILIK
( Bilimin her dalında, "yapı"dan yola çıkarak, sonuçlara ulaşma yöntemi. | Dilin tümüyle bir yapı özelliği gösterdiğini, terimlerin bu ilişkileri belirlediğini ileri süren dilbilim öğretisi. )
- STRÜKTÜREL[Fr.] değil/yerine/= YAPISAL
- STÜDYO[İt.] değil/yerine/= ÇEKİM YERİ, İŞLİK, YAPIMEVİ, ÜRETİMEVİ, İŞLİK
- STUNNING[İng.] değil/yerine/= AFALLAMA
- STUPOR[İng.] değil/yerine/= STUPOR
( Kişinin dış uyaranlara karşı aşırı derecede duyarsız olduğu ve sadece güçlü ve tekrarlanan çabalarla uyandırılabileceği bir bilinç durumu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ST. VENANT'S EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= ST.VENANT DENKLEMİ
- STYLOID PROCESS[İng.] değil/yerine/= STİLOİD PROSES
( Stiloid proses temporal kemiğin petröz parçasının alt kısmında ortalama 2 ila 3 cm arasında iğne benzeri bir çıkıntıdır.[1] Stiloid proses doğumdan sonraki 5-8 yıl arasında kemikleşir ve uzamaya devam eder ancak bu uzama 30'lu yaşlarda yavaşlar.[2] Stiloid prosesin ucu, hyoid kemiğin küçük boynuzuna bağlanan stilohyoid ligament ile devam eder.[2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UNTERWASSER-SCHALLMESSSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= SU ALTI SES ÖLÇÜM SİSTEMİ (SONAR)
- ŞU AN, İCÂD ETTİĞİM BİR YANIT DEĞİL değil ŞU AN İÇİN İCÂD ETTİĞİM BİR YANIT DEĞİL
- ŞU ANLAMDA ile/ve/değil/yerine ŞU BAĞLAMDA
- ŞU/BU "OLMAK" ile/ve/<>/değil/yerine İNSAN OLMAK
- STEAM JACKET[İng.] / CHEMISE DE VAPEUR[Fr.] / DAMPFMANTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI CEKETİ
- STEAM DISTILLATION[İng.] / DISTILLATION À LA VAPEUR[Fr.] / WASSERDAMPF DESTILLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI DAMITMASI
- STEAM POINT[İng.] / DAMPFPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI NOKTASI, SUYUN NORMAL BUHARLAŞMA NOKTASI
- STEAM TRAP[İng.] / SÉPARATEUR D'EAU[Fr.] / DAMPFENTWÄSSERER[Alm.] ile/değil/yerine/= SU BUHARI TUZAĞI
- SU ÇİÇEĞİ ile/ve/değil/||/<>/> MAYMUN ÇİÇEĞİ
(
)
- WATER EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT EN EAU[Fr.] / WASSERÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SU EŞDEĞERİ
- BLUE GAS, BK. SU GAZI, WATER GAS[İng.] / GAZ BLEU, GAZ À L'EAU[Fr.] / BLAU GAS, WASSERGAS, WASSERGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= SU GAZI
- WATER, HYDROGEN OXIDE[İng.] / EAU[Fr.] / WASSER, WASSERSTOFFOXYD, WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SU, HİDROJEN OKSİT, SU
- SU KAÇIRMA ile/değil KARSUYU KAÇIRMA
( Eşeğin kulağına/...na. İLE/DEĞİL Kulağa. )
- ŞU KADARI:
"YETER" ile/ve/değil (YETMİYORSA DA/YETMEYECEKSE DE) YETSİN!
- WATER POLLUTION[İng.] / POLLUTION DES EAUX[Fr.] / WASSERVERUNREINIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SU KİRLENMESİ
- ŞU/O KİTABI:
"TASFİYE"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
TAVSİYE
( "OKUMAYANI, TASFİYE EDERİM" @@ OKUMANIZI, TAVSİYE EDERİM )
- ŞU KONU(LAR)DA:
"BEN BİLE" HATA/YANLIŞ YAPIYORUM değil BEN DE HATA/YANLIŞ YAPABİLİYORUM
- SU KÜÇÜĞÜN, SÖZ BÜYÜĞÜN değil SUS KÜÇÜĞÜN, SÖZ BÜYÜĞÜN
- SU:
ŞEFFAF değil AÇIK MAVİ
- HARDNESS OF WATER[İng.] / DURETE EAU[Fr.] / WASSER HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SERTLİĞİ
- HYDROPHILE[Fr.] / HYDROPHIL, WASSERZIEHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SEVER, HİDROFİL
- HYDROPHOBIC[İng.] / HYDROPHOBE[Fr.] / HYDROPHOB[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SEVMEYEN/SEVMEZ, HİDROFOB
- ŞU, ŞUNA/ŞUNUNLA:
"TERS ORANTILI" ile/değil "TERS"
- SU TESTİSİ, SU YOLUNDA KIRILIR ile/değil/yerine GÖRGÜLÜ KUŞLAR, GÖRDÜĞÜNÜ İŞLER
- SU UYUR, DÜŞMAN UYUMAZ değil SÜ(SUBAY/ASKER) UYUR, DÜŞMAN UYUMAZ
- WATER SOFTENER[İng.] / ADOUCISSANT[Fr.] ile/değil/yerine/= SU YUMUŞATICISI
- SU ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BAĞIL SU
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Çorba, taze meyve suyu vb. )
- SU ile/ve/değil/||/<>/>/ne yazık ki "İNAT"
( Doğada. İLE/DEĞİL/||/<>/>/NE YAZIK Kİ İnsanlaşamamış olanda. )
( İkisinin de önünde hiçbir şey duramaz! )
- SU ile/değil ŞU
- SU3 SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE SU₃[Fr.] ile/değil/yerine/= SU3 SİMETRİSİ
- SYMMETRIE-SU(3)[Alm.] ile/değil/yerine/= SU(3) SİMETRİSİ
- SUAL ETMEK değil/yerine/= SORMAK/SORUP SORUŞTURMAK
- SUAL[Ar.] değil/yerine/= SORU
- SUBAKUT/SUBACUTE[İng.] değil/yerine/= AZ IVEGEN
- SUBASMAN[Fr. < SOUBASSEMENT] değil/yerine/= OTURMALIK
- SUBBOREAL AGE[İng.] değil/yerine/= SUBBOREYAL ÇAĞI
( Günümüzden 5.000 ile 2.500 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SUBCONSCIOUS[İng.] değil/yerine/= BİLİNÇ ALTI
- SUBEIC ACID[İng.] / ACIDE SUBÉRIQUE[Fr.] / SUBERINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBERİK ASİT
- SUBTILIN[İng.] / SUBTULINE[Fr.] ile/değil/yerine/= SÜBİTLİN
- SUBJEKTİVİST/SÜBJEKTİVİZM/SÜBJEKTİVİTE değil/yerine/= ÖZNELCİ/ÖZNELCİLİK/ÖZNELLİK
- SUBKLINİK/SUBCLINICAL[İng.] değil/yerine/= KLINİK BELİRTISİZ
- SÜBLIMASYON/SUBLIMATION[İng.] değil/yerine/= YÜCELTME
- SUBLIMATE[İng.] / SUBLIMÉ[Fr.] / SUBLIMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMAT
- SUBLIMED WHITE LEAD[İng.] ile/değil/yerine/= SÜBLİME BEYAZ KURŞUN
- SUBLİME[Fr.] değil/yerine/= SÜLÜMEN/AK SÜLÜMEN
( Süblimleştirme yoluyla elde edilen ürün. | Cıva ile klorun birleşimi olan, çok zehirli, beyaz bir toz. )
- SUBLIMATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMATIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= SUBLİMLEŞME ISISI
- SUBLIMATION[İng.] / SUBLIMATION[Fr.] / SUBLIMIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMLEŞME
- PLOMB BLANC SUBLIMÉ[Fr.] / BLEIWEISS[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBLİMLEŞMİŞ BEYAZ KURŞUN
- SUBRA[Fr.] değil/yerine/= KOLTUKLUK
( Koltuk yapmaya ve kaplamaya elverişli olan (kumaş). | Giysinin, terden lekelenmemesi için koltuk altına içten dikilen parça. )
- SUBSTITUTANT[Fr.] / SUBSTITUENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBSTİTÜENT
- SUBSTİTÜSYON/SUBSTİTUTION[İng.] değil/yerine/= YERINE KOYMA
- SUBSTRAT/SUBSTRATE[İng.] değil/yerine/= ETKİLENEN NESNE | ORTAM
- SUBSTRATE[İng.] / SUBSTRAT[Fr.] / SUBSTRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUBSTRAT
- SUBTILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜBTİLİN
- SUBTİP/SUBTYPE[İng.] değil/yerine/= ALT TİP
- SUBTOTAL[İng.] değil/yerine/= TAM OLMAYAN
- SUBTRAKSİYON/SUBTRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇIKARMA
- SÜBVANSİYON[Fr., İng. SUBVENTION] değil/yerine/= DESTEKLEME
- SÜBVANSİYON değil/yerine/= DESTEKLEME
- SÜBYAN[Ar.] değil/yerine/= ÇOCUKLAR
- SUBYE[Fr.] değil/yerine/= ŞERİT
( Ayağın altından geçen, tozluğa ya da pantolon paçalarına bağlanan şerit. )
( SOUS-PIED )
- SUÇ "ATFETMEK" değil SUÇ İSNÂD ETMEK
- SUÇ ile/ve/değil/||/<>/< KIRIK CAMLAR KURAMI
( "Suçlarla mücadeleyi nasıl başardınız?" sorusuna,
New York'un efsane Belediye Başkanı Giuliani'nin yanıtı şöyle olmuştu.
Metruk bir bina düşünün, binanın camlarından biri kırıldığında, o camı hemen tamir ettirmezseniz, kısa sürede, yoldan geçen herkes eline bir taş alıp, binanın tüm camlarını kırar. Benim yaptığım şey, ilk cam kırıldığında onu hemen tamir ettirmek oldu. Bir elektrik direğinin dibine ya da bir binanın köşesine, biri, bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım.
Çünkü siz bunu yapmadığınızda kişiler, o bölgede düzeni sağlayan bir otorite olmadığını düşünüyor, öteki camları da kırıyor. Ardından daha büyük suçlar geliyor; bir süre sonra o sokak, polisin giremediği bir mahalleye dönüşüyor.
Bunu anlayan New York polisi, önce küçük suçların peşine düşmüş. Metroya bilet almadan binenleri, apartman girişlerini tuvalet olarak kullananları, kamu malına zarar verenleri, hatta içki şişelerini yola atanları bile yakalayıp haklarında işlem yapmış.
Kırık Cam Kuramı, ABD'li suç psikologu Philip Zimbardo'nun 1969'da yaptığı bir deneyden ilham alınarak geliştirilmişti.
Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model otomobil bıraktı.
Araçların plakası yoktu, kaputları aralıktı.
Olup bitenleri gizli kamerayla izledi.
Bronx'taki otomobil, üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı.
Ötekine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı.
Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi, sağlam kalan otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdılar.
Daha ilk darbe indirilmişti ki, çevredeki kişiler(zengin beyazlar) da olaya katıldılar.
Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale geldi.
Demek ki, diyordu Zimbardo,
"İlk camın kırılmasına, ya da çevreyi kirleten ilk çöpe, ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz!"
SUÇ CENNETİ NASIL OLUŞUR?
Kırmızı ışıkta geçilmesini önleyemiyorsanız küçük suçlara engel olamazsınız.
Küçük suçlara engel olamazsanız, büyük suçları engelleyemezsiniz..
Sonuç itibariyle ülkeniz sanıkların suç işlemekten endişe duymadığı bir suç cennetine dönüşür. Bunun akabinde suçlularla mücadelede yılgınlığa düşen kanun koyucu sanıklara taviz/af anlamına gelen lehe kanunlar çıkararak adalet denklemindeki erozyonu hızlandırır.
Küçük suçların görüldüğü ceza mahkemelerine bakalım...
Sürekli HAGB (Hükmün Açıklanmasını Geri Bırakma) kararları verdiğimiz sanıkların birçoğu yeniden suç işleyerek mahkeme huzuruna gelmiyor mu?
Hatta bu olay yargıçların bilinçaltındaki Adli dejenerasyon algısı nedeniyle sanığın kişiliğine bakılmaksızın tüm suçlar için HAGB uygulanması bir hakmış gibi algılanır ve onuncu kez HAGB kararı vermek alışkanlık durumunu alır.
Buna karşın mağdur ise adâlete olan güveni sarsılmış ve kaderine boyun eğmek zorunda kalmıştır. Artık önünde iki seçenek vardır, ya intikamını kendi almalı ya da ateşi içine gömmelidir.
Sanık, ise hukuk sistemini test ettiği ilk eylemden büyük bir zaferle çıkmış ve suç işlemenin korkulacak bir şey olmadığının idraki ile yeni suçlar için yola koyulmuştur.
İşlediği her suç kendine güven tazeletmiş ve bu statünün verdiği korku ile de topluma yönelik bir sindirme hareketine başlamıştır...
Mafya ve çeteleşmenin yolunu açan işte bu tablodur.
Bu yüzden diyoruz ki, devlet yani kamu otoritesi bir kural koymuşsa onun takibini dört koldan yapmak zorundadır. Bundan daha önemlisi, devlet, koyduğu kuralların takibini yapmayan kamu görevlisini takip etmekle işe başlamalıdır.
Takibin takibini yapmazsınız, Devlet, muz cumhuriyetine döner.
Okulda, iş yerinde, sokakta, yolda ya da deniz kenarında...
Kişiler, kamu otoritesinin kendi koyduğu kuralları büyük bir titizlikle takip ettiği kanaatine varmalı ve bunu bilinçaltına adeta kazımalıdır.
Bilinçaltına yerleşen bu algı, kişilerin karakteri olur ve kurullara saygı bilinci gelişir.
Olması gereken de budur.
Bu sayede kişiler, en küçük sorunlarda bile yasaları ihlâl etmeyi ve suç işlemeyi değil hukuk önünde hesaplaşmayı ilke edinir.
Ancak uygulanana cezaların, mağdurlar için tatmin edici bir nitelik sunması koşuluyla...
Unutmayalım...
Küçük hataları görmemezlikten gelmişseniz, bilin ki, daha büyükleri yoldadır. )
(
)
- SUÇ ile/değil/<> SAPMA
- SUÇ ile/ve/değil/||/<>/< YASADIŞI
- SUÇLAMA ile/ve/değil/||/<> AYIPLAMA
- SUÇLAMA ile/ve/değil/yerine NİTELEME
- SUÇLAMA ile/değil/yerine TESPİT
( [not] ACCUSATION/BLAME vs./but TO DETERMINE
TO DETERMINE instead of ACCUSATION/BLAME )
- SUÇLAMA ile/ve/değil/yerine YÜKLEME
- SUÇLAMAK ile/değil/yerine DEĞERLENDİRMEK
- SUÇLAMA/K ile/değil/yerine ELEŞTİRİ/ELEŞTİRMEK
( [not] TO BLAME vs./but TO CRITICIZE
TO CRITICIZE instead of TO BLAME )
- SUÇLAMAK ile/değil/yerine ELEŞTİRMEK
- SUÇLAMAK ile/değil/yerine SORUMLU OLMAK
- SUÇLU ATFETMEK değil SUÇLU ADDETMEK
- SUÇLU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EYLEM SORUMLUSU
- SUÇLU/LUK / SUÇLU/SU / SUÇLU/LARI ile/ve/değil/||/<>/< SORUMLU/LUK / SORUMLU/SU / SORUMLU/LARI
( Sorumlu olmak, suçlulukla bağdaştırılmamalıdır. )
( RESPONSIBILITY vs./and TO INTERROGATE )
- SUÇLULUK ile/değil/yerine SUSLULUK
- ...'NIN:
"SUÇLUSU" ile/ve/değil/yerine/<>/< SORUMLUSU
- SUCTION[İng.] değil/yerine/= EMME
- ŞUDUR" Kİ ile/değil ŞU Kİ
- SUDUR[Ar.] değil/yerine/= TÜRÜM
( Varolanların oluşumu. )
- ..., ŞUDUR/ŞÖYLEDİR ile/ve/değil/yerine ..., AYNI ZAMANDA ŞUDUR/ŞÖYLEDİR
- ŞUFA[Ar.] (HAKKI) değil/yerine/= ÖNALIM (ÜLEVİ)
- ŞUFA[Ar.] değil/yerine/= ÖN ALIM
- SUFL/MURMUR[İng.] değil/yerine/= ÜFÜRÜM
- SÜFLÎ[Ar.] değil/yerine/= AŞAĞIDA BULUNAN | ALÇAK, BAYAĞI
( AŞAĞIDA BULUNAN | ALÇAK, BAYAĞI )
- SUH EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= SUH ETKİSİ
- SUH AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= SUH YÜKSELTECİ
- ŞUHEDÂ[Ar.] değil/yerine/= ŞEHİTLER
- SUHL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SUHL ETKİSİ
- AMPLIFICATEUR DE SUHL[Fr.] / SUHL-VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SUHL YÜKSELTECİ
- SÜHÛLETLE[Ar.] değil/yerine/= KOLAYLIKLA
- SUİ NİYET değil/yerine/= KÖTÜ AMAÇ
- SÛ-İ TEDBÎR ile/değil/yerine/>< HÜSN-ÜTEDBÎR
( Yanlış tutulan yol, yanlış tutum. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İyi düşünülerek tutulan yol, doğru tutum. )
(1996'dan beri)