Bugün[09 Temmuz 2026]
itibarı ile 17.113 başlık/FaRk ile birlikte,
17.113 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(64/70)


- TERCİHANE[Ar. < TERCİʿ + Fars. ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> TERCİHANE

( Terciibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent )


- TERCİHANE/TERCİHANE[Ar. < TERCİʿ + Fars. ḪĀNE] ile/||/<> TERKİPHANE/TERKİBHANE[Ar. < TERKĪB + Fars. ḪĀNE]

( Terciibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent )


- TERCİHANE ile/||/<> TERCİHANE[Ar. < TERCİʿ + FARS. < HÂNE]

( Tercii bendin bağlamlarından her biri Divan edebiyatı terimi Tercii bentlerde bentlerin her biri )


- TERCİHEN[Ar. < TERCĪḤEN] ile/değil/yerine/=/||/<> TERCİHEN

( Yeğleyerek yeğleme yolu ile )


- TERCÜMAN[Ar. < TERCEMĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEVİRMEN


- TERCÜMAN[Ar.] ile/değil/yerine/= DİLMAÇ/ÇEVİRMEN


- TERCÜME-İ HAL[Ar.]/BİYOGRAFİ[Fr./İng.] ile/değil/yerine YAŞAM ÖYKÜSÜ


- TERCÜME[Ar. < TERCEME] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEVİRİ (TERCÜMEİHÂL, HÂL TERCÜMESİ)


- TERCÜME[Ar.] ETMEK ile/değil/yerine/= ÇEVİRMEK


- TERCÜME ile/||/<> TERCÜME[Ar. < TERCEME]

( Elçi RNAda mRNA kotlanmış olan genetik bilginin çözülerek belli bir proteinin sentezlenmesi olayı Translasyon çevirme mRNA nın taşıdığı genetik bilgiye göre ribozomlarda amino asit dizisinin saptanarak proteinlerin sentezlenmesi translasyon tarcama Arapça tarcama Akkadca targumannudan alınmıştır Nyberg Tschudi Arm 133 Jyrkӓnkallionun Türkçe tılmaç dilmaç biçiminin Akkadca targumannudan geldiği yolundaki savı yanlıştır StO 17 8 )

( TARCAMA )

( TRANSLATION )

( TRANSLATION )

( TRANSLATION )

( TRANS: KARŞI; LOCUS: YER )


- TERCÜMEİHÂL[Ar. < TERCEME + ḤĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖZ GEÇMİŞ


- TERDİD[Ar. < TERDĪD] ile/değil/yerine/=/||/<> TERDİT

( Yazıda beklenmedik bir sonuçla karşılaşma )


- TEREDDİ[Ar. < REDY] ile/değil/yerine/= SOYSUZLAŞMA, YOZLAŞMA


- TEREDDİ[Ar. < TEREDDİ] ile/||/<> İSTİHALE

( istihale )


- TEREDDİ[Ar. < TEREDDĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> YOZLAŞMA


- TEREDDÜT[Ar. < TEREDDUD] ile/değil/yerine/=/||/<> KARARSIZLIK | DURAKSAMA

( kararsızlık duraksama )


- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK ile/değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK


- TEREDDÜT/D[Ar. < REDD] ile ENDÎŞE[Fars. < DÂNİŞ]

( Kararsızlık. İLE Bilgiden/bilimden uzak olma. (durumu/sonucu) [DÂNİŞ: Biliş, bilgi, ilim.] )


- TEREF[Ar.] ile TELEF[Ar. çoğ. TELEFÂT]

( Yumuşaklık. | İyi, lezzetli yemek. | İnce, güzel şey. İLE Yok etme, öldürme. | Boş yere harcama, yıpratma. )


- TEREKE[Ar. < TEREKE] ile/değil/yerine/=/||/<> MİRAS


- TEREKE[Ar. < TEREKE] ile/||/<> ÜRÜN, MAHSUL

( ürün mahsul Yerel ağızlarda tereke terke tahıl olarak geçer Kıbrıs ağzında da tereke tahıl olarak kullanılır Ağızlarda gök tereke gök terke her çeşit yeşil sebze olarak geçer Yerel olarak sebze ekilen yere de terekelik adı verilir Dankoffa göre ALT 702 Ermeniceden alınmıştır )


- TEREKKÜP[Ar. < TEREKKUB] ile/değil/yerine/=/||/<> BİLEŞME


- TEREKKÜP[Ar.] ile/değil/yerine/= BİLEŞME

( Birkaç şeyin bileşmesinden oluşma. )


- TEREKTÜ'Ş-ŞEY'E[Ar.] ile LEHEYTU ÂNHU[Ar.]


- TERENNUM[Ar. < TERENNUM] ile/değil/yerine/=/||/<> TERENNÜM

( Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme Kuş şakıma ötme Anlatma ifade etme )


- TERESSÜP[Ar. < TERESSUB] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÖKELME


- TERETTUB[Ar. < TERETTUB] ile/değil/yerine/=/||/<> TERETTÜP

( Gerekme icap etme İş vb için gerekme ait olma )


- TEREVVU'[Ar.] ile TEREVVUH[Ar.]

( Korkma. İLE Bir şeyden koku alma. )


- TEREVVUH[Ar.] ile/değil/yerine/= BİR ŞEYDEN KOKU ALMA


- TERFİ[Ar. < TERFĪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> TERFİ

( terfi maaşı Derecesini makamını rütbesini derece olarak arttırma yükselme )


- TERFİAN[Ar. < TERFĪʿAN] ile/değil/yerine/=/||/<> TERFİEN

( Terfi ederek yükselerek )


- TERFİH[Ar. < TERFĪH] ile/değil/yerine/=/||/<> TERFİH

( Ferahlatma rahat yaşamasını sağlama )


- TERFİK[Ar. < TERFĪḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> TERFİK

( Bir kimseyi arkadaş olarak yanına alma Arkadaş olarak yanına bir kimse verilme )


- TERFİK[Ar.] ile/değil/yerine/= BİRİNİ ARKADAŞ ALMA

( Birini arkadaş olarak yanına alma. | Arkadaş olarak yanına birinin verilmesi. )


- TERHÎB[Ar. çoğ. TERHÎBÂT] ile TERHÎB[Ar. < REHB | çoğ. TERHÎBÂT]

( Birine, "Merhaba" deme, hal-hatır sorma. İLE Çok korkutma/korkutulma. )


- TERHÎBEN[Ar.] ile TERHÎBÎ[Ar.]

( Korkutarak, korkutma yoluyla. İLE Çok korkmayla ilgili, çok korkutucu. )


- TERHÎM[Ar. < RAHM, RAHUM, RAHÂMET] ile TERHÎM[Ar. < RAHMET, MERHAMET, RUHM/RUHUM | çoğ. TERHÎMÂT] ile TERHÎN[Ar. < REHN]

( Bir adı kısaltma. İLE "Allah, rahmet eylesin." sözünü söylemek. İLE Rehin olarak verme, emânet bırakma. )


- TERHİN[Ar. < TERHĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> TERHİN

( Rehin olarak bırakma rehine koyma tutuya koyma )


- TERHİS[Ar. < RUHSAT] ile/değil/yerine/= OLUR VERME (RUHSAT/İZİN VERME)

( İzin verme. | Askerliği tamamlayanları ordudan bırakma. )


- TERHİS[Ar. < TERḪĪṢ] ile/değil/yerine/=/||/<> TERHİS

( Askerlik ödevini bitirenleri ordudan bırakma )


- TERHİS[Ar.] ile/değil/yerine/= TÜMER


- TERÎKE[Ar.] ile TERİKE/TEREKE[Ar. çoğ. TERÎKÂT/TEREKÂT]

( Kalık, evlenme dönemi geçmiş, evde kalmış. | İtfaiye erlerinin başlarına taktığı kask. İLE Ölen kişinin bıraktığı şey. )


- TERK[Ar. < TERK] ile/değil/yerine/=/||/<> AYRILMA | VAZGEÇME

( ayrılma vazgeçme Bakmama ihmal etme )


- TERK[Ar.] ile TAHLİYE[Ar.]


- TERK[Ar.] ile/ve/||/<>/> TESLİM[Ar.]


- TERKİB[Ar. < RÜKÛB] ile/değil/yerine/= BİRLEŞTİRME

( BİRKAÇ ŞEYİ BİRLEŞTİRİP KARIŞIK BİR ŞEY MEYDANA GETİRME | BİRKAÇ ŞEYDEN MEYDANA GETİRİLMİŞ ŞEY | (dil bilg.)BİRLEŞTİRME | TAKIM | (kimya)SENTEZ )


- TERKİBBEND[Ar. < TERKĪB + Fars. BEND] ile/değil/yerine/=/||/<> TERKİBİBENT

( Divan edebiyatında uyakları başka başka olan birkaç bentten oluşan ve her bendin sonunda kafiyeleri aynı birer beyti bulunan manzume biçimi )


- TERKİBHANE[Ar. < TERKĪB + Fars. ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> TERKİPHANE

( Terkibibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent )


- TERKİBİ[Ar. < TERKĪBĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> TERKİBÎ

( Tamlama ile ilgili )


- TERKİK[Ar. < RİKKAT] ile TERKÎK[Ar.]

( İnceltme. | Yumuşatma. | Nâzikâne anlatma. İLE Zayıflatma. Dili ya da ifadeyi bozuk/eksik kullanma. )


- TERKİN[Ar. < TERḲĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> TERKİN

( Yazılmış bir şeyi çizerek silme )


- TERKİN[Ar.] (ETMEK) ile/değil/yerine/= ÇİZİP SİLMEK


- TERKİN[Ar.] ile TERKÎN[Ar.]

( Boyama, yazma. İLE Belirli bir yerde ve saatte buluşma sözleşmesi. [MÎKAT: Bir iş için belirtilen zaman ya da yer.] )


- TERKİP[Ar. < TERKĪB] ile/değil/yerine/=/||/<> TAMLAMA | BİLEŞİM

( terkiphane Birleşim birleştirme bir araya getirme tamlama bileşim )


- TERKİPHANE ile/||/<> TERKİPHANE[Ar. < TERKİB + FARS. < HÂNE]

( Terkibi bendin bağlamalarından her biri Divan edebiyatı terimi Terkibi bentlerde bentlerin her biri )


- TERKİS[Ar. < RAKS] ile TERKİŞ[Ar. çoğ. TERKİŞÂT] ile TERKÎZ[Ar. < REKZ]

( Dans/raks ettirme, oynatma, oynatılma. İLE Sözcüğü süsleme, güzelleştirme. İLE Dikme, yere saplama, kurma. )


- TERLİK ile/ve NALIN[Ar.]/TAKUNYA[Yun.]

( Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi. | Beyaz patiskadan dikilen takke, başlık. İLE/VE Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi. )


- TERMİN[Alm.] ile/değil TEMRİN[Ar.]

( Belirlenmiş zaman, randevu. İLE/DEĞİL Alıştırma. )


- TERMOKİMYA[Fr. < THERMO + AR. < KIMYÂ] ile/||/<> ASIL KİMYA

( asıl kimya )

( THERMO )


- TERÖR/İST/İZM[Fr./İng.]/!TEDHİŞ/Çİ[Ar.] ile/değil/yerine/= !YILDIRI/CI/LIK


- TERRAIN[Fr.] ile/||/<> YEREY | ARAZİ[Ar. < ARÂZİ]

( yerey jeoloji )


- TERSİM[Ar. < TERSĪM] ile/değil/yerine/=/||/<> TERSİM

( Resmini yapma )


- TERSİM[Ar.] ile/değil/yerine/= RESMİNİ YAPMA


- TERTİBAT[Ar. < TERTĪBĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> TERTİBAT

( Düzen düzenleniş Bir işin güçlüklerini karşılamak için yapılan ön hazırlıklar düzenek )


- TERTİBAT[Ar.] ile/değil/yerine/= DÜZEN/DÜZENLENİŞ

( Bir işin güçlüklerini karşılamak için yapılan ön hazırlıklar. )


- TERTİP[Ar. < TERTİB] ile/||/<> ...

( Mansure askeri örgütünde bir asker birliğinin adı )


- TERTİP[Ar. < TERTĪB] ile/değil/yerine/=/||/<> SIRALAMA | DÜZEN | DÜZENLEME | DİZGİ

( hafif tertip sıralama düzen düzenleme Doktorun hastaya verdiği ilaç düzeni dizgi Hile düzen komplo Askere alınma dönemi )


- TERTİP[Ar.] ile/değil/yerine/= SIRA DÖNEM


- TERVİÇ[Ar. < TERVĪC] ile/değil/yerine/=/||/<> DESTEKLEME


- TERVİÇ[Ar.] ile/değil/yerine/= BİR DÜŞÜNCEYİ TUTMA, DESTEKLEME


- TERZİ[Ar.]/HAYYATİ[Ar.]/DERZİ[Fars.]/BAHYEZEN[Fars.] ile/değil/yerine/= DİKMEN


- TERZÎK[Ar. < RIZK] ile BESLE(N)ME

( Besleme, rızık verme. )


- TERZİL[Ar. < TERZĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> TERZİL

( Küçük düşürme )


- TEŞ'ÎL[Ar. < ŞU'L] ile TE'ŞÎR[Ar.]

( Parlatma, alevlendirme/şûlelendirme, tutuşturma. İLE Gedik etme. )


- TESADUF[Ar. < TEṢĀDUF] ile/değil/yerine/=/||/<> TESADÜF

( tesadüf eseri Yalnızca ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan değişebilen sebebi Tasarlanmadığı halde karşılaşma rast I )


- TESADUFEN[Ar. < TEṢĀDUFEN] ile/değil/yerine/=/||/<> TESADÜFEN

( Rast gelerek rastlantı sonucu olarak kazara )


- TESADÜFİ[Ar. < TEṢĀDUFĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> RASTLANTISAL


- TESAHUB[Ar. < TEṢĀḤUB] ile/değil/yerine/=/||/<> TESAHUP

( benimseme Arkadaşlık etme )


- TESAHUP[Ar.] ile/değil/yerine/= BENİMSEME, SAHİP ÇIKMA | ARKADAŞLIK ETME


- TESALUB[Ar. < TEṢĀLUB] ile/değil/yerine/=/||/<> TESALÜP

( İki şeyin birbiri üzerine çapraz biçimde gelmesi Sinir ve damarların birbirinin üzerinden çapraz olarak geçmesi )


- TESÂLUH[Ar.] ile TESÂLUH[Ar.]

( MÜSÂLAHA[< SULH]: Barışma, uzlaşma. | Barış, güvenlik. İLE Sağır gibi görünme. )


- TESALÜP[Ar.] ile/değil/yerine/= ÇAPRAZ GELME

( İki şeyin birbiri üzerine çapraz biçimde gelmesi. | Sinir ve damarların birbirinin üzerinden çapraz olarak geçmesi. )


- TESANÜT[Ar. < TESĀNUD] ile/değil/yerine/=/||/<> OMUZDAŞLIK | DAYANIŞMA

( omuzdaşlık dayanışma )


- TESÂNÜT/TESÂNÜD[Ar. < SENED] ile/değil/yerine/= DAYANIŞMA | OMUZDAŞLIK


- TESBÎ'[Ar. < SEB] ile TESBÎH[Ar. < SEBH | çoğ. TESBÎHÂT]

( Yedileme, yediye çıkarma. | Önceden söylenilmiş bir manzûmenin her beytinin -matla'da iki mısrâı ile aynı kafiyede olmak üzere- beş mısrâ eklenerek, yedi mısrâya çıkarılması. İLE "Sübhânallah" sözcüğünü söyleyerek ve öteki sıfatlarını da anarak, Allah'a tazîm etme senâ etme. | Kalbin şifâsı, itminânı ve visâli. | Tespih. )


- TEŞBÎ'[Ar.] ile TEŞBÎH[Ar. < ŞİBH | çoğ. TEŞBÎHÂT] ile TEŞBÎR[Ar.]

( Karnını doyurma, karnı doyrulma. [İŞBÂ'(< ŞİB)] İLE Benzetme, benzetilme. İLE Karışlama, karışlanma. | Endâze vs. ile ölçme. )


- TEŞBİH[Ar. < TEŞBĪH] ile/değil/yerine/=/||/<> BENZETME


- TESBİH[Ar. < TESBĪḤ] ile/değil/yerine/=/||/<> TESPİH

( tespih ağacı tespih böceği tespih böcekleri tespih çalısı mercan tespih Süphanallah sözünü söyleme Belirli dinî sözleri tekrarlamak veya elde oyalanmak için kullanılan türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış genellikle otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi Namaz sonunda Sübhanallah elhamdülillah Allahu ekber sözlerini otuz üçer defa söyleme )


- TESBİH[Ar.] ile/ve/||/<>/< TESPİT[Ar. < TESBİT]


- TEŞCÎ'[Ar. < ŞECÂAT | çoğ. TEŞCÎÂT] ile TEŞCÎR[Ar. < ŞECER]

( Cesaret verme/verilme, gayrete getirme/getirilme. İLE Ağaçlandırma, ağaç dikme. )


- TEŞCİ[Ar. < TEŞCĪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> CESARETLENDİRME


- TEŞCİ[Ar. < TEŞCİʿ] ile/||/<> SEÇİLİ YAZMA. KARŞITI: TERSİI

( Seçili yazma Karşıtı tersiI )


- TESCİL | KAYIT ile/||/<> KAYIT ile/||/<> KAYIT[Ar. < KAYD]

( Gümrükçe kabul edilen bildirgenin defterine kaydedilip üzerine sıra sayısı ve gününün yazılarak damgalanması Bir bilgiyi saklayabilmek ereğiyle deftere kâğıda ya da fişe geçirme 1 Doğrama kapıların ortak kısmında birbirine dik ve kalın çıtalar Aksaray Niğde 2 Pencere çerçevesi Dereyazıcı Alaca Çorum Reviden önceki ses de iki uyaklı kelimede aynı olursa bu sese KAYIT ve böyle olan uyaklara KAYITLI UYAK denir )

( REGISTRATION | RECORD | REGISTRY )

( ENREGISTREMENT )


- TESCİL[Ar. < TESCĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> TESCİL

( Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme kütüğe geçirme Bir taşınmazın üzerinde bir ayni hakkın kurulması için tapu kütüğüne yapılması gerekli kayıt )


- TEŞDİD[Ar. < TEŞDĪD] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞDİT

( Şiddetini artırma güç verme sağlamlaştırma )


- TESDÎD[Ar.] ile TAKVÎM[Ar.]


- TESDİS[Ar. < TESDİS] ile/||/<> ...

( Divan edebiyatı terimi Bir gazelin beyitlerine dörder dize katma )


- TESDİS[Ar. < TESDĪS] ile/değil/yerine/=/||/<> TESDİS

( Sayısını altıya çıkarma veya altıya bölme Bir gazelin her beytine dört dize ekleyerek altılı duruma getirme )


- TESDİS[Ar.] ile TESTİS[Lat.]

( Sayısını altıya çıkarma ya da altıya bölme. | Bir gazelin her beytine dört dize ekleyerek altılı duruma getirme. İLE Erbezi, taşak, haya, husye. )


- TEŞDİT[Ar.] ile/değil/yerine/= GÜÇ VERME | SAĞLAMLAŞTIRMA


- TEŞEBBÜH[Ar. < ŞİBH] ile/değil/yerine/= BENZEME

( Benzeme, andırma, kendini benzetmeye özenme, zorlayarak benzemeye çalışma. )


- TEŞEBBUS[Ar. < TEŞEBBUS̱] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞEBBÜS

( hür teşebbüs özel teşebbüs Girişim girişme )


- TEŞEBBÜS[Ar.] ile/değil/yerine/= GİRİŞİM


- TEŞEBBÜS[Ar.] ile/değil/yerine/= GİRİŞİM | GİRİŞME


- TEŞEBBÜS[Ar.] ile/ve TEVESSÜL[Ar.]


- TEŞECCÜ'[Ar. < ŞECÂAT | çoğ. TEŞCÎÂT] ile TEŞECCÜR[Ar.]

( Sahte cesâret gösterme, şecî görünme. İLE Ağaçlaşma, ağaçlanma. | [kimya] Billur nesnelerin ağaç biçiminde birleşmesi. )


- TEŞEHHUD[Ar. < TEŞEHHUD] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞEHHÜT

( teşehhüt miktarı Namazda oturarak ettehiyyatü duasını okuma )


- TEŞEKKÜL ETMEK/MEYDANA GELMEK[Ar.] ile/değil/yerine/= OLUŞMAK


- TEŞEKKÜL[Ar. < ŞEKL | çoğ. TEŞEKKÜLÂT] ile TEŞEKKÜR[Ar. < ŞÜKR | çoğ. TEŞEKKÜRÂT]

( Şekillenme. | Kurulma, kuruluş, meydana geliş. | Oluşum. | Yoğrum. | Oluş. | Örgüt, topluluk. İLE Şükr etme, yapılan bir iyilikten memnun kalma ve memnun kaldığını ifade etme sözleri. )


- TEŞEKKÜL[Ar. < TEŞEKKUL] ile/değil/yerine/=/||/<> OLUŞUM | ÖRGÜT

( oluşum örgüt )


- TEŞEKKUR[Ar. < TEŞEKKUR] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞEKKÜR

( teşekkürname açık teşekkür Yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu anlatma teşekkürname )


- TEŞEKKÜR[Ar.] (ETMEK) ile/değil/yerine/= ÖVGE (SUNMAK)


- TEŞEKKÜR[Ar.]["TEŞEKKÜRLER" değil!]/MERSİ[Fr.] ile/değil/yerine/= SAĞ OL! / ALKIŞ


- TEŞEKKURNAME[Ar. < TEŞEKKUR + Fars. NĀME] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞEKKÜRNAME

( Okullarda belli bir başarı düzeyinin üzerine çıkan öğrenciye karnesiyle birlikte verilen belge teşekkür )


- TESELLİ[Ar. < TESELLĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> AVUNTU | AVUNMA

( teselli mükâfatı züğürt tesellisi avuntu avunma Piyangoda büyük ikramiyeyi kaybeden en yakın numaralara yapılan ödeme )


- TESELLÎ[Ar.] ile/değil/yerine/= AVUNÇ


- TESELLUM[Ar. < TESELLUM] ile/değil/yerine/=/||/<> TESELLÜM

( teslim tesellüm Verilen bir şeyi alma teslim alma )


- TESELLÜM[Ar.] ile/değil/yerine/= VERİLEN BİR ŞEYİ ALMA


- TESELSUL[Ar. < TESELSUL] ile/değil/yerine/=/||/<> TESELSÜL

( zincirleme Birbirine bağlı birbiri ile ilgili şeylerin oluşturduğu dizi sıra silsile Birden fazla kimsenin bir borçtan dolayı sorumlu olması )


- TEŞEMMÜ'[Ar. < ŞEM] ile TEŞEMMÜM[Ar. < ŞEMM]

( Mumlaşma, mum bağlama, muşamba gibi olma. | Üzerine bal mumu sürülme. [TEŞEMMÜ-İ KEBED: Karaciğerin muşambalaşması, siroz.] İLE Koklama. )


- TEŞEMMÜL[Ar.] ile TEŞEMMÜR[Ar.]

( İhrama bürünme. İLE İşe hazırlanma, sıvanma. )


- TEŞEMMÜS[Ar. < ŞEMS] ile/değil/yerine/= GÜNEŞ ÇARPMASI


- TEŞENNÜC[Ar. < ŞENC]/İSPAZMOS/SPASM[İng.]/SPASME[Fr.] ile/değil/yerine/= KASILMA

( Kasların kasılması, gerilip/çekilip büzülmesi. )


- TEŞERRUF[Ar. < TEŞERRUF] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞERRÜF

( Bir kimse ile tanışmaktan şeref duyma )


- TEŞERRÜF[Ar.] ile/değil/yerine/= ONURLANMA, ONUR DUYMA


- TESETTÜR[Ar. < SETR] ile/değil/yerine/= ÖRTÜNME, KAPANMA


- TESETTUR[Ar. < TESETTUR] ile/değil/yerine/=/||/<> TESETTÜR

( Kadınların başı kapalı bir biçimde giyinmesi )


- TEŞEVVÜŞ[Ar. < TEŞEVVUŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> KARIŞIKLIK


- TEŞEVVÜŞ[Ar.] ile/değil/yerine/= KARIŞIKLIK


- TESEYYUB[Ar. < TESEYYUB] ile/değil/yerine/=/||/<> TESEYYÜP

( Kayıtsızlık tembellik ihmalcilik )


- TESEYYÜP[Ar.] ile/değil/yerine/= KAYITSIZLIK, TEMBELLİK, İHMALCİLİK


- TESHİL[Ar. < TESHĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLAYLAŞTIRMA


- TESHÎL[Ar.] ile TESHÎL[Ar. < SEHL | çoğ. TESHÎLÂT] ile TESHÎR[Ar.]

( Öksürtme. İLE Kolaylaştırma. İLE Ele geçirme, zapt etme. | ... )


- TESHİN[Ar. < TESḪĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> ISITMA


- TESHİN[Ar.] ile/değil/yerine/= ISITMA


- TEŞHİR[Ar. < TEŞHĪR] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖSTERME | SERGİLEME

( gösterme sergileme Herkese duyurma dile düşürme Bir hükümlüyü ceza olarak halka gösterme )


- TESHİR[Ar. < TESḤĪR] ile/değil/yerine/=/||/<> TESHİR

( Büyü yapma Büyüleme kendine bağlama )


- TESHİR[Ar. < TESḪĪR] ile/değil/yerine/=/||/<> TESHİR

( Ele geçirme zapt etme )


- TEŞHİS[Ar. < TEŞḪĪṢ] ile/değil/yerine/=/||/<> BELİRLEME | KİŞİLEŞTİRME | TANI

( teşhis ve intak Kim ve ne olduğunu anlama tanıma seçme belirleme kişileştirme tanı )


- TEŞHİS[Ar.] ile/değil/yerine/= TANI/TANIMLAMA

( Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma. Kim ve ne olduğunu anlama, tanıma, seçme. | Belirleme. | Kişileştirme. )


- TESİR[Ar. < TEʾS̱ĪR] ile/değil/yerine/=/||/<> ETKİ | ETKİLEME | ETKİME

( yan tesir etki etkileme etkime )


- TESİR[Ar.] ile/değil/yerine/= ETKİ


- TESİS[Ar. < TEʾSĪS] ile/değil/yerine/=/||/<> TESİS

( Yapma kurma temelini atma kuruluş )


- TESİS[Ar.] (ETMEK) ile/değil/yerine/= KURMAK/OLUŞTURMAK


- TESİS[Ar.] (ETMEK) ile/ve/||/<> TEŞKİL[Ar.] (ETMEK)


- TESİSAT[Ar. < TEʾSĪSĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> TESİSAT

( sıhhi tesisat pis su tesisatı Belli bir işin sağlanmasına yardım eden araçların uygun yerlere döşenmesi veya döşenen bu araçların tümü döşem donanım )


- TESİSAT[Ar.] ile/değil/yerine/= DONANIM/DÖŞEM


- TESİSAT[Ar.] ile/değil/yerine/= DÖŞEM

( Belirli bir işin sağlanmasına yardım eden araçların uygun yerlere döşenmesi ya da döşenen bu araçların tümü. )


- TESİT[Ar. < TESʿĪD] ile/değil/yerine/=/||/<> KUTLAMA


- TESİT[Ar.] ile/değil/yerine/= KUTLAMA


- TESKERE[Fars. < DESKERE] ile/değil TEZKERE[Ar.] ile/değil TEZKİRE[Ar.]

( Sedye. | Eskimiş yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç. @@ Pusula. | Bir iş için izin verildiğini bildiren resmî kâğıt. | Askerlik görevinin bittiğini bildiren belge. @@ Divan şairlerinin yaşamlarını ve şiirlerini genellikle öznel bir bakış açısıyla değerlendiren yapıt. )


- TEŞKİL[Ar. < TEŞKĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> OLUŞUM | ÖRGÜTLEME

( Oluşturma ortaya çıkarma meydana getirme oluşum örgütleme )


- TEŞKİL[Ar.] ile/değil/yerine/= OLUŞTURMA | OLUŞUM | ÖRGÜTLEME


- TEŞKİLAT[Ar. < TEŞKĪLĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖRGÜT (ADLİYE TEŞKİLATI, BELEDİYE TEŞKİLATI)


- TESKİN[Ar. < TESKĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> TESKİN

( Acı öfke heyecan vb duyguları yatıştırma dindirmeye çalışma )


- TESKİN[Ar.] ile/ve/||/<> TESELLİ[Ar.]

( Acı, öfke, heyecan vb. duyguları yatıştırma, dindirmeye çalışma. İLE/ve/||/<> Avunma, avuntu, avunç. )


- TESLÎF[Ar.] ile/değil/yerine/= SABAH YEMEĞİ YEMEK


- TESLİM[Ar. < TESLĪM] ile/değil/yerine/=/||/<> TESLİM

( teslim bayrağı teslim taşı teslim tesellüm adrese teslim bordada teslim Bir şeyi sahibine verme Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme Bırakma devretme terk etme Teslim ol veya teslim oluyorum sözü Gerçek olduğunu kabul etme doğrulama Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça )


- TESLÎM[Ar.] ile TESLÎM[Ar. < SÜL, SELEME | çoğ. TESLÎMÂT]

( Çentme, diş diş etme. İLE Bir emâneti, yerine verme. | Bir şeyi, yeni sahibine verme. | Hakikat olduğunu söyleme. | İtiraf. | Dayanamayıp, "Pes!" deme. | Kendini, Allah'ın kaderine bırakma. | Bir saz yapıtında, asıl hâne ile mülâzimeyi bağlayan nağmeler olup bu nağmeler, her hânede tekrar edilmekle beraber, mülâzimeye dahil edilmez. Eskiden, buna "Terkib-i İntikal" da denilirdi. Fakat terkib-i intikal'in yalnız hâneleri bağlayan ve az çok tâdîlât ile tekrar edilen nağmeciklere verilen bir ad olup mülâzime ile hâne arasındaki nağmeye tevsî edilmemiş olma olasılığı da vardır. | Selam verme, selâmetle dua etme. | Âfetten masûn kılma. )


- TESLİMAT[Ar. < TESLĪMĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> TESLİMAT

( Teslim etme işleri Teslim edilen eşyalar veya yatırılan paralar )


- TESLİMİYYET[Ar. < TESLĪMİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> TESLİMİYET

( Teslim olma kendini verme boyun eğme )


- TESLİS[Ar. < TES̱LĪS̱] ile/değil/yerine/=/||/<> TESLİS

( Üçe çıkarma üçleme Hristiyanlıkta Tanrı İsa ve Kutsal Ruh un aynı kişi olmaları inancı üçleme )


- TESLİS[Ar.]/TRIAL/TRINITY[İng.]/TRIVIUM[Lat.]/TRIMURTI[Hintçe] ile/değil/yerine/= ÜÇÜL


- TEŞMİL[Ar. < TEŞMĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞMİL

( Kapsamına alma )


- TEŞMÎL[Ar.] ile TEŞMÎR[Ar. < ŞEMR]

( Yayma, içine aldırma, kapsamına aldırma. | Daha genel bir anlam verme. İLE Sıvama, sıvanma. )


- TESMÎM[Ar.] ile TESMÎM[< SEMM]

( Eklemlerin yüzlerini birbirinden ayırma işi. Bir örgeni, eklem yerinden kesip atma. İLE Zehirleme, zehirlenme. )


- TESMÎN[Ar. < SÜMN] ile TESMÎN[Ar. < SEMEN]

( Sekizleme, sekize çıkarma. | Sekize bölme. | Bir şeye, paha biçme/biçtirme. İLE Semirtme, semirtilme, yağlatma. )


- TESMÎR[Ar.] ile TESMÎR[Ar. < SEMER]

( Çivileme/mıhlama, çivilenme/mıhlanma. İLE Ağaçların -çiçeklerini döküp- yemiş bağlaması. | Tasarrufla, malın çoğalması. )


- TESMİYE[Ar. < İSM] ile ADLANDIRMA, AD VERME/KOYMA

( AD KOYMA, ADLANDIRMA, İSİM VERME | BESMELE ÇEKME )


- TESMİYE[Ar. < TESMİYE] ile/değil/yerine/=/||/<> TESMİYE

( Adlandırma ad koyma ad verme )


- TESPİT[Ar. < TES̱BĪT] ile/değil/yerine/=/||/<> BELİRLEME | SAPTAMA

( Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme yerinden oynamaz duruma getirme Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme belirleme Bir değerlendirme sonunda ortaya çıkan karar saptama )


- TESPİT ile/||/<> TESPİT[Ar. < TES̱BİT]

( karşılık fiksasyon fixus tespit edilmiş Canlıyı bir takım kimyasal maddelerle muamele ederek mümkün olduğu kadar hızla ve mümkün olduğu kadar biçim ve kimyasal yapısını değiştirmeksizin saklama Işık mikroskobu ya da elektron mikroskobunda incelemek üzere canlıdan alınan parçaların daha sonra çürüme ve bozulmasını engellemek ve canlı hallerine en yakın şekliyle korumak için Bouin Zenker ozmiyum tetroksit vb gibi tespit sıvıları ile muamele etmek Fiksasyon 1 Doku veya sıvıların kimyevi bir maddeyle işleme tabi tutularak otolizinin engelllenmesi 2 Işık mikroskobu veya elektron mikroskobunda incelemek üzere canlıdan alınan parçaların daha sonra bozulmalarını önlemek ve canlı durumuna en yakın biçimiyle korumak için kimyasal tespit sıvılarıyla işleme tabi tutma fiksasyon 1 Sabit ve oynamaz hâle getirme tespit etme özellikle yerinden kaymış veya ayrılmış bir organı ameliyat veya diğer bir yolla eski yerine tespit etme 2 Mikroskopik muayene için ince kesit almayı kolaylaştırmak üzere dokunun parafin vb madde içinde tespit edilmesi 3 Anatomopatolojik muayene için organ veya oluşumun tespit edici bir materyalin içerisine konması 4 Görüntünün retinada sarı leke üzerine düşmesini temin edecek biçimde her iki gözün obje üzerinde odaklanması 5 Doku veya sıvıların tespit çözeltileri içerisinde işleme tabi tutularak dokunun çürümesinin veya kokuşmasının engellenmesi fiksasyon )

( FIXATION )

( FIXATION )

( FIXIRUNG | FIXIERUNG )

( FIXUS | FIXUS: TESPIT EDILMIŞ )


- TESRİ[Ar. < TESRĪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> TESRİ

( Bir işi çabuklaştırma hızlandırma )


- TEŞRİ[Ar. < TEŞRĪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> YASAMA (TEŞRİ KUVVETİ)


- TESRİ[Ar.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRMA, ÇABUKLAŞTIRMA


- TESRÎB[Ar.] ile TESRÎB[Ar. < SÜRÛB]

( Ayıplama, darılma. | Başa kakma. İLE Yollama, gönderme, gönderilme. )


- TEŞRİF[Ar. < TEŞRĪF] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞRİF

( Bir yeri onurlandırma şereflendirme Gelmesiyle bir yeri onurlandırma )


- TEŞRİFAT[Ar. < TEŞRĪFĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞRİFAT

( Resmî günlerde ve toplantılarda devlet büyüklerinin makam ve mevki sıralarına göre kabulü Kurallara göre davranma )


- TEŞRÎH[Ar. < ŞERH | çoğ. TEŞRÎHÂT] ile TEŞRÎHÎ[Ar.] ile TEŞRÎ/Î(LEGISLATIVE)[Ar.]

( Açma, yayma, etraflıca şerh etme/edilme. | Dilim dilim, parça parça kesme. | Bir ölü gövdesini kesip parçalara ayırma. Otopsi. | Anatomi. | İskelet. İLE Anatomiye özgü, anatomiyle ilgili. İLE Yasa ile, yasa ile ilgili. )


- TEŞRİH[Ar. < TEŞRĪḤ] ile/değil/yerine/=/||/<> ANATOMİ | İSKELET

( teşrihhane teşrih masası Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktalarına kadar gözden geçirerek anlatma açımlama anatomi iskelet )


- TEŞRİHHANE[Ar. + Fars.] ile DERSLİK

( Otopsi yapılan yer. | Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer. )


- TEŞRİHHANE[Ar. < TEŞRĪḤ + Fars. ḪĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞRİHHANE

( Otopsi yapılan yer Tıp fakültelerinde anatomi dersi yapılan yer )


- TEŞRİİ[Ar. < TEŞRĪʿĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> YASAMALI (TEŞRİİ KUVVET, TEŞRİİ MASUNİYET)


- TEŞRÎK[Ar. < ŞARK] ile TEŞRÎK[Ar. < ŞİRK]

( Işıklandırıp parlatma. İLE Ortak/şerîk etme. | Allah'a ortak koşma. )


- TEŞRİK[Ar. < TEŞRĪK] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞRİK

( teşrikimesai Yaptığı bir işe bir kimseyi ortak etme )


- TEŞRİK[Ar.] ile/ve/||/<> MÜŞTEREK[Ar.]

( Yaptığı bir işe birini ortak etmek. İLE Ortak. | Ortaklaşa, el birliğiyle yapılan/hazırlanan. | Ortaklaşa kullanılan. | Ortaklaşa, birlikte. )


- TEŞRİKMESAİ[Ar. < TEŞRĪK + MESĀʿĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞRİKİMESAİ

( Bir gaye uğruna kurulan çalışma ortaklığı birlikte çalışma iş birliği )


- TEŞRÎN-İ EVVEL[Ar.] ile TEŞRÎN-İ SÂNÎ[Ar.]

( Ekim ayı. İLE Kasım ayı.
[aslı, TİŞRÎN (Süryanice): Eskiden, yılın onuncu ve onbirinci aylarına verilen ortak ad.] )


- TEŞRİN[Ar. < TEŞRĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> TEŞRİN

( teşrinievvel teşrinisani birinci teşrin ikinci teşrin ilk teşrin son teşrin Eski takvimde ekim ve kasım ayları için kullanılan ortak isim )


- TEŞRİNİEVVEL[Ar. < TEŞRĪN + EVVEL] ile/değil/yerine/=/||/<> EKİM


- TEŞRİNİSANİ[Ar. < TEŞRĪN + S̱ĀNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> KASIM


- TESTERE[Fars.] ile MÛŞER[Ar.]

( ... İLE Bir çeşit, eğri testere. )


- TESTİ ile/ve KUMKUMA[Ar. < KUMKUME]

( ... İLE/VE Küçük testi. | Kötü, olumsuz bir özelliği kendinde fazlasıyla toplayan kişi, olay, olgu ya da yer. )


- TESTIS[Lat.] ile/||/<> HUSYE[Ar. < HUṢYE]

( Er bezi )

( TESTIS )


- TESVİD[Ar. < TESVĪD] ile/değil/yerine/=/||/<> TESVİT

( Karalama müsvedde yapma Müsvedde karalanmış yazı )


- TESVÎK[Ar. < SEVK] ile TESVÎK[Ar. < MİSVÂK]

( Sürme, ileri gitme. İLE Dişleri, misvâk ile temizleme. )

( İSTİNÂN: Dişleri, macunla ya da tozla temizleme. )


- TEŞVİK[Ar. < TEŞVĪḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTEKLENDİRME | ÖZENDİRME

( isteklendirme özendirme Bir kimseyi kötü bir iş yapması için kışkırtma )


- TEŞVİKKÂR[Ar. < TEŞVĪḲ + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTEKLENDİRİCİ | ÖZENDİRİCİ

( isteklendirici özendirici )


- TESVÎL[Ar. çoğ. TESVÎLÂT] ile TESVÎR[Ar.]

( Kötü bir şeyi, güzel göstererek aldatma. İLE Toz kaldırma. | Bâtınî anlamını araştırma. )


- TEŞVİŞ[Ar. < TEŞVĪŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> KARIŞTIRMA


- TESVİT[Ar.] ile/değil/yerine/= KARALAMA

( Müsvedde yapma. )


- TESVİYE[Ar. < TESVİYE] ile/değil/yerine/=/||/<> TESVİYE

( tesviye aleti tesviyeruhu Düz duruma getirme düzleme Ödeme verme Hükûmetçe bir yere gönderilen erlere verilen ve bilet yerine geçen kâğıt )


- TEŞYİ[Ar. < TEŞYĪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> UĞURLAMA


- TESYÎL[Ar. < SEYL] ile TESYÎR[Ar. < SEYR]

( Sel gibi akıtma/akıtılma. | [kimya] Sert bir cismi, akıcı duruma getirme. İLE Yürütme, yürütülme. | Gönderme/gönderilme, yollama/yollanma. )


- TETABBU'[Ar. < TETABBUÂT] ile TETÂBU'[Ar. < TEBA | çoğ. TETÂBUÂT] ile TETEBBU'[< TEBA | çoğ. TETEBBUÂT]

( Tabiatlanma. İLE Aralıksız, birbiri ardından gelme. İLE Bir şeyi etraflıca tetkik etme, mahiyetini anlamaya çalışma, kapsamlı inceleme, bir şey hakkında geniş bilgi edinme. )


- TETABUK[Ar. < TEṬĀBUḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> TETABUK

( Uyma uygun gelme )


- TETÂBUK[Ar. < TIBK] ile/değil/yerine/= UYMA, UYGUN GELME, UYGUN DÜŞME, KARŞILIK GELMESİ


- TETAHHUL[Ar.] ile TETAHHUR[< TEHÂRET, TUHR/TUHUR | çoğ. TETAHHURÂT]

( Dalak şişmesi. İLE Temizlenme. )


- TETEBBU[Ar. < TETEBBUʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> TETEBBU

( Bir şeyi iyice inceleme onunla ilgili bilgi edinme araştırma )


- TETKİK[Ar. < TEDḲĪḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> İNCELEME | ARAŞTIRMA

( inceleme araştırma )


- TEV'EM[Ar.] ile İKİZ | EŞ, BENZER

( İKİZ )

( EŞ, BENZER )


- TEV'ÎD[Ar. çoğ. TEV'ÎDÂT] ile TEHDÎD[HÜDÛD | çoğ. TEHDÎDÂT]

( Sözle korkutma. İLE Birinin gözünü korkutma, göz dağı verme. )


- TEVABİ[Ar. < TEVĀBİʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> MAİYET


- TEVAFFUK[Ar. < VEFK] ile TEVÂFUK[Ar. < VEFK | çoğ. TEVÂFUKÂT]

( Başarma, muvaffak olma. İLE Uyma, uygun gelme. )


- TEVAFUK[Ar. < TEVĀFUḲ] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVAFUK

( Birbirine uyma uygun gelme )


- TEVAHHUŞ[Ar. < TEVAḤḤUŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜRKME


- TEVAHHUŞ[Ar.] ile/değil/yerine/= ÜRKME, ÜRKÜNTÜ


- TEVAKKİ[Ar. < TEVAḲḲĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> SAKINMA


- TEVAKKİ[Ar.] ile/değil/yerine/= SAKINMA, KORUNMA, ÇEKİNME


- TEVAKKUF[Ar. < TEVAḲḲUF] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVAKKUF

( eğleşme Bağlı olma ilgili olma )


- TEVAKKUF[Ar.] ile/değil/yerine/= DURMA, DURAKLAMA | BAĞLI/İLGİLİ OLMA


- TEVALİ[Ar. < TEVĀLĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVALİ

( Art arda gelme ardı arası kesilmeme sürüp gitme )


- TEVÂLÎ[Ar. < VELY] ile TEVÂRÎ

( Birbiri ardından gelme, arası kesilmeksizin devam etme, sürme. İLE Bir şeyin arkasına saklanıp görünmez olma, gizlenme. )


- TEVÂLÜD[Ar. < VELED] ile TEVÂRÜD[Ar. < VÜRÛD]

( Doğma, doğurma. İLE Arka arkaya gelme, her yandan gelip birikme. | İki şairin, birbirinden habersiz olarak aynı dize[mısrâ] ya da iki dize[beyit] söylemesi/yazması. )


- TEVÂRÎ[Ar. < VERÂ] ile TEVÂRÎH[Ar. < TÂRİH]

( Bir şeyin arkasına saklanıp görünmez olma, gizlenme. İLE Tarihler. )


- TEVARUS[Ar. < TEVĀRUS̱] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVARÜS

( Bir kimseden miras kalma mirasa konma Kalıtım yoluyla birinden diğerine geçme )


- TEVÂRÜS[Ar. < VERÂSET] ile/ve/> TEMELLÜK[Ar. < MELK/MÜLK] ile/ve/> TEMESSÜL[Ar. < MİSL] ile/ve/> TERCÜME[Ar. < TERCEME] ile/ve/> TELİF[Ar. < ÜLFET] ile/ve/> TEKELLÜM[Ar. < KELÂM]

( Birinden miras kalması, mirasa konma. | Kalıtım yoluyla birinden ötekine geçme. İLE/VE/> Kendine mâl etme. İLE/VE/> Benzeşme. | Özümleme. İLE/VE/> Çeviri. İLE/VE/> Birleştirmek. İLE/VE/> Dile getirmek, anlatmak, söylemek. )


- TEVATUR[Ar. < TEVĀTUR] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVATÜR

( Yaygın söylenti Bir hadisin yalan söylemelerine ihtimal verilmeyen birçok ravi tarafından aktarılması )


- TEVÂZÛ GÖSTERMEK ile TEVÂZU GÖSTERİSİNDE BULUNMAK


- TEVÂZU'[Ar. < VAZ | çoğ. TEVÂZUÂT] ile TEVAZZU'[Ar.] ile TEVAZZUH/TAVAZZUH[Ar. < VUZÛH | çoğ. TETEBBUÂT]

( Alçakgönüllülük (gösterme). İLE Konulma, konuluş. İLE Açıklanma, açıklığa kavuşma, aydınlanma. )


- TEVAZU[Ar. < TEVĀŻUʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> ALÇAK GÖNÜLLÜLÜK


- TEVÂZÛ ile SAFÂ'[Ar.]

( ... İLE Saflık, berraklık. | Kişinin kendine ve başkasına iltifat etmediği hali. )

( ... İLE Bazı kabullerde, ilim ve iltifat tecellinin tertemiz olmasına engeldir. Telvin[< LEVN Ar.(: renk verme, boyama)] bu ilim ve iltifattır. )


- TEVAZUN[Ar. < TEVĀZUN] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVAZÜN

( Birbirine denk olma dengede bulunma )


- TEVBE[Ar. < TEVBE] ile/değil/yerine/=/||/<> TÖVBE

( tövbe ayları büyük tövbe ayı küçük tövbe ayı İşlediği bir günah veya suçtan pişman olarak bir daha yapmamaya karar verme )


- TEVBEKAR[Ar. < TEVBE + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> TÖVBEKÂR

( Günah sayılacak bir işten vazgeçmiş olan bir daha yapmamaya karar vermiş olan kimse tövbeli )


- TEVBİH[Ar. < TEVBĪḪ] ile/değil/yerine/=/||/<> AZARLAMA


- TEVCİH[Ar. < TEVCĪH] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVCİH

( yöneltme Aşama makam mevki verme terfi ettirme )


- TEVCÎH[Ar. < VECH] ile/ve/||/<> TEVDÎ[Ar. < VED]

( Çevirme, yöneltme, döndürme, söz atma, bakma, anlam verme, yorumlama, rütbe/mevki verme. İLE Bırakma, emânet etme, vedâlaşma. )


- TEVDİ[Ar. < TEVDĪʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVDİ

( Emanet etme )


- TEVDÎ[Ar. < VED] ile/değil/yerine/= BIRAKMA, EMÂNET ETME | VEDÂLAŞMA[Ar.]


- TEVDİAT[Ar. < TEVDĪʿĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> MEVDUAT


- TEVECCUH[Ar. < TEVECCUH] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVECCÜH

( hüsnüteveccüh Bir yana doğru yönelme yüzünü çevirme Güler yüz gösterme yakınlık duyma hoşlanma )


- TEVEHHUM[Ar. < TEVEHHUM] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVEHHÜM

( Kuruntuya düşme )


- TEVEKKEL[Ar. < TEVEKKEL] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVEKKEL

( Her şeyi oluruna bırakan )


- TEVEKKELİ[Ar. < TEVEKKÜL'DEN] ile/değil/yerine/=/||/<> BOŞUNA


- TEVEKKELÎ[Ar.] ile/değil/yerine/= NEDENSİZ, BOŞ YERE/BOŞUNA


- TEVEKKUL[Ar. < TEVEKKUL] ile/değil/yerine/=/||/<> TEVEKKÜL

( Herhangi bir işte elinden geleni yapıp daha sonrasını Allah a bırakma Allah a güvenme )


- TEVELLU'[Ar.] ile TEVELLÜH[Ar. < VELEH | çoğ. TEVELLÜHÂT]

( Sevme, aşk ve ilginin oluşması. İLE Şaşakalma. )


- TEVELLÜT[Ar. < TEVELLUD] ile/değil/yerine/=/||/<> DOĞUM


- TEVELLÜT[Ar. < VİLÂDET] ile/değil/yerine/= DOĞMA | DOĞUM (ZAMANI)