Yedi(7) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(62/148)
- İÇERİK ile/ve/||/<> İŞLEYİŞ
- İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA
( Ayrıştırıcı/ayrıştırılmış. İLE/VE/<> Birleştirici/birleşik. )
( İçine almak, içinde bulundurmak. | Bir şeyin, başka bir şeyin varoluşunu gerektirmesi, birinin ötekini ister istemez düşündürmesi. İLE/VE/<> Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. )
( Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, belirli olan bir parçayı/üyeyi işaret etmek. İLE/VE/<> Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, olası dışarıda kalmış/kalabilecek parçalarına/üyelerine işaret etmek. )
( İçtekileri işaret eder. İLE/VE/<> Dıştaki çerçeveleyenin sınırlarını işaret eder. )
( TO CONTENT vs./and/<> TO CONTAIN )
( İHTİVÂ ile/ve/<> ŞÜMÛL )
- İÇERMEK ile DAHİL OLMAK ile DAHİL OLMUŞ ile DAHİL OLMAK ile KATILIM ile İÇEREN
( INVOLVE vs. INVOLVE IN vs. INVOLVED vs. INVOLVED IN vs. INVOLVEMENT vs. INVOLVING )
( درگير کردن ile گرفتار شدن ile گرفتار کردن ile گرفتار ساختن ile دچار کردن ile دامنگير ile دچار ile دامن گير ile درگير ile در گير ile گرفتار ile دوچار ile مورد بحث ile درگير در ile دستاندر کار ile درگيري ile دوچاري ile گرفتاري ile دچاري ile طرفيت ile متضمن )
( DARGYR KARDAN ile GARAFTAR SHODAN ile GARAFTAR KARDAN ile GARAFTAR SAKHTAN ile DOCHAR KARDAN ile DAMANGYR ile DOCHAR ile DAMAN GYR ile DARGYR ile DAR GYR ile GARAFTAR ile دوچار ile MOORD BAHS ile DARGYR DAR ile DASTANDER KAR ile DARGYRY ile دوچاري ile GARAFTARY ile دچاري ile طرفيت ile MOTAZMAN )
- İÇERMEK ile İÇEBİLMEK ile İÇERLEMEK ile İÇEREBİLMEK ile İÇE BAKIŞ ile İÇE DÖNÜK/LÜK ile İÇE KAPALI/LIK ile İÇE KAPANIK/LIK ile İÇE YÖNELİKLİK
- İÇERMEK ile İÇEREN
( COMPRISE vs. COMPRISING )
( در بر داشتن ile شامل بودن ile متضمن ile شامل )
( DAR BAR DASHTAN ile SHAMEL BODAN ile MOTAZMAN ile SHAMEL )
- İÇERMEK ile KONTEYNER ile KONTEYNERLER ile İÇEREN ile PEYNİR İÇEREN
( CONTAIN vs. CONTAINER vs. CONTAINERS vs. CONTAINING vs. CONTAINING CHEESE )
( محتوي بودن ile دربر داشتن ile شامل بودن ile دارا بودن ile ظرف ile محفه ile ضروف ile شامل ile محتوي ile حاوي ile پنيردار )
( MOHTOY BODAN ile DARBAR DASHTAN ile SHAMEL BODAN ile DARA BODAN ile ZARF ile محفه ile ضروف ile SHAMEL ile MOHTOY ile HAVY ile PANYRADAR )
- İÇGÜDÜ/DOĞALİTKİ = SEVK-İ TABİÎ, GARİZE, İNSİYAK = INSTINCT[İng., Fr.] = INSTINKT[Alm.] = INSTINCTUS[Lat.] = INSTINTO[İsp.]
- İÇ İÇE/LİK ile BAĞIMLI/LIK
( Bağımlı olduğunu imgeleyen yalnızca zihindir. )
( ... ile MENÛTİYYET )
( ONE WITHIN THE OTHER vs. DEPENDENCE, BONDAGE, ADDICTION
It is only the mind that imagines bondage. )
- İÇİÇE/LİK ile/ve GEÇİŞLİ/LİK
- İÇİLMEK ile İÇİRMEK ile İÇİRİLMEK ile İÇİLEBİLMEK ile İÇİREBİLMEK ile İÇİM/LİK ile İÇİN ile İÇİT ile İÇİŞ ile İÇİMLİ ile İÇİ BOŞ ile İÇİ DAR ile İÇİ TEZ ile İÇİ FESAT ile İÇİ GENİŞ ile İÇİN İÇİN ile İÇİ DIŞI BİR ile İÇİ ÇIFIT ÇARŞISI
- İÇİMDEN GELMİYOR ile/ve ZİHNİMDEN GEÇMİYOR
- ... İÇİN değil ... İÇİN GEÇERLİDİR
- İÇİN ile ÜZERİNE
- OL!:
İÇİNDE ve/||/<> KIÇINDA ve/||/<> BAŞINDA ve/||/<> YANINDA
( Tarlan varsa. VE/||/<> Teknen varsa. VE/||/<> İşin varsa. VE/||/<> Eşin varsa. )
- İÇİNDE OLMAK ile/ve PARÇASI OLMAK
( TO BE IN IT vs./and TO BE PART OF )
- İÇİNDE VARSA" ile/değil/||/<>/< İÇİNDEN GELİYORSA
- İÇİ/NDE ile/ve/||/<>/> SONRASI/NDA
- İÇİNDEKİLER = MAZRÛFLAR = CONTENU
- İÇİNDEN SÖYLENİLMESİ GEREKEN ile AĞIZDAN DIŞARIYA ÇIKMASI/ÇIKMAMASI GEREKEN
- İÇİNİN ...:
KAYNAMASI ile/ve/||/<>/> KAYMASI
- İÇKİ ile İÇKİN/LİK ile İÇKİCİ/LİK ile İÇKİLİ ile İÇKİSİZ/LİK ile İÇKİ ALEMİ ile İÇKİ MASASI ile İÇKİ SEFASI ile İÇKİ PSİKOZU ile İÇKİ SOFRASI
- İCMÂ'[< CEM]:
TOPLAMA, BİRARAYA GETİRME -<
- İCMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İTTİFAK[Ar.]
- İCMÂ ile/ve/II TEVÂTÜR
( Fıkıh'ta. İLE/VE/II Hadis'te. )
- ICO[INITIAL COIN OFFERING] ile/>< IPO[INITIAL PUBLIC OFFERING]
- ICP-MS İLE ICP-OES İLE XRF İLE NAA ile/||/<> ELEMENT ANALİZİ
( Element tayini spektroskopi yöntemleri. )
( Formül: m/z izotop oranı )
- İCRÂ HEYETİ değil/yerine/= YÜRÜTME KURULU
- İCRÂ KUVVETİ değil/yerine/= YÜRÜTME GÜCÜ
- İCRA ile İCRACI/LIK ile İCRA VEKİLİ ile İCRA KUVVETİ
- İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME
- İCRÂCI ile BESTELEYEN/BESTECİ/BESTE-KÂR[Fars.]/KOMPOZİTÖR/COMPOSITEUR[Fr.]
- İCRA/CI ile/ve/<> SANAT/ÇI
- İÇSEL FUKARALIK ile/ve/<> EN BÜYÜĞÜN SAHİPLENİLMESİ
( INNER POVERTY vs./and/<> TO CLAIM THE BIGGEST )
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> KAVRAMA/KAVRAMSALLAŞTIRMA
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< KAYNAĞINA YÖNELME/KAYNAĞINDAN YARARLANMA
- İÇSELLEŞTİRMEK ile/değil (İYİ) ANLAMAK
- İÇSEL/LİK ile/ve/||/<> İLKESEL/LİK
- İÇTEN BOZULUŞ ile/ve DIŞTAN BOZULUŞ
( INNER CORRUPTION/SPOIL vs./and OUTER CORRUPTION/SPOIL )
- İÇTEN İÇE (ÜZÜLMEK)
- [ne yazık ki]
İÇTEN PAZARLIKLI ile ÇIKARCI
- İÇTEN PAZARLIKLI ile İKİYÜZLÜ
- İÇTEN/LİK ile İÇTENSİZ/LİK ile İÇTEN İÇE ile İÇTENLİKLİ ile İÇTENLİKSİZ/LİK ile İÇTEN EVLİLİK ile İÇTEN PAZARLIKLI/LIK
- İÇTENPAZARLIK/ÇI ile/ve/||/<> YALAN/CI
- İCTEZE'E[Ar.] ile BİH[Ar.] ile İKTEFÂ BİH[Ar.]
- İCTİBÂ ile/ve/<> HİDÂYET
( Seçme. | Toplama. İLE/VE/<> Doğru yol. | Hakk yoluna erişme. )
- İCTİBÂ ile/ve/||/<>/> İSTİFÂ ile/ve/||/<>/> İHTAR ile/ve/||/<>/> İSTİNÂD
( Seçme. | Toplama. İLE/VE/||/<>/> Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE/VE/||/<>/> Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. İLE/VE/||/<>/> Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )
- İCTİHÂD[< CEHD]/İÇTİHAT ve İSTİNBÂT
( Nefsin, güç tüketerek bir şey elde etmesi. | Gücü, kuvveti yettiği kadar çalışma. | Fıkıh'ta, yed-i tûlâ sahibi, büyük din âlimlerinin, Kur'ân-ı Kerîm ve Ahâdis-i Nebevviye'ye dayanarak ortaya koydukları şer'î düstur. | Birinin, bir şeyden, anlam ve hüküm çıkararak, o iş hakkındaki düşüncesi, görüşü. İLE Bir söz ya da işten, gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolayısıyla, zımnen anlama. )
- İCTİHÂD:
I. DÖNEM/DEVİR ile/ve/||/<>/> II. DÖNEM/DEVİR ile/ve/||/<>/> III. DÖNEM/DEVİR
- İCTİHÂD ile EMSAL
- İCTİHAD ile FIKIH
( Dil + Anlam. Büyük din âlimlerinin Kur'ân-ı Kerim ve Hadis-i Nebeviyye'ye dayanarak vazettikleri karar. İLE -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı )
- İCTİHAD ile İSTİDLÂL
- İCTİHÂD[Ar.] ile KIYAS[Ar.]
- İCTİHAD >< TAHKÎK
- İÇTİHAT, İÇTİHÂD["İŞTİYAT" değil!] değil/yerine/= GÖRÜŞ; ANLAYIŞ/KAVRAYIŞ
( Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış. | Yasada ya da örf ve âdet tüzesinde uygulanacak kuralın açıkça ve ikirciksiz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın ya da tüzecinin düşüncelerinden doğan sonuç. )
- İÇTİHAT ile HUKUK
( JURISPRUDENCE vs. JURISPRUNTIAL )
( فقه ile فقهي )
( FAGHEH ile FAGHEHY )
- İÇTİHAT değil/yerine/= ÖZGÖRÜ
- İÇTİMA değil/yerine/= KAVUŞUM
- İCTİMA-İ NAKİZEYN ile İRTİFÂ-İ NAKİZEYN
- İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL
- İCTİNÂB[Ar.] ile İMTİNÂ[Ar. < MEN]
( Sakınma, çekinme, uzaklaşma. İLE Çekinme, geri durma. | Olanaksızlık, olamayış. )
- İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA
- İCTİRÂ[Ar. < CÜR'ET] ile/<> İCTİRÂ[Ar. < CÜR'A] ile/değil/yerine/>< İCTİRÂH[Ar.]
( Yeltenme, cesâret etme, cüret etme. İLE/<> Suyu birden içme.[soluk almadan] @@ El emeği karşılığından kazanılan para ile geçinme. )
- İCTİVÂ'[Ar.] ile İCTİVÂR[Ar.]
( İğrenme, tiksinme. İLE Civar, komşu olma, muhit yapma. )
- ICU/İNTENSIVE CARE UNİT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ, YOĞUN BAKIM BİRİMİ
- İDAM/LIK ile İDAME ile İDAM CEZASI ile İDAM SEHPASI
- İDANTİK/IDENTICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZDEŞ
- İDÂRE[Ar.] ETMEK değil/yerine/= YÖNETMEK/YÖNETİM
- İDARE ile İDARECE ile İDARECİ/LİK ile İDARELİ/LİK ile İDARESİZ/LİK ile İDARE AMİRİ ile İDARE HUKUKU ile İDARE KANDİLİ ile İDARE LAMBASI ile İDARE MECLİSİ
- İDARE değil/yerine/= YÖNETİM
- İDDİA[Ar.] ETMEK/EDİLEN ile/değil/yerine/= İLERİ SÜRMEK/SÜRÜLEN
- İDDİA (ETMEK) ile TAAHHÜT (ETMEK)
- İDDİA ile/ve/değil ÇIKIŞ NOKTASI
- İDDİA ile DAYANAK
( İddiaya itiraz edilmez! Ancak "delil"lerine edilebilir. )
( UMDE: Dayanılacak, güvenilecek şey/kişi/yer, destek. | İlke. | Herkesin güvendiği kişi. )
( CLAIM vs. BASE )
- İDDİA ile/ve/||/<>/> GEREKÇE
( ASSERTION vs./and/||/<>/> JUSTIFICATION )
- İDDİA ile/değil/yerine HAKİKAT
- İDDİA ile İDDİADA İDDİA
( Kesin iddia, tutsaklık demektir. )
( Olmadığınız şey olduğunuzu iddia etmekte ve aslında olduğunuz şey olduğunuzu da inkâr etmektesiniz. )
( ASSERTION vs. TO INSIST
Assertion is bondage.
You assert yourself to be what you are not and deny yourself to be what you are. )
( FORDERUNG mit ... )
- İDDİA ile İDDİALI
( ASSERTION vs. ASSERTIVE )
( تقرير ile ادعا کننده )
( تقرير ile EDEA KONANDEH )
- İDDİA ile/değil/yerine/> ÖZGÜVEN
( Özgüven oluşunca/oluşursa, "iddia" sonlanır. )
- İDDİA ile SUÇLAMA
( CLAIM vs. BLAME/ACCUSATION )
- İDDİALI DEĞİL değil İDDİA ETMİYOR
- İDDİALI OLMAK ile/yerine/değil ÇABA(SINI) GÖSTERMEK
( Başarı, ancak yorulmaksızın doğru çabaları göstererek kazanılır. )
( İyi huyluluğun etkisi, alçakgönüllü ve sıralı çabalarla elde edilen kalıcı durumlarda görünür. )
( [not] TO BE ASSERTIVE vs./but TO MAKE AN EFFORT
TO MAKE AN EFFORT instead of TO BE ASSERTIVE )
- İDDİALI ile ÖNEMLİ
- İDDİALI ile/ve YETERLİ
( PRETENTIOUS vs./and ENOUGH )
- İDDİALI ile/ve YETKİN
- İDDİANÂME değil/yerine/= SAVBELGE/SAVCA/SAVLIK/SAVYAZI
- [ne yazık ki]
"İDDİAYA GİRMEK" ile/ve/||/<> "İDDİA ETMEK"
- İDEA:
RASYONEL ile/ve/||/<> ESTETİK
- IDEA vs. THOUGHT
- FLUIDE IDÉAL[Fr.] / IDEALE FLÜSSIGKEIT, IDEALFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL AKIŞKAN
- İDEAL ÇÖZELTİ ile/||/<> GERÇEK ÇÖZELTİ
( İdeal Raoult yasasına uyar, gerçek sapmalar gösterir )
( Formül: ΔHkarışma=0 İLE ΔH≠0 )
- DIÉLECTRIQUE IDÉAL[Fr.] / IDEALES DIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL DİELEKTRİK
- ÉQUATION DU GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GASGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ DENKLEMİ
- IDEAL GAS LAW[İng.] / LOI GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GAS GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ YASASI/KANUNU
- IDEAL GAS[İng.] / GAZ PARFAIT[Fr.] / IDEALE GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL GAZ
- HAS BİLLUR[Osm.] / CRISTAL IDÉAL[Fr.] / IDEALER KRISTALL, IDEALES KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL KRİSTAL
- IDEALES VAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL VAKUM
- İDEALAR, 4 ŞEY VERİR...
( * ŞEYİN NE OLDUĞUNU
* ŞEYİN NİÇİN ÖYLE OLDUĞU/OLMADIĞINI
* ÖYLE OLAN ŞEYDEKİ OLUŞ VE BOZULUŞU
* BİRLİK VE ÇOKLUK DÜŞÜNCESİNİ )
- İDEALAR ile/||/<> GÖLGELER
( Platon un mağara alegorisi )
( Platon tarafından -380 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-428--348) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Matematik) (Önemli katkıları: İdealar teorisi, Akademi kurucusu) )
- İDEA/LAR ile/ve/<> KATEGORİ/LER ile/ve/<> AYÂN-I SÂBİTE/LER
( Platon. İLE/VE/<> Aristoteles. İLE/VE/<> İbn Arabi. )
- İDEALİZM = MEFKÛRECİLİK, İFTİKÂRİYE = IDEALISM[İng.] = IDÉALISME[Fr.] = IDEALISMUS[Alm.]
- İDEALİZM ile REALİZM
( Gerçekliğin temelde zihinsel ya da ideallerden oluştuğunu savunan felsefi görüş. İLE Gerçekliğin zihinden bağımsız ve nesnel olduğunu savunan felsefi görüş. )
- ... İDEASI" ile/değil ... İDDİASI
- İDEFİKS değil/yerine/= SAPLANTI
- Demek ki ile her inancına ve kişisel sonuçlarına bağlamadan KONUŞ!!! -ile/ve
- IDENTIFICATION :/yerine KİMLİK TESPİTİ
- İDENTİFİKASYON ile İDENTİK ile İDENTİTE
( Kimliklendirme, tanımlama, özdeşleme. İLE Özdeş. İLE Kimlik, özdeşlik. )
- İDEOLOJİ KAYIRMACILIĞINDA:
SİYASAL ile/ve/||/<> SIRADÜZENSEL(HİYEROKRATİK)
- İDEOLOJİ değil/yerine/= DÜŞÜNGÜ
- İDMAN ile İDMANCI ile İDMANLI/LIK ile İDMANSIZ/LIK
- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]
- İDRÂK[< DERK] ile ANLAYIŞ, AKIL ERDİRME | YETİŞME, ERİŞME | OLGUNLAŞMA | [fels. ALGI]
( ANLAYIŞ, AKIL ERDİRME | YETİŞME, ERİŞME | OLGUNLAŞMA | [fels. ALGI] )
- İDRAR YOLLARI HASTALIKLARI ile/ve/||/<> "İDRAK YOLLARI HASTALIKLARI"
( Gövdede. İLE/VE/||/<> Zihinde. )
- İDRAR ile İDRAR YOLU ile İDRAR ZORU ile İDRAR KESESİ ile İDRAR TORBASI
- İDRARINI TUTAMAMA ile KITA ile KITASAL ile BEKLENMEDİK DURUM ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ile DEVAM ETTİRİCİ ile DEVAM ETMEK ile DEVAM ETTİ ile DEVAM EDİYOR ile SÜREKLİLİK ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ FORM ile SÜREKLİ KAĞIT ile SÜREKLİ GEÇMİŞ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİ ile SÜREKLİLİK
( CONTINENCE vs. CONTINENT vs. CONTINENTAL vs. CONTINGENCY vs. CONTINOUS vs. CONTINUAL vs. CONTINUALLY vs. CONTINUATE vs. CONTINUATION vs. CONTINUATOR vs. CONTINUE vs. CONTINUED vs. CONTINUING vs. CONTINUITY vs. CONTINUOUS vs. CONTINUOUS FORM vs. CONTINUOUS PAPER vs. CONTINUOUS PAST vs. CONTINUOUSE vs. CONTINUOUSLY vs. CONTINUUM )
( پرهيزگاري ile قاره ile اقليم ile پرهيزگار ile بري ile اقليمي ile احتمال وقوع ile پي در پي ile مدام ile مداوم ile همواره ile عليالتوالي ile مستمرا ile متصلا ile سريع الاتصال ile ادامه ile پيگيري ile عقبه ile دنباله ile ادامه دهنده ile استمرار داشتن ile ادامه داشتن ile بکاري ادامه دادن ile ادامه يافتن ile ادامه دادن ile مستدام ile دنباله دار ile برقرار ile تسلسل ile پيوستگي ile لاينقطع ile پي درپي ile بيوقفه ile پياپي ile استمراري ile ورقه پيوسته ile کاغذ پيوسته ile ماضي استمراري ile بدون وقفه ile همچنان ile دمادم ile دم بدم ile پيوسته ile بطور پيوسته ile پي اندر پي ile عليالدوام ile زنجيره )
( پرهيزگاري ile GHAREH ile EGLYM ile PAREHYZEGAR ile BARY ile EGLYMY ile EHTAMAL VAGHU ile PEY DAR PEY ile MADAM ile MADAVAM ile NPAMVAREH ile عليالتوالي ile MOSTMARA ile متصلا ile سريع الاتصال ile EDAMEH ile PEYGYRY ile AGHABEH ile DANBALEH ile EDAMEH DAHANDEH ile ESTMARAR DASHTAN ile EDAMEH DASHTAN ile BEKARY EDAMEH DADAN ile EDAMEH YAFTAN ile EDAMEH DADAN ile MOSTEDAM ile DANBALEH DAR ile BARGHARAR ile تسلسل ile PEYVASTGY ile لاينقطع ile PEY DARPY ile بيوقفه ile PEYOPY ile استمراري ile VARGHEH PEYVASTEH ile KAGHZ PEYVASTEH ile ماضي استمراري ile BEDON VAQFEH ile NPAMCHENAN ile DAMADAM ile DAM BADAM ile PEYVASTEH ile BETOR PEYVASTEH ile پي اندر پي ile عليالدوام ile ZANJYRAH )
- IEEE/THE INSTITUTE OF ELECTRICAL AND ELECTRONICS ENGINEERS[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK VE ELEKTRONİK MÜHENDISLERİ ENSTİTÜSÜ
- ÎFÂ[< VEFÂ] ile/ve/<> İCRÂ[< CEREYÂN | çoğ. İCRÂÂT]
( Ödeme, yerine getirme. | Bir işi yapma. | İş görme. İLE/VE/<> Akıtma, akıtılma. | Yapma, yerine getirme, bir işi yürütme. | Bir müzik parçasını çalarak gösterme. | Borçlunun, alacaklıya karşı ödemekle yükümlü bulunduğu bir şeyi, adlî bir oluşum aracılığıyla elde etme. )
- İFÂ[< VEFÂ] değil/yerine/= YERİNE GETİRME | BİR İŞİ YAPMA | İŞ GÖRME
- İFADE ETMEK ile ŞÜPHEYİ DİLE GETİRMEK ile İLGİ GÖSTERMEK ile SEVİNCİNİ İFADE ETMEK ile GÖRÜŞ BELİRTMEK ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE EDİLDİ ile İFADE ETME ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE ile ANLAMLI ile İFADE GÜCÜ ile OTOBAN
( EXPRESS vs. EXPRESS DOUBT vs. EXPRESS INTEREST vs. EXPRESS JOY vs. EXPRESS OPINION vs. EXPRESS SURPRISE vs. EXPRESSED vs. EXPRESSING vs. EXPRESSING SURPRISE vs. EXPRESSION vs. EXPRESSIVE vs. EXPRESSIVENESS vs. EXPRESSWAY )
( ابراز داشتن ile اظهار کردن ile ابراز کردن ile افاده کردن ile بيان داشتن ile اظهارکردن ile ابراز ترديد کردن ile ابراز علاقه کردن ile ابراز شادماني کردن ile نظر دادن ile تعجب کردن ile اظهار شده ile افاده ile مستعجب ile عبارت ile بيان ile حالت ile ابراز ile پک و پوز ile اصطلاح ile اظهار ile گويا ile اشارهکننده ile رسائي ile تند راه )
( EBRAZ DASHTAN ile EZEHAR KARDAN ile EBRAZ KARDAN ile AFADEH KARDAN ile BEYAN DASHTAN ile EZEHARKARDAN ile EBRAZ TARDYD KARDAN ile EBRAZ ALAGHEH KARDAN ile EBRAZ SHADMANY KARDAN ile NAZAR DADAN ile TAJAB KARDAN ile EZEHAR SHODEH ile AFADEH ile مستعجب ile EBART ile BEYAN ile HALT ile EBRAZ ile PAK VE POZ ile ESTALAH ile EZEHAR ile GOYA ile ESHARECKONANDEH ile رسائي ile TAND RAH )
- İFADEDE:
KARIŞMA(MA)K ile AÇMA(MA)K
- İFADELENDİRMEK ile İFADE ile İFADELİ ile İFADESİZ/LİK
- İFFETLİ ile İFFETLİ KADIN ile CEZALANDIRMAK ile İFFET
( CHASTE vs. CHASTE WOMAN vs. CHASTISE vs. CHASTITY )
( عفيف ile طاهر ile مخدر ile پاکدامن ile غانيه ile مواخذه کردن ile مودب کردن ile توبيخ و ملامت کردن ile تاديب کردن ile پاکدامني ile عفاف ile عفت )
( AFYFE ile TANPAR ile MOKHODAR ile PAKDAMAN ile غانيه ile MOVAKHAZZEH KARDAN ile MOODAB KARDAN ile TOBYKH VE MOLAMET KARDAN ile TADYBE KARDAN ile PAKDAMANY ile EFAF ile AFAT )
- İFLÂH (OLMA[MA]K) ile İSLÂH (OLMA[MA]K)
- İFRÂZ ile/||/<> MUKÂTAA
( Parçalara ayırma. İLE/||/<> Bir bütünün, bölümlere ayrılması ve kesim olarak belirlenmesi. [Osmanlı toprak sisteminde ya da devlete ait gelir kalemlerinin belirli bölümlere ayrılması. Daha sonra bu bölümler, belirli bir ücret karşılığında kiraya verilirdi.][Aynı zamanda bağ, bahçe, arsa durumuna getirilen ekim toprağı için verilen vergi için de kullanılırdı.]. )
- IFS İLE L-SYSTEMS İLE CELLULAR AUTOMATA ile/||/<> FRAKTAL ÜRETİM
( Fraktal oluşturma yöntemleri. )
( Formül: F → F+F--F+F )
- İFŞÂ[Ar.] ile/||/<> DEŞİFRE[Fr. < DÉCHIFFRÉ]
( Gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma. İLE Çözülmüş, açıklanmış. )
- İFSÂD[< FESAD] değil/yerine/= BOZMA, FESÂDÂ UĞRATMA/UĞRATILMA
- İFSÂH[Ar. < FASÂHET] ile İFSÂH[Ar. < FÜSHAT] ile İFSÂH[Ar. < FESH]
( Açık ve düzgün söz söyleme. İLE Açma, genişletme. İLE Unutma, akıldan çıkarma, ihmal etme. )
- İFTA ile İFTAR/LIK ile İFTAR TOPU ile İFTAR VAKTİ ile İFTAR TABAĞI ile İFTAR YEMEĞİ ile İFTAR ZAMANI ile İFTAR SOFRASI
- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile İFTİDÂH/İFTİZÂH[Ar. < FADÂHAT/FAZÂHAT]
( Fidye vererek kölelikten kurtulma. İLE Kırma, kırıp ufalama. | Rezil/maskara olma. )
- İFTİHÂR (ETMEK)/MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANÇ (DUYMAK)/ÖVÜNÇ, ÖĞÜNMEK
- İFTİHAR ile İFTİHAR LİSTESİ
- İFTİKÂL[Ar.] ile İFTİKAR["ka" uzun okunur]
( Fazla çalışma, bir işte çok emek harcama. İLE Fakirlik gösterme. | Büyük/çok gereksinimi olma. | Alçakgönüllülük. )
- İFTİRÂS[Ar.] ile İFTİRÂZ[Ar. < FARZ]
( Yırtıp paralama, zorla yere yıkma. İLE Gerekli sayma, farz kılma. )
- İĞ ile İĞİPLİK
( Pamuk gibi şeyleri eğirmekte kullanılan, ortası şişkin, iki ucu sivri ve bunlardan biri, çoğu kez çengelli ağaç araç, eğirmen, kirmen. | Araba okunun ekseni. | Değirmen taşının ortasında bulunan ve üstündeki üst taşa geçen demir eksen. | İğiplik. İLE Mitoz bölünme sırasında oluşan, iğ biçimindeki uzantı. )
- İĞAĞACI ile İĞDE
( Anayurdu, Asya'nın dağlık bölgeleri olan, bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen, odunu, tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile karakalem resim yapılan küçük bir ağaç. İLE İğdegillerin örnek bitkisi olan bir ağaç. | Bu ağacın, zeytin biçiminde, kabuğu kırmızıya çalan, sarı renkte, beyaz unlu, tadı mayhoş yemişi. )
( EVONYMUS cum ELAEAGNUS )
- İĞBİRAR[Ar.] değil/yerine/= GÜCENME
- İĞDİŞ EDİLMİŞ ile İĞDİŞ EDİLMİŞ HAYVAN
( GELD vs. GELDING )
( بي تخمدانکردن ile اسب اخته )
( BEY TAKHMDANKARDAN ile ASB AKHTEH )
- IGNATIA BEANS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNATİA FASULYESİ
- IGNATIUS BOHNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İGNATİA
- IGNAZ SEMMELWEIS ile/ve/||/<> LOUIS PASTEUR
( 01 Temmuz 1818 - 13 Ağustos 1865 İLE/VE/||/<> 27 Aralık 1822 - 28 Eylül 1895 )
( )
- ROBINET A' POINTEAU[Fr.] / NADELVENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= İĞNE VANA
- İĞNEDENLİK ile İĞNEDEN İPLİĞE
- İĞNELEMEK ile İĞNELENMEK ile İĞNELETMEK ile İĞNE/LİK ile İĞNECİ/LİK ile İĞNELİ ile İĞNE ARDI ile İĞNE OYALI ile İĞNE OYASI ile İĞNELİ SÖZ ile İĞNE DELİĞİ ile İĞNE YAPRAK ile İĞNELİ FIÇI ile İĞNE YASTIĞI ile İĞNE YAPRAKLILAR
- İĞNEMSİ YAPRAKLAR = SERÎDİYYÜ'L-EVRÂK = FEUILLES ACICULAIRES
- IGNEOUS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNEOUS, MAGMATİK
- IGNORE vs. NEGLECT
- İĞRENME ile TİKSİNTİ ile İĞRENÇ
( DISGUST vs. DISGUSTED vs. DISGUSTING )
( تنفر ile انزجار ile بيزار کردن ile بيزاري ile نفرت ile منزجر کردن ile مشمئز کردن ile ضجور ile بري ile متنفر ile مشمئز ile منزجر ile بيزار ile نفرتآور ile نفرتانگيز ile بيزار کننده ile تهوع آور )
( TANFAR ile ENZEJAR ile BEYZAR KARDAN ile BEYZARY ile NAFARAT ile MANZAJR KARDAN ile MOSHMAEZ KARDAN ile ضجور ile BARY ile MOTANFAR ile MOSHMAEZ ile MANZAJR ile BEYZAR ile NAFARATAVAR ile NAFARTANGYZ ile BEYZAR KONANDEH ile TAHAVO AVAR )
- İĞSİ KÖK = CEZR-İ MİĞZELÎ = RACINE FUSIFORME
- İĞTİLÂ[Ar.] ile İĞTİLÂL[Ar.] ile İHTİLÂL[Ar. < HALEL, çoğ. İHTİLÂLÂT]
( Hızlı, çabuk yürüme. İLE İçme. | Giysiyi, üst üste giyme. | Hayvanın, çok susaması. İLE Bozukluk, bozulma, karışıklık, düzensizlik. | Bir devletin siyasi, toplumsal ve iktisadi yapısını ya da yönetim düzenini değiştirmek amacıyla tüze kurallarına ve yasalara uymaksızın güç kullanarak yapılan geniş halk devimi. )
- İĞTİLÂF[Ar.] ile İHTİLÂF[Ar. < HİLÂFET, çoğ. İHTİLÂFÂT] ile İTİLÂF[Ar. < ÜLFET, çoğ. İTİLÂFÂT]
( Kılıf içine girme. İLE Ayrılık, uymayış/uymama, anlaşmazlık, aykırılık. İLE Alışma, ülfet etme. | Uyuşma, uygunluk. )
- İGTİMÂD/İGMÂD[Ar. < GIMÂ] | İĞTİLÂF/İGLÂF[Ar. < GILÂF] [Ar.] ile İTİMAD[Ar. < AMD]
( Kınına/kılıfına sokma. İLE Dayanma, güvenme. | Emniyet, güven. )
- İGTİMÂS[Ar.] ile İGTİMÂZ[Ar.]
( Suya dalma. İLE Gözünü yumma. )
- İĞTİNAM[Ar.] değil/yerine/= YAĞMA
- İGUANA ile KALAKBAŞ/TEPEGÖZ
( ... İLE Kafalarının ön tarafında üçüncü bir "göz"leri vardır. [Işığa duyarlıdır ve büyük olasılıkla gövde ısısını düzenlemeye yarar.] )
( ... İLE 100 yıldan uzun yaşayabilirler. )
( ... İLE Yeni Zelanda'nın kıyılarındaki adalarda yaşarlar. [Serin adalarda yaşayabiliyorlar.] )
( ... İLE En ilkel sürüngenlerdir. )
( ... İLE Dişleri yoktur. [Tek parça bir çene kemikleri vardır.] )
( ... İLE Kıçlarını birbirine bastırarak çiftleşirler. )
( ... İLE Dişilleri 4 yılda sadece bir kez yumurtlar ve kuluçkaları 1 yıldan uzun sürer. )
( ... İLE Yavrunun, dişil mi eril mi olduğu, yumurta sıcaklığından anlaşılır. )
( ... İLE Nüfusu 2 kat daha fazla eril üretmektedir. [toplam 55.000 kadarlardır] )
( ... İLE İpe bağlı bir topu ısırıp bırakmadıkları için yakalanırlar. [Maymunların, sadece ellerinin girebileceği büyüklükteki bir delikten muzu almak üzere sepetten çıkartmak isterken ellerinin yumruk olmasıyla ve muzu bırakmamalarıyla yakalandıkları gibi] )
( [Maori dilinde] ... ile SİVRİ SIRTLI )
( ... vs. TUATARA )
( ... cum SFENEDON ailesi )
( CYCLOPS STRENUUS )
- [ne yazık ki]
İHÂNET ile/ve/değil CEHÂLET
( Kimse, kimseye ihanet edemez. Ancak kendi, kendine eder. )
- İHÂNET değil/yerine/>< SADÂKAT
( Sözler verilir, sözler unutulur; gün gelir, ihânet eden, sadâkat ister. )
- İHÂTA DUVARI ile/ve/||/<> İSTİNÂD DUVARI
( Daha kısadır.[Bahçe ya da binayı çevreler] İLE/VE/||/<> Daha uzundur. Yükseklik önemlidir.[Toprağın tipi ve kayması hesaplanarak kalınlık belirlenir.] )
( İncedir. İLE/VE/||/<> Kalındır[taşla örüldüğünden]. )
- İHATA ile İHATALI
- İHBARLAMAK ile İHBAR ile İHBARCI/LIK ile İHBARLI ile İHBAR TAZMİNATI
- İHDÂ[müennesi[Ar.] ile AHAD] ile İHDÂ'[Ar. < HEDİYYE]
( Bir. İLE Armağan yollama, hediye verme/etme/gönderme. )
- IHE/INTEGRATING THE HEALTHCARE ENTERPRISE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK GİRİŞİMCİLERİ BİRLİĞİ
- Herkesi katmadan KONUŞ!!!
- Hiçbir zaman diye kestirip atmadan KONUŞ!!!
- IHLAMUR ile JÜT[Bengal dilinden]
( ... İLE Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bengaldeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki. | Bu bitkinin liflerinden yapılan dokuma. )
( ... cum CORCHORUS CAPSULARIS )
- İHLÂS:
YANLIŞIN KARŞITI değil YALANIN KARŞITI
- İHLÂS[Ar.] ile İHLÂS[Ar. < HULÛS | çoğ. İHLÂSÂT]
( Bozma, sakatlama, halel getirme. İLE Temiz/doğru/hâlis sevgi. | Gönülden gelen dostluk, samimiyet, doğruluk, bağlılık. | Yalandan uzaklaşma. )
( HULUS[Ar.]: Gönül temizliği. )
- IHLENITE[İng.] ile/değil/yerine/= İHLENİT
- İHMAL/İHMALKÂRLIK değil/yerine/= SAVSAMA/SAVSAKLAMA/SAVSAKLIK/BOŞLAMA
- İHMAL ile GÖZARDI
( NEGLIGENCE vs. TO IGNORE )
- İHMÂL ve/||/<>/> İHTİMÂL/OLASILIK (ARTIŞI)
- [ne yazık ki]
İHMAL ile/ve/<> İŞGÜZARLIK
- İHMAL değil/yerine/= SAVSAKLAMA/SAVSAMA
- İHMALKÂR değil/yerine/= SAVSAK/SAVSAGAN/SAVSAMACI/BOŞLAGAN/BOŞLAMACI
- İHRAÇ ile İHRAÇÇI
- İHRACAT ile İHRACATÇI ile İHRACAT
( EXPORT vs. EXPORTER vs. EXPORTS )
( صادر کردن ile صادراتي ile کالاي صادره ile صدور ile صادرکننده ile صادر کننده ile صادرات )
( SADAR KARDAN ile SADARATY ile KALAY SADAREH ile SADVAR ile SADARKONANDEH ile SADAR KONANDEH ile SADARAT )
- İHRACAT ile İHRACATÇI/LIK
- İHRACAT/İHRAÇ değil/yerine/= DIŞSATIM
- İHSAN FAZLIOĞLU BETİKLERİNDE:
KENDİLİK ile/ve/||/<> KİMLİK
- İHSÂN[< HASEN (çoğ. İHSÂNAT)] -ile
( İYİLİK ETME | BAĞIŞ | VERİLEN, BAĞIŞLANAN ŞEY | LÜTF | BİR YERİ SAĞLAMLAŞTIRMA | İFFETLİ VE NAMUSLU OLMA )
- İHSÂN[Ar. < HISN] ile İHSÂN[Ar. < HASEN | çoğ. İHSÂNAT]
( Bir yeri sağlamlaştırma. | İffetli ve namuslu olma. İLE İyilik etme. | Bağış, bağışlama. | Verilen, bağışlanan şey. | İyilik, lütûf. )
- İHSÂNEN[Ar.] ile İHSÂNÎ[Ar.]
( İyilik ederek, bağışlayarak, ihsan suretiyle. İLE İhsana ait, ihsan ile ilgili, ihsan yoluyla. )
- İhsanlı KONUŞ!!!
- İHSÂS[Ar.] ile İHSÂS[Ar.] ile İHSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHSÂSÂT]
( Hisse verme/verilme, pay etme. İLE Kandırma. İLE Üstü kapalı anlatma, duyurma, sezdirme. | Duyum. )
- İHTÂ'[Ar.] ile İHTÂR[Ar. < HUTÛR | çoğ. İHTÂRÂT]
( Hataya düşürme/düşürülme. | Yanılma/yanıltılma. İLE Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. )
- İHTİBÂR[Ar.] ile TECRÎB[Ar.]
- İHTİBÂRSIZ İHTİYÂR ile/değil/yerine İHTİYÂR
( Deneyimsiz/ihtibarsız ihtiyâr, ne doğru, ne de sağlıklı olur. )
- İHTİCÂC[Ar.] ile İSTİDLÂL[Ar.]
- İHTİDÂ'[Ar. < HADA] ile İHTİDÂ'[Ar. < HİDÂYET] ile İHTİDÂ'/İHTİZÂ'[Ar.]
( Hilekârlık, hilecilik. | Aldatma, oyun etme. İLE Doğru yola girme. İslâm dinini kabul etme, müslüman olma. İLE Alçakgönüllülük/tevâzu. )
- İHTİDÂ'[Ar. < HİDÂYET] ile İMTİDÂD[Ar. < MEDD]
( ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK, TEVAZÛ [bkz. İHTİZÂ] | HÎLEKÂRLIK | ALDATMA | DOĞRU YOLA GİRME, HİDAYETE ERME | İSLÂM DİNİNİ KABUL ETME, MÜSLÜMAN OLMA )
- İHTİFÂL[Ar.] değil/yerine/= ANMA TÖRENİ
- İHTİFÂL[Ar.] ile İNFİÂL[Ar. < Fİ'L | çoğ. İNFİÂLÂT]
( Büyük kalabalıkla yapılan anma töreni. İLE Gücenme, darılma. )
- İHTİKÂK[Ar. < HİKKE] ile İHTİKAK["ka" uzun okunur]
( Değme, birbirine sürünme. | Kaşınma. İLE İki taraftan her birinin "hak benimdir" diye ayak diremesi. )
- İHTİKAR[Ar. < HAKARET] ile İHTİKÂR[Ar.]
( Hor, hakir görme. | Hakarete katlanma. İLE Halkın, yiyecek ve içecek gibi zorunlu gereksinimlerini ucuz ucuz toplayıp, fırsat bulunca pahalı satma, vurgunculuk, boğuntu, madrabazlık. )
- İHTİKAR ile İHTİKARCI/LIK
- İHTİKÂR ile İHTİLAS
( Vurgunculuk, vurgun. İLE Aşırma, para aşırma, aşırtı. )
- İHTİLÂB[Ar.] ile İHTİLÂB[Ar.]
( Aldatma, aldatılma. İLE Süt sağma. )
- İHTİLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÇARPINTI | ÇIRPINMA | SEĞİRME
- İHTİLAÇ ile İHTİYAÇ
( Çırpınma. İLE Gereksinim. )
- İHTİLÂF EKOLÜ ile/değil/yerine İTTİFAK EKOLÜ
- İHTİLÂF[< HİLÂFET] -ile
( AYRILIK, UYUŞMAZLIK, ANLAŞMAZLIK, AYKIRILIK )
- ÎHTİLÂF-ÜL MENZAR/PARALAKS değil/yerine/= IRAKLIK
- İHTİLÂF ile HİLÂF
( Köke ilişkin. İLE Basit bir konuya ilişkin. )
( Delillendirilen. Müdellel. İLE Delillendirilmeyen. Gayr-ı müdellel. )
( Kişiler arasında. İLE Yöntem(usûl) ve ilkelerde. )
( Olabilir. İLE Olmamalı. )
- İHTİLÂF ile İRTİDÂD[< REDD]
- İHTİLÂF ile İTİRAZ
- İHTİLÂF yerine İTTİFAK
- İHTİLÂF[Ar.] ile TEFÂVÜT[Ar.]
- İHTİLÂF ile TEFRİKA
- İHTİLÂK[Ar.] ile İHTİLÂK[Ar.]
( Traş etme/edilme. İLE Yalan uydurma. )
- İHTİLÂL[Ar.] değil/yerine/= DEVİRİ/DEVRİM
- İHTİLAL ile İHTİLALCİ/LİK
- İHTİLÂL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNKILÂP
( Başlar ve biter. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sürer. )
- İHTİMAL DAHİLİNDE[Ar.] değil/yerine/= OLASILIK İÇİNDE
- İHTİMAL ile İHTİMAM ile İHTİMALİ ile İHTİMALLİ ile İHTİMALLER HESABI
- İHTİMÂL değil/yerine/= OLASILIK
- İHTİMAM[Ar. < HEMM] ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR[Ar.]
- İHTİMÂM[Ar.] ile İHTİMÂM[Ar.] ile İHTİMÂM[Ar. < HEMM | çoğ. İHTİMÂMÂT]
( Süpürme. İLE Elemden/kederden dolayı uyuyamama. İLE Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. )
- İHTİMAM ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR
- İHTİMAM[< HEMM] ile/ve/||/<> İTİNÂ[< UNİYY]
( Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. İLE Çok dikkat etme. )
- İHTİMÂM[Ar. < HEMM] (GÖSTERMEK) değil/yerine/= ÖZEN (GÖSTERMEK)
- İHTİRA ile İHTİRAM ile İHTİRAS ile İHTİRAZ ile İHTİRASLI/LIK ile İHTİRASSIZ/LIK ile İHTİRASLICA ile İHTİRA BERATI ile İHTİRAM DURUŞU ile İHTİRAM KITASI ile İHTİRAM BİRLİĞİ
- İHTİRÂS[Ar. < HİRÂSET] ile İHTİRÂS[Ar. < HIRS] ile İHTİRÂZ[Ar. < HIRZ]
( Çekinme, sakınma, korunma. İLE Şiddetli istek/arzu. İLE Sakınma, çekinme. | Korkma. )
- İHTİRÂS[< HIRS] ile/ve/değil/yerine İŞTİYÂK[< ŞEVK]
( Gövdeye/fiziğe yönelik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Aşkınlığa yönelik. )
- İHTİRAS ile İTİRAZ
- İHTİRÂS değil/yerine/= TUTKU
- İHTİRAS ile/ve/> YABANCILAŞMA
- İHTİŞÂM[< HAŞMET] -ile
( ŞANLI GÖRÜNÜŞ, GÖSTERİŞ, DEBDEBE, TANTANA )
- İHTİŞÂM değil/yerine/= GÖRKEM/GÖZALICILIK
- İHTİŞAM ile İHTİŞAMLI/LIK ile İHTİŞAMSIZ/LIK
- İHTİŞAM[< HAŞMET] ile/ve/||/<> ŞATAFAT
( Şanlı görünüş, tantana, debdebe. | Büyüklük, gözalıcılık, gösterişlilik, görkem. İLE/VE/||/<> Süs ve gösteriş. )
- İHTİSÂR[Ar. < HASR]/İKTİSÂR/SIMPLIFICATION[Fr., İng.] ile KISALTMA
( Kısaltma tekniği. )
- İHTİSÂR[Ar.] ile ÎCÂZ[Ar.]
- İHTİSÂR değil/yerine/= SADELEŞTİRME
- İHTİSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHTİSÂSÂT] ile İHTİSÂS[Ar. < HUSÛS] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İ'TİSÂS[Ar.]
( Duyumsama/hissetme. | Duygulanma. İLE Bir ilim ya da sanat üzerinde fazla çalışarak onda derinleşmiş olma, uzmanlık. İLE Gece gezip dolaşma, bekçilik görevi görme. )
- İHTİSAS ile/ve ÂSÂR
- İHTİSAS ile/ve/değil/yerine İHSAS
- İHTİSASLAŞMAK ile İHTİSAS
- İHTİTÂB[Ar. < HUTBE] ile İHTİTÂB[Ar. < HATAB]
( Nikâhla isteme. İLE Odun toplama, odun kesme. )
- İHTİVÂ ETMEK değil/yerine/= İÇERMEK
- İHTİVÂ değil/yerine/= KAPSAMA
- İHTİYAÇ HALİNDE[Ar.] değil/yerine/= GEREK OLDUĞUNDA
- İHTİYAÇ HASIL OLUNCA değil/yerine/= GEREKTİĞİNDE
- İHTİYAÇ ile/yerine GEREKSİNİM
- İHTİYAÇ ile İHTİYAÇLI/LIK ile İHTİYAÇSIZ/LIK ile İHTİYAÇSIZCA ile İHTİYAÇ MOLASI
- İHTİYAÇ ve/=/<> İHTİYÂR
( İhtiyârımız[Hayır! deme bilgisi/gücü], bizi biz yapan, en öncelikli işleyiş, gereksinim ve bilgimizdir[mârifet]. )
- İHTİYAÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İHTİYAT
- İHTİYAÇ ile/ve/||/<>/> İMTİYÂZ
- İHTİYÂL[Ar.] ile İHTİYÂL[Ar. < HÎLE | çoğ. İHTİYÂLÂT] ile İHTİYÂL[Ar.]
( Kibirlenme, gururlanma, büyüklenme. İLE Hile yapma, düzen, oyun etme. İLE Korkma. )
(1996'dan beri)