Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(85/160)
- KONTEKS/T değil/yerine/= BAĞLAM
- KONTÖR yerine SAYAÇ
- KONTR[İt. < CONTRA] ile "KONTÖR"[İng. < COUNTER] | Fr. COMPTEUR]
( Karşıt. @@ Belirli bir sürenin bir birim olarak kabul edildiği ve telefonda toplam konuşma süresinin kaç birim olduğunu sayısal olarak gösteren araç. | Telefon, gaz, su vb.nde tüketim birimi. )
- KONTRA[İt. < CONTRA] ile KONTRAST[Fr. < CONTRASTE]
( Karşıt, karşı, aksi. | Kontrplak. İLE Karşıt, karşıtlık. )
- KONTRA ile KONTRAT ile KONTRATLI ile KONTRATSIZ ile KONTRA MİZANA
- KONTRAKTÜR/CONTRACTURE[İng.] değil/yerine/= BÜZÜLÜ KALIM
- KONTRAST/CONTRAST[İng.] değil/yerine/= KARŞIT
- KONTROL ETMEK/TEFTİŞ ETMEK değil/yerine/= DENETİM/DENETLEMEK
- KONTROL ETMEK ile ALANI KONTROL ET ile KONTROL LİSTESİ ile ÇEK TOPLAMI ile KONTROL ETMEK ile DENETLEYİCİ ile DAMALI ile DAMA ile KONTROL ETMEK ile KONTROL ETMEK
( CHECK vs. CHECK FIELD vs. CHECK LIST vs. CHECK SUM vs. CHECK UP vs. CHECKER vs. CHECKERED vs. CHECKERS vs. CHECKING vs. CHECKUP )
( چک ile خد ile ميدان مقابله اي ile سياهه مقابله ile مجموع مقابله اي ile معاينه کردن ile شطرنجي کردن ile شترنجي ile خانه خانه ile پيچازي ile خشت خشتي ile شطرنجي ile جنگ نادر ile چکرز ile مقابله ile معاينه عمومي )
( CHAK ile KHOD ile MYDAN MOGHABLEH AY ile SYANPANEH MOGHABLEH ile MAJMOO MOGHABLEH AY ile MOAYNAH KARDAN ile SHATRANJY KARDAN ile شترنجي ile KHANEH KHANEH ile پيچازي ile KHSHT KHSHTY ile شطرنجي ile JANG NADAR ile CHEKARZ ile MOGHABLEH ile MOAYNAH AMOMY )
- KONTROL BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK
- KONTROL ile KONTROL BLOĞU ile KONTROL KARTI ile KONTROL DEVRESİ ile KONTROL BİLGİSAYARI ile KONTROL MASASI ile KONTROL AKIŞI ile KONTROL IZGARASI ile KONTROL TUŞU ile KONTROL DİLİ ile KONTROL PANELİ ile KONTROL PORTU ile KONTROL ÇUBUĞU ile KONTROL DEPOSU ile KONTROL YAPISI ile KONTROL ÜNİTESİ ile KONTROL KELİMESİ ile DENETLEYİCİ ile KONTROL ETMEK
( CONTROL vs. CONTROL BLOCK vs. CONTROL CARD vs. CONTROL CIRCUIT vs. CONTROL COMPUTER vs. CONTROL DESK vs. CONTROL FLOW vs. CONTROL GRID vs. CONTROL KEY vs. CONTROL LANGUAGE vs. CONTROL PANEL vs. CONTROL PORT vs. CONTROL ROD vs. CONTROL STORE vs. CONTROL STRUCTURE vs. CONTROL UNIT vs. CONTROL WORD vs. CONTROLLER vs. CONTROLLING )
( تسلط ile مميزي ile استيلاء ile سلطه ile کنترل کردن ile ادارهکردن ile مهار ile مهار کردن ile بازبيني ile فرمان ile کنترل ile کنده کنترل ile کارت کنترل ile مدار کنترل ile کامپيوتر کنترل ile ميز کنترل ile گردش کنترل ile توري کنترل ile شبکه کنترل ile کليد کنترل ile زبان کنترل ile صفحه کنترل ile درگاه کنترل ile ميله کنترل ile انباره کنترل ile ساخت کنترل ile واحد کنترل ile کلمه کنترل ile بازبين ile مميز ile کنترل کننده ile سلطهجو )
( TASALT ile MAMYZY ile استيلاء ile SALTEH ile KONTERL KARDAN ile EDARECKARDAN ile MEHAR ile MEHAR KARDAN ile BAZABYNEY ile FARMAN ile KONTERL ile KANDEH KONTERL ile KART KONTERL ile MADAR KONTERL ile KAMPYVOTER KONTERL ile MYZ KONTERL ile GARDASH KONTERL ile TORY KONTERL ile SHABKEH KONTERL ile KELYD KONTERL ile ZABAN KONTERL ile SAFHEH KONTERL ile DARGAH KONTERL ile MYLAH KONTERL ile ANBAREH KONTERL ile SAKHT KONTERL ile VAHAD KONTERL ile KOLMEH KONTERL ile BAZABYNE ile مميز ile KONTERL KONANDEH ile سلطهجو )
- KONTROL ile KONTROLCÜ/LÜK ile KONTROL SAATİ ile KONTROL KALEMİ ile KONTROL KULESİ
- KONTROLÜ SONDA YAPMAK ile/yerine KONTROLÜ BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK
( TO CONTROL AT THE END vs. TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY
TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY instead of TO CONTROL AT THE END )
- KONTUR/CONTOUR[İng.] değil/yerine/= SINIR (ORGAN, TÜMÖR, VB.)
- KONTUR ile ...
( Resim sanatında kenar çizgisi. )
- KONTUR ile KONTUR HARİTASI
( CONTOUR vs. CONTOUR MAP )
( حدفاصل ile محيط مرئي ile نقشه برجسته )
( HADFASL ile محيط مرئي ile NAQSHEH BARJASTEH )
- KONU BİRLİĞİ ve/||/<>/> KAVRAMSAL TUTARLILIK ve/||/<>/> KURUMSAL OLUŞUM
- KONU/DURUM/BAŞLIK DEĞERLENDİRMEDE:
KOŞULLAR ve/||/<>/> OLANAKLAR ve OLANAKSIZLIKLAR ve/||/<>/> OLASILIKLAR ve/||/<>/> (ARA) ÇÖZÜMLER
- KONU EDİNİYOR ile/ve/değil/||/<>/< KONU EDİYOR
- KONU ve/> İDRAK ve/> MELEKE
- KONU ile/ve YÜKLEM ile/ve KESİNLİK/BURHAN
- KONU/KAVRAM/DURUM:
TARTIŞILABİLİR ile/ve/değil/yerine/< TARTIŞILMAYA DEĞER
- KONUKLUKTA ve/||/<> YEMEKTE ve/||/<> TOPLUMDA
( Gözümüze sahip çıkalım. VE/||/<> Elimize sahip çıkalım. VE/||/<> Dilimize sahip çıkalım. )
- [ne yazık ki]
KONU(ŞULAN)LARI:
"SULANDIRMA" ile/ve/||/<>/< "ÇOK BİLMİŞLİK"
- KONUM:
MATEMATİK(SALTIK/MUTLAK)
ile/ve/||/<>
ÖZEL(GÖRELİ)
- KONUM ile/||/<> YER DEĞİŞTİRME (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Konum anlık yer, yer değiştirme konum farkıdır )
( Formül: x İLE Δx=xson-xilk )
- KONUŞ ve/||/<>/> EĞLEN ve/||/<>/> TARTIŞ ve/||/<>/> KORU
( Arkadaş gibi. VE/||/<>/> Çocuk gibi. VE/||/<>/> Eş gibi. VE/||/<>/> Kardeş gibi. )
- KONUŞA KONUŞA (ANLAŞMAK)
- Konuşacağız da ne olacak? demeden KONUŞ!!!
- KONUŞKAN/LIK ile/ve/<> CANDAN/LIK
- KONUŞMA ANI/ ZAMANI ile ...
( MOMENT OF SPEECH )
- KONUŞMA ile/ve/> SOHBET
( ... İLE/VE/> Edeb varsa/girince. )
( İNSIBÂĞ[< SIBG]: Ortamda/mecliste bulunan kişinin boyasıyla boyanma. | Temizlenme. )
- KONUŞMADA/ANLATIMDA:
(KİŞİYİ) "KESMEK"/"DÜZELTMEK" değil/yerine (KİŞİNİN) SÖZÜNÜ "KESMEK"/"DÜZELTMEK"
- KONUŞMAK:
"AĞIZLA" ve/değil/||/<>/< AKILLA
- KONUŞMAK/YAZMAK ile/ve/yerine/değil/hem de YAPMAK/UYGULAMAK
( Bir kişinin bir şey yapıyor ya da yapmıyor gibi görünmesi çoğu zaman yanıltıcıdır. )
( [not] TO TALK/WRITE vs./and/but/also TO DO(/MAKE)/TO APPLY
TO DO(/MAKE)/TO APPLY instead of TO TALK/WRITE
What a man appears to do, or not to do, is often deceptive. )
- KONUŞMAK ile/ve/yerine DEMLEN(DİR)MEK
- KONUŞMAK ile/ve/değil DEMLEN(DİR)MEK
- KONUŞMAK DÜŞÜNMEYİ BİLMEK
- KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK
( Sessizlikle Bilgelik, Davranışlarla Krallık. )
( Konuşmak gereksinim olabilir fakat susmak sanattır. )
( Kişiye/insana, konuşmayı öğrenebilmesi için iki yıl, dilini tutmasını öğrenebilmesi için altmış yıl gereklidir. )
( Yarışılamaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Yarışılabilir. )
( Yaşam, konuşanların birbiriyle dalaşı, susanların ise barışıyladır. )
( Dışarıdakileri(nesneleri/kişileri/olayları/olguları/durumları) değiştirmek/geliştirmek istiyorsan... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> İçeriyi/içerdekileri/yaşamını(zihnindekileri) yani kendini değiştirmek/geliştirmek istiyorsan... )
( Konuşan, susabilenin hizmetkârıdır. )
( Wisdom by silence, royalty by behaviours. )
( [not] TO TALK vs./and/but/<> TO BE SILENT
TO BE SILENT instead of TO TALK )
( ... ile/ve/değil/yerine/<> HÖSMEK )
- KONUŞMALARDA/OTURUMLARDA:
GİRİZGÂH (YAPMAK) ile/değil/yerine/||/<> GİRİŞ (YAPMAK)
- KONUŞMAYI BİLMEK ve/= DÜŞÜNMEYİ BİLMEK
- Konuşmayı ehline bırakmak için SUS!!!
- KONUŞTURAN/KONUŞULAN REKLÂM ile/ve/<>/değil/yerine SATTIRAN REKLÂM
- KONUSU OLMAK ile PARÇASI OLMAK
( TO BE A SUBJECT OF vs./and TO BE PART OF )
- KONUŞU ile KONUŞUR ile KONUŞUŞ ile KONUŞUCU/LUK ile KONUŞUMLUK
- KONUŞULABİLİR HİKMET ile KONUŞULAMAZ HİKMET
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )
- KONUYU:
DAĞITMAK/"DAĞITTIM" ile/ve/değil/||/<>/< DALLANDIRMAK/DALLANDIRDIM
- KONUYU:
"DEĞİŞELİM" değil DEĞİŞTİRELİM
- KONUYU/SORUNU ...:
"ELE ALMAK" ile/ve/||/<> "MASAYA YATIRMAK"
- KONUYU:
"HAFİFLETMEK" ile "SULANDIRMAK"
- KONUYU:
"SULANDIRMAK" ile/ve/||/<> "BASİTLEŞTİRMEK"
- KONUYU/VERİLERİ/AYRINTILARI:
TEKRAR ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "AÇMAK"
- KONUYU:
YÜKSELTME ile/ve/||/<> DERİNLEŞTİRME
- KONUYU/"SORUNU" ELE ALMA:
ZAMANSAL/TARİHSEL ile/ve/||/<>/< KONU/SORUN İÇİNDE
- KONVEKS İLE KONKAV İLE STAR-SHAPED ile/||/<> ŞEKİL ÖZELLİKLERİ
( Geometrik cadlerin dışbükeylik özellikleri. )
( Formül: f(λx + (1-λ)y) ≤ λf(x) + (1-λ)f(y) )
- KONVEKS KÜME ile/||/<> KONKAV KÜME
( Konveks içindeki iki nokta arası doğru içerde, konkav dışarı çıkabilir )
( Formül: λx + (1-λ)y ∈ S İLE ∀λ∈[0 ile1] (konveks) )
- KONVEKS ile/||/<> KONKAV
( Konveks fonksiyonlar aşağı bükey İLE konkav fonksiyonlar yukarı bükey )
( Jensen tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )
- KONVEKSİYON/CONVECTION[İng.] değil/yerine/= ISI YAYIMI/ISIYAYIM
( Devinen nesnelerle belirli nicelikte ısının taşınması olayı, iletim. )
- KONVOY[Fr. < CONVOI] ile/ve/değil/yerine/= KAFİLE[Ar. çoğ. KAVÂFİL]["ka" uzun okunur]
( Aynı yere giden taşıt ya da yolcu topluluğu. | Savaş gemilerince korunan yük gemileri taşıt dizisi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/= Birlikte yolculuk eden topluluk, zümre, fırka. | Takım takım, sıra sıra gönderilen şeylerin her parçası. | Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü. )
- KONVÜLZİYON/CONVULSION[İng.] değil/yerine/= HAVALE
- KONYA ile KONYAK ile KONYALI/LIK
- KOOPERATİF EVLERİ KARŞISI PARK :
( Ayazağa Mahllesindedir. 1.391,22 m²'lik bir alanı kapsan, 961,41 m²'yeşil alanı ve 106,80 m² çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- KOOPERATİFÇİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOSYAL KOOPERATİFÇİLİK
( )
- KOORDİNASYON BİLEŞİĞİ ile/||/<> İYONİK BİLEŞİK
( Koordinasyon merkez-ligand, iyonik katyon-anyon bağıdır )
( Formül: [Fe(CN)₆]⁴⁻ İLE NaCl )
- COORDINATION NUMBER[İng.] / INDICE DE COORDINATION[Fr.] / KOORDINATIONSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOORDİNASYON SAYISI
- KOORDİNAT ile İZDÜŞÜM, KONAÇ/YERLEM
- KÖP ile KÖPRÜG ile KÖPSÜN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İç içe geçmiş, birbirine dolanmış. İLE Köprü. İLE Şilte, minder. )
- KOPARMAK ile/ve/değil/||/<>/< YOLMAK
- KÖPEK YILDIZI ile KÖPEK ile KÖPEK KÜREK ile KÖPEK EĞİTMENİ ile İNATÇI ile KÖPEK
( DOG STAR vs. DOG vs. DOG PADDLE vs. DOG TRAINER vs. DOGGISH vs. DOGGY )
( سگ نر ile کلب ile سگ ile شناي سگي ile شعرا ile سگ باز ile سگ صفت ile سگ کوچولو ile سگي )
( SAG NAR ile کلب ile SAG ile SHENAY SAGY ile SHERA ile SAG BAZ ile SAG SAFT ile SAG KUCHOLO ile SAGY )
- KÖPEK ile KANİŞ/RAKÎB/PODDLE[İng.< (Alm.: Suya atlamak. [ilk başta ördek avlamada kullanılmalarından dolayı])]
- KÖPEKBALIĞI ile BAKIR KÖPEKBALIĞI
- KÖPEKBALIĞI ile BALİNA KÖPEKBALIĞI
( ... İLE Ağırlığı, 35 tona varanları vardır. Gözleri çok küçük olduğundan, avlarını koku duyularıyla algılarlar. [İnsana saldırmazlar] )
( ... İLE Saatte 6.000 lt. su filtre edebilmektelerdir. )
( ... İLE 1000 metreye kadar ve daha derine dalabilirler. )
( ... İLE Derileri en kalın hayvanlardandır. Derilerinin üzerlerindeki beneklerle sıradışı ve harika bir görüntü sergilerler. [Herbiri kendine özgüdür. 1000'inin görüntü kaydı ortak ve açık bir veritabanında bulunmaktadır.] )
( ... İLE Ağırlıklı olarak plankton yiyerek beslenirler. )
( ... cum RHINCODON TYPUS )
- KÖPEKBALIĞI ile BAMBU KÖPEKBALIĞI
- KÖPEKBALIĞI ile/değil BEYAZ YÜZGEÇLİ KÖPEKBALIĞI
( ... İLE/DEĞİL Karşılaştıkları herşeyi yiyen bir tür. )
( ... İLE/DEĞİL Okyanus açıklarında yaşar. )
- KÖPEKBALIĞI ile BODUR FENER KÖPEKBALIĞI
( .. vs. DWARF LANTERNSHARK )
( ... cum ETMOPTERUS PERRYI )
- KÖPEKBALIĞI ile BOYNUZLU KÖPEKBALIĞI
( ... İLE Pasifik ve Hint Okyanusları'nın dip bölgelerindeki kumluklarda yaşarlar. )
( ... İLE Kıvrımlı bir burnu, sivri uclu omurgaları ve tuhaf görünüşlü yüzleri vardır. )
( ... vs. HORN SHARK )
( ... cum HETERODONTUS FRANCISCI )
- KÖPEKBALIĞI ile BOZ CAMGÖZ KÖPEKBALIĞI
( SHARK vs. COW SHARK )
( ... cum HEXANCHUS GRISEUS )
- KÖPEKBALIĞI ile BÜYÜK, BEYAZ KÖPEKBALIĞI / HARHARYAS[Tr.]
( ... İLE Dişleri 50.000 jilet kadar etkilidir. Öteki köpekbalıkları gibi çiğneme yeteneği yoktur. Avını, parça parça kopararak ya da tüm olarak yutar. )
( ... İLE Gözleri, en keskin köpek balığıdır. )
( ... İLE Avlandığı büyük bir av, onu, 1-2 ay idare edebilir. )
( ... İLE Brezilya kıyılarında, 80'den fazla, beyaz köpekbalığı türü bulunmaktadır. )
( ... cum CARCHARODON CARCHARIAS )
- KÖPEKBALIĞI ile ÇİZGILİ/PİJAMALI KÖPEKBALIĞI
- KÖPEKBALIĞI ile FIRFIRLI KÖPEKBALIĞI
( ... ile
)
- KÖPEKBALIĞI ile GOBLİN KÖPEKBALIĞI
( ... İLE http://www.youtube.com/watch?v=GjRSlnJ1rA4 )
( ... ile
)
- KÖPEKBALIĞI ile GRÖNLAND KÖPEKBALIĞI
( ... İLE 200-600 metre derinliklerde yaşayan, ağırlıkları 1 tonun üzerine çıkabilen ve uzunlukları 6,5 - 7 metreye kadar ulaşabilen köpekbalığı. )
( ... İLE Kuzey Anlantik Okyanusu, Kanada, İzlanda ve Norveç suları, ana yaşam bölgelerini oluşturmaktadır. Grönland civarında sıkça rastlandığından dolayı bu adla anılmaktadır. )
( ... İLE
)
( ... cum SOMNIOSUS MICROPHALUS )
- KÖPEKBALIĞI ile HARHARYAS
- KÖPEKBALIĞI ile HEMŞİRE KÖPEKBALIĞI
( Sürekli hareket halindelerdir. İLE Hareket etmeden durabilirler. )
( ... İLE Sadece gece avlanırlar. )
( ... İLE Karayipler'de yaşarlar. )
- KÖPEKBALIĞI ile JAPON TESTERE KÖPEKBALIĞI
( ... vs. JAPANESE SAWSHARK )
( ... cum PRISTIOPHORUS JAPONICUS )
- KÖPEKBALIĞI ile KAPLAN KÖPEKBALIĞI
( ... İLE Üzerlerindeki çizgilerin kaplanların çizgilerine benzemesinden dolayı bu adı alır. Her birinin çizgileri parmak izi gibi kendine özgüdür. )
( ... İLE Bu köpekbalıkları, öteki köpekbalıklarını da avlarlar. )
( ... cum GALEOCERDO CUVIER )
( ... vs. TIGER SHARK )
- KÖPEKBALIĞI ile KARA YÜZGEÇLİ RESİF KÖPEKBALIĞI
- KÖPEKBALIĞI ile KELER
( ... İLE Küçük köpekbalığı. )
( ... cum SQUALUS SQUATINA )
- KÖPEKBALIĞI ile LEOPAR KÖPEKBALIĞI
- KÖPEKBALIĞI ile MAKO KÖPEKBALIĞI
- KÖPEKBALIĞI ile MANTA(/YASSI KÖPEKBALIĞI)
( Suyu süzerek beslenirler. )
( Tropik ve ılıman sularda, diplerde yaşarlar. )
( Tüm balıklar arasındaki en büyük beyne sahiptir. )
- KÖPEKBALIĞI ile MAYMUNBALIĞI
( ... İLE Yuvarlak başlı, bir cins köpekbalığı. )
( ... cum SQUATINA VULGARIS )
- KÖPEKBALIĞI ile MEGALODON
( )
( ... vs. MEGALODON )
( ... cum CARCHAROCLES MEGALODON )
- KÖPEKBALIĞI ile MELEK KÖPEKBALIĞI
( ... vs. ANGEL SHARK )
( ... cum SQUATINA SAUATINA )
- KÖPEKBALIĞI ile ÖZKEDİBALIĞIGİLLER
( ... İLE Köpekbalıklarının, örtülü omurgalılara giren bir ailesi. )
- KÖPEKBALIĞI ile PAMUK KÖPEKBALIĞI
( ... İLE Liman denizlerde yaşayan, sırtı mavi, karnı beyaz, tehlikeli bir köpekbalığı. )
( ... cum CARCHARIUS GLAUCUS )
- KÖPEKBALIĞI ile PORTEKİZ KÖPEKBALIĞI
( ... vs. PORTUGUESE DOGFISH )
( ... cum CENTROSCYMNUS COELOLEPIS )
- KÖPEKBALIĞI ile SABANBALIĞI
( ... İLE Dev köpekbalığıgillerden, boyu beş metre kadar olabilen, kuyruğu sabana benzer bir köpekbalığı. )
( ... cum ALOPIAS VULPES )
- KÖPEKBALIĞI ile SİVRİ CAMGÖZ KÖPEKBALIĞI
( ... İLE Sahillerde, insana saldıran türü. )
- KÖPEKBALIĞI ile TAŞIL(FOSİL) KÖPEKBALIĞI
( ... İLE 750 yıla kadar yaşayabilmelerinden dolayı. )
( ... ile
)
- KÖPEKBALIĞI ile TEHLİKELİ/SALDIRGAN KÖPEKBALIĞI
( Koku alma ve işitme duyuları iyi gelişmiş olan köpek balıkları kan kokusunu 3 km. uzaktan alabilirler. )
(
ile ... )
( Dünyada, 500'ün üzerinde, köpekbalığı türü bulunmaktadır. )
(
)
( Köpekbalıkları, iki gözünü de kırpabilen tek balıktır. )
( ZÂT-ÜL-EFVÂH-İL-CENBİYYE: Köpekbalığı gibi ağzında güçlü ve keskin dişleri bulunan büyük, saldırıcı balıklar sınıfı.
KIRŞU ile ... )
( SHARK[< PUP] vs./and SHARKS IN PERIL )
( EL TIBURON con ... )
- KÖPEKBALIĞI ile ZANBEZİ KÖPEKBALIĞI
- KÖPEKLEMEK ile KÖPEKLENMEK ile KÖPEKLEŞMEK ile KÖPEK/LİK ile KÖPEKLİ ile KÖPEKSİZ ile KÖPEK DİŞİ ile KÖPEK SOYU ile KÖPEK ÜZÜMÜ ile KÖPEK BALIĞI ile KÖPEK SOĞANI ile KÖPEK BALIKLARI ile KÖPEK SARIMSAĞI
- KOPERNİK:
"MODERN ASTRONOMİNİN İLKİ" değil
ANTİK EVREN ANLAYIŞININ, SON TEMSİLCİSİ
- KOPMA:
(")İNCELDİĞİ(") YERDEN ile/değil/ne yazık ki "İNCİNDİĞİ/MİZ / İNCİTTİĞİ/MİZ" YERDEN
- KOPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZAKLAŞMAK
- KÖPRÜ ile KÖPRÜ İNŞAATI ile KÖPRÜ KAZIĞI ile KÖPRÜ
( BRIDGE vs. BRIDGE CONSTRUCTION vs. BRIDGE PILE vs. BRIDGEWORK )
( قرار ميگيرد ile پل ile جسر ile خرک ile پل سازي ile پايه پل )
( GHARAR MYGYRAD ile PEL ile جسر ile KHRAK ile PEL SAZY ile PAYYEH PEL )
- KÖPRÜ ile SU KEMERİ
( ... İLE Üzerinde, su yolu bulunan, kemerli köprü. )
- KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile KÜREK KEMİĞİ/KEBZE
( COLLAR BONE/CLAVICLE vs. BLADE BONE )
( CLAVICULE avec ... )
( TERKOVA ile ... )
- KÖPRÜCÜK ile KÖPRÜCÜK KEMİĞİ
- KÖPRÜLÜ MEHMET PAŞA ile/ve/||/<>/> FAZIL AHMET PAŞA ve MUSTAFA PAŞA
( Baba. İLE/VE/||/<>/> Oğulları. )
- FOAM, LATHER[İng.] / MOUSSE[Fr.] / SCHALE, KRUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÖPÜK, SABUN KÖPÜĞÜ
- KÖPÜK ile KİMYASAL ÇAPRAZ BAĞLI POLİETİLEN KÖPÜK
- KÖPÜK ile KÖPÜK KAUÇUK
( FOAM vs. FOAM RUBBER )
( کف کردن ile جوش وخروش ile کف بدهان آوردن ile ابرلاستيکي )
( KOF KARDAN ile JOOSH VAKHROSH ile KOF BADEHAN AVARDAN ile ABERLASTYKY )
- KOPUK/LUK ile/ BOŞ/BOŞLUK
- KOPULA ile ÇİFTLEŞMEK
( COPULA vs. COPULATE )
( عضو رابط ile جماع کردن )
( OZV RABET ile JOMA KARDAN )
- KOPYA ÇEKMEK ile/ve/değil "BAKMAK"
( [not] TO COPY vs./and/but "TO LOOK" )
- KOPYA değil/yerine/= EŞLEME
- KOPYA ile TAKLİT
( Nesnelerde. İLE İnsanda ve hayvanda. )
- KOPYA ile/değil TEKRAR
( ["not"] COPY vs./but REPETITION )
- KOPYALA ile KİTABI KOPYALA ile KOPYALAMA MAKİNESİ ile KOPYALAMA ile KOPYACI
( COPY vs. COPY BOOK vs. COPY MAKER vs. COPYING vs. COPYIST )
( نسخه بر داشتن ile المثني ile کپي کردن ile رونويس کردن ile نسخه برداري ile واگيره برداشتن ile سرمشق ile سواد ile استنساخ کردن ile رونويس ile رونوشت ile سواد برداشتن ile جلد ile واگيره ile نسخه ile کپيه ile مجلد ile دفتر مشق ile مشابهسازي ile کپي برداري ile استنساخ ile رونويسي ile سواد بردار )
( NASKHEH BAR DASHTAN ile المثني ile KAPY KARDAN ile RONOYS KARDAN ile NASKHEH BARDARY ile VAGYRAH BARDASHTAN ile SARMASHGH ile SAVAD ile ESTENSAKH KARDAN ile رونويس ile RONOSHT ile SAVAD BARDASHTAN ile JOLD ile VAGYRAH ile NASKHEH ile KAPYYEH ile MOJOLD ile DAFTAR MOSHGH ile MOSHABACPEHSAZY ile KAPY BARDARY ile ESTENSAKH ile رونويسي ile SAVAD BARDAR )
- KOPYALAMAK ile KOPYALANMAK ile KOPYALAYABİLMEK ile KOPYA ile KOPYACI/LIK ile KOPYA FİLM ile KOPYA KALEMİ ile KOPYA KAĞIDI ile KOPYA DEFTERİ ile KOPYA MÜREKKEBİ
- KÖR GÖZE PARMAK ile/ve/||/<> AVA GİDERKEN AVLANMAK ile/ve/||/<> CİN OLMADAN, ADAM ÇARPMAK ile/ve/||/<> DİMYAT'A, PİRİNCE GİDERKEN, ELDEKİ BULGURDAN OLMAK
- KALMA!:
KÖR ve/||/<> SAĞIR ve/||/<> DİLSİZ
( Geçmiş(in)e. VE/||/<> Şimdi'(n/y)e. VE/||/<> Geleceğ(in)e. )
- [ne yazık ki]
KÖR ŞİDDET ile NEDENSİZ ŞİDDET
- KÖR ile ÇIKMAZ SOKAK ile KÖRBAĞIRSAK ile KÖR KALPLİ ile KÖR NOKTA ile KÖRÜ KÖRÜNE ile KÖRLÜK
( BLIND vs. BLIND ALLEY vs. BLIND GUT vs. BLIND HEARTED vs. BLIND SPOT vs. BLINDLY vs. BLINDNESS )
( نابينا کردن ile ضرير ile روشندل ile کور کردن ile نابينا ile خيره کردن ile کور ile کوچه بي دررو ile اعور ile کور دل ile کور باطن ile نقطه ضعف ile نقطه کور ile عليالعميا ile تعبداً ile مانند کورها ile کورکورانه ile کوري ile نابينائي )
( NABYNA KARDAN ile ضرير ile ROSHANDEL ile KOR KARDAN ile NABYNA ile KHYRAH KARDAN ile KOR ile KUCHEH BEY DARRO ile اعور ile KOR DEL ile KOR BATAN ile NAGHTEH ZAF ile NAGHTEH KOR ile عليالعميا ile تعبداً ile MANAND KOREHYA ile KORKORANEH ile کوري ile NABYNAYEY )
- KORDON[Fr. < CORDON] ile/ve/||/<> KABLO[Fr. < CABLEAU]
( Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. | Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. | İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. | İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar ya da mobilya süsü. | Teneke ve çinko nesnelerin üstüne süs yapmak için kullanılan araç. İLE/VE/||/<> Elektrik akımı iletiminde kullanılan ve yalıtkan bir nesne ile sarılı bulunan metal tel. )
- KORDON ile KORDON BÜKÜCÜ ile KABLOLU ile KABLOSUZ ile KORDON BENZERİ ile KORDONLAR
( CORD vs. CORD TWISTER vs. CORDED vs. CORDLESS vs. CORDLIKE vs. CORDS )
( سيم ile تار ile وتر ile حبل ile طناب ile زهتاب ile طناب دار ile بدون سيم ile وتري ile اوتار )
( SYM ile TAR ile VOTER ile HEBL ile TANAB ile ZEHTAB ile TANAB DAR ile بدون سيم ile وتري ile OTAR )
- KORDON ile KORDONE ile KORDON BOYU
- KORDON[Fr. < CORDON] ile KORDONE[Fr. < CORDONNET.] ile KORDON[Fr.] ile KORDON[Fr.]
( Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. | Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. | İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. | İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar ya da mobilya süsü. | Teneke ve çinko nesnelerin üstüne süs yapmak için kullanılan araç. İLE Sim ya da gümüş ipliklerin bükülmesiyle hazırlanan ve el işlemelerinde kullanılan ince kordon. İLE Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. | Kıyı şeridi. | Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İLE Göbek bağı. )
- ... değil KÖREBE
- KORELE/CORRELATED[İng.] değil/yerine/= BAĞINTILI
- KÖRELTMEK ile AÇIKÇA ile AÇIK SÖZLÜLÜK
( BLUNT vs. BLUNTLY vs. BLUNTNESS )
( بي تعارف ile کند کردن ile بي پرده ile بي نوک ile بالصراحه ile صراحت )
( BEY TAAREF ile KAND KARDAN ile BEY PARDEH ile BEY NOK ile بالصراحه ile SARAHAT )
- KÖREŞE ile KIRÇ
( Yerdeki karın yüzeyindeki buzlu tabaka. İLE Kışın, sisli havalarda, ağaç dallarını, toprak çıkıntılarını vb. yerleri kaplayan buz tabakası. )
- KÖRFEZ ile FİYORT[Norveççe]
( Norveç, İskoçya ve Kuzey Amerika kıyılarında, buzulların oluşturdukları dik yamaçlı, derin ve eski buzul koyaklarının aşağı kesimlerinin deniz altında kalmasıyla oluşan körfez. )
- KORİDOR[İng./Fr. < CORRIDOR] değil/yerine/= ARALIK/GEÇENEK
- KORİNDON[Fr. < CORINDON] = BOKSİT[Fr. < BAUXITE]
( Birleşimi alüminyum oksit olan, cam parlaklığında, saydam ve türlü renklerde, elmastan sonra en sert mineral, alüminyum taşı. )
- KORİST değil/yerine/= KÜMEKÇİ
- KORKAĞIN "KILICI" ile/değil/yerine/>< CESURUN BAKIŞI
- KORKAK/LAR ile/ve/değil/yerine KAÇAN/LAR
- KORKAK ile/ve/<> KAYPAK
- KORKAK ile KORKAKLIK ile KORKAKÇA
( COWARD vs. COWARDICE vs. COWARDLY )
( بيدل ile شخص جبون ile ترسو ile ضعيفالنفس ile بزدل ile نامرد ile بي جرات ile ادم بي رگ ile بيرگ ile بيدلي ile نامردي ile ترسويي ile بيرگي ile بيغيرتي ile بزدلي ile بي حميت )
( BEYDEL ile SHKHS JABON ile TARSO ile ضعيفالنفس ile BOZDEL ile NAMARD ile BEY JARAT ile ADAM BEY RAG ile BEYRAG ile بيدلي ile نامردي ile TARSOYY ile BEYRAGY ile بيغيرتي ile بزدلي ile BEY HAMYT )
- KORKAK/LIK ile/ve/değil/yerine AKIL/LI/LIK
( Bir şeyin, haklı olduğunu bildiğin halde, o şeyden yana çıkmazsan, korkaksın demektir. )
- KORKAKLIK ile/ve/değil/||/<>/< KORUMA
- KORKAK/LIK ile/ve/||/<>/> NUMARACI/LIK
- KORKAN ile/değil/yerine/>< GÜVENEN
( "Sahiplenir". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sahip çıkar. )
- KORKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇEKİNMEK
( [not] FEAR vs./and/but/||/<>/>/< AVOID
AVOID instead of FEAR )
- KORKMAK ile/değil HATIRINI KIRMA ÇEKİNCESİ
- KORKMAK ile KORUMAK ile KORKULMAK ile KORKABİLMEK ile KOR ile KORE ile KORO ile KORT ile KORU/LUK ile KORECE ile KORELİ ile KORUCU/LUK ile KORO HALİNDE
- KORKMAK ile/ve "NE DER/LER?" [DÜŞÜNCESİ]
- KORKMAK ile/değil SAVUNMAYA GEÇMEK
( [not] AFFRAID vs./but TO GET IN DEFENSE )
- KORKMAK ile/ve/değil ŞÜPHE
( [not] FEAR vs./and/but DOUBT/SUSPICION )
- KORKMAK ile ÜRKMEK
( TO FEAR vs. TO BE FRIGHTENED )
( ... cum TIMID(US) )
- KORKMAK ile/ve/değil UZAK KALMAK
- KORKU + BİLGİSİZLİK = NEFRET
- KORKU(HAVF) ile HAŞYET(ALLAH'TAN KORKMA) ile İTTİKÂ ile HEYBET
( Korku peşimizi bırakmaz. Tüm çalışıp çabalamamız, ölüm korkusundan. Halbuki, korku gitmeyince Allah dostu olamayız. )
( Korkunun bir bölümü, Allah'ın "Rezzâk-ı Âlem" olduğunu anlayınca gider. )
( İhanet bitsin, kanundan da, hemcinsinden de, Allah'tan da korkmazsın. )
- KORKU/KORKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAYGI/SAYMAK
( Korkuyu yenmek, bilgeliğin başlangıcıdır. )
( Tanrı'yı düşünmeden önce, kendinizi kabul etmek zorundasınız. )
( Before you think God, you must accept yourself. )
( FEAR vs./and RESPECT
RESPECT instead of FEAR )
- KORKU ve ÜZÜNTÜ değil/yerine/>< BİREŞİM(TEVHİD)
( Gelecekle ilgili. VE Geçmişle ilgili. DEĞİL/YERİNE/>< Şimdide. )
- KORKU ve/> BERRAKLIK ve/> ERK(GÜÇ) ve/> YAŞLILIK
( BİLGİ KİŞİSİ
Görüşmelerimiz sırasında, ... tutarlı bir biçimde, "bilgi kişisi" sözcüklerini kullanıyor ya da bu kavrama göndermeler yapıyordu. Ama bununla ne demek istediğini hiç açıklamamıştı. Bunu, ona sordum.
"Bilgi kişisi, öğrenimin zorluklarına katlanmayı göze almış kişidir," diye yanıtladı. "Acele etmeden, bocalamadan, erk ve bilgi gizlerinin sökülmesi, çözülmesi yolunda, gidebileceği son aşamaya varmış olan bir kişidir."
"Her isteyen, bilgi kişisi olabilir mi?"
"Hayır, herkes olamaz."
"Bilgi kişisi olmak için insan ne yapmalıdır öyleyse?"
"Dört doğal düşmanına meydan okuyup onları yenmelidir."
"O dört düşmanını yenen bir kişi, bilgi kişisi olur mu?"
"Evet. Ancak, dört düşmanının her birini yenebilen kişiye, 'bilgi kişisi' denir."
"Bu düşmanları yenen herkes, 'bilgi kişisi' olur mu?"
"Hepsini yenen herkes, 'bilgi kişisi' olur."
"Bu düşmanlarla savaşıma geçmeden önce, yapılması gereken başka şeyler yok mudur?"
"Yoktur. Her isteyen, bilgi kişisi, olmayı deneyebilir ama çok azı gerçekten başarır bu işi -doğal bir şey bu-. Bilgi kişisi olma yolunda karşılaşılan düşmanlar, gerçekten korkunç şeylerdir; çoğu kişi, yenik düşer onlara."
"Nasıl düşmanlar bunlar, ... ?
Düşmanlar konusunda konuşmak istemedi. Bu konuyu anlamam için daha çok zaman olduğunu söyledi. Sözü değiştirmemek amacıyla benim bir bilgi kişisi olup olamayacağımı sordum. Bunu kimsenin kestiremeyeceğini bildirdi. Ama bir bilgi kişisi olup olamayacağımı gösteren herhangi bir ipucu bulunup bulunmadığını ısrarla sorunca, bunun, o dört düşmanla savaşımımın sonucuna bağlı olduğunu -onları yenebiliyor muyum yoksa onlara yeniliyor muyum- ama o savaşımın sonucunu şimdiden bilmesinin olanaksızlığını belirtti.
"Savaşımın sonucunu görebilmek için büyü yapmak ya da fala bakmak olanaklı mıdır?" diye sordum. Hiçkimsenin, ne araç kullanırsa kullansın, bu savaşımın sonucunu önceden bilemeyeceğini, kesin bir dille anlattı. Neden olarak da bilgi kişisi olmanın, geçici bir şey olduğunu gösterdi. Bu noktayı açıklamasını istediğimde, yanıtı şöyle oldu:
"Bilgi kişisi olmak sürekli değildir! Bir kişi, tam olarak bilgi insanı olamaz. Ancak, çok kısa bir an için olunuverir. Dört düşmanı yendikten sonra!"
"Söylesene, nasıl düşmanlar bunlar?"
Yanıt vermedi. Yine üsteledim ama konuyu değiştirdi ve başka şeyler anlatmaya başladı.
( Ertesi gün... )
Gitmeye hazırlanıyorken, birden, bilgi kişinin düşmanlarını yine sormak geldi içimden. Uzun süre uzakta kalacağımı, söyleyeceklerini yazarsam, bu konuları düşünme fırsatını bulabileceğimi anlatarak onu ikna etmeye çalıştım.
Bir süre, ikircikli, bekledi; sonra konuşmaya başladı:
"Bir kişi, öğrenmeye başlayınca, amaçlarının neler olduğunu kesin olarak bilmez. Başka bir niyeti vardır, amaçları belirgin değildir. Hiçbir zaman gerçekleşemeyecek ödüller ummaktadır. Çünkü, öğrenmenin "zorluklarını" bilmiyordur henüz."
"Yavaş yavaş öğrenmeye başlar -önceleri azar azar, sonra da büyük parçalar halinde-. Çok geçmeden, düşünceleri çatışır. Öğrendiği şey, umduğu, düşlediği gibi çıkmamıştır; bu durum, onu korkutur. Öğrenim, hiç de beklendiği gibi olmamıştır. Öğreniminin her adımı, yepyeni görevler yükler kişiye; kişinin korkuları, acımasızca birikir, baş kaldırır. Bir savaş alanına döner yaşamı.
"İşte, doğal düşmanların birincisiyle böyle karşılaşılır: Korkuyla! Yenmesi güç, hain, korkunç bir düşmandır korku. Tüm yol boyunca saklanır, ummadığın yerlerde, sinsi sinsi bekler seni. Eğer, onu karşında gördüğün zaman, kaçmaya başlarsan, unut artık bilgiye ulaşmayı."
"Korkup kaçan kişiye ne olur?"
"Bir şey olmaz. Ama öğrenemez bir daha. Korkusunu göğüslemesi, korkusuna karşın, öğrenme yolunda, bir adım daha ilerlemeyi göze alması gerekir. Bir adım daha, bir adım daha. Korkuyla dolmalı... Evet! Ama korksa da ilerlemeyi sürdürmeli, durmamalı! Bu işin yöntemi böyledir! Bu birinci düşmanın, pes edeceği bir an gelecektir. Kişiye, güven gelir. Niyeti daha da güçlenir. Öğrenmeyi, öyle korkutucu bir şey gibi görmez artık."
"Bu sevinçli an gelince, birinci doğal düşmanını yendiğini çok iyi bilir kişi."
"Hemen mi olur bu, yoksa, azar azar mı?
"Azar azar olur ama korkusunun kaybolması çabuk olur. Birdenbire olur."
"Ama yeni bir şeyler gelirse başına, yine korkmaz mı kişi?"
"Hayır. Korkusunu, bir kez yitirmeyegörsün. Kişi, artık yaşamında korku nedir bilmez. Korkunun yerini, zihin berraklığı alır -korkuyu silen bir zihin berraklığı-. Artık, o kişi, ne istediğini biliyordur; o isteklerini nasıl doyuracağını da biliyordur. Yeni öğrenimleri kazanmak için adımlarını nasıl atması gerektiğini sezer; her şey apaçık çıkmıştır ortaya. Artık, hiçbir şey saklı değildir bu kişiden."
"Bu da, ikinci düşmanın karşısına çıkarır onu: Berraklık! Ulaşılması, o denli zor olan zihin berraklığı, korkuyu kovar ama kör eder insanı aynı zamanda."
"Kişinin, kendinden kuşku duymasına yol açar, istediği şeyi yapabileceği inancını verir ona. Çünkü, o kişi, artık, herşeyi apaçık görebilmektedir. Berraklığın yüreklendirdiği kişi, bir türlü durmak bilmez. Ama büyük bir hata yapmaktadır. Bu işin, bir eksik yanı vardır. Kişi, kendini bu sözde erke bırakırsa, ikinci düşmanına boyun eğmiş sayılır. Ve öğrenme diye bir şey kalmaz. Sabırlı olması gereken yerde aceleci olacak ya da acele edilmesi gereken yerde sabırlı olmayı yeğleyecektir. Zaman gelecek, artık, yeni bir şey öğrenme yetisini yitirecektir."
"Bu tür bir yenilgiye uğrayan kişiye ne olur? Ölür mü?"
"Hayır, ölmez. İkinci düşmanı, bu kişinin, bir bilgi insanı olma çabasını kösteklemiştir; artık, bu kişi, bilgi insanı olmayı istemek yerine, devingen, kıvrak bir savaşçı olmayı yeğleyebilir. Ya da soytarı olmayı. Ne var ki, kendine pek pahalıya mal olan o berraklık, hiçbir zaman karanlığa ve korkuya dönüşmeyecektir. Yaşam boyunca, her şeyi açıkça görecektir ama yeni bir şey öğrenemeyecektir, öğrenme özlemi çekmeyecektir."
"Ama yenilmemek için yapabileceği bir şey yok mudur?"
"Korkuyu nasıl aşmışsa yine öyle yapmalıdır. Berraklığa, meydan okumalıdır. Elde ettiği berraklığı, önünü daha iyi görüp yeni adımlarını ona göre atmak için kullanmalıdır. En önemlisi de, berraklığının, bir yanlışlık sonucu ortaya çıktığını düşünmelidir. Ve öyle bir an gelecektir ki, bu berraklığın, gözleri önündeki bir noktadan başka bir şey olmadığını anlayacaktır. Böylece, ikinci düşmanını da yenmiş olacaktır. Artık, hiçbir şeyin, ona zarar veremeyeceği bir yere ulaşacaktır. Bu, bir hata olmayacaktır. Bu, gerçek bir erk(güç) olacaktır."
"Bu yere ulaşınca, ardından koştuğu erke, sonunda kavuştuğunu bilecektir. Ne isterse yapar artık bu erkle. Dostu, onun buyruğundadır artık. Ne isterse, yasa odur. Çevresinde ne varsa görmektedir. Ne var ki, üçüncü düşman dikiliverir karşısına: Erk!
"Düşmanların en güçlüsüdür erk. En doğal şey, ona boyun eğmektir. Öyle ya... O kişinin buyruğunda değil midir erk!? Buyurur; kimi sakıncaları göze ala ala, kendi yasalarını, kendi yapar. Çünkü, buyruk ondadır."
"Bu durumdaki biri, yaklaşmakta olan üçüncü düşmanın, pek farkına varmaz. Bir bakmışsın, birdenbire, haberi bile olmadan yitivermiş savaşımı. Düşmanı, onu, kıyıcı, tutarsız bir adam haline getirivermiş..."
"Erkini yitirir mi?"
"Hayır, berraklığını da erkini de hiçbir zaman yitirmez."
"Bilgi kişinindan farkı nedir, öyleyse?"
"Kendi erkine yenilen bir kişi, onu, doğru dürüst yönlendiremeden ölür gider. Yazgısının üstüne, yük gibi biner erki. Böyle biri, kendini yönetemez ve bilmez erkini, ne zaman ya da nasıl kullanması gerektiğini."
"Bu düşmanlardan birine yenilirsen, bu kesin bir yenilgi mi demektir?"
"Evet, kesin yenilgi olur bu. Bu düşmanlardan biri, insanı yenmeyegörsün, artık yapılabilecek bir şey kalmaz."
"Örneğin, erke yenilen bir kişi, yanlışını görerek, durumu düzeltebilir mi?"
"Düzeltemez. Bir kere yenilmeyegörsün, işi bitmiştir artık."
"Ya geçiciyse erke aldanması; ya erki teperse zamanında?"
"Savaşım sürüyor sayılır o durumda. Hâlâ 'bilgi insanı' olmaya çalışıyor demektir bu. Artık, hiç çabalamıyorsa, kendini koyuverirse yenilmiş olur bu kişi ancak."
"Ama bir insan yıllarca korkuya yenik düşebilir ve sonunda korkusunu yenebilir."
"Hayır, doğru değildir bu. Korkuya kapılırsan, korkuyu yenemezsin; çünkü, öğrenmekten ürküyorsundur, öğrenmek için çaba göstermiyorsundur. Ama korkusunun içinde yıllar boyunca sürdürürse öğrenme çabasını, ola ki, korkusunu yenebilir. Çünkü, kendini, korkuya tümüyle bırakmamıştır."
"Üçüncü düşmanı nasıl yeneriz?"
"Ona karşı çıkarak. Bile bile... Kendimizin olmadığını kavrayarak. Tüm öğrendiklerimizi, dikkatle ve inançla kullanarak, sürekli olarak sınırlarımızı zorlamayarak... Kendimizi denetleme durumunda, berraklığın ve erkin, hatalardan da kötü olduğunu görebilirsek, her şeyi denetimimiz altında bulundurduğumuz bir noktaya erişebiliriz. İşte, o noktada, erkimizi nasıl ve ne zaman kullanabileceğimizi biliriz. Üçüncü düşmanı böylece yenmiş oluruz."
"Bu da kişiyi, öğrenim yolculuğunun sonuna getirir. Bir de ne görürsün! Sonuncu düşman, karşına dikilmiş durmaktadır: Yaşlılık! Düşmanların en acımasızıdır bu. Hiçbir zaman, tümüyle yenemeyeceğimiz bir düşman... Sürekli olarak savaşıp uzak tutmaya çalışmaktan başka yapılacak bir şey yoktur."
"İşte, bu dönemde, kişi, hiçbir şeyden korkmaz; zihni berraktır, sabırsız değildir -tüm erkleri denetimi altındadır-. Ne var ki, bu dönem, aynı zamanda, boyun eğmeyen bir dinlenme isteğinin ortaya çıktığı bir dönemdir. Bir yere uzanmak, unutmak isteğine bırakırsa kendini; yorulur yorulmaz, sürdürdüğü çabayı bırakırsa, son olanağını kaybetmiş olur. Titrek, yaşlı bir yaratık durumuna sokuverir onu düşmanı. Çekilme arzusu, tüm berraklığını, erkini ve bilgisini bastırır."
"Ama kişi, silkinir de yorgunluğundan sıyrılır, yaşamının gereklerini sürdürürse, bu son yenilmez düşmanıyla savaşımda bir an bile olsa başarılı olursa, işte o zaman 'bilgi insanı' olmuş demektir. Berraklığın, erkin ve bilginin egemen olduğu bu an, yeterlidir onun için." )
- KORKU[PHOBOS] ile/ve/<> DEHŞET[DEIMOS]
( Mars'ın uydularının ve ["savaş tanrısı"] Ares'in aracını çeken atların adı. )
( 1877 - ASAPH HALL )
- KORKU > DEHŞET > NEFRET/(><)HAYRANLIK
- KORKU ile/ve/||/<> DENETİM ODAKLI KORKU
- KORKU ile/ve/değil/yerine DİKKAT
- KORKU ile HAVF ile İTTİKÂ
( ... İLE Sevdiğini gücendirme korkusu. İLE Sakınma, Allah'tan korkma. )
- KORKU ile/ve İHÂNET
- KORKU ile/ve/> KAÇMAK
- KORKU ile/ve/||/<> KIZMA/ÖFKE ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ/ÜZÜLME ile/ve/||/<> UTANMA/UTANÇ[>< AÇGÖZLÜLÜK] ile/ve/||/<> İĞRENME/TİKSİNTİ | ile/ve/||/<> SEVİNÇ(NEŞE)/COŞKU ile/ve/||/<> ŞAŞIRMA/ŞAŞKINLIK/HAYRET
( Farklı coğrafyalarda yaşayıp farklı dilleri konuşsa da yeryüzünde yaşayan tüm bireyler, şu 6 ya da 7 duygu-durum için aynı yüz ifadesi ve mimikleri kullanıyor. )
(
)
(
)
- KORKU değil/yerine/>< ŞÜKRAN
- KORKU ile/ve/değil/yerine TARİH BİLİNCİ
( Ulusların uygarlık seviyesini, tarih incelemelerindeki çaba ve becerilerine göre belirlemek olanaklıdır. )
- KORKU ile/ve/değil/yerine TEDBİR
( [not] FEAR vs./and/but PRECAUTION
PRECAUTION instead of FEAR )
- KORKU ile/ve UTANMAK
( FEAR vs./and SHAME )
- KORKU ve/||/<>/< ZARAR GÖRMEK
- KORKULMASI GEREKEN:
HATA YAPMAK ile/değil/> AYNI HATALARI TEKRAR (TEKRAR) YAPMAK
( Korkmayalım! İLE/> Korkalım! )
- KORKULUK ile BOSTAN KORKULUĞU/MİCDÂR[Ar.]/ÜFÇE[Fars.]
- KORKUNÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLGİNÇ
- KORKUTAN ile/ve/||/<> KORKAN
( Korkutanlarla ile korkanlar arasında sessiz bir suç ortaklığı vardır. )
- KORKUTMA ile/ve/değil/yerine UYARMA
- KORKUTMAK ile KORKUTABİLMEK ile KORKU/LUK ile KORKUT ile KORKUŞ ile KORKULU ile KORKUSUZ/LUK ile KORKULUKLU ile KORKUSUZCA ile KORKULUKSUZ ile KORKU DAMARI
- KORKUTUCU/LUK ile/||/>< GÜLÜNÇ/LÜK
( "Korkutucu olmaya" çalışırken, abartı ölçüsü artırılırsa korkutuculuktan kolaylıkla gülünçlüğe düşülebilir/düşülür. )
- KÖR-KÜTÜK (SARHOŞ OLMAK)
- KORKUYA DAYALI "SAYGI" ile/değil/yerine SAYGI
- KÖRLER ÇARŞISINDA ve/||/<> SAĞIRLAR ÇARŞISINDA
( Ayna satma! VE/||/<> Gazel atma! )
- KÖRLÜK/SAĞIRLIK(IN NEDENİ) ile/ve/||/<> TIKANIKLIK('IN NEDENİ)
( Olanaklar/olanaklılık, rahatlık. İLE/VE/||/<> Yeti/yetenek, becerme, başarı. )
- KÖRLÜK:
ZİHİNSEL ile/ve/||/<> İŞLETME ile/ve/||/<> BENCİL
( Kendi eksiklerini "görememe". İLE/VE/||/<> Şirketinde tekrarlayan yanlışlara karşı oluşan "görememe". İLE/VE/||/<> Dost eleştirisine, "niyet okuyarak", inanmamak. )
- KÖRLÜK ile/||/<> AMAROZİS
( ... İLE/||/<> Sinirsel körlük. | Fugaks geçici körlük. )
- KÖRLÜK ile "DAĞ KÖRLÜĞÜ"
- KÖR/LÜK ile/ve/değil/||/<>/< DİKKATSİZ/LİK / ÖZENSİZ/LİK
- KÖRLÜK ile TRAHOM[Fr.]
( ... İLE Göz kapaklarının altında bazı kabarcıkların belirmesiyle başlayan, tedavi edilmediğinde kirpiklerin içeriye kıvrılması, saydam tabakada yaralar çıkması nedeniyle körlükle sonuçlanabilen bulaşıcı hastalık. )
- KÖRLÜK ile/<> YOKLUK
- KORNA değil/yerine IŞIK/SELEKTÖR/SİNYAL
( Yayalara korna çalınmaz! [araç sahipleri, rahat/sıcak arabalarının içinde, fren ve gaz ayaklarının altında, her türlü olanağa sahip olarak beklemeyi bilmeli/uygulamalılardır!] )
( İster bisiklet/motosiklet olsun, ister herhangi bir araç olsun, sokak aralarında ve kişilere hiçbir zaman ve koşulda korna çalınmaz!!! [özellikle görme engellilere ve yaşlılara!] )
( Kırmızı ışıkta ya da en ufak bir duraksamada çalınan kornaların gereksizliğini anlamış ve sürekli anımsıyor olmamız gerekir! [Çalınan kornanın da hiçbir şeyi değiştirmeyeceği, hızlandırmayacağını da!] )
( Kornalar otoyollarda, hızın ve gürültünün yüksek olduğu yerlerde, araçlar arasında kullanılmak üzere bir olanaktır. Ki otoyolda dahi, ışık/sinyal/selektör varken korna çalmak gereksiz/işlevsiz/anlamsızdır! )
- [ne yazık ki]
KORNA:
"SELÂMLAMA/VEDÂLAŞMA" ile/ve/||/<> "TEPKİ GÖSTERME" ile/ve/||/<> "ADÂLET ARAMA/SAĞLAMA"
- KORNEA[Lat.] değil/yerine/= SAYDAM TABAKA
- KORNER[İng. < CORNER] değil/yerine/= KÖŞE | KÖŞE ATIŞI
- KORNER ile KORNER ATIŞI ile KORNER DİREĞİ ile KORNER VURUŞU
- KORNET[Fr. < CORNET] ile KORNET
( Pistonlu orkestra çalgısı. İLE Kâse ya da kaşık olmadan dondurma yemekte kullanılan, koni biçimli, şekerli hamurdan yapılmış yenilebilir kap. )
- KORNET ile KORNETÇİ/LİK
- KORNİŞ ile KORNİŞÇİ/LİK
- KORNİŞ[Fr. < CORNICHE] ile KORNİŞON[Fr. < CORNICHON]
( Perde asmaya yarayan, metal ya da plastikten yapılmış araç. | Çerçeve biçiminde oymalı çıkıntı. | Sarp, kayalık çıkıntı. İLE Kabuğunun üzeri pürtüklü bir tür turşuluk salatalık. )
- KOROİD ile KOROİD CEKET
( CHOROID vs. CHOROID COAT )
( مشيمي ile مشيميه )
( مشيمي ile مشيميه )
- CORONA CURRENT[İng.] / COURANT DE COURONNE[Fr.] / KORONASTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KORONA AKIMI
- CORONA DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE EN COURONNE[Fr.] / KORONAENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KORONA BOŞALMASI
- CORONA[İng.] ile/değil/yerine/= KORONA
- KORONAL DÜZLEM/CORONAL PLANE[İng.] değil/yerine/= YANAY DÜZLEM
- [ne yazık ki]
"KORONA SALAK(KORONASALAK)/COVIDIOT" ile/ve/||/<> "KORONA NARSİST(KORONARSİST)"
( "Bana/bize bir şey olmaz" diyerek çoğu kişiye virüs bulaştıranlar. İLE/VE/||/<> "Kendileri dışında kimseye bulaşıp bulaşmadığını önemsemeyenler." )
- KORONER ile TAÇ GİYME TÖRENİ ile TAÇ GİYME TÖRENİ
( CORONARY vs. CORONATE vs. CORONATION )
( اکيلي ile تاج گزاري کردن ile تاج گزاري )
( اکيلي ile TAJ GOZARY KARDAN ile TAJ GOZARY )
- KOROZYON/CORROSION[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL AŞINMA
- KORSAN ile/yerine ORJİNAL
- KORSE değil/yerine/= SARGAÇ
- KORTE ile KORTEJ
- KORTEJ[Fr. < CORTEGE]/MAİYET[Ar.] değil/yerine/= TÖREN ALAYI
( Bir devlet büyüğünün yanında bulunan kişiler. | Alay. )
- KORTEKS/CORTEX[İng.] değil/yerine/= DIŞ KATMAN
- KORTEKS İLE LİMBİK İLE BEYİN SAPI ile/||/<> BEYİN BÖLGELERİ
( Üç temel beyin organizasyon seviyesi. )
( Formül: Neokorteks: 6 katman )
- KÖRÜ KÖRÜNE (BAĞLANMAK, İNANMAK)
( ALE-L-IMIYÂ, ALE-L-AMYÂ )
- Körü körüne DİNLE!!!
- Körü körüne SUS!!!
- KÖRÜ KÖRÜNE TAKLİT ile/yerine MUHABBETLE TAKLİT
- KORU MANDRA SOKAK :
( Merkez Sarıyer'de bir sokaktır. Orta Çeşme üzerinde bulunan Çukurçeşme'nin sağından başlar ve Yeni Sarıyer Merkez Camii arkasınan Hamam Sokakta son bulur. Bu sokağın karşısında eskiden Mandra vardı, bu mandraya izafeten sokağa "Koru Mandra Sokağı" adı verildiği düşünülmektedir. )
- KÖRÜK ile/ve HAMLAÇ[Ar.]
( Ateşi canlandırmak için kullanılan araç. İLE/VE Küçük körük. )
- KORUK ile KORUK SUYU ile KORUK LÜFERİ ile KORUK ŞERBETİ
- KÖRÜKLEMEK ile KÖRÜKLENMEK ile KÖRÜKLEYEBİLMEK ile KÖRÜK ile KÖRÜKLÜ ile KÖRÜKÇÜ/LÜK ile KÖRÜKSÜZ ile KÖRÜKLÜ OTOBÜS
- KORUMA BİYOLOJİSİ ile/||/<> RESTORASYON EKOLOJİSİ
( Koruma mevcut koruma, restorasyon hasarı onar. )
( Formül: Preserve İLE restore )
- KORUMA/SAKLAMA(MUHAFAZA) ile/değil/yerine HAYAL
- KORUMA ile KALICILIK
( VİKAYE["ka" uzun okunur!]: Koruma, kayırma, esirgeme. | Herhangi bir hastalık için önleyici tedbir alma. İLE ... )
( TO PROTECT/SAVE vs. PERMANENCE )
- KORUMA ile/ve/||/<> SAVUNMA
- KORUMAK ile/ve/<> BÂKÎ KILMAK
- KORUMAK ile/ve/||/<>/> SAHİP ÇIKMAK
( TO SAVE vs. TO CLAIM )
- KORUMA/LIK ile KORUMACI/LIK ile KORUMALI ile KORUMASIZ ile KORUMA ARACI ile KORUMA POLİSİ ile KORUMA ÜNSÜZÜ ile KORUMA GÖREVLİSİ
- KORUND ile/||/<> SPİNEL
( Safir ve yakut olarak bilinir. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunan bir mineral. )
- KÖRÜNG ile KÖRÜNG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kaşgar'a yakın küçük bir göl. | Kaşgar dağlarında, Tez yaylasında bulunan bir göl.[Çevresi 30 fersahtır.] )
- KORUNMA BİYOLOJİSİ ile RESTORASYON EKOLOJİ
( Yok olma tehlikesi altındaki türleri ve ekodüzenleri korumaya odaklanan bir bilim dalı. İLE Degrade olmuş ya da yok edilmiş ekodüzenleri eski duruma döndürmeye odaklanır. )
- KORUNMAK ile KORUNULMAK ile KORUNABİLMEK ile KORUN ile KORUN DOKUSU
- TEHÂFFUZ KANÛNU[Osm.] / CONSERVATION LAW[İng.] / LOI DE CONSERVATION[Fr.] / ERHALTUNGSSATZ, ERHALTUNGSESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUNUM YASASI/KANUNU
- KUVVE-İ MÂSİKE[Osm.] / CONSERVATIVE FORCE[İng.] / FORCE CONSERVATIVE[Fr.] / KONSERVATIVE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUNUMLU KUVVET
- KÖRÜŞ ile/||/<>/> KÖRÜNÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Görüş, bakış. İLE/||/<>/> İzleyiciler. )
- GOGGLES[İng.] / SCHUTZBRILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUYUCU GÖZLÜK
- PROTECTING GROUP[İng.] / SCHUTZ GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUYUCU GRUP
- SCHUTZGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUYUCU IZGARA
- KORUYUCU KONSEY ile KORUMA ile KORUNAN ile NÖBETÇİ KULÜBESİ ile VASİ ile KORUMASIZ ile VESAYET ile KORUMA ile SINIRLARIN KORUNMASI ile GARDİYAN ODASI
( GUARDIAN COUNCIL vs. GUARD vs. GUARDED vs. GUARDHOUSE vs. GUARDIAN vs. GUARDIANLESS vs. GUARDIANSHIP vs. GUARDING vs. GUARDING OF THE FRONTIERS vs. GUARDROOM )
( گارد ile پاس دادن ile سپر کردن ile مامورانتامات ile نگاهبان ile مامور گارد ile پاسداري کردن ile نگهباني کردن ile پاسدار ile نگهباني دادن ile نگهبان ile مراقبت کردن ile ضامندار ile محروس ile محروسه ile پاسدارخانه ile متکفل ile سرپرست ile قيم ile شوراي نگهبان ile بي سرپرست ile قيموميت ile سرپرستي ile مراقبت ile نگهباني ile پاسباني ile پاسداري ile مرزباني ile اطاق کشيک )
( GARD ile PAS DADAN ile SEPAR KARDAN ile MAMORANTAMAT ile NEGAHOBAN ile MAMOR GARD ile PASDARY KARDAN ile NAGEIBANY KARDAN ile PASDAR ile NAGEIBANY DADAN ile NAGEIBAN ile MARAGHBAT KARDAN ile ZAMANDAR ile محروس ile MAHROSEH ile PASDARKHANEH ile MOTEKAFEL ile SARPAREST ile قيم ile SHORAY NAGEIBAN ile BEY SARPAREST ile قيموميت ile SARPARESTY ile MARAGHBAT ile NAGEIBANY ile PASBANY ile PASDARY ile MARZBANY ile OTAGH KESHYK )
- ŞEFKÂT:
KORUYUCU ve BAKICI ve YETİŞTİRİCİ
- KORUYUCU ile/ve/değil/||/<> KALKAN
- SHIELD[İng.] ile/değil/yerine/= KORUYUCU
- KORVET[Fr. < CORVETTE] ile KORVET
( Denizaltılara karşı özel olarak silahlandırılan bir tür savaş gemisi. İLE ... )
- KORYÜREK, CÜNEYT (1931 - 2008) :
( Boyacıköylüdür. Liseyi TED Ankara Kolejinde, üniversiteyi Fresno State College, Kaliforniya'da tamamladı. Gazetecilik, Halkla İlişkiler, Yakın Çağlar tarihi okudu. Askerliği döneminde tercüman olarak görev yaptı. İş hayatına muhabir ve basın danışmanı (1960 Roma Olimpiyatları ve 1960 ABD seçimlerini) olarak başladı. Ankara'da Türkish Daily News'de yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1962'de Ankara'da Delta Ajansını kurdu v e sahibi olarak yönetti. Reklam ve Halkla İlişkiler üzerinde faaliyet gösteren Delta Ajansı 1973'te İstanbul'a taşıdı.A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Yüksek Gazetecilik Okulunda Reklamcılık; A.Ü. İktisat Fakültesi Yüksek Gazetecilik Okulunda Halkla İlişkiler ve İstanbul Marmara Üniversitesi Yüksek Gazetecilik Okulunda Gazetecilik dersi verdi. Halkla İlişkiler Derneğinin kurucuları arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın Basın Müşavirliğini yaptı. "Avrasya Kıtalararası Maratonu" Yarış ve Organizasyon Direktörlüğü yaptı. Yedi olimpiyatı gazeteci olarak izledi. TRT de programlar yaptı. "Lider ve Liderlik" ve "Harf İnkılabı" adıyla iki eseri yayımlandı. ABD iken okulun atletizm takımında yarıştı, okul takımının menajerliğini yaptı ve antrenör kurslarına katıldı. Yetiştirdiği atletler Türkiye ve Balkan rekorları kırdılar, Avrupa derecelerine yakın dereceler yaptılar. AIPS kartına sahip oldu. Cumhuriyet, Hürriyet, Yeni Yüzyıl, Radikal ve Sabah gazetelerinde atletizm ve genel konularda yazılar yazdı. Amerikan Atletizm Yazarları Derneği, Uluslararası Olimpiyat Tarihçiler Birliği ve Atletizm İstatistikçileri Birliği üyesiydi. Türkiye Atletizm Federasyonunda çeşitli dönemlerde Genel Sekreter, Asbaşkan ve Başkan olarak görev yaptı. )
- KÖS KÖS[Fars. KÛS: En büyük davul.] (DİNLEMEK, OTURMAK, BAKMAK)
( Etrafındaki olay ya da işlere kayıtsız kalmada, katılmamada. )
- KOŞA KOŞA ile/değil/yerine KONUŞA KONUŞA
- KÖŞE-BUCAK (KAÇMAK, SAKLANMAK, GEZMEK, TANI(T)MAK)
- KÖŞE ÇEŞMELERİ ile/ve DUVAR ÇEŞMELERİ ile/ve MEYDAN ÇEŞMELERİ
- KÖŞEBEND[Fars. < GÛŞE + BEND] = SALVEK
( XV. yy.'a kadar yoktur. )
( Bir yere fotoğraf yapıştırmaya yarayan, üçgen biçiminde arkası zamklı küçük kâğıt. | Birleşen iki kereste vb.ni tutturmaya yarayan, dik açı biçiminde bükülmüş demir, L demiri. )
- KÖSELE ile KÖSELE TAŞI ile KÖSELE SURATLI
- KÖSEOĞLU, İSMET (ÇAYELİ, 1949) :
( Sarıyerlidir. Taksi işletmeciliği, Fırıncılık, inşaatçılık ve kuyumculuk gibi değişik işleri açtı ve çalıştı. Anavatan partisi İlçe teşkilatında uzun süre görev aldı. Uzun zamandan beri Sarıyer yeni Merkez Camii Yönetim Turulu üyesi olarak görev yapqıyor. Sarıyer Spor Kulübü, Rizespor, Sarıyer Yeni Merkez Camii, Sarıyer Ali Kethüda Camii Dernekleri üyesidir. )
(1996'dan beri)