| ...N ve ...N | (N ile biten FaRkLaR...)

- TEHÂFFUZ KANÛNU[Osm.] / CONSERVATION LAW[İng.] / LOI DE CONSERVATION[Fr.] / ERHALTUNGSSATZ, ERHALTUNGSESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUNUM YASASI/KANUNU

- CONSERVATION[İng.] ile/değil/yerine/= KORUNUM

- KORUSUN ile KUTSANMIŞ ile KUTSANMIŞ RUH ile KUTLULUK ile NİMET ile KILIK DEĞİŞTİRMİŞ NİMET

- KORUYUCU KONSEY ile KORUMA ile KORUNAN ile NÖBETÇİ KULÜBESİ ile VASİ ile KORUMASIZ ile VESAYET ile KORUMA ile SINIRLARIN KORUNMASI ile GARDİYAN ODASI

- KORUYUCU ile/ve/değil/||/<> KALKAN

- COCHINILIN[İng.] ile/değil/yerine/= KOŞİNİLİN

- KÖSTEBEK ile DESMAN

- KÖSTEBEK ile KÖSÜRGEN

- KOŞUL ile/ve/değil/||/<> ETMEN

- KOŞUL = BAYLAV = ŞART = CONDITION[İng., Fr.] = BEDINGUNG[Alm.] = CONDITIO[Lat.] = CONDICIONAR[İsp.]


- KÖSÜRGE ile KÖSÜRGEN ile KÖSÜRGEK
[<

( Bir tür sıçan. İLE Bir tür köstebek. İLE Evine konuk geldiği zaman canı sıkılan, içi daralan kişi. )

- KOT değil/yerine KUMAŞ PANTOLON

- KOTARMAK İÇİN ile/değil KURTARMAK İÇİN

( Pişmiş yemeği başka kaplara boşaltmak. | Bir işi tamamlamak/bitirmek. İLE/DEĞİL Kurtarmak, rahatlatmak üzere. )

- KOTARMAK ile KOTARILMAK ile KOTARABİLMEK ile KOTA ile KOTAN

- KOTERİZASYON/CAUTERIZATION[İng.] değil/yerine/= DAĞLAMA

- PAMBIK[Fars. < PANBUK]/KOTON[Fr./İng. < COTON] değil/yerine/= PAMUK/LU

- KÖTÜ ADAM ile/değil ANTİ-KAHRAMAN

- KÖTÜ ile/ve İSTENİLMEYEN

( İyi şeylerden istemeyerek uzak kalınır, kötü şeylerden isteyerek. )

- KÖTÜ ile KÖTÜ DAVRANIŞ ile KÖTÜ GÜN ile KÖTÜ ŞANS ile KÖTÜ ET ile KÖTÜ RUH HALİ ile KÖTÜ ALAMET ile KÖTÜ DURUM ile KÖTÜ KOKU ile KÖTÜ TAT ile HUYSUZLUK ile HUYSUZLUK

- KÖTÜLEMEK ile KÖTÜLENMEK ile KÖTÜLEŞMEK ile KÖTÜLEŞTİRMEK ile KÖTÜLEYEBİLMEK ile KÖTÜ/LÜK ile KÖTÜ GÖZ ile KÖTÜ YOL ile KÖTÜ ADAM ile KÖTÜLÜKÇÜ/LÜK ile KÖTÜ HABER ile KÖTÜ HUYLU/LUK ile KÖTÜ KADIN ile KÖTÜ KALPLİ/LİK


- KÖTÜ/LÜK ile/ve/değil/<> KÖTÜLÜKLERE NEDEN/VESİLE OLAN

( Kendinden çok, başkalarından az isteyen bir kişi, kendini, kötülüklerden uzak tutar. )

- KOUNIDINE[İng.] ile/değil/yerine/= KOUNİDİN

- KOVAN ile KOVAN

- KOVAN ile KURDEŞEN

- KÖVŞEK/KÖWŞEK ile KÖVÜRGEN/KÖWÜRGEN/KÖMÜRGEN[Oğuz]
[<

( İyi mayalanmış hamurdan yapılan ekmek. İLE Dağ soğanı. )

- KÖY ROMANI ile KÖY KONULU ROMAN

- KÖYMEK = KÖYÜK = KÖYDE = KÖZEGÜ/KÖSEĞİ = KÖZMEN
[<

( Yanmak. İLE Yanan bir şey. İLE Boşaltmak üzere altın ve gümüş filizlerinin eritildigi kazan. İLE Ateşi karıştırmakta kullanılan demir ya da odundan çubuk. İLE Közde pişirilen ekmek. )

- KOYSUN ile/ve/||/<> ALSIN

( Olanağı bulunan. İLE/VE/||/<> Gereksinimi olan. )

- KOYU ile DOLGUN

- KOYUN ile AHLES

( ... İLE Sırtında kızıl yamalar bulunan siyah tüylü koyun. )

- KOYUN ile/ve ANADOLU YABAN KOYUNU

( ... İLE/VE
Anadolu Yaban Koyunları:
* Sadece Türkiye'de yaşarlar. (Konya-Odul Baba Dağı'nda yaşarlar.)
* Dişillerin boynuzu yoktur, erillerin vardır.
* Dişiller 1.5 yaşında, eriller 3.5 yaşında ergenleşir.
* Ön bacaklar arka bacaklardan kısadır. )

- KOYUN ile/ve BARAL (MAVİ KOYUN)

( ... İLE/VE Hindistan'da yaşarlar. )

- KOYUN ile/ve BORDERLEICESTER

- KOYUN ile/değil DAĞLIÇ

( ... İLE/DEĞİL Kıvırcık koç ile karaman koyununun çiftleşmesinden doğan melez koyun. )

- KOYUN ile EKTİ

( ... İLE Her yiyeceği canı çeken. | Asalak, tufeyli. | Anası ölüp başka bir koyuna alıştırılan ya da elle beslenen koyun. )

- KOYUN ile/ve GUSFEND

- KOYUN ile İSPANYOL

- KOYUN ile İVESİ KOYUNU

( ... İLE Genellikle Güneydoğu Anadolu'da görülen, başı kahverengi, kirli sarı ya da siyah olan, gövdesi beyaz, tüyleri kaba ve karışık olan koyun. )

- KOYUN ile/ve KARAGÜL

- KOYUN ile KARAGÜL/KARAKUL

( ... İLE Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun. )

- KOYUN ile/ve KARAKAŞ

- KOYUN ile KARAMAN

( ... İLE Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun. | Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. )

- KOYUN ile KARAYAKA

( ... İLE Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde bulunan, uzun kuyruklu, beyaz renkli bir tür koyun. )

- KOYUN ile/ve KESBER

- KOYUN ile KOYUN

( Geviş getirenlerden evcil hayvan. | Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kişi. İLE Kollar arası, kucak. | Göğüsle giysi arası. | Koruyucu, şefkatli çevre. )

- KOYUN ile KOYUNCU/LUK ile KOYUN ETİ ile KOYUN OTU ile KOYUN DEDE ile KOYUN KOYUNA ile KOYUN BAKLASI ile KOYUN BAKIŞLI ile KOYUN MANTARI

- KOYUN ile/ve MİHALİÇ

- KOYUN ile MÜFLON[Fr.]

( ... İLE Çiftparmaklılardan, eğri boynuzlu, yabani bir koyun türü. )

- KOYUN ile/ve ODESA

- KOYUN ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< OYUN

( ...'ın koyunu, sonra çıkar oyunu. )

- KOYUN ile/ve PANAMA

- KOYUN ile ROCKY DAĞLARI İRİ BOYNUZLU KOYUNU

( ... İLE Amerika'nın, Rocky Dağları'nda yaşarlar. )

- KOYUN ile/ve ROMNEY

- KOYUN ile/ve SHROPSHIRE

- KOYUN ile/ve SOUTHDOWN

- KOYUN ile/ve TARGEE

- KOYUN ile/ve TUJ

- KOYUN ile VALAIS SİYAH BURUNLU KOYUNU

( ... İLE İsviçre'de, Valais kantonunun Visp vadisinden... )

- KOYUN ile YABAN KOYUNU

- COSMIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT COSMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KOZMİK IŞINIM


- ŞUÂÂT-İ KEVNÎ[Osm.] / COSMIC RAYS[İng.] / KOSMISCHE STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMİK IŞINLAR

- KOZMİK MİKRODALGA ARKA PLAN ile/||/<> YILDIZ IŞIĞI

( Kozmik mikrodalga arka plan Big Bang kalıntı ışıması İLE yıldız ışığı termonükleer füzyon ışımasıdır. CMB 380 bin yıl sonra İLE evrenin en eski ışığıdır. CMB homojen ve izotropik İLE erken evren kanıtıdır. )

- KOZMİK ile KOZMİK IŞIN

- KOZMOLOJİ ile/ve/<> TEOLOJİ ile/ve/<> İNSAN

- KOZMOS değil/yerine/= EVREN

- CRACKING., CRAQUAGE[Fr.] / KRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAK(PETROL)

- KRAL YILAN ile DOĞU KRAL YILANI

( ... İLE Öteki yılanları yerler. )

- KREASYON[Fr. < CREATION] değil/yerine/= YARATMA İŞİ

- KREASYON[Fr./İng. < CREATION] değil/yerine/= YARATI/YARATMA

( Özel bir yetenekten yararlanılarak ortaya konulmuş şey. )

- KREM FONDOTEN ile/yerine TOZ FONDOTEN


- KREM ile LOSYON

( Yağ içine su damlacıklarının karışımıdır.[Yüksek yağ yüzdesine sahiptir.][Kıvamı daha koyudur. Losyondan daha ağır ve daha zengin olabilir.] İLE Su içine yağ damlacıklarının karışımıdır.[Daha yüksek su yüzdesine sahiptir.][Hafif biçimde, yağsız ve deride daha kolay emilmeye yöneliktir.][Deride yağlı bir kalıntı bırakmamasını istenildiği zaman kullanılmaktadır.] )

- KREM ile VAZELİN[Alm.]

( ... İLE Ham petrolden çıkarılan ve 31 °C'de ergiyen bir tür mineral yağ. )

- KREPITASYON/CREPITATION[İng.] değil/yerine/= ÇITIRDAMA

- KREPON[Fr. < CREPON] ile KREPON[Fr. < CREPON]

( Kıvrımları olan pamuk kumaş. İLE Krepon kâğıdı. )

- KREPON ile KREPON KAĞIDI

- KREŞANDO değil/yerine/= GİDEREK ARTAN

- KRESATIN[İng.] ile/değil/yerine/= KRESATİN

- KREŞENDO/CRESCENDO[İng.] değil/yerine/= GİDEREK ARTAN

- KRETEN ile KRETENİZM

- KRETENİZM[Fr. < CRETINISME] ile/<> KRETEN[Fr. < CRETIN]

( Tiroit bezinin yeterince hormon üretmemesi sonucu oluşan, fiziksel, psikolojik ve duygusal gelişimin duraklamasıyla beliren hastalık. İLE/VE/||/<>/> Kretenizme tutulmuş kişi. )

- KRYPTIDINE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİPTİDİN

- KRİPTO ile KRİPTON

- KRYPTON[İng.] / KRYPTON[Fr.] / KRYPTON[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİPTON

- KRYPTOCYANIN[İng.] ile/değil/yerine/= KRİPTOSİYANİN

- CHRYSAMIN, FLAVOPHENINE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİSAMİN

- CHRYSENE[İng.] / CHRYSÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİSEN

- CHRYSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSİN

- CRYSTAL DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION PAR LES CRISTAUX[Fr.] / KRISTALLBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL KIRINIMI

- CRYSTAL DEFECT[İng.] / DÉFAUT CRISTALLIN[Fr.] / KRISTALLDEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL KUSURU

- CRYSTAL CLASSES[İng.] / CLASSES DE CRISTAL[Fr.] / KRISTALLKATEGORIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SINIFLARI


- WATER OF CRYSTALLIZATION[İng.] / EAU DE CRISTALLISATION[Fr.] / KRISTALLWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SUYU

- CRYSTALLIZATION[İng.] / CRYSTALLIZATION[Fr.] / KRISTALLIZATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTALLEŞME

- CHAMP CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE FLÄCHE, KRITISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ALAN

- KRITISCHE VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK HACİM

- CHAMP MAGNÉTIQUE CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE MAGNETFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK MANYETİK ALAN

- KRITISCHES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ORAN

- PROPRIÉTÉS CRITIQUES[Fr.] / KRITISCHE EIGENSCHAFTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÖZELLİKLER

- CRYOGÉNE[Fr.] / KRYOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOJEN

- KRİYOJEN ile KRİYOJENİK

- CRYOGENIC FLUID[İng.] / FLUIDE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK AKIŞKAN


- CRYOGENIC COIL[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK BOBİN

- KRİYOJENİK ELEKTRON MİKROSKOPİSİ[İng. CRYOGENIC ELECTRON MICROSCOPY] ile/||/<> KRİYOPREZERVASYON[İng. CRYOPRESERVATION]

( Almanca @@ Kryoelektronenmikroskopie @@ Fransızca @@ Cryomicroscopie électronique @@ Biyolojik örneklerin, atomik düzeydeki yapılarını ayrıntılı bir biçimde incelemek için kullanılan, son derece hassas ve ileri bir görüntüleme tekniği. Bu yöntem, örneklerin doğal yapılarının korunmasını sağlayarak doğal ortamlarındaki hallerine en yakın biçimde analiz edilmesini mümkün kılar. Kriyojenik Elektron Mikroskopisi (Cryo-EM)'nde numuneler, geleneksel mikroskopi yöntemlerinin aksine çok düşük sıcaklıklarda genellikle sıvı azot ya da sıvı etan gibi kriyojenik sıvılar kullanılarak hızlı bir biçimde dondurulur. Bu dondurma işlemi sırasında, moleküller kristalleşmeden amorf bir buz tabakasına gömülür. Bu hem moleküllerin yapısal bütünlüğünü korur hem de çevresel etmenlerin etkisini en aza indirir. @@ Kriyoprezervasyon kısaca, biyolojik materyallerin düşük sıcaklıklarda uzun süreler boyunca saklanabilmesini sağlayan bir yöntemdir. Bu teknik, biyolojik örneklerin ya da gözelerin canlılıklarını korumak için dondurulmasını içerir. Kriyoprezervasyon, sıvı azot ya da diğer soğutucu gazlar gibi düşük sıcaklıkların kullanılmasını gerektirir ve bu sıcaklıklar -80 derece Celsius'ten daha düşük olabilir. Bu işlem, biyolojik materyallerin uzun süreler boyunca saklanabilmesini, taşınabilmesini ve hatta yeniden canlandırılabilmesini sağlar. Kriyoprezervasyon; tıp, biyoteknoloji, tarım, gıda endüstrisi ve çevre bilimleri gibi birçok alanda kullanılmaktadır.[1][2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- CRYOGENIN, KRYOGENIN[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİN

- CRYOTRON[İng.] / CRYOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOTRON

- KROMATİK ile KROMATİN ile KROMATOLOJİ

- KROMATİN[İng. CHROMATIN] ile/||/<> HETEROKROMATİN[İng. HETEROCHROMATIN] ile/||/<> HİSTON[İng. HISTONE] ile/||/<> HİSTON KODU HİPOTEZİ[İng. HISTONE CODE HYPOTHESIS] ile/||/<> PROFAZ[İng. PROPHASE] ile/||/<> TELOMER[İng. TELOMERE]

( Çekirdekte genlerin normal durumunu temsil eden ilişkili histon ve histon olmayan DNA kompleksi. İki biçimde bulunur: ökromatin, daha az miktarlarda bulunur, daha serbesttir ve kopyalanabilir, heterokromatin ise daha sıkıdır ve kopyalanamaz. Dişi memelilerin aktif olmayan X kromozomu, heterokromatin örneğidir. @@ Genetik olarak etkileşime girmeyen, çokça boyanan, geç kopyalanan kromozom kısımları. @@ DNA’nın etrafına sarılan ve kromozoma yapısal destek veren bazik protein. Yüksek arginin/lisin içeriğine sahiptirler. DNA’yı paketleyip düzenleyerek nükleozom ismi verilen birimlere ayırırlar. Histon genleri poli-adenin kuyruğunu kodlamaz. Bütün ökaryotik göze çekirdeğine, kromatinlerde DNA çift ipliği ile beraber nükleozomların yapısına giren H1, H2A, H2B, H3, H4, H5 tipleri bilinmektedir. Prokaryotların bazılarında da histon-benzeri proteinler bulunur. @@ Özel kümeler halinde bulunan modifiye edilimiş histon kalıntılarının, başka kromatin parçalarıyla olan spesifik etkileşimlerinden doğan eşsiz biyolojik sonuçları düzenlediğini öne süren hipotez. @@ Mitoz ve mayoz bölünmenin ilk evresi. Bu evrede kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozomlara dönüşür, sentrozom organeli kendini eşler ve çift kutuplara dağılır, iğ iplikleri oluşur ve son olarak da çekirdek zarı ve çekirdekçik erir. @@ Ökaryotik kromozomların sonunda ardarda tekrarlanan dizilerden oluşur. Kromozomlar, gözenin her bölünmesinde yaklaşık 100bp kaybeder. Telomeraz enzimi kayıp bazları ekleyebilir. Telomer, doğrusal kromozomların uçlarında bulunan, herhangi bir gen kodlamayan, özelleşmiş heterokromatin yapılarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- CHROMATIN[İng.] / CHROMETINE[Fr.] / CHROMATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATİN

- KROMATİN ile KROMOZOM

( Göze çekirdeğindeki DNA ve protein kompleksi. İLE Göze bölünmesi sırasında yoğunlaşan ve belirginleşen DNA ve protein yapısı. )

- KROMATİN ile/||/<> NUKLEOZOM

( Kromatin DNA protein İLE nukleozom histon DNA sarmal. )
( Formül: Overall structure İLE basic unit )

- CHROMATOGRAPHIC ADSORPTION[İng.] / CHROMATOGRAPHISCHE ADSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATOGRAFİK ADSORPSİYON


- CHROMIZING[İng.] / CHROMATISIERTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMLAMA

- CHROMOGEN[İng.] / CHROMOGÉNE[Fr.] / CHROMOGEN, FARBENERZEUGEND[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMOJEN

- KROMOZOM[İng. CHROMOSOME] ile/||/<> AKROSENTRİK KROMOZOM[İng. ACROCENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> ALEL[İng. ALLELE] ile/||/<> ANLAMSIZ MUTASYON[İng. MISSENSE MUTATION] ile/||/<> ARKEZOA[İng. ARCHEZOA] ile/||/<> HAPLOTİP[İng. HAPLOTYPE] ile/||/<> HEMİZİGOZ[İng. HEMIZYGOUS] ile/||/<> HETEROZİGOT[İng. HETEROZYGOUS]

( Prokaryot ve ökaryot gözelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belirli olan, göze bölünmesi sırasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. Kromozomlar üzerinde genler bulunur. Her kromozom çok uzun bir DNA molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle göze bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. İnterfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. Prokaryot gözelerin tek DNA molekülüne de "kromozom" denir. @@ Kardeş kromatitlerin birbirine bağlandığı sentromer bölgesi. İki uçtan birine daha yakın bir yerde bulunan kromozom türüdür. İnsan türünün 13, 14, 15, 21 ve 22. kromozomları bu şekildedir. @@ Kromozom üzerinde belirli bir noktada bulunan, belirli bir genin bilinen farklı varyasyonlarından her birine verilen addır. Kısaca bir genin değişik biçimleri olarak da ifade edilir. Aleller, genlerde aynı karakteristik özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Örneğin kan gruplarını belirleyen genlerin A, B ve O olmak üzere 3 farklı aleli vardır. Bunların farklı kombinasyonları ile farklı kan grupları oluşur. @@ Bir kodonun sentezlemesi gerekenden farklı bir aminoasiti sentezlemesine neden olan nokta mutasyonudur. Örneğin, Orak Hücre Anemisine sebep olan bir anlamsız mutasyonda 11.kromozomda GAG olması gereken baz dizilimi GTG olur vr 6. aminoasitte "glutamik asit" yerine "valin" sentezlenir. @@ Cavallier-Smith'in önerdiği, çekirdeği ve çubuk şeklindeki kromozomu olan en eski tek gözeli ökaryotları barındıran ama mitokondri ya da plastid içermedeği için prokaryotlar ve ökaryotlar arasındaki bir geçiş basamağı olduğu düşünülen alem. Ayrıca, çekirdeğin evrimini kanıtlamak için organellerden önce için kanıt olarak da kullanıldılar. Bağırsak paraziti Giardia lamblia (protist) buna bir örnek. @@ Genetik olarak bağlanmış gen gruplardaki alellerin belirli kombinasyonları. Bu öbekler aynı kromozomdaki birbirine yakın bölgelerde yer alan genlerin kodlanmasıyla oluşur. CmACS-7 deki tanımlanmış haplotip; @@ Bir alelin homolog karşılığının olmaması durumu. Erkeklerdeki X kromozomunda meydana gelmiş mutasyonlar ya da gen kaybı bu duruma örnek gösterilebilir. @@ Belli bir alel çifti ya da alel serisi bakımından birbirine benzemeyen genlerin bulunduğu kromozomları taşıyan bireylerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KROMOZOM değil/yerine/= SOYAKTARAN

- KRONOLOJİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ZAMANDİZİN/OĞURBİLİM/OĞURDİZİN

- CRUCIBLE[İng.] / CREUSET DE FUSION[Fr.] / SCHMELZTIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KROZE

- KRYOGENISCHE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK AKIŞKAN

- KRYOGENISCHE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOJENİK BOBİN

- KRYOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= KRYOTRON

- XANTHENE[İng.] / XANTHÉNE[Fr.] / XANTHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTEN


- XANTHINE, DIOXOPURINE[İng.] / XANTHINE[Fr.] / XANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTİN

- XANTHOPTERIN[İng.] / XANTHOPTERINE[Fr.] / XANTHOPTERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KSANTOPTERİN

- KSE/PROTECTED HEALTH INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KORUNMUŞ SAĞLIK BİLGİSİ

- KSENOFANES ile/<>/> KSENOFON

( [M.Ö.] 475 ile/<>/> 431 - 354 )

- XENON EFFECT[İng.] / EFFET XÉNON[Fr.] / XENON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KSENON ETKİSİ

- XENON[İng.] / XÉNON[Fr.] / XENON[Alm.] ile/değil/yerine/= KSENON

- XYLIDINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSİLDİN

- XYLENE[İng.] / XYLÉNE[Fr.] ile/değil/yerine/= KSİLEN

- XYLIDINE[İng.] / XYLID[Alm.] ile/değil/yerine/= KSİLİDİN

- KTB/PERSONAL IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ


- KUANTUM DOLANIKLIK ile/||/<> KLASİK KORELASYON

( Kuantum dolanıklık yerel olmayan İLE klasik korelasyon yereldir )
( Formül: |ψ⟩ = (|00⟩ + |11⟩)/√2 İLE Bell eşitsizliği: |E(a ileb) - E(a ilec)| ≤ 1 + E(b ilec) )

- KUANTUM SİMÜLASYON ile/||/<> MONTE CARLO

( Kuantum simülasyon kuantum sistemleri doğal olarak simüle ederken İLE Monte Carlo stokastik örnekleme kullanır )
( Formül: e^{-iHt} )

- KUANTUM SÜPERPOZİSYON ile/||/<> KLASİK DALGA İNTERFERANS

( Kuantum süperpozisyon parçacık seviyesinde olasılık genliklerinin toplanmasıyken, klasik interferans makroskopik dalga genliklerinin toplanmasıdır )
( Formül: |ψ⟩ = α|0⟩ + β|1⟩ )

- KUANTUM TELEPORTASYON ile/||/<> KLASİK İLETİŞİM

( Teleportasyon durum transferi, klasik bilgi kopyalama. )
( Formül: EPR çifti kullanır )

- KUANTUM ÜSTÜNLÜĞÜ ile/||/<> KLASİK SİMÜLASYON

( Üstünlük klasik geçemez problem, simülasyon klasik taklit. )
( Formül: Google 2019 İLE tartışmalı )

- KUARK ile/||/<> LEPTON

( Kuark güçlü etkileşir renk yükü İLE lepton güçlü etkileşmez. )
( Formül: 6 çeşit İLE 6 çeşit )

- KÜÇÜK AKICI MARTI ile PENGUEN

- KÜÇÜK KEDİLERDE:
SİNGAPUR
ile MUNCHKIN ile CORNISH REX ile DEVON REX ile AMERİKAN KIVIRCIĞI/AMERICAN CURL

- KÜÇÜK YEŞİL AĞAÇKAKAN ile YEŞİL AĞAÇKAKAN

( ... İLE Avrupa'da bulunur. )
( ... İLE "Yağmur kuşları" olarak da bilinir. [kahkahaya benzeyen farklı bir sesi duyuluyorsa yağmur geliyor demektir.] )

- KÜÇÜK ZİHİN ile/değil/yerine/<>/> ORTA ZİHİN ile/değil/yerine/<>/> İLERİ ZİHİN

( Kişilerle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Olaylarla uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düzenle/sistemle uğraşır. )
( "Her sorunun" kendince bir yanıtı/açıklaması vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE Deneyimlerinden öğrenir. İLE/DEĞİL/YERİNE Herşeyden ve herkesten öğrenir. )
( "Dengini" arar. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kendini arar. )
( "İleri zihinler, kendi çağının ötesindedir, zekiler, kendine bir şeyler çıkarır ve ahmak olan da buna karşı koyar.[The great person is ahead of their time, the smart make something out of it, and the blockhead, sets themselves against it.]" )

- KÜÇÜREK ile KÜÇÜMEN

( Biraz küçük. İLE Benzerlerinden daha küçük olan, pek küçük. )

- KUDÜM[Ar.]/SMALL DRUM OTTOMAN[İng.] ile ...

( Uzak bir yerden gelme, ayak basma. | Türk müziğine ait usûl vurma aletlerinden. Mehter takımlarında~tekkelerde kullanılmış, metal kâseli bir çift küçük davuldan oluşan çalgı. )

- KUDURGAN = AZGIN

- KUDURUK ile/ve AZGIN

- QUERCETIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KUERESETİN

- QUERETAGETIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERGETAGETİN

- QUERETIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERGETİN

- QUERICTRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİKTİN

- QUERINE[İng.] ile/değil/yerine/= KUERİN

- QUERCÉTINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KUERSETİN


- KÜFRÂN ile/değil/yerine ŞÜKRÂN

- KÜFÜR ETMEK/EDEN/ŞATİM[Ar. < ŞETM] ile/değil/yerine/>< ŞÜKÜR ETMEK/EDEN

- KÜFÜR ile/ve/||/<> SİLAH ile/ve/||/<> BİAT ile/ve/||/<> YALAN

( Küfürden medet uman fikir,
Silahtan medet uman cesâret,
Biattan medet uman haysiyet,
Yalandan medet uman inanç, YOKSULDUR/FAKİRDİR... )

- VULKANISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRKLE SERTLEŞTİRME

- VULCANIZATION[İng.] / VULCANISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜKÜRTLE SERTLEŞTİRME

- KÜL ve/<> KURŞUN ve/<> SİRKE

( Herhangi bir nesnenin, bir sonraki aşaması bulunmayan, fiziksel ve/ya da kimyasal sonları/eşikleri. )

- KULAK ile/ve/||/<> BURUN ile/ve/||/<> BOĞAZ

- KULAK/LIK ile KULAKLI ile KULAKÇI ile KULAKSIZ/LIK ile KULAK ZARI ile KULAK ERİMİ ile KULAK DEMİRİ ile KULAK KULAĞA ile KULAK MEMESİ ile KULAK TIKACI ile KULAK ÇİVİSİ ile KULAK KEPÇESİ ile KULAKLI SOMUN ile KULAK MİSAFİRİ ile KULAK SADAKASI ile KULAK ALTI BEZİ ile KULAK DOLGUNLUĞU ile KULAK TIRMALAYICI

- KULAKTAN ile KULAKTAN DOLMA ile KULAKTAN KULAĞA

- KÜLBE-İ AHZÂN ile ...

( HÜZÜNLER, GAM, KEDER, TASA EVİ | HZ. YAKUB'UN EVİ )

- KULE değil/yerine/= SUYRAN

- KÜLHAN ile KÜLHANİ ile KÜLHANCI/LIK ile KÜLHAN MAKİNESİ

- KULLANAN ile/ve/değil/||/<>/< KULLANMIŞ

- KULLANIM ile MANİPÜLASYON

- KULLANIMDAN KALDIRMAK ile AMORTİSMAN ile AMORTİSMAN ile YIPRATICI

- KULLETEYN ile ...

( 1200 Irak ratlı[2564 gr. ağırlığında bir ölçü] su alan iki büyük küp. )

- KÜLLİYE ile KÜLLİYEN ile KÜLLİYET ile KÜLLİYETLİ

- KÜLLİYEN[Ar.] değil/yerine/= TAMAMEN, TÜMÜYLE

- KULLUK İÇİN değil İNSANLIK İÇİN/İNSANLIĞINDAN DOLAYI

- COULOMETRIC TITRATION[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRİK TİTRASYON


- KÜLT[Fr. < Lat.] değil/yerine/= TAPINÇ/TAPMA | DİN | DİNSEL TÖREN

- KÜLTÜR değil/yerine/= EKİN, ÖZGEN

- EKİN, ÖZGEN, "KÜLTÜR" = HARS = CULTURE[İng., Fr.] = KULTUR[Alm.] = CULTURA < COLERE:BAKMAK, ÖZENMEK[Lat.] = CULTURA[İsp.]

- KÜLTÜREL DİFÜZYON ile/||/<> BAĞIMSIZ İCAT

( Kültürel difüzyon yayılma yoluyla aktarım İLE bağımsız icat yerel gelişimdir. Difüzyon göç ve ticaret İLE bağımsız icat benzer koşullar sonucu ortaya çıkar. Neolitik yayılım difüzyon İLE bazı bölgeler bağımsız tarım geliştirdi. )

- KULÜP değil/yerine/= DERGEN

- KUMAN = KIPÇAK

- KUMAN ile KUMANCA

- KUMAŞ ile GOBLEN[Fr.]

( ... İLE Kanaviçe ya da telleri sayılabilecek türde kumaş üzerine renkli iplikle yapılan özel bir işletme. | Özel iğneler kullanılarak bir kumaş üzerine renkli ipliklerin işlenmesi ile resim oluşturma sanatı ya da bu biçimde oluşturulan sanat yapıtına verilen ad. | Bu tür işlenmiş kumaş. )

- KUMAŞ ile LASTİKOTİN[İng.]

( ... İLE İnce iplik ile çok sık dokunmuş yünlü, parlak bir kumaş. )

- KUMAŞ ile MERSERİZE[Fr.][John Mercer'in adından]

( ... İLE Kimyasal bir yöntemle parlaklık verilmiş pamuk ipliği. | Bu iplikten yapılmış olan. )

- KUMAŞ ile MUSLİN[Fr. < Musul kentinin adından]

( ... İLE Sık dokunmuş, parlak, ince, yumuşak bir kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )

- KUMAŞ ile PAZEN[Fr.]

( ... İLE Dokuması kalın, sık ve yumuşak, bir tür pamuklu bez. )

- KUMAŞ ile POPLİN[İt.]

( ... İLE Pamuk ya da ketenden dokunmuş, ince bir tür kumaş. | Bu kumaştan yapılmış olan. )

- KÜMELEŞME/AGLOMERASYON[Fr.] ile KÜMELEŞİM/AGLÜTİNASYON[Fr.]/AGGLUTINATION[İng.]

- KÜMÜLASYON/CUMULATION[İng.] değil/yerine/= BİRİKİM

- KÜMÛN[Ar.] >< ZUHÛR[Ar.]

( Gizlenme. >< Açığa çıkma, görünme, dışlaşma. )

- KÜN ile KÜN ile KÜNDÜZ ile KÜNLÜK
[<

( Gün. İLE Güneş. İLE Gündüz, gün ışığı. İLE Günlük bir konu. )

- KÜN[Ar.] ile/||/<> YEKÜN[Ar.]

- KÜN/KEVN[Ar.] ile/ve/||/<>/> AYN/TAAYYÜN[Ar.]

- KUNZİT ile/||/<> AMETRİN

( Pembe ila mor renkte bir spoddumen. İLE/||/<> Ametist ve citrin karışımı. )

- CUPFERRON[İng.] ile/değil/yerine/= KUPFERON

- KUPON[Fr. < COUPON] ile KUPON[Fr. < COUPON]

( Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça. | Gazete ve dergilerin düzenledikleri kampanyalarda verilecek hediye karşılığı olarak biriktirilmesi gereken basılı kâğıtların her biri. | Devlet tahvili, hisse senetleri vb. değerli kâğıtların üzerinde bulunan ve belirli zamanlarda sahibine faiz ya da kazanç payı olarak belirli bir gelir sağlayan kesilmiş parça. | İşveren tarafından çeşitli amaçlarda kullanılmak üzere çalışanlarına verilen para değeri olan fiş. İLE Yalnız bir giysilik dokunmuş ya da kesilmiş, üstün nitelikte kumaş parçası. )

- KURAL ile/ve/||/<>/> KUR'ÂN

- KURALI KOYANIN DÜZENİ" değil/yerine KURALLARA DAYALI DÜZEN

- KURALON[İng.] ile/değil/yerine/= KURALON

- KURAM[İng. THEORY] ile/||/<> AKRABALIK KATSAYISI[İng. COEFFICENT OF RELATEDNESS] ile/||/<> BAĞLAMSALCILIK[İng. CONTEXTUALISM] ile/||/<> DİYALEKTİK[İng. DIALECTICS] ile/||/<> DOĞAL SEÇİLİM[İng. NATURAL SELECTION] ile/||/<> FİSHER'IN TEMEL TEOREMİ[İng. FISHERS FUNDAMENTAL THEOREM] ile/||/<> KESİNTİLİ DENGE TEORİSİ[İng. THEORY OF PUNCTUATED EQUILIBRIUM]

( Evrendeki olguların birçok defa test edilmesiyle doğrulanmış deney ve gözlemler sonucu geliştirilen sistematik bir açıklama. Kuramlar, yasaları açıklamak için kullanılan araçlardır, ispatlanınca yasaya dönüşmezler. Yeni keşfedilen olayları açıklamada yetersiz olabilecekleri gibi bilim insanlarının katkılarıyla geliştirilebilirler. "Kuram" olarak da bilinir. @@ İki bireyin akrabalık bağını belirten ifade. r=n(0.5)Lr = n(0.5)^Lr=n(0.5) L ifadesi ile belirlenir. Denklemde rrr akrabalık katsayısı, nnn ortak genlerin yüzde cinsinden ifadesi, LLL ise mayoz sayısı ya da nesil bağlantısını temsil eder. Farklı kuramlarda, farklı ve daha kapsayıcı denklemlere rastlamak da mümkündür. @@ Çağdaş Epistemoloji’de en ünlü Bağlamsalcı metinlerden biri David Annis’in “A Contextualist Theory of Epistemic Justification” adlı metnidir. Bağlamsalcılar, doğru inançların epistemik gerekçelendirilmesinin zamansal ve ilişkisel olarak ele alınması gerektiğini iddia ederler. Örneğin, sahip olduğum bir doğru inancın gerekçesi, “şu an” içinde bulunduğum konu ve zaman bağlamları çerçevesinde ele alınmalıdır. Bir doktora ya da bir esnafın bir doğru inancı gerekçelendirmesi, içinde bulundukları zaman, sosyal çevre ve diğer bağlamları anlayarak mümkündür. Epistemik gerekçelendirmeyi sosyal bir olgu olarak gören bu yaklaşım, bilgi mefhumunu soyut ve teorik bir tartışma alanında ilişkisel ve sosyal bir düzleme çekmektedir. Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz. @@ Doğanın, toplumun ve düşüncenin genel hareket ve gelişme yasalarını araştıran felsefi bilim; bağlamlılığın ve gelişimin genel kuramı ve aynı zamanda düşünce ve eylemin genel yöntemidir. @@ Darwin'in evrim kuramına göre iklim, besin, rekabet vb. şartlara uyabilenlerin yaşamaya devam etmesi, uyamayanların ise yok olması süreci. Bu süreç sebebiyle, hayatta kalmak konusunda avantajlı olanların (uyum başarısı yüksek olanların) kalıtsal özellikleri daha fazla gelecek nesillere aktarılır ve böylece, her yeni nesilde, daha uyumlu bireyler popülasyon içinde çoğalır. Karasal yaşantıdan, denizel yaşantıya geçen memeli hayvanlarda, arka bacakları daha körelmiş bireyler, hem enerji sarfiyatı bakımından, hem de hidrodinamik yapı bakımından diğerlerine göre daha avantajlı. Bu sebeple, evrimsel süreç içinde yunus ve balina gibi memelilerin ataları denizel yaşantıya adapte olurken, arka bacakları giderek kısalmış ve sonunda tamamen yok olmuş. Balinaların vücudunda halen bu arka bacakların kalıntısı olarak, tamamen işlevsiz kemik parçaları, vücut içinde bulunmakta. @@ R.A. Fisher tarafından öne sürülen bu teorinin tam ismi Fisher'ın doğal seçilim hakkında temel teoremidir. Matematiksel gösterimler içermesine karşın bu teorem matematiksel bir teorem değildir. Bu teoremin ana fikri:"Bir organizmanın herhangi bir zamandaki uyum başarısındaki artış yüzdesi,genetik çeşitliliğinin uyum başarısına eşittir." Yani eğer bir populasyonda varyasyon fazlaysa doğal seçilim de fazla olacaktır. @@ Niles Eldredge ve Stephen Jay Gould tarafından 1972'de ileri sürülmüştür. Bu teori, türlerin uzun zaman dilimleri boyunca Doğal Seçilim etkisi altında aslında oldukça az değişime uğradığını; ancak asıl evrimsel değişimlerin, ciddi çevresel değişimlerin olduğu zamanlarda, belirli popülasyonlarda, göreceli olarak hızlı bir şekilde, kısa bir zaman aralığında meydana geldiğini ileri sürer. Evrimin ana mekanizması olarak Genetik Sürüklenme görülür. Günümüzde tek başına kabul edilmemekte, Modern Sentez dahilinde diğer seçilim türlerinin güçlü etkisiyle bir arada ele alınmakta.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KURAM ile KURAN ile KURAL

- KURAM = NAZARİYE = FUAD = THEORY[İng.] = THEÉORIE[Fr.] = THEORIE[Alm.] = THEORIA, THEOREIN[Yun.] = TEORIA[İsp.]

- KUR'AN OKUMAK:
"AĞLAMAK İÇİN"
değil ANLAMAK İÇİN

- KUR'ÂN ile/ve KADÎM ÖĞRETİLER


- KURAN ile KURAN BÖLÜMÜ ile KURAN KORUYUCUSU ile KURAN'DAKİ

- Kur'ân[Ar.] ile KÛRÂN[Fars. < KÛR] ile KÜRÂN[Ar.]

( Kur'ân-ı Kerîm. [FURKAN] İLE Körler. İLE Kırmızı/al renkli at. )

- KURAN ile KURANI KERİM

- KUR'AN ile/ve/değil MUSHAF

( BELÂG-UL-MÜBÎN: İlâhî teblîgat. Kur'an-ı Kerim. )

- KURBAĞANIN ile KURBANIN

- KURBAN ile/değil/yerine MAĞDUR

- KURBAN ile/değil/yerine/>< SORUMLU

( )

- KURBAN ile/<> SUÇLAYICI/ZORBA ile/<> KURTARICI

( Kendine değer vermeyen ve başkalarının kararlarını kabul eden, yönlendirici, sürekli yakınan ve kendine ötekileri koltuk değneği gibi arayan.[Çaresizlik, onun için bir "sığınak" olmuştur.] İLE/<> Başkalarının görüş ve değerlerine önem vermeyen, öfkeli, saldırgan ve yargılayıcı bir tutum içinde olan. İLE/<> Ötekilerin yardım etme kapasitesini önemsemeyen, fedâkâr görünen ama gereksiz yere işlere karışan.[Zehirli bir "kendine yetme" ve başkalarına adanma durumu vardır. Bu kadar iyilik sonrası alacaklarını sağlayamayınca bir zorbaya dönüşmesi de hiç şaşırtmaz.] )

- KURBANIN ... ile/değil KURBAĞANIN ...

- KURB-U SULTÂN ve/||/<>/> ATEŞ-İ SÛZÂN


- KÜRDAN ile/ve/değil/yerine/||/<> HILTAN

( ... İLE/VE/||/<> Top durumundaki çiçekleri kuruduktan sonra sapları kürdan olarak kullanılan yabani bir bitki. )

- KUREHALON[İng.] ile/değil/yerine/= KUREHALON

- KÜREK ile/ve/||/<>/> FIRIN

( Düzgün. İLE/VE/||/<>/> Kızgın. )

- KÜREK ile ISIRAN

( ... İLE Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç. | Fırında, ekmek, börek çörek çevirmeye yarayan, bir tür kürek. )

- KÜREMEK ile KÜRÜMEK ile KÜRELEMEK ile KÜRELENMEK ile KÜRESELLEŞMEK ile KÜRESELLEŞTİRMEK ile KÜRESELLEŞEBİLMEK ile KÜR ile KÜRE ile KÜRK ile KÜRT ile KÜRKLÜ ile KÜRKÇÜ/LÜK ile KÜRTÇE ile KÜRESEL/LİK ile KÜRE KUŞAĞI ile KÜRK BÖCEĞİ ile KÜRESEL VALF ile KÜRK HAYVANI ile KÜRESEL ÜÇGEN ile KÜRESEL ISINMA ile KÜRESEL GÖK BİLİMİ

- SPHERICAL HARMONICS[İng.] / HARMONIQUES SPHÉRIQUES[Fr.] / KUGELFÖRMISCHE HARMONIKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL HARMONİKLER

- SPHERICAL COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES SPHÉRIQUES[Fr.] / KUGEL KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KOORDİNATLAR

- SPHERICAL ABERRATION[İng.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SAPINÇ

- KÜRİN ile SEPET
[<

( İçinde sebze ve meyve taşınan sepet. İLE ... )

- KURMAK ile TEMEL ile TEMEL ÇALIŞMASI ile VAKIFLAR ile KURULAN ile KURUCU ile KURUCU ile KURUCU


- KÜRSÜ ile AMBON[Fr.]

( ... İLE İlkel bazilikaların sahnında vaaz yeri ya da kürsüsü. | Çağdaş Balkan ve Yunan kiliselerinde büyük kürsü. )

- KURŞUN ile/değil GRAFİTİ

- KURŞUN ile KURŞUN İSABETİ ile KURŞUN İZİ ile BÜLTEN ile BÜLTEN TAHTASI

- LEAD[İng.] / PLOMB[Fr.] / BLEI[Alm.] ile/değil/yerine/= KURŞUN

- KURŞUNLAMAK ile KURŞUNLANMAK ile KURŞUNLATMAK ile KURŞUNLAŞMAK ile KURŞUNİLEŞMEK ile KURŞUN ile KURŞUNİ ile KURŞUNCU/LUK ile KURŞUNLU ile KURŞUNSUZ/LUK ile KURŞUN OTU ile KURŞUN ERİMİ ile KURŞUN GRİSİ ile KURŞUN KALEM ile KURŞUN RENGİ ile KURŞUNSUZ BENZİN

- KÜRT ile KÜRDİSTAN ile IRAK KÜRDİSTAN DEMOKRAT PARTİSİ ile KÜRTLER

- KURTBOĞAN = BOĞAN OTU

( Düğün çiçeğigillerden, özellikle kökünde akonitin adında bir zehir bulunan bitki, kurtboğan. )

- ESCAPING VELOCITY[İng.] / VITESSE DE LIBÉRATION[Fr.] / ENTWEICHGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KURTULMA HIZI

- YIĞIN ile KÜRTÜN

( ... İLE Rüzgârın biriktirdiği kar yığını. )

- HURMA[Fars.] ile TRABZON HURMASI/ASYA/JAPON HURMASI/TAZE HURMA/CENNET ELMASI

( Hurma ağacı. | Palmiyegillerin eski çağlardan beri Kuzey Afrika'da kültürü yapılan, yemişlerinden yararlanılan, gövdesi uzun, yaprakları büyük ve dikenli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı meyvesi. İLE Abanozgillerden, 15 metre kadar yükselebilen büyük bir ağaç. | Bu ağacın elma büyüklüğünde, turuncu renkte, hamken kekre olan, olgunlaştığında tatlılaşan meyvesi. )

- KURUL ile/ve/yerine/değil KOORDİNASYON

- KURUL/KONSEY ile/ve/||/<>/> ALT KURUL/KOMİSYON

- KURUM ile/ve/||/<>/> KURUN!

- KURUMSAL DİN ile/ve BİREYSEL DİN

- KURUNTU/YANILSAMA = VEHİM = ILLUSION[İng., Fr.] = ILLUSION, TÄUSCHUNG[Alm.] = ILLUSIO[Lat.] = DOXA[Yun.] = ILUSIÓN[İsp.] = MAYA[Sansk.]

- KURUŞ[Alm. < GROSCHEN] ile KURUŞ

( Liranın yüzde biri değerinde Türk parası. İLE Kurma işi, durumu. )

- KURUTAN ile ...

( Bir tür hayvan hastalığı. )

- KILN[İng.] / TOURAILLE, SÈCHOIR[Fr.] / DARRE, TROCKNER[Alm.] ile/değil/yerine/= KURUTMA FIRINI

- KUŞ ile/||/<> KIZIL DÜDÜKÇÜN