| ...N ve ...N | (N ile biten FaRkLaR...)
- ABERASYON[Fr. < ABERRATION] değil/yerine/= SAPINÇ/SAPMA
- İNHİRAF[Ar.]/ABERASYON[Fr.] değil/yerine/= SAPKINLIK, SAPINÇ | SAPITMA
- ÂBİR[Ar. < UBÛR, çoğ. ÂBİRÛN, ÂBİRÎN] ile ABÎR[Ar.]
- STATIONARY FIELD[İng.] ile/değil/yerine/= ABİT ALAN
- ABLATION[İng.] / ABLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ABLASYON
- ABLASYON ile/||/<> AS[S]ENDAN ile/||/<> AVÜLSİYON
- ABLASYON[Lat.] değil/yerine/= BUZUN, YÜZEYDEN ERİMESİ
- ABORTION[İng.] değil/yerine/= KÜRTAJ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ABRAZYON[Lat.] değil/yerine/= DENİZ AŞINDIRMASI
- ABSOLUTE, NOMINATIVE[İng.] ile YALIN
- ABSORBAN ile/||/<> ABSORBANS
- ABSORBAN ile/||/<> ABSORBANS ile/||/<> ABSORBE ETMEK ile/||/<> ABSORBE OLMAK ile/||/<> ABSORPSİYON ile/||/<> ABSORPTİVİTE
- ABSORB/SİYON[Fr.] değil/yerine/= SOĞURUM
- ABSORPTION FILTERS[İng.] / FILTRE ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONS FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ABSORPSİYON FİLTRELERİ
- SPECTRE ABSORPTION[Fr.] / ABSORPTIONS SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ABSORPSİYON TAYFI/SPEKTRUMU
- ABSORPSİYON ile/||/<> ABSORBAN ile/||/<> ABSTİNANS
- ABSORPTION[İng.] değil/yerine/= ABSORBSİYON
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ABSTRAKSİYON[Fr. < ABSTRACTION] değil/yerine/= SOYUTLAMA
- ABSTRAKSİYON ile ABSTRAKSİYONİST ile ABSTRAKSİYONİZM
- AÇAN ile AÇAR ile AÇKI ile AÇACAK
- STRANGENESS CONSERVATION[İng.] / CONSERVATION DE L'ÉTRANGETÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ACAYİPLİK KORUNUMU
- ACCESSION >< RESERVATION
- ACELE/ACİLEN/ALELACELE/DERHAL[Fars. der + Ar. ḥāl]/HEMEN[Fars. < HEMÂN] değil/yerine/= İVECE/İVEDİ/EVGİN/ÇABUCAK/ÇABUKÇA/ÇARÇABUK
- ACELELİKTEN ... değil ACELEDEN / ACELE ETMEKTEN ...
- ACEM AŞÎRÂN ile/||/<> ACEM-KÜRDÎ ile/||/<> ARAZBÂR ile/||/<> AŞÎRÂN ile/||/<> BESTENİGÂR ile/||/<> BEYÂTÎ ile/||/<> BÜZÜRG ile/||/<> FERAHNÂK ile/||/<> HİCAZKÂR ile/||/<> HÜSEYNÎ ile/||/<> HÜSEYNÎ-AŞÎRÂN ile/||/<> HÜZZÂM ile/||/<> ISFAHÂN ile/||/<> MÂHÛR ile/||/<> MUHAYYER-KÜRDÎ ile/||/<> NİHÂVEND ile/||/<> RAST ile/||/<> SABÂ ile/||/<> SEMÂÎ ile/||/<> SÛZNÂK ile/||/<> ŞEHNÂZ ile/||/<> USÛL-HAFİF ile/||/<> YEGÂH
Türk musikisinde kullanılan şed makamlarından biridir. Bu makam çârgâh makamının acem-aşîrân perdesi üzerine kalbolmuş biçimidir. Dominantı çârgâh, tonikası Acem-aşîrân perdeleridir.
İLE/||/
ACEMKÜRDÎ
Türk musikisinde kullanılan mürekkep bir makamdır. Acem makamını biçimlendiren acem-aşîrân ve uşşak makamları dizilerinin pest tarafına bir kürdî dörtlüsünün eklenmesiyle tertip edilmiştir. Makamın melodik seyrinde önce acem makamının, sonra da kürdî dörtlüsüyle kürdî makamının özelliklerini gösterir.
İLE/||/
ARAZBÂR
Türk müziğinin kadim mürekkep makamlarındandır. Nevâ"da beyâtî ile rast beşlisinin çârgâh"daki şeddi ve uşak dörtlüsünün birleşmesinden oluşmuştur. Donanımına mi için bir koma bemolü, konulur; bu arıza, makamı vücuda getiren ilk iki dizide mevcuttur ve uşşak dörtlüsünde de bu ses yoktur. Nota içinde nevâ"da beyâtî için si küçük mücenneb bemolü, diger iki dizi için de si koma bemolü konulur. Makam, uşşak dörtlüsünü inici bir biçimde icra ile la-dügâh perdesinde kalır. Güçlü birinci derecede nevâ"da beyâtî"nin ve çârgâh"da rast beşlisinin durağı olan do-çârgâh perdeleridir.
İLE/||/
AŞÎRÂN
Hüseynî-aşîrân perdesinin ve makamının adının muhtasar biçimidir.
İLE/||/
BESTENİGÂR
Oldukça eski mürekkep Türk makamlarındandır. Hususi ve orijinal bir kıymet taşıyan bu makam rağbetle kullanılmıştır ve halen de kullanılmaktadır. Bilhassa kuvvetli hüzün, ıstırap ve dindarlık mevzularında kullanılabilir. Sabâ makamına Irak makamının pest dörtlüsünün (yani Irak perdesindeki segâh dörtlüsünün) ilavesinden meydana gelmiştir. Bu dörtlü ile Irak perdesinde durur. Güçlü, birinci derecede kuvvetli olarak kullanılan çargâh do perdesidir ki, sabânın güçlüsüdür. Donanımına sabâ gibi si için koma ve re için bakıyye bemölü konulur. Lâhin içinde icabeden yerlere sabânın tiz sekizlisi için lâ bakıyye bemolü ve Irak"ın pest dörtlüsü için de fâ bakıyye diyezi ilâve olunur.
İLE/||/
BEYÂTÎ
Günümüzde de kullanılan bu makam, Türk müziğinin en eski makamlarından bir tanesidir. Uşşak dörtlüsüne pûselik beşlisi ilâvesinden mürekkep ve Türk müziğinin 5 numaralı basit makamı olan uşşak"ın inici biçimidir. Uşşak gibi dügâh {lâ perdesinde durur ve güçlüsü nevâ} re"dir. Bu güçlü perdesinin uşşaktan daha önemli olarak kullanılması ve ekseriyâ bu perdeden başlayarak bestekârların bir hicâz geçkisi yapmış olmaları, makamın yapısıyla alâkalı değildir. Uşşak"dan farkı, tiz perdelerden başlaması, bu perdelerde gezinerek ikinci bir biçimde karar etmesidir. Donanımına uşşak gibi si için bir koma bemolü konulur. Niseb-i şerîfesi 8"dir. Orta sekizlideki sesleri şöyledir (pesten tîze doğru) : dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, hüseynî, acem, gardâniye, muhayyer. Beyâtî, uşşak kadar rûha huzur verici değildir. Uşşak"ın tasavvufî ve felsefî karakterine mukabil beyâtî"nin biraz hüzne kaçan bir karakteri vardır.
İLE/||/
BÜZÜRG
Türk mûsıkisinin çok az kullanılmış en eski mürekkep makamlarındandır. Hüseynî beşlisinin hüseynî perdesindeki şeddi, pûselik beşlisi ve çargâh beşlisinin rast perdesindeki şeddinden (yani mâhur makamının pest beşlisinden) meydana gelmiştir. Ekseriya bu beşlilerde karışık bir süratte seyredildikten sonra, rasttaki çargâh beşlisi ile inici bir biçimde rast perdesinde durulur. Güçlü birinci derecede makamın terkibindeki ilk iki beşlinin ilkinin durağı ve ikincisinin tiz durağı olan nevâ, üçüncü derecede pûselik beşlisinin durağı olan dügâh"dır. Bilhassa seyirde çargâh beşlisine ehemmiyet verilerek ve onun dahilinde gezinilerek yürünür, donanım boştur. Lâhin içinde hüseynî beşlisinin hüseynî perdesindeki şeddi için fâ bakıyye diyezi konulur, başkaca bir ârızası yoktur.
İLE/||/
FERAHNÂK
Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. Tahminen 1820 senelerinde Şâkir Ağa tarafından tertib edilmiştir; biraz eviç makamına benzerse de ifade itibariyle dahi ondan farklıdır. Şen ve hafif mevzular, bahar tasvirleri gibi parçalarda kullanılabilir. Bu makam, nevâ"da rast beşlisi, segâh"da ferah-nâk beşlisi, dügâh"da rast beşlisi, Ferah-nâk beşlisi ve nîm hicazda, hicaz dörtlüsünden mürekkeptir. Bu diziler ekseriya, karışık bir surette kullanılır. Makam ferah-nâk beşlisi ile karar eder. Durak ırak ve güçlü birinci derecede dügâh perdeleridir. Makam umumiyetle inicidir. Donanıma fa ve do için birer bakıyye diyezi konur. Zikredilen beş dizenin son ikisinde her iki arıza, ilkinde yalnız birinci arıza ve üçüncüsünde yalnız ikinci arıza mevcuttur. Bu diziler kullanılırken, bu noktalar göz önünde tutularak bekar konulur. Segâh"daki ferah-nâk beşlisinin si koma bemolü ve hicaz içerisinde geçen yerlere konur. Bununla beraber hicaz dörtlüsünün kullanılmadığı ferah-nâk eserler de vardır.
İLE/||/
HİCAZKÂR
Türk müziğinin şed makamlarındandır. Tahminen 170 sene önce tertib edilmiştir. Rağbetle kullanılmış bir makamdır. Çok özel bir edâ taşıyan bir diziye sahiptir. Zirgüle basîtesinin rast (sol) perdesindeki şeddidir. (Evcârâ"nın bir yarım ses tizinde kalan biçimi olur). Güçlüsü –beşinci derecesi olan- nevâ"dır. Dizisi inicidir, nispet-i şerîfe sayısı, zirgülede olduğu gibi 7 dir. Donanımına si koma mi ve lâ bakıyye bemolleri ile fa bakıyye diyezi konulur. Şu hale göre orta sekizlideki sesleri şöyledir. (tizden peste doğru): gerdâniye, eviç, hisâr, nevâ, çârgâh, segâh, zirgüle ve rast. Ancak bestekârların hicazkâr eserlerde sıkça ve karışık olarak nihâvend ve yegâhda hicaz ile rastda hicaz (donanımı si ve mi koma ve la bakıyye bemolleridir) geçkileri yapmış olduklarını ilave etmek gerekir.
İLE/||/
HÜSEYNÎ
Türk müziğinin altı numaralı basit makamıdır; en eski makamlardandır. Hüseynî beşlisi ile uşşak dörtlüsünden müteşekkildir. Durak dügâh ve güçlü –beşinci derece olan- hüseynî perdeleridir. Niseb-i şerîfe sayısı 8 dir. Dizisi çıkıcıdır. İkinci biçimi muhayyer olur. Donanımına si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlideki sesleri şöyledir. (pestden dize doğru): dügâh, segâh, çargâh, nevâ, hüseynî, eviç, gerdaniye ve muhayyer. Hüseynî, klasik bestekârlar tarafından da en çok kullanılan bir kaça makamdan biri olmakla beraber, bilhassa Türk halk müziğinde en çok kullanılmış olan makamdır.
İLE/||/
HÜSEYNÎ-AŞÎRÂN
Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Hüseynî makamının pest tarafına, Hüseynî-aşîran perdesine nakledilmiş bir uşşak dörtlüsü ilavesinden mürekkep olup, bu dörtlü ile aşiran perdesinde kalır. Güçlü birinci derecede hüseynînin durağı olan dügâh"tır. Donanımına Hüseynî gibi si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Eskiden vech-i hüseynî de denilen bu makam, esasen hüseynînin pest tarafına tâbi olarak bir dörtlü katılmak suretiyle yapılmıştır ki aşiran perdesinde kalan hüseynîden başka bir şey değildir.
İLE/||/
HÜZZÂM
Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. En eski mürekkeplerden biri olmakla beraber, bilhassa yaklaşık iki asırdır pek çok rağbet görmüştür. Türk müziğinin koyu hüzün arzeden makamlarından biri olan bu makam, dizisi bir sekizli içinde ifade edilebilen mürekkep makamlardandır. Hüzzam beşlisi ile segâh dörtlüsünden mürekkeptir. Durak segâh ve güçlü –üçüncü derece olan- nevâdır. Dizisi inici çıkıcı olup niseb-i şerîfe sayısı 6"dır. Donanımına si koma, mi bakıyye bemolleri ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlisindeki sesleri pestten tize doğru şöyledir; segâh, çârgâh, nevâ, hisâr, eviç, gerdâniye, muhayyer ve tiz segâh.
İLE/||/
ISFAHÂN
Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Pûselik beşlisi, dügâh perdesine nakledilmiş bir rast dörtlüsü ve beyatî makamından meydana gelmiştir. Beyatî"nin durağı ve güçlüsü olan dügâh ve nevâ perdeleri, Isfahân"ın da durak ve güçlüsüdür. (Pûselik beşlisi ile dügâh"taki rast dörtlüsünün de esasen durak perdeleri dügâhtır.) Isfahân"ın dizisi inici-çıkıcıdır. Donanımına beyâtî gibi si koma bemolü konulur, pûselik beşlisi için si bekar ve rast dörtlüsü için si bekar sol bakıyye diyezi kullanılır. Eskiden beyâtî makamına Isfahân denilirken Isfahânek makamının terkibini müteakip birkaç asırdan beri Isfahânek yerine ısfahân denilmeye başlanmış, beyatî yeni bir bünyeye girmiş, Isfahânek de Isfahân"ın küçük bir fark gösteren biçimine kalbolmuştur.
İLE/||/
MÂHÛR
Türk müziğinin en eski makamlarındandır. Neşeli, şuh, ferah verici bir makamdır. Asırlardan beri rağbet ile kullanılmıştır. Mâhur, çârgâh makamının rast (sol) perdesindeki şeddidir; yani basit bir şed makamıdır. (Acem- aşîran gibi ki bu da mahurun bir perde pestinde kalan bir çârgâh şeddidir.) Güçlüsü – beşinci derece olan- nevâ (re)"dir. Dizinin umumi seyri inicidir. Donanımına fa için bir küçük münecceb diyezi alır. (Yani batı müziğindeki sol majör"ün aynıdır.) Orta sekizlisindeki sesleri tizden peste doğru olmak üzere şöyledir. Gerdâniye, mâhur, hüseynî, nevâ, çârgâh, pûselik, dügâh ve rast.
İLE/||/
MUHAYYER-KÜRDÎ
Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. Tahminen iki asır evvel tertibedilmiştir. Muhayyer makamına bir kürdî dörtlüsü ilavesinden ibarettir. Durak ve güçlü aynen muhayyerde olduğu üzere dügâh ve hüseynî perdeleridir. Donanımına muhayyerin si koma bemolü ve fa bakıyye diyezi arızaları konulur. Kürdî dörtlüsü için si bekar ve si küçük münecceb bemolü değişikliği yapılır.
İLE/||/
NİHÂVEND
Türk müziğinde bir makamdır. En eski makamlardan olup, eskiden nihâvend-i kebîrden ayırmak için nihâvend-i rûmî diye de adlandırılmıştır. Fakat son bir asırdan beri pek büyük bir rağbetle kullanılmıştır. Nihâvend batı müziğindeki sol minördür. Yani pûselik makamının bir perde peste göçürülmüş şeddidir. Rast perdesinde durur. Güçlüsü beşinci derece olan nevâ"dır. Donanımına si ve mi için iki küçük mücenneb bemolü konulur, yedenin fa bakıyye diyezi, nota içinde ilave edilir. Çıkıcı-inici bir seyri vardır. Orta sekizlideki sesleri pestden tize doğru olmak üzere şöyledir: rast, dügâh, kürdî, çârgâh, nevâ, nim-hisar, evic, gerdâniye. Dizisinde nisbet-i şerîfeden 7 tane olmakla mülayim sayılır. Elimizde, makamlar arasında sayı itibariyle 7 olarak nihâvend"den eser bulunmaktadır.
İLE/||/
RAST
Türk müziğinin en eski makamlarındandır. 4 numaralı basit makam olan rast, rast beşlisi ile rast dörtlüsünden müteşekkildir. Durağı rast (sol) ve güçlüsü – beşli ile dörtlünün birleşmiş olduğu beşinci derece nevâ (re) dir. Makam çıkıcıdır. Mülayim olup dizisinde niseb-i şerîfeden 8 tane vardır. Donanımına si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlisindeki sesleri pestten tize doğru olmak üzere şöyledir: rast, dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, hüseynî, evic ve gerdâniyye. Rast en çok kullanılmış makamlardandır; en eski devirlerden zamanımıza kadar bu önemini ve rağbetini korumuştur.
İLE/||/
SABÂ
Türk müziğinin en eski ve maruf makamlarındandır. Türk müziğinin en orijinal ve karakteristik makamlarından biri olan sabâ, yürekler parçalayıcı, gönüller yakıcı bir hüzün, elem, zühd ve pişmanlık duygusunu gayet net olarak bildirir. Rağbetle kullanılmış bir makamdır. Çârgâh"da zengûle (ki bu makam şevk-efzâ"nın terkîbinde de mevcuttur) ile sabâ dörtlüsünden mürekkeptir. Bu dörtlü ile dügâh (la) perdesinde kalır. Zengûle"nin durağı çârgâh perdesi, sabâ da çok mühim bir rolü olan güçlüdür. Çârgâh"da zengûle"nin güçlüsü olan rast (sol) perdesi gibi ikinci bir güçlünün, fazla kıymeti yoktur. Donanımına si koma bemolü ile re bakıyye bemolü konulur. Çârgâh"da zengûle"nin la bakıyye bemolü; nota içinde kullanılır.
İLE/||/
SEMÂÎ
Türk halk şiirinde bir "forme" un adıdır. Saz şairi tarafından bestelenir ve semâî adı altında okunur. Biçim itibarı ile aynen koşma gibidir, ondan farkı hecenin 4+4=8 vezni ile yazılmasındandır. Mevzuu itibarı ile de koşmadan farklıdır; semâîde âdeta bazı tekerlemeler vardır. Fakat bunlar oldukça anlam sunar, mânide olduğu gibi anlamsız değildir.
İLE/||/
SÛZNÂK
Türk müziğinin 13 numaralı sonuncu basit makamıdır. Basit makamlardan yegane yeni olanı olup, bütün diğerleri pek eskidir. Sûz-nâk tahminen 1780 senelerinde Abdülhalim Ağa, Ahmet Ağa, Mehmet Ağa"dan biri tarafından icat edilmiştir. O zamandan beri en çok rağbet edilen makamlardan biridir. Net olarak içli bir hüzün bir telkin eder. Sûz-nâk, rast beşlisi ile hicaz dörtlüsünden yapılmıştır. Rast beşlisi ile rast (sol) perdesinde durur. Güçlüsü beşli ile dörtlünün birleştiği beşinci derecede olan nevâ (re) dir. İnici-çıkıcı karışık bir biçimde seyreder. Donanımına si koma bemolü, mi bakıyye bemolü ve fa bakıyye diyezi konulur. (İlki rast beşlisi ve son ikisi de hicaz dörtlüsü için). Niseb-i şerîfeden dizisinde 7 tane bulunmakla "mülâyim" sayılır. Orta sekizlisindeki sesleri pestden tîze doğru şu biçimdedir: rast, dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, evic ve gerdâniye. Bu asıl Sûz-nâk"tır. Bir de durak üstü olarak, dügah perdesi yerine zengûle kullanan Sûz-nâk vardır ki buna "zengûleli Sûz-nâk" derler ve zengûle makamının rast (sol) perdesindeki şeddi (hicazkâr) gibidir. Hicazkârdan farkı, daima değil ancak karara doğru karakteristik olarak zengûle perdesini bir nevi üstyeden olmak üzere kullanmasıdır.
İLE/||/
ŞEHNÂZ
Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Çok güzel ve karakteristik bir makam olup, hicazkârın daha yumuşağı ve nazlısı, masal edasına çok müsait bir çeşididir. Eskiden daha çok kullanılan makam son yıllarda orta derecede kullanılmıştır. Şehnâz, uzzal veya hicaz veya hümâyun makamına, hüseynî aşîran (mi) perdesine göçürülmüş bir hümâyûn ilavesinden mürekkeptir. Uzzal veya hicaz veya hümâyun ile dügâh (la) perdesinde kalır (bu perde, hüseynî aşîran"da hümâyûn"un da güçlüsüdür). Güçlüler birinci derecede –hümâyûn ile hicâz"ın güçlüleri olan- nevâ (re), ikinci derecede de – uzzalın güçlüsü ve hüseynî aşîran"da hümayun durağı olan- hüseynî (mi) perdeleridir. Karışık ve daha çok inici bir seyri vardır (ve muhayyer perdesini sık kullanır). Donanımına si bakıyye bemolü, fa koma diyezi, do ve sol bakıyye diyezleri konulur. (İkinci ve dördüncü arızaları hüseynî aşîranda hümâyûn içindir; diğer ikisi de hümâyûnun arızalarıdır). Eğer uzzal veya hicaz kullanılmışsa fa bakıyye diyezi (fa bekardan sonra) ve sol bekar yapılır.
İLE/||/
USÛL-HAFİF
Türk müziğinin büyük usullerindendir. 32 zamanlı ve 26 darplıdır (yine 32 zamanlı olarak 14 darplı benefşân ve 22 darplı muhammesten daha az kullanılmıştır). 32/2"lik ağır hafif mertebesi de çok kullanılmıştır. 32/8"lik yürük hafif de görülmüştür. Usul isminden de anlaşılacağı üzere yürük eserlere yakışır, oynak ve hafiftir. Hafif ile kâr, beste, peşrev, tevşih ve ilâhiler ölçülmüştür. Bilhassa beste formu için pek çok kullanılmıştır. Usul üç farklı biçimde dizilmiş 8 adet sofyandan oluşur.
İLE/||/
YEGÂH
Türk müziğinin eski makamlarından bir tanesidir. Yegâhnevâ ile nevâ"da rast makamlarından tertip edilmiştir. İkinci dizi ile yegâh (re) perdesinde kalır ki, bu ses aynı zamanda makamın terkibindeki ilk dizinin de güçlüsüdür. Güçlüsü nevânın durağı olan dügâh (la) perdesidir. (Nevâ, perdesi tiz durağı olduğu için güçlü sayılamaz). Donanımına nevâ gibi si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Yegâh"da rast için ise si bekar ve do bakıyye diyezi nota içerisinde kullanılır. (Fa bakıyye diyezi bu dizide ortaktır). Genellikle inici olarak seyreder. )
- ACEM ile/ve/<>/= ARAP OLMAYAN
- ACEMİ OCAĞI ile/||/<>/> ENDERUN ile/||/<>/> KAPIKULU ORDUSU
- ACEMİ/LİK/TEN ile/ve/değil/||/<>/< YAŞLI/LIK/TAN
- ACI ÇEKMEK ile ACI ÇEKEN ile ACI VEREN ile IZDIRAP ile ACI VEREN
- ACI DUYABİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< (KENDİ)/(ONUN/ÖTEKİNİN) ACISINI DUYABİLEN
- ACI/ISTIRAP:
KÖTÜLERİN ŞİDDETİNDEN ile/ve/değil/||/<>/< İYİLERİN SESSİZLİĞİNDEN
- ACI = PAIN[İng.] = TRISTESE[Fr.] = UNLUST[Alm.] = TRISTITIA[Lat.]

Yön Bulma:
Bir çubuk ve gölgesini kullanarak Kuzey'i bulabiliriz.
1- Bir çubuğu toprak zemine dik bir biçimde yerleştirip ve gölgesinin ucuna bir taş yerleştiriyoruz.
2- 20 dakika sonra gölgenin ucuna tekrar taş bırakıyoruz. [İlk bıraktığımız taş, W(Batı); son bıraktığımız taş, E(Doğu) yönündedir.]
3- Sol ayağımızı W(Batı), sağ ayağımızı E(Doğu) taşının yanına yerleştiriyoruz. Böylelikle Kuzey'e bakıyor olacağız.
[Bu yöntem, iki yarım kürede de kullanılabilir. Tek fark, Kuzey yarım küredeysek sırtımız, güney yarım küredeysek yüzümüz Güneşe dönüktür.] )
- OPEN TUBULAR COLUMN[İng.] ile/değil/yerine/= AÇIK BORUSAL KOLON
- AÇIK KAHVERENGİ ile YALTAKLANAN
- AÇIK ile/ve/değil/< ÂŞİKÂR/ECLÂ[Ar. < CELÎ]/BEYYİN[Ar.]
- AÇIKLAMA = İZÂH/AT, TAFSİLÂT, BEYÂN = EXPLANATION[İng.] = EXPLICATION[Fr.] = ERKLÄRUNG[Alm.] = SPIEGAZIONE[İt.] = EXPLICACIÓN[İsp.] = EXPLENATIO[Lat.] = HO EKS?G?SIS[Yun.] = İZÂH, BEYÂN[Ar.] = BEYÂNKÂRÎ(far.) = VERKLARING[Felm.]
- AÇIKTAN ATAMAK ile AÇIKTAN ATANMAK ile AÇIKTAN ile AÇIKTAN AÇIĞA ile AÇIKTAN TAYİN
- ACİL YARDIMDA:
BEBEK ile/ve/||/<>/> ÇOCUK ile/ve/||/<>/> YETİŞKİN
- ACİLİYET ile ACİL ile HEMEN ile TEDAVİ EDİLEMEZ
- ACIMA = PITY/COMMISERATION[İng.] = COMMISÉRATION[Fr.] = MITLEID[Alm.] = COMMISERATIO[Lat.]
- ACIMASIZ ile GRİMALKİN ile ACIMASIZCA ile VAHŞET
- ACIMIK = BELEMİR, DELİCE, KARAMUK, MAVİKANTARON, PEYGAMBER ÇİÇEĞİ
- AÇIMLANAN ile/ve SERİMLENEN
- AÇIP GÖSTERME/GÖSTERİLEN ile ÇIKARIP GÖSTERME/GÖSTERİLEN
- ANGULAR MAGNIFICATION[İng.] / ECKIGE-VERGRÖSSERUNG, WINKELVERGRÖSSERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL BÜYÜTME
- ANGULAR DISPERSION[İng.] / DISPERSION ANGULAIRE[Fr.] / WINKELDISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL DAĞILIM
- ANGULAR ACCELERATION[İng.] / WINKELBESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL İVME
- ... AÇISINDAN ile ... BAKIMINDAN
- ACQUIRE vs. EARN vs. GAIN vs. GET vs. OBTAIN vs. PROCURE vs. RECIEVE vs. TAKE vs. WIN
- ACTING THE INTUITION vs. RIPENING THE INTUITION
- ACUL/ACELECİ değil/yerine/= İVECEN/İVEĞEN/EVGİN
- AD ile/ve UNVAN["ÜNVAN" değil!]
- ADÂLET HEYKELİNİN GÖZLERİNİN KAPALILIĞI:
"NAMUSSUZLARA GÖZ YUMMAK İÇİN" değil ÂDİL OLMAK İÇİN
- ADÂLET:
ORTAYA ÇIKAN değil ÜRETİLEN
- ADÂLET ve/<> HİKMET ve/<> DİN
- ADÂLETSİZLİK ile/değil/yerine/>< KARŞILIKLI HİZMET (İÇİN)
- ADAM OLUP OLMADIĞIN ile/ve/>/değil NE KADAR ADAM OLDUĞUN
- ADAMAK ile SADIK ile ADANAN ile İNZİVADA DUA EDEN ADANAN ile ÖZVERİ
- ADAMANTANE[Fr.] / ADAMANTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ADAMANTAN
- ADAMKÖKÜ = ADAMOTU = KANKURUTAN
- ADANMIŞLIK ile/değil/yerine ZEN
- ÂDAP ERKÂN değil/yerine/= YOL YORDAM
- ADAPTASYON ile/||/<> ADAPTE ETMEK ile/||/<> ADAPTE OLMAK ile/||/<> ADAPTİF ile/||/<> ADAPTÖR ile/||/<> AKOMODASYON
- ADAPTASYON ile/||/<> ADAPTİF ile/||/<> ADAPTÖR
- ADAPTASYON ile/||/<> AKLİMASYON
- ADAPTASYON ile BİYOÇEŞİTLİLİK
- ADAPTASYON ile/ve/||/<>/> ENTEGRASYON
- ADAPTASYON/ADAPTATION[İng.] değil/yerine UYARLAMA/UYUM SAĞLAMA
- ADAPTASYON ile YAPAY SEÇİLİM
- ADAPTASYON ile YAPIŞMAK
- ADAPTE ile ADAPTASYON
- ADAPTİF BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK DÜZENİ/SİSTEMİ ile/||/<> ADAPTİF DAVRANIŞ ile/||/<> ADAPTİF ÖZELLİK ile/||/<> ADAPTİF YAYILIM ile/||/<> ADAPTÖR PROTEİN
- ADAPTİF RADYASYON ile/||/<> KONVERJANT EVRİM
- ADAPTIVE RADIATION[İng.] değil/yerine/= UYUMSAL YAYILIM
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ADÂVET[Ar.] ile ŞENEÂN[Ar.]
- ADDISON[Fr.] değil/yerine/= BÖBREK ÜSTÜ BEZİ SALGI YETERSİZLİĞİ HASTALIĞI
- ADDÜKSİYON ile/||/<> ADDÜKTÖR ile/||/<> AFİNİTE ile/||/<> ASPİRASYON
- ADEM
|------VEHM------|ŞEKK|------ZANN/ŞÜPHE------|
ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/></>/<
YAKÎN
|------%50 altı.[1-49]------|%50-50|------%50 üzeri.[51-99]------|
ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/></>/<
%100 )
|------ KURUNTU------|BELKİ|------KUŞKU------|
ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/></>/<
KESİN(LİK) )
)
)- ADENİN[Fr.] ile ADENİT[Yun.]
- ADHESION[İng.] / ADHÉSION[Fr.] / ADHÄSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ADEZYON
- ADH ile/||/<> ALDOSTERON
- ADHERENS/ADHERE OLMAK[İng. < ADHERENCE] ile/||/<> AKRESYON
- ADHESION[İng.] değil/yerine/= ADEZYON
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ADHEZYON ile/ve/||/<>/>/< KOHEZYON ile/ve/||/<>/>/< KAPİLER ETKİ
| Özellik | Adhezyon | Kohezyon | Kapiler Etki |
|---|---|---|---|
| Tanım | Farklı türden moleküller arasındaki çekim kuvveti. | Aynı türden moleküller arasındaki çekim kuvveti. | Sıvının dar bir boru içinde yükselmesi veya alçalması olayı. |
| Neden | Moleküller arası farklılık (örneğin su ve cam arasında). | Moleküller arası benzerlik (örneğin su molekülleri arasında). | Adhezyon ve kohezyon kuvvetlerinin birleşimi. |
| Etkileri | Sıvının yüzeylere yapışmasını sağlar. | Sıvının bir arada kalmasını sağlar (damlacık oluşumu). | Sıvının dar borularda yükselmesini veya alçalmasını etkiler. |
| Örnek | Su damlasının bir yaprak yüzeyine yapışması. | Su damlasının küresel formunu koruması. | Bitkilerin köklerinden suyun yukarı taşınması. |
- ADHİ-YOGA ile/||/<> GEDO ZEN
- ADI ANILMAYAN ile/ve/<> ADI ANILAMAYAN
- ADI GEÇEN/GEÇECEK KİŞİ İÇİN:
"... DENEN" değil ... ADLI/ADINDAKİ
- ADI OLAN ile/ve/<>/değil/yerine KENDİ OLAN
- ADIN(İSMİN) DURUMLARI(HALLERİ):
YALIN ile/ve/<> -İ HALLERİ ile/ve/<> -E HALİ ile/ve/<> -DE HALİ ile/ve/<> -DEN HALİ ile/ve/<> -İN HALİ
- ADINA(") ile/değil/< ... ÜZERE/İÇİN/AÇISINDAN/BAKIMINDAN
- ADİSYON ile/||/<> ADJUVAN ile/||/<> ADNEKS
- ADİSYON[Fr./İng. ADDITION] değil/yerine/= TOPLAMA | HESAP FİŞİ/PUSULASI
- TAHAVVÜL-Ü DÂHİLÎ[Osm.] / ADIABATIC ALTERATION[İng.] / ADIABATISCHE ENDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK DEĞİŞİM
- ADIABATISCHE GRADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK GRADYAN
- ADIABATISCHER PROZESS, ADIABATISCHES VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK SÜREÇ
- ADİYABATİK[Fr.] değil/yerine/= ISI İLETMEYEN
- ADIYAMAN ile ADIYAMANLI/LIK
- ADJUVAN/ADJUVANT[İng.] değil/yerine/= ARTIRGAN
- ADJUVAN değil/yerine/= ARTTIRGAN
- ADL[Ar.] ile HASEN[Ar.]
- ADMIN[İng.] değil/yerine/= YÖNETİCİ
- ADMINISTRATION :/yerine YÖNETİM
- ADNAN SAYGUN ve/<> HALİT REFİĞ
- ADOLESANS/ADÖLESANS ile/||/<> ADOLESAN/ADÖLESAN
- ADOLESCENT :/yerine ERGEN
- ADRENAL ile/ve/||/<> ADRENAL BEZLER ile/ve/||/<> ADRENALİN/EPİNEFRİN ile/ve/||/<> ADRENOKORTİKOTROPİK HORMON[ACTH]
- ADRENALINE[İng.] / ADRÉNALINE[Fr.] / ADRENALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ADRENALİN
- ADRENALİN ile/ve/||/<>/> ADRENOKROM
- ADRENALİN[İt./Fr. ADRENALINE]/EPİNEFRİN ile/değil/yerine ENDORFİN
- ADRES ile ADRES SAYACI ile ADRES FORMATI ile KARŞILAMA ADRESİ ile ADRES KISMI ile ADRES KAYDI ile ADRES DEĞİŞKENİ ile ADRESLENEBİLİR ile MUHATAP ile HİTAP EDEN ile ADRESLEME
- ADSORBAN değil/yerine/= YÜZER GEN
- ADSORBSİYON[Lat.] değil/yerine/= MOLEKÜL/ATOM/İYON TAKILMASI
- HEAT OF ADSORPTION / ADSORPTION HEAT[İng.] / ADSORPTION'S WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPLAMA/ADSORPSİYON ISISI
- ADSORPTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / CHROMATOGRAPHIQUE ADSORPTION[Fr.] / ADSORPTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPSİYON KROMATOGRAFİSİ
- ADSORPSİYON ile/||/<> ABSORPSİYON
- ADSORPSİYON değil/yerine/= YÜZERME
- ADVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ADVEKSİYON
- ADVENTICE[Fr.] değil/yerine/= SONRADAN VE DIŞARININ ETKİSİYLE OLUŞAN
- ADVENTİSYA değil/yerine/= DIŞ ZAR/KATMAN
- ADIABATIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK DENKLEM
- ADIABATIC GRADIENT[İng.] / GRADIENT ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK GRADYAN
- AEIDEIN
- AEROBİ[Fr.] ile AERODİN[Fr.] ile AERODİNAMİK[Fr.]
- AEROLOGIC MODIFICATIONS[İng.] / MODIFICATIONS AÉROLOGIQUES[Fr.] / AEROLOGIESCHE ÄNDERUNG, AEROLOGIESCHE MODIFIKATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROLOJİK DÜZELTMELER
- AEROP/AEROBE[İng.] değil/yerine/= OKSİJENSEVEN
- AEROPLAN[Fr.] değil/yerine/= UÇAK
- AEROSTAT[Fr.] değil/yerine/= BALON
- AF ve/||/<>/>/< MAĞFİRET[< GUFRÂN]
- AFAZİ ile/ve/||/<> PERSEVERASYON
- AFEDERSİN ile/||/<> AFFEDERSİN
- AFERENT/AFFERENT[İng.] değil/yerine/= GETİRGEN
- AFERENT değil/yerine/= GETİRGEN
- ÂFET ile/ve/||/<>/> EKSİK/NOKSAN[Ar. NUKSAN]
- AFFEDİLEBİLİR ile AFFEDİLEBİLİRLİK ile MAZERET ile AFFEDERSİN ile MAZERET ile MAZERET SAHİBİ ile MAZERETLER
- AF[F]EKSİYON ile/||/<> AF[F]EKT ile/||/<> AF[F]EKTE ile/||/<> AF[F]EKTİF
- AFGAN ile AFGAN ARAPLARI ile AFGANİSTAN ile AFGANLAR
- AFGANİSTAN ve/=/||/<> PEŞTUCA
- AFİLİYASYON/AFFILIATION[İng.] değil/yerine/= BAĞLAŞIM
- AFİLİ[Y]ASYON ile/||/<> AFİLİYE
- AFİRMASYON[Fr.] değil/yerine/= KESİNLEME
- AFİYET OLSUN değil/yerine/= YARASIN
- AFRICAN-AMERICAN :/yerine AFRO-AMERİKAN
- AFRODİZYAK/TA[İng. APHRODISIAC | Fr. < APHRODISIAQUE < Yun.]:
EŞEYSEL İSTEĞİ ARTIRAN ile/ve/||/<> EŞEYSEL GÜCÜ ARTIRAN ile/ve/||/<> EŞEYSEL HAZZI ARTIRAN
- AFSUNLAMAK ile AFSUNLANMAK ile AFSUN ile AFSUNCU/LUK ile AFSUNLU
- AFTERNOON :/yerine ÖĞLEDEN SONRA
- AFV[Ar.] ile GUFRÂN[Ar.]
- AFYON ile/||/<>/> KODEİN[Fr. < CODEINE]
- AFYONLAMAK ile AFYONLANMAK ile AFYON ile AFYONLU ile AFYON RUHU ile AFYON SAKIZI ile AFYON KAYMAĞI
- AĞAÇ ile AKÇAAĞAÇ/İSFENDAN[Fars.]
- AĞAÇ ile KALEMBEK(Hint Denizi'ndeki bir adanın adından)
- AĞAÇ ile KARAAĞAÇ/NÂRVEN[Fars.]
- AĞAÇKAKAN/TAKDELEN ile TUHAF
- AĞAÇKAKAN ile AKSIRTLI AĞAÇKAKAN
- AĞAÇKAKAN ile ALTIN AĞAÇKAKAN
- AĞAÇKAKAN ile BENEKLİ AĞAÇKAKAN
- AĞAÇKAKAN ile BOYUNÇEVİREN
Sıkıştırıldıklarında kendilerine özgü bir korunma yöntemine başvururlar. Önce, kuyruk tüylerini aralayarak boyunlarını uzatırlar ve baş tüylerini, yukarı doğru kısa bir ibik halinde kaldırırlar; sonra, başlarını ve boyunlarını döndürerek yana yatırırlar ve aniden başlarını geri çekerek yılan taklidi yaparlar. )
- AĞAÇKAKAN ile KIRMIZI ŞAPKALI/KOKARTLI AĞAÇKAKAN
- AĞAÇKAKAN ile KÜÇÜK AĞAÇKAKAN
- AĞAÇKAKAN ile ORTANCA AĞAÇKAKAN
- AĞAÇKAKAN ile SİYAH/KARA AĞAÇKAKAN
- AĞAÇKAKAN ile SURİYE/ALACA AĞAÇKAKANI ile GÖKNAR AĞAÇKAKANI ile GRİ AĞAÇKAKAN ile KIZIL AĞAÇKAKAN ile ORMAN AĞAÇKAKANI ile SARI AĞAÇKAKAN ile TEPELİ AĞAÇKAKAN
- AĞAÇKAKAN ile ÜÇ PARMAKLI AĞAÇKAKAN
- AĞAÇTA YAŞAYAN ile AĞAÇLANDIRILMIŞ ile AĞACA BENZEYEN
- ZÄHFLÜSSIGE ABLEITUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI TÜREV İŞLEVİ
- AGGLOMERATION[İng.] değil/yerine/= AGLOMERASYON
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AG[G]LÜTİNASYON ile/||/<> AG[G]LÜTİNİN[Fr. AGGLUTININE]
- AĞIR BER-EFŞÂN ile YÜRÜK BER-EFŞÂN
- HEAVY IONS[İng.] / IONS LOURDS[Fr.] / SCHWERE IONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR İYONLAR
- AB-İ GİRÂN[Osm.] / HEAVY WATER[İng.] / EAU LOURDE[Fr.] / DEUTERIUMOXID, SCHWERES WASSER, SCHWERES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR SU
- AĞIRLAŞTIRICI NEDEN ile AĞIRLAŞTIRICI SEBEP
- (AĞIZDA) 30 SN. ile/yerine (MİDEDE) 2,5 SAAT'E ÖNEM/DEĞER/ÖNCELİK VERMEK
- AĞIZDAN ile AĞIZDAN AĞIZA ile AĞIZDAN DOLMA ile AĞIZDAN KAPMA
- AĞLAMA" ile/ve/değil/||/<>/< İSYAN
- AĞLAMAK:
"GÜÇSÜZLÜK"TEN ile/değil/||/<>/< "GÜÇLÜLÜK"TEN
- AĞLAMAK:
"KIRILDIĞIN" YERDEN değil KIRDIĞIN YERDEN
- AGLOMERASYON ile/||/<> AGLOMERE OLMAK
- AGNASYON
- AĞNİYÂN-İ ŞÂKİRÎN ile/ve/<> FUKARÂ-İ SÂBİRÎN
- AGORA ile/||/<> AKROPOLİS ile/||/<> BOULEUTERİON ile/||/<> FORUM ile/||/<> GYMNASION ile/||/<> STADION/STADIUM ile/||/<> HIPPODROMOS ile/||/<> ODEON[< ODEION: ŞARKI SÖYLEMEK]
- AGRANDİSMAN[Fr.] ile AGRANDİSÖR[Fr.]
- AGREGA[Lat.] ile AGREGASYON[Fr.]
- AGREGASYON/AGGREGATION[İng.] değil/yerine/= YIĞIŞMA, TOPLANMA, BİR ARAYA GELMEK
- AGREGASYON ile/||/<> AGREGAN ile/||/<> AGREGAT
- AGREMAN[Fr.] değil/yerine/= UYGUNLUK, ANTLAŞMA
- AGRESİF[Fr. < AGRESSIF] değil/yerine/= SALDIRGAN
- AGRESİF[İng. AGRESSIVE] değil/yerine/= SALDIRGAN
- AGRESİF değil/yerine/= SALDIRGAN
- AGRESYON/AGGRESSION[İng.] değil/yerine/= SALDIRI
(1996'dan beri)