| ...I/İ ve ...I/İ | (I/İ ile biten FaRkLaR...)

- SELVİ ile SELVİÇE

- ŞEMA:
KENDİ
ile/ve/||/<>/> DIŞ DÜNYA ile/ve/||/<>/> GELECEK

- SEMÂ ile SEMİ

- SEMAİ ile SEMAİ

( Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen sözcük. | Türk müziğinde, iki basit usûlden biri. | Sekizer hece ölçüsüyle yazılmış olan halk koşuğu türü. İLE Semavi. )

- SEMAİ ile SEMAİ KAHVESİ

- ŞEMA/LAR ile/ve/||/<> KATEGORİ/LER ile/ve/||/<> SAF AKIL AKIL KAVRAMLARI

- SEMANTIC DATABASE[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL VERITABANI

- ... ŞEMASI ile ... AĞACI

- SEMÂVÎ[Ar.] değil/yerine GÖKÇÜL/GÖKSEL

- SEMÂVÎ[Ar.] değil/yerine/= GÖKSEL


- SEMBOLİST[Fr. < SYMBOLISTE] değil/yerine/= SİMGECİ

- SEMENDER ile AKSOLOT SEMENDERİ

( )

- SEMENDER ile DEV ÇİN SEMENDERİ

( ... ile Boyları, 1.80 cm.[6 ft.]'e kadar ulaşır. )
( ... ile Çin'in, kayalık dağlarındaki akarsularında yaşarlar. )
( ... ile )

- SEMERE/Lİ[Ar.] değil/yerine/= MEYVE, ÜRÜN | VERİM

( YARAR(LI), VERİM(Lİ) | SONUÇ | BİR ŞEYDEN ELDE EDİLEN GELİR )

- SEMERLEMEK ile SEMERLENMEK ile SEMERLETMEK ile SEMER ile SEMERE ile SEMERCİ/LİK ile SEMERLİ ile SEMERELİ ile SEMERSİZ ile SEMERESİZ

- SEMFONİ değil SENFONİ

- SEMÎ'[Ar.] ile SEM'Î[Ar. < SEM] ile SEMÎH[Ar.]

( Duyan/işiten, duyma gücü olan | Allah'ın adlarından. İLE Duyma/işitme ile ilgili. İLE Eliaçık, cömert, semâhatli. )

- SEMIDINE REARRANGEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİN ÇEVRİLMESİ

- SEMİR ZEKİ

- SEMİYOLOJİ[Fr.]/SEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= GÖSTERGEBİLİM/BELİRTİ BİLİMİ

( Hastalıkların belirti ve işaretleriyle ilgilenen tıp dalı. | Göstergebilim. )
( )

- ŞEMMALARDA:
BEYAZ
ile/ve/> (ORTASI) RENKLİ

( Etiyopya'lıların büründükleri kumaşlar. İLE/VE/> İleri gelenlerin şemması, iki tarafı beyaz, ortası kırmızı olan üç ekten oluşmaktadır. )

- SEMPATİ[İng.] ile EMPATİ ile APATİ ile ANTİPATİ ile TELEPATİ

( Duygudaşlık, yakınlık, sıcakkanlılık. İLE Duyumsama, kendini ötekinin yerine koyma çabası. İLE [hiçbir şey] Duyumsamama, duyumsuzluk, kayıtsızlık. | Sürekli cansızlık, gevşeklik. İLE Karşıduyum, soğukluk. İLE Uzaduyum. | Zihinsel, uzaktan [işaretsiz, yazısız, sözsüz] iletişim kurma (becerisi). )
( PATHOS[Yun.]: Duyum/samak, his/setmek. )

- SEMPATİ/SYMPATHY[İng.] değil/yerine/= HOŞ DUYUM

- SEMPATİ ile SEMPATİK/LİK ile SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ

- SEMPATİK[Fr. < SYMPATHIQUE] değil/yerine/= SICAKKANLI

- SEMPATİKO ile/ve/||/<> SEMPATİ ile/ve/||/<> EMPATİ ile/ve/||/<> CONPATİ

- SEMPTOMATİK/SYMPTOMATIC[İng.] değil/yerine/= BELİRTILİ

- SEMPTOMATİK TEDAVİ/SYMPTOMATIC TREATMENT[İng.] değil/yerine/= BELİRTİ SAĞALTIMI

- SEMPTOMATOLOJİ/SYMPTOMATOLOGY[İng.] değil/yerine/= BELİRTİ BİLİMİ

- SEMPTOMATOLOJİ ile/ve/||/<> ETİYOLOJİ ile/ve/||/<> TERAPÖTİK

( Göstergelerin incelenmesi, belirtibilim. İLE/VE/||/<> İLE/VE/||/<> Nedenlerin araştırılması. İLE/VE/||/<> Tedavi/sağaltım yollarının araştırılması ve uygulanması. )

- ŞEMS CAMİSİ ile ŞEMSİ PAŞA CAMİSİ

( İkisi de aynı camidir. )
( Kubbe alemindeki güneş(şems) biçiminden dolayı Şems Camisi olarak da bilinir. )
( Boğaziçi'nden esen rüzgâr nedeniyle kuşların bu camiye konamamalarından dolayı Kuşkonmaz Camisi olarak da bilinir. )
( Üsküdar vapur iskelesi yakınında Beylerbeyi Ahmed Şemsi Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. [1580] [Tek kubbeli ve kare plânlıdır.] )

- ŞEMSEDDİN SEMERKANDÎ

- SEN DİLİ KULLANMAMA GEREĞİ:
TANIMADIĞIN KİŞİ
değil (YETERİNCE) SAMİMİ/YAKIN OLMADIĞIN(/DAN DOLAYI)

( Tanımadığınız ve/ya da yeterince samimi/yakın olmadığınız kişilere, "SİZ" diye hitap ediniz/edilir! )

- ŞEN-ŞAKRAK (BİRİ)

- ŞEN ile ŞENİ ile ŞEN ŞATIR ile ŞEN ŞAKRAK

- SENED-İ HÂKANÎ ile ...

( Tapu senedi. )

- SENESKI[İng.] ile/değil/yerine/= SENESKİ

- SENET ile HEDİYE SENETİ

- SENETLEŞMEK ile SENET ile SENETLİ ile SENETSİZ ile SENET SEPET ile SENETLİ SEPETLİ ile SENETSİZ SEPETSİZ

- SENEVÎ[Ar.] ile SENEVÎ[Ar. < SÜNÂÎ]

( Bir yıllık, yıl ile ilgili. İLE Biri hayr, öteki şer için olan iki yaratıcının bulunduğuna inanan mecûsîlerden olan kişi. )

- SENEVÎ değil/yerine/= YILLIK

- ŞENEVLER CAMİİ

( Tarabya'da Şenevler yerleşim bölgesinde bulunan bu camii bulunduğu semtin adını almış olup tarihi özelliği yoktur. )

- SENFONİ ORKESTRASI ile FİLARMONİ ORKESTRASI

( ... İLE Kurumsal. )

- SENFONİ ORKESTRASI ile ODA ORKESTRASI

( 50 - 120/130 kişilik. İLE 40/30/25 kişilik. )

- SENFONİ ile SENFONİK ile SENFONİ ORKESTRASI

- SENİ:
SEVMEYENİ
ile/ve/değil/yerine/>< SEVENİ

( Tatlı olsa da unut. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Zehir olsa da yut. )
( Sevme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Sev... [Sevenin/sevginin ölçütü de tüm davranış, tutum ve sözlerinde ne kadar saygılı olduğu/davrandığıdır.] )

- ŞE'NÎ[Ar.] ile ŞENÎ'[Ar. < ŞENÂAT]

( Gerçek. İLE Kötü, fena, ayıp, utanılacak. )

- SENİL/SENILE[İng.] değil/yerine/= YAŞLI

- SENİN GİBİ ile/değil/yerine SENİNKİ GİBİ

- SENIOR :/yerine KIDEMLİ, YAŞLI


- SENKRON NÖRAL NETWORK/SYNCHRONOUS NEURAL NETWORK[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI SİNİR AĞI

- SENKRON/SYNCHRONOUS[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI

- SENKRON ile SENKRONİ ile SENKRONİZM

- SENKRONİK/SYNCHRONICAL[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI

- SENKRONİK[Fr. < SYNCHRONIQUE] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI

- SENKRONİZE/SYNCHRONIZED[İng.] değil/yerine/= EŞ ZAMANLI

- SYNCHROTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROTRON IŞINIMI

- ŞENLİK ile ŞENLİKLİ ile ŞENLİKSİZ

- SENOLYTICS İLE REPROGRAMMİNG İLE PARABİOSİS ile/||/<> GENÇLEŞTİRME YAKLAŞIMLARI

( Yaşlanmayı tersine çevirme stratejileri. )
( Formül: OSKM faktörleri )

- SENSITİF/SENSITIVE[İng.] değil/yerine/= DUYARLI


- SENSİTİVİTY İLE SPECİFİCİTY İLE PPV İLE NPV ile/||/<> TANI TEST İSTATİSTİĞİ

( Tıbbi test performans ölçütleri. )
( Formül: Sens = TP/(TP+FN) )

- SENSÖR/SENSOR[İng.] değil/yerine/= DUYARGA, ALGILAYICI

- SENSÖR değil/yerine/= ALICI/ALGILAYICI

- SENT ile MERKEZ ile AĞIRLIK MERKEZİ ile MERKEZLER ile YÜZÜNCÜ SAYI

- SENTETİK/SYNTHETIC[İng.] değil/yerine/= YAPAY | BİLEŞİMLİ

- SUN’İ[Osm.] / SYNTHETIC[İng.] / SYNTHÉTIQUE[Fr.] / SYNTHETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTETİK

- SENTEZ/CENTESIS[İng.] değil/yerine/= SIVI ALIMI

- SYNTHESIS GAS[İng.] / GAZ DE SYNTHÈSE[Fr.] / SYNTHEGESE[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTEZ GAZI

- SENTEZ ile/ve/||/<>/> SİNERJİ

- SENTINEL[İng.] değil/yerine/= NÖBETÇİ


- SEPARATE :/yerine AYIRMAK, AYRI

- SEPARATÖR/SEPARATOR[İng.] değil/yerine/= AYIRICI

- SEPELEMEK ile SEPETLEMEK ile SEPETLENMEK ile SEPETLEYEBİLMEK ile SEPEK ile SEPET/LİK ile SEPETLİ ile SEPETÇİ/LİK ile SEPETSİZ ile SEPET TOPU ile SEPET KAFALI ile SEPET SANDIK ile SEPETÇİ KAVAĞI ile SEPETÇİ SÖĞÜDÜ ile SEPETLİ MOTOSİKLET

- SEPET ile BOTSWANA SEPETİ

( ... İLE Ünlü olan bu sepetlerin üzerindeki süslemeler, "zürafanın gözyaşları", "boğa sidiği izi", "zebra ahı" gibi ilginç adlar taşımaktadır. )

- SEPET ile SEPET YAPIMI ile SEPET BENZERİ ile SEPET İŞİ

- SEPİLEMEK ile SEPİLENMEK ile SEPİ ile SEPİCİ/LİK ile SEPİLİ ile SEPİL SEPİL

- SEPPUKU ile/ve/||/<>/> JIGAI

- SEPSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ZEHİRLENMESİ

- SEPTA, SEPTI[İng.] ile/değil/yerine/= SEPTA, SEPTİ

- SEPTAL DEFEKT/SEPTAL DEFECT[İng.] değil/yerine/= ARA BÖLME AÇIKLIĞI


- SEPTISEMI/SEPTICEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ZEHİRLENMESİ

- SEPTİSEMİ[Fr. < Yun. SEPTİKOS: Çürümüş. | HAİMA: Kan.] ile TOKSEMİ

( "Kan zehirlenmesi", kan bozukluğu. İLE "Kan zehirlenmesi". [günlük dilde] )
( Bakterilerin kana geçerek yaygın enfeksiyona neden olmasıyla. İLE Herhangi bir zehirli maddenin ya da iltihabın kana geçmesiyle. )
( SEPTİSEMİ/SEPSIS/SIRS[: Systemic Inflammatory Response Syndrome] )

- SEQUENCE :/yerine SIRA, DİZİ

- ŞER:
METAFİZİK
ile/ve/||/<> TABİÎ ile/ve/||/<> AHLÂKÎ

( Olgunluğun[kemâlin] bulunmaması. İLE/VE/||/<> Elem. İLE/VE/||/<> Günah. )

- ŞER ile ŞERH ile ŞERİ ile ŞERÇ

- SERA GAZI ile/||/<> OZON TABAKASI İNCELTİCİ

( Sera gazı ısı tutar, ODS UV korumasını azaltır )
( Formül: CO₂ İLE CH₄ (sera) İLE CFC İLE HCFC (ODS) )

- SERAMİK İLE KOMPOZİT İLE POLİMER ile/||/<> MALZEME SINIFLARI

( Mühendislik malzemelerinin ana grupları. )
( Formül: E_kompozit = V_fE_f + V_mE_m )

- SERAMİK ile/ve ÇİNİ

- SERAMİK ile/||/<> LAKABİ

( ... On ikinci yüzyılda Selçuklular döneminde İran'ın Kaşan kentinde üretilen bir tür seramik. )

- SERAMİKTE:
ONARIM
ile/ve/||/<> KINTSUGI

( ... İLE/VE/||/<> Japon seramik sanatında, kırılan ya da çatlayan parçaları daha anlamlı ve değerli duruma getirmek için hasarlarını göstererek toz altın ile onarma sanatı. )

- SERAPİON TAPINAĞI

( Rumelikavağı'nın Mavramolos (Karataş) mevkiinde putperestlik döneminde Serapion tapınağı ve cümle putların anası Rea'nın mabedi bulunuyordu. )

- SERASKER/LİK ile SERASKER KAPISI

- ŞERAT[Ar. çoğ. EŞRÂT] ile ŞERÂİT[Ar. < ŞART/ŞARÎTA] ile ŞERÎAT[Ar. < ŞER | çoğ. ŞERÂİ]

( Nişan, iz, alâmet. | Bir şeyin bayağısı, en aşağısı. İLE Şartlar, koşullar. İLE Doğru yol. | Allah'ın emri. | Âyet, hadîs ve icmâ-i ümmet esaslarına dayanan din kaideleri. )

- FREE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE LIBRE[Fr.] / FREIE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ENERJİ

- SERBEST(İ) değil/yerine/= ÖZGÜR/LÜK

- SERBESTLEMEK ile SERBESTLEŞMEK ile SERBESTLEŞTİRMEK ile SERBEST/LİK ile SERBESTİ ile SERBESTÇE ile SERBEST SU ile SERBEST YÜK ile SERBEST KART ile SERBEST BÖLGE ile SERBEST GÜREŞ ile SERBEST NAZIM ile SERBEST VURUŞ ile SERBEST ECZACI ile SERBEST ENERJİ ile SERBEST MESLEK ile SERBEST EKONOMİ ile SERBEST MINTIKA ile SERBEST ELEKTRON ile SERBEST PİYASA EKONOMİSİ

- DERECE-İ SERBESTİYET[Osm.] / DEGREES OF FREEDOM[İng.] / DEGRÉ DE LIBERTÉ[Fr.] / FREIHEITSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBESTLİK DERECESİ

- HOP OIL[İng.] / HOPFEN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞERBETÇİOTU YAĞI

- ŞERBETLEMEK ile ŞERBETLENMEK ile ŞERBET/LİK ile ŞERBETLİ ile ŞERBETÇİ/LİK ile ŞERBETSİZ ile ŞERBETÇİ OTU

- SERÇE PARMAK ile/ve/||/<>/> BAŞ PARMAK ile/ve/||/<>/> ÜÇ PARMAK ile/ve/||/<>/> YUMRUK ile/ve/||/<>/> İŞARET-SERÇE PARMAK ARASI ile/ve/||/<>/> KARIŞ

( 1 cm. İLE/VE/||/<>/> 2 cm. İLE/VE/||/<>/> 5 cm. İLE/VE/||/<>/> 10 cm. İLE/VE/||/<>/> 15 cm. İLE/VE/||/<>/> 20 cm. )
( image )

- SERÇE ile KÜÇÜK SERÇE ile AĞAÇ SERÇESİ ile SÖĞÜT SERÇESİ ile KAYA SERÇESİ ile KAR SERÇESİ ile BOZ SERÇE ile SARIBOĞAZLI SERÇE

( )

- SERÇE ile SÖĞÜT SERÇESİ

- SEREBRAL/CEREBRAL[İng.] değil/yerine/= BEYİNLE İLGILİ

- SEREBRAL PALSİ ile FRIEDREICH ATAKSİ

- SEREBRAL PALSİ ile/||/<> KAS DİSTROFİSİ

( Beyin hasarı nedeniyle kas denetimi ve koordinasyonunda bozukluk. İLE/||/<> Kasların zayıflaması ve kaybı ile ilişkili genetik bir durum. )

- SEREBROVASKÜLER/CEREBROVASCULAR[İng.] değil/yerine/= BEYİN-DAMARLA İLGILİ

- ŞEREFÂBÂD KASRI / BEYKOZ KASRI ile ŞEREFÂBÂD KASRI

( Beykoz'da, Stadyum yanındaki koruluktadır. İLE Üsküdar'da, Şemsipaşa semtindeydi. [Şu anda yerinde yoktur.] )
( Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa ve oğlu tarafından Sultan Abdülmecid'e armağan olarak yaptırılmıştır. İLE ... )
( Yetimler Yurdu(Dârüleytam)[I. Dünya Savaşı sonrasında] ve Gençlik Provantoryumu[Cumhuriyet döneminde] olarak kullanılmıştır. Mehmed Ali Paşa Kasrı ve Mecidiye Kasrı adlarıyla da bilinmektedir. İLE ... )

- ŞEREFLENMEK ile ŞEREFLENDİRMEK ile ŞEREF ile ŞEREFE ile ŞEREFLİ/LİK ile ŞEREFELİ ile ŞEREFSİZ/LİK ile ŞEREFESİZ ile ŞEREF SÖZÜ ile ŞEREF YERİ ile ŞEREF ÜYESİ ile ŞEREF KONUĞU ile ŞEREF KITASI ile ŞEREF LOCASI ile ŞEREF SALONU ile ŞEREF TRİBÜNÜ ile ŞEREF MİSAFİRİ

- SEREMONİ[Fr.] değil/yerine/= TÖREN

( Tören. | Genellikle, resmî yerlerde, resmî işlerde uyulması gereken kural, yol ve yöntemlerin tümü. )

- SERENGETİ KEDİSİ ile SAVAN KEDİSİ


- SEREYANÎ ile CİVÂRÎ

- SEREZLİLER YALISI/TACİRLER YALISI

( Yenimahalle'de Karakütük Caddesi üzerindedir. 1901'de yapılan yalı sahiplerinin adı ile anılıyor. Bu yalı da sahip değiştirdi. Tacirler ailesine geçen yalı 1994'te büyük onarım gördü. )

- SERGERDE[Fars.] değil/yerine/= ELEBAŞI

- SERGİ ile AÇIKLAYICI ile AÇIKLAYICI

- ŞERGİL değil/yerine/= ASKINTI, BAŞ BELÂSI

- SERGİLEMEK ile SERGİ ile TEŞHİRCİLİK ile SERGİLEYİCİ

- SERHAZİN SÜLEYMAN AĞA CAMİİ

( Bu cami Baltalimanı deresinin doğu tarafında olup Emirgan sınırları içinde kalır. Baltalimanı'na adını veren Baltaoğlu Süleyman Bey adına yaptırıldığı için bu adı almıştır. Cami 15. yy. da inşâ edildi. Onarım sırasında (1826/1827) eski hüviyetinden uzaklaştı. 1960'daki onarım sırasında ise bütünü ile tarihi özelliğini kaybetti. )

- ŞERH'LERDE:
KÂLE-EKÛLU
ile/ve Bİ-KAVLİHÎ ile/ve MEMZUC

- (ŞER'Î) ADLÎ DELİL:
MADDENİN VUCUDA GETİRDİĞİ
ile/ve/||/<> KANUN TESİS ETMİŞ BULUNAN ile/ve/||/<> ŞEHADET ile/ve/||/<> KARİNE ile/ve/||/<> YEMİN

- SERİ BAĞLANTI ile/ve/||/<> PARALEL BAĞLANTI

( Devre ögelerinin ardışık olarak bağlanması. İLE/VE/||/<> Devre ögelerinin yan yana bağlanması. )

- SERİ BAĞLANTI ile/||/<> PARALEL BAĞLANTI

( Seri aynı akım, paralel aynı gerilim )
( Formül: R_toplam = R₁+R₂ (seri) İLE 1/R = 1/R₁ + 1/R₂ (paralel) )

- REIHENSCHALTUNG, SERIENSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERİ BAĞLANTI

- SERİ İLE PARALEL İLE KARIŞIK ile/||/<> DEVRE BAĞLANTI TÜRLERİ

( Elektrik elemanlarının bağlanma şekilleri. )
( Formül: R_seri = ΣR İLE 1/R_par = Σ1/R )

- SERİ ZAMAN ALGILAMASI ile SÜREKLİ ZAMAN ALGILAMASI

- SERİ[Fr.]/SERIAL[İng.] değil/yerine/= DİZİ

- SERİ[Ar.] değil/yerine/= HIZLI

- ŞERÎ ile ŞER'AN

( İslâm hukukuyla ilgili. İLE İslâm hukuku açısından. )

- ŞER'Î ile/değil ŞERHÎ

- ŞERİAT EHLİ ile/ve TARİKAT EHLİ ile/ve/değil/yerine HAKİKAT EHLİ

( Sürekli, varlıktan bahseder. İLE/VE Sürekli, benlikten bahseder. İLE/DEĞİL/YERİNE Hiçliktedir. )

- ŞERİAT ile/ve HİKMET-İ TEŞRÎ

( Şeriat şeraite[koşullara] göredir. )

- SERIES :/yerine DİZİ, SERİ

- ŞERİFE BACI PARKI

( Ayazağa mahallesindedir. 335,00 m² alanı kapsamakta olup, 150 m²'lik yeşil alanı var. )

- ŞERİFLER YALISI

( Boğaziçi'nin eski yalılarından biri olup 17. yy. ın ilk yarısı içinde yapılan Emirgüneoğlu Yusuf Paşa Yalısı idi. Paşanın Divanhanesi olan yalı 18. yy. da Hazine - i Hümayun Başyazıcısı Feyzizade Mehmet Bey tarafından müstakil yalıya dönüştürüldü. Yalı 19. yy. da el değiştirerek Mekke Şerifi Abdülillah (Abdullah) Paşa'nın malı oldu. Bu nedenle "Şerifler Yalısı" adı ile anılır oldu. Şerifler yalısı 1971'de Sait Çiftçi varislerinden satın alınarak Türk İslam Eserleri müzesine tahsis edildi. )

- SERIOUS :/yerine CİDDİ

- ŞERİT ile ÇİZGİ

- ŞERİTLEMEK ile ŞERİT ile ŞERİTLİ ile ŞERİTÇİ/LİK ile ŞERİTLER ile ŞERİTSİZ ile ŞERİT METRE ile ŞERİT PERDE ile ŞERİT BALIĞI ile ŞERİT İHLALİ ile ŞERİT MAKARNA

- ŞERİYE ile ŞERİYE MAHKEMELERİ

- SERMAYE ile SERMAYECİ/LİK ile SERMAYELİ ile SERMAYESİZ/LİK ile SERMAYE MAL ile SERMAYE PİYASASI

- SERMEDÎ ile ...

( SÜREKLİ, DÂİMÎ )

- SERMEST/LİK ile SERMESTİ


- SER-NÂYÎ ile ...

( NEYZEN BAŞI )

- SEROLOJİ/SEROLOGY[İng.] değil/yerine/= SERUM BİLİMİ | KAN SERUM TAHLİLİ

- SERPANTİN[Fr.] değil/yerine/= ŞERİT | ISITICI | YILANTAŞI

( Eğlencelerde kullanmak için kendi üzerine sarılarak hazırlanan, savrulduğunda çözülen, renkli kâğıttan yapılmış, ince ve uzun şerit. | Kalorifer döşemesinde, bükülmüş borularla yapılmış ısıtıcı. | Yılantaşı. )

- SERPANTİN/PARPI değil/yerine/= YILANTAŞI

( Rengi ve billur yapısı farklı birçok türü olan, perido ve öteki minerallerin başkalaşmasıyla oluşan kütle. )

- FALLOUT[İng.] ile/değil/yerine/= SERPİNTİ

- SERPİŞTİRMEK ile SERPİŞTİRİLMEK ile SERPİŞ ile SERPİCİ ile SERPİLİ

- SERPUŞ MÜZESİ

( Rumelihisarı'nın üst kısmında ve Duatepe Parkı içindedir. 12.07.1989'da açıldı. Türk Kültürüne Hizmet Vakfı'nın girişimi ile açılan bu müze Türkiye'deki ilk serpuş (başlık, şapka gibi) müzesidir. Müzede Türkiye'de kullanılan serpuşlar (başlık tipleri) mezar taşları üzerinde yapılan araştırmalar sonucu hazırlandı. Bu müze bilahare kaldırıldı. )

- SERSERİ ile BER-DÛŞ[Fars.]

( ... İLE Omuz üzerinde, omuzda. [HÂNE BER-DÛŞ: Evi omuzunda] )

- SERSERİ[Fars.] ile/ve/||/<> HERCÂÎ[Fars.]

( Başı boş.[baş başa][kendi kendine] İLE/VE/||/<> İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )

- SERSERİ ile HIRSIZ/UĞRU


- SER-SER-Î ile/>/değil/yerine SER-BEST

( Başıboş. Kendi kendine/kendiyle. İLE/>/DEĞİL/YERİNE Başıboş, kayıtsız. | İstediği gibi hareket eden. | Sıkılmayan. | Engelsiz. )

- SERSERİ[Fars.]
ile/değil/yerine/></<>
SERBEST[Fars.] ile/ve/||/<>/> SERMEST[Fars.]

( Çırak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< | Kalfa. İLE/VE/||/<>/> Usta. )
( Başı boş.[baş başa/başı başında/başına buyruk][kendi kendine] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< | Başı bağlı/düğümlü, sorumluluk almış olan.[boş değil!] İLE/VE/||/<>/> Başı hoş, yetkin, deneyimli. | )

- SERSERİLEŞMEK ile SERSERİ/LİK ile SERSERİCE ile SERSERİ MAYIN ile SERSERİ KURŞUN ile SERSERİ SERSERİ

- HARD X-RAYS[İng.] / HARTE X-STRAHLEN, HARTE RÖNTGEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SERT X-IŞINLARI

- SERT ile/ve/değil PÜRÜZLÜ/TIRTIKLI

- SERT ile SIKI

- SERTİFİKA ile SERTİFİKALI ile SERTİFİKASIZ ile SERTİFİKASYON

- SERTİFİKA ile TASFİYE BELGESİ ile SERTİFİKASYON KURUMU ile SERTİFİKALI ile ONAYLI KOPYA ile SERTİFİKA VEREN ile ONAYLAMAK

- SERUM[İng.] değil/yerine/= KAN SIVISI

- SERÜVEN ile SERÜVENCİ/LİK ile SERÜVENLİ ile SERÜVENSİZ


- SERVER BEDİ =/||/<>/< PEYAMİ SAFA

( Takma adı/mahlası. İLE )

- SERVET ile SERVET SAHİBİ

- SERVİ AĞACI ile/ve SEDİR AĞACI/DAĞ SERVİSİ/ARAR[Ar.] (ELMALI-ANTALYA)

( ... İLE/VE Dağ servisi, yabani servi. )
( Hava soğuduğunda yapraklarını en son dökenlerin çam ve servi ağaçları olduğunu anlarız. )
( ... İLE/VE Ağaçlar )

- SERVİ ÇİMENZARİ KASRI

( Sultan II. Selim'in (1566 - 1574) Tarabya'ya gelişinde Sadrazam Sokulu Mehmet Paşa'ya çok beğendiği Tarabya'da bir kasır yaptırmasını emretmiş ve ismini de "Servi Çimenzari" koymuştur. Sultan II. Mahmut (1808 - 1839) 1829 yaz mevsimini Tarabya çayırında ordugâh kurarak geçirmiş, bu kasırlarda kalmıştır. Sonraları Sultan Abdülmecid (1839 - 1861) bu kasırda kalmış olmasına rağmen yıktırılmıştır. Sultan II. Abdülhamid' de (1876 - 1909) kasrın bulunduğu araziyi Almanlara vermiş, kasrın yerine Alman Büyükelçiliği yazlık binaları yapılmıştır. Kırım Savaşı sırasında "Servi Çimenzari Kasrı" hastane olarak kullanılmıştır (Bkz. Almanya Büyükelçiliği yazlığı; Tarabya). )

- SERVİ[Fars.] ile/ve ARDIÇ

( Yapraklarını dökmeyen ince uzun bir ağaç. Daha çok Akdeniz'de bölgesinde yetişir. İLE/VE
Servigillerden, güzel kokulu, yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaçcık. )

- SERVİ ile/||/<> SEDİR ile/||/<> ERGUVAN ile/||/<> ÇAM

( )

- SERVİ[SELVİ değil!] ve/||/<> SEVGİ

- SERVİ/LİK ile SERVİS ile SERVİSÇİ/LİK ile SERVİ AĞACI ile SERVİ BOYLU ile SERVİS ARACI ile SERVİS KAPISI ile SERVİS SAYISI ile SERVİS TABAĞI ile SERVİS TAKIMI ile SERVİS ARABASI ile SERVİS OTOBÜSÜ ile SERVİS ASANSÖRÜ ile SERVİS İSTASYONU ile SERVİS MERDİVENİ

- SOUND FLUX[İng.] / FLUX SONORE[Fr.] / SCHALLFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= SES AKISI

- TAHT-ES SADÂ[Osm.] / SUBSONIC[İng.] / SUBSONIQUE[Fr.] / INFRASCHALL, UNTERSCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SES ALTI


- SEVİYE-İ TAZYÎK-İ SAVT[Osm.] / SOUND PRESSURE LEVEL[İng.] / NIVEAU DE PRESSION ACOUSTIQUE[Fr.] / SCHALLDRUCKPEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SES BASINCI DÜZEYİ

- SOUND PRESSURE[İng.] / PRESSION SONORE[Fr.] / SCHALLDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= SES BASINCI

- SOUND ENERGY[İng.] / ÉNERGIE SONORE[Fr.] / SCHALLENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SES ENERJİSİ

- AUDIOFREQUENCY CHOKE[İng.] / BOBINE DE L'AUDIOFRÉQUENCE[Fr.] / TONFREQUENZ-DROSSEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI BOBİNİ

- AUDIOFREQUENCY OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR BASSE FRÉQUENCE[Fr.] / TONFREQUENZ-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI ÜRETECİ

- AUDIOAMPLIFIER[İng.] / AUDIOAMPLIFICATEUR[Fr.] / TONFREQUENZ-VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI YÜKSELTECİ

- AUDIOFREQUENCY[İng.] / AUDIOFRÉQUENCE[Fr.] / AUDIOFREQUENZ, SCHALLFREQUENZ, TONFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI

- SOUND VELOCITY[İng.] / VITESSE DU SON[Fr.] / SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES HIZI

- SES/SELEN ile/ve SAZ(TÜM MÜZİK ALETLERİ)

- ŞİDDET-İ SADÂ[Osm.] / INTENSITÉ DU SON[Fr.] ile/değil/yerine/= SES ŞİDDETİ


- SOUND ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION SONORE[Fr.] / SCHALLABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES SOĞURMA KATSAYISI

- SOUND INTENSITY[İng.] / LAUTSTÄRKE, SCHALLINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES YEĞİNLİĞİ

- SES ile MELODİ

- SES ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SELEN / ÇATI

( BÂKÎ KALAN BU GÖK KUBBEDE
HOŞ BİR SADÂ İMİŞ )
( SADÂ: Kişinin özü. )
( Evrendeki herhangi bir ses. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> İnsan sesi. )

- SES ile/ve/<>/değil SES DALGALARI

( İnsanda[zihinde]. İLE/VE/<>/DEĞİL Doğada. )

- SES ile SES FREKANSI ile ODYOMETRE

- PHONETICS[İng.] ile/değil/yerine/= SESBİLGİSİ

- SESBİRİM/FONEM ile SESBİLİM/FONOLOJİ ile FONETİK

( Selen düzeni/birimi. İLE Konuşma. )

- SESİN:
YERİ
ile/ve/<> UZAKLIĞI

( Kişiler, 0.00003 saniye gibi çok kısa bir zaman farkını algılayabilir. Ses dalgası, önce sesin kaynağı yönünde olan kulağa ve kısa bir zaman sonra da öbür kulağa ulaşır. Aradaki zaman farkı, sesin kaynağının hangi yönde algılanacağını belirler. )

- SESQUI-[İng.] ile/değil/yerine/= SESKİ-


- SESLİ ile TEK SESLİ

( ... İLE Benzer seslerin kullanılmasıyla yapılan (müzik vb.). | Değişik düşünceler dile getirilemeyen (ortam, toplum). )

- SESLİ/LİK ile SESLİK ile SESLİKÇİ ile SESLİ TAŞ ile SESLİ FİLM ile SESLİ HARF ile SESLİ OKUMA ile SESLİ UYUMU ile SESLİ DUYURU

- SESSİZLİK ile FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİĞİ

- ŞETARET ile ŞETARETLİ

- SEV!:
AŞINI
ve İŞİNİ ve EŞİNİ

- SEVDÂ ile SEVGİ

- SEVDALI ile/ve MERAKLI

- SEVDİM değil SEVDİRİLDİ

- SEVEN :/yerine YEDİ

- SEVGİ BAĞLARININ:
BOZULMASI
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< KURULMASI

( bkz. John Bowlby )

- [SEVGİ] DAHA ÇOK ile/değil AYRI (AYRI)

- SEVGİ PARKI

( Tarabya Mahallesindedir. 408,24 m²'lik bir alanı kapsar, 186,27 m²'lik yeşil alanı ve 60,91 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )

- SEVGİ-SAYGI ile/ve/değil/||/<>/< SAYGI-SEVGİ

- SEVGİ-SAYGI ile/ve/<> TESLİMİYET

- SEVGİ:
TESELLİ
ile/ve/değil/||/<>/>/< TECELLİ

( Sevilince. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Sevince. )

- SEVGİ ve/<> AHLÂK

( Sevgini ahlâka bağla, sevgi seni bulsun! )

- SEVGİ ile/ve/<>/değil ALIŞKANLIK

- SEVGİ ve/<> ANLAM

- SEVGİ ile/ve/<> ANLAYIŞ

( Anlayış, zihnin çiçek açmasıdır. )
( Anlayış, özgürlüğe götürür. )
( "Anlayış yoluyla özgürleşme" kadim ve basit bir yoldur. )
( Hiçbir çaba ve uğraş, bizi öz var oluşumuza götüremez. Sadece anlayış berraklığı götürebilir. )
( Doğru anlayış tek çaredir, ona istediğiniz adı verin. O en ilk ve en son öğretidir, çünkü o zihnin gerçek doğasıyla meşguldür. )
( Değeri olan hiçbir şey size dıştan gelmez; konuyla ilgili olan ve belirgin olan ancak sizin kendi duygu ve anlayışınızdır. )
( Anlayışta berraklık düzeyleri ve sevgide yoğunluk düzeyleri vardır, fakat onun nimetleri sonsuzdur. )
( Yanlış anlamalarınızı ortaya çıkarın ve onları terk edin, hepsi bu kadar. )
( Understanding leads to freedom. )
( Understanding is the flowering of the mind.
The ancient and simple way of liberation through understanding.
No effort can take you there, only the clarity of understanding.
Right understanding is the only remedy, whatever name you give it. It is the earliest and also the latest, for it deals vs. the mind as it is.
There are levels of clarity in understanding and intensity in love, but its gifts are infinite.
Trace your misunderstandings and abandon them, that is all. )

- SEVGİ ile ARAYIŞ


- SEVGİ ile/ve BAĞIMLILIK

( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )

- SEVGİ ve/<> BENZETME

( Kişi, sevdiğine benzer (ve/ya da benzetir). )

- SEVGİ ve/<> BİLGİ

- SEVGİ ile/ve/değil/||/<> BİR BAŞKASINDA, KENDİ

- SEVGİ ve/||/<>/> BİREŞİM(TEVHÎD)