| ...I/İ ve ...I/İ | (I/İ ile biten FaRkLaR...)

- JEODEZİ ile JEODİNAMİK ile JEOMORFOLOJİ

( Yerölçüm bilimi. İLE Yer kabuğundaki değişimleri inceleyen bilim. İLE Yerbiçim bilimi. )

- JEODEZİ[Fr.] değil/yerine/= YERÖLÇÜM

- JEODİNAMİK ile/ve/<> JEOFİZİK ile/ve/<> JEOKİMYA ile/ve/<> JEOLOJİ[Fr. < Yun. GEO: Yer. | LOGOS: Bilim.] ile/ve/<> JEOMORFOLOJİ

( İç [volkan, deprem vb.] ve dış (aşınma) etkenlerle yerkabuğunda oluşan değişikliklerin incelenmesi. İLE Yeryuvarlağını ve atmosferi etkileyen, doğal fiziksel olayların incelenmesi. İLE Yerkabuğunu oluşturan kimyasal öğelerin tümü. İLE Yerbilim. İLE Yeryüzünün engebelerini ve aşınma ile ilgili gelişimleri inceleyen bilim. )

- JEOLOG ile JEOLOJİ

- JEOLOJİ ile/ve/<> HİDROJEOLOJİ

( ... İLE/VE/<> Yeraltı sularının araştırılmasını ve elde edilmesini inceleyen yerbilim kolu. )

- JEOMANYETİK ile YERÇEKİMİ

- JEOTERMAL ile JEOTERMAL ENERJİ

- JEOTERMİ ile JEOTERMİK

- JERSEY ADASI ile/ve/<> GUERNSEY

( Victor Hugo, Jersey Adası'nda, kanal adalarından olan Guernsey'e sürgüne gönderilmiştir ve ünlü kitabı "Sefiller"i burada kaleme almıştır.[1850] )

- JET LAG[İng.] değil/yerine/= BOYLAM AŞMA SERSEMLİĞİ


- JET ile JET MOTORU ile JET YAKITI ile JET YORGUNLUĞU

- JET ile JET MOTORU ile SAVAŞ UÇAĞI ile İSKELE

- JEW :/yerine YAHUDİ

- JİGOLO ile/değil GENÇ SEVGİLİ

- JİK ile/ve KAR TANESİ

( Yağmur damlası. İLE/VE ... )

- JİLET ile NEŞTER/BİSTURİ

- JİLETLEMEK ile JİLE ile JİLET ile JİLETLİ ile JİLETSİZ

- JIM CROW YASALARI ile NÜRNBERG YASALARI

- JİNEKOMASTİ ile/||/<> MASTEKTOMİ

( Erkeklerde meme dokusunun olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Meme dokusunun cerrahi olarak çıkarılması. )

- JİRİKİ >< TARİKİ

( Aydınlanmaya kendi çabaları ile ulaşmış ve Dharma'yı vaazetmeye dönmemiş kişi. Tasavvuf terminolojisiyle, bir çeşit "Üveysi". @@ Bir Buda ya da Bodhisattva'ya bağlanarak onun aracılığıyla kurtuluşu aramak. Tasavvuf'ta Tarikat, İntisab. )

- GYROMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET GYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / GYROMAGNETISCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK ETKİ

- JİVA ile/||/<> JİNA ile/||/<> CİVANMUKTİ

( Kişisel özvarlık. Bireysel ruh. @@ Muzaffer. Doğum-ölüm-yeniden doğum döngüsüne galip gelen, Nirvana'ya ulaşan kişi. @@ Bedenli olarak bu dünyada yaşarken özgürlüğe, kurtuluşa, mutluluğa erişenler. )

- J-J VERKNÜPFUNG/J-J VERKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= JJ ETKİLEŞMESİ

- JOHN ile JOHN ASHCROFT ile JOHN CRAY ile JOHN GLENN ile JOHN KERRY ile JOHN PAUL II

- JOHNSON-RAHBECK EFFECT[İng.] / EFFET JOHNSON-RAHBECK[Fr.] ile/değil/yerine/= JOHNSON-RAHBECK ETKİSİ

- JOHNSON-RAHBEK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOHNSON-RAHBEK ETKİSİ

- JOKEY/LİK ile JOKEYLİ ile JOKEYSİZ

- JÖLE ile JÖLELİ ile JÖLESİZ

- JONES REDUCER[İng.] / JONES REDUKTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= JONES İNDİRGENİ

- JORSSEN TEST[İng.] ile/değil/yerine/= JORSSEN DENEYİ


- JOSEPHSON CURRENT[İng.] / COURANT DE JOSEPHSON[Fr.] / JOSEPHSON-STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= JOSEPHSON AKIMI

- JOSEPHSON JUNCTION[İng.] / JONCTION JOSEPHSON[Fr.] / JOSEPHSON-KONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOSEPHSON EKLEMİ

- JOSEPHSON EFFECT[İng.] / EFFET JOSEPHSON[Fr.] / JOSEPHSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOSEPHSON ETKİSİ

- JOSEPHSON ETKİSİ ile/||/<> TÜNEL ETKİSİ

( Josephson süperiletken tünelleme, normal kuantum tünelleme. )
( Formül: I = I_c sinφ İLE I ∝ e^(-2κd) )
( Brian Josephson tarafından 1962 yılında keşfedildi/formüle edildi. )

- JOULE-CLAUSIUS VELOCITY[İng.] / VITESSE DE JOULE-CLAUSIUS[Fr.] / JOULE-CLAUSIUS-GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE-CLAUSİUS HIZI

- JOULE EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE JOULE[Fr.] / JOULE-EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE DENEYİ

- JOULE EFFECT[İng.] / EFFET JOULE[Fr.] / JOULE-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE ETKİSİ

- JOULE HEAT[İng.] / CHALEUR DE JOULE[Fr.] / JOULE-WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE ISISI

- JOULE-KELVIN EFFECT[İng.] / EFFET JOULE KELVIN[Fr.] / JOULE KELVIN EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE KELVİN ETKİSİ

- JOULE-THOMPSON EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMPSON ETKİSİ


- JOULE-THOMSON EFFECT[İng.] / EFFET JOULE-THOMSON[Fr.] / JOULE-THOMSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMSON ETKİSİ

- JOULE-THOMSON EXPANSION[İng.] / EXPANSION DE JOULE-THOMSON[Fr.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMSON GENLEŞMESİ

- JOULE-THOMSON COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE JOULE-THOMSON[Fr.] / JOULE-THOMSON-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMSON KATSAYISI

- JOULE-THOMSON VALVE[İng.] / VANNE DE JOULE-THOMSON[Fr.] / JOULE-THOMSON-VENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMSON VANASI

- JOULE KAVÂNİNİ[Osm.] / JOULE'S LAWS[İng.] / LOIS DE JOULE[Fr.] / JOULE-GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE YASALARI

- JOULE'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= JOULE YASASI

- JOULE-THOMSON İLE ADİABATİK SOĞUMA İLE LAZER SOĞUTMA ile/||/<> SOĞUTMA MEKANİZMALARI

( Farklı soğutma yöntemleri. )
( Formül: μ_JT = (∂T/∂P)_H )

- JOURNALIST :/yerine GAZETECİ

- JUDGEMENT ABILITY[İng.] değil/yerine/= YARGILAMA YETISİ/MUHAKEME BECERİSİ

- JUDGMENT :/yerine YARGI


- JUERST EBULLIOSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= JUERST EBÜLYOSKOPİ AYGITI/CİHAZI

- JOULE EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT EN JOULES[Fr.] / MECHANISCHES WÄRMEÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= JUL/JOULE EŞDEĞERİ

- ESSENCE DE GENIÉVRE[Fr.] / WACHHOLDERÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= JUNİPER, JUNİPER TOHUM YAĞI

- WACHOLDERBEEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JUNİPER MEYVESİ

- JÜRİ[Fr. < İng.] değil/yerine/= KURUL/SEÇİCİ KURUL

( Seçiciler kurulu, seçici kurul. | Yargıcılar kurulu. )

- RÈGLE DE JURIN[Fr.] / JURIN-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= JURİN KURALI

- JURISTIC PSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ADALET PSİKOLOJİSİ

( Yasaların yapım ve uygulanmasının suç davranışıyla ilgisini araştıran psikoloji dalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- JURY :/yerine JÜRİ

- JUS INTER GENTES and JUS CIVILE and JUS COGENS and JUS GENTIUM and JUS NATURALE and JUS SANGUINES and JUS SOLI

- K-LINE[İng.] / RAIE K[Fr.] / K-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= K ÇİZGİSİ


- K ELECTRONS[İng.] / K ÉLECTRONS[Fr.] / K[Alm.] ile/değil/yerine/= K ELEKTRONLARI

- K LINE[İng.] / K LIGNE[Fr.] / K ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= K HATTI

- K RADIATION[İng.] / K RAYONNEMENT[Fr.] / K SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= K IŞIMASI

- K/L RATIO[İng.] / K/L-VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= K/L ORANI

- COUCHE K[Fr.] / K-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= K TABAKASI

- KABA ile/ve/değil/<> GELİP GEÇİCİ

- KABADAYI" ile/||/<> "KARA DAYI"

- KABADAYI ile PALİKARYA[Yun.]

( ... İLE Kabadayı Rum delikanlısı. | [yererek] Yunan. )

- KABADAYI ile ZORBALIK

- KABAK GİBİ ile/ve/||/<> TABAK GİBİ


- KABAK ile ARMUT KABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | Kabak kemane. | Ham, tatsız kavun, karpuz. | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan taşıt lastiği. | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Ürünü, armut biçiminde olan bir süs kabağı. )

- KABAK ile ASMA KABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. İLE Kabakgillerden, sürüngen ya da sarılgan, mevsimlik bir tür kabak. | Bu kabağın ince uzun, sebze olarak kullanılan ürünü. )

- KABAK ile BALKABAĞI/HELVACIKABAĞI/KESTANEKABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | Kabak kemane.Ham, tatsız kavun, karpuz. | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan taşıt lastiği. | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Kabakgillerden, tatlısı yapılan, dışı boz, içi sarı renkli, iri bir kabak türü. )

- KABAK ile SAKIZKABAĞI

- KABAK ile SU KABAĞI

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki. | Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılan ürünü. | [müzik] Kabak kemane. | Ham, tatsız (kavun, karpuz). | Tüysüz, dazlak. | Dişleri aşınarak, yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). | Bilgisiz, görgüsüz, kaba. | Kısa boynuzlu hayvan. İLE Kabakgillerden, alt bölümü şişkin, birçok yerde kurutulup su kabı olarak kullanılan, bir tür asma kabağı, kantar kabağı. )

- KABAK ile VEZİRKÜLÂHI

( Kabak kızartılmamalıdır. [Tüm özellikleri nitelikleri kaybolur.] )

- KABAKÇI ÇEŞMESİ

( Rumelifeneri'nde eski mezarlığın üst tarafından ve patika yoldan gidiliyor bu çeşmeye. Çeşmenin haznesi betondan yapılmış, kitabesi korunmuş, ancak çok uzun yıllar suyun musluksuz ve oluk gibi, kitabe üzerinden akması sonucunda kitabenin yazıları okunur olmaktan çıkmıştır (H.1231, M.1815). Çeşmenin kim tarafından, hangi tarihte yapıldığı bilinmiyor. )

- KABAKÇI MUSTAFA OLAYI

( Bu olay Osmanlı tarihine çok önemli izler bırakan bir olaydır. Yenilikçi Sultan III. Selim'e (1789 - 1807) karşı yapılmıştır. Rumelikavağı'nda ki hisarda (köy içindeki kale) yeniçeri çavuşu olarak görev yapan Kabakçı Mustafa, cahil, kaba fakat çok cesur ve yanındakileri etkileyebilen bir yeniçeriydi. Sultan III. Selim'in yeniçerileri esas görevlerinden uzaklaştırma, hatta tamamen kaldırma isteğine karşı çıkan Kabakçı Mustafa diğer yeniçerileri de etkileyerek ayaklanmışlar ve 25.05.1807'de harekete geçerek Büyükdere (Çayırbaşı) çayırında toplanmış ve diğer yerlerden gelenlerle buluşarak sarayın üzerine yürüdüler. Yeniçerilerin kaldırılmamasını, Nizami Cedit ordusunun kurulmamasını istiyorlar, isyancılar her yeniliğe karşı çıkıyorlardı. İsyancılar Etmeydanı'ndaki (Aksaray) yeniçeri kışlasında toplandılar (1805 - 1807). Yapacaklarını meşrulaştırmak için devletin ileri gelenleri ile şeyhülislam Ataullah Efendi'yi topladıkları divanda korkutarak yapacakları iş için fetva (Uygun - olur - yerinde) aldılar. Sultan III. Selim fazla dayanamadı ve tahtından indirildi. Yerine IV. Mustafa Sultan olarak tahta çıkarıldı (1807 - 1808). İstanbul'u kasıp kavuran isyancılar Nizami Cedit ordusunu dağıttılar, acımasızca kan akıttılar. Kabakçı Mustafa Turnacıbaşı rütbesi alarak Boğaz kaleleri Nazırı (Bakanı) oldu. İsyan ve III. Selim'in tahtan indirilmesi haberini alan Alemdar Mustafa Paşa ordusu ile Rusçuk'ta bulunuyordu. Hemen geri döndü. İstanbul'a gelip saraya girdiğinde III. Selim'in öldürüldüğünü (28.07.1808) öğrendi. Ayaklanmayı başlatan Kabakçı Mustafa'yı cezalandırmak üzere Pınarhisar Ayanı Ali Ağa'yı görevlendirdi. Rumelifeneri'ndeki konağında istirahat eden Kabakçı Mustafa'ya 300 adamı ile baskın yapan Ali Ağa, Kabakçı Mustafa'yı öldürdü. Alemdar Mustafa Paşa IV. Mustafa'yı tahtan indirdi ve yerine II. Mahmut'un Sultan olmasını sağladı (1808 - 1839). )

- KABALA ile/ve STEGANOGRAFİ

( Yahudi bilgeliği, mistisizmi. İLE/VE Gizli yazı. )

- KABALIK ve/||/<>/< GÜÇLÜ TAKLİDİ

( Kabalık, zayıf kişinin, güçlü taklididir. )

- KABAN ile ÇİNKO İLE KAPLAMAK ile KAPLAMALI ile KAPLAMA

- KABARA ile KABARALI

- KABARCIK ile KABARCIKLI ile KABARCIKLI DÜZEÇ

- KABARCIK ile KABARMIŞ ile KABARCIKLI

- KABARTI ile KABARTMA

( Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer. İLE Kabartma işi. | Bir biçimin ya da bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı. | Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılan yapıt, rölyef. | Kabartılarak yapılan. )

- KABARTMA ile KABARTMALI ile KABARTMA TOZU

- KABARTMAK ile KABARTABİLMEK ile KABARTIVERMEK ile KABARTI ile KABARTICI ile KABARTILI

- KABBALAH:
KABIN İLMİ
ile/ve/<> KABUL İLMİ

- KABİLE MENSUBİYETİ ile/ve YER MENSUBİYETİ

- KABİLİYET[Ar.] değil/yerine/= YETENEK/BECERİ


- KABİN ile KABİNE ile KABİN AMİRİ

- KABİNE ile KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ ile MARANGOZ ile MARANGOZLUK

- KABİR ile KABİR AZABI ile KABİR SUALİ

- KABLO ile KABLOCU/LUK ile KABLOLU ile KABLOSUZ ile KABLO GEMİSİ ile KABLOLU YAYIN

- KABOTAJ ile KABOTAJ HAKKI ile KABOTAJ GEMİSİ ile KABOTAJ BAYRAMI

- KABUĞUN, FLOEM TABAKASI = TABAKA-İ KIŞR = LIBER

- SHELL MODEL[İng.] / MODÈLE EN COUCHES[Fr.] / OBERTEL-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= KABUK ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- KABUK ile ŞEYTANMİNARESİ

( ... İLE Bazı deniz böceklerinin koni biçimindeki kavkısı. )

- KABUKİ ile/ve BUNRAKU

( Geleneksel Japon tiyatrosu. İLE/VE Kukla tiyatrosu. )

- KABUKİ ile/ve BUNRAKU

( Geleneksel Japon tiyatrosu. İLE/VE Kukla tiyatrosu. )

- KABUKLANMAK ile KABUKLAŞMAK ile KABUK ile KABUKLU ile KABUKSUZ ile KABUKLULAR ile KABUKLU BİT ile KABUK BİLİMİ ile KABUK KAHVESİ ile KABUK YÖNETİM ile KABUK BÖCEKLERİ ile KABUK DEĞİŞTİRME

- KABUL EDİLEBİLİRLİK ile KABUL EDİLEBİLİR ile KABUL ile GİRİŞ ÜCRETİ

- KABUL ETMEK ile KABUL EDİLEBİLİR ile KABUL ile KABUL TESTİ ile KABUL EDEN ile KABUL ile KABUL EDİLDİ ile KABUL EDEN ile KABUL ETMEK ile AKSEPTÖR

- KABUL İLİŞKİSİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YADSIMA İLİŞKİSİ

- KABUL ile/ve/<> SIRADÜZEN/HİYERARŞİ

- KABULLENMEK ile KABULLENDİRMEK ile KABULLENEBİLMEK ile KABUL ile KABUL GÜNÜ ile KABUL YERİ ile KABUL ODASI ile KABUL RESMİ ile KABUL SALONU ile KABUL TÖRENİ ile KABUL KREDİSİ

- KABUL/Ü ile/değil KÂBİL/İ

- KABURGA ile KABURGALI ile KABURGASIZ

- KABURGALI" ile/değil OMURGALI

- KAÇ YAŞINDASIN? yerine BÖYLE BİR SORU SORMA! (DAHA İYİ)

( Kişilerin yaşı, sorulmaması gereken sorulardan biridir.(Bay/Bayan farketmez). Kişi kendi paylaşmak istediğinde öğrenilecek bir konudur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır. )

- LEAKAGE CURRENT[İng.] / COURANT DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK AKIMI

- LEAKAGE FLUX[İng.] / FLUX DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK AKISI

- LEAKAGE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK DİRENCİ

- LEAKAGE INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK İNDÜKTANSI

- LEAKAGE REACTANCE[İng.] / RÉACTANCE DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK TEPKİLİ

- KAÇAK ile GİZLİ ile YERALTI

- KAÇAK ile KAÇIK ile KAÇINTI ile KAÇKIN

( Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz ya da sıvı. | Gizlice kaçırılmış olan mal ya da nesne. | Bağlı bulunduğu yerden ya da yasadan kaçan, uzaklaşan. | Yasaca yapılması yasak olan ya da yapılması için gerekli izin alınmayan. | Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan ya da bir yerden çıkarılan. | Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice. İLE İlmeği kaçmış (çorap vb.). | Bir yana kaçmış, kaymış. | Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız. | Çorabın ilmeği kaçmış yeri. İLE Erken doğan kuzu. | Sızıntı, kaçak. İLE Bir yerden ya da bir işten kaçmış kişi. | Toplumdan uzak duran, toplum içine çıkmak istemeyen kişi. )

- KAÇAK ile SÖZLEŞME ile SÖZLEŞMELİ İŞ ile SÖZLEŞMELİ ile KASILABİLİR ile KONTRAKTİLİTE ile MÜTEAHHİTLİK ile SÖZLEŞME TARAFI ile KASILMA ile MÜTEAHHİT ile SÖZLEŞMEYE BAĞLI ile YALANLAMAK ile KENDİSİYLE ÇELİŞMEK ile ÇELİŞKİ ile ÇELİŞKİLİ ile MEKANİZMA ile ZITLIK ile AYKIRI ile AKSİNE ile AKSİNE ile ZITLIK

- KAÇAMAK ile KAÇ ile KAÇA ile KAÇI ile KAÇ KAÇ ile KAÇA KAÇ ile KAÇAMAKLI ile KAÇAMAK YOL

- KAÇINMAK ile KAÇINDIRMAK ile KAÇINABİLMEK ile KAÇINCI ile KAÇIN KURASI


- KAÇINMAK ile ÖNLENEBİLİR ile KAÇINMA ile KAÇINILDI ile KAÇINMAK

- KAÇIRMAK ile KAÇIRILDI ile KAÇIRAN

- KAÇIŞMAK ile KAÇIŞILMAK ile KAÇIŞ ile KAÇIŞ RAMPASI

- KAÇKAR DAĞLARI ile/ve KÜRE DAĞLARI

- KAÇLI ile KAÇLIK

- KAÇMAK ile TEHLİKEDEN KAÇMAK ile KAÇIŞ MEKANİZMASI ile İLE KAÇMAK ile KAÇIŞ ile KAÇIŞ TEKERLEĞİ ile KAÇIŞ

- KADÂ İLEYHİ[Ar.] ile KADÂ BİHÎ[Ar.]

- KADAR değil/yerine/= DENLİ

- KADAVERİK/CADAVERIC[İng.] değil/yerine/= KADAVRA KAYNAKLI

- KADEH ile KADEH ARKADAŞI ile KADEH ARKADAŞLIĞI


- KADEH ile/ve/değil/yerine PİSAGOR'UN KADEHİ

( ... İLE Ölçüyü kaybedersen, herşeyi/ni kaybedersin. )
( ... İLE İçine konulan şarabın, kadehin ortasındaki çıkıntının seviyesini geçmesiyle, fazla olanı değil kadehin içindeki tüm sıvıyı, altındaki deliklerden akıtır. [Nerede duracağını ve ne kadar içmesi gerektiğini bilmeyenler için ve sınırlarını öğrenmeleri için yapılmıştır.] )
( | )
( )

- KADEMELEMEK ile KADEMELENMEK ile KADEMELENDİRMEK ile KADEM ile KADEME ile KADEMLİ ile KADEMELİ ile KADEMSİZ/LİK ile KADEMESİZ ile KADEME KADEME ile KADEME İLERLEMESİ

- KADEMELİ ile KADEMELİ ÇÜRÜME ile KADEMELİ KAYBOLMA ile GİTGİDE ile KADEMELİ OLMA ile MEZUN OLMAK ile MEZUN ile KADEMELİ VERGİ ile MEZUN

- KADEMELİ ile SINIFLANDIRMA

- KADER ile KADERCİ/LİK ile KADERSİZ/LİK ile KADER BİRLİĞİ ile KADER ÇİZGİSİ

- KADER ile/değil YAZGI

- KADER ile/değil YAZGI/"ALINYAZISI"

- KADI ile/ve/||/<> KÂTİP

( Yargıç. İLE/VE/||/<> Yazıcı ya da sekreter. )

- KADI ile/||/<> KAZASKER/SADIR

( Osmanlı Devleti'nde, Tanzimat Dönemi'ne kadar her türlü davâya, Tanzimat Dönemi ile Medeni Kanun'un kabulü arasındaki dönemde ise evlenme, boşanma, nafaka davalarına bakan mahkeme başkanı. İLE/||/<> Yargı düzeninde Şeyhülislam'dan sonra gelen en yüksek görevliye verilen san. | İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi. )

- KÂDI ile MÜÇTEHİT[Ar.]

( Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları. İLE Ayet ve hadislere dayanarak yargıya varan, karar veren din düşünürü. )

- KADI ile/||/<> TAHT KADISI

( ... İLE/||/<> İstanbul'un sorunları ile ilgilenen, ticaret, sanat, iaşe denetimlerini yapan, aynı zamanda başkentin en büyük yargıcı olan ilmiye mensubu. )

- KADİFELEŞMEK ile KADİFELEŞTİRMEK ile KADİFE/LİK ile KADİFE ELLİ ile KADİFE DEVRİM ile KADİFE ÇİÇEĞİ

- KADIKÖY İSKELE CAMİSİ ile KADIKÖY CAMİSİ / OSMANAĞA CAMİSİ

( Kadıköy (Mustafa III) İskele Camisi. İLE Söğütlüçeşme Caddesi'nde iskele tarafında, çarşı önündedir. )
( 1741'de, Sultan III. Mustafa tarafından. İLE 1713'te, Bâbüssaâde Ağası Osman Ağa tarafından. [1813'te ve 1880'de yangın sonrası onarılmıştır.] )

- KADIKÖY ile KADIKÖY TAŞI

- KADÎM BİLGELİK:
DOLAYLI
değil DOĞRUDAN

- KADÎM SANAT değil KADÎM KÜLTÜRLERİN SANATI

( Tiyatro[< değişim] )

- KADİM ile KADİMİ ile KADİM DOST

- KADÎM ve/<> ŞİMDİ

( Bugüne, şu AN'a (da) etki ediyorsa, kadîmdir. )

- KADÎM-İ ZÂTÎ ile/ve KADÎM-İ ZAMANÎ

- KADÎM'İN KIDEMİ/KEŞFİ(KEŞF-İ KADÎM) ile/ve/||/<> CEDÎD'İN VAADİ(/VÂZ-I CEDÎD)

( Geçmişte. İLE/VE Gelecekte. )
( Klasik geleneklerde esas olan. İLE/VE Modern zamanlarda ve arayışlarda. )
( Geçmiş dönemlerde, tarihin oluşması[tekâmülü], geçmiş üzerine/üzerindendi. )
( MA el-MÂHÛD )

- KADIN/ERKEK GÖVDESİ/BEDENİ" değil/yerine/< DİŞİL/ERİL GÖVDE/BEDEN

- KADIN ile KARI

( HÜRRE: Cariye(eme) ya da esir olmayan kadın. )

- KADININ/ERKEĞİN ... değil KİŞİNİN YANLIŞLARI/YALANLARI([OLUMLU/OLUMSUZ] ÖZELLİKLERİ)

( "Erkeğin ya da kadının" olarak yanlış ve kötü/ye kullanılan (olumlu/olumsuz) "özellikler/i" ve genellemenin yanlışlığını taşı(t)mamak, farkındalık açısından öncelikli bir ayrımdır. )

- KADINLARIN:
KORUNMASI
ile/yerine/değil ANLAŞILMASI/EĞİTİLMESİ

- KADINLAŞMAK ile KADINLAŞTIRMAK ile KADI/LIK ile KADIN/LIK ile KADINCA ile KADINLI/LIK ile KADINSAL/LIK ile KADINSIZ/LIK ile KADIN AVCISI ile KADIN BAŞINA ile KADIN KADINA ile KADIN BERBERİ ile KADIN TERZİSİ ile KADIN HAREKETİ ile KADIN KADINCIK ile KADIN TİCARETİ ile KADINLAR HAMAMI ile KADINLI ERKEKLİ ile KADIN HASTALIKLARI

- KADINSI ile KADINLIK ile FEMİNİZM ile KADINLAŞTIRMAK

- KADİR CONKER YALISI

( Yenimahalle Pazarbaşı Karakütük Caddesi üzerinde bulunan bu yalı önceleri iki katlı ahşap bir evdi. Evi satan alan Kadir Conker eski evi yıkarak yalıya dönüştürdü. Yalı zarafeti ile görülmeye değer yalılardan biridir. )

- KADİR GECESİ ile/ve/değil/<> KADİR-KIYMET BİLDİĞİN GECE

- KADİR ile KADİRİ/LİK ile KADİRLİ ile KADİR GECESİ

- KADÎR[Ar.] ile KAVÎ[Ar.]


- KADIRGA ile KADIRGA BALIĞI

- KADÎRUN 'ALEYHİ[Ar.] ile KADÎRUN 'ALÂ Fİ'LİHÎ[Ar.]

- KADIZÂDE MEHMET EFENDİ ile/değil KADIZÂDE AHMET EFENDİ

- KADMIUMZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM GÖZESİ/HÜCRESİ

- CADMIUM CUTOFF ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE COUPURE DU CADMIUM[Fr.] / KADMIUM-ABSCHALTENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM KESME ENERJİSİ

- CADMIUM RED[İng.] / ROUGE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM ROT[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM KIRMIZISI

- CADMIUM RATIO[İng.] / KADMIUMVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM ORANI

- CADMIUM CELL[İng.] / CELLULE DE CADMIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM PİLİ

- KADRAN ile KADRANLI

- KADROLU ile SÖZLEŞMELİ


- KAF (DAĞI) ve/<> ANKA (KUŞU)

( İnsan beyni/zihni. VE Yeğleme/tercih.[kılma/kılamama | yapma/yapamama] )

- KAF "DAĞI" ile/değil BUZ DAĞI

- KAF DAĞI ile/ya da/||/<> ÇİLE

( Kaf dağına mı çıksam?
Bir ömür, çile mi çeksem? )
( )

- KAFA DURUŞU ile İNATÇI

- KAFA SESİ ile/ve/||/<> FALSETTO[İt.]

- KAFA ile BAŞ AĞRISI ile BAŞ VE AĞIZ ile BAŞ UŞAK ile BAŞ AŞÇI ile BAŞÖRTÜSÜ ile BAŞ DAMAT ile BAŞ YARGIÇ ile BAŞ METRESİ ile RAHİM BAŞI ile KAFA PARÇASI ile KAFA PİMİ ile MERKEZ ile KAFA DESTEĞİ ile KAFA TIRAŞI ile KAFA DURAK ile KAFA TAŞI ile KAFA YOLU ile KAFA YELİ/RÜZGÂRI ile KAFA İŞİ

- KAFA ile KAFACA ile KAFALI/LIK ile KAFASIZ/LIK ile KAFALICA ile KAFA SESİ ile KAFASIZCA ile KAFA DENGİ ile KAFA İŞÇİSİ ile KAFA KAĞIDI ile KAFA KOÇANI ile KAFA ÇIKIŞI

- KAFAM KARIŞTI ile/ve/değil/yerine BİLMİYORUM

- KAFAMIZIN KARIŞMASI ile/ve/değil/||/<>/< EZBERİMİZİN BOZULMASI

- KAFANI/KIÇINI KAŞIYAMAMAK ile SIRTINDAN/KIÇINDAN TER AKMASI


- KAFANIN BASMAMASI ile/ve/||/<>/< KAPASİTE(Sİ)NİN YETMEMESİ

- KAFANIN" ÇALIŞMA(MA)SI ile/ve/değil/||/<>/< ÇIKARLARININ/ÖNCELİKLERİNİN BİLİNMEMESİ/UYMAMASI

- KAFANIN ÇALIŞMASI ile/ve/değil/+/||/<>/> KAFANIN ÇALIŞTIRILMASI

( Zekâ. İLE/VE/DEĞİL/+/||/<>/> Akıl. )

- KAFANIN KARIŞMASI değil ZİHNİN BULANIKLAŞMASI

- KAFASI BOŞ/LUK ile KAFASI İYİ ile KAFASI KÜFLÜ ile KAFASI KIYAK ile KAFASI KONTAK ile KAFASI TEMBEL ile KAFASI ÇATLAK ile KAFASI BULUTLU ile KAFASI DUMANLI ile KAFASI ÖRÜMCEKLİ

- KAFASI KARIŞMAK ile KAFASI KARIŞMIŞ ile KAFA KARIŞTIRICI ile BİLİNÇ BULANIKLIĞI, KONFÜZYON

- KAFATASI ile/ve/||/<>/> FRENOLOJİ

( ... İLE/VE/||/<>/> Kafatası bilimi. )

- KAFATASI ile KAFATASÇI/LIK

- KAFATASI = SCULL, CRANIUM[İng.] = LE CRÂNE[Fr.] = SCHÄDEL[Alm.] = TESCHIO[İt.] = CRANEO[İsp.] = CALVA[Lat.] = TO KRANION[Yun.] = CUMCUME(T)[Ar.] = KÂSEH-İ SER[Fars.] = SCHEDEL[Felm.]

- KAFATASI ile SÜTÜR/SUTURE[İng.]

( Kafatası kemiklerinin dikişe benzer ek yerleri. )

- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KALP DIŞ ZARI

- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KEMİK DIŞ ZARI

- KAFAYLA İLGİLİ ile KAFADANBACAKLI ile SEFALOTORAKS

- KAFEİN ile KAFEİNLİ ile KAFEİNSİZ

- KAFESLEMEK ile KAFE ile KAFES ile KAFESLİ ile KAFESÇİ/LİK ile KAFES TELİ

- KAFESLİ ile KAFES İŞİ

- KÂFFE/Sİ[Ar.] değil/yerine/= TÜMÜ, HEPSİ, TAMAMI

- KÂFİ değil/yerine/= YETERLİ

- KÂFİ değil/yerine/= YETERLİ

- KAFİRLEŞMEK ile KAFİ ile KAFİR/LİK


- KAFİYE ile KAFİYELİ ile KAFİYESİZ/LİK

- KAFUR ile KAFUR AĞACI

- KÂGİR/KÂRGİR[Fars.] değil/yerine/= TAŞ YA DA TUĞLADAN YAPILAN YAPI

- KÂĞIT BALIĞI ile/||/<> KAYIŞ BALIĞI

( ... İLE/||/<> Kâğıt balığıgillerden, Kuzey Avrupa denizleriyle Akdeniz'in derinliklerinde yaşayan kemikli bir balık. )

- PAPER CHROMATOGRAPHY[İng.] / PAPIER CHORMATOGRAPHIE[Fr.] / PAPIER CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAĞIT KROMATOGRAFİSİ

- KÂĞIT:
PAPİRÜS
ile/ve/||/<> BAĞDÂDÎ ile/ve/||/<> SEMERKANDÎ ile/ve/||/<> HİNDÎ

- KÂĞIT PARANIN BASIMI ile/ve MADENÎ PARANIN BASIMI

( Merkez Bankası tarafından. İLE/VE Maliye Bakanlığı tarafından. )

- KÂĞIT YAPIMI ile/||/<> PAPİRÜS

( Çinliler kağıdı MS 105te icat etti İLE Mısırlılar papirüs kullanıyordu. )
( Cai Lun tarafından 105 yılında keşfedildi/formüle edildi. (50-121) (Ülke: Çin) (Alan: Mühendislik) (Önemli katkıları: Kağıt yapımı prosesi) )

- KÂĞIT ile ABADİ[Fars.]

( ... İLE Kalınca ve açık saman renginde, yarı mat bir kâğıt türü. )

- KAĞITLAMAK ile KAĞITLANMAK ile KAĞIT/LIK ile KAĞITLI ile KAĞITÇI/LIK ile KAĞIT DUTU ile KAĞIT PARA ile KAĞIT AĞACI ile KAĞIT OYUNU ile KAĞIT TORBA ile KAĞIT BALIĞI ile KAĞIT KEBABI ile KAĞIT HELVACI ile KAĞIT HELVASI ile KAĞIT BALIĞIGİLLER


- KÂĞITTA:
TERBİYECİ
ile/ve/||/<>/> AHERCİ ile/ve/||/<>/> BOYAYICI ile/ve/||/<>/> TAMİRCİ

( [bkz.]
Kâğıtlar ve Su Damgaları - Süheyl Ünver - Türk Tarih Kurumu, Belleten
XVIII. ve XIX. yy.'da, Türkiye'de Kâğıt - Osman Ersoy (Prof.) - Ankara, 1963 )

- KAĞNI MESCİDİ

( Sultanahmet'tedir. )

- KAĞNI ile KAĞNI MAZISI ile KAĞNI ARABASI

- KAGU ile/ve/<> BENZERİ

( Yeni Kaledonya'da. İLE/VE/<> Yeni Zelanda'da. )
( Uçamayan, kocaman bir kuş. Kanatlarını kullanarak ağaçlara tırmanabiliyor. )

- KAHIRLANMAK ile KAHIR ile KAHIRLI

- KAHKAHA ile KAHKAHA TUFANI ile KAHKAHA ÇİÇEĞİ ile KAHKAHA FIRTINASI

- KÄHLER İLE CALABİ-YAU İLE HYPERKÄHLER ile/||/<> KOMPLEKS GEOMETRİ

( Kompleks manifold türleri. )
( Formül: Ric = 0 (Calabi-Yau) )

- KAHRAMAN ile KAHRAMANCA ile KAHRAMANLIK AYETİ ile KAHRAMANCA ile KAHRAMANLIK

- KAHVALTI/LIK ile KAHVALTICI

- KAHVERENGİ PELİKAN ile/ve/||/<> PERU PELİKANLARI


- KAHVERENGİ ile BAKIR RENGİ

( ... İLE Kızıla yakın kahverengi. )

- KAHVERENGİ ile BROWN ÜNİVERSİTESİ ile KAHVERENGİ PAS ile ESMER ŞEKER

- KAHVERENGİ[Ar.] değil/yerine/= KULA

- KAİDE ile KAİDECİ/LİK ile KAİDELİ ile KAİDESİZ/LİK

- KAILASH (DAĞI)

( KAR MÜCEVHERİ [Tibet dilinde] )

- KAISERLING SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= KAİSERLİNG ÇÖZELTİSİ

- KAINIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAİSERLİNG ÖLZEİTİ

- KAKAO/HİNTBADEMİ ve/<> SU

( Kakaoyu suyla karıştırıp içen ilk kişiler, Mayalar'dır. )

- COCOA BUTTER, THEOBROMA OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KAKAO YAĞI

- KAKIRDAMAK ile KAKIRDAK ile KAKIRDAK POĞAÇASI


- KAKMAK ile KAKMACI/LIK ile KAKMALI ile KAKMA AŞI

- KAKTÜS/ATLASÇİÇEĞİ ile/ve FESTAN

( ... İLE/VE Dikensiz kaktüs. )
( GÜLÂYÂN ile/ve ... )

- KAKULE ile KAKULELİ

- KAL GELMESİ değil/yerine/>< KALK GELMESİ

- KALAALLİTLER ile/ve İNUVİALUİTLER ile/ve İNUPİATLAR, YUPİGETLER, YUPLİTLER, ALUTİİTLER ile/ve YUPİKLER[:
Gerçek kişi]

( Grönland'daki eskimolar. İLE/VE Kanada'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'nın güneybatısında ve Sibirya'daki eskimolar.[İnuit sözünün ne olduğunu bilmezler.] )