| ...I/İ ve ...I/İ | (I/İ ile biten FaRkLaR...)

- HİLAL SİNEMASI

( Bilinen Sarıyer'in en eski sinemalarından biridir. Dereboyu Caddesi üzerinde sağda ve halen Sarıyer Kliniği olarak kullanılan binada Büyükdereli Sinemacı lakaplı Osman Bey tarafından 1925 yılında açıldı. Yaz kış faaliyet gösteren bu sinema II. Dünya Savaşının çıkması üzerine kapılarını kapattı. )

- HİLÂLÎ ile/||/<> İHLÎLÎCÎ

( Hilâl biçimi. İLE/||/<> Oval. )

- HİLBERT İLE BANACH İLE FRÉCHET İLE SOBOLEV ile/||/<> FONKSİYON UZAYLARI

( Sonsuz boyutlu vektör uzayları. )
( Formül: ⟨f ileg⟩ = ∫f̄g dx )

- HİLBERT UZAYI ile/||/<> BANACH UZAYI

( Hilbert uzayında iç çarpım tanımlıdır İLE Banach uzayında sadece norm vardır )
( Formül: ||x|| = √⟨x ilex⟩ (Hilbert) İLE ||x|| normu (Banach) )
( David Hilbert tarafından 1899 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1943) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Hilbert uzayı, 23 problem) )

- HILBERT SPACE[İng.] / ESPACE D'HILBERT[Fr.] / HILBERTRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HİLBERT UZAYI

- HILBERT UZAYI ve/||/<> MİLENYUM SORULARI

- HILBERT ve/||/<> MİLENYUM SORUNLARI MİLENYUM PROBLEMLERİ

- HİLE[Ar.]/DESİSE[Ar.]/FENT[Fars.]/DEK[Fars.]/ENTRİKA[Fr. < INTRIGUE] değil/yerine/= DOLAN/AYAK OYUNU/DALAVERE

- HİLE ile HİLECİ/LİK ile HİLELİ ile HİLESİZ/LİK ile HİLELİ İFLAS

- HİLEKÂR[Ar. HİLE | Fars. -KÂR]/AFERİST[Fr.] değil/yerine/= VURGUNCU, ÇIKARCI, DOLANCI, DALAVERECİ


- HİLKAT ile HİLKAT GARİBESİ

- HİMÂYE/T ile/ve/||/<>/>/< HÂMİ

( Koruma, kollama. İLE/VE/||/<>/>/< Koruyucu. )
( Hâmisi olmadığımız hiçbir alanın himâyesinde olamayız. )

- HIMSS/HEALTHCARE INFORMATION AND MANAGEMENT SYSTEMS SOCIETY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ VE YÖNETİM SİSTEMLERİ DERNEĞİ

- HİNDİ:
turkey
ile/||/<> PERU ile/||/<> ETİYOPYA KUŞU ile/||/<> BUKALEMUN ile/||/<> FRANSIZ KIZI/ĞALOPÛLÂ ile/||/<> TACCHINO[: Kuş.]

( Türkçe'de
İngilizce'de. İLE/VE/||/<> Portekizce'de. İLE/VE/||/<> Arapça'da. İLE/VE/||/<> Farsça'da. İLE/VE/||/<> Yunanca'da. İLE/VE/||/<> İtalyanca'da. )

- HİNDİ/GÜLÜK ile GURK | BABA HİNDİ

( ... İLE Eril hindi. )
( Kökenleri Meksika ve Kuzey Amerika'dır. )
( "Hindi" adı, İspanyol'ların Amerika'ya "Indies" demesinden dolayıdır. )
( Amerika yerlilerinin kullandıkları ad "FURKEE"dir. [Pilgrim Fathers] )
( İngilizce'de "turkey"[Baş harfi(t) küçük olarak!] olarak geçmesinin nedeni, hindinin ticaretini İspanya'dan tüm Avrupa'ya yapanların Türk tüccarlar olmasıdır. [Avrupa'ya hindinin gelişi 1520'lerdir.] )
( "TÜRKİYE HOROZU" [Eskiden İngiltere'de hindileri satanlardan dolayı] )
( Portekiz'liler, hindi için "PERU" adını kullanır. )
( [İbranice] MEKARKERİM )
( Hindi sesi çoğu dilde "GLU GLU" ya da "KRUK KRUK" olarak yazılır. )
( Hindi ile ... )

- HİNDİ ile HİNDİCİ/LİK

- HİNDİ[Azr.] = KIZILDERİLİ[Tr.]

- HİNDİSTAN CEVİZİ TİPİ ile/yerine ŞEFTALİ TİPİ

( Dıştan sert görünen fakat içi boş olan. İLE/YERİNE Dıştan yumuşak görünen fakat içi sağlam olan. )

- HİNDİSTAN CEVİZİ ile MÜSKAT(< MUSKAT)

( ... İLE Küçük hindistan cevizi. )

- HİNDİSTAN ile ÇİNİ MÜREKKEBİ


- HİNT İNCİRİ ile KAVAK İNCİRİ

( Kaktüsgillerden, yaprakları etli ve yayvan dikenli bir bitki. | Bu bitkinin, kalın ve dikenli kabuğu olan tatlı yemişi. İLE Açık mor renkli bir tür incir. )

- HİNT KAMIŞI ile SU KAMIŞI ile ŞEKER KAMIŞI

( Bambu. İLE Hasır otu. İLE Buğdaygillerden, çiçekleri salkım durumunda başakçıklar oluşturan, 10 metreye kadar uzayabilen, öz suyundan şeker çıkarılan bir bitki. )

- HİNT OKYANUSUNDA:
ANDAMAN DENİZİ
ile/ve/||/<> MALAKKA BOĞAZI ile/ve/||/<> MARTABAN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BENGAL KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KANBAY KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KUÇ KÖRFEZİ ile/ve/||/<> UMMAN DENİZİ ile/ve/||/<> UMMAN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> BASRA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> YEMEN DENİZİ ile/ve/||/<> ADEN KÖRFEZİ ile/ve/||/<> KIZILDENİZ ile/ve/||/<> MOZAMBİK KANALI ile/ve/||/<> SOFALA KÖRFEZİ ile/ve/||/<> DELAGOA KÖRFEZİ

- INDIAN YELLOW[İng.] / JAUNE DE COBALT, JOUNE DES INDES[Fr.] ile/değil/yerine/= HİNT SARISI

- CASTOR OIL[İng.] ile/değil/yerine/= HİNT YAĞI

- HİNT ile HİNT OKYANUSU ile BALIKOTU ile LOBUT ile HİNTLİ VERİCİ

- HIP DISLOCATION[İng.] değil/yerine/= KALÇA ÇIKIĞI

( Kalça eklemlerinin birinin ya da ikisinin anormal gelişmesi durumu. Manşon bağlantısı kısmi ya da hiç oluşmamış olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HİPER TANSİYON[İng./Fr. < TENSION] değil/yerine/= YÜKSEK KAN BASINCI

- HİPERAKTİF ile/değil HAREKETLİ

( Öğrenme becerisi gösteremeyenler için geçerlidir. İLE ... )
( Nohut, boncuk vb. gibi şeyleri, önündeki ağzı dar şişeye 1-2-3 dk. boyunca doldurabiliyorsa ve dikkatini belirli sürelerde bir şeyler üzerinde tutabiliyorsa hiperaktif değildir! )

- HİPERAKTİVİTE ile/||/<> DİKKAT EKSİKLİĞİ

( Aşırı devimlilik ve enerji. İLE/||/<> Odaklanma zorluğu ve dikkat süresinde zorluk, dikkati sürdürememe. )

- HİPERAKTİVİTE ile HİPERMOTİLİTE ile HİPERKİNEZİ

( Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. İLE Aşırı devinim. )

- HİPERBOL ile ABARTI ile HİPERBOLİK

- HİPEREKSİTABİLİTE ile HİPERESTEZİ ile HİPERREFLEKSİ ile HİPERSENSİBİLİTE/HİPERSENSİTİVİTE

( Aşırı uyarılganlık. İLE Aşırı duyumsarlık. İLE Aşırı tepke. İLE Aşırı duyarlılık. )

- HİPEREMESİS ile/||/<> BULANTI

( Aşırı ve sürekli kusma. İLE/||/<> Mide bulantısı. )

- HİPEREMİ ile HİPERTANSİYON

( Kızarıklık, kan artımı. İLE Yüksek kan basıncı. )

- HİPERGLİSEMI/HYPERGLYCEMIA[İng.] değil/yerine/= KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ

- HİPERGLİSEMİ ile/||/<> HİPOGLİSEMİ

( Kanda yüksek seviyede glikoz bulunması. İLE/||/<> Kanda düşük seviyede glikoz bulunması. )

- HİPERKAPNİ ile AKAPNİ ile HİPOKAPNİ

( Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) artması. İLE Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) yokluğu. İLE Kanda ve dokuda karbondioksit(CO2) azalması. )

- HİPERLİPİDEMİ ile/||/<> HİPOGLİSEMİ

( Kanda yüksek seviyede lipid bulunması. İLE/||/<> Kan şekeri seviyesinin normalin altına düşmesi. )

- HİPERLİPİDEMİ ile/||/<> HİPOLİPİDEMİ

( Kanda yüksek seviyede lipid bulunması. İLE/||/<> Kanda düşük seviyede lipid bulunması. )

- HİPERMETROPİ ile/||/<> PRESBİYOPİ

( Yakını net görememe ile ilişkili bir göz kusuru. İLE/||/<> Yaşlanma ile birlikte yakını görme yeteneğinin azalması. )

- HİPERPLAZİ ile/||/<> ATROFİ

( Göze sayısının artmasıyla doku büyümesi. İLE/||/<> Göze sayısının azalması ya da gözelerin küçülmesiyle doku küçülmesi. )

- HİPERPROLAKTİNEMİ ile/||/<> HİPOPROLAKTİNEMİ

( Prolaktin hormonunun kanda yüksek seviyede bulunması. İLE/||/<> Prolaktin hormonunun kanda düşük seviyede bulunması. )

- HİPERSELÜLER/HYPERCELLULAR[İng.] değil/yerine/= ARTMIŞ GÖZELİ

- HİPERTERMİ/HYPERTHERMIA[İng.] değil/yerine/= KONTROLSÜZ SICAKLIK ARTIŞI

- HİPERTERMİ ile/||/<> HİPOTERMİ

( Gövde sıcaklığının normalin üzerine çıkması. İLE/||/<> Gövde sıcaklığının normalin altına düşmesi. )

- HİPERTONİ ile HİPERTONİK ile HİPERTONİSİTE

( Aşırı gergi, aşırı yoğunluk. İLE Aşırı yoğun, aşırı gergin. İLE Aşırı yoğunluk. )

- HİPERTROFİ ile/||/<> HİPERPLAZİ

( Hipertrofi göze büyümesi İLE hiperplazi göze çoğalmasıdır )
( Formül: Büyüme İLE çoğalma )

- HİPERVOLEMI/HYPERVOLEMIA[İng.] değil/yerine/= OYLUM FAZLALIĞI

- HIPHIZLI


- HİPNOTİK ile HİPNOTİK UYKU ile HİPNOTİZMA ile HİPNOTİZE ETMEK ile HİPNOTİZE EDİCİ

- HİPNOTİZMA ile HİPNOTİZMACI ile HİPNOTİZMALI

- HİPNOZ AŞAMALARINDA:
LETARJİ
ile/ve/||/<>/> KATALEPSİ[Fr. < CATALEPSIE] ile/ve/||/<>/> SOMNAMBUL/İZM

- HİPNOZ SAĞALTIMI ile HİPNOTİK YENİDEN İŞLEME SAĞALTIMI(HYT)

- HİPNOZ ile/ve/||/<> HİPNOTERAPİ

- HİPNOZDA, KİŞİNİN ...:
TELKİN ALIP ALMAMASI
ile/ve/||/<>/> NARKOZ ile/ve/||/<>/> KATELEPSİ ile/ve/||/<>/> LATERJİ ile/ve/||/<>/> SOMNAMBUL

- HİPOAKTİVİTE/HYPOACTIVITY[İng.] değil/yerine/= ETKINLİK AZALMASI

- HİPOALBÜMİNEMİ ile/||/<> HİPERALBÜMİNEMİ

( Kanda düşük seviyede albümin bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede albümin bulunması. )

- HİPODERMİK ile DERİ ALTI

- HİPOFİZ BEZİ ile KALKANBEZİ/TİROİD BEZİ ile PARATİROİD BEZİ ile LENF BEZİ ile BÖBREK ÜSTÜ BEZİ ile PANKREAS BEZİ ile EŞEYSEL BEZ ile İÇ SALGI BEZLERİ ile GASTRİT SUYU BEZİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ARKASINDA BULUNAN İÇSALGI BEZİ/TİMUS


- HİPOFOSFATEMİ ile/||/<> HİPERFOSFATEMİ

( Kanda düşük seviyede fosfat bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede fosfat bulunması. )

- HİPOKALEMİ ile/||/<> HİPERKALEMİ

( Kanda düşük seviyede potasyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede potasyum bulunması. )

- HİPOKALSEMİ ile/||/<> HİPERKALSEMİ

( Kanda düşük seviyede kalsiyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede kalsiyum bulunması. )

- HİPOKSEMİ ile HİPOKSİ

( Kanda oksijen azlığı. İLE Oksijen azlığı. )

- HİPOMAGNEZEMİ ile/||/<> HİPERMAGNEZEMİ

( Kanda düşük seviyede magnezyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede magnezyum bulunması. )

- HİPONATREMİ ile/||/<> HİPERNATREMİ

( Kanda düşük seviyede sodyum bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede sodyum bulunması. )

- HIPOPE:
İKİ KÜRELİ
ile/ve/<> DÖRT KÜRELİ

( EUDOXOS )

- HİPOPLASTİK/HİPOPLAZİK ile HİPOPLAZİ

( Az gelişmiş. İLE Az gelişmişlik. )

- HİPOPOTAM değil/yerine/= SUAYGIRI

- HİPOSTAZ/HYPOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KAN GÖLLENİMİ


- HİPOSTENİ/HYPOSTENIA[İng.] değil/yerine/= GÜÇ DÜŞÜKLÜĞÜ

- HYPOSULFITE PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFİT SÜRECİ

- HİPOTANSİYON/HYPOTENSION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜK KAN BASINCI

- HİPOTANSİYON değil/yerine/= DÜŞÜK KAN BASINCI

- HİRA DAĞI değil HİRA MAĞARASI

( HİRA: Arayış. )

- HİRA DAĞI değil NUR DAĞI

- HIRDAVATÇI ile HIRDAVAT

- HIRILTI ile HIRILTICI ile HIRILTILI ile HIRILTISIZ

- HIRİSTİYAN ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYANLAŞTIRMAK ile HIRİSTİYANLAR ile NOELLER ile İSA ile VAFTİZ ETMEK ile HIRİSTİYANLIK ile HIRİSTİYAN TAKVİMİ ile HIRİSTİYANCA

- HIRKA ile HIRKALI ile HIRKASIZ


- HIRKA-İ SAADET ZİYARETİ ile/ve HIRKA-İ ŞERÎF ZİYARETİ

( Ramazan'ın 14/15'inde, Sultan ve erkânının Topkapı Sarayı'ndaki Hırka-i Saadet'i ziyareti. İLE/VE Halkın, Fatih'teki Hırka-i Şerif'i ziyareti. )

- HIRN CYCLE[İng.] / CYCLE D'HIRN[Fr.] / HIRN-KREISLAUF[Alm.] ile/değil/yerine/= HİRN ÇEVRİMİ

- HIRSIZ / KAPKAÇÇI

( Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kişi. | Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade. )

- HIRSIZ ile/ve/||/<> KURABİYE "HIRSIZI"

( Bir gece kadının biri bekliyordu havaalanında,
Daha epeyce zaman vardı, uçağın kalkmasına.
Havaalanındaki dükkandan bir kitap ve bir paket
kurabiye alıp, buldu kendine oturacak bir yer.

Kendini kitabına öyle kaptırmıştı ki, yine de
Yanında oturan adamın olabildiğince cüretkâr bir biçimde
Aralarında duran paketten birer birer kurabiye
Aldığını gördü, ne kadar görmemezlikten gelse de.

Bir taraftan kitabını okuyup, bir taraftan kurabiyesini yerken,
Gözü saatteydi, "kurabiye hırsızı" yavaş yavaş
Tüketirken kurabiyelerini.
Kulağı saatin tik tak larındaydı ama yine de
engelleyemiyordu tik tak lar sinirlenmesini.
Düşünüyordu kendi kendine, "Kibar biri olmasaydım,
Morartırdım şu adamın gözlerini!"
Her kurabiyeye uzandığında, adam da uzatıyordu elini.
Sonunda pakette tek bir kurabiye kalınca
"Bakalım şimdi ne yapacak?" dedi kendi kendine.
Adam, yüzünde asabi bir gülümsemeyle
Uzandı son kurabiyeye ve böldü kurabiyeyi ikiye.
Yarısını kurabiyenin atarken ağzına, verdi öteki yarıyı kadına.

Kadın, kapar gibi aldı kurabiyeyi adamın elinden ve
"Aman Tanrım, ne cüretkâr ve ne kaba bir adam,
Üstelik bir teşekkür bile etmiyor!"
Anımsamıyordu bu kadar sinirlendiğini yaşamında.

Uçağının kalkacağı duyurusu gelince bir iç çekti rahatlamayla.
Topladı eşyalarını ve yürüdü çıkış kapısına,
Dönüp bakmadı bile "kurabiye hırsızı"na.
Uçağa bindi ve oturdu rahat koltuğuna,
Sonra uzandı, bitmek üzere olan kitabına.

Çantasına elini uzatınca, gözleri açıldı şaşkınlıkla.
Duruyordu gözlerinin önünde bir paket kurabiye!
Çaresizlik içinde inledi, "Bunlar benim kurabiyelerimse eğer;
Ötekiler de onundu ve paylaştı benimle her bir kurabiyesini!"
Özür dilemek için çok geç kaldığını anladı üzüntüyle,
Kaba ve cüretkâr olan, "kurabiye hırsızı" kendiydi işte. )

- HIRSIZIN:
AFFI
değil "AMAN"I OLMAZ!

- HIRSIZIN:
HIRSIZLIKTAN DOLAYI CEZALANDIRILMASI
ile/ve/||/<> YAKALANMASINDAN DOLAYI CEZALANDIRILMASI

( Bugün. İLE/VE/||/<> 2000 yıl önce. )

- HIRSIZLAMAK ile HIRSIZ/LIK ile HIRSIZCA ile HIRSIZ ADIM ile HIRSIZ MALI ile HIRSIZ FENERİ ile HIRSIZ YATAĞI ile HIRSIZ KELEPÇE ile HIRSIZ ANAHTARI ile HIRSIZ ÇEKMECESİ

- HIRSIZLIK ile/ve/||/<>/> KLEPTOMANİ[Fr.]

( ... İLE/VE/||/<>/> Gereksinim duyulmayan nesneleri çalma hastalığı. )

- HIRSIZ/LIK / OGRI[dvnlgttrk] ile/ve/değil "UYANIK/LIK"

- HİRSUTİZM ile/||/<> ALOPESİ

( Kadınlarda aşırı kıllanma. İLE/||/<> Saç dökülmesi ya da saç kaybı. )

- HIS/HOSPITAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ DÜZENİ

- HİSÂB-I ZİHNÎ ile HİSÂB-I SİTTİNÎ ile HİSÂB-I HİND

( ... İLE Bâbil'den gelen. İLE Hint'ten gelen.[bugünkü] )

- HİSÂBÜ'L-GUBÂR/HESÂB-I GUBÂR ile/ve/||/<> HİSÂB EL-HEVÂ/HEVAÎ

( Tahta ve toprak hesabı ya da toz hesabı. İLE/VE/||/<> Zihinsel hesap. )

- HİSAR ÇEŞMESİ

( Rumelihisarı, Baltalimanı yolu üzerinde ve Bağ Gazinosu karşısında olduğu "İstanbul Çeşmeleri" kitabında kaydedilen bu çeşme (H. 1052, M.1642) bugün yerinde yok. )

- HİSAR KİRAZI

( Rumelihisarı'nın en önemli meyvesidir. Rumelihisarı'nın (kalenin) arka bahçelerinde yetiştirilen bu kiraza "Gülnar - ı Rum" denilmekteydi. Ama zamanla bu meşhur meyve kaybolup gitti. )

- HİSARÜSTÜ MERKEZ CAMİİ

( Rumelihisar'da. Hisarüstü mevkiinde aynı ismi taşıyan cami 1960'da yapılmış olup tarihi bir özelliği yoktur. )

- HIŞILTI ile HIŞILTILI ile HIŞILTISIZ

- HIŞIRTI ile HIŞIRTILI ile HIŞIRTISIZ

- HİSSE SENEDİ ile PAY BELGİTİ

- HİSSE SENEDİ ile TAHVÎL[< HAVL]

( Ortaklık. İLE Borç/Alacak Senedi. )
( Tüzel(Hukuki) Açıdan FaRkLaR

TAHVİLLER HİSSE SENETLERİ
1 Tahvil, bir borç senedidir.

Hisse senedi ise, bir mülkiyet senedididr.

2 Tahvil sahibi, tahvil çıkaran kuruluşun uzun vadeli alacaklısıdır.

Hisse senedi sahibi, hisse senedini çıkaran kuruluşun ortağıdır.
3 Tahvil sahibinin bir şirkete sağladığı sermaye, yabancı sermayedir. Hisse senedi sahibi, şirkete belirli bir oranda sahiptir. Kullandırdığı sermaye, özsermayedir.
4 Tahvil sahibi, şirketin aktifi üzerindeki alacağından başka hiçbir hakka sahip değildir. Şirketin yönetimine katılamaz. Buna karşılık, şirketin brüt kârından, önce tahvil sahiplerine faiz ödenir. Bundan sonra, bilanço kâr gösterirse, hisse senetlerine temettü ödenir. Tahvil sahipleri, alacaklarını aldıktan sonra, şirketin mal varlığı üzerinde hiçbir hak iddia edemezler. Hisse senedi satın alarak şirketin ortağı olan hak sahipleri, kendilerine tanınan tüm ortaklık haklarından yararlanabilirler.
5 Tahvilde kesin bir vade vardır. Bu vade sonunda, tahvil sahibi ile şirket arasındaki hukuki ilişki sona erer. Hisse senedinde vade olmadığı gibi, hisse senedi sahibi ile şirket arasındaki ilişki ebedidir, sadece hisse senedinin sahibi değişebilir.
6 Tahvilin getirisi belirli ve sabittir. (değişken faizli tahvillerde faiz oranları ancak iktisadi şartlar değiştiğinde mevzuat değişikliği ile değişebilir.) Hisse senedinin getirisi, hisse senedi değerinde meydana gelen artış ve şirketin dağıtacağı kar payıdır. Ancak senet sahibinin hangi yıl ne kadar gelir elde edeceği, hatta gelir elde edip edemeyeceği, belirli değildir.
7 Tahviller, mevzuatta itibari değerinin altında bir değerle (iskontolu olarak) ihraç edilebilir. Hisse senetleri, itibari değerin altında bir fiyatla satılamazlar.
8 Tahviller, şirketler dışında devlet ve belediyeler gibi tüzel kişiliğe sahip kamu kuruluşları tarafından da çıkarılabilir. Birer katılma payını ifade eden hisse senetleri, anonim şirketler tarafından ihraç edilebilirler. (sermayesi paylara bölünmüş komandid şirketler de hisse senedi çıkarabilmekte, ancak bunlar, halka arz yoluyla satılamamaktadır.)
9 Tahviller, bir itfa planı dahilinde itfa edilir. Hisse setlerinde, ilkesel olarak itfa söz konusu değildir. Ancak isteğe bağlı olarak, hisse senetlerinin bir bölümü itfa edilebilir ki, bunun anlamı sermaye azaltımıdır. Hisse senetlerinin tamamen itfası ise, şirketin tasfiyesi demektir.


Ekonomik Açıdan FaRkLaR

Tahvil ile hisse senedi arasındaki en önemli ekonomik fark, risk konusudur. Tahvil sahibi, tahvil ihraç eden şirketin kâr-zarar riskine katılmaz. Tahvil sahibi için risk, ancak şirketin tahvil anapara ve faizlerini ödeyemeyecek duruma gelmesi halinde söz konusudur. Bu durumda da, hisse senedine karşı avantajlı dır. Tahvil bir borç senedi olduğuna göre, borcun anapara ve faizleri gereğinde yargı yollarına başvurmak suretiyle tahsil edilebilir. Şirketin iflası ya da tasfiyesi halinde de, tasfiyeden öncelikle borçlar ödeneceğinden dolayı, tahvil sahipleri hisse senedi sahibinden önce alacaklarını alır. Hisse senedi sahipleri ise, ancak şirketin mal varlığından tüm borçlar ödendikten ve tasfiye masrafları çıktıktan sonra, kalanı, hisseleri oranında paylaşırlar.

Yalnız, tahvil alacaklıları icra, iflas ve tasfiyede yeterince korunmuş değillerdir. TTK, tahvili kıymetli evrak saydığı halde, İcra İflas Kanunu tahvili bono, çek ve poliçe gibi mütalaa etmemiş, öncelik bakımından adi borç senedi gibi ticari senetlerin gerisinde bırakmıştır.

Türkiye'de, Kurul'ca kayda alınan, satışı yapılacak sermaye piyasası araçlarının ihraç değerinin binde üçü tutarında bir ücret Kurul nezdindeki bir "özel hesaba yatırılmaktadır. Bu oran, gerektiğinde Bakanlar Kurulu'nca azaltılabilir. Bu kapsamda, tahvil ihraçları için de bu ücret yatırılmaktadır. Özel hesap, Sermaye Piyasası Kurulu'nun giderlerini karşılamak amacıyla kurulmuştur. Batı ülkelerinde ise, kamu otoritesi tarafından oluşturulan fonlara/hesaplara, her tahvil ihracı dolayısıyla ihraç eden şirketlerce belirli bir oranda prim yatırılmakta, tahvil ihraç eden bir şirket tahvillerinin anapara ya da faizlerini ödeyemediği takdirde, tahvil sahiplerinin alacakları tamamen ya da belirli bir oranda bu sigorta fonundan ödenmektedir.

Hisse senedi sahipleri ise tamamen risk altındadır. Bu risklerden biri temettü alıp almama riskidir. Hisse senedi yatırımı tahvillere nazaran daha riskli bir yatırım konusudur.

Tahvil ve hisse senetlerinin önemli bir ekonomik farkı da, tahvillerin sabit gelirli, hisse senetlerinin de değişken gelirli olmasıdır. Tahvillerde faiz oranlarını devlet tayin eder. Faiz oranlarının enflasyonun altında tutulduğu çok görülmüştür. Bu durumda tahvilin gerçek geliri sıfır olabileceği gibi, 1978-1980 yılları arasındaki dönemde görüldüğü gibi negatif bir duruma da gelebilir. )

- HİSSETMEK ile EVİNİ ÖZLEMEK ile KIZGIN HİSSETMEK ile ACIMAK ile ÜZGÜN OLMAK ile HİS ile SEVİNÇ HİSSİ ile DUYGULAR

- HİSSETMEK ile HİSSEDİLMEK ile HİSSETTİRMEK ile HİSSEDEBİLMEK ile HİSSE ile HİSSET ile HİSSELİ ile HİSSESİZ ile HİSSE SENEDİ

- HİSSÎ değil/yerine/= DUYGUSAL

- HİSSÎ ile/ve HAKÎKÎ

( ... İLE/VE İlletini aramak/bulmak. )

- HYSTERESEKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTEREZİS EĞRİSİ

- HYSTERESEVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= HİSTEREZİS KAYBI

- HİSTERİ/K["İSTERİ/K" değil!] ile EPİLEPSİ

- HİSTO-İNKOMPATİBİLİTE ile HİSTOKİMYA ile HİSTOKOMPATİBİLİTE ile HİSTOLOJİ ile HİSTOLOJİK ile HİSTOPATOLOJİ ile HİSTOPATOLOJİK

( Doku uyuşmazlığı. İLE Doku kimyası. İLE Doku uygunluğu. İLE Dokubilim. İLE Dokubilim [ile ilgili], dokusal. İLE Sayrılıklı doku bilimi. İLE Sayrılıklı doku bilimi [ile ilgili]. )

- HİSTOLOG ile HİSTOLOJİ

- HISTOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HİSTOLOJİ


- HİSTOLOJİ/K/HISTOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOKUBİLİM/SEL / DOKU/SAL

- HİSTOLOJİST değil/yerine/= DOKUBİLİMCİ

- HİSTONE İLE NÜKLEOZOM İLE KROMATİN ile/||/<> DNA PAKETLEME SEVİYELERİ

( DNA nın çekirdekte organizasyonu. )
( Formül: 147 bp DNA/nükleozom )

- HISTORIAN :/yerine TARİHÇİ

- HISTORIC :/yerine TARİHİ

- HIT/HEALTH INFORMATION TECHNOLOGİES[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ

- HİTÂM değil/yerine/= SON, NİHÂYET | BİTME, TÜKENME | MÜHÜRÜN, BASILDIĞI KÂĞITTA KALAN İZİ

- HİTAP ile/ve "ÇAĞRI"

- HİT-İT ÜNİVERSİTESİ değil HİTİT ÜNİVERSİTESİ

- HIYAR ile EŞEKHIYARI

( ... İLE Kabakgillerden, yabanıl, tırmanıcı, otsu bir bitki. )

- HIYAR yerine GÖĞEN YEMİŞİ

- HIYAR ile HİNTHIYARI/HIYARŞEMBE

( ... İLE Baklagillerden, siyah renkte olan meyvelerinin içinde çekirdeklerden başka, hekimlikte kullanılan bir öz bulunan bitki. )

- HİYERARŞİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HETERARŞİ

( Dikey (ilişki). İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yatay (ilişki). )

- HİYERARŞİ ile HİYERARŞİ

- HİYEROFANİ(HIEROPHANY) ile EPİFANİ(EPIPHANY) ile TEOFANİ(TEOPHANY)

( Kutsalın dışlaşması/tezahürü. İLE On ikinci gün bayramı. [İsa'nın doğumundan oniki gün sonra kutlanması] [İsa'nın, Üç Müneccim tarafından ziyaretini kutlayan bir Hristiyan bayramı] İLE Epifani bayramının Ortodoksluk'taki adı. )
( Hiyerofani (Hierophany)

• Köken: Yunanca hieros (kutsal) + phaneia (görünme)
• Anlam: Kutsalın sıradan dünyada görünmesi.
• Özelliği: Nesneye, yere, zamana kutsal anlam yüklenmesi.
• Örnek: Yanan çalıda Tanrı'nın görünmesi; bir dağın kutsal ilân edilmesi.

İLE

Epifani (Epiphany)

• Köken: Yunanca epiphaneia > "belirme, açığa çıkma"
• Anlam: Anlamın, hakikatin içsel olarak bir anda kavranması.
• Özelliği: Kişisel, içsel, ani bir "hmm" anı.
• Örnek: Bir kişi, bir görüntü ya da bir olay aracılığıyla yaşamın anlamını birden kavrar.

İLE

Teofani (Theophany)

• Köken: Yunanca theos (Tanrı) + phaneia (görünme) • Anlam: Tanrı'nın doğrudan ve açık biçimde görünmesi. • Özelliği: Tanrı'nın doğrudan tezahür etmesi, konuşması ya da kendini göstermesi. • Örnek: Tanrı'nın Musa'ya bizzat seslenmesi; İbrahim'e görünmesi. )

- HİYEROGLİF ile/ve/<> İKONOGRAFİ

( Doğa. İLE/VE/<> İnsan. )

- HİYEROGLİF ile/ve/||/<> REŞİD/ROSETTA TAŞI

- GESCHWINDIGKEITSGRADIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ GRADİVENTİ

- VELOCITY GRADIENT[İng.] / GRADIENT DE VITESSE[Fr.] ile/değil/yerine/= HIZ GRADYANI

- HIZ İLE İVME İLE JERK ile/||/<> KONUM TÜREVLERİ

( Hız konumun 1. türevi, ivme 2. türevi, jerk ise 3. türevidir. )
( Formül: v = dx/dt İLE a = d²x/dt² İLE j = d³x/dt³ )

- VELOCITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA VITESSE[Fr.] / GESCHWINDIGKEITSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ KATSAYISI

- VELOCITY MODULATION[İng.] / MODULATION DE VITESSE[Fr.] / GESCHWINDIGKEITSMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZ KİPLEMESİ

- HIZ SABİTİ ile/||/<> DENGE SABİTİ

( Hız sabiti kinetik İLE denge sabiti termodinamiktir )
( Formül: k İLE K )

- HIZ YAPMAMALI!

- HIZ ile/ve DİZİ/SERİ

- HİZALAMAK ile HİZALANMIŞ ile HİZALAYICI ile HİZALAMA

- HIZ(IN BAĞILLILIĞI) ile/||/<> İVME(NİN BAĞILLILIĞI)

( Birim zamanda alınan yol. İLE/||/<> Birim zamanda hızdaki değişim. )

- HIZIR TÜRBESİ değil FERİDUN AHMET PAŞA TÜRBESİ(NİŞANCI)

( Eyüp'tedir. )
( Türbe girişindeki yazının,
"Boylu-poslu, endamlı idi. Çok hayırseverdi. Hızır gibi adamdı."
olmasından dolayı "Hızır Türbesi" olarak yanlış tanımlanmaktadır. )

- QUICKENING LIQUID[İng.] / QUICKBEIZE[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI SIVI

- HIZLANDIRICI ile/ve KOLAYLAŞTIRICI


- MÜSERRİ[Osm.] / ACCELERATOR[İng.] / BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI

- ACCELERATION VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ACCÉLÉRATION[Fr.] / BESCHEUNGUINGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRMA GERİLİMİ

- HIZLANMAK ile HIZLANMA ile HIZLANDIRICI ile HIZLANDIRICI

- HIZLI DEĞİŞİM (-İN FARKINDALIĞI) ile YAVAŞ DEĞİŞİM (-İN FARKINDALIĞI)

( Örnek: Sıcak suya atılmış kurbağa.[hemen zıplar] İLE Kaynayacak olan sudaki kurbağa. [hiçbir şeyin farkına var(a)maz] )
( Emek ve çaba harcayarak değişebileceğinizi hayal etmeyin. )

- HIZLI YAZMA/YAZIM ("GEREKSİNİMİ") ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "HIZLI GÖNDERME GEREKLİLİĞİ" YANILGISI

( Hızlı yazabiliriz. [gereksinim değildir!] Fakat her zaman hataları denetleyebilir ve düzeltebiliriz. Sorun, hızlı yazmakta değil hızlı gönderme yanılsamasında ve ne yazık ki davranış sorumsuzluğu, okuyuculara kayıtsızlık, "kendi rahatını tüm olası okuyuculara dayatma" vb. olarak açıklanabilir. )

- HIZLI YUTMAMALI!

- HIZLI ile/ve/<> ENGELSİZ

- HIZLI ile/ve/değil/yerine HAREKETLİ

- HIZLI ile HIZLI İŞÇİ ile TUTTURMAK ile ORUÇ ile HASLIK

- HIZLI ile KISA


- HIZLIK/VİTES TELİ ile/ve/değil/yerine/||/<> FREN TELİ

(

Bisikletlerde Fren Teli ile Vites Teli arasındaki FaRkLaR

🔧 Fren Teli

  • Çap: 1.5 mm – 1.6 mm
  • Yapısı: Kalın ve güçlü, ani frenlemeye dayanıklı
  • Nipel (kablo başı): Yol ve dağ bisikletine göre değişir
  • Kablo dışı: Helezonik, sert yapı; güç kaybını önler

⚙️ Vites Teli

  • Çap: 1.1 mm – 1.2 mm
  • Yapısı: Daha ince, hassas hareket aktarımı için
  • Nipel (kablo başı): Küçük, standart yapı
  • Kablo dışı: Esnek, tel demeti biçiminde; hassas geçiş sağlar

📏 Kalınlık Karşılaştırması

Tel Türü Ortalama Çap Fark
Fren Teli 1.5–1.6 mm
Vites Teli 1.1–1.2 mm ~0.3–0.5 mm daha ince
❗️Not: Fren teli vites sisteminde kullanılmaz, vites teli de fren sisteminde güvenli değildir. Uygun tel kullanımı güvenlik açısından kritiktir.
)

- HIZLI/LIK ile HIZLICA ile HIZLI AKIN ile HIZLI HÜCUM ile HIZLI HIZLI

- HİZMET SÖZLEŞMESİ değil/yerine/= İŞGÖRÜ SÖZLEŞMESİ

- HİZMET ile HİZMETLİ/LİK ile HİZMETÇİ/LİK ile HİZMET ERİ ile HİZMET AKDİ ile HİZMETE ÖZEL ile HİZMET İÇİ EĞİTİM

- HİZMET ile KATKI

- HİZMETÇİ ile BESLEK/BESLEME

- HİZMETÇİ ile/değil/yerine HİZMETLİ

- HİZMETÇİ değil/yerine/= İŞGÖREN

- HİZMETÇİ ile/ve/||/<> KAVVAM

( Hizmet gören kişi. İLE/VE/||/<> Gözeten ve koruyan kişi. İşlerin sorumluluğunu üzerine alıp iyi yöneten. )
( Ricâl, nisâ üzerinde kavvamdır. )

- HİZMETÇİ ile/ve/değil/||/<> TABLAKÂR


- HİZMETİN:
[ne yazık ki]
KÖTÜ İŞLEMESİ
ile/ve/||/<>/< GEÇ İŞLEMESİ ile/ve/||/<>/< İŞLEMEMESİ

- HİZMETLİ ile MÜTEFERRİKA

( ... İLE Küçük giderler için ayrılan para. | Güvenlik örgütünde, kuşkulu kişilerin ilgili yerlere gönderilmek üzere geçici olarak barındırıldıkları bölüm. | Sultan, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde bulunan. )

- HKM/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ

- HL7/HEALTH LEVEL SEVEN[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK SEVİYE 7 STANDARDI

- HLA COMPLEX[İng.] değil/yerine/= HLA KOMPLEKSİ

( İnsanlardaki esas doku uyuşumu kompleksi. (Bkz: Major Histokompatibilite Kompleksi, MHC) 1999 yılında bir HLA haplotipi tamamen analiz edilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- HLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ, İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ

- HOBİ[İng. < HOBBY] değil/yerine DÜŞKÜ/OYNAÇ

- HOCA ile EFENDİ

- HOCA ile/ve/değil KONUŞMACI

- HOCANIN:
YAPTIĞI
ile/ve/değil/yerine/<>/>/< SÖYLEDİĞİ/DEDİĞİ

( Hocanın dediğini yap, her yaptığını yapma! )

- HODGKİN-HUXLEY İLE FİTZHUGH-NAGUMO İLE MORRİS-LECAR ile/||/<> NÖRON MODELLERİ

( Sinir hücresi elektrik aktivitesi. )
( Formül: CdV/dt = -Σg(V-E) + I )

- HOFMANN SODIUM PRESS[İng.] / HOFMANNSCHE NATRIUM PRESSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOFMANN SODYUM PRESİ

- HÖKELEK ile HÖKELEKLİ

- HOLDEN YALISI

( Büyükdere'de, Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğü binası yanındadır. Denizle iç içe olan yalı 18. Yy da inşâ edilen Sarıyer'in en eş yalılarındandır. Ağırbaşlı yalı olarak isimlendirilen yalıların en önemli örneklerinden biridir. Perihan Ataman Holden olman sahiplerinin ismi ile anılmaktadır. )

- DUTCH PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HOLLANDAIS[Fr.] / HOLLÄNDISCHES TOPFVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLLANDA İŞLEMİ

- HOLLANDACA ile HOLLANDALI ile HOLLANDA KAVAĞI

- HOLOBİONT İLE HOLOGENOME İLE COEVOLUTİON ile/||/<> MİKROBİYOM EVRİMİ

( Konak-mikrobiyom birlikte evrimi. )
( Formül: Konak + 10× bakteri geni )

- HOLOGRAPHY[İng.] / HOLOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOLOGRAFİ

- HOLOGRAFİK İLKE ile/||/<> BEKENSTEİN SINIRI

( Holografik ilke yüzeydeki bilginin hacmi kodlamasıyken, Bekenstein sınırı maximum entropi kapasitesidir )
( Formül: S ≤ A/4G )

- HOLOGRAFİK İLKE ile/||/<> HACİMSEL BİLGİ

( Holografik ilke bilgi yüzeyde kodlanır İLE hacimsel bilgi üç boyutta saklanır. Holografik ilke kara delik entropisi İLE yüzey-bilgi ilişkisi kurdu. İlke sicim kuramı İLE kuantum gravity ipucu verir. )

- HOMEOPATİ/HOMEOPATHY[İng.] değil/yerine/= BENZERİ BENZERLE SAĞALTIM

- HOMEOSTASIS[İng.] değil/yerine/= İÇ DENGE/HOMEOSTASİ

( Dış ortamda meydana gelen değişiklikler karşısında iç koşullarında dengeyi sürdürme amacıyla biyolojik sistemlerin yararlandıkları bir çeşit kendi kendini düzenleme mekanizmasıdır. Canlı bir organizmanın iç ortamının, belirli sınırlar arasında değişmeksizin kaldığını ilk fark eden, 19. yüzyıl Fransız fizyoloğu Claude Bernard'dır. Genelde homeostasi, iki çeşit düzenleme sisteminden yararlanır: Aç kapa denetimi ve Geribesleme denetimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DENGELENİM, İÇ ORTAM KARARLILIĞI/HOMEOSTAZ/HOMEOSTASIS[İng.] ile ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA

( İç dengeyi koruma süreci. İLE Kimyasal tepkimelerin toplamı. )

- HOMEOSTAZİ ile GERİ BİLDİRİM/BESLEME MEKANİZMASI

( Bir canlıda iç ortamın kararlı tutulması süreci. İLE Dirimbilim düzenlerinde denetlemeyi sağlayan geri bildirim süreçleri. Bir düzendeki bir değişimi algılayarak ve bu değişime karşıt yönde bir tepki üreterek düzenin dengesini korumaya yardımcı olan mekanizmalar. )

- HOMEOSTAZİ ile/ve/||/<> HOMEOTERMİ

( Organizmanın iç dengesini koruma yeteneği. İLE/VE/||/<> Gövde sıcaklığını belirli ve kalıcı tutma yeteneği. )

- HOM-/HOMEO-/HOMO-/HOMOİ- ile/||/>< HETER-/HETERO-

( Benzer, eş, aynı. İLE/||/>< Değişik, alışılagelenden farklı. )

- HOMO-LUMO İLE FUKUİ İLE HARDNESS ile/||/<> REAKTİVİTE İNDİSLERİ

( Kimyasal reaktivite tahminleri. )
( Formül: η = (I-A)/2 )

- HOMOJEN İLE HETEROJEN İLE ENZİM ile/||/<> KATALİZÖR TÜRLERİ

( Farklı fazlarda çalışan katalizörler. )
( Formül: TOF = mol ürün/mol kat·s )

- HOMOJEN İLE HETEROJEN İLE KOLLOİDAL ile/||/<> KARIŞIM TÜRLERİ

( Maddelerin karışım oluşturma biçimleri. )
( Formül: d = 1-1000 nm (kolloid) )

- HOMOJENİZATÖR/HOMOGENIZER[İng.] değil/yerine/= BAĞDAŞTIRICI


- HOMOLOG ile/||/<> ANALOG ile/||/<> VESTIGIAL ile/||/<> ORGAN BENZERLİKLERİ

( Organların evrimsel ilişkileri. )
( Formül: Homoloji → Ortak ata )

- HOMOLOGUE[İng.] / SÉRIE[Fr.] / HOMOLOGE REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= HOMOLOG SERİ

- HOMOLOJİ İLE KOHOMOLOJİ İLE HOMOTOPİ ile/||/<> CEBİRSEL TOPOLOJİ

( Topolojik invaryantları hesaplama yöntemleri. )
( Formül: χ = Σ(-1)ⁿbₙ )
( Arşimet tarafından -250 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-287--212) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Kaldıraç yasası, Pi sayısı hesaplaması) )

- HOMOLOJİ ile/||/<> ANALOJİ

( Homoloji ve analoji ayrımı )
( Richard Owen tarafından 1843 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1804-1892) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji, Paleontoloji) (Önemli katkıları: Dinozor terimi, homoloji kavramı) )

- HOMONİM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SESTEŞ/EŞSESLİ/EŞADLI

- HOMOTOPİ KURAMSİ ile/||/<> HOMOLOJİ KURAMSİ

( Homotopi kuramı sürekli deformasyonları incelerken İLE homoloji kuramı cebirsel invariantları çalışır )
( Formül: π_n(X) )

- HOMOZİGOT/HOMOZYGOTE[İng.] değil/yerine/= EŞKALITIM/ÖZKALITIMLI

- HONORIAS:
SOLOMON ADALARI
ile/ve/değil/<> EN BÜYÜK ADASI

( Solomon Adaları'nın başkenti Honorias, en büyük ada olan Guadal Canal üzerine kurulmuştur.[1568 yılında, Peru'dan yola çıkan İspanya kökenli Mendana, bu coğrafyaya ayak basan ilk yabancı olmuş.] )

- HOOKEAN SOLID[İng.] / SOLIDE DE HOOKE[Fr.] / HOOKESCHER KÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= HOOKE KATISI

- HOOKE'S LAW[İng.] / LOI DE HOOKE[Fr.] / HOOKESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HOOKE YASASI


- HOOKE YASASI ve/||/<>/> "NE KADAR KUVVET, O KADAR UZAMA"

( Bir maddenin bozunumunun, bozunuma neden olan kuvvetle yaklaşık doğru orantılı olduğunu açıklayan yasa. [Bu yasaya uyan maddelere, "doğrusal elastik maddeler" denir.] [Robert Hooke'un ardından adlandırılmıştır.] VE/||/<>/> ... )

- HOPKINSON'S COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'HOPKINSON[Fr.] / HOPKINSON-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= HOPKİNSON KATSAYISI

- HOPKINSON'S LAW[İng.] / LOI D'HOPKINSON[Fr.] / HOPKINSON-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HOPKİNSON YASASI

- HORASAN ERENLERİ ile HORASAN ERENLERİ

- HORASAN ile HORASANİ

- HORMON TİPLERİ ile HORMON ETKİSİ

( Kimyasal yapılarına göre peptit hormonlar, steroid hormonlar, amin hormonlar ve eikosanoidler gibi farklı gruplara ayrılır. İLE Hormonların hedef dokulardaki alıcılara bağlanarak ve gözesel sinyalleri aktive ederek gözesel işlevleri değiştirmesi. )
( - Happy Hormone - Dopamine
- Stress Hormone - Cortisol
- Love Hormone - Oxytocin
- Sleep Hormone - Melatonin
- Energy Hormone - Adrenaline
- Pain-Relief Hormone - Endorphins
- Feel-Good Hormone - Serotonin
- Hunger Hormone - Ghrelin
- Fullness Hormone - Leptin
- Metabolism Hormone - Thyroxine
- Growth Hormone - Somatotropin
- Bone-Growth Hormone - Calcitonin
- Fat Burning Hormone - Glucagon
- Blood-Sugar Hormone - Insulin
- Water Balance Hormone - ADH
- Calcium Balance Hormone - PTH )
( )

- HORMON değil/yerine/= İÇSALGI, SALGI

- HORMONAL DÜZEN ile SİNİR DÜZENİ

( Hormonlar aracılığıyla gövde işlevlerini denetleyen düzen. İLE Sinir gözeleri aracılığıyla bilgi iletimini ve gövde işlevlerinin denetimini sağlayan düzen. )

- HOROZ ile BERNİYE[Ar. | çoğ. BERÂNÎ]

( ... İLE Küçük horoz. )

- HOROZ ile HOROZ DÖVÜŞÇÜSÜ ile HOROZ DÖVÜŞÜ ile HOROZ ile HOROZİBİĞİ ile YARAK VURUŞU ile UKALA


- HOROZCUK (OTU) ile HOROZGÖZÜ ile HOROZİBİĞİ

( Turpgillerden, eskiden kuduzun ilacı sanılan, ıtırlı bir dağ bitkisi, yabanteresi. İLE Maydanozgillerden, beyaz ya da pembe çiçekli bir bitki. İLE Horozibiğigillerden, kırmızı çiçekleri horoz ibiğini andıran bir süs bitkisi. )

- HOROZLANMAK ile HOROZLAŞMAK ile HOROZ ile HOROZ İBİĞİ ile HOROZ VAKTİ ile HOROZ AKILLI ile HOROZ BAKIŞI ile HOROZ DÖVÜŞÜ ile HOROZ KAFALI ile HOROZ SIKLET ile HOROZ ŞEKERİ ile HOROZ AĞIRLIK ile HOROZ MANTARI ile HOROZ FASULYESİ

- HOROZOĞLU ÇEŞMESİ

( Bu çeşmenin hangi tarihte kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Çeşme üst üste geçirdiği onarımlar sonunda bütünü ile özelliğini kaybetti ve yeni bir çeşme olarak ortaya çıktı. İlk çeşme bir metre kadar yüksekliğinde betondan dikdörtgen bir hazne ve tek musluktan meydana geliyordu. 1980 yıllarda bir hayırsever tarafından onarıldı ve eski hüviyetinden uzaklaştırıldı. T.T.O.K. (Turing) tarafından 1993 yılında Osmanlı tarzında yeniden inşâ edildi. 2008'de Sarıyer Belediyesi tarafından tekrar onarıma alındı ve bu kez yeniden imar edilerek, bir önceki özellikleri ortadan kaldırıldı. )

- HOŞ DEĞİL! ile/değil ALIŞIK OLMADIĞINDAN DOLAYI!