| ...I/İ ve ...I/İ | (I/İ ile biten FaRkLaR...)

- İLETİŞİM TÜRLERİ:
KİTLE İLETİŞİMİ
ile/ve/değil/||/<>/< ÖRGÜTSEL DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< ÖBEKLERARASI DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİLERARASI DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİSEL DÜZEY

- İLETİŞİM ile İLETİŞİMCİ/LİK ile İLETİŞİMLİ/LİK ile İLETİŞİMSİZ/LİK ile İLETİŞİM AĞI ile İLETİŞİM ORTAMI ile İLETİŞİM UZMANI ile İLETİŞİM MERKEZİ ile İLETİŞİM ARAÇLARI ile İLETİŞİM UZMANLIĞI

- İLETİŞİM ile/ve PİKTOGRAFİ

( ... İLE/VE Resim ve çizim aracılığıyla iletişim. )

- İLETİŞİM ile/ve/||/<>/>/< ULAŞIM ile/ve/||/<>/>/< ENERJİ

( İnsanlığın/bilginin/aklın gelişim, araç ve kaynak yönetimindeki önceliklerindeki/sıralamasındaki üç temel alan. )

- [ne yazık ki]
İLETİŞİMSİZLİK:
"ANLAMSIZ KIRGINLIKLAR"
ve/||/<> "BEKLENTİ" ve/||/<> "ZAMAN KAYBI"

- İLETİŞMEK ile İLETİLEBİLMEK ile İLETİ ile İLETİM ile İLETİŞ

- İLETKEN ile YÖNETMEK ile GÖRÜŞ BİLDİRMEK ile ARAŞTIRMA YAPMAK ile İLETKENLİK ile İLETKENLİK ile ORKESTRA ŞEFİ

- CONDUCTOMETRIC ANALYSIS[İng.] / KONDUKTOMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETKENLİK ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ

- ANALYSE CONDUCTOMÉTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İLETKENLİK ÇÖZÜMLEMESİ

- ILGAMAK ile ILGARLAMAK ile ILGAR ile ILGARCI


- İLGEÇ ile İLGEÇLİ ile İLGEÇLİ TÜMLEÇ

- İLGİ

- İLGİ (ALANI) ile/ve/||/<>/> ETKİ (ALANI)

- İLGİ ALANI ile/ve/<> ETKİ ALANI

( İlgi bir kez uyandığında, düzgün uygulama onu izler. )
( Işığa, ışıkla etki edilmez. )
( İğne ucundan daha küçüksek, iğne, bizi delemez - biz iğneyi delebiliriz. )

- İLGİ ÇEKİCİ ile/değil/yerine SIRADIŞI

- ALÂKA[Osm.] / AFFINITY[İng.] / AFFINITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLGİ

- İLGİ ile/ve/<> BECERİ

- İLGİ ile/ve/<> BELİRLENİM

( İlgilendiğimiz şeyle belirleniriz. )

- İLGİ ile/||/<>/> BİLGİ ile/||/<>/> FARKINDALIK

- İLGİ ve/> BİLGİ ve/> ZEVK


- İLGİ ve/> (DÜZGÜN) UYGULAMA

( İlgi bir kez uyandığında, düzgün uygulama onu izler. )

- İLGİ ve/<> GEREKSİNİM

( Başlangıçta gerekli olan. VE/<> Tamamlamak ve başarmak için gerekli olan. )

- İLGİ ve/> İSTEK ve/> YÖNTEM ve/> EYLEM

- İLGİ ile/ve/<> SEMPATİ

- İLGİ ile/ve TEPKİ

- İLGİ ile/ve/<> TEVECCÜH

- İLGİ ile/ve/<> ZEKÂ

( Zekâ, özgürlüğe açılan kapıdır ve uyanık dikkat, zekânın anasıdır. )
( Intelligence is the door to freedom and alert attention is the mother of intelligence. )

- İLGİLEMEK ile İLGİLENMEK ile İLGİLENDİRMEK ile İLGİLENEBİLMEK ile İLGİ ile İLGİLİ/LİK ile İLGİSİZ/LİK ile İLGİ EKİ ile İLGİSİZCE ile İLGİ ALANI ile İLGİ ÇEKİCİ/LİK

- İLGİLENMELİ!

- İLGİLİ ile/ve BAĞLANTILI


- İLGİLİ ile/ve İLİŞKİLİ

- İLGİLİ ile/ve/<> İSTEKLİ

- ILGIN ile ILGINCAR/KUŞKİRAZI/GELİNFENERİ

( Ilgıngillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen bir ağaç ya da ağaççık cinsi. İLE Gülgillerden, yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren, kaplamacılıkta kullanılan yabanıl ağaç. | Bu ağacın, reçeli yapılan meyvesi. )

- İLGİNÇ ile/ve/değil FARKLI

- İLGİNÇ ile İLGİ ÇEKİCİ

( Öznede. İLE Nesnede ve öznede. )

- İLHAM ile İLHAM PERİSİ ile İLHAM KAYNAĞI

- İLHAM ile SEZGİ

( Kaynağının nerede olduğu/nereden geldiği gibi soruların sorulmadan kullanıldığı veri İLE
Kaynağının tanımlanamaz/belirsiz fakat kendinde bir yerlerde (düşünce-duygu-tecrübelerin birleştiği alan/varsayılan alan olabilir) olduğu düşüncesinden hareketle kullanılan/pratiğe yönelik işlenme potansiyelli/pratik bilgi. )

- İLHAM ile SEZGİ

( Kaynağının nerede olduğu/nereden geldiği gibi soruların sorulmadan kullanıldığı veri. İLE
Kaynağının tanımlanamaz/belirsiz fakat kendinde bir yerlerde (düşünce-duygu-tecrübelerin birleştiği alan/varsayılan alan olabilir) olduğu düşüncesinden hareketle kullanılan/pratiğe yönelik işlenme potansiyelli/pratik bilgi. )
( Sezgi, organik düzeyden başlayarak, içgüdü ve duygu alanlarının içinden yükselerek ve ansal süreçlere bağlanıp onları besleyen ve bunu sibernetik deyimiyle "feed-back/geri besleme/bildirim" yaparak sürdüren bir "İç-Kaynak". )
( Açık zihinle, işleri derin ve kapsamlı bir önseziyle organize etmelidir. )

- İLHAMÎ değil/yerine/= ESİNSEL/BERGÜSEL

- İLİKLEMEK ile İLİKLENMEK ile İLİK ile İLİKLİ ile İLİKÇİ/LİK ile İLİKSİZ


- İLİM ile/ve/değil FEN/TEKNOLOJİ

- İLİM ile İLİMCİ/LİK ile İLİM ADAMI

- İLİM('İ) ile/ve MAL('I)

( İsteyene verir Allah. İLE/VE İstediğine verir Allah. )

- İLİMLERİN AMACI ile/ve AMELLERİN AMACI

( Tevhid. İLE/VE İstikâmet. )

- ILIMLI ile/ve DENGELİ

- İLİNTİLEMEK ile İLİNTİ ile İLİNTİLİ/LİK ile İLİNTİSİZ/LİK

- İLİŞKEN ile İLİŞKENLİ

- İLİŞKİ

- İLİŞKİ:
KATEGORİK
ve/||/<> HİPOTETİK ve/||/<> AYIRICI

- İLİŞKİ:
KESİŞİMSEL
ile/ve/değil/yerine/||/<> GEÇİŞLİ


- İLİŞKİ:
MESAFELİ
ile/ya da/||/<> YÜZEYSEL

- İLİŞKİ ile/ve AYIRIM(-/)BİRLEŞİM

( Fark gözetmeyin ve ayrılmaz olanı ayırmayın. )
( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )
( To find the common factor you must abandon all distinctions. Only the universal is in common. )

- İLİŞKİ ile/ve BAĞ

- İLİŞKİ ile/değil/yerine BAĞINTI

- İLİŞKİ ile/ve BAĞLANTI

- İLİŞKİ ile/ve BİLGİ

( Bilgi, kendini isteyen/talep edene, kendini açar. )

- İLİŞKİ ile/ve/değil BİRLİKTELİK

- İLİŞKİ ile ÇIKARSAMA

- İLİŞKİ ile/ve EĞİLİM

- İLİŞKİ ile/ve EŞİTLİK


- İLİŞKİ ile/ve/<> "GEÇİŞ"

- İLİŞKİ ile/ve GEÇİŞ

( Geride kalanı unutmadan ilerlemek olanaklı değildir. )

- İLİŞKİ ile/ve GÖRELİLİK/İZÂFET

- İLİŞKİ ile/ve/<> HİZMET/EYLEM

- İLİŞKİ ile/ve/<> İLGİ

- İLİŞKİ ile/değil İLİŞKİ DIŞI İLİŞKİ

- İLİŞKİ ile/ve İŞLEV

- İLİŞKİ ile/ve POTANSİYEL

- İLİŞKİ ile/ve SÜREÇ

( İlişki, kavramın özünü, süreç de onun içeriğini oluşturur. )
( İlişki(relatio), doğasal, toplumsal ve bilinçsel tüm olgular arasındaki karşılıklı bağlılıktır. )
( Bir şey "ne" ise, ancak başka bir şeyle ilişkisinde "o"dur. )
( Bir şeyi tanımak, o şeyin ilişkilerini tanımaktır. )
( Evrende herhangi bir şey ancak ilişkileriyle varlaşır. )
( Uslamlamanın ya da akıl yürütmenin temeli ilişki kurmaktır. )
( Tüm varoluşlar "İlişki'nin zorunlu sonucu olduğu gibi, varoluşların zorunlu koşulu da "İlişki"dir. )
( Bir şeyin kendi iç çelişkisi ve o çeşitli yanları arasındaki ilişkiler "İç İlişkiler"; o şeyle başka şeyler arasındaki ilişkiler ise "Dış İlişkiler"dir. )
( İç ve Dış İlişkiler birbiriyle bağımlıdır. )

- İLİŞKİ ile/ve/> SÜREKLİ İLİŞKİ


- İLİŞKİ ile/ve VE

- İLİŞKİ ile/ve YAKINLIK

- İLİŞKİDE/EVLİLİKTE:
İKİ KİŞİNİN "BİR KİŞİ OLMASI" (VE BEKLENTİSİ)
ile/değil/yerine/>< BİR KİŞİNİN İKİ KİŞİ OLABİLMESİ

- İLİŞKİLENDİRMEK ile İLİŞKİ ile İLİŞKİN/LİK ile İLİŞKİLİ/LİK ile İLİŞKİSİZ/LİK

- İLİŞKİLENDİRMEK ile İLİŞKİLİ ile KORELASYON ile BAĞINTILI ile DİNDAŞ

- İLİŞKİLERİ ÖNEMSEMELİ!

- İLİŞKİLERİN:
AÇIK ANLAMLARI
ile/ve/||/<> ÖRTÜK ANLAMLARI

- İLİŞKİLİ ile/ve/<> BÜTÜNLÜKTE

- İLİŞKİ/Lİ ile İLİNTİ/Lİ

- İLİŞKİLİ ile ÖZDEŞ


- İLİŞKİ/Lİ ile/ve/değil/||/<>/< SIRA/LI

- İLİŞKİNİN/TOPLUMUN:
KAYNAŞMASI
ile/ve/||/<>/> YAŞAMASI ile/ve/||/<>/> SÜRDÜRÜLMESİ

( Sevgiyle. İLE/VE/||/<>/> Adâletle. İLE/VE/||/<>/> Dürüst çalışmayla. )

- İLK ARACIN GELİŞTİRİLMESİ ile/ve/<>/> İLK ARAÇ > YAZI ile/ve/<>/> YAZI > MATBAA ile/ve/<>/> MATBAA > BİLGİSAYAR ile/ve/<>/> BİLGİSAYAR > İNTERNET ile/ve/<>/> İNTERNET > BLOK ZİNCİR

( 300.000 yıl öncesi. İLE/VE/<>/> 294.000 yıl. İLE/VE/<>/> 5430 yıl. İLE/VE/<>/> 450 yıl. İLE/VE/<>/> 40 yıl. İLE/VE/<>/> 30 yıl. )

- İLK BAHÇEKÖY CAMİİ

( Bahçeköy Lozan müdillerinin bulunduğu bir semt. Yunanistan'an göç edenlerden bir grup Bahçeköy'de isk3an edildiler. İbadetlerini de terk edilmiş olan Kilisede yaptılar. 1944/1945'li yıllarda ise köy içinde yeni yapılan cami kullanılmaya başlandı. Bu cami bilahare terk edildi. )

- İLK "BASAMAĞINI" ATTI değil İLK ADIMINI ATTI

- İLK BAŞLANGIÇTA/BAŞLANGICI değil İLK .../İLK BAŞTA ya da [sadece] BAŞLANGIÇTA/BAŞLANGICI

- İLK BATIK (TİCARİ) GEMİ : ULUBURUN

( M.Ö. XIV. yy.'da - Uluburun - Kaş )

- İLK BEŞİĞİ YAPAN KİŞİ

( ASSISI'Lİ AZİZ FRANCIS )

- İLK CADDESİ

- İLK DENİZ FENERİ


- İLK DENİZALTI (MODELİ) ile/ve/||/<>/> OSMANLI'DA DENİZALTI

( )

- İLK ELEKTRİK FABRİKASI

- İLK GÜNEŞ SAATİ

( DİKİLİTAŞ )

- İLK HAYVAN HASTAHANESİ

( Dünyanın ilk Hayvan Hastahanesi olan Gurabahane-i Laklakan(Düşkün Leylekler Evi), XIX. yy'da, Osmanlı tarafından Bursa'da kurulmuştur. Sonbaharda geri dönemeyecek leyleklere yardım amaçlı kurulan bu hastahane, ayrıca sokak hayvanlarına ve çeşitli hayvanlara da yardım amaçlı kurulmuştur. )

- İLK
I
ve/<> B

( İçeriden çıkmaya başlayan ilk harf. VE/<> İçeriden en son çıkan/çıkacak harf. )

- İLK İÇKİ

- İLK İLİŞKİ

- İLK KOL ve RAHİM NAKLİ

( Akdeniz Üniversitesi'nde. )

- İLK KORKU (ANI)

- İLK MODERN ÇOCUK HASTAHANESİ


- İLK MÜŞTERİ

- İLK MUTASAVVIFLAR (KİTABI)

- İLK OLARAK ile İLK ile BAŞLANGIÇ ​​KOŞULU ile BAŞ HARFLER ile BAŞLATMAK ile BAŞLATMA ile GİRİŞİM ile BAŞLATICI

- İLK OSMANLI MEZARLIĞI

( ANADOLU HİSARI'nda )

- İLK OSMANLI SARAYI

( BEY SARAYI )

- İLK SEMTİ

- İLK SIRA ARKADAŞI

- İLK SU SAATİ

( M.Ö. 1397 )

- İLK YANGIN KULELERİ

- İLK YAPI

( FATİH CAMİİ )

- İLK YARDIMDA "ABC":
HAVA YOLUNUN AÇIK TUTULMASI
ve/||/<>/> SOLUNUMUN SAĞLANMASI ve/||/<>/> KAN DOLAŞIMININ DÜZENİ

- İLK YARDIMDA ÖNCELİKLER:
HASTANIN DURUMU
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLAY YERİ GÜVENLİĞİ

( Önce kendi güvenliğimiz, sonra çevrenin/trafiğin vs. güvenliği ve daha sonra hastanın güvenliği. )

- İLK YARDIMDA:
SOLUK VERME
ve/||/<>/> KALP MASAJI

( İki kere. VE/||/<>/> Otuz kere.[Kalp çalışıncaya kadar, tıbbî yardım gelene kadar ve yalnızsak, yoruluncaya kadar] )

- İLK YAZI

- İLK ile EN ESKİ/YAŞLI

- İLK ile ÖNCELİKLİ

- İLKBAHAR NOKTASI ile/ve ORTALAMA İLKBAHAR NOKTASI

- İLKBAHAR NOKTASI ile SONBAHAR NOKTASI ile GÜN-TÜN EŞİTLİĞİ(EKİNOKS)

( 21 Mart. İLE 21/23 Eylül. İLE ... )
( ARISTARKOS: İlk büyük keşif olarak ekinoks noktalarını keşfetmiştir. )
( March 21. İLE September 21/23. )

- İLKBAHAR ile İLKBAHAR NOKTASI

- İLKECE BİLİNÇLİ:
GERÇEK
ile/ve/||/<> OLANAKLI

( )

- İLKECE BİLİNÇLİ ile/ve/||/<> İLKECE BİLİNÇSİZ

( )

- İLKEL DİNLER ile/ve AHLÂK DİNLERİ ile/ve KOZMİK DİNLER

- İLKEL = İPTİDAİ = PRIMITIVE[İng.] = PRIMITIF[Fr.] = PRIMITIV[Alm.] = PRIMITIVUS < PRIMUS[Lat.] = PRIMITIVO[İsp.]

- İLKELERİN:
VAROLMA SORUNSALI
ile/ve İŞLEVSELLİĞİ ile/ve DEĞİŞİMİ ile/ve OLMAMASI ile/ve BİRLİĞİ ile/ve İNKÂRI

- İLKENİN:
GERÇEKLEŞTİRİLMESİ
ile/ve/değil/||/<>/> DÜZENLEYİCİLİĞİ

- İLKİNDİ değil İKİNDİ

- ILKOVIC EQUATION[İng.] / ILKOVIC GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLKOVİÇ EŞİTLİĞİ

- İLLEGAL[Fr. < ILLEGAL] değil/yerine/= YASA DIŞI

- ILLEGAL :/yerine YASA DIŞI

- İLLEGAL değil/yerine/= YASADIŞI


- İLLET-İ CELÎ ile/ve/||/<> İLLET-İ HAFÎ ile/ve/||/<> MÜNÂSEBET ile/ve/||/<> REY-İ HÜZZAK

( Zahir ve açık bir nedene dayanan yol. İLE/VE/||/<> Gizli bir nedene dayanan yol. İLE/VE/||/<> Mantıkî bir ilişkiye dayanan yol. İLE/VE/||/<> Bu alanda uğraşan âlimlerin oylarına dayanan yol. )

- ILLIMANI ve/<> CORDILLERA REAL

( Bolivya'nın başkenti La Paz'ın 6462 m. yüksekliğinde bulunan bu iki karlı tepe, kentin en görülmeye değer yerlerindendir. )

- İLLİYET BAĞI değil/yerine/= NEDENSELLİK BAĞI

- İLLÜZYON[Fr. < ILLUSION] değil/yerine/= GÖZ BAĞI

- İLLÜZYONİST[Fr. < ILLUSIONISTE] değil/yerine/= GÖZ BAĞCI

- İLM-İ HUDÛRÎ ile/ve/<> İLM-İ HUSÛLÎ

( Bilen ile bilinenin aynı olduğu ilim. İLE/VE/<> Bilen ile bilinenin ayrı olduğu ilim. )
( Hazır/huzur olan. İLE/VE/<> Edinilen. Hasıl olan. )
( Sûfi'nin bilgisi. İLE/VE/<> Âlim'in bilgisi. )
( Ancak husûlî ilim ikiye ayrılır. )

- İLM-İ İLÂHÎ ile/ve İLM-İ A'LÂ

( Hem hariçte, hem zihinde, maddeden ârî olan ilimler. )

- İLM-İ VÜCÛD ile/ve İLM-İ MEVCÛD ile/ve İLM-İ MADDÎ

( Varlık bilimi. İLE/VE Varolan bilimi. İLE/VE Maddelerin/şeylerin bilimi. )

- İLMÎ ve AMELÎ

- İLMÎ ile/ve/değil ZEVKÎ


- İLMİKLEMEK ile İLMİKLENMEK ile İLMİ/LİK ile İLMİK ile İLMİKLİ ile İLMİKSİZ

- ILR/İMPLANTABLE LOOP RECORDER[İng.] değil/yerine/= YÜREK İÇİ DÖNGÜ KAYDEDICİ

- İLTİCA ile İLTİCA HAKKI

- İLTİFAT ile İLTİFATLI

- İLTİHAP[Ar. değil/yerine/= YANGI

- İLTİHAPLANMAK ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI ile İLTİHAPSIZ

- İLTİMAS ile İLTİMASLI ile İLTİMASÇI/LIK

- İLTİSAK ile İLTİSAKİ ile İLTİSAKİ DİL

- İLTİSAKLI[Ar.] değil/yerine/= İLİŞKİLİ

- İLTİZAM ile İLTİZAMİ ile İLTİZAMCI/LIK


- İM/İNTRAMÜSKÜLER İNTRAMUSCULAR[İng.] değil/yerine/= KAS İÇİ

- İM ile İM BİLİMİ

- İMA ile İMAJ ile İMAL ile İMAM/LIK ile İMAN ile İMAR ile İMANLI/LIK ile İMARCI/LIK ile İMANSIZ/LIK ile İMANLICA ile İMANSIZCA ile İMAM NİKAHI ile İMAN SAHİBİ ile İMAM NİKAHLI ile İMAN TAHTASI

- İMA ile KİNAYELİ

- IMAGO DEI ile/ve/||/<>/> IMAGO HUMANI

- IMAGO[İng.] değil/yerine/= BÜYÜKLER İMGESİ

- IMAGE STONE[İng.] ile/değil/yerine/= İMAJ TAŞI

- İMÂL(ÂT) değil/yerine/= YAPIM (İŞLERİ)

- İMÂLATHANE değil/yerine/= İŞLEYİMEVİ

- İMALI ile İMA


- İMAM HASAN EFENDİ ÇEŞMESİ

( Uskumruköy köy içinde ve Gümüşdere'ye giden cadde üzerinde bulunan bu çeşme (H.1286, M.1870), 1999 yılında S. Akdemir ailesi tarafından onarılmış ve onarım sonucu eski hüviyetini tamamıyla kaybetmiştir. Kitabesi şöyledir: Eğer mümin ise bu âbı/ Nasib olsun ana kevser şerabi/ Sahib - ül hayrat Cami - i Şerif imamı / Kastamonulu Hasan Efendi İbn - i Mustafa (1286)". )

- İMAM SUYU ÇEŞMESİ

( Emirgan Camii bahçesindeki bu çeşme onarımlardan sonra eski hüviyetini tamamen kaybetmiştir (M. 1957). )

- İMAM SUYU ÇEŞMESİ

( Emirgan'da Emirgan Mektebi Sokaktadır (M. 1958). Bu çeşmenin ilk yapılış tarihi belli değildir. Çeşme birkaç kez onarıldı ve her seferinde bir başka yere taşındı. Bu çeşmede İmam memba suyu kullanıldığı için "İmam Suyu Çeşmesi" adını almıştır. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: A. Özaltın Gel iç, 1958". Çeşme 1958 yılında A. Özaltın tarafından onarılmıştır. )

- İMÂME[Ar.] ile İMÂMET[Ar.]

( Sarık. | Tespih, çubuk gibi şeylerin baş tarafına geçirilen, çoğu kehribardan yapılmış olan uzunca bölüm, başlık. | Fildişi oyma ve kakmalarda görünüşü tâcı ve imâmeyi andıran motif. İLE İmamlık. )

- İMAMI AZAM CAMİİ

( Fatih Sultan Mahmut mahallesinde bulunan bu camii de her hangi bir tarihi özelliği yoktur. )

- İMAMI AZAM CAMİİ

( Fatih Sultan Mahmut mahallesinde bulunan bu camii de her hangi bir tarihi özelliği yoktur. )

- İMAM('ın yap(ma)tığı) ile CEMAAT('in yapma(ma)sı gerekenler)

( * İmam kunut okumazsa cemaat de okumaz.
* İmam bayram namazlarındaki tekbirleri yapmazsa, cemaat de yapmaz.
* İmam dört rekatlı namazın ikinci rekatinde oturmazsa cemaat de oturmaz.
* İmam secde ayeti okuyup secde etmezse cemaat de etmez.
* İmam secde-i sehiv etmezse cemaat de etmez. )

- İMAMOĞLU YALISI

( Sarıyer, Yenimahalle üzerindedir. İmamoğlu Yalısı olarak bilinmektedir. 19. yy son çeyreğinde inşâ edilmiş olan yalı zamanla el değiştirdi ve tamamen yıkılarak eskisine uygun biçimde yenilendi. )

- İMAN:
BİLGİ
ve/+ SEVGİ

( Birbirimizi sevmedikçe eminlik/imân sağlanamaz!
Emin olmadıkça da hiçbir adım atamayız! )

- İMAN ve/> GÜVENLİ/RAHAT HAREKET ALANI


- İMAN ile/ve/değil İZLEM/STRATEJİ

- YAPI/İMAR:
"BARIŞI"
ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> "AFFI"

- İMBİK değil/yerine/= DAMITICI

- İMDAT ile İMDATÇI ile İMDAT KOLU ile İMDAT FRENİ ile İMDAT ÇEKİCİ

- İMECE ile FASON(/FERLAKS SİSTEMİ-FRANSIZ/PUTTING-OUT SİSTEMİ)

- İMEYL/E-MAIL NUMARASI değil/yerine/= E-POSTA BULUNAĞI

- İMGE:
CANLANDIRAN
ile/ve/||/<>/< "CANLI"

- İMGE/LEME ile/ve/||/<> NESNE TAKLİDİ

- İMGELEMEK ile İMGELENMEK ile İMGE ile İMGECİ/LİK ile İMGELİ ile İMGESEL/LİK

- İMHA ile İMHA ATEŞİ


- İMLÂ ile/ve/||/<>/> MÜMLÎ

- İMLEÇLERİN ÖZELLİKLERİ

- IMMANUEL KANT'IN, ÜÇ KİTABI:
SAF AKLIN ELEŞTİRİSİ
ile PRATİK AKLIN KRİTİĞİ ile YARGI GÜCÜNÜN ELEŞTİRİSİ

( Doğru ile yanlışı inceler. İLE İyi ile kötüyü inceler. İLE [Bir bölümünde] Güzel, çirkin ve yüceyi inceler. )

- IMMANUEL KANT'TA, İNSANIN DÖRT YETENEĞİ

( * DUYARLILIK(İHSAS)
* HAYAL GÜCÜ(MUHAYYİLE)
* İDRAK(MÜDRİKE)
* US(AKIL) )

- IMMANUEL KANT'TA:
"ARI USUN ELEŞTİRİSİ" ÖNCESİ
ile "ARI USUN ELEŞTİRİSİ" SONRASI

- IMMUNE-MEDIATED/IMMUNE-MEDIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI

- IMMÜNOJENİTE/IMMUNOGENICITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLILIK YETISİ

- IMMUNOLOGY[İng.] değil/yerine/= İMMÜNOLOJİ

( Bağışıklık sistemini çalışan bilimin adıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- IMMÜNOLOJİ/IMMUNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BİLİMİ

- IMMUNOLOGY[Fr.] / IMMUNITÄTSFORSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İMMUNOLOJİ


- İMMÜNOLOJİ ile/||/<> MİKROBİYOLOJİ

( Bağışıklık düzenini ve işlevlerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Mikroorganizmaları inceleyen bilim dalı. )

- IMMÜNOMEDİYATÖR/IMMUNE-MEDIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI

- IMMÜNOMODÜLASYON/IMMUNOMODULATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAMASI

- IMMÜNOMODÜLATÖR/IMMUNOMODULATORY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAŞTIRICI

- IMMÜNOSÜPRESİF/IMMUNOSUPPRESSIVE[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BASKILAYICI

- IMMÜNOTERAPİ/IMMUNOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= AŞI TEDAVİSİ, BAĞIŞIKLIK SAĞALTIMI

- IMMUNOTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= İMMUNOTERAPİ

- İMMUNOTERAPİE ile/||/<> KEMOTERAPİ

( İmmunoterapie bağışıklık sistemini kullanırken İLE kemoterapi doğrudan hücre toksisitesi sağlar )
( Formül: Checkpoint inhibitor )

- IMPACT :/yerine ETKİ

- İMPAKT/IMPACT[İng.] değil/yerine/= ETKİ


- İMPARATOR PENGUENİ ile/değil ADELİE PENGUENİ

( Güney Kutbu'nda yaşarlar. )

- IMPERIAL JODE[İng.] ile/değil/yerine/= İMPARATOR YEŞİMİ

- İMPARATORLUK ile İMPARATORLUK İYİLİKLERİ ile EMPERYALİZM ile EMPERYALİST ile EMPERYALİST ile TEHLİKE ile BUYURGAN ile BUYURGAN BİR ŞEKİLDE

- İMPEDANS SPEKTROSKOPİ ile/||/<> DC TEKNİKLER

( EIS AC frekans bağımlı, DC sabit potansiyel/akım. )
( Formül: Nyquist İLE i-V )

- İMPLANT[Fr. < IMPLANT] değil/yerine/= DOKU EKİMİ

- IMPLANT[İng.] değil/yerine/= EKİT, DOKU EKİMİ

- İMPLİSİT BİLGİ/IMPLICIT KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= ÖRTÜK BİLGİ

- IMPORTANT :/yerine ÖNEMLİ

- IMPRESSIVE :/yerine ETKİLEYİCİ

- İMPRESYON/IMPRESSION[İng.] değil/yerine/= İZLENİM | ÇÖKÜNTÜ, | BASI İZİ


- İMPULS İLE MOMENTUM İLE AÇISAL MOMENTUM İLE TORK ile/||/<> HAREKET BÜYÜKLÜKLERİ

( Doğrusal ve dönel hareketin temel nicelikleri. )
( Formül: J = Δp İLE τ = dL/dt )

- İMPULS İLE MOMENTUM İLE AÇISAL MOMENTUM ile/||/<> HAREKET BÜYÜKLÜKLERİ

( Korunum yasalarıyla ilişkili nicelikler. )
( Formül: J = ∫F dt = Δp )

- İMSAK ile İMSAK VAKTİ

- İMTİNÂ-İ ÂDÎ ile/ve/<> İMTİNÂ-İ HAKİKÎ

( Bir şeyin, varoluşunun olanaksızlığı. İLE/VE/<> Bir şeyin, yokluğunun, akılsal olarak olanaksızlığı. )
( Birinin, başka birinin çocuğu olduğu bilinen biri için, "benim çocuğumdur" demesi gibi. İLE/VE/<> Birinin, kendinden yaşça büyük biri için, "benim çocuğumdur" demesi gibi. [davası edil(e)mez/dinlenmez] )

- İMTİYAZ ile İMTİYAZ SAHİBİ ile İMTİYAZ SAHİBİ ile İMTİYAZLI

- İMTİZAÇ ile İMTİZAÇLI ile İMTİZAÇSIZ/LIK

- İMZA BEYANNÂMESİ ile/ve/||/<>/> İMZA SİRKÜLERİ/SİRKÜSÜ

( Gerçek kişi için, bireysel. İLE/VE/||/<>/> Tüzel kişi/kuruluş için. )

- İMZA ile CEMAL SÜREYYA'NIN İMZASI

- İMZALAMAK ile İMZALANMAK ile İMZALATMAK ile İMZALATABİLMEK ile İMZALAYABİLMEK ile İMZA ile İMZALI ile İMZASIZ/LIK ile İMZA GÜNÜ ile İMZA BEYTİ ile İMZA KAĞIDI ile İMZA SAHİBİ ile İMZA TÖRENİ ile İMZA SİRKÜLERİ ile İMZA ÇİZELGESİ

- İN ile/ve/değil/||/<> AY İNİ

( )

- İNÂ'[Ar. < EVÂNÎ] ile İ'NÂ[Ar.] ile ÎNÂ'[Ar.] ile ÎNÂ'[Ar.]

( Kap kacak. İLE Zahmete uğratma. İLE Yemiş toplama zamanının gelmesi. İLE Geciktirme, alıkoyma. )

- İNAN = İMAN = FAITH[İng.] = FOI[Fr.] = GLAUBE[Alm.] = FIDES[Lat.] = FE[İsp.]

- İNANÇ ile/ve/<> SEVGİ ile/ve/<> BİLGİ

( Toplumsal yönetimde, kişiler üzerinde oynanan alanlar. )

- İNANCI" değil/yerine ... DÜŞÜNCE VE İNANCI

- İNANDIRICI ile İNANMAK ile OLASILIĞA İNANMAK ile MÜMİN ile ESHRAGH'A İNANAN