| ...I/İ ve ...I/İ | (I/İ ile biten FaRkLaR...)
Look within diligently, remember to remember that the perceived cannot be the perceiver. )
- ALGI ile/ve/||/<>/> OLAY ile/ve/||/<>/> OLGU
- ALGIDA/KABULDE:
TEK TANIM ile/yerine/değil PARANTEZ BİLGİ
- ALGILAMAK ile ALGILANMAK ile ALGILATMAK ile ALGILANABİLMEK ile ALGILATABİLMEK ile ALGILAYABİLMEK ile ALG ile ALGI ile ALGI BIÇAĞI
- SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ALGILAYICI
- ALGISAL BİL(İN)EMEME/AGNOZİ ile BİL(İN)EMEME/AGNOZİ
- ALGISAL EŞİKLER'DE:
ÖZEL ALICILAR ile/ve MUTLAK EŞİK ile/ve FARK EŞİĞİ
- ALGOFOBİ[Fr.] değil/yerine/= ACI VERİCİ DUYUM OLUŞTURABİLECEK HER ŞEYE KARŞI DUYULAN KAYGI
- ALGOLOJİ/ALGOLOGY[İng.] değil/yerine/= AĞRI BİLİMİ
- ALGOLOJİ/FİKOLOJİ ile SU YOSUNU BİLİMİ
- ALGOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ALGOFOBİ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALGORİTMA/ALGORITHM[İng.] değil/yerine/= AKIŞ BASAMAKLARI
- ALGORİTMA değil/yerine/= AKIŞ BASAMAKLARI
- ALİ ALKANAT ÇOK PROGRAMLI LİSESİ
- ALÎ (SIFATI)[Ar.] ile REFÎ' (SIFATI)[Ar.]
- ALİ ŞİR NEVÂÎ ve BİHZAD[Fars. BİH: İyi. + ZAD: Doğma/doğmuş.]
- ALİ UFKÎ/UFÎKÎ ile/ve/> DİMİTRİ KANTEMİR
- ÂLÎ[Ar. < ULÜVV] ile ÂLÎ[Ar.] ile ALÎ[Ar. < ÂLET]
- ALİ ile ALİ ABBAS ile ALİ EKBER ile ALİ EKBER HAŞİMİ RAFSANCANİ ile ALİ AŞGAR ile ALİ EŞREF ile ALİ BABA ile ALİ HASAN ile ALİ KARAM ile ALİ MUHAMMED ile ALİ PANAH ile ALİ ŞAMKHANİ
- ALİASİNG değil/yerine/= GÖRÜNTÜ KAYMASI
- ALIÇ ile ALIÇ MARMELADI
- RECEIVER CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT RÉCEPTEUR[Fr.] / AKSEPTORKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI DEVRESİ
- ACCEPTOR LEVELS[İng.] / NIVEAUX ACCEPTEURS[Fr.] / AKZEPTORISCHE NIVEAUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI DÜZEYLERİ
- ÂHİZE[Osm.] / ACCEPTOR, RECEIVER[İng.] / RÉCEPTEUR[Fr.] / AKZEPTOR, RECEIVER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALICI
- ALICI/LIK ile ALICI KUŞ ile ALICI ÖDEMELİ
- RETENTION TIME[İng.] ile/değil/yerine/= ALIKONMA (GECİKME) SÜRESİ
- ALİMENT- ile/||/<> NUTRİ- ile/||/<> SİTİO-/SİTO- ile/||/<> TROPH-/-TROPHİA/-TROPHİC/-TROPHİN/TROPHO-/-TROPHY ile/||/<> -OREXIA ile/||/<> EMET-/EMETO- ile/||/<> JEJ- ile/||/<> -PHAG/-PHAGE/-PHAGİA/PHAGO-/-PHAGOUS/-PHAGY
- ALIMINO SILICATE GLASS[İng.] ile/değil/yerine/= ALİMİNO SİLİKAT CAMI
- ALIMLAMAK ile ALIM ile ALIMCI/LIK ile ALIMLI/LIK ile ALIMSIZ/LIK ile ALIM SATIM ile ALIM ÇALIM ile ALIMLI ÇALIMLI ile ALIM SATIM OFİSİ ile ALIM SATIM BÜROSU
- ÂLİMU Bİ'Ş-ŞEY'İ[Ar.] ile MUHÎTU BİHİ[Ar.]
- ALIN/AKIL TERİ ile/ve/||/<> GÖZYAŞI ile/ve/||/<> KAN ile/ve/||/<> MÜREKKEP
- ALIN TERİ/TERLEMESİ ile SIRT TERİ/TERLEMESİ ile KIÇ TERİ/TERLEMESİ
Çalışırken ciddi zorlanmadan kaynaklanan durum/ter. İLE
Sıkıntıdan/zorluktan kaynaklanan durum/ter. )
- ALINDI ile ALINDILI ile ALINDISIZ
- ALINMAK ile ALINABİLMEK ile ALIN/LIK ile ALINLI ile ALIN TERİ ile ALIN ÇATI ile ALIN YAZISI
- ALINTILAMAK ile ALINTILANMAK ile ALINTILANABİLMEK ile ALINTILAYABİLMEK ile ALINTI
- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI
- (ALIŞKANLIK YAPICILARDAN) UZAK DURMALI!
- ALIŞKI ile ALIŞKIN/LIK
- ALIŞMAK ile ALIŞILMAK ile ALIŞTIRMAK ile ALIŞABİLMEK ile ALIŞIVERMEK ile ALIŞTIRILMAK ile ALIŞ ile ALIŞ FİYATI
- ALIŞVERİŞ ile ALIŞVERİŞ SİGORTASI
- ... ALIŞVERİŞİ ile/değil/yerine ... PAYLAŞIMI
- ALİZARİN[Fr. < ALIZARINE] değil/yerine/= KÖK BOYASI
- ALJEZİ ile/||/<> ALJEZİK ile/||/<> ...-ALJİ
- ALJİ[Fr.] değil/yerine/= NEDENİ NE OLURSA OLSUN BİR BÖLGEDE TOPLANAN AĞRI
- ALKALINE ERROR[İng.] / ALKALISCHE FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALKALÎ HATASI
- ALKALİ[Fr. < ALCALI] ile ALKALOİT[Fr. < ALCALOIDE]
- ALKAN İLE ALKEN İLE ALKİN İLE AREN ile/||/<> HİDROKARBON SINIFLARI
- ALKAN ile ALKALİ ile ALKALİK ile ALKALİ METALLER
- ALKIŞ ile/ve/yerine BİLARDO ALKIŞI
- ALKIŞLAMAK ile ALKIŞLANMAK ile ALKIŞLATMAK ile ALKIŞLANABİLMEK ile ALKIŞLATABİLMEK ile ALKIŞLAYABİLMEK ile ALKIŞ ile ALKIŞÇI/LIK ile ALKIŞ AĞASI
- ALKOL ile ALKOLLÜ ile ALKOLLÜ İÇKİ ile ALKOLLÜ İÇKİLER ile ALKOLİZM
- ALLAH ÇIRASI : YILDIZ ya da AY
- ALLAH TAKSİMİ ile/ve/||/<> KUL TAKSİMİ
- ALLAH ZİKRİ ile/ve YA ALLAH ZİKRİ
- ALLAH'IN:
ADI değil ADININ ADI
- ALLAH'IN:
EMRİ ile/ve/||/<> MURADI
- ALLAH'IN EMRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞANIN GEREĞİ
- ALLAH'IN LAFZI değil ALLAH'IN KELÂMI
- ALLÂH'IN MAKAMI:
NAZ MAKAMI değil NİYÂZ MAKAMI
- ALLAH'IN SIFATLARI:
SELBÎ/TENZİHÎ ile/ve/||/<>/> SUBÛTÎ
- Kıdem
- Bekâ
- Vahdâniyet
- Muhâlefetün lil-Havadis
- Kıyam bi-nefsihî
İLE/VE/||/<>/>
- Hayat
- İlim
- Semi
- Basar
- İrâde
- Kudret
- Kelâm
- Tekvin )
- ALLÂH'IN VARLIĞI ile/değil ALLÂH'IN BİRLİĞİ
- ALLAH'IN:
ZÂT'I ile/ve SIFATLARI
- ALLAH'I/NI" ... ile/değil/yerine ALAYI/NI ...
- ALLAH'TAN ... ile/ve/değil/yerine NEYSE Kİ ...
- ALLÂHU A'LEMU Bİ-ZÂTİHÎ[Ar.] ile ALLÂHU A'LEMU Lİ-ZÂTİHÎ[Ar.]
- ALLAIS AÇMAZI ile/ve/||/<> İKİ ZARF AÇMAZI ile/ve/||/<> ST. PETERSBURG AÇMAZI
- ALLAMAK ile ALLANMAK ile ALLAŞMAK ile ALLAH/LIK ile ALLAHSIZ/LIK ile ALLAH AŞKINA ile ALLAH YAPISI ile ALLAK BULLAK ile ALLAH TAKSİMİ ile ALLAH VERGİSİ
- ALLEE EFFECT[İng.] değil/yerine/= ALE ETKİSİ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALLEE EFFECT[İng.] değil/yerine/= ALLEE ETKİSİ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALLEGRO[İt. < Mutlu, sevinçli.] ile ALLEGRETTO[İt.]
- ALLELOPATİ ile/||/<> İNTERFERANS
- ALLERGY[İng.] değil/yerine/= ALERJİ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AL[L]ERJİ ile/||/<> AL[L]ERJEN
- ALLI ile ALLIK ile ALLI PULLU
- ALLOCHROMY[İng.] / ALLOCHROMIE[Fr.] / ALLOCHROMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALLOKROMİ
- ALLOMETRY EQUATION[İng.] değil/yerine/= ALOMETRİ DENKLEMİ
- ALLOPATRIC İLE SYMPATRIC İLE VİCARİANCE ile/||/<> DAĞILIM PATTERNLERİ
- ALLOPATRİK İLE SİMPATRİK İLE PARAPATRİK ile/||/<> TÜRLEŞME MODELLERİ
- ALLOPOLYPLOİDİ ile/||/<> AUTOPOLYPLOİDİ
- ALLOTROPY[İng.] / ALLOTROPIE[Fr.] / ALLOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALLOTROPİ
- ALMAK ile ALMANLAŞMAK ile ALMAZLANMAK ile ALMANLAŞTIRMAK ile ALMAN ile ALMAÇ ile ALMAŞ ile ALMANCA ile ALMANCI/LIK ile ALMAŞLI ile ALMAZLIK ile ALMAN USULÜ ile ALMAN GÜMÜŞÜ ile ALMAN PAPATYASI
- ALMAN:
İDEALİZMİ ile ROMANTİZMİ
- ALMANDİN[Lat.] değil/yerine/= SEYLAN TAŞI
- İLKOKUL FİŞLERİ:
ALMANYA'DA ile İNGİLTERE'DE ile JAPONYA'DA ile [ne yazık ki]
TÜRKİYE'DE
- ALMEN TEST, ALMEN-NYLANDER TEST[İng.] / ESSAI ALMEN-NYLANDER[Fr.] / ALMEN XYLANDER PROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALMEN DENEMESİ
- ALNI ile/ve KALBİ ile/ve KAPISI AÇIK OLMAK
- ALO ile/ve/||/<> HELLO[İng.] ile/ve/||/<> MOSHI MOSHI[Jap.]
- ALOE VERA ile ALOE AĞACI
- ALOESTEZİ[Fr.] değil/yerine/= DUYARLILIK BOZUKLUĞU
- ALOFENİK/HİBRİT/KİMERİK ile/||/<> ALOJENİK ile/||/<> ALOMETRİ ile/||/<> ALOMETRİ DENKLEMİ ile/||/<> ALOPATRİ ile/||/<> ALOPATRİK MODEL ile/||/<> ALOSTERİ ile/||/<> ALOSTERİK PROTEİN ile/||/<> ALOTANIMA ile/||/<> ALOZİM
- ALOFTALMİ[Fr.] ile ALOKİNEZİ[Fr.] ile ALOMETRİ[Fr.] ile ALOPATİ[Yun.] ile ALOPESİ[Fr.] ile ALOTROFİ[Fr.] ile ALOTROPİ[Yun.] ile ALOZOM[Fr.]
- ALOGAMİ[Fr.] değil/yerine/= TOZLAŞMA/TOZLANMA
Polen tanelerinin rüzgâr, böcek, su gibi etkenlerle dişi üreme gözelerine ulaşması. | Sporlaşma. )
- ALOPESİ/ALOPECIA[İng.] değil/yerine/= SAÇ YA DA KIL DÖKÜLMESİ | SAÇSIZLIK KELLİK
- ALOTROPİ
- ALPHA İLE BETA İLE GAMMA İLE NEUTRON ile/||/<> RADYASYON TÜRLERİ
- ALPHA İLE BETA İLE THETA İLE DELTA İLE GAMMA ile/||/<> BEYİN DALGALARI
- ALPİNİST[Fr. < ALPINISTE] değil/yerine/= DAĞCI
- ALT ÇENE DİŞLERİ ile/ve ÜST ÇENE DİŞLERİ
- ALT HAVA YUVARI ile GÖZ YUVARI ile HAVA YUVARI ile ISI/SICAK YUVARI(MAGMA KATMANI) ile IŞIK YUVARI ile İYON YUVARI ile RENK YUVARI ile SU YUVARI ile TAŞ YUVARI ile YER YUVARI
- ALT ile ALT TARAFI ile DİPSİZ
- ALTAMİRA[İsp.] değil/yerine/= KUZEY İSPANYA'DA BULUNAN RESİMLİ MAĞARALAR VE BÖLGESİ | MAĞARA RESMİ
- ALTERNAN değil/yerine/= DEĞİŞİMLİ
- ALTERNANS/ALTERNANS[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞİMLİ
- WECHSELSTROMERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTERNATİF AKIM ÜRETECİ
- ALTERNATIVE RNA SPLICING[İng.] değil/yerine/= ALTERNATİF RNA UÇBİRLEŞTİRMESİ
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALTERNATÖR[Fr. < ALTERNATEUR] değil/yerine/= DALGALI AKIM ÜRETECİ
- ALTES[İt.] değil/yerine/= PRENS VE PRENSESLERE VERİLEN ONURLAMA SANI
- HEXAGONAL STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE HEXAGONALE[Fr.] / SECHSECKIGE STRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTIGEN YAPI
- ALTIN KAPI ile GOLDEN GATE KÖPRÜSÜ ile ALTIN ile ALTIN VE GÜMÜŞ ile ALTIN ÇANTA ile KÜLÇE ALTIN ile ALTIN KUMAŞ ile ALTIN NAKIŞ ile ALTIN NAKIŞ ile ALTIN FOLYO ile ALTIN KAKMA ile ALTIN VARAK ile ALTIN SÜS ile ALTIN PLAKA ile ALTIN KAPLAMA ile ALTIN YIKAMA ile ALTIN YIKAMA ile ALTINA TAPAN ile ALTIN İBADETİ ile ALTIN ile JAPON BALIĞI ile KUYUMCU ile KUYUMCULUK
- ALTIN KAPLAMA ile ALTIN RENGİ
- GOLD SOLDER[İng.] ile/değil/yerine/= ALTIN LEHİMİ
- ALTIN ORAN ve/<> FIBONACCI SAYILARI/DİZİSİ
Kişiler, mucizelere inanmak ister. Yaşamın tamamının mucizelerle dolu olmasını isterler. Her şeyin birbirine kusursuz bir biçimde oturmasını, olaylar, olgular ve sistemlerde hiçbir pürüz olmamasını isterler. Bu, insan türünün beyin yapısı ve çalışma ilkeleri düşünüldüğünde anlaşılırdır. Fakat yine de tanıdığımız en karmaşık yapı olan beynimizin, bu kadar basit hatalara düşebildiği gerçeğini göz önünde bulundurarak, etrafımızı incelerken çok daha dikkatli ve gerçekçi olmamız gerekmektedir. Burada, yardımımıza bilimsel yöntem ve analiz metotları koşmaktadır. Çünkü kişiler, kendilerini kandırmaya açıktır. Duygularına hemencecik yenik düşerler, bu bakımdan zaafları vardır. Söylediğimiz gibi, her şeyin büyüleyici, her şeyin sıradışı, her şeyin olağanüstü, her şeyin masalsı olmasını isteriz. Ancak doğa kusurludur. Bu kusurları görmemezlikten gelerek bilim üretemeyiz. Çünkü kusurlara bakarak, hataları anlayarak, eksiklikleri fark ederek sistemlerin nasıl çalıştığını, nasıl çalışmaları gerektiğini, neden kusursuz olamayacaklarını anlarız. Hatta bu sayede onları geliştiririz, doğadakilerden daha başarılı sistemler üretebiliriz.
HP, Apple, Netscape Communications gibi birçok büyük teknoloji firmasında yazılım mühendisi olarak görev almış olan, aynı zamanda astronomi, biyoloji, matematik gibi alanlarda araştırmalar yürüten, teknoloji ve bilim yazarlığı yapan, bilimin yayılması için konuşmalara katılan Akkana Peck, deniz kabuklarının matematiği ile ilgili bir araştırma yazısı üzerinde çalışırken ilginç bir gerçekle karşılaşmış. Hikayeyi bilirsiniz: doğada kusursuz bir matematik olduğu, ayçiçeklerinden salyangoz kabuklarına, kol uzunluğumuzdan çeşitli kentlerin bulunduğu coğrafi lokasyonlara kadar her şeyin "özel bir matematik" dahilinde olduğu iddia edilir. Hatta kimi zaman üniversitelerin animasyon birimleri ve grafikerleri bile bunu öyle bir göstermektelerdir ki, sanki doğada hakikaten tüm canlıların uyduğu bir matematiksel/geometrik düzen varmış gibi bir algı yaratılır. Kolumuzun toplam uzunluğunun dirseğimizden parmak ucuna kadar olan uzunluğa oranının "altın oran"a uymak zorunda olduğunu sanarız. Deniz kabuklarının ve deniz minarelerinin gerçekten de Fibonacci sayılarına mükemmel biçimde uyduğunu sanar, ayçiçeği tohumlarının kusursuz bir matematiği takip ettiğine inanırız. Bunların hepsi koca bir hatadır. Akkana Peck bu gerçekle yüzleşmesini şöyle anlatıyor:
"Bir arkadaşımın üniversitedeki matematik dersine Fibonacci sayılarıyla ilgili bilgi vermek üzere davet edilmiştim. Daha lisedeyken Fibonacci sayıları üzerine araştırmalar yapmaya başlamıştım ve onların büyüyen bir şehrin güç istasyonlarını planlamada nasıl kullanıldığını incelemiştim. Tüm bunları o derste anlatacaktım, dolayısıyla araştırmalarımda bulduğum tüm görselleri bulmaya ihtiyacım vardı. Bilirsiniz, çam kozalaklarındaki, çiçeklerin yapraklarındaki, ağaçlardaki dallanmalardaki matematiksel oranları, Altın Oran'ı, Fibonacci/Altın Spiralini, vb. doğadaki matematiği gösteren görsellere ihtiyacım vardı. Örneğin bir Nautilus kabuğunun nasıl harika bir biçimde Fibonacci sayılarına uyduğunu göstermeyi istiyordum.
Çam kozalaklarını topladım, bazı fotoğraflar çektim, slaytlar hazırladım ve iş, altın orana uyan spiralleri göstermeye geldi. Ufak bir GIMP metni hazırlayarak bilgisayarımın otomatik olarak Fibonacci spiralini oluşturmasını sağladım. Sonrasında, bir odacıklı Nautilus fotoğrafı aramaya başladım. Amacım, bu spirale ne kadar kusursuz biçimde uyduğunu göstermekti. Sonunda Wikipedia'dan harika bir örnek buldum. GIMP içerisine yapıştırdım ve üzerine altın spirali çizdim. Sonrasında ise birbirine uydurmak üzere boyutlarla oynamaya başladım. İmkansızdı. Hiçbir biçimde spiral, kabuğun biçimine uymuyordu!
Ne kadar çabalarsam çabalayayım, hiçbir biçimde kabuk ile spirali uyduramadım. Ben de Google Images'ı kullanarak daha fazla kabuk fotoğrafı bulmaya çalıştım. Bulduğum hiçbir kabuk spirale uymuyordu! Hatta Fibonacci sarmalına yaklaşamıyordum bile!"
Akkana Peck, bu konuda yalnız değildir. Başlangıçta sözünü ettiğimiz düşünceler, halk arasına o kadar yerleşmiştir ki, bizim matematiğimizden doğan bazı oranların doğada halikulade bir biçimde olması gerektiğini sanarız. Evet, bu oranlar kabaca doğadaki organizmaların yapılarında rastlanabilir. Aslında bunda şaşılacak bir şey yoktur. Örneğin Fibonacci sayıları dediğiniz sayılar, kademeli olarak bir önceki toplama eklenerek artan sayılardır. Bir deniz minaresi kabuğu da, bir önceki zaman diliminde üretilen kabuk miktarının üzerine konarak arttığı için, elbette, ister istemez Fibonacci sayıları dediğimiz sayıya uyacaktır. Bir ayçiçeğinin tohumları, merkezden başlayıp etrafa yayılır. Altın spiral de, belirli bir merkezden başlayıp etrafa yayılan çizgilerden elde edilir. Dolayısıyla ikisinin birbirine uyması kaçınılmazdır. Bizler bu oranları tanımlarız. Bu oranlar, gökten inmezler. Eğer doğada, bu oranları tanımladığımız temele uyan bazı sistemler varsa, o sistemlerin sonucunda yine bu oranları görmemiz son derece anlaşılırdır. Hatta bu, kaçınılmaz bir sonuçtur.
Daha açık bir örneği şöyle verebiliriz: tüm sayı sistemleri etrafımızda kendini tekrar eden objeleri kategorize ederek gelişmiştir. 1, 2, 3 gibi sayılar, aslında kategorizasyon amacı taşır. Tek olan bir olguya "1" deriz. Kendini tekrar ediyorsa, bu sayıyı arttırırız. Sayılar böyle oluşmuştur. Tüm matematik, bunun üzerine inşa edilmiştir. Dolayısıyla matematiği, doğadaki sistemleri tanımlamak için, doğadaki sistemlere bakarak geliştirdik. Örneğin matematikteki "türev" denen işlem, "değişim miktarını" verir. Dolayısıyla etrafımızda düzenli olarak değişen şeylere bakıp, türev hesabına uymalarına şaşıramayız. Ancak nedense bu matematiksel unsurların adı "altın oran" ya da "Fibonacci sayıları" gibi daha havalı isimler olunca, sanki özel bir anlamları varmış zannedilir. Halbuki tıpkı türev, integral, vb. matematiksel hesaplamalar gibi, bu oranlar da doğaya bakarak inşa ettiğimiz sistemlerin ürünüdür. Doğadaki sistemlerde bu matematiksel izleri görmemizde şaşılacak bir taraf yoktur.
Ancak sorun bu da değildir. Sorun, doğada bu oranlara uyduğu iddia edilen birçok sistemin, daha fazla sayıda veriyle gözden geçirildiğinde, bu oranlara hiç de uymadığını görmemizdir. Örneğin spesifik bir kişinin omuz-kol uzunluğunu, dirsek-kol uzunluğuna böldüğünüzde 1.618'e çok yakın bir sayı elde edebilirsiniz belki, ki bu "altın oran" olarak bilinir. Ancak 100 kişinin kolunu ölçtüğünüzde, bu orandan ciddi anlamda sapma olduğunu görürsünüz. Belki ortalamaları gene altın orana yakın olacaktır; ki bu son derece anlaşılırdır, çünkü bu oranların doğa yasalarının tanımından kaynaklandığı düşünülmektedir. Örneğin kütleçekiminin bir cismin yerden yüksekliğine etkisinin, ağırlıkla sınırlandırılmış olmasından ötürü birçok uzunluğun altın orana uymak zorunda olduğu düşünülmektedir ve bu konuda araştırmalar sürmektedir. Altın oran, sonradan keşfedilen bir özellik değildir. Doğada var olan oranlardan çıkarılan bir özelliktir. Eğer ki etrafımızda altın orana uyan obje sayısı gerçekten çok fazlaysa, beynimizin de bu oranı daha hoş görecek biçimde evrimleşmesi kaçınılmaz bir sonuçtur.
Science News'te yayınlanan bir makalede deniz kabuklarının spiralleri ele alınmıştır. 1999 yılında emekli matematikçi Clement Falbo San Francisco'da bulunan Kaliforniya Bilim Akademisi'nde bir dizi Nautilus kabuğunun ölçümünü yaptı. Bulguları ilginçti: evet, kabuklar altın spiral gibi logaritmik bir seriyi takip ediyordu. Ancak kabukların oranı 1.24 ila 1.43 arasında değişiyordu. Ortalama oranları ise 1.33'e 1'di! Bu, 1.618 civarında olması beklenen altın orana yakın bile değildi!
Sonradan, 2002 yılında aynı sorunu John Sharp da fark etti. Ancak matematikçilerin bu bulgularına rağmen halk arasında halen bu oranların canlıların yapısını %100 yönettiği ve bu canlıların gövdelerinin bu oranlara %100 uyduğu gibi saplantılı bir sanrı bulunmaktadır. Sharp şöyle söylüyor:
"Bu yanlış iddiayla ilgili en ilgi çekici olan şey, ne kadar yaygın olduğudur. Hatta bu konuları daha iyi bilmeleri gereken matematikçiler bile bu hataya düşmektelerdir. İşte bu, neden geometrinin daha geniş olarak ve sıradan olmayan bir biçimde öğretilmesi gerektiğini göstermektedir. Sadece geometri de değil biçimler ve oranların görsel estetiği de düzgün öğretilmelidir."
Burada son olarak şu sorun doğmaktadır: bir sayı, bir diğerine ne kadar yakın olursa, tamamen uyduğu söylenilebilir? Yukarıdaki sayılar arasındaki fark matematiksel olarak barizdir. Dolayısıyla 1.33 sayısını gidip de "1.618'e çok yakın, dolayısıyla bu canlılar altın orana uyuyor." dememiz olanaklı değildir. Daha önce de söylediğimiz gibi, spirallerin büyüme tipinden ötürü buna benzer bir orana uyması kaçınılmazdır. Eğer doğadaki bir sistemin, belirli bir orana uyduğunu iddia edeceksek, ondalık basamağından sonraki en az 2-3 adet değerin o orana birebir uymasını bekleriz. Örneğin pi sayısını kullanırken 3.14 olarak almak yeterlidir. Daha fazlası hesaba dikkate değer bir katkı sağlamaz (ancak dahasını eklerseniz hesabınızın isabetliliği artar). Daha azı ise kabul edilmez, çünkü çok yüksek hata payı demektir. Benzer biçimde, Dünya'nın yerçekim ivmesini 9.81 almak kabul edilebilirdir; ancak 10'a yuvarlamak ilkokul düzeyinde bir hesap yapılmıyorsa kabul edilemez. Benzer biçimde, bir sistemin altın orana uyduğu iddia ediliyorsa, o sistemden aldığınız oran en azından 1.62 civarında olmaldır ki genelde doğrudan 1.618'e uyması beklenir. Ancak 1.3 gibi bir sayının 1.618'e yakın olduğunu, dolayısıyla sistemin "altın orana kusursuz biçimde uyduğunu" söylemek akıl, bilim ve gerçek dışıdır. )
- ALTIN ORAN ile/ve/||/<> [LUDOLPH]Pİ SAYISI
- ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile ALTIN KURBAĞA
- ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile KARA AYAKLI OK KURBAĞASI
- ALTIN ZEHİRLİ OK KURBAĞASI ile SEMENDER[Fars. < Yun.]/SALAMANDRA[Fr.]
- ALTIN ile BUNDUKÎ[Fars.]
- ALTIN ile/ve FLORİ[İt.]
- ALTIN ile ZER-İ MAGRİBÎ[Fars.]
- ALTINKUM DZ. K. ÖZEL EĞT. MRK. TESİSLERİ
- ALTLI ile ALTLIK ile ALTLI ÜSTLÜ
- ALTMIŞAR ile ALTMIŞARLI
- ALTOBASO[İt.] değil/yerine/= YELKENİN ALT KENARI
- ALTÜST ile ALTÜST BÖREĞİ
- ALTYAPI ile ALTYAPISAL
- ALUMEL[Fr.] değil/yerine/= ALÜMİNYUM, MANGANEZ VE SİLİSYUM İÇEREN NİKEL ALAŞIMI
- ALUMINOTHERMIC PROCESS[İng.] / ALUMINOTHERMIE[Fr.] / ALUMINOTHERMIE, TERMITVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ALUMİNOTERMİ
- ALUMINIUM ALLOYS[İng.] / ALUMINIUMLEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM ALAŞIMLARI
- ALUMINIUM EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT ALUMINIUM[Fr.] / ALUMINIUMÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM EŞDEĞERİ
- ALUMINIUM BRONZE[İng.] / ALUMINIUMBRONZE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM PİRİNCİ
- VERRE ALUMINOSILICATE[Fr.] / ALUMINIUMSILIKATGLAS[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM SİLİKAT CAMI
- ALÜMİNYUM ile ALÜMİNYUM TAŞI
- ALVEOL/ALVEOLUS[İng.] değil/yerine/= HAVA KESECİĞİ | DİŞ YUVASI
- ALYAN ile ALYANS ile ALYAN ANAHTARI
- A.-G. (KONUŞMASI/SOHBETİ/"MUHABBETİ")
- (AMA) YİNE DE ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/> NEYSE Kİ ...
- AMAÇ ile KALECİ ile KALE ÇİZGİSİ ile HEDEF ODAKLI ile KALE DİREĞİ ile KALECİ ile HEDEFLER
- AMAÇ/AMACI ile/ve/değil/yerine/||/<> NEDEN/İ
- AMAÇLAMAK ile AMAÇLANMAK ile AMAÇLAŞTIRMAK ile AMA ile AMAL ile AMAN ile AMAÇ ile AMAÇLI/LIK ile AMANSIZ/LIK ile AMAÇSIZ/LIK ile AMANSIZCA ile AMAÇ DIŞI ile AMAÇSIZCA ile AMAN ZAMAN ile AMANSIZ HASTALIK
- SYSTÈME D'AMAGAT[Fr.] ile/değil/yerine/= AMAGAT BİRİM SİSTEMİ
- AMAGAT DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME D'AMAGAT[Fr.] / AMAGAT-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT DİYAGRAMI
- AMAGAT-LEDUC RULE[İng.] / RÈGLE D'AMAGAT-LEDUC[Fr.] / AMAGAT-LEDUCSCHE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT-LEDUC KURALI
- AMAGAT VOLUME UNIT[İng.] / UNITÉ DE VOLUME D'AMAGAT[Fr.] / AMAGATSCHE VOLUMENEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT OYLUM/HACİM BİRİMİ
- AMAGAT SYSTEM[İng.] / AMAGATSCHES SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT SİSTEMİ
- AMAGAT DENSITY UNIT[İng.] / UNITÉ DE DENSITÉ D'AMAGAT[Fr.] / AMAGAT-DICHTEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AMAGAT YOĞUNLUK BİRİMİ
- ÂMÂ-İ MUTLAK ile/<> ÂMÂ-İ İZÂFÎ
- MALGAMA[Osm.] / AMALGAM[İng.] / AMALGAME[Fr.] / AMALGAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AMALGAM, CIVALI ALAŞIM, CIVA ALAŞIMI
- A'MÂL-ÜL-MA'DEN ile METALURJİ
- AMAM/ADOPTION MODEL FOR ANALYTICS MATURITY[İng.] değil/yerine/= ANALITİK OLGUNLUK BENIMSEME MODELİ
- AMARİLİS[Fr.] değil/yerine/= GÜZEL HANIM ÇİÇEĞİ/ÇOBAN ÇİÇEĞİ/NERGİS ZAMBAĞI
- AMASYA ile AMASYALI/LIK ile AMASYA ELMASI
- AMAZON IRMAĞI ve/||/<> ORNACO IRMAĞI
- AMBALAJLAMAK ile AMBALAJLANMAK ile AMBALAJ ile AMBALAJCI/LIK ile AMBALAJLI ile AMBALAJSIZ/LIK
- AMBER AĞACI ile/ve/||/<>/> AMBER ÇİÇEĞİ
- AMBER ile AMBER AĞACI ile AMBER BALIĞI ile AMBER ÇİÇEĞİ
- AMBİ-/AMBO- ile/||/<> AMPH- ile/||/<> -AMBİ ile/||/<> BASİ-/BASİO-/BASO- ile/||/<> -DROME ile/||/<> MARG-
- AMBLİYOPİ[Fr.] ile AMETROPİ[Fr.]
- AMBOLALİ[Fr.] değil/yerine/= BİR KONUŞMA SIRASINDA SÖYLENİLENLERLE HİÇBİR BAĞLANTISI OLMAYAN SÖZCÜKLERİN SIK SIK ORTAYA ATILMASI SAYRILIĞI
- AMBOLİ[Fr.] ile/ve/||/<> EMBOLİZM[Fr.]
- AMBU/ARTIFICIAL MANUAL BREATHING UNIT[İng.] değil/yerine/= KESE-MASKE SOLUTMA BİRİMİ
- AMBULANS SİRENİ ile POLİS SİRENİ ile İTFAİYE SİRENİ
- AMCA/LIK ile AMCA KIZI ile AMCA OĞLU
- AMEL ile AMELE/LİK ile AMELİ ile AMELE PAZARI ile AMELE TABURU ile AMELE YANIĞI
- AMELİYAT ile AMELİYATLI ile AMELİYAT MASASI ile AMELİYAT ELDİVENİ
- AMELİYATIN BAŞARILI GEÇMESİ ile/ve (fakat) HASTANIN ÖLMESİ
- AMER[Fr.] değil/yerine/= ÇEŞİTLİ YAPRAK VE KABUKLARIYLA KOKULANDIRILMIŞ ACIMTIRAK BİR İÇECEK/İÇKİ
- AMERİKA BADEMİ ile HİNT BADEMİ ile TAS BADEMİ
- AMERİKA ELMASI ile DAĞ ELMASI/YABANİ ELMA ile DEVE ELMASI ile FİL ELMASI ile KİRAZ ELMASI ile PAMUK ELMASI ile LÜBNAN ELMASI[TUFFÂH-İ LÜBNÂN] ile YER ELMASI/BADAT/TUFFÂH-ÜL-ARZ[Ar.]
- AMERİKA KARAAYISI ile ASYA KARAAYISI
- ROCKY DAĞLARI:
AMERİKA'DA ile/ve/||/<> KANADA'DA
- AMERİKA ile AMERİKAN ile AMERİKAN HAVAYOLLARI ile AMERİKAN KONGRE ÜYESİ
(1996'dan beri)