| ...I/İ ve ...I/İ | (I/İ ile biten FaRkLaR...)

- DUYGU:
İÇSEL
ile/ve/||/<>/> YOL GÖSTERİCİ

- DUYGU:
İLİŞKİSEL EYLEM EĞİLİMİ
ile/ve/||/<> ANLAM İNŞÂ SÜRECİ ile/ve/||/<> BİRİNCİL UYARIM DÜZENİ/DÜZENEĞİ

- DUYGU ODAKLI TERAPİDE:
DUYGU ŞEMALARI
ile/ve/||/<> DUYGU DEĞERLENDİRME ile/ve/||/<> DUYGU DEĞİŞİM İLKELERİ

- DUYGU ŞEMALARI ile/ve/||/<> ANLAM ŞEMALARI

- DUYGU ile/ve/||/<> "BİR DUYGUNUN, BAŞKA BİR DUYGUYLA KARŞILANMASI/KAPATILMAYA ÇALIŞILMASI"

( Ancak, bilgi ve bilinç ile doğal işleyişin dışına çıkılabilir. )

- DUYGU ve/||/<>/= DEĞİŞKİ

- DUYGU ile/ve/||/<>/>/< EYLEM EĞİLİMİ

- DÜŞÜNSEL İZLENİMLER:
DİNGİN
ile/ve/||/<> ŞİDDETLİ

( Eylemlerde, sanat yapıtlarında ve doğa nesnelerinde, güzellik, biçimsizlik. İLE/VE/||/<> Sevgi, nefret, sevinç, keder. )
( David Hume )

- DUYGULARIN:
FARKINDALIĞI
ile/ve/||/<> SAHİPLENİLMESİ

- DUYGULARIN KONUŞULMASI ile/ve/||/<> GEREKSİNİMLERİN GİDERİLMESİ


- DUYGUNUN:
NESNESİ
ile/ve/değil/<>/< NEDENİ

- DUYGUSAL = HİSSÎ = SENTIMENTAL[İng., Fr.] = SENTIMENTAL, EMPFINDSAM[Alm.]

- DUYGUYA SAHİP OLMA ile/ve/||/<>/> DUYGULAR ÜZERİNE DERİNLEMESİNE DÜŞÜNME (YETENEĞİ)

- NIVEAU DE SENSATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DUYMA DÜZEYİ

- DUYMAK ile DİNLEYİCİ ile İŞİTME ile İŞİTME CİHAZI ile KULAKTAN DOLMA ile CENAZE ARABASI

- DUYMALI!

- SİNİR GÖZESİNDE:
DUYU
ile/ve/||/<> MOTOR ile/ve/||/<> ARA

- DUYU ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DOĞASI

- DUYU ve/||/<>/> ALGI ve/||/<>/> BETİMLEME/TASVİR ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> TANIM ve/||/<>/> AD/SÖZCÜK ve/||/<>/> KAVRAM/SOYUTLAMA

- DUYU ile/ve/||/<>/> HAYAL ile/ve/||/<>/> AKIL / ANLAM/MANÂ

( Biriyle uğraşan zihin/kişi, öteki ikisiyle uğraşamaz.
[Çivi çakmak. İLE Sevgiliyi düşünmek. İLE Matematik yapmak.] )
( Kişileri birleştiren, [ortak] hayalleridir. [aklın olabildiğince devrede olanları/tutulanları ile tabii!] )

- DUYU/HİS ile/ve/değil/||/<>/< BELLEK KAYDI

- DUYULAR:
DİRENÇSİZ/DİRENÇDIŞI/"İSTEMEDEN"(GAYR-I İHTİYÂRÎ)
ile/ve/||/<>/> HEM DİRENÇLİ(İHTİYÂRÎ), HEM DE DİRENÇSİZ; NE DİRENÇLİ, NE DE DİRENÇSİZ ile/ve/||/<>/> DİRENÇLİ(İHTİYÂRÎ)

( Duyma(kulak) ve koklama(burun). İLE/VE/||/<>/> Dokunma/fiziksel duyumsama(deri). İLE/VE/||/<>/> Bakma(göz) ve tad(ağız/dil). )

- DUYULARDA KESİNLİK ile DUYULARIN KESİNLİĞİ

- SENSATION LEVEL[İng.] ile/değil/yerine/= DUYUM DÜZEYİ

- DUYU/M ile/ve ALGI

- DUYUM ile DUYUMCU/LUK ile DUYUMLU ile DUYUMSAL/LIK ile DUYUMSUZ/LUK ile DUYUM EŞİĞİ ile DUYUM İKİLİĞİ

- DUYUMDA:
BASINÇ
ile/ve/<> ISI ile/ve/<> AĞRI/ACI

- DUYUMSAMALI/HİSSETMELİ!

- DUYURMAK ile DUYURTMAK ile DUYURULMAK ile DUYURABİLMEK ile DUYURU ile DUYURU TAHTASI

- DUYURMAK ile DUYURU ile SPİKER ile İYİ HABER SPİKERİ


- DUYUSAL İLE MOTOR İLE İNTERNÖRON ile/||/<> NÖRON TÜRLERİ

( Üç temel nöron sınıfı. )
( Formül: Refleks: 2-3 sinaps )

- DUYUSAL["SENSÜEL" değil!] = HİSSÎ = SENSITIVE[İng.] = SENSITIF[Fr.] = SENSITIV, EMPFINDLICH[Alm.] = SENSITIVO[İsp.]

- DÜZ BASKI/OFSET[İng.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİJİTAL BASKI

( Kalıp izlerini, önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye dayanan, çift kopyalı baskı yöntemi. )

- DÜZ (DOKUNMUŞ) ile/ve SUMAK ile/ve CECİM/CİCİM ile/ve ZİLİ ile/ve HEYBE

( ... İLE/VE ... İLE/VE Nakışlı ve ince. Sivas/Divriği bölgesinde. İLE/VE Ağrı/Patnos, Çanakkale bölgelerinde. İLE/VE Urfa bölgesinde. )

- DÜZ YAZI ile DANS

( Yürümeye benzetilebilir.[Kendi dışında bir amacı vardır.] İLE Şiire benzetilebilir.[Amacı, kendidir.] )

- DÜZ ile DÜZ ALAN ile DÜZ KABLO ile DÜZ ŞAKA ile DÜZ BURUN ile DÜZ BURUNLU ile PATLAK LASTİK ile DÜZTABANLIK ile DÜZ KAFALI ile DÜZLEŞTİRMEK ile DAHA DÜZ ile KENDİNİ ÖVMEK ile POHPOHLAMA ile UÇAK GEMİSİ

- DÜZELTİLEBİLMEK ile DÜZELTİ ile DÜZELTİM ile DÜZELTİŞ ile DÜZELTİCİ/LİK ile DÜZELTİCİ JİMNASTİK

- DÜZELTME ile DÜZELTMEN ile DÜZELTMECİ/LİK ile DÜZELTME İŞARETİ

- DÜZEMEK ile DÜZ ile DÜZE ile DÜZİÇİ ile DÜZ FLÜT ile DÜZ PAÇA ile DÜZ RAKI ile DÜZ ÜNLÜ ile DÜZ BASKI ile DÜZ HEKİM/LİK ile DÜZ PAÇALI ile DÜZ TÜMLEÇ ile DÜZ BASKICI/LIK ile DÜZ KANATLILAR

- DÜZEN BİYOLOJİSİ ile BİYOKİMYA

( Karmaşık biyolojik düzenlerin bütünsel bir biçimde incelenmesine odaklanan bir bilim dalı. İLE Canlılardaki kimyasal tepkimeleri inceleyen bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, gözesel ve moleküler düzeydeki etkileşimler ve metabolik yollar incelenmekte. )

- DÜZEN "BU/(B)ÖYLE" ile/ve/değil/yerine/<> ÇOĞUNLUK "(B)ÖYLE" OLDUĞUNDAN DOLAYI

( Çoğunluğun sürdürdüğü/uyduğu olgu/durum/tutum, düzenin öyle olduğu ya da olması gerektiği anlamına gelmez/getirilmemelidir! )

- DÜZEN KURUCU ile "DÜZEN KORUYUCU" ile "DÜZENİN PARÇASI"

- DÜZEN ve SIRADÜZEN/HİYERARŞİ ile/ve/||/<>/> DEĞİŞİM ve EŞİTLİK

( Modern öncesindeki öncelikler. İLE/VE/||/<>/> Modern dönemdeki öncelikler. )

- DÜZEN ile DÜZEN DEVİMLERİ/DİNAMİKLERİ

- DÜZEN ile SİMETRİ

- DÜZEN'İN:
İÇTE ARANMASI
ile DIŞTA ARANMASI

( İçinize yönelin ve ne olmadığınızı keşfedin. )

- DÜZENLEME ile YAPI

- DÜZENLEMEK ile DÜZENLENDİ ile DÜZENLEME ile EDİTÖR ile BAŞ EDİTÖR ile EDİTORYAL ile YAYIN KURULU

- DÜZENLEMEK ile DÜZENLENMEK ile DÜZENLETMEK ile DÜZENLENEBİLMEK ile DÜZENLETEBİLMEK ile DÜZENLEYEBİLMEK ile DÜZEN ile DÜZENCE ile DÜZENCİ/LİK ile DÜZENLİ/LİK ile DÜZENSİZ/LİK ile DÜZEN BAĞI ile DÜZEN TEKER ile DÜZENLEMECİ/LİK ile DÜZENLİ ORDU ile DÜZEN AÇIKLAMASI

- DÜZENLEMEK ile EĞİTİCİ


- DÜZENLEMEK ile KURULUM ile KURULUM SÜRESİ ile YÜKLEYİCİ ile TAKSİT ile TAKSİT PLANI ile TAKSİTLİ SATIN ALMA ile TAKSİTLER

- DÜZENLEYİCİ(KOMPOZİTÖR) ile YARATICI

- REGULATOR[İng.] / RÉGULATEUR[Fr.] / REGULATOR, REGLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ

- DÜZENLİ OLMALI!

- DÜZENLİ ile/ve DİSİPLİNLİ

- DÜZENLİ ile/ve SIÇRAMALI

- DÜZENTİ ile DÜZENTİLEME

- DÜZGÜN ile/ve/||/<> DÜZENLİ

- ÂYÎNE-İ MÜSTEVÎ[Osm.] / PLANE MIRROR[İng.] / MIROIR PLAN[Fr.] / FLACHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM AYNA

- PLANOBERFLÄCHE BRECHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM YÜZEY KIRICI


- DÜZLEMEK ile DÜZLENMEK ile DÜZLETMEK ile DÜZLEŞMEK ile DÜZLEŞTİRMEK ile DÜZLEM ile DÜZLEMLİ ile DÜZLEMSEL/LİK ile DÜZLEK YAPI ile DÜZLEM KÜRE ile DÜZLEM GEOMETRİ

- DALGALAR:
DÜZLEMSEL
ile/ve/||/<> AKIŞKAN ile/ve/||/<> RAYLEIGH YÜZEY ile/ve/||/<> ENİNE

( )

- PLANAR CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZLEMSEL KROMATOGRAFİ

- DÜZYAZI ile/ve ŞİİR/Şİ'R[Ar.]

( Anlatım. İLE/VE Yaratım. )
( Başka dile çevrilebilir. İLE Çevrilemezler ve/fakat yeniden/tekrar kurulabilir. )
( NESİR/MENSÛR ile/ve NAZIM/MANZUM )
( ... İLE/VE Zengin simgelerle, ritmli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk. | Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey. )

- DÜZYAZININ GELİŞMESİ ile/ve/||/<> ARAÇLARIN, TEKNİKLEŞTİRİLMESİ

- DVM/SUPPORT VECTOR MACHINES[İng.] değil/yerine/= DESTEK VEKTÖR MAKİNELERİ

- DYSBİOSİS İLE EUBİOSİS İLE RESİLİENCE ile/||/<> MİKROBİYOM DENGESİ

( Mikrobiyal topluluk sağlığı. )
( Formül: Shannon çeşitlilik )

- DYSLEXIA[İng.] değil/yerine/= DİSLEKSİ

( Çoğunlukla okuma, yazma ve heceleme ile ilgili sorunlara sebep olan yaygın bir öğrenme güçlüğüdür. Disleksi belirli bir öğrenme güçlüğüdür, yani okuma ve yazma gibi öğrenme için kullanılan belirli yeteneklerde sorunlara neden olur. Disleksi, günlük olarak zorluklar çıkarabilen, yaşam boyu süren bir sorundur. Belirtileri arasında "d" ve "b" ya da "p" ve "q" gibi birbirine benzer harfleri birbirine karıştırmak; okuma zorluğu; imla zorluğu; yabancı dil öğrenme zorluğu; geç konuşma; harfleri, sayıları ve renkleri adlandırma ya da hatırlama zorluğu ve okuma içeren faaliyetlerden kaçınmak bulunur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DYSTONIA[İng.] değil/yerine/= DİSTONİ

( Kasların istemsiz olarak kasılmasına neden olan bir hareket bozukluğudur. Distoni, vücudunuzun bir bölümünü (fokal distoni), iki ya da daha fazla bitişik bölümünü (segmental distoni) ya da vücudunuzun tüm bölümlerini (genel distoni) etkileyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NOYAU E[Fr.] ile/değil/yerine/= E ÇEKİRDEĞİ


- COURBURE EN E[Fr.] ile/değil/yerine/= E EĞRİLİĞİ

- E-CELL[İng.] / PILE E[Fr.] / E-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= E-GÖZESİ/HÜCRESİ, E PİLİ

- E/M RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= E/M ORANI

- E-SAYRI/E-PATIENT ELECTRONIC PATIENT[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BİLGİLENMİŞ SAYRI

- E. COLİ NİSSLE 1917 ile/||/<> PATOJENİK E. COLİ

( E. coli Nissle 1917 probiyotik bir suş İLE patojenik E. coli hastalık yapıcıdır. Nissle 1917 bağırsak sağlığını korur İLE patojenik suşlar enfeksiyona neden olur. )
( Alfred Nissle tarafından 1917 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1874-1965) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Escherichia coli Nissle 1917 suşunu keşfetti, probiyotik tedavi) )

- EACH :/yerine HER BİRİ

- ead.[Lat. < EADEM] değil/yerine/= AYNI

- EAGER :/yerine İSTEKLİ

- EARNSHAW KURAMI

( Bir elektrik alanı içindeki yüklü bir nesne, sadece elektrik güçlerinin etkisiyle dengede kalamaz. )

- EARNSHAW NAZARİYESİ[Osm.] / EARNSHAW THEORY[İng.] / THÉORIE D'EARNSHAW[Fr.] / EARNSHAW-THEOREM, EARNSHAWSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EARNSHAW KURAMI


- EARTH değil/yerine/= YERYUVARI

- EBCED HESÂBI ile/değil EBCED

- EBCET ile EBCET HESABI

- EBED/Î, BENGİ[Ar.] ile/ve EZEL/Î[Ar. çoğ. AZAL]

( Sonu olmayan gelecek zaman. İLE/VE Öncesi olmayan geçmiş zaman. )
( Ezel ve ebed nedir? ŞİMDİ'dir! )
( Varlık'ın gelecekte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. İLE/VE Varlık'ın geçmişte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. )
( Ezel ve ebed, ikisi birden önsüzlüğü ve sonsuzluğu bildirir. )

- EBEDÎ/İLÂ NİHÂYE[Ar.] değil/yerine/= SONSUZ/UÇSUZ

- ... değil EBEGÜMECİ

- EBEGÜMECİ/PİNPİRİK ile AĞAÇ EBEGÜMECİ

( Çiçekleri ilâç, yaprakları sebze olarak kullanılan, kendiliğinden yetişen bir ot. İLE Ebegümecigillerden, boyu yüksek bir ot. )

- EBEGÜMECİ ile MÜLÛHYÂ

( Çiçekleri ilâç, yaprakları, sebze olarak kullanılan, kendiliğinden yetişen bir ot. İLE Mülhiye, ebegümecine benzeyen bir sebze. )

- EBEKİ ile/ve/||/<> EBEKİ
[<

( Küçümsemek. İLE/VE/||/<> Azımsamak. )

- EBELİ ile EBELİK


- EBÎ[Ar.] ile EBİR/EBR[Ar.]

( Baba. İLE Bulut. )

- EBONITE[İng.] / ÉBONITE[Fr.] / EBONIT, HARTGUMMI[Alm.] ile/değil/yerine/= EBONİT

- EBRULAMAK ile EBRU ile EBRUCU/LUK ile EBRULİ ile EBRULU

- EBUBEKİR CAMİİ

( Çamlıtepe (Derbent) mahalle meydanındaki cami yeni yapılan camilerden olup, Osmanlı mimarı tarzındadır ve tarihi özelliği yoktur. )

- EBUL FET CAMİİ

( Yedikule surlarının olduğu yerdeki yıkılmış camii. [İstanbul'un ilk camii] )

- EBÜLFETİH CAMİİ

( Rumelihisarı Kalesi içinde Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Ebülfetih Camii zamanla yıkıldı. )

- EBULLIOSCOPY[İng.] / ÉBULLIOSCOPIE[Fr.] / EBULLIOSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EBULYOSKOPİ

- EBYS/ELECTRONIC DOCUMENT MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BELGE YÖNETİM DÜZENİ

- EC50/EFFECTIVE CONCENTRATION OF %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ YOĞUNLUĞUN %50'Sİ

- ECE ile ECEL ile ECEL TERİ ile ECEL BEŞİĞİ ile ECEL ŞERBETİ


- EÇE/EKE/EZE ile EÇİ ile EKEÇ
[<

( Yaşça büyük kız kardeş. İLE Yaşça büyük olan erkek kardeş. İLE Halkın kız kardeşi(uht-ul-kavm).[Bilgece davranan küçük kız çocuğu.] )

- ECİNNİ ile ECİNNİ TAİFESİ

- ECKERT NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ECKERT[Fr.] / ECKERT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ECKERT SAYISI

- EÇKÜ = KEÇİ
[<

- ECLA'[Ar.] ile ECLÂ[Ar. < CELÎ]

( Kısa dudaklı ve miskin adam. İLE Pek belirli, çok âşikâr. )

- ECLIPTIC değil/yerine/= TUTULUM DÜZLEMİ

- ECOLOGICAL LIFE TIME değil/yerine/= ÇEVRESEL YAŞAM SÜRESİ

- ECONOMICS :/yerine EKONOMİ BİLİMİ

- ECONOMY :/yerine EKONOMİ

- ECZA ile ECZACI/LIK ile ECZALI ile ECZA DOLABI ile ECZA KUTUSU ile ECZA ÇANTASI ile ECZALI PAMUK ile ECZACI KALFASI ile ECZACI TEKNİSYENİ ile ECZACI MESUL MÜDÜRÜ


- ECZACI değil/yerine/= EMCİ

- ECZACIBAŞI DİSPANSERİ

( Tarabya çarşısı içinde bulunan Eczacıbaşı Dispanseri, Eczacıbaşı ailesi tarafından yaptırıldığı için bu isimle anılmakta olup, hizmet vermeye devam etmektedir. )

- ECZACIBAŞI SAHİLHANESİ

( Yeniköy Tarabya Yolu üzerindedir. 19. yy. ın sonlarında da inşâ edilen yalının ilk sahibi Mobil Şirketi Balkanlar Umum Müdürü A.V. Walter'di. Bu nedenle Walter Yalısı olarak da bilinir. Yalıyı bilahare Eczacıbaşı ailesi satın aldı ve onların adı ile tanındı. )

- ED50/EFFECTIVE DOSE %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ DOZUN YARISI

- EDÂ DAVÂSI değil/yerine/= EDİM ARANCI

- EDA/EXPLANATORY DATA ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= KEŞİFSEL VERİ ÇÖZÜMLEMESİ

- EDA ile EDAT ile EDATLI ile EDAT GRUBU ile EDAT TÜMLECİ ile EDATLI TÜMLEÇ

- EDÂLI-İŞVELİ

- EDDY CURRENTS[İng.] ile/değil/yerine/= EDDY AKIMLARI

- EDEBÎ ve/> EBEDÎ


- EDEBİ ile EBEDİ

- EDEBİ ile EDEBİ DİL ile EDEBİ ESER ile EDEBİ SANAT

- EDEBİLMEK ile EDEPLENMEK ile EDEPLENDİRMEK ile EDEPSİZLEŞMEK ile EDE ile EDEP ile EDER ile EDEPLİ/LİK ile EDEPSİZ/LİK ile EDEP YERİ ile EDEPSİZCE ile EDEPLİ EDEPLİ

- EDEBİYAT ile EDEBİYATÇA ile EDEBİYATÇI/LIK ile EDEBİYAT BİLİMİ ile EDEBİYAT TARİHİ ile EDEBİYAT BİLİMCİ

- EDEBLİ OLMALI!

- EDEN / KILICI

( AGENT )

- EDEPLİ:
FELSEFECİ
ve/||/<> MATEMATİKÇİ ve/||/<> HUKUKÇU

( Ancak, felsefeci, matematikçi ve hukukçular edeplidir.[Ancak, dile hâkim olabildikleri ve sorgulayabildikleri oranda.] [Ne hareketi/sporu temel/öncelikli alan, ne bilimsel tutarlılığı olan, ne de sanatsal duyarlılığı ile sınırları/nı aşan.] )

- [ne yazık ki]
EDEPSİZ
ile/değil/yerine/>< EDEPLİ

( Bildiği sözcükler kadar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilmediği sözcükler kadar. )

- EDİLGEN ALICI ile/ve/değil/yerine/<>/< ETKİN KURUCU

- EDİLGENLEŞMEK ile EDİLGENLEŞTİRMEK ile EDİLGEN/LİK ile EDİLGEN FİİL ile EDİLGEN ÇATI ile EDİLGENLİK EKİ


- EDİLGİ ile EDİLGİN/LİK

- EDİLMEK ile EDİNMEK ile EDİNİLMEK ile EDİNDİRMEK ile EDİLEBİLMEK ile EDİNEBİLMEK ile EDİNİVERMEK ile EDİ ile EDİK ile EDİM ile EDİP ile EDİMLİ ile EDİMSEL/LİK ile EDİMSİZ ile EDİMSELCİ/LİK ile EDİM BİLİMİ

- EDİNİLEBİLİR ile ELDE ETMEK ile BİLGİ EDİNMEK ile EDİNİLMİŞ ile KAZANILMIŞ BAĞIŞIKLIK ile EDİNME ile ALICI

- EDISON BATTERY[İng.] / BATTERIE D'EDISON[Fr.] ile/değil/yerine/= EDİSON BATARYASI

- EDİSYON[Fr. < ÉDITION] değil/yerine/= BASI. | BASKI

- EDUCATOR :/yerine EĞİTİMCİ

- EDVAR ile EDVAR MUSİKİSİ

- EEG/ELEKTROENSEFALOGRAM ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ

( )

- EF/EJEKSİYON FRAKSİYONU EJECTION FRACTION[İng.] değil/yerine/= FIRLATMA YÜZDESİ

- EFDAL ile HAYIR/LI

( ... İLE Bu varken buna bakılmaz anlamında kullanılır. )

- EFEMİNE[Fr. < EFFÉMINÉ] değil/yerine/= KADINSI

- EFENDİLEŞMEK ile EFENDİ/LİK ile EFENDİM ile EFENDİCE ile EFENDİ EFENDİ

- EFENDİSİ ve/||/<>/< KÖLESİ

( Bilginin. VE/||/<>/< Çalışmanın. )

- EFFECT :/yerine ETKİ

- EFFECTIVE :/yerine ETKİLİ

- EFFICIENT :/yerine VERİMLİ

- EFİ[Ar.] değil/yerine/= ÖNALIMCI

- EFLATUN ile EFLATUNİ

- EFOR TESTİ[İng.] değil/yerine/= GÜÇ SINAMASI

- EFSANE ile EFSANEVİ ile EFSANELER


- EFSANELEŞMEK ile EFSANELEŞTİRMEK ile EFSANELEŞTİRİLMEK ile EFSANE ile EFSANELİ ile EFSANESİZ

- EFSÂNEVÎ ile/ve/||/<> ÂBİDEVÎ

- EFSANEVİ ile MUHTEŞEM KUŞ

- EGE DENİZİ değil ADALAR DENİZİ

- EĞE KEMİĞİ[AZM-İ DIL'Î]

( (HZ. ADEM'İN) SOL KABURGA(SI) )

- EĞİK/LİK ile EĞİK YAZI ile EĞİK BİÇME ile EĞİK ÇİZGİ ile EĞİK DÜZLEM ile EĞİK SİLİNDİR

- EĞİLİM ile/ve/<> İLGİ

( Tanım: Nedenleri zihinsel/duygusal olarak belirli ya da belirsiz etkilenim süreci. İLE/VE/<>
Zihinde ya da duygularda bir karşılık/anlam oluşması ve içsel geribildirimi.
Sözlükte: Benimseme, benimseyiş, eğinim, heves, ilgi, ilgilenme, istidat, merak, meyil, meyletme, önemseme, temayül, yetenek, yönelim, yöneliş, yönelme, yönseme )

- EĞİLİMLİ ile/değil EĞİMLİ

- EĞİLME:
BARDAK
ile/ve/değil/||/<>/>/< SÜRAHİ

( Çırak. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Usta. )
( Derin olan, dolu olan, usta olan, boyun büker/bükmelidir! Çırak değil! )

- TENSION DE FLEXION[Fr.] ile/değil/yerine/= EĞİLME GERİLMESİ


- BENDING MOMENT[İng.] / MOMENT FLÉCHISSANT[Fr.] / BIEGNUNGSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİLME MOMENTİ

- EĞİLMEDE:
"ÇIKAR" / "ÜSTÜNLÜK"
ile/değil/yerine SAYGI

( Nokta kadar "çıkar/ın" için, virgül kadar eğilme! / Kimse, kimseden "üstün" ya da yukarıda değildir/olamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir kişinin, hizmetine, emeğine, çabasına saygı duyuyorsak... )

- STEIGUNGSKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM ÇİFTLENİMİ

- GRADIENT COUPLING[İng.] ile/değil/yerine/= EĞİM EŞLEMESİ

- GRADIENTENKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞİM ETKİLEŞMESİ

- EĞİM ile EĞİM ile EĞİMLİ ile EĞİK DÜZLEM

- EĞİTİM ile EĞİTİMCİ/LİK ile EĞİTİMLİ/LİK ile EĞİTİMSEL ile EĞİTİMSİZ/LİK ile EĞİTİM ALANI ile EĞİTİM BİLİMİ ile EĞİTİM DÖNEMİ ile EĞİTİM KURUMU ile EĞİTİM BİLİMCİ ile EĞİTİM BİLİMSEL ile EĞİTİM PROGRAMI ile EĞİTİM ENSTİTÜSÜ ile EĞİTİM FAKÜLTESİ

- EĞİTİM ve/<>/|| TEDAVİ

( eğitim şart )

- EĞİTİM:
GERÇEKLERİN ÖĞRETİLMESİ
ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNMEK İÇİN AKLIN EĞİTİLMESİ

- EĞİTİMİN:
KÖKLERİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MEYVESİ

( Acı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Tatlı. )

- EĞİTMEK ile EĞİTİMLİ ile EĞİTİMLİ İNSANLAR ile EĞİTİM ile EĞİTİM TEŞVİKİ ile EĞİTİCİ ile EĞİTİCİ ile EĞİTİMCİ

- EĞLEMEK ile EĞLENMEK ile EĞLEŞMEK ile EĞLENİLMEK ile EĞLENDİRMEK ile EĞLENEBİLMEK ile EĞLEK ile EĞLENCE/LİK ile EĞLENCELİ ile EĞLENCESİZ/LİK

- EĞLENCE ile EĞLENCE AŞIĞI ile EĞLENCELİ

- EĞLENCE ile/ve/||/<> EĞLENCELİ ile/ve/||/<> ZEVK ALMAK ile/ve/||/<> ZEVK

- EĞLENDİREBİLMEK ile EĞLENDİRİ

- EĞLENDİRMEK ile EĞLENCE ile EĞLENCE PARKI

- EĞMEK ile EĞMEÇ ile EĞMEÇLİ

- EGO/N/(/U) ile/değil/yerine BENLİK/ĞİNİ

( Yok bil! İLE/DEĞİL/YERİNE Var bil! )

- EGOSANTRİK/EGOCENTRIC[İng.] değil/yerine/= BENMERKEZLİ/BENMERKEZCİ

- EGOSANTRİK[Fr. < ÉGOCENTRIQUE] değil/yerine/= BENİÇİNCİLİK YANLISI


- EGOSANTRİST[Fr. < ÉGOCENTRISTE] değil/yerine/= BENİÇİNCİ

- EĞRELTİ ile EĞRELTİ OTU ile EĞRELTİ OTUGİLLER

- EĞRİ-BÜĞRÜ(İVİCAÇLI)

- EĞRİ KAPI

( Edirnekapı'dadır. )

- EĞRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< DOĞRU

( Doğrulabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/></>/< Eğrilebilir. )
( Ne "eğriler", doğrula; ne "doğrular", eğrile. )
( Oturalım. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/></>/< Konuşalım. )

- EĞRİ ile EĞRİ UYDURMA ile EĞRİ ÇİZİCİ ile EĞRİ İZLEYİCİ ile KAVİSLİ ile EĞRİ ÇİZGİ

- EĞRİ ile HELİS[Fr. < Yun.]

( ... İLE Bir silindirin anadoğrularını, sabit bir açı altında kesen eğri. )

- EĞRİ ile KOYUN EĞRİSİ

- MÜNHANİ[Osm.] / CURVE[İng.] / KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= EĞRİ

- EĞRİLİK İLE BURULMA İLE FRENET ile/||/<> EĞRİ KURAMSİ

( Uzayda eğrilerin karakteristikleri. )
( Formül: κ = |r' × r'|/|r'|³ )

- EĞRİLMEK ile EĞRİTMEK ile EĞRİ/LİK ile EĞRİM ile EĞRİCE ile EĞRİLİ ile EĞRİ SÖZ ile EĞRİ YÜZ ile EĞRİ BÜĞRÜ/LÜK ile EĞRİ SÖZLÜ/LÜK ile EĞRİ YÜZLÜ/LÜK ile EĞRİ ÇEHRE ile EĞRİ ÇEHRELİ

- EĞSİ = KÖSEĞİ

( Ateşi karıştıracak odun ya da demir. | Ucu yanmış odun. )

- EGZAMA ile EGZAMALI

- EGZERSİZ YAPMAK ile KONTROLÜN UYGULANMASI ile GÜÇ KULLANIMI ile EGZERSİZ YAPMAK

- EGZOZ ile EGZOZCU/LUK ile EGZOZ GAZI

- EHÂLÎ/AHÂLİ[Ar. < EHL] ile EHÂLÎL[Ar. < İHLÎL]

( Bir mahallede/semtte/kasabada/köyde yerleşip oturanlar. | Halk, umûm. İLE Penis deliği. )

- EHK/ELECTRONIC PATIENT RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI KAYDI

- EHL-İ DİL ile/ve/>/değil/yerine GÖNÜL EHLİ

- EHLİLEŞMEK ile EHLİLEŞTİRMEK ile EHLİLEŞTİRİLMEK ile EHLİ

- EHR/ELECTRONIC HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI


- EHRENFEST'S EQUATION[İng.] / EHRENFEST/SCHE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST DENKLEMİ

- ÉQUATIONS D'EHRENFEST[Fr.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST DENKLEMLERİ

- EHRENFEST NAZARİYESİ[Osm.] / EHRENFEST'S THEORY[İng.] / THÉORIE D'EHRENFEST[Fr.] / EHRENFEST/SCHE-THEOREM/THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST KURAMI

- EHRENFEST'S LAW[İng.] / LOI D'EHRENFEST[Fr.] / EHRENFEST/SCHE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EHRENFEST YASASI

- EHRS/ELECTRONIC HEALTH RECORD SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK KAYDI DÜZENİ

- EHS/ELECTRONIC HEALTH SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAĞLIK DÜZENİ

- EHS/ELECTRONIC PATIENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK SAYRI DÜZENİ

- EHVEN-İ ŞER[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜNÜN İYİSİ

- EINSTEIN VISCOSITY EQUATION[İng.] / EINSTEIN/SCHE VISKOSITÄTSGLEICHUNG, EINSTEIN-VISKOSITÄTSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN AĞDALILIK DENKLEMİ

- EINSTEIN'S FIELD EQUATIONS[İng.] / ÉQUATION DU CHAMP D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-FELDGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ALAN DENKLEMLERİ


- EINSTEIN RELATION[İng.] / RELATION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-BEZIEHUNG, EINSTEIN-RELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN BAĞINTISI

- EINSTEIN-BOHR EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'EINSTEIN-BOHR[Fr.] / EINSTEIN-BOHR/SCHE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-BOHR DENKLEMİ

- EINSTEIN-DE HAAS EFFECT[İng.] / EFFET EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS ETKİSİ

- EINSTEIN-DE HAAS METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EINSTEIN-DE HAAS[Fr.] / EINSTEIN-DE-HAAS-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE HAAS YÖNTEMİ

- EINSTEIN-DE SITTER MODEL[İng.] / MODÈLE D'EINSTEIN-DE SITTER[Fr.] / EINSTEIN-DE-SITTER-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-DE SİTTER ÖRNEKÇESİ/MODELİ

- EINSTEIN DIFFUSION EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DIFFUSION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-DIFFUSIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN DİFÜZYON DENKLEMİ

- EİNSTEİN EŞDEĞERLİK DENKLEMİ

- EİNSTEİN MÜADELET KÂİDESİ[Osm.] / EINSTEIN'S EQUIVALENCE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'ÉQUIVALENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ÄQUIVALENZGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN EŞDEĞERLİK İLKESİ

- EINSTEIN'S PHOTOELECTRIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION PHOTOÉLECTRIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-PHOTOELEKTRISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FOTOELEKTRİK DENKLEMİ

- FRÉQUENCE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE FREQUENZ/ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FREKANSI


- EİNSTEİN UMÛMÎ İZÂFİYET NAZARİYESİ[Osm.] / EINSTEIN'S GENERAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ GÉNÉRALE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ALLGEMEINE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN GENEL GÖRELİLİK KURAMI

- EINSTEIN COEFFICIENTS[İng.] / COEFFICIENTS D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN KATSAYILARI

- EINSTEIN-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN KAYMASI

- EINSTEIN'S SPECIAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ RESTREINTE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE SPEZIELLE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZEL GÖRELİLİK KURAMI

- EINSTEIN'S THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI

- EINSTEIN-PLANCK LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN-PLANCK[Fr.] / EINSTEIN-PLANCK/SCHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-PLANCK YASASI

- EINSTEIN-ROSEN WAVES[İng.] / ONDES D'EINSTEIN-ROSEN[Fr.] / EINSTEIN-ROSEN-WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN-ROSEN DALGALARI

- EINSTEIN'S NUMBER[İng.] / NOMBRE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SAYISI

- EINSTEIN'S FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN SIKLIĞI

- ÉQUATION DE LA VISCOSITÉ D'EINSTEIN[Fr.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN VİSKOZİTE DENKLEMİ


- EINSTEIN'S LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN YASASI

- EINSTEIN ve/||/<> ROSEN (KÖPRÜSÜ)/SOLUCAN DELİĞİ

( Nathan Rosen ve Albert Einstein tarafından ileri sürülmüştür. Genel olarak beyaz delikler ve kara delikler arasındaki bağlantıya, "solucan deliği" denilmektedir. Bu bağlantı sayesinde, zamanda kısayol bir yol oluşturmaktadır. Kara deliğin en dip noktasında hacim sıfırdır ve yoğunluk sonsuzdur. Yani, kara deliğin dibinde çok güçlü bir çekim etkisi vardır. Bu yüzden buradaki zaman ve mekân bilinenin dışındadır. Bu kuram ile iki kara deliğin farklı boyutlarda bağlanması ile çekim etkisinden yararlanılarak bir kara deliğin içine girip öteki kara deliğin içinden kısa bir zamanda çıkılabilir. )

- EINTHOVEN GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE D'EINTHOVEN[Fr.] / EINTHOVEN-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNTHOVEN GALVANOMETRESİ

- EJDER(DRAGON) ile BOYNUZLU DAĞ EJDERİ

( image )

- EJDERHA (DRAGON) ile YAPRAKSI DENİZ EJDERİ