| ORTA SÖZCÜĞE GÖRE |

- SABAN/PULLUK[Rusça PLOUG] ile SAPAN

( Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı. @@ ... )

- SABG[Ar.] ile SÂBİG/A[Ar.] ile SÂBIK[Ar. < SEBK]

( Boyama/boyanma. | Bazı bitki köklerine ispirto, eter gibi şeyler karıştırılarak yapılan ilâç. İLE Tam, uzun, ayrıntılı/tafsilâtlı. İLE Geçici, geçen, geçmiş. | Şimdikinden bir önce memurlukta bulunmuş olan. | İleride bulunan, zamanca/rütbece önde bulunan. )

- SABIK ile SABIKA ile SABIKALI/LIK ile SABIKASIZ/LIK ile SABIKA KAYDI

- SABIRSIZLANMAK ile SABIRSIZLANDIRMAK ile SABIR ile SABIRLI/LIK ile SABIRSIZ/LIK ile SABIR TAŞI ile SABIRSIZCA

- BASE LOAD CONSUMPTION[İng.] / CONSOMMATION EN RUBAN[Fr.] / BANDVERBRAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SABİT YÜK TÜKETİMİ

- SABİTLEMEK ile SABİTLEŞMEK ile SABİTLEŞTİRMEK ile SABİTLEŞEBİLMEK ile SABİTLEŞTİRİLMEK ile SABİ ile SABİT/LİK ile SABİT KUR ile SABİT FİKİR ile SABİT KALEM ile SABİT FİKİRLİ/LİK ile SABİT POLİNOM

- SABİTLENME[İng. FIXATION] ile/||/<> NÖTRAL EVRİM KURAMI[İng. NEUTRAL THEORY OF MOLECULAR EVOLUTION] ile/||/<> WRİGHT-FİSHER MODELİ[İng. WRIGHT-FISHER MODEL]

( Bir popülasyonda, tek bir alel haricindeki bütün alellerin, tüm bireylerden silinmesi, dolayısıyla o alelin popülasyonda %100 (1) oranına ulaşmasıdır. Bu durumda alel "sabitlendi" denir. @@ Uyum başarısı üzerinde etkisi olmayan mutasyonlar (nötr mutasyonlar) sonucu oluşan alellerin, popülasyon içinde sabitlenmesini ve bunun sonucunda meydana gelen yavaş değişimleri inceleyen kuramdır. Aynı zamanda, mutasyonların çoğunun nötr olduğunu ispatlayan, sadece ufak bir kısmının zararlı ya da faydalı olabileceğini gösteren kuramdır. @@ Wright-Fisher modeli genetik sürüklenmenin açıklanmasında sıkça kullanılan matematiksel bir modeldir. Popülasyonların sınırlı ve sabit bir büyüklükte olduğunu ve çiftleşmenin rastgele oluştuğunu varsayar. Bu modelin sonuçlarından biri, eğer popülasyonda yeni bir alel oluşursa bu alelin sabitlenme olasılığının bu yeni alelin frekansına eşit olduğudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SABRETMEK ile SABREDEBİLMEK

- SABRI OLMAYAN ile/ve/değil/yerine/>/<>/>< RÂZI OLAN

( İntizar eden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>/<>/>< Zevk eden. )

- SABUKLAMAK ile SABUKLANMA


- SABUNLAMAK ile SABUNLANMAK ile SABUNLAŞMAK ile SABUNLAŞTIRMAK ile SABUN/LUK ile SABUNCU/LUK ile SABUNLU ile SABUNSUZ ile SABUN OTU ile SABUN TAŞI ile SABUN TOZU ile SABUN AĞACI ile SABUN BALIĞI

- SAÇAK ile SAYVAN[Fars.]

( ... İLE Güneşten, yağmurdan korunmak için ya da süs olarak, bir şeyin üzerine çekilen, dam saçağı gibi düz ya da eğilimli örtü. | Evlere bitişik, önü açık, direkler üzerine oturtulmuş, üzeri örtülü yer. | Kulak kepçesi. )

- SAÇALAMAK ile SAÇABİLMEK ile SAÇALANMAK ile SAÇAKLANMAK ile SAÇAK ile SAÇAKLI ile SAÇAK KÖK ile SAÇAK BULUT

- SACCHAROMYCETES CEREVİSİAE ile/||/<> HETEROKARYON

( Tek gözeli Ascomycete mayası, fırıncı ya da bira mayası olarak da bilinir. Özellikle rekombinant DNA ve göze döngüsü, çiftleşme tipi ve heterokaryon uyumluluğu çalışmalarında basit bir ökaryotik model olarak kullanılır. Bir prokaryotik sistemin avantajlarına sahiptir, ancak gerçek bir ökaryottur. Ökaryotların E.coli'si olarak kabul edilir. S. cerevisiae, eşeyli ve eşeysiz çoğalabilir ve haploid ya da diploid olarak yetiştirilebilir. Genomu 1997'de dizildi ve 12.057.500 bp içeriyor; 16 kromozomu 6.000 geni bulunuyor. @@ Birden fazla genetik olarak farklı çekirdeğe sahip göze. Fungal (heterokaryon) uyumsuzluk çeşitleri birebir aynı olduğu takdirde, fungilerde doğal olarak gözlemlenen bir durumdur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- TENÂSÜR[Osm.] / SCATTERING[İng.] / STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA

- SAÇILMAK ile SAÇIŞTIRMAK ile SAÇILABİLMEK ile SAÇILIVERMEK ile SAÇI ile SAÇIK ile SAÇIŞ

- SAÇMA ile "SAKAT"

- SAÇMAK ile SAÇMALAMAK ile SAÇMALAŞMAK ile SAÇMALAŞTIRMAK ile SAÇMALAYABİLMEK ile SAÇMACI/LIK ile SAÇMALIK ile SAÇMA SAPAN

- SAÇMAK ile/ve/değil/||/<>/< SAVURMAK

- SADAK ile SADAKA ile SADAKLI ile SADAKA TAŞI


- SADAKAT ile SADAKATLİ/LİK ile SADAKATSİZ/LİK

- SADÂKAT ile/değil/yerine SAF BAKIŞ

- SADASHIVA ile/||/<> SAT-SANG ile/||/<> SADANUBHAVA

( Sürekli güzellik, sürekli refah. @@ Doğru ve bilge kimselerle beraberlik. @@ Ebedi Gerçeğin deneyimi. )

- SADELEŞMEK ile SADELEŞTİRMEK ile SADELEŞEBİLMEK ile SADELEŞTİRİLMEK ile SADE/LİK ile SADET ile SADECE ile SADE KEK ile SADE KAHVE ile SADE BİRİMLER BÖLÜĞÜ

- PURE GERMANIUM DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR AU GERMANIUM PUR[Fr.] / REINSTGERMANIUMDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAF GERMANYUM DEDEKTÖRÜ

- SAF ile/ve/< SADE[Fars. < SÂZEC]

( Bir maddenin, kavramın ve/ya da ...'nın kendi özünden/doğasından uzaklaşmadığı kadar ve dışarıdan etkilenmediği derecede bulunduğu hal. İLE/VE
Bir maddenin ve/ya da kavramın etkilendiği dış faktörlerin olabildiğince alt seviyede/kıvamda tutulup, fazlalılığa/aşırılığa/lükse gitmeme/kaçmama hali. )
( Sadelikten şaşmamak doğrudur. )
( Saflaşın, dikkatli ve uyanık olun, hazır bulunun. )
( Be pure, be alert, keep ready. )

- SAFDİL[Fars.] ile/= SAFDERUN[Fars.]

( Kolayca aldatılan. )

- SAFF[Ar. çoğ. SUFÛF] ile SÂF[Ar.]

( Dizi, sıra. İLE Sade, arı, katıksız. | Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen. )

- SAFHINI BELİRLEMEK/BİLMEK ile/ve SAF OLMAK/KALMAK

- SÂFİR[Ar. < SEFER | çoğ. SÜFFÂR] ile SAFÎR[Ar.]

( Yola çıkmaya hazır, yolcu. | Yazıcı, kâtip. İLE Islık. | İnce, güzel ses. | Islığımsı ses. | Gök yakut. )

- SAPPHIRE[İng.] / SAPHIR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAFİR

- SAFİYET ve/||/<> SAMİMİYET

- SAFLAŞMAK ile SAFLAŞTIRMAK ile SAFLAŞTIRILMAK

- SAF/LIK ile KATIŞIKSIZ/LIK, KATIKSIZLIK

- SAFRA ile SAFRAN ile SAFRALI ile SAFRASIZ ile SAFRA SUYU ile SAFRA TANKI ile SAFRA KESESİ ile SAFRA YEŞİLİ

- RIGHT-HAND RULE[İng.] / RÈGLE DE LA MAIN DROITE[Fr.] / DREIFINGERREGEL (RECHTE HAND), RECHTGÄNGIGE REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL KURALI

- SAĞ SALİM değil/yerine/= SAĞ SAĞLAM/SAĞ ESEN/ESENLİKLE

- SAĞA SOLA (SORMAK, BAKMAK)

- SAĞALTIM ile SAĞALTICI/LIK

- SAĞDAN, SOLA DOĞRU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAĞDAN, KALBE DOĞRU


- SAĞGÖRÜ ile SAĞGÖRÜLÜ/LÜK ile SAĞGÖRÜSÜZ/LÜK

- SAĞILMAK ile SAĞIRLAŞMAK ile SAĞI ile SAĞIM/LIK ile SAĞIN ile SAĞIR/LIK ile SAĞIMLI ile SAĞIR KEF ile SAĞIR NUN ile SAĞIR KAPI ile SAĞIR RENK ile SAĞIR DUVAR ile SAĞIR YILAN ile SAĞIR DİLSİZ ile SAĞIR PUSULA ile SAĞIR PENCERE ile SAĞIM MAKİNESİ ile SAĞIN BİLİMLER ile SAĞIR MİKROFON

- SAĞÎR/SAGİR[Ar.] ile/değil/||/<>/> SAĞIR[Ar.]

( Küçük, ufak. | Ergenlik çağına gelmemiş, bülûğa ermemiş, velî ya da vasîye muhtaç çocuk. | Ayırt edemeyen. | Zelil ve aşağılık kişi. İLE/DEĞİL/||/<>/> Duymayan. )

- SAĞIR(") ile ŞAİR

( Sağırın uydurduğunu, şair uyduramaz. )

- SAĞLAMAK ile SAĞLANMAK ile SAĞLATMAK ile SAĞLAMLAMAK ile SAĞLAMLAŞMAK ile SAĞLATTIRMAK ile SAĞLANABİLMEK ile SAĞLAYABİLMEK ile SAĞLAMLAŞTIRMAK ile SAĞLAMLAŞTIRILMAK ile SAĞLAM/LIK ile SAĞLAMCA ile SAĞLAMCI/LIK ile SAĞLAM PARA

- SAĞLIK ve/> ONGUNLUK/SAADET/MUT

( Sağlık olmazsa saadet olamaz. )
( ASKLEPIOS )

- SAHA IONIZATION[İng.] / IONISATION DE SAHA[Fr.] / SAHA-IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= SAHA İYONLAŞMASI

- ŞÂHİD[Ar. < ŞEHÂDET | çoğ. ŞEVÂHİD] ile ŞÂHİD[Fars.]

( Tanık. | Senet yerine geçecek biçimde büyük bir yapıttan ya da kişiden alınan örnek. İLE Sevgili. | Güzel. )

- SAHİH ile SAKÎM

- SAHİH ile/ve SARİH

( Bahs'te. İLE/VE Keşf'te. )

- SAHİLEŞMEK ile SAHİLEŞTİRMEK ile SAH ile SAHA ile SAHİ ile SAHN ile SAHACA ile SAHİCİ/LİK ile SAHA AMİRİ ile SAHA AVANTAJI ile SAHA KOMİSERİ

- SAHÎN[Ar. < SUHÛNET] ile SAHÎN[Ar. < SİHAN]

( Sıcak, kızgın, ısınmış. İLE Kalın. | Sık. | Katı, pek. )

- ŞAHİNLEŞMEK ile ŞAHİN ile ŞAHİNCİ/LİK ile ŞAHİNLER ile ŞAHİN BAKIŞLI

- SAHİP ÇIKMAK ile SAVUNMAK

- SAHİPLENMEK ile/yerine SAHİP ÇIKMAK

- SAHİPLENMEK ile SAHİPLENDİRMEK ile SAHİPLENEBİLMEK ile SAHİP/LİK ile SAHİPLİ/LİK ile SAHİPSİZ/LİK

- ŞAHİT ile/değil ŞAYET

- ŞAHİT/LİK ile ŞAHİTLİ/LİK ile ŞAHİTSİZ/LİK

- ŞAHLANMAK ile ŞAHLANDIRMAK ile ŞAHLANABİLMEK

- SAHNELEMEK ile SAHNELENMEK ile SAHNELETMEK ile SAHNELEYEBİLMEK ile SAHNE ile SAHNE DENGESİ ile SAHNE SANATLARI


- ŞAHSİLEŞTİRMEK ile ŞAHSİ-LEŞ-TİRMEK

- ŞAHSİYET ile ŞAHSİYETLİ/LİK ile ŞAHSİYETSİZ/LİK

- SAHTEGEN[İng. PSEUDOGENES] ile/||/<> PSÖDOGEN[İng. PSEUDOGENES]

( "Anlamsız mutasyon" isimli bir mutasyon tipi sonucu oluşmuş, bölünme yeteneği olmayan gendir. Psödogenler genellikle "y" sembolü ile ifade edilirler. DNA dizisindeki psödogenler ancak protein sentezi sırasındaki bir aksama sonucu anlaşılabilir. RNA dizisinde ise psödogenleri tanımak çok daha kolaydır. @@ Anlamsız mutasyona sahip ve transkripsiyon yeteneğini olmayan bir gen. Bazı psödogenler, işlenmiş mRNA'nın retropozisyonundan kaynaklanır ve intronların ekspresyonu için gerekli düzenleyici sekansları bulunmaz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SAHTELEMEK ile SAHTELETMEK ile SAHTE/LİK ile SAHTECİ/LİK

- SAHUR ve/<> SEHER

- SÂİB[Ar.] ile SÂİB[Ar. < SEVÂB] ile SÂİB[Ar. < SE'B] ile SAİB[Ar.] ile SAHİB[Ar.]

( Bir yerle, bir şeyle ilişiği olmayan. İLE Yanlışsız, doğru, yanlışlık yapmayan. | Amaca, hedefe uygun. | Hedefe doğru ulaşan. İLE Yağmur getiren bora[İt. < Yun.][: genellikle arkasından yağmur getiren sert ve geçici rüzgâr/yel.]. İLE Çarmıha germek. İLE Sahip[mâlik]. | Bir vasfı olan[hâiz]. | Koruyan[hâmî]. | Bir iş yapmış olan. | Sürekli sohbette bulunan. | Hak yolunu göstermek isteyen mürşid. )

- ŞAİBE[< ŞEVB | çoğ. ŞEVÂİB] ile/değil ŞÂYİA[çoğ. ŞÂYİÂT]

( Leke, kusur, ayıp; noksan, nakîsa. | Art düşünce. | Hile. | Kir, leke | Kötü eser, iz. İLE/DEĞİL Yayılmış haber, yaygın olan, söylenti. )

- ŞAİBE ile ŞAİBELİ ile ŞAİBESİZ/LİK

- SÂİD[Ar. < SUÛD] ile SÂİD[Ar. çoğ. SEVÂİD] ile SAÎD[Ar. < SUÛD]

( Yukarı çıkan, yükselen, kalkan/kalkıcı. | Ön kol. | Pestten tize doğru giden çıkıcı dizi.[>< NÂZİL(İNİCİ): Tizden peste doğru] İLE Kolun dirsekle bilek arasındaki bölümü. İLE Yüksek. | Yukarı çıkan. )

- SAİKLER/LE" değil SAİK[Ar. < SEVK] (İLE)

( "Saik", sevk sözcüğünün çoğulu olduğundan, çoğul olana bir "-ler" eki daha olmaz/kullanılamaz. )

- SÂİL[Ar. < SAVLET] ile SÂİL[Ar. < SUÂL]

( Saldırıcı/saldıran. İLE Soran, suâl eden. | Dilenci. | Akıcı/akan.[< SEYELÂN] )

- ŞAÎR[Ar.] ile ŞÂİR[Ar. < Şİ'R | çoğ. ŞÂİRÂN, ŞUARÂ]

( Arpa. İLE Şair, ozan. )

- ŞAİRLEŞMEK ile ŞAİR/LİK ile ŞAİRE

- SAK ile SAĞ ile SAKA/LIK ile SAKE ile SAKİ ile SAKO ile SAKALI ile SAĞ İÇ ile SAĞ BEK ile SAĞ HAF ile SAĞ KOL ile SAĞ AÇIK/LIK ile SAĞ ESEN ile SAĞ PARA ile SAKA KUŞU ile SAĞ KANAT ile SAĞ SALİM ile SAĞ ŞERİT ile SAĞ SELAMET ile SAĞ ÇIKARMA ile SAĞ EĞİLİMLİ/LİK

- SÂKA[Ar. < SEVK/SAİK]/BEYYÂB ile ...

( Su taşıyan, sucu. )

- SA'KA[Ar.] ile SÂKA/SAKKÂ[Ar. < SEVK | çoğ. SÂİK] ile SAKA[Ar.] ile ŞAKA[Ar.]

( Bayılma, baygınlık, kendinden geçme durumlarına yol açan bir hastalık. İLE Ardçılar, ordunun gerisinde bulunan askerler. | Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan. | Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kişi. İLE Kuş. )

- SAKALLANMAK ile SAKAL ile SAKALLI/LIK ile SAKALSIZ/LIK ile SAKAL FIRÇASI ile SAKALLI KARTAL

- SAKARİN ile SAKARİNLİ ile SAKARİNSİZ

- SAKARLAŞMAK ile SAKAR/LIK ile SAKARCA ile SAKAR OTU ile SAKAR MEKE

- SAKATLAMAK ile SAKATLANMAK ile SAKAT/LIK ile SAKATÇI


- ŞÂKÎ[Ar. < ŞİKÂYET] ile ŞAKÎ[Ar. < ŞEKÂVET]

( Şikâyetçi, şikâyet eden. İLE Bahtsız, kötü hareketli, haylaz, habîs. | Yol kesen, haydut. )

- ŞAKIMAK ile ŞAKALAŞMAK ile ŞAKALAŞABİLMEK ile ŞAK ile ŞAKA ile ŞAKİ/LİK ile ŞAKACI/LIK ile ŞAKALI ile ŞAKULİ ile ŞAK ŞAK ile ŞAKASIZ ile ŞAKA MAKA ile ŞAKA YOLLU

- SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR değil SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR

- SAKINAN GÖZE ÇÖP BATAR değil SAKINILAN GÖZE ÇÖP BATAR

- SAKINIM ile SAKINIMLI ile SAKINIMSIZ

- SAKİNLEMEK ile SAKİNLEŞMEK ile SAKİNLEŞTİRMEK ile SAKİNLEŞEBİLMEK ile SAKİN/LİK ile SAKİNCE ile SAKİN SAKİN

- SAKİNLİYİM" değil SAKİNLEŞEYİM

- SAKINMAK ile SAKINILMAK ile SAKINDIRMAK ile SAKINABİLMEK ile SAKIN ile SAKINCA ile SAKINCALI/LIK ile SAKINCASIZ/LIK ile SAKINCALI PİYADE

- SAKINTI ile SAKINTILI ile SAKINTISIZ

- ŞAKIRRÂK/ŞIKIRRÂK[Ar.] ile ŞAKRAK[Ar.]


- ŞAKIRTI ile ŞAKIRTILI ile ŞAKIRTISIZ

- SAKIZ AĞACI CAMİSİ = SAHAF MUSLİHİDDİN CAMİSİ

( Kasımpaşa'da, Sakız Ağacı semtindedir. )

- SAKIZLAŞMAK ile SAKIZLAŞTIRMAK ile SAKIZ ile SAKIZCI/LIK ile SAKIZLI ile SAKIZ AĞACI ile SAKIZ BADEMİ ile SAKIZ DİKENİ ile SAKIZ KABAĞI ile SAKIZ RAKISI ile SAKIZ BAKLASI ile SAKIZ TATLISI ile SAKIZ ENGİNARI ile SAKIZ LEBLEBİSİ

- SACCHARIDE[İng.] / SACCHARATE[Fr.] / SACCHARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARAT, SAKKARİT

- SACCHARIFICATION[Fr.] / VERZUCKERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİFİKASYON

- SACCHARIC ACID[İng.] / ACID SACCHARIQUE[Fr.] / SACCHARINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİK ASİT

- SACCHARIN, SACCHARINE[İng.] / SACCHARINE[Fr.] / SACCHARIN, O-BENZOESÄURESULFIMID[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİN

- SACCHAROMETER, SACHARIMETRY[İng.] / SACCHARIMÉTRIE[Fr.] / SACCHAROMETER, ZUCKERMESSUNG, ZUCKERMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKAROMETRE, SAKKARİMETRİ

- SUCROSE, SACCHAROSE[İng.] / SACCHAROSE[Fr.] / SACCHAROSE, SUCROSE, ROHRZUCKER, RÜBENZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKAROZ

- SAKLAMAK ile SAKLANMAK ile SAKLATMAK ile SAKLANILMAK ile SAKLANABİLMEK ile SAKLANIVERMEK ile SAKLAYABİLMEK


- SAKLAMAK ile/ve/||/<>/> SAYIKLAMAK

( Aşkı/nı. İLE/VE/||/<> Adı/nı. )

- SAKLAMA(MA)K ile/ve/<> ESİRGEME(ME)K

- ŞAKRAMAK ile ŞAKRAK/LIK ile ŞAKRAK KUŞU

- SAL ile SALT ile SALI ile SALTÇI/LIK ile SALT NEM ile SAL YARIŞI ile SALT DEĞER ile SALT SIFIR ile SALT SICAKLIK ile SALT ÇOĞUNLUK

- SALAHİYET ile SALAHİYETLİ/LİK ile SALAHİYETSİZ/LİK

- SALAKLAŞMAK ile SALAK/LIK ile SALAKÇA

- SALAK/LIK ile/değil/yerine/>< SABIRLI/LIK

- SALAMANJE[Fr. < SALLE À MANGER] değil/yerine/= YEMEK ODASI

- SALAT ile SALATA/LIK ile SALATALI ile SALATASIZ ile SALATALIK DOLMASI

- SALATA ile SELÎTA

( ... İLE İçine zeytinyağı konulan salata. )

- SALÇALAMAK ile SALÇALANMAK ile SALÇA/LIK ile SALÇALI ile SALÇALI MAKARNA

- SALDIRI ile/değil SAPTAMA/TESPİT/BEYAN

- SALDIRMAK ile SALDIRTMAK ile SALDIRABİLMEK ile SALDIRIVERMEK ile SALDIRTABİLMEK ile SALDIRI ile SALDIRICI/LIK ile SALDIRISIZ

- SALDIRMAK ile/değil/yerine/>< SARILMAK

- SALDIRMAK ile/ve/değil/yerine "SARMAK"

- SALDIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SATAŞMAK

- SALDIRMAK ile/ve/<>/> "SAYDIRMAK"

- SALGILAMAK ile SALGILATMAK ile SALGINLAŞMAK ile SALGI ile SALGIN/LIK ile SALGILI ile SALGINCI/LIK

- SALGILAYIŞ ile SALGILAYICI

- SÂLİK ile/ve/||/<>/> SÂDIK


- EMISSION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'ÉMISSION[Fr.] ile/değil/yerine/= SALIM TAYFI/SPEKTRUMU, EMİSYON SPEKTRUMU

- SALINCAK ile SALINCAKLI ile SALINCAKÇI ile SALINCAKSIZ

- OSCILLATION CENTER[İng.] / CENTRE DE L'OSCILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= SALINIM MERKEZİ

- SALINIM ile/değil SALIM

- SALINMAK ile SALINABİLMEK

- SALİP ile SALİPLİ ile SALİPSİZ

- SALICYLATE[İng.] / SALIZYLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SALİSİLAT

- SALICYLOL[İng.] ile/değil/yerine/= SALİSİLOL

- SALIVERMEK ile SALIVERİLMEK

- SALKIMAK ile SALKIM ile SALKIMLI ile SALKIM KÜPE ile SALKIM TOPU ile SALKIM AĞACI ile SALKIM BAŞAK ile SALKIM SAÇAK ile SALKIM SÖĞÜT ile SALKIM SALKIM


- SALLAMAK ile SALLANMAK ile SALLATMAK ile SALLANDIRMAK ile SALLANABİLMEK ile SALLAYABİLMEK ile SALLAYIVERMEK

- SALLANMA ile/ve/değil/yerine SALINIM

- SALLANMAK ile SARSILMAK

- SALLANTI ile SALLANTILI ile SALLANTISIZ

- SALLANTI ile SARSINTI

- SALMAK ile SALMALIK ile SALMA OMURGA ile SALMA TOMRUK

- SALSA ile BACHATA ile MAMBO ile MERENGUE ile SAMBA ile RUMBA ile CHA CHA CHA ile PASO DOBLE ile JIVE

( Dünyanın her yerinde bilinen Salsa, Avrupa'da, Karayipler'de, özellikle Küba ve Porto Riko'da, Orta Amerika'da, Panama, Guatemala ve New York'un Latin kolonilerinde çok gelişir. Elektrikli çalgıların da kullanıldığı Salsa danslarında, Afrika kökenli vurmalı çalgılar ve bakır üflemeli sazlar büyük rol oynar. Salsa'da, şarkılar her zaman İspanyolca olup şarkıların başlıca işlevi, dans figürlerine eşlik etmektir. Dünyanın belirli bölgelerinde, belirgin olarak ötekilerden ayrılan Salsa stilleri vardır. Birbirinden farklı figürlere sahip olan Salsa'nın tarzları, aynı dansın farklı yaklaşımları ve felsefeleri olarak kabul edilebilir.

İLE

1980'lerde, Dominik Cumhuriyeti'nde, turizmin gelişmesi ve ülkenin dünyaya açılması sonucu popülerliği artan Bachata, içinde aşk, tutku gibi duyguları yansıtan romantik şarkılarla yapılan bir dans türüdür. Bachata, ayrıca, ülkemizde Salsa'dan sonra en çok yeğlenen, yakın eşli bir danstır.

İLE

Küba'da ortaya çıkan Mambo, Kuzey Amerika'daki, Swing ve Rock gibi türlerden etkilenerek günümüzde yapılan biçimini alır. Erkek dansçının sol ayakla başladığı ve ağırlık merkezini ise kalça olarak belirlediği bu dans türü, en yaygın biçimde Küba'da karşımıza çıkar. 1950'li yıllarda, Avrupa tarafından da tanınan Mambo, kıtaları aşan bir dans olarak tüm dünyaya yayılır.

İLE

Dominik Cumhuriyeti'nin yerel dansı olan Merengue, özellikle küçük ve kalabalık dans salonlarına karşı oynanan bir dans türüdür. Oldukça hareketli figürler içeren Merengue, öğrenilmesi kolay, doğaçlamaya açık bir "eğlence" dansı olarak da bilinir. Çiftlerle değil bir çember biçiminde uygulanan Merengue, hızlı ayak hareketleri, omuzların silkilmesi ve kıvrak kalça hareketleri, bu dansın ana yapısını oluşturur.

İLE

Samba, Brezilya'nın Rio kentinde düzenlenen karnavallarda, kutlama ve eğlenceyi temsil eden dans olarak bilinir. Brezilya müziğine ait kuvvetli bir davulun da yer aldığı, özgün bir müziğe sahip olan Samba, Rio Karnavalı'ndaki dansçıların, gösterişli giysileriyle gösteriye dönüşür. Karnavallarda yapılan bu tip Samba, daha gelişmiş bir biçim olan Uluslararası Samba'dan farklıdır. Samba, Rio Karnavalı'nda, kişisel olarak uygulansa da uluslararası gösterilerde eşli olarak uygulanır.

İLE

Yavaş tempolu, zor bir Latin Amerikan dansı olan Rumba, dans eden çiftler arasındaki tutkuyu hareketlere yansıtır. Aşkın dansı olarak da nitelendirilen rumbada, dansın tutkusunun ve etkisinin büyük bölümü, müzikteki ezgilerde yaşam bulur. Rumba'yı, kusursuz olarak uygulamak için müziğe ve teknik ayrıntılara bağlılık gerekir. Bu ayrıntılar da dansçılardaki güçlü bir denge ve bilek, diz ve kalça koordinasyonu sonucunda ortaya çıkar.

İLE

Amerika'da, 1950'li yıllarda, Mambo ve Rumba'nın birleşiminden doğarak ortaya çıkan Cha Cha Cha, neşeli ritmleri ve müzikleriyle zamanla tüm dünyaya yayılan bir dans türü olur ve Uluslararası Latin Amerikan Dansları'nın vazgeçilmezlerinden sayılır. Canlı, dinamik, hızlı hareketler içeren Cha Cha Cha; neşeli, sevinçli, yerinde duramayanların dansı olarak adlandırılır.

İLE

Kökleri İspanya'ya uzanan "Paso Doble", "iki adım" anlamına gelir. Temiz ve canlı hareketler gerektiren Paso Doble'nin ruhunu seyirciye aktarabilmek için yavaş ve sakin hareketlerden kaçınmak gerekir. Latin dansları arasında en son öğrenilen Paso Doble'de, doğaçlama figürler yoktur, önceden belirlenmiş bir koreografiyi gerektirir.

İLE

Temelinde akrobatik hareketler barındıran bu dans türü, İkinci Dünya Savaşı süresince, Amerika'dan İngiltere'ye yayılır ve ilk olarak 1944 yılında, Londra'lı bir dans öğretmeni olan Victor Silvester tarafından "Jive" olarak adlandırılır. Canlı ve enerjik olmanın yanısıra, zarif bir görünüm de gerektiren bir Latin Amerikan dansı olan Jive, oldukça hareketli figürler içerir. )

- SALTANAT ile SALTANATLI ile SALTANATÇI/LIK ile SALTANATSIZ

- SALTIK ile SABİTE

- SAMAN/LIK ile SAMANİ ile SAMANLI ile SAMAN ALEVİ ile SAMAN RENGİ ile SAMAN KAĞIDI ile SAMAN SARISI ile SAMAN NEZLESİ ile SAMANLI GÜBRE ile SAMANLI KERPİÇ


- ŞAMAN/LIK ile ŞAMANİ ile ŞAMANLI ile ŞAMANİST ile ŞAMANİZM

- SAMANYA ile/||/<> VİSEŞA ile/||/<> SAMAVAYA

( Tümellik. @@ Özgüllük. @@ İçkinlik. )

- [ne yazık ki]
ŞAMAR OĞLANI (NA DÖN[DÜR/ÜL]MEK)
ile/ve/||/<> GÜNAH KEÇİSİ (İLÂN ETMEK/EDİLMEK)

- ŞAMDAN/LIK ile ŞAMDANCI/LIK ile ŞAMDANLI ile ŞAMDANSIZ

- ŞÂMİL[< ŞEML ve/< ŞÜMÛL]:
İÇİNE ALAN, KAPLAYAN, ÇEVRELEYEN

- SAMİMİYET ile AÇIKLIK ile SAYDAMLIK/ŞEFFAFLIK

( Açıklığı ve iyilikseverliği sayesinde hem çevresine, hem de sonuç olarak kendine yararlı olan biri simgelenir. )

- SAMİMİYET ve/||/<> SAMİMİ NİYET

- SAMİMİYET >< SAVUNMA

( "Savunmalarını" bırakmıyorsun ki, samimi olmasını istediğin kişi/ler bunu yapsın. )

- ŞAMPANYA ile ŞAMPANYALI ile ŞAMPANYASIZ ile ŞAMPANYA BARDAĞI

- SAMYAMA ile/ve SAMADHI ile/ve SAMYOGA

( Süper kontrol. İLE/VE Süper odaklanma. İLE/VE Süper birleşme. )

- ŞAN ile ŞANO ile ŞANS ile ŞANSLI/LIK ile ŞANSSIZ/LIK ile ŞANS OYUNU

- IMAGINARY POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= SANAL POTANSİYEL

- SANAT ve/||/<>/> SAĞALTIM ARACI

- SANAT ile SAYRILIK

- SANATLAŞMAK ile SANAT ile SANATLI ile SANATÇI/LIK ile SANATSAL/LIK ile SANATSIZ/LIK ile SANAT ERİ ile SANAT ADAMI ile SANAT ESERİ ile SANAT FİLMİ ile SANAT OKULU ile SANAT DÜNYASI ile SANAT DANIŞMANI ile SANAT ENSTİTÜSÜ ile SANAT DANIŞMANLIĞI

- SANAT(TA TAKLİT):
DOĞRU OLMAYANDA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< DOĞRU OLANDA

( Sanat, doğru olmayanı da taklit edebilir, doğru olanı da.
Doğru olmayanı taklit ederse aldatıcı olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Doğru olanı taklit ederse doğruluğunu daha çok güçlendirir. )
( Sanat, doğru ya da güzel olmayanı, doğru ve güzel olarak gösterebilir. )

- SANAYİLEŞMEK ile SANAYİLEŞTİRMEK ile SANAYİLEŞEBİLMEK ile SANAYİ ile SANAYİCİ/LİK ile SANAYİ ODASI ile SANAYİ SİTESİ ile SANAYİ ÜLKESİ ile SANAYİ BÖLGESİ ile SANAYİ KURULUŞU ile SANAYİ YATIRIMI

- SANCIMAK ile SANCILANMAK ile SANCI ile SANCILI ile SANCISIZ ile SANCI OTU

- SANÇMAK ile SANADURMAK ile SAN ile SANA ile SANI ile SANSASYON

- SANDALYE/LİK ile SANDALYECİ/LİK ile SANDALYELİ ile SANDALYESİZ ile SANDALYE KAVGASI


- SANDIĞA GÖMMEK ile/ve/||/<>/> SANDIĞA GÖMÜLMEK

- SANDIKLAMAK ile SANDIKLANMAK ile SANDIK ile SANDIKLI ile SANDIKÇI/LIK ile SANDIK EMİNİ ile SANDIK ODASI ile SANDIK SEPET ile SANDIK BALIĞI ile SANDIK EŞYASI ile SANDIK KURULU ile SANDIK LEKESİ ile SANDIK BAŞKANI ile SANDIK ÇEVRESİ ile SANDIK MÜŞAHİDİ ile SANDIK GÖZLEMCİSİ ile SANDIK BALIĞIGİLLER ile SANDIK GÖZLEMCİLİĞİ

- SANIRSAM değil SANIRIM/SANIYORUM

( Anlatımda, bir koşulun[eğer/ise] tekrar ya da ikinci kez koşulu olmaz! Zannetmek ya da sanmak, bir koşuldur.

Zannetmek, bir şeyin, sözü geçtiği biçimde olduğunu/olacağını ya da olmadığını/olmayacağını, %51 - 99 oranında "kabul" ya da "iddia" etmenin ikinci kez ve başka bir olasılığı, belirsizliği barındırması ya da "tanımlaması" olanaksız ve anlamsızdır. )

- SANİYE ile SALİSE

- SANİYE[Osm.] / SECOND[İng.] / SECONDE[Fr.] / SEKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SANİYE

- ONE-SECOND PENDULUM[İng.] / PENDULE BATTANT LA SECONDE[Fr.] ile/değil/yerine/= SANİYELİ SARKAÇ

- SANKİ ile/değil/yerine SANIRIM

- SANLIUN ile/ve SANRON

( Çin Buda'cı okulu. İLE/VE Japon Buda'cı okulu. )

- SANRI[İng. DELUSION] ile/||/<> BİZAR SANRI[İng. BIZARRE DELUSION] ile/||/<> EROTOMANİ[İng. EROTOMANIA] ile/||/<> EROTOMANYA[İng. EROTOMANIA] ile/||/<> GRANDİYÖZ SANRI[İng. GRANDIOSE DELUSION]

( Gerçek olmadığına dair sağlam kanıtlar olmasına karşın kişinin inandığı mantıksız, gerçek dışı inançlar. "Delüzyon" olarak da bilinmektedir. Akıl hastalığına sahip bir birey sanrılar yaşayabilir. Örneğin, bir ajanın kendisini takip ettiğini ya da uzaylıların bedenini ele geçirdiğini düşünebilir. Sanrılar, kişiden kişiye ve durumdan duruma farklılıklar gösterebilir. @@ Gerçekleşmesi açıkça mümkün olmayan sanrı türü. Örneğin kişi, uzaylıların bedenini kontrol ettiğini düşünebilir. @@ Kişinin; yüksek makam, statü, güç, zenginlik ya da şöhret bakımından kendisinden yüksekte olan birinin kendisine âşık olduğunu düşünmesine sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, ünlü bir oyuncunun kendisinden hoşlandığını düşünebilir. @@ Erotomanya bir sanrı türüdür. Bir kişinin, genellikle ünlü, politikacı ya da yüksek mertebe bir kişinin, kendisine aşık olduğunu düşünmesi durumudur. Bu kişiler rastgele kişilere ya da tanıdıklara da takıntı yapabilirler. Aynı zamanda rahatsızlığı tanımlayan Fransız psikiyatristin adına "de Clerambault Sendromu" 'da denir. @@ Kişinin, kendisini olduğundan büyük görmesine sebep olduğu sanrı türü. Kişi; kendini zengin, güçlü ya da özel güçlere sahip olduğunu düşünebilir. "Büyüklük hezeyanı" olarak da isimlendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- SANRILAMAK ile SANRI ile SANRISAL


- SANRILARDAN "KURTULMAK" ile/ve/değil/||/<>/< SANRILARI TEKRAR EDEREK KURTULMAK

- SANSÜRLEMEK ile SANSÜRLENMEK ile SANSÜRLEYEBİLMEK ile SANSÜR ile SANSÜRCÜ/LÜK ile SANSÜRLÜ ile SANSÜRSÜZ/LÜK

- ŞANTÖZ[Fr. < CHANTEUSE] değil/yerine/= KADIN ŞARKICI

- SANTUR ile SANTURİ ile SANTURCU/LUK

- SAPIKLAŞMAK ile SAPIK/LIK ile SAPIKÇA

- SAPITMA ile/değil/||/< SAPTIRMA ile/değil/||/< SAPMA

- SAPITMAK ile SAPITTIRMAK

- ŞAPKA/LIK ile ŞAPKACI/LIK ile ŞAPKALI ile ŞAPKASIZ ile ŞAPKA İŞARETİ

- SAPLAMAK, BATIRMAK = SANÇMAK

- SAPLAMAK ile SAPLANMAK ile SAPLATMAK ile SAPLANABİLMEK ile SAPLANIVERMEK ile SAPLAYABİLMEK ile SAPLAYIVERMEK


- ŞAPLAMAK ile ŞAPLATMAK ile ŞAPLAK

- SAPLANTI ile SAPLANTILI/LIK ile SAPLANTISIZ/LIK

- ŞAPPADAK ile ŞARKADAK

( Apansız/ansızın. İLE Ani bir "şapırtı" sesi çıkararak. )

- ŞAPŞALLAŞMAK ile ŞAPŞAL/LIK ile ŞAPŞALCA ile ŞAPŞAL YAKA

- SAPTAMAK ile SAPTANMAK ile SAPTANABİLMEK ile SAPTAYABİLMEK

- SAPTAYIŞ ile SAPTAYICI

- DEFLECTOR COIL[İng.] / BOBINE DÉFECTEUR[Fr.] / ABLENKSPULE, DEFLEKTORSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRICI BOBİN

- DEFLECTOR PLATE[İng.] / PLAQUE DÉFLECTRICE[Fr.] / ABLENKPLATTE, DEFLEKTORPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRICI LEVHA

- SAPTIRMA ile/değil/yerine SAPTAMA

- SAPTIRMAK ile SAPTIRTMAK ile SAPTIRILMAK ile SAPTIRABİLMEK ile SAPTIRICI/LIK


- SARARMAK ile SARABİLMEK ile SARA ile SARAK ile SARAT ile SARAY ile SARAÇ/LIK ile SARALI ile SARAYLI ile SARAY KONUT ile SARAY ÇİÇEĞİ ile SARAY LOKMASI ile SARAY MENEKŞESİ

- SARARTMAK ile SARARTI

- SARF-I NAZAR[Ar.] değil/yerine/= SAYILMASA DA, VAZGEÇİLSE DE

- SARGENT CYCLE[İng.] / CYCLE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT ÇEVRİMİ

- SARGILAMAK ile SARGI ile SARGIN ile SARGILI ile SARGISIZ ile SARGI BEZİ ile SARGI YERİ ile SARGIN EĞİTİM

- SARGILI ile/değil SARILI

- SARHOŞLAMAK ile SARHOŞLAŞMAK ile SARHOŞ/LUK ile SARHOŞÇA

- SARILMAK ile SARINMAK

( Sarma eyleminin yapılması. | Bir şeyin üzerine, bir ya da birkaç kez dolanmak. | Kollarını dolamak, kucaklamak. | Tüm gücü ile ele almak. | Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. | Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. İLE Kendi üstüne sarmak. )

- ŞARILTI ile ŞARILTILI ile ŞARILTISIZ

- SARIMSAKLAMAK ile SARIMSAKLANMAK ile SARIMSAKLATMAK ile SARIMSAK ile SARIMSAKLI ile SARIMSAK OTU ile SARIMSAK HARDALI


- SARIVERMEK ile SARIVELİLER

- ŞARJÖR ile ŞARJÖRLÜ ile ŞARJÖRSÜZ

- SARKAÇ ile SARKIK ile SARKIL ile SARKINTI ile SARKIŞ ile SARKIT

( Durağan bir nokta çevresinde, ağırlığının etkisiyle salınım yapan, devingen katı nesne. İLE Aşağı doğru uzanmış, sölpük, salpa, gevşek. İLE Sarkaçla ilgili, devinimi, sarkaç devinimine benzeyen. İLE Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. İLE Sarkma eylemi ya da biçimi. İLE Mağaraların tavanında oluşan, genel olarak koni biçiminde, kalker birikintisi, damlataş, istalaktit. )

- SARKAÇLAMAK ile SARKAÇ ile SARKAÇLI ile SARKAÇSIZ

- ŞARKILAŞTIRMAK ile ŞARKILAŞTIRILMAK ile ŞARKI ile ŞARKICI/LIK ile ŞARKILI

- SARKITMAK ile SARKITABİLMEK ile SARKIT

- SARKMAK ile SARKABİLMEK

- ŞARLATAN/LIK[İt./Fr.] ile/ve/<> ŞAKLABAN/LIK

( Kendi bilgi ve niteliklerini ya da mallarını överek, çevresindekileri kandıran, dolandıran kişi. | Bilir geçinen kişi. İLE Şen, şakacı ve güldürücü kişi. | Dalkavuk. )

- ŞARLATANLAŞMAK ile ŞARLATAN/LIK ile ŞARLATANCA

- SARMA ile SARMAL/YILANKAVİ/HELİSEL/HELEZONİ[Ar., Yun.] ile SARMAN ile SARMAŞAN/SARILGAN ile SARMAŞIK

( Sarma eylemi. | Saran, içine alan şey. | Yaprak ya da başka şeylerle, içlik malzeme konup sarılarak yapılan yemek. | Güreşçinin, kendi ayağını, arkasında bulunan rakibin ayağının iç tarafına sokup dolaması. | Sarılarak yapılan. İLE Sarmal biçiminde olan. İLE Azman, iri. | Sarı tüylü kedi. İLE Sarılgan. İLE Sarmaşıkgillerden, koyu yeşil renkli, değişik biçimli yaprakları olan, sap ve dallarından çıkan, küçük ek köklerle dik, düz yerlere yapışarak tırmanan bitki. )

- SARMAK ile SARMAŞMAK ile SARMALAMAK ile SARMALANMAK ile SARMAL/LIK ile SARMAN ile SARMAÇ ile SARMA KAFİYE ile SARMAL METOT ile SARMAŞ DOLAŞ ile SARMAL YÖNTEM

- SARMAŞIK ile SARILGAN

( ... İLE Sapı yakınındaki başka bitkilere ya da başka şeylere sarılıp yükselen, otsu ya da odunsu bitki. )

- SARMAŞIK ile SARMAŞIKLI ile SARMAŞIKSIZ

- SARPLAŞMAK ile SARP/LIK ile SARPA

- SARRÂF ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHHÂF

- SARSINTI ile SARSINTILI ile SARSINTISIZ ile SARSINTI BİLİMİ ile SARSINTI BİLİMSEL

- SARSMAK ile SARSILMAK ile SARSALAMAK ile SARSABİLMEK

- ŞARTLAMAK ile ŞARTLANMAK ile ŞARTLAŞMAK ile ŞARKLILAŞMAK ile ŞARTLANDIRMAK ile ŞARJ ile ŞARK ile ŞART ile ŞARKLI/LIK ile ŞARKÇI/LIK ile ŞARTLI/LIK ile ŞAR ŞAR ile ŞARTSIZ/LIK ile ŞART KİPİ ile ŞART ŞURT ile ŞARK ÇIBANI ile ŞARTLI REFLEKS ile ŞARTLI TAHLİYE ile ŞARK KURNAZLIĞI ile ŞARTSIZ REFLEKS ile ŞARTSIZ ŞURTSUZ ile ŞARTLI BİRLEŞİK CÜMLE ile ŞARTLI BİRLEŞİK ZAMAN

- ŞARTLI REFLEKS >< ŞARTSIZ REFLEKS

( Şartlanma ile oluşan ve genellikle doğal olmayan bir uyarı ile görülen refleks. )

- ŞAŞALAMAK ile ŞAŞABİLMEK ile ŞAŞALATMAK ile ŞAŞAA ile ŞAŞAALI ile ŞAŞAASIZ


- ŞAŞILMAK ile ŞAŞIRMAK ile ŞAŞILAŞMAK ile ŞAŞIRABİLMEK ile ŞAŞIRIVERMEK ile ŞAŞI/LIK

- ŞAŞIRTMAK ile ŞAŞIRTABİLMEK ile ŞAŞIRTI

- ŞAŞKINLAŞMAK ile ŞAŞKIN/LIK ile ŞAŞKINCA ile ŞAŞKIN ŞAVALAK

- ŞAŞMA/ŞAŞIRMA/HAYRET (ETMEK) ile/ve/||/<>/> ŞAŞAKALMA/HAYRANLIK ile/ve/||/<>/> AŞK

( Felsefeye yöneltir. İLE/VE/||/<>/> Sanata yöneltir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Doğaya/doğada. İLE/VE/||/<>/> İnsana/insanda. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Kısa süreli. İLE/VE/||/<>/> Uzun süreli. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Hem olumlu, hem olumsuzlara yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Olumsuzlara yönelik değildir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Parçaya yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Tamamlanmışlara/olgunlara yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Anlayamadıklarımıza yöneliktir. İLE/VE/||/<>/> Aydınlatıcıdır. Kavrama ve kuşatmamızla birliktedir. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Açmazlarda, çelişki ve sıkıntılarda deneyimlediğimiz. İLE/VE/||/<>/> Sonsuzluğu, yüceliği ve üstünlüğü "duyumsatır". İLE/VE/||/<>/> ... )

- ŞAŞMAK/ŞAŞALAMAK ile ŞAŞIRMAK

( Şaşan ve şaşıran kişi, bilmediğini bilen kişidir. )

- ŞATAFAT ile ŞATAFATLI/LIK ile ŞATAFATSIZ/LIK

- SATAŞMAK ile SATAŞILMAK ile SATAŞABİLMEK

- SATHEN[Ar.] ile SATHÎ[Ar.]

( Dıştan, dış yüzden. İLE Dış yüzeyle ilgili. | [matematikte] Yüzeysel. [İng. SUPERFICIAL, Fr. SUPERFICIEL] | Üstünkörü. )

- SATHİLEŞMEK ile SATHİLEŞTİRMEK ile SATHİ/LİK

- ŞÂTIR[Ar. < ŞETÂRET | çoğ. ŞUTTÂR] ile ŞÂTR[Fars.]

( Neşeli, zevkli, şen, şenlik. | Büyük bir kişinin atı yanında gitmekle görevli ağa. | Tören ve alaylarda, sultanın, vezirin yanında yürüyen görevliler. İLE Yarı, yarım. | Bölüm, parça, kısım. | Dize/mısra. )

- SATTIRMAK ile SATTIRABİLMEK

- SAVÂB[Ar.] ile SEVÂB[Ar.] ile SEVVÂB[Ar.] ile SAVB[Ar.]

( Doğruluk, dürüstlük. Doğru hareket/davranış/düşünce. | Doğru, dürüst. İLE Ödüllendirilen hareket/davranış/tutum. | Hayırlı hareket, hayır işleme. İLE Elbiseci. İLE Yön/cihet, taraf. )

- SAVAŞ ile/ve/değil/yerine/< SALDIRI/Ş

- SAVAŞMAK ile SAVAŞTIRMAK ile SAVAŞABİLMEK ile SAVAŞ ile SAVAŞÇI/LIK ile SAVAŞ ALANI ile SAVAŞ DÜZENİ ile SAVAŞ GEMİSİ ile SAVAŞ SEBEBİ

- SAVATLAMAK ile SAVATLANMAK ile SAVAT ile SAVATLI

- SAVMAK ile SAVMACI/LIK

- SAVRULMAK ile SAV ile SAVA ile SAVACI/LIK ile SAV SÖZ ile SAVI KANITSAMA

- SAVSAKLAMA ile/ve/<> SALLAMA

- SAVSAMAK ile SAVSAKLAMAK ile SAVSAKLANMAK ile SAVSAK