| ORTA SÖZCÜĞE GÖRE |

- MİHCEM[Ar. çoğ. MEHÂCİM] ile MİHCEN[Ar.]

( Çekip emmeye yarayan örgen ya da âlet. | Hacamat şişesi. İLE Çomak. )

- MIHLAMAK ile MIHLANMAK ile MIHLAYABİLMEK

- MİHNET ile MİHNETLİ ile MİHNETSİZ

- MİHRÂB[Ar.] ile MİNBER[Ar. çoğ. MENÂBİR]

( Camilerde/mescidlerde, yönelinen (kıble) taraftaki duvarda bulunan ve imamlık edene ayrılmış olan oyuk, girintili yer. | Ümit bağlanılan yer. | Sevgilinin kaşları. | Halının sınır çerçevesi içinde, yalnız bir tarafında bulunan, kemer görünüşlü desen. | Sunak.[Fr. AUTEL] İLE Camilerde, hatîbin çıkıp hutbe okuduğu, merdivenli kürsü. | 1919'da, İstanbul'da yayımlanmış olan günlük siyâsî ve ticarî gazete.[Rasim Ferit tarafından yayımlanan bu gazete, ancak 50 sayılık yayıma ulaşabilmiştir.] )

- MİHSAD[Ar.] ile MİNCEL[Ar. < MENÂCİL] ile MİŞVEL[Ar. < ŞEVLET: Yuvarlak kuyruk.]

( Ekin orağı. İLE Ekin orağı. İLE Küçük orak, orakcık. )

- MİKA ile MİKAP ile MİKALI ile MİKAŞİST ile MİKALI CAM

- MİKLEB[Ar.] ile MİKREB[Ar. çoğ. MEKÂRİB]

( Eski ciltli kitapların sol tarafındaki, okuma ya da ara verilen yeri belirlemeye yarayan fazla parçanın adı. İLE Çift sürülen saban. )

- MAGNÉTITE[Fr.] / MAGNETOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MIKNATIS KİMYASI

- MIKNATISLAMAK ile MIKNATISLANMAK ile MIKNATIS/LIK ile MIKNATISİ ile MIKNATISLI ile MIKNATISLI İĞNE

- MİKROBESİN[İng. MICRONUTRIENT] ile/||/<> MİKROBİYOTA[İng. MICROBIOTA] ile/||/<> MİKROENJEKSİYON[İng. MICROINJECTION] ile/||/<> MİKROHABİTAT[İng. MICROHABITAT] ile/||/<> MİKROİKLİM[İng. MICROCLIMATE] ile/||/<> MİKROKLİMA[İng. MICROCLIMATE] ile/||/<> MİKROLİMFOSİTOTOKSİSİTE ANALİZİ[İng. MICROLYMPHOCYTOTOXICITY ASSAY] ile/||/<> MİKROMER[İng. MICROMER] ile/||/<> MİKRON[İng. MICRON] ile/||/<> MİKROSEFALİ[İng. MICROCEPHALY] ile/||/<> MİKROTOM[İng. MICROTOME] ile/||/<> MİKROTRİKYA ile/||/<> MİKROZOM[İng. MICROSOME]

( Fizyolojik işlevleri sürdürebilmek adına az miktarda gereksinim duyulan besin. @@ Herhangi bir ekolojik sistemde özellikle toprak gibi ortamlardaki bakteriler, tek gözeli algler, mantarlar, protozoonlar gibi mikroskobik organizmalar popülasyonu. @@ Özel mikropipetlerle tek bir gözenin içine madde sokulması. @@ Özelleşmiş, çok küçük habitatlar. Genellikle çok dar bir alanı simgeler. Çürüyen bir akasya ağacının üzeri. @@ Küçük coğrafi ölçeklerde (tipik olarak )

- MICROELECTRODE[İng.] / MIKROELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROELEKTROT

- MIKROKALORIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROISILÖLÇER

- MICROCALORIMETER[İng.] / MICROCALORIMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MİKROKALORİMETRE

- MICROCHANNEL PLATE[İng.] / PLAQUE À MICROCANAUX[Fr.] / MIKROKANALPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROKANAL LEVHASI

- MICROCLINE[İng.] / MICROCIN[Fr.] / MIKROKLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROKLİN

- MICROCOSMIC SALT[İng.] ile/değil/yerine/= MİKROKOSMİC TUZ

- MICROMANOMETER[İng.] / MICRONANOMETRE[Fr.] / MIKRO DRUCKMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROMANOMETRE

- MICROMECHANICS[İng.] / MICROMÉCANIQUE[Fr.] / MIKROMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROMEKANİK

- MİKROPLANMAK ile MİKROPLAŞMAK ile MİKROPSUZLAŞTIRMAK ile MİKRO ile MİKRON ile MİKROP/LUK ile MİKROPLU ile MİKROPSUZ/LUK

- MICROPROBE[İng.] / MICROSONDE[Fr.] / MIKROSONDE[Alm.] ile/değil/yerine/= MİKROSONDA


- MİKROTEKTİT[İng. MICROTEKTITE] ile/||/<> METEORİT[İng. METEORITE]

( Meteorit ve asteroit çarpmaları sonucunda açığa çıkan yüksek ısı altında minerallerin erimesi nedeniyle oluşan ufak cam parçacıkları. @@ Bir gök cismine çarpan bir göktaşının atmosferde yandıktan sonra geri kalan ve yüzeye ulaşabilen parçalarına verilen addır. Göktaşının atmosferde bıraktığı ize meteor denir ve halk arasında hatalı bir biçimde "yıldız kayması" olarak adlandırılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MİKYAS ile MİKYASLI ile MİKYASSIZ

- MİLFÖY[Fr. < MILLEFEUILLE] değil/yerine/= MİLFÖY HAMURU

- MILLIGRAM[İng.] / MILLIGRAM[Fr.] / MILLIGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLİGRAM

- MİLİTANLAŞMAK ile MİLİTANLAŞTIRMAK ile MİLİTAN/LIK

- MILLER INDICES[İng.] / INDICES DE MILLER[Fr.] / MILLERSCHE INDIZES[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLLER İNDİSLERİ

- MİLLET ile/ve/||/<> MİLLİYET

- MİLLET ile/ve/||/<>/> MİNNET

- MİLLETLEŞMEK ile MİLLET ile MİLLETÇE ile MİLLET MECLİSİ

- MILLIKAN OIL DROP EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE LA GOUTTE D'HUILE DE MILLIKAN[Fr.] / MILLIKAN-ÖLTRÖPFCHEN-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MİLLİKAN YAĞ DAMLASI DENEYİ


- MİLLİLEŞMEK ile MİLLİLEŞTİRMEK ile MİLLİLEŞTİRİLMEK ile MİLLİ/LİK ile MİLLİCİ/LİK ile MİLLİ DİL ile MİLLİ MARŞ ile MİLLİ PARK ile MİLLİ DEĞER ile MİLLİ GELİR ile MİLLİ İRADE ile MİLLİ MİSAK ile MİLLİ TAKIM ile MİLLİ EĞİTİM ile MİLLİ KİMLİK ile MİLLİ VARLIK ile MİLLİ EKONOMİ ile MİLLİ HÜVİYET ile MİLLİ İKTİSAT ile MİLLİ MÜDAFAA ile MİLLİ SAVUNMA ile MİLLİ GÜVENLİK ile MİLLİ MÜCADELE

- MİLLİYET ile MİLLİYETÇİ/LİK ile MİLLİYETSİZ/LİK

- MİNARE ile MİNARECİ/LİK ile MİNARELİ ile MİNARESİZ ile MİNARE BOYU ile MİNARE KIRMASI

- MİNAREL değil MİNERAL

- MİNDER ile MİNDERLİ ile MİNDERSİZ

- MİNELEMEK ile MİNE ile MİNECİ/LİK ile MİNELİ ile MİNESİZ ile MİNE ÇİÇEĞİ ile MİNE ÇİÇEĞİGİLLER

- MİNERALLEŞTİRMEK ile MİNERAL ile MİNERALLİ ile MİNERALSİZ ile MİNERAL BİLİMİ ile MİNERAL BİLİMCİ ile MİNERAL BİLİMSEL

- MİNHAS[Ar. < MENÂHİS] ile MİN-HAYS[Ar.]

( Uğursuz şey. İLE "... konusunda". )

- MİNİMUM[Lat.] vs. MAKSİMUM/MAXIMUM[Lat.]

( Bir şey için gerekli en küçük derece, nicelik. | Değişebilen bir niceliğin, varabileceği en küçük olan sınır. İLE Bir şey için gerekli, en büyük derece, nicelik. | Değişebilen bir niceliğin, varabileceği en yüksek olan sınır. )

- MİNKA ile/ve/||/<> MAÇİYA

(

Minka [ 民家 ]

Anlamı: Halk evi/kişilerin evi/kırsal ev.

Özellikleri:

  • Kırsal bölgelerde[köylerde, dağlık alanlarda9 yer alır.
  • Çiftçilerin, balıkçıların ve zanaatkârların yaşadığı evler.
  • Ahşap, saman ve doğal malzemelerle yapılır.
  • Çatılar, eğimli ve kalındır; iklim koşullarına göre uyarlanır.
  • İç düzen, geleneksel Japon mimarisine göre tasarlanmıştır.

Maçiya [ 町家 / 町屋 ]

Anlamı: "Kasaba evi/kentli ev".

Özellikleri:

  • Kent merkezlerinde, özellikle ticaret bölgelerinde bulunur.
  • Tüccar ve esnaf ailelerinin yaşadığı yapılardır.
  • Dar cepheli, derin planlıdır (unagi no nedoko: "yılan yatağı" biçimi).
  • Alt kat dükkân, üst kat yaşam alanı olarak kullanılır.
  • Ahşap kafesli pencereler, iç avlular ve kayar kapılar içerir.

Minka ile Maçiya arasındaki FaRkLaR...

Özellik Minka Maçiya
Yerleşim Kırsal alanlar Kent/kasaba merkezleri
Kullanım amacı Tarım, balıkçılık, günlük yaşam Ticaret, zanaat ve yaşam
Mimari yapı Geniş plan, eğimli çatı Dar ve derin plan, çok katlı
Malzeme Ahşap, saman, doğal malzemeler Ahşap, kiremit, kafesli pencere
Sosyal sınıf Köylü, zanaatkâr, işçi Tüccar, kentli
)
( )

- MİNKAR[Ar. | çoğ. MENÂKÎR] ile TOMŞUK

( Kuş gagası. | Yırtıcı kuşların gagaları. İLE Kırık gaga. )

- MINKOWSKI ELECTRODYNAMICS[İng.] / ÉLECTRODYNAMIQUE DE MINKOWSKI[Fr.] / MINKOWSKI-ELEKTRODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ ELEKTRODİNAMİĞİ

- MINKOWSKI SPACE[İng.] / ESPACE DE MINKOWSKI[Fr.] / MINKOWSKI-RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MİNKOWSKİ UZAYI

- MİNTAN/LIK ile MİNTANLI ile MİNTANSIZ

- MİNÜR[Ar.] değil MÜNÎR[Ar. < NÛR]

( ... DEĞİL Işık veren, nurlandıran, parlak. )

- MİNYATÜRLEŞMEK ile MİNYATÜRLEŞTİRMEK ile MİNYATÜR ile MİNYATÜRCÜ/LÜK

- MIOCENE[İng.] değil/yerine/= MİYOSEN

( Miyosen (23.03-5.333 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık 23.03 milyon yıl önce ile 5.333 milyon yıl önceyi kapsayan zaman dilimine denir. Miyosen ismi, Charles Lyell'ın İngilizce "less recent" sözcüğünden türetilmiştir. Miyosen'den önce Oligosen, sonra ise Pliyosen gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MİR ile MİRA ile MİRİ ile MİRİCİ ile MİRİ MAL ile MİRİ KATİBİ

- MİRAS ile RUKBÂ[< İRTİKAB]

( ... İLE "Ben senden önce ölürsem senin olsun, sen benden önce ölürsen benim olsun" diyerek bir şeyi bağışlama, hibe etme. )

- MIRILDAMAK ile MIRILDANMAK ile MIRILDANABİLMEK


- MYRON[İng.] / MYRCE'NE[Fr.] / MYRCEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MİRSEN

- MÎSÂK[Ar. < SEVK] ile MÎSÂK[Ar. < VÜSÛK | çoğ. MEVÂSÎK]

( Sürme, sevk etme. İLE Sözleşme, antlaşma, yemin. )

- MİSÂL ile/>< SÂLİM

( İlk yazacı illet yazaçlarından biri olan sözcük. İLE/>< İçinde illet yazaçlarından [elif, vav, y e] biri bulunmayan sözcük. )

- MİS'AR/MİS'ÂR[Ar. < MESÂİR] ile Mİ'SÂR/Mİ'SAR/Mİ'SARA[Ar.]

( Ateş küsküsü, ateş karıştırmaya yarayan demir. İLE Mengene. )

- MİSİL ile MİSİLSİZ ile MİSİLLEME

- MİSKAL[Ar. çoğ. MESÂKÎL] ile MISKAL

( Yirmidört kıratlık bir ağırlık ölçüsü. [yüz arpa ağırlığındadır][ondört kırat, bir şer'î dirhemin karşılığıdır] | 1.43 dirhemlik ağırlık ölçüsü. İLE Parlatan, cilâlayan âlet. | İnce, zarif bir hatip. )

- MİŞKÂT-ÜL-ENVÂR[Ar.] ile/||/<> MİSFÂT-ÜL-ESRÂR[Ar.]

- MİSKİNLEŞMEK ile MİSKİN/LİK ile MİSKİNCE ile MİSKİN HASTALIĞI ile MİSKİNLER TEKKESİ

- MİSTİK/LİK ile MİSKİN/LİK

- MİSYON[İng. < MISSION] değil/yerine/= EREK, BEKLENTİ, GENİŞ SORUMLULUK, ÖZ NİYET, ÖZ GÖREV


- MİT ile M.İ.T.

( ... İLE Milli İstihbarat Teşkilâtı. )

- MİTLEŞMEK ile MİTLEŞTİRMEK

- MITOCHONDRIAL DISEASE[İng.] değil/yerine/= MİTOKONDRİYEL HASTALIK

( DNA'da meydana gelen mutasyonlar sonucu oluşan hastalıklar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MİTOSİS ile MEİOSİS

( Göze bölünmesi sonucunda oluşan iki yavru gözenin ana göze ile aynı sayıda kromozoma sahip olduğu bölünme türüdür. İLE Eşeysel gözelerin oluştuğu bölünme türüdür ve yavru gözeler ana gözenin yarısı kadar kromozoma sahip olur. )

- MİTOZ[İng. MITOSIS] ile/||/<> ANAFAZ[İng. ANAPHASE] ile/||/<> METAFAZ[İng. METAPHASE] ile/||/<> MOKAİSİZM[İng. MOSAICISM] ile/||/<> SOMATİK HÜCRE (VÜCUT HÜCRESİ)[İng. SOMATIC CELL]

( Ökaryot gözelerin tipik çekirdek bölünmesi. Kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomlar profaz, metafaz, anafaz ve telofaz safhalarını geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayırılır. @@ Hayvan ya da bitki gözelerinin bölünme evresi. Bu evrede iğ iplikleri kardeş kromatitlerin kinetokor bölgelerine tutunur, kardeş kromatitler gözenin zıt kutuplarına doğru hareket etmeye başlar. Bu evre mitozun en kısa evresidir ve genellikle birkaç dakika sürer. @@ Hem mitoz, hem mayoz bölünmede görülen bir evredir. Bu evrede kromozomlar gözenin metafaz düzleminde toplanırlar. Profaz evresinde oluşan mikrotübüllerk inetekorlara tutunurlar. @@ Tek bir zigottan gelen, mitoz sırasında genetik materyalin yanlış dağıtılması ya da deneysel manüpilasyon nedeniyle farklı genotiplerdeki iki ya da daha fazla göze populasyonunun bir organizmada bulunması durumu. @@ Vücuttaki üreme ile direkt ilgisi olmayan gözeler. Bitki ve hayvan gözelerinde çoğu göze somatik göze. Mitoz ile ürerler ve diploit sayıda kromozomları vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MİYELİN[İng. MYELIN] ile/||/<> MEZAKSON[İng. MESAXON] ile/||/<> SCHWANN HÜCRESİ[İng. SCHWANN CELLS]

( Beyindeki destek gözeleriyle çevresel sinir sistemindeki Schwann gözelerinin zarlarından özelleşmiş yağımsı yumuşak bir katman. Sinir liflerinin çevresini saran ve elektriksel açıdan onları yalıtan bir kın oluşturur. @@ Miyelinli nöronlarda aksonu çevreleyerek miyelin kılıfı oluşturan Schwann göze zarlarının karşılaştıkları yerde oluşturdukları yapı. Schwann göze zarlarının ilk karşılaştıkları yer "iç mezakson", son karşılaştıkları yer "dış mezakson" olarak isimlendirilir. @@ Çevresel sinir sisteminin gliyal gözesi. Görevi aksonları çevrelemek. 2 tiptir: miyelinleyen ve miyelinlemeyen. Miyelinleyici Schwann gözeleri çevreledikleri aksonlarının etrafını miyelin halkalarıyla kuşatırlar. Bu halkalarla çevrili sinir liflerine "miyelinli sinirler" denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MİYOKARD[İng. MYOCARDIUM] ile/||/<> KARDİYAK ARREST[İng. CARDIAC ARREST] ile/||/<> KARDİYOLOJİ[İng. CARDIOLOGY] ile/||/<> MİYOKARD İNFARKTÜSÜ[İng. MYOCARDIAL INFARCTION] ile/||/<> MİYOKARDİT[İng. MYOCARDITIS]

( Omurgalılarda yalnızca kalpte bulunan üç ana kas türünden biridir. Kalp kası olarak da bilinir. Miyokard yani kalp kası, sarkomer olarak bilinen kontraktil birimlere sahip olması bakımından başka bir ana kas türü olan iskelet kasına benzer; ancak kalp kasının bu özelliği onu üçüncü kas tipi olan düz kastan ayırır. Kalp kasının ritmik bir biçimde kasılması, kalbin kalp pili görevi gören sinoatriyal düğümü tarafından düzenlenir. @@ Kardiyak arrest ya da yaygın adıyla kalp durması, kalbin kan pompalama işlevini yerine getirememesidir. Daha ayrıntılı olarak kardiyak arrest miyokardın sistol ve diastol işlemlerini yerine getirememesi olarak tanımlanır. Tıpta kardiyak arrestin beklenmediği durumlarda gerçekleşmesi ise akut kardiyak arrest (İng: "Sudden Cardiac Arrest") olarak isimlendirilir. Miyokard yani kalp kası sistol (kasılma) ve diastol (gevşeme) işlemlerini yerine getiremediği için kalp işlevini yitirir. Kalbin işlevini yitirmesi durumunda organlara kan pompalanamaz. Kardiyak arrest geçiren bir hastanın kalp ritmini geri getirmek için hastaya kardiyopulmoner resüsitasyon yani kalp masajı ve defibrilasyon uygulanır. @@ Kardiyoloji, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Öncelerinde iç hastalıkları (dâhiliye) bölümünün alt dalı olan kardiyoloji, günümüzde ayrı bir anabilim dalıdır. Bu alanda uzmanlaşmış doktorlara kardiyolog adı verilir. Kardiyoloji biliminin incelediği ve tedavi etmek için çalıştığı hastalıklardan bazılarını; koroner arter hastalığı, kalp ritim bozuklukları, inflamatuar kalp hastalığı, kalp yetmezliği, perikardit, miyokardit, trisküspit stenozu, aort yetmezliği ve miyokart enfarktüsü biçiminde sıralayabiliriz. Ekokardiyografi, elektrokardiyografi, kardiyak kateterizasyon ve miyokart perfüzyon sintigrafisi gibi teşhis yöntemleri kardiyovasküler hastalıkların tanısında kullanılır. @@ Miyokard infarktüsü ya da yaygın adıyla kalp krizi, kalbe kan akışının azalması ya da engellenmesi sonucunda gelişen, ölümle sonuçlanabilecek patolojik durumdur. Tüm organlar gibi kalbin de düzgün çalışabilmesi için oksijen ve besin kaynağına ihtiyacı vardır. Koroner arterler olarak bilinen kan damarları kalp kasının (miyokardın) yüzeyinde bulunur, ve kalbe oksijenli kan sağlar. İşte bu koroner arterlerden biri tıkandığında ve kalbe kan akışı sağlanamadığında kalp krizi meydana gelir. @@ Çeşitli sebeplerden ötürü miyokardın iltihaplanmasıdır. Miyokard ya da kalp kası, kalbin büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Kalp kası da diğer kaslar gibi iltihaplanabilir. Kalp kası iltihabı belirtileri hemen görülmeyebilir. İlk başlarda belirtiler diğer hastalıklara benzeyebilir. Genelde belirtiler grip ve zatürre gibi hastalıklara benzer. Kalp kası iltihabının belirtilerinden bazılarını şu biçimde sıralamak mümkündür:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MİZA ile MİZAH ile MİZAN ile MİZAÇ ile MİZAHLI ile MİZAHÇI/LIK ile MİZAÇLI ile MİZAHSIZ ile MİZAÇSIZ

- MİZANPAJ ile MİZANPAJLI ile MİZANPAJSIZ

- Mİ'ZER[Ar. < MEÂZİR] ile MİZHER[Ar. < MEZÂHİR]

( Peştemal, futa. İLE Ut. )

- MIZIMAK ile MIZIKLANMAK ile MIZIKÇI/LIK

- MIZMIZLANMAK ile MIZMIZLAŞMAK ile MIZMIZ/LIK ile MIZMIZCA

- MIZMIZ/LIK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> BASKIN/LIK / BASKICI/LIK

- MIZRAK/LIK ile MIZRAKLI ile MIZRAKSIZ

- MOBİLOM[İng. MOBILOME] ile/||/<> PLAZMİD[İng. PLASMID] ile/||/<> PROFAJ[İng. PROPHAGE] ile/||/<> TRANSPOZON[İng. TRANSPOSON]

( Organizmalarda genetik çeşitliliğin üretimi için başlıca yardımcı unsurlar olan, hareketli genetik öğeler bütünü. Ökaryotlarda transpozon adı verilen hareketli parçacıklar mobilomları oluştururken, prokaryotlarda profajlar ve plazmidler önemli mobilomlar. Mobilomlar, bakteriyel genomların evriminde temel roldedirler ve yatay gen aktarımının esas yapısıdırlar. Bu hareketli öğeler, bakteriyofajları, plazmidleri, integronları, genomik adaları, transpozonları ve insersiyon dizilerini içerir. @@ Kendi kendini eşleyebilen kromozomdan ayrı bir DNA parçasıdır. Tipik olarak dairesel ve çift sarmallıdır. Prokaryotların genetik materyali bu şekildedir. @@ Bakteri kromozomuna yerleşmiş faj DNA'sıdır. @@ DNA sentezi ve transpoz içeren bir mekanizma tarafından genomun içinde hareket eden uzun bir mobil DNA elemanı. Kromozomlar üzerinde rastlantısal olarak sıçrayabilen ve yer değiştirebilen yapılar. Genetik çeşitliliğe büyük katkı sağlarlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MOBİLYA ile MOBİLYACI/LIK ile MOBİLYALI ile MOBİLYASIZ

- MÖBLE ile MÖBLELİ ile MÖBLESİZ

- MODALAŞMAK ile MODALAŞTIRMAK ile MODA ile MODACI/LIK

- MODEL ile/||/<> BİYOKÜLTÜREL EVRİM[İng. BIOCULTURAL EVOLUTION] ile/||/<> CİNSEL YAMYAMLIK[İng. SEXUAL CANNIBALISM] ile/||/<> DAİSYWORLD MODELİ[İng. DAISYWORLD MODEL] ile/||/<> ESCHERİCHİA COLİ

( Gerçek sistemlerin soyut ve basitleştirilmiş hali. @@ Doğal seçilimin etkilerinin kültürel buluşlardan etkilendiğini söyleyen insan evrimi modeli. Kültür biyolojik olmayan adaptasyonlar sayesinde çevresel stresi azaltabilir ve evrime yön verebilir. Bu durumda potansiyel olarak strese karşı evrimleşmeyi azaltır. @@ Bir canlının çiftleşme sırasında, öncesinde ya da sonrasında partnerini yemesi davranışı. Genelde dişi örümceğimsilerde görülür. Farklı canlılarda evrimsel süreçte birbirinden bağımsız olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu sebeple açıklanması için farklı modeller geliştirilmiştir. @@ Lovelock, sıcaklığın düzenlenmesi için biyosferin kasti eyleminin gerekli olmadığını eleştirmenlerine ispatlamak için Daisyworld modelini geliştirdi; bunun yerine doğal seçilimin işlemesinin sıcaklık düzenleme görevini yerine getirmek için yeterli olduğunu söyledi. @@ Genomu tamamiyle dizilmiş bir gram negatif bakteri. Prokaryotların incelenmesi için model organizmalardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MODEL/LİK ile MODELCİ/LİK ile MODELİST ile MODEL SALONU


- MODERNİZE ile MODERNİZASYON

- MODERNLEŞMEK ile MODERNLEŞTİRMEK ile MODERNLEŞEBİLMEK ile MODERN/LİK ile MODERNİST ile MODERNİZM ile MODERN MANTIK ile MODERN MOBİLYA

- MODİFİKASYON[İng. MODIFICATION] ile/||/<> ALOSTERİ[İng. ALLOSTERY] ile/||/<> ALTERNATİF EŞLEŞME[İng. ALTERNATIVE SPLICING] ile/||/<> DNA ONARIMI[İng. DNA REPAIR]

( Canlılarda çevresel etkilerle fenotiplerde meydana gelen değişikliklere denir. Epigenetik etmenler haricinde gelecek nesle aktarılamadığı için kalıtsal değildir. @@ Düzenleyici bir ligandın proteinin katalitik sahası dışındaki bir bölgeye bağlanması yoluyla ya da kovalent modifikasyon yoluyla bir proteinin konformasyonunun değişmesi yoluyla protein aktivitesinin değişmesi. @@ Aynı öncül RNA ile farklı mRNA'ların oluşturulması. Bu durum, farklı aminoasit kompozisyonlara ait proteinlerin oluşturulmasına sebep olabilir ya da sadece 3' UTR uzunluğunu değiştirebilir. Alternatif (diferansiyel) eşleşme için bir sebep, RNA düzenlemesi sırasında, kesim alanlarındaki değişime sebep olan bir modifikasyonun oluşmasıdır. @@ Bir mutasyon ya da modifikasyona uğramış olan bir DNA molekülünün doğru nükleotid dizisinin restorasyonu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MODÜL ile MODÜLER ile MODÜLLÜ ile MODÜLASYON

- MOLE FRACTION[İng.] / FRACTION DE MOLE[Fr.] / MOLENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= MOL KESRİ

- MOLA ile MOLAS ile MOLALI ile MOLASIZ ile MOLA TAŞI

- MOLAR HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR MOLAIRE[Fr.] / MOLARE WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR ISI SIĞASI

- MOLAR SURFACE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SURFACE MOLAIRE[Fr.] / MOLARE OBERFLÄCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLAR YÜZEY ENERJİSİ

- MOLDOVACA ile MOLDOVALI

- MOLECULAR VOLUME[İng.] / MOLAKULAR VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL HACMİ


- MOLECULAR STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE MOLECULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE AUFBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜL YAPISI

- MOLEKÜL ile MOLEKÜLER ile MOLEKÜLLÜ

- MOLECULAR FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER AKIŞ

- MOLECULAR BINDING FORCE[İng.] / FORCE DE LIAISON MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER BAĞ KUVVETİ

- MOLECULAR DIAMETER[İng.] / DIAMÈTRE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER DURCHMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇAP

- MOLECULAR ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION DE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARANZZIEHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇEKİM

- DIPÔLE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ÇİFT KUTUP

- MOLECULAR BEAM EPITAXY[İng.] / ÉPITAXIE PAR JET MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DEMET EPİTAKSİSİ

- MOLECULAR BEAM[İng.] / FAISCEAU MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DEMET

- MOLECULAR DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION MOLÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DİFÜZYON


- MOLECULAR DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER DIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DİYAMANYETİZMA

- MOLECULAR ROTATION[İng.] / ROTATION MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE DREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DÖNME

- MOLECULAR STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER DURDURMA GÜCÜ

- MOLECULAR SIEVE[İng.] / MOLEKULAR SIEB[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ELEK

- MOLECULAR ELECTRONICS[İng.] / ÉLECTRONIQUE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARELEKTRONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ELEKTRONİK

- MOLECULAR ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ENERJİ DÜZEYİ

- MOLECULAR PHYSICS[İng.] / MOLEKULARPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER FİZİK

- MOLECULAR FLUORESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER FLORESANS

- MOLECULAR GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER GAZ LAZERİ

- MOLECULAR GAS[İng.] / GAZ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER GAZ


- MOLECULAR CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER İLETKENLİK

- MOLECULAR HEAT[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER ISI

- MOLECULAR CRYSTAL[İng.] / CRISTAL MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER KRİSTAL

- POLARISABILITÉ MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARE POLARISIERBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER KUTUPLANABİLİRLİK

- MOLECULAR POLARIZABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER KUTUPLANIRLIK

- MOLECULAR MAGNET[İng.] / MOLEKULARER MAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER MIKNATIS

- MOLECULAR OPTICS[İng.] / OPTIQUE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULAROPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER OPTİK

- MOLECULAR POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER POLARİTE

- MOLECULAR ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER SOĞURMA

- MOLECULAR SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER SPEKTROSKOPİ


- MOLECULAR SPECTRUM[İng.] / SPECTRE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKULARES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER TAYF/SPEKTRUM

- MOLECULAR ORBITAL[İng.] / ORBITALE MOLÉCULAIRE[Fr.] / MOLEKÜLORBITAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLEKÜLER YÖRÜNGE

- MOLLA değil MEVLÂ

- MOLLIER DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE MOLLIER[Fr.] / MOLLIER-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= MOLLİER ÇİZGESİ/DİYAGRAMI

- MONARŞİ ile MONARŞİST ile MONARŞİZM

- MONAT ile MONATÇI/LIK ile MONADİST ile MONADİZM

- MONOECIOUS[İng.] değil/yerine/= TEKEVCİKLİ

( Tipik olarak bitkilerde görülür. Erkek ve dişi organların tek bir bireyde, bir arada bulunması durumu anlamında kullanılabildiği gibi, erkek ve dişiye ait olan çiçek yapılarının aynı bireyde bulunması anlamına da gelebilir. "Hermafrodit" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MONOFOBİ[İng. MONOPHOBIA] ile/||/<> MONOHİBRİT ÇAPRAZLAMA[İng. MONOHYBRID CROSS] ile/||/<> MONOSPESİFİK[İng. MONOSPECIFIC] ile/||/<> MONOTREM ile/||/<> MONOZOMİ[İng. MONOSOMY]

( Yalnız kalma korkusu olarak bilinen, Yunancada "bir" anlamına gelen μονόφωνος ("mŏnŏ") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Bir genetik özelliğin farklı alel çiftlerini taşıyan bireylerin kendi arasında çaprazlanması. Örneğin heterozigot sarı ve yeşil tohum rengi aleline sahip iki bezelye bitkisi çaprazlandığında oluşacak yavruların 3/4'ü sarı, 1/4'ü ise yeşil tohum rengine sahip olacaktır. @@ Sadece bir antijenle tepkimeye giren antikor. @@ Oldukça değişik hayvanlardır ve sadece iki tip monotrem vardır; ekidna ve ornitorenk. Sıcak kanlıdırlar, kılları vardır ve memeliler gibi yavrularını sütle beslerler. Onları değişik kılan yavruları doğurmak yerine yumurtlarlar. Memeliler'in sürüngenlerden evrimleştiğinin en net, yaşayan kanıtlarıdırlar. @@ Diploit organizmanın tek bir kromozom kaybetmesi durumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MONOCLINIC SYSTEM[İng.] / SYSTÈME MONOCLINIQ[Fr.] / MONOKLINES KRISTALL SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLİNİK SİSTEM

- MONOCHLORIDE[İng.] / MONOCHLORURE[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOKLORÜR


- MONOKOTİL[İng. MONOKOT] ile/||/<> TEPAL

( Tohumlarında tek çeneğe sahip olan bitki grubu. Kapalı tohumlu bitkileri oluşturan 2 öbekten ilki. Embriyonik gelişim esnasında tohumlarında 1 tane çenek oluşumu gözlenir. @@ Bir çiçekte sepal (çanak yapraklar) ve petal (taç yapraklar) ayrımı yapılamıyorsa, çiçek örtüsünü oluşturan kısımlar tepal olarak adlandırılır. Monokotil (tek çenekli) ve bazı "ilkel" dikotil (çift çenekli) bitkilerde karakteristiktir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- COUCHE MONOMOLÉCULAIRE[Fr.] / MONOMOLEKULARE SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOMOLEKÜLER TABAKA

- RÉACTION MONOMOLÉCULAIRE[Fr.] / MONOMOLEKULARE REACTION[Alm.] ile/değil/yerine/= MONOMOLEKÜLER TEPKİME/REAKSİYON

- MONOMORPHISM[İng.] değil/yerine/= TEK BİÇİMCİLİK

( İlk olarak modern jeolojinin babası olarak bilinen James Hutton tarafından ileri sürülen, günümüzde bir doğa yasası olarak kabul gören, günümüzdeki süreçlerin benzerlerinin geçmişte de işlediği ve gelecekte de işleyeceği varsayımına dayanan görüştür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MONOTONLAŞMAK ile MONOTONLAŞTIRMAK ile MONOTON/LUK

- MONTAJLAMAK ile MONTAJ ile MONTAJCI/LIK

- MONTE CARLO METHOD[İng.] / MÉTHODE DE MONTE-CARLO[Fr.] / MONTE-CARLO-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= MONTE CARLO YÖNTEMİ

- MORAL ile MORALİST ile MORALİZM ile MORAL EĞİTİMİ ile MORAL ÇÖKÜNTÜSÜ ile MORAL EĞİTİM MERKEZİ

- MORARMAK ile MORARTMAK ile MORARTABİLMEK

- MORBİDİTE[İng. MORBIDITY] ile/||/<> AKUT[İng. ACUTE] ile/||/<> POLİFARMASİ[İng. POLYPHARMACY]

( Bir hastalığa ya da hastalık semptomuna sahip olmayı ya da bir popülasyondaki hastalık miktarını ifade eder. Morbidite oranı, bir hastalık ya da hastalığın bir popülasyonda ortaya çıkma oranını ifade eder ve bir popülasyonun sağlığını ve sağlık ihtiyaçlarını belirlemek için kullanılabilir. Hastalıklar akuttan kronik, uzun süreli durumlara kadar değişebilir. @@ Ani başlayan, kısa süren ve şiddetli seyreden enfeksiyon. @@ Bir hastanın içinde bulunduğu duruma göre birden fazla (beş ya da daha fazla) ilacı düzenli olarak kullanmasıdır. Polifarmasi genellikle multimorbiditenin (çok sayıda uzun vadeli tıbbi duruma sahip olmanın) bir sonucudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MORPHINE[Fr.] / MORPHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= MORFİN

- MORPHOLINE[Fr.] / MORPHOLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= MORFOLİN

- MORFOLOJİ[İng. MORPHOLOGY] ile/||/<> ÇEVRE TAKİBİ[İng. ENVIRONMENTAL MONITORING] ile/||/<> DİNAMİK DENGE[İng. DYNAMIC EQUILIBRIUM] ile/||/<> IRAKSAK EVRİM[İng. DIVERGENT EVOLUTION] ile/||/<> JEOMORFOLOJİ[İng. GEOMORPHOLOGY]

( Canlıların fiziksel görünüşlerini inceleyen bilim dalı. Genel olarak, bu görünüşlerin toplamını ifade etmek için de kullanılır. Anatomi ile yakından ilişkilidir; ancak morfoloji daha kapsamlıdır. @@ Kısa sürede oluşan değişimlerin, uzun vadede belirli bir ortalama değer etrafında çeşitlilik göstermesine neden olan morfolojik evrimdir. Dinamik denge olarak da bilinir. @@ Kısa dönemde birçok değişiklik olmasına karşın, uzun dönemde pek fazla morfolojik değişimin gözlenmediği durumlardır. Net evrimsel değişimin az olduğu durumlar için kullanılır. @@ Başlangıçta benzer olan soylar arasındaki morfolojik farklılığın artmasına neden olan bir tür evrimsel değişim. @@ Yeryüzü şekillerinin özelliklerini, oluşumlarını ve kökenlerini inceleyen bilim dalıdır. Jeomorfoloji sözcüğü Yunancada yer anlamına gelen "Geo", şekil anlamına gelen "Morph" ve bilim anlamına gelen "Logos" sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Günümüzde jeomorfoloji alanında yapılan bilimsel çalışmalar yeryüzü şekillerinin kökenleriyle ilgilidir. Bu tür çalışmalar, karasal yüzeyin birincil kabartma öğelerini şekillendiren ve değiştiren kuvvetlere odaklanır. Bu kuvvetler, tektonik aktiviteyi ve yüzeysel yer hareketlerini (örneğin, toprak kaymaları ve kaya düşmeleri) içerir. Ayrıca rüzgâr, buzul buzu ve akarsular tarafından oluşturulan kaya döküntülerinin ayrışması, erozyonu ve birikmesi de bu kuvvetlere örnek olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MORPHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ŞEKİLBİLİM

( Canlıların fiziksel görünüşlerini inceleyen bilim dalıdır. Genel olarak, bu görünüşlerin toplamını ifade etmek için de kullanılır. Anatomi ile yakından ilişkilidir ancak morfoloji daha kapsamlıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MORSE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE MORSE[Fr.] / MORSEPOTENTIAL, MORSESCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MORSE POTANSİYELİ

- MORTLAMAK ile MOR ile MORG ile MORS ile MORS ALFABESİ

- MOSAIC EGG[İng.] değil/yerine/= MOZAİK YUMURTA

( Yumurtanın sitoplazmasının farklı kısımlarında bulunan tayin edici maddelerle gelişmesinin yönlendirildiği yumurta.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MOSELEY'S LAW[İng.] / LOI DE MOSELEY[Fr.] / MOSELEYSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= MOSELEY YASASI

- MOTİF ile MOTİFLİ ile MOTİFSİZ

- MOTIVATION[İng.] değil/yerine/= MOTİVASYON

( Bir hayvanda bir amaca yönelik bir davranışı kontrol eden iç etmenler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MOTİVE ile MOTİVASYON

- MOTOR ile MOTORCU/LUK ile MOTORLU ile MOTORSUZ ile MOTOR YAĞI ile MOTORLU TREN ile MOTORLU TAŞIT ile MOTOR YENİLEME

- MOUSE vs. MICE

( Fare. VS. Fareler. )

- MUAMELAT[Ar.] ile/ve/||/<> MÜNAKAHAT[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Temizlemek, temiz/pak kılmak. )

- MUAMELE ve/<> MUHASEBE

- MUAMELE ve MUKABELE

- MUÂSARA/T[Ar. < ASR] ile MUHASARA[Ar. < HASR] ile MUÂSERE[Ar.]

( Çağdaşlık, başkalarıyla bir yüzyılda yaşamış bulunma. İLE Kuşatma, etrafını çevirme. İLE Güçlük. | Fakirlik. )

- MUASIRLAŞMAK ile MUASIRLAŞTIRMAK ile MUASIR/LIK

- MUAZZAM ve/<> MUNTAZAM

- MUBAH["MÜBAH" değil!] ile CÂİZ[< CEVÂZ]


- MÜBALAĞA ile MÜBALAĞACI/LIK ile MÜBALAĞALI ile MÜBALAĞASIZ

- MÜCADELE ve/||/<>/> MÜŞAHEDE

- MÜCAHEDE ile/ve/değil/> MÜCADELE

- MÜCBER[Ar. < CEBR] ile MÜCBİR[Ar. < CEBR] ile MÜCEBBİR[Ar. < CEBR]

( Olunmuş, zorlanılmış, zorlanılan, icbâr olunan. İLE Zorlayan, zorlayıcı. İLE Çıkıkçı. )

- MÜCELLED[Ar. < CİLD] ile MÜCEMMED[Ar. < CÜMÜD] ile MÜCENNED[Ar.]

( Ciltlenmiş, teclîd olunmuş. İLE Dondurulmuş. İLE Sıralanmış asker. )

- MÜDÂFAA ile/ve MUHAFAZA

- MÜDÂVİM ile/değil MUHİBBÂN

- MÜDDET ile MÜDDETLİ ile MÜDDETSİZ

- MÜDEBBİR ile MUFASSIL

- MÜEBBET[Ar.] ile/değil/yerine MUHABBET[Ar.]


- MÜESSESELEŞMEK ile MÜESSESELEŞTİRMEK ile MÜESSES ile MÜESSESE

- MÜESSİR ile MÜTEESSİR

( Etken. İLE Edilgen. )

- MUĞLA ile MUĞLAK/LIK ile MUĞLALI/LIK

- MUHABBET VE SAYGILI OLMAMAK/HÜRMETSİZLİK ile/yerine MUHABBET VE SAYGI/HÜRMET

( Önceki halden daha kötü duruma getirir. İLE/YERİNE Muhabbetsiz saygı bir yere ulaştırmaz fakat kişiyi bozmaz. )

- MUHACCİL[Ar. < HACLET] ile MUHÂCİR[Ar. < HİCRET]

( Utandıran, tahcil eden. İLE Göçmen, göç eden. Bir ülkeden ayrılıp, başka bir ülkeye yerleşen. )

- MUHÂCEZE[Ar.] ile MUACCİZE[Ar. < ACZ]

( Fısıldamak. İLE Sıkıntı verme, bıktırma, usandırma, tâciz etme. | Yapışkanlık, sırnaşıklık. )

- MUHAFAZA ile MAHFAZA

( Koruma. İLE Koruyacak kap. )

- MUHAFAZA ile MUHAFAZALI ile MUHAFAZASIZ

- MUHAFAZAKÂR ile MUTAASSIB

- MUHAKEME[İng. REFLECTION] ile/||/<> ERİŞİMCİLİK[İng. ACCESSIBILISM]

( Aklın bir yetisi olarak muhakeme, dış dünyayı algılayıp çıkarımlarda bulunma ve aklın kendi kendini denetlemesi anlamına gelmektedir. Muhakeme yetisi sayesinde bellekte hali hazırda bulunan bilgiler ile yeni deneyimler doğrultusunda elde edilen bilgiler denetlenir, karşılaştırılır, çıkarımlar yapılır, bilgilerin doğruluğu üzerine düşünülür ve her ikisinin bir bütün oluşturduğu bir bilgi ağı meydana getirilir. Bu işlevleri doğrultusunda muhakeme bir denetleme ve çıkarım mekanizması olarak görülebilir. Epistemik özne, daha önce edindiği bilgilerin doğruluğu ile yeni edinmiş olduğu bilgilerin doğruluğunu muhakeme yetisi ile denetler. Bu denetleme sonucunda epistemik özne, hangi inançların doğru olduğu bilgisini edinir ve inançlarını biliyor olduğunu bilme bilgisine ulaşabilir. Bu anlamda muhakeme, öznenin bilinçli bir etkinliğidir. @@ İçselciliğin bir türü olan bu yaklaşım bir öznenin sahip olduğu inancın epistemik gerekçelendirmesini, öznenin zihnindeki bazı özel erişim türleri ile belirlenebileceğini iddia eder. Bir doğru inancı gerekçelendiren etkenlerin her an erişime ve muhakeme etmeye açık olması, öznenin bakış açısına içsel olan etkenlerin önemine vurgu yapar. BonJour, Audi ve Chisholm’un savunduğu bu yaklaşımda, bir şeyle ilgili tam deneyime sahipsek bilinç, içe bakış ve muhakeme ile bilgiye ulaşabiliriz; inanç ve algı deneyimlerimizin çoğuna muhakeme yeteneğini ile ulaşırız.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MUHAKEME/MAHKEME değil/yerine/= YARGILAMA

- MUHAMMER[Ar. < HİMÂR] ile MUHAMMER[Ar. < HAMR] ile MUAMMER[Ar. < ÖMR]

( Eşeğe benzetilmiş, eşek denilmiş, tahmîr olunmuş. İLE Mayalanmış, ekşiyip kabarmış. | Yoğurulmuş. Kaynayıp kıvamını bulmuş. İLE Yaşayan, yaşamış, ömür süren. )

- MUHAMMİR[Ar. < HAMR] ile MUHAMMİR[Ar.] ile MUHÂMÎ[Ar.]

( Mayalayan, ekşitip kabartan, tahmîr eden. | Yoğuran, mayalayan, kıvamını bulduran. İLE Kızdırıcı ilâç. İLE Savunan, koruyan, müdafaa eden. | Avukat. )

- MUHARRER[Ar.] ile MUKADDER[Ar.]

( Yazılmış olan. İLE Alna yazılmış olduğuna inanılan. )

- MUHARRİK ile/ve MÜTEHARRİK

( Hareket ettirici. İLE/VE Hareket eden. )

- MUHATARA ile MUHATARALI ile MUHATARASIZ

- MUATTAP/MUHATTAP/MUHAATTAP[Ar.] değil MUHÂTAP[Ar. < MUHÂTAB < HUTBE]

- MUHAYYİLE ile MÜTEHAYYİLE

- MUHÂZARA[Ar. < HUZÛR | çoğ. MUHÂZARÂT] ile MUÂZALA[Ar.]

( Hatırda tutulan şeyler. | Edebî fıkralar, öyküler anlatma ve bunlar üzerine konuşma. İLE Bir beyitin anlamını, başka bir beyitle tamamlaması. )

- MÜHLET ile MÜDDET[< MEDD]

( Başı ve sonu belirli bir gün/saat ile belirlenmiş olan. İLE
Geniş ve tüm süreci yansıtan/düşündüren kavram. )
( Süre, varolmanın belirsizce sürmesidir. )
( Bir işin yapılması için verilen zaman. Bir işi, belirli bir zaman için geri bırakma. İLE Zaman, vakit. | Bir şeyin uzayıp sürdüğü zaman. | Belirli bir zaman/vakit. )

- MÜHRELEMEK ile MÜHRE ile MÜHRELİ

- MUHTEŞEM[Ar. < HAŞMET] ile/ve MUAZZAM[Ar. < AZM]

( Görkemli, ihtişamlı, tantanalı, debdebeli. İLE/VE Kocaman, koca. | Ulu, koskoca. | Önemli, ağır. )

- MÜHÜRLEMEK ile MÜHÜRLENMEK ile MÜHÜRLETMEK ile MÜHÜR ile MÜHÜRCÜ/LÜK ile MÜHÜRLÜ ile MÜHÜRSÜZ ile MÜHÜR MUMU ile MÜHÜR BEYTİ ile MÜHÜR GÖZLÜ ile MÜHÜR PENSİ

- MUİN ile MUİNLİ ile MUİNSİZ

- MÜJDELEMEK ile MÜJDELENMEK ile MÜJDE/LİK ile MÜJDECİ/LİK ile MÜJDELİ

- MUKABELE ile MUKABELECİ/LİK ile MUKABELELİ ile MUKABELESİZ

- MÜKÂFÂT ile/>< MÜCÂZÂT

- MÜKÂFÂT[Ar. < KİFÂYET] ile MÜSÂVÂT[Ar. < SEVİYY]

( Beraberlik. | Bir hizmet ya da iyiliğe yönelik edilen iyilik. | Çalışkan öğrenciye öğretmeninin verdiği beğenme kâğıdı, takdir. İLE Eşitlik, aynı halde ve derecede olma. )

- MUKANNEN[Ar. < KANUN] ile MUAYYEN[Ar. < AYN]

( Belirli, şaşmaz. İLE Belirli, tâyin edilmiş. | Kararlaştırılan. )

- MUKARRİR ile MUALLİM ile MÜDERRİS

( OKUTMAN/ÖĞRETİM GÖREVLİSİ ile DOKTOR/DOÇENT ile PROFESÖR )

- MUKÂVELE[Ar. < KAVL: Konuşmak, söylemek.] ile/ve/değil MUKÂBELE[Ar. < KİBEL: Taraf, açı/cihet.](/BİLMUKÂBELE)

( Bir iş hakkında iki taraf arasında alınan kararların ve tarafların ileri sürdüğü koşulların hukūkî kurallara uygun biçimde yazılmış biçimi, yazılı sözleşme, senet. İLE Bir işin, davranışın gerektirdiği karşı davranış ya da iş, karşılık. )

- MUKAVELE ile MUKAVELELİ ile MUKAVELESİZ

- MUKAVEMET ile MUKAVEMETLİ ile MUKAVEMETÇİ/LİK ile MUKAVEMETSİZ/LİK ile MUKAVEMET KOŞUSU

- MUKAYYET ile MUTLAK

- MÜKELLEF[< KÜLFET] ile/ve/<>/< MUHÂTAB[< HUTBE]

- MÜKELLEF[Ar. < KÜLFET | çoğ. MÜKELLEFÎN] ile MÜKENNEF[Ar.]

( Bir şeyi yapmaya, ödemeye zorunlu olan. | Külfetle süslenmiş, mükemmel biçimde hazırlanmış olan. | Vergi vermekle yükümlü kişi. İLE Etrafı sınırlanmış. )

- MÜKEMMELLEŞMEK ile MÜKEMMELLEŞTİRMEK ile MÜKEMMELLEŞEBİLMEK ile MÜKEMMEL/LİK

- MÜLÂKAT[Ar. < LİKA]["ka" uzun okunur] ile MÜLHAKAT[Ar. < MÜLHAK]["ka" uzun okunur]

( Kavuşma, buluşma, birleşme. | Görüşme. İLE Katmalar, ekler. | Bir merkeze bağlı olan yerler. )

- MÜLHAKAT[Ar. < MÜLHAK]["ka" uzun okunur!] ile/< MUZÂFÂT[Ar. < MUZAF ile/< ZAYF]

( Katmalar, ekler. | Bir merkeze bağlı olan yerler. İLE Bir şeyin ekleri, bir merkezin şubeleri, kolları. )

- MÜLHİME[Ar. < LEHM] ile MÜLİMME[Ar. < ELEM]

( İçine doğduran, ilhâm eden. İLE Felâket. )

- MÜLKİYE ile MÜLKİYET ile MÜLKİYELİ/LİK

- MÜLTEZİLE" değil MUTEZİLE

- MULTIPLE STAR SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= ÇOKLU YILDIZ SİSTEMİ

( Ortak bir kütle çekim merkezinin yörüngesinde, en az iki yıldızdan oluşan yıldız sistemleri. "Çoklu yıldızlar" olarak da bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- MÜMÂCEDE[Ar. < MECD] ile MÜMÂDEHE[Ar. < MEDH] ile MÜMÂHADE[Ar.]

( Övünme, biriyle "soyluluk" yarışında bulunma. İLE Övülmeye hak kazanmak üzere birbiriyle çekişme. İLE Övünme. )

- MÜMHİL[Ar. < MEHL] ile MÜMİLL[Ar. < MELÂL]

( Bekleyen, mühlet/mehil veren. İLE Usandıran, bıktıran, melâl veren. )

- MÜ'MİN ile MUHAKKİK(TAHKİK EHLİ)

( Elinden ve dilinden emin olan/olunan/olma. İLE ... )
( Mü'minin yüzü güleç olur. )

- MÜNASEBET ile MÜNASEBETLİ ile MÜNASEBETSİZ/LİK ile MÜNASEBETSİZCE ile MÜNASEBETLİ MÜNASEBETSİZ

- MUTANT METAL[İng.] ile/değil/yerine/= MUNT ET METALİ

- MÜPHEM[Ar.] ile/değil/yerine/||/<>/< MÜLHEM[Ar.]

- MURÂBATA ile/ve MUKÂBELE


- MURÂKEBE ile/ve MUHÂSEBE

- MURÂKEBE[Ar.] ile/ve/> MUKÂREBE[Ar.]

( Kontrol. İLE/VE/> (O) Kontrol sayesinde Allah'a yaklaşmak. )
( Biri öbüründen önce ya da ayrı değildir. Birlikte, beraberdir. )
( Allah'a yakın olanlar sürekli kontrol halindedir. Sürekli kontrol halinde olanlar da Allah'a yakın olanlardır. )
( Bakma, gözetme, göz altında bulundurma. | Kendi iç âlemine bakma, dalıp kendinden geçme. | Denetleme, kontrol. İLE/VE/> Yakınlık, akrabalık. )

- MÜREKKEPLEMEK ile MÜREKKEPLENMEK ile MÜREKKEP ile MÜREKKEPLİ ile MÜREKKEPÇİ/LİK ile MÜREKKEPSİZ ile MÜREKKEP BALIĞI

- MÜRETTEB[Ar.] ile MÜREKKEB[Ar.]

( Dizilmiş, yerli yerine konulmuş, tertîb olunmuş. | Bir şey/yer için ayrılmış, tâyin edilmiş. | Sonradan kurulmuş. | Danışıklı, uydurma, yalandan düzenlenmiş. İLE İki ya da daha çok şeyin karışmasından meydana gelen, terkîb edilmiş. | Bileşik. | Yazı mürekkebi. )

- MURTAZI'[Ar. < RIZÂ] ile MURZI'[Ar. < RIZÂ]

( Süt emen, irtizâ' eden. İLE Bebek emziren, ırza' eden. )

- MÜRÜVVET ile MÜRÜVVETLİ ile MÜRÜVVETSİZ/LİK

- MÜŞABEHET[Ar.] değil/yerine/= BENZERLİK/BENZEŞLİK

- MÜŞABİH ile/ve/<> MÜŞEBBEH

( Aralarında benzerlik olan, benzer, benzeş. İLE/VE/<> Bir şeyle arasında benzerlik bulunan, benzetilen. )

- MÜSAMAHA ile MÜSAMAHALI ile MÜSAMAHASIZ/LIK ile MÜSAMAHASIZCA

- MUŞAMBALAŞMAK ile MUŞAMBA ile MUŞAMBALI ile MUŞAMBASIZ


- MÜSAVAT ile MÜSAVATÇI/LIK ile MÜSAVATSIZ/LIK

- MÜSEDDES[< SÜDS] ile TESDÎS[< SÜDS] ile MÜSEMMEN[< SEMN] ile MUAŞŞER[< UŞR] ile TERKİB-İ BEND VE TERCİ-İ BEND

( Aynı vezinde altışar mısralık bendlerden oluşan nazım biçimi. | Altıgen. İLE Bir gazelin her beyitine dört mısra daha ekleyerek gazeli altılı bendler haline getirme. [tahmis türünde olduğu gibi genellikle eksik gazellere uygulanır] İLE Bendlerin mısra sayısı sekiz olan nazım biçimi. İLE Aynı ölçüde onar mısralık bendlerden oluşan nazım biçimi. İLE Uyakları nazım biçiminde düzenlenmiş "hane" adı verilen 5-10 beyitlik şiir parçalarının [genellikle 5-12 hane] "vasıta" denilen bir beyitle birbirine bağlanmasından oluşan nazım biçimi. )

- MÛSİKÎŞİNAS ile/ve MUTRİB

( Müzikle uğraşan. )

- MÜŞKÜL[Ar. MUŞKİL] ile/değil/yerine/>< MEŞGUL

- MÜŞKÜLLEŞMEK ile MÜŞKÜL/LÜK ile MÜŞKÜLE

- MUSLUK ile MUSLUKLU ile MUSLUKÇU/LUK ile MUSLUKSUZ

- MUSTAFÂ:
İSTİFÂ
ile/ve/||/> ESTEFÂ

- MÜSTEKBİR ile/değil MÜTEKEBBİR

- MÜSTELZİM[Ar.] değil/yerine/= GEREKTİREN | GEREKEN/GEREKLİ OLAN

- MÜSTEMEDD ile MÜSTEMEN[Ar. < EMN] ile MÜSTEMEND[Fars.]

( Kendine yardım edilen, edilmiş olan. İLE Kendine aman verilmiş olan. | Yabancı olan. İLE Üzüntülü, kederli, hüzünlü. | Çaresiz, zavallı. | Talihsiz, mutsuz. )

- MÜSTEMLEKELEŞMEK ile MÜSTEMLEKELEŞTİRMEK ile MÜSTEMLEKE ile MÜSTEMLEKECİ/LİK

- MÜSTENHİR[Ar. < NEHR] ile MÜSTENÎR[Ar. < NÛR]

( Aka aka yeri oyan, ırmak/nehir yapan. İLE Nûr, ışık alan, parlak, istinâre eden. )

- MÜSTERHAM[Ar. < RAHM ve RUHUM] ile MÜSTERHİM[Ar. < RAHM]

( Yalvarılmış, yalvarılan, niyâz olunmuş, istirhâm edilmiş. İLE Yalvaran, niyâz eden, istirhâm eden. | Merhamet dileyen. )