| ORTA SÖZCÜĞE GÖRE |

- ABSTRAKSİYON ile ABSTRAKSİYONİST ile ABSTRAKSİYONİZM

- ABSTRAKSİYONİST[Fr. < ABSTRACTIONISTE] değil/yerine/= SOYUTÇU

- ABSTRAKSİYONİZM[Fr. < ABSTRACTIONISME] değil/yerine/= SOYUTÇULUK

- ABUKLAMAK ile ABUKLAŞMAK ile ABUKLAŞTIRMAK ile ABU ile ABUK/LUK ile ABUS/LUK ile ABUKÇA ile ABUK SABUK/LUK ile ABUK SUBUK/LUK ile ABUR CUBUR/LUK

- ABULİ ile/||/<> AJUZİ

( İstenç yitimi. İLE/||/<> Tat yitimi. )

- ABWATT[İng.] / ABWATT[Fr.] / ABWATT[Alm.] ile/değil/yerine/= ABVAT

- ACARLAŞMAK ile ACAR/LIK ile ACARA

- ACAYİPLEŞMEK ile ACAYİPLEŞTİRMEK ile ACAYİPLEŞEBİLMEK ile ACAYİP/LİK

- ACELELEŞMEK ile ACELELEŞTİRMEK ile ACELE ile ACELECİ/LİK ile ACELE POSTA

- ACEMLEŞMEK ile ACEMİLEŞMEK ile ACEMLEŞTİRMEK ile ACEMİLEŞEBİLMEK ile ACEM ile ACEMİ/LİK ile ACEMCE ile ACEMİCE ile ACEM İŞİ ile ACEMİ ER ile ACEM HALAYI ile ACEM KILICI ile ACEM LALESİ ile ACEM PİLAVI ile ACEMİ AĞASI ile ACEMİ OCAĞI ile ACEMİ OĞLANI ile ACEMİ ÇAYLAK ile ACEMİ BİRLİĞİ


- ACETOGENIC BACTERIA[İng.] değil/yerine/= ASETOJENİK BAKTERİ

( Tamamen oksijensiz ortamlarda (anaerobik) yaşayan ve doğada yaygın olarak bulunan bir bakteri grubu. Bu bakteriler, küresel karbon döngüsü için çok önemlidir. Karbon dioksiti (CO2) indirgeyerek asetat (CH3COOH) üreten benzersiz bir yol kullanırlar. Bu yola Wood-Ljungdahl yolu denir ve yolun ana enzimi asetil-CoA sentazdır.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AÇGÖZLÜLEŞMEK ile AÇGÖZLÜLEŞEBİLMEK ile AÇGÖZ/LÜK ile AÇGÖZLÜ/LÜK ile AÇGÖZLÜCE

- BRACKISH WATER[İng.] / BROCKIGES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= ACI SU

- ACI ile AĞRI

- AÇIĞA ÇIK(AR)MAK ile/ve/||/<> ORTAYA ÇIK(AR)MAK

- OPEN CYCLE REACTOR[İng.] / RÉACTEUR À CYCLE OUVERT[Fr.] / OFFENER ZYKLUS REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK ÇEVRİMLİ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR

- OPEN CIRCUIT POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE CIRCUIT OUVERT[Fr.] / OFFENER KREIS POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK DEVRE POTANSİYELİ

- FREE AIR IONIZATION CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'IONISATION D'AIR LIBRE[Fr.] / FREILUFTIONISATIONSKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK HAVA İYONLAŞMA ODASI

- AÇIK KONUŞMAK/DOĞRUYU SÖYLEMEK GEREKİRSE ... ile/değil (DAHA) AÇIKÇA SÖYLEYEYİM/SÖYLEMEK GEREKİR Kİ / (DAHA) AÇIK ANLATAYIM/ANLATMAM/IZ GEREKİR Kİ ...

- OPEN SYSTEM[İng.] / OUVRIR SYSTÈME[Fr.] / OFFEN SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK SİSTEM


- AÇIK SÖZLÜ//DOBRA[Bulg.] ile/değil PATAVATSIZ ile/değil PERVÂSIZ

( ... @@ "Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden, saygısızca konuşan, davranışlarına dikkat etmeyen". @@ "Çekinmesi, sakınması, korkusu olmadan konuşan". )

- ACIK" değil AZICIK

- ACIK/AÇIK değil AZICIK

- AÇIKLAYIVERMEK ile AÇIKLAYICI/LIK

- AÇİL ÖBEĞİ ile ASETİL ÖBEĞİ

( Karbonil ve alkil öbeği içeren işlevsel öbek. İLE Karbonil ve metil öbeği içeren işlevsel öbek. )

- ACILAŞMAK ile ACILAŞTIRMAK ile ACILAŞABİLMEK ile ACILAŞIVERMEK ile ACILAŞTIRILMAK

- ANGLE MIRRORS[İng.] / MIROIRS À ANGLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AÇILI AYNALAR

- AÇILIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI ile/değil AÇIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI

- ACIMAK ile ACIMASIZLAŞMAK ile ACIMASIZLAŞABİLMEK ile ACIMASIZ/LIK ile ACIMASIZCA ile ACIMA HİSSİ ile ACIMA DUYGUSU

- ACIMA(MA)K ile/ve/||/<> AFFETME(ME)K

( ... İLE/VE/||/<> Acıma(ma) düşüncesi/duygusu barındırabilir de, barındırmayabilir de. )
( Tüm varolanlar için geçerli olabilir. İLE/VE/||/<> Sadece insan için geçerlidir. )
( Nesnesine ve/ya da olgusuna, doğrudan ve/ya da dolaylı etkisi olmayabilir/olmaz. İLE/VE/||/<> Kişisine ve/ya da kendine, doğrudan ve/ya da dolaylı etkisi/katkısı/artısı olabilir/olur. )

- AÇINMAK ile AÇINSAMAK

( [dirimbilim] Gelişmek. | [tohum, hastalık için] İçindeki yetenekler uyanarak ereğine varmak. İLE Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak. )

- CONSERVATION DU MOMENT ANGULAIRE[Fr.] / DREHIMPULSERHALTUNG, DREHMOMENTSVERTEIDIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL MOMENTUMUN KORUNUMU

- ANGULAR DISPLACEMENT[İng.] / DÉPLACEMENT ANGULAIRE[Fr.] / WINKELVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL YER DEĞİŞTİRME

- ACİZLEŞMEK ile ACİZLEŞEBİLMEK ile ACİZ/LİK

- AÇKILAMAK ile AÇKILANMAK ile AÇKILATMAK ile AÇKI ile AÇKICI/LIK ile AÇKILI ile AÇKISIZ

- AÇLIK ÇEK(TİR)EREK EĞİT(İL)MEK:
MİDEMİZE
değil/yerine "NEFRETİ(Mİ)ZE/KİNİM(İZ)E"

- AÇMAK ile AÇMAZ/LIK ile AÇMACI/LIK ile AÇMALIK ile AÇMAZ DÜĞÜMÜ ile AÇMAZ HALATI

- AÇMAK ile AYIRMAK

- ACTA JURE IMPERII ile/ve/||/<> ACTUA JURE GESTIONIS ile/ve/||/<> LEX FORI

( Devletin, "egemenliğine dayanarak", yapmış olduğu eylemlerden doğan sorumluluğu. İLE/VE/||/<> Yönetimin, "egemenliğine dayanarak", yapmış olduğu eylemlerden doğan sorumluluğu. İLE/VE/||/<> Yargıcın, hukuktaki, doğrudan uygulama kuralları. )

- AÇTIRMAK ile AÇTIRILMAK ile AÇTIRABİLMEK


- ACYO[İt. AGGIO] ile ACYOTAJ[Fr.]/DEĞER FARKI

( Herhangi bir paranın, gerçek değeriyle, sürüm değeri arasında ya da bir ticaret senedinin üzerinde, yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arsında beliren fark. | Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon. | Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptığı tahsilat. İLE Devlet tahvilleri, kambiyo ve menkul değerler üzerine yapılan spekülatif işlemler. )

- AD LIBITUM BEHAVIOR SAMPLING[İng.] değil/yerine/= SERBEST DAVRANIŞ ÖRNEKLEMESİ

( Bir hayvan ya da hayvanlardan oluşan bir grup tarafından sergilenen tüm davranışların kayıt altına alınması. Davranışın nasıl kaydedileceği ya da hangi hayvanların kaydedileceği ile ilgili belirli bir kural gerektirmez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ADA/OTRUG[dvnlgttrk] ile/ve/değil/< BATMAYAN (KÜÇÜK/BÜYÜK) DAĞ/TEPE

- ADALE ile ADALET ile ADALELİ ile ADALESİZ ile ADALETLİ/LİK ile ADALETSİZ/LİK ile ADALETSİZCE ile ADALET KAPISI ile ADALET SARAYI ile ADALET ÖRGÜTÜ ile ADALET MAHKEMESİ

- ADÂLET ve/||/<>/> EMÂNET ve/||/<>/> EHLİYET/LİYÂKAT ve/||/<>/> MEŞVERET ve/||/<>/> MASLAHAT

- ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BELİRLİ OLUR değil ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BİLE BELİRLİ OLUR

- ADAMDAN SAY(MA)MAK ile/değil MUHATAB ALMA(MA)K

- ADAMIN ...:
"PİPİSİ"
değil PENİSİ

- ADAPTE ile ADAPTASYON

- ADDETMEK ile ADDEDİLMEK


- ADET ile ADETA ile ADETÇE

- ADHESION[İng.] / ADHÉSION[Fr.] / ADHÄSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ADEZYON

- BITUMINOUS COAL[İng.] / HOUILLE BITUMINEUSE[Fr.] / BITUMINOSE KOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİ MADEN KÖMÜRÜ

- ADİLEŞMEK ile ADİLEŞTİRMEK ile ADİLEŞEBİLMEK ile ADİLEŞİVERMEK

- ADIMLAMAK ile ADIMLANMAK ile ADIMLAYABİLMEK ile ADIL ile ADIM/LIK ile ADI SANI ile ADIM ADIM ile ADI ÜSTÜNDE ile ADI BELİRSİZ/LİK ile ADIM CÜMLESİ

- ADIABATISCHE GRADIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK GRADYAN

- ADLANDIRABİLMEK ile ADLANDIRIVERMEK

- ADLANMAK ile ADLANDIRMAK ile ADLANDIRILMAK

- ADLAŞMAK ile ADLAŞTIRMAK

- HEAT OF ADSORPTION / ADSORPTION HEAT[İng.] / ADSORPTION'S WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPLAMA/ADSORPSİYON ISISI


- ADSORPTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / CHROMATOGRAPHIQUE ADSORPTION[Fr.] / ADSORPTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPSİYON KROMATOGRAFİSİ

- ADVANCED SPECIES[İng.] değil/yerine/= GELİŞMİŞ TÜR

( Filogenetik araştırmalarda, bir organizmanın ya da karakterin, daha ilkin bir formdan evrimsel ıraksama yoluyla daha farklı bir yapıya değişmesi anlamında kullanılır. Mutlak bir gelişmişlikten bahsedilmez. Kronolojik bir anlam içerir ve önce evrimleşenler ile sonra evrimleşenleri ayırmak için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ADVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ADVEKSİYON

- ADVENTITIOUS[İng.] değil/yerine/= ADVENTİF

( Botanikte, normal olmayan yer ya da yerlerden çıkan yapılardır. Kelime olarak "beklenmeyen" ve "planlanmayan" anlamına gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AEROPHYSICS[İng.] / AÉROPHYSIQUE[Fr.] / AEROPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROFİZİK

- AEROSİT[Yun.] ile AKONDRİT[Fr.]

( Göktaşı. İLE Kumsuz göktaşı. )

- AEROTECHNICS[İng.] / AÉROTECHNIQUE[Fr.] / AEROTECHNIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTEKNİK

- AEROTERAPİ[Fr.] ile AEROTERMOTERAPİ[Fr.]

( Hava ile sağaltım, hava kürü. İLE Gövdeye sıcak hava gönderilerek yapılan sağaltım. )

- AEROTHERMODYNAMICS[İng.] / AÉROTHERMODYNAMIQUE[Fr.] / AEROTHERMODYNAMISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTERMODİNAMİK

- AFALLAMAK ile AFALLATMAK ile AFALLAŞMAK ile AFALLAŞTIRMAK ile AFAL ile AFAL AFAL


- AFERİST[Fr. < AFFAIRISTE] değil/yerine/= DALAVERECİ

- AFERİST[Fr. < AFFAIRISTE] değil/yerine/= VURGUNCU, ÇIKARCI, DALAVERECİ

- AFFETMEK ile AFFEDİLMEK ile AFFETTİRMEK ile AFFEDEBİLMEK

- AFFOLUNMAK ile AFFOLUNABİLMEK

- AFİ ile AFİF/LİK ile AFİS ile AFİŞ ile AFİŞÇİ/LİK

- AFONİ[Yun.] ile AFTONJİ[Fr.]

( Ses yitimi. İLE Ses çıkarma yetisinin kaybolması. )

- AFORİZM/A[Fr. < APHORISME] değil/yerine/= ÖZDEYİŞ

- AFOROZLAMAK ile AFOROZLANMAK ile AFOROZ ile AFOROZLU

- AFRİKA (SAVANA/ORMAN) FİLİ[Fars. < PÎL] ile/||/<> ASYA FİLİ

( Daha iri. İLE/VE Daha küçük. )
( Her biri, her gün 200 kilo ot yer. )
( Hortumları, 3 metre uzunluğunda ve 200 kilo ağırlığındadır. [4 litre suyu bir anda çekebilecek yapıdadır.] [Ucundaki parmak benzeri bölümler sayesinde tek bir pirinç tanesini yerden alabilecek kadar duyarlıdır.] [Bir aslanı tek darbede öldürebilecek kadar güçlüdür.][Gövdemizdeki tüm kasların toplamından 100 kat daha fazla kas bulunur.] )
( Ayak uclarında yürürler. [Tabanı ile topuk kemiği arasında kalın ve yüksek bir kıkırdak tabakası bulunur.] )
( Koşamaz ve zıplayamazlar fakat yürüyüşleriyle saatte 25 km. hıza ulaşabilirler.] )
( Öteki fillerin 10 km. öteden gelen düşük frekanslı sesleri ayaklarıyla duyabilirler. )
( Yunuslar ve bazı primatlar gibi kendilerini aynada tanıyabilirler. )
( Her gün, 100 litre su içmeleri gerekmektedir. [her bir emişte 8 litre su içebilmektelerdir] )
( Günde, sadece 2 saat uyurlar. )
( Sürü önderleri dişillerdir. )
( Ortalama ömürleri 50 yıldır. [80 yaşına kadar yaşamış olanı da vardır.] )
( Az sayıda doğal düşmanı olan filler genellikle yaşlandıkça aşınan dişlerinden dolayı aç kalarak ölürler. )
( Ölülerini sık sık ziyaret ederler. [Ölenlerin kemik ve dişlerini hortumlarıyla okşarlar.] )
( Gebelik süresi en uzun hayvan. [22 ay / 600-360 gün] )
( Her bir filin kan damarları, kendine özgü bir yapı sergilediğinden, tıpkı insandaki parmak izi gibi ayırt ettirici özelliğe sahiptir. )
( Filler, ehllileştirilebilir fakat evcilleştirilemez. )
( En yakın akrabaları denizinekleri[yaşayan] ve damanlardır. )
( Ayaklarıyla sismik hareketleri duyarlar ve çeşitli göç ve hareketlerini yeraltı verilerine[verilerinden aldıkları yorumlara] göre de belirlemektelerdir. )
( NEHÎM[Ar.]: Aslan kükremesi ve fil sesi. )
( Fil )
( Tek başlarına hareket edebilirler. İLE/VE Ancak/daha çok eşleriyle birlikte hareket ederler. )
( Zıplamayan tek memelidir. )
( )
( )
( Afrika'da, 1980'de 1 milyonu aşkın olan fillerin sayısı, günümüzde[2020] 300 bin civarındadır ne yazık ki. :( ((( )
( )
( )

- AFRODİZYAK/TA[İng. APHRODISIAC | Fr. < APHRODISIAQUE < Yun.]:
EŞEYSEL İSTEĞİ ARTIRAN
ile/ve/||/<> EŞEYSEL GÜCÜ ARTIRAN ile/ve/||/<> EŞEYSEL HAZZI ARTIRAN


- AFSUNLAMAK ile AFSUNLANMAK ile AFSUN ile AFSUNCU/LUK ile AFSUNLU

- AFYONLAMAK ile AFYONLANMAK ile AFYON ile AFYONLU ile AFYON RUHU ile AFYON SAKIZI ile AFYON KAYMAĞI

- ŞEBEKE[Osm.] / NETWORK, LATTICE[İng.] / RÉSEAU[Fr.] / NETZ/NETZWERK, GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞ, ÖRGÜ

- AĞARTMAK ile AĞARTILMAK ile AĞARTABİLMEK ile AĞARTI

- AĞDALANMAK ile AĞDALAŞMAK ile AĞDALAŞTIRMAK ile AĞDALAŞABİLMEK ile AĞDALAŞTIRILMAK ile AĞDA/LIK ile AĞDACI/LIK ile AĞDALI/LIK

- KIVAMLI, LEZCÎ, LÜZÛCÎ[Osm.] / VISCOUS[İng.] / VISQUEUX[Fr.] / VISKOS[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI, VİSKOZ

- KIVAM, LÜZÛCET[Osm.] / VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ[Fr.] / VISKOSITÄT ZÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALILIK VİZKOZİTE

- VISCOMETER, VISKOSIMETER[İng.] / VISCOSIMÉTRE[Fr.] / VISIOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALILIKÖLÇER, VİSKOZİMETRE

- AĞILAMAK ile AĞILANMAK ile AĞILAŞMAK ile AĞILANDIRMAK

- AĞIR CEZA SAVCISI değil AĞIR CEZA MAHKEMESİ NEZDİNDEKİ SAVCI


- AĞLAMAK/LIK ile AĞLANMAK ile AĞLATMAK ile AĞLAŞMAK ile AĞLATABİLMEK ile AĞLAYABİLMEK ile AĞLAYIVERMEK ile AĞLAK/LIK ile AĞLAMAKLI

- AĞLAYIŞ ile AĞLAYICI/LIK

- AĞNAMAK ile AĞNAM ile AĞNAMCI

- AGNOSTİSİZM[İng. AGNOSTICISM] ile/||/<> BİLİNEMEZCİLİK[İng. AGNOSTICISM]

( Nesnelerin kendilerinin hiçbir zaman bilinemeyeceğini ileri süren anlayış biçimidir. "Bilinmezcilik" olarak da isimlendirilmektedir. Bilinemezcilik terimi asıl anlamında, İngiliz düşünürü David Hume ile Alman düşünürü Immanuel Kant'ın öğretilerini adlandırır. Olguculuktan (pozitivizm) faydacılığa (pragmatizm) ve varoluşçuluğa (ekzistansiyalizm) kadar çağımızda da geniş etki alanları bulunan pek çok öğretiler bilinemezci niteliktedir. @@ Agnostisizm. Nesnelerin kendilerinin hiçbir zaman bilinemeyeceğini ileri süren anlayış. Bilinemezcilik deyimi, asıl anlamında, İngiliz düşünürü David Hume'la Alman düşünürü Immanuel Kan'ın öğretilerini adlandırır. Ne var ki, olguculuktan (pozitivizm) faydacılığa (pragmatizm) ve varoluşçuluğa (ekzistansiyalizm) kadar çağımızda da geniş etki alanları bulunan pek çok öğretiler bilinemezci niteliktedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AGNOZİ/AGNOSIA[İng.]/[Fr. < AGNOSIE] değil/yerine/= TANISIZLIK, TANIMAZLIK, VAROLANLARI TANIYAMAMA, TANIMA YİTİMİ, ALGI YİTİMİ

- AGRANDİSMAN[Fr. < AGRANDISSEMENT] değil/yerine/= BÜYÜLTME

- AĞRIMAK ile AĞRITMAK ile AĞRITABİLMEK ile AĞRIYABİLMEK ile AĞRI ile AĞRILI/LIK ile AĞRISIZ/LIK ile AĞRI SIZI ile AĞRISIZCA ile AĞRI KESİCİ ile AĞRI KESİMİ ile AĞRI YİTİMİ

- AĞRIYA DUYARLI OLMAYAN ÖRGENLER(ORGANLAR) ile AĞRIYA DUYARLI OLAN ÖRGENLER

( SEDATİF: Ağrı dindiren/kesen. )

- AH-AMAN (DEME[ME]K) ile/ve/||/<>/> AH'TAN AMAN'DAN ÇEKİLME(ME)K

- AHARLAMAK ile AHA ile AHAR ile AHARLI


- AHENKLEŞTİRMEK ile AHENK ile AHENKLİ/LİK ile AHENKSİZ/LİK ile AHENK KAİDESİ ile AHENK TAHTASI

- AHIRLAMAK ile AHIR ile AHIRLI

- AHİTLEŞMEK ile AHİ ile AHİR ile AHİT ile AHİZ ile AHİR VAKİT ile AHİR ZAMAN ile AHİR ÖMÜRDE

- AHLÂK ile/ve/||/<>/< ANLAMAK

- AHLÂK[Ar.] ile/ve/||/<>/>/< TERBİYE[Ar.]

- AHLAMAK ile AHLAF ile AHLAK ile AHLAT ile AHLAKLI/LIK ile AHLAKÇA ile AHLAKÇI/LIK ile AHLAKSIZ/LIK ile AHLAK DIŞI ile AHLAKSIZCA ile AHLAK BİLİMİ ile AHLAK DIŞICI/LIK ile AHLAK YASASI ile AHLAK BİLİMCİ ile AHLAK BİLİMSEL ile AHLAK ZABITASI

- AHMAK/LIK ile AHMAKLAŞMAK ile AHMAKLAŞTIRMAK ile AHMAKLAŞABİLMEK ile AHMAKLAŞTIRABİLMEK ile AHMAKÇA

- AHMED ve/||/+/<>/> MUHAMMED ve/||/+/<>/> MAHMUD ve/||/+/<>/> MUSTAFA

( Düşünce/de. VE/||/+/<>/> Gerçekleştiğinde. VE/||/+/<>/> Sonucunda[olumlu/olumsuz] VE/||/+/<>/> Vazgeçilebildiğinde. )

- AHTAPOT[Yun.] ile ARGONOT[Yun.]

( Sekiz dokunacında/kolunda yaklaşık 1000 duyarga bulunur. Üç kalbi, dokuz da beyni vardır. İLE
Deniz dibinde, kayalara tutunarak yaşayan bir türdür. [Deniz anemonu gibi bitkiye benzer.] )
( Dokunaçlarının herhangi bir parçası koptuğunda/kesildiğinde kopan parça 3 saat canlılığını ve hareketini devam ettirir. İLE ... )
( Eril ahtapotların kollarından biri çiftleşmek içindir ve bu kol altındaki oluk ve kavramaya yarayan ligula adında bir burunla ötekilerden ayrılır. [Bazı ahtapot türlerinde, öteki memelilerin penisinde olduğu gibi kanla dolar.] İLE
Erilin eşeysel örgeni(penisi), çiftleşme zamanında, gövdesinden ayrılır, gider başka bir kayada yaşayan dişil argonotu bulur, döller ve sahibine geri döner. [Çok eşli olma çabasındaki baylara da bu "Argonot" adı takılmıştır.] )
( Çiftleşme kolları, bir paket spermi dikkatli bir biçimde dişinin hazne [kafa/gövde] içine yerleştirir. Ardından ligula kırılır ve dişilin içinde yapışık kalır. [Eriller çiftleştikten birkaç ay sonra ölür.] [Ahtapotlar öteki kollarını yenileyebilseler de yeni bir çiftleşme kolu (lingula) üretemezler.] İLE ... )
( Kavanozları açabilir, taşları istiridyeleri açmak için araç olarak kullanabilir ya da kopmuş denizanası dokunaçlarını silah olarak kullanabilirler. [Bazıları sanki iki ayaklı hayvanlar gibi iki kolunun üzerinde yürüyebilir.] İLE ... )
( Kaslarını, kendilerini ileri atmak üzere kullanır ve saatte 40 km. hıza ulaşabilirler. [Bu yöntem ile "uçabilirler" de.(yırtıcılardan kaçmak için kendilerini suyun dışına fırlatmak üzere)] İLE ... )
( İskeletleri olmadığı için gözbebekleri kadar küçük yerlerden bile geçebilirler. [tek sert parçaları papağanınkine benzeyen gagasıdır] İLE ... )
( Ahtapot ile Argonot )

- AİLE/LİK ile AİLECE ile AİLESİZ/LİK ile AİLE ADI ile AİLE İSMİ ile AİLE DOSTU ile AİLE OCAĞI ile AİLE REİSİ ile AİLE HAYATI ile AİLE HEKİMİ ile AİLE HUKUKU ile AİLE BAHÇESİ ile AİLE BÜTÇESİ ile AİLE DOKTORU ile AİLE MECLİSİ ile AİLE SAADETİ ile AİLE GAZİNOSU ile AİLE MATİNESİ ile AİLE FOTOĞRAFI ile AİLE HEKİMLİĞİ ile AİLE PLANLAMASI


- AJİTE ile AJİTASYON

- AKABE(SİNDE) ile/değil AKABİNDE

( Tehlikeli, sarp ve zor geçit. İLE/DEĞİL Arkasından, hemen arkasından/ardından, ardından. )

- AKABİLMEK ile AKAÇLAMAK ile AKAÇLATMAK ile AKA ile AKAK ile AKAR ile AKAÇ ile AKARCA ile AKARLAR ile AKAR AMBER ile AKAN YILDIZ

- AKADEMİSYEN[Fr. < ACADÉMICIEN] değil/yerine/= ÖĞRETİM ÖGESİ

- AKANTOLİZ[Fr.] ile AKANTOZ[Fr.] ile AKANTOSİTOZ[Fr.]

( Deri dokusu bozukluğu. İLE Üst deride bir katmanın kalınlaşması. İLE Alyuvarların yapısal bozukluğu. )

- AKARSU ile/ve/<> KIVRIMLI AKARSU/MENDERES[Yun. < MAINDROS/Μαίανδρος]

( ... İLE/VE/<> Bir akarsu yatağının az eğimli koyak tabanlarında ve ova düzlüklerinde çizdiği "s" harfine benzeyen kıvrım. )

- AKAŞA ile AŞAKA

( Boşluk. Esîr. Uzayın, göğün bir unsuru olarak eter. Evrenin aslî eterik özü. İLE Aşk. )

- AKATİZİ ile/||/<> AKİNEZİ

( Oturamazlık. İLE/||/<> Devinimsizlik. )

- AKATLAR ile/ve AKARETLER

- AKBALIK = AKYABALIĞI

( Uskumrugillerden, ufak pullu bir balık.[10 - 60 kg.] )

- AKBAŞ ile AKBALIK

- AKÇALAMAK ile AKÇALANMAK ile AKÇA ile AKÇASAL ile AKÇA YEL ile AKÇA PAKÇA ile AKÇA ARMUDU

- AKDENİZ KANSIZLIĞI/TALASEMİ ile/||/<> ORAK GÖZE/HÜCRE ANEMİSİ

( Hemoglobin üretiminde genetik bir bozukluk nedeniyle anemi. İLE/||/<> Hemoglobin yapısındaki genetik bir bozukluk nedeniyle anemi ve ağrılı krizlerle ilişkili bir durum. )

- AKDETMEK ile AKDEDİLMEK ile AKDEDEBİLMEK

- FLUX LINES[İng.] / LIGNES DE FLUX[Fr.] ile/değil/yerine/= AKI ÇİZGİLERİ

- TUBE OF FLUX[İng.] / TUBE DE FLUX[Fr.] / FLUSSES GEFÄSS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI TÜPÜ

- FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX[Fr.] / FLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI YOĞUNLUĞU

- AKİL BALİĞ/BALİĞ değil/yerine/= ERGEN/ERİN/YENİYETME

- AKIL-FİKİR SAHİBİ OLMA(MA)K ile İFLÂH OLMA(MA)K

- AKIL:
SÂLİM
ve/> İSLÂM


- AKIL YÜRÜTME[İng. LOGICAL REASONING] ile/||/<> ANALOJİ[İng. ANALOGY] ile/||/<> NOSYON[İng. NOTION]

( Bir sonuca varmayı amaçlayan zihinsel faaliyetler. Mevcut öncüller arasında belirli bağlantılar kurulur ve yeni bir sonuca varılmaya çalışılır. Akıl yürütme genellikle argüman sunmak ya da çıkarım yapmak için kullanılır ve tümdengelimsel, tümevarımsal, abdüktif ya da analojik gibi farklı biçimlere ayrılabilir. @@ Benzeyen ve benzetilen iki nesne ya da nesne öbeği arasında ortak olduğu düşünülen bir benzetme yönü çerçevesinde kurulan benzerlik ya da yapılan karşılaştırmadır. Benzetme yönünün geçerli olduğuna yönelik yeterli verinin olmadığı ya da geçersiz olduğu durumlarda yapılan analoji geçersiz olabildiğinden analoji kurarken dikkatli olunmalıdır. @@ Bireyin bilinen, deneyimlenen ya da hayal edilen bir şeye ilişkin kavrayışı ya da izlenimi. Çeşitli zihinsel faaliyetlerin (akıl yürütme, tefekkür, vb.) geniş bir yelpazesini ifade eden "düşüncelerden" farklı olarak nosyon, kişinin dünya görüşünü ve teorik anlayışını şekillendiren daha derin, daha istikrarlı inançları ifade eder.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AKILLI-USLU (DİNLEME(ME)K, KONUŞMA(MA)K)

- UKDE-İ CEREYAN[Osm.] / CURRENT NODE[İng.] / NŒUD DE COURANT[Fr.] / STROMKNOTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM DÜĞÜMÜ

- CURRENT RELAY[İng.] / RELAIS DE COURANT[Fr.] / STROMRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM RÖLESİ

- CURRENT BALANCE[İng.] / BALANCE DU COURANT[Fr.] / ELEKTRISCHER AUSGLEICH, STROMWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TERAZİSİ

- CURRENT TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DE COURANT[Fr.] / STROMTRANSFORMATOR, STROMWANDLER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TRAFOSU

- AKIM VE BAKIM:
AŞKTA
ile/ve/||/<>/></> ELEKTRİKTE

( Önce akım, sonra bakım. @@ Önce bakım/tedbir, sonra akım. )

- CURRENT DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE COURANT[Fr.] / STROMDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM YOĞUNLUĞU

- CURRENT ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION DU COURANT[Fr.] / STROMSCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM ZAYIFLAMASI

- CEREYAN[Osm.] / CURRENT[İng.] / COURANT[Fr.] / STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM


- AMPERMETER[İng.] / AMPÈRMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIMÖLÇER

- AKINETOPSIA[İng.] değil/yerine/= HAREKET KÖRLÜĞÜ

( Akinetopsia ya da diğer adıyla hareket körlüğü nörofizyolojik bir rahatsızlıktır. Hasta bu rahatsızlıkta görüş açısı içindeki hareketsiz objeleri görmesinde bir sorun olmamasına karşın hareketleri algılayamaz. Bu rahatsızlığın farklı dereceleri vardır ve hiç bir türlü hareket algılayamamaya kadar uzanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AKINTI ile AKINTILI ile AKINTISIZ/LIK ile AKINTI BİLİMİ ile AKINTI BİLİMCİ ile AKINTI BİLİMSEL ile AKINTI ÇAĞANOZU

- AKINTIYA KAPILMAK değil/yerine AKIŞA KATILMAK/BIRAKMAK

- FLUXMETER[İng.] / FLUXMÈTRE[Fr.] / FLUSSMESSER, FLUXMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIÖLÇER

- FLUID STATICS[İng.] / STATIQUE DES FLUIDES[Fr.] / FLIESSKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN DURUK BİLİMİ

- HAREKET-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES FLUIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ/DEVİNİMİ

- AKIŞKANLAŞMAK ile AKIŞKANLAŞTIRMAK ile AKIŞKAN/LIK

- AKIŞMA ile AKIŞMAZ/LIK ile AKIŞMALI ile AKIŞMASIZ

- AKKORLAŞMAK ile AKKORLAŞTIRMAK ile AKKORLAŞTIRILMAK ile AKKOR/LUK


- AKLA YALIN ile/ve/||/<> AKLA YATKIN

- AKLAMAK ile AKLANMAK ile AKLATMAK ile AKLAŞMAK ile AKLAŞTIRMAK ile AKLANABİLMEK ile AKLAYABİLMEK ile AKLAYIVERMEK ile AKLAN ile AKLA YAKIN/LIK ile AKLA ZARAR ile AKLA ZİYAN ile AKLA YATKIN/LIK

- AKLI, DUYGULARA ARAÇ KILMAK ile/değil DUYGULARI, AKLA ARAÇ KILMAK

- AKLI ile AKLIK ile AKLINCA ile AKLI KIT/LIK ile AKLI SIRA ile AKLI YETİK ile AKLI KARALI ile AKLI BAŞINDA ile AKLI TAM AYAR

- AKL(IN)A" GÖRE "AKIL" ile/değil/yerine AKIL

- AKLIN/ODAĞIN:
ya/ne DUDAKLARINDA
ya da/ne de DUDAKLARDA OLMASIN/OLMAMALI

- AKLİYE ile/ve/||/<> ASABİYE

- AKORTLAMAK ile AKORTLANMAK ile AKORTLATMAK ile AKORTSUZLAŞMAK ile AKORTSUZLAŞTIRMAK ile AKOR ile AKORT ile AKORTLU ile AKORTÇU/LUK ile AKORTSUZ/LUK

- AKROFOBİ[İng. ACROPHOBIA] ile/||/<> AKROMATOPSİ[İng. ACHROMATOPSIA]

( Yükseklik korkusu olarak bilinen, Yunancada "tepe, zirve, kenar" anlamına gelen ἄκρον ("acro") ve "korku" anlamında gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Kısmen ya da tamamen renkli görme eksikliği, artan ışık hassasiyeti ve azalan görme keskinliği ile karakterize nadir görülen, ilerleyici olmayan bir görme bozukluğu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- AKSAMAK ile AKSİLENMEK ile AKSİLEŞMEK ile AKS ile AKSE ile AKSİ/LİK ile AKSU ile AKSİ AKSİ ile AKSİ HALDE ile AKSİ TAKDİRDE


- AKŞAMLAMAK ile AKŞAMLATMAK ile AKŞAM/LIK ile AKŞAMCI/LIK ile AKŞAM YELİ ile AKŞAM AKŞAM ile AKŞAM AZADI ile AKŞAM EZANI ile AKŞAM SAATİ ile AKŞAM VAKTİ ile AKŞAM GÜNEŞİ ile AKŞAM NAMAZI ile AKŞAM PAZARI ile AKŞAM SİMİDİ ile AKŞAMA DOĞRU ile AKŞAM YILDIZI ile AKŞAMA SABAHA ile AKŞAM GAZETESİ ile AKŞAM PİYASASI ile AKŞAM KARANLIĞI ile AKŞAMLI SABAHLI ile AKŞAMLIK SABAHLIK

- AKSATMAK ile AKSATILMAK ile AKSATABİLMEK ile AKSATA

- AKSELEROMETRE[Fr. < ACCÉLÉROMÈTRE] değil/yerine/= İVMEÖLÇER

- AKSETMEK ile AKSETTİRMEK ile AKSEDEBİLMEK ile AKSETTİRİLMEK

- AKSIRMAK ile AKSIRTMAK ile AKSIRABİLMEK ile AKSIRIVERMEK ile AKSIRTABİLMEK

- AKSİS/AXIS[İng.] değil/yerine/= EKSEN | İKINCİ BOYUN OMURU

- AXION[İng.] / AXION[Fr.] / AXION[Alm.] ile/değil/yerine/= AKSİYON

- AKSON[Fr. AXONE < Yun.] ile/ve/||/<> DALLANTI/DENDRİT[Yun. < DENDRON: Ağaç.] ile/ve/||/<> SİNİR KAVŞAĞI/SİNAPS[İng. < SYNAPSE]

( Her bir sinir gözesinde 10.000'e kadar dendrit olabilir fakat sadece bir akson vardır. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Akson ve dendritler arasındaki sinirsel iletilerin gerçekleştiği yerler. )
( İnsan beyninde yaklaşık 5.000.000 km. akson, 1 katrilyon sinaps vardır. )
( Akson, küçük bir nöron hücresinden binlerce kat daha uzun olabilir. [Bazı kişilerde aksonların uzunluğu 1.5 metreyi bulabilmektedir.] [Zürafalarda bulunan en uzun akson 4.5 metre uzunluğundadır.] )
( Sinir gözelerinin uyarımını ileten plazma uzantısı. İLE/VE/||/<> Sinir gözesinin öteki sinir gözesinden alınan elektrokimyasal uyartının ve verinin gövdeye iletilmesini sağlayan, kısa, dal benzeri yapılar. İLE/VE/||/<> Sinir gözelerinin öteki sinir gözelerine, kas ya da salgı bezleri gibi sinir gözesi olmayan gözelere iletim olanağı tanıyan özelleşmiş bağlantı noktaları. İki sinir gözesi arasındaki iletişim bölgesi. )

- AKTARILABİLMEK ile AKTARILIVERMEK

- AKTARMA ile AKTARMACI/LIK ile AKTARMALI ile AKTARMASIZ


- AKTARMAK ile AKTARTMAK ile AKTARILMAK ile AKTARABİLMEK ile AKTARIVERMEK ile AKTAR/LIK ile AKTARICI/LIK

- AKTİFLEŞMEK ile AKTİFLEŞTİRMEK ile AKTİFLEŞEBİLMEK ile AKTİF/LİK ile AKTİF GÜÇ ile AKTİF FİİL ile AKTİF METOT ile AKTİF ENERJİ ile AKTİF TAŞIMA

- ACTION[Fr.] / AKTINON[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNON

- ACTINIUM SERIE[İng.] / SÉRIE DE L'ACTINIUM[Fr.] / AKTINIUMREIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNYUM DİZİSİ/SERİSİ

- ACTINIUM[İng.] / ACTINIUM[Fr.] / AKTINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTİNYUM

- AKTİVASYON[Fr. < ACTIVATION] değil/yerine/= ETKİNLEŞTİRME

- AKTİVİST ile AKTİVİZM ile AKTİVASYON

- AKTÖR/LÜK ile AKTÖRE ile AKTÖRECİ/LİK ile AKTÖRESEL

- AKTÜELLEŞMEK ile AKTÜELLEŞTİRMEK ile AKTÜEL/LİK

- ACCUMULATOR CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ D'ACCUMULATEUR[Fr.] / AKKUMULATORKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AKÜMÜLATÖR SIĞASI


- ACCUMULATOR[İng.] / AKKUMULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKÜMÜLATÖR

- DENSITY OF ACOUSTIC ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE ENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ENERJİ YOĞUNLUĞU

- ACOUSTIC RECIPROCITY THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE RÉCIPROCITÉ ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHES REZIPROZITÄTTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KARŞILIKLILIK KURAMI/TEOREMİ

- DENSITY OF ACOUSTIC KINETIC ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE CINÉTIQUE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTIKKINETISCHENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KİNETİK ENERJİ YOĞUNLUĞU

- ACOUSTIC MASS REACTANCE[İng.] / AKUSTISCHE MASSENREAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK KÜTLE TEPKİLİ/REAKTANSI

- DENSITY OF ACOUSTIC POTENTIAL ENERGY[İng.] / DENSITÉ D'ÉNERGIE POTENTIELLE ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE POTENTIALENERGIEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK POTANSİYEL ENERJİ YOĞUNLUĞU

- ACOUSTIC TRANSFORMER[İng.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK TRANSFORMATÖR

- AKUSTİK[Fr./İng. < ACOUSTIC] değil/yerine/= YANKILANIM | YANKIBİLİM | İŞİTSEL, İŞİTME (YLE İLGİLİ) | SESBİLİM | SESSEL

( Sesin üretimini, denetimini, aktarımını ve etkilerini konu alan fizik kolu. | Kapalı bir yerde seslerin dağılımı. )

- ACOUSTOOPTIC MODULATOR[İng.] / MODULATEUR ACOUSTO-OPTIQUE[Fr.] / AKUSTISCH-OPTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK KİPLEYİCİ

- ACOUSTOOPTICAL FILTER[İng.] / FILTRE ACOUSTO-OPTIQUE[Fr.] / AKUSTISCH-OPTISCHER FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTOOPTİK SÜZGEÇ


- AKVA ile AKVAM ile AKVARİST

- AQUAMARINE[İng.] / AIQEMARINE[Fr.] / AQUMARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= AKVAMARİN

- ALABAŞ ile ALABALIK ile ALABALIK YAĞI

- ALABORA[İt.] ile ALABORİNA[İt.]

( Bir deniz teknesinin devrilecek kadar yan yatması ya da batması. İLE Gemici düğümü. )

- ALACALAMAK ile ALACALANMAK ile ALACALANDIRMAK ile ALACAKLANDIRMAK ile ALACA/LIK ile ALACAK ile ALACALI/LIK ile ALACA AŞ ile ALACAKLI/LIK ile ALACA BULACA ile ALACA KARANLIK ile ALACAK VERECEK ile ALACALI BULACALI

- ALAFRANGALAŞMAK ile ALAFRANGALAŞTIRMAK ile ALAFRANGA/LIK ile ALAFRANGACI/LIK ile ALAFRANGA SAAT ile ALAFRANGA MÜZİK ile ALAFRANGA TUVALET

- ALÂKA[Ar.] değil/yerine/= İLGİ, İLİŞKİ, İLİNTİ

- ALAKALANMAK ile ALAKALANDIRMAK ile ALAKA ile ALAKALI/LIK ile ALAKASIZ/LIK ile ALAKASIZCA

- ALAKART[Fr. < À LA CARTE >< TABLDOT] değil/yerine/= SEÇMELİ YEMEK

- ALAMERİKAN[Fr. < À L'AMERICAIN] değil/yerine/= AMERİKAN YÖNTEMİ


- ALAMİNÜT[Fr. < À LA MINUTE] değil/yerine/= ACELE, ÇABUK

- FIELD EFFECT DIODE[İng.] / DIODE À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ DİYOT

- FIELD EFFECT PHOTOTRANSISTOR[İng.] / PHOTOTRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKT-FOTOTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ FOTOTRANSİSTÖR

- FIELD EFFECT CAPACITOR[İng.] / CAPACITEUR À L'EFFET DU CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ SIĞAÇ

- FIELD EFFECT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À EFFET DE CHAMP[Fr.] / FELDEFFEKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN ETKİLİ TRANSİSTÖR

- ALATURKALAŞMAK ile ALATURKALAŞTIRMAK ile ALATURKA/LIK ile ALATURKACI/LIK ile ALATURKA SAAT ile ALATURKA MÜZİK ile ALATURKA TUVALET

- ALBENİ ile ALBENİLİ ile ALBENİSİZ/LİK

- LOW FREQUENCY CURRENT[İng.] / COURANT À BASSE FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= ALÇAK FREKANSLI AKIM

- ALÇAKLAŞMAK ile ALÇAKLAŞTIRMAK ile ALÇAKLAŞABİLMEK ile ALÇAK/LIK ile ALÇAKÇA ile ALÇAK SES ile ALÇAK BASINÇ ile ALÇAK YAYLAK ile ALÇAK GERİLİM ile ALÇAK GÖNÜLLÜ/LÜK ile ALÇAK KABARTMA

- ALÇALMAK ile ALÇALTMAK ile ALÇALTILMAK ile ALÇALABİLMEK ile ALÇALIVERMEK ile ALÇALTABİLMEK ile ALÇALTIVERMEK


- ALÇALMA/SI ile/değil AZALMA/SI

- ALÇILAMAK ile ALÇILANMAK ile ALÇILATMAK ile ALÇILAYABİLMEK ile ALÇI ile ALÇICI/LIK ile ALÇILI ile ALÇI TAŞI ile ALÇI KALIP ile ALÇI LEVHA ile ALÇILI SARGI