| ORTA SÖZCÜĞE GÖRE |

- KISIRLAŞMAK ile KISIRLAŞTIRMAK ile KISIR/LIK ile KISIR DÖNGÜ

- KİŞİ/SEL ile/ve/||/<> KİTLE/SEL

- KİŞİSEL = ŞAHSİ = PERSONAL[İng.] = PERSONNEL[Fr.] = PERSÖNLICH, PERSONAL[Alm.]

- KISITLAMAK ile KISITLANMAK ile KISITLAYABİLMEK ile KISIT ile KISITLI/LIK

- KİŞİYE OYNAMA ile/değil/yerine KİŞİYLE (BİRLİKTE) OYNAMA

- KİŞİYE/ONA ...:
UY(MA)MAK/UYAYIM/UYMAYAYIM
ile/ve/||/<>/> EŞLİK ETMEK

- KISKANMAK ile KISKANILMAK ile KISKAÇLAMAK ile KISKANDIRMAK ile KISKANABİLMEK ile KISKA ile KISKAÇ ile KISKACI/LIK ile KISKAÇLI ile KISKAÇ GÖZLÜK

- KIŞKIRTMAK ile KIŞKIRTILMAK ile KIŞKIRTABİLMEK ile KIŞKIRTI ile KIŞKIRTICI/LIK ile KIŞKIRTILI ile KIŞKIRTICI AJAN

- KIŞLAMAK ile KIŞLATMAK ile KIŞLA ile KIŞLAK

- KISMET ile KISMETLİ/LİK ile KISMETSİZ/LİK ile KISMET AĞACI ile KISMET KAPISI


- KİŞNEMEK ile KİŞNETMEK ile KİŞNEYEBİLMEK

- KISTIRMAK ile KISTIRILMAK ile KISTIRABİLMEK

- KIT ile KITA ile KIT KANAAT ile KITI KITINA ile KITALAR ARASI ile KITA SAHANLIĞI

- KİTAP ve/<> KİŞİ ve/<> MUHABBET

- KİTAPLAŞMAK ile KİTAPLAŞTIRMAK ile KİTAPLAŞTIRABİLMEK ile KİTAP/LIK ile KİTAPLI/LIK ile KİTAPÇA ile KİTAPÇI/LIK ile KİTAPSIZ/LIK ile KİTAPLICA ile KİTAP CEBİ ile KİTAP EHLİ ile KİTAPSIZCA ile KİTAP FUARI ile KİTAP KURDU ile KİTAP DOLABI ile KİTAP SARAYI ile KİTAP AÇACAĞI ile KİTAP DÜŞKÜNÜ ile KİTAPLIK BİLİMİ ile KİTAP DÜŞKÜNLÜĞÜ ile KİTAPLIK BİLİMCİ

- KITIKLAMAK ile KITIK ile KITIKLI

- KITIR ile TIKIR

( Minderin sertleşmesini sağlayan içindeki saman parçaları. | Yalan. | Patlamış mısır. İLE Tıkırdayan, birbirine vuran, çarpan şeylerin çıkardığı ses. | Para. )

- KİTLEME" değil KİLİTLE(ME)!

- KİTLEMEK/KİTLİ" değil KİLİTLEMEK/KİLİTLİ

- KIVAMLANMAK ile KIVAMLAŞTIRMAK ile KIVAM ile KIVAMLI/LIK ile KIVAMSIZ/LIK ile KIVAMLICA


- KIVANMAK ile KIVANDIRMAK ile KIVANÇLANMAK ile KIVANÇ ile KIVANÇLI

- KIVILCIMLANMAK ile KIVILCIM ile KIVILCIMLI ile KIVILCIMSIZ

- KIVIRCIKLAŞMAK ile KIVIRCIKLAŞTIRMAK ile KIVIRCIK ile KIVIRCIK KOYUN ile KIVIRCIK MARUL

- KIVIRMAK ile KIVIRTMAK ile KIVIRABİLMEK ile KIVIR KIVIR ile KIVIR ZIVIR

- KIVRAKLAŞMAK ile KIVRAK/LIK ile KIVRAKÇA ile KIVRAK KIVRAK

- KIVRAMAK ile KIVRILMAK

- KIVRANMAK ile KIVRANDIRMAK

- KIVRILABİLMEK ile KIVRILIVERMEK

- KIVRIMLANMAK ile KIVRIM ile KIVRIMLI/LIK ile KIVRIMSIZ/LIK ile KIVRIM KIVRIM

- KIYABİLMEK ile KIYASLAMAK ile KIYAKLAŞMAK ile KIYASLANMAK ile KIYA ile KIYAK/LIK ile KIYAM ile KIYAS ile KIYACI ile KIYAKÇI/LIK


- KIYAFET ile/değil KİFÂYET

( Giysi/giyecek. İLE Yeterli oranda olma, yetme, kâfi gelme. | Yeterlilik. )

- KIYAFET ile KIYAFETLİ ile KIYAFETSİZ/LİK ile KIYAFET BALOSU ile KIYAFET DÜŞKÜNÜ

- KIYILMAK ile KIYINMAK ile KIYIŞMAK ile KIYILAMAK ile KIYI/LIK ile KIYIK ile KIYIM/LIK ile KIYIN ile KIYIŞ ile KIYICI/LIK ile KIYIMLI ile KIYI DİLİ ile KIYI BUCAK ile KIYI SEYRİ ile KIYIM KIYIM ile KIYIN KIYIN ile KIYI TIRMIĞI ile KIYI BALIKÇILIĞI ile KIYI BANKACILIĞI

- [ne yazık ki]
!KIYIM
ile/ve/||/<> !"YIKIM"

- KIYMAK ile KIYMALI ile KIYMALIK ile KIYMASIZ ile KIYMALI PİDE ile KIYMALI BÖREK ile KIYMALI MAKARNA ile KIYMALI YUMURTA ile KIYMALI ISPANAK

- KIYMETLENMEK ile KIYMETLENDİRMEK ile KIYMET ile KIYMETLİ/LİK ile KIYMETSİZ/LİK ile KIYMETLİ EVRAK

- KIYMIK ile KIYMIKLI ile KIYMIKSIZ

- KIZAKLAMAK ile KIZAK/LIK ile KIZAKLI

- KIZARMAK ile KIZARTMAK ile KIZARTILMAK ile KIZARTABİLMEK

- KIZARTI ile KIZARTIŞ ile KIZARTILI


- KIZDIRMAK ile KISTIRMAK

- KIZDIRMAK ile KIZDIRILMAK ile KIZDIRABİLMEK

- KIESERITE[İng.] / KIESERITE[Fr.] / KIESERIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KİZERİT

- KIZIL KRALİÇE ETKİSİ[İng. RED QUEEN HYPOTHESIS] ile/||/<> EVRİMSEL SİLAHLANMA YARIŞI[İng. EVOLUTIONARY ARMS RACE]

( Evrimsel silahlanma yarışının (en temel manada, bir av ve bir avcının arasındaki rekabetin) doğasını açıklamakta kullanılan bir hipotez. Herhangi bir tür için, hayatta kalmaya gereken donanım, doğal seçilimle ne denli karmaşıklaşsa ve üstünleşse dahi rakip türün bir biçimde buna aynı seçilimle karşılık vererek rekabete devam etmesi ve bunun sonucunda donanımdaki artışın ve uzmanlaşmanın rakip türlerden herhangi biri için net bir kâra dönüşememesi olarak özetlenebilir. Kavram aynı türe mensup bireyler arasında belirli bir kaynak için (ışık, besin, eşi yaşam alanı) yapılan rekabetlerde de kullanılabilir. @@ Bir türün (örneğin parazitin) edindiği özelliklerden ötürü bir diğer türün (örneğin konak canlının) evrimsel başarısını düşürmesidir. Bu sebeple, birinci türün özelliklerini egale edecek ya da geçecek "karşı adaptasyonların" evrimsel süreçte desteklenmesidir. Buna karşılık olarak ilk tür de, ikinci türün (konağın) geliştirdiği "karşı adaptasyonlara" karşı "karşı-karşı adaptasyonlar" geliştirecektir ve bu böyle gidecektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KIZILCIK ile GERİMŞİK/GERMİŞİK

( ... İLE Yabani kızılcık. )

- KIZILMAK ile KIZILLAŞMAK ile KIZIL/LIK ile KIZILCA ile KIZIL YEL ile KIZIL ISI ile KIZIL İBLİS ile KIZIL KIYAMET ile KIZILCA KIYAMET ile KIZIL SU YOSUNLARI

- KIZIŞMAK ile KIZIŞTIRMAK ile KIZIŞ

- KIZMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK ile KIZIŞMAK

( Isıtılan ya da ısınan bir nesnenin sıcaklığının çok artması. | At, eşek vb. hayvanların çiftleşme istemesi, kösnümek. | Dişi kuşların zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermesi. | Öfkelenmek, sinirlenmek. İLE Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak. İLE Bitkilerin, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınması. İLE Hayvan, eş isteme zamanı gelmek, kösnümek. İLE Zorlu, sert, kızışık bir durum almak, şiddetlenmek, artmak. | Hızlanmak, hareketlenmek. )

- KIZMAK ile KIZMACA

- KLAD[İng. CLAD] ile/||/<> KLADOGRAM[İng. CLADOGRAM] ile/||/<> MONOFİLETİK GRUP[İng. MONOPHYLETIC GROUP] ile/||/<> SİNAPOMORFİ[İng. SYNAPOMORPHY] ile/||/<> TAKSONOMİK HİYERARŞİ[İng. TAXONOMIC HIERARCHY]

( Belirli bir ortak atadan evrimleşen torun türlerin tamamıdır. Monofiletik grup ile eş anlamlıdır. @@ Kladistik analizlerin sonuçlarını gösteren bir evrim ağacıdır. @@ Tek bir ortak atadan evrimleşmiş türler ya da popülasyonların tümünü anlatmak için kullanılır. Monofiletik gruplardan bahsederken, günümüzde var olan türler ile bunların ortak atalarının tamamı bilinmelidir. Günümüzde sayısız monofiletik grup tanımlanmıştır. @@ Filogenetik analizde, bir kladı diğerlerinden ya da dış öbekten ayırt eden, atalarında bulunmayan ve sonradan evrimleşmiş, torun türlerden bazıları tarafından paylaşılan özelliklerdir. @@ Sınıflandırma bilimi dahilinde, canlıların dikey bir hiyerarşi içinde sınıflandırılmasıdır. Günümüzde oldukça ayrıntılı bir hiyerarşi kullanılmaktadır. En genel hatlarıyla, aşağıdan (spesifikten) yukarıya (genele) sırasıyla tür, cins, aile, takım, sınıf, şube, alem, alan ve tip gelmektedir. Ancak bunların arasında da sayısız takson basamağı (klad) bulunur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- CLASSICAL FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DU CHAMP[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN KURAMI

- CLASSICAL CONDUCTIVITY THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DE LA CONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK KURAMI

- CLASSICAL MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE CLASSIQUE[Fr.] / KLASSISCHE MECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KLASİK MEKANİK

- KLASİK MEKANİK ile/ve/||/<> KLASİK GÖRELİ MEKANİK

- KLASİKLEŞMEK ile KLASİKLEŞTİRMEK ile KLASİK/LİK

- KLASMAN[Fr. < CLASSEMENT] değil/yerine/= BÖLÜMLEME, SINIFLAMA, TASNİF

- KLAVYE ile KLAVYELİ ile KLAVYESİZ

- KLEIN PARADOX[İng.] / PARADOXE DE KLEIN[Fr.] / KLEIN-PARADOXON[Alm.] ile/değil/yerine/= KLEİN PARADOKSU

- KLİKLEMEK ile KLİKLEŞMEK ile KLİK ile KLİKÇİ/LİK

- KLİMA ile KLİMALI ile KLİMASIZ


- KLİN ile/||/<> ANHEDONİ[İng. ANHEDONIA] ile/||/<> ÇİFT SARMAL[İng. DOUBLE HELIX] ile/||/<> DOĞAL ÖLDÜRÜCÜ HÜCRELER[İng. NATURAL KILLER CELLS] ile/||/<> DOĞRULUĞA UYGUNLUK KURAMI[İng. CORRESPONDENCE THEORY OF TRUTH] ile/||/<> HİDROJEN BAĞI[İng. HYDROGEN BOND]

( Bir genotipte ya da fenotipin coğrafi değişime paralel olarak görülen sistematik değişimi. @@ Eskiden keyif alınan aktivitelere olan ilginin azalması ve zevk alma yeteneğinin azalması. Anhedoni, depresyon, şizofreni ve diğer bazı akıl hastalıklarının temel klinik özelliklerinden biri. @@ Birbirine burgulu bir biçimde bağlanan iki doğrusal yapı bloğudur. Merdiven şekline benzetilmektedir ve moleküler biyolojide DNA'ya atfedilmektedir. @@ Hızlıca salgıladıkları sitokinlerle kemokinlerle ve infekte konak gözelerini doğrudan öldürebilme yetenekleri ile konak savunmasına katılan gözelerdir. Dentritik gözelerle birlikte patojenlere karşı oluşan adaptif immün yanıtı şekillendirirler ve otoimmün hastalıkların oluşmasında ve klinik seyirlerinde etki gösterirler. @@ Geleneksel bilgi tanımının üç koşulundan ilki olan Doğruluk Koşulu, geleneksel olarak gerçeklik ya da olguya uygun olma anlamına gelir. Epistemolojide doğruluk ile ilgili ifadeler zihinsel yapı ve özelliklerden değil, zihnimizden bağımsız varlıklarla ifadelerimizin uygunluğu anlamına gelir. Burada doğrunun, olgularla tekabül etme ilişkisine dayanan tekabüliyet/benzeşme (correspondence) kuramını varsaymaktayız. Bu kuramdan yola çıkacak olursak, doğru olmayan şey bilinemez; bu açıdan bilginin ilk koşulu tanımlamış olur. Bu koşulu daha iyi anlamak adına şu soruyu kendimize tekrar sorabiliriz; “Doğru olmayan şey bilinebilir mi?”, “Bildiğimizi iddia ettiğimiz şeyin doğru olmaması mümkün mü?”. Çoğu epistemolog için iki sorunun cevabı da “Hayır.” şeklindedir. Çoğu epistemolog için bilinen, bilme eyleminin diğer tarafından bulunan belirli türden bir gerçeklik varsayılmalıdır. Çünkü çoğu zaman x’i bilmek türünden bir eylem, belirli bir tür gerçekliği (x’in kendisini ya da x’i bilen öznenin kendisini) varsayar. Birşeyin doğru olduğunu iddia ederken ya da doğruluğa uygunluk kuramı ile düşünürken kast ettiğimiz çoğu zaman şudur: ifade ettiğimiz önerme (önerme doğru ya da yanlış olabilen yargı cümleleridir lütfen unutmayın), işaret ettiği nesneye uygunluk sergiler. Yani “Duvar beyazdır” dediğim zaman, bu yargı bildiren cümle; yani önerme, eğer duvar beyaz ise işaret ettiğini nesneye uygundur. Öyleyse “Duvar beyazdır” önermesi doğrudur ve doğruluğu uygunluk kuramına uygundur. @@ Hidrojen bağı, elektronlar için yüksek afiniteye sahip bir çift atom arasında bulunan bir hidrojen atomunu içeren etkileşim; böyle bir bağ, iyonik bir bağ ya da kovalent bağdan zayıf ancak van der Waals kuvvetlerinden daha güçlüdür. Hidrojen bağları, farklı moleküllerin atomları arasında ya da aynı molekülünün farklı bölgelerinde olabilir. Yapısındaki hidrojen bağları sebebiyle su, kendi büyüklüğündeki bir molekül için beklenenden çok daha geniş sıvı faz yelpazesine sahiptir. Doğrusal protein molekülündeki amino asitler arasındaki hidrojen bağları, proteninin işlevsel konfigürasyonuna katlanma şeklini belirler. DNA'nın iki ipliği üzerindeki nükleotidlerdeki azotlu bazlar (sitozinli guanin çiftleri, timinli adenin) arasındaki hidrojen bağları, genetik bilginin aktarımı için çok önemli olan çift sarmal yapısına neden olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KLİŞELEŞMEK ile KLİŞE ile KLİŞECİ/LİK

- KLYSTRON[İng./Fr./Alm.] ile/değil/yerine/= KLİSTRON

- CHLORINE DIOXIDE[İng.] / DIOXYDE DE CHLORE[Fr.] / CHLORDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORDİOKSİT

- KLORLAMAK ile KLORLANMAK ile KLOR ile KLORLU ile KLOR HİDRAT ile KLOR HİDRİK ASİT

- CHLORINE WATER[İng.] / EAU DE CHLORE[Fr.] / CHLOR WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KLORLU SU

- CHLOROSULFONIC ACID[İng.] / ACIDE CHLOROSOLFONIQUE[Fr.] / CHLORSULFONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KLOROSÜLFONİK ASİT

- KLORÜRLENDİRMEK ile KLORÜRLEŞTİRMEK ile KLORÜR

- KNUDSEN'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE KNUDSEN[Fr.] / KNUDSEN-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KNUDSEN DENKLEMİ

- KNUDSEN GAUGE[İng.] / JAUGE DE KNUDSEN[Fr.] / KNUDSEN-LEHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KNUDSEN ÖLÇERİ


- KOASERVAT ile/||/<> EN İLKİN FORM[İng. PROGENOTE]

( Hidrofobik kuvvetler tarafından bir arada tutulan ve çeşitli organik moleküllerden oluşan (özellikle lipit molekülleri) küçük, küresel damlacık. Canlılığın cansızlıktan evrimindeki ilk adım olarak görülmekte. Tıpkı virüsler gibi, "canlılığın eşiğinde" olan yapılar olarak görülebilir. İlk bakterilerin, koaservatların farklılaşmasıyla oluştuğu düşünülmekte. @@ Kimyasal dönüşümlerden ötürü kendisini kopyalayabilen ve doğal seçilimin etkisi altında evrimleşebilen ilk canlılardır. Diğer tüm canlılar, bu ilkin canlı formlarından evrimleşmiştir. "Koaservatlar" olarak da bilinirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KOÇ ile/ve/<> KOYUN/MARYA[Yun.]

( Eril. İLE/VE/<> Dişil. )
( ... İLE/VE/<> Dişil koyun. | Dişil hayvan. | Bir tür küçük balık. )
( KUÇİ[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile/ve/<> ... )
( ... İLE/VE/<> Gebelik süreleri 147-154 gündür. )

- KOCA KARI İLÂCI ile/değil KOCA KARİA İLÂCI

- KOCAMAK ile KOCALMAK ile KOCATMAK ile KOCA/LIK ile KOCALI/LIK ile KOCAALİ ile KOCAELİ ile KOCASIZ/LIK ile KOCA KOCA ile KOCAELİLİ/LİK ile KOCA BEBEK ile KOCA YEMİŞ ile KOCA KUŞLUK

- KOCAMANLAŞTIRMAK ile KOCAMA ile KOCAMAN/LIK ile KOCAMANCA

- KÖÇEK ile/değil KOÇAK

( Kadın kılığına girip çengi gibi oynayan erkeklere verilen ad. | Ağırbaşlı davranışları olmayan kişi. | Deve yavrusu, köşek. İLE Yürekli, yiğit. | Eliaçık, cömert. )

- KODLAMAK ile KODLATMAK ile KODLAYABİLMEK

- KODON ile/||/<> İNOZİN[İng. INOSINE] ile/||/<> KODON ÖNYARGISI[İng. KODON BIAS] ile/||/<> KOZAK SEKANSI[İng. KOZAK SEQUENCE] ile/||/<> SESSİZ YER DEĞİŞTİRME[İng. SILENT SUBSTITUTION]

( Belirli bir aminoasit taşıyıcı tRNA üretimi için kullanılan, DNA'da bulunan üçlü baz dizileri. @@ tRNA (antikodon) üzerinde bulunan, kodonda adenin, timin, urasil ya da sitozinle eşleşebilen, modifikasyona uğramış nükleosit. @@ DNA dizilimi içerisindeki kodonların rastgele olmayan dağılımları. @@ Bazı viral mRNA'larda, başlatma AUG 5 'ACCAUGG 3'ü çevreleyen konsensüs dizisi. Ribozomal bağlanmayı ve dolayısıyla protein sentezini kolaylaştırır. En tutarlı konum, başlatma kodonundan (ATG) üç nükleotid önce bulunur ve neredeyse her zaman bir adenin nükleotidir. @@ Bir DNA kodonundaki bir değişikliğin amino asit çevirisinde bir değişikliğe neden olmadığı bir mutasyon.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KÖFTE/LİK ile KÖFTER/LİK ile KÖFTECİ/LİK ile KÖFTE HARCI

- COHESION[İng.] / COHESION[Fr.] / KOHÄSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KOHEZYON


- KOHLRAUSCH METHOD[İng.] / MÉTHODE DE KOHLRAUSCH[Fr.] / KOHLRAUSCH-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOHLRAUSCH YÖNTEMİ

- KÖHNEMEK ile KÖHNELEŞMEK ile KÖHNE/LİK

- KOILONYCHIA[İng.] ile/değil/yerine/= KOİLONİŞYA

- COINCIDENCE CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT CONDENSE[Fr.] / KOINZIDENZSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOİNSİDANS DEVRESİ

- KOKART ile KOKARCA ile KOKARTLI ile KOKARTSIZ ile KOKAR AĞAÇ

- KÖKENLENMEK ile KÖKEN ile KÖKENLİ ile KÖKENSEL ile KÖKENSİZ/LİK ile KÖKEN BİLİMİ ile KÖKEN BELGESİ ile KÖKEN BİLGİSİ ile KÖKEN BİLİMCİ ile KÖKEN BİLİMSEL

- KOKLAMAK ile KOKLATMAK ile KOKLAŞMAK ile KOKLATILMAK ile KOKLAŞTIRMAK ile KOKLATABİLMEK ile KOKLAYABİLMEK

- KOKLAŞARAK/KOKLAŞA KOKLAŞA ile/değil KONUŞARAK/KONUŞA KONUŞA

- KÖKLEMEK ile KÖKLENMEK ile KÖKLEŞMEK ile KÖKLENDİRMEK ile KÖKLEŞTİRMEK

- KOK(MA)MAK ile/ve KORK(MA)MAK


- ODOUR INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE ODEUR[Fr.] / GERUCH STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ŞİDDETİ

- KOKULANMAK ile KOKULANDIRMAK ile KOK ile KOKA ile KOKU ile KOKUCU/LUK ile KOKULU ile KOKUSUZ/LUK ile KOK KÖMÜRÜ ile KOKULU KİRAZ ile KOKULU SABUN ile KOKU TEDAVİSİ ile KOKU ALMA DUYUSU ile KOKU ALMA ORGANI ile KOKULU ÇAYIR OTU

- KOLLAGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLAJİN

- KOLAY OLMAYAN/ZOR "YAŞAM" İÇİN ile/değil/yerine/>< KOLAY YAŞAM İÇİN

( "Kolay/kısa seçimler/sonuçlar". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kolay/kısa olmayan seçimler/süreçler. )

- KOLAY "YOL/YÖNTEM" ile/ve/değil/yerine/||/></< KOLAY OLMAYAN YOL/YÖNTEM

( [Yaşamı ...]
Zorlaş[tır]ır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/></< Kolaylaş[tır]ır. )

- KOLAYLAMAK ile KOLAYLANMAK ile KOLAYLAŞMAK ile KOLAYLAŞTIRMAK ile KOLAYLAŞTIRILMAK ile KOLAY/LIK ile KOLAYCA ile KOLAYCI/LIK ile KOLAY KOLAY

- KOLEKTİFLEŞMEK ile KOLEKTİFLEŞTİRMEK ile KOLEKTİF/LİK ile KOLEKTİF ŞİRKET ile KOLEKTİF ORTAKLIK

- KÖLELEŞMEK ile KÖLELEŞTİRMEK ile KÖLE/LİK ile KÖLECİ ile KÖLELİ ile KÖLESİZ ile KÖLELİK DÜZENİ

- KOLESTEROL ile KOLESTEROLLÜ ile KOLESTEROLSÜZ

- CHOLIC ACID[İng.] / ACID CHOLIQUE[Fr.] / CHOLÉSURE, GALLENSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLİK ASİT


- COLLIMATOR[İng.] / COLLIMATEUR[Fr.] / KOLLIMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLİMATÖR

- KOLLAMAK ile KOLLANMAK ile KOLLAYABİLMEK

- KOLLAYIŞ ile KOLLAYICI/LIK

- COLLOIDAL SUSPENSION[İng.] ile/değil/yerine/= KOLLOİDAL SÜSPANSİYON

- KOLONYALAMAK ile KOLONYALANMAK ile KOLONYA ile KOLONYAL ile KOLONYALI ile KOLONYASIZ ile KOLONYALİST ile KOLONYALİZM ile KOLONYAL ŞAPKA ile KOLONYALI MENDİL

- KOLTUKLAMAK ile KOLTUKLANMAK ile KOLTUK/LUK ile KOLTUKLU ile KOLTUKÇU/LUK ile KOLTUK ALTI ile KOLTUK GÖZÜ ile KOLTUK KAPISI ile KOLTUK TAKIMI ile KOLTUK DEĞNEĞİ ile KOLTUK DÜŞKÜNÜ ile KOLTUK KAVGASI ile KOLTUK MEYHANESİ ile KOLTUK DÜŞKÜNLÜĞÜ

- KOMANDİT[Fr. < COMMANDITE] ile/||/<> KOMANDİTE[Fr. < COMMANDITE] ile/||/<> KOMANDİTER[Fr. < COMMANDITAIRE]

( Yalnızca konulan sermaye kadar sorumluluğu olan ortaklık biçimi. @@ Komandit şirkette sınırsız sorumlu olan ortak. @@ Komandit şirkette ancak kendi koyduğu para kadar sorumlu olan ortak. )

- KOMBİ ile KOMBİLİ ile KOMBİNASYON

- KOMBİNASYON ile KONJONKTÜR

- KOMBİNEZON[Fr. COMBINAISON]/KOMBİNASYON[İng. COMBINATION] ile/değil/yerine/= DÜZENLEME | BİRLEŞTİRME

( Kadınların giydikleri kısa ve kolsuz iç çamaşırı. İLE/DEĞİL/YERİNE/= Bir işi başarıya ulaştırmak için alınan önlemler, düzenleme. | Birleştirme. )

- KOMBİNEZON ile KOMBİNEZONLU ile KOMBİNEZONSUZ

- KOMEDİ ile KOMİK

( Sanatçının yaptığı. İLE Abartanın, dozu kaçıranın yaptığı. )

- KOMİKLEŞMEK ile KOMİKLEŞTİRMEK ile KOMİK/LİK

- KOMPLEKS ile KOMPLEKSLİ/LİK ile KOMPLEKSSİZ/LİK ile KOMPLEKSSİZCE

- COMPLEXIMETRY, COMPLEXOMETRI[İng.] / COMPLEXOMETRY[Fr.] / KOMPLEXOMETRI[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKSİMETRİ

- COMPLEXON[İng.] / KOMPLEXON[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKSON

- KOMPLİKASYON[Fr. < COMPLICATION] değil/yerine/= KARMAŞIKLIK

- KOMPLİKE[Fr. < COMPLIQUE] yerine KARMAŞIK

- KOMPLİKE ile KOMPLİKASYON

- KOMÜN ile KOMÜNİST ile KOMÜNİZM ile KOMÜN HAYATI


- KÖMÜRLEŞMEK ile KÖMÜRLEŞTİRMEK ile KÖMÜRLEŞTİRİLMEK ile KÖMÜR/LÜK ile KÖMÜRCÜ/LÜK ile KÖMÜRLÜ ile KÖMÜRSÜZ/LÜK ile KÖMÜR KALEM

- KOMUTAN/KUMANDAN[Fr. < COMMANDANT] ile MALKOÇ

( ... İLE Osmanlı'da, Akıncılar Ocağı'nın komutanı. )

- KONABİLMEK ile KONAKLAMAK ile KONAKLATMAK ile KONAKLAYABİLMEK ile KONAK/LIK ile KONAKÇI/LIK ile KONA GÖÇE ile KONAK YAVRUSU

- KONACAK değil KOYULACAK

- KONÇ ile KONÇLU ile KONÇSUZ

- KONDURMAK ile KONDURABİLMEK ile KONDURUVERMEK ile KONDU ile KONDUCU/LUK

- KONFEDERE ile KONFEDERASYON

- KONFERANS[Fr./İng. < CONFERENCE] değil/yerine/= KONUŞMA/KONUŞTAY

- KONFİRME ile KONFİRMASYON

- KONFOR "ZİNCİRİNİ":
"KORUMAK/SÜRDÜRMEK"
ile KIRMAK


- KONFOR ile KONFORLU ile KONFORSUZ/LUK ile KONFORMİST ile KONFORMİZM

- KONJEKTÖR değil KONJONKTÖR

- KONJUGASYON[İng. CONJUGATION] ile/||/<> F FAKTÖRÜ (DÖLLEME FAKTÖRÜ)[İng. F FACTOR (FERTILITY FACTOR)] ile/||/<> F- (EKSİ) SUŞ[İng. F- (MINUS) STRAIN] ile/||/<> F' (F-ÜSSÜ) FAKTÖRÜ[İng. F-PRIME FACTOR] ile/||/<> F+ (ARTI) SUŞ[İng. F+ (PLUS) STRAIN]

( Tek gözeli organizmalarda, tamamlayıcı cinsiyetler arasında geçici göze teması ve Paramecium aurelia'da olduğu gibi genetik malzeme değişimi ya da bakterideki gibi tek yönlü gen transferi. @@ Bakterilerde eşey etmeni olarak rol oynayan transfer edilebilen plazmittir. Çift iplikli ve çembersel yapıda olup yaklaşık olarak 94000 baz uzunluğundadır. Konjugasyon ve kromozomal gen transferleri, F etmeni taşıyan F+ bakteri ile F etmeni taşımayan F- bakterinin yan yana gelip alıcı gözeye F faktörünün aktarılmasıyla gerçekleşir. @@ F etmeni içermeyen suştur.Konjugasyon esnasında "alıcı" olan E. coli suşu F etmeni içermez. @@ F etmeni yalnızca konjugasyonla ilgili genleri içerirken, buna ek olarak bakteri genomuna ait parçalar da içeren plazmit F' (F-prime) etmeni olarak tanımlanır. @@ F etmeni içeren suştur.Konjugasyon esnasında "verici" olan E. coli suşu F etmeni içerir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- CONJUGAISON[Fr.] / KONJUGATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KONJUGASYON

- KONSANTRASYON[İng. CONCENTRATION] ile/||/<> AŞIRI METAL BİRİKTİRİCİLER[İng. METAL HYPERACCUMULATORS] ile/||/<> DERİŞİM[İng. CONCENTRATION] ile/||/<> DİFÜZYON[İng. DIFFUSION] ile/||/<> HİPOTONİK[İng. HYPOTONIC]

( Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle ya da hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle ya da hacmine oranı. "Derişim" olarak da bilinir. @@ Öldürücü konsantrasyonlardaki toksik elementleri çevrelerinden tedarik ederek dokularında aktif halde depolayan bitkiler. @@ Konsantrasyon. Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle ya da hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle ya da hacmine oranıdır. @@ Maddelerin daha yüksek konsantrasyonlu ortamdan düşük konsantrasyonlu ortama doğru yayılmasına verilen addır. Difüzyona neden olan yoğunluk farkı olduğu için iki ortamdaki yoğunluk eşitlenene kadar difüzyon geçişi devam eder. Difüzyon, maddenin bütün hallerinde farklı hızda ve özellikte görülmektedir. Difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon ve basit difüzyon olarak ikiye ayrılır. @@ Hücrenin bulunduğu ortamın konsantrasyonunun kendisinden düşük olması. Yunanca "arasında, az ve altında" anlamına gelen "hypo" ile "gerilebilen" anlamına gelen "tonikos" kelimelerinden gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONSANTRASYON ile/ve KONTEMPLASYON

( Damla. İLE/VE Derya. )

- KONSANTRE ile KONSANTRASYON

- HEYET[Ar.]/COUNCIL[İng.]/KONSEY[Fr. < CONSEIL] değil/yerine/= KURUL

- KONSOLİT ile KONSOLİDE ile KONSOLİTÇİ ile KONSOLİDASYON ile KONSOLİDE BORÇ ile KONSOLİDE BÜTÇE

- KONSOME ile KONSOMASYON


- KONTR[İt. < CONTRA] ile "KONTÖR"[İng. < COUNTER] | Fr. COMPTEUR]

( Karşıt. @@ Belirli bir sürenin bir birim olarak kabul edildiği ve telefonda toplam konuşma süresinin kaç birim olduğunu sayısal olarak gösteren araç. | Telefon, gaz, su vb.nde tüketim birimi. )

- KONTRA ile KONTRAT ile KONTRATLI ile KONTRATSIZ ile KONTRA MİZANA

- KONTRAKSİYON[İng. CONTRACTION] ile/||/<> KONTRAKTİLİTE[İng. CONTRACTILITY] ile/||/<> KONTROL ÇAPRAZLAMASI[İng. TEST CROSS] ile/||/<> KONTROL GRUBU[İng. CONTROL GROUP]

( Kasın istemli ya da istemsiz kasılması durumu.[1] @@ Kontraktilite (kasılabilirlik), özellikle kasların ya da benzer aktif biyolojik dokunun kendi kendine kasılma yeteneğini ifade eder. @@ Fenotipi bilinen, fakat genotipi bilinmeyen bir bireyin genotipini bulmak amacıyla yapılan çaprazlama yöntemi. Bu yöntem için fenotipi bilinen fakat genotipi bilinmeyen bir canlı ile homozigot çekinik bir birey çaprazlanır. Bu çaprazlama sonucunda oluşan bireylere bakılarak genotipi bilinmeyen bireyin genotipi belirlenir. @@ Kıyaslama yapılmasını sağlayan bir referans grubu. Bir deney içerisinde, deney grubunun etkilendiği tüm değişkenlerden biri hariç her birine tabi olan grup. Bu tek hariç olan etken, deneyin sonucunda araştırılan şeyin nedeni olması beklenen unsur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KONU EDİNİYOR ile/ve/değil/||/<>/< KONU EDİYOR

- [ne yazık ki]
KONU(ŞULAN)LARI:
"SULANDIRMA"
ile/ve/||/<>/< "ÇOK BİLMİŞLİK"

- KONUMUZ ile/ve/||/<> KONUMUMUZ

- KONUŞ ve/||/<>/> EĞLEN ve/||/<>/> TARTIŞ ve/||/<>/> KORU

( Arkadaş gibi. VE/||/<>/> Çocuk gibi. VE/||/<>/> Eş gibi. VE/||/<>/> Kardeş gibi. )

- KONUŞLANIYOR ile/değil KONUŞULUYOR

- KONUŞMA ile/ve KOŞMA

- KONUŞMAK/KONUŞ(A)MAMAK ile/ve/||/<>/> KAVUŞMAK/KAVUŞ(A)MAMAK


- KONUŞMA(MA)NIN:
"ANLAMSIZLIĞI"
ile/ve/değil/yerine/<> "GEREKSİZLİĞİ"

( Konuşmak, kişinin, her koşul ve zamanda, en öncelikli yeti ve eylememidir. Dolayısıyla, kendi isteksiz ya da kopuk olduğumuz durumlar için "konuşmanın gereği yok" biçiminde düşünülmemeli ve konuşulmamalıdır. Anlamsızlığı, isabetsizliği, yersizliği/zamansızlığı olabilir fakat "gereksizliği" diye bir durum söz konusu olmadığı gibi bu ["niyetteki/kasıttaki"] söz de söylenemez/söylenmemelidir. )

- KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK

( Kişileri kaybettirir. İLE/VE/<> Söz(cük)leri kaybettirir. )

- KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> KONUŞ(MAY)ABİLECEĞİMİZ KADARIYLA KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ

- KONUŞTURMAK ile KONUŞTURTMAK ile KONUŞTURABİLMEK

- KONUŞU ile KONUŞUR ile KONUŞUŞ ile KONUŞUCU/LUK ile KONUŞUMLUK

- KONUŞUNCA/KONUŞTUKÇA ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< SUSUNCA/SUSTUKÇA/SUSABİLDİKÇE

( Köle/yiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/</>< Sultan/ız. )

- KONUYU:
"DEĞİŞELİM"
değil DEĞİŞTİRELİM

- CONVECTION CURRENT[İng.] / COURANT DE CONVECTION[Fr.] ile/değil/yerine/= KONVEKSİYON AKIMI

- KONYA ile KONYAK ile KONYALI/LIK

- KOOPERATİFLEŞMEK ile KOOPERATİF ile KOOPERATİFÇİ/LİK


- COORDINATION COMPOUND[İng.] / COMPOSE DÉ COORDINATION[Fr.] / KOORDINATIONS VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOORDİNASYON BİLEŞİĞİ

- KOORDİNE ile KOORDİNASYON

- KOPARMAK ile KOPARTMAK ile KOPARILMAK ile KOPARTILMAK ile KOPARABİLMEK ile KOPARTTIRMAK ile KOPARIVERMEK ile KOPARTABİLMEK

- KOPÇALAMAK ile KOPÇALANMAK ile KOPÇA ile KOPÇALI ile KOPÇASIZ

- KÖPEKLEMEK ile KÖPEKLENMEK ile KÖPEKLEŞMEK ile KÖPEK/LİK ile KÖPEKLİ ile KÖPEKSİZ ile KÖPEK DİŞİ ile KÖPEK SOYU ile KÖPEK ÜZÜMÜ ile KÖPEK BALIĞI ile KÖPEK SOĞANI ile KÖPEK BALIKLARI ile KÖPEK SARIMSAĞI

- KÖPRÜLENMEK ile KÖPRÜ ile KÖPRÜCÜ/LÜK ile KÖPRÜLÜ ile KÖPRÜ YOL ile KÖPRÜLEME ile KÖPRÜ ÜSTÜ ile KÖPRÜLEME AMELİYATI

- KÖPÜRMEK ile KÖPÜLEMEK ile KÖPÜKLENMEK ile KÖPÜREBİLMEK ile KÖPÜK ile KÖPÜKLÜ ile KÖPÜKSÜZ

- KOPYALAMA[İng. REPLICATION] ile/||/<> PRİMER (ÖNCÜL)[İng. PRIMER] ile/||/<> TEKRARLAYAN DNA[İng. REPETITIVE DNA]

( Var olan DNA molekülünün bir kopyasını yapma. @@ DNA sentezinin başlamasını sağlayan nükleik asit dizisidir. Polimerin "3' ucu"na DNA polimeraz bağlanır ve tepkimeleri (DNA kopyalama/replikasyonu) başlatır. @@ Kromozom DNA'sının anlamı olmayan DNA zinciri parçalarıdır. Normalde herhangi bir işlevleri yoktur; ama kromozoma başlık oluşturarak (capping) kopyalamanın ardından gerçekleşebilecek genetik bilgi kayıplarını önler (çünkü dizinin 3' sonunda bir sarkıntı oluşuma neden olur). Tekrarlayan dizinler DNA zincirinin herhangi bir yerinde görülebilir.İnsan genomunun %20'si tekrarlayan DNA dizinlerinden oluşur. DNA zincirnin sonunda tekrarlayan dizilere telomer denir. DNA kopyalanırken zincirin son kısımları kopyalanamaz ve bu nedenle telomerler kısalır. Yaşlılığın ve ölümün bundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Hücresel aktivitelerde görevli olmadıkları için işlevsel bir kayıp oluşmaz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KOPYALAMAK ile KOPYALANMAK ile KOPYALAYABİLMEK ile KOPYA ile KOPYACI/LIK ile KOPYA FİLM ile KOPYA KALEMİ ile KOPYA KAĞIDI ile KOPYA DEFTERİ ile KOPYA MÜREKKEBİ

- KOR ile KOR[< KOYAR]

( İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür ya da odun parçası. | Kırmızı renkli. İLE Büyük acı, üzüntü ya da sıkıntı. )

- KORDALILAR[İng. CHORDATES] ile/||/<> NOTOKORD[İng. NOTOCHORD] ile/||/<> PROTOKORDATA[İng. PROTOCHORDATA]

( Gelişimlerinin bir kısmında notokord bulunduran canlılar. Notokord, tamamen geliştiğinde vücut boyunca uzanan bir çubuktur. Vücudunu sertleştirir ve hareket esnasında destek görevi görür. Tüm kordalılar omurgalı değil. @@ Embriyonik mezodermde oluşan ve omurgalı embriyoların ön-arka yönünü sağlayan sopa biçiminde uzantı. Aynı zamanda sinir sistemi, iskelet ve çoğu kasın oluşumunu başlatır. @@ Kordalılar şubesinin yarım kordalılar, gömlekliler ve başı kordalılar alt şubelerini içeren bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORELASYON[Fr. < CORRELATION]["KOLERASYON" değil!] değil/yerine/= BAĞINTI

( Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. | Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık. | İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme. | İki ya da daha fazla değişken arasındaki bağıntı. | Görelilik. | İki ya da daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık ya da eşitlik. )

- KÖRELMEK ile KÖRELTMEK ile KÖRELTEBİLMEK

- KORKALAMAK ile KORKAK/LIK ile KORKAKÇA

- KORKMAK ile KORUMAK ile KORKULMAK ile KORKABİLMEK ile KOR ile KORE ile KORO ile KORT ile KORU/LUK ile KORECE ile KORELİ ile KORUCU/LUK ile KORO HALİNDE

- KORKU ile/ve/değil/yerine KORUMA

- KORKUNÇLAŞMAK ile KORKUNÇLAŞTIRMAK ile KORKUNÇ/LUK

- KORKUTAN ile/ve/||/<> KORKAN

( Korkutanlarla ile korkanlar arasında sessiz bir suç ortaklığı vardır. )

- KORKUTMAK ile KORKUTABİLMEK ile KORKU/LUK ile KORKUT ile KORKUŞ ile KORKULU ile KORKUSUZ/LUK ile KORKULUKLU ile KORKUSUZCA ile KORKULUKSUZ ile KORKU DAMARI

- [ne yazık ki]
"KORKUYU, ÖFKE İLE YATIŞTIRMAK"
ile/ve/||/<> "ÖFKEYİ, KORKU İLE YATIŞTIRMAK"


- KÖRLEŞMEK ile KÖRLEŞTİRMEK

- KÖRLETMEK ile KÖRLETEBİLMEK

- KORNEA[İng. CORNEA] ile/||/<> GÖZ SIVISI[İng. AQUEOUS HUMOR] ile/||/<> GÖZ SÜMÜKSEL ZARI[İng. CONJUNCTIVA] ile/||/<> İRİS[İng. IRIS]

( Gözün ön kısmını kaplayan ve yaklaşık 12 milimetre olan şeffaf zar. Kenarları dışında kan damarı içermez, ancak sinirler bulundurur ve temasa karşı oldukça hassastır. @@ Aqueous humor siliyer uzantılar tarafından, kan sıvısının süzülmesiyle oluşur. Kornea ve iris arasındaki boşluğu doldurur ince, sulu bir sıvıdır. Bu sıvı göz içi basıncını oluşturur, kornea ve lensini besler ve göze şeklini verir. @@ Göz kapaklarının iç kısmını ve göz küresinin kornea dışındaki ön kısmını örten mukozal bir yapıdır. Kısımları şöyle ayrılır; Palpebral konjuktiva göz kapaklarının iç yüzeyini kaplar, oküler (bulbar) konjuktiva da gözün ön tarafında bulunur ve forniks konjoktiva kendi üzerine kıvrılarak oluşmuş bir tabakadır. @@ Gözbebeğini çevreleyen ve göze rengini veren kaslı bölge. Lensin önünde ve korneanın arkasında bulunur. İriste bulunan kaslar, gözbebeğinin boyutunu kontrol eder ve retinaya ne kadar ışığın ulaşacağını ayarlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- CORONA CURRENT[İng.] / COURANT DE COURONNE[Fr.] / KORONASTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KORONA AKIMI

- CORONA DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE EN COURONNE[Fr.] / KORONAENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KORONA BOŞALMASI

- CORROSION[İng.] / CORROSION[Fr.] / KORROSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KOROZYON

- KORPUSKÜL[İng. CORPUSCLE] ile/||/<> ANTİSERUM

( Genellikle, vücudun en ufak gözeleri olan alyuvarları belirtmek için kullanılan kelime. Bunun dışında, boyutları çok küçük, ancak belirgin nitelik ve özelliklere sahip olan cisimleri tanımlamak amacıyla da kullanılır. @@ İmmunize edilen canlıların kanından elde edilen ve içinde antikor bulunan (korpusküler element içermeyen) sıvı kısım, serum.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KORSE ile KORSECİ/LİK ile KORSELİ ile KORSESİZ

- KÖRÜKLEMEK ile KÖRÜKLENMEK ile KÖRÜKLEYEBİLMEK ile KÖRÜK ile KÖRÜKLÜ ile KÖRÜKÇÜ/LÜK ile KÖRÜKSÜZ ile KÖRÜKLÜ OTOBÜS

- KORUM" ile KOYARIM


- KORUMAK ile/ve/||/<> KOLLAMAK

- KORUMA/LIK ile KORUMACI/LIK ile KORUMALI ile KORUMASIZ ile KORUMA ARACI ile KORUMA POLİSİ ile KORUMA ÜNSÜZÜ ile KORUMA GÖREVLİSİ

- KORUNAK ile KORUNAKLI/LIK ile KORUNAKSIZ/LIK

- KORUNMAK ile KORUNULMAK ile KORUNABİLMEK ile KORUN ile KORUN DOKUSU

- CONSERVATION PROPERTY[İng.] / PROPRIÉTÉ DE CONSERVATION[Fr.] / ERHALTUNGSGRÖSSE, ERHALTUNG EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUNUM ÖZELLİĞİ

- KORUYABİLMEK ile KORUYUCU/LUK ile KORUYUCU AİLE ile KORUYUCU ÜNSÜZ ile KORUYUCU KAPLAMA ile KORUYUCU HEKİMLİK

- KORUYUCU/MUHÂFIZ[Ar.] ile KOLCU/MUHÂFIZ[Ar.]

( Koruyan kişi. | Himâye eden, kollayıcı, hâmi. | Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan ilâç ya da işlem. İLE Bir şeyi korumak için bekleyen ya da kol gezen görevli. | Hizmetçilere çalışacak ev bulan kişi. )

- KOŞA KOŞA ile/değil/yerine KONUŞA KONUŞA

- KOŞABİLMEK ile KOŞAMLAMAK ile KOŞA/LIK ile KOŞAM ile KOŞAÇ ile KOŞAR ADIM

- KOŞMA ile KOŞ(UŞ)TURMA


- KOŞMAK ile KOŞMACA

- KÖSNÜ ile KÖSNÜK ile KÖSNÜL/LÜK ile KÖSNÜLÜ

- KÖSNÜLMEK ile KÖS ile KÖSE/LİK ile KÖS KÖS ile KÖSE SAKAL ile KÖSE BUĞDAY

- KÖSTEKLEMEK ile KÖSTEKLENMEK ile KÖSTEK ile KÖSTEKLİ ile KÖSTEKSİZ

- KOSTÜM/LÜK ile KOSTÜMCÜ/LÜK ile KOSTÜMLÜ ile KOSTÜMSÜZ

- KOŞTURMAK ile KOŞTURTMAK ile KOŞTURULMAK ile KOŞTURABİLMEK

- KOŞTURMAK ile/değil KOŞUŞTURMAK

- KOTARMAK İÇİN ile/değil KURTARMAK İÇİN

( Pişmiş yemeği başka kaplara boşaltmak. | Bir işi tamamlamak/bitirmek. İLE/DEĞİL Kurtarmak, rahatlatmak üzere. )

- KOTARMAK ile KOTARILMAK ile KOTARABİLMEK ile KOTA ile KOTAN

- PAMBIK[Fars. < PANBUK]/KOTON[Fr./İng. < COTON] değil/yerine/= PAMUK/LU


- KÖTÜLEMEK ile KÖTÜLENMEK ile KÖTÜLEŞMEK ile KÖTÜLEŞTİRMEK ile KÖTÜLEYEBİLMEK ile KÖTÜ/LÜK ile KÖTÜ GÖZ ile KÖTÜ YOL ile KÖTÜ ADAM ile KÖTÜLÜKÇÜ/LÜK ile KÖTÜ HABER ile KÖTÜ HUYLU/LUK ile KÖTÜ KADIN ile KÖTÜ KALPLİ/LİK

- KÖTÜMSEMEK ile KÖTÜMSERLEŞMEK ile KÖTÜMSERLEŞTİRMEK ile KÖTÜMSER/LİK

- KOVALAMAK ile KOVALANMAK ile KOVALATMAK ile KOVALAYABİLMEK ile KOV ile KOVA/LIK ile KOVALAMACA

- KOVDURMAK ile KOVDURTMAK ile KOVDURABİLMEK

- KOVMAK ile KOVALAMAK

- KOVUK ile KOVUCUK/ADESE[Ar.]

( Bir şeyin oyuk durumunda bulunan iç bölümü. İLE Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik. )

- KOV(UL)MAK yerine ÇIKAR(IL)MAK

- KÖY ROMANI ile KÖY KONULU ROMAN

- KOYDURMAK ile KOYDURTMAK ile KOYDURABİLMEK

- KÖYLEŞMEK ile KÖYLEŞTİRMEK


- KOYULAŞMAK ile KOYULAŞTIRMAK ile KOYULAŞTIRABİLMEK ile KOY ile KOYU/LUK ile KOYU GRİ ile KOYU KIR ile KOYU KOYU ile KOYU MAVİ ile KOYU SARI ile KOYU PEMBE ile KOYU YEŞİL ile KOYU KIRMIZI ile KOYU LACİVERT ile KOYU KAHVERENGİ

- KOYULMAK ile KOYULTMAK ile KOYULABİLMEK

- KOYUN ile KARAGÜL/KARAKUL

( ... İLE Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun. )

- KÖZ ile KOR

- KOZ ile KOZA ile KOZACI/LIK ile KOZALI ile KOZASIZ ile KOZ HELVA ile KOZ HELVACI ile KOZ HELVASI

- KOZAK ile/= KOZALAK

( Kozalak. | Metalden yapılmış, içine antlaşma ve sultan mektuplarının konulduğu kutu. İLE/= Koza. | Kozalaklıların, genellikle dibi yuvarlak, tepesi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi, kozak. | Olmamış, kuru, ham meyve. | Bal mumuna basılmış mührün bozulmaması için üzerine yapıştırılan kapakçık. )

- KOZMETİK ile KOZMETİKLİ ile KOZMETİKSİZ

- KRALLAŞMAK ile KRALLAŞTIRMAK ile KRAL/LIK ile KRALCI/LIK ile KRALİÇE/LİK

- KRAMER'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE KRAMERS[Fr.] ile/değil/yerine/= KRAMERS TEOREMİ

- KRAVAT ile KRAVATLI/LIK ile KRAVATSIZ/LIK ile KRAVATLICA ile KRAVATSIZCA ile KRAVAT İĞNESİ


- KREASYON[Fr. < CREATION] değil/yerine/= YARATMA İŞİ

- KREDİLEMEK ile KREDİLENDİRMEK ile KREDİ ile KREDİLİ ile KREDİSİZ/LİK ile KREDİ KARTI ile KREDİ LİMİTİ ile KREDİ MEKTUBU ile KREDİLİ SATIŞ ile KREDİ ANLAŞMASI ile KREDİ SÖZLEŞMESİ

- KREMLEMEK ile KREM ile KREMA ile KREMALI ile KREMASIZ ile KREM RENGİ

- KRYPTOCYANIN[İng.] ile/değil/yerine/= KRİPTOSİYANİN

- CRYSTAL ANISOTROPY[İng.] / ANISOTROPIE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLANISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL ANİZOTROPİSİ

- CRYSTAL DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL DİNAMİĞİ

- CRYSTAL DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION PAR LES CRISTAUX[Fr.] / KRISTALLBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL KIRINIMI

- CRYSTAL DEFECT[İng.] / DÉFAUT CRISTALLIN[Fr.] / KRISTALLDEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL KUSURU

- CRYSTAL/LINE LASER[İng.] / LASER À CRISTAL[Fr.] / KRISTALLLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL LAZER

- CRYSTAL COUNTER[İng.] / COMPTEUR EN CRISTAL[Fr.] / KRISTALLZÄHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SAYACI


- CRYSTAL CLASSES[İng.] / CLASSES DE CRISTAL[Fr.] / KRISTALLKATEGORIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SINIFLARI

- WATER OF CRYSTALLIZATION[İng.] / EAU DE CRISTALLISATION[Fr.] / KRISTALLWASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SUYU

- KRİSTALLENMEK ile KRİSTALLEŞMEK ile KRİSTALLENDİRMEK ile KRİSTALLEŞTİRMEK ile KRİSTAL ile KRİSTALLİ ile KRİSTAL CAM ile KRİSTAL KAR ile KRİSTAL MAVİSİ

- POTENTIEL CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK POTANSİYEL

- CRYOGÉNE[Fr.] / KRYOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOJEN

- KRİYOJENİK ELEKTRON MİKROSKOPİSİ[İng. CRYOGENIC ELECTRON MICROSCOPY] ile/||/<> KRİYOPREZERVASYON[İng. CRYOPRESERVATION]

( Almanca @@ Kryoelektronenmikroskopie @@ Fransızca @@ Cryomicroscopie électronique @@ Biyolojik örneklerin, atomik düzeydeki yapılarını ayrıntılı bir biçimde incelemek için kullanılan, son derece hassas ve ileri bir görüntüleme tekniği. Bu yöntem, örneklerin doğal yapılarının korunmasını sağlayarak doğal ortamlarındaki hallerine en yakın biçimde analiz edilmesini mümkün kılar. Kriyojenik Elektron Mikroskopisi (Cryo-EM)'nde numuneler, geleneksel mikroskopi yöntemlerinin aksine çok düşük sıcaklıklarda genellikle sıvı azot ya da sıvı etan gibi kriyojenik sıvılar kullanılarak hızlı bir biçimde dondurulur. Bu dondurma işlemi sırasında, moleküller kristalleşmeden amorf bir buz tabakasına gömülür. Bu hem moleküllerin yapısal bütünlüğünü korur hem de çevresel etmenlerin etkisini en aza indirir. @@ Kriyoprezervasyon kısaca, biyolojik materyallerin düşük sıcaklıklarda uzun süreler boyunca saklanabilmesini sağlayan bir yöntemdir. Bu teknik, biyolojik örneklerin ya da gözelerin canlılıklarını korumak için dondurulmasını içerir. Kriyoprezervasyon, sıvı azot ya da diğer soğutucu gazlar gibi düşük sıcaklıkların kullanılmasını gerektirir ve bu sıcaklıklar -80 derece Celsius'ten daha düşük olabilir. Bu işlem, biyolojik materyallerin uzun süreler boyunca saklanabilmesini, taşınabilmesini ve hatta yeniden canlandırılabilmesini sağlar. Kriyoprezervasyon; tıp, biyoteknoloji, tarım, gıda endüstrisi ve çevre bilimleri gibi birçok alanda kullanılmaktadır.[1][2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- CHROMIUM AMMONIUM SULPHATE[İng.] / SULFATE DOUBLE D'AMMONIUM ET DE CHROME[Fr.] / CHROM AMMONIUM SULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KROM AMONYUM SÜLFAT