| ORTA SÖZCÜĞE GÖRE |

- DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ve/değil DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

( Kadının/kişinin "günü" olmaz. Her gün, kadının günüdür! )

- DÜNYA "TİYATROLAR" GÜNÜ değil
DÜNYA TİYATRO GÜNÜ

(

)
( Bu takvimleri, şu html kodlarını kopyalayıp yapıştırarak da istediğiniz yerde yayınlayabilir, kendi takviminizde yer almasını sağlayabilirsiniz...
< iframe src="https://www.google.com/calendar/embed?src=bnu9bqjgmq24m6ciq9cr2q5ne0%40group.calendar.google.com&ctz=Europe/Istanbul" style="border: 0" width="600" height="600" scrolling="no">

< iframe src="https://www.google.com/calendar/embed?src=1khlcjeeql7qblbama2s0h7sk4%40group.calendar.google.com&ctz=Europe/Istanbul" style="border: 0" width="600" height="600" scrolling="no"> )

- DÜNYADA, BİR KİŞİ/İNSAN OLMAK ile/ve/değil/||/<> BİR KİŞİ İÇİN DÜNYA OLMAK

- DURAKSAMA ile DURAKSAMALI ile DURAKSAMASIZ

- DURALAMAK ile DURABİLMEK ile DURAKLAMAK ile DURALATMAK ile DURAKLATMAK ile DURAK/LIK ile DURAL/LIK ile DURAÇ ile DURAKLI ile DURAKSIZ/LIK ile DURAN TOP ile DURAKLI DALGA

- STANDING WAVE LOSS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE PERTE EN ONDES STATIONNAIRES[Fr.] / STEHWELLENVERLUSTFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DURAN DALGA KAYIP FAKTÖRÜ

- DURAN ile/ve/||/<> DURAĞAN

- DURDURMAK ile DURDURTMAK ile DURDURULMAK ile DURDURABİLMEK ile DURDURUVERMEK

- REST MASS ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE MASSE AU REPOS[Fr.] / RUHEENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN KÜTLE ENERJİSİ

- REST POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE REPOS[Fr.] / RUHEPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN POTANSİYEL


- DURGUNLAŞMAK ile DURGUNLAŞTIRMAK ile DURGU ile DURGUN/LUK ile DURGUN ŞİŞKİNLİK

- DURMAK ile DURMALI ÇIKIŞ

- DÜRMEK ile DÜRMECE

- DÜRTEN ile/ve/||/<>/> DÜŞÜNDÜRTEN

- DÜRTMEK ile DÜRTÜLMEK ile DÜRTELEMEK ile DÜRTÜ ile DÜRTÜCÜ KILIÇ

- DÜRTÜŞMEK ile DÜRTÜŞLEMEK ile DÜRTÜŞ

- DURULMAK ile DURULAMAK ile DURULANMAK ile DURULAŞMAK ile DURULUVERMEK ile DURULAŞTIRMAK ile DURU/LUK ile DURUK/LUK ile DURUM ile DURUŞ ile DURUM EKİ ile DURUM ULACI ile DURUP DURUP ile DURUM ORTACI ile DURUP DURURKEN ile DURUP DİNLENMEDEN

- DÜRÜLMEK ile DÜRÜMLEMEK ile DÜRÜ ile DÜRÜM ile DÜRÜLÜ ile DÜRÜMCÜ/LÜK ile DÜRÜM DÜRÜM ile DÜRÜM EKMEĞİ

- DURUM/SÜREÇ İÇİN:
"ANLATIYOR"
ile/değil ANLAŞILIYOR/ANLAŞILABİLİR

- ŞUÂ-İ HÂL[Osm.] / STATE VECTOR[İng.] / VECTEUR D'ÉTAT[Fr.] ile/değil/yerine/= DURUM VEKTÖRÜ


- ["DURUMU"] KABUL ETME(ME)K ile KABULLENME(ME)K

( TEK ELİNİ KALDIRMAK ile İKİ ELİNİ BİRDEN KALDIRMAK )

- DÜŞ/HAYAL[Ar.]:
KESİNTİLİ/MUNFASIL[Ar.]
ile/değil/yerine/>< KESİNTİSİZ/MUTTASIL[Ar.]

- DÜŞES[Fr. < DUCHESSE] değil/yerine/= DÜKÜN KARISI

- DÜŞKÜNLEŞMEK ile DÜŞKÜ ile DÜŞKÜN/LÜK ile DÜŞKÜNLER YURDU

- DÜŞLEMEK ile DÜŞLEYEBİLMEK ile DÜŞLEM ile DÜŞLEMLİ/LİK ile DÜŞLEMSEL/LİK ile DÜŞLEMSİZ/LİK

- DÜŞMANLAŞMAK ile DÜŞMANLAŞTIRMAK ile DÜŞMAN/LIK ile DÜŞMANCA ile DÜŞMAN AĞZI

- DUŞTA/YIKANMADA SICAK/SOĞUK SU AYAKLARDAN YUKARI DOĞRU ISLATMAYA BAŞLAYARAK DÖK(ÜN)MEK

- LOW ENERGY PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DES BASSES ÉNERGIES[Fr.] / NIEDRIGENERGIEPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK ENERJİ FİZİĞİ

- LOW ENERGY ELECTRON DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE BASSE ÉNERGIE[Fr.] / NIEDRIGENERGIE-ELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI

- LOW ENERGY N-P SCATTERING[İng.] / DISPERSION N-P À BASSE ÉNERGIE[Fr.] / NIEDRIGENERGIE-N-P-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK ENERJİLİ N-P SAÇILMASI


- LOW ENERGY P-P SCATTERING[İng.] / DISPERSION P-P À BASSE ÉNERGIE[Fr.] / NIEDRIGENERGIE-P-P-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK ENERJİLİ P-P SAÇILMASI

- DÜŞÜNCE:
GİZEMLİ
değil GİZLİ

- DÜŞÜNCEYLE BAKMAK ile DÜŞÜNCE OLMADAN BAKMAK

- DÜŞÜNDÜRTMEK ile DÜŞÜNDÜREBİLMEK ile DÜŞÜNDÜRÜCÜ/LÜK

- DÜŞÜNMEK ve/<> DÖNÜŞMEK

- DÜŞÜNMEK ile DÜŞÜNÜLMEK ile DÜŞÜNDÜRMEK ile DÜŞÜNEBİLMEK ile DÜŞÜNÜVERMEK ile DÜŞÜN ile DÜŞÜNCE ile DÜŞÜNSEL/LİK ile DÜŞÜNÜCÜ/LÜK ile DÜŞÜNCELİ/LİK ile DÜŞÜNCESİZ/LİK ile DÜŞÜNCESİZCE ile DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ ile DÜŞÜNCE ALIŞVERİŞİ

- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAZARAK VE YAPARAK DÜŞÜNMEK ve/||/<> DÜŞÜNEREK YAZMAK VE YAPMAK

- DÜŞÜNÜLEBİLİR/DÜŞÜNÜLÜR (OLAN) ile/ve/||/<>/> KABUL EDİLEBİLİR/EDİLİR (OLAN)

- DÜŞÜNÜLMEYE ...:
"MUHTAÇ"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞER

- DÜŞ(ÜR)ME ile/değil DEVİRME/DEVRİLME


- DÜŞÜRMEK ile DÜŞÜRTMEK ile DÜŞÜRÜLMEK ile DÜŞÜREBİLMEK ile DÜŞÜRÜVERMEK

- DUVAKLAMAK ile DUVAKLANMAK ile DUVAK ile DUVAKLI ile DUVAKÇI/LIK ile DUVAKSIZ ile DUVAK DÜŞKÜNÜ

- DUVARI SIRTINA YASLAMAK ile/değil/>< DUVARA SIRTINI YASLAMAK

- DÜVE ile DÜVEL ile DÜVEN ile DÜVER ile DÜVENCİ/LİK ile DÜVEN DİŞİ

- SENSITIVE VOLUME[İng.] / VOLUME SENSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DUYARLI HACİM

- DUYARLIK ile/değil DUYARLILIK

( Duyma/işitme aracının/durumunun/sürecinin ve olanağının var olması ya da sürmesi. İLE/DEĞİL Çevresinde ve odağında olanı saygı, ölçü ve özenle anlamaya[düşünmeye ve sorgulamaya] öncelik verme çabası. )

- DUYARLILAŞMAK ile DUYARSIZLAŞMAK ile DUYARSIZLAŞTIRMAK ile DUYAR/LIK ile DUYARLI/LIK ile DUYARSIZ/LIK ile DUYAR KAT ile DUYARLIKLI ile DUYARSIZCA

- DUYGULANMAK ile DUYGULANDIRMAK ile DUYGU ile DUYGUN/LUK ile DUYGUCA ile DUYGULU/LUK ile DUYGUSAL/LIK ile DUYGUSUZ/LUK ile DUYGU SÖMÜRÜSÜ ile DUYGUSAL DÜŞÜNME

- DUYMA(MA)K ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> DİNLEME(ME)K

( Her dinlemiyor gibi görünen, dinlemiyor değildir! )
( Beyin ve kulak ile. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Zihin, veri/bilgi, düşünce ve tutum ile. )

- DUYMAK ile DUYMAZLIK


- DUYMAK ile/||/<>/> DUYUMSAMAK

- DUYU VERİSİ[İng. SENSE-DATUM] ile/||/<> KANITÇILIK[İng. EVIDENTIALISM]

( Zihnimizin dışındaki nesneler, olaylar ve olguların zihnimize ilişkin süreci duyu verileri ile mümkündür. İnsan zihni, dış dünyaya dair nesnelere duyarlıdır, duyu organlarımız yoluyla elde ettiğimiz belirli türden veriler (koku, ses vb) bilişsel bir süreç eşliğinde zihnimizde işlenir. İşte bu süreci başlatan unsurlara (koku, ses vb) duyu verisi denir. @@ W.K. Clifford’a göre “yetersiz delile dayanarak herhangi bir şeye inanmak her zaman, her yerde ve herkes için yanlıştır. ” Delilciliğin en açık ve katı ifadelerden biri olarak bu gösterilebilir. Delilciler sahip olduğumuz inançların bir delile dayanmadığı sürece yersiz ve güvenilmez olduğunu iddia ederler. Bazı radikal delilciler için bu deliller duyu verisine dayanan empirik verilere ilişkin delilerdir. Diğer yandan delilciliğin en açık farmülasyonu şu şekildedir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DUYU ve/||/<>/> ALGI ve/||/<>/> BETİMLEME/TASVİR ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> TANIM ve/||/<>/> AD/SÖZCÜK ve/||/<>/> KAVRAM/SOYUTLAMA

- DUYULMAK ile DUYULABİLMEK

- DUYUM ile DUYUMCU/LUK ile DUYUMLU ile DUYUMSAL/LIK ile DUYUMSUZ/LUK ile DUYUM EŞİĞİ ile DUYUM İKİLİĞİ

- DUYUMDA:
BASINÇ
ile/ve/<> ISI ile/ve/<> AĞRI/ACI

- DÜYÜN[Azr.] = DÜĞÜM[Tr.]

- DUYURMAK ile DUYURTMAK ile DUYURULMAK ile DUYURABİLMEK ile DUYURU ile DUYURU TAHTASI

- DUYURUMUZA/DAVETİMİZE:
"GERİ DÖNÜŞÜMLER OLUYOR"
değil "GERİ DÖNÜŞLER OLUYOR"

- DÜZELMEK ile DÜZELTMEK ile DÜZELTİLMEK ile DÜZELEBİLMEK ile DÜZELTTİRMEK ile DÜZELTEBİLMEK


- DÜZELTİLEBİLMEK ile DÜZELTİ ile DÜZELTİM ile DÜZELTİŞ ile DÜZELTİCİ/LİK ile DÜZELTİCİ JİMNASTİK

- DÜZELTME ile DÜZELTMEN ile DÜZELTMECİ/LİK ile DÜZELTME İŞARETİ

- DÜZEMEK ile DÜZ ile DÜZE ile DÜZİÇİ ile DÜZ FLÜT ile DÜZ PAÇA ile DÜZ RAKI ile DÜZ ÜNLÜ ile DÜZ BASKI ile DÜZ HEKİM/LİK ile DÜZ PAÇALI ile DÜZ TÜMLEÇ ile DÜZ BASKICI/LIK ile DÜZ KANATLILAR

- DÜZEN ile/ve/değil/yerine İSTENİLEN/İSTENİLEBİLEN DÜZEN

- DÜZENİ:
KURMAK
ile/ve/||/<>/> KORUMAK

- DÜZENLEMEK ile DÜZENLENMEK ile DÜZENLETMEK ile DÜZENLENEBİLMEK ile DÜZENLETEBİLMEK ile DÜZENLEYEBİLMEK ile DÜZEN ile DÜZENCE ile DÜZENCİ/LİK ile DÜZENLİ/LİK ile DÜZENSİZ/LİK ile DÜZEN BAĞI ile DÜZEN TEKER ile DÜZENLEMECİ/LİK ile DÜZENLİ ORDU ile DÜZEN AÇIKLAMASI

- REGULATOR[İng.] / RÉGULATEUR[Fr.] / REGULATOR, REGLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ

- DÜZENLEYİM ile DÜZENLEYİŞ ile DÜZENLEYİCİ/LİK

- DÜZEY ile DÜZEYLİ/LİK ile DÜZEYSİZ/LİK ile DÜZEYSİZCE

- DÜZGÜ ile DÜZGÜN/LÜK ile DÜZGÜLÜ ile DÜZGÜNCE ile DÜZGÜNCÜ/LÜK ile DÜZGÜNLÜ ile DÜZGÜSEL ile DÜZGÜSÜZ ile DÜZGÜNSÜZ


- DÜZGÜN DAİRESEL HAREKET ile DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET

( Açısal hızın sabit kaldığı hareket. İLE Hız vektörünün yön ve büyüklüğünün doğru boyunca değişmediği [sabit kaldığı] hareket. )

- REGULAR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION RÉGULIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN YANSIMA

- ÂYÎNE-İ MÜSTEVÎ[Osm.] / PLANE MIRROR[İng.] / MIROIR PLAN[Fr.] / FLACHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM AYNA

- DÜZLEMEK ile DÜZLENMEK ile DÜZLETMEK ile DÜZLEŞMEK ile DÜZLEŞTİRMEK ile DÜZLEM ile DÜZLEMLİ ile DÜZLEMSEL/LİK ile DÜZLEK YAPI ile DÜZLEM KÜRE ile DÜZLEM GEOMETRİ

- DÜZMEK ile DÜZMECE/LİK ile DÜZMECİ/LİK

- DYSLEXIA[İng.] değil/yerine/= DİSLEKSİ

( Çoğunlukla okuma, yazma ve heceleme ile ilgili sorunlara sebep olan yaygın bir öğrenme güçlüğüdür. Disleksi belirli bir öğrenme güçlüğüdür, yani okuma ve yazma gibi öğrenme için kullanılan belirli yeteneklerde sorunlara neden olur. Disleksi, günlük olarak zorluklar çıkarabilen, yaşam boyu süren bir sorundur. Belirtileri arasında "d" ve "b" ya da "p" ve "q" gibi birbirine benzer harfleri birbirine karıştırmak; okuma zorluğu; imla zorluğu; yabancı dil öğrenme zorluğu; geç konuşma; harfleri, sayıları ve renkleri adlandırma ya da hatırlama zorluğu ve okuma içeren faaliyetlerden kaçınmak bulunur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- DYSMENORRHEA[İng.] değil/yerine/= DİSMENORE

( Âdet(regl) döneminde hissedilen şiddetli sancılar ya da ağrılı âdet dönemi. Günlük etkinlikleri engelleyecek derecede şiddetli sancılar için kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EBEDİLEŞMEK ile EBEDİLEŞTİRMEK ile EBEDİ/LİK ile EBEDİ UYKU

- EBRULAMAK ile EBRU ile EBRUCU/LUK ile EBRULİ ile EBRULU

- ECZACI değil/yerine/= EMCİ


- EDEBÎ (OLAN) ile/ve/||/<>/>/< EBEDÎ (OLAN)

- EDEBÎ ve/> EBEDÎ

- EDEBİ ile EBEDİ

- EDEBİLMEK ile EDEPLENMEK ile EDEPLENDİRMEK ile EDEPSİZLEŞMEK ile EDE ile EDEP ile EDER ile EDEPLİ/LİK ile EDEPSİZ/LİK ile EDEP YERİ ile EDEPSİZCE ile EDEPLİ EDEPLİ

- EDİLGEN ile ETTİRGEN

- EDİLGENLEŞMEK ile EDİLGENLEŞTİRMEK ile EDİLGEN/LİK ile EDİLGEN FİİL ile EDİLGEN ÇATI ile EDİLGENLİK EKİ

- EDİLMEK ile EDİNMEK ile EDİNİLMEK ile EDİNDİRMEK ile EDİLEBİLMEK ile EDİNEBİLMEK ile EDİNİVERMEK ile EDİ ile EDİK ile EDİM ile EDİP ile EDİMLİ ile EDİMSEL/LİK ile EDİMSİZ ile EDİMSELCİ/LİK ile EDİM BİLİMİ

- EDİN(İL)ME ile/ve/<> ERİŞ(İL)ME

- EDİSYON[Fr. < ÉDITION] değil/yerine/= BASI. | BASKI

- EFENDİLEŞMEK ile EFENDİ/LİK ile EFENDİM ile EFENDİCE ile EFENDİ EFENDİ


- EFFECTIVE HALF-LIFE[İng.] değil/yerine/= ETKİN YARI ÖMÜR

( Radyoaktif maddenin vücutta etkili olduğu süre.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EFKARLANMAK ile EFKAR ile EFKARLI/LIK

- EFRİZ[Fr. < FRISE] değil/yerine/= FRİZ

- EFSANE ile/ve/||/<> ECZANE

- EFSANELEŞMEK ile EFSANELEŞTİRMEK ile EFSANELEŞTİRİLMEK ile EFSANE ile EFSANELİ ile EFSANESİZ

- EFSUNLAMAK ile EFSUN ile EFSUNCU/LUK ile EFSUNLU

- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]

( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )

- EĞDİRMEK ile EĞDİRTMEK ile EĞDİREBİLMEK

- EĞEBİLMEK ile EĞE ile EĞER

- EGEMENLİK ile/ve/değil/yerine ÇEKİM/CAZİBE/CEZBE


- EĞİLİM ile EĞİLİMLİ/LİK ile EĞİLİMSİZ/LİK

- EĞİLİM ile/ve/||/<>/> EYLEM

- EĞİLİMLİ ile/değil EĞİMLİ

- EĞİLMEK ile EĞİLEBİLMEK ile EĞİL

- EĞİM ile EĞİMLİ/LİK ile EĞİMSİZ/LİK

- EĞİTİM ile/ve/||/<> EDİNİM

- EĞİTİM ile EĞİTİMCİ/LİK ile EĞİTİMLİ/LİK ile EĞİTİMSEL ile EĞİTİMSİZ/LİK ile EĞİTİM ALANI ile EĞİTİM BİLİMİ ile EĞİTİM DÖNEMİ ile EĞİTİM KURUMU ile EĞİTİM BİLİMCİ ile EĞİTİM BİLİMSEL ile EĞİTİM PROGRAMI ile EĞİTİM ENSTİTÜSÜ ile EĞİTİM FAKÜLTESİ

- EĞİTİM ile/ve ÖĞRETİM

( Zaman gerektirir. İLE/VE İlgi gerektirir. )

- EĞİTMEK ile EĞİTİLMEK ile EĞİTEBİLMEK ile EĞİTİCİ/LİK ile EĞİTSEL/LİK ile EĞİTSEL KOL ile EĞİTİCİ FİLM ile EĞİTİCİ OYUN ile EĞİTSEL FİLM ile EĞİTSEL OYUN ile EĞİTİCİ ETKİNLİK ile EĞİTSEL ETKİNLİK

- EĞLEMEK ile EĞLENMEK ile EĞLEŞMEK ile EĞLENİLMEK ile EĞLENDİRMEK ile EĞLENEBİLMEK ile EĞLEK ile EĞLENCE/LİK ile EĞLENCELİ ile EĞLENCESİZ/LİK


- EĞLENDİREBİLMEK ile EĞLENDİRİ

- EĞMEK ile EĞMEÇ ile EĞMEÇLİ

- EGOISM ile EGOTISM ile EGOTHEISM

- EĞRİDİR değil EĞİRDİR (GÖLÜ)

- EĞRİLMEK ile EĞRİTMEK ile EĞRİ/LİK ile EĞRİM ile EĞRİCE ile EĞRİLİ ile EĞRİ SÖZ ile EĞRİ YÜZ ile EĞRİ BÜĞRÜ/LÜK ile EĞRİ SÖZLÜ/LÜK ile EĞRİ YÜZLÜ/LÜK ile EĞRİ ÇEHRE ile EĞRİ ÇEHRELİ

- EGZERSİZ[Fr. < EXERCISE] değil/yerine/= ALIŞTIRMA

- EGZOGAMİ[Fr. < EXOGAMIE] değil/yerine/= DIŞ EVLİLİK

- EGZOTİZM[Fr. < EXOTISME] değil/yerine/= YABANCILLIK

- EHEMMİYET ile EHEMMİYETLİ/LİK ile EHEMMİYETSİZ/LİK

- EHLİLEŞMEK ile EHLİLEŞTİRMEK ile EHLİLEŞTİRİLMEK ile EHLİ


- EHLİYET ile EHLİYETLİ/LİK ile EHLİYETSİZ/LİK

- EINSTEIN DIFFUSION EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DIFFUSION D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-DIFFUSIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN DİFÜZYON DENKLEMİ

- EINSTEIN'S PHOTOELECTRIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION PHOTOÉLECTRIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN-PHOTOELEKTRISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN FOTOELEKTRİK DENKLEMİ

- EİNSTEİN UMÛMÎ İZÂFİYET NAZARİYESİ[Osm.] / EINSTEIN'S GENERAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ GÉNÉRALE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE ALLGEMEINE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN GENEL GÖRELİLİK KURAMI

- EINSTEIN'S SPECIAL THEORY OF RELATIVITY[İng.] / THÉORIE DE LA RELATIVITÉ RESTREINTE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE SPEZIELLE RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZEL GÖRELİLİK KURAMI

- EINSTEIN'S THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI

- ÉQUATION DE LA VISCOSITÉ D'EINSTEIN[Fr.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN VİSKOZİTE DENKLEMİ

- EINSTEIN'S LAW[İng.] / LOI D'EINSTEIN[Fr.] / EINSTEIN/SCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EİNSTEİN YASASI

- EKDİSOZOAN[İng. ECDYSOZOA] ile/||/<> EKDİZİS[İng. ECDYSIS]

( Ağız-önce (protostom) canlıların deri değiştirme ile bilinen koludur. @@ Kabuk ya da deri değiştirmenin bilimsel literatürdeki adıdır. Dıştaki kütikula tabakasının dökülmesi demektir. Bu sayede sert yapılı dış iskelet bırakılır. Böceklerde ve kabuklularda görülür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKİLMEK ile EKİLİ


- EKİN/LİK ile EKİNCİ/LİK ile EKİNLİ ile EKİNSİZ ile EKİN İTİ ile EKİN BİTİ ile EKİN KARGASI

- EKİNOKS/EQUINOX değil/yerine/= ILIM, GÜN TÜN EŞİTLİĞİ

- EKİPMAN[Fr. < ÉQUIPEMENT] değil/yerine/= TAKIM

- JUNCTION DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR À JONCTION[Fr.] / ANSCHLUSSDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM DEDEKTÖRÜ

- JUNCTION DIODE[İng.] / DIODE À JONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= EKLEM DİYOTU

- JUNCTION POLE[İng.] / PÔLE DE JONCTION[Fr.] / GELENKVERBINDUNGSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM KUTUP/KUTBU

- JUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À JONCTION[Fr.] / SPERRSCHICHTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EKLEM TRANSİSTÖRÜ

- EKLEME[İng. SPLICING] ile/||/<> ABELL KATALOĞU[İng. ABELL CATALOGUE] ile/||/<> BÖLGEYE ÖZGÜ MUTAGENEZ[İng. SITE-DIRECTED MUTAGENESIS] ile/||/<> H MADDESİ[İng. H SUBSTANCE] ile/||/<> KARNİTİN[İng. CARNITINE]

( Öncül mRNA'dan intronların atıldığı ve transkripsiyon sonrası düzenlemeler ile egzonların birbirlerine bağlandıkları sürecin adıdır. @@ 1958 yılında Amerikalı astronom George Ogden Abell tarafından yayınlanan ve 2712 gökada kümesini içeren bir gökadalar kataloğudur. Bir kümenin bu kataloğa eklenmesi için; içinde en az 50 gökada bulundurması ve Abell yarıçapı olarak adlandırılan bölge içinde bulunacak kadar düzenli olmaları gibi belirli kriterleri karşılaması gerekmektedir. Daha tutarlı bir hata payı elde edebilmek için bu kriterler daima uygulanmamıştır. Örneğin, kataloğa yapılan son eklemelerde üye sayısı 50'nin altında pek çok küme bulunmaktadır. @@ Belirli bir gende spesifik silinmeleri, eklemeleri ya da yer değiştirmeleri in vitro biçimde oluşturmak için rekombinant DNA teknolojisinin kullanımıdır. Bu teknik sayesinde herhangi bir konumda istenen herhangi bir amino aside sahip olan proteinlerin üretimi sağlanır. @@ Kırmızı kan gözelerinin yüzeyinde bulunan, A ve/veya B antijenlerinin eklenebildiği karbonhidrat yapı. Bir ekleme yapılmaması halinde kan öbeği O olur. @@ Karnitin; neredeyse tüm canlılarda var olan, biyoyararlanım açısından %10'u geçmeyen, suda kolay çözünen, oda sıcaklığında renksiz ve beyaz bir toz hâlinde bulunan bir amonyum bileşiğidir. Yağ asitlerini enerjiye dönüştürmek için oksitlenmek üzere mitokondriye taşımakta, metabolik atıkları gözelerden uzaklaştırmakta ve enerji metabolizmasını desteklemekte önemli bir role sahiptir. Toksisitesi düşüktür ve suda çözünürlüğü yüksek bir dipolar iyondur. Karnitin iki hâlden biri olarak bulunur: D-Karnitin ve L-Karnitin. Her iki form da canlılar üzerinde aktif role sahiptir ancak sadece L-Karnitin hayvanlarda doğal olarak bulunur. D-Karnitin, L-Karnitin’in aktivitesini inhibe ettiği için toksik etkiye sahiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKLEMEK ile EKLENMEK ile EKLETMEK ile EKLEŞMEK ile EKLEMLEMEK ile EKLEMLENMEK ile EKLEŞTİRMEK ile EKLENEBİLMEK ile EKLENİVERMEK ile EKLETEBİLMEK ile EKLEYEBİLMEK ile EKLEYİVERMEK ile EKLEMLENDİRMEK ile EKLEM ile EKLER ile EKLEMLİ ile EKLEMSİZ ile EKLEMLİLER ile EKLEMSİZLER ile EKLEM BACAKLILAR

- EKLENEBİLİR PARÇALAR[İng. ADDITIVE COMPONENTS] ile/||/<> EKLENEMEZ PARÇALAR[İng. NON-ADDITIVE COMPONENTS] ile/||/<> EKLEYİCİ GENETİK VARYASYON[İng. ADDITIVE GENETIC VARIATION]

( Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçebilen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. @@ Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçemeyen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir. @@ Genlerin ekleyici etkilerinden ötürü bir popülasyon içerisindeki bireylerin özelliklerinin birbirinden farklı olmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKLENEBİLİR/LİK ile/ve/değil/||/<> EKLEMLENEBİLİR/LİK

- EKMEK/LİK ile EKMEKÇİ/LİK ile EKMEKSİZ/LİK ile EKMEK KÜFÜ ile EKMEK AĞACI ile EKMEK UFAĞI ile EKMEK AYVASI ile EKMEK KAPISI ile EKMEK MAYASI ile EKMEK PARASI ile EKMEK DOLMASI ile EKMEK DÜŞMANI ile EKMEK KAVGASI ile EKMEK KAYGISI ile EKMEK TAHTASI ile EKMEK TATLISI ile EKMEK KADAYIFI ile EKMEK KIRINTISI

- EKOLOJİ[İng. ECOLOGY] ile/||/<> ARDILLIK[İng. SUCCESSION] ile/||/<> BEİJERİNCK PRENSİBİ[İng. BEIJERINCK PRINCIPLE] ile/||/<> BİEJERNİK PRENSİBİ[İng. BIEJERNIK'S PRINCIPLE] ile/||/<> ÇEVREBİLİM[İng. ECOLOGY]

( Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir. @@ Ortamdan (canlı yaşamayan alan) çevreye (canlıların yaşayabildiği alan) dönüşen bir alandaki bitki örtüsünün, ortamın ekolojik koşullarının değişmesiyle sıralı değişimidir. Süksesyon olarak da isimlendirilir. @@ Mikrobiyolog Martinus Beijerinck tarafından öne sürülen bir prensiptir. Mikrobiyal ekoloji üzerinde çalışan Beiderinck'e göre her şey her yerdedir; çevre seçer. Yani seçilim sadece makro düzeyde değil mikro düzeyde de geçerlidir. @@ Biejernik'in mikrobiyel ekoloji prensibi de denir Her şey her yerdedir, çevre seçer. @@ Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun yanı sıra sosyolojide ve psikolojide de insanların toplumsal ve kültürel çevreleriyle bağlantılarını incelenmesinde de ekolojiye yer verilmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- EKOLOJİ ile EKOLOJİST ile EKOLOJİZM ile EKOLOJİ UZMANI

- EKONOMİ ile EKONOMİST ile EKONOMİZM ile EKONOMİ POLİTİK ile EKONOMİ COĞRAFYASI

- EKONOMİDE:
ÜRETMEDEN, BÜYÜME
değil ŞİŞ(İR)ME

( Üretimin ve sürekliliğin olmadığı hiçbir ekonomide, büyümeden bahsedilemez. Olsa olsa, ancak bir iğne ucu kadarlık bir etki ile patlayacak, şişmiş bir balon söz konusudur. )

- EKRAN ile/değil ERKÂN

- EKSEN[İng. AXIS] ile/||/<> CORİOLİS KUVVETİ[İng. CORIOLIS FORCE] ile/||/<> SEGMENTASYON (BÖLÜTLENME)[İng. SEGMENTATION] ile/||/<> TORK[İng. TORQUE] ile/||/<> UYUMLULUK SAHASI[İng. FITNESS LANDSCAPE]

( Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan çizgidir; grafiğin anlamını ve ölçü birimlerini ifade eder. @@ Dünyanın kendi eksenindeki dönüşünden kaynaklanan bir kuvvettir. Bu kuvvet, havaya atılan bir futbol topu ya da havada esen rüzgarlar gibi hareketli nesneleri Kuzey Yarımküre'de sağa ve Güney Yarımküre'de sola kaydırır. @@ Hayvan gövdesinin uzunlamasına olan ekseni boyunca aynı organ ya da oluşumların dizi halinde yinelenmesidir. Bu vücut planına sahip canlılarda, birbirini tekrar eden kısımlar, bölütler evrimleşmiştir. Annelidler başta olmak üzere çok sayıda öbeğin özelliğidir. @@ Kuvvetin bir cismi bir eksen etrafındaki döndürme etkisidir. Tork dönme momenti ya da kuvvet momenti olarak da bilinir. Tork Yunan alfabesindeki tau (τττ) harfi ile gösterilir, vektörel ve türetilmiş bir büyüklüktür. Torkun birimi N.m'dir ve matematiksel olarak şöyle gösterilir: @@ Sewall Wright (1931) tarafından ortaya atılan bu kavram, uyarlanmış bireylerin oluşturduğu bir evrim "uzayını" ifade eder. Bir popülasyonun üyeleri arasında uyumluluk farklarını gösterebilmek amacıyla, "uyumluluk sahası" grafiği kullanılır. Genotip ile üreme başarısı arasındaki ilişkiyi görselleştirmek için kullanılan grafikte, düşey eksen uyumluluk başarısını (fitness) gösterir. Ne kadar yüksek olursa o kadar iyidir. Enlem ve boylamsa bireysel tasarımın bazı etmenlerini ele alır. Her çubuk farklı bir genotiptir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- NEGATIVE GLOW REGION[İng.] / RÉGION LUMINESCENTE NÉGATIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ IŞILDAMA BÖLGESİ

- NEGATIVE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ POTANSİYEL


- NEGATIVE TEMPERATURE COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA TEMPÉRATURE NÉGATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= EKSİ SICAKLIK KATSAYISI

- ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİCİK, ELEKTRONLAR

- ELECTROPOSITIVE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= EKSİCİL OLUMLU POTANSİYEL

- EKSİK/LİK ile/ve/||/<>/>/< EZİK/LİK

- EKSİLMEK ile EKSİKLENMEK ile EKSİ ile EKSİK/LİK ile EKSİN ile EKSİZ ile EKSİ UÇ ile EKSİKLİ ile EKSİKSİZ/LİK ile EKSİ SAYI ile EKSİK ETEK ile EKSİKSİZCE ile EKSİK ARTIK ile EKSİK GEDİK

- EKSİLTMEK ile EKSİLTİLMEK ile EKSİLTEBİLMEK ile EKSİLTİ ile EKSİLTİLİ

- EKŞİMEK ile EKŞİTMEK ile EKŞİTİLMEK ile EKŞİ/LİK ile EKŞİLİ ile EKŞİ YÜZ ile EKŞİ ELMA ile EKŞİ MAYA ile EKŞİ KİRAZ ile EKŞİ SURAT ile EKŞİ YONCA ile EKŞİLİ ÇORBA ile EKŞİ YONCAGİLLER

- EKŞİMİK ile EKŞİMİKLİ ile EKŞİMİKSİZ

- EKSİN/ANYON ile/ve/||/<>/>< ARTIN/KATYON

( Negatif yüklü iyon. İLE/VE/||/>< Pozitif yüklü iyon. )

- EXCITON[İng.] / EXCITON[Fr.] / EXZITON, EXCITON[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİTON


- EXCITRON[Fr.] / EXCITRON[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİTRON

- EKSKAVATÖR[Fr. < EXCAVATEUR] değil/yerine/= KAZARATAR

- EKSPER[Fr. < EXPERT] değil/yerine/= BİLİRKİŞİ

- EKSPERİMANTALİST[Fr. < EXPÉRIMENTALISTE] değil/yerine/= DENEYSELCİ

- EKSPERİMANTALİZM[Fr. < EXPÉRIMENTALISME] değil/yerine/= DENEYSELCİLİK

- EKSPERİMENTAL/EXPERIMENTAL[İng.] değil/yerine/= DENEYSEL

- EKSPERYANS[Fr. < EXPÉRIENCE] değil/yerine/= DENEYİM

- EKSTRANODAL/EXTRANODAL[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜM DIŞI

- EXTRAPOLATION[İng.] / EXTRAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRAPOLASYON, UZATIM

- EXTRUSION[İng.] / VERDRÄNGUNG, VERTREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRÜZYON


- EKTO-/EKZO- ile ENDO- ile EKSTRA-

( Dış-, dış [ile ilgili]. İLE İç-, iç [ile ilgili]. İLE -dışı. )

- EKÜ[Fr. < ÉCU] değil/yerine/= AVRO

- EQUATORIAL BOND[İng.] ile/değil/yerine/= EKVATORYAL BAĞ

- EQUATORIAL LONE PAIR[İng.] ile/değil/yerine/= EKVATORYAL ELEKTRON ÇİFTİ

- EKZON[İng. EXON] ile/||/<> EKZOSİTOZ[İng. EXOCYTOSIS]

( DNA'daki protein kodlayan bölgedir. İnsanda, bütün genlerin %2 civarını oluştururlar. (Ayrıca Bakınız: Intron) @@ Hücre içindeki büyük moleküllerin göze zarında membran oluşturarak göze dışına atılması süreci. Antik Yunancada "dış" anlamına gelen ἔξω ("éxō") sözcüğü ve gözenin yaptığı bir fenomeni belirten "-cytosis" ekinden gelmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ELBİSE/LİK ile ELBİSELİ ile ELBİSESİZ/LİK ile ELBİSE ASKISI ile ELBİSE DOLABI

- ELÇİ/LİK ile ELÇİM ile ELÇİLİK UZMANI

- ELDE EDİNEBİLMEK İÇİN değil ELDE EDEBİLMEK İÇİN

- ELDE ile ELDEN ile ELDECİ/LİK ile ELDELİ ile ELDESİZ ile ELDE BİR ile ELDEN ELE ile ELDEN DÜŞME

- ELDİVEN ile ELDİVENLİ ile ELDİVENSİZ


- ELEKLEMEK ile ELEK/LİK ile ELEKÇİ/LİK

- CEREYÂN-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKIMI

- ELEKTRİK AKISI[İng. ELECTRIC FLUX] ile/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKEN[İng. ELECTRICAL CONDUCTOR] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK ALAN[İng. ELECTROMAGNETIC FIELD] ile/||/<> ELEKTROMOTOR KUVVET[İng. ELECTROMOTIVE FORCE] ile/||/<> ELEKTRON SPİN REZONANSI[İng. ELECTRON SPIN RESONANCE] ile/||/<> ELEKTRONEGATİFLİK[İng. ELECTRONEGATIVITY] ile/||/<> ELEKTROSKOP[İng. ELECTROSCOPE]

( Almanca @@ Elektrischer fluss @@ Fransızca @@ Flux Électrique @@ Bir elektrik alanının bir yüzeyden geçişini nicel olarak ifade eden fiziksel bir büyüklük. Bu büyüklük, elektrik alanın şiddetine, yüzeyin boyutuna ve alan ile yüzey arasındaki açının etkisine bağlıdır. Elektrik alan çizgilerinin yüzeyle olan etkileşimini ve yoğunluğunu anlamamıza olanak tanır. @@ Elektriği ileten maddelerdir. İletken katı maddelere; bakır, gümüş, altın, krom, grafit ve platin örnek verilebilirken iletken sıvı maddelere ise tuzlu su, limonlu su ve sıvı cıva örnek verilebilir. @@ Zamanla değişen elektrik ve manyetik alanların oluşturduğu birleşik bir alan. Elektrik yüklerinin hareketi ve değişen manyetik alanlar tarafından üretilir. Elektromanyetik dalgalar olarak bilinen ışık, radyo dalgaları, mikrodalgalar ve X-ışınları gibi çeşitli enerji formlarının yayılmasına neden olur. Maxwell denklemleriyle tanımlanır ve bu alanların özellikleri ve davranışları bu denklemlerle açıklanır. Boşlukta ışık hızıyla hareket eden dalgalar biçiminde yayılır ve hem elektrik hem de manyetik bileşenleri periyodik olarak değişir. @@ Bir üretecin devre dışında, uçları arasında ölçülen değerdir.[1] Bir elektrik devresinde akımın olmadığı açık devre durumunda, üretecin uçlarındaki potansiyel farka "elektromotor kuvvet" denir. Elektromotor kuvvet EMK harfleri ile gösterilir, sembolü "E", birimi ise Volttur. EMK kaynakları bir devreye enerji verirler, bu enerjiyi başka enerjiden alarak elektrik enerjisine dönüştürür. Bu dönüştürme işlemi tersinirdir. Yani elektrik enerjisi de başka enerji çeşitlerine dönüştürülebilir. Bir kaynağın EMK'si birim yük başına yapılan iş olarak tanımlanır. @@ Atomların manyetik alanındaki ya da dönüşündeki (spin) değişimi ölçme yöntemidir. Atomların dönüşündeki değişim, radyasyonun bir sonucu olarak elektronların normal konumlarını terk edip mineralin kristal yapısında bulunan kusurlardaki konumlara geçmesi ve buralarda birikmesinden kaynaklanır. @@ Bir bileşikteki atomun kimyasal bir bağı oluşturan elektronları çekme kuvvetinin bağıl ölçüsüdür.[1] Bileşikteki atomun elektronegatifliği ne kadar büyük ise bağ elektronlarını diğerlerine göre o kadar daha fazla çekecektir. @@ Elektrik yüklerini ve potansiyel farklarını ölçmede kullanılan elektrostatik bir alet.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ELECTRIC MULTIPOLE FIELD[İng.] / MULTIPÔLE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE MULTIPOLFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ÇOK KUTUPLU ALAN

- ELECTRIC CIRCUIT THEORY[İng.] / THÉORIE DES CIRCUITS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHE KREISTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRE KURAMI

- ELECTRIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE SCHALTUNG, ELEKTRISCHER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRESİ

- ELECTRIC DIPOLE MOMENT[İng.] / MOMENT DIPOLAIRE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHES DIPOLMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK İKİKUTUP MOMENTİ, M

- POLARISABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POLARISIERBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK KUTUPLANABİLİRLİĞİ

- ELECTRIC POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK POTANSİYELİ

- ELECTRIC SHOCK TUBE[İng.] / TUBE À CHOC ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ŞOK TÜPÜ


- ELEKTRİK ile/ve/||/<>/> AMPUL[Fr./Lat. < AMPOULE]

( Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. | Bu enerjinin gündelik yaşamda kullanılan biçimi. | Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. | Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. | Çarpıcılık, cazibe, canlılık. İLE/VE/||/<>/> İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. | İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp. )

- GRAVIMÉTRIE ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE GEWICHTSMESSUNG, GEWITCHMESSER MIT DER ELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE AĞIRLIK ÖLÇÜMÜ

- CONCENTRATION WITH ELECTRICITY[İng.] / CONCENTRATION AVEC L'ÉLECTRICITÉ[Fr.] / ELEKTRISCHE KONZENTRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE DERİŞTİRME

- ELECTRIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE VISKOSITÄT/ZÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL AĞDALILIK

- ELECTRICAL GRAVIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL AĞIRLIKÖLÇÜM

- ELECTRICAL DOUBLE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ÇİFT TABAKA

- KUDRET-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ENERJİ

- ELECTRICAL CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL İLETKEN

- ELECTRIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL KARARSIZLIK

- ELECTRICAL POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL POLARİTE


- RAKKÂS-İ BERKÎ[Osm.] / ELECTRICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL SARKAÇ

- ELECTRICAL LENGTH[İng.] / LONGUEUR ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL UZUNLUK

- ELECTRIC DISPLACEMENT VECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL YERDEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ

- ELEKTRO ile ELEKTRON ile ELEKTROT ile ELEKTRONLU ile ELEKTRONSUZ ile ELEKTRON GAZI ile ELEKTRON AKIŞI ile ELEKTRON DEMETİ ile ELEKTRON LAMBASI ile ELEKTRON MİKROSKOBU ile ELEKTROT REAKSİYONU

- ELECTROACOUSTIC RECEIVER[İng.] / RÉCEPTEUR ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER EMPFÄNGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK ALICI

- ELECTROACOUSTIC PRESSURE CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE LA PRESSION ELECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHE DRUCKKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ ODASI

- ELEKTROGASDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGAZDİNAMİK

- ELECTROPLATING[İng.] / ELEKTROPLATTIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKAPLAMA

- ELECTROCHEMISTRY[İng.] / ÉLECTROCHIMIE[Fr.] / ELEKTROCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYA

- ELECTROCHEMICAL CELL[İng.] / ELEKTROCHEMISCHE BATTERIE ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL GÖZE/HÜCRE, ELEKTROKİMYASAL PİL


- ELECTROCHEMICAL REVERSIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL TERSİNİRLİK

- ELECTROCHEMICAL METHODS[İng.] / ELEKTROCHEMISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROKİMYASAL YÖNTEMLER

- ELECTROLYTIC SEPARATION[İng.] / SÉPARATION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE SEPARATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK AYIRMA/AYRIŞMA

- ELECTROLYTIC SOLUTION[İng.] / SOLUTION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK ÇÖZELTİ

- ELECTROLYTIC RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK DOĞRULTUCU

- ELEKTROLİTİK NAKİL[Osm.] / ELECTROLYTIC CONDUCTIVITY/CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIBILITÉ ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LEITFÄHIGKEIT/KONDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK İLETKENLİK

- ELECTROLYTIC CELL[İng.] / PILE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK PİL/GÖZE/HÜCRE

- ELEKTROLYTISCHE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK POLARİZASYON

- ELECTROLYTIC TANK[İng.] / CUVE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE TANK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK TANK

- TAHLİL-İ ELEKTRÎKÎ[Osm.] / ELECTROLYSIS[İng.] / ÉLECTROLYSE[Fr.] / ELEKTROLISE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ


- ELECTROMAGNETIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK AKIM

- INDUCTION ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK İNDÜKSİYON

- ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞINIM/IŞIMA

- ELECTROMAGNETIC MASS[İng.] / MASSE ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK KÜTLE

- DENSITÉ DE MOMENT ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] / ELEKTROMAGNETISCHE IMPULSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK MOMENTUM YOĞUNLUĞU

- ELEKTROMANYETİZMA[İng. ELECTROMAGNETISM] ile/||/<> DİELETRİK SABİTİ[İng. DIELECTRIC CONSTANT]

( Evrendeki 4 temel kuvvetten biridir. Aynı zamanda mıknatısları ve yüklü parçacıkların hareketi sonucu oluşan manyetik alan ve kuvvetini inceleyen bilim dalının adıdır. Buzdolabı kapıları yapılması, hoparlörler, bilgisayar harddiskleri, manyetik etiketler, ulaşım amaçlı kullanılan MAGLEV (Manyetik Levitasyon) trenlerinde manyetizmanın etkilerinden yararlanılır. @@ Elektromanyetizmada bir malzemenin üzerinde yük depolayabilme yeteneğini ölçmeye yarayan katsayı. Yalıtkanlık sabiti olarak da bilinir. SI birimlerinde ε\varepsilonε ile gösterilir ve şöyle hesaplanır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ELECTROMETER TUBE[İng.] / TUBE ÉLECTROMÈTRE[Fr.] / ELEKTROMETERRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMETRE TÜPÜ

- SOURCE OF ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / SOURCE DE FORCE ÉLECTROMOTRICE[Fr.] / ELEKTROMOTORISCHE KRAFTQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET KAYNAĞI

- KUVVE-İ MUHARRİKE-İ ELEKTRİKİYE[Osm.] / ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / ELEKTROMOTORISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET

- NUAGE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENWOLKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON BULUTU


- RÉSONANCE DOUBLE NUCLÉAIRE-ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-ÇEKİRDEK ÇİFT REZONANSI

- PAIRE ÉLECTRON-TROU[Fr.] / ELEKTRON-LOCH-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-DEŞİK ÇİFTİ

- LENTILLE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON MERCEĞİ

- PAIRE ÉLECTRON-POSITON[Fr.] / ELEKTRON-POSITRON-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-POZİTRON ÇİFTİ

- ELECTRON CYCLOTRON RESONANCE SOURCE[İng.] / SOURCE DE RÉSONANCE CYCLOTRON ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRON-ZYKLOTRON-RESONANZQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SİKLOTRON REZONANS KAYNAĞI

- MICROANALYSE PAR SONDE ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SONDASI İLE MİKRO ÇÖZÜMLEME/MİKROANALİZ

- RÉSONANCE DE SPIN ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SPİN REZONANSI

- TUBE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TÜPÜ

- DENSITÉ ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YOĞUNLUĞU

- CHARGE OF ELECTRON[İng.] / CHARGE D'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YÜKÜ


- ELECTRONVOLT[İng.] / ÉLECTRONVOLT[Fr.] / ELEKTRONENVOLT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONVOLT

- POTENTIEL ÉLECTROPOSITIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROPOZİTİF POTANSİYEL

- ÉLECTROPOSITIF[Fr.] / ELEKTROPOSITIV[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROPOZİTİF

- ELECTROSTATIC PRECIPITATOR[İng.] / PRÉCIPITATEUR ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHER ABSCHEIDER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ÇÖKTÜRÜCÜ

- ELECTROSTATIC ANALYZER[İng.] / ELEKTROSTATISCHER ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ÇÖZÜMLEYİCİ

- ELECTROSTATIC WAVE[İng.] / ONDE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK DALGA

- KUDRET-İ BERKİYE-İ SÂKİNE[Osm.] / ELECTROSTATIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ENERJİ

- ELECTROSTATIC INDUCTION[İng.] / INDUCTION ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK İNDÜKLEME