Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 36.682 başlık/FaRk ile birlikte,
36.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(134/148)


- TOPRAK KAP ile/ve/||/<> KUNGİNA


- TOPRAK:
MİNERAL[Fr.] ve/||/<> ORGANİK NESNE ve/||/<> SU ve/||/<> BOŞLUK

( %45 ve/||/<> %5 ve/||/<> %25 ve/||/<> %25 )

( "Toprak ve Ekoloji" yazısı için burayı tıklayınız... )

( Normal sıcaklıkta, doğada, katı durumda birtakım maddelerle karışık ya da bileşik olarak bulunan ya da kimyasal yollarla elde edilen, inorganik madde. | İçinde inorganik maddeler bulunan. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> ... )


- TOPRAK TİPLERİNDE:
"KUMLU" ile "KİLLİ" ile "BEREKETLİ"

( Suyu[bilgiyi] geçirir. İLE Suyu[bilgiyi] geçirmez/almaz. İLE Suyu[bilgiyi] [ürüne] dönüştürür. )


- TOPRAK ile DÜNYA DOĞUMLU ile TOPRAK ile DÜNYEVİ ile DÜNYEVİ CENNET ile DÜNYAYA DOĞRU ile HAFRİYAT ile SOLUCAN

( EARTH vs. EARTH BORN vs. EARTHEN vs. EARTHLY vs. EARTHLY PARADISE vs. EARTHWARD vs. EARTHWORK vs. EARTHWORM )

( سطح زمين ile خاک ile کره زمين ile زمين ile کره ارض ile کره خاک ile ثرا ile سکنه زمين ile خاکزاد ile سفالي ile زميني ile ارم ile بطرف زمين ile خاکريز ile خراتين )

( SATH ZAMYNE ile KHAK ile KAREH ZAMYNE ile ZAMYNE ile KAREH ERZ ile KAREH KHAK ile ثرا ile SEKNEH ZAMYNE ile KHAKZAD ile SEFALY ile ZAMYNEY ile ARAM ile BETREF ZAMYNE ile خاکريز ile خراتين )


- TOPRAK ile LATERİT[Fr.]

( ... İLE Sıcak, nemli iklimlerde oluşan, parlak kırmızı ya da kahverengiye çalan kırmızı renkli, demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak. )


- TOPRAKLAMAK ile TOPRAKLATMAK ile TOPRAKLAŞMAK ile TOPRAKLANDIRMAK ile TOPRAK ile TOPRAKLI ile TOPRAKÇI/LIK ile TOPRAKSIZ ile TOPRAK ALTI ile TOPRAK BOYA ile TOPRAK RENGİ ile TOPRAK BİLİMİ ile TOPRAK HUKUKU ile TOPRAK KÖLESİ ile TOPRAK SIÇANI ile TOPRAK BİLİMCİ ile TOPRAK KAYMASI ile TOPRAK ÇİMENTO ile TOPRAK BİLİMSEL ile TOPRAK KÖLELİĞİ


- TOPTANCI(TOTALİTER) GÖZETİM >< VATANDAŞIN GÜÇLENDİRİLMESİ ile ULUSAL AYRIŞMA >< KÜRESEL DAYANIŞMA


- TOPUK ile BİR TARAFA TOPUK ile TOPUK ile ÖKÇE PARÇASI

( HEEL vs. HEEL TO ONE SIDE vs. HEELER vs. HEELPIECE )

( پاشنه کف ile پاشنه کفش ile پاشنه ile پاشنه جوراب ile پاشنه پا ile يک ور شدن ile پاشنه ساز ile پاشنه پوش )

( PASHNEH KOF ile PASHNEH KAFSH ile PASHNEH ile PASHNEH JORAB ile PASHNEH PA ile YK VAR SHODAN ile PASHNEH SAZ ile PASHNEH PUSH )


- TOPUKLAMAK ile TOPUK ile TOPUKLU ile TOPUKSUZ ile TOPUK DEMİRİ ile TOPUK KEMİĞİ


- TOPUZ ile TOPUZLU

( KNOB vs. KNOBBED )

( دستگيره ile قبه دار )

( DASTGYRAH ile GHABEH DAR )


- TOPUZ ile TOPUZLU ile TOPUZLU KİLİT


- TOPUZLU BEND (MAHMUD I BENDİ) :

( Sultan I. Mahmut (1696 - 1754) döneminde yapıldığı (1732) için Mahmut I. Bendi de denilmektedir. Ayrıca Bu bende Eski Bend, Bahçeköy Bendi de deniliyor. Halk arasında ise Viran Bend olarak da anılmaktadır. Uzunluğu 66,30 m, yüksekliği 13,84 m'dir. Brüt su kapasitesi 160.000 m³'tür. )


- TÖR ile TÖRE ile TÖRECİ/LİK ile TÖRELİ ile TÖRESEL ile TÖRESİZ/LİK ile TÖRE DIŞI ile TÖRE BİLİMİ ile TÖRE DIŞICI/LIK ile TÖRE CİNAYETİ


- TORAKS/THORAX[İng.] değil/yerine/= GÖĞÜS BOŞLUĞU, GÖĞÜS KAFESİ/KÜSRİ(KABURGA KEMİKLERİ)[dvnlgttrk]


- TORBALAMAK ile TORBALANMAK ile TORBA ile TORBALI ile TORBASIZ ile TORBA ÇAY ile TORBA KADRO ile TORBA YOĞURDU


- TORBO/THEORBO ile ...

( Telli bir çalgı. )


- TÖRE ile/değil GELENEK

( Tarihsel deneyim. İLE/DEĞİL Toplumsal deneyim. )


- TÖREL = TÖRESEL

( Töreye uygun olan. | Töre ile ilgili. )


- TÖREN ile KUDAS[Ar.]/LİTURYA[Yun.]

( ... İLE Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, kilisede, bir kap içinde, ekmek ve şarabı kutsayarak yaptığı tören. )


- TÖREN/MERASİM[Ar.]/SEREMONİ[Fr. CEREMONIE] ile/ve ŞÖLEN[Moğolca]

( TOY, BÂR-İ ÂM: Genel ziyâfet. )

( LİTURYA: Din töreni. )

( Bir toplulukta, üyelerin, belirli bir olayı, kişiyi ya da değeri ayırt edip simgeleştirmesi, bunların anlam ve öneminin güçlendirilmesi amaçlarıyla düzenlenen hareket dizisi. | Anma, kutlama, nişan, evlenme, ölüm gibi nedenlerle yapılan toplantı. İLE Ziyafet. | Belirli bir amaçla düzenlenen eğlence. | Sanat gösterisi. | Din töreni niteliğinde yemek toplantısı. )


- TÖREN ile TÖRENLİ ile TÖRENSEL ile TÖRENSİZ ile TÖREN DÜZENİ ile TÖREN BİRLİĞİ


- [ne yazık ki]
TÖREYE DOĞAN ve/||/<> İSVİÇRE TÜZESİYLE EVLENEN ve/||/<> ALMAN YÖNETİM ZİHNİYETİYLE YÖNET(İL)EN ve/||/<> İTALYAN TÜZESİYLE CEZALANDIR(IL)AN ve/||/<> İSLÂMÎ KURALLARA GÖRE GÖMÜLEN


- TORK/TORQUE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜRME MOMENTİ


- TORLAK DEDE MESCİDİ :

( Rumelihisarı'nda Ali Dede tarafından yaptırılan Torlak Dede Mescidi yıkılıp kayboldu. )


- TORNACI ile TURNACI

( Torna işi yapan kimse, torna işçisi. İLE Yeniçeri Ocağı'nda, turna taşıyan bir sınıf asker. )


- TORNALAMAK ile TORNALANMAK ile TORNALATMAK ile TORNA ile TORNACI/LIK ile TORNALI


- TOROIDAL CORE[İng.] / NOYAU TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ÇEKİRDEK


- TOROIDAL MACHINE[İng.] / MACHINE TOROÏDALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MAKİNE


- TOROIDAL MAGNETIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT MAGNÉTIQUE TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MANYETİK DEVRE


- TOROIDAL WINDING[İng.] / ENROULEMENT TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL SARGI/SARIM


- TORPİDO ile TORPİDO BOT ile TORPİDO GÖZÜ


- TORPİL ile/ve/değil/yerine HAKKINI TESLİM ETMEK

( [not] "PULL/INFLUENCE" vs./and/but TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE
TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE instead of "PULL/INFLUENCE" )


- TÖRPÜLEMEK ile TÖRPÜLENMEK ile TÖRPÜLETMEK ile TÖRPÜ ile TÖRPÜLÜ ile TÖRPÜSÜZ


- TORRICELLISCHER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ BOŞLUĞU


- TORRICELLI EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE TORRICELLI[Fr.] / TORRICELLI-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ DENEYİ


- TORSİYON/TORSION[İng.] değil/yerine/= BURULUM


- TORTİKOLİS ile/ve/||/<> SKOLYOZ

( Eğri boyunlu olma durumu. İLE/VE/||/<> Omurganın eğrilmesi ya da eğri olması. )


- TORTU[Fars. DURDÎ]/ÇÖKELTİ/KALINTI ile SÜZÜNTÜ

( Çökelti. | Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. | Bir topluluğun, kötüleşmiş üyeleri. | Kalıntı. İLE Bir sıvıyı süzerek elde edilen tortu. | Gövde suyunun dışarı atılması sırasında böbrekte kıvrımlı kanalcıklara geçen ve içinde çeşitli kimyasal maddeler bulunan sıvı. )


- SEDIMENT[İng.] / SÉDIMENT[Fr.] / BODENSATZ, ANSATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TORTU


- TORTULANMAK ile TORTULAŞMAK ile TORTULLAŞMAK ile TORTU ile TORTUL ile TORTUM ile TORTULU ile TORTUSUZ ile TORTUL BİLİMİ


- TÖRÜN ile/ve/||/<> TÖRÜNGE


- THORIUM-ZERFALLSREIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TORYUM BOZUNMA SERİSİ


- THORIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DU THORIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= TORYUM DİZİSİ/SERİSİ


- THORIUM[İng.] / THORIUM[Fr.] / THORIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TORYUM


- TÖS ile TÖSKÜRTMEK/TÖSKÜRÜ

( Hayvanı geri geri yürütmek. İLE Düşmanı püskürtmek. Karşısındakini yıldırarak kavgadan kaçırtmak. )


- TÖSKÜRMEK ile TÖSKÜRTMEK ile TÖSKÜRÜ


- TOTAL SITUS INVERSUS, SITUS INVERSUS TOTALIS[İng.] değil/yerine/= TAM TERS KONUM


- TOTALLY :/yerine TAMAMEN


- TOTOLOJİ >< TUTARLILIK


- TOUCHING vs. FEELING


- TOURIST :/yerine TURİST


- TOURNAMENT :/yerine TURNUVA


- [ya] TÖVBE ile/ve/ya da/||/<>/> AFFETMEK


- TÖVBE = GÖZYAŞI

( Yangın, gözyaşı ile söndürülmez. )


- TÖVBE ile/ve SIĞINMA


- TÖVBE ile TÖVBELİ ile TÖVBESİZ/LİK ile TÖVBE AYLARI


- TÖVBEDEN ÖNCEKİ HİDÂYET ile/ve TÖVBEYE HİDÂYET ile/ve TÖVBEDEN SONRAKİ HİDÂYET


- TOWARDS :/yerine -E DOĞRU


- DÉCHARGE DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-ENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND BOŞALMASI


- TOYGA ile TOYGAR ile TOYGA ÇORBASI


- TÖZ:
BİRİNCİL ile/ve/||/<>/> İKİNCİL

( Yapılandığını, kendinde barındıran. )


- TÖZ İKİLİĞİ(DUALİZMİ):
ETKİLEŞİMCİLİK ile/ve/||/<> EPİFENOMENALİZM ile/ve/||/<> PARALELİZM


- TÖZ İKİLİĞİ(DUALİZMİ) ile/ve/||/<> NİTELİK İKİLİĞİ(DUALİZMİ)

( ... İLE/VE/||/<> Nagel. | Chalmers. )


- IMPINGER[İng.] ile/değil/yerine/= TOZ TOPLAMA KABI


- DUST CATCHER[İng.] ile/değil/yerine/= TOZ TUTUCU


- TÖZ ile/ve/||/<> DAYANAK


- TÖZ ile/<> MODUS ile/<> CONATUS

( Kendinde varolan ve yine kendi aracılığıyla kavranan. İLE/<> Varoluşu, bir başkasına dayanan ve yine o başkası aracılığıyla kavranan. İLE/<> Bir şeyin, gücü yettiğince varoluşunu sürdürme çabası, yaşamda kalma isteği/arzusu. )


- TOZ ile/değil REGOLİT

( ... İLE/DEĞİL Meteorit çarpmasından kalan toz katmanı. )


- TOZKOPARAN ile TOZKOPARAN

( Çok rüzgârlı yer. İLE İstanbul, Merter'de bir semtin adı. )


- TOZUMAK ile TOZ ile TOZ BEZİ ile TOZ BOYA ile TOZ DUMAN ile TOZ SABUN ile TOZ ŞEKER ile TOZ BULUTU ile TOZ TOPRAK ile TOZ FIRÇASI ile TOZ MASKESİ


- TPN/TOTAL PARENTERAL NÜTRİSYON TOTAL PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE DAMARDAN BESLENME


- TRABLUS ile/||/<> TRABLUS

(

Trablus (Libya)

  • Resmî adı: Tripoli (İngilizce), طرابلس الغرب (Ṭarābulus al-Gharb)
  • Ülke: Libya
  • Tarihsel köken: Fenike, Roma ve Bizans dönemlerinde Tripolitania bölgesinin merkeziydi. Ad, üç antik kentten türemiştir: Oea, Sabratha, Leptis Magna.
  • Dil: Arapça
  • Osmanlı dönemi adı: Trablusgarp

Trablus (Lübnan)

  • Resmî adı: Tripoli (İngilizce), طرابلس (Ṭarābulus)
  • Ülke: Lübnan
  • Tarihsel köken: Fenikelilerce kurulmuştur. Yunanlar döneminde Tripolis adını almıştır; Tyre, Sidon ve Arados koloni birliğini simgeler.
  • Dil: Arapça
  • Osmanlı dönemi adı: Trablusşam

Tripoli (Yunanistan)

  • Resmî adı: Tripoli (Τρίπολη)
  • Ülke: Yunanistan (Peloponez)
  • Köken: Antik Yunanca "Tripolis" (üç şehir) anlamındadır. Arapça Trablus biçimine dönüşmemiştir.

Öteki Tarihi Tripolis Yerleşimleri

Antik çağda Tripolis adını taşıyan bazı bölgeler şuralarda da bulunur...

  • Likaonya (Anadolu)
  • Mısır’da küçük bir yerleşim
  • Suriye ve Anadolu'nun bazı bölümleri

Ortak Noktalar – Dilsel ve Tarihsel Köken

Özellik Açıklama
Köken Trablus, Yunanca “Tripolis” (üç şehir) kökenlidir. Arapça'ya Ṭarâbulus biçiminde geçmiştir.
Tarihsel Etki Antik Yunan, Roma ve Bizans etkisinin ardından Arap fetihleriyle adı Arapçalaşmıştır.
Osmanlı Etkisi Trablusgarp (Batı Trablus – Libya) ve Trablusşam[Şam Trablusu – Lübnan] adlandırmaları yapılmıştır.
Dil Arapça ve Osmanlı Türkçesi'nde benzer biçimlerde anılmıştır.
Benzerlik İkisinde de Akdeniz kıyısı, tarihsel liman kenti olma, eski uygarlık etkisi vardır.
)


- TIRABZAN[Fars. < DARBEZİN] değil/yerine/= MERDİVEN KORKULUĞU


- TRABZON ile TRABZONLU/LUK ile TRABZON YAĞI ile TRABZON HURMASI


- TRACE :/yerine İZ, İZLEMEK


- TRACER İLE DATING İLE THERAPY ile/||/<> RADYOİZOTOP UYGULAMALARI

( Radyoaktif izotop kullanımları. )

( Formül: λ = ln2/t½ )


- TRADE :/yerine TİCARET, TAKAS ETMEK


- ANANE/TRADİSYON değil/yerine/= GELENEK


- TRADITION :/yerine GELENEK


- TRAFFIC :/yerine TRAFİK


- TRAFİK IŞIĞI ile SEMAFOR[Fr. < Yun.]

( ... İLE Demiryollarında, gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren aygıt. | İki gemi ya da gemi ile kıyı istasyonu arasında haberleşmede kullanılan, üç kollu, işaret sütunu. )


- TRAFİK ile/ve/<> SIKIŞAN TRAFİK

( ... İLE/VE/<> TAPONES: Porto Riko'daki adı. )


- TRAFİK = TRAFFIC[İng.] = CIRCULATION[Fr.] = VERKEHR[Alm.] = TRAFFICO[İt.] = TRÁFICO[İsp.]


- TRAFİK ile TRAFİKÇİ/LİK ile TRAFİK AKIMI ile TRAFİK AKIŞI ile TRAFİK TERÖRÜ ile TRAFİK ŞERİDİ ile TRAFİK LAMBASI ile TRAFİK CANAVARI ile TRAFİK MAHKEMESİ ile TRAFİK MÜFETTİŞİ ile TRAFİK İŞARETLERİ


- TRAFİK değil/yerine/= YOLAKIŞ


- TRAFİKTE ÖNCELİKLİLER[sırasıyla]:
ENGELLİ/LER ile/ve/< HASTA/LAR ile/ve/< YAŞLI/LAR ile/ve/<
ÇOCUK/LAR, ÖĞRENCİ/LER ile/ve/< HANIM/LAR ile/ve/<
YAYA/LAR ile/ve/<
BİSİKLETLİ/LER ile/ve/< MOTOSİKLETLİ/LER ile/ve/< ACİL DURUM ARAÇLARI[hasta taşıma, itfaiye, polis] ile/ve/<
TOPLU TAŞIMA ARAÇLARI[raylı düzenler öncelikli olmak üzere!] ile/ve/<
ARABA/LAR ile/ve/< AYRICALIKLI/LAR
[her seviyedeki/konumdaki resmî makam araçları (her ne kadar güvenlikleri "önemli/öncelikli" sayılsa da!)]

( Kişiye ait arabaların sayılarının ülkemizde çok olması [ya da artmasının teşvik ediliyor olması], yolların eski olanaksızlıklara göre düzenlenmiş olması, önceliği arabalara vermek için geçerli bir neden değildir/olamaz! Tam tersine, konumları/sıraları en sondadır! [Bu zihniyeti geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı, her birimiz haklarımıza sahip çıkarak daha da hızlandıracağız! Lütfen!!! Sizin de farkındalığınız, desteğiniz ve katılımınızla!...] )


- TRAFİKTE:
"SİNİRLİ OLMAK" değil/yerine SORUMLU OLMAK

( www.plakanialdim.com )

( Facebook, KENDİNE GEL!!! sayfasına katılın, uyarın!

Kişi, kurum ve kuruluşların, "yaptığı" fakat yapmayabilecekleri yanlış(lık)ları göstererek anlatmak üzere kurulmuş bir uyarı sayfasıdır!

Sen de uyar! )

( Sivil Yaya Girişimi )

( Emniyet Şeridi İhlâli, Makas Atanlar, Yaya Geçidine park edenlere sinirlenip söyleneceğinize, fotoğraflayıp internetten İHBAR edin! Cezası, ilgiliye gitsin... )


- TRAGEDY :/yerine TRAJEDİ


- TRAGEDYA'DA:
ASKİLOS ile/ve/<> SOFOKLES ile/ve/<> EURUPIDES


- TRAIN :/yerine TREN, EĞİTMEK


- TRAJEDİ ve KÖTÜMSERLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GÜLDÜRÜ ve İYİMSERLİK


- TRAJEDİ ile/ve/değil/||/<> "İSTATİSTİK"

( Kişinin ölümü. )

( Kitleler. )


- TRAJEDİ ile/değil/yerine/>< KOMEDİ

( Yaşama, yakından baktığımızda. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşama, uzaktan baktığımızda. )

( "Hissedenler" için. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşünenler için. )


- TRAJEDİ(") ile/ve/||/<> (")PARODİ(") ile/ve/||/<> (")İRONİ(")


- TRAJEDİ ile/ve/||/<>/> TRAVMA


- TRAKE[Fr. < TRACHEE] değil/yerine/= SOLUK BORUSU

( Soluk borusu. | Eklembacaklılarda bulunan özel solunum kanalları. )


- TRAKEİT/ŞEZEN[Ar.] değil/yerine/= SOLUK BORUSU YANGISI/İLTİHABI

( TRAKEİT )


- TRAKSİYON/TRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKME, ÇEKİLME, ÇEKME GÜCÜ


- TRAKTÖR[Fr. < TRACTEUR] değil/yerine/= ÇEKERSÜRER

( Arkasına römork takılabilen, çift sürmek, yük taşımak vb. işlerde kullanılan motorlu iş makinesi. )


- TRAKTÖR değil/yerine/= SÜRÇEKER


- TRAKTÖR ile TRAKTÖRCÜ/LÜK


- TRAKTÖR ve/||/<>/> TREYLER[İng. < TRAILER]

( ... VE/||/<>/> Traktör ya da kamyonlara, genellikle yük taşımalarını sağlamak için takılan araba. )


- TRAMPET ile TRAMPETÇİ/LİK


- TRAMPLEN[Fr. < TRAMPLIN] değil/yerine/= SIÇRAMA TAHTASI

( Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası. | Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan. )


- TRAMVAY ile TRAMVAY HATTI


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/yerine İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK


- TRAMVAY'DA, METRO'DA:
BİNMEYE ÇALIŞMAK değil/>< İNENENLERE ÖNCELİK TANIYIP DAHA SONRA RAHATÇA BİNMEK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- TRANÇA[İt. < TRANCIA] ile/ve/||/<>/< İZMARİTGİLLER

( İzmaritgillerden, özellikle sıcak denizlerde yaşayan, pullu, esmer renkli ve kemikli bir balık. İLE/VE/||/<>/< ... )

( PAGRUS EHRENGERGII cum/et/||/<>/< ... )


- TRANSANDANTAL ESTETİK ile/ve/||/<> TRANSANDANTAL MANTIK


- TRANSFER[İng., Fr.] değil/yerine/= AKTARIM, AKTARMA


- TRANSFER[İng.] değil/yerine/= AKTARMA


- TRANSFERANS/TRANSFERENCE[İng.] değil/yerine/= AKTARIM


- TRANSFORMASYON/TRANSFORMATION[İng.] değil/yerine/= YAPISAL DEĞİŞİM | DÖNÜŞÜM


- TRANSFORMASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜM


- TRANSFORMASYON değil/yerine/= DÖNÜŞÜM


- TRANSFORMATION :/yerine DÖNÜŞÜM


- TRANSGENİK ile GENETİK DÜZENLEME

( Başka bir organizmadan gen aktarılmış canlılar. İLE Genleri laboratuvar teknikleriyle değiştirilmiş canlılar. )


- INVERSE GAIN OF TRANSISTOR[İng.] / GAIN INVERSE DU TRANSISTOR[Fr.] / TRANSISTOR-INVERSGEWINN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTÖR TERS KAZANCI


- TRANSISTOR-TRANSISTOR-LOGIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTÖR-TRANSİSTÖR MANTIĞI (TTL)


- TRANSIT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN GEÇİŞ


- TRANSİT[Fr./İng.] değil/yerine/= DURMADAN GEÇMEK | GEÇİCİ

( Bir yerden dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçmek. | Geçici. | Malların bir ülkenin topraklarından gümrüksüz geçmesi. )


- TRANSİT değil/yerine/= DURMAZLI


- TRANSİZYON/TRANSITION[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ, DEĞİŞME


- TRANSKRİPSİYON ETMENLERİ ile PROMOTÖR BÖLGESİ

( DNA'daki belirli genlerin transkribe edilmesini denetleyen proteinler. İLE DNA'da transkripsiyonun başlangıç noktasını belirleyen bölge. )


- TRANSKÜTAN/TRANSCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİDEN


- TRANSKÜTANÖZ/TRANSCUTANEOUS[İng.] değil/yerine/= DERİ GEÇİŞLİ


- TRANSLASYON ile PROTEİN SENTEZİ

( RNA'daki bilginin proteinlere dönüştürülmesi işlemi. İLE Gözelerde proteinlerin üretilmesi işlemi. )


- TRANSLOKASYON/TRANSLOCATION[İng.] değil/yerine/= YER DEĞİŞİM


- TRANSLÜMİNASYON/TRANSILLUMINATION[İng.] değil/yerine/= IŞIK GEÇİRİM


- TRANSMİSYON/TRANSMISSION[İng.] değil/yerine/= AŞIRTIM | GENETİK AKTARIM | İLETIM


- TRANSPLANTASYON/NAKİL/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= AKTARIM


- TRANSPORT[İng.] değil/yerine/= TAŞINIM, TAŞIMA


- AŞKIN/SAL = MÜTEALİ = TRANSCENDENTAL[İng., Fr.] = TRANSZENDENTAL[Alm.] = TRANSCENDERE[Lat.]


- TRAPATT DIODE[İng.] / DIODE TRAPATT[Fr.] / TRAPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRAPATT DİYOTU


- TRASE/TRACING[İng.] değil/yerine/= YOL, İZ


- TRAUMAT-/TRAUMATO- ile/||/<> HELC-/HELCO-

( Yara. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )


- TRAVEL vs. JOURNEY vs. TRIP vs. EXPEDITION


- TRAVEL :/yerine SEYAHAT


- TRAVELLER vs. TOURIST


- TRAVERS[Fr.] ile TRAVERTEN[Fr. < TRAVERTİN]

( Üzerine rayların yerleştirildiği, yere enine konulmuş demir ya da ağaç parçaların her biri. | Ayağın rahat etmesi için ayakkabı içine yerleştirilen kumaş parçası, tabanlık. İLE Bazı kaynak sularının dibinde biriken, kalkerli ya da silisli tortu, pamuk taşı. )


- TRAVMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENEYİM

( [örüntüsü/bağlamı/öyküsü/anlamı] Yoktur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Vardır. )


- TRAVMATİK/TRAUMATIC[İng.] değil/yerine/= ÖRSELEYİCİ, YARALAYICI, SARSICI


- TREKKING yerine YÜRÜYÜŞ/DAĞ YÜRÜYÜŞÜ


- TRELLE'Lİ ANTIMUS ile/ve/||/<> MİLET'Lİ İZİDOR

( Ayasofya'nın mimarları. )


- TREMENDOUS :/yerine MUAZZAM


- TREMOR[İng.] değil/yerine/= TİTREME


- TREN ile HIZLI TREN ile TRAMVAY ile HIZLI TRAMVAY ile METRO ile FÜNİKÜLER


- [ne yazık ki]
"TRENİ/OTOBÜSÜ KAÇIRMAK" ile/ve/değil/||/<>/< DOĞRU DURAKTA VE ZAMANINDA BULUNMAMAK


- THREONINE[İng.] / THREONIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TREONİN


- TRETUVAR/TROTUAR[Fr. < TROTTOIR] değil/yerine/= YAYA KALDIRIMI


- TRİAKSİYEL/TRIAXIAL[İng.] değil/yerine/= ÜÇ EKSENLİ


- TRIAL :/yerine DENEME, DURUŞMA


- TRIAMINE[İng.] / TRIAMINE[Fr.] / TRIAMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAMİN


- TRIAZANE[İng.] / TRIAZANE[Fr.] / TRIAZAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZAN


- TRIAZENE[İng.] / TRIAZÉNE[Fr.] / TRIAZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZEN


- TRIAZINE[İng.] / TRIAZINE[Fr.] / TRIAZINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZİN


- TRIAZOLE[İng.] / TRIAZOL[Fr.] / TRIAZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİAZOL


- TRİBÜN[Fr.] değil/yerine/= BASAMAKLAR

( Spor salonu, stadyum, hipodrom vb. yarışma ve gösteri yapılan yerlerde izleyicilerin oturduğu koltuklu ya da basamaklı bölüm, sekilik. | Burada oturan izleyiciler. )


- TRIDECYL ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL TRIDECYLIQUE[Fr.] / TRIDECYLAKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL ALKOL


- TRIDÉCYL[Fr.] / TRIDESYL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL


- TRİETHANOLAMİNE LAURYL SULFATE[Osm.] / TRIETHANOLAMINE-LAURYLSULFATE[İng.] / THANOLAMINLAURYL SULFAT[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİETANOLAMİN LAURİL SÜLFAT


- TRIETHYL ALUMINIUM[İng.] / TRIÉTHYL ALUMINIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİETİL ALÜMİNYUM


- TRIETHYL BORANE[İng.] / TRIÉTHYL BORANE[Fr.] / TRIETHYL BORAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL BORAN


- TRIETHYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL PHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL FOSFAT


- TRIETHYL PHOSPHITE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIÉTHYLLE[Fr.] / TRIETHYL PHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL FOSFİT


- TRIETHYL CITRATE[İng.] / CITRATE DE TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL CITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL SİTRAT


- TRIETHYL-[İng.] / TRIÉTHYL-, TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL-[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL-


- TRİGLİSERİT ve/<> İNSÜLİN


- TRIGON/TRIGONE[İng.] değil/yerine/= ÜÇGEN


- TRİGONOMETRİ (HİNT) ile/||/<> TRİGONOMETRİ (YUNAN)

( Hint trigonometrisi sinüs fonksiyonunu geliştirdi İLE Yunan trigonometrisi kirişleri kullandı. )

( Aryabhata tarafından 500 yılında keşfedildi/formüle edildi. (476-550) (Ülke: Hindistan) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Sıfır kavramı, ondalık sistem, trigonometri, güneş merkezli sistem teorisi) )


- TRIHEXYLENE GLYCOL BIBORATE[İng.] / TRIHEXYLEN GLYCOL BIBORATE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİHEKSİLEN GLİKOL BİBORAT


- TRIHYDRIC ALCOHOL[İng.] / TRIALCOOL[Fr.] / DRIWETTER ALKALOID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDRİK ALKOL


- TRIHYDROXYETHYLAMINE STEARATE[İng.] / STÉARATE DE TRIHYDROXYÉETHYLAMINE[Fr.] / TRIHYDROXYÄTHYLAMIN STEARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDROKSİETİLAMİN STEARAT


- TRİKAYA ile ...

( Buda'nın üçlü elbisesi. Nirmanakaya, Dharmakaya, Sambhogakaya. )


- TRICHLOROACETIC ALDEHYDE[İng.] / TRICHLOROACÉTIC ALDÉHYDE[Fr.] / TRICHLORAZETALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROASET ALDEHİT


- TRICHLORBUTYL ALCOHOL[İng.] / TRICLORBUTYL ALCOOL[Fr.] / TRIKLORBUTYL ALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROBUTİL ALKOL


- TRICHLOROÉTHANOYL[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROETANOL


- TRICOSANE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİKOSA


- TRICHROMATIC ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİKROMATİK ÇÖZÜMLEME


- TRİLOJİ/TRİLOGY[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜK


- TRİLYON[Fr. < TRILLION] ile/<>/> KATRİLYON[Fr. < QUATRILLION] ile/<>/> KENTİLYON[Fr. < QUINTILLION]

( Milyar kere bin. İLE/<>/> Trilyonun bin katı olan sayı, trilyon kere bin. İLE/<>/> Katrilyon kere bin. )


- TRIMETILESTERIK ASIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİL ESTERİK ASİT


- TRIMETHYLAMINE SULFUR TRIOXIDE[İng.] / TRIOXYDE SULFURIQUE DE TRIMÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIMETHYLAMIN SCHWEFELTRIOXYD (TRIMETHYLBENZYL) DODECYL-DIMETHYL-AMMONIUM CHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLAMİN KÜKÜRT TRİOKSİT


- TRIMETHYLEN BROMIDE[İng.] / BROMURE DE TRIMÉTHYLÈNE[Fr.] / TRIMETHYLENBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİMETİLEN BROMÜR


- TRİNKETA[İt. < TRINCHETTO] değil/yerine/= SEREN YELKENİ

( Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken. )


- TRIPOLI[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİPOLİ


- TRİPORTÖR[Fr.] değil/yerine/= ÜÇTEKER


- INVERSEUR À THYRATRON[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİRATRONLU EVİRİCİ


- TRISAZO DYE[İng.] / TRISAZOÏQUE COLORANT[Fr.] / TRISAZO BOYASI[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİSAZO BOYASI


- TRİSHNA[Sansk.](TANHA[Palice]) ile ...

( Tutkular, aşırı istekler, yaşam için duyulan doyumsuzluk. Theravada Budizmi'nde dört yüce gerçekten biri. )


- TRİŞİN[Fr. < TRICHINE] değil/yerine/= İPSİ SOLUCAN

( Ergin durumda olan, domuzdan başka, insanda ve çok sayıda memelinin ince bağırsağında yaşayan, ipsiler cinsinden bir solucan. )


- TRISMUS[İng.] değil/yerine/= ÇENE KİLITLENMESİ


- THYRISTOR[İng.] / THYRISTOR[Fr.] / THYRISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİSTÖR


- TRİTYUM[Fr./İng.] ile/ve/||/<>/< TRİTON[Fr./İng. < Yun.]

( Atom ağırlığı 3 olan, radyoaktif hidrojen izotopu. İLE/VE/||/<>/< Trityumun, bir protondan ve iki nötrondan oluşan atom [H-3] çekirdeği. | Yunan mitolojisinde yarısı adam, yarısı balık olan deniz tanrısı. )


- TRITIUM[İng.] / TRITIUM[Fr.] / TRITIYUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİTYUM


- TRIODENKLEMMSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİYOT KLEMP DEVRESİ


- TRİZOMİ/TRISOMY[İng.] değil/yerine/= ÜÇLÜ KROMOZOM


- TRİZOMİ X(XXX) ile/ve/||/<> KLİNEFELTER (XXY)

(

Özellik Trizomi X(XXX) Klinefelter(XXY)
Görülme Sıklığı 1.000 kadında 1 500 - 1.000 erkekte 1
Belirtiler Çoğunlukla belirtisiz. Bazı durumlarda:
- Öğrenme güçlüğü
- Dil becerilerinde gecikme
- Hafif fiziksel farklar
- Düşük testosteron
- Ergenlikte gecikme
- Zayıf kas kütlesi
- Öğrenme zorlukları
- Kısırlık
Doğurganlık Genellikle normal Doğal yolla düşük; yardımcı üreme teknikleri gerekebilir
Tanınma Zamanı Genellikle rastlantısal (erken çocukluk veya yetişkinlik) Ergenlikte ya da yetişkinlikte (kısırlık araştırmaları sırasında)
)


- TROKOİT/TROCHOID[İng.] değil/yerine/= SİLINDIRİK


- TROMBEKTOMİ/THROMBECTOMY[İng.] değil/yerine/= KAN PIHTISI ÇIKARIMI


- THROMBIN[İng.] / THROMBINE[Fr.] / THROMBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TROMBİN


- TROMBOLİZ/THROMBOLYSIS[İng.] değil/yerine/= PIHTI ERİMESİ


- TROMBON[Fr./İng.] ile TROMPET[Fr./İng.]/"BÜYÜLÜ" ile TUBA[Fr./İng.]

( Sürgü kolunun hareketiyle değişik yükseklikte seslerin elde edildiği soluklu çalgı. İLE Bir ağızlık ve kendi üstüne kıvrılmış silindir bir borudan oluşan soluklu çalgı. İLE Üzerinde pistonlar bulunan, bakırdan soluklu çalgı. )

( TROMBONE vs. TRUMPET vs. TUBA )


- TROMBON ile TROMBONCU


- TROMBOZ/THROMBOSE[İng.] değil/yerine/= PIHTI TIKAÇ OLUŞUMU


- THROMBOSIS[İng.] ile/değil/yerine/= TROMBOZ


- TROMBÜS/THROMBUS[İng.] değil/yerine/= PIHTI TOPAĞI


- TROMP[Fr. < TROMPE] değil/yerine/= KÖŞE KUBBESİ

( Binanın bir bölümünü tutmaya yarayan köşe kubbesi. )


- TROMPET ile TROMPETÇİ/LİK


- TROPİK ile TROPİKA ile TROPİK KUŞU


- TROPİKA[İt. < TROPICO] değil/yerine/= DÖNENCE | TROPİKAL KUŞAK


- TROPİZM değil/yerine/= DOĞRULUM/YÖNELİM


- TROPİZM ile TROPLAR


- TROPOSFER[İLK YUVAR] ile/ve/||/<>/> OZON KATMANI ile/ve/||/<>/> STRATOSFER[KATYUVARI] ile/ve/||/<>/> MEZOSFER[ORTA YUVAR] ile/ve/||/<>/> TERMOSFER[ISI YUVAR] ile/ve/||/<>/> EKZOSFER[DIŞ YUVAR] ile/ve/||/<>/> IYONOSFER ile/ve/||/<>/> MANYETOSFER

( 11 km. ilk katman. İLE/VE/||/<>/> 25 km. İLE 10-60 km. arası. İLE/VE/||/<>/> Ortayuvar. Stratosferin üzerindeki sıcaklığın azaldığı katman. | Yer havayuvarında, katyuvarının üzerinde, sıcaklığın azaldığı, yaklaşık olarak 60-80 km. arasındaki katman. İLE/VE/||/<>/> Isıyuvar. 100-300 km. arası. İLE/VE/||/<>/> Atmosferin basıncı en az olan yüksek tabakası. Atom ve moleküllerin çekim etkisinden kurtulabildiği ve gezegenler arası ortama kaçabildiği son tabakası. İLE/VE/||/<>/> Atmosferin atom ve moleküllerinin güneş ışınlarıyla iyonlaştığı 80-400 km. yükseklikler arasındaki katman. İLE/VE/||/<>/> Dünya üzerinde yer çapının birkaç katı yüksekliklere kadar uzanan, bulunuş nedeni yerin manyetik alanı olan bir bölge. )

( )

( TROPOSHERE vs./and/||/<>/> OZONE LAYER vs./and/||/<>/> STRATOSPHERE vs./and/||/<>/> MESOSPHERE vs./and/||/<>/> THERMOSPHERE vs./and/||/<>/> EXOSPHERE vs./and/||/<>/> IONOSPHERE vs./and/||/<>/> MAGNETOSPHERE )


- TROUBLE vs. DISTRESS/BOREDOM


- TROUBLE vs. PROBLEM


- TROUBLE vs. SUBJECT/ISSUE


- TROUBLE :/yerine SORUN, PROBLEM


- TROUTON'S RULE[İng.] / TROUTON KURALI[Alm.] ile/değil/yerine/= TROUTON KURALI


- TRUE vs. REALITY


- TRUMP ile/değil OBAMA / BUSH / CLINTON

(

İLE/DEĞİL



/



/

)


- TRUNKAL/TRUNCAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDESEL


- TRUNKUS/TRUNCUS[İng.] değil/yerine/= GÖVDE


- TRUTH :/yerine GERÇEK, HAKİKAT


- TRY :/yerine DENEMEK


- TSİS/POST-TREATMENT MONİTORING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SAĞALTIM SONRASI İZLEM DÜZENİ


- TSL/TRANSPORT LAYER SECURITY[İng.] değil/yerine/= AKTARIM KATMANI GÜVENLİĞİ


- TSUNAMI ile/değil RESACCAS DO MAR

( Asya'da. İLE/DEĞİL Güney Amerika'da. )


- TTS/TEXT TO SPEECH[İng.] değil/yerine/= KONUŞMA METNİ


- TÜBÜL/TUBULE[İng.] değil/yerine/= BORUCUK


- TÜBÜLER/TUBULAR[İng.] değil/yerine/= BORUCUKSU


- TÜCCAR[Ar.] değil/yerine/= TECİMEN


- TÜCCARLAR ile/ve GEZGİNLER ile/ve DERVİŞLER/SÛFÎLER


- TUFAN ile TAYFUN[İng. TYPHOON][ŞİDDETLİ KASIRGA]

( Şiddetli yağmur. | Çok yoğun ya da şiddetli şey. İLE Okyanuslarda, Çin Denizi ile Hint Denizi'nde görülen, dünyanın dönüş [saat] yönüne zıt olarak, Doğu'dan, Batı'ya doğru oluşan, güçlü kasırga. )


- TUFAYA DÜŞMEK ile TAKLAYA GELMEK


- TÜFEK ile MARTİN[< Martini]

( ... İLE Tek kurşun atan, bir çeşit tüfek. )


- TÜFEKÇİ, ŞEMSİ (SARIYER, 1942) :

( Sarıyerli. Rize kökenli bir ailenin üçüncü çocuğu olarak Sarıyer'de doğdu. Sarıyer Pertevniyal İlkokulu ve Sarıyer ortaokulunda okudu. Zincirlikuyu Yapı Sanat Enstitüsünden mezun oldu. Sarıyer Halk Eğitim Merkezinde bir süre tiyatro çalışmalarında bulundu ve bu işini bir süre askerliğini takiben devam ettirdikten sonra iş hayatına atıldı. Kendilerine ait Uluslar arası Nakliye Şirketinin Yönetim Kurulu üyeliğini ve sonraları da yönetim kurulu başkanlığını yaptı. Emekliliğini takiben ilk kitabı olan "Şaziye"'yi (2014) yazdı. )


- TÜFEK/LİK ile TÜFEKLİ ile TÜFEKÇİ/LİK ile TÜFEKSİZ


- TÜFEK/TOP ile ŞİŞHANE[Fars. ŞEŞ+HANE]

( ... İLE Namlusu altı yivli tüfek ya da top. )


- TUĞLA ile ASMOLEN

( ... İLE Pişmiş toprak, cüruf ve beton karışımından yapılan, kiriş, putrel ya da nervürler arasına konulan delikli tuğla. )

( HIŞT ile ... )


- TUĞLA ile TUĞLA TABAKASI ile TUĞLA DÖŞEME ile TUĞLA YAPIMCISI ile TUĞLA İŞİ ile TUĞLA BAHÇESİ

( BRICK vs. BRICK LAYER vs. BRICK LAYING vs. BRICK MAKER vs. BRICKWORK vs. BRICKYARD )

( آجر ile خشت ile آجري ile خشت مال ile آجر پز ile آجرپز ile آجرکاري ile سفت کاري ile کوره پزخانه ile آجرپزخانه )

( AJER ile KHSHT ile AJERY ile KHSHT MAL ile AJER PEZ ile آجرپز ile AJORKARY ile SOFT KARY ile KOREH PAZKHANEH ile AJORPAZKHANEH )


- TUĞLA ile TUĞLACI/LIK ile TUĞLA OYUNU ile TUĞLA HARMANI


- TUĞLA ile/ve/değil/||/<>/< VUSU(V)AR/VÜSVAR[Fr. VOUSSOIR]

( Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılan ve duvar örmekte kullanılan yapı nesnesi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Kemer, tonoz ya da kubbe oluşturan kama biçimli [üstü dar, altı geniş biçimde yontulmuş] taş ya da tuğla. )


- TUĞLADA:
KİREMİT ile/ve/||/<> KIRMA ile/ve/||/<> YÜKSEK ISILI ile/ve/||/<> MERMER ile/ve/||/<> GAZBETON ile/ve/||/<> BİMS

( Toprak ve kil karışımından yapılır. Kiremit biçiminde olur. [Genellikle yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması gibi dış cephe kaplamalarında kullanılır.]

İLE/VE/||/<>

Düzensiz biçimlerde kesilmiş parçalı tuğla çeşididir. Bu tuğla tasarımı, yapılarda, hava koşullarına dayanıklılık ve ısı yalıtımı sağlar. [Genellikle yapılarda sütun, kemer ve öteki yük taşıyıcı öğelerinin örtülmesinde, bazı yapıların da çatı ve cephelerinde dekoratif amaçlarla kullanılabilir.]

İLE/VE/||/<>

Kil ve toprak karışımından yapılır. [Yüksek sıcaklıklarda pişirilerek üretilir.] [Çok yüksek ısıya dayanıklı olduğundan, endüstriyel fırınlar, termik santraller, metalurji tesisleri, endüstriyel tesisler gibi yerlerde kullanılır.]

İLE/VE/||/<>

Yüksek dayanıklılığa sahip, ağır ve pahalı bir tuğla türüdür. [Genellikle yapılarda dekoratif amaçlar için kullanılır. Yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması ve cephe kaplaması gibi amaçlar için de kullanılabilir.]

İLE/VE/||/<>

Beton ve kireçten yapılır ve gazla kurutularak üretilir. [Bu duvar çeşidi, yüksek ısı ve nem direnci ile düşük ağırlıkta olur.] [Yapılarda duvar kaplaması, çatı kaplaması ve cephe kaplaması gibi amaçlar için kullanılır.]

Beton, çimento, su, kum ve çeşitli agregaların karışımdan oluşan bir tuğla çeşididir. Gazbeton üretiminde, beton karışımının yapılmasından sonra, bu karışımın yüksek sıcaklıkta pişirilmesi ve gazla kurutulması işlemleri gerçekleştirilir. Bu işlemler sonucu, gazbeton malzemesi elde edilir.
[Gazbeton, yapılarda çeşitli amaçlar için kullanılabilir.
- Cephe kaplamasında hafif olması nedeniyle ciddi bir maliyet tasarrufu sağlar.
- Duvar örgüsünde yüksek ısı ve nem direnci nedeniyle yeğlenir.
- Yapı temelinde hafif olması nedeniyle taşıma kapasitesini artırdığından dolayı yeğlenir.
- İç duvar kaplamasında, iyi ısı ve ses yalıtımı sağladığından dolayı yeğlenir.
- Tavan kaplamasında, hafif olması nedeniyle taşıma kapasitesini artırdığından dolayı yeğlenir.

Öteki tuğla çeşitlerine oranla daha hafif olması nedeniyle yapıdaki yükü azaltarak taşıyıcı düzenekleri hafifletir. Fakat ne kadar hafif olsa da gazbetonun maliyeti öteki tuğla çeşitlerine göre daha pahalıdır.]

İLE/VE/||/<>

Betonarme yapıların duvarlarını, çatılarını ve çelik çubuklarını kaplamak için kullanılan ince taneli, toz durumunda bir malzemedir. Bu kaplama, yapının dayanaklılığını artırır ve çelik çubukların korozyona uğramasını önler. [Genellikle kireç, su ve kum gibi malzemelerden üretilir.]

[Betonarme yapılarda koruyucu görevi gören bims, genellikle şu amaçlar için kullanılır...
- Betonarme yapıların çelik çubuklarını kapladığından yapının dayanıklılığını artırmak amacıyla kullanılır.
- Çelik çubukları korozyona karşı korur ve bu sayede yapının ömrünü uzatır.
- Duvar ve çatılarda kaplama yapılarak, yapıya estetik bir görünüm kazandırılır ve yapının hava koşullarına dayanıklılığını da artırır.
- Betonarme yapıların bims kolonları, kemerleri ve öteki yük taşıyıcı öğelerinin kaplamasında da kullanılabilir.]




Gazbeton tuğla ile bims arasındaki FaRkLaR nelerdir?

Gazbeton, avantajlarına bakıldığında,
daha hafif olması nedeniyle uygulanabilirlik açısından daha uygulayımsaldır ve iş süresini kısaltır. Isı ve ses yalıtımı daha fazla olduğundan, yüksek sesli alanlarda rahatlıkla kullanıma uygundur.
İLE
Bims, sağlam yapısı, yangına dayanıklı olması açısından yeğlenen bir malzemedir.


Dezavantajlarına bakıldığında,
boşluklu yapısından dolayı nem geçirme oranı yüksek olduğundan, sonradan oluşan sıva çatlakları ve sıvanın uygulanış zorlukları gibi olumsuzlukları vardır. Aynı zamanda, performansına nazaran maliyeti de oldukça yüksektir.
İLE
Bims, kaplama görevi gördüğünden, uygulama açısından daha zahmetlidir. )


- TUĞRA ile TUĞRALI


- DEPLETION REGION[İng.] / RÉGION D'ÉPUISEMENT[Fr.] / ERSCHÖPFUNGSBEREICH, ERSCHÖPFUNGSREGION[Alm.] ile/değil/yerine/= TÜKENME/TÜKETİM BÖLGESİ


- TÜKENME:
"YENİLİNCE" değil "PES EDİNCE"


- TÜKENME ile/ve/<>/> ÇÖZÜNME


- TÜKENME ile TÜKENMEZ/LİK ile TÜKENMEZ KALEM


- TÜKETENLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< ÜRETENLER

( Eşek arısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/< Bal arısı. )

( Fare(mouse) kullanıcısı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/< Klavye kullanıcısı. )