Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(126/136)
- TUTMAMAK ile/ve/değil KISKANMAK
- TUTUKLAMA:
"CEZA" değil TEDBİR
- OCCLUDED WATER[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUKLANMIŞ SU
- TUTUKLU/TUTUKLA(N)MA ile/ve/değil/||/<>/< GÖZALTINDA/GÖZALTINA ALMA
( [ancak özel ve zorunlu durumlarda] Yargıç dışında, ne savcı, ne de polis tutuklama yapabilir.[yaptıkları tutuklama değil gözaltına alma ve/ya da [sınırlılığında] bulundurmadır] )
( [not] ARREST vs./and/but/||/<>/< CUSTODY )
- MÉSON PIÉGÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TUTULMUŞ MEZON
- TUTUM:
ORTADAN KALDIRICI değil/yerine DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- TUTUM ile/ve/değil EŞİK
- TUTUMLULUK ile/ve/değil PARA HARCAYAMAMAK
- FLAMMABLE GASES[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUŞABİLİR GAZLAR
- DERECE-İ İHTİRÂK[Osm.] ile/değil/yerine/= TUTUŞMA DERECESİ
- IGNITION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE D'INFLAMMATION[Fr.] ile/değil/yerine/= TUTUŞMA SICAKLIĞI
- TUTYA[Ar. < TUTİYA] değil/yerine/= SÜRME
( Sürme. Göz ağrılarına iyi gelen, sürme gibi göze çekilen bir em. | Çinko. | Mor renkli, kokulu bir kır çiçeği. )
- TUVALET:
OTURARAK değil/yerine ÇÖMELEREK
( http://www.squattypotty.com )
( ALAFRANGA değil/yerine ALATURKA )
- TÜVÂNÂ[Fars. < TEVÂNÂ] değil/yerine/= GÜÇLÜ, DİNÇ, CANLI
- TÜY ile/değil ÇAKŞIR
( ... İLE/DEĞİL Kuşların ayağında bulunan ve süs gibi görünen tüy. | Bir çeşit erkek şalvarı. )
- TÜY ile/ve/değil/||/<> KIL
( Kuşlardaki "kalın/ince" ve/ya da "sert/yumuşak" olan deri uzantısı. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Tüm kara ve deniz canlılarındaki "kalın/ince" ve/ya da "sert/yumuşak" olan deri uzantısı. )
( )
( MÛY, MÛ )
( FEATHER vs. BRISTLE )
- TÜY ile/değil ÖLKER/ÜLGER
( ... İLE/DEĞİL Kadife, şeftali vb.'nin üzerinde bulunan ince tüy. )
- TÜY ile/ve/değil TELEK
( ... İLE/VE/DEĞİL Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, çeşitli renklerde kalın eksenli tüy. )
( [not] PLUME vs./and QUILL )
- TÜY ile/değil ZELFE
( ... İLE/DEĞİL Yeni çıkmaya başlayan kanat tüyü. )
- TUZ RUHU[Osm.] / SPIRITS OF SALT, HYDROCHLORIC ACID[İng.] / ACID CHLORHYDRIQUE, ESPRIT DE SEL[Fr.] / SALZSÄURE, CHLORWASSERSTOFFSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ASİDİ, HİDROKLORİK ASİT
- SALINOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM AYGITI
- SALINOMÈTRE[Fr.] / SALZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ DENETİM/KONTROL AYGITI/CİHAZI
- SALT EFFECT[İng.] / SALZ EINFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ ETKİSİ
- SALT BRIDGE[İng.] / SALZ BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ KÖPRÜSÜ
- SALINIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ ÖLÇER
- SALMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TUZ YOĞUNLUĞU ÖLÇER
- MİLH[Osm.] / SALT[İng.] / SEL[Fr.] / SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZ
- TUZAĞA DÜŞ(ÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< GAFİL AVLA(N)MAK
- TUZAK ile/ve/değil/||/<> PUSU
( [ne yazık ki] Yakalamaya yarayan araç ya da düzenek. | Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzenek. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Birine saldırmak için saklanarak beklenilen yer. )
- TRAP[İng.] / PIÈGE[Fr.] ile/değil/yerine/= TUZAK
- TUZAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TUZAKLI
- TÜZE/HUKUK:
BORU GİBİ değil/yerine HUNİ GİBİ
- TÜZE/HUKUK:
VAR OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLMASI GEREKEN
- TÜZEL/HUKUKÎ SORUMLULUK ile/ve/değil/=/||/<>/>/< İNSANÎ/BİREYSEL SORUMLULUK
( [not] JUDICIAL RESPONSIBILITY vs./and/but/=/||/<>/>/< HUMANE RESPONSIBILITY )
- SALT ICE[İng.] ile/değil/yerine/= TUZLU BUZ
- BRINE[İng.] / SAUMURE[Fr.] / SOLE (SALZSOLE), SALZLÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLU SU
- SALINITY[İng.] / SALINITÉ, SALURE[Fr.] / SALZIGKEIT, SALZGEHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= TUZLULUK
- TUZU KURU OLMAK ile/değil GÖTÜNDE PİRELER UÇUŞMAK
- TWETT, M[İng.] ile/değil/yerine/= TWETT, M.
- TX/ORGAN NAKLİ/TRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= ÖRGEN AKTARIMI
- TXT/TEXT[İng.] değil/yerine/= METİN DOSYASI
- TYNDALL EFFECT[İng.] / EFFET TYNDALL[Fr.] / TYNDALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TYNDALL ETKİSİ/OLAYI
- UBS/SPATIAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= UZAMSAL BİLGİ DÜZENİ
- TRIPEOD[İng.] / TRÉPIED[Fr.] / DREIFUSS, DREIFUSSGESTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ AYAK
- ÜÇ/DÖRT BOYUT ile/ve/değil/||/<>/< 11 BOYUT
- ÜÇÜNCÜ BOYUT:
YÜKSEKLİK değil DERİNLİK
- ÜÇ BOYUTLU ile/ve/değil/||/<>/> YEDİ BOYUTLU
- EXTREMUM[İng.] / EXTREMUM[Fr.] / EXTREMUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇ DEĞERLER
- TRIPHASÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ EVRELİ
- DREHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ FAZLI AKIM
- THREE PHASED[İng.] / DREI EINGETEILT, DREIPHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ FAZLI
- TRIPLE-BEAM BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ KOLLU TERAZİ
- 3 KULLUVALLAH 1 ELHAM değil 3 İHLÂS (SÛRESİ) 1 FÂTİHÂ (SÛRESİ)
- THREE CENTERED BOND[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ MERKEZLİ BAĞ
- THREE COLOURS TECHNIQUES[İng.] / TECHNIQUE TRICHROME[Fr.] / DREIFARBENTECHNIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇ RENK TEKNİĞİ
- VALEURS TRISTIMULUS[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ RENK UYARAN DEĞERİ
- TRIODE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇ UÇLU
- TRISTIMULUS VALUES[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇ UYARAN DEĞERİ
- UC ile/değil AGLET
( ... İLE/DEĞİL Ayakkabı bağcıklarının ucunda bulunan bant. )
- BORNE[Fr.] ile/değil/yerine/= UÇ
- UC ile/değil DORUK-ETEK
- UC ile/ve/değil EŞİK
- UC ile/değil KARŞILIK
- UÇ değil UC!!!
- UÇANIN/UÇAĞIN:
İNMESİ ile/ve/değil/||/<>/< ALÇALMASI
- DELTA CONNECTION[İng.] / CONNEXION EN DELTA[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇGEN BAĞLANTI
- DELTA-Y TRANSFORMATION[İng.] / TRANSFORMATION DELTA-ÉTOILE[Fr.] / DREIECK-STERN-UMWANDLUNG, DREIECKS-Y-UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇGEN-YILDIZ DÖNÜŞÜMÜ
- ÜÇGEN ile/değil SİVRİ
- ÜÇGEN ile/ve/değil/||/<>/< ÜÇLÜ
- ÜÇGENİN İÇ AÇILARI ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİNİN İÇ ACILARI
( Bilinir/bilinebilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< [çoğunlukla/pek/yeterince] Bilinmez/bilinemez. )
- ÜÇKÂĞIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HİLE
- ÜÇKÂĞITÇI/LIK ile/ve/değil/||/<>/< TUTARSIZ/LIK
- ÜÇKEN değil ÜÇGEN
- UCLAR ile/ve/değil/yerine FARKLAR
( [not] TIPS vs./and/but CONFLICT
CONFLICT instead of TIPS )
- UCLARDA OLMAK(DURMAK/BULUNMAK)
ile/değil/yerine
ORTAK NOKTALARDA/ALANLARDA BULUN(/Ş)MAK
- UCLARDA OLMAK ile/ve/değil BİR UCDAN, ÖTEKİ UCA GEÇMEK
( Süreç/te. İLE/VE/DEĞİL Sonuç/ta (kalmak). )
- TRIPLE BOND[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ BAĞ
- TRIPLET STATE[İng.] / ÉTAT TRIPLET[Fr.] / TRIPLETTZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ DURUM
- TRIPLE POINT[İng.] / POINT TRIPLE[Fr.] / DREIFACHER PUNKT, TRIPELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ NOKTA
- TERNARY SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ SİSTEM
- TRIPLE SALT[İng.] / TRIPLE SEL[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇLÜ TUZ
- ÜCRET ÖDEMEK değil/yerine/= ÖDEME YAPMAK
- ÜCRET değil/yerine/= ÖDENÇ
- ÜCRETİ ile/ve/değil/yerine KATILIM PAYI
- UCU AÇIK ile/değil/yerine/||/<> ÖNÜ AÇIK
- UCB/UCUB/KİBİR[Ar.] değil/yerine/= "KENDİNİ BEĞENME VE GÜVENME"
- ESSENTIAL OIL[İng.] / HUILE ESSENTIELLES, HUILE VOLATILES[Fr.] / ÄTHERISCHE ÖLE[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCU YAĞ
- TAYYAR[Osm.] / VOLATILE[İng.] / FLÜCHTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCU
- VOLATILIZATION[İng.] / VOLATILISATION[Fr.] / VERFLÜCHTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCULAŞMA
- VOLATILIZATION METHODS OF ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= UÇUCULAŞTIRMA İLE ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMLERİ
- VOLATILITY[İng.] / VOLATILITÉ[Fr.] / VOLATILITY, FLÜCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇUCULUK
- UÇUK ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI
- UÇUK/LUK ile/ve/değil/||/<>/< İLGİNÇ/LİK
- ÜÇÜNCÜ ŞAHIS KİŞİLER" değil ÜÇÜNCÜ KİŞİLER/ŞAHISLAR
- TRIPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL BİLEŞİK
- BUTYLCARBINOL, TERTIARY[İng.] / BUTYLCARBINOL, TERTIAIRE[Fr.] / TERTIÄRER, TERTIÄRES[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL, TERSİYER, BÜTİLKARBİNOL
- UÇURTMALARIN UÇMASI:
YEL GÜCÜ ile/ve/değil/||/<>/>/< YELE KARŞI KOYARAK
- UÇURUM ile/ve/değil EŞİK
- ÜÇÜSÜNDEN değil ÜÇÜNDEN
- UCUZ BİSİKLET ile/ve/değil/yerine "PAHALI" BİSİKLET
- UCUZ İŞ ile/değil/yerine/>< İYİ İŞ
( İyi değildir. İLE/>< Ucuz değildir. )
( GOOD WORK vs./and/<> CHEAP WORK
Is not cheap. VS./AND/<> Is not good. )
- UCUZ "MUTLULUK" değil/yerine YÜCELTEN "ISTIRAP"
- UCUZ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< UCUZLAŞTIRILMIŞ
- UCUZ ile/değil "UYGUN" (FİYATLI)
- UCUZLAŞMA ile/değil/yerine/>< BASİTLEŞME
( Yıkım vardır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşam vardır. )
- 360 DERECE DÖNMEK değil 180 DERECE DÖNMEK
- COMMUNITION; TRITURATION[İng.] / ZERKLEINERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UFALAMA
- HAMLAÇ[Osm.] ile/değil/yerine/= ÜFLEÇ
- BLOW PIPE, BLOWING PIPE[İng.] / CHALUMEAN[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜFLEME BORUSU
- GEBLÄSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜFLEYİCİ
- BULUT/"UFO" değil MERCEK BULUTLARI
- UFUK[Ar.] değil/yerine/= ÇEVREN/GÖZERİMİ
- ÜFÛL değil/yerine/= BATMA, KAYBOLMA, GÖRÜNMEZ OLMA | YOK OLUŞ
- UĞRAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DURAK
- UĞRAK ile/ve/değil/||/<>/< SÜREÇ
- UĞRAŞ:
KİŞİYLE ile/değil/yerine İŞİYLE
( Boş kişinin uğraşı. İLE/DEĞİL/YERİNE Hoş (nitelikli) kişinin uğraşı.
[ Hoş (nitelikli) kişi, işiyle uğraşır; boş kişi, kişiyle uğraşır. ] )
( Ayinesi iştir kişinin, lâfına bakılmaz! )
- UĞRAŞILMASI GEREKEN ile/ve/değil/yerine/<>/< UĞRAŞILMAMASI GEREKEN
( Gerekeni yapmak, ciddiyetin ve içtenliğin kanıtıdır. )
( The doing is the proof of earnestness. )
( [not] DEAL WITH vs./and/but/<>/< NOT TO DEAL
NOT TO DEAL instead of DEAL WITH )
- ... UĞRUNA" değil/yerine ... AMACIYLA
- ... UĞRUNA ile/değil ... İÇİN
- HUM[İng.] ile/değil/yerine/= UĞULTU
- UHDE[< AHD] ile/değil UKDE
( Söz verme, bir işi üzerine alma. | Görev, birinin üzerinde bulunan iş. | Yapma, becerme. | Sorumluluk. İLE/DEĞİL Düğüm. | Zor, karışık iş. | İstenip de ulaşılamadığından dolayı içe dert olan şey. )
- UHY/REMOTE PATIENT MONİTORING[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAYRI YÖNETİMİ
- UKALÂLIK ile/değil "ÖNEMSEME"
- UKRANYA değil UKRAYNA
- ULAŞ/IM ile/ve/değil/<>/ne yazık ki BULAŞ/IM
- ULAŞMA ile/ve/değil ERİŞME
- ULAŞMAK ile/ve/değil NEDEN OLMAK
- ÜLKE (ADI KULLANMAK) ile/değil/yerine/||/<> KENT/ŞEHİR/EYALET/BÖLGE (ADI KULLANMAK)
- ÜLKE ile/değil COĞRAFYA
- ÜLKE ile/değil EYALET
- ... ÜLKE/Sİ ile/ve/değil/||/<>/< ÜLKÜ/SÜ
- ÜLKE ile/ve/değil VATAN
- ULKUS/ULCUS[İng.] değil/yerine/= YARA
- ULNA[İng.] değil/yerine/= ULNA
( Dirsek kemiği ya da ulna; ön kolda en küçük parmaktan dirseğe kadar uzanan, anatomik pozisyonda medial yani iç tarafta bulunan, dirsekten bileğe daralan şekle sahip uzun bir kemiktir. Ön kolda radius kemiğine paralel olarak yerleşiktir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- U-LOOP[İng.] değil/yerine/= U İLMEĞİ
( Tek sarmal arasındaki ikili oluşum tarafından oluşturulan nükleik asit ilmiği. Eğer PCR primerinde oluşursa, bir işlevi olmaz. U ilmiği
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜLSER/ULCER[İng.] değil/yerine/= YARA
- ULTIMATE CAUSATION[İng.] değil/yerine/= NİHAİ NEDENLEME
( Uyum başarısı kazancı açısından özelliklerin neden evrimleştiğini açıklamadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ULTRA-KIRMIZI[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRA-KIRMIZI
- ULTRAKURZWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRA KISA DALGA
- ULTRA değil/yerine/= AŞIRI
- ULTRAFİLTRASYON/ULTRAFILTRATION[İng.] değil/yerine/= INCE SÜZME
- ULTRAFILTRATE[İng.] değil/yerine/= INCE SÜZÜNTÜ
- ULTRAMICROVOLTAMMETRIC ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRAMİKROVOLTAMETRİK ELEKTROT
- TRANSDUCTEUR ULTRASONORE[Fr.] ile/değil/yerine/= ULTRASES DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- ULTRASONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ULTRASES
- ULTRASON[Fr. < ULTRASON] değil/yerine/= YANSILANIM
- ULTRASON/ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ | SES ÖTESİ GÖREÇLEME
- ULTRASCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRASON
- ULTRASONIC TRANSDUCER[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRASONİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- MESSFÜHLER MIT ULTRASCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRASONİK ÖLÇER
- ULTRASONIC SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRASONİK SENSÖR
- ULTRASONİK/ULTRASONIC[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİYLE İLGILİ
- ULTRASONOGRAFİ/ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ GÖREÇLEME
- ULTRASTRÜKTÜR/ULTRASTRUCTURE[İng.] değil/yerine/= INCE YAPI
- ULTRAVIOLETT-PHOTOELEKTRONENSPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE FOTOELEKTRON SPEKTROSKOPİSİ
- ULTRAVIOLET/VISIBLE DETECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE/GÖRÜNÜR BÖLGE DEDEKTÖRÜ
- ULTRAVIOLET/VISIBLE REGION[İng.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE/GÖRÜNÜR BÖLGE
- ULTRAVIOLETTLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE LAMBA
- ULTRAVİYOLE[Fr.]/MÂVERÂ-İ BENEFŞEVÎ[Ar.] değil/yerine/= MORÖTESİ
( Dalga boyu, mor renkli ışığınkinden daha kısa olan, gözle görülemeyen, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım.[4000 - 200 A° arasında] )
- ULTRAVİYOLE[Fr. < ULTRAVIOLET] değil/yerine/= KIZIL ÖTESİ
- ULTRAVIOLET[İng.] / ULTRAVIOLET[Fr.] / ULTRA-MOR, ULTRA- VIYOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ULTRAVİYOLE
- ULUS DEVLET ile/ve/değil/||/<>/> ULUS
- ULUSÇULUK ile/değil/yerine/>/< VATANSEVERLİK
- ULUSLAR ARASI değil ULUSLARARASI
- INTERNATIONALES EINHEITENSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM SİSTEMİ (SI)
- INTERNATIONAL SYSTEM OF UNITS[İng.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİMLER DİZGESİ
- SYSTÈME INTERNATIONAL D'UNITÉS[Fr.] / INTERNATIONALES SYSTEM DER MASSEINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİMLER SİSTEMİ, SI
- ULUSLARARASI HUKUK ile/ve/değil/ne yazık ki KARŞILIKLI "KABUL"
- ULUSLARARASI ŞİRKET/LER ile/değil/ne yazık ki "ULUS AŞIRI" ŞİRKET/LER
( ... İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ Hedef ülkeleri/kitleleri ve dünyayı, çıkarları doğrultusunda yönetme/yönlendirme çabası/"başarısı" peşinde koşan şirketler. )
- ULUSLARARASI ile/değil DEVLETLERARASI
- ULVÎ değil/yerine/= YÜCE
- ULVÎ değil/yerine/= YÜCE/ULU
- ULVİYET/İZZET değil/yerine/= YÜCELİK/ULULUK
- ULVİYET[Ar.] değil/yerine/= YÜCELİK
- ÜMİT/UMUT BURNU ile/ve/değil ANGULUS
( Afrika'nın en uc noktası, Ümit Burnu değil Angulus'tur. Angulus'a ulaşım kolay olmadığından Ümit Burnu ün kazanmıştır. )
- ÜMİT EDİLDİĞİ KADAR DÜŞÜK OLMAZ değil SANILDIĞI KADAR DÜŞÜK OLMAZ
- ÜMİT/UMUT ile/ve/değil EŞİK
- ÜMİT ile/değil ÇIKARCILIK
- ÜMİT ile/değil SALAKLIK
- ÜMİTSİZ/LİK ile/değil/yerine "ÇARESİZ/LİK"
( Ne zaman ki, ümitsizsiniz, ne zaman ki, çaresizsiniz,
ÜMİT SİZSİNİZ, ÇARE SİZSİNİZ! )
( "Ümitsiz durumlar yoktur, ümitsiz kişiler vardır.
Ben, hiçbir zaman, ümidimi yitirmedim."
M. K. ATATÜRK )
( KUNÛT, YEİS ile/değil/yerine ... )
( NEVMİDÎ ile/değil/yerine ... )
( DESPERATIO cum ... )
- OLANAK/SIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< ÜMİT/SİZ/LİK
- ÜMİTSİZLİK değil/yerine/>< SEVGİ
- UMKLAPP PROCESS[İng.] / PROCESSUS UMKLAPP[Fr.] ile/değil/yerine/= UMKLAPP SÜRECİ
- UML/UNİFİED MODELING LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK MODELLEME DİLİ
- UMLS/UNIFIED MEDICAL LANGUAGE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= BİRLEŞİK TIP DİLİ DÜZENİ
- ÜMMET ile/değil HALK
- ÜMMÎ ile/ve/değil ÜMMÎ
( Cahil. İLE/VE/DEĞİL Anne. )
- ÜMRAN[Ar.] değil/yerine/= BAYINDIRLIK
- UMUMİ MAĞAZA değil/yerine/= GENEL SAKLAK
- UMUM(Î) değil/yerine/= GENEL
- UMUMİYETLE değil/yerine/= GENELLİKLE
- UMURUMDA DEĞİLSİNİZ ve/değil/< EMRİMDE DEĞİLSİNİZ
- UN:
GLÜTENLİ ile/değil/yerine/>< GLÜTENSİZ
- ÜN ile/ve/değil/||/<>/< ONAY(LANMA) İSTEĞİ/BEKLENTİSİ
- UNCONSCIOUS[İng.] değil/yerine/= BİLİNÇ DIŞI
- UNCUS[İng.] değil/yerine/= UNKUS
( Unkus, temporal lobun ön ve en medialinde yer alır. Birincil koku alma alanının en büyük kısmını oluşturur.[1] Koku alma, duyular ve bu işlevlerle ilgili olan çok sayıda çekirdek ve korteks ile olan bağlantıları dolayısıyla yeni anıların oluşturulması ile ilişkilendirilir.[2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UNEQUAL CROSSING OVER[İng.] değil/yerine/= EŞİT OLMAYAN ÇAPRAZLAMA
( Doğru eşlenmeyen DNA'da meydana gelen çaprazlanma, yavru gözelerde bazı dizilimlerin çiftlenmesine ve bazılarında silinmelere neden olur. Buna eşit olmayan çaprazlanma denir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ung.[Lat. < UNGUENTUM] değil/yerine/= MERHEM
- UNGULATE[İng.] değil/yerine/= TOYNAKLI
( Toynaklı ayakları ve otçul beslenmeleri ile bilinen bir memeli hayvan grubu. Modern toynaklı memeliler iki ana takımda sınıflandırılırmaktadır: Artiodactyla, yani çift parmaklı toynaklılar (domuzlar, develer, geyikler ve sığırlar) ve Perissodactyla, tek parmaklı toynaklılar (atlar, tapirler ve gergedanlar).
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜNİAKSİYEL/UNIAXIAL[İng.] değil/yerine/= TEK EKSENLİ
- ÜNİDİREKSİYONEL/UNIDIRECTIONAL[İng.] değil/yerine/= TEK YÖNLÜ
- ÜNİFOKAL/UNIFOCAL[İng.] değil/yerine/= TEK ODAKLI
- UNIFORM[İng.] değil/yerine/= TEK BİÇİMLİ
- UNIFORMITARIANISM[İng.] değil/yerine/= ÜNİFORMATERİYENİZM
( İlk olarak modern jeolojinin babası olarak bilinen James Hutton tarafından ileri sürülen, günümüzde bir doğa yasası olarak kabul gören, günümüzdeki süreçlerin benzerlerinin geçmişte de işlediği ve gelecekte de işleyeceği varsayımına dayanan görüştür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜNİK değil/yerine/= EŞSİZ
- UNILATERAL[İng.] değil/yerine/= TEK TARAFLI
- UNIPARENTAL DISOMY[İng.] değil/yerine/= TEK EBEVEYNLİ DİSOMİ
( Bir ebeveynden karşılık gelen homologun kaybıyla, diğer ebeveynden gelen bir kromozomun her iki homologunun katılımı. Mol gebelik, ebeveyin disomi bozukluğudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UNIPOLAR[İng.] değil/yerine/= TEK KUTUPLU
- ÜNİTE[İng. < UNIT] değil/yerine/= BÖLÜM | BİRİM, ÖLÇÜ, VAHİT
( Birim, vahit, ölçü. )
- ÜNİTE/UNIT[İng.] değil/yerine/= BİRİM
- ÜNİVALAN/UNIVALENT[İng.] değil/yerine/= TEK DEĞERLİKLİ
- ÜNİVARYANT/UNIVARIANT[İng.] değil/yerine/= TEK DEĞİŞKENLİ
- ÜNİVERSAL/UNIVERSAL[İng.] değil/yerine/= EVRENSEL
- ÜNİVERSİTE["ÜNİVERSTE" değil!] değil/yerine/= BİLİMTEY/EVRENKENT
- ÜNİVERSİTE ile/ve/değil/||/<>/>/< UÇAN ÜNİVERSİTE
( "Uçan Üniversite" kitabının özetini okumak için burayı tıklayınız... )
- ÜNİVERSİTENİN:
EVRENSELLİĞİ ile/ve/değil EVRENSELLEŞTİRİCİLİĞİ
- UNIVOLTINE[İng.] değil/yerine/= ÜNİVOLTİN
( Bir senede meydana getirilen döl sayısına "voltinizm" ya da "voltin" denir. Eğer yılda bir döl veriliyorsa ünivoltin; yılda iki döl veriliyorsa bivoltin adı verilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜNLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE
- ÜNLÜ/ANGIN/MEŞHUR/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMIŞ/LIK
( Ün/şöhret, âfettir. )
( [not] FAMOUS vs./and/but KNOWN
KNOWN instead of FAMOUS )
- | ÜN/ŞÖHRET ile/ve İTİBAR | ile/ve/<>/değil/yerine HAYSİYET
( | Toplumun, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. İLE/VE Toplulukların/bilirkişilerin, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kişinin, kendine verdiği değer/önem. )
( | Halk tarafından verilen. İLE/VE Ehline verilen. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kendi/nde/n. )
- ÜN/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMA
( Tanımadıklarının seni tanıması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tanıdığın ya da tanıyabileceğin sayıda kişinin seni tanıması. )
( [yaklaşık olarak] 100.000 - 500.000 üzeri kişi tarafından tanınmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE 100.000 - 500.000 altında kişi tarafından tanınmak. )
( [not] FAME vs./and/but TO BE WELL-KNOWN
TO BE WELL-KNOWN instead of FAME )
- UNSUR[Ar.] değil/yerine/= ÖĞE
- UNUT! değil/yerine UMUT/ÜMİT
- UNUTABİLMEK ile/değil BİLGELEŞME
- UNUTKAN/LIK/TAN ile/ve/değil BEZMİŞ/LİK/TEN
- UNUTMADAN ile/ve/<>/değil/yerine DAHA ÇOK ANIMSAMAYA ÇALIŞARAK
- UNUTMAK(UNUTKANLIK) ile/değil ZİHNİN(AKLIN/"KAFANIN") YOĞUN/BİR YER(LER)DE OLMASI
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine/<> AFFETMEK
( Bir hatayı, hem unutmak, hem affetmek aptallıktır. Ne unutmak, ne affetmek, hainliktir. Hatayı unutmayıp sahibini affetmek, işte bu erdemdir. )
( Söylenilmeyebilecek, yanlış/yersiz/zamansız bir söz, ancak affedilir fakat unutulmaz! )
( Aldığın dersi kaybettirir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Bakış açını değiştirir. )
( Mutlu eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Güçlü kılar. )
( [not] TO FORGET vs./and/but/<> TO FORGIVE
TO FORGIVE instead of TO FORGET )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSAMAMAK
( Unutmak, belki olanaklı değildir fakat anımsamamak, olanaklıdır/olasılıklıdır. )
- UNUTMAK ile/değil/yerine ASKIYA ALMAK
- UNUTMAK ile/değil "BASTIRMAK" ile/değil GÖZ ARDI ETMEK
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine HIZLI GEÇMEK
( [not] TO FORGET vs./and/but TO PASS OVER QUICKLY/FAST
TO PASS OVER QUICKLY/FAST instead of TO FORGET )
- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< KANIKSAMAK
- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< UMURSAMAMAK/ÖZENMEMEK/ÖNEMSEMEMEK
- UNUTMAK değil UNUTABİLMEK
( Kavram. DEĞİL Kişinin/kişinin olanağı, becerisi, bilgisi, bilgeliği(irfanı), istenci(irâdesi) ve direnci(ihtiyârı). )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK
( [not] "TO FORGET" vs./and TO TALK ON
TO TALK ON instead of "TO FORGET" )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK
- UNUTMUŞTUM değil UNUTMUŞUM
- UNUTMUŞUM değil/yerine YETERİNCE (HIZLI) ANIMSAYAMAMIŞIM
- UNUTTURMA! değil/yerine ANIMSATIR MISIN!
- UNUT(TUR)MAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< GÜVEN
- UNUTULANI ANIMSAMAK ile/ve/değil/||/<> UNUTTUĞUNU ANIMSAMAK
- UNUTULMUŞ ile/ve/değil/yerine UNUTULMAYA YÜZ TUTAN
- UNUTUL/UR / UNUTURUZ / UNUTURUM / UNUTURSUN değil/yerine/></<
YAZMAZSAK/YAZMAZSAM/YAZMAZSAN UNUTULUR/UNUTURUZ/UNUTURUM/UNUTURSUN
- UNUTUYORUM değil/yerine BAZEN ANIMSAYAMIYORUM
- UNVAN[Ar.]/AYAG [divanlugatturk]/TITRE[Fr.] değil/yerine/= SAN
- UNVANLARI["ÜNVAN" değil!]:
ADLARIN BAŞINA YAZMAK değil/yerine SONUNA YA DA ALTINA (AYRAÇ İÇİNDE) YAZMAK
( "Prof./Dr. ... ..." DEĞİL/YERİNE "... ... (Prof./Dr.)" gibi. )
( Kişinin ve adının önüne gelebilecek -unvanı/sıfatı ne kadar önemli/değerli olursa olsun- hiçbir unvan/sıfat konulamaz/konulmamalıdır! )
( Belki algıda/tanımada kolaylık ve hız kazandıracağından hareketle bu biçimde uygulanıyorsa da bu tutumdan vazgeç(il)melidir! [Saygısızlık ya da hakaret olarak yorumlanmamalıdır!] )
( Türkçe'si varken...
* PROFESÖR yerine BİLMEN
* DOÇENT yerine BİLGEN
* YARDIMCI DOÇENT yerine BİLGER
* ASİSTAN yerine KÖMEK
* REKTÖR yerine BİLİMBEY
* DEKAN yerine YETİLBEY
* DOKTOR yerine ÖKE
* MASTER yerine UNGAN
* ÜNİVERSİTE yerine BİLİMTEY
* AKADEMİSYEN yerine BİLİMCİ
* BİLİM İNSANI yerine BİLİMCİ )
(1996'dan beri)