Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(79/120)
- NÂCÎ[Ar.] ile NÂCİ'[Ar.] ile Nâcî[Ar.]
( Kurtulan, selâmete kavuşan, necat bulan. | Cehennemden kurtulmuş, cennetlik. İLE Sindirimi kolay yiyecek. İLE Birçok eseri bulunan, Tercemân-ı Hakîkat gazetesi yazarı.[öl. 1893] )
- NÂCİ ile/ve NECÎB
- NÂDÂN[Fars.] ile/değil/yerine/>< DÂNÂ[Fars.]
( Bilmez. | Nobran, kaba, terbiyesi kıt. | Kendini beğenmiş, kibirli. >< Bilen, bilici, bilgiç. )
- NADH ile/||/<> FADH₂
( NADH 2.5 ATP ETC İLE FADH₂ 1.5 ATP kompleks II giriş. )
( Formül: Kompleks I İLE II )
- RARE EARTH ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS DES TERRES RARES[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ
- RARE EARTH[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK
- NADİREN ile YERİ GELDİĞİNDE
( RARELY vs. CONGRUOUS )
- NAFİ BABA CAMİİ :
( Rumelihisar'ın üst kısmında ve Nafi Baba mevkiinde bulunan camiidir. Tarihi özelliği yoktur. )
- NAFİ BABA SOKAK :
( Rumelihisarı sokaklarından biridir. İsmini Nafi Baba Tekkesi şeyhi Nabi Baba'dan almıştır. Nafi Baba tekkede 53 yıl şeyhlik yapmış ve şöhreti yakalamıştır. Yeniçeri ocaklarının kaldırılması üzerine Tekke binası 1926'da yıktırılmış 1839 yılında tekrar inşâ edilmiştir. Sokaklara isim verilirken şeyh unutulmamış ve bir sokağa "Nafi Baba Sokak" ismi verildi. )
- NAFİ BABA TEKKESİ/DERGÂHI :
( Boğaziçi Üniversitesi kampüsü içinde bulunan bu tekkeye şehitlik tekkesi de denilmektedir. Tekkenin adının duyulması Nafi Baba'nın postnişinliği döneminde oldu. Bu tekke de (Dergâhta) postnişinlik babadan oğula geçiyordu. )
- NAFİ BABA :
( Nafi Baba Dergâhı posnişiydi. Dergâh Rumelihisarı'nın üst kısımlarında bulunuyordu. Nafi Baba 1835'te İstanbul'da doğmuş ve 1908'de İstanbul'da ölmüştür. Dini bilimleri Silivri Müftüsü Sadık Efendi ile Adanalı İsmail Efendi'den tahsil etmiş, Fatih Camii dersi İmamlarından Musa Kazım Efendi'den de ders alarak bilgisini genişletmiştir. 1846'da kendisine İptidai Hariç İstanbul Müderrisliği unvanı verilmiştir. 1872'de Musıla - i Süleymaniye'ye müderrisliği, 1907'de Bilad - ı Mahreçten Halep Mevleviyeti'ne terfi ettikten sonra 1908'de vefât etmiştir. )
- NÂFÎ[Ar. < NEFY] ile NÂFİ'[Ar. < NEFY]
( Gideren, giderici, yok eden/edici. İLE Yararlı, kârlı. )
- NAFİ ile NAFİA ile NAFİZ
- NÂFİLE[Ar.] ile NEDB[Ar.]
- NAFİLE/LİK ile NAFİLE YERE ile NAFİLE NAMAZ
- NAPHTHIONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NAFTİYONİK ASİT
- NAG ile NAG YILAN ile NAG YILI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Timsah. İLE "Ejderha". İLE Türk takviminin oniki yılından biri. )
- NAGA ile ...
( Hint mitolojisinde yarı kişi, yarı yılan varlık. )
- NAĞRA değil NARA[Ar. < NARE]
( Haykırma, bağırma. | "Sarhoş ya da külhanbeyi" bağırması. )
- NAH ile/değil NARH[Fars.]
( İşte. İLE/DEĞİL Tüketiciyi korumak amacıyla özellikle temel gereksinim nesneleri için resmî makamlarca belirlenen ve her yerde geçerli olan fiyat. )
- NAHAK ile NAHAK YERE
- NAHB[Ar.] ile NAHB[Ar.]
( Ölüm, ecel. | Yüksek sesle ağlama. İLE Çekip çıkarma. | Şerefe içilen kadeh. | En iyi şeyi seçme, tercih etme. )
- NÂHÎ[Ar. < NEHY] ile NÂHÎ[Ar. çoğ. NUHAT]
( Yasak eden, önleyen, men eden. İLE Sözdizmi, nahiv, sentaks. )
- NÂHİB[Ar. < NEHB] ile NAHÎB[Ar. çoğ. NAHB] ile NAHÎB[Ar.]
( Yağmalayıcı/yağma eden, talanlayan/talanlayıcı, çapulcu. İLE Korkak. İLE Avaz avaz ağlama. )
- NAHÎF[Ar.] ile NAHÎF/NAÎF[Ar. < NEHÂFET] ile NAHİF/NAİF[Fr.]
( Genizden gelen ses. İLE Zayıf, arık. İLE Kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı. | Güzel sanatların, özellikle resim alanında kendini yetiştirmiş sanatçısı ya da onun yapıtı. | Saf, deneyimsiz. | Acemice yapılan. )
- NAHÎF/NAÎF[Ar. < NEHÂFET] ile/ve/değil/||/<>/< ZARİF[Ar. < ZARÂFET]
- NAHIL[Ar. < NAHL] ile ...
( Anıtsal süs. Gümüş ya da mumdan yapılarak gelinlerin önünde götürülmesi ya da sonra gelin odasına konulması zamanında âdet olan süs ağacı. | Hurma ağacı. )
- NAHÎL[Ar. < NAHL] ile NÂHİL/E[Ar. < NAHL] ile NÂHİL[Ar. < NAHL] ile NÂHİL[Ar.]
( Hurma ağacı. İLE İnce, zayıf, arık. İLE Kalburcu. İLE Susuz, suyu olmayan. )
- NÂHİR[Ar. < NAHR] ile NAHÎR[Ar.]
( Çürüyüp ufalanmış kemik. İLE Burundan hırlama. )
- NÂHİS[Ar.] ile NAHÎS[Ar. < NAHS]
( Kıtlık yılı. İLE Uğursuz. | Kıtlık. )
- NAHİV ve FIKIH USÛLÜ ve TEFSİR USÛLÜ
- NÂHL[Ar. çoğ. NÜHÛL] ile NAHL[Ar.]
( Dişil bal arısı. İLE Hurma ağacı. | Zamanında, âdet olan süs ağacı. | Gümüş ya da mumdan yapılarak gelinlerin önünde götürülmesi ve sonra gelin odasına konulması. | [yazında/edebiyatta] İnce, uzun, nârin gövdeli dilber. )
- NAHL[Ar.] ile ŞİMRAH[Ar.]
( Hurma ağacı. İLE Hurma budağı, salkımı. )
( Ekildikten ancak 40 - 50 yıl sonra meyve verir. )
- NAHZ[Ar.] ile NAHZ[Ar.]
( Bir şeyle dürtme. | Biber gibi şeyleri havanda dövme. İLE [cerrahlıkta] Ameliyatta kesilecek kemiği açma. )
- NÂİB[< NEVB]:
VEKİL -<
- NAÎB ile ...
( Karga ve çirkin sesli kuşların ötüşü. )
- NAÎB[Ar.] ile NÂİB[Ar. < NEVB| çoğ. NÜVAB]
( Karga ve çirkin sesli kuşların ötüşü. İLE Birinin yerine geçen, vekil. | Kadı vekili. | Kadı, şeriat hükümlerine göre hüküm veren hâkim. | Nöbet bekleyen, nöbetle gelen. )
- NAÎB[Ar.] ile NAÎK[Ar.]
( Karga ve çirkin sesli kuşların ötüşü. İLE Karga ötüşü. | Horoz sesi. )
- NAÎK ile ...
( Karga ötüşü. | Horoz sesi. )
- NAİL (OLMA) ile/ve/||/<> NASİB (OLMA)
- NAİL OLMAK:
ZEVK ve/<> SEVİNÇ
- NAİL OLMAK değil/yerine/= ERİŞMEK/ULAŞMAK/KAVUŞMAK
- NÂİL OLMAK ile/ve/<> LÂYIK OLMAK/OLABİLMEK
- NÂİL[< NEYL] ile ...
( MURADINA EREN, ERMİŞ, ELE GEÇİREN | (OLMAK) ile ABCDEF ( ERİŞMEK )
- NÂİM[< NEVM] ile ...
( LEZZETİ ALINAN HER TÜRLÜ NİMET, BOLLUKTA YAŞAYIŞ | CENNETİN BİR KISMI | UYUYAN )
- NÂİM[Ar. < NEVM | çoğ. NÂİMÎN, NİYÂM, NÜVVÂM, NÜVVEM, NÜYYEM] ile NÂİM[Ar. < Nİ'M] ile NAÎM[Ar.]
( Lezzeti alınan her türlü yiyecek, bollukta yaşayış. | Cennetin bir bölümü. | Uyuyan, uykuda bulunan. İLE Taze, körpe. | Yumuşak, kemiksiz şey. İLE Bollukta yaşayış. | Cennetin bir bölümü. )
- NAÎR[Ar.] ile NÂİR[Ar. < NÂR]
( Haykıran, na're atan. İLE Parlayan. )
- NAKA'["ka" uzun okunur] ile NÂKA[Ar.]
( Temiz olma, paklanma. İLE Dişil deve, maya. )
- NAKDİ ile NAKDİ CEZA ile NAKDİ VERGİ ile NAKDİ KIYMET ile NAKDİ YARDIM ile NAKDİ TEMİNAT
- NAKÎ[Ar.] ile NAKÎ'[Ar.]
( Temiz, pak. İLE Kandırıcı/kandıran. )
- NAKİL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKIL (ETMEK)
- NÂKIL[Ar. < NAKL | çoğ. NÂKILÂN] ile NÂKIR["ka" uzun okunur]
( Taşıyan. | Geçiren. | Çeviren.[bir dilden] | Duyduğunu anlatan. | İletken.[Fr. CONDUCTEUR] İLE Nişana isabet olan ok. | Delen, oyan, kazan. )
- NÂKİL[Ar.] ile NAKÎR[Ar. < NAKR]
( Dönen, nükûl eden. | Kaçınan, çekinen.[MUHTERİZ] İLE Hurma çekirdeğinin arkasındaki beyaz çukur. | Pek küçük, önemsiz şey. )
- NAKÎS[Ar. < NOKSÂN] ile NÂKİS[Ar. < NEKS | çoğ. NEVÂKİS] ile NAKÎZ[Ar. < NAKZ]
( Eksik. İLE Başını sürekli öne eğen kişi. | Alçak, adi, bayağı. İLE Karşı, zıt. )
- NAKIŞ ile CİVANKAŞI
( ... İLE Bir tür nakış ve işleme. )
- NÂKIS ile/||/>< ZÂİD
( Eksi/negatif. İLE/||/>< Artı/ pozitif. )
- NÂKIS/A[Ar. < NAKS] ile NAKIŞ[Ar.] ile NÂKIZ[Ar. < NAKZ]
( Eksik, noksan, tam olmayan. | Kusurlu, kusuru olan. | [matematikte] -[eksi] imi/işareti. İLE Genellikle kumaş üzerine, renkli iplikler ya da sırma ve sim kullanarak, elle, makineyle yapılan işleme. | Özellikle duvar ve tavanları süslemek için yapılan resim. | Beste ve semailerin, dört yerine iki haneli olanlarına verilen ad. | [mecaz] Hile. İLE Bozan, bozucu, bozma, çözme, kırma. )
- NAKİT PARA değil NAKİT
- NAKİT ile NAKİT PARA ile NAKİT KARTI
- NAKL ETMEK ile BEYÂN ETMEK
- NAKL[Ar.] ile NAKR[Ar.]
( Bir şeyi başka bir yere götürme. | Taşıma, aktarma, geçirme. | Aynısını başka bir şey üzerine alma. | Masal/öykü anlatma, söyleme. | Çeviri yapma, tercüme etme. | [coğrafya] Taşın.[Fr. TRANSPORT] İLE Vurma. | Kuşun yem toplaması. | Oyma, kazma, taş oyma, heykel yapma, taş oymacılığı. )
- NAKLİ ile NAKLİ MAZİ
- NAKŞ (ETMEK):
HARF[HRF] ile/ve/<> RAKAM[RKM] ile/ve/<> KİTAP/KETEBE[KTB]
( Üçünün de anlamı, "Kazıyarak nakşetmek"tir. )
- NAKS[Ar.] ile NAKŞ[Ar.]
( Eksiklik, noksan. | Eksiltme, azaltma. İLE Resim. | Duvarlara, tavanlara yapılan yağlı ya da sulu boya resim, süsleme sanatı. | İpekle, sırma ile işletme. | Hile, renk. )
- NAKZ ile/ve/||/<> TAHSİS ile/ve/||/<> TAMİM ile/ve/||/<> İCMÂL ile/ve/||/<> TEFSİR
( ANNULATION avec LA RESTRICTION DU SENS OU DE LA PORTEE avec EXTENSION DU SENS OU DE LA PORTEE avec COLLECTIF avec ANNOTATION )
- NAL ile NALE
- NÂLE[Fars.], MOAN[İng.] değil/yerine/= İNLEME
- NÂLE ile ...
( İNLEMEK, İNİLTİ )
- NALIDIXIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= NALİDİKSİK ASİT
- NAM ile NAME ile NAMECİ
- NAMA RUPA ile ...
( İsim~biçim. Zihinsel~fiziksel enerjiler. )
- NAMAZ ile/ve DERS
( Kazası varsa bile. İLE/VE Kazası olmaz. )
- NAMAZ ile/ve DUHÂ NAMAZI
- NAMAZ ile GECE NAMAZI(VİTR)
- NAMAZ ve ORUÇ
( SALÂT ve SAVM, SIYÂM )
( NAMAZ ve BİHRÂM, RÛZE )
- NAMAZDAN ÖNCE ESTAĞFİRULLAH ile/ve NAMAZDAN SONRA OKUNAN ESTAĞFİRULLAH
- NAMAZ/LIK ile NAMAZCI ile NAMAZSIZ/LIK ile NAMAZ BEZİ ile NAMAZ NİYAZ ile NAMAZ VAKTİ ile NAMAZ ÖRTÜSÜ
- NAMDAR[Fars.] değil/yerine/= ÜNLÜ
- NAME :/yerine İSİM
- NÂME[Fars.] ile -NÂME[Fars.]
( Mektup. | Sevgiye ve aşka dair yazılmış mektup. | Kitap, dergi/mecmûa. İLE "Yazılı/yazılmış, küçük kitap" anlamlarına gelerek birleşik/mürekkep sözcükler oluşturur.[EMİR-NÂME, KÂNUN-NÂME, KARAR-NÂME] )
- NÂMÎ[Ar. < NÜMÜVV] ile NÂMÎ[Ar. < Fars. NÂM]
( Yerden biten, yetişen, büyüyen, artan. İLE Ünlü, namlı, şöhretli. )
- NAMIK KEMÂL FIKRALARI değil NÂM-I KEMÂL FIKRALARI
- NAMIK KEMAL ve/||/<>/< ABDÜLLÂTİF SUPHİ PAŞA
- NAMUS ile NAMUSLU/LUK ile NAMUSSUZ/LUK ile NAMUSLUCA ile NAMUS SÖZÜ ile NAMUSSUZCA ile NAMUS BORCU ile NAMUS BELASI ile NAMUS DAVASI ile NAMUS CİNAYETİ
- NAMZET[Fars.] değil/yerine/= ADAY
- NAN ile NANE/LİK ile NANELİ ile NANESİZ ile NANE RUHU ile NANE SUYU ile NANE ŞEKERİ
- NAND CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT NAND[Fr.] ile/değil/yerine/= NAND DEVRESİ
- NANE ile/değil BUHRİYE
- NANE ile/ve/<> KEKİK
( PEPPERMINT vs. THYME )
( MENTHA PIPERITA cum THYMUS VULGARIS )
( ... İLE/VE ÂVŞİN, ÂVİŞE/ÂVİŞEN )
- NANE ile NARPIZ
( ... İLE Yaban nanesi. )
- NANE ile SU/YABAN NANESİ/YARPUZ
( .. İLE Ballıbaklagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, güzel kokulu bir bitki. )
( MENTHA SATIVA cum MENTHA PULEGIUM )
( ... ile YARPUZ/YAPRUZ/YALPUZ/NARPUZ )
- NANO KİMYA ile/||/<> MAKRO KİMYA
( Nanometre ölçeğindeki nesnelerin kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Makroskopik ölçekteki nesnelerin kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalı. )
- NANO TEKNOLOJİ ve/<>/|| NENE(NİNE) BİLGELİĞİ
- NANO TEKNOLOJİ ile/ve/<> SÜPER İLETKEN/LER
( )
- NANO-CATALYSİS ile/||/<> BULK CATALYSİS
( Nano-catalysis nanoparçacık katalizör kullanırken İLE bulk catalysis makroskopik katalizör kullanır )
( Formül: High surface area )
- NANO-[İng.] / NANO[Fr.] / NANO[Alm.] ile/değil/yerine/= NANO-
- NANOELECTRONICS[İng.] / NANOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NANOELEKTRONİK
- NANOTEKNOLOJİ ile BİYOTEKNOLOJİ
( Atomik ve moleküler seviyede nesnelerin manipülasyonu ile ilgilenen bir bilim dalı. İLE Canlıları ve biyolojik süreçleri kullanarak ürünler ve hizmetler üreten bir bilim dalı. Bu iki dalın kesiştiği noktada, nano ölçekte biyolojik düzenler ve cihazlar tasarlanmakta. )
- NAPOLYON ile/ve/<> VIII. HENRY
- NÂR ile ATEŞ
- NAR ile NARA ile NARH ile NARSİST ile NAR ŞERBETİ ile NAR BALİNASI ile NARSİST KOMPLEKSİ
- NARA[Ar. < NARE] ile/ve/||/<>/> ÇIĞLIK
( Haykırma, bağırma. | Sarhoş ya da külhanbeyi bağırması. İLE/VE/||/<>/> Acı, ince ve keskin selen. )
- NARASYON/U değil/yerine/= ÖYKÜ/SÜ
- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.]) ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ
( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )
- NARH[aslı NİRH] değil/yerine/= NARK, ÇARŞIDA, PAZARDA SATILAN ŞEYLER İÇİN RESMÎ MAKAMLARCA GÖSTERİLEN FİYAT
- NARKOLEPSİ ile/||/<> UYKU APNESİ
( Gündüz aşırı uyku ve ani uyku atakları ile ilişkili bir uyku bozukluğu. İLE/||/<> Uyku sırasında solunumun durması ve tekrar başlaması ile ilişkili bir uyku bozukluğu. )
- NARU = YÖN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- NÂS[Ar. < İNS] ile NAS/NASS[Ar. < NUSÛS] ile NA'S/NA'SE[Ar.]
( Kişiler, halk, herkes. İLE Açıklık, sarihlik, kat'îlik. | Anlamında açıklık, kesinlik bulunan Kur'an-ı Kerîm ayetinin delil olarak gösterileni. | [felsefe] İnak, dogma. | [eskiden] Sadece bir anlama gelen sözcük. İLE Uykusu gelme, uyku bastırma, ımızganma. | Zayıflık, bitkinlik, kuvvetsizlik. )
- NÂS[Ar.] ile SUBE[Ar.]
- NÂS[Ar.] ile VERÂ[Ar.]
- NASB ile ...
( DİKME, SAPLAMA )
- NASH İLE PARETO İLE CORRELATED ile/||/<> DENGE KAVRAMLARI
( Oyun kuramınde denge türleri. )
( Formül: BR(σ₋ᵢ) = σᵢ )
- NASH İLE PARETO İLE STACKELBERG ile/||/<> DENGE KAVRAMLARI
( Oyun kuramınde farklı denge türleri. )
( Formül: BR₁(s₂) ∩ BR₂(s₁) = Nash )
- NASI değil NASIL?
- NAŞİ[Ar.] ile NAŞİR[Ar.]
( Ötürü. @@ Yayımcı. | Yayan, saçan. )
- NAŞİ[Ar.] değil/yerine/= ÖTÜRÜ/DOLAYI
- NASÎB ile NASB
( Pay, kısmet. | Birinin elde edebildiği şey. İLE Bir memurluğa tâyin. | Dikmek, saplamak. )
- NÂSIH/NASÎH[< NUSH (çoğ. NASÂYİH)] ile ÖĞÜT VEREN, NASÎHAT EDEN | KUŞATMA
- NASİHAT değil/yerine/= ÖĞÜT
- NASIL OLSA (ŞU/RADA VAR) ile/değil/yerine NEYSE Kİ, ŞU/RADA VAR
- NÂSİL[Ar. < NESAK] ile NÂSİR[Ar. < NESR] ile NASÎR[Ar. < NASR] ile NASL[Ar. çoğ. NİSÂL, NUSÛL] ile NASR[Ar.]
( Kıl dökücü ilâç. İLE Yayan, saçan. | Düzyazı/nesir yazan. İLE Yardımcı, nusret eden. İLE Ok, kargı, temren gibi şeylerin ucundaki sivri demir. İLE Yardım. | Üstünlük. )
- NASIL ile NE KADAR KÖTÜ ile NASIL OLUR ile NE KADARDIR ile KAÇ TANE ile KAÇ KEZ ile NE KADAR ile NE KADAR TUHAF ile NE SIKLIKTA ile NE KADAR TUHAF ile NE KADAR ŞAŞIRTICI ile NE KADAR HARİKA
( HOW vs. HOW BAD vs. HOW COME vs. HOW LONG vs. HOW MANY vs. HOW MANY TIMES vs. HOW MUCH vs. HOW ODD vs. HOW OFTEN vs. HOW STRANGE vs. HOW SURPRISING vs. HOW WONDERFUL )
( بچه وسيله ile چطور ile چگونه ile چسان ile بدا ile چندوقت ile چه تعداد ile چند ile چندبار ile چند مرتبه ile چه مقدار ile چقدر ile خدا لعنتشکند ile خدا لعنتش کند ile چندوقت يکبار ile عجبا ile بلعجب )
( BECHEH VESYLAH ile CHATUR ile CHEGONEH ile CHSAN ile بدا ile CHANDOGHT ile CHEH TAEDAD ile CHAND ile CHANDBAR ile CHAND MORTABEH ile CHEH MOGHDAR ile CHEGHODAR ile KHODA LANTESHKAND ile KHODA LANTESH KAND ile CHANDOGHT YKABAR ile AJABA ile بلعجب )
- NASİ-/NASO- ile/||/<> RHİN-/-RHİNE/RHİNO-/-RHİNOUS/-RHİNİA/-RRHİNİA
( Burun, buruna ait. İLE/||/<> Burun, burunun belirli durumları ile ilgili. )
- NASİP ile/ve/değil/yerine AZİM
( Nasip bilmeyip, azim biliriz. )
- NASÎR[Ar.] ile VELÎ[Ar.]
- NÂS(I)R[Ar.] ile YARDIMCI, YARDIM EDEN
( YARDIMCI, YARDIM EDEN )
- NASRETTİN HOCA PARKI :
( Tarabya Mahallesindedir. 1.950,00 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 1.230,00 m²'lik yeşil alanı, 150,00 m²'lik çocuk oyun parkı ve 220,00 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )
- NATS[Ar.] ile NATŞ[Ar.]
( Nadas. İLE Bünyenin gücü ve şiddeti. )
- NATURAL HISTORY ile DOĞA ARAŞTIRMASI/DOĞANIN BETİMLEYİCİ ARAŞTIRMASI
( DOĞA ARAŞTIRMASI/DOĞANIN BETİMLEYİCİ ARAŞTIRMASI )
- NATURE :/yerine DOĞA
- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) değil/>< FİLE/SEPET (KULLANMAK)
- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) yerine/değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)
- NAZ ve/>< ŞEVK
( Süreksizlik. VE/>< Süreklilik. )
( İSTİĞNA: Önerilen bir işe karşı nazlanma, nazlı davranma. | Doygunluk, gönül doygunluğu. )
- NAZAR BERKADEM ile BAKIŞLAR, AYAK ÜZERİNE
( BAKIŞLAR AYAK ÜZERİNE )
- NAZAR ile/ve AMEL
- NAZAR ve/<> AMEL
- NAZAR[Ar.] değil/yerine/= BAKMA, GÖZ ATMA | DÜŞÜNME | GÖZ DEĞME
- NAZAR ve/<> KEŞF
- NAZARAN/KIYASLA değil/yerine/= GÖRE/ORANLA
- NAZAR-I DİKKAT değil/yerine/= İNCE BAKIŞ
- NAZARÎ HİKMET ile/ve AMELÎ HİKMET
( Fikir üretir. İLE/VE Tedbir üretir. )
- NAZİK[Azr.] = İNCE[Tr.]
- NAZİK ile NAZİK SEKS ile KİBARLAR ile BEYEFENDİ ile CENTİLMENCE ile NEZAKET ile BEYEFENDİ
( GENTLE vs. GENTLE SEX vs. GENTLEFOLK vs. GENTLEMAN vs. GENTLEMANLY vs. GENTLENESS vs. GENTLEWOMAN )
( سليم الطبع ile معتدل ile با تربيت ile نرم ile جنس زن ile مردمان شريف ile سميو ile جنتلمن ile شخص محترم ile آقامنشانه ile آقامنش ile آقا منش ile ملايمت ile نرمي ile زن باتربيت ile زن نجيب )
( سليم الطبع ile MOTADEL ile BA TARBYT ile NARAM ile JENS ZAN ile MARDAMAN SHARYFE ile سميو ile JENTELMAN ile SHKHS MOHTARAM ile AGAMNASHANEH ile AGAMNASH ile AGA MONASH ile MOLAYMAT ile NARAMY ile ZAN BATARBYT ile ZAN NAJYBE )
- NAZİLEŞTİRMEK ile NAZ ile NAZİ
- NAZIM BİÇİMLERİNDE:
TERKİB-İ BENT ile/<> TERCİ-İ BENT ile/<> TERBİ ile/<> TAHMİS ile/<> TAŞTIR ile/<> TESDİS ile/<> MUHAMMES ile/<> TARDİYE ile/<> MÜSEDDES ile/<> NAZİRE ile/<> TEHZİL
( 7-10 beyit. İLE 7-10 beyit. İLE Gazel + 2 beyit. | Dördün. | Dörtleme. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 4 beyit. İLE 5 dizelik. İLE 5 dizelik.[Muhammes'in, özel bir biçimi.] İLE 6 dizelik.İLE Beğendiğine benzer. İLE Alay etmek üzere yazılan nazire. )
( )
- NAZIM ile NAZIM PLAN ile NAZIM TÜRÜ ile NAZIM BİRİMİ
- NÂZIR ile/||/<> NAİB
( Bakan. İLE/||/<> Vekil, tahtta Sultan olmadığı zaman ya da Sultan'ın çocukluğu sırasında devleti yöneten kişi. )
- [ne] ANLAŞILABİLİR ile/ve/||/<> [ne] KAVRANABİLİR ile/ve/||/<> [ne de] KABUL EDİLEBİLİR OLAN
- [ne] AYNI/LIK ile/ve/değil/yerine/<>/ne de AYRI/LIK
- Ne bileyim diyorsan düşünüp, öğrenip, bilebileceğini anımsa ve ona göre KONUŞ!!!
- NE BULA?(") ile/değil BULUTSU/NEBULA[İng.]
( O, neyi bulabilir? @@ Uzayda gaz ve toz bulutu. )
- NE DENİR(/DERLER) (ONUN) ADINA? ile ... ADINA
- Ne diye dinleyeyim? diyorsan DİNLE!!!
- Ne diye susayım? diyorsan SUS!!!
- [ne] EMİR ve/ne de ÖĞÜT
( Alma! )
- NE HALİN/İZ VARSA GÖR/ÜN! ile/değil/yerine/||/<>/< NE HALİN/İZ VARSA GÜL/ÜN!
( "Gülmek, yaşamın en güzel eylemidir! Sizi bundan alıkoyan her ne varsa on(lar)dan vazgeçin!" )
- NE İÇİNDE? ile HANGİ YOLLA? ile NE İÇİN?
- [ne] KUSURSUZ KİŞİ ne de KİŞİDE/İNSANDA KUSUR
( Seveceksen, öylece sev! Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur. )
( Kusursuz olsaydık, başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya o kadar meraklı olmazdık. )
- NE OLDU? ile/ve NASIL OLDU? ile/ve NEDEN OLDU?
- NE OLDUĞUNDAN ÇOK ... ile/ve/değil NE OLDUĞUNDAN ÖNCE ...
- NE OLMALI? ile/değil NE OLSA GEREK?
- NE ÖLÜMDEN KORKMAK ... ile/ve/||/<> NE DE DÜŞÜNMEK, ÖLÜMÜ
- NE OLUR, NE OLMAZ (DİYE ...)
- [ne]
"SERT" ne de "YUMUŞAK"
( [ne] Çevremizdekileri kıracak kadar. NE DE Kişilere cesâret verecek kadar. )
- NE SORUSUZ YANIT ile/ve/||/<> NE DE YANITSIZ SORU
- Ne söylesen az! olduğu için DİNLE!!!
- Ne söylesen az! olduğu için SUS!!!
- Ne söylesen çok! olduğu için DİNLE!!!
- Ne söylesen çok! olduğu için SUS!!!
- NE VAR, NE YOK? ile/ve/||/<> NEYİ, NASIL BİLEBİLİRİZ?
- [ne] YAP! "EMRİ" ile/ve/||/<>/ne de YAPMA! "ENGELİ"
- NE YAPACAK BENİ Kİ? değil NE YAPACAK Kİ BENİ?
- NE YAPARSAK/YAZARSAK YAPALIM/YAZALIM,
HİÇBİR KONUDA:
ACELE ETME(YELİM)! ve/||/<>/> ÖZEN GÖSTER(ELİM)!
( )
- [ne yazık ki]
AYNI HAMAM ile/ve/||/<> AYNI TAS
- [ne yazık ki]
GÜCE TAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜCE BAKMAK
- [ne yazık ki]
KABA GÜÇ ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIPLAK GÜÇ
- [ne yazık ki]
LİNÇ ile/ve/değil/||/<> İZDİHAM
- [ne yazık ki]
YANLIŞA/SUÇA:
TEŞEBBÜS ile/ve/||/<>/< TENEZZÜL
- [ne yazık ki]
YARIM DOKTOR ve/||/<> YARIM HOCA
( Candan eder. VE/||/<> Maldan eder. )
- [ne] "YERELCİLİK" ne de SALT "EVRENSELCİLİK"
- NEÂB[Ar.] ile ...
( Karga yavrusu. | Karga ya da horoz gibi ötme. )
- NEAR :/yerine YAKIN
- neb./nebul[Lat. < NEBULA] değil/yerine/= İNCE TOZ HALİNDE PÜSKÜRTÜLEN İLAÇ
- NEBÎ[Ar. < NEBE | çoğ. ENBİYÂ] ile NEBÎH[Ar.]
( Haberci. | Peygamber. İLE Ünlü, onurlu/şerefli. )
- NEBÎ[< NEBE (çoğ. ENBİYÂ)] ile ...
( PEYGAMBER | HABERCİ | MÜNÂDÎ [Sansk. AVATAR] )
- NEBÎ ve/||/<> PÎR ve/||/<> VELÎ
ve/||/<>
EDEB ve/||/<> AHLÂK ve/||/<> ZANAAT
- NEBÎ ile VELÎ
( Tenzil eder. İLE Te\'vil eder. )
- NEBL[Ar.] ile NEBR[Ar.]
( Ok. | Ok yapma. İLE Yükseğe çıkarma, kaldırma, yükseltme, sesi yükselme. | Korkup çığlık atma, haykırma. )
- NEBZ[Ar.] ile TARH[Ar.]
- NECÂSET ve/=/< ŞİRK
- NECD[Ar.] ile Necd[Ar.]
( Yüksek yer. | Yiğitlik durumu. | Gamlılık. | Yol. İLE Arap Yarımadası'nın orta bölgesi. )
- NECE ile NECEF TAŞI
- NECESSARY(NECESSITY) vs. COMPULSIVE(NESS)
- NECESSITY TO BE vs./and SELF-SACRIFICE
- NECESSITY vs./and NEED
- NECİ ile NECİP
- NECÎB/ULLAH ile NÂCİ/ULLAH
( Hz. Nuh'un arınması.[ilim ile/içinde] İLE Hz. Şit'in arınması.[varoluşundan itibaren] )
- NECK :/yerine BOYUN
- NECM ile KEVKEB
( Sönüp-yanan yıldız. İLE Sürekli yanan gezegen. )
- NECVÂ[Ar.] ile SIRR[Ar.]
- NEDÂMET ile LEVM
- NEDEN/ETKEN - ETKİ ile NEDEN - TEPKİ
( Cansızlarda. İLE Canlılarda. )
- NEDEN-ETKİ ile/ve/değil EYLEM-AMAÇ
( [not] CAUSE-EFFECT vs./and/but ACTION-PURPOSE )
- NEDEN ve/||/<> ETKİNİN :HETEROJENLİĞİ
- NEDEN?(NE'DEN?) ile NASIL?(NE ASIL?)["NASI" değil!]
( Bilimin sorularıdır. )
( Önemli[öncelikli] olan, neyi yaşadığınız değil nasıl yaşadığınızdır. )
( WHY? vs. HOW?
Questions of the science.
It's not the issue what you live, it is how you live. )
- NEDEN OLMA ile/ve/değil/yerine/||/<> ZEMİN HAZIRLAMA
- NEDEN ile/ve/değil/||/<> NEYE GÖRE
- NEDEN ile SAİK
- NEDENİ:
KENDİNDE OLAN ile/ve/||/<> KENDİNDE OLMAYAN
( Tekil. İLE/VE/||/<> Sonsuz. )
- NEDENİ ile/yerine/değil NEDENLERİNDEN BİRİ
( Her biri bir ötekinin nedenidir. )
( [not] CAUSE OF vs./but ONE OF THE CAUSES
ONE OF THE CAUSES instead of CAUSE OF
Each is the cause of the other. )
- NEDENİ ile/yerine/değil NEDENLERİNDEN BİRİ
( [not] CAUSE OF vs. CAUSES OF ONE )
- NEDENİNİ GÖRÜP:
GÖZARDI EDEN / KAYITSIZ KALAN(LARDAN OLMAK) ile/değil/yerine GÖRDÜKLERİNDEN HOŞLANMAYANLARDAN OLMAK
- NEDENLERDEN BİRİNCİSİ ile/ve/değil/yerine NEDENLERDEN BİRİ
( [not] THE FIRST CAUSE vs./and/but ONE OF THE CAUSES
ONE OF THE CAUSES instead of THE FIRST CAUSE )
- NEDENSEL YASA ile/ve/||/<>/> İSTATİKSEL YASA
- NEDENSEL ile NEDENSELLİK ile NEDEN ile KAYBA NEDEN OLMAK ile SEBEP VE SONUÇ ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile GECİKMEYE NEDEN OLMAK ile ZORLUK ÇIKARMAK ile ANLAŞMAZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile İLİŞKİLENDİRMEYE NEDEN OLMAK ile DANS ETMEYE NEDEN OLMAK ile ÇÜRÜMEYE NEDEN OLMAK ile ORTADAN KAYBOLMASINA NEDEN OLMAK ile KAÇMASINA NEDEN OLMAK ile UÇMAYA NEDEN OLMAK ile VEBAYA NEDEN OLMAK ile GÖÇ ETMEYE NEDEN OLMAK ile GEÇMESİNE NEDEN OLMAK ile SALLANMASINA NEDEN OLMAK ile AYAKTA DURMAYA NEDEN OLMAK ile AĞLAMAYA NEDEN OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSER ile NEDENLERİ ile ŞÖHRETİN NEDENLERİ ile SEBEP OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSİNG TROUBLES
( CAUSAL vs. CAUSALITY vs. CAUSE vs. CAUSE A LOSS vs. CAUSE AND EFFECT vs. CAUSE ANNOYANCE vs. CAUSE DELAY vs. CAUSE DIFFICULTY vs. CAUSE DISCORD vs. CAUSE INCONVENIENCE vs. CAUSE OF ANNOYANCE vs. CAUSE OF INCONVENIENCE vs. CAUSE TO ASSOCIATE vs. CAUSE TO DANCE vs. CAUSE TO DECAY vs. CAUSE TO DISAPPEAR vs. CAUSE TO ESCAPE vs. CAUSE TO FLY vs. CAUSE TO GET PLAGUE vs. CAUSE TO MIGRATE vs. CAUSE TO PASS vs. CAUSE TO SHAKE vs. CAUSE TO STAND vs. CAUSE TO WEEP vs. CAUSE TROUBLE vs. CAUSER vs. CAUSES vs. CAUSES OF GLORY vs. CAUSING vs. CAUSING TROUBLE vs. CAUSING TROUBLES )
( سببي ile علتي ile سببيت ile عليت ile مورث ile موجد ile باعث شدن ile باعث گرديدن ile موجب شدن ile مسسب شدن ile باني شدن ile موجب ile نهضت ile به بار آوردن ile سبب ساز ile سبب ile مسبب ile سبب شدن ile سلسله جنبان ile باعث ile علت ile ضرر زدن ile علت و معلول ile کدورت ايجاد کردن ile وقفه ايجاد کردن ile باعث تاخير شدن ile پيسي بالا آوردن ile دوبهمزني کردن ile تفرقه انداختن ile مزاحمت دادن ile مزاحمت فراهم کردن ile مايهء کدورت ile اسباب ناراحتي ile محشور کردن ile محشور ساختن ile رقصاندن ile پوساندن ile ناپديد ساختن ile متواري کردن ile پراندن ile دچار طاعون کردن ile کوچانيدن ile عبور دادن ile مرتعش ساختن ile ايستاندن ile گرياندن ile سبب اختلاف شدن ile تفتين کردن ile مفسده برپا کردن ile مفسده برانگيختن ile آشوب بپا کردن ile دسته گل به آب دادن ile آشوب کردن ile ايجاد کننده ile عوامل ile علل ile مفاخر ile منتج ile تفتين ile پردردسر )
( SABEBY ile ALATY ile سببيت ile ALYT ile MOORS ile MOJED ile BAES SHODAN ile BAES GARDYDAN ile MOJEB SHODAN ile MOSASB SHODAN ile BANY SHODAN ile MOJEB ile NAHAZAT ile BAH BAR AVARDAN ile SABEB SAZ ile SABEB ile MASBEB ile SABEB SHODAN ile SALSALEH JONBAN ile BAES ile ALAT ile ZAR ZADAN ile ALAT VE MALOOL ile KODORT AYJAD KARDAN ile VAQFEH AYJAD KARDAN ile BAES TAKHYR SHODAN ile PEYSY BALA AVARDAN ile DOBEBMZANY KARDAN ile TAFARGHEH ANDAKHTAN ile MOZAHMAT DADAN ile MOZAHMAT FARANPAM KARDAN ile MAYCPEYE KODORT ile ASBAB NARAHATY ile MAHSHOR KARDAN ile MAHSHOR SAKHTAN ile رقصاندن ile POOSANDAN ile NAPADYD SAKHTAN ile MOTVARY KARDAN ile PARANDAN ile DOCHAR TAOON KARDAN ile کوچانيدن ile OBUR DADAN ile MORTEASH SAKHTAN ile AYSETANDAN ile GARYANDAN ile SABEB AKHTELAF SHODAN ile TAFTYNE KARDAN ile MOFSADEH BARPA KARDAN ile MOFSADEH BARANGYKHTAN ile ASHUB BEPA KARDAN ile DASTEH GOL BAH AB DADAN ile ASHUB KARDAN ile AYJAD KONANDEH ile AVAMEL ile ALAL ile MOFAKHAR ile MONTEJ ile تفتين ile PARDARDASAR )
- NEDENSELLİK (ANLAYIŞI) ile YASA (ANLAYIŞI)
- NEDENSİZ/SEBEPSİZ ile/değil BİR ANDA
( [not] WITHOUT APPARENT REASON vs./but SUDDENLY )
- NEDF[Ar.] ile NEDFÎ[Ar.] ile NEDÎF[Ar. < NEDF]
( Pamuk atma/ditme. İLE Didilmiş/nedfolunmuş yün topağı. İLE Atılmış pamuk, yün. )
- NEDY[Ar.] ile MECLİS[Ar.] ile MUKÂME[Ar.]
- NEED vs. GREED
- NEED vs. OBLIGATION
- NEED :/yerine İHTİYAÇ DUYMAK
- NEFER[Ar.] ile RAHT[Ar.]
- NEFES NAKIŞI ve ÖMÜR KUMAŞI ile/ve/|| KAZA ve KADER MAKASI
- NEFES ve/> NEFS ve/> NEFİS
- NEFH[Ar.] ile NEFH[Ar.]
( Güzel kokunun yayılması. | Rüzgârın esmesi. İLE Üfürme. | Boru vs. üfleme. )
- NEF'Î[Ar. < NEF] ile Nef'î[Ar.]
( Çıkar ile ilgili, yararcı. İLE Divan Edebiyatı'nın en yüksek kasidecisi. [öl. 1634][IV. Murat döneminde, Bayram Paşa tarafından, bir hicvinden dolayı boğdurularak öldürtülmüştür.] )
- NEFL[Ar.] ile NEFR[Ar.]
( Fazladan, vacib olmayan ibadet. İLE Ürküp kaçma. | İğrenme, tiksinme. )
- NEFRET ile/ve/> DİKKAT > İLGİ > YAKINLIK
( HATE/HATRED vs./and/> ATTENTION > INTEREST > CLOSENESS/SYMPATHY )
- NEFRET ile/ve/||/<>/> KİN/BUĞZ
( Gereksiz/fazla/aşırı düşünce yönelimi. İLE/VE/||/<>/> Gereksiz/fazla/aşırı olan düşünceyi, süresiz ya da çok uzun süre sürdürme ve eyleme geçme düşüncesi ya da girişimi. )
( Nefret, çok gereksiz/fazla/anlamsız, isabetsiz ve olumsuz bir düşünceyi sürdürmek gerektirdiğinden dolayı, kimseye nefret gerektirecek kadar zaman/enerji/bellek ayırmanın gereği/anlamı/değeri ya da etkisi yoktur/olmaz/olmayacaktır! İLE/VE/||/<>/> Kimseye fakat özellikle de birinci derece yakınlara ve üzerimizde (çok/az) emeği geçenlere kin tut(a)mayacağımızı anımsamamızda, kabul etmemizde yarar vardır. )
- NEFRET ile NEFRET DOLU
( HATE vs. HATEFUL )
( متنفر بودن ile نفرت کردن ile نفرت داشتن ile بيزاربودن ile تنفر داشتن ile احساس نفرت کردن ile کينه ورزيدن ile بيزار بودن ile تنفر ile کينه آميز ile اظهار تنفر ile تنفر آور )
( MOTANFAR BODAN ile NAFARAT KARDAN ile NAFARAT DASHTAN ile BEYZARBUDAN ile TANFAR DASHTAN ile EHSAS NAFARAT KARDAN ile KYNAH VARZYDAN ile BEYZAR BODAN ile TANFAR ile KYNAH AMYZ ile EZEHAR TANFAR ile TANFAR AVAR )
- NEFRET ile/ve/değil/yerine/<> ÖFKE
( Nefretiniz, elektriğe dönüştürülebilseydi, dünyanın tamamını aydınlatırdı. )
( [not] HATE vs./and/but/<> ANGER
ANGER instead of HATE )
- NEFS DERECELERİ(ETVÂR-I SEB'A)
( * NEFS-İ SAFİYE/NACİYE//BÂKİYE
^
* NEFS-İ MARZİYE(/MERDİYYE)
^
* NEFS-İ RÂZİYE(/RÂDİYYE)
^
* NEFS-İ MUTMAİNNE
^
* NEFS-İ MÜLHİME
^
* NEFS-İ LEVVÂME
^
* NEFS-İ EMMÂRE )
- NEFS:
(BENİ/SENİ/ONU) İDARE ETMEK İÇİN değil/yerine İDARE EDİLMEK İÇİN
- NEFS:
ÖLMEZ["ÖLDÜRÜLMELİ" değil] ancak TERBİYE (EDİLİR)
- NEFS TERBİYELERİ/AYDINLANMA
(İŞRÂK/ENLIGHTENMENT)/İLİMDE GELİŞME ÖNKOŞULLARI
(EN AZ ÜÇÜ UYGULANMALI)
( * GILLET-İ TAAM(AZ YEMEK)[Az yemek, az uyumaktan daha önemlidir.]
* GILLET-İ MENÂM(AZ UYKU)
* GILLET-İ KELÂM(AZ KONUŞMA)
* UZLET-İ ANİL ENAM(HALKTAN UZAKLAŞMA)
* ZİKR-İ MÜDAM(ZİKİRDE DAİM OLMA)
* FİKR-İ TAMAM(DÜŞÜNCEYİ OLGUNLAŞTIRMA) )
( Hakikati arayın, bulmak için de nefsinizi öldürün! )
( Nefsin beraat ettiremeyeceği suç yoktur. [Yani dikkat etmek ve nefse kanmamak gerekir! )
- NEFS TERBİYESİ ile/ve RUH TERBİYESİ
- NEFS:
VAZGEÇMEK değil TERBİYE ETMEK
- NEFS ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZ/LİK / CEHÂLET/CAHİL
- NEFS/KAN ve/> GÖNÜL
( ... VE/> Nefsin imana gelmiş hali. )
( SELF/BLOOD and/> HEART )
- NEFS ile/ve/<> KAN
- NEFS ve/<> KORKU
- NEFS ile LEYH
( Kendi nefsinin siyaseti ile başlayan, kişilerin siyasetini de idrak eder. )
( "Ancak nefis terbiyesi(tehzîb) ve istikâmet üzere olma(takvim) ile ıslah gerçekleşir." )
- NEFS ve/<> MUHÂLEFET
( DİN: MUHALEFETÜN NEFS[Nefsine muhalefet olmak.] )
- NEFS ile/değil/yerine NEFES
( Bilmeyene. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilene. )
- NEFS > NEFÎS
( Nefs'i, nefîs'e taşımak/dönüştürmek gerek! )
- NEFS[Ar.] ile NEFS[Ar.]
( Tükürükle üfleme. Üfleme. İLE Can, yaşam/hayat. | Kişinin yeme-içme gibi dirimsel gereksinimleri. | Kendi, kişi. | Asıl, maya, töz/cevher. | Bir şeyin ta kendi. | Döl suyu. | İç, iç taraf. | Bir kentin içinden olan kişi. )
- NEFS ile NEFS-İ CEBÂBİRE
( BİR ŞEYİN ZÂTI, KENDİ. RUH, CAN, HAYAT, KALB, HEVES | İNSANIN YEME-İÇME GİBİ BİYOLOJİK GEREKSİNİMLERİ | ASIL, MAYA, CEVHER | DÖLSUYU | İÇ, İÇ TARAF | RUHUN MADDEYLE BİRLEŞMESİ )
- NEFS ile/ve NEFSLER
- NEFS ile ŞEYTAN
( ... İLE Kötülüğe meyl/"emir" eden nefs. )
(1996'dan beri)