Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.250 başlık/FaRk ile birlikte,
30.250 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(83/122)
- NOSQL/NOT ONLY STRUCTURED QUERY LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= YAPILANDIRILMAMIŞ SORGU DİLİ
- NOSTALJİ[NOST: Eve dönüş. | ALGIA: Özlem/hasret.] değil/yerine/= YURTSAMA
( Sıla/memleket özlemi. Vatan özleminin hastalık haline gelişi. )
- NOT (ABLE TO) DETERMINE FROM OUT vs./and NOT (ABLE TO) DETERMINE BY ITSELF
- [not] NOT ABLE TO KNOW/AGNOSTIC vs. UNKNOWN/INDEFINITE
- NOT ABLE TO TEACH vs./and NOT ABLE TO ADVICE vs./and NOT ABLE TO ADVISE
- NOT vs. EVEN NOT
- [not] FUCK but FORK
- NOT TO BE IN APPROPRIATE vs. NOT ENOUGH AS MUCH AS TO BE IN APPROPRIATE
- NOT TO GIVE PLACE TO vs. INCOHERENCY/INCONSISTENCY
- [not] (NOT) TO KNOW vs. (NOT) TO REMEMBER
- NOT TO USE vs. TO DENY
- NOT TRUE vs. LIE
- NOT[Azr.] = NOTA[Tr.]
- NOT = NOTE[İng.] = SCOLIE[Fr.] = ANMERKUNG[Alm.] = SCHOLIUM[Lat.]
- NOTA ile/ve/< (ARAP) HARF NOTASI
- NOTA ile/ve EBCED NOTASI
( ... İLE/VE SOFIUDDIN URMEVÎ[XIII. yy.] [Ebced notasını düzenleyen.] )
- NOTA ile/ve GADUFU
( ... İLE/VE Japon müzik yazısı. )
- NOTA ile/ve HAMPARSUM NOTASI
- NOTA ile KANTEMİR NOTASI
- NOTA değil/yerine/= KÜYGE, KÜĞGE, YÜĞGE
- NOTA[İt.] ile NOTA[İt.]
( Bir müzik sesini belirtmeye yarayan im. İLE Bir ülkenin, başka bir ülkeye ya da elçisine yaptığı bildiri. )
- NOTALAMAK ile NOT ile NOTA
- NOTE :/yerine NOT, NOT ALMAK
- KÂTİB-İ ÂDİL/NOTER[Fr. < NOTAIRE] ile/ve/||/<> HAKEM
- [not] NOTHINGNESS vs./and/ = maybe/also/or INTEGRITY
( HİÇLİK ile/ve/=/değil/yerine/belki/hem de/ya da BÜTÜNLÜK )
- NOTICE :/yerine FARK ETMEK
- INTERACTION DE COURANT NEUTRE[Fr.] / NEUTRALE STROMWECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR AKIM ETKİLEŞMESİ
- COURANT NEUTRE[Fr.] / NEUTRALE STRÖMUNG, NEUTRALER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR AKIM
- ATOME NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR ATOM
- NEUTRALE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR DALGA
- ÉQUILIBRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR DENGE
- NÖTR (ETKİSİZ) MUTASYON[İng. NEUTRAL MUTATION] ile/||/<> NÖTROFİL[İng. NEUTROPHIL]
( Meydana geldiği bireyin uyum başarısında hiçbir değişim yaratmayan mutasyondur. Mutasyonların %70-90 arası kısmını oluşturur. Birden fazla etkisiz mutasyon bir araya gelerek, nesiller içinde yavaş ve kademeli değişimler yaratabilir. @@ Vücudun bağışıklık tepkisinde önemli bir rol oynayan beyaz kan gözesi türü.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NEUTRALES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR MOLEKÜL
- NÖTR/NEUTER[İng.] değil/yerine/= ETKİSİZ | YÜKSÜZ | YANSIZ
- MUTEDİL[Osm.] / NEUTRAL[İng.] / NEUTRE[İng./Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTR, NÖTÜR
- NEUTRALES PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR PARÇACIK
- NEUTRALE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SICAKLIK
- FILTRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SÜZGEÇ
- NEUTRALE LADUNG, NEUTRALLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR YÜK
- NÖTR ile ATÂLET
- NÖTR ile BOŞ
( NEUTER vs. EMPTY )
- NÖTR ile/ve/değil/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK
- NÖTR ile SAYDAM
- NEUTRON FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX NEUTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTRON AKISI YOĞUNLUĞU
- NEUTRON BOMB[İng.] / BOMBE DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENBOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON BOMBASI
- NEUTRON EXCESS[İng.] / EXCÈS DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENÜBERSCHUSS, ÜBERSCHÜSSIGE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON FAZLALIĞI
- NEUTRON-GAMMA REACTION[İng.] / RÉACTION NEUTRON-GAMMA[Fr.] / NEUTRON-GAMMA-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON-GAMA TEPKİMESİ
- NEUTRON HOWITZER[İng.] / OBUS À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENHAUBITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TOPU
- NEUTRON AGE[İng.] / NEUTRONENALTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAŞI
- SLOWING DOWN AREA OF NEUTRON[İng.] / NEUTRONENBREMSFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLA(T)MA ALANI
- NÖTRON YILDIZI İLE KARA DELİK İLE KUARK YILDIZI ile/||/<> EGZOTİK GÖK CADLERİ
( Aşırı yoğun astrofizik nesneler. )
( Formül: Rs = 2GM/c² (Schwarzschild) )
- NEUTRON STAR[İng.] / ÉTOILE À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENSTERN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YILDIZI
- NOUS[Yun.] değil/yerine/= EVRENİN DÜZENLEYİCİ İLKESİ
- NOUS <> KOZMOS
- NOVA[Lat.] ile ...
( Parlaklığı birdenbire artan, değişen yıldız. )
- NOVEL :/yerine ROMAN, YENİ
- BEC[Fr.] / DÜSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOZÜL
- SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE NP[Fr.] ile/değil/yerine/= NP TİPİ YARI İLETKEN
- SEMI-CONDUCTEUR NP[Fr.] / NP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= NP YARI İLETKEN
- NTSC ile PAL
- NÜANS ile FARK
- NÜBÜVVET[< NEBE] ile ...
( PEYGAMBERLİK, NEBÎLİK )
- NÜBÜVVET ve/> İLİM
- NÜFUS ARTIŞI ile/||/<>/>< KİŞİ SAYISININ AZALMASI
( )
( Haritayı görmek için burayı tıklayınız... )
- NÜFUS[Ar.]/POPÜLASYON[İng./Fr. < POPULATION] değil/yerine/= ÇOĞA | TOPLULUK
- NÜFÛS[Ar. < NEFS] ile NÜFÛZ/İÇEGEÇİ[Ar.]
( Canlar. | Kişiler. İLE İçe geçme/işleme. | Sözü geçme/dinlenme. )
- PENETRATION[İng.] / PÉNÉTRATION[Fr.] / DURCHDRINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ ETME
- NÜFUZ/LU değil/yerine/= SÖZÜGEÇİ/SÖZGEÇİRİCİLİK / SÖZÜGEÇER
- NUH'UN ÇOCUKLARI:
SÂM/SHEM[İng./İbr. ŞEM] ile/ve/||/<>/> HÂM ile/ve/||/<>/> YÂFES / JAPHETH[İng.] / YEFET/YAFET[İbr.]
( Ad/isim, ün/şöhret. [Semitik < Shem] İLE/VE/||/<>/> Sıcak/karanlık/yanık tenli.[Ham'ın "soyunun", "siyah ırk"ı temsil ettiği "iddiası", bazı Batı'lı sömürgeci yaklaşımlarda çarpıtılarak kullanılmıştır.] İLE/VE/||/<>/> Genişlemek/yayılmak. )
- NUHÂT[Ar. < NÂHÎ] ile NUHÂT[Ar.]
( Sözdizimi/nahiv/sentaks âlimleri. İLE Hıçkırma. )
- NUHNEVİDEN KALMA (ÂDETLER) değil NUH NEBÎ(PEYGAMBER)'DEN GELEN
- NÜHÛL[Ar. < NAHL] ile NÜHÛR[Ar. < NAHR] ile NÜHÛR[Ar. < NAHR] ile NÜHÛR[Fars.]
( Arılar, bal arıları. | Çok zayıflı, arıklık, lâgarlık. İLE Kurbanlar. İLE Akarsular, çaylar, ırmaklar. İLE Göz. )
- NÜKLEAZ[İng. NUCLEASE] ile/||/<> EGZONÜKLEAZ[İng. EXONUCLEASE] ile/||/<> RESTRİKSİYON PARÇA UZUNLUK POLİMORFİZMİ (RFLP)[İng. RESTRICTION FRAGMENT LENGTH POLYMORPHISM]
( Nükleik asitlerdeki bağları kıran bir enzim. Deoksiribonükleaz (DNAase) ve Ribonükleaz (RNAase). @@ Fosfodiester bağının hidrolizinde katalizör görevi gören bir çeşit nükleaz. DNA polymeraz I'in 3' dan 5' a doğru egzonükleaz aktivitesi vardır. @@ Restriksiyon (kısaltma) görevli belirli endonükleaz enzimlerinin (EcoRI, PstI, BglII gibi) DNA parçalarını oluşturması ile belirlenen genetik çok sayıda çeşitlilik. Homolog DNA dizilerindeki bu farklılık, DNA'nın restriksiyon enzimleriyle parçalanması ve ardından işaretlenerek analizinin yapılması ile tespit edilir. İşaretlemede kullanılan problar konumlara özgüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KERNQUADRUPOLRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER DÖRT KUTUPLU REZONANS
- KERNSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER IŞIN/IM
- BACK-END OF NUCLEAR FUEL CYCLE[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER YAKIT ÇEVRİMİNİN SON AŞAMASI
- NÜKLEER ile NÜKLEER TIP ile NÜKLEER ATIK ile NÜKLEER SİLAH ile NÜKLEER ENERJİ/K ile NÜKLEER REAKTÖR ile NÜKLEER SANTRAL
- NUCLEIDIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEİDİK KÜTLE
- NÜKLEİK ASİT[İng. NUCLEIC ACID] ile/||/<> ANTİANLAMLI DNA/RNA[İng. ANTISENSE DNA/RNA] ile/||/<> DENATÜRASYON[İng. DENATURATION] ile/||/<> FLOROFOR[İng. FLUOROPHORE] ile/||/<> GENETİK HİBRİTLEŞTİRME[İng. GENETIC HYBRIDIZATION]
( Canlılardaki en büyük molekül tipi. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. Nükleik asit çeşitleri; DNA ve RNA. @@ Bir genin kodlayan/anlamlı sarmalını tamamlayan tek sarmallı nükleik asit. Aynı zamanda aynı genden üretilen mRNA'ya da tamamlayıcıdır. @@ Bir makromolekülük geri dönüşümü olmaksızın yapısının bozulması ya da değişimidir.
Primer yapısını bozmadan bir protein, nükleik asit ya da bir başka makromolekülün fiziksel özelliklerinin ve üç boyutlu yapısının değişimidir. Isıtma, yüksek basınç ve tuz derişimi gibi etkenler proteinlerin yapısını bozar. Bu olaya denatürasyon denir. Yapısı bozulan protein artık biyolojik olarak aktif olmayan proteindir. @@ Işığı belirli bir dalga boyunda emme ve daha sonra daha uzun bir dalga boyunda ışık yayma yeteneğine sahip moleküllerdir. Bu süreç "floresan" olarak adlandırılır. Proteinler, nükleik asitler ve küçük organik moleküller dahil olmak üzere çok çeşitli molekül florofor olabilir. Floresin, rodamin, siyanin, GFP çeşitli florofor örnekleridir. @@ Birbirini tamamlayan nükleik asit dizilerinin belirli bir düzende yeniden eşleştirilmesi. Genetik olarak uzak popülasyonlardaki bireylerin hibrit oluiturması için çiftleştirilmesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NÜKLEİK ASIT/NUCLEİC ACİD[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK ASIDİ
- NUCLEOPHILIC ATOM[İng.] / NUCLEOPHILES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEOFİLİK ATOM
- NÜKLEOTİT[İng. NUCLEOTIDE] ile/||/<> ARTIK BİLEŞİK[İng. RESIDUE] ile/||/<> CHARGAFF KURALI[İng. CHARGAFF RULE] ile/||/<> DEOKSİRİBOZ[İng. DEOXYRIBOSE] ile/||/<> ENDONÜKLEAZ[İng. ENDONUCLEASE]
( Nükleik asitlerin yapı taşı. Riboz ya da deoksiriboza bağlı herhangi bir pürin ya da pürimidinden oluşur. @@ Daha büyük bir molekülün parçası oldukları zaman, aminoasitlere ya da nükleotitlere verilen isim. @@ Herhangi bir türe ait DNA'nın nükleotite parçalandığında ortamda bulunan toplam adenin miktarının timine, guanin miktarının sitozine eşit olması durumudur. @@ Beş karbonlu bir şekerdir. @@ Polinükleotit zincirindeki nükleotitler arasındaki fosfodiester bağını kesen bir nükleaz. Restirikriyon endonükleazı; DNA yı belirli yerlerden kesen bir endonükleazdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NÜKLEOTİT/NUCLEOTİDE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAPI TAŞI
- NÜKLEUS/NÜVE/NUCLEUS[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK
- NÜKS/RECURRENCE[İng.] değil/yerine/= YİNELENME
- NUMBER vs. KIND
- NUMBER :/yerine SAYI
- NUMEN değil/yerine/= ÖZİÇ
- NÜMÜLER/NUMMULAR[İng.] değil/yerine/= PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE VE BİÇİMINDE
- SAMPLE MEAN[İng.] ile/değil/yerine/= NUMUNE ORTALAMASI
- NÛN[Ar. | çoğ. NİNÂN], SEMEK[Ar. çoğ. ESMÂK, SİMÂK], MÂHÎ[Fars.], EL PEZ[İsp.] ile ...
( BALIK )
- NUN vs. NONE
- NUR BAĞI ile/ve/<> RUH BAĞI
- NUR/ZİYÂ[Ar.] değil/yerine/= IŞIK/AYDINLIK
- NUR ve/||/<> İMAN
( Olsun! VE/||/<> Olsun! )
- NURLANMIŞ ve/||/<> ONURLANMIŞ
( Şehit. VE/||/<> Gazi. )
- NURULLAH ATAÇ ile NURULLAH ARDIÇ
- NUS değil NUSH[Ar.](ÖĞÜT/NASİHAT)
- NÜSHA TESPİTİNDE:
TEK OLMASI ile/ve/||/<> NADİR OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİF HATTI OLMASI ile/ve/||/<> EN ESKİ TARİHLİ OLANI ile/ve/||/<> MÜELLİF NÜSHASINDAN İSTİNSAH EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> MÜELLİFİN YAŞAMINDA, EN YAKIN DÖNEMDE MUKÂBELE EDİLMİŞ OLMASI ile/ve/||/<> İLK 2/3 FERÂ KAYDININ OLMASI
- NÜSK/NÜSUK ile İBÂDET
- NUSRET[< NASR] ile ...
- NUSSELT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NUSSELT[Fr.] / NUSSELT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NUSSELT SAYISI
- NUTUK ATMAK ile/değil/yerine ÖĞÜT VERMEK
( Hiçbir ârif, "nutuk" atmaz. )
- NUTUK ile/ve/değil/yerine/<>/=/||/hem de ÖĞÜT
- NÜVE değil/yerine/= ÇEKİRDEK
- NÜVE değil/yerine/= NENÖZ
- NÜVE ile ÖZ | ÇEKİRDEK, GÖZE HÜCRE
( ÖZ | ÇEKİRDEK, HÜCRE )
- NÜZL[Ar. çoğ. ENZÂL] ile NÜZÛL[Ar.]
( Konak yeri. | Misafir için hazırlanan yemek. İLE Aşağı inme. | Konağa inme, konaklama. | İnme, felç. )
- NÜZÛL-RÜCÛ ile HUBÛT-SU'ÛD
- NÜZÛL[Ar.] ile İNME
- NÜZÛL ile/ve/<> URÛC
( Hazretler ile. İLE/VE/<> Melekler ile. )
( Fiziksel/dışsal. İLE/VE/<> İçsel. )
( Kabalaşmış. İLE/VE/<> İncelmiş/incelerek. )
( Anneyle. İLE/VE/<> Aşkla. )
( Tamamı: ULÛHİYET )
( LÂHUT > NÂSUT ile/ve/<> NÂSUT > LÂHUT )
( KAVS-I NÜZÛL ile/ve/<> KAVS-İ URÛC )
( APAKSEPANA ile/ve UTKSEPANA )
- NÜZÛR[Ar. < NEZR] ile NÜZÛR/NÜZERÂ[Ar. < NEZÎR]
( Adaklar, adamalar. İLE Doğru yola getirmek üzere gözdağı vermeler, korkutmalar. )
- NYHA/NEW YORK HEART ASSOCİATION[İng.] değil/yerine/= NEW YORK KALP DERNEĞİ
- O BU ile O ARA/LIK ile O SAAT ile O HALDE ile O YOLDA ile O AÇIDAN ile O DAKİKA ile O SAATTE ile O SIRADA ile O YÖNDEN ile O YÜZDEN ile O BAKIMDAN ile O TAKDİRDE
- O-LINE[İng.] / RAIE O[Fr.] / O-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= O ÇİZGİSİ
- O DA HAKLI, O DA, O DA ile/değil/yerine HER BİRİNDE, HAKLILIK PAYI VAR
- O DİLİ ve BİZ DİLİ ve BEN DİLİ
- O) ELMA
- O gün için SUSuyorum!
- O hemşire için SUS!!!
- O KADAR DA UZUN BOYLU DEĞİL ile ATLA, DEVE DEĞİL YA
- O.D./OCULUS DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ GÖZE
- O.S./OCULUS SİNISTER[İng.] değil/yerine/= SOL GÖZE
- O ile ONUN HANIMEFENDİSİ ile MAJESTELERİ ile RİNGA
( HER vs. HER LADYSHIP vs. HER MAJESTY vs. HERRING )
( وي ile مال او ile او ile ايشان ile عليامخدره ile علياحضرت ile شاه ماهي )
( VEY ile MAL O ile O ile AYSHAN ile عليامخدره ile علياحضرت ile SHAH MAHY )
- OAA/EVENT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= OLAY AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ
- OASM SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= OASM DİZGESİ
- SYSTÈME OASM[Fr.] / OASM-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= OASM SİSTEMİ
- OBA[Oğuz] ile OGUŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kavim. İLE Boy. )
- OBA ile/ve/||/<>/> ORDU
( Kız çocuklarıyla kurulmak ve sürdürülmek istenen. İLE/VE/||/<>/> Erkek çocuklarıyla kurulmak ve sürdürülmek istenen. )
- ÖBEK ile GÖBEK
- ÖBEK = GROUP[İng.] = GROUPE[Fr.] = GRUPPE[Alm.] = GRUPO[İsp.]
- ÖBEK ile/ve/||/<> ZİNCİR
- ÖBEKLENMEK ile ÖBEKLEŞMEK ile ÖBEK
- OBERMAYER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMAYER[Fr.] / OBERMAYER'S PRÜFUNG (PROBE)[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER DENEYİ
- OBERMÜLLER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMÜLLER[Fr.] / OBERMÜLLER'S PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMÜLLER DENEYİ
- OBEZ[Fr. < OBÉSE] değil/yerine/= ÇOK ŞİŞMAN
- OBEZ/OBESE[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN
- OBJE[Fr. < OBJET] değil/yerine/= NESNE
- OBJE[Fr./İng. < OBJECT] değil/yerine/= NESNE
- OBJECTIVE :/yerine AMAÇ, NESNEL
- OBJEKTİF ile/ve/||/<>/> TELEOBJEKTİF
( Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik araçlarda nesnelerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek ya da mercek düzeni. İLE/VE/||/<>/> Çok uzağı gösteren mercek. )
- OBJEKTİFTE:
STANDART ile/ve DSLR
- OBLIGATION vs. IF NOT BE, WILL NOT
- OBO/OPEN BIOLOGICAL AND BIOMEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİYOLOJİK VE BİYOMEDİKAL ONTOLOJİ
- OBSERVER BİAS değil/yerine/= GÖZLEMCİ YANLILIĞI
- OBTAIN :/yerine ELDE ETMEK
- OBUA ile OBUACI
- ÖBÜR/ÖTEKİ DİLLER ile/ve/<>/değil/yerine TÜRKÇE
( [not] OTHER LANGUAGES vs./and/<>/but TURKISH )
- ÖBÜR DÜNYA BİLGİSİ = İLM-ÜL-AHİRET = ESCHATOLOGY[İng.] = ESCHATOLOGIE[Fr., Alm.] = ESCHATON:SON LOGOS[Yun.]
- ÖBÜR ile ÖBÜRÜ ile ÖBÜR GÜN ile ÖBÜR DÜNYA
- OBURLUK YAPMAK ile OBUR ile OBURLUK
( GLUTTONIZE vs. GLUTTONOUS vs. GLUTTONY )
( شکم پرستي کردن ile شکمو ile پر خور ile شکم پرست ile شکم پرستي ile پر خوري ile پرخوري )
( SHKAM PARESTY KARDAN ile SHKAMO ile PAR KHOR ile SHKAM PAREST ile SHKAM PARESTY ile PAR KHORY ile PORKHORY )
- OBUZ ile OY OBUZ ile OBUZLUG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Engebeli, bozuk arazi. İLE Sarp arazi. İLE Arazisi sarp olan ülke. )
- OBVIOUS :/yerine AÇIK, BARİZ
- OCAK ile ...
( HANEDAN | BEKTÂŞİYE'DE, OCAĞIN SAĞINDA VE SOLUNDA SEYYİD ALİ VE HORASAN POSTU VARDIR )
- OCAK ile FIRIN
( COOKSTOVE/RANGE vs. OVEN )
- OCAK ile HOBİ
( HOB vs. HOBBY )
( سنبه قالب ile گل ميخ زدن ile کار ذوقي ile سرگرمي )
( SANBEH GHALEB ile GOL MYKH ZADAN ile KAR ZOGHY ile سرگرمي )
- OCAK ile KUCAK ile TUZAK
( ... ile ... ile DÂM )
- OCAK ile KÜLHAN[Fars.]/CEHENNEMLİK
( ... İLE Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak. )
(
)
- OCAK ile PARSEL[Fr. < PARCELL]
- OCAK ile/ve/||/<>/> SOFRA
- OCAK-I BEKTÂŞİYAN ile ...
( YENİÇERİ OCAĞI. KURUCUSU HACI BEKTÂŞ-I VELİ OLDUĞUNDAN, YENİÇERİLERİN BAŞLARINA GİYDİKLERİ HACI HÜNKÂR'IN HIRKASININ KOLUDUR )
- OCAK/LIK ile OCAKLI ile OCAKÇI/LIK ile OCAKSIZ ile OCAK KATI ile OCAK KAŞI ile OCAK TAŞI
- OÇAK/OÇAQ ile/ve/||/<>/> OÇAKLIK/OÇAQLIK
- OCCASIONALLY :/yerine ARA SIRA
- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= ARTKAFA LOBU
( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= OKSİPİTAL LOP
( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÖD AĞACI ile KARTAL AĞACI
( Dulaptalotugillerden, sıcak ülkelerde yetişen, tropik bölgelerde yetişen, odunu ve kabuğu hoş kokulu bir ağaç. | Tütsü. | Tesbih yapılır. İLE Dulaptal otugillerden, Hindistan'da yetişen, odunu öd ağacı gibi kokan bir ağaç. )
( AQUILLARIA AGOLIOCHIA cum ... )
- ÖD/SAFRA KESESİ/ÖD KİSESİ[Azr.]/KİSE SAFRA[Fars.]/ÖT GABY[Kazak.]/GALL BLADDER[İng.] ile/||/<> SİDİK/İDRAR KESESİ
( ... ile MESÂNE )
( ... ile ÂB-DÂN )
( GALL BLADDER vs. URINARY BLADDER )
- OD ile OD OCAK
- ODA ile/ve/||/<> OTAĞ/ÇERGE
( Evin ya da herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir ya da birden fazla çıkışı olan bölmesi; göz. | Serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmî birlik. | Yeniçeri kışlası. | Köy odası. | Daire. İLE Büyük ve süslü çadır. )
- ODABAŞI, ARİF (SARIYER/YENİMALALLE, 1957) :
( Sarıyerlidir, balıkçı reisidir. Sarıyer İlkokulu, Sarıyer Orta Okulu ve Sarıyer Lisesinden mezun oldu. Bir süre Elmadağ Gazetecilik Yüksek Okulunda okudu ise de okulu yarım bıraktı. Sarıyer Spor Kulübünde futbol oynadı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde 2 dönem (4 yıl) Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı Sarıyer'den başka, Ortaköy, Emirgan, Maden ve Yenimahalle Spor Kulüplerinde futbol oynadı. Yenimahalle Spor Kulübünde Yönetim Kurulu üyesi ve daha sonra da kulüp başkanı olarak sorumluluk üstlendi. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu Üyesidir. )
- ODABAŞI, EYÜP (SARIYER, 1951 - 2015) :
( Galatasaray Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden Makine Mühendisi olarak mezun oldu. Ticarete atıldı. Sarıyer Spor Kulübü altyapısında futbola başladı, yaş gruplarında oynayarak profesyonel takıma kadar yükseldi. Sarıyer forması altında 1 kez Amatör, 1 kez de Ümit Milli oldu. Sarıyer'den sonra Fenerbahçe'ye transfer etti. Bu kulüpte iki sezon oynadıktan sonra Trabzonspor'a transfer oldu. Bir süre de Karabükspor'da oynadıktan sonra futbolu bıraktı. 1981'de Sarıyer Spor Kulübü yönetim kuruluna seçildi. Aralıksız olarak 1995 yılına kadar Kulüp yönetim kurulunda genel kaptan olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 24 yıl ile en uzun süre yöneticilik yaparak tarihe geçti. Türk Futbol Vakfı, Yenimahalle Spor Kulübü, 1940 Sarıyerli Sporcular Derneği kurucu üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. Sarıyer Yerel Haber Gazetesinde köşe yazarlığı yapmıştır. )
- ODABAŞI, PROF. DR. TURGAY (MİLAS, 1935 - 2003) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. İlk ve ortaokulu Milas'ta okudu ve 1954 yılında İzm ir Atatürk Lisesinden mezun oldu. 1959'da İ.Ü. Orman Fakültesinden "Orman Yüksek Mühendisi" olarak mezun oldu.. Orman teşkilatında bir süre görev yaptıktan sonra 1961'de İ.Ü. Orman Fakültesi Silvikültür Kürsüsüne asistan atandı. "Lübnan Sediri ve Tohumu Üzerine Araştırma" tezi ile 1957'de "Ormancılık Bilimleri Doktoru" unvanı aldı. 1973'te "Türkiye'de Baltalık ve Korulu Baltalık Ormanları ve Bunların Koruya Dönüştürülmesi Olanakları Üzerine Araştırmalar" tezi ile "Üniversite Doktoru" oldu. Ve 1976'da Silvikültür Kürsüsüne Doçent olarak atandı. 1982'de "Üniversite Profesörü Unvanı" nı kazandı ve 1993'te Silvikültür Anabilim Dalı Başkanı oldu. Bu görevini emekli olana kadar devam ettirdi. Yayınlanmış ders kitaplardı ve pek çok bilimsel makalesi var. )
- FOCAL SPOT[İng.] / TACHE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTFLECH[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK BENEĞİ
- DEFOCUSING[İng.] / DÉFOCALISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DAĞILMASI
- ZOOM DISTANCE[İng.] / DISTANCE DE LA ZOOM[Fr.] ile/değil/yerine/= ODAK DERİNLİĞİ
- FOCAL AXIS[İng.] / AXE FOCALE[Fr.] / BRENNPUNKTACHSE, FOKUSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK EKSENİ
- ODAK NOKTASI/NESNE ile/ve/değil/||/<>/< ZİHİNDEKİ(BELLEKTEKİ) ULAŞILMAZLIĞI
- DEFOKUSSIERUNG, FOKUSABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK SAPMASI
- FOCAL DISTANCE[İng.] / DISTANCE FOCALE[Fr.] / BRENNWEITE, FOKALDISTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK UZAKLIĞI
- MİHRAK[Osm.] / FOCUS[İng.] / FOYER[Fr.] / BRENNPUNKT, FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK
- ODAK ile TEMEL
( FOCAL POINT vs. BASE )
- ODAKLAMAK ile ODAKLANMAK ile ODAKLAŞMAK ile ODAKLANDIRMAK ile ODAKLAŞTIRMAK ile ODAKLANABİLMEK ile ODAKLAYABİLMEK ile ODA ile ODAK ile ODA HAPSİ ile ODA MÜZİĞİ ile ODA SPREYİ ile ODAK NOKTASI
- ODAK/LANMA / ODAKLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCELİK/LENDİRME / ÖNCELİKLİ
- ODAK(LANMAK İÇİN):
OKU ile/ve/||/<>/> DÜŞÜN ile/ve/||/<>/> ANLA ile/ve/||/<>/> KONUŞ
- FOCUSING ANODE[İng.] / ANODE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI ANOT
- FOCUSING COIL[İng.] / BOBINE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI BOBİN
- NÂMİHRAK[Osm.] / AFOCAL[İng.] / AFOCAL[Fr.] / OHNE FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKSIZ
- ODD vs. EVEN
- OR/ODDS RATIO[İng.] değil/yerine/= GÖRELİ ORAN
- ODDS :/yerine OLASILIK, İHTİMAL
- ÖDEM/EDEMA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞLİK
- ÖDEM[Fr. < Yun.] ile BEZE
( Bazı hastalıklarda yüzde, ellerde ve ayaklarda görülen yangısız şiş. İLE Yara ya da çıban nedeniyle gövdenin herhangi bir yerinde oluşan şişkinlik. )
( ... ile GUDDE )
- ÖDEM ile ÖDEME ile ÖDEMLİ ile ÖDEMELİ ile ÖDEME EMRİ ile ÖDEME KARTI ile ÖDEME BELGESİ
- ÖDEME ile/||/<> APEL[Fr. < APPEL]
( ... İLE//||/<> Bankacılıkta, şirket sermayesinin ödenmeyen bölümü için yapılan ödeme çağrısı. | Briçte, oyuncunun ortağından oynamasını istediği kâğıt. )
- ÖDEV AHLÂKI ile/ve FERÂGAT AHLÂKI ile/ve USTA AHLÂKI
( MORALS OF DUTY vs./and MORALS OF ABNEGATION vs./and MORALS OF MASTER )
- ÖDEV ile/değil/yerine ERDEM
( "Yükleme." İLE/DEĞİL/YERİNE "Yüklenme." )
- ÖDEV ile/ve/||/<> GÖREV
- ÖDEV = VAZİFE = DUTY[İng.] = DEVOIR[Fr.] = PFLICHT[Alm.] = DEON, KATHETON[Yun.] = OFFICIUM[Lat.] = DEBER[İsp.]
- ÖDEVLENDİRMEK ile ÖDEV ile ÖDEVLİ ile ÖDEV BİLİMİ ile ÖDEV BİLİMSEL
- ÖDE(YE)MEMEK ile/ve ZORUNLU BORÇ ALMAK
- ODGUÇ ile OTUNG ile OTUNGLUK/OTUNGLUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yanan odun parçası. İLE Odun. İLE Odunluk. )
- ODİT/AUDIT ile/||/<> ODİTÖR/AUDITOR
( Dinleyiciler. İLE/||/<> İşitsel. )
- ODON-/ODONT-/ODONTİA- ile/||/<> GİNGİV-/GİNGİVO- ile/||/<> ULE-/ULO- ile/||/<> CEMENTO-
( Diş, dişli. Diş biçiminde, diş tedavisi, dişin durumu. İLE/||/<> Diş etleri ile ilgili. İLE/||/<> Diş etleri ile ilgili, skarla ilgili. İLE/||/<> Diş sementumu ile ilgili. )
- ODSS/ORGANIZATIONAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖRGÜTSEL KARAR DESTEK DÜZENİ
- ODUG ile ODUGLUK/ODUGLUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Uyanık[uyumayan]. İLE Uyanıklık ya da bilinçlilik. )
- ÖDÜL ile ÖDÜLLER
( AWARD vs. AWARDS )
( اعطا کردن ile اعطاء کردن ile جيزه ile جويز )
( ETA KARDAN ile ETA KARDAN ile جيزه ile جويز )
- ÖDÜL ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN
- ÖDÜLLENDİRMEK ile ÖDÜL
- ODUN HALKALARI = HALAKÂT-I HAŞEBÎYE = ANNEAUX LIGNEUX
- CHARCOAL[İng.] / CARBON DE BOIS, BRAISE[Fr.] / HOLZKOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN KÖMÜRÜ
- ODUN ÖZÜ, SERT ODUN, GÖVDE ODUNUNUN MERKESİ KISMI = HAŞEB-İ SÂDIK = COEUR DU BOIS
- XYLOSE, WOOD SUGAR[İng.] / XYLOSE, SUCRE DEBOISE[Fr.] / XYLOSE, HOLZZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN ŞEKERİ
- ODUN TABAKASI, KSİLEM = TABAKA-İ HAŞEBÎYE = BOIS
- ÖDÜN VERMEK ile/ve/||/<> AĞIR BEDELLER ÖDEMEK
- ÖDÜN VERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALTTAN ALMAK
- ÖDÜN VERMEK ile/değil/yerine ÖNCELİK YÖNETİMİ
- ODUN = HAŞEB = BOIS
- ODUN ile TAHTA
- WOOD[İng.] / BOIS[Fr.] / HOLZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN
- ÖDÜNÇ VERMEK ile BORÇ VEREN
( LEND vs. LENDER )
( وام دادن ile قرض دادن ile وام ده )
( VAM DADAN ile GHARZ DADAN ile VAM DAH )
- ÖDÜNÇ ile BORÇ
( KARZ-I HASEN: Faizsiz verilen borç. | Ödeme yapamayan borçlunun, helâl ederek borcundan vazgeçmek. )
( KARZ ile İKRAZ )
( LOANED vs. DEBT )
- ODUNLAŞMAK ile ODUN/LUK ile ODUNCU/LUK ile ODUNLU ile ODUN ÖZÜ ile ODUN BİLİMİ ile ODUN KÖMÜRÜ ile ODUN SOBASI ile ODUN BİLİMSEL
- ÖDÜNLEMEK ile ÖDÜNÇLEMEK ile ÖDÜNÇLENMEK ile ÖDÜNÇLEŞMEK ile ÖDÜN ile ÖDÜNÇ ile ÖDÜNCÜ/LÜK ile ÖDÜNLÜ/LÜK ile ÖDÜNSÜZ/LÜK ile ÖDÜNSÜZCE
- OEDIPUS:
ŞİŞ AYAK ile/ve/||/<> BİLEN AYAK(KİŞİ)
( )
- OESPER'S SALT[İng.] ile/değil/yerine/= OESPER TUZU
- OF ŞOR[İng. < OFF SHORE] değil/yerine/= KIYI BANKACILIĞI
- OFANS[Fr. < OFFENCE] değil/yerine/= ATAK
- OFF-PUMP CERRAHİ/OFF-PUMP SURGERY[İng.] değil/yerine/= ATAN KALPTE CERRAHİ
- OFFICE :/yerine OFİS
- OFİS değil/yerine/= İŞLİK, İŞ YERİ, YAZIHANE
- OFİS[İng. < OFFICE] değil/yerine/= YAZIHANE
- ÖFKE(> ADRENALİN >) ve/> KALP KRİZİ
( Keskin sirke, küpüne zarar. )
- ÖFKE GÜCÜ" ve "İSTEK/ARZU GÜCÜ" | ile/ve/değil/yerine/<>/> DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE/AKIL GÜCÜ
( Öfkeni, akılla yenemiyorsan, kendini, insandan sayma! )
( Öfkenin her zaman bir nedeni vardır fakat iyi bir nedeni yoktur. )
- ÖFKE:
KUDRET ile/ve/değil/yerine ŞECAAT
- ÖFKE = ANGER[İng.] = COLËRE[Fr.] = ZORN[Alm.] = ira[Lat.]
- ÖFKE ile/ve/değil/yerine/>< ANLAMA
( Öfkenin olduğu yerde anlama, anlamanın olduğu yerde öfke barın(a)maz. )
- ÖFKE" ile/değil/yerine/||/>< AŞK
- ÖFKE ile/değil BATKI/HÜSRAN
- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< "BEKLENTİ"
- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ÇARESİZLİK
- ÖFKE/GADAP ile CELÂLLENME
( Hiçbir şeyi gözü görmeyecek biçimde kızmak. İLE Haksızlığa karşı haklı olarak gösterilen tepki. )
- ÖFKE ile/ve/değil/||/<>/< ENGELLENME
- ÖFKE ile/ve/||/<>/> GERGİNLİK
- ÖFKE ile/değil/yerine/>< GÜLÜMSEME :)
( Öfkenin uzaklaştırdığını, gülücükler geri getiremez. )
- [hem] "ÖFKE" ile/ve/hem de/||/<>/>< "HAYRANLIK"
- ÖFKE ile/ve/||/<> HIRS
( [gelirse/yönetilemezse ...]
Akıl gider. İLE/VE/||/<> Edep gider. )
- ÖFKE ile HIŞIM/HIŞM[Fars.]
( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )
( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek, hayvanlıktır. )
( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )
( GAYZ, GAZAB ile TEECCÜM )
( ÂRÛDE: Öfkeli, kızgın, hırslı., RÎS ile HIŞIM )
( ANGER )
( IRA cum ... )
- ÖFKE yerine HÜZÜN
- [ne yazık ki]
ÖFKE ile/ve/||/<> İFRİT[Ar.]
( ... İLE/VE/||/<> Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç yaratık. | Öfkeli, ortalığı birbirine katan kişi. | İçini kemiren, meşgul eden şey. )
(1996'dan beri)