Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.250 başlık/FaRk ile birlikte,
30.250 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(85/122)
- OLED İLE QLED İLE PEROVSKİTE LED ile/||/<> IŞIK YAYAN MALZEMELER
( Display teknolojisi malzemeleri. )
( Formül: EQE = IQE × ηout )
- OLEİK ile OLEİK ASİT
- ÖLEN ile OLAN
( Hayvan ölür, insan olur. )
( Hayvan, koptuğu yere bitişmemiş demektir. )
- OLIGO-[Fr.] ile/değil/yerine/= -OLGO-
- OLGU
( FACT )
- OLGU/OLUŞ ile TESADÜF
- OLGU/OLUŞ ile TESADÜF
( FACT/BEING vs. COINCIDENCE )
- OLGU ile DÜŞÜNCE/FİKİR
( FACT vs. IDEA )
- OLGU ile GERÇEK
( FACT vs. REAL/ITY )
- OLGU ile/değil/yerine/||/<>/> İLKE
- OLGU ile OLGU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCE
( FACT vs. IDEA ABOUT FACT )
- OLGU ile/ve OLUŞ
- OLGU = VAKIA = FACT[İng.] = FAIT[Fr.] = FAKTUM[Alm.] = FACTUM[Lat.] = HECHO[İsp.]
- OLGUN BİRİKİM ve/||/<> GENÇ ENERJİ
- OLGUN KİŞİ:
"GÜZEL SÖZ SÖYLEYEN" değil SÖYLEDİĞİNİ YAPAN VE YAPABİLECEĞİNİ SÖYLEYEN
- OLGUN KİŞİ:
"KIZMAYAN" değil ÖFKESİNİ YÖNETEBİLEN/YUTABİLEN
- OLGUNLAŞMA ve/||/<> "YARA ALMAMA" ve/||/<> KAZANMA
( İlgiye gereksinim duymadıkça. VE/||/<> Beklentiye girilmedikçe. VE/||/<> Bağımlı kalınmadıkça. )
- OLGUNLAŞMAK ile OLGUNLAŞTIRMAK ile OLGUNLAŞABİLMEK ile OLGUNLAŞTIRABİLMEK ile OLGU ile OLGUN/LUK ile OLGUCU/LUK ile OLGUNCA ile OLGUSAL/LIK ile OLGUN ODUN ile OLGUNLUK YAŞI ile OLGUNLUK ÇAĞI ile OLGUNLUK İMTİHANI
- OLGUNLAŞMANIN SAĞLADIKLARI:
"KALPTE" ile/ve/||/<>/> ANLIK'TA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<>/> YAŞAMDA
( Duyarlılık kazandırır. VE/||/<>/> İşleklik ve işlevsellik sağlar. VE/||/<>/> Huzur sağlar/sunar. )
- OLGUSAL GERÇEKLİK ile/ve AKILSAL GERÇEKLİK
- OLGUSALLIK = REALITY[İng.] = RÉALITÉ[Fr.] = REALITÄT[Alm.] = REALITATIS[Lat.]
- OLIÇ ile OLIÇIM[Karluk/Qarluk]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çocuklara sevgi bildirmek için kullanılan bir ilgeç. İLE Sevgili oğlum. )
- OLİGODENDROSİT İLE SCHWANN İLE ASTROSİT ile/||/<> GLİA GÖZELERİ
( Sinir sisteminin destek gözeleri. )
( Formül: Miyelin: 20x hız artışı )
- OLİM" değil OLAYIM
- OLMA = KAVANOZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- OLMA ile/ve/< "OLMADAN ÖNCE OLMA"
- Olmadan önce KONUŞ!!!
- OLMADAN ÖNCE OLSUN DİYE ve/||/<> ÖLMEDEN ÖNCE ÖLSÜN DİYE
- OLMADIYSA:
[ya] DAHA İYİSİ OLUR ya da HAYIRLISI BUDUR
- OLMAK ve/=/<>/|| OLAN
( Kavram/olgu. VE/=/<>/|| İnsan. )
- OLMAK ile/ve/||/<>/> OLAN ile/ve/||/<>/> OLUŞ
( Bir gövdede odaklanmış, sonsuz olansınız. )
( BEDÂHETEN: O anda oluşan. | Birdenbire, ansızın, düşünmeksizin. )
- OLMAK ile/ve/değil OLDUĞUNU İLÂN ETMEK
- OLMAK ile/ve/değil OLDUĞUNU İLÂN ETMEK
( [not] TO BE vs./and/but TO ANNOUNCE THE SELF BEING )
( BLİ ile/ve/değil ... )
- OLMAK/OLDURMAK ile/ve SÜRDÜR(EBİL)MEK
( Olmak sözcüğünün bir anlamı da, hamlıktan olgunluğa geçmektir. )
( BEING vs./and TO SUSTAIN (/SUSTAINIBILITY) )
- OLMALI" ile/değil/yerine/||/<>/< ... OLSA GEREK
- ... OLMALI ile/değil/yerine ... OLMASA DAHA İYİ
- OLMALI ile OLSA DA/OLMASA DA
- OLMAMIŞ OLAN ile OLACAK OLAN
( Olmuş, olmamış olamaz! )
- OLMA!:
[ne] PİŞMAN ne DÜŞMAN ne [de] KAHRAMAN
- OLMASI GEREKEN ile/ve ÖZVERİ/TÂVİZ[Ar.]
( NECESSITY TO BE vs./and SELF-SACRIFICE )
- OLMASI GEREKİR değil OLSA GEREK
- OLMAZ OLSUN ile/ve/||/<> JE VEUX
(
ile/ve/||/<>
)
- OLMAZ ÖYLE ŞEY değil/yerine BENİM İÇİN UYGUN DEĞİL / BEN YAPAMAM
- OLMAZSA OLMAZ ile/ve/değil EŞİK
- OLMAZSA OLMAZLIK ile/ve/||/<> TERK EDİLEMEZLİK
- ÖLME ile GENÇLİKTE ÖLMEK
( DYING vs. DYING IN YOUTH )
( در حال مرگ ile مردهاي ile محتضر ile مشرف به موت ile درحال نزع ile ردي ile مردني ile جوان مرگ )
( DAR HAL MORG ile MARDEHYAY ile MOHTEZR ile MOSHARF BAH MOT ile DARHAL NAZE ile RADY ile MARDANY ile JAVAN MORG )
- ÖLMEK yerine HAKK'A YÜRÜMEK
- ÖLMEK ile İLK ÖNCE ÖL ile UMUTLAR İÇİNDE HAYAL KIRIKLIĞI İÇİNDE ÖLMEK ile ZOR ÖLMEK ile DOĞUM SIRASINDA ÖLMEK ile ÖLMEK ile ANİDEN ÖLMEK
( DIE vs. DIE FIRST vs. DIE FRUSTRATED IN HOPES vs. DIE HARD vs. DIE IN LABOR vs. DIE OUT vs. DIE SUDDENLY )
( سر سکه ile وفات يافتن ile جان باختن ile وفات کردن ile جان دادن ile جان سپردن ile مردن ile جان کني ile جان تسليم کردن ile در گذشتن ile درگذشتن ile جان کندن ile فوت کردن ile بر افتادن ile رحلت کردن ile حديده ile از دنيا رفتن ile پيش مرگ شدن ile دق کردن ile سخت جان ile سر زا رفتن ile انقراز يافتن ile ورپريدن )
( SAR SAKEH ile VAFAT YAFTAN ile JAN BAKHTAN ile VAFAT KARDAN ile JAN DADAN ile JAN SEPARDAN ile MARDAN ile JAN KONY ile JAN TASLYM KARDAN ile DAR GOZASHTAN ile DARGOZASHTAN ile JAN KANDAN ile FOT KARDAN ile BAR AFTADAN ile RAHALAT KARDAN ile حديده ile AZ DANYA RAFTAN ile PEYSH MORG SHODAN ile DAGH KARDAN ile SOKHT JAN ile SAR ZA RAFTAN ile ENGHARAZ YAFTAN ile ورپريدن )
- ÖLMEK ile/ve/||/<>/>/< "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"
( Dünyanın içinden çıkmak. İLE/VE/||/<>/>/< Dünyayı, içinden çıkarmak. )
- ÖLMEK ile ÖLMEZLEŞTİRMEK ile ÖLMEZ/LİK ile ÖLMEZ OTU ile ÖLME HAKKI ile ÖLMEZ ÇİÇEK
- OLMUŞ) OLAN ile OLMAKTA OLAN
( Nesne/ler. İLE Özne/kişi. / İnsan. )
- OLSUN ile/ve/||/<> OLUR (ÖYLE)
- OLTA" (ATMAK) ile/||/<> "ZARF" (ATMAK)
- OLTA ile OLTACI/LIK ile OLTA BALIĞI ile OLTA İĞNESİ ile OLTA TAKIMI
- OLTP/ON-LINE TRANSACTION PROCESSING[İng.] değil/yerine/= ÇEVRİMİÇİ KAYIT İŞLEME
- OLTU ile OLTU OTU ile OLTU TAŞI ile OLTU TOZU ile OLTU KEBABI
- ÖLÜ/CESED[Ar. çoğ. ECSÂD], MEYYİT[Ar. < MEVT çoğ. EMVÂT][İt. MORTO] ile/değil/yerine NA'Ş/NAAŞ
- KİŞİ:
ÖLÜ ve ÖLÜMLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLU ve OLUMLU
- ÖLÜ SERTLİĞİ ile/ve/||/<> ÖLÜ MORLUĞU ile/ve/||/<> ÖLÜ SOĞUMASI
( RIGOR MORTIS cum/et/||/<> LIVOR MORTIS cum/et/||/<> ARGOR MORTIS )
- DEAD TIME[İng.] / TEMPS MORT[Fr.] / TOTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÜ ZAMAN
- ÖLÜ ile ÖLÜ SARHOŞ ile ÇIKMAZ SOKAK ile ÖLÜ YÜK ile ÖLÜ ALAN ile ÖLÜ YIKAYICI ile ÖLÜ YIKAMA ile ÖLDÜRMEK ile SON TESLİM TARİHİ ile ÖLÜMCÜL
( DEAD vs. DEAD DRUNK vs. DEAD END vs. DEAD LOAD vs. DEAD SPACE vs. DEAD WASHER vs. DEAD WASHING vs. DEADEN vs. DEADLINE vs. DEADLY )
( فقيد ile درگذشته ile کشته ile مرده ile متوفيه ile اموات ile متوفي ile بي جان ile مست خراب ile پاتيل ile پاتيل شده ile خرمست ile بنبست ile بن بست ile شاسي اتومبيل ile فضاي راکد ile فضاي مرده ile مرده شور ile مرده شوي ile شدگان ile بي جان شدن ile موعد ile فرجه ile ضربالعجل ile مرگبار ile هلاهل ile جرار ile مهلک ile کشنده )
( FAGHYD ile DARGOZASHTEH ile KESHTEH ile MARDEH ile متوفيه ile AMVAT ile MOTOFY ile BEY JAN ile MOST KHARAB ile PATYLE ile PATYLE SHODEH ile خرمست ile BONBAST ile BAN BAST ile SHASY OTOMBYLE ile FAZAY RAKAD ile FAZAY MARDEH ile MARDEH SHOR ile MARDEH SHOY ile SHODEGAN ile BEY JAN SHODAN ile MOED ile FARJEH ile ضربالعجل ile MORGBAR ile هلاهل ile جرار ile MOTEOLK ile KESHANDEH )
- ÖLÜ değil SESSİZ VAİZ
- OLUÇ, ŞAHİN (ZİLE, 1942) :
( Deniz Ast. Sb. Okulundan mezun oldu ve Deniz Kuvvetlerinin değişik birimlerinde görev yaptıktan sonra emekli oldu. 13 yaşında ut çalmayı öğrendi. Dr. Fahrettin Erkin Soy'dan usul, nota ve repertuar dersleri aldı. İleri Türk Müziği Konservatuarına devam etti. Hüseyin Saadettin Arel'in kurduğu konservatuarda usul, nota¸makam ve geçkileri ile prozodi dersleri aldı. Gölcük Müziği Derneğini, 1983'te de Sarıyer Musiki Derneğini kurdu. Sarıyerliler Derneği'nin kurduğu Türk Sanat Müziği korosunu hazırladı. Sarıyer Belediyesi bünyesinde kurulan koronun hazırlanmasına da yardımcı oldu. Çalışmalarına devam etmektedir. )
- OLUK ile/değil ÇÖRTEN
( ... İLE/DEĞİL Dam çevresindeki yağmur sularını, oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarından dışarı doğru uzatılmış oluk. )
- OLUK ile YİVLİ
( GROOVE vs. GROOVED )
( شيار ile خط انداختن ile جاي زهکمان ile عادت زندگي ile شياردار ile خاندار )
( SHYAR ile KHAT ANDAKHTAN ile JAY ZEHKAMAN ile ADAT ZANDEGY ile SHYORDAR ile KHANDAR )
- OLUKLAŞMAK ile OLUK ile OLUKLU ile OLUK OLUK
- OLUK/OLUQ ile OLUK/OLUQ / OLAK/OLAQ ile OLUK/OLUQ ile OLUK/OLUQ ile OLUT ile OPRI ile OYTURMAK/OYTURMAQ ile OYUŞMAK/OYUŞMAQ ile OYULMAK/OYULMAQ ile OYUQ[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dayanıklı, azimli kişi. İLE Ağaç kütüğünün içi oyularak yapılmış herhangi bir şey. | Yalak. İLE Küçük kayık.[Ağaç kütüğünün içi oyularak yapılmış olan.] İLE Eskimiş ve yıpranmış [giyecek]. İLE Yetişkin. | Olgunluk evresini yaşayan kişi. İLE Çukur ya da oyuk. İLE İçini boşaltmak. İLE İçini boşaltmada karşılıklılık, yardımlaşma. İLE Zeminin/toprağın çökmesi. İLE Korkuluk. | Yolu işaret eden taş. )
- OLUK/YİV ve/||/<>/< KINDIRAÇ
( ... VE/||/<>/< Oluk ya da yiv açmaya yarayan araç. )
- ÖLÜM:
ANIMSA(YA)MADIĞIMIZDA değil ANIMSANMADIĞIMIZDA
- ÖLÜM-KALIM (MESELESİ)
- ÖLÜM:
KALP/BEYİN DURDUĞUNDA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> UNUTULDUĞUMUZDA
- ÖLÜM KORKUSU < GÖVDE ZANNI
- ÖLÜM KORKUSU yerine NEFSİNE TÂBİ OLMA KORKUSU
- ÖLÜM:
"ÖNÜNDE DURURSAN" ve/||/<> "KAÇARSAN"
( Yakalar. VE/||/<> Yetişir. )
- ÖLÜM:
ZORUNLU/IZDIRARÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İHTİYÂRÎ
( Ölmeden önce ölünüz... )
- ÖLÜM ve/<> APTALLIK
( Öldüğünde, öldüğünü bilmezsin. Sadece, başkaları için zordur. VE/<> Aynı şey, aptallıkların için de geçerlidir. )
- ÖLÜM >< AŞK
( Ölümün karşısındaki tek güç ve olanak, ancak ve ancak aşktır! )
- ÖLÜM ile/ve/değil/< AYRILIK/MEHCÛR[Ar. < HİCR]/HİCRET
( Bir kere ölmek. İLE/VE/DEĞİL Her an ölüp ölüp dirilmek. )
( İnsan/kişi ancak öldükten sonra bilince konu olur/olabilir. )
- ÖLÜM ile/değil COTARD SENDROMU
( ... İLE/DEĞİL Yaşayan biri tarafından, kendinin ölü olduğu "iddia"sıdır. Cotard'ı olanlar, sıklıkla kendinin ve dünyanın varoluşundan "kuşku duyar". Bu sanrılara, sıklıkla intihar girişimleri ve düşünceleri de eşlik etmektedir. Cotard sanrısında, genellikle gerçek dışılık düşüncesi, görsel tanıma zorluğu ve kişinin gövdesinin çürüdüğü ve kötü koktuğu inancı vardır. Cotard sanrısının nedeniyle ilgili olarak araştırmacılar arasında uyuşmazlık vardır. Bazı araştırmacılar, bunu bir muhakeme bozukluğu olarak görmektedir. )
- ÖLÜM ile/ve/değil/yerine DAĞILMA/YAYILMA/AYRIŞMA
( MEVT ile/ve/değil/yerine NEŞR )
- ÖLÜM ile/ve/değil/yerine EMR-İ HAKK
( [not] DEATH vs./and/but DIVINE COMMAND
DIVINE COMMAND instead of DEATH )
- ÖLÜM ile/ve/değil EŞİK
- ÖLÜM ile ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
( Batan Gemideyken, Geminin Batışını 'İzleme/Bekleme' Belirgisi/Sorunu
(Estonya Feribotu Sendromu)
Modern deniz tarihinin en büyük kazası, 28 Eylül 1994 yılında Baltık Denizi’nde yaşandı. 1980 yılında, Almanya’da, Mayer Werft tersanesinde inşâ edilen Estonya Feribotu’nun batmasıyla 852 yolcu yaşamını kaybetti. Bu korkunç kazadan 137 kişi kurtuldu. Kıyıya yakın uzaklıkta su alması nedeniyle yan yatarak batan feribot, sadece gemi mühendisleri tarafından değil aynı zamanda kazadaki ölümlerin nedeni açısından da davranış psikolojisi uzmanlarınca yıllarca incelendi.
İnsan davranış psikolojisi uzmanları, bu kazada ölen 852 yolcunun neden kurtulamadığını araştırdı. Aileleriyle görüşüp geçmişlerini incelediler. Ölenlerin yüzde 98’inin çok iyi yüzme bildiğini belirleyen uzmanlar, son olarak kazadan kurtulanlarla görüştü.
Ortaya çıkan sonuç şuydu:
Feribot, 28 Eylül gecesi saat 00.50’de sert dalgalar nedeniyle su almaya başladı. Feribota giren sular, 50 santim yüksekliğe ulaşınca feribot yan yatmaya başladı. Su miktarının artmasıyla birlikte gemiyi boşaltma süreci başladı. Ancak 987 yolcudan sadece 137’si feribotu, su almaya başlar başlamaz hemen terk etti. Geri kalan 852 yolcu ise gemi kaptanının “panik yapmayın, dünyanın en güçlü feribotundasınız” sözlerine kanarak su boşaltma işlemini izledi. Saatler ilerledikçe feribot daha da yan yattı ama 852 yolcu izlemeye devam etti. Sonunda, saatler 01.50’yi gösterirken, feribot tamamen yan yatarak sulara gömüldü. 852 kişinin, feribotun su aldığını ve yan yatmaya başladığını görmesine karşın son saniyeye kadar rahat rahat batışını izlemesi, psikoloji ders kitaplarında “Estonya Feribotu Sendromu” olarak yer almıştır. Psikoloji bilimi, o kişilerin davranış biçimlerine bugüne dek mantıklı bir açıklama getirememiştir. )
- ÖLÜM ile/ve GÖMÜT/SİN OBRUĞU/MEZAR/MAKBER/E / MERKAD/MERKAT/METFEN[Ar.], GÛR[Fars.], MAŞATLIK[Yahudi mezarlığı], DARÎH/ZARÎH[Ar.]/NEKROPOL[Yun.]
( Ölüler kokmasın diye, derin çukurlara gömülür. Ölçünün olmadığı dönemlerde bu çukurların derinliğini "mezarı kazanın beline kadar" diyerek ölçüye vurmuşlardır. Bu, "bele kadar" ölçüsü, eril gövdeler içindir. Dişil gövdeler daha yağlı olduklarından, onların mezarlarını, "mezarı kazanın göğsüne kadar" diyerek tarif etmişlerdir. )
( Yakının ölümünü kabul aşamaları: Reddediş > Öfke > Uyum > Üzüntü > Kabul )
- ÖLÜM ile İNTİHAR
( Dünyada yılda bir milyon, kırk saniyede bir intihar etmektedir. )
(
)
- ÖLÜM değil İRTİHAL ETMEK
( Allah ihmal etmez, imhal eder. [Mühlet verir.] )
( Kağıtların biraradalığı. İLE/DEĞİL Okunması gereken. )
- ÖLÜM ile/değil İRTİHAL-İ DÂR-I BEKÂ
- ÖLÜM ile/ve "IŞIK KAYBI" (SENDROMU)
- ÖLÜM ile ISIL ÖLÜM
- ÖLÜM ile/||/<> KIYIM/CİNAYET[Ar.] ile/||/<> ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.]
- ÖLÜM ile/ve KÜÇÜK ÖLÜM
( ... İLE/VE Orgazm. )
- ÖLÜM ile/ve MATEM
( Ölüm sonrasında kendini paralamak, aşırı tepkiler göstermek, çok uzun süre matem tutmak uygun/yerinde değildir. )
( ... ile/ve YUĞ/DOHIYA )
- ÖLÜM ile/ve/||/<>/> MİRAS
( Hak. İLE/VE/||/<>/> Helâl. )
- ÖLÜM ile ÖLÜM YATAĞI ile ÖLÜM CEZASI ile ÖLÜM İSTATİSTİKLERİ ile ÖLÜMCÜL ile ÖLÜMSÜZ ile ÖLÜMCÜL
( DEATH vs. DEATH BED vs. DEATH SENTENCE vs. DEATH STATISTICS vs. DEATHFUL vs. DEATHLESS vs. DEATHLY )
( ممات ile رحلت ile هلاکت ile درگذشت ile مردگي ile مرگ ile مرگ و مير ile بي جاني ile وفات ile اجل ile موت ile بستر مرگ ile حکم اعدام ile آمار متوفيات ile مرگبار ile مرگ ناپذير ile مرگ وار )
( MOMAT ile RAHALAT ile NPALAKT ile DARGOZASHT ile مردگي ile MORG ile MORG VE MYR ile BEY JANY ile VAFAT ile اجل ile موت ile BASTER MORG ile HOKAM EDAM ile AMAR MOTOFYAT ile MORGBAR ile MORG NAPAZYR ile MORG VAR )
- ÖLÜM ile/ve/||/<>/> ORGAZM
( Tüm ölçü(t)lerin ölçütü. İLE/VE/||/<>/> Tüm deneyimlerin/duyumların ölçütü. )
- ÖLÜM ile ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]
( Hayatın tamir edemediğine, ölüm son verir. )
( [argo] KUYRUĞU TİTRETMEK, CIZLAMI ÇEKMEK ile ... )
( Ölüm riski, Duckworth Ölçeği kullanılarak hesaplanabilir[Royal Statistical Society dergisi düzenleyicisi Frank Duckworth(Dr.) tarafından tasarlanmıştır]. Bu ölçek, herhangi bir eylem sonucundaki ölme olasılığını ölçer. En güvenli eylem türü 0 sonucunu verirken, sonucun 8 çıkması eylemin kesin ölümle sonuçlanacağı anlamına gelir.
Rus Ruleti oyunu 7.2'lik bir risk taşır. 20 yıllık kaya tırmanışının riski 6.3'tür. Bir kişinin öldürülme riski 4.6'dır. Ayık ve orta yaşlı bir sürücünün direksiyonda olduğu ve 160 km. hızla gerçekleşen bir araba yolculuğu 1.9'luk bir risk taşır. Yıkıcı bir asteroid çarpmasından (1.6) biraz daha risklidir.
Bu ölçekte 5.5 özellikle tehlikeli bir sonuçtur. Bu değer trafik kazası nedeniyle, bir kişinin kazayla düşmesi sonucu ya da elektrik süpürgesi kullanırken, bulaşık yıkarken ya da sokakta yürürken ölme riskini belirtir. )
( http://olmehakki.blogspot.com.tr )
( RİHLET, İRTİHÂL, KÛS-İ RAHÎL, ZIYÂ-İ EBEDÎ ile ... )
( MERG ile ... )
( DEATH vs./avec [Fr.] EUTHANASIE )
( KUYRUĞU TİTRETMEK ile ... )
- ÖLÜM ile/ve/yerine RABITA-I MEVT
- ÖLÜM ile/ve/||/<> SIRALI ÖLÜM
- ÖLÜM ile/ve/||/<>/> SITMA
( "Ölümü gösterip sıtmaya râzı etmek." )
- ÖLÜM ile TAN TUN
( ... İLE "Öldürülmek ya da başı belaya uğramak" anlamına gelen tan tuna gitmek deyiminde geçen bir söz. )
- ÖLÜM ile/ve/||/<>/> TEMEVVÜT[Ar. < MEVT]
( ... İLE/VE/||/<> Bir örgenin çürüyüp ölü duruma geçmesi. )
- ÖLÜM ile/ve/||/<> UYKU
( Uyku, ölümün kardeşidir. )
( ZIBARMAK: Ölmek, gebermek. | Uyumak, sızmak. )
( Ağır uyku. İLE/VE/||/<> Hafif ölüm. )
( DEATH vs./and/||/<> SLEEP )
- ÖLÜM yerine/değil VEFÂT
- ÖLÜM ile/ve YAKÎN
- ÖLÜMCÜL HASTALIKLARIN ÖĞRENİLMESİNDE:
REDDETME ile/ve/<>/> ÖFKE ile/ve/<>/> PAZARLIK ile/ve/<>/> DEPRESYON ile/ve/<>/> KABUL
( DENIAL vs./and/<>/> ANGER vs./and/<>/> BARGAIN vs./and/<>/> DEPPRESSION vs./and/<>/> ACCEPTANCE :ON TERMINAL PATIENT )
- ÖLÜMCÜL ile ÖLÜM
( FATAL vs. FATALITY )
( مرگبار ile مصيبت آميز ile مهلک ile تلفات )
( MORGBAR ile MOSYBAT AMYZ ile MOTEOLK ile TALFAT )
- ÖLÜMDE "ÖNCELİK":
[ya] SEN/O ile/ve/ya da/||/<> BEN ile/ve/ya da/||/<> AYNI ANDA, İKİMİZ BİRDEN
( [değil/yerine/ya da]
Bu üç olasılıktan biri gerçekleşmeden, ikimiz/hepimiz[düşünebilen ve seven/sevebilen herkes], ölümle yüzleşip ölmeden önce "ölerek" ve sevdiklerimizle ölüm/ümüz konusunu da konuşabilme olanağıyla, bu üçünün de dışına çıkabilmek. )
- ÖLÜMDEN SONRA, YAŞAMIN OLUP OLMADIĞI değil/yerine ÖLÜMDEN ÖNCE, SENİN, YAŞAMDA OLUP OLMADIĞIN
- ÖLÜM/İLİŞKİ İÇİN:
"BAŞLANGIÇ" yoksa/>< "SON" DA YOKTUR
- OLUMLANMAK ile OLUMSUZLANMAK ile OLUMSUZLAŞTIRMAK ile OLUMLU/LUK ile OLUMSAL/LIK ile OLUMSUZ/LUK ile OLUMLAMA ile OLUMLU FİİL ile OLUMLU CÜMLE ile OLUMLU EYLEM ile OLUMLU TÜMCE ile OLUMSUZ FİİL ile OLUMSUZ CÜMLE ile OLUMSUZ EYLEM ile OLUMSUZ TÜMCE ile OLUMSUZLUK EKİ ile OLUMSUZLUK KELİMESİ
- OLUMLU/OLUMSUZ) HAVA/SI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HÂL/İ
- OLUMLU TEPKİ değil OLUMLU GERİBİLDİRİM
- OLUMSUZ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< KABA
- OLUMSUZLAMA ile/ve ÖZNE
- OLUMSUZLAMA ve/> ÖZNE
( Olumsuzlama, öznedir. )
( AFFIRMATION and/> SUBJECT
Affirmation is subject. )
- OLUMSUZLUK ile/ve/değil TARZ
( [not] NEGATIVENESS vs./and/but STYLE )
- OLUMSUZ("ME/MA"LI) FİİL ile OLUMSUZ("ME/MA"LI) İSTEMEK
- OLUP BİTEN ile/ve/||/<> YAŞANAN
- OLUR A ile OLUR YA
- OLUR MU? ile OLMAZ MI?
- OLUR OLMAZ (İŞLER YAPMAK, YERDE KONUŞMAK)
- OLUR" ile/değil/yerine/>< İHTİYÂR
( Uygun ve geçerli olmayanlara/olmayabileceklere geçit vermek, kabul etmek yerine onurunla yaşamayı yeğlemek gerek. )
- OLUR"
ile/ve/değil/||/<>/><
NA OLUR ve/||/<> NAH OLUR
- OLUR ile/ve/||/<> OLMAZ
( Diye bir şey yok! İLE/VE/||/<> Diye bir şey yok! )
- OLUR" ile/değil/yerine/>< ONUR
( Uygun ve geçerli olmayanlara/olmayabileceklere geçit vermek, kabul etmek yerine onurunla yaşamayı yeğlemek gerek. )
- OLUR/LUK ile OLURU ile OLUR OLMAZ
- OLURSA, SORUN OLMAYAN/OLMAYACAK ile OLMASA/YAŞANMASA, DAHA İYİ OLACAK OLAN
( THE THING, IF HAPPENS, WOULD NOT BE A PROBLEM vs. THE THING, WHICH WOULD BE BETTER IF NOT HAPPENS )
- OLUŞ (VUCUD)
- OLUŞ:
YOKLUĞUN YADSINMASI ve/||/<> YOK'UN YOKLUĞU
- OLUŞ ve/||/<> AKIŞ
- OLUŞ ile/ve BOZULUŞ
( BEING vs./and CORRUPTION/SPOIL )
( KEVN ile/ve/<>/>< FESAD )
( KOZMOS ile/ve/<>/>< KAOS )
- OLUŞ ve NÛR
- OLUŞ ve/<> NÛR
- OLUŞ ile/ve/||/<>/< ORUÇ
- OLUŞ = SAYRURET, TEKEVVÜN = BECOMING, GENESIS[İng.] = DEVENIR, GENÉSE[Fr.] = WERDEN, GENESIS[Alm.] = FIERI < IN FIERE: OLUŞ HALİNDE[Lat.] = GENESIS[Yun.]
( Kesintisiz/sürekli doğuş. )
- OLUŞ ve/||/<>/>/< SONSUZLUK
( İkisinin de tek sözcüğü/aracı... "... bile değil!" )
- OLUŞ ile/ve/<>/değil SÜREÇ
- OLUŞ ile SÜREKLİ OLUŞ
( Oluş. İLE Şe'n. )
- OLUŞ ile/ve SÜREKLİ OLUŞ
( Oluş. İLE/VE Şe'n. )
( "Külle yevmin fîşe'n": O, her an yeni bir oluştadır. )
( Her ne ki söylenmiş, durmadan oluyor. )
- OLUŞ ile/ve/değil SÜREKLİ OLUŞ
( Oluş. İLE/VE/DEĞİL Şe'n. )
( Oluş, bilginin kendidir. )
( Olduğum gibi oluşum, benim liyakatım değil onların oldukları gibi oluşları da onların kusurları değil. )
( Olmak, fark edilebilir olmaktır, orada değil burada olmaktır, o zaman değil şimdi olmaktır, başka türlü değil de böyle olmaktır. )
( Olmak isteyen, oldurmaya çalışmaz. )
( Aradığınız, aslında olduğunuzu ifadelendirmektir. )
( Oluşun ve olmayışın, gelip geçiciliğini idrak edin ve her birinden de kurtulun. )
( [not] BEING vs./and/but CONTINUAL BEING
Being itself is knowledge.
To be, is to be distinguishable, to be here and not there, to be now and not then, to be thus and not otherwise.
What you seek is to express in action what you are.
Realise the momentariness of being and non-being and be free from both. )
- OLUŞ ile VAROLUŞ
- OLUŞ ile/ve VAROLUŞ
( Kendi varoluş sermayesinden iflâs eden kurtulur. )
- OLUŞ ile/ve VAROLUŞ
( BEING vs./and ENTITY )
- OLUŞ ile/ve YAŞAYIŞ
- OLUŞAN ile/ve/<> OLUŞ
- OLUŞMAK ile OLUŞABİLMEK ile OLUŞUVERMEK ile OLUŞ
- OLUŞ'TA(KEVN): SÜKÛN ve/||/<> HAREKET ve/||/<> ELVAN ve/||/<> ASVAT ve/||/<> TUUM(TADLAR) ve/||/<> REVAYİH(KOKULAR) ve/||/<> İTİMAT ve/||/<> HARARET ve/||/<> BÜRÛDET ve/||/<> RUTÛBET ve/||/<> YÜBÛSET(KURULUK) ve/||/<> TELİF ve/||/<> HAYAT ve/||/<> ELEM ve/||/<> KUDRET ve/||/<> İRADET ve/||/<> KERÂHET ve/||/<> ŞEHVET ve/||/<> NEFRET ve/||/<> İTİKAT ve/||/<> ZAN
( LA STABILITE et/||/<> LE MOUVEMENT et/||/<> LES COULEURES et/||/<> LES SONS et/||/<> LES GOUTA et/||/<> LES ODEURS et/||/<> L'APPUI et/||/<> LA CHALEUR et/||/<> LE FROID et/||/<> L'HUMIDITE et/||/<> LA SECHERESSE et/||/<> L'ACCORD et/||/<> LA VIE et/||/<> LA DOULEUR et/||/<> LA PUISSANCE et/||/<> LA VOLONTE et/||/<> LA REPUGNANCE et/||/<> LE DESIR SEXUEL et/||/<> L'AVERSION et/||/<> LA CONVICTION et/||/<> L'AVIS )
- HEAT OF FORMATION[İng.] / CHALEVR DE FORMATION[Fr.] / BILDUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM ISISI
- GENERATION TIME[İng.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM SÜRESİ
- OLUŞUM ile/ve/<> OLUŞ
- OLUYORMUŞ GİBİ OLMASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> OLMAMASI
- OM MANI PADME HUM ile ...
( SELÂM OLSUN LOTUS'TAKİ CEVHERE )
- o.m.[Lat. < OMNI MANE] değil/yerine/= HER SABAH
- OMEGA MINUS PARTICLE[İng.] / PARTICULE OMÉGA MOINS[Fr.] / OMEGA-MINUS-TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OMEGA EKSİ PARÇACIĞI
- OMEGA MESON[İng.] / MÉSON Ω[Fr.] ile/değil/yerine/= OMEGA MEZONU
- OMEGA[İng.] / OMÉGA[Fr.] / OMEGA[Alm.] ile/değil/yerine/= OMEGA
- ÖMER HAYYAM ile ...
( Ömer Hayyam diye bilinen bilginin doğru olan adı Ömer Hayyamî'dir. )
(
)
- OHMIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE OHMIQUE[Fr.] / OHMSCHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= OMİK DİRENÇ
- OHMSCHER KONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OMİK DOKUNAK
- OHMIC LOSS[İng.] / PERTE OHMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OMİK KAYIP
- OHMIC CONTACT[İng.] / CONTACT OHMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OMİK TEMAS
- OHMSCHER VERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= OMİK YİTİK
- omn. hor.[Lat. < OMNI HORA] değil/yerine/= HER SAAT
- ÖMÜR:
KAMET ile/ve/<> EZAN ARASI
( Cenaze namazı kılınırken, "Er kişi niyetine" denildikten hemen sonra, "Allah-u Ekber" denilerek devam edilir.
["Allah-u Ekber" demeden önce "Ezanını okusaydık" diyene...
"Doğduğunda okunmuştu" diyerek, ezanın karşılığı anımsatılır.] )
- OMUR[İng. VERTEBRATE] ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK[İng. ADAPTIVE IMMUNITY] ile/||/<> AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ[İng. FAMILIAL MEDITERRANEAN FEVER] ile/||/<> AKSİYEL İSKELET[İng. SKELETON AXIALE] ile/||/<> AMFİARTOZ[İng. AMFIARTOSE] ile/||/<> KAFATASI[İng. SKULL] ile/||/<> KEMİK[İng. BONE] ile/||/<> KEMİKLİ BALIK[İng. BONY FISH] ile/||/<> KIKIRDAKLI BALIKLAR (CHONDRİCHTHYES)[İng. CARTILAGINOUS FISH]
( Omurgayı oluşturan kemiklerin her birine verilen addır. Latince tekil ismi vertebra. @@ Lenf gözelerinin antijenlere belirli ve uzun süreli tepkilerini anlatmak için kullanılan genel bir terimdir. Majör histokompatibilite kompleksi, T-gözesi alıcıları (TCR), immunoglobulinlerle birlikte rekombinaz aktivitesine sahip enzimlere ihtiyaç duyar. Çenesiz balıklar haricindeki tüm omurgalılarda bulunmaktadır. @@ Karın, göğüs ya da eklemlerde tekrarlayan ağrılı inflamasyon atakları ile karakterize kalıtsal bir durumdur. Bu ataklara genellikle ateş ve bazen döküntü ya da baş ağrısı eşlik eder. Bazen kalp, beyni ve omuriliği çevreleyen zar ve testisler gibi vücudun diğer bölgelerinde de inflamasyon görülebilir. Etkilenen bireylerin yaklaşık yarısında, ataklardan önce prodrom olarak bilinen hafif semptomlar belirir. Prodromal semptomlar, daha sonra inflamasyon gerçekleşecek olan bölgede hafif rahatsız edici hisleri ya da daha genel rahatsızlık hissini içerir. @@ Vücudun kemik yapısının temel olarak omur, göğüs kafesi ve kafatasından oluşan bölümüdür. @@ Çok az ya da özel durumlarda oynayabilen eklemler. Örnek olarak kalça ve omurga arasındaki eklemler verilebilir. @@ Kafatası, omurgalıların kafasını çevreleyen iskelet yapısı. Kemik ya da kıkırdaktan oluşur ve beyin ve bazı duyu organlarını koruyan bir yapı oluşturur. Üst çene (alt çene değil) kafatasının bir parçasıdır. İnsan kafatasının beyni içeren kısmı (kranyum) küresel ve yüzünüz ile karşılaştırıldığında görece daha büyüktür. Diğer çoğu hayvanda kafatasının yüz kısmı, üst dişler ve burun da dahil olmak üzere, kranyumdan daha büyüktür. İnsanlarda kafatası, atlas olarak adlandırılan, başın sallama hareketine izin veren en yüksek vertebra tarafından desteklenir. Atlas, yan yana hareketine izin vermek için, eksende bir sonraki omurga üzerinde, aksis (axis), döner. @@ Vücut dokularının en serti. Organizmanın en önemli destekçilerinden biri. Kalsiyum bakımından doymuş olduğu için sert. Damar içerirler. Enine bakılacak olursa dış ve iç yüzeylerinin zarla kaplı olduğu görülebilir. Dıştaki zar "periosteum", içteki zar ise "endosteum" olarak adlandırılır. Kemik zarı, sert kemik, süngerimsi kemik, kırmızı kemik iliği, sarı kemik iliği, kan damarları ve eklem kıkırdağı gibi alt bölümleri var. @@ Sınıf Osteichthyes: Omurgalı sınıfı çenesiz ve kıkırdaklı balıklardan sonra gelişti. Çeneleri bulunur, iskeleti kemikten oluşur ve vücutlarını örten pulları vardır. En bilinen bilinen tatlısu ve tuzlu su balıkları bu öbeğe aittir. Yaşayan fosil Coelacanth, akrabaları (loblu balıklar) Devonien jeolojik döneme kadar (363-409 MÖ) izlenebilen kemikli bir balıktır. @@ İlkel 'çeneli' omurgalılar yaklaşık 400 MÖ ortaya çıktılar. İskeletleri tamamen kıkırdaktan oluşur. Sınıf, Elasmobranchii alt sınıfı (köpekbalıklarını, vatozlar) ve Holocephali alt sınıfını (sıçanbalığı) kapsar. Hem MHC sınıf I hem de sınıf II genlerine sahip olan en eski takson. Evrimsel merdivendeki bir sonraki adım kemikli balıktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OMUR ile OMURİLİK
- OMUR ile/ve/<> OMURİLİK/MURDARİLİK
( Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri. İçinden omurilik geçebilsin diye ortasında delik olan bir kemik parçası. İLE/VE/<> Omurga içinde bulunan boşluk boyunca uzanan, bozmadde ve akmaddeden oluşan, sinirsel doku. )
( ... ile/ve/<> MAĞZ-I PÜŞT )
( FIKRA ile/ve/<> MURDARİLİK )
- ÖMÜR ile ÖMÜRLÜ/LÜK ile ÖMÜRSÜZ/LÜK ile ÖMÜR ADAM ile ÖMÜR BOYU ile ÖMÜR BOYUNCA ile ÖMÜR TÖRPÜSÜ
- ÖMÜR[< ÖMR < UMÜR]/HAYAT[Ar.] değil/yerine/= YAŞAM
- OMURGADA
YUVAR/DİSK:
OLAĞAN ile BOZULMUŞ ile BEL VERMİŞ ile FITIK ile İNCELMİŞ
(
)
- OMURGALI ile/ve BİR DURUŞU OLAN/OLABİLEN
- OMURGASIZ/LIK" ile/değil ÂŞIK/AŞK
- OMUZ OMUZA (VERMEK)
- OMUZ ÖPÜŞMEK ile ...
( TARİKAT ÂDÂBINDANDIR )
- OMUZ/ÇİĞİN ile/ve KOLTUKALTI
( KETİF/KETEF/KİTF ile/ve İBT/IBIT[çoğ. ÂBÂT], ÂTÂL[< ITL] )
( ZÎR-İ SER ile/ve ZÎR-İ BAGAL )
( SHOULDER vs./and ARMPIT/AXILLA )
- OMUZLA DİRSEK ARASINDAKİ KEMİK ile DİRSEKLE BİLEK ARASINDAKİ KEMİKLER
( AZBÂ'[< ZAB], AZD ile ... )
( HUMERUS vs. ULNA and RADIUS )
- OMUZLAMAK ile OMUZLANMAK ile OMUZLAYABİLMEK ile OMUZ/LUK ile OMUZLU ile OMUZ BAŞI ile OMUZ OMUZA ile OMUZ EKLEMİ
- AYÂR-İ EVVEL[Osm.] / VORWAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN AYARLAMA
- BIAS CURRENT[İng.] / VORSPANNUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME AKIMI
- BIAS DISTORTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME BOZULMASI
- BIAS RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME DİRENCİ
- BIAS VOLTAGE[İng.] / VORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME GERİLİMİ
- BIAS CELL[İng.] / VORVORSPANNUNGSBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME PİLİ
- ON BOOK:
TO FOLD UP HALF OF(/TIP OF) THE PAPER - > TO USE SEPARATOR
( KİTAPTA: YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK )
- ÖN KAPI ile ARKA KAPI
- ÖN KAPI ile ORTA KAPI(LAR) ile ARKA KAPI
( Otobüslerde ön kapı binmek içindir! Orta kapı(lar) ve arka kapı ise inmek içindir! Dikkat ediniz! )
- o.n/omn. noct.[Lat. < OMNI NOCTE] değil/yerine/= HER GECE
- ON-PUMP CERRAHİ/ON-PUMP SURGERY[İng.] değil/yerine/= POMPA BAĞLANTILI KALP CERRAHİSİ
- 18 YAŞ:
ALTI ile/ve/||/<>/> ÜSTÜ
( İstenç[irâde] sahibi. İLE/VE/||/<>/> Direnç[ihtiyâr] sahibi. )
( Ne "yapacağını/yapabileceğini" "bilen". İLE/VE/||/<>/> [öncelikle] Ne yapmayacağını/yapmayabileceğini ve ne "yapacağını/yapabileceğini" bilen. )
- ON SELF vs. TO DRESS
- ONA AİT ile/ve/değil/yerine ONUN ÜZERİNE
- ONA-BUNA ("TAKILMAK")
- Ona göre KONUŞ!!!
- ÖNAL, ERDEM (ELAZIĞ, 1948) :
( Bandırmaspor'dan kaleci olarak transfer edildi. 3 sezon (1976 - 1979) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 51 lig, 6 kupa maçı olmak üzere 57 resmi ve ayrıca 23 özel maçla birlikte toplam olarak 80 maçta oynadı. Lig maçlarında 36, kupa maçlarında 13 ve özel maçlarda 25 olmak üzere toplam olarak 74 gol yedi. )
- ÖNAL, RECEP (ELAZIĞ, 1952 - 2007) :
( İstanbulspor'dan transfer edildi ve beş sezon (1971 - 1976) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 83 lig, 4 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 88 resmi ve ayrıca 46 özel maçla birlikte 134 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 5 ve özel maçlarda 10 olmak üzere takımına 15 gol kazandırdı. Elazığspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ONANMAK ile ONARMAK ile ONATMAK ile ONAŞMAK ile ONARILMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLANMAK ile ONAYLATMAK ile ONARABİLMEK ile ONARIVERMEK ile ONAYABİLMEK ile ONAYLATABİLMEK ile ONAYLAYABİLMEK ile ONA ile ONAR ile ONAT ile ONAY ile ONARLI ile ONAYLI ile ONANİZM ile ONAYSIZ ile ONA BUNA
- ONAY (ALMAK)/ONAYLAMAK ile/ve/değil/yerine OLUR (ALMAK)/OLURLAMAK
- ONAY ile/ve EMİNLİK
( APPROVAL vs./and TO BE SURE )
- ONAY ile/ve/değil TESPİT
( [not] APPROVAL vs./and/but ESTABLISHING )
- ONAYLAMAK ile ONAY ile CİRANTACI ile ONAYLAYAN
( ENDORSE vs. ENDORSEMENT vs. ENDORSER vs. ENDORSING )
( درپشت سندنوشتن ile صحه گذاردن ile ظهرنويسي کردن ile جيرو کردن ile ظهرنويسي ile ضهر نويسي ile جيرو ile ظهر نويسي ile پشت نويسي ile صحه ile پشت نويس ile ضهر نويس )
( DARPASHT SANDNOSHTAN ile SAHEH GOZARDAN ile ZANPARNOYSY KARDAN ile JYRO KARDAN ile ZANPARNOYSY ile ZEAR NOYSY ile جيرو ile ZANPAR NOYSY ile POSHT NOYSY ile SAHEH ile POSHT NOYS ile ZEAR NOYS )
- ONAYLAMAK ile ONAY ile ONAYLANDI ile DOĞRULAYICI
( CONFIRM vs. CONFIRMATION vs. CONFIRMED vs. CONFIRMER )
( تاييد کردن ile تسجيل کردن ile تنفيذ کردن ile تصديق کردن ile استوار کردن ile تنفيذ ile تاييد ile تسجيل ile پادار ile مسجل ile مويد )
( TAYYD KARDAN ile TASJYLE KARDAN ile TANFYZE KARDAN ile TASADYGH KARDAN ile ESTAVAR KARDAN ile تنفيذ ile TAYYD ile تسجيل ile PADAR ile MASJEL ile MOYD )
- ONAYLAMAMA (RAFD)
- ONAY/LAMA(MA)K ile/ve/değil/yerine/<> DESTEK/LEME(ME)K
- ONAYLANABİLİR ile ONAY ile ONAYLAMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLI
( APPROVABLE vs. APPROVAL vs. APPROVE vs. APPROVE OF vs. APPROVED )
( قابل تصويب ile موافقت ile تصويب ile امضاء ile صوابديد ile تييد ile روا داشتن ile به تصويب رساندن ile امضاکردن ile تصويب کردن ile پسند کردن ile مصوب ile مصوبه ile مستحسن )
( GHABEL TASOOYBE ile MOVAFEGHT ile TASOOYBE ile EMZA ile صوابديد ile TYYD ile RAVA DASHTAN ile BAH TASOOYBE RESANDAN ile EMZAKARDAN ile TASOOYBE KARDAN ile PASAND KARDAN ile MOSOUB ile MOSOOBEH ile مستحسن )
- ÖNCE:
ALICI(MÜŞTERİ) değil ÇALIŞAN
- Önce bir DİNLE!!!
- Önce bir SUS!!!
- ÖNCE CÂN, SONRA CÂNAN ile/ve/değil ÖNCE CÂNAN, SONRA CÂN
( "Canım var!" diyen ölüdür. )
( Canından vazgeçen ölüler için ölüm var mı? )
( ÂŞIK OLDUR KİM KILÂR CANIN FEDÂ CÂNÂNINA
MEYL-İ CÂNÂN ETMESİN HER KİM Kİ KIYMAZ CÂNINÂ
CÂNI KİM CÂNÂNI İÇİN SEVE CÂNÂNIN SEVER
CÂNI İÇİN KİM Kİ CÂNÂNIN SEVER CÂNIN SEVER )
( [Ancak] Verirsek canı, alırız cananı. )
- Önce dinle, sonra nötr ol ve öyle KONUŞ!!! -ve
- [önce] DÜŞMEYİ BİLMEK ve/<> [sonra] AYAKTA/BİSİKLET ÜSTÜNDE DURMAK/OLMAK
- Önce gözlerin konuşsun sonra sen KONUŞ!!!
- [önce] İÇ YÜZ(Ü) ve/<> [sonra] SON SÖZ(Ü)
( [önce] Öğren/bil. VE/<> [sonra] Söyle. )
- Önce selâm ederek KONUŞ!!!
- ÖNCE SEN!" ile/değil/yerine/||/<>/< SENDEN SONRA
- Önce söz ver sonra KONUŞ!!!
- Önce susmayı öğren! sonra KONUŞ!!!
- [önce] UMUT" sonra UNUT!"
- ONCE :/yerine BİR KERE
- ÖNCE ile/değil İLK
- ÖNCE ile ÖNCEDEN
( BEFORE vs. BEFOREHAND )
( پيشاپيش ile پيش از ile قبلازاينکه ile پيش از آن که ile در پيشگاه ile ماقبل ile درحضور ile قبل ile قبل از ile قبل ازاينکه )
( PEYSHAPYSH ile PEYSH AZ ile GHABLAZAYNAKEH ile PEYSH AZ AN KEH ile DAR PEYSHGAH ile MAGHABL ile DARHOZUR ile GHABL ile GHABL AZ ile GHABL AZAYNAKEH )
- ÖNCELİK ile/ve/değil/<>/= İLGİ
( [not] URGENT vs./and/but/<>/= PRIOR )
- ÖNCELİK ile/ve/değil MEŞGUL OLMA
( [not] PRIORITY vs./and/but TO BE BUSY )
- (ÖNCELİKLİ/ÖNEMLİ/[ÖNCEKİ] OLMAZSA OLMAZ)
KAVRAM ÇİFTLERİ:
ÖNCELİK ve/||/<>/> SONRALIK
ve/||/<>
VAR OLAN ve/||/<>/> BİLGİ
ve/||/<>
NESNE/TEK ve/||/<>/> ÖTEKİ/LER
ve/||/<>
SÜREÇ ve/||/<>/> SONUÇ
ve/||/<>
YÖNTEM/USÛL ve/||/<>/> İÇERİK/ESAS
ve/||/<>
BAĞLAM ve/||/<>/> ANLAM
ve/||/<>
ÇÖZÜMLEME ve/||/<>/> ÇÖZÜM
ve/||/<>
ÖNCÜL ve/||/<>/> ÖNERME
ve/||/<>
SAYGI ve/||/<>/> SEVGİ
[en az %99 ve/||/<>/> en az %1]
ve/||/<>
US/AKIL ve/||/<>/> ANLIK/ZEKÂ
ve/||/<>
EMİK/BEYİN ve/||/<>/> ANLIK/ZİHİN
ve/||/<>
DİRENÇ/İHTİYÂR ve/||/<>/> İSTENÇ/İRÂDE
ve/||/<>
DEVİM/HAREKET ve/||/<>/> ZAMAN
ve/||/<>
AN ve/||/<>/> ZAMAN
( Düşünme, konuşmak ve yaşamak üzere bilinmesi ve uygulanması gereken öncelikli ve olmazsa olmaz kavram çiftleri... [önceki olmadan sonraki olmaz!] )
- ÖNCELİKLİ/ÖNCELİĞİ (OLAN) ile/ve ÖNEM(L)İ (OLAN)
( Önde gelmesi gereken, öne alınmalıdır. )
( TAKADDÜM ile/ve EHEMMİYET )
( (THE) PRIORITY(/PRIMARY) vs./and (THE) IMPORTANT(/IMPORTANCE) )
- ÖNCELİK/Lİ (OLAN) ile/ve ÖNEM(Lİ) (OLAN)
( (THE) PRIORITY(/PRIMARY) vs./and (THE) IMPORTANT(/IMPORTANCE) )
- ÖNCE/Sİ ve/<> BİLİNC/İ
- ÖNCESİ ile SONRASI
( BEFORE vs. AFTER )
- ÖNCE/Sİ ile/ve (...) SONRA/SI["SORA/SORNA" değil!]
( BEFORE [...] vs./and AFTER [...] )
- ÖNCESİ-SONRASI:
TEKERLEK ve YELKEN ve YAZI
- ONCHO-/ONCO-/-ONCUS ile/||/<> -PHYMA ile/||/<> ADEN-/ADENO- ile/||/<> -OMA
( Tümör, belirli bir yerdeki tümör. İLE/||/<> Derinin bir bölümünün şişmesi, tümör. İLE/||/<> Bez ile ilgili [adenom: Bez tümörü]. İLE/||/<> Tümör ya da patolojik durum. )
- ÖNCÜ, ATIL (ANK.) 1930) :
( Öğrenimini tamamladıktan sonra İktisatçı olarak iş hayatına atıldı. Çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- ÖNCÜ ve/||/<> İNCİ
- ÖNCÜ ile/ve/değil/||/<>/< ÖNCÜL
- ÖNCÜ ile/ve/değil/||/<> ÖNE GEÇEN/ÇIKAN
- ÖNCÜ/LÜK ile ÖNCÜL ile ÖNCÜLLER ile ÖNCÜ OYUN ile ÖNCÜ TİYATRO ile ÖNCÜLLER KÜMESİ
- ZEHNTELWERTSDICKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ONDA BİR DEĞER KALINLIĞI
- TENTH VALUE LAYER[İng.] / DIXIÈME D'ÉPAISSEUR DE DEMI-ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ONDA BİR KALINLIK DEĞERİ
- ONDA "VAR OLMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> ONUNLA "VAR OLMAK"
- ONDALIK ile ONDALIK FONKSİYON ile ONDALIK SAYI ile ONDALIK NOKTA ile ONDALIK SAYIYA DÖNÜŞTÜRMEK
( DECIMAL vs. DECIMAL FUNCTION vs. DECIMAL NUMBER vs. DECIMAL POINT vs. DECIMALIZE )
( اعشاري ile دهدهي ile اعشار ile دهگان ile کسر اعشاري ile عدد دهدهي ile نقطه اعشار ile بهاعشاردرآوردن )
( اعشاري ile DEHODEHY ile ASHAR ile DANGGAN ile KASAR ASHARY ile ADAD DEHODEHY ile NAGHTEH ASHAR ile BACPEHAESHARDARAVARDAN )
- ONDALIK ile ONDALIKÇI ile ONDALIK SAYI ile ONDALIK KESİR ile ONDALIK SİSTEM
- ÖNDE GELEN ile/ve/değil DİKKATE DEĞER
- ÖNDER/LİK ile/ve ÖNCÜ/LÜK
(
)
- ONDÜLAN ATEŞ/UNDULANT FEVER[İng.] değil/yerine/= DALGALI ATEŞ
- ÖNE ÇIKARMAK ile TEMEL/E ALMAK
- (not ONE TIME) ONCE
- ÖNEK ile ...
( PREFIX )
- PREFIX[İng.] / PRÉFIXE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖNEK
- ÖNEM ARZ ETMEK ile ÖNEM ATFETMEK
- ÖNEM VERMEK / ÖNEMLİ GÖRMEK
ile/ve/||/<>/>
ÖNCELİKLİ GÖRMEK
- ÖNEM VERMEK ile DEĞER/DESTEK VERMEK
( GIVING IMPORTANCE vs. TO VALUE/SUPPORT )
(1996'dan beri)