Bugün[27 Haziran 2026]
itibarı ile 30.250 başlık/FaRk ile birlikte,
30.250 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(42/122)


- FLESH vs. MEAT


- FLESHY FRUIT[İng.] değil/yerine/= ETLİ MEYVE

( Perikarpı kalın, etli ve su bakımından zengin meyve.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FLEXIBLE vs. FAST


- FLIGHT :/yerine UÇUŞ


- FLİTLEMEK ile FLİT


- FLOAT :/yerine YÜZMEK (SUDA)


- FLOR ile FLORA ile FLORİ


- FLOR ile FLORESAN ile FLORESAN IŞIK

( FLUOR vs. FLUORESCENT vs. FLUORESCENT LIGHT )

( قاعدگي زنان ile مهتابي ile لامپ مهتابي ile چراق ماهتابي )

( QAEDEGY ZANAN ile MEHTABY ile LAMP MEHTABY ile CHARAGH MANPATABY )


- FLUORINE[İng.] / FLUOR[Fr.] / FLOER[Alm.] ile/değil/yerine/= FLOR


- ÉCRAN FLUORESCENT[Fr.] / FLUORESZENZSCHIRM[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESAN EKRAN


- FLUORESCENT LAMP[İng.] / LAMPE FLUORESCENTE[Fr.] / FLUORESZENZLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= FLORESAN LAMBA


- FLORESAN/FLUORESCENT[İng.]["FLORASAN" değil!] değil/yerine/= IŞIKTA PARLAYAN, IŞIK YAYAN


- FLOROSKOPİ/FLUOROSCOPY[İng.] değil/yerine/= X-IŞINIYLA BAKI


- FLOW CHEMISTRY ile/||/<> BATCH CHEMISTRY

( Flow chemistry sürekli akış reaktöründe reaksiyon yaparken İLE batch chemistry kapalı sistem reaksiyonu yapar )

( Formül: Continuous flow )


- FLOW CYTOMETER[İng.] değil/yerine/= AKAN GÖZEÖLÇER


- FLOW CYTOMETRY[İng.] değil/yerine/= AKAN GÖZE ÖLÇÜMÜ


- FLOW CYTOMETRY ile/||/<> CELL SORTİNG

( Flow cytometry hücre analiz tekniğiyken İLE cell sorting hücre ayırma tekniğidir )

( Formül: FACS )


- FLOW CYTOMETRY ile/||/<> FLORESAN MİKROSKOPİ

( Flow hücre sayımı, floresan görüntüleme. )

( Formül: Cell counting İLE imaging )


- FLOW :/yerine AKMAK, AKIŞ


- FLU[Fr. < FLOU]/BLURRED[İng.] değil/yerine/= BULANIK


- FLUCTUATION THEOREM İLE JARZYNSKİ İLE CROOKS ile/||/<> DENGE DIŞI TERMODİNAMİK

( İkinci yasanın genellemeleri. )

( Formül: e^(-ΔF/kT) = ⟨e^(-W/kT)⟩ )


- FLUOROPHORE İLE FRET İLE BRET ile/||/<> BİYOLOJİK GÖRÜNTÜLEME

( Hücre içi olayları izleme. )

( Formül: E = 1/(1+(r/R₀)⁶) )


- FLÜT ile/ve FİFRE[Alm.]

( DİLLİ DÜDÜK ile/ve Büyük flüt. | Yanlamasına çalınan, 6 deliği bulunan, tahtadan bir tür flüt. )


- FLÜT ile FLÜT AŞILAMA ile FLÜT ile FLÜTÇÜ

( FLUTE vs. FLUTE GRAFTING vs. FLUTING vs. FLUTIST )

( مزمار ile ني زدن ile زماره ile فلوت زدن ile پيوند لوله اي ile نيزني ile آرايش شياري ile خياره ile ني زن )

( مزمار ile NEY ZADAN ile زماره ile FELOT ZADAN ile PEYVAND LOLEH AY ile نيزني ile ARAYSH SHYARY ile خياره ile NEY ZAN )


- FLÜT ile FLÜTÇÜ/LÜK


- FLÜT/FLAVTA[İt.] ile/ve PAN FLÜT


- FLÜT ile/ve PICCOLO FLÜT


- FLÜT ile/değil/||/<> PUNGİ

( ... @@ Kobra yılanlarını uyarmak üzere kullanılan.[Yılanlar duymaz, ancak görerek hareketi takip eder. "Müzik/ses", izleyicileri yanıltır.] )


- FLÜT ile/ve YAN FLÜT


- FMRI/FUNCTIONAL MAGNETIC RESONANCE IMAGING[İng.] değil/yerine/= İŞLEVSEL MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME


- FMRI İLE EEG İLE MEG İLE PET ile/||/<> BEYİN GÖRÜNTÜLEME

( Beyin aktivitesi ölçüm teknikleri. )

( Formül: BOLD ∝ ΔHb/Hb )


- fMRI ile/ve/||/<> PET


- FOBİ ile -FOBİ

( Ürkü. İLE ... ürküsü. )


- FOBİ ile/değil/yerine/>< HOBİ


- FOBİ değil/yerine/= KORKAV


- FOBİ/PHOBIA[İng.] değil/yerine/= KORKU


- FODLA[Ar.] ile FODRA[İt. < Cerm.]

( Çoğunlukla imaretlerde, yoksullara verilen, kepekli undan yapılmış, pideye benzer bir tür ekmek. İLE Düz ve dik durması için giysinin bazı yerlerine, kumaşla astar arasına konulan, sert ve kolalı bez. )


- FOG vs. FORK


- FOIX KALESİ ile/ve MONTESEGUR KALESİ ile/ve QUERIBUS KALESİ

( Katharlar'ın yaşadığı, Pirene sıradağlarının Oksitanya bölgesinde 50 civarında olduğu söylenilen şatoların en ünlüleri. )


- FOK ile KÖRFEZFOKU ile KEŞİŞFOKU ile KULAKLIFOK ile FİLFOKU

( Ayıbalığı, denizkoyunu. İLE Kuzey yarımkürede yaşayan. İLE Tropik ya da astropik bölgelerde yaşayan. İLE Kuzey denizlerinde yaşayan. İLE Çok iri yapılı fok. Denizfili. )

( Fok, İstanbul Boğazı'nın simgesidir. )

( PHOCA )


- FOK ile LEOPAR/PARS FOKU

( ... İLE 22 km. hızla yüzebilirler. )

( ... İLE Boyu, 4 m.; ağırlığı, yarım tondan fazla olabilir. )

( ... İLE Deniz memelilerini avlayan tek foktur. )

( ... İLE Suyun dışında, hareket becerileri düşüktür. )

( SEAL vs. LEOPARD SEAL )

( PHOCA cum HYDRURGA LEPTONYX )


- FOK ile ÖKÜZBALIĞI

( ... İLE Dört kısa ayağı ve üstçenesinden aşağıya doğru sarkık iki büyük dişi olan, altı metre boyunda, foka benzer bir deniz memelisi. )

( PHOCA cum TRIGIA LYRA )


- FOK ile WEDDLE FOKU


- FOL ile FOLK ile FOLK MÜZİĞİ ile FOLK SANATÇISI


- FOLD RECOGNİTİON İLE THREADİNG İLE AB İNİTİO ile/||/<> PROTEİN YAPI TAHMİNİ

( 3D protein yapısı tahmin yöntemleri. )

( Formül: RMSD < 2Å (iyi model) )


- FOLE -ile

( Kum saati. )


- FOLIE A DEUX[İng.] değil/yerine/= PAYLAŞILMIŞ GERÇEKLİK YİTİMİ


- FOLİK ASİT ile FOLAT


- FOLK vs. PUBLIC DANCES


- FOLK :/yerine HALK


- FOLKLOR[Fr. < FOLKLORE] değil/yerine/= HALK BİLİMİ


- FOLKLOR ile HALK OYUNLARI

( FOLK vs. PUBLIC DANCES )


- FOLKLOR[Fr. < FOLKLORE]/HALKİYAT[Ar.] değil/yerine/= TUYBİLİM/HALKBİLİM


- FOIL[İng.] / FOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FOLYO


- RAYONNEMENT DU FOND[Fr.] ile/değil/yerine/= FON IŞINIMI


- FON ile FONT ile FON KAĞIDI ile FON MÜZİĞİ


- PHON[İng.] / PHONE[Fr.] / PHON[Alm.] ile/değil/yerine/= FON


- FOND -ile

( 103 litreye eşit bir ölçü. )


- FONKSİYON KAYBI MUTASYONU[İng. LOSS OF FUNCTION MUTATION] ile/||/<> FONKSİYON KAZANDIRICI MUTASYON[İng. GAIN OF FUNCTION MUTATION]

( Genlerin fonksiyonlarını bozduğu için işlevsel proteinlerin üretilmesine engel olan mutasyonlardır. "İleri mutasyon", "nakavt mutasyonu" ya da "boş mutasyon" olarak da bilinir. @@ Herhangi bir genin transkripsiyonu sonucunda yeni ya da işlevsel olarak gelişmiş bir protein üretimine sebep olan mutasyon türüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FONOKARDİYOGRAM/PHONOCARDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= KALP SES ÇİZGESİ


- FONT[Fr.] ile FONT[İng.]

( Dökme, demir, pik. İLE Yazı tipi. )


- FOOD THAT SHOULD BE / SHOULDN'T BE EATEN AT A MEAL


- FOOD :/yerine YİYECEK


- FOOT :/yerine AYAK


- FOR GOOD vs. TO THE GOOD


- FOR :/yerine İÇİN


- FORERUNNER vs. HARBINGER vs. HERALD vs. MESSENGER vs. OMEN vs. PORTENT vs. SIGN vs. SYMPTOM


- FORM vs. MORPH


- FORM ile AMORF


- FORM değil/yerine/= BİÇİM


- FORM ile FORM

( Biçim, biçim. | Bir şeyin, istenilen ve olması gereken durumu. İLE İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge. )


- FORM :/yerine FORM, OLUŞTURMAK


- FORM ile FORMA/LIK ile FORMÜLER ile FORMASYON ile FORMA BAŞLIK


- FORM ile/||/<> MADDE

( Aristoteles in hilemorfizm kuramı )

( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )


- FORM MORF


- FORM ile/ve/değil MORF

( SURET ile/ve/değil ŞEKİL )

( Biçimden soyutlanmış suret'in kalıcılığı olanaklı değildir.[Şekil'den mücerred suret'in bekâsı mümkün değildir.] )

( [not] FORM vs./and/but MORPH )


- -FORM ile/||/<> MORPH-/-MORPH/-MORPHIC/MORPHO-/-MORPHOUS ile/||/<> -OID ile/||/<> -OLD ile/||/<> -PLASM ile/||/<> PAR-/PARA- ile/||/<> PSEUD-/PSEUDO-

( Biçim, biçiminde, andıran. İLE/||/<> Belirli bir biçimi olan, özel biçim ve yapı, biçim. İLE/||/<> Benzer, biçiminde, andıran. İLE/||/<> Andıran, benzeyen. İLE/||/<> Kalıp, biçim. İLE/||/<> Ötesinde, yanında, hatalı ve anormal durum, hemen andıran, yan kapasite ile ilgili, yakınında kaynak olmak, doğurmak. İLE/||/<> Yalancı, bir hastalığı bazı yönleri ile andıran. )


- FORMA değil/yerine/= KALIP, | ÜLGÜ


- FORMAL/FORMEL[İng./Fr.] >< (INFORMAL/INFORMEL) değil/yerine/= BİÇİMSEL (OLAN) (>< OLMAYAN)


- FORMER :/yerine ESKİ


- FORM/FORMAT ile FORMAL ile FORMASYON ile FORMAT ile FORME ile FORMÜLA ile FORMÜLASYON ile FORMÜLE ETMEK ile FORMÜLERİ

( Biçim. İLE Resmi, biçimsel. İLE Biçimlenme, oluşum. İLE Biçem. İLE Biçimli. İLE Hazır mama, tecimsel mama. İLE Biçimlendirme. İLE Biçimlendirmek. İLE İlaç kılavuzu. )


- FORMIC ACID[İng.] / ACIDE FORMIQUE[Fr.] / AMEISENSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= FORMİK ASİT


- FORMİKA ile FORMİK ASİT


- FORMULA UNIT[İng.] ile/değil/yerine/= FORMÜL BİRİMİ


- FORMULA MASS[İng.] ile/değil/yerine/= FORMÜL KÜTLESİ


- FORMÜLE ETME ile FORMÜLASYON

( FORMULARIZATION vs. FORMULIZATION )

( کوتاه سازي ile ضابطه سازي ile فرمول سازي )

( KOTAH SAZY ile ZABETEH SAZY ile FARMOL SAZY )


- FORNİKS/FORNIX[İng.] değil/yerine/= KEMERSİ YAPI | ÇIKMAZ | KATLANTI


- FORS MAJÖR[Fr. < FORCE MAJEURE] değil/yerine/= ZORLAYICI NEDEN


- FORS ile FORSA ile FORSLU/LUK


- FÖRST KLAS/FIRST CLASS değil/yerine/= BİRİNCİ SINIF, SEÇKİN YER, BAŞTAPKI


- FÖRST LEYDİ/FIRST LADY değil/yerine/= BAŞBAYAN


- FORTE ile FORTÇU/LUK ile FORT PENSE


- FORTRAN/FORMULA TRANSLATOR[İng.] değil/yerine/= FORMÜL DÖNÜŞTÜRÜCÜ (PROGRAMLAMA DİLİ)


- FOŞ ile FOŞA


- FOSFOLİPİT[İng. PHOSPHOLIPID] ile/||/<> GLİSERİT[İng. GLYCERIDE] ile/||/<> GLİSEROL[İng. GLYCEROL] ile/||/<> KOLİN[İng. CHOLINE] ile/||/<> TRİGLİSERİT[İng. TRIGLYCERIDE] ile/||/<> YAĞ ASİDİ[İng. FATTY ACID]

( Hücre zarının yapısında bulunan lipit çeşididir. Fosfolipitler, trigliseritlerden farklı olarak 2 yağ asidi, 1 fosforik asit, 1 gliserol molekülü ve kolin bazından oluşur. Bu moleküller suya bırakıldığı zaman çift katlı bir tabaka oluşturur. Fosfolipitler göze zarının yapısına katılarak göze zarının iki tabakalı bir yapıya sahip olmasını sağlar. Fosfolipit moleküllerinin dış ortama ve gözenin içine bakan baş kısımları hidrofilik, göze zarının iç kısmındaki kuyruk bölgeleri ise hidrofobik yapıdadır. @@ Gliserinin bir esteri. Bir molekül gliserine bir yağ asidi ya da yağ asitlerinin bağlandığı sıvı ve katı yağlar. @@ Lipitlerin yapısında bulunan üç karbonlu bir alkol. Gliserin. @@ Bir zar fosfoliti olan fosfatidilkolinde ve B vitamin kompleksinde bulunan, bir nörotransmitter olan asetilkolinin, asetillenmemiş hali. @@ Bitki ve hayvan gözelerinde lipitlerin depo şeklidir. Nötral yağ olarak da bilinir. İnsan vücuduna alınan lipitlerin fazlası, nötral yağlara dönüştürülerek deri altında ve organların etrafında depolanır. Nötral yağlar, üç molekül yağ asidi ile bir molekül gliserolün arasında ester bağlarının kurulması sonucu oluşur. Ester bağlarının kurulması olayı bir dehidrasyon tepkimesidir. Bu tepkime sonucunda üç molekül su açığa çıkar. @@ Esterlerle bileşik yapıp yağ molekülü meydana getiren kimyasaldır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FOSFOR ile FOSFORİK ASİT ile FOSFAT[Fr. < Yun.]

( Atom numarası 15, atom ağırlığı 30.97 olan, yarısaydam, balmumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, 1.83 yoğunluğunda, zehirli bir öğe. [Simgesi P] İLE Sabun, deterjan yapımında ve eczacılıkta kullanılan, renksiz sıvı anlamına gelen madde. [H3PO4] İLE Fosforik asidin tuzu ya da esteri. )


- FOSSA ile GODE

( Çukur. İLE Çukur. )


- PHOT[İng.] / PHOT[Fr.] / PHOT[Alm.] ile/değil/yerine/= FOT


- FOTO BOZULMA[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTO BOZULMA


- PHOTOLYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTO BOZUNMA, FOTOLİZ


- FOTO[Fr. < PHOTO] değil/yerine/= IŞIK, FOTOĞRAF


- FOTO SÜREYYA KÖŞKÜ :

( Yenimahalle'nin üst taraflarında olup, bağ içindedir. 20. yy. başlarında yapılan köşk, güzel köşklerden biridir. )


- FOTOTEPTIKME[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTO-TEPKİNLİK


- PHOTOREACTION[İng.] ile/değil/yerine/= FOTO TEPTİKME


- PHOTO[İng.] / PHOTO[Fr.] / PHOTO[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTO


- PHOTOMULTIPLIER TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOCOĞALTICI TÜP


- PHOTODOSIMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTODOZİMETRİ


- PHOTOELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT PHOTOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİK AKIM


- FOTOELEKTRİK ETKİ ile/||/<> COMPTON SAÇILMASI

( Fotoelektrik elektron koparma, Compton foton saçılması )

( Formül: E = hf - W (fotoelektrik) İLE λ' - λ = h/(mc)(1-cosθ) (Compton) )


- FOTOELEKTRİK ETKİ ile/||/<> COMPTON SAÇILMASI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Fotoelektrik elektron koparma, Compton foton saçılmasıdır )

( Formül: E=hf-W İLE Δλ=h/mc(1-cosθ) )


- PHOTOELECTRIC EFFECT[İng.] / FOTOELEKTRIK ETKI[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİK ETKİ


- PHOTOELECTROMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET PEM, EFFET PHOTOÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTROMANYETİK ETKİ


- PHOTOELECTRON SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE PHOTOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRON TAYF BİLGİSİ


- FOTOĞRAF değil/yerine/= EKİZ


- FOTOĞRAFIN:
ÖZNEL(L)EŞTİR(İL)MESİ ile/ve/||/<>/> NESNELEŞTİR(İL)MESİ


- FOTOĞRAF/SİNEMA ve/=/||/<>/< IŞIK


- PHOTOCONDUCTIVE GAIN FACTOR[İng.] / FACTEUR DE GAIN PHOTOCONDUCTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOİLETKEN KAZANÇ ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- PHOTOCONDUCTIVITY GAIN[İng.] / GAIN DE PHOTOCONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOİLETKENLİK KAZANCI


- FOTOJEN[Fr. < PHOTOGÈNE] değil/yerine/= IŞIK YARATAN, DOĞURAN


- FOTOKİMYA ile/||/<> TERMOKİMYA

( Kimyasal süreçlerdeki ışık etkilerini ya da ışık etkisiyle gerçekleşen kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Isı etkisiyle gerçekleşen kimyasal süreçleri ya da kimyasal süreçlerdeki ısı değişimlerini inceleyen bilim dalı. )


- PHOTOCHEMICAL EFFECT[İng.] / FOTOKIMYASAL ETKI[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOKİMYASAL ETKİ


- FOTOKİMYASAL SMOG ile/||/<> ENDÜSTRİYEL SMOG

( Foto NOₓ+HC güneş ozon, endüstriyel SO₂ kömür asit. )

( Formül: LA tipi İLE Londra )


- PHOTOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOLİZ, FOTO BOZUNMA


- PHOTOMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOMAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOMANYETİK ETKİ


- PHOTOMAGNETOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOMAGNÉTOÉLECTRIQUE, EFFET PME[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOMANYETOELEKTRİK ETKİ


- FOTOMETRİ[Fr. < PHOTOMÉTRIE] değil/yerine/= IŞIK ÖLÇÜMÜ


- PHOTON FLUX[İng.] / FLUX DE PHOTONS[Fr.] / PHOTONFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTON AKISI


- FOTON POLARİZASYONU ile/||/<> ELEKTRON SPİN

( Foton polarizasyonu ışığın dalga özelliğiyken İLE elektron spin intrinsik açısal momentumdur )

( Formül: J_z = ±ħ/2 )


- FOTOSENTETİK PİGMENT ile KLOROFİL

( Bitkilerin ışığı emip enerjiye dönüştüren pigmentleri. İLE Fotosentezde en önemli rolü oynayan yeşil pigment. )


- FOTOSENTEZ HIZI ile IŞIK YOĞUNLUĞU

( Bir bitkinin fotosentez yapma hızını gösterir. İLE Fotosentez için gerekli olan ışık ölçüsü. )


- FOTOSENTEZ[İng. PHOTOSYNTHESIS] ile/||/<> KSİLEM (ODUNSU DOKU)[İng. XYLEM] ile/||/<> PLASTİT[İng. PLASTID]

( Fotosentez, yeşil bitkiler ve bazı diğer organizmaların ışık enerjisini organik bileşikleri oluşturmada kullandıkları tepkime. Yeşil bitkilerdeki fotosentez sırasında ışık enerjisini kullanarak; su, karbondioksit ve mineralleri oksijene ve enerjiden zengin organik bileşiklere dönüştürmek için kullanılır. @@ Evrim sürecinin üst basamaklarında yer alan bitkilerde başlıca su iletim sistemini meydana getiren doku. Bu doku topraktan aldığı mineralleri (inorganik tuzlar) içeren ham özsuyunu dallara, oradan da yapraklara iletir. Floem, odunsu dokunun aksine, fotosentez sonucu üretilen organik maddeleri ileten borucuktur. Floemde madde taşınması çift yönlüdür. Hücreler arası çeperler odunsu dokuya göre daha az eridiğinden taşınması daha yavaştır. @@ Bitki gözelerinin ve alglerin stoplazmalarında bulunan pigmentli (renkli) ya da pigmentsiz (renksiz) cisimciklerdir. Hücrenin çok önemli besin kaynaklarının üretim ve depolanma yeridir. Kimi fotosentezde görev alırken, kimi canlıya rengini veren pigmentleri içinde barındırır.Bunlar arasında klorofil içerenler (yani yeşil renkliler) "kloroplast"; başka pigment içerenler "kromoplast"; hiç pigmenti olmayanlar "lökoplast" adını alırlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FOTOSENTEZ ile/ve FOTOTAKSİ

( ... İLE/VE Işığa doğru hareket. )


- FOTOSENTEZ ile GÖZE/SEL SOLUNUM

( Bitkilerin güneş ışığını kullanarak besin üretmesi ya da üretme süreci. İLE Gözelerin enerji üretme süreci. Besinleri moleküllerden enerjiye dönüştürme süreci. )


- FOTOSENTEZ ile/ve/||/<> SOLUNUM

( * Sadece bitki gözelerinde olur. İLE/VE/||/<> Bitkisel ve hayvansal tüm gözelerde olur.
* Sadece ışık altında gerçekleşir. İLE/VE/||/<> Günün her saatinde (gece-gündüz) devam eder.
* Fotosentez sırasında su ve karbondioksit kullanılır. İLE/VE/||/<> Organik besinler ve oksijen kullanılır.
* Fotosentez sırasında oksijen açığa çıkar. İLE/VE/||/<> Solunum sonrasında su ve karbondioksit açığa çıkar.
* Güneş enerjisi kimyasal enerjiye dönüşür. İLE/VE/||/<> Kimyasal enerji, serbest iş enerjisine dönüşür.
* Ağırlık artışı olur. İLE/VE/||/<> Ağırlık azalması olur.
* Organik besinler yapılmış olur. İLE/VE/||/<> Organik besinler yıkılıp, parçalanmış olur. )

( vs./and/||/<> RESPIRATION )


- FOTOSFER[Fr. < PHOTOSPHÈRE] değil/yerine/= IŞIK YUVARI


- FOTOTERAPİ/PHOTOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= IŞIK SAĞALTIMI


- FOTOTROPİZM ile/ve/||/<> GEOTROPİZM/GRAVİTROPİZM

( Bitkilerin ışığa yönelme devimi. İLE/VE/||/<> Bitkilerin yerçekimine karşı yaptığı devimi. )


- PHOTOVOLTAIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOVOLTAÏQUE[Fr.] / FOTOVOLTAIK ETKI[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOVOLTAİK ETKİ


- FOTOVOLTAİK KİMYA ile/||/<> TERMOELEKTRİK KİMYA

( Işığı elektrik enerjisine dönüştüren kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Isıyı elektrik enerjisine dönüştüren kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )


- PHOTOVOLTAIC CELL[İng.] / CELLULE PHOTOVOLTAÏQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOVOLTAİK PİL


- FOUNDER CLASSIC vs. BIG SYNTHESIS CLASSIC vs. CLASSICS IN, TO CEASE THE CIVILIZATIONS VERTICAL/HORIZONTAL(/BOTH)


- FOUR :/yerine DÖRT


- FOURIER LAW OF HEAT CONDUCTION[İng.] / LOI DE LA CONDUCTION THERMIQUE DE FOURIER[Fr.] / FOURIER-WÄRMEÜBERTRAGUNGSGESETZ/HITZEÜBERTRAGUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FOURİER ISI İLETİM YASASI


- FOYANIN ORTAYA ÇIKMASI ile/||/<> İPLİĞİNİN PAZARA ÇIKMASI ile/||/<> MASKENİN DÜŞMESİ ile/||/<> ŞAPKANIN DÜŞMESİ VE KELİN GÖRÜNMESİ

( FOYA[İt. < FOGLIA]: Parıltısını artırmak için elmas taşlarının altına konulan ince metal yaprak. @@ Kötü niyet ve suçların ortaya çıkması. @@ Gerçek niyetin ortaya çıkması. @@ Saklananın ortaya çıkması. )


- FPGA/FİELD-PROGRAMMABLE GATE ARRAY[İng.] değil/yerine/= PROGRAMLANABİLİR KAPI DİZİSİ


- FRAGMENT İLE FBDD İLE PPI ile/||/<> İLAÇ TASARIM YAKLAŞIMLARI

( Modern ilaç geliştirme stratejileri. )

( Formül: LE = -RTlnKd/HAC )


- FRAGMENT-BASED DRUG DESIGN ile/||/<> STRUCTURE-BASED DRUG DESIGN

( Fragment-based drug design küçük parçalardan başlayarak ilaç tasarlarken İLE structure-based drug design protein yapısından hareketle tasarlar )

( Formül: Fragment screening )


- FRAGMENTASYON ile/||/<> EDGE EFFECT

( Fragmentasyon parçalanma, edge kenar etkisi. )

( Formül: Habitat bütünlüğü İLE sınır )


- FRAK ile FRAKLI ile FRAKSIZ


- FRAKSİYONEL KUANTUM HALL ile/||/<> TAMSAYI KUANTUM HALL

( Fraksiyonel kuantum Hall güçlü elektronlar arası etkileşimden kaynaklanırken, tamsayı hali tek elektron etkisidir )

( Formül: ν = 1/3 )


- FRAKTALLERDE:
KOCH ile/ve LORENZ ile/ve MANDELBROT


- FRAME[İng.] değil/yerine/= ÇERÇEVE, KARE KARE


- FRAMEWORK :/yerine YAPI, ÇERÇEVE


- FRANZ ANTON MESMER ve/||/<> JOSEF BREUER ve/||/<> PHILIP PINEL ve/||/<> JEAN MARTIN CHARCOT


- FRAUNHOFER İLE FRESNEL İLE GEOMETRIC İLE WAVE ile/||/<> OPTİK YAKLAŞIMLAR

( Işık yayılımı kuramları. )

( Formül: I(θ) ∝ (sin(x)/x)² )


- FRAUNHOFER CORONA[İng.] / COURONNE DE FRAUNHOFER[Fr.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TACI


- FRAUNHOFER SPECTRAL LINES[İng.] / RAIES SPECTRALES DE FRAUNHOFER[Fr.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TAYF ÇİZGİLERİ


- FRAUNHOFERSCHE SPEKTRALLINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= FRAUNHOFER TAYF/SPEKTRUM ÇİZGİLERİ


- FRC/FRK/FUNCTIONAL RESIDUAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= FONKSİYONEL İŞLEVSEL ARTAKALAN SIĞA, REZİDÜEL KAPASITE


- [not] FREE vs. TRANSCENDENT


- FREE ... ile/ve/||/<> NON ...


- FREE :/yerine ÜCRETSİZ, ÖZGÜR


- FREEDOM vs. BEHAVING IN HOWEVER YOU WANT


- FREEDOM vs. DOING WHATEVER YOU WANT


- FREE(DOM) vs. UNTAMED(NESS)


- FREE(DOM) vs./and FREE

( Metaphysics. vs./AND Physics. )


- FREE(DOM) vs./and ORIGINAL(ITY)


- KÂTİ-İ TEVÂLÎ[Osm.] / SÉPAREUR DE FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= FREKANS BÖLÜCÜ


- FREQUENCY MODULATED WAVE[İng.] / ONDE MODULÉE EN FRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= FREKANS KİPLEMELİ DALGA


- FREQUENCY BRIDGE[İng.] / PONT DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KÖPRÜSÜ


- RÂFİ-ÜT TEVÂLÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= FREKANS YÜKSELTİCİ


- FREKANS ile/ve/||/<>/> DALGA BOYU

( Bir dalganın birim zamanda yaptığı titreşim sayısı. İLE/VE/||/<>/> Bir dalganın iki ardışık tepe noktası arasındaki mesafe. )


- FREN YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> HIZ KESMEK


- FREN ile/ve/||/<> BALATA[Alm.]

( ... İLE/VE/||/<> Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan nesne. | Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki araç. )


- FREN ile/ve/||/<>/> EL FRENİ


- FREN ile FREN PABUCU

( BRAKE vs. BRAKE SHOE )

( ترمز کردن ile ترمز گرفتن ile ترمز ile لنت )

( TARMAZ KARDAN ile TARMAZ GARAFTAN ile TARMAZ ile LENT )


- FRENKEL-HALSEY-HILL ISOTHERM EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'ISOTHERME DE FRENKEL-HALSEY-HILL[Fr.] / FRENKEL-HALSEY-HILL-ISOTHERME[Alm.] ile/değil/yerine/= FRENKEL-HALSEY-HİLL EŞSICAKLIK/İZOTERM DENKLEMİ


- FRENLEMEK ile FRENLENMEK ile FRENKLEŞMEK ile FRENKLEŞTİRMEK ile FRENLEYEBİLMEK ile FREN ile FRENK/LİK ile FRENCİ/LİK ile FRENKÇE ile FRENK ÜZÜMÜ ile FRENK ASMASI ile FRENK İNCİRİ ile FRENK ÇİLEĞİ ile FREN MESAFESİ ile FRENK GÖMLEĞİ ile FRENK LAHANASI ile FRENK MAYDANOZU ile FRENK MENEKŞESİ


- FRENSİZ ile/||/<> ÇEYREK FREN ile/||/<> YARIM FREN ile/||/<> TAM FREN(STALL)


- FREON[İng.] / FRÉON[Fr.] / FREON[Alm.] ile/değil/yerine/= FREON


- FRESH :/yerine TAZE


- FRESNEL-ARAGO LAWS[İng.] / LOIS DE FRESNEL-ARAGO[Fr.] ile/değil/yerine/= FRESNEL-ARAGO YASALARI


- FRESNEL BIPRISM[İng.] / BIPRISM DE FRESNEL[Fr.] / FRESNEL-DOPPELPRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL ÇİFT PRİZMASI


- FRESNEL-LICHTBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FRESNEL IŞIK KIRINIMI


- FRESNEL DRAG COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= FRESNEL SÜRÜKLEME KATSAYISI


- FRET ile/||/<> FRAP

( FRET enerji transferi mesafe İLE FRAP difüzyon hızı ölçümü. )

( Formül: R⁶ bağımlı İLE D ölçümü )


- FREUD ile/ve NIETSZCHE ile/ve MARX

( Bilinçdışı. İLE/VE İçgüdü. İLE/VE Yabancılaşma. )


- FRİ ŞOP[İng. < FREE SHOP] değil/yerine/= GÜMRÜKSÜZ MAĞAZA


- FRICTIONLESS FLOW vs. REAL FLOW

( Zero Drag VS. Finite Drag )


- FRIEDRICH HEINRICH JACOBI ile/değil IMMANUEL KANT

(

ile/değil

)

( "Kant'ın Görseli" yazısı için burayı tıklayınız... )


- FRİG:
"VADİSİ" değil VADİLERİ

( )


- FRİKSİYON[Fr. < FRICTION] değil/yerine/= OVMA, OVUŞTURMA


- FRİZ ile FRİZE KAPLAMA


- FROG[İng.] -ile

( At tırnağının içi. )


- FROG vs. FOG


- FROM ME vs. WITH ME/WITH YOU

( WITH ME/WITH YOU instead of FROM ME )


- FROM OUT vs. FROM THERE


- FROM :/yerine -DEN, -DAN


- FRONTAL[İng.] değil/yerine/= ALNA İLİŞKIN | ÖNDEN


- FROTMAN/FRICTION RUB[İng.] değil/yerine/= SÜRTÜNME SESİ


- ft. pulv.[Lat. < FIAT PULVIS] değil/yerine/= TOZ DURUMUNA GETİRİNİZ


- FTA/FAULT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= HATA AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- FUAD ile/ve/||/<> EPİFİZ


- FUÂD ile/ve/<> KALB

( Öze yönelik (ise). İLE/VE/<> Duyulara yönelik (ise). )

( Telvin. İLE/VE/<> Temkin. )

( Kalp, yürek, gönül, kalpteki yaşam noktası. [Nokta-yı süveyda, Nazargâh-ı ilâhî] İLE ... )


- FUAR ile FUARCI/LIK


- FUEL :/yerine YAKIT


- FUEL-OIL[İng.] değil/yerine/= YAĞYAKIT


- FUHŞ[Ar.] ile KUBH[Ar.]


- FUKUİ FONKSİYONU ile/||/<> DUAL DESCRİPTOR

( Fukui nükleofil/elektrofil, dual farkları Δf. )

( Formül: f⁺ İLE f⁻ İLE Δf )


- FUL ile FULE


- BOYUN BAĞI/FULAR[Fr. < FOULARD] ile EŞARP[Fr. < ÉCHARPE]

( FOULARD vs. SCARF )


- FULAR[Fr. < FOULARD] ile ŞAL[Fars.]

( Genellikle boyna bağlanan, bir tür ince kumaş. İLE Genellikle Hindistan'da dokunan, özel motifleri olan değerli bir tür kumaş. | Kadınların, omuzlarını örtmek için kullandıkları, geniş atkı. )

( FOULARD avec ... )


- FULE[Fr. < FOULÉE] değil/yerine/= ADIM ARALIĞI


- FULL vs. COMPLETE


- FULL vs. DENSE


- FULL vs. DENSE

( FİZYOLOJİK GEREKSİNİMLER ile/ve PSİKOLOJİK GEREKSİNİMLER - INTEGRAL vs. UNIVERSAL ( BÜTÜNCÜL ile TÜMEL
ZAMAN ile TARİH - PERCEPTION OF SERIAL TIME vs. PERCEPTION OF CONTINUAL TIME ( SERİ ZAMAN ALGILAMASI ile SÜREKLİ ZAMAN ALGILAMASI )


- FULL-TIME değil/yerine/= İŞGÜN


- FULL-TIME[İng.] değil/yerine/= TAM GÜN


- FULL :/yerine DOLU


- FULL değil/yerine/= DOLU


- FULTAYM değil/yerine/= TÜM GÜN/TÜM SÜRE


- FUMARIC ACID[İng.] / ACID FUMARIQUE[Fr.] / FUMARSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= FUMARİK ASİT


- FÜME[Fr. < FUMÉE] değil/yerine/= DUMAN RENGİ


- FUND :/yerine FON


- FUNNEL EFFECT[İng.] değil/yerine/= HUNİ ETKİSİ


- FÜNÛN[Ar. < FENN] değil/yerine/= İLİM, SANAT, HÜNER

( )


- FÜRÛ'[Ar. < FER] ile FÜRÛ[Fars.]

( Dal, budak. | Tomurcuk. | Bir aslın sonucu. | İkinci derecede önemli olan. İLE Aşağı. )


- FUT ile FUTA


- FUTA[Ar.] ile FUTA[İt.]/KİK

( ... İLE Dar, uzun ve hafif bir yarış kayığı. )


- FUTBOL[İng. < FOOT BALL] değil/yerine/= AYAK TOPU


- FÜTYÂ/FETVÂ[Ar.] ile MES'ELE/SUÂL[Ar.]


- FÜYÛZÂT[< FEYZ] -ile

( BOLLUK, VERİMLİLİK, BEREKET | İLİM, İRFAN )


- FÜZE ile FÜZEN ile FÜZECİ


- FÜZE ile/ve/||/<> ROKET


- FÜZİFORM/FUSIFORM[İng.] değil/yerine/= İĞSİ


- FUZÛLÎ ve/<> İSMAİL EMRE


- FVK/FORCED VITAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= ZORLU YAŞAMSAL SIĞA, ZORLU VİTAL KAPASİTE


- G-LOC/G-INDUCED LOSS OF CONSCIOUSNESS GRAVITE[İng.] değil/yerine/= (YER ÇEKİMİ) UYARIMLI BİLİNÇ KAYBI


- G-SYNC ile G-SYNC COMPATIBLE


- G0 İLE G1 İLE S İLE G2 İLE M ile/||/<> GÖZE DÖNGÜSÜ EVRELERİ

( Göze bölünmesinin düzenli evreleri. )

( Formül: 2n → 4n → 2(2n) )


- GABÎ[Ar. çoğ. GUBÂT | "ga" uzun okunur] ile GABÎ[Ar.]

( Ahmaklık, budalalık eden. İLE Kalınkafalı, anlayışsız, beceriksiz. )


- GABT/GEBT/ĞEBT[Ar.] ile HASED[Ar.]

( Yoksulluk/fakirlik. [Genellikle kişinin maddi zorluk içinde olduğu ya da yoksul olduğu bir durumu ifade etmek için kullanılır.] İLE ... )

( [Kur'ân-ı Kerîm'de[Nur Suresi, 55]
Kişilerin Allah'ın hükmüne karşı döndüğü ya da inkâr ettiği durumu ifade etmek için kullanılmıştır.] İLE ... )


- GACI ile GACIR GACIR ile GACIR GUCUR


- GAZAP/GADAB[Ar.] değil/yerine/= ÖFKE, HİDDET, KIZGINLIK


- GADDAR ile CANİ


- GAEDE MOLECULAR AIR PUMP[İng.] / COMPRESSEUR MOLÉCULAIRE DE GAEDE[Fr.] / GAEDE-MOLEKULARLUFTPUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAEDE MOLEKÜLER HAVA POMPASI


- GAF ile HATA YAPAN KİŞİ

( BLUNDER vs. BLUNDERER )

( اشتباه لپي ile اشتباه کار ile خبط کردن ile اشتباه کننده )

( اشتباه لپي ile ESHTABAH KAR ile KHABT KARDAN ile ESHTABAH KONANDEH )


- GÂFİL (OLMAK) değil/yerine/>< ÂRİF (OLMAK)


- GÂFİL ile/değil/yerine/>< AGÂH


- GAGA[İng. BEAK] ile/||/<> BİRLİKTE EVRİM[İng. COEVOLUTION] ile/||/<> KO-EVRİM[İng. COEVOLUTION]

( Bazı hayvanların baş bölümünde bulunan sert yapıda dışa doğru çıkıntılı bir anatomik oluşumdur. Bilindiği üzere kuşlarda (avian dinozorlarda), non-avian dinozorlarda ve bazı memelilerde bulunur. Kuşlar gagalarını beslenme, temizlenme, avlanma, kur yapma ve yavrularını besleme gibi süreçler için kullanmaktadır. @@ Birlikte yaşayan bazı canlılar, uzun zamanda birbirlerine olan bağımlılıkları artacak biçimde evrimleşmişlerdir. Bu olaya ko-evrim ya da birlikte evrim adı verilir. Arı kuşları ile kuşlarla döllenen bitkilerin birlikte evrimi bu durumun en güzel örneklerinden biridir. Bitkilerin çiçekleri arı kuşlarının diyetine, çiçeklerin renkleri arı kuşunu çekmeye, çiçeklerin yapısı ise arı kuşlarının gaga yapısına uygun olacak biçimde evrimleşmiştir. @@ Birlikte yaşayan bazı canlılar, uzun zamanda birbirlerine olan bağımlılıkları artacak biçimde evrimleşmişler. Bu olaya ko-evrim ya da birlikte evrim adı verilir. Arıkuşları ile kuşlarla döllenen bitkilerin birlikte evrimi bu durumun en güzel örneklerinden biri. Bitkilerin çiçekleri arıkuşlarının diyetine, çiçeklerin renkleri arıkuşunu çekmeye, çiçeklerin yapısı ise arıkuşlarının gaga yapısına uygun olacak biçimde evrimleşmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )