Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 30.250 başlık/FaRk ile birlikte,
30.250 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(24/122)
- CEMÎ[Ar.] ile/ve/||/<> KÜLLÎ[Ar.]
- CEMM[Ar.] ile KESÎR[Ar.]
- ÇEN ÇEN (ÇENE ÇALMAK, GEREKSİZ/FAZLA KONUŞMAK)
- CENÂB-I[: Taraf, yön. < Hazret. ] HAKK ile ALLÂH-Ü TEÂLÂ (olarak tanımlamak)
- CENÂH ile/||/<> CENÂB ile/||/<> ZIMN
( Yan taraf. İLE/||/<> Evin yan tarafı, avlu (hürmet bildirilen sıfat olarak da kullanılır). İLE/||/<> İç taraf. )
- ÇENE:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ
( Ya dişil, ya eril. İLE/VE/<> Hem dişil, hem eril; ne dişil, ne eril. )
( Gövde[beden/vücut]. İLE/VE/<> Baş. )
- JAW OIL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇENE YAĞI
- ÇENE ile ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]
( Çene çukuru. )
- ÇENE ile ÇİNCE
( CHIN vs. CHINESE )
( ذقن ile چانه ile پوز ile زنخدان ile زبان چيني ile چيني )
( ذقن ile CHANEH ile POZ ile ZANAKHODAN ile ZABAN CHYNEY ile CHYNEY )
- ÇENE ile GABGAB/SAKAK
( Çene altı, gıdı. )
- ÇENELEŞMEK ile ÇENE ile ÇENEK ile ÇENET ile ÇENELİ/LİK ile ÇENEKLİ ile ÇENESİZ/LİK ile ÇENETLİ ile ÇENEKSİZ ile ÇENE KAVAFI ile ÇENE YARIŞI ile ÇENE ÇUKURU ile ÇENE YARIŞTIRMA
- ÇENEYİ "ÇALIŞTIRMAK" değil/yerine ELİNİ "ÇALIŞTIRMAK"
- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN
- ÇENG ve FLÜT
- ÇENGELKÖY'DE:
AYVA ve/||/<> ŞEFTALİ ve/||/<> SALATALIK)
- ÇENGELLEMEK ile ÇENGELLENMEK ile ÇENGEL ile ÇENGELLİ ile ÇENGEL ATIŞ ile ÇENGEL İĞNESİ ile ÇENGEL SAKIZI ile ÇENGELLİ İĞNE ile ÇENGEL ÇENELİLER
- ÇENGİ/LİK ile ÇENGİ KOLU ile ÇENGİ TAKIMI
- CENKLEŞMEK ile CENK ile CENKÇİ/LİK
- CENK/NÂME ile/değil ÇENG/NÂME
- CENNET ile/ve CEHENNEM/TAMU[< Soğdca]
( İyilerin, iyiliklerin, hayrın tekâbül ettiği yer. İLE/VE/>< Şerlerin, şerlilerin tekabül ettiği yer. )
( CENNET: Kuyu. )
( CENNET: Uçmak[Eski Türkçe]. )
( Cennet, kişinin kendini bu âlemde, herkesten, herşeyden küçük görmesidir. )
( Nefis ölmeden, benlik ve gurur gitmeden, gönül cennet olamaz. )
( Cennet'le Cehennem'in kapıları birdir, aynıdır. Kalbimizi temizlersek o kalp cennet olur, temizlemezsek cehennem kapısı. )
( Cennet kapıcısının adı Rıdvan, yani Allah'ın her yaptığına râzı olmaktır. )
( Cehennem kapıcısının adı ise Malim'dir. Yani herhangi bir şeye sahip çıkmak, "Bu benimdir!" demek. )
( Cennetin ebedî zevk olduğu anlaşılınca o da kalmaz. )
( Cehennemin, cehil olduğunu bilip hazmettikten sonra, cehennem kalmaz. )
( Yusuf makamı, kuyudan, Cehennem'den kurtulma makamıdır. )
( En büyük cehennem cehalet, en büyük cennet de İlâhî zevktir. )
( Bu âlemde kimi haksız görüyorsak, başladı içimizde cehennem. )
( [İbr.] GEHENNA: Çöp yakılan yer. )
( Sevdiklerinin biraradalığı. İLE/VE/>< Vicdan azâbı. )
( ... İLE/VE/>< En "lezzetli." )
( ... İLE/VE/>< Dumansız ateş. )
( ... İLE/VE/>< Saygı ve sevginin bittiği yer. )
( CENNET: Bugünkü "hırslarının", geleceğe yansıtılması. )
( Dünyayı cehenneme çeviren, birilerinin, dünyayı cennete çevirmeye çalışmasıdır. )
( ... ile/ve NÎRÂN, DÂR-ÜS-SAÎR | SİCN/SİCCÎN, SAÎR, SAKAR )
( ... ile/ve DÛZAH )
( HEAVEN vs./and HELL )
( TIAN ile/ve ... )
- CENNETLEŞMEK ile CENNET/LİK ile CENNET KUŞU ile CENNET TAAMI ile CENNET ÖKÜZÜ ile CENNET BALIĞI ile CENNET BİBERİ ile CENNET KUŞUGİLLER ile CENNET BALIĞIGİLLER
- -CENOSİS ile/||/<> -RHEA/-RRHEA/-RRHOEA/-RRHOEA ile/||/<> -RHAGE/-RRHAGE/-RRHAGİA/-RRHAGY ile/||/<> LOCHİO-
( Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, sızıntı. İLE/||/<> İleri derecede, aşırı akıntı. İLE/||/<> Çocuk doğumundan sonraki akıntı ile ilgili, puerperal. )
- CENT OKULU :
( Tarabya'da Dost Okulları adı ile eğitim veren okul, bilahare el değiştirerek Cent Okulları adını aldı. Ana Okul, İlköğretim Okulu ve Lise olarak 1991/1992 öğretim ve eğitim döneminde hizmete başladı. İlkokul 1997/1998 döneminde İlköğretime dönüştürüldü. )
- CEP, AYCAN (RİZE, 1936 - 2012) :
( Denizci olarak bir süre çalıştıktan sonra, Minibüs İşletmeciliği yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu üyesidir. )
- ÇEPEL, PROF. DR. NECMETTİN (BURSA, 1928) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. İ.Ü. Orman Fakültesinden 1950'de mezun oldu. Bir süre orman teşkilatında çalıştıktan sonra açılan sınavını kazanarak 1953'te Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Kürsüsünde asistan oldu. 1958'de "Kayın, Meşe, Karaçam ve Göknar Ağaçlarının Asimilasyon Organlarında Bazı Önemli Bitki Besin Maddelerinin Mevsimlik Değişim Üzerine Araştırmalar" korulu tezi ile "Üniversite Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. 1963'te ""Orman Topraklarının Rutubet Ekonomisi Üzerine Araştırmalar ve Belgrad Ormanı'nın Bazı Karaçam. Kayın. Meşe, Meşçerelerinde İntersepsiyon, Gövdeden Akış ve Toprak Rutubet Miktarlarının Sistematik Ölçmelerle Tespiti" tezi ile "Üniversite Doçenti" unvanını kazandı. 1971'de ""Antalya Orman Başmüdürlüğü Bölgesinde Yapılan Ağaçlandırmalarda Karşılaşılan Bazı Ekolojik Problemler Üzerine Araştırmalar" adlı çalışması ile Profesörlüğe yükseltildi. 1978'de Toprak İlmi ve Ekoloji Kürsüsü Başkanlığı görevini üstlendi. Bu görevini emekli olduğu 1995 yılına kadar devam ed tercüme makale, 25 adedi bilimsel bildiridir. Kitaplarından 10'u ders kitabı, 3 ‘ü yardımcı ders kitabı, 6 adedi araştırma, 8 adedi çeşitli konularda yazılmış kitaplar, 4 adedi de yabancı dilden tercüme edilmiş kitaptır. )
- CEPTEKİ PARA ile/ve ALACAK
( THE MONEY IN THE POCKET vs./and THE CREDIT )
- ÇER-ÇÖP ile İNCİ
( Denizin üstünde. İLE Denizin dibinde. )
- CER'[Ar.] ile CER/R[Ar.] ile CER[Ar.]
( Suyu, yudum yudum içme. İLE Çekme, sürükleme.| Arapça'da, ait olduğu ismi, meksûr[kesreli=esreli] okutan harf ya da edat.[harf-i cerr] | Para, eşyâ vb. çekme. İLE Yarık, çatlak, özellikle yarılmış yer. )
- CER ile CERH ile CER HOCASI
- CER-/CERO- ile/||/<> TYR-/TYRO-
( Mumsu yapıda. İLE/||/<> Peynir ya da peynirimsi. )
- ÇERÇEVE ile/ve EREK
- ÇERÇEVE ile SÖVE/SÖĞE ile SÖVE[Fr. SEUIL]
( ... İLE Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. | Eşik. | Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. İLE Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları. )
- ÇERÇEVE ile/ve/||/<> ZARF
- CEREYAN değil/yerine/= AKIM
- ÇERH[Fars. < ÇARH/ÇERYH]/FELEK[Ar.] değil/yerine/= ÇARK
- CERH[Ar.] ile KESB[Ar.]
- ÇERİ -ile
( Asker. )
- ÇERİ ile ÇER ÇÖP
- CERÎ/CERY[Ar.] ile CERÎ'[Ar. < CÜR'ET]
( Cereyan. İLE Yiğit, cesur, gözü pek, yürekli. )
- CERÎB-üt-TAÂM -ile
( Dört kâfiz arpa ve buğday alan bir ölçek. )
- CERN'DEKİ ALGILAYICILAR/DEDEKTÖRLER/PRELIMINERY:
CMS / ATLAS
( Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi, ısın. | Besinlerin, dokular içinde yanarak vücudun sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. )
- ÇERT ile ÇERT ÇÜRT
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Parça. İLE Herhangi bir şeyin parçaları ya da kırıntıları. )
- CERTAINTY vs. STERN(NESS)
- CESÂRET:
DEVAM EDEBİLME GÜCÜ ile/ve/değil/||/<>/< HİÇ GÜCÜMÜZ KALMADIĞINDA, DEVAM EDEBİLMEK
- CESARET ETMEK değil/yerine/= GÖZE ALMAK
- CESÂRET ile/değil KABA/LIK
- CESÂRET ile/ve/||/<>/> OLASILIK/RİSK/MUHÂTARA[Ar. < HATAR]
( Almaya cesâret edemediğimiz riskleri alanlar, yaşamak istediğimiz yaşamı yaşar. )
( COURAGE vs./and/||/<>/> RISK )
- CESET/NAAŞ[Ar. < NA'Ş] değil/yerine/= ÖLÜYİN/GÖVRE
- CESET = CESED[Ar., Fars.] = CETHE/T, NAŞ/NAAŞ[Ar.] = CORPSE[İng., Fr.] = CADAVRE[Fr.] = CADAVER[Lat., İsp.] = LEICHE[Alm.] = HO NEKROS[Yun.] = CADAVERE[İt.] = LIJK[Fel.] = LIGET[Dan.] = TRUP[Rus.]
- ÇEŞİT/LEME / ÇEŞİT/Lİ/LİK ve/<> EŞİT/LEME / EŞİT/LİK
- ÇEŞM -ile
( GÖZ )
- ÇEŞME ile ÇEŞME BAŞI
- CESUR ile ASLAN GİBİ CESUR ile CESURCA
( DARING vs. DARING AS A LION vs. DARINGLY )
( شهامت ile جسور ile متهور ile جسارت آميز ile شير زهره ile جسارتا )
( SHEHAMET ile JASOR ile متهور ile JASART AMYZ ile SHYR ZAHAREH ile JASARTA )
- ÇETE[Bulg.] ile/değil/yerine/||/<>/< ÖRGÜT
( Yasa dışı işler yapmak ya da etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk. | Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ortak bir amacı ya da işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların ya da kişilerin oluşturduğu birlik. | Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü. )
- ÇETELEŞMEK ile ÇETELEŞTİRMEK ile ÇETE ile ÇETECİ/LİK ile ÇETE SAVAŞI
- ÇETE/ÇETERE" değil ÇETELE
( Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. | Esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttuğu ağaç dalı. )
- ÇETÜK[Oğuz] ile KEDİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dişi kedi. İLE ... )
- CEVÂBÎ[Ar.] ile CEVÂBÎ[Ar. < CÂBÎ]
( Yanıt/cevap, karşılık. İLE Tahsildarlar, câbîler. )
- CEVÂD[Ar.] ile NEDÂ[Ar.]
- CEVÂD[Ar.] ile VÂSİ'[Ar.]
- CEV'ÂN, CÂYİ'[Ar.] ile CEVÂN/CÜVÂN/CİVÂN[Ar.]
( Ac, acıkmış, midesi boş. İLE Genç, taze, delikanlı. )
- CEVÂRÎ[Ar.] ile CEVÂRİH/CÂRİHA[Ar. < CERH]
( Hizmetçi kızlar, halayıklar. İLE Yırtıcı kuş ya da hayvanlar. )
- CEVAZ BAHŞ değil/yerine/= OLUR VEREN
- CEVAZ değil/yerine/= OLUR
- CEVHER ve ARAZ ile/ve/değil/||/<>/> ZÂT ve SIFAT
( Nesnede/cisimde. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )
- CEVHER ile/ve ARAZ
( [Fıkıh'ta] AYN ile/ve MENFAAT )
- CEVHER-İ FERD(ATOM) ile CEVHER-İ FERDÎ
- CEVÎ[Fars.] -ile
( Bir arpa ölçüsündeki ağırlık. )
- ÇEVİRMEK ile ÇEVİRTMEK ile ÇEVİRTİLMEK ile ÇEVİREBİLMEK ile ÇEVİRİVERMEK ile ÇEVİRTTİRMEK ile ÇEVİRTEBİLMEK ile ÇEVİRİ ile ÇEVİRİCİ/LİK ile ÇEVİR SESİ ile ÇEVİRİ DİLİ ile ÇEVİRİ YAZI ile ÇEVİR SİNYALİ ile ÇEVİRİCİ DİLİ
- ÇEVİRMEN / KAPIOĞLANI
( ... İLE Kapı çuhadarı yamağı. | Elçiliklerde, çevirmen yardımcısı. )
- CEVİZ/BADEM ve/<> ÇİĞE
( ... VE/<> Ceviz ya da badem içi. )
- CEVR[Ar.] ile ZULM[Ar.]
- ÇEVRE İÇİN YAŞAMAK değil/yerine ÇEVRE İLE BİRLİKTE YAŞAMAK
- ÇEVRE ile/||/<> ALAN
( Çevre kenar toplamı İLE alan iç bölge ölçüsüdür )
( Formül: 1D ölçü İLE 2D ölçü )
- ÇEVRE = MUHİT[Ar. < HAVT] = ENVIRONMENT[İng.] = MILIEU[Fr.] = MITTEL, MILIEU[Alm.] = MEDIO AMBIENTE[İsp.]
- [ne yazık ki]
"ÇEVREDEKİLER İÇİN" AŞK ÜZERİNE YANLIŞ "SÖZLER":
GENÇLİKTE ile OLGUNLUKTA/YAŞLILIKTA
( "Henüz yaşın erken". İLE "Bu yaştan sonra". )
- ÇEVREMDEKİ ON(10) KİŞİ YAPIYORSA, BEN DE YAPARIM/ALIRIM değil/yerine ÇEVREMDEKİ ON(10) KİŞİ YAPIYORSA, BEN DE KENDİMİ YAPAR/ALIR BULUYORUM
- ÇEVRİLMEK ile ÇEVRELEMEK ile ÇEVRİLEMEK ile ÇEVRELENMEK ile ÇEVRELEYEBİLMEK ile ÇEVRE/LİK ile ÇEVRİ ile ÇEVRECİ/LİK ile ÇEVRİLİ ile ÇEVRESEL/LİK ile ÇEVRE AÇI ile ÇEVRE YOLU ile ÇEVRE TEKER ile ÇEVRE BİLİMCİ ile ÇEVRE SAĞLIĞI ile ÇEVRE BİLİMSEL ile ÇEVRE FELAKETİ ile ÇEVRE BİLİMLERİ ile ÇEVRE KİRLİLİĞİ ile ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ
- ÇEVRİM ile ÇEVRİMLİ ile ÇEVRİMSEL/LİK ile ÇEVRİM İÇİ ile ÇEVRİM DIŞI
- ÇEYİZ ile DÜRÜ
( ... İLE Dürülmüş şey. | Armağan. | Gelin çeyizi. | Düğüne çağrılanlara, düğün sahibince verilen armağan. )
- CEZA
- CEZA:
AMAÇ değil/yerine/>< ARAÇ
( [bkz.] CESARE BECCARIA[15 Mart 1738 - 28 Kasım 1794] )
- CEZÂ:
ÂRIZÎ ile/ve/||/<> İSTİSNAÎ
- CEZA EVİNDE KALMA SÜRESİNİN ARTIRILMASI ile/ve/değil/||/<>/< CEZANIN ARTIRILMASI
- CEZA:
GELECEĞE YÖNELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GEÇMİŞE DÖNÜK
- CEZÂ:
HAD ve/||/<> KISAS ve/||/<> ERŞ ve/||/<> TÂZİR
( Beş amaç/makâsıd-ı hamse. VE/||/<> ... VE/||/<> ... VE/||/<> İctihad yoluyladır.[Had ve kefâret cezası konulmamışlar için] )
- CEZA:
MUTLAK ile/ve/||/<> NİSBÎ ile/ve/||/<> KARMA
( Kesinlik ve karşılık. İLE/VE/||/<> Önleyici. İLE/VE/||/<> Hem önleyici, hem de karşılık. )
- CEZA SAHASI değil/yerine/= KIZIT ALANI
- CEZA:
SUÇ İŞLEDİĞİNDEN DOLAYI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUÇ İŞLENMEMESİ İÇİN
- CEZA TÜZESİ(HUKUKU) ile/ve/değil ÖZGÜRLÜKLERİN TÜZESİ(HUKUKU)
- CEZÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA ile/ve İCRÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA ile/ve CEZÂ USÛLÜNDE ile/ve DÜŞMAN CEZÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA
( Güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar devam eder. [TCK 502] İLE/VE Güneşin batmasından doğmasına kadar süren zaman. [İc. İf. K. 51] İLE/VE Nisan ayı başından 30 Eylül'e kadar saat 21.00'den sabahın 04.00'üne; 01 Ekim'den 31 Mart'a kadar saat 21.00'den sabahın 06.00'sına kadar devam eden süre. [CMUK 96] )
- CEZA YARGILAMASINDA:
CEZA KARARNAMESİ ile/değil/yerine/||/<>/> BASİT YARGILAMA USÛLÜ
(
)
(
)
( )
- CEZÂ ile AZAP
( ... İLE Sıkıntı, ıstırap. | Lezzet. )
- CEZA ile BEDEL
( PENALTY vs. WORTH )
- CEZÂ ile/ve/değil/yerine/||/<> CEFÂ
- CEZÂ'[Ar.] ile CEZÂ'[Ar.]
( Sabırsızlıkla sızlanma. İLE İyi ya da kötü karşılık, azap. )
- CEZÂ ile/ve DİSİPLİN
( Karşılık. İLE/VE Öğrenme. )
( Ceza aynı hatayı yinelemeyi önlemelidir sadece. )
( Cezalandıran ya da cezalandırılan siz olabilirsiniz ama, cezanın suça uygun olmasına özen gösterin. )
( PUNISHMENT vs./and DISCIPLINE )
- CEZA değil ERİŞEMEME
- CEZÂ ile/değil KARŞILIK
( Kötülüğü cezalandırmayan, yapılmasını emreden gibidir. )
- CEZA değil/yerine/= KIZIT
- CEZÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< LÜTÛF
- CEZÂ[Ar.] ile MUKÂBELE[Ar.]
- CEZÂ ile/ve/=/||/<>/>/< RAHMET
( Hem suçlu, hem de mağdur için. )
- CEZA ile/ve YAPTIRIM
( PUNISHMENT vs./and SANCTION )
( FALE PUİ PUİ: Cezaevi. )
- CEZAÎ ŞART değil/yerine/= KIZITSAL KOŞUL
- CEZALANMAK ile CEZALANDIRMAK ile CEZA ile CEZAİ ile CEZALI ile CEZASIZ/LIK ile CEZASIZCA ile CEZA ALANI ile CEZA ATIŞI ile CEZA REİSİ ile CEZA HUKUKU ile CEZA SAHASI ile CEZA VURUŞU
- CEZAYİRLİ HASAN PAŞA MEYDAN PARKI :
( Çayırbaşı Mahallesindedir. 1.100,00 m²lik bir alan üzerindedir. 1.025 m² yeşil alanı bulunmaktadır. Üzerinde Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın bir heykeli bulunmaktadır. )
- CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA ile "CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA"LAR
( Sadrazam ve Kaptan-ı Derya. İLE ... )
- CEZÎL[Ar.] ile CEZL[Ar.]
( Peltek ve bozuk olmayan söz/sözcük. İLE Tomruk, kalın odun. | Çetrefil olmayıp, dürüst, doğru olan. [sözler/sözcükler için kullanılır] )
- CEZM -ile
( BİR SÖZCÜĞÜN SONUNDAKİ HARF YA DA HAREKEYİ DÜŞÜRME | KESİN KARAR, NİYET )
- CFC ile/||/<> HCFC
( CFC tam halojenli yasak İLE HCFC H içerir geçiş. )
( Formül: ODP yüksek İLE düşük )
- CHAİN RULE ile/||/<> PRODUCT RULE
( Chain bileşik fonksiyon, product çarpım fonksiyon. )
( Formül: Composition İLE product )
- CHANCE vs. LUCK
- CHANCE :/yerine ŞANS
- CHANCE vs./and HOPE
- CHA-NO-YU ile/||/<> TATAMİ ile/||/<> ZENDO ile/||/<> SARİ
( Geleneksel Japon çay töreni. @@ Japonya'da yer döşemesi olarak kullanılan bir tür hasır. @@ Zen manastırlarında toplu meditasyon yapmak için ayrılmış olan salon. @@ Budist rahiplerin giydiği sarı renkli elbise. )
- CHARGE :/yerine ÜCRET, ŞARJ
- CHATGPT ile/ve/||/<> GEMINI(GOOGLE) ile/ve/||/<> COPILOT(MICROSOFT) ile/ve/||/<> DEEPSEEK
- CHATGPT'de:
01[SIFIR BİR] değil o1[O BİR]
- CHEAP :/yerine UCUZ
- CHEF :/yerine ŞEF, AŞÇI
- CHEMICAL İLE ION İLE NUCLEAR ile/||/<> ROKET İTKİ SİSTEMLERİ
( Uzay aracı tahrik teknolojileri. )
( Formül: Isp = ve/g₀ )
- CHETANA ile/||/<> SAMVİD ile/||/<> SATİ
( Bilinç, iç uyanış. @@ Gerçek farkındalık. @@ Farkındalık. )
- CHİ-SQUARE TEST ile/||/<> FİSHER EXACT TEST
( Chi-square asimptotik, Fisher exact küçük örnek. )
( Formül: Asymptotic İLE exact small sample )
- CHİL-/CHİLO-/CHEİL-/-CHEİLİA/CHEİLO-/-CHİLİA ile/||/<> CHİR-/CHİRO-/CHEİR-/CHEİRO-/CHEİRİA-/-CHİRİA- ile/||/<> MANİ-/MANU- ile/||/<> ONYCH-/-ONYCHİA/ONYCHO-
( Dudaklarla ilgili. İLE/||/<> Ellerle ilgili, el. İLE/||/<> El, elle ilgili. İLE/||/<> Tırnak, pençe, tırnakların durumu. )
- CHIP :/yerine CİPS, ÇİP
- CHIP ile/||/<> RIP
( ChIP kromatin protein İLE RIP RNA protein. )
( Formül: Chromatin İLE RNA immunoprecipitation )
- CHİT ile CHİTTA
( Evrensel Bilinç. İLE Zihin. Bireysel bilinç. Chitta, maddesel olmayan fakat madde tarafından etkilenen bilinç doğasındadır. O her birinin, bilinç ve maddenin ürünü olarak tarif edilebilir. Chitta, zihnin tüm düzeylerini kapsar, en alt düzey manas'tır. )
- CHİT ile/||/<> CHİTTA
( Evrensel Bilinç. @@ Zihin. Bireysel bilinç. Maddesel olmayan fakat madde tarafından etkilenen bilinç doğasındadır. )
- CHOLINE ACID[İng.] değil/yerine/= KOLİK ASİT
( Yağ sindirimine yardım eden ve safrada bulunan asit.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CHORDO- ile/||/<> SPONDYL-/SPONDYLO- ile/||/<> SPİN- ile/||/<> RACHİ-/-RACHİDİA/RACHİO-/-RHACHİS/RRHACHİS ile/||/<> MYEL-/-MYELİA/MYELO-
( Omurga/kord ile ilgili. İLE/||/<> Omurga/vertebra ile ilgili. İLE/||/<> Omurga/spina. İLE/||/<> Omurga ile ilgili. İLE/||/<> Kemik iliği, ilik, omurga ile ilgili durum. )
- CHRISTMAS :/yerine NOEL
- CHROMATİC İLE CLİQUE İLE INDEPENDENCE ile/||/<> GRAF İNVARYANTLARI
( Grafların karakteristik sayıları. )
( Formül: χ(G) ≥ n/α(G) )
- CHURCH-TURİNG TEZİ ile/||/<> HESAPLANABİLİRLİK SINIRI
( Church-Turing tezi etkin hesaplanabilir fonksiyonlar Turing makinesi ile hesaplanabilir İLE hesaplanabilirlik sınırı mekanik çözümün sınırlarıdır. Bu tez matematiksel olarak kanıtlanamaz İLE ama evrensel olarak kabul edilir. )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
- CHURCHİLL'İN ile KİLİSE ile KİLİSEYE ÖZGÜ ile DİN ADAMI
( CHURCHILL vs. CHURCH vs. CHURCHLY vs. CHURCHMAN )
( کليسا ile چرچيل ile کليسايي ile نگهبانکليسا ile عضو کليسا )
( KELYSA ile CHARCHYLE ile KELYSAYY ile NAGEIBANKELYSA ile OZV KELYSA )
- cib.[Lat. < CIBUM] değil/yerine/= GIDA, YEMEK
- CÎBÂ[Ar.] ile CİBÂH[Ar. < CEBHE:
Alın]
( Odun. İLE Alınlar. )
- CİBALİ[< CEBE]:
ÇUKUR -<
- ÇIBAN/APSE[Fr. < ABCES]/F(U)RONKÜL ile SULUK
( Gövdenin herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi. İLE Küçük çocukların başlarında, yer yer saç dökülmesi ve kabartılarla beliren bir deri hastalığı. )
( TEKAZZU': Çıbanın irinlenmesi. )
( ÇİRKÎN, ÂBİLE ile ... )
( ABCES avec ... )
- ÇIBAN BAŞI ile/ve/||/<> GÜNAH KEÇİSİ
- ÇIBAN ile KÖPEKMEMESİ
( Gövdenin herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride ya da deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi: İLE Koltuk altında çıkan iltihaplı çıban. )
- CİBRİYYE[Ar.] ile KİBR[Ar.] ile CEBERÛT[Ar.]
- ÇİÇEĞİN ESAS ÖRGENLERİ, ERKEK VE DİŞİ ÖRGENLER = ÂLÂT-I ASLÎYE-İ ZEHRÎYE = ORGANES ESSENTIELS DE LA FLEUR
- ÇİÇEK DURUMU = EVZA'-İ EZHÂR = INFLORESCENCE
- ÇİÇEK SAPI = ZENEB-İ ZEHRE = PÉDONCULE, PÉDICELLE
- ÇİÇEK ile ATATÜRK ÇİÇEĞİ/NOEL YILDIZI/POINSETTIA
( Joel Roberts Poinsett'i de araştırmanızı salık veririz... )
( ... cum EUPHORBIA PULCHERRIMA )
- ÇİÇEK ile AYNISEFÂ
( ... İLE Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi. )
( ... cum CALENDULA ARVENSIS )
- ÇİÇEK ile ÇİÇEK SAPI
(
)
( FLOWER vs. PEDICEL/PEDUNCLE )
- ÇİÇEK ile KIZKALBİ
( ... İLE Şahteregillerden, kalp biçiminde pembe çiçekli bir süs bitkisi. )
( ... cum DICENTRA )
- ÇİÇEK-DIŞI NEKTAR BEZLERİ[İng. EXTRAFLORAL NECTARIES] ile/||/<> DOLAYLI SAVUNMA[İng. INDIRECT DEFENSE]
( Üremeyle doğrudan ilgisi olmayan nektar salgılayıcı yapılar, genellikle dolaylı savunmada kullanılır. @@ Otçulları doğrudan etkilemeden, genellikle avcıları çekerek otçulluğu azaltan özellikler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CİCİ ile CİCİK ile CİCİM ile CİCİ BİCİ ile CİCİLİ BİCİLİ
- -CİD ile/||/<> -CİDAL/-CİDE
( Kesme, öldürme. İLE/||/<> Öldürücü, yıkıcı, öldürebilen, öldüren. )
- CİDD[Ar.] ile İNKİMÂŞ[Ar.]
- CİDDİ/BÜYÜK HATA ile PİŞMANLIK DUYULACAK EYLEM/HATA/OLGU
( Tekrar edilmedikçe, hiçbir şey hata değildir. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Zarif bir gerileme, kişinin gururunu hiç zedelemezken, pişmanlığın yol açtığı gerileme hem çevresinde hem de ruhunda derin zararlarla sonuçlanır. )
( BATÂNET[Ar.]: Büyük karınlılık. | Çok yiyicilik, oburluk. )
( BEL'AM[Ar.]: Terbiyesiz, açgözlü, pisboğaz, obur. )
( 7 büyük hata/günah: Açgözlülük | Kıskançlık | Oburluk | Şehvet | Gurur | Tembellik | Öfke )
( İlkesiz Siyaset | Emeksiz Zenginlik | Vicdansız Haz | Niteliksiz Bilgi | Ahlâksız Ticaret | İnsaniyetsiz Bilim | Özverisiz İbâdet )
( 7 deadly sins: Covetousness | Envy | Gluttony | Lechery, Lust | Pride | Sloth | Wrath
Politics without Principal | Wealth without Work | Pleasure without Conscience | Knowledge without Character | Science without Humanity | Worship without Sacrifice
Nothing is a mistake unless repeated.
Discover your mistake and be free of fear. )
( SERIOUS/BIG MISTAKE vs. MISTAKE/HAPPEN/BEHAVE IN REGRET )
- CİDDİYET ve/<> NEŞE
( Riyasız neşe. VE/<> ... )
- CİDE[Ar.] ile GINÂ[Ar.] ile YESÂR[Ar.]
- CIED/CARDIOVASCULAR IMPLANTABLE ELECTRONIC DEVICE değil/yerine/= KALP-DAMAR İÇİ ELEKTRONİK AYGIT
- ÇİFT ANLAMLI/LIK ile/değil ÇOK ANLAMLI/LIK
- DOUBLE BOND ISOMERISM[İng.] / ISOMÉRIE DE LIAISON DOUBLE[Fr.] / DOPPELBINDUNGSISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BAĞ İZOMERLİĞİ/İZOMERİSİ
- ÇİFT BAĞ ile/||/<> ÇİFT BAĞ İZOMERLİĞİ
( Atomlar arasında iki elektronun ortaklaşa kullanıldığı bir bağlanma türü. İLE/||/<> İki ya da daha fazla nesnenin aynı temel bileşime fakat farklı çift bağlara sahip olması. )
( DOUBLE BOND VS. DOUBLE BOND iSOMERiSM )
( LA BANDE DOUBLE AVEC L'iSOMéRiSME DE LA BANDE DOUBLE )
( DOPPELBiNDUNG MiT DOPPELBiNDUNGSiSOMERiE )
- DOUBLE BOND[İng.] / LIAISON DOUBLE[Fr.] / DOPPELBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BAĞ
- ÇİFT BAĞ ile/||/<> ÜÇLÜ BAĞ
( İki atom arasında iki bağ. İLE/||/<> İki atom arasında üç bağ. )
( İki atom arasında iki çift elektron paylaşımı. İLE/||/<> İki atom arasında üç çift elektron paylaşımı. )
- BANDE DOUBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BANT
- DOUBLE BETA DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION BÊTA DOUBLE[Fr.] / DOPPEL-BETAABKLINGEN, DOPPEL-BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BETA BOZUNUMU
- EVEN-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU PAIR-PAIR[Fr.] / GERADE-GERADE-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT-ÇİFT ÇEKİRDEK
- REPRECIPITATION, DOUBLE PRECIPITATION[İng.] / DOUBLE PRÉCIPITATION[Fr.] / DOPPELT NIEDERSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT ÇÖKTÜRME, YENİDEN ÇÖKTÜRME
- DOUBLE-BEAM CATHODE-RAY TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DEMETLİ KATOT IŞINLI TÜP
- TUBE À DOUBLE FAISCEAU CATHODIQUE[Fr.] / DOPPELBÜNDELKATHODENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DEMETLİ KATOT TÜPÜ
- DOUBLE-BEAM SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE À DOUBLE FAISCEAU[Fr.] / DOPPELBÜNDELSPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DEMETLİ TAYFÖLÇER/SPEKTROMETRE
- ÇİFT DİEZ ile DONANIM
- DUODIODE, BINODE[İng.] / DIODE DOUBLE, BINODE[Fr.] / DOPPELDIODE, DUODIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DİYOT, BİNOT
- DOPPELDIODENLIMITER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DİYOT SINIRLAYICI
- ÇİFT DİYOT = BİNOT
- DOUBLE-DIODE LIMITER[İng.] / DOUBLE-DIODE LIMITEUSE[Fr.] / DOPPELDIODENBEGRENZER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DİYOTLU SINIRLAYICI
- ANTENNE DOUBLET DOUBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DUBLET ANTEN
- DOPPELTEGEDOPTETRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT GEÇİTLİ TRANSİSTÖR
- GROUPE DOUBLE[Fr.] / DOPPELGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT GRUP
- DOUBLE DOUBLET ANTENNA[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT İKİLİ ANTEN
- DOPPELSTRAHL-OSZILLOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT IŞINLI OSİLOSKOP
- DOPPELSTRAHLSPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT IŞINLI TAYFÖLÇER
- ÇİFT KABUKLU ile ÇİFT KABUKLU
( BIVALVE vs. BIVALVOUS )
( دولته ile دوکپه ile آوکفهاي ile دو در )
( دولته ile دوکپه ile AVAKFEHYAY ile DO DAR )
- DOUBLE DOPED TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À DOUBLE DOPAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KATKILI TRANSİSTÖR
- DOUBLE LAYER[İng.] / DOPPELSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KATMAN
- BIREFRINGENT PLATE[İng.] / PLAQUE BIRÉFRINGENTE[Fr.] / DOPPELBRECHUNGSPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRICI LEVHA
- ÇİFT KIRILMA / ÇİFT KIRICILIK / ÇİFT KIRICI KRİSTAL ile/||/<> ÇİFT KIRICI LEVHA ile/||/<> ÇİFT KIRILMA SÜZGECİ
( DOUBLE REFRACTiON, BiREFRiNGENCE VS. BiREFRiNGENT PLATE VS. BiREFRiNGENCE FiLTER )
( LA RéFRACTiON DOUBLE, BiRéFRiNGENCE AVEC LA PLAQUE BiRéFRiNGENT AVEC LE FiLTRE DE LA BiRéFRiNGENCE )
( DOPPELREFRAKTiON, DOPPELBRECHUNG MiT DOPPELBRECHUNGSPLATTE MiT DOPPELREFRAKTiONFiLTER )
- BIREFRINGENCE FILTER[İng.] / FILTRE À BIRÉFRINGENCE[Fr.] / DOPPELREFRAKTIONSFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRILMA SÜZGECİ/FİLTRESİ
- BIREFRINGENCE, DOUBLE REFRACTION[İng.] / BIRÉFRINGENCE, RÉFRACTION DOUBLE[Fr.] / DOPPELBRECHUNG, DOPPELREFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRILMA
- ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA TEK YATMAK ile/ve/yerine ÇİFT KİŞİLİK YATAKTA ÇİFT YATMAK
- ÇİFT KÖPRÜ = KELVİN KÖPRÜSÜ
- BIPOLAR[İng.] / BIPOLAIRE, DIPÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUP/LU
- DIPOLE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DIPOLE[Fr.] / DIPOLANTENNE, DOPPELDOUBLETANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUPLU ANTEN
- ÇİFT KUTUP/LU(DİPOL[Yun.]):
GEÇİCİ ile KALICI
( Kutupsuz[apolar] en küçük birimlerde[moleküllerde] oluşur. İLE Kutuplu[polar] en küçük birimlerde oluşur. )
- BIPOLAR TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR BIPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUPLU TRANSİSTÖR
- ÇİFT NAMLULU ile KRUVAZE ile ÇİFT KASALI ile İKİLİ SATICI ile İKİ YÜZLÜLÜK ile İKİ UCU KESKİN ile ÇİFT BAŞLI ile ÇİFT GENİŞLİK
( DOUBLE-BARRELLED vs. DOUBLE-BREASTED vs. DOUBLE-CASED vs. DOUBLE-DEALER vs. DOUBLE-DEALING vs. DOUBLE-EDGED vs. DOUBLE-HEADED vs. DOUBLE-WIDTH )
( دولول ile چهار دکمهاي ile دوقاب ile ناروزن ile دورنگي ile دودم ile دوسر ile دولاپهنا )
( DOLOL ile CHEHAR DOKMEHYAY ile DOGHAB ile NARUZAN ile دورنگي ile DODAM ile DOSAR ile دولاپهنا )
- DOUBLE GROUP[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT ÖBEK
- ÇİFT OLMAYAN/LAR
- PAIR PRODUCTION[İng.] / PRODUCTION DE PAIRES[Fr.] / PAARBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT OLUŞUMU
- BIPRISM[İng.] / DOUBLE PRISME[Fr.] / DOPPELPRISMA, DOPPELTES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT PRİZMA
- ÇİFT RAKKAS[Osm.] / DOUBLE PENDULUM[İng.] / PENDULE DOUBLE[Fr.] / DOPPELPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT SARKAÇ
- ÇİFT SAYI ile/||/<> TEK SAYI
( İkiye tam bölünür. İLE/||/<> Bölünmez. )
( Formül: 2n İLE 2n+1 )
- COUCHE DOUBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TABAKA
- DOUBLE BASE JUNCTION TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TABANLI EKLEM TRANSİSTÖR
- TRANSISTOR À DOUBLE BASE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TABANLI TRANSİSTÖR
- DOPPELBASISFLÄCHENTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TABANLI YÜZEY TRANSİSTÖRÜ
- ÇİFT TARAFLI İÇBÜKEY ile BİR TARAFI İÇBÜKEY, ÖBÜR TARAFI DIŞBÜKEY
( CONCAVO vs. CONCAVO CONVEX )
- DOUBLE SALT[İng.] / SEL DOUBLE[Fr.] / DOPPELSALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TUZ
- DOUBLE TRIODE, DUO-TRIODE[Fr.] / DOPPELTRIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT ÜÇLÜ/TRİYOT
- ÇİFT YARIK ile/ve/||/<> ÇOKLU YARIK
- PAARVERNICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT YOK OLMASI
- DOPPELRICHTUNGSSTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT YÖNLÜ TRANSİSTÖR
- ÇİFT ile/ve/||/<> BAĞDAŞIK
- ÇİFT ile BİRLEŞTİRİLMİŞ ile BAĞLAYICI ile ÇİFTLER ile BEYİT ile BEYİT ŞİİRLER ile BEYİT ile KAPLİN
( COUPLE vs. COUPLED vs. COUPLER vs. COUPLES vs. COUPLET vs. COUPLET POEMS vs. COUPLETS vs. COUPLING )
( جفت شدن ile مزدوج ile بهم چسباننده ile زوجات ile دوبيتي ile مثنوي ile ابيات ile ابي ile جفت ساز ile جفت سازي ile جفت شدگي )
( JOFT SHODAN ile MOZDOJ ile BACPAM CHASBANANDEH ile ZOJAT ile دوبيتي ile MASNOY ile ABYAT ile ABY ile JOFT SAZ ile JOFT SAZY ile JOFT SHODEGY )
- ÇİFT ile ÇİFT AS ile ÇİFT BALTA ile ÇİFT ÇENE ile ÇİFT ÇAPRAZ ile ÇİFT GÖRME ile ÇİFT ANAHTAR ile İKİ KATINA ÇIKTI
( DOUBLE vs. DOUBLE ACE vs. DOUBLE AXE vs. DOUBLE CHIN vs. DOUBLE CROSS vs. DOUBLE VISION vs. DOUBLE WRENCH vs. DOUBLED )
( دوچندان کردن ile دوچندان ile دو برابر شدن ile دوترکه ile مثني ile دو برابر کردن ile دوتائي ile دوبرابر کردن ile دولا کردن ile دو مقابل ile دوبرابر شدن ile مضاعف کردن ile مضاعف ile دوکور ile تبر دوسر ile غبغب ile نارو زدن ile دو ديد ile دوبيني ile آچار دوسر ile دوبله )
( DOCHANDAN KARDAN ile DOCHANDAN ile DO BARABAR SHODAN ile دوترکه ile مثني ile DO BARABAR KARDAN ile دوتائي ile DOBRABAR KARDAN ile DOLA KARDAN ile DO MOGHABEL ile DOBRABAR SHODAN ile MAZAAF KARDAN ile MAZAAF ile دوکور ile TABAR DOSAR ile GHABGHAB ile NARO ZADAN ile DO DYD ile DOBYNEY ile ACHAR DOSAR ile DOBLEH )
- ÇİFT ile/ve/değil İKİLİ
- ÇİFT ile PARALEL
( DUAL, DOUBLE, PAIR vs. PARALLEL )
- ÇİFT ile/ve/||/<>/> SONSUZLUK
- ÇİFT-Çİ ile/değil/yerine İKİ-Cİ
- ÇİFTE STANDART ile İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ
- ÇİFTLEŞ(TİR)MEK/AŞIM ile/ve/değil BİRLEŞ(TİR)MEK
( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )
( DENİZ YILDIZI: Etkin olmayan eşlere verilen ad. )
( MİKSOSKOPİ: Birleşmeyi seyretmekten hoşlanma/hoşlanan. )
( PORNO/GRAFİ: Açık, apaçık olan. [Eşeyselliğin tekelinde bir terim/sözcük değildir. (Güneşin görünürlüğü/varoluşu kadar açık/kesin/net olanlara da "pornografik" denilebileceği gibi)] )
( MEVSİM-İ SİFÂD[Ar.]: Hayvanların çiftleşme mevsimi/dönemi/zamanı. )
( VENERYEN/VENEREAL[İng.]: Eşeysel ilişkiyle ilgili, zührevî. )
( SİFÂD ile/ve/değil CİMÂ'[< CEM], VATY, !LİVÂTA[Eriller arasında, anal yolla olan.] )
- ÇIĞ / ÇIĞ ETKİSİ / ÇAĞLAYAN/ŞELÂLE / YIĞILMIŞ İYONLAŞMA / TOWSEND ÇIĞI / TOWSEND İYONLAŞMASI ile/||/<> ÇIĞ DİYODU ile/||/<> ÇIĞ FOTODİYODU ile/||/<> ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ ile/||/<> ÇIĞ KESİLMESİ ile/||/<> ÇIĞ OSİLATÖRÜ ile/||/<> ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ
( Güçlü bir elektrik alanda hızlandırılan elektron ya da öteki yüklü taneciklerin gaz molekülleriyle çarpışarak onları iyonlaştırması sonucunda çıkan elektronlann yaptığı yeni çarpışmalarla sürecin artarak kendini sürdürmesi. | Bir yan iletkende yük taşıyıcıların çığ kesilmesinin bir sonucu olarak, çığ etkisi de denilen toplam çoğalması. İLE/||/<> Genellikle silikondan yapılmış, tüm p-n eklemi boyunca çığ kesilmesinin ve ondan sonra gerilim düşmesinin sabit ve akımdan bağımsız olduğu bir yan iletken kesilme diyodu. İLE/||/<> İç foto akım çoğaltması elde etmek için ışık kontrollü (hızlı) anahtarlama sağlayan, çığ kesilmesi bölgesinde çalışan bir fotodiyot. İLE/||/<> Bir eklem diyot çığ kesilmesinde çalıştırıldığında ortaya çıkan gürültü. | Şiddetli bir elektrik alanda yük taşıyıcıların çarpışmayla ek taşıyıcılar sökecek kadar yeterli eneıjiye sahip olduğu yan iletken eklemlerde görünen olay. İLE/||/<> Bir yan iletken diyotta iyonlaşma ve yük taşıyıcıların toplam çoğalmalarını sağlamak için akım taşıyıcıların değerlik elektronlarıyla çarpışmalarına yetecek şiddette, engelin potansiyel farkından büyük bir potansiyel farkı altında ortaya çıkan tahribatsız kesilme. İLE/||/<> Bir adım dönüşümüyle doğru akımdan GHz seviyesinde mikrodalga çıkışı elde etmek için çığ diyodunun bir eksi direnç olarak kullanıldığı osilatör. İLE/||/<> Akım taşıyıcı deşik-elektron zinciri oluşturmak için çığ kesilmesinin kullanıldığı transistör. )
( AVALANCHE VS. AVALANCHE DiODE VS. AVALANCHE PHOTODiODE VS. AVALANCHE NOiSE VS. AVALANCHE BREAKDOWN VS. AVALANCHE OSCiLLATOR VS. AVALANCHE TRANSiSTOR )
( L'AVALANCHE AVEC LA DiODE DE L'AVALANCHE AVEC LA PHOTODiODE DE L'AVALANCHE AVEC LE BRUiT DE L'AVALANCHE AVEC L'iNTERRUPTiON DE L'AVALANCHE AVEC L'OSCiLLATEUR DE L'AVALANCHE AVEC LE TRANSiSTEUR DE L'AVALANCHE )
( AVALANCHE, LAWINE MiT LAWiNENDiODE, AVALANCHE-DiODE MiT AVALANCHE-FOTODiODE, LAWi-NENFOTODiODE MiT LAWiNENRAUSCHEN, AVALANCH-RAUSCHEN MiT AVALANCHE-BRECHEN, LAWiNENBRECHEN MiT AVALANCHE-OSZiLLATOR, LAWiNE-NOSZiLLATOR MiT AVALANCH-TRANSiSTOR, LAWiNENTRANSiSTOR )
- ÇİĞ ile/değil ÇİY/JALE[Fars.]
- ÇIĞA ile ÇIĞA
( Mersinbalığı türü. İLE Horoz, cennetkuşu gibi bazı kuşların kuyruğundaki tüylerden en uzun ve gösterişli olanı. )
( ACIPENSER RUTHENUS cum ... )
- ÇIĞALANMAK ile ÇIĞ ile ÇIĞA
- CİGİ = SAĞLAM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- CİHAN-NÜMÂ ile/ve KIBLE-NÜMÂ
( Pusula. İLE/VE Kıble'yi gösteren. )
- CİHET ile/ve VECH[Ar. çoğ. VÜCÛH]
- ÇİJ/ÇİZ ile ÇİVİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Demir çivi. İLE ... )
- HİZMET:
"ÇIKAR İÇİN" ile/değil/yerine/>< HAK İÇİN
- [ne yazık ki]
"ÇIKAR" ile/değil/yerine/>< AKIL
- ÇIKAR ile/değil/yerine İLKE
( [not] PROFIT vs./but PRINCIPLE
PRINCIPLE instead of PROFIT )
- ÇIKAR ile/değil/yerine TAD/ZEVK
- [ne yazık ki]
VEFÂ:
ÇIKARA ile/değil/yerine/>< KİŞİYE
- ÇIKARLAR.
GENEL ile/ve/||/<>/< ÖZEL
- ÇIKARLARIMIZI, BİRİLERİNDEN/ÖTEKİLERDEN ...:
!ÖNDE/ÜSTTE TUTMA(MA)K ile/değil/yerine AYRI TUTMA(MA)K
- ÇIKAR(LAR)INI DÜŞÜNME/K ile/değil/yerine ONU(N)/ÖTEKİ(Nİ/N)/SENİ(N)/KENDİ (İYİLİĞİN/ÇIKARIN) (İÇİN) DÜŞÜNME/K
- ÇIKARMA ile ÇIKARMA BOTU ile ÇIKARMA YERİ ile ÇIKARMA GEMİSİ ile ÇIKARMA BİRLİĞİ ile ÇIKARMA İŞARETİ ile ÇIKARMA HAREKATI
- ÇIKARMAK ile EKSTRAKT YAĞI ile HARAÇ ÇIKARMAK ile ÇIKARILABİLİR ile ÇIKARILAN ile EKSTRAKSİYON
( EXTRACT vs. EXTRACT OIL vs. EXTRACT TRIBUTE vs. EXTRACTABLE vs. EXTRACTED vs. EXTRACTION )
( عصاره ile بازوربيرون کشيدن ile ملخص ile روغن گرفتن ile خراج گرفتن ile استخراج شدني ile مستخرج ile به دست آمده ile عصارهگيري ile استخراج )
( ASAREH ile BAZORBYRON KESHYDAN ile ملخص ile ROGHEN GARAFTAN ile KHARAJ GARAFTAN ile ESTEKHARAJ SHODANY ile مستخرج ile BAH DAST AMODEH ile ASAREAGYRY ile ESTEKHARAJ )
- ÇIKARSAMA ile KANI
- ÇIKARSAMA ile KANI
- OUTPUT POWER[İng.] / PUISSANCE DE SORTIE[Fr.] / AUSGANGSLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKIŞ GÜCÜ
- ÇIKIŞ ile/||/<> ÇIKIŞ BOŞLUĞU ile/||/<> ÇIKIŞ DEVRESİ ile/||/<> ÇIKIŞ DİRENCİ ile/||/<> ÇIKIŞ EMPEDANSI ile/||/<> ÇIKIŞ GÜCÜ ile/||/<> ÇIKIŞ TRAFOSU
( Bir devre, aygıt ya da terminalin verdiği sinyal, akım, gerilim, güç, sürücü güç vb. nicelikler. İLE/||/<> Bir mikrodalaga tüpünde elektron akışından yararlı gücün çıkarıldığı boşluk. İLE/||/<> Yük empedansını oluşturmak üzere çıkış elektroduna bağlanan bir dış devre. İLE/||/<> Bir devre ya da cihazın çıkış terminallerine gösterdiği direnç. İLE/||/<> Bir elektrik, elektronik devre ya da aygıt tarafından yük ya da güce gösterilen empedans. İLE/||/<> Bir elektronik tüp, algılayıcı vb. sistemlerden çıkış devresine ya da çıkış direnci üzerinden taşınan toplam güç. İLE/||/<> Bir radyo alıcısı ya da yükseltecin çıkış katını, hoparlörü ya da öteki devreleriyle eşlemek için kullanılan demir nüveli bir ses frekansı trafosu. )
( OUTPUT VS. OUTPUT GAP VS. OUTPUT CiRCUiT VS. OUTPUT RESiSTANCE VS. OUTPUT iMPEDANCE VS. OUTPUT POWER VS. OUTPUT TRANSFORMER )
( LASORTiE AVEC LA CREUSE DE LA SORTiE AVEC LE CiRCUiT DE LA SORTiE AVEC LA RéSiSTANCE DE LA SORTiE AVEC L'iMPEDANCE DE LA SORTiE AVEC LA PUiSSANCE DE LA SORTiE AVEC LE TRANSFORMATEUR DE LA SORTiE )
( AUSGANG, OUTPUT MiT AUSGANGSGAP MiT AUSGANGSKREiS MiT AUSGANGSRESiSTANZ, AUSGANGSWiDERSTAND MiT AUSGANGSiMPEDANZ, AUSGANGSSCHEiNWiDERSTAND MiT AUSGANGSLEiSTUNG MiT AUSGANGTRAFO, AUSGANGTRANSFORMATOR )
- CİL- ile/||/<> CİLİ-/CİLİİ-/CİLİO-
( Kirpik. İLE/||/<> Gözün yapısıyla ilgili, kirpikle ilgili, kirpiksi yapı. )
- CİLÂ ile EMAY[Fr.]
( Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak ya da boyamak için kullanılan, saydam ya da donuk cama benzeyen bir cilâ. )
- ÇILA ile GÜBRE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Taze at gübresi.[Ahırda bulunan] İLE ... )
- CİLÂ ile SAYKAL[Ar.]
( ... İLE Maden, ayna gibi nesneleri parlatmak için kullanılan cilâ. | Cilâlamakta kullanılan araç. | Bu cilâyı yapan kişi. )
- CİLALAMAK ile CİLALANMAK ile CİLALATMAK ile CİLALAYABİLMEK ile CİLA ile CİLACI/LIK ile CİLALI ile CİLASIZ/LIK ile CİLA TOPU ile CİLA YAĞI ile CİLALI TAŞ DEVRİ
- CİLBAN ile ÇALI FASULYESİ ile MÂŞ FASULYESİ[Fars., Sans.] ile MEKSİKA FASULYESİ ile SIRIK FASULYESİ ile SOYA[Mançuca] FASULYESİ
( Küçük taneli fasulye. İLE ... İLE Börülceye benzeyen fasulyenin iki türü. İLE ... İLE ... )
( ... cum ... cum PHASEOLUS OUREUS cum ... cum SOLA HISPIDA )
- ÇİLE ile ÇİLE
( Dervişlerin, kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları perhizli dönem. | Zahmet, sıkıntı. İLE Pamuk gibi her türlü iplik kangalı. | Yay kirişi. )
- ÇİLE ile HASRET
( HANK vs. HANKERING )
( کلاف کردن ile طعمه شکار ile شوق وافر )
( KOLAF KARDAN ile TAMEH SHKAR ile SHOGH VAFER )
- ÇİLE ile KELEP
( Pamuk gibi her türlü iplik kangalı. İLE Büyük iplik çilesi. | Bağlam, demet. )
(1996'dan beri)