Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(63/120)
- KAZ ile NİL KAZI
(
)
- KAZ ile PUFLA KAZI
( ... İLE Kuzey Kutbu kazları. )
- KAZ ile SİBİRYA KAZI
- KAZ ile YABANKAZI
( ... İLE Ördekgillerden, tüyleri beyaz, kahve ve külrengi olan, kazların en büyük türü. )
( ... cum ANSER )
- KAZÂ-NİZÂ
- KAZA ile FELÂKET
( ACCIDENT vs. DISASTER )
- KAZÂ ile GAZÂ
- KAZA ile HATA ile YEĞLEME/TERCİH
( 1 KEZ ile 2. KEZ ile 3. KEZ )
- KAZA değil/yerine/= İLÇE
- KAZÂ/KADÂ ile/ve/||/<>/> KADER/KADAR
( Gereksinim. İLE/VE/||/<>/> Ölçü. )
( Gerekeni/gereksinimi ölçülendirmek. )
( Tekil. İLE/VE/||/<>/> Çoğul. )
( Kaderin gerçekleşmesi/vukû bulması, bilinmesi, görülmesi. İLE/VE/||/<>/> Bilinmez. )
( Göz. İLE/VE/||/<>/> Bakış/bakma. )
( Zorunluluk/cebr. İLE/VE/||/<>/> Özgürlük[seçenek/yeğleme]. )
( Tümel. İLE/VE/||/<>/> Tikel. )
( Var oluş/olan. İLE/VE/||/<>/> Bilgi. )
- KAZA ile KASIT
( ACCIDENT vs. PURPOSE )
- KAZA ile KAZA ile KAZA
( İstem dışı ya da umulmayan bir olay dolayısıyla birinin, bir nesnenin ya da bir aracın zarara uğraması. | Zamanında kılınmayan namazı ya da tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İLE Yargı. | Kadılık görevi. İLE İlçe, kaymakamlık. )
- KAZÂ ile/ve/<>/> TESÂDÜF ile/ve/<>/> İSTİKRAR
( 1 kere olursa. İLE/VE/<>/> 2 kere olursa. İLE/VE/<>/> 3. kez olursa. )
- KAZA ile TESADÜFİ ile KAZARA ile KAZALAR
( ACCIDENT vs. ACCIDENTAL vs. ACCIDENTALLY vs. ACCIDENTS )
( سانحه ile داهيه ile اتفاق ile عارضه صرفي ile تصادف ile حادثه ile عرض ile پيشآمدي ile تصادفي ile عارضي ile عرضي ile غير اساسي ile اتفاقي ile بر حسب تصادف ile تصادفا ile بل ile سوانح ile عوارض ile حوادث )
( CENHEH ile داهيه ile ETEFAGH ile AREZEH SARFY ile TASADEF ile HADESEH ile ARZ ile PEYSHAMADY ile TASADEFY ile عارضي ile ARZY ile غير اساسي ile ETEFAGHY ile BAR HASB TASADEF ile TASADEFA ile BEL ile SAVANEH ile AVAREZ ile HAVADES )
- KAZAN ile/ve/<> ESKİ KAZAN
( Kazanka Irmağı'nın bir büklüm yaparak Volga'ya karıştığı topraklarda kurulmuştur. İLE/VE/<> Bölgeyi ikiye bölen Kazanka Irmağı'nın 45 km. kuzeyinde yer alıyordu. )
( Türk geleneklerine göre, Kazan, "Birleşme"yi simgeler. )
- GAIN[İng.] / GAIN[Fr.] / GEWINN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZANÇ
- KAZANÇ ile/ve PARA
- KAZANIM ile/ve ELDE EDİŞ
( BENEFIT vs./and TO GET/OBTAIN )
- Kazan'ın 20 km. kadar dışında bulunan bir tapınak, her bir kubbesinde bir tanesi yer alan ay, haç, yıldız ve öteki birçok dinin simgeleri ile tüm dinleri biraraya toplamak iddiasındadır. -ile/ve
- KAZANMAK ile/ve ELDE ETMEK
( İKTİSAB[< KESB] ile/ve ... )
( TO EARN/WIN vs./and TO OBTAIN )
- KAZANMAK ile KAZANILMAK ile KAZANDIRMAK ile KAZANABİLMEK ile KAZAN ile KAZANÇ ile KAZANCI/LIK ile KAZANÇLI/LIK ile KAZANÇSIZ/LIK ile KAZAN TAŞI ile KAZAN KEBABI ile KAZAN DAİRESİ
- KAZANMAK ile ZAFER KAZANMAK ile KABUL GÖRMEK ile ERİŞİM KAZANMAK ile YÜKSEKLİK KAZANMAK ile SAYGI KAZANMAK ile KİLO ALMAK
( GAIN vs. GAIN A VICTORY vs. GAIN ACCEPTANCE vs. GAIN ACCESS vs. GAIN HEIGHT vs. GAIN RESPECT vs. GAIN WEIGHT )
( انتفاع ile راه يافتن ile جلب کردن ile بدست آوردن ile به دست آوردن ile نفع کردن ile نفع بردن ile بهره تقويت ile ضفر يافتن ile جلب موافقت ile تقرب جستن ile دست يافتن ile ارتفاع يافتن ile آبرو يافتن ile وزن زياد کردن ile چربيدن ile حال آمدن )
( ENTEFA ile RAH YAFTAN ile JALAB KARDAN ile BADAST AVARDAN ile BAH DAST AVARDAN ile NAF KARDAN ile NAF BARDAN ile BACPAREH TAGHOYT ile ZAFAR YAFTAN ile JALAB MOVAFEGHT ile TAGHARB JASTAN ile DAST YAFTAN ile ERTAFA YAFTAN ile ABRO YAFTAN ile VAZAN ZYAD KARDAN ile CHARBYDAN ile HAL AMADAN )
- KAZA/SIZ BELÂ/SIZ (GİTMEK)
- KAZI ile KAZI ...
- KAZI ile KAZI ile KAZI/HAK[Ar.]
( Bir yeri kazma işi, hafriyat. İLE Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belirli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması. İLE Maden, ağaç, taş üzerine, elle yazı ya da biçim oyma, kazı. | Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı )
- KAZIK yerine ÇİVİ(ÇÖP)
- KAZIKLAMAK ile KAZIKLANMAK ile KAZIK ile KAZIKLI ile KAZIKÇI/LIK ile KAZIK KÖK ile KAZIK FREN ile KAZIK MARKA ile KAZIKLI HUMMA
- KAZIMAK ile KAZ ile KAZA ile KAZI ile KAZALI ile KAZILI ile KAZASIZ/LIK ile KAZ TÜYÜ ile KAZ ADIMI ile KAZASIZCA ile KAZ KAFALI/LIK ile KAZA KIRIM ile KAZI BİLİMİ ile KAZA DAİRESİ ile KAZA KURŞUNU ile KAZI BİLİMCİ ile KAZI BİLİMSEL ile KAZASIZ BELASIZ ile KAZA KIRIM EKİBİ
- KAZMAK ile KAZI ile KAZILAR ile EKSKAVATÖR
( EXCAVATE vs. EXCAVATION vs. EXCAVATIONS vs. EXCAVATOR )
( حفر کردن ile ازخاک درآوردن ile گودبرداري ile کاوش ile حفاري ile خاک برداري ile حفريات ile حفر کننده ile حفار )
( HAFAR KARDAN ile AZKHAK DARAVARDAN ile GODBARDARY ile KAVESH ile HAFARY ile KHAK BARDARY ile حفريات ile HAFAR KONANDEH ile HAFAR )
- KBB/EAR-NOSE-THROAT[İng.] değil/yerine/= KULAK BURUN BOĞAZ
- KBRN/CHEMICAL, BIOLOGICAL, RADIOACTIVE, NUCLEAR[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL, BİYOLOJİK, RADYOAKTİF, NÜKLEER
- KBTA/CORONARY COMPUTED TOMOGRAPHYANGIOGRAHY[İng.] değil/yerine/= KORONER BİLGİSAYARLI KESITÇEKİM DAMAR GÖRÜNTÜLEMESİ, KORONER BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİK ANJIOGRAFİ
- KBYS/PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİMİ DÜZENİ
- KEBÎR[Ar. >< SAGİR] ile/ve/||/<> CELÎL[Ar. >< HAKİR] ile/ve/||/<> ÂZÎM[Ar.]
( Fiziksel büyük/lük. İLE/VE/||/<> Kabul ya da saygınlıkla ilgili, itibarî büyük/lük. İLE/VE/||/<> Azâmet, heybet ve ihtişam olarak büyük. )
- KEBS[Ar.] ile KEBŞ[Ar. çoğ. KİBÂŞ]
( Çukurluğu doldurup düzleme. İLE Koç[eril koyun], çebiş. )
- KEÇE ile ÇİLİK
- KEÇE ile KEÇE YAPIMCISI ile KEÇE YAPIMI ile KEÇE
( FELT vs. FELT MAKER vs. FELT MAKING vs. FELTING )
( نمد ile حسي ile نمدپوش کردن ile ماضي فعل ile نمدمال ile نمد مالي )
( NAMAD ile HESY ile NAMADPUSH KARDAN ile ماضي فعل ile NAMDAMAL ile NAMAD MALY )
- KEÇE[Oğuz] ile KEÇE ile KEÇE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Keçe. İLE Sebze ve meyveleri taşımaya yarayan sepet. İLE Gece. )
- KEÇECİ FUAT PAŞA YALISI :
( Büyükdere, Çayırbaşı Caddesi üzerinde ve vapur iskelesi bitişiğindedir. Yüzölçümü 606 m²'dir. Sultan II. Abdülhamid dönemi sadrazamlarından olan Keçecizade Fuat Paşa'nın yalısı birkaç kez el değiştirdikten sonra, son sahipleri tarafından "Fuat Paşa Hotel" olarak hizmete açıldı. )
- KEÇECİ-ZÂDE İZZET MOLLA ve/||/<>/> KEÇECİ-ZÂDE FUAD PAŞA
( Babası. VE/||/<>/> Oğlu. )
( 1786 - Ağustos 1829 VE/||/<>/> 1814 - 12 Şubat 1869 )
- KEÇECİZADE FUAT PAŞA (İST. 1814 - 1868) :
( Büyükdere'de ikamet etmiştir, halen aynı ismi taşıyan yalısı satılmasına karşın aynı isimle otel olarak kullanılmaktadır. Genç yaşta Babıali Tercüme Kalemine girdi. 1843'te Portekiz daha sonra Bükreş ve Petersburg elçiliklerinde bulundu. 1852'de Mısır'a gönderilerek reformla ilgili çalışmalarda bulundu. Kırım Savaşının en kritik dönemlerinde Dışişleri Bakanlığı yaptı. Paris Barış Antlaşması müzakerelerinde bulundu. 1854'ten itibaren Tanzimat reformlarını planlamakla görevli Meclis - i Ali - i Tanzimat üyeliğinde ve birkaç kez başkanlığında bulundu. İki kez Sadrazamlık (Başbakanlık) ve 12 yıl süre ile Hariciye Vekilliği (Diş İşleri Bakanlığı) yaptı. 1860'da çıkan Suriye ve Lübnan isyanını bastırmakla görevlendirilerek Şam Valiliğine atandı. Sultan Abdülaziz'in tahta geçişini izleyen sekiz yılda Sadrazamlık ve Dışişleri Bakanlığı, iki yakın müttefik ve dost olan Ali Paşa ile Fuat Paşa arasında birkaç kez el değiştirdi. Ayrıca seraskerlik (başkumandanlık) görevinde de bulundu. 1866'da Padişahın Mısır Hidivi Tevfik Paşa'nın kızı ile evlenmesine karşı çıktığı için sadrazamlıktan azledildi. Bir süre bekledikten sonra Dışişleri Bakanlığına atandı ve kışı geçirmek için gittiği Fransa'nın Nice şehrinde vefât etti. Hazır cevaplığı, nüktedanlığı, pervasızlığı ve kararlılığı ile tanınan bir Osmanlı Devlet adamıdır. )
- KEÇELEMEK ile KEÇELENMEK ile KEÇELEŞMEK ile KEÇELEŞTİRMEK ile KEÇE ile KEÇECİ/LİK ile KEÇELİ
- KEÇİ ile/ve BAZUA/BEZUVAR DAĞ KEÇİSİ
- KEÇİ ile BIZIN
( ... İLE Doğu Avrupa ve Orta Doğu'da yaşayan yaban keçisinden evcilleştirilmiş keçi. )
- KEÇİ ile ÇEPİÇ
( ... İLE Bir yaşına kadar olan keçi yavrusu. )
- KEÇİ ile/ve DAĞ KEÇİSİ / YAĞMURCA / ELİK
( ... İLE/VE Boynuzlugillerden, ufak sürüler halinde yaşayan, çok çevik bir antilop türü. )
( MÂIZ, MA'Z, ÜM'ÛZ ile/ve ... )
( BÜZ ile/ve BÜZ-İ KÛHÎ )
( CAPRA HIRCUS cum/et RUPICAPRA CRAGUS )
- KEÇİ ile ERKEÇ
( ... İLE Eril keçi. )
- KEÇİ ile/ve GORAL
( ... İLE/VE Keçiye benzer bir memeli. )
- KEÇİ ile HALEP KEÇİSİ
- KEÇİ ile KEÇİ DERİSİ ile KEÇİ DERİSİ
( GOAT vs. GOAT LEATHER vs. GOATSKIN )
( مرد هرزه ile بزغاله ile بز ile تيماج ile پوست بز )
( MARD NPARZEH ile BOZGHALEH ile BEZ ile تيماج ile POOST BEZ )
- KEÇİ[Oğuz] ile KEÇİG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Keçi. İLE Irmaktaki sığ yer, geçit. )
- KEÇİ ile/ve KÖSEMEN
( ... İLE/VE Kılavuzluk eden keçi. )
- KEÇİ ile/ve MALTIZ KEÇİSİ
( ... İLE/VE Kısa tüylü, küçük bir cins. Malta Adası'nda bulunur. )
- KEÇİ değil MAVİ KOYUN
( Himalaya'da yaşarlar. )
- KEÇİ ile/ve OĞLAK/OGLAK/OGLAQ/DÖRÜKLÜ
( ... İLE/VE Keçi yavrusu, genç/küçük keçi. )
( ... ile/ve YA'MÛR, CEDÎ[astr.] )
( BÜZ ile/ve BÜZÎÇE, BÜZBEÇE, BÜZGALE[ga uzun okunur] )
- KEÇİ ile/ve TEKE[Fars.]
( ... İLE/VE Eril keçi. )
- KEÇİ ile TİYÎS
( Kokan bir keçi hastalığı. )
- KEÇİBOYNUZU ve ÇİTLEMBİK/MELENGİÇ/MENENGİÇ/MERLENGİÇ/MERLENGEÇ/DAVUN
( İkisinde de azcık fakat etkili/hoş bir tad için çok fazla uğraş vermek gerekir. )
- KEÇİLEŞMEK ile KEÇİ/LİK ile KEÇİLER ile KEÇİ YOLU ile KEÇİ İNADI ile KEÇİ POSTU ile KEÇİ SAKAL ile KEÇİ SÖĞÜDÜ ile KEÇİ YEMİŞİ ile KEÇİ MANTARI ile KEÇİ SAKALLI/LIK
- KEÇİSAKALI/KEÇİSEDEFİ ile KEÇİSAKALI/ERKEÇSAKALI/ÇAYIRMELİKESİ
( Ladengillerden, çayırlarda, nemli yerlerde yetişen, yaprakları mızraksı ve çizgili, çiçekleri mavimtırak ya da mor renkte bir tür laden bitkisi. İLE Gülgillerden, beyaz ya da pembe çiçekli, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir ağaççık. )
( CISTUS CRETICUS cum SPIRAEA ARUNCUS )
- KEDİ AYAĞI ile KEDİAYAĞI
( ... İLE Birleşikgillerden, süs bitkisi olarak da yetiştirilen, beyazımsı, yumuşak, sık tüylü bir bitki. )
( ... cum ANTENNARIA DIOICA )
- KEDİ-KÖPEK (GİBİ OLMAK)
- Kedi ve köpekleri DİNLE!!! -ve
- KEDİ ile/||/<> ANADOLU KEDİSİ
- KEDİ ile ASHERA
- KEDİ ile ASYA ALTIN KEDİ
( ... ile
)
- KEDİ ile AYI KEDİSİ
( ... ile
)
- KEDİ ile BATAKLIK/ORMAN KEDİSİ
( ... İLE Asya ve Ortadoğu'da yaşayan, vahşi bir kedi türüdür. Tüyleri, grimsi ya da kızıl tonlarda olabilir, bacak ve kuyruklarında soluk çizgiler vardır. Boyları, ev kedilerine göre daha büyüktür. [60-70 cm’yi bulurken 12-16 kiloya kadar ulaşabilirler.] Ayrıca, bu kedinin, ev kedisinin vahşi atalarından biri olduğu bilinmektedir. )
- KEDİ ile BENGAL KEDİSİ
- KEDİ ile BİNTURONG
( ... İLE Bir fokun yüzüne ve bıyıklarına, bir ayının kalın kabarık kürküne ve yassı ayaklarına, bir maymunun kuyruğuna ve bir firavunfaresinin pençelerine sahiptir. )
( ... İLE 20 kg. ağırlığında ve 180 cm. uzunluğundalardır. )
( ... İLE Beş tırnaklı güçlü pençeleri bulunur. [Pençelerinin sürtünmeye karşı etli tabanları vardır.] )
( ... İLE Kendi etrafında dönebilen ayak bilekleri vardır. [Ağaca tırmanırken kuyruklarını da kullanırlar.] )
( ... İLE Erillerinden çok daha iri olan dişillerinin, -sırtlanlarınki kadar büyük olmasa da- penis benzeri klitorisleri vardır. )
( ... İLE Bir kısım memelide bulunan bakulumları[penis/klitoris kemikleri(os klitoris/os penis)] vardır. )
( ... ile
)
( ... cum ARCTITIS BINTURONG[< artık kullanılmayan bir Malezya dilinden] )
- KEDİ ile BURMA KEDİSİ
- KEDİ ile CHAUSIE
- KEDİ ile DAĞ KEDİSİ/MANUL
( ... ile SİNNEVR-İ CEBELÎ )
- KEDİ ile GELİNCİK KEDİSİ
- KEDİ ile GEOFFREY KEDİSİ
(
)
( ... İLE Bolivya ve Güney Brezilya'dan itibaren güneye doğru Patagonya'ya kadar, Güney Amerika'nın güney yarısında yaşar. Sadece Andlar'ın doğusunda bulunur. Ağaç bulunan tundralar ve aynı biçimdeki ormanlar yaşam alanıdır. )
( Alt türleri
Leopardus geoffroyi geoffroyi: Merkezî Arjantin
Leopardus geoffroyi euxantha: Kuzey Arjantin, Batı Bolivya
Leopardus geoffroyi leucobapta: Patagonya
Leopardus geoffroyi paraguae: Paraguay, Güneydoğu Brezilya, Uruguay, Kuzey Arjantin
Leopardus geoffroyi salinarum: Kuzeybatı ve Merkezî Arjantin )
( ... cum LEOPARDUS GEOFFROYI )
- KEDİ ile HİMALAYA KEDİSİ
- KEDİ ile/ve/||/<> JEOGLİF
( Peru'nun başkenti Lima'nın 400 km. güneyinde,
Palpa ve Nazca kasabaları arasından bulunan bu jeoglif,
yüksek ve kurak bir arazide yer almaktadır.
Bazı yerel jeogliflere benzerlik gösterse de,
uzmanlar, Nazca çizgilerinin,
Nazca kültürü tarafından
MS. 400 ve MS. 650 tarihleri arasında yapıldığını düşünüyor.
Yüzlerce karmaşık figürün bulunduğu bu çizgilerde
basit hatlarla tasarlanmış örümcek, maymun, köpek, balık, kertenkele gibi figürler göze çarpmakta ve
tüm bu çizgiler, 80 km2.'den daha fazla bir alanı kaplamaktadır. )
(
)
- KEDİ ile KAPLAN KESELİ KEDİ
- KEDİ ile KARA AYAKLI KEDİ(GYRA)
( ... İLE En ölümcül vahşi kedi.[%60 başarı oranıyla] )
- KEDİ ile KEDİ GİBİ
( CAT vs. CATTY )
( شلاق لنگربرداشتن ile گربه ile گربه صفت )
( SHALAGH LANGARBARDASHTAN ile GARBEH ile GARBEH SAFT )
- KEDİ ile KEDİ OTU ile KEDİ BALI ile KEDİ BALIĞI ile KEDİ NANESİ ile KEDİ OTUGİLLER ile KEDİ BALIĞIGİLLER
- KEDİ ile KIRNAV
( ... İLE Çiftleşmek isteyen dişil kedi. )
- KEDİ ile KUM KEDİSİ
( ... İLE Kulakları sayesinde işitme duyusunu inanılmaz gelişmiştir. Kum kedileri, Arabistan ve Afrika çöllerinde yaşarlar. Çöl şartlarına uyum sağlayacak özelliklere sahipkerdir. Öteki vahşi kedi türlerine göre daha ufaktır, kısa bacakları ve uzun kuyrukları vardır. )
(
)
- KEDİ ile LAPERM
- KEDİ ile MAINE COON
- KEDİ ile MANKEDİSİ
( ... İLE Kuyruksuz bir kedi. [Man Adası'nda yaşarlar.] )
- KEDİ ile MARGAY
( ... İLE Adeta minyatür bir leoparı andıran, tüyleri ve yuvarlak yüzüyle yetişkin haliyle bile oldukça sevimli görünen Margay, geçmişte eşsiz kürkü yüzünden aşırı avlanmış ve soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Margayların boyları, 35 ile 50 cm. arasında değişirken, 2-4 kilo ağırlıkta olurlar. Kedi ailesinin en iyi tırmanma ustaları olan Margay'ın tırnakları özellikle sert ve keskindir. )
- KEDİ ile MISIR MAU
- KEDİ ile NORVEÇ ORMAN KEDİSİ
- KEDİ ile PALLAS KEDİSİ
( ... İLE Ufak yapılı kedi. | Kabarık gri tüyleri vardır. Orta Asya'nın kayalık bölgelerinde, su kaynaklarına yakın olarak yaşar. Yaklaşık 10 milyon yıl önce evrilmiştir. Kedigillerin, yaşayan en eski türlerinden biridir. Soyu tükenme tehlikesi altına girebilecek olan bu kedilerin nüfusu, avlanmalardan etkilenmektedir. Bu vahşi kediler, hemen hemen ev kedisi boylarındadır. )
(
)
- KEDİ ile PAMPA
( ... İLE Güney Amerika'da yaşarlar ve adını, yaşadığı yerden alan bu vahşi kedi türü hemen hemen ev kedisi ile aynı boyuttadır. Tüy renkleri ve görünümü, çeşitlilik göstermektedir. Ne yazık ki, soyu tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan türlerden biridir. )
- KEDİ ile PARS (KEDİSİ)
( ... ile NEMİR )
( ... ile YÛZ )
( ... vs. ... )
( ... cum FELİS PARDUS )
- KEDİ ile PASLI KEDİ
( Hindistan'ın güney ucu ve Sri Lanka'da yaşarlar. )
(
)
( Yetişkinliğe eriştiğinde gövde boyu en falza 40 cm.'e ulaşan kedinin ağırlığı, en fazla 1.4 kg.'ya kadar ulaşabilen, dünyanın en küçük kedisidir. Kuyruk boyu ise 20 cm. )
( )
( CAT vs. RUSTY SPOTTED CAT )
( ... cum PRIONAILURUS RUBIGINOSUS )
- KEDİ ile REKSKEDİSİ
- KEDİ ile RUS MAVİSİ
- KEDİ ile SAVANNA KEDİSİ
( ... İLE Evde beslenilen kediler ile vahşi kedi türünün birleşmesiyle ortaya çıkar. )
- KEDİ ile SAZ KEDİSİ
( ... İLE Nesli tehlike altında olan 3 canlıdan biri. [Saz Kedisi, Orfoz, Deniz Kaplumbağası] )
- KEDİ ile SAZLIK KEDİSİ
(
)
( ... İLE Hindiçin Yarımadası ve Sri Lanka'dan, Hindistan ve Mezopotamya üzerinden İdil Deltası ve Sincan Uygur Bölgesi'ne kadar geniş alana dağılmıştır. Afrika kıtasındaki tek popülasyonu, Mısır'da, aşağı Nil Vadisi'nde ve Türkiye'de[Eğirdir Gölü, Nallıhan, Manavgat Çayı, Akyatan Gölü, Porsuk Çayı'nda] bulunan bir kedi türüdür. )
- KEDİ ile SCOTISH FOLD
- KEDİ ile VAHŞİ SERVAL KEDİSİ
( SİNNEVR[çoğ. SENÂNÎR], HİRR, HİRRE[dişil kedi] ile ... )
( GÜRBE ile ... )
( CAT vs. WILDCAT/LYNX )
( FELIS DOMESTICA cum CARACAL MELANOTIS/LYNX PARDINA/LYNX LYNX )
- KEDİ ile/değil/<>/< VAŞAK
( Gebelik süreleri, 56-63 gündür. İLE ... )
( Kedilerin her bir kulağında, 32 adele/kas vardır. İLE ... )
(
ile ... )
( Kediler, geceleri daha iyi görürler. İLE/DEĞİL/<>/< ... )
( Limon ve portakal kokusunu pek sevmezler. İLE/DEĞİL/<>/< ... )
( Siyah kediler, beyaz kedilere göre daha sakindir. İLE/DEĞİL/<>/< ... )
( Dişil kediler, erillerden daha iyi görme özelliğine sahiptir. İLE/DEĞİL/<>/< ... )
( SİNNEVR[çoğ. SENÂNÎR], HİRR, HİRRE[: dişil kedi. | çoğ. HÜRER], KITT[çoğ. KITÂT] ile ZAYVEN[: Eril kedi. | Yaban kedisi. | çoğ. ZAYÂVİN]
HİRRİYYE: Kedigiller.
HÜZÎ: Kedi yavrusu. )
( GÜRBE ile VEŞAK )
( CAT vs. WILDCAT/LYNX )
( FELIS DOMESTICA cum CARACAL MELANOTIS/LYNX PARDINA/LYNX LYNX )
( PİSTAN/PİSİK )
- KEDİLERDE:
CEZA ile/değil/yerine ÖDÜL
( Kediler, cezaları algılayamazlar. İLE/DEĞİL/YERİNE Ödüllere tepki verebilirler. )
- KEDİLERDE:
ÖN AYAK ile ARKA AYAK
( Beş parmak bulunur. İLE Dört parmak bulunur.[Genetik bozukluğu olanlarda, ek parmaklar görülebilir.] )
( Yürürken, aynı anda hareket ettirirler. Sol/sağ ayak öndeyse arka ayak da öne çıkar.[Kedi dışında, sadece deve ve zürafalar bu biçimde yürür.] )
- ALERJİ:
"KEDİYE" değil KEDİ TÜYÜNE
- KEEN TESTER[İng.] ile/değil/yerine/= KEEN ARACI
- KEEP :/yerine TUTMAK, SAKLAMAK
- KEF[Ar.] ile KEF[Ar., Fars.] ile KEFF[Ar. çoğ. KÜFÛF]
( Köpük. | Sünger taşı. İLE Eski Türkçe abecesinin yirmibeşinci harfidir.[ebced hesabında yirmi sayısının karşılığıdır] İLE Eliçi, aya, avuç. RÂHE[Ar.] | Ayağın altı, taban. | El çekme, vazgeçme. | [edebiyatta] Arûz'un yedinci sâkin harfini çıkarma. )
- KEF[Ar.] ile MİSL[Ar.]
- KEFÂF/KİFÂF[Ar.] ile AZIK
( Ancak yetecek, yaşayacak kadar olan azık/yiyecek. İLE Ekmek. )
- KEFAL ile İNCİ KEFALİ
( ... İLE Sadece Van Gölü'nde yaşar/bulunur. )
( )
- KEFAL ile UÇARKEFAL
( ... İLE Turnabalğıgillerden, kefala benzer, uzun kanatlı bir balık. )
( ... cum EXOCOETUS )
- KEFÂLET/NÂME değil/yerine/= YÜKÜMLÜK/BELGE
- KEFE[Ar. < KEFFE]["KEVE" değil!] ile KEFE
( Terazi gözlerinden her biri. İLE ... )
- KEFE ile/ve/||/<> KESE
- KEFELEMEK ile KEF ile KEFE ile KEFELİ ile KEFESİZ
- KEFELİKÖY SUYU :
( Kefeliköy'ün üst kısımlarından çıkan bu memba suyu, çok içildiğinde ku dökme özelliği olduğundan çok aranan ve beğenilen bir sudur. Sertlik derecesi 3 olan su, yörenin gecekondulaşması nedeniyle özelliğini kaybettiğinden kullanılmaktan vazgeçildi ve kapatıldı. )
- KEFELİKÖY\'DEKİ ÇINAR AĞACI :
( Kefeliköy yerleşim yerinin iç kısmındaki sokak/cadde üzerinde olup çok sağlıklı bir ağaçtır. Göğüs çevresi 5.10 m dir. 180 - 200 yaşında olduğu sanılmaktadır. )
- KEFEN KUMAŞINI:
MAKASLA KESMEK değil ELLE YIRTMAK
- KEFEN ile ÎZÂR
( ... İLE Kefende, iç gömlek. )
- KEFENİN ile KEFENİN
( Kefe'nin. İLE Kefen'in. )
- KEFENLEMEK ile KEFEN/LİK ile KEFENCİ/LİK ile KEFENLİ ile KEFENSİZ ile KEFEN BEZİ ile KEFEN PARASI ile KEFEN SOYUCU/LUK
- KEFF[Ar.] ile İHCÂM[Ar.]
- KEFF[Ar.] ile MEN'[Ar.]
- KEFF[Ar.] ile TERK[Ar.]
- KEHF[Ar.] ile KEYF[Ar.]
( Mağara. İLE Araçlı "duyum"/haz.[bkz. 6532] )
- KEHL[Ar.] ile KEHL[Ar. çoğ. KİHÂL, KÜHÛL, KÜHLÂN] ile KEHL[Ar.]
( Göze sürme çekme. İLE 30 - 50 yaş arasında bulunan kişi, olgun çağı. İLE Bit. )
- KEHRİBAR ile KEHRİBARCI/LIK ile KEHRİBAR BALI
- CAKE[İng.] / SE GRUMELER[Fr.] / KLUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEK
- KEKA = KEKAH
( Zevkli bir durum anlatılırken, "ne güzel, ne iyi" anlamlarında söylenilen bir söz. )
- KEKELEMEK ile KEK ile KEKA ile KEKE/LİK
- KEKE / KEKEME/LİK ile/ve/||/<> GEÇ KONUŞMA
- KEKİK ile/ve/||/<> ANUK
- KEKİK ile/ve/||/<>/> KEKİK YAĞI
( ... İLE/VE/||/<>/> Kekikten elde edilen ve genellikle geleneksel halk tedavisinde kullanılan kokulu yağ. )
- KEKİK ile KEKİKLİ ile KEKİK YAĞI
- KEKİK ile/ve TARHANA/EŞEK KEKİĞİ
( ... İLE/VE Daha serttir. )
- KEL ile KELE ile KELECİ ile KEL KAHYA
- KEL/AYPANG[Çigil][< divanlugatturk] ile/ve/değil/||/<> KÖSE
- KELÂM ve/||/<>/< ARAP DİLBİLGİSİ/GELENEĞİ/ANLAYIŞI
- KELÂM ile/ve/<>/> CAMİ-ül-KELÂM
( Doğa varolanları. İLE/VE/<>/> İnsan. )
- KELÂM ile KAVL-İ ŞÂRİH
( Söz. İLE Açıklayıcı Söz. | Tanım. | Bir şeyin ne idüğünü/olduğunu belirleyen söz öbeği. )
- KELÂM ve MÂNÂ
- KELÂMCILAR ile/ve/||/<> SÛFÎLER ile/ve/||/<> İŞRÂKİLER ile/ve/||/<> MUHAKKİKLER
- KELEBEK ile/ve GECE KELEBEĞİ/PERVÂNE
( Tad alma duyusu ayağında olan hayvan. İLE/VE Geceleri ışığın etrafında dönen küçük kelebek. )
( Işık pervaneleri çekmez, onlara yönlerini şaşırtır. )
( Pervaneler giysileri yemezler. Giysileri yiyen onların tırtıllarıdır. )
- KELEBEK ile KELEBEKLER ile KELEBEK OTU ile KELEBEK CAMI ile KELEBEK GÖZLÜK ile KELEBEK ÇİÇEĞİ
- KELEBEK ile KURUKAFA
( ... İLE Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek. )
( ... cum ACHERANTIA ADROPHOS )
- KELER ile GÜNEY KAYA KELERİ
( ... İLE Güney Afrika'da yaşarlar. )
- KELİMELEŞMEK ile KELİME/LİK ile KELİMESİZ ile KELİME TÜRÜ ile KELİME OYUNU ile KELİME CAMBAZI ile KELİME KADROSU ile KELİME SIKLIĞI ile KELİME VURGUSU ile KELİME HAZİNESİ ile KELİME CAMBAZLIĞI ile KELİME KARIŞIKLIĞI
- KELİN İLACI OLSA BAŞINA SÜRER ile/ve/||/<> OĞLAN DOĞUR, KIZ DOĞUR; KENDİ HAMURUNU, KENDİN YOĞUR
- KELT ile KELT HAÇI
( CELTIC vs. CELTIC CROSS )
( زبان سلتي ile سلتي ile ضرب در )
( ZABAN SALATY ile سلتي ile ZAB DAR )
- KELVIN BODY[İng.] / CORPS DE KELVIN[Fr.] / KELVIN-KÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN CİSMİ
- KELVIN BRIDGE[İng.] / PONT DE KELVIN[Fr.] / KELVIN-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN KÖPRÜSÜ
- KEM ile KEME ile KEM GÖZ ile KEM KÜM
- KEMÂL ile/ve BEKÂ
- KEMÂL ile BEKÂ
- KEMAN ile/ve ERHU
( ... İLE/VE Çin kemanı. )
- KEMAN ile KEMANE ile KEMANİ ile KEMANCI/LIK ile KEMANÇE ile KEMAN YAYI ile KEMANE ÇEKME ile KEMANE BALIĞI
- KEMAN[Fars. :Yay.] ile/ve/> VİYOLA(ALTO)[İt.]
( ... İLE/VE/> Kemandan biraz büyükçe dört telli saz. | Kontralto. )
- KEMAN/VARDI GELDİ ile/ve/<>/> VİYOLA ile/ve/<>/> ÇELLO/VİYOLONSEL[İt. < VIOLONCELLO] ile/ve/<>/> KONTRBAS[Fr.]
( Çenenin altına dayanarak çalınan telli çalgı. İLE/VE/<>/> Kemandan biraz büyükçe dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> Viyoladan büyük, kontrobastan küçük dört sürtme telli saz. İLE/VE/<>/> En kalın sesli yaylı çalgı. )
( )
- KEMER-BEND ile KEMER-BESTE
( Derviş. İLE Bekâşî dervişi. | Eline, beline ve diline sahip olan. )
- KEMER[Fars.] değil/yerine/= EĞME/TÜMSEKLİ
- KEMERLEMEK ile KEMER/LİK ile KEMERE ile KEMERCİ/LİK ile KEMERLİ ile KEMERSİZ ile KEMER GÖZÜ ile KEMER BAĞLAMA ile KEMER PATLICANI
- BONE GLUE[İng.] / COLLE D'OS[Fr.] / KNOCHENLEIM[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMİK TUTKALI
- BONE OIL[İng.] / KNOCHENÖL, DIPPETISCHES ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMİK YAĞI
- KEMİK YANGISI ile/ve KIKIRDAK DOKUSU YANGISI ile/ve EKLEM YANGISI ile/ve EKLEM SIVISI İÇEREN KESELERİN YANGISI
( OSTEOMİYELİT ile/ve POLİKONDRİT ile/ve ARTRİT ile/ve BURŞİT )
- BONE[İng.] / OS[Fr.] / KNOCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMİK
- KEMİK ve/||/<> FREN ve/||/<> İNSAF
- KEMİK ile/ve/<> İLİK
( AZM ile/ve/<> MAĞZ/MUHH[çoğ. MİHÂH] )
( BONE vs./and/<> BONE MARROW )
- KEMİKLEŞMEK ile KEMİKLEŞTİRMEK ile KEMİK ile KEMİKLİ ile KEMİKSİZ/LİK ile KEMİK DOKU ile KEMİK ZARI ile KEMİK RENGİ ile KEMİK BİLİMİ ile KEMİK BİLİMCİ ile KEMİK ERİMESİ ile KEMİK YALAYICI/LIK ile KEMİK BİLİMSEL ile KEMİKLİ BALIKLAR
- KEMİRİCİ/LER ile/ve/<> ÇİFTDİŞLİ/LER
( ... İLE/VE/<> Omurgalılardan, üstçenedeki bir çift, kemirmeye yarayan dişin arasında bir çift daha küçük dişleri bulunan, kemiriciler takımının bir alttakımı. )
- CHEMI OSMOSIS[Fr.] / CHEMISCHE OSMOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMO OSMOS
- KEMOSENTEZ ile FOTOSENTEZ
( Bazı bakterilerin kimyasal nesnelerden enerji üreterek besin üretmesi ve üretme süreci. İLE Bitkilerin güneş ışığını kullanarak besin üretmesi ve üretme süreci. )
- KEMOTERAPİ değil/yerine/= KİMYASAL/KİMYEVÎ SAĞALTIM/TEDAVİ
- KEN ile KEND/KENT[Soğd] ile KEND[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Doğu bölgelerindeki tüm kentlere verilen genel ad. İLE Yüksek sayıda kişinin yaşadığı yer. İLE Köy. )
( SEMERKAND[Fars. < SEMİZ KEND]: Büyüklüğü nedeniyle "besili kent". )
- KENAN PARS SAĞLIKÇILAR PARKI :
( İstinye Mahallesindedir. 1.801,57 m²lik bir alan üzerindedir, 900,52 m²lik yeşil alanı ve 98,87 m²lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )
- KENAR, KIYI = HÂFFE = BORDURE
- KENAR değil/yerine/= KIYI
( ŞÂTİ'[çoğ. ŞEVÂTÎ] )
- KENARI YAYIK GİRİNTİLİ OLAN YAPRAK = VARAK-I CÜYÛBÎ = FEUILLE ÉCHANCRÉE
- KENAR/LIK ile KENARCI ile KENARLI/LIK ile KENARSIZ/LIK ile KENAR SEMT ile KENAR SUYU ile KENAR ATIŞI ile KENAR BOBİNİ ile KENAR MAHALLE
- KENÇ LİYÜ ile SOFRA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hakan'ların şölenleri ya da bayramlarda kurulan, herkesin gönlünce, yağmalarcasına yemek yediği bir sofra. İLE ... )
- KENÇ ile KENÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bebek. İLE Bir hayvanın yavrusu. )
- KENÇ ile/||/<> KENCE
( Genç. İLE/||/<> En küçük/son çocuk, "tekne kazıntısı". )
- KENDİ BAŞINA OLAN ile KENDİNE YETEN
- KENDİ DÜNYASINDA OLAN ile/ve/değil KENDİ DÜNYASI OLAN
- KENDİ GİBİ OLMAYANDAN UZAKLAŞMA ile/ve KENDİ GİBİ OLMAYANI DIŞLAMA
- KENDİ İÇİN KILMA ile/değil/yerine BELİRLEME
- KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)
( Kendinizi olduğunuz gibi görün, dünyayı da olduğu gibi göreceksiniz. )
( Ben gövdeyim fikrini yok edin, o zaman iç ve dış bir olacak. )
( Birlik özgürleştirir, özgürlük birleştirir. )
( Kendini şimdi ve burada ve bir olarak bilmek yeter. )
( Yaşamınızdaki en önemli şeye -kendinize- bölünmez dikkatinizi verin. )
( Kendinizden doğrudan haberdar olmadığınızdan, sadece ikinci elden, olağan söylentilere dayanan fikirleriniz vardır. )
( Sizin dünyanın içinde değil dünyanın sizin içinizde olduğunu idrak etmekle işe başlayın. )
( Bir kez kendi içinizde bütünleşirseniz dıştaki bilgi size kendiliğinden akar. )
( Değeri olan hiçbir şey size dıştan gelmez; konuyla ilgili olan ve belirgin edici olan ancak sizin kendi duygu ve anlayışınızdır. )
( Aradığınız, içinizdedir. )
( Her zaman içinize dalın, derinleşin, içinizi arayın. )
( Ancak dünyadan kurtulmuş olduğunuz zaman dünyada mutlu olabilirsiniz. )
( Kendinize dikkatle ve devamlı bakın - bu yeter. )
( Sizinle olana ulaşmaya gereksiniminiz yoktur. )
( Unity liberates. Freedom unites. )
( See yourself as you are and you will see the world as it is.
Destroy the wall that separates, the "I-am-the-body" idea and the inner and the outer will become one.
Enough to know oneself as one is, here and now.
Give your undivided attention to the most important in your life. Yourself!
Begin by realising that the world is in you, not you in the world.
Having no direct knowledge of yourself, you have mere ideas; all mediocre, second-hand, by hearsay.
Once you are inwardly integrated, outer knowledge comes to you spontaneously.
Nothing of value can come to you from outside; it is only your own feeling and understanding that are relevant and revealing.
Go ever deeper into yourself, seek within
You can be happy in the world only when you are free of it.
Look at yourself steadily - it is enough.
You need not reach out for what is already vs. you. )
( INTEGRITY IN THE SELF vs. SEPERATION TO OUT WORLD [AND MANAGEMENT] )
- KENDİ İÇİNDE BİRLİK ile DIŞ DÜNYA İÇİN AYRIŞMA (VE YÖNETİMİ)
- KENDİ ...:
ZAVİYEM(/DEN BAKINCA) değil/yerine/= AÇIM(/DAN BAKINCA)
- KENDİ ile/ve/ne yazık ki KENDİNE YABANCI/UZAK OLAN KENDİ
( THE SELF vs./and THE SELF WHICH THE SELF STRANGE/FARAWAY )
- KENDİLERİ YANARLAR ve BİZİ DE AYDINLATIRLAR
- SPONTANEOUS PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN OLAN SÜREÇ
- KENDİLİĞİNDEN ile OLDUĞU GİBİ
( Herşeyi olduğu gibi görebildiğinizde, kendinizi de olduğunuz gibi göreceksiniz. )
( SPONTANEOUSLY vs. AS IT IS )
- KENDİLİĞİNDEN/LİK ile/ve/||/<> ALIR/LIK
( SPONTENEITÄT mit/und/||/<> RECEPTIVITÄT )
- KENDİLİĞİNDENLİK ve ÖKE/DEHÂ
( SPONTANEOUSLINESS, SPONTANEITY and GENIUS )
( SPONTANÉ et ... )
( ZIFA ve TIANCAI )
- KENDİLİĞİNDENLİK ile/ve/||/<> SUYUN KALDIRMA GÜCÜ
- KENDİLİK EDİMLERİ ile/ve/||/<> BAŞKALARININ TEPKİLERİNE ÖZGÜ BEKLENTİLER ile/ve/||/<> BAŞKALARININ EDİMLERİ ile/ve/||/<> KENDİLİĞİN, KENDİLİĞE KARŞI EDİMLERİ(İÇE YANSITMA)
- KENDİME/KENDİNE/...YA AİT ile/ve/değil KENDİME/...YA ÖZGÜ
- KENDİ/MİZ) İÇİN ile (KENDİ/MİZ) OLARAK
- KENDİ/MİZ ile/ve/değil/||/<>/< "KEDİ"/MİZ
( Zihnimiz, anlam ve değer dünyamız. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sorumlu olduğumuz ve bakımını sürdürmek zorunda olduğumuz sevgili gövdemiz(/"çocuğumuz"/"kedimiz"). )
( Biz, gövdemiz ya da gövdemizdekiler(örgenlerimiz) değiliz. Birlikte fakat ayrı ayrı düşünmek durumundayız. Kendimizi, gövdemize indirgememek ve özdeşleştirmemek durumundayız. )
(
)
( Kendimizi ve "kedimizi(gövdemizi)" geliştirmek üzere 11 yaşam önerisi...
1- Ne yaparsak yapalım, hiçbir işimizde acele etmemeyi, her yaptığımıza, söylediğimize ve yiyip içtiğimize yüksek özen göstererek...
(Yediğimizi içerek; içtiğimizi yiyerek(çiğneyerek)!]
2- "Kâr" ile yarar arasındaki farkı sürekli anımsayarak kârın değil yararın önemli/öncelikli olduğunu anlayarak ve anımsayarak, yaptığımızın "kâr", yapmadığımızın yarar olduğu üzerinden düşünerek ve yaşayarak...
(Yaşamın, "zihin <> dil <> bellek" üçgeninde yapılandığını ve yaşayabileceğimizi bilerek ve sürekli anımsayarak.)
(Bir alan hakkında çoğu şeyi, çoğu şey hakkında da bir şeyi bilmeye çaba göstererek.)
3- Kendimiz başta olmak üzere adâlet ve rızâ üzerine kurulu bir yaşam kurmayı daha çok önemseyerek olmazsa olmazların ve karıştırılmaması gerekenleri sürekli anımsayarak...
[Olmazsa olmazlar:
(Kullanılagelenler)
1- Sağlık ve özgürlük
2- Zaman ve enerji
3- Bilgi ve farkındalık
(Uygulanagelenler)
1- Doğa ve doğallık
2- Uyum ve bütünlük
3- Gelişim ve değişim
Karıştırılmaması Gerekenler:
1- Genel ile Özel
2- Birincil Olanlar ile İkincil Olanlar
3- Araç ile Amaç
4- Süreç ile Sonuç
5- Kuram ve Uygulama
6- Korku ve Kaygı
4- Hareketten(spordan), felsefi anlayış, bilimsel tutum ve sanatsal duyarlılıktan uzak düşmeden, her düşündüğü, söylediği ve yaptığında yöntemin(usûl) ve üslûbun, içerikten/esastan önce olduğunu sürekli anımsayarak ölçü ve orandan olabildiğince yararlanarak...
(Zihnimizi, davranışlarımızı ve yaşamımızı, "alış-veriş" değil veriş-alış üzerine kurmayı yeğleyerek.)
5- Kendimizin gövde (ya da herhangi bir organımız) olmadığını, gövde ve zihnin birlikte fakat ayrı ve bütün olduğunu öncelikle anlayarak ve sürekli anımsayarak.
(Kendimizi tanımanın ve gerçekleştirmenin altı alanında,
[ Soluk | Beslenme | Psikoloji | Fizyoloji | Eşeysellik | İletişim ]
daha etkin ve yetkin bilgi sahibi olarak kendimizi ve yaşamı yönetmemizle!...)
(Nesnelere, kişilere[özellikle çocuğuna] ve kendimize tapmadan yaşamanın önemiyle birlikte alaycılıktan uzak durarak...)
6- Geçmişin olumsuzu olan "Keşke ..."lere ve geleceğin olumsuzu olan "Ya ..."lara zihnimizde ve yaşamımızda yer vermeyip zamanın değil ân'ın farkındalığıyla yaşamak üzere zihnini ve yaşamını tekrar düzenleyerek...
(Kaygı değil [koşulsuz] saygı ve sevgi üzerine yaşamayı öğrenerek ve yeğleyerek...)
7- Yaşamı, "ya, ya da" "mantığı" ile [0 - I] olarak değil "hem, hem de; ne, ne de" "mantığı" ile geleceğe don biçmeden, her şeyin başlangıcında %50-50'de durduğumuzu ve 1 ile 99 arasında yaşayabileceğimizi ve ifade edebileceğimizi yeğleyerek...
(Yaşamımızdaki azaltacaklarımız, bırakacaklarımız ve çoğaltacaklarımız üzerine daha çok düşünerek ve uygulayarak...)
(Küçük hesaplara değil ayrıntılara öncelik vererek...)
8- En başta ve özel olarak kendimizi, daha sonra da anne-babamızı, başkalarını ve geçmişimizde olan bitenleri affetmeyi yeğleyerek...
("Başımıza gelenleri" değil onlara nasıl tepki vereceğimizi yeterince düşünerek, öncelik vererek [olumsuzluk muhasebesi ve önceliği yapmadan] ve özen göstererek...)
(Sorunun değil çözümün parçası olmayı yeğleyerek...)
9- İşleri ve sorumlulukları, ona(şuna/buna) bırakarak/yıkarak değil kendimiz üstlenerek!...
(Bir yakınımız, dostumuz ve komşularımızla el birliği, dayanışma içinde olarak imece yöntemiyle düşünerek ve daha çok çalışarak...)
10- Karbon ayak izimizin azal(tıl)acağı, çevrenin ve doğanın dengelerine katkıları ve artıları yüksek olan,
uygarlığın ve teknolojinin en yalın göstergesi/aracı olan bisikleti, bireysel işlerimizde ve toplumsal alanlarımızda daha fazla kullanarak!...
11- Çeşitli olay/olgu, durum ve koşullarda,
genelleyici, indirgeyici, özdeşleştirici düşünemeyeceğimiz ve
köktenci, toptancı, sonuç odaklı,
keyfî "çözüm" ve yaklaşımlarda olamayacağımızı anımsayarak... )
- KENDİMİZİ:
DEV AYNASINDA GÖRMEK ile/değil/yerine/>< DEVÂ AYNASINDA GÖRMEK
- Kendin için DİNLE!!!
- Kendin için KONUŞ!!!
- Kendin için SUS!!!
- KENDİNDE ŞEY ile/ve KENDİ İÇİN ŞEY
( NEFS'ÜL EMR ile/ve ... )
( DING AN SICH ile/ve FUR SICH )
( RES cum/et REBUS )
- | KENDİNDE ile/ve/+ KENDİ İÇİN | ile/ve/+/||/<>/> KENDİNDE VE KENDİ İÇİN
- KENDİNDEN EMİN OLDUĞUN İÇİN İSTEMEK değil/yerine ALLAH'TAN EMİN OLARAK İSTEMEK
( [not] ASKING WITH SELF-CONFIDENCE but ASKING WITH TRUST IN ALLAH
ASKING WITH TRUST IN ALLAH instead of ASKING WITH SELF-CONFIDENCE )
- KENDİNDEN EMİN OLMAK ile/ve/değil KAYNAĞINDAN EMİN OLMAK
- KENDİNE GÖRE KISMET ile/ve AYRI KISMET
- KENDİNE GÖRE ile ÖZGÜN
- KENDİNE HAS ile KENDİNE ÖZGÜ ile KENDİNE MAHSUS
- [ne yazık ki]
KENDİNE KARŞI OLMA ile/ve/değil/||/<>/< ANLAMSIZLIK
- KENDİNE KARŞIN KENDİ ile KENDİ AMA YİNE DE KENDİ
- KENDİNE MAL ETME/TEMELLÜK[Ar.] ile/ve/||/<>/< BENZEŞME
( Özdeşlik. İLE/VE/||/<>/< Farklılık. )
( Akılsallık. İLE/VE/||/<>/< Mimesis. )
- KENDİNE ODAKLANMAK ile/ve/<> HAKK'A YÖNELMEK
- KENDİNE OLAN ÖZGÜVEN değil ÖZGÜVEN (ya da KENDİNE OLAN GÜVEN)
- KENDİNE ÖZEL değil KENDİNE ÖZGÜ
- KENDİNE ÖZGÜN değil KENDİNE ÖZGÜ ya da ÖZGÜN
- KENDİNE SÖYLEYEBİLDİĞİN ile/ve KENDİNE (BİLE) SÖYLEYEMEDİĞİN
( ABLE TO SAY TO YOURSELF vs./and (EVEN) NOT ABLE TO SAY TO YOURSELF )
- KENDİNİ AŞ!(MAK) ile/ve/değil/fakat/||/<>/< HADDİNİ AŞMA!(MAK)
- KENDİNİ BİL(EBİL)MEK:
ALIRKEN ile/ve/değil VERİRKEN
( Kendini bilemezsin. İLE/VE/DEĞİL Kendini bulursun. )
- KENDİNİ BİLMEK ile/ve DOĞA AYNASINDA KENDİNİ BİLMEK
- KENDİNİ FEDÂ ETMEK ile/değil FEDÂKÂR OLMAK
- KENDİNİ İSPAT (ETME ÇABASI) ile/değil/yerine KONUYU/DURUMU İSPAT
- KENDİNİ:
KÖTÜ HİSSETTİĞİNDE ile/ve/<> İYİ HİSSETTİĞİNDE
( Daha özel algıla/yorumla! İLE/VE/<> Daha genel düşün! )
- KENDİNİ KURTARAN VELİ/VELÂYET ile/ve BAŞKALARINI KURTARAN VELİ/VELÂYET
- KENDİNİ ÖVEN ile/değil/yerine/>< KENDİNİ BİLEN
- KENDİNİ TANI!
- KENDİNİ TANI[Yun. < GNOTHI SEAUTONU(ΓΝΩ͂ΘΙ ΣΕΑΥΤΌΝ)] ile/ve/||/<>/> KENDİNLE İLGİLEN / KENDİNE ÖZEN GÖSTER[Yun. < EPIMELEIA HEAUTOU(ἘΠΙΜΈΛΕΙΑ ἙΑΥΤΟΥ͂)]
(
| Başlık | Gnōthi seautonu (γνῶθι σεαυτόν) |
Epimeleia heautou (ἐπιμέλεια ἑαυτοῦ) |
|---|---|---|
| Temel anlam | Kendini tanı | Kendinle ilgilen / kendine özen göster |
| Kavramsal tür | Bilişsel ilke | Uygulamalı ilke |
| Odak noktası | Kendini tanıma, sınırları/nı fark etmek | Kendiliği dönüştürme ve biçimlendirmek |
| Yönelim | İçgörü ve farkındalık | Eylem, alışkanlık ve yaşam düzeni |
| Amaç | Ne olmadığını ve sonra ne olduğunu bilmek | Daha nitelikli bir yaşam sürdürmek üzere düzenleyici çaba ve tutumda bulunmak |
| Süreklilik | Anlık ya da dönemsel olabilir | Sürekli ve disiplinli bir süreçtir |
| Antik felsefedeki yeri | Yaşam temeli olarak simgesel | Temel/öncelikli değer |
| Birbiriyle ilişkisi | "Epimeleia heautou"nun içinde yer alır | "Gnōthi seautonu"yu olanaklı kılan çerçevedir |
| Örnek | “Öfkeli olduğumu fark ettim.” | “'Öfkemi' denetleyebilmek üzere düşünce ve yaklaşım biçimimi değiştirmeyi yeğliyorum.” |
- KENDİNİ TANI = RECOGNIZE YOURSELF[İng.] = GNOTHI SEAUTONU
- KENDİNİ TANIMAK ile/ve/> KENDİNİ İNŞÂ ETMEK
( RECOGNIZE THE SELF vs./and/> TO BUILD THE SELF )
- KENE ile YAVSI
( ... İLE Bir tür kene. )
- KENETLEMEK ile KENETLENMEK ile KENETLENEBİLMEK ile KENE ile KENEF ile KENET ile KENELER ile KENETLİ ile KENE GÖZ ile KENE OTU ile KENE AĞACI ile KENET MİLİ
- HEMPSEED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KENEVİR YAĞI
- HEMP[İng.] / VHANVR[Fr.] / HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= KENEVİR
- KENEVİR ile KENEVİRCİ/LİK ile KENEVİR YAĞI ile KENEVİR HELVASI
- KENG ile KENGES ile KENGEŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Geniş olan. İLE Sığ. İLE Öğüt alma, düşünce, görüş alışverişi. )
- KENGEL/KENGER[Fars.] = EŞEK DİKENİ
( Birleşikgillerden, yaprakları dikenli yaban bir bitki. )
( CYNARA CARDUNCULUS )
- KENT/ŞEHİR[Ar.] yerine/değil BALIK
- KENT ve/||/<>/> KAVRAM
( Kentin olmadığı yerde, sanat da olmaz. )
- KENT ile KÖY KENT
( ... İLE Bazı ülkelerde, kırsal bir gelişme yöntemi olarak benimsenen, kırsal yerleşme birimlerini, kente ve sanayiye uygun işlevlerle donatmayı, böylelikle kırsal alanda bir canlanma ve kalkınma yaratarak kentlere akını azaltmaya amaçlayan bir yerleşim örneği ya da önerisi. )
- KENTİN DIŞI ile KENT MERKEZİNİN DIŞI
( Taşra. İLE Varoş. )
- KENTLEŞMEK ile KENTLİLEŞMEK ile KENT ile KENTLİ/LİK ile KENTÇİ/LİK ile KENTSEL/LİK ile KENT SOYLU/LUK ile KENT EFSANESİ ile KENTLER ARASI ile KENTSEL DÖNÜŞÜM
- KENTSEL "ÖTELEME" ile/değil/yerine/||/<>/< KENTSEL DÖNÜŞÜM
( )
- AT:
KENTTE değil/yerine TAŞRADA
- KENTTE YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine KENTLİ OLMAK
- KENZ[< KÜNÛZ] ile HAZÎNE, DEFÎNE, YERALTINDA BULUNAN DEĞERLİ EŞYÂ
- KEPAYANG OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KEPAYANG YAĞI
- KEPLER-62E ile/ve/||/<>/< LYRA (TAKIMYILDIZI)
( Bizden yaklaşık olarak 1.200 ışık yılı uzaklıkta bulunan Kepler-62e adlı ötegezegen, Lyra takımyıldızında bulunmaktadır. Kepler Uzay Teleskobu tarafından keşfedilen bu ötegezegen, dünya kütlesinin yaklaşık 4,5 katı kütleye sahiptir. Yarı çapı ise yaklaşık 1,6 katı kadardır. Güneşten biraz daha soğuk, yıldızının etrafında dönen 5 gezegenden biri olan Kepler-62e'nin yüzey sıcaklığı, yaklaşık olarak 29°C'dir. Yıldızı etrafındaki bir turu ise 122,4 gün sürmektedir. )
- KEPLER'S LAWS[İng.] / LOIS DE KEPLER[Fr.] / KEPLER-GESETZE, KEPLERSCHE GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= KEPLER YASALARI
- KER[Ar.] ile KERH[Ar.]
( Sağır. | Kuvvet, kudret. | Merâm ve maksat. İLE İğrenme, tiksinme, hoşlanmama. | Zorlama. )
(1996'dan beri)