Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(62/120)
- KARTAL ile KAYA KARTALI
( ... İLE 2 metre genişliğinde kanatları bulunur. [Yaklaşık 4 kg. ağırlığındalardır.] )
( ... İLE Özellikle geyik yavrularını avlarlar. )
( ... vs. GOLDEN EAGLE )
( ... cum AQUILA CHRYSAETOS )
- KARTAL ve/||/<> KÖPEK ve/||/<> AKILLI GELİN
( Sinek avlamaz. VE/||/<> Kuşa hırlamaz. VE/||/<> Kaynanaya hırlamaz. )
- KARTAL ile SEKRETER KUŞU
( ... İLE Avlarını, güçlü pençeleriyle ezerek öldüren tek yırtıcı kuş. )
( ... İLE Yiyecek kusabilmelerinin yanısıra su da kusabilirler. )
( ... İLE Boyları, 120 cm. civarındadır. )
- KARTALIN:
SOLA BAKAN TARAFI ile SAĞA BAKAN TARAFI
( Hz. İsa. İLE Hz. Meryem. )
- KARTALLAR, YÜKSEKTEN UÇAR ile/||/<> KARTALLAR, SOLUCAN AVLAMAZ
- KARTELA[İt. < CARTELLA] ile KARTOTEK[Fr. < CARTOTHÈQUE]
( Tombala vb. oyunlarda sayıların yazılı olduğu kart. | Boya, kumaş, halı vb. ürünlerin çeşitlerini küçük parçalar hâlinde gösteren dizin. | Tuluat tiyatrosunun kapısına asılan tabela. İLE Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. | Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb. )
- CARTESIAN SIGN CONVENTION[İng.] / CONVENTION DE SIGNE CARTÉSIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= KARTEZYEN İŞARETLEME UZLAŞMASI/UZLAŞIMI
- KARTOPU ile KARTOPU ile KAR TOPU/TOPAĞI
( Hanımeligillerden, birçok türü süs bitkisi olarak yetiştirilen, zeytinimsi, meyvemsi, kırmızı renkte bir ağaççık.[Lat. VIBURNUM]. | Beyaz ve tombul. İLE Elle top biçiminde sıkıştırılmış, eğlence amacıyla karşılıklı atılan kar topağı. )
- KARTOROZ" değil KART HOROZ
- KARXANA[Azr.] = MADEN, OCAK[Tr.]
- KARY ile/||/<> KURÂ
( Köy. İLE/||/<> Köyler. )
- KARYOLA[İt. < CARRIOLA] değil/yerine/= SEKİ/SEDİR
( Üzerine yatak yapılıp yatılan tahta ya da metal sedir. | El arabası. )
- KARYOSIT/KARYOCYTE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKLİ GÖZE
- KARZ -ile
( ÖDÜNÇ VERME/ALMA )
( BORÇ )
- KARZ değil/yerine/= ÖDÜNÇ
- KARZ-I HASEN ile KARZ-I ŞİR
( Faizsiz verilen borç. İLE Şiiri, ezbere okuma. )
- KAS (GÜCÜ) ile/ve/<>/yerine/değil DÜŞÜNCE (GÜCÜ)
- | "KAS KAFA" ile/ve/||/<> "BOŞ KAFA" ile/ve/||/<> "MAN KAFA" |
ile/değil/yerine
HOŞ KAFA
( Duyduğundan bir şey al(a)mayan. İLE/DEĞİL/YERİNE Duyduğunu çabuk unutan, etki etmeyen. İLE/DEĞİL/YERİNE Duyduğunu herkese anlatan. İLE/DEĞİL/YERİNE Duyduğunu içinde tutan. )
( Üç/dört heykel masalını okumanızı/dinlemenizi salık veririz. )
- KAS(KALAS) KAFALI OLMAK yerine KASK KAFALI OLMAK
( Bisiklet kullanırken kask takmanın farkının ve öneminin sürekli zihinde tutulması gerekliliğinin yanı sıra, takmakla takmamak arasındaki FaRkLaR, burada gösteremeyeceğimiz kadar kötü görüntülerdir. O istenmeyecek durumlara düşmemek için "Kask takmayı tercih ediyorum/z..." )
( )
( )
- KAS YANGISI ile DERİ VE KAS YANGISI ile DERİ ALTINDAKİ KATILGAN DOKU YANGISI
( MİYOZİT ile DERMATOMİYOZİT ile FLEGMON )
- KAS ile DELTAKASI
( Omuzbaşında bulunan, üçgen biçimindeki kas. )
- KAS ile/ve/değil GRUP KAS
( ... İLE/VE/DEĞİL Tek bir kas gibi görünen fakat birkaç kastan meydana gelen kas. )
- KASA ile/ve/değil/yerine/<>/< KESE
- KASABA değil/yerine/= İLÇE
- KASALAMAK ile KASALANMAK ile KAS ile KASA/LIK ile KASE ile KASK ile KAST ile KASACI/LIK ile KASALI ile KAS DOKU ile KASA FİŞİ ile KASA SAYIMI ile KASA DEFTERİ ile KAS TUTUKLUĞU
- KAŞANMAK ile KAŞANDIRMAK ile KAŞAN ile KAŞANE ile KAŞAN YERİ
- KASAP, SAMİ (BAHÇEKÖY, 1938) :
( Orman İşletmesinden emeklidir. 1992 - 1994 döneminde DYP den Bahçeköy Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı. )
- KASAP, SUAT (BAHÇEKÖY, 1965) :
( Özel sektörde çalışmaktadır. 2004 - 2009 döneminde Bahçeköy Belediye Meclisinde ANAP Üyesi olarak görev yaptı. )
- KASAP ile KANA SUSAMIŞ ile KASAPLIK
( BUTCHER vs. BUTCHERLY vs. BUTCHERY )
( قصاب ile قصابي کردن ile قصاب وار ile قصابي )
( GHSAB ile GHSABY KARDAN ile GHSAB VAR ile قصابي )
- KASAPOĞLU, SEMA (İSTANBUL, 1950) :
( Kireçburunlu olup, hayatını spora adayan bir spor insanı. "Her kız spor yapmalı" parolası ile Kireçburnu Spor Kulübü bünyesinde 6 - 16 yaş arası kız çocuklarına futbol eğitimi veren Çim Filizleri Projesini başlattı. Kulüp bünyesinde ücretsiz kız futbol okulu kurdu. 2009 yılında Fair Play Birliği (CIFP) tarafından Fair Play Şeref Diploması ödülü aldı. Milli Olimpiyat Komitesi üyesi olup, IOC Kadınlar ve Spor Ödülünü (2011) aldı. )
- KASÂVET[Ar.] ile/ve AZAP[Ar.]
( Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı. İLE Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. | İslâm inanışına göre, dünyada günah işlemiş olanlara, daha sonra[ahirette] verilecek cezâ. )
- KASD[Ar.] ile NAHV[Ar.]
- KAŞE[Fr. < CACHET] ile KAŞE
( Damga, mühür. | Belirlenmiş sürelerde çalışanlara ödenen ücret. | Toz ilaçların içine konulduğu, yutulmaya uygun, güllaçtan küçük kap. İLE Kalın, kışlık bir tür kumaş. )
- KÂSE ile/||/<> SUKURCA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( ... İLE Bir tür kâse. )
- KÂSE ile TABAK
- KÂSE[Fars.] değil/yerine/= TAS
( Cam, çini, toprak vb.nden yapılmış derince çanak. | Kalp. )
- KASET[Fr. < CASSETTE]/CD[İng. < COMPACT DISC] / ALBÜM[Fr.] yerine UZUNÇALAR
( İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu. / Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. | Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. | Uzunçalar. YERİNE ... )
- KAŞI-GÖZÜ (SEÇİLME(ME)K, ANLAŞILMAMAK)
- KASÎDE ile/ve BAAT
( ... İLE/VE Bir tür kasîde. )
- KASÎDE ile BEYT-ÜL-KASÎD
( ... İLE Kasîdenin en iyi beyti. )
- KASİDE ile/||/<>/> GAZEL ile/||/<>/> RUBAİ ile/||/<>/> KITA
- KISIDWE OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KASİDVE YAĞI
- KASIK YARIĞI/ÇATLAĞI ile KASIK BAĞI
( Kasık fıtığı. İLE Fıtığı içeride tutmak için kullanılan bağ. )
- KASIK ile KASIK OTU ile KASIK BAĞI ile KASIK BİTİ ile KASIK BAĞCI ile KASIK FITIĞI ile KASIK ÇATLAĞI
- KAŞIKÇI KUŞU ile KAŞIKÇIN
( Pelikan. İLE Ördekgillerden, gagası kaşık biçiminde, tüyleri ak, kara, kahverengi, ayakları kırmızı bir kuş. )
( PELECANUS ONOCROTALUS cum SPATULA CYLPEATA )
- KAŞIKLAMAK ile KAŞIKLANMAK ile KAŞIKLATMAK ile KAŞIK/LIK ile KAŞIKÇI/LIK ile KAŞIK OTU ile KAŞIK KAŞIK ile KAŞIK OYUNU ile KAŞIK HAVASI ile KAŞIK TIRNAK ile KAŞIK ÇALIMI ile KAŞIKÇI KUŞU ile KAŞIK DÜŞMANI
- KAŞIK'TA:
ÇİFTLİ ile/ve ÜÇLÜ ile/ve DÖRTLÜ
- KAŞIMAK ile KAŞELEMEK ile KAŞELENMEK ile KAŞELETMEK ile KAŞ ile KAŞE ile KAŞELİ ile KAŞESİZ ile KAŞ JÖLESİ
- KASIMPAŞA CAMİSİ ile KASIM PAŞA CAMİSİ
( Eyüp'te, Zal Mahmud Paşa Caddesi'ndedir. İLE Kasımpaşa'da, Bahariye Caddesi'ndedir. )
( Cezri[kökten] Kasım Paşa Camisi olarak da bilinir. İLE 1533'te, Rumeli Beylerbeyi Güzelce Kasım Paşa tarafından yaptırılmış, Mimar Sinan yapıtıdır. [Cami-i Kebir adıyla da bilinir.] )
- KAŞI(N)MAK ile DOKUNUYORMUŞ/SİLİYORMUŞ/KAŞIYORMUŞ/SADECE ELİNİ KOYMUŞ GİBİ YAPMAK
- KASIR ile/ve YALI KASIR
( ... ile/ve SİNANPAŞA KÖŞKÜ / İNCİLİ KÖŞK [Sarayburnu - Çatladıkapı arasında] )
- KASIT ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM
- KASK ile BARET
- KASKATI (KESİLMEK)
- KAŞKOL[Fr. < CACHE-COL] değil/yerine/= BOYUN ATKISI
- KASR - I HÜMAYUN :
( Maslak Kasırları kampüsü içindedir. İki katlı ve yarı kagirdir. Birinci kat taş, ikinci kat ise ahşaptır. Pencereleri ve süslemelerinin güzelliği dikkat çeker. Kasa - ı Hümayün'de Sultan Abdülhamid'in (1876 - 1909) bizzat yaptığı ve üzerinde A.H. arması bulunan bir kapı vardır. Milli saraylara ait olup, Müze - saray olarak gezilebilmektedir. )
- KAST[Ar. < KASD] ile KAST[İng. < CAST][Fr. < CASTE]
( Amaç, istek. @@ Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağı doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. )
- KAST ile/ve/||/<>/< KAS
( CASTE/INTENTION vs./and/||/<>/< MUSCLE )
- KAST[Ar. < KASD] ile/ve/değil KAST[Fr. < CASTE]
( Amaç, istek, maksat. | Öldürmeyi, yaralamayı ya da zarar vermeyi isteme, kötü niyet. İLE Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. )
- KAST ile/ve/||/<> KAT
- KAST ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ
( Bilinçli yönelim, çoğu zaman hukukta fiile dönük irâde. @@ Fiilden önceki uzun süreli yönelme ve hazırlık durumu. )
( "Zarar kastı bulunmamaktadır." @@ Kişiye yönelik şibak nihali bulunduğu, önceki temaslardan anlaşılmaktadır."[Henüz fiil yoktur fakat hedefe bağlanma süreci vardır.] )
- KASTETMEK ile/ve TEMELLENDİRMEK
- HUILE DE RISIN[Fr.] / RIZINUSÖL, KASTORÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KASTOR YAĞI
- KAT/KATT[Ar.] ile KAT'[Ar.]
( Katı bir şeyi enine kesme, yontma. | Tahıl fiyatlarının yüksekliği. | Geçme, ilerleme, yol alma. | Kağıtları oyarak dantel gibi süslü biçimler oluşturma sanatı. | Sözün etkisini artırmak ve dinleyenin anlayışına bırakmak için sözü bitirmeden kesme. [şöyle şöyle oluyor, dikkat edin, yoksa ...] İLE Kesme, keslme, biçme. | Halletme, karar verme, sona erdirme, bitirme. )
- KATA[İng.] ile/değil/yerine/= KATA
- KAT'Â[Ar.] ile KAT'EN[Ar.]
( Hiçbir zaman, asla. İLE Asla, hiçbir zaman. )
- KAT'Â[Ar.] ile KATIA["ka" uzun okunur]
( Hiçbir zaman, asla. İLE Katı'ın dişili/müennesi. | Katı' sanatı ile yapılmış dantel gibi kâğıt oyması yapıt. | Kesen, kesici. )
- KATALİTİK ile KATALİTİK SOBA
- KATAPLEKSİ/CATAPLEXIA[İng.] değil/yerine/= GEVŞEYİKALIM
- KATARAKT[Fr. < CATARACTE]/ENÜÇ[dvnlgttrk] değil/yerine/= PERDE, AKBASMA, AKSU
- KATARZİS["KATARSİZ" değil!] ile/ve/||/<> ABREAKSİYON
- KATEGORİ = DEME
- KATEGORİ[Fr. < CATÉGORIE | İng. CATEGORY < Yun.] değil/yerine/= ULAM/DENKÖBEK
( Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi ya da benzerlik bulunanların tamamı. )
- KATEGORİLER:
ARİSTOTELES'TE ile/ve/||/<>/> KANT'TA ile/ve/||/<>/> HEGEL'DE
( [ 2/3/4. dersler...] )
- ANAYASA:
KATI ile/ve/değil/yerine/<> ESNEK
- FESTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI CİSİM
- SULP ERİYİK[Osm.] / SOLID SOLUTION[İng.] / SOLUTION SOLIDE[Fr.] / FESTE ELEKTROLYTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ÇÖZELTİ
- SOLID-STATE REACTION[İng.] / FESTER BRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI-DURUM TEPKİMESİ
- SOLIDUS CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDUS[Fr.] / SOLIDUS-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI EĞRİSİ
- SOLID ELECTROLYTE[İng.] / FEST[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ELEKTROLİT
- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ
- SOLID STATE LASER[İng.] / LASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL LAZERİ
- SOLID STATE MASER[İng.] / MASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL MAZERİ
- SULBİYET[Osm.] / SOLID STATE[İng.] / ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL
- SOLID HELIUM[İng.] / HÉLIUM SOLIDE[Fr.] / FESTES HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HELYUM
- SOLID LASER[İng.] / LASER SOLIDE[Fr.] / FESTER LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI LAZER
- KAT'I MÜKAFTİ/PARABOL değil/yerine/= ...
- FAT[İng.] / GRAISSE[Fr.] / ÖL FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAĞ
- SULP MAHRUK[Osm.] / SOLID FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE SOLIDE[Fr.] / FESTE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAKIT
- KATI ile/||/<> GAZ
( Katı sabit şekil İLE gaz şekilsiz ve sıkıştırılabilir )
( Formül: Düzenli yapı İLE Rastgele hareket )
- KATI[Ar.] ile KATI[Ar.] ile KATI'[Ar. < KAT]["ka" uzun okunur] ile KAT'Î[Ar.]
( Sert. [>< YUMUŞAK] | Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz. | Düşünce ve davranışlarında belirli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. | Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın ya da üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan. [sulp] | Çok, aşırı derecede. İLE Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide. [taşlık, konsa] İLE Kesen, kat eden, durduran. İLE Kesip atan, ikirciye düşmeye olanak bırakmayan, kesin. )
- KATI ile/||/<> PLATONİK KATILAR
- KATI ile SERT
( SOLID vs. HARD )
- KATI ile/>< SIVI
( Belirli biçim ve oyluma sahip nesne. İLE/>< Belirli biçimi olmayan, akışkan nesne. )
( SOLIDS vs./>< LIQUIDS )
- SULP[Osm.] / SOLID[İng.] / SOLIDE[Fr.] / FERRONICKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI
- KATI ile ÜSSÜ ile BİR O KADAR DAHA
- KATÎ[Ar.] ile YAKÎN[Ar.]
( Kesin. İLE Sağlam, kesin bilgi. | Bir şeyi iyice, kesinlikle bilme. )
- KATI ile/ve/değil YOĞUN
( [not] SOLIDS vs./and DENSE )
- KATIK ile/ve/||/<> AZIK
( Yiyecek/yemek. İLE/VE/||/<> Ekmek. )
- KATİL(")[Ar.] ile/||/<> (")CÂNÎ(")[Ar.]
- KATILAR'DA:
KRİSTAL ile/ve AMORF/AMORPHE[Fr.]/BÎ-ŞEKL[Fars.]
( Cam, amorf bir katıdır. )
- SOLIDIFICATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA ISISI
- KATİLEŞMEK ile KATILAŞMAK ile KATILAŞTIRMAK ile KAT ile KATİ ile KATI/LIK ile KAT KAT ile KATOLİK/LİK ile KATI SÖZ ile KATI YAĞ ile KATI ATIK ile KAT YUVARI ile KATI KALPLİ/LİK ile KAT İRTİFAKI ile KATİ TEMİNAT ile KATI YUMURTA ile KATI YÜREKLİ/LİK ile KAT GÖREVLİSİ
- KATI/LIK" ile/ve/değil ISRAR/CI/LIK
- [ne yazık ki]
KATI/LIK ile YILGAR/SATKIN/HAİN/LİK
- KATILIM FONU ile/ve/değil/yerine/||/<> KATILIM HESABI
( Sermaye piyasası ürünlerinden olan portföyler.[Profesyoneller tarafından yönetilir.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Katılım bankalarının, fon toplamak için kullandığı tasarruf aracıdır. )
- KATILIM ve/||/<>/< İLGİ
- KATILIM ÖNCELİK/ÖNEM VERMEK
- KATILMAK ile/ve/değil İMAN ETMEK
- KATİ/MUHAKKAK değil/yerine/= KESİN
- KATIRLAŞMAK ile KATIR/LIK ile KATIRCI/LIK ile KATIR KARI ile KATIR İNADI ile KATIR KUTUR ile KATIR YILANI ile KATIR BONCUĞU
- KAT'Î/YET[Ar.] değil/yerine/= KESİN/LİK
- Katılabilmek için DİNLE!!!
- Katılabilmek için SUS!!!
- KATKIDA "BULUNMAK/BULUNMASI" ile/değil "ETKİ ETMEK/ETMESİ"
- KATKILANMAK ile KATKI ile KATKILI/LIK ile KATKISIZ/LIK ile KATKI PAYI ile KATKISIZCA ile KATKI MADDESİ
- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI
- EXTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DOPÉ[Fr.] / STÖRSTELLENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI YARI İLETKEN
- EIGENE PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ FOTO İLETKENLİK
- SEMI-CONDUCTEUR NON DOPÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ YARI İLETKEN
- KATKIYA ...:
AÇIK/LIK ile/ve/||/<>/> UYGUN/LUK
- KATL[Ar.] ile MEVT[Ar.]
( Öldürmek. İLE Ölüm. )
- KATMAN ile/ve/değil EŞİK
- KATMAN ile SIRADÜZEN
( LAYER vs. HIERARCHY )
- KATMANDU'DAKİ MEYDANLAR:
DURBAR ile/ve/||/<> HANUMAN DHOKA(MAYMUNLAR KRALI) ile/ve/||/<> TAUMADHI ile/ve/||/<> DATTATRAYA
- LAMINAR FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT LAMINAIRE[Fr.] / LAMINARE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATMANLI/LAMİNER AKIŞ/AKIM
- CATHODIC OVER POTENTIAL[İng.] / SURTENSION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHE ÜBERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK AŞIRI GERİLİM
- CATHODIC AREA[İng.] / KATHODENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK BÖLGE
- CATHODE BIAS[İng.] / KATHODENVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BESLEMESİ
- CATHODE COMPARTMENT[İng.] / CA'TODO COMPARTMENT[Fr.] / KATOENENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BÖLMESİ
- CATHODE DROP, CATHODE FALL[İng.] / CHUTE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ
- CATHODE RAYS[İng.] / KATHODEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLARI
- CATHODE RAY TUBE[İng.] / TUBE CATHODIQUE, TUBE À RAYONS CATHODIQUES[Fr.] / BRAUNSCHE RÖHRE, KATHODENSTRAHLRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLI TÜP
- CATHODE DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KARANLIK BÖLGESİ
- CATHODE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT TÜPÜ
- KATOT ile/||/<> ANOT
( Elektrolizde katot negatif elektrot İLE anot pozitif elektrottur )
( Faraday tarafından 1834 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )
- TAR[İng.] / GOUDRON[Fr.] / TEER, TEEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATRAN
- KATRANLAMAK ile KATRANLANMAK ile KATRANLATMAK ile KATRAN ile KATRANCI/LIK ile KATRANLI ile KATRANSIZ ile KATRAN RUHU ile KATRAN SUYU ile KATRAN TAŞI ile KATRAN YAĞI ile KATRAN ÇAMI ile KATRAN AĞACI
- KATRANRUHU ile KATRANTAŞI ile KATRANYAĞI
( Kayın katranının damıtılmasıyla elde edilen ve hekimlikte kullanılan renksiz, keskin kokulu ve yakıcı bir sıvı. İLE Birleşimindeki su miktarı çok olan bir tür yanardağ camı. İLE Katrandan elde edilen ve hekimlikte ilaç olarak kullanılan sıvı. )
- ... değil KATSAYI
- KAUDA/CAUDA, TAIL[İng.] değil/yerine/= KUYRUK
- KAURINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURİNİK ASİT
- KAURINOLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURİNOLİK ASİT
- KAURONILIK ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURONOLİK ASİT
- KAV ile KAV[Fr. < CAVE]
( Ağaçların gövdesinde ya da dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi nesne. | Yılanın deri değiştirirken attığı deri. İLE Mahzen. )
- KAVA[İng.] ile/değil/yerine/= KAVA
- KAVAIIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAVAİK ASİT
- KAVAK / KARAKAVAK
( ... İLE Yüksekliği 35 metre kadar olabilen, kabuğu koyu renkli bir tür kavak. )
( POPULUS cum POPULUS NIGRA )
- KAVAL ile/ve/||/<>/> AĞIT
( Çaldım/k, Oynamadın/ız. İLE/VE/||/<>/> Yaktım/k. Ağlamadın/ız. )
- JAR[İng.] / BAC[Fr.] / KRUG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVANOZ
- KAVATEL OIL[İng.] / KAVATEL ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVATEL YAĞI
- KÂVÎ[Ar. < KEYY | çoğ. KÂVİYÂN] ile KAVÎ[Ar. < KUVVET]
( Dağlayan, yakan/yakıcı. [Fr. CAUSTIQUE] İLE Güçlü, kuvvetli. | Güvenilir, sağlam. )
- KAVÎ değil/yerine/= GÜÇLÜ
- KAVİLEŞMEK[Ar. + Tr.] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK
- KAVİM ile/ve/||/<>/< AŞÎRET/BOY ile/ve/||/<>/< KABÎLE ile/ve/||/<>/< AKRABA ile/ve/||/<>/< AİLE
- KAVITASYON/CAVITATION[İng.] değil/yerine/= OYMA
- KAVL/KAVİL[Ar.] ile/ve/<> KELÂM
( Yok olanı, var ettiğimiz olana verdiğimiz ad. İLE/VE/<> Var olana ilim vermek. )
- KAVL ile/ve LAFZ
- KAVM[çoğ. AKVAM] -ile
( EVLİYÂ ZÜMRESİ )
( İNSAN TOPLULUĞU )
( BİR PEYGAMBERİN GÖNDERİLDİĞİ TOPLULUK )
- KAVRAM/KONU/DURUM/SORUN:
"KİŞİ/LER ÜZERİNDEN" (KAVRAM/DURUM) ile/değil/yerine/>< KAVRAM/DURUM ÜZERİNDEN (KİŞİ/LER)
- KAVRAM ile/ve/değil EŞİK
- KAVRAM ile/ve/<> İMGE
( )
( CONCEPT vs./and/<> IMAGE )
- KAVRAM ile İMGE
( İlke. İLE Eylem. )
- KAVRAM ile/||/<> KÜME
- KAVRAM = MEFHUM[Ar. < FEHM] = CONCEPTION, NOTION[İng.] = CONCEPT, NOTION[Fr.] = NOTIO, BEGRIFF[Alm.] = CONCEPTUS, NOTIO[Lat.] = LOGOS, ÉNNOIA, HOROS, NOEMA[Yun.] = CONCEPCÍON[İsp.]
- KAVRAM ile/ve/<>/= ÖLÇÜ
( CONCEPT vs./and/<>/= MEASUREMENT )
- KAVRAMAK ile KAVRANMAK ile KAVRATMAK ile KAVRANILMAK ile KAVRAMLAŞMAK ile KAVRATABİLMEK ile KAVRAYABİLMEK ile KAVRAYIVERMEK ile KAVRAMLAŞTIRMAK ile KAVRAK ile KAVRAM ile KAVRAÇ ile KAVRAMCI/LIK ile KAVRAMSAL/LIK ile KAVRAM YAZI ile KAVRAM KARMAŞASI
- KAVRAM'IN:
YAŞI ve KATMANLARI
( CONCEPT'S: AGE and LAYERS )
- KAVRAMLAR ile/ve/<> KONU/LAR
( CONCEPTS vs./and/<> SUBJECTS/TOPICS )
- KAVRAM/SAL/LIK ile/ve/<> OLGU/SAL/LIK
( Tanımlanan her şey, kendine değil ona dairdir/yöneliktir. Tüm fizik ve metafizik, olgu ve kavramlar içindir. )
- KAVRAYIŞ = FİKR-İ İPTİDAİ, TASAVVUR-I SAZEC = APPREHENSION[İng., Alm.] = APPRÉHENSION[Fr.] = APPREHENSIO[Lat.] = APRENSIÓN[İsp.]
- ... KAVRIYORUZ ile/ve/değil/yerine "KAVRANIYOR" / BAZI KİŞİLERİN "ÖYLE KAVRAMASI"
- KAVS[Ar.] ile/ve/||/<>/> KAVL[Ar.] ile/ve/||/<>/> KAVM[Ar.]
- KAVSEYN[< KAVS]:
BİRLEŞTİRİLEN İKİ YAY | İKİ KAVİS -<
- KAVS-I URÛC KAVS-I NÜZÛL
- KAVUM/CAVUM[İng.] değil/yerine/= OYUK, BOŞLUK
- KAVUNİÇİ/PEMBE ile/değil YAVRUAĞZI
( ... İLE/DEĞİL Kavuniçi ile pembe arası bir renk. | Bu renkte olan. )
- KAYA KELERİ ile KERTENKELE/KELER
( Bulunduğu yerin rengine girme özelliğiyle bilinir. İLE ... )
( ... İLE Türkiye'de 64 kertenkele türü bulunmaktadır. [Hiçbiri zehirli değildir.] )
( Dünyada, 150 kadar türü bulunmaktadır. Yalnızca Madagaskar'da, 75 kadar tür bulunmaktadır. İLE ... )
( EBÛ KALEMÛN, BÛKALEMÛN, HİRBÂ/HIRBÂ' ile ZABB/DABB[çoğ. ZIBÂB/ZUBBÂN] )
( ÂFTÂB-GERDEK ile SÛSMÂR, BEZAGA, BÜJMEJE )
( SQUAMATA: Kertenkeleleri ve yılanları içeren öbek.
CHAMELEON vs. LIZARD )
( CHAMAELEON VULGARIS, CHAMAELEO CHAMAELEON cum LACERTILIA/SAURIA )
- KAYA MEZARI ile/||/<> KÜMBET/KUBBE[Fars.] ile/||/<> KATAKOMP
( Bir yamaçta kayaya oyulmuş bir oda ya da odalardan oluşan, genellikle bezemeli bir fasada sahip mezar biçimi. İLE/||/<> Gömme bölümü, gövde [ziyaret] bölümü ve kubbesinin üstünde külâhı bulunan mezar anıtları. İLE/||/<> Yeraltı mezarı.[İlk Hıristiyanların gizlice toplanıp ibadet ettiği yerlerdi.] )
- KAYA ÖRÜMCEĞİ ile/ve ŞEYTAN ÖRÜMCEĞİ ile/ve YER ÖRÜMCEĞİ
- HALITE, ROCK SALT[İng.] / HALITE[Fr.] / HALBZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYA TUZU
- KAYA, RECEP ALİ (EŞME, 1949) :
( Üniversiteden Yüksek İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. Aile şirketi olan Kayalar İnşaat Şirketinde iş hayatına başladı. Kayalar Şirketler Grubu yönetiminde bulundu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 3 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )
- KAYA ile CENDEL[Ar.]
( ... İLE Irmaklarda bulunan büyük kaya. )
- KAYA ile/ve/||/<>/> DAYA
( Al sana bir kaya
Nereni dayarsan daya )
- KAYA ile GNAYS[Alm.]
( ... İLE Kuvars, mika ve feldispattan bileşmiş kayaç. )
- KAYA ile KARABALIK
( ... İLE Tatlısu kayası. )
- KAYA ile KAVLAK
( Kabuğu dökülmüş. | Güneşten derisi soyulan kişi. | Yer altı boşluklarının tavan ve yan duvarlarında bulunan gevşemiş ya da düşebilir kaya parçası. )
- KAYA ile KAYALAMA/ANROŞMAN[Fr. ENROCHEMENT]
( ... İLE Taş ocaklarından çıkarılan, iri kaya blokları. | Bir yapının, su içindeki temellerini pekitmek ve suların aşındırmasından korumak için zemine taş dökme işi. )
- KAYA ile/ve/||/<>/> KAYALIK
( Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. İLE/VE/||/<>/> Kayası çok olan yer. )
- KAYA ile KÖR KAYA
( ... İLE Deniz yüzüne çok yakın olan tehlikeli kaya ya da sığlık. )
- KAYA ile MİKAŞİST[Fr.]
( ... İLE Küçük kuvars billurlarıyla mikadan oluşmuş, yaprak biçiminde, başkalaşıma uğramış kaya. )
- KAYA ile PERİMASASI
( ... İLE Dik taşların üstüne yerleşmiş, masa biçimindeki yassı kaya. )
- KAYA ile PORFİR[Fr. < Yun.]
( ... İLE Feldispat gibi büyük minerallerden ya da çok ince tanelerden oluşan kayaç. )
- KAYA ile ŞELF
( ... İLE Raf biçiminde kaya. )
- KAYA ile TRİPOLİ[Fr.]
( ... İLE Ufalandığında toz, madenî eşya, taş, mermer, cam vb.ni temizlemeye ve parlatmaya yarayan silisli kaya. )
- KAYA ile YAŞAYAN KAYA
( ... İLE Şili ve Peru kıyılarında görülür. )
( ... cum PYURA CHILENSIS )
- KAYA ile/ve/||/<> YILAN
(
)
( Adam, altında bir yılan olduğunu bilmiyor.
Kadın da adamın üzerinde ağır bir taş olduğunu bilmiyor.
Kadın, şöyle düşünüyor:
“Düşeceğim! Ve tırmanamıyorum. Çünkü yılan beni ısıracak!
Neden biraz daha kuvvet kullanıp beni yukarı çekemiyor?!”
Adam da şöyle düşünüyor:
"Çok acı çekiyorum! Yine de seni hâlâ elimden geldiğince çekiyorum!
Neden biraz daha fazla tırmanmaya çalışmıyor?!"
Öteki tarafın baskı altında olduğunu göremeyiz. Öteki taraf da bizim ne kadar acı çektiğinizi göremez.
Yaşam böyledir işte; İş, Aile, Aşk, Arkadaşlık... Fark etmez.
Konu/sorun ne olursa olsun, birbirimizi anlamaya çalışmalı, farklı düşünmeyi öğrenmeli, empatiyle yaklaşarak daha iyi iletişim kurmayı denemeliyiz...
Unutmayalım ki dünyada yalnız değiliz.
Anladığımız ve anlaşıldığımız kadar varız... )
- KAYA ile ZIMPARA[Fars.]
( ... İLE Çok sert alümin billurlar kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya. | Mane, tahta ve daha başka şeylerin yüzünü aşındırıp düzeltmeye ve parlatmaya yarayan, üstüne zımpara tozu yapıştırılan kalın kâğıt. )
- KAYABİLİR İLE KAYA BİLİR ile/ve/||/<> KAYA DA BİLİR İLE/DEĞİL KAYABİLİR DE
- KAYACIK, PROF. DR. HAYRETTİN (BÜNYAN, 1911 - 2001) :
( Bünyan'da doğdu (1911). İlk ve orta öğrenmimini burada tamamladıktan sonra 1931 yılında girdiği Yüksek Oman Mektebini 1934'te tamamladı. Yurtdışına gönderdildi ve Dresden'de bulunan Tharandt "Yüksek Orman Mektebi"nde ormancılık eğitimi aldı ve 1939'da mezun oldu. Yaptığı çalışma ile Doktor ünvanını aldı ve yurda dönüp askerliğini yaptıktan sonra 1943'te Y.Z.E. Orman Fakültesi Silvikültür ve Orman Botaniği Enstitüsünde başasistan olarak atandı. "Doğu Ladini (Picea orientalis L. Link.)'in Türkiye'deki Coğrafi Yayılış, Silvikülter Esasları ve Tabii Sınırlarının Genişletilmesi İmkânları" adlı tezi ile Üniversite Doçenti ünvanını aldı. 1956'da Profesörlüğe yükseltildi. 1971 - 1973 terihleri arasında kurulmuş olan Herbaryum çalışmalarına katıldı, daha önce ve 1948 yılında kurulması çalışmaları başlatılan bugün Atatürk Arboretumu adını taşıyan önemli eserin meydana getirilmesi için adeta ömrünü harcadı. 1957'de İ.Ü. Senatosunda İ.Ü. Orman Fakültesini temsil etti, pek çok kez Dekan Vekilliği görende bulundu. )
- DEĞER/KİŞİ:
KAYBETTİĞİMİZDE ANLAŞILAN değil SAHİPKEN BİLİNMESİ GEREKEN
- KAYBOLMA ile YOK OLMA
( DISAPPEARANCE vs. TO BE ANNIHILATED/VANISH )
- KAYD-I MÜSTAHSEN ile KAYD-I MEVHUME/MÜSTEKREHE
( Güzel kayıtlar. İLE İkrah veren kayıtlar. )
- KAYGI BOZUKLUĞU ve/||/<> İMGE
- KAYGI ile/ve/||/<>/> BAŞA ÇIKMA TUTUMU
- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇABA
- KAYGI ile/ve/değil/||/<>/< DERT (ETMEK)
- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "KANI"
- KAYGI ile/||/<> PANİK ATAK
( Sürekli kaygı ve korku. İLE/||/<> Ani ve yoğun korku ya da rahatsızlık nöbetleri. )
- KAYGIDA:
MEME ve/||/<> DIŞKI
- [ne yazık ki]
"KAYGILARIMIZA" BOYUN EĞMEK
ve/=/||/<>/>
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZE SIRT ÇEVİRMEK
- KAYGIYLA "BAŞA ÇIKMADA":
"SUÇLAYICI/LIK" ile/ve/||/<> "YATIŞTIRICI/LIK / KAÇINMA" ile/ve/||/<> İLGİSİZ/LİK || PATAVATSIZLIK ile/ve/||/<> "AŞIRI MANTIKLI/LIK" ile/ve/||/<> UYUMLU/LUK
- KAYGUSUZ ABDAL ve/< ABDAL MUSA EFENDİ < HÂCE BEKTAŞ-I VELÎ
- KAYIK ile İMAMİIN "KAYIĞI"/TABUT
- KAYIK ile KAYIKÇI/LIK ile KAYIK YAKA ile KAYIK TABAK ile KAYIK SALINCAK ile KAYIKÇI KAVGASI
- KAYIK ile/ve KUFA
( ... İLE/VE Dicle'ye özgü bir kayık. )
- KAYINBABA/ANA değil KAİMBABA/ANA
- KAYIP:
GERİ GEL(E)MEYECEK OLAN ile/ve/||/<> YERİ DOLDURULAMAYACAK OLAN
- KAYIPLA:
"BAŞA ÇIKAMAMAK" ile/değil/yerine/>< BAŞA ÇIKMAK
- KAYIŞ ile KAYIŞÇI/LIK ile KAYIŞ DİLİ ile KAYIŞ BALIĞI
- KAYIT[Ar. < KAYD] ile KAYIT
( Bir yere mal ederek deftere geçirme. | Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin ya da kopyasının bir yerde yazılı bulunması. | Önem verme. | Resmî belge. | Sesi ya da görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. | Şart. | Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. İLE Pencere çerçevesi. | Araç, eşya. | Yiyecek. )
- KAYITMAK ile KAYITLAMAK ile KAYITSIZLAŞMAK ile KAYIT ile KAYITLI/LIK ile KAYITSIZ/LIK ile KAYIT DIŞI ile KAYITSIZCA ile KAYIT KABUL ile KAYIT KUYUT ile KAYIT DEFTERİ ile KAYITLI SERMAYE ile KAYITSIZ ŞARTSIZ ile KAYIT DIŞI EKONOMİ
- KAYITSIZ/LIK/TAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAYIŞ/TAN
( Bazen, bazıları için, bazı/çoğu durum, olay, tutum ve davranışlar, kayıtsızlıktan dolayı değil ("fazla") anlayıştan/irfandan ileri gelebilir. [Göründüğü gibi yorumlayabilmenin yanı sıra ve karşısında, aykırı/aşırı görmeyebiliriz de.] )
- KAYITSIZ/LIK ile/ve/||/<>/>/< ÂTIL/ATÂLET
- KAYITSIZLIK değil/yerine/>< DERT EDİNME
- KAYKILMAK ile KAY ile KAYA/LIK ile KAYI ile KAYA LİFİ ile KAYA SUYU ile KAYA TUZU ile KAYA BALIĞI ile KAYA HANİSİ ile KAYA HOROZU ile KAYA KELERİ ile KAYA SANSARI ile KAYA ÖRÜMCEĞİ ile KAYA GÜVERCİNİ ile KAYA SARIMSAĞI ile KAYA BALIĞIGİLLER
- KAYLÛLE[Ar.]/SİESTA[İsp.]/RİPOSO[İt.]/İNEMURİ[Jap.] değil/yerine/= ÖĞLE ARASI/UYKUSU/DİNLENMESİ
- SLIP POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYMA NOKTASI
- KAYMAK ile KAYMAKLANMAK ile KAYMACA ile KAYMAKLI ile KAYMAKÇI/LIK ile KAYMAK TAŞI ile KAYMAK KAĞIDI ile KAYMAK TAKIMI ile KAYMAK TABAKASI ile KAYMAKLI DONDURMA
- KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK
( [not] TO TRUST TO SOURCE/BOOK/WORD vs./and/but TO TRUST TO MEANING
TO TRUST TO MEANING instead of TO TRUST TO SOURCE/BOOK/WORD )
- KAYNAK, HAMİ (ANADOLUKAVAK/BEYKOZ, 1905...) :
( İşadamı. İlk ve Ortaokulunu A. Kavak ve Beykoz'da okudu. Yüksek Denizcilik Okulundan Çarkçı olmarak mezun oldu. Bir süre Deniz İtfaiyesinde ve sonra da Gümrük İdaresinde çalıştı. Hasköy'de torna tesviye atölyesi kurarak kendi işini kurdu. Bu işini devam ettirirken yine deniz işine döndü ve Moda Deniz Kulübünün kayıkhanesinin işletmesini yönetti. 1944 yılında "Arma Deniz Kızakları" şirketini ortak olarak kurdu. Hasköy'deki torna, tefsiyle atölyesini Büyükdere'ye taşıyarak firma ile birleştirdi. Büyükdere'deki tersanesinde ahşap navlun teknelerinin çekek, bakım ve onarım işlerini yaptı. Bu arada gezi ve tekneleri ile çok yakından ilgilendi. 1950'de ortağından ayrıldı ve Beykoz'da kendi tersanesini faaliyete geçirdi. Burada küçük tonajlı kosterler ve fiber gezi tekneleri inşâ ederek, bu dalda öncü oldu ve nihayet "Starboat" markasını yarattı. Cobra 9000 model bir starboat ile 1990'da Türkiyle'nin etrafını (1992 mil) Hopa'dan İskenderun'a 34 saat 37 dakikada dolaştı ve Dünya Açık Deniz sürat rekorunu kırdı. )
- KAYNAK ile/ve/değil/yerine ARAÇ
( [not] SOURCE vs./and/but VEHICLE/TOOL
VEHICLE/TOOL instead of SOURCE )
- KAYNAK/MEMBA ile/ve/||/<> EŞİK
- KAYNAK ile/ve/||/<> İLKE
( vs./and/||/<> PRINCIPLE )
- KAYNAKÇALARDA, OLAYIN/KİŞİNİN:
ZAMANI/DÖNEMİ ile/ve/<> ZAMANINA/DÖNEMİNE EN YAKIN
- KAYNAKLANMA ile/ve/değil/||/<>/< KAYNAK ALMA
- ...:
KAYNAK/LI/LIK ile/ve/||/<> ODAK/LI/LIK ile/ve/||/<> AMAÇ/LI/LIK ile/ve/||/<> HEDEF/Lİ/LİK ile/ve/||/<> TEMEL/Lİ/LİK
- QUELLENFREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAKSIZ ALAN
- KAYNAMA NOKTASI ile/ve/değil EŞİK
- KAYNAMAK ile KAYNATMAK ile KAYNAŞMAK ile KAYNATILMAK ile KAYNAKLANMAK ile KAYNAŞTIRMAK ile KAYNATABİLMEK ile KAYNAYIVERMEK ile KAYNAŞABİLMEK ile KAYNAK ile KAYNAR ile KAYNAÇ ile KAYNAKLI ile KAYNAKÇA ile KAYNAKÇI/LIK ile KAYNARCA ile KAYNAŞLI ile KAYNAKÇACI ile KAYNAK KİŞİ ile KAYNAK SUYU ile KAYNAÇ TAŞI ile KAYNAK MAKİNESİ ile KAYNAK KOROZYONU
- KAYNANADİLİ ile KAYNANADİLİ
( Dil biçiminde, yassı ve dikenli dalları olan bir tür kaktüs. İLE Bir iğne oyası deseni. )
- KAYNANA/LIK ile KAYNANA AĞZI ile KAYNANA ZIRILTISI
- BOILING WATER REACTOR[İng.] / RÉACTOR À EAU BOUILLANTE[Fr.] / SIDEWASSER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAR SULU REAKTÖR
- FUSION FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE DE FUSION[Fr.] / FUSIONSBRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA YAKITI
- KAZ AYAĞI ile KAZ AYAĞI ile KAZ AYAĞI ile KAZ AYAĞI ile KAZ AYAĞI
( Kumaş deseni. İLE Göz kenarlarındaki kırışıklık. İLE Ispanakgillerden, yaprakları kaz ayağına benzeyen bir bitki [Lat. CHENOPODIUM | Fr. ALISME | Ar. RİCL-ÜL-VEZZ]. İLE Çok kollu çengel. | Çaprazlama yapılan teyel, Hristo teyeli. | İki ayrı yolun birleşip tek yol hâline geldiği kavşak. | İki ucundan herhangi bir yere bağlanmış bir halatın, başka bir halatla ortasından terazilenmiş durumu. İLE Açık turuncu renk. | Bu renkte olan. )
- KAZ ile HİNT KAZI
( 10.000 m.'de, saatte 80 km. hızla uçabilmektelerdir. )
- KAZ ile KANADA KAZI
- KAZ ile/ve KAR KAZI
( ... İLE/VE Her yıl, 5 milyon kaz, Meksika Körfezi'nden kuzey kutbuna [Tundralara], yumurtlamak üzere, 5000 km. yolculuk yapar. [3 ayda] )
(1996'dan beri)