Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(60/120)


- KAFASINI KESMEK ile KAFASI KESİLMİŞ ile KAFA KESMEK

( BEHEAD vs. BEHEADED vs. BEHEADING )

( گردن زدن ile سربريده ile سربريدن )

( GARDAN ZADAN ile سربريده ile SARBARYDAN )


- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KALP DIŞ ZARI

( PERICRANIUM vs. PERICARDIUM )


- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KEMİK DIŞ ZARI

( PERICRANIUM vs. PERIOSTEUM )


- KAFAYI:
SAĞA SOLA SALLAMAK ile AŞAĞI YUKARI SALLAMAK


- KAFAYI YEMİŞ ile BALATAYI SIYIRMIŞ


- KAFESLEMEK ile KAFE ile KAFES ile KAFESLİ ile KAFESÇİ/LİK ile KAFES TELİ


- KÂFFE/Sİ[Ar.] değil/yerine/= TÜMÜ, HEPSİ, TAMAMI


- KÂFİ değil/yerine/= YETERLİ


- KÂFİ değil/yerine/= YETERLİ


- KÂFİR ile MÜLHİD[< LÂHD]

( ... İLE Allah'ı inkâr eden, tanrısız, dinsiz. )


- KAFİRLEŞMEK ile KAFİ ile KAFİR/LİK


- KÂFİYE değil/yerine/= UYAK


- KAFKASYA'DA:
KISLOVODSK ile/ve MINERALNIY VODO

( Sıcak su. İLE/VE Mineral su. )


- KAFTAN ile HİL'AT[çoğ. HİLA']


- KÂĞIT BOYAMADA:
KINA ile/ve/||/<> CEVİZ KABUĞU ile/ve/||/<> SOĞAN KABUĞU

( XV. yy.'da uygulanan boyama teknikleri ve araçları. )


- KÂĞIT:
PAPİRÜS ile/ve/||/<> BAĞDÂDÎ ile/ve/||/<> SEMERKANDÎ ile/ve/||/<> HİNDÎ


- KÂĞIT PARA:
HÜKÜMDARIN BORCU ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HALKIN BORCU


- KÂĞIT PARA:
KÂĞITTAN değil PAMUKTAN

( 1950'den önce, kenevir ve ağaç kabuğu kullanılarak yapılırdı. )


- KÂĞIT ile/>< ÇELİK YÜNÜ

(

Özellik Kâğıdın Yanması Çelik Yününün Yanması
Kimyasal Süreç
  • Kâğıt, çoğunlukla selülozdan [C6H10O5]n oluşur.
  • Selüloz, oksijenle [O2] tepkimeye girerek karbondioksit [CO2] ve su [H2O] oluşturur.
  • Temel yanma tepkimesi: C6H10O5 + 6 O2 → 6 CO2 + 5 H2O + enerji
  • Çelik yünü esas olarak demirden [Fe] oluşur.
  • Demir, oksijenle [O2] tepkimeye girerek demir(III) oksit [Fe2O3] oluşturur.
  • Temel yanma tepkimesi: 4 Fe + 3 O2 → 2 Fe2O3 + enerji
Yanma Ürünleri Karbondioksit [CO2] ve su [H2O] Demir[III] oksit [Fe2O3]
Kütle Değişimi
  • Kâğıdın kütlesi azalır çünkü karbon ve hidrojen gaz biçiminde atmosfere salınır.
  • Az oranda kül kalır, bu da yanmamış mineral nesnelerden oluşur.
  • Çelik yününün kütlesi artar çünkü demir, havadaki oksijenle birleşerek daha ağır bir bileşik [demir oksit] oluşturur.
Karşılaştırma
  • Reaksiyon: Selüloz [organik nesne] yanar.
  • Ürünler: CO2 ve H2O.
  • Kütle Değişimi: Kütle azalır, çünkü karbon ve hidrojen, gaz biçiminde atmosfere salınır. Küçük oranda kül kalır.
  • Reaksiyon: Demir [metal] oksitlenir.
  • Ürünler: Fe2O3 [demir(III) oksit].
  • Kütle Değişimi: Kütle artar, çünkü demir, oksijenle birleşerek daha ağır bir bileşik oluşturur.
)


- KÂĞIT ile KUŞEKÂĞIDI/PAPYEKUŞE[Fr. < COUCHE]

( ... İLE Kalın, ağır gramajlı parlak, düzgün, pürüzsüz, kaygan bir tür kâğıt. )


- KAĞITLAMAK ile KAĞITLANMAK ile KAĞIT/LIK ile KAĞITLI ile KAĞITÇI/LIK ile KAĞIT DUTU ile KAĞIT PARA ile KAĞIT AĞACI ile KAĞIT OYUNU ile KAĞIT TORBA ile KAĞIT BALIĞI ile KAĞIT KEBABI ile KAĞIT HELVACI ile KAĞIT HELVASI ile KAĞIT BALIĞIGİLLER


- KAGU ile/ve/<> BENZERİ

( Yeni Kaledonya'da. İLE/VE/<> Yeni Zelanda'da. )

( Uçamayan, kocaman bir kuş. Kanatlarını kullanarak ağaçlara tırmanabiliyor. )


- KÂHİR[Ar.] ile 'AZÎZ[Ar.]


- KAHIR değil/yerine/= EZER


- KAHR ile GADAP


- KAHR[Ar.] ile KUDRET[Ar.]


- KAHRETSİN ile DAHA CESUR ile YAMAMAK

( DARN vs. DARNER vs. DARNING )

( رفو ile رفو کردن ile رفوگر ile رفوگري )

( REFO ile REFO KARDAN ile REFOGER ile REFOGERY )


- KAHR (OLMAK) ile/ve/||/<>/> MAHV (OLMAK)


- KAHVE BAHÇE/KAĞA BAHÇE :

( Maden Mahallesine eski yoldan gidildiğinde, kısa yokuşun bitimindedir. Alt kısmından Teknecik deresi (Derenin üstü kapatılmıştır) vardır. Çok eskiden Kahvebahçe denilen ve zaman zamanda halk dili ile Kağabahçe olarak söylenen bu yerde açık hava kahvesi (Çay bahçesi) bulunduğu için bu isimle anıldı. Ağaçlık ve yeşil alan olduğu için mahallenin mesiresiydi. Zamanla özelliğini, mesireliğini kaybetti. Son yıllarda bir süre kurban satış yeri olarak kullanıldı. )


- KAHVE değil/yerine ELMA

( Elma, kahveden daha fazla uyku açıcıdır. )


- KAHVERENGİ PELİKAN ile/ve/||/<> PERU PELİKANLARI

( Ayrıntıları okumak için burayı tıklayınız... )


- KAHVERENGİ[Ar.] değil/yerine/= KULA


- KAİD["ka" uzun okunur] ile KAİD[Ar. < KUÛD]["ka" uzun okunur]

( Yedeğine alan, yedekte çeken. | Komutan/kumandan. İLE Oturucu/oturan/oturmuş. )


- KÂİDE ile/||/<> EZEC[Ar.]/TONOZ[Yun.]

( Taban. İLE/||/<> Tuğla ve harçla örülmüş, alttan obruk, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü. )


- KAİL[Ar. < KAVL]["ka" uzun okunur] ile KAÎR[Ar.]

( Söyleyen, diyen. | Boyun eğmiş, razı olmuş. | Aklı yatmış, inanmış. İLE Daha/pek/çok derin. )


- KAILASH (DAĞI) -ile

( KAR MÜCEVHERİ [Tibet dilinde] )


- KAİM[< KIYÂM] ile/ve/<> DAİM

( Kaimse daim de olur. )

( Daim değilse kaim de değildir. )

( Var. | Ayakta duran/bulunan. | Birinin yerini tutan, birinin yerine geçen. | Bir işte sebât eden. | Her zaman var olan [Tanrı]. İLE/VE/<> Sürekli/daima, sonsuz. )


- KAİN, CEVDET (KASTAMONU, 1957) :

( Behçeköy'de ikamet etmektedir. Turizm ile uğraşmaktadır. Kendisine ait şirketleri yönetmektedir. 1995/1996 döneminde Sarıyer Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyesi, 1999 - 2004 döneminde ise ANAP'tan Bahçeköy Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı. )


- KÂİN ile KÂHİN

( Bulunan, var olan. İLE Doğaüstü yollardan gizli, bilinmeyen şeyleri, geleceği bilme iddiasında bulunan kişi. | Yahudilerin din reisi. )


- KÂİN[Ar.] ile SÂBİT[Ar.]


- KÂİNÂT ile/ve/||/<> ÂLEM

( Ol(un)an. İLE/VE/||/<> Bil(in)en. )

( (B)ilim. İLE/VE/||/<> Bilinen kainat. )


- KAKA O ile/değil KAKAO


- KAKAO/HİNTBADEMİ ve/<> SU

( Kakaoyu suyla karıştırıp içen ilk kişiler, Mayalar'dır. )

( THEOBROMA CACAO et/<> ... )


- COCOA BUTTER, THEOBROMA OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KAKAO YAĞI


- KAKIMAK ile KAKALAMAK ile KAKALANMAK ile KAK ile KAKA


- KAKINÇ = ÖFKE, KIZGINLIK


- CACODYLIC ACID[İng.] / ACIDE CACODYLIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAKODİLİK ASİT


- KAL GELMESİ değil/yerine/>< KALK GELMESİ


- Kâl için DİNLE!!!


- KALA KALA (ONA MI KALMIŞ?)


- KALA ile BEYAZ KALA

( Papua Yeni Gine'nin Kundiava kasabasında bulunan bir çiçek. )


- KALA ile/||/<> DİL ile/||/<> PARİMANA

( Zaman. @@ Mekân. @@ Boyut. )


- KALA ile KALA[>< GEÇE]

( Zaman. )


- KÂLÂ[Fars.] ile KÂLE[Fars.] ile KAL'A[Ar. çoğ. KILÂ'][Fars.]

( Kumaş. | Anamal, sermaye. | Ev eşyası. İLE Kumaş. | Kelek, ham kavun. İLE Kale, hisar. | Bir şeyin aslının, temelinin, güvenliğinin sürdürüldüğü nesne.[O eser, ilmin kal'asıdır.] )

( SUIDAS[Σοῦδα]/SOUDA(SUDA):

10. yüzyılda Bizans'ta yazılmış Antik Akdeniz dünyası ile ilgili bilgi veren dev ansiklopedidir. 30.000 tanım içerip, ansiklopedik sözlük biçiminde yazılmıştır; pek çok eskiz kaybolmasına rağmen kimi kısımlar Ortaçağ Hristiyan derleyicileri tarafından muhafaza edilmiştir. Suda isminin kökeninin muhtemelen[1] Bizans Yunancasında "kale", "hisar" manasına gelen souda kelimesinden geldiği düşünülmektedir. )


- KALAALLİTLER ile/ve İNUVİALUİTLER ile/ve İNUPİATLAR, YUPİGETLER, YUPLİTLER, ALUTİİTLER ile/ve YUPİKLER[:
Gerçek kişi]

( Grönland'daki eskimolar. İLE/VE Kanada'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'nın güneybatısında ve Sibirya'daki eskimolar.[İnuit sözünün ne olduğunu bilmezler.] )


- KALABALIK ile/ve/değil DOLU


- KALABALIK ile KÜÇÜK BİR YERE YIĞILMAK ile KALABALIK ile KALABALIKLIK

( CROWD vs. CROWD INTO A SMALL PLACE vs. CROWDED vs. CROWDEDNESS )

( جمعيت ile شلوغي ile ازدحام ile ازدحام کردن ile توده ile انبوه ile انبوه مردم ile چپيدن ile شلوغ ile پر جمعيت )

( JAMYT ile SHLOGHY ile AZADHAM ile AZADHAM KARDAN ile TOUDEH ile ANBUH ile ANBUH MARDAM ile CHAPYDAN ile SHLOGH ile PAR JAMYT )


- KALABALIKLARDAN YANA OLMAK ile/değil/yerine HAKTAN YANA OLMAK

( image )


- KALAFATLAMAK ile KALAFATLANMAK ile KALAFAT ile KALAFATLI ile KALAFATÇI/LIK ile KALAFATSIZ ile KALAFAT YERİ ile KALAFATÇILAR ile KALAFAT KALEMİ


- CALAMINE, ZINC CARBONATE[İng.] / CALAMINE, CARBONATE DE ZINC[Fr.] / GALMEI, ZINKSPAT, KOHLENSÄURES ZINK[Alm.] ile/değil/yerine/= KALAMİN, ÇİNKO KARBONAT


- TIN[İng.] / ÉTAIN[Fr.] / ZINN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALAY


- KALAYCI, NECİP GÖKSEL PROF. DR. (İST. 15.05.1939) :

( 1957'de Kabataş Erkek Lisesini bitirdi. 1963 - 1964 yılları arasında Çardak'ta (Denizli) hükümet tabipliği yaptı. 1967'de İstanbul Tıp Fakültesi 2. Cerrahi Kliniği'nde asistan olarak göreve başladı. 1872'de genel cerrahi uzmanı oldu. 1980'de Göğüs ve Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'ndan ikinci uzmanlığını aldı ve aynı yıl doçent, 1989'da da profesör oldu. Amerikalı tanınmış kalp cerrahı Prof. Dr. Michael De Bakey'in yanında ihtisas yaptı. 1998 - 2000 yılları arasında Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı yaptı. Türkiye'de ilk akciğer nakli ameliyatını gerçekleştirdi ve 2001'de kurulan Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı'nın başkanı oldu. 11.11.2005 günü Çapa Hastanesi otoparkında vurularak öldürüldü. Evli ve bir çocuk babası olan Prof. Dr. Necip Göksel Kalaycı, Sarıyer/Yenimahalle Pazarbaşı'nda oturuyordu. )


- KALB[Ar.] ile/ve/||/<> GAYB[Ar.]


- KALB ile KALB ile KALB[çoğ. KULÛB]


- KALB ve/<> LÂTİF/E


- KALP ... değil OLUMLU/OLUMSUZ, BELLEK KAYITLARI


- KALB-İ SELÎM ile KALB-İ SAKİM

( Temiz gönül. İLE Temiz olmayan gönül. )

( Ne mal istenir, ne ilim Kalb-i Selîm istenir! )


- KALBİME BAKMIYORSUNUZ değil KALBİNE BAKIYORUZ DEYİP SENİ KANDIRANLARA BAKIYORSUN


- Kalbin için DİNLE!!!


- Kalbin için SUS!!!


- KALBİN YEDİ TAVRI (*) ile/ve/||/<> KALBİN YEDİ TAVRI (**)

( (*)
1. SADIR
2. KALB
3. ŞEFFAF
4. FUÂD
5. CENNETÜ'L-KULÛB
6. SEVDÂ
7. CENNETÜ'L-KULÛB

ile/ve/||/<>

(**)
1. Kalb-i vesvese
2. Kalb-i İslâm
3. Kalb-i rü'yet
4. Kalb-i muhabbet
5. Kalb-i mir'âtül gayb
6. Kalb-i ma'denü'l-mükâşefat
7. Kalb-i mevlüd-i tecellî )


- KALBİN YOLU ile/ve/||/<> ZİHNİN YOLU

( Hoştur fakat tehlikelidir. VE/||/<> Sıradandır fakat güvenlidir. )


- KALÇA/PELVİS ile KIÇ/BÜZÜK(GÖT[< GÖDEN]/DÜBÜR,DÜBR/VERÂ'/MAKAT/MÂBAD/ŞERC/ANÜS/REKTUM)

( TEDBİR[< DÜBÛR]: Bir şeyi te'min edecek ya da önleyecek yol, çare. | Kul iradesi. )

( HIP/HAUNCH/HUCKLE/NATES vs. BUTTOCK(/ASS/ARSE) )


- KALDIRIM ile KALDIRIMCI/LIK ile KALDIRIMLI ile KALDIRIMSIZ/LIK ile KALDIRIM TAŞI ile KALDIRIM TAŞLI ile KALDIRIM İŞÇİSİ ile KALDIRIM ÇİÇEĞİ ile KALDIRIM YOSMASI ile KALDIRIM MÜHENDİSİ ile KALDIRIM SÜPÜRGESİ ile KALDIRIM KABADAYISI ile KALDIRIM MÜHENDİSLİĞİ ile KALDIRIM KABADAYILIĞI


- KALDIRMA:
KORUMA ile/ve/||/<> YOK ETME

( KATERGEIN )


- KALDIRMAK ile/değil/yerine YAY(IL)ARAK GÖSTERMEME/GÖRÜNMEME


- KALE AĞASI SOKAK :

( Rumelihisarı Mahallesi sokaklarından biridir. İstanbul'un fethinden sonra kale değişik amaçlar için kullanıldı. Kalede dört yüz yeniçeri görev yapıyordu ve başlarında bir Yeniçeri Ağası vardı. Ağaya izafeten bu sokağa "Kale Ağası Sokak" ismi verildi. )


- KÂLE ALMAMAK değil/yerine/= ÖNEMSEMEMEK/ÖNEM VERMEMEK/SÖZ ETMEYE DEĞER BULMAMAK


- KALE ÇAY BAHÇESİ :

( Rumelihisarı'nda kaleye yakın ve denize cepheli bir çay bahçesidir. )


- KALE MEVKİİ :

( Kısırkaya Köy'ün doğu tarafında ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi yazlık lojmanlarının bulunduğu yere, eskiden burada kale olması nedeni ile Kale Mevkii deniliyor. )


- KALE ile/ve/||/<> AHMEDEK

( ... İLE/VE/||/<> Bir kalede, dıştaki sur duvarına bitişik, iç kale. )


- KALE ile FORTALİCE ile GÜÇLENDİRMEK ile TAKVİYE EDİCİ

( FORT vs. FORTALICE vs. FORTIFY vs. FORTIFYING )

( برج وبارو ile قلعه کوچک ile سنگربندي کردن ile مستحکم کردن ile داراي استحکامات کردن ile مقوي )

( BARJ VEBARO ile GHALE KUCHAK ile SANGARBANDY KARDAN ile MOSTAHKAM KARDAN ile DARAY ESTAHKAMAT KARDAN ile MOGHOY )


- KALE ile/ve/||/<> HİSAR


- KALE ile/değil KÂLE (ALMAK/ALMAMAK)


- KALE[Ar. < KAL'A]/KERMEN ile KALEBENT

( Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. | Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından öteki tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. | Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. | Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. | Denizli iline bağlı ilçelerden biri. | Malatya iline bağlı ilçelerden biri. İLE Kale dışına çıkmamaya hüküm giyen suçlu. )


- KALE değil/yerine/= KORGAN


- KALE ile/ve/||/<> KULE


- KALE ile/ve/||/<>/> RİBAT

( İlk yapı türü. )

( )


- KALE ile UZAK DUR ile KONTROL ALTINDA TUTMAK ile HABERDAR OL ile SIR OLARAK SAKLAMAK ile HABERSİZ KALMAK ile GÖZETİM ALTINDA TUTMAK ile BEKLEMEYE DEVAM ET

( KEEP vs. KEEP ALOOF vs. KEEP IN CONTAINMENT vs. KEEP INFORMED vs. KEEP SECRET vs. KEEP UNAWARE vs. KEEP UNDER WATCH vs. KEEP WAITING )

( نگهداري کردن ile نگه داشتن ile حفظ نمودن ile حفظ کردن ile نگاهداري ile فاصلهگرفتن ile محدود نگاهداشتن ile در جريان گذاشتن ile پرده پوشي کردن ile غافل کردن ile تحت نظر داشتن ile زير نظر داشتن ile منتظر کردن ile علاف کردن )

( NAGEIDARY KARDAN ile NAGEH DASHTAN ile HAFZ NEMUDAN ile HAFZ KARDAN ile NEGAHODARY ile FASLEHGARAFTAN ile MAHDUD NEGAHODASHTAN ile DAR JARYAN GOZASHTAN ile PARDEH PUSHY KARDAN ile GHAFEL KARDAN ile TAHAT NAZAR DASHTAN ile ZYR NAZAR DASHTAN ile MONTAZAR KARDAN ile ALAF KARDAN )


- KALEDONYA ile/ve/<> YENİ KALEDONYA

( İskoçya. İLE/VE/<> Kaptan Cook, bu coğrafyaya ilk vardığında, doğasını ve yeşilini çok beğendiğinden, vatanı İskoçya'ya benzeterek, Yeni Kaledonya olarak adlandırdı. )


- KALEM ile/||/<> GENELGE/TAMİM ile/||/<> MUHTIRA ile/||/<> HATT-I HÜMÂYUN ile/||/<> NOTA ile/||/<> NİŞANCI

( Resmî belgeleri hazırlayan yazıcıların çalıştığı yer. İLE/||/<> Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek. İLE/||/<> Herhangi bir şeyi anımsatma, uyarma amacıyla yazılan yazı. | Bir devletin başka bir devlete politik sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı. İLE/||/<> Sultan tarafından herhangi bir iş için çıkarılan yazılı emir. İLE/||/<> Bir devletin başka bir devletle ya da elçisine yaptığı bildiri. İLE/||/<> Osmanlı yasalarını iyi bilen, yasalar konusunda Dîvân'a görüş veren yabancı devletlerle yazışmaları hazırlayan, Sultan mektuplarına tuğra çeken, Divan-ı Hümayûn üyesi. )


- KALEM ile KEÇİTIRNAĞI

( ... İLE Kesici ağzı üçgen biçiminde olan oyma kalemi. )


- KALEM/LİK ile KALEMLİ ile KALEMSİZ ile KALEM İŞİ ile KALEM PİL ile KALEM BEYİ ile KALEM AŞISI ile KALEM KALEM ile KALEM KAŞLI ile KALEM ERBABI ile KALEM KUTUSU ile KALEM KÖMÜRÜ ile KALEM SAHİBİ ile KALEM AÇACAĞI ile KALEM KAVGASI ile KALEM KULAKLI ile KALEM ŞUARASI ile KALEM EFENDİSİ ile KALEM PARMAKLI ile KALEM SAVAŞÇISI


- KALENDER ÜSTÜ MAHALLESİ CAMİİ :

( Yeniköy, Kalender mevkiinin üst kısmındaki yerleşim bölgesinde yapılan yeni camilerdendir, her hangi bir tarihi özeliliği yoktur. )


- KALİ ile KALİ SANCHEZ

( KALI vs. KALI SANCHEZ )

( کالي ile کالي سانچز )

( کالي ile KALY SANCHEZ )


- PERMANENT HARDNESS[İng.] / CRUDITÉ PERMANENTE[Fr.] / BLEIBENDE HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALICI SERTLİK


- KALICI ile SIZDIRMAZLIK ile İZİN VERİLMEZLİK ile İZİN VERİLEMEZ

( IMPERMANENT vs. IMPERMEABILITY vs. IMPERMISSIBILITY vs. IMPERMISSIBLE )

( نا پايدار ile نفوذ ناپذيري ile نشت ناپذيري ile عدم جواز ile غير مجازي ile غير مجاز )

( NA PAYDAR ile NOFUZ NAPAZYRY ile NESHT NAPAZYRY ile ADAM JAVAZ ile غير مجازي ile غير مجاز )


- KALICI/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZUN SÜRELİ/LİK


- KALİFİYE/LİK ile KALİFİYE İŞÇİ


- KALİKS TÜBÜ = ÜNBÛBE-İ KE'S = TUBE DU CALICE


- KALİKS'İN KENARI, KALİKS AĞZI = HÂFFE-İ KE'S = BORDURE DU CALICE


- KALIN >< YUFKA ile/ve/||/<> YOĞUN >< İNCE

( Diklemesine.[On kâğıdın, üst üste konulması.] İLE/VE/||/<> Enlemesine.[On ipliğin, üst üste eğrilmesi.] )

( "(Bir şey) yufka iken (onu) delmek kolaymış, ince olanı (da) kırmak kolay. Yufka, kalın olursa (onu) delmek zormuş, ince, yoğun olursa (onu) kırmak zormuş." )


- KALIN A ile İNCE A ile UZUN A

( Adam, akıl, ak, sakın, taka.
İLE
Lâla, lâstik, hâl, hâlbuki, lâf, lâkırdı, lâle, lâl, kâse, lânet, lâzım, kâzım, dükkân, kâtip, Hakkâri, zekâ, helâl, hattâ, sıhhât.
[Lâla, Lâtif lâleli lâmbasını, lâcivert lâke lâvabodan, nâzik ve nâdide Şefkâte verdi.]
İLE
Nâne, nâdir, nâme, câhil, câhit, sâdık, sâbit, kâtil, nâzik, târih, mâvi, hatâ, nâmus, mütevâzı, nâmert, âfet, gâye.
[Kısa okunacak sözcükler: Bakiye, yarın, hayır demokrasi, laik, hakem, sait, rakip, fakir, tarikat] )

( ALIŞTIRMA: "Aptallar, abdalın ibadethanesinde, aptallıklarını, abdallardan ayrımlaştırırken, adlarının anlamsızlaştırılmasını anlamlandıramadı." )

( - Hâkim hakem, yarın, rakiplerimizle demokrasi ve laiklik dersine devam edecek.
- Nalan, nahoş namesiyle hakemlere, nane verdi.
- Cahit'in kâsesine, Nadir’in kâtibi, kağıt koyuyordu.
- Halit, Sait’e, "Hayır!" diyemedi. )


- KALIN O ile İNCE O

( Ot, ova, ocak, ordu, orman, ortak, bando, solo, fono, foto, biblo. İLE Lokomotif, Lodos, Gol, Lokanta, Londra, Psikolog, Sosyolog, Alkol, Mentol, Meteoroloji. )

( Lobutları, loş locasında notalayan normal lort, losyoncusunun lokantasında, nohutları, lokumlarla karıştırdı. )

( - Londra yolundaki loş evlerde, nohut, noksan lokmadır.
- Alkolik lort, lokantanın locasında, lokumları, lokma lokma yuttu.
- Hollanda’da, psikolog olan lokomotifçi, orduda, bandocu oldu.
- Doğramacı oğlu, doğduğu zaman, doğru, yoğurtçuya koşmuş. )


- KALIN U ile İNCE (UZUN) U

( Uçak, ucuz, uçurum, uykucu, ufak, kutu.
İLE
Rûya, rûzgar, hûlya, gûya, lûtfen, lûgat, mahkûm, sükûnet, hükûmet. )


- KALIN ile/ve/<> KABA


- KALIN/LIK / KABA/LIK değil/yerine/>< İNCE/LİK

( Kişinin, kırılma nedeni. >< Herşeyin kırıldığı nokta. )


- KALINMAK ile KALINLATMAK ile KALINLAŞMAK ile KALINLAŞTIRMAK ile KALIN/LIK ile KALINCA ile KALIN SES ile KALIN YAĞ ile KALIN KAFA ile KALIN ÜNLÜ ile KALIN SESLİ/LİK ile KALIN KAFALI/LIK ile KALIN BAĞIRSAK


- KALIP ile/ve/<>/> KALP

( Görevi, aynıdır. İLE/VE/<>/> Görevleri, çeşitli ve farklıdır. )

( Kalbi değiştiren, eylemdir. )

( Kalıbımız, neye/kime benzerse, kalbimiz de ona benzer. )


- KALIPSIZ, PROF. DR. ABDÜLKADİR (ÇAMLIHEMŞİN/RİZE, 1924) :

( İ.Ü. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi. İzmir Necati Bey İlkokulu (1936) ve Karataş Ortaokulunu (1939) bitirdi. İzmir Atatürk Lisesinden mezun oldu. İlkokul, ortaokul ve Liseyi "Pekiyi" derece ile tamamladı. 1942 yılında girdiği İ.Ü. Orman Fakültesini 1946'da "Pekiyi" derece ve "Birincilikle" bitirdi. Mezuniyetini takiben bir süre Orman Bölge Şefi ve Orman Amenajman Mühendisi olarak çalıştı daha sonra askerlik görevini yaptı. 1950'de İ.Ü. Orman Fakültesi "Orman Hasılatı ve İşletme Ekonomisi Kürsüsü"ne asistan oldu. 1954'te "Doğu Kayınında Artım ve Büyüme Araştırmaları" isimli tezi ile "Pekiyi" derece ile "Orman İlimleri Doktoru" ünvanını aldı. 1960'da "Türkiye'de Karaçam (Pinus Nigra Arnold) Meşçerelerinin Tabii Bünyesi ve Verim Kudreti Üzerine Araştırmalar" isimli teziyle Ünivesite Doçenti oldu, 1968'de profesör oldu. Prof. Dr. Fehim Fırat emekli olduktan sonra Orman Hasılatı ve Biyometri Kürsüsü Başkanlığı, daha sonra Yüksek Öğretim Yasası ile oluşturulan Orman Amenajmanı Anabilim Dalı Başkanlığı görevini üstlendi. Prof.Dr. A. Kalıpsız'ın; "Doğu Kayınında Artım ve Büyüme Araştırmaları, 1962", "Türkiye'de Karaçam (Pinus Nigra Arnold) Meşçerelerinin Tabii Bünyesi ve Verim Kudreti Üzerine Araştırmalar, 1963", "Ormancılar İçin Biyometri Başlangıç Dersleri (Prof.Dr. M. Prodan'dan tercüme) 1963", "Belgrad Ormanının Amenajmanında Uygulmanan Envanter Metodları (Planlama, Uygulama ve Değerlendirme - İstatistik Analiz, Prof. Dr. İ. Eraslanla birlikte, 1967", "Meşçere Hacım Artımının Tayininde Kullanılan Meyer Metodları ve Kritiği, 1968", Orman Ağaçlama Yatırımlarının Planlanması Esasları, 1970", ":Bilimsel Araştırma, 1976", İstatistik Yöntemler, 1981", Orman Hasılat Bilgisi, 1982", Dendrometri, 1984" isimli kitapları var ve ayrıca pek çok bilimsel makalesı yayımlandı. )


- KALKAN ile KALKAN BEZİ ile KALKAN BALIĞI ile KALKAN BÖCEKLERİ ile KALKAN BALIĞIGİLLER


- KALKAVAN, ATİLLA (RİZE, 1956) :

( Fenerbahçe'den transfer edildi (1977) ve üç sezon (1977 - 1980) Sarıyer'de tescilli kaldı. Bu süre içinde 49 lig, 8 kupa, 1 turnuva olmak üzere 58 resmi ve ayrıca 26 özel maçla birlikte toplam olarak 84 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 4 ve özel maçlarda 7 gol kaydetti. Fenerbahçe'ye transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Armatör olarak iş hayatına devam etmektedir. Üyesi olduğu Sarıyer Spor Kulübünde bir dönem (2008/2009) yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )


- KALKAVAN, MEHMET SALİH (RİZE, 1954) :

( Zonguldakspor'dan transfer edildi (1977). Dokuz sezon (1977 - 1996) Sarıyer forması giydi. Bu süre içinde; 242 lig, 2 B takımlar ligi, 21 kupa, 10 turnuva maçı olmak üzere 275 resmi ve 75 özel maçla birlikte toplam olarak 350 maçta Sarıyer takımında yer aldı. Lig maçlarında 21, kupa maçlarında 2, turnuva maçlarında 1 olmak üzere resmi maçlarda 24, özel maçlarda 11 olmak üzere takımı adına 35 gol kaydetti. Sarıyer takımında uzun süre kaptan olarak görev yaptı ve futbol yaşamını 1986'da Sarıyer'de noktaladı. Mehmet Sarıyer takımında en çok oynayan on futbolcu arasında yer almaktadır. Sarıyerli Profesyonel Futbolcular Derneği Kurucusu ve Başkanı olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü üyesidir. Armatör olarak iş hayatına devam etmektedir. )


- KALKER TAŞI ile/ve/||/<> KİL ile/ve/||/<> DEMİR CEVHERİ

( Çimento yapımında kullanılırlar. )


- KİREÇ TAŞI/KİLS[Ar.]/KALKER[Fr.] ile SİPOLİN[Fr. < İt.] ile KARST[Alm.]

( Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. İLE Katmanlarında iç içe daireler bulunan, billurlu bir kalker türü. İLE Kayaçların erimesiyle yer altı akıntıları olan, kireç taşı ve dolomit bölgesi. )


- KALKINMA ile KALKINMA HIZI


- KALKMA ile KALKINIŞ ile KALKINMA ile KALKIŞMA ile KALKIK

( Kalkma işi. İLE Kalkınma işi. İLE Kalkınma işi. | İyileşme, şifa bulma. İLE Kalkışmak işi. | İsyan, ayaklanma, kıyam. İLE Düzeyine göre yüksekte olan. | Kabararak yerinden ayrılmış. | Dik durumda, ucu yukarı doğru olan. )


- KALKMAK ile/ve/||/<> KALGIMAK

( ... İLE Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak. | Öfkeyle kalkmak. | Çapkınlık, serserilik yapmak. )


- KALLE ACID[İng.] / KALLE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALLE ASİT


- CALOMEL[İng.] / CALOMEL, CHLORURE MERCUREUX[Fr.] / KALOMEL, QUECKSILBER (I)-CHLORID, MERKUROLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALOMEL, CIVA(I)KLORÜR


- KALORİ[Lat. < CALERE] değil/yerine/= ISIN

( Bir kilogram suyun sıcaklığını, bir derece yükseltmek için gereken ısı miktarı. Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir nesnenin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi. | Besinlerin, dokular içinde yanarak gövdenin sıcaklık ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. )


- KALORİ ile KİLOKALORİ

( Enerji ölçü birimi. İLE 1000 kaloriye eşdeğer enerji ölçü birimi. )


- VÂHİD-İ KIYASÎ-İ NÂRÎ[Osm.] / CALORIE[İng.] / CALORIE[Fr.] / KALORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALORİ


- KALP -<


- KALP ATIŞI ile GÖĞÜSTE AĞRILI YANMA HİSSİ

( HEARTBEAT vs. HEARTBURN )

( تپش قلب ile سوزش معده )

( TAPASH GHALAB ile SOZESH MADEH )


- KALP-DAMAR HASTALIKLARI ile/ve/||/<> BÖBREK HASTALIKLARI


- KALP GÖZÜ(FUAD, BASİRET) ile/ve GÖZ

( ... İLE/VE Can alıp, veren. [Azrail] )

( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )


- KALP HASTALIKLARININ NEDENİ:
KAN YAĞLARI değil İNSÜLİN DİRENCİ

( ahmetrasimkucukusta.com/2017/07/15/yazilar/tip-yazilari/kolesterol/kalp-krizi-ve-felclerin-sebebi-insulin-direncidir

www.haberx.com/post/301969/kalp-hastaliklarinin-sebebi-kan-yaglari-degil-insulin-direncidir )

( )


- KALP HOŞ ile YÜREK PARÇALAYICI

( HEART-PLEASING vs. HEART-RENDING )

( دلنواز ile دلخراش ile جانگداز )

( DELNAVAZ ile DELKHARASH ile JANGDAZ )


- KALP (İLE) ve/||/<> DİL (İLE)

( İkrar. VE/||/<> Tekrar. )


- KALP KALBE KARŞIDIR/KARŞIYMIŞ (DERLER) değil KALPTEN KALBE YOL VARDIR


- KALP KIRMAK değil/yerine/>< ÖZÜR DİLEMEK

( Zulm eder. DEĞİL/YERİNE/>< Feth eder. )


- KALP KRİZİ ile KANSER

( Kısmen ya da büyük oranda, elimizdedir. İLE Kanser olasılığını %45 azaltan üç şey vardır: 1- Hayvansal ürünlerden uzak durmak. | 2- Yeterli miktarda lifli yiyecekler, bakliyat, tam tahıllı ürünler, sebze ve meyve yemek. | 3- Hareket etmek.[Şişmanlamamak.] )


- KALP [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- PACEMAKER[İng.] ile/değil/yerine/= KALP PİLİ


- KALP SPAZMI ile/||/<> KALP KRİZİ

( - Sıkıntı ya da soluk darlığı olur.
- Ağrı duyusu, boyuna, sırta ve çeneye doğru ilerler.
- Sıklıkla fiziksel hareket, fiziksel zorlanma, heyecan, üzüntü ya da fazla yemek yeme sonucu ortaya çıkar.
- Ağrı, yaklaşık 5-10 dakika kadar sürer.
- Ağrı, istirahat ile durur, istirahat halindeyken görülmesi ciddi bir durumu gösterir.
- Soluk alıp vermekle ağrının biçimi ve şiddeti değişmez.

İLE/||/<>

- Ölüm korkusu ve yoğun sıkıntı duyar, terleme, mide bulantısı, kusma.
- Ağrı, göğüs ya da mide boşluğunun herhangi bir yerinde, sıklıkla kravat bölgesinde görülür, omuzlara, boyuna, çeneye ve sol kola yayılır.
- Kalp spazmı ağrısına benzemekle birlikte daha şiddetli ve uzun sürelidir.
- En çok hazımsızlık, gaz sancısı ya da kas ağrısı biçiminde belirti verir ve bu nedenle bu tür rahatsızlıklarla karıştırılır.[Bu tür gaz ya da kas ağrıları, aksi ispat edilinceye kadar kalp krizi olarak düşünülmelidir].
- Soluk alıp vermekle ağrının biçimi ve şiddeti değişmez. )

( ANGINA PEKTORIS cum/||/<> MİYOKART ENFARKTÜS )


- KALP YETMEZLİĞİ ile/||/<> KALP KRİZİ

( Kalbin gövdeye yeterince kan pompalayamaması. İLE/||/<> Kalp kasına giden kan akışının tamamen kesilmesi sonucu oluşan kalp krizi. )


- KALP ZARI YANGISI ile/ve KARIN ZARI(PERİTON) YANGISI ile/ve BAĞIRSAK YANGISI ile/ve MESANE YANGISI

( İLTİHAB-I ŞEGAF ile/ve PERİTONİT ile/ve ENTERİT ile/ve ZATÜLMESANE )


- KALP ile/ve GÖNÜL


- KALP değil/yerine/= GÖNÜL/YÜREK


- KALP ve/<> KABUL

( Kalp/b, kabul edendir. )

( Kalbi değiştiren eylemdir. )

( Mumyalamada kalp gövdenin içinde bırakılır. [Bok Böceği de, döngünün simgesi olarak kalbin üzerine konulur.] )

( BULUN, BUT-AĞI, OG, ALTIN KAZIK )

( Bir kişinin kalbi, günde yaklaşık 100 bin kez atar. )


- KALP ve/<> KABUL

( Kalp/b, kabul edendir. )

( Herşeyi terk edip, bomboş, gidenleri kabul. )


- KALP ile KALP AĞRISI ile KALP KRİZİ ile KALP GAGALAMASI ile KALP PARÇALAMA ile KALP VENTRİKÜLÜ ile KALP KIRIKLIĞI ile YÜREKLENDİRMEK ile KALPSİZ ile KALP KIRIKLIĞI ile YÜREK YARASI

( HEART vs. HEART ACHE vs. HEART ATTACK vs. HEART BEAKING vs. HEART RENDING vs. HEART VENTRICLE vs. HEARTBREAK vs. HEARTEN vs. HEARTLESS vs. HEARTSICKNESS vs. HEARTSORE )

( دل ile مغز درخت ile قلبي ile لب کلام ile قلب ile سينه سوزي ile سکته قلبي کردن ile حمله قلبي ile سکته داشتن ile جگر سوز ile غم انگيز ile شکممه ile غم زياد ile دل دادن ile بي عشق ile تنگ دلي ile دلريش ile دلخسته ile دلخون )

( DEL ile MOGHZ DARKHT ile GHALABY ile LAB KOLAM ile GHALAB ile SYNAH SOZY ile SEKTEH GHALABY KARDAN ile HAMLEH GHALABY ile SEKTEH DASHTAN ile JEGAR SOZ ile GHAM ENGYZ ile SHKAMAMEH ile GHAM ZYAD ile DEL DADAN ile BEY ESH ile TANG DELY ile دلريش ile دلخسته ile DELKHON )


- KALP ile KALP DURMASI

( CARDIAC vs. CARDIAC ARREST )

( فم المعدي ile ايست قلبي )

( فم المعدي ile AYSET GHALABY )


- KALP ile KALP ile KALP

( Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, gövdenin her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da gövdeye dağıtan organ, yürek. | Kalp hastalığı. | Sevgi, gönül. | Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. | Duygu, his. İLE Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İLE Düzme, sahte, geçmez para. | İşe yaramaz, tembel. | Yalancı, kendine güvenilmeyen. )


- KALP ve/||/<> KULAKÇIK/KULACIK

( ... VE/||/<> Kalbin üst bölümünde bulunan, sağdaki ana toplardamarlardan ve soldaki akciğer toplardamarlarından kanı alıp karıncıklara veren iki boşluğun adı. )


- KALP ile/<> MİTRAL[Fr.]

( ... İLE/<> Yürekte, sol kulakçık ile sol karıncık arasını kapayan. )


- KALP ve/+/<> OMURGA

( İhtiyâr. VE/+/<> İrâde. )

( [ebced] 66 VE/+/<> 33 )


- KALP ve SES

( İkisini de yumuşatmak gerekiyor. )

( HEART and SOUND )


- KALP ve/<> TEKALLÜB(DÖNÜŞÜM)


- KALP[Ar.] değil/yerine/= YÜREK


- KALP ile/ve ZAMÎR

( ... İLE/VE İç, içyüz. | Vicdan. | Gönlün içi. Gönülde geçen şey. Gönülde gizli olan sır. | [dilb.] Adın yerini tutan sözcük. )


- KALSEDON/KALKEDON TAŞI değil/yerine/= KADIKÖY TAŞI

( Genellikle mavi renkte bulunan bir taş. )


- KALSEDUAN = KADIKÖY TAŞI


- CALCIFEROL, VITAMIN D2[İng.] / CALCIFEROL VOIR VITAMINE D2[Fr.] / CALCIFEROL, VITAMIN D2[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİFEROL, VİTAMİN D2


- FOUR A CALCINER[Fr.] ile/değil/yerine/= KALSİNE FIRINI


- KALSİNOZİS/CALCINOSIS[İng.] değil/yerine/= DOKU KALSİYUM BİRİKİMİ


- CALCIUM CARBONATE, CHALK[İng.] / VOIR CARBONATE DE CALCIUM, CRAIE, BLANCHE DE CRAIE[Fr.] / CALCIUM KARBONAT, KREIDE, CALCIUMKARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM KARBONAT, TEBEŞİR


- CALCIUM LACTATE[İng.] / LACTATE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUMLACTAT, MILCHHÄURER KALK[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM LAKTAT


- CALCIUM OXIDE[İng.] / OXYDE DE CALCIUM, CHAUX VIVE[Fr.] / KALZIUMOXYD, GEBRANNTER KALK, ÄTZKALK[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM OKSİT


- CALCIUM SULFATE[İng.] / SULFATE DE CALCIUM, PLÂTRE[Fr.] / KALZIUMSULFAT, GIPS[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM SÜLFAT


- KALTABAN[Fars.] değil/yerine/= NAMUSSUZ | ŞARLATAN, YALANCI, HİLECİ


- KALUBELA -/

( Allah'ın, "Ben, Tanrı'nız değil miyim?" sorusuna verdiğmiz "Evet" yanıtı. | Çok eski zaman. )


- KALYONCU, ÖMER (SARIYER/MADEN 1961) :

( Sarıyerli işadamı. Aile şirketinde işe başladı, değişik işkollarında çalıştı. DYP ve ANAP ta siyaset yaptı. İlçe yönetim kurulluranda görev aldı. Sarıyerliler Derneği (SA - DER), Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyer Merkez Ali Kethüda Camii Derneği, Sarıyer Yeni Merkez Camii Derneği üyesi olup. Bu derneklerde yönetim kurullarında görev yaptı. Sarıyerliler Derneği ve iki cami derneğinde yönetim kurullarında görev yaptı. )


- KAM' değil/yerine/= EZME, KIRMA; ZAPTETME


- KAMA ile KAVELA[İt. < CAVIGLIA]

( Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. | Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş ya da cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne ya da arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. | Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. | Topun gerisini kapayan kapak. | Oyunda kazanılan her parti. | Oyunda sayı. İLE Halatların dikişlerinde kullanılan demir ya da ağaç kama. )


- KAMBİYO[İt. < CAMBIO] değil/yerine/= ÇAPRAZ PARA DEĞİŞ-TOKUŞU

( İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi. | Herhangi bir yerdeki bir alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi ya da bir yerden toplanan para ve para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılan işlemin bedeli. | Bu işlemin yapıldığı yer. )


- KAMER SUYU ÇEŞMESİ :

( Kemer Kaynak Suyu Çeşmesi Bahçeköy eski belediye binasının önündedir. 1963 yılında bugünkü durumuna getirildi. )


- KAMET:
YASSI NAMAZININ KAMETİ ile/ve/<> TERAVİH NAMAZI VE CUMA GECESİ[PERŞEMBE AKŞAMI] KAMETİ

( İsfehan makamında okunur. İLE/VE/<> Hüseynî makamında [Cumhur Müezzinliği'nde] okunur. [HAYYE ALE'S-SALÂH'a kadar, [bir müezzin]; HAYYE ALE'S-SALÂH'ta da, [tüm müezzinler ayakta olmak üzere] cemaatle birlikte.] )


- CAMPHENE[İng.] / CAMPHÈNE[Fr.] / CAMPHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMFEN, SAF NEFT YAĞI


- KAMİ ve/||/<> KAZE

( Tanrı. VE/||/<> Yel/rüzgâr. )


- KÂMİL'İN SABRI ile ÂRİF'İN SABRI ile AVAM'IN SABRI


- KAMİNETO[İt. < CAMINETTO] değil/yerine/= KÜÇÜK İSPİRTO OCAĞI


- CANE-SUGAR, SUGAR CANE, SUCROSE, SACCHAROSE[İng.] / SUCRE DE CANNE, SUCRE DE CANNE, SACCHAROSE[Fr.] / ROHRZUCKER, ZUCKERRÖHR, SACCHAROSE, SUCROSE, RÜBENZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMIŞ ŞEKERİ, SAKKAROZ


- KAMP KURMAK ile KAMP YERİ

( ENCAMP vs. ENCAMPMENT )

( محل اردو زدن ile خيمه برپا کردن ile چادر زدن ile قرار گاه )

( MOHAL ORDO ZADAN ile KHYMAH BARPA KARDAN ile CHADAR ZADAN ile GHARAR GAH )


- KAMPİMETRİ/CAMPİMETRY[İng.] değil/yerine/= GÖRME ALAN ÖLÇÜMÜ


- KAMU -ile

( Tüm, hep, hepsi. )


- KAMU DENETÇİ/LİĞİ/MUHTESİB(OMBUDSMAN/LIK) ile/ve/||/<> ARABULUCU/LUK

( ... ile/ve/||/<> MUSLİHÛN )


- KAMU TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<>/> DEVLETLER TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<>/> DÜNYA VATANDAŞLIĞI TÜZESİ/HUKUKU


- KAMU ile/ve/||/<>/> ÖZEL ile/ve/||/<>/> VAKIF


- KAMUOYU ile KAMU VİCDANI


- KAMUSAL/LIK ile/ve/<> KURUMSAL/LIK


- KAMUTAY ile/ve/||/<>/> OĞUŞLUK KAMUTAYI ile/ve/||/<>/> ULUS KAMUTAYI ile/ve/||/<>/> URAY KAMUTAYI

( MECLİS ile/ve/||/<>/> AİLE MECLİSİ ile/ve/||/<>/> MİLLET MECLİSİ ile/ve/||/<>/> BELEDİYE MECLİSİ )


- KÂN(OLUŞ) ||/>
MEKÂN ile/ve/||/<>/> DUYU ile/ve/||/<>/> DUYGU ile/ve/||/<>/> HAL ile/ve/||/<>/> MAHAL ile/ve/||/<>/> MAKAM
||/> AKIL/KAVRAM


- KAN:
ACİL GEREKSİNİM ile/ve/<>/değil SÜREKLİ GEREKSİNİM


- BLOOD ALBUMIN[İng.] / ALBUMINE DU SANG[Fr.] / BLUTALBUMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN ALBÜMİNİ


- BLOOD CORPUSCLES[İng.] / BLUT KÖRPERCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN GÖZESİ/HÜCRESİ


- KAN MEKTUBU ile KAN ALMA

( BLOODLETTER vs. BLOODLETTING )

( رگزن ile رگزني )

( RAGZAN ile رگزني )


- BLOOD[İng.] / SANG[Fr.] / BLUT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN


- KAN ile DEM-İ NİFÂS[Ar.]

( ... İLE Doğum sırasında gelen kan. )


- KAN ile/ve İLİK

( BLOOD vs./and BONE MARROW )


- KAN ile KAN BANKASI ile KAN KARDEŞİ ile KAN KANSERİ ile KAN HÜCRESİ ile KAN DOLAŞIMI ile KAN GRUBU ile KAN PARASI ile KAN ZEHİRLENMESİ ile KAN BASINCI ile KAN TAŞI ile KAN TESTİ ile KANA SUSAMIŞ ile KAN NAKLİ ile KAN GRUBU ile KAN DAMARI ile KAN DAMARLARI ile KANSIZ ile KAN DÖKÜLMESİ ile KAN ÇANAĞI

( BLOOD vs. BLOOD BANK vs. BLOOD BROTHER vs. BLOOD CANCER vs. BLOOD CELL vs. BLOOD CIRCULATION vs. BLOOD GROUP vs. BLOOD MONEY vs. BLOOD POISONING vs. BLOOD PRESURE vs. BLOOD STONE vs. BLOOD TEST vs. BLOOD THIRSTY vs. BLOOD TRANSFUSION vs. BLOOD TYPE vs. BLOOD VESSEL vs. BLOOD VESSELS vs. BLOODLESS vs. BLOODSHED vs. BLOODSHOT )

( تني ile خون آلودکردن ile دم ile خون ile بانک خون ile برادر خوانده ile سرطان خون ile گويچهخون ile ياخته خون ile جريان خون ile گروه خون ile ديت ile خونبها ile ديه ile عفونت خون ile فشار خون ile حجرالدم ile آزمايش خون ile تشنه بخون ile تزريق خون ile انتقال خون ile عروق خوني ile عرق ile عروق ile بدون خونريزي ile بي خون ile سفک دماء ile خونريزي ile خونگرفته )

( TANY ile KHON ALODKARDAN ile DAM ile KHON ile BANK KHON ile BARADAR KHANDEH ile SARTAN KHON ile GOYCHESKHON ile YAKHTEH KHON ile JARYAN KHON ile GARVEH KHON ile ديت ile KHOONBEHYA ile DYYEH ile OFONT KHON ile FESHAR KHON ile حجرالدم ile AZMAYSH KHON ile TASHNEH BAKHON ile TAZARYGH KHON ile ENTEGHAL KHON ile ARUQ KHONY ile ARAGH ile ARUQ ile BEDON KHONERYZY ile BEY KHON ile سفک دماء ile KHONERYZY ile KHONGARAFTEH )


- KAN ile KAN DOKU

( ... İLE Plazması ve taşıdığı yuvarlar bakımından bir doku gibi görünen kan. )


- KAN ile PIHTILAŞMIŞ KAN(ALAK/ALEKA[Ar.])


- KANAAT değil/yerine/= KANI/KANIKLIK


- KANÂ'AT[Ar.] ile KASD[Ar.]


- CANNABIS[İng.] ile/değil/yerine/= KANABİS, HİNT KENEVİRİ


- CANADA BALSAM[İng.] / BAUME DU CANADA[Fr.] / KANADISCHE HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KANADA REÇİNESİ


- CANAL RAYS[İng.] / KANALSTRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KANAL IŞINLARI


- KANAL KAPASİTESİ İLE HATA DÜZELTME İLE SIKIŞTIRMA ile/||/<> İLETİŞİM TEOREMİ

( Shannon ın temel teoremleri. )

( Formül: C = B log₂(1 + SNR) )


- KANAL değil/yerine/= ARK/HARK

( İçinden su akıtmak için toprağı kazarak yapılan açık oluk. )


- KANAL ile MİDİ KANALI

( Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nu birbirine bağlayan, bugün dünya miras dizininde bulunan Midi Kanalı'nın inşasını 1667'de Paul Riquet adlı bir iş adamı başlattı. Kral XIV. Luis'in desteklediği, su, para ve insan gücünün uyumlu bir karışımı olan 240 km.lik bu proje ancak 1680'de tamamlanabildi. )


- KANAMA:
YERLEŞME ile/ve/||/<> ÂDET

( Gebe kaldıktan yaklaşık 10 - 14 gün sonra oluşan az miktarda hafif lekelenme ya da kanama olarak tanımlanır. [Bu durum, gebelikte rahim duvarına yumurtanın yerleşmesi sırasında ortaya çıkar ve genellikle uzmanlar tarafından normal karşılanır.][Döllenmiş yumurtanın rahmin iç tabakasına yapışmasıyla oluştuğu düşünülen hafif bir kanama türüdür.][Genellikle kendi kendine durur ve özel bir tedavi gerektirmez.] İLE/VE/||/<> ... )


- KANAMALARDA, BASI/TURNİKE UYGULAMA NOKTALARI:
BOYUN ile/ve/||/<> KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ile/ve/||/<> KOLTUK ALTI ile/ve/||/<> PAZU ile/ve/||/<> KASIK ile/ve/||/<> UYLUK[BACAĞIN ÜST YARISI]

( [Turnike uygulamasında dikkat edilecekler...]
- Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8 – 10 cm. olmalıdır.
- Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
- Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
- Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
- Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
- Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
- Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-20 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
- Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
- Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak ön kol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, ön kol ve bacağa da turnike uygulanabilir. )

( [Boğucu Sargı (Turnike) Uygulama Tekniği]
- İlk yardımcı, eline, geniş, güçlü ve esnemeyen bir sargı alır.
- Şerit yarı uzunluğunda katlanır, uzuv, etrafına sarılır.
- Bir ucu halkadan geçirip çekilir ve iki ucu biraraya getirilir.
- Kanamayı tamamen durduracak yeterlikte sıkı bir bağ atılır.
- Sargının içinden sert nesne[kalem gibi] geçirilir ve uzva paralel konuma getirilir.
- Kanama durana kadar sert nesne döndürülür.
- Sert nesne, uzva dik konuma getirilerek sargı çözülmeyecek biçimde sabitlenir.
- Hastanın/yaralının giysisinin üzerine, adı ve turnikenin uygulandığı zaman[saat ve dakika] yazılı bir kart iğnelenir.
- Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla ya da sabit kalemle "turnike" ya da "T" harfi yazılır.
- Hasta/yaralı, pansuman ve turnikesi görülecek biçimde battaniye ile sarılır.
- Turnike, 15-20 dakika aralıklarla gevşetilir, sonra tekrar sıkılır.
)

( [Uzuv Kopması Varsa]
- Kopan parça, temiz, su geçirmez, ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirilir.
- Kopan parçanın konduğu torba, buz içeren ikinci bir torbanın içine konulur.
- Kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba, ağzı kapatıldıktan sonra içinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya ya da kovaya konulur. Bu biçimde, kopmuş uzuv parçasının buz ile doğrudan teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
- Torba, hasta/yaralı ile aynı araca konulur, üzerine hastanın adı ve soyadı yazılır, en geç 6 saat içinde sağlık kuruluşuna gönderilir.
- Tıbbi birimler haberdar edilir[112].
)


- KANARYA MAHALLESİ ve/||/<> KUŞ ADLI SOKAKLAR

( )


- KANARYA SESİ ile/ve BÜLBÜL SESİ

( Sadece eril kanaryalar öter. İLE/VE ... )

( Telefonları ve öteki ev aletlerinin seslerini taklit edebilirler. İLE/VE Çevrelerindeki tüm sesleri belleklerine kaydederek büyük bir uyum içinde kaydettikleri tüm sesleri çıkartırlar. )


- KANCALAMAK ile KANCALANMAK ile KANCA ile KANCACI ile KANCALI ile KANCASIZ ile KANCALI İĞNE ile KANCALI KURT ile KANCA BURUNLU


- KANCALI İĞNE değil/yerine ÇENGELLİ İĞNE


- KANDİLLEŞMEK ile KANDİL/LİK ile KANDİLCİ/LİK ile KANDİLLİ ile KANDİLSİZ ile KANDİL GÜNÜ ile KANDİL YAĞI ile KANDİL GECESİ ile KANDİL SİMİDİ ile KANDİL ÇİÇEĞİ ile KANDİL ÇÖREĞİ ile KANDİLLİ KÜFÜR ile KANDİLLİ SELAM ile KANDİLLİ TEMENNA


- KANDIR(IL)MAK ile/ve/değil/yerine İKNA ETMEK/EDİLMEK


- [ne yazık ki]
KANDIRMADA:
"APTAL/LIĞIMIZ" ile/ve/değil/||/<>/< "ONUN/ONLARIN" KARAKTERSİZ/LİĞİ

( Olmuyor. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Oluyor. )


- KANDIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ALGI OLUŞTURMAK


- KANGURU ile/ve/<> AĞAÇ KANGURUSU

( ... İLE Papua Yeni Gine'nin başkenti Moresby'de görülebilir. )

( Avustralya'da, 60 kanguru türü bulunmaktadır. )

( ... İLE Yavruları, 12-20 ay arasında emerek beslenirler. )


- KANGURU ile/ve BUDİ

( Avustralya'da bulunan keseli hayvan. İLE/VE Fare kangurusu. )


- KANGURU ile KISA KUYRUKLU KANGURU

( )


- KÂNÎ[Ar.] ile Kânî[Ar.] ile KANİ'[Ar. < KANÂAT | çoğ. KANİÛN, KANİÎN]["ka" uzun okunur]

( Dokunaklı/iğneli söz söyleyen, kinâye eden/söyleyen. İLE XVIII. yy.da Osmanlı edebiyatının şiir/nazım ve düzyazı/nesir üstadlarındandır. Hezl ve mizah tarzında yazdığı hoş mektuplarla ün kazanmıştır. İLE Hırs. )


- KANIKSAMAK ile/ve/<> YADIRGAMAZ OLMAK

( ... ile/ve/<> İSTİNAS )


- KANIT ve/||/<>/< KAVRAM

( EVIDENCE and/||/<>/< CONCEPT )


- KANITLAMAK ile/ve/||/<>/> İKNÂ ETMEK


- KANKA ile/ve/değil/yerine "KAFA DENGİ"


- KANMAK/KANDIRMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> İKNA (OLMAK/ETMEK)


- KANO ile WAKA

( ... İLE Maoriler'in, 1200 yıl önce Yeni Zelanda'ya ulaştığı kano. )


- KANONİK ile KANONİK ile KANONİK FORM ile KANONİK OLARAK ile KANONİKLİK ile KANONLAŞTIRMA ile AZİZLEŞTİRMEK

( CANONIC vs. CANONICAL vs. CANONICAL FORM vs. CANONICALLY vs. CANONICITY vs. CANONIZATION vs. CANONIZE )

( منطق اپيکوري ile سيستم منطقي ile متعارفي ile صورت متعارفي ile شرعاً ile شرعي بودن ile جواز شرعي ile تشريع ile شرعي کردن )

( MANTEGH OPYKORY ile SYSETAM MANTEGHY ile MOTAAREFY ile SORT MOTAAREFY ile SHAREAN ile SHAREY BODAN ile JAVAZ SHAREY ile TASHARYE ile SHAREY KARDAN )


- KANSER[Fr./İng. CANCER] değil/yerine/= DOKUNMA BANA / İNCİTME BENİ

( Bir organ ya da dokudaki gözelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla ya da uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık. )


- KANT\'ÇI ETİK ile ARİSTOTELES\'Çİ ETİK

( Eylemlerin evrensel ahlâki yasalar çerçevesinde değerlendirilmesini savunan etik düzen. İLE Erdem ve karakter üzerine odaklanan, insanın mutluluğa ulaşmasını amaçlayan etik düzen. )


- KANT ile/ve/||/<>/> SCHILLER ile/ve/||/<>/> FICHTE ile/ve/||/<>/> SCHLEIERMACHER ile/ve/||/<>/> SCHLEGEL ile/ve/||/<>/> HEGEL ile/ve/||/<>/> SCHELLING ile/ve/||/<>/> SCHOPENHAUER ile/ve/||/<>/> FUERBACH ile/ve/||/<>/> DARWIN ile/ve/||/<>/> SPENCER

( [Doğum Tarihi] 1724 ile/ve/||/<>/> 1759 ile/ve/||/<>/> 1762 ile/ve/||/<>/> 1768 ile/ve/||/<>/> 1770 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1775 ile/ve/||/<>/> 1788 ile/ve/||/<>/> 1804 ile/ve/||/<>/> 1809 ile/ve/||/<>/> 1820 )

( Wilhelm Schlegel, 22 Ocak 1798'de Jena'dan, Berlin'de kardeşi Friedrich Schlegel ile küçük bir evi paylaşan Schleiermacher'a, kardeşinin yarattığı skandallardan dolayı sitem dolu bir mektup yazar ve yakın zamanda taşınmış olduğu Berlin'den Jena'ya, kendinin yanına dönmesi için Friedrich'i ikna etmesini ister; zira kardeşi, Schiller ile girdiği tartışma sonrasında yayımladığı son metniyle tümden tozu dumana katmıştır. Öyle ki, aynı soyadını taşımasıyla Wilhelm dahi gözden çıkarılmanın eşiğine gelmiştir. Sonunda, Goethe, tartışmaya dahil olur ve Friedrich ile babacan bir konuşma yaparak, ondan kibarca, bundan sonra başka bir alan üzerine, başka bir yerde çalışmasını ister. Oysa Friedrich, bu tavsiye üzerine gittiği Berlin’de, çoktan kendi çevresini kurarak yeni bir edebi akımın öncülüğü görevini üstlenmiştir. Henüz 25 yaşındaki bir genç tarafından yazılıp böylesi büyük bir etki yaratan, yepyeni ve tümüyle özgün bir düşünsel hareketin öncüsü olan bu metin, Eleştirel Fragmanlar'dı ve yalnızca 37 sayfalık 127 aforizmadan oluşuyordu. Aradan geçen neredeyse iki yüz yıl boyunca Eleştirel Fragmanlar üzerine yüzlerce kitap yazılacaktı. Schlegel kimilerine göre yaygaracı, kimilerine göre dâhi olarak adlandırılacak ama her halükârda Romantik hareketin düşünsel temellendiricisi olarak tarih sahnesindeki yerini alacaktı... )


- KANT ve/||/<> SCHLEIERMACHER

( bkz. Fakültelerin Çatışması - I. Kant )


- KANTARLAMAK ile KANTAR/LIK ile KANTARCI/LIK ile KANTARLI ile KANTAR KOLU ile KANTAR TOPU ile KANTAR AĞASI ile KANTAR KABAĞI ile KANTARLI KÜFÜR ile KANTARI BELİNDE


- KANTAY, PROF. DR. RAMAZAN (İSPARTA, 1943) :

( Üniversite Öğretim Üyesi:1943 yılında Isparta'da doğdu, 1963 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi'nden 1967 yılında mezun oldu. 1968 yılında fakülteye asistan, 1976'de doktor, 1984'te doçent, 1988 yılında ise profesörlüğe yükseltildi. Bugüne kadar Orman Ürünlerinden Faydalanma Bilim Dalı'nda 4 araştırma kitabı, 1 yardımcı ders kitabı(Türkiye'nin Orman Ağaç Türleri Kerestelerinin Teknik Kurutma Özellikleri Üzerine Araştırmalar, Ceviz, Cdruh Meşesi ve Doğu Kayınında Elde Edilen Kaplama Levhalarının Kurutma Özellikleri Üzerine Araştırmalar, Üç Tabakalı ve Okal Tipi Yonga Levhalarının Teknolojik Özellikleri Üzerine Araştırmalar - Göker ve Kurtoğlu ile birlikte - , Türkiye'e Parke Endüstrisinin Bugünkü Yapısı veSorunları (Ekizoğlu ile birlikte), Kereste Kurutma ve Buharlama) kitapları yayınlandı ayrıca çeşitli dergi ve gazetelerde 80 bilimsel makalesi ve 26 bilimsel bildirisi yayınlandı. )


- KANT'IN):
GÖRÜŞLER/İ ile/ve/||/<> ÇÖZÜMLER/İ

( 1. Canlı kuvvetlerin, doğru tahmini üzerine düşünceler[1746]
2. Metafiziksel bilişin ilk ilkeleri üzerine yeni bir açıklama[1755]
3. Evrensel doğa tarihi ve gökler kuramı[1755]
4. Fiziksel monodoloji[1756] )


- KANT'IN, KRİTİK YAZIMI DÖNEMLERİNDE:
YAZIM ÖNCESİ ile/ve/||/<> YAZIMI ile/ve/||/<> YAZIM SONRASI

( 1746 - 1770 ile/ve/||/<> 1781 - 1790 ile/ve/||/<> 1790 - 1804 )


- KANT'IN, ÖNE SÜRDÜĞÜ TEMEL VARSAYIM:
AKLÎ GÖRÜNÜN İPTALİ ile/ve/||/<>/> MATEMATİK ZEMİNİN ORTAYA KONULMASI


- KANT'IN, YÜRÜYÜŞLERİNİN DAKİKLİĞİ ile/ve/||/<>/> BOZULMASI

( ... İLE/VE/||/<>/> 1789 Aydınlanma Devrimi'nin haberi ve coşkusundan dolayı. VE Rousseau'nun, eğitim felsefesi ile ilgili adlı "Emile" adlı kitabını okurken çok etkilenmiş olmasından dolayı. )


- [KANT'TA] KRİTİK:
ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<>/< SINIR ÇİZMEK


- KANT'TA, TEMEL AYRIMLAR:
A PRIORI | A POSTERIORI ile/ve/||/<> TEZÂHÜR | KENDİNDE ŞEY ile/ve/||/<> GÖRÜ | KAVRAM

( ... und ERSCHEINUNG | DING AN SICH und ANSCHAUUNG | BEGRIFF )


- KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME(KHK) ile/ve/değil/yerine/||/<> YASA


- KANUN ile ÇENG


- KANUN değil/yerine/= YASA


- KÂNUN-I EVVEL ile/ve KÂNUN-I SÂNÎ


- KANUN-U EVVEL[Ar.] ile KANUN-U SANî[Ar.]

( Aralık ayı. İLE Ocak ayı. )


- KAON[İng.] ile/değil/yerine/= KAON


- KAOS = CHAOS[İng., Fr., Alm.] = KHAOS:UÇURUM[Yun.] = CAOS[İsp.]


- KAOS ile/değil KORA

( Uçurum, yarık, geçişin olmaması. İLE/DEĞİL Karmaşa, düzensizlik. )


- KAOS ile/ve/değil/||/<> TENÂKUZ


- KAOS[Yun.] ile KOMPLEKS[Fr./İng.]

( Uçurum. | "Karmaşa". İLE Karmaşık. )


- KAP KALAYLAMAK ile/ve/<>/değil/yerine KALP KALAYLAMAK


- KÂP PAYI:
AYARLAMAK değil AYIRMAK


- KAP[Fr. < CAPE] ile KAP ile KÂP/KÂB[Ar.]

( Giysi. İLE Mahfaza. İLE Aşık kemiği. )

( Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılan bir tür üst giysisi. | Kadınların giydiği kolsuz üstlük. İLE İçi gaz, sıvı ya da katı herhangi bir nesneyi alabilen oyuk nesne. | Kap kacak. | Türlü şeylerin taşınması ya da saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. | Kapak, cilt. İLE Aşık kemiği. )


- KAP ile SEFERTASI


- KAPPA NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KAPA SAYISI