Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.626 başlık/FaRk ile birlikte,
29.626 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(57/120)
- THERMIONIC VALVE[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK VANA
- THERMIONIC EMISSION[İng.] / ÉMISSION THERMOÏONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK YAYIM/YAYINIM
- THERMIONICS[İng.] / THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK
- LEUCHTSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIL KATMAN
- GLÜHKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL KATOT
- THERMAL CONVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL KONVEKSİYON
- THERMOMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET THERMOMAGNÉTIQUE[Fr.] / PHOTOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL MANYETİK ETKİ
- THERMOMAGNETOMETER[İng.] / THERMOMAGNÉTOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL MANYETOMETRE
- THERMAL MAGNON[İng.] / MAGNON THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES MAGNON[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL MANYON/MAGNON
- THERMOMECHANICAL EFFECT[İng.] / EFFET THERMOMÉCANIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL MEKANİK ETKİ
- THERMAL NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS THERMIQUES[Fr.] / THERMISCHE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL NÖTRONLAR
- THERMAL OHM[İng.] / OHM THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL OHM
- THERMAL DEATH[İng.] / MORT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMETOD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ÖLÜM
- THERMAL POTENTIAL DIFFERENCE[İng.] / DIFFÉRENCE DE POTENTIEL THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE POTENTIALDIFFERENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL POTANSİYEL FARKI
- THERMOCHROMY[İng.] / THERMOCHROMIE[Fr.] / THERMOCHROMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL RENKLİLİK/RENK DEĞİŞİMİ
- THERMAL ROSSBY NUMBER[İng.] / NOMBRE DE ROSSBY THERMIQUE[Fr.] / ROSSBY-THERMALZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ROSSBY SAYISI
- THERMAL SCATTERING[İng.] / DISPERSION THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL SAÇILMA
- THERMOPHONE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL SESER
- THERMAL CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL SIĞA
- THERMAL DRIFT[İng.] / DÉRIVE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE DRIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL SÜRÜKLENME
- RÉSISTANCE THERMIQUE DE CONTACT[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL TEMAS DİRENCİ
- THERMAL REACTOR[İng.] / RÉACTEUR THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- THERMONUCLEAR REACTION[İng.] / RÉACTION THERMONUCLÉAIRE[Fr.] / THERMONUKLEARE REAKTION, THERMISCHE KERNREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/TERMO ÇEKİRDEK/NÜKLEER TEPKİMESİ
- THERMOPILE[İng.] / PILE, THERMO-ÉLECTRIQUE, THERMOPILE[Fr.] / THERMOELEMENT, THERMOSÄULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/TERMO PİL
- THERMAL EXCITATION[İng.] / EXCITATION THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE ANREGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL UYARILMA
- THERMAL EFFICIENCY[İng.] / THERMISCHE WINKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL VERİMİ
- RADIATEUR THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL YAYICI
- THERMOSPHÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL YUVAR
- HARURÎ[Osm.] / THERMAL[İng.] / THERMIQUE[Fr.] / THERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL
- IŞILAMAK ile IŞIL ile IŞIL KÜF ile IŞIL IŞIL ile IŞIL KÜFLER ile IŞIL KÜFLÜCE
- GLOW DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE INCANDESCENTE[Fr.] / GLIMMENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILDAMALI BOŞALMA
- PHOTOELEKTRISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILELEKTRİK AKIM
- PHOTOELEKTROMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILELEKTROMANYETİK ETKİ
- PHOTOELEKTRONENSPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILELEKTRON TAYF BİLİMİ
- PHOTOGALVANOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILGÖRÜNÇ MANYETİK ETKİ
- IŞILKÜFLER ile IŞILKÜFLÜCE
( Çeşitli türleri, insan ve hayvanlarda, asalak yaşayan tatlıbitkiler takımı. İLE Evcil hayvanlarda, özellikle sığırlarda, ışılküflerden ileri gelen ve insana da bulaşabilen ilkel mantar sayrılığı. )
- PHOTOEMISSION THRESHOLD[İng.] / SEUIL DE PHOTOÉMISSION[Fr.] / PHOTOEMISSIONSSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILSALIM/FOTO SALIM EŞİĞİ
- PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION[Fr.] / PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILSALIM, FOTO SALIM, FOTOEMİSYON
- İSİM CÜMLESİ ile/ve FİİL CÜMLESİ
( İsim + İsim'den ya da İsim + Fiil'den oluşur. İLE/VE Fiil + İsim'den oluşur. )
( Örnek: Hasan kaim. İLE/VE Nasara Hasan. )
( CÜMLE: Yargı bildiren sözcükler/kelimeler bütünü. )
- İSİM[Ar. < İSM | çoğ. ESMÂ] ile/ve/||/<> SEMÂ'[Ar. < SAMÂ | SÜMÜVV | çoğ. SEMÂVÂT]/GÖK
( Yukarı kaldıran/çıkaran. İLE/VE/||/<> Kalkık. )
- İSİM değil/yerine/= AD
- İSİM ile/ve/<> CİSİM/RESİM
- İSİM ve FİİL ve HARF/EDAT
( Anlamı/mânâsı olan, zamana bitişmeyen. VE Anlamı/mânâsı olan fakat bir zamana bitişmiş. VE Tek başına anlam/mânâ ifade etmeyen isim. )
- İSİM ile/değil İŞİM
- İSİM[Ar.] ile SIFAT[Ar.]
- AD/İSİM ile/ve/||/<> ÖNAD/SIFAT ile/ve/||/<> EDİM/FİİL
( İşaret. İLE/VE/||/<> Nitelik. İLE/VE/||/<> Gerçekleşme. )
- IŞIMA ile/ve/||/<> ISIL IŞIMA
- İSİMDEN TÜREME FİİL ile İSİMDEN TÜREME İSİM
- İSİMLENMEK ile İSİMLEŞMEK ile İSİMLENDİRMEK ile İSİMLEŞTİRMEK ile İSİM/LİK ile İSİMCİ/LİK ile İSİMLİ/LİK ile İSİMSİZ/LİK ile İSİM HALİ ile İSİM KÖKÜ ile İSİM HAKKI ile İSİM BABASI ile İSİM DURUMU ile İSİM TABANI ile İSİM ÇEKİMİ ile İSİM CÜMLESİ ile İSİM GÖVDESİ ile İSİM TAMLAMASI
- İSİMLER = ESMÂ = NOMS
- EMN-İ ŞUÂ[Osm.] ile/değil/yerine/= IŞIN GÜVENLİĞİ
- APPAREILS MONITEUR DE LA RADIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIN İZLEME AYGITLARI/CİHAZLARI
- FACTEURS DE QUALITÉ DU RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIN KALİTE FAKTÖRLERİ
- ACCIDENT DE LA RADIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIN KAZASI
- KAZÂ-İ ŞUÂ[Osm.] ile/değil/yerine/= İŞİN KAZASI
- CHOPPER, MEAN-LIFE[İng.] / VIE MOYENNE[Fr.] / HALBWERTZEIT, MITTLERE LEBENSDAUER[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIN KESİCİ, ORTALAMA ÖMÜR
- STRAHLENSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIN KORUNUMU
- ŞİDDET-İ ŞUÂ[Osm.] ile/değil/yerine/= IŞIN ŞİDDETİ
- ŞUA[Osm.] / RAY[İng.] / RADIUS[Fr.] / STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIN, VEKTÖR
- IŞIN ile/||/<> DOĞRU PARÇASI
( Işın tek yönlü sonsuz İLE doğru parçası iki ucu sınırlıdır )
( Formül: [A ile∞) İLE [A ileB] )
- IŞIN ile IŞINIM/IŞIMA/RADYASYON[Fr.]
( Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti. | Işınetkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri. | Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri. İLE Işın ya da tanecik yayımı, radyasyon. | Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan öğelerin tümü. | Bir erkenin ışık demeti durumunda yayılması. | Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga devinimi yoluyla yayılması. )
( LIGHT vs. RADIATION )
- IŞIN ile IŞINLANMA
( BEAM vs. BEAMING )
( شعاع ile پرتوه ile پرتو ile پرتودار )
( SHOA ile پرتوه ile PORTO ile PORTODAR )
- IŞIN ile ÖZIŞIN
( ... İLE Ağaç gövdesinde, yatay yönde besin iletimi yapan ve özkesitte parıltılı görünen gözeler topluluğu. )
- IŞIN = ŞUÂ' = RAYON
- İŞİNE GELDİĞİ GİBİ ile ANLADIĞI KADAR
- [ne yazık ki]
"İŞİNE GELDİĞİNDE" ile/değil/yerine/>< YERİ GELDİĞİNDE
- RADIOACTIVE WASTE[İng.] / DÉCHET RADIOACTIF[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN ATIK
- RADIANT FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX RADIATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM AKISI YOĞUNLUĞU
- RADIANT FLUX[İng.] / FLUX RADIATIF[Fr.] / STRAHLUNGSFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM AKISI
- SÂHA-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION FIELD[İng.] / CHAMP DE LA RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ALANI
- TAZYİK-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM BASINCI
- LUMINOSITY FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GÜCÜ ÇARPANI
- LUMINOSITY[İng.] / STRAHLUNGSLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GÜCÜ
- RADIANT HEAT[İng.] / CHALEUR RADIANT[Fr.] / STRAHLUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ISISI
- MİKYÂS-İ NÂR-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM PİROMETRESİ
- RADIATION PATH LENGTH[İng.] / PARCOURS DE RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YOL UZUNLUĞU
- STRAHLUNGSBELASTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YÜKÜ
- RADIATION POLYMERIZATION[İng.] / POLYMÉRISATION SOUS RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSPOLYMERISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIMLA POLİMERLEŞME
- RADIATIONLESS TRANSITION[İng.] / TRANSITION SANS RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMSIZ GEÇİŞ
- ISIN/KALORİ[Fr.] ile KİLOKALORİ[Fr.]
( Normal atmosfer basıncında, ısınma ısısı 15 °C'lik suyunkine eşit olan bir cismin, bir gramının sıcaklığını 10 °C yükseltmek için gerekli ısı miktarına eşit olan ısı birimi. | Besinlerin, dokular içinde yanarak gövdenin ısı ve enerjisini sağlama değerlerini gösteren ölçü. İLE Büyük kalori. )
- İŞİN/KONUNUN:
"KESİLMESİ" ile/ve/<> "BÖLÜNMESİ"
- IŞINLAMAK ile IŞINLANMAK ile IŞINLANDIRMAK ile IŞIN ile IŞINLI ile IŞINLILAR ile IŞIN ETKİN/LİK ile IŞIN BİLİMİ ile IŞIN BİLİMCİ ile IŞIN TEDAVİSİ
- HEAT OF WARMING[İng.] / CHALEUR D'ÉCHAUFFEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ISINMA ISISI
- ISINMAK ile ISIRMAK ile ISITMAK ile ISIRILMAK ile ISITILMAK ile ISINDIRMAK ile ISINABİLMEK ile ISINIVERMEK ile ISIRABİLMEK ile ISIRIVERMEK ile ISITABİLMEK ile ISI ile ISIL ile ISIN ile ISI KUŞAK ile ISI YAYIMI ile ISI YUVARI ile ISI ÖLÇÜMÜ ile ISIL İŞLEM ile ISI TEDAVİSİ
- ISIRMA GÜCÜ EN YÜKSEK -ile
( TİMSAH )
- ISIRMA GÜCÜ'NDE:
SIRTLAN ve TİMSAH TÜRÜ KAPLUMBAĞA
( 450 kg./1000 lbs.[Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır.] VE 453 kg./1004 lbs. )
( İnsan (rekor): 0.8 MPa = 81.6 ton-kuvvet/metrekare
Alman Kurdu: 1.6 - 5.5 MPa = 163-561 ton-kuvvet/metrekare
Pitbull: 1.6 MPa = 163 ton-kuvvet/metrekare
Leopar: 2.1 MPa = 214 ton-kuvvet/metrekare
Rottweiler: 2.3 - 2.4 MPa = 240 ton-kuvvet/metrekare
Beyaz Köpekbalığı: 4.13 MPa = 421 ton-kuvvet/metrekare
Aslan: 4.76 MPa = 485 ton-kuvvet/metrekare
Sivas Kangalı: 4.92 MPa = 502 ton-kuvvet/metrekare
Mürekkepbalığı: 6.89 MPa = 703 ton-kuvvet/metrekare
Sırtlan: 6.89 MPa = 703 ton-kuvvet/metrekare
Timsah: 17.2 - 34.47 MPa = 1754-3515 ton-kuvvet/metrekare )
- ISIS ve/||/<> OSIRIS
( Müziğin de koruyucuları. )
- İS-/İSO- ile/||/<> ANİS-/ANİSO-
( Eşit, benzer, aynı. İLE/||/<> Benzemeyen, eşit olmayan, farklı. [anisokori: Göz bebeklerinin farklı büyüklükte olması.] )
- İşitebilmek için DİNLE!!!
- İşitebilmek için SUS!!!
- ISITILAN KURBAĞA ÖYKÜSÜ değil/yerine SARI ÖKÜZ ÖYKÜSÜ
( ... DEĞİL/YERİNE Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapılacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.
"SUÇ, HEP O SARI ÖKÜZ'DE..."
Öküzlerin önderi Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:
"Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum. Bugüne kadar size zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Tüm suç hep o Sarı Öküz''de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."
Boz Öküz ve heyeti, bu sözler üzerine, aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz'ü vermişler aslanlara. Bir tek, Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.
"AFERİN! SİZİ KUTLARIZ!"
Bir süre sonra, aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk'u istemişler:
"Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa siz normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."
Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk''u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.
"NEREDE KAYBETTİK BİZ BU SAVAŞI?"
Bu olay, sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda, öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar. Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri, önderlerine, "Ne oldu bize? Nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, zamanında ne kadar da güçlüydük" diye sormuş.
Boz Öküz, Benekli Öküz'ün sözlerini anımsayarak, gözleri nemli... "Biz, Sarı Öküz'ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı..." )
- İŞİTME KESESİ/OTOSİST[Fr. < Yun.] ile İŞİTME TAŞI/OTOLİT[Fr. < Yun.]
( Suda yaşayan bazı omurgasız hayvanlarda, işitme taşını içinde bulunduran, akışkan sıvılı örgen. İLE Omurgalılarda ve bazı omurgasızlarda, denge örgeni olan iç kulakta bulunan, kalker parçacıkları. )
- İŞİTME ile İŞİTMEZLİK ile İŞİTME TAŞI ile İŞİTME KESESİ
- İŞİTMEK ile/ve/değil EŞİK
- ISKALAMAK ile ISKA ile ISKAT ile ISKAÇA ile ISKARÇA ile ISKATÇI/LIK
- İSKÂN ile/ve/||/<>/> İMÂR ile/ve/||/<>/> İNŞÂ
- İSKÂN ile/ve/||/<>/> İNŞÂ
- İSKELE CAMİSİ ile İSKELE CAMİSİ
( Kadıköy (Mustafa III) İskele Camisi. İLE Mihrimah Sultan Camisi. [Üsküdar] )
( 1741'de, Sultan III. Mustafa tarafından. İLE Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan tarafından, Mimar Sinan'a yaptırtılmıştır. [1545 - 1547] )
- İSKELE ile İSKELET ile İSKELE KUŞU ile İSKELE BABASI ile İSKELE ALABANDA ile İSKELET MOBİLYA ile İSKELE KELEPÇESİ
- İŞKENCE ile/değil/yerine CEZA
- [ne yazık ki]
!İŞKENCE ile/ve/<> !İNSANLIK DIŞI "UYGULAMA"
- İSKENDER PAŞA HAMAMI :
( Yeniköy'de Köybaşı'nda bulunan bu hamamı İskender Paşa yaptırdığından bu isimle anılmaktadır. Bu hamama Yeniköy Hamamı da denilmektedir. Bir ismi de "Reisler Hamamı" dır. Çok önemli tarihi bir eser olan bu hamam, 1958 yılında yol yapım çalışmaları sırasında ortadan kaldırıldı. )
- IŞKI ile IŞKIN
- İŞKİL/İŞKÎL[Ar. < ŞEKL] ile İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]
( Güçlük, zorluk. İLE Şüphe, hile. | Kötü bir durumla karşılaşma sanısı, kuruntu, vesvese. | Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
- ETEK GİYMEK:
İSKOÇYA'DA ve YEMEN'DE
- ISLAH ile/ve/||/<> İHYÂ ile/ve/||/<> TECDİD
- İSLÂM COĞRAFYASINDA YAYGIN TARİKATLAR:
NAKŞİBENDİYE ve KÂDİRİYE ve HALVETİYE
- İSLÂM DÜŞÜNCESİ ile/ve TÜRK DÜŞÜNCESİ
- İSLÂM İCTİHÂDINDA:
KAZAÎ ve/||/<> ADLÎ
- İSLÂM/MÜSLÜMANLIK:
TEK TANRI DİNİ değil AŞKIN TANRI DİNİ
- İSLÂM ile/ve/<> İMÂN
( Dış güven/ce. İLE/VE/<> İç/öz güven/ce. )
( Toplumda. İLE/VE/<> Kendinde. )
( İnandığına teslim olma, selâmete ermek, kurtulmak. İLE/VE/<> İnancın pekişmişliği. )
- İSLÂM ve/> İMAN ve/> İHSAN
( Saygı. VE/> Sevgi. VE/> Ahlâk. )
( HZ. MUSÂ(KELİMULLAH) ve/> HZ. İSÂ ve/> HZ. MUHAMMED )
- İSLÂM[Ar.] ile ÎMÂN[Ar.] ile SALÂH[Ar.]
- İSLÂM ile İSLAM ABAD ile İSLAMİ ile İSLAM MERKEZİ ile İSLAM CUMHURİYETİ DEVRİM MUHAFIZLARI ile İRAN İSLAM CUMHURİYETİ ile İSLAM CUMHURİYETİ HABER AJANSI ile İSLAMİ ŞURA ile İSLAMİ ŞURA KONSEYİ ile İSLAM DÜNYASI ile İSLAM DEVRİMİ
( ISLAM vs. ISLAM ABAD vs. ISLAMIC vs. ISLAMIC CENTER vs. ISLAMIC REPUBLIC REVOLUTIONARY GUARDS vs. ISLAMIC REPUBLIC OF IRAN vs. ISLAMIC REPUBLIC'S NEWS AGENCY vs. ISLAMIC SHOURA vs. ISLAMIC SHOURA COUNCIL vs. ISLAMIC WORLD vs. ISLAMIC REVOLUTION )
( دين اسلام ile اسلام ile اسلام آباد ile اسلامي ile مرکز اسلامي ile جمهوري اسلامي ايران ile سپاه پاسداران ile خبرگزاري جمهوري اسلامي ile انقلاب اسلامي ile مجلس شورا ile مجلس شوراي اسلامي ile جهان اسلام )
( DYNE ESLAM ile ESLAM ile ESLAM ABAD ile ESLAMY ile MARKZ ESLAMY ile JAMEHORY ESLAMY AYRAN ile SEPAH PASDARAN ile KHBARGOZARY JAMEHORY ESLAMY ile ENGHALAB ESLAMY ile MOJALS SHORA ile MOJALS SHORAY ESLAMY ile JACPEHAN ESLAM )
- ISLAMAK ile ISLANMAK ile ISLATMAK ile ISLATILMAK ile ISLANABİLMEK ile ISLATABİLMEK ile ISLAH ile ISLAK/LIK ile ISLAK İMZA ile ISLAK KARGA ile ISLAK ZEMİN ile ISLAK MENDİL
- İSLAMOĞLU, ALİ PAŞA (RİZE, 1952) :
( Sarıyerli. Karadeniz Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden İnşaat Mühendis olarak mezun oldu. Saryer Belediyesinde Fen İşleri Müdürü olarak görev yaptı. Bilahare Şişli Belediyesine geçti ve burada yapı Denetim Müdürü olarak görev aldı ve buradan emekli oldu. Soysal hayatın içinde aktif olarak bulundu. Sarıyerliler Derneği'nde (SA - DER) Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptı. Sarıyer Spor Kulübü üyesi olup üç dönem (2009/2009; 2011/2012 ve 2012/2014) yönetim kurumlu üyesi olarak görev üstlendi. )
- ISLATMA ile ISLATMA SUYU
- İşle KONUŞ!!!
- İşle! KONUŞ!!!
- İŞLEM SIRASINDA:
ÜSLÜ ile/ve/<>/> PARANTEZ ile/ve/<>/> ÇARPMA-BÖLME ile/ve/<>/> TOPLAMA-ÇIKARMA
( 1. ile/ve/<>/> 2. ile/ve/<>/> 3. ile/ve/<>/> 4. )
- İŞLEMEK ile SUÇ İŞLEMEK ile ZİNA YAPMAK ile ADALETSİZLİK YAPMAK ile İNTİHAR ETMEK ile İHANET ETMEK ile VANALİZM YAPMAK ile ŞİDDET UYGULAMAK ile BAĞLILIK ile KOMİTE ile TAAHHÜT
( COMMIT vs. COMMIT A CRIME vs. COMMIT ADULTERY vs. COMMIT INJUSTICE vs. COMMIT SUICIDE vs. COMMIT TREASON vs. COMMIT VANALISM vs. COMMIT VIOLENCE vs. COMMITMENT vs. COMMITTEE vs. COMMITTING )
( متعهدبانجامامري نمودن ile مرتکب شدن ile سر سپردن ile دست به جنايت زدن ile جنايت کردن ile جنايت مرتکب شدن ile جرم کردن ile زنا کردن ile بي عدالتي کردن ile خودکشي کردن ile انتحار کردن ile دست به خودکشي زدن ile خود کشي کردن ile خيانتکردن ile دست به تخريب زدن ile دست به خشونت زدن ile سرسپردگي ile مجلس مشاوره ile کميسيون ile کميته ile ارتکاب )
( MOTEADBANJAMAMERY NEMUDAN ile MORTEKAB SHODAN ile SAR SEPARDAN ile DAST BAH JENAYT ZADAN ile JENAYT KARDAN ile JENAYT MORTEKAB SHODAN ile JARAM KARDAN ile ZANA KARDAN ile BEY ADOLTY KARDAN ile KHODKESHY KARDAN ile ENTEHAR KARDAN ile DAST BAH KHODKESHY ZADAN ile KHOD KESHY KARDAN ile KHYENTEKARDAN ile DAST BAH TAKHARYBE ZADAN ile DAST BAH KHSHOONT ZADAN ile SARSEPARDEGY ile MOJALS MOSHAVAREH ile KAMYSYVAN ile KAMYTAH ile ERTAKAB )
- İŞLENEBİLİR VERİ ile/ve/||/<>/> ERİŞİLEBİLİR VERİ ile/ve/||/<>/> OKUNABİLİR VERİ ile/ve/||/<>/> ANLAŞILABİLİR VERİ
( Simge seviyesinde. Dijital ve mantıksal girdilerle. İLE/VE/||/<>/> Bili/enformasyon. | Veri aktarımı. | Matematik ve iletişim. | Anlam olmayan değer. İLE/VE/||/<>/> Bilgi. | Değer etiketlemesi. İLE/VE/||/<>/> Keşif. KATAdop Mimarisiyle. )
- İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT ile YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE
- İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT ile YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE
- İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN ve/||/<> NE VERİRSEN ELİNLE, O DA GELİR SENİNLE ve/||/<> SADECE İŞİNİ YAP, BIRAK ULUSUNLAR
- İŞLETİM SİSTEM(LERİ) ile PROGRAM(LARI)
- TÂBİ[Osm.] / FUNCTION[İng.] / FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞLEV
- İŞLEV ile/ve TERETTÜB-ÜL ÂSÂR[Ar.]
( ... İLE/VE Varolanın içeriğine(mahiyetine) ilişkin niteliklerinin ortaya çıkması. )
- İŞLİ ile İŞLİK
- İSLİ ile İSLİM ile İSLİ KÜF ile İSLİM KEBABI
- ISLIKLAMAK ile ISLIKLANMAK ile ISLIK ile ISLIKLI ile ISLIK DİLİ ile ISLIKLI ÜNSÜZ
- İSM[Ar. çoğ. ESMÂ, ESÂMÎ] ile İSM[Ar. çoğ. ÂSÂM]
( Ad. İLE Suç, günah. )
- ISM İLE MOLECULAR CLOUD İLE PROTOPLANETARY DİSK ile/||/<> UZAY KİMYA ORTAMLARI
( Kimyasal evrim bölgeleri. )
( Formül: 10 K İLE 10⁴ cm⁻³ )
- İSM[Ar.] ile ZENB[Ar.]
- İSMÂ'[Ar. < SEM] ile İSMÂH[Ar.]
( Dinletme, işittirme. İLE Cömert kılma, samâhatli. | Mülâyim ve itaatli etme. )
- İSMAİL HAKKI METE SAĞLIK OCAĞI :
( Uskumruköy'de hayırseverlerden Celal Mete tarafından babası İsmail Hakkı Mete adına yaptırılan sağlık ocağıdır. 2005'te açılmış olup Sarıyer Sağlık Grup Başkanlığına bağlıdır. )
- İSMAİLAĞA CAMİİ/YENİ CAMİ :
( Bahçeköy'ün ilk camisi olan cami hem küçük ve hamde bakımsız olması nedeni ile halkın desteği ile yenilendi. Cami esas durumundan tamemen uzaklaştı ve yeni bir betorarma camii inşâ edildi. Bu cami İsmail Ağa Cemaati tarafından inşâ edildiği için bu isimle anılır oldu. Aynı zamanda bu camiye Bahçeköy Yeni Cami de denilmekte olup 1991'de ibadete açıldı. )
- İSMET:
İMAN ve/||/<> EMAN
- İSMİ-CİSMİ (BELİRLİ OLMAMAK)
- İSM-İ FAİL ile/ve İSM-İ MEF'UL
( MENÂSÎRU | MENASİRU )
( İSM-İ FAİL:
NÂSİRÛNE
(NUSSÂRUN)
(NUSSARUN,
NASARATÜN)
|
NASİRÂTÜN
(NEVÂSİRU) |
- |
- |
- |
||
NÂSİRÂNİ |
NASİRATÂNİ |
- |
- |
|||
NÂSİRUN |
NASİRATÜN |
- |
- |
- |
- İSM-İ TASGİR ile/ve İSM-İ MENSUB(MÜZEKKER)
( SAĞDAN SOLA! )
( NUSAYRÛNE | NUSAYRÂNÎ | NUSAYRUN ile/ve NASRİYÛNE | NASRİYÂNÎ | NASRİYÜN [MÜZEKKER] NASRİYÂTÜN | NASRİYETÂNÎ | NASRİYETÜN [MÜENNES] )
- İSMU'L-URFÎ[Ar.] ile İSMU'L-ŞER'Î[Ar.]
- İSNÂ-AŞER/İYYE -ile
( CA'FERÎ MEZHEBİNİN ONİKİ İMAM TELÂKKİSİNE DAYANAN KOLU )
- İSNÂ'[Ar.] ile İSNÂ[Ar.]
( Övme, medhetme. | Şükretme. İLE Değerini yükseltme. | Bir yerde uzun zaman kalma. )
- ISNÂ'[Ar.] ile ISNÂN[Ar.]
( Yardım etme. | Anla(ya)mayan birinin, gerektiği gibi öğrenmesi. İLE Darılma, gücenme. | Ayak direme, ısrâr etme. | Kibirlenme. )
- İSNAT GRUBU değil/yerine/= İLİŞİK, ÖBEK
- Son tahlilde deyince daha bir üst perdeden konuşmadığını bilerek KONUŞ!!!
- Sonuçta diyerek son sözü kendine ait kılmadan KONUŞ!!!
- İSOT/BİBER ile PİSPAS
( ... İLE Yemen'lilerin yemeklerinde kullandıkları çok acı bir biber. )
( CAPSICUM ANNUUM cum ... )
- İSPANYOL ile İSPANYOLCA ile İSPANYOL PAÇA ile İSPANYOL DANSI ile İSPANYOL MÜZİĞİ ile İSPANYOL NEZLESİ
- İSPARTA ile İSPARTALI/LIK ile İSPARTA GÜLÜ ile İSPARTA HALISI
- SPERMACETI[İng.] / WALRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İSPERMEÇET YAĞI
- İŞPORTA ile İŞPORTACI/LIK ile İŞPORTA MALI
- İSRÂ'[Ar. < SİRÂYET] ile İSRÂ'[Ar. < SÜR'AT]
( Geceleyin yürütme/yürütülme, gönderme. İLE Hızlandırma, süratlendirme. )
- ISRA ile ÖTE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Buranın ötesinde/ilerisinde. İLE ... )
- İŞRAK NAMAZI ile DUHÂ(KUŞLUK) NAMAZI
( ... İLE 8 rekattir. [2 ya da 4 rekatta bir selam verilebilir.] )
- İŞRÂK[< ŞARK] -ile
( ALLAH'A ORTAK KOŞMA [bkz. ŞİRK, İLHÂD] | GÜNEŞİN DOĞMASI, DOĞARAK ETRAFI AYDINLATMASI | PARLATMA, IŞIKLANDIRMA )
- İŞRÂK[Ar. < ŞİRK] ile İŞRÂK[Ar. < ŞARK] ile İŞRÎRÂK[Ar.]
( Allah'a ortak koşma, Allah'ın tek/bir oluşuna inanmama. İLE Güneşin doğması, doğarak çevresini ışıklandırması. | Işıklandırma, parlatma. İLE Gözyaşına boğulma, ağlamaktan boğulmak derecesine gelme. )
- ISRAR ETME! ile/ve/||/<>/> (FAZLA) DİRENÇ GÖSTERME!
- ISRAR ile/ve İNAT
( Ne/yi yapacağın üzerindeki bilinçli kararlılıkta. İLE/VE Ne/yi yapmayacağın üzerine göstermen gereken bilgi ve bilincin, davranış ve tutumun bulunmamasında. )
( Sen varsan. İLE/VE Sen yoksan. )
( Akıllılıkta. İLE/VE Duygusallıkta. )
( Çözümleyicilikte. İLE/VE Tepkisellikte. )
( INSISTENCE vs./and OBSTINACY )
- ISRÂR ile ISNÂ'
( Ayak direme. İLE Yardım etme. | Anla(ya)mayan birinin, gerektiği gibi öğrenmesi. )
- İŞRET ile/değil RAKS
- İSSİ değil/yerine/= SAHİBİ
- ISSUE :/yerine KONU, SORUN
- ISSUING/OPENING BANK and/||/<> ADVISING BANK
( Amir/açan banka. VE/||/<> İhbar bankası. )
- ISTA -ile
( Uluslararası tiyatro antropolojisi. )
- İŞTAH ile İŞTAH AÇICI ile MEZE ile İŞTAH AÇICI
( APPETITE vs. APPETITIVE vs. APPETIZER vs. APPETIZING )
( اشتها ile مشهي ile اشتهاآور ile اشتها آور ile خوش خوراک )
( ESHTEHYA ile مشهي ile ESHTEHAAVAR ile ESHTEHYA AVAR ile KHOSH KHORAK )
- ISTAKA'DA:
ŞAFT ile/ve DİP
- İSTANBUL ATLI SPOR KULÜBÜ :
( Sarıyer'in Maslak mevkiinde bugünkü yerinde 1956 yılında Nuri Oğlakçı ile arkadaşları tarafından kuruldu. 2001 yılında B.T.Genel Müdürlüğü ile arazi kiralama sözleşmesi yaparak büyük bir alanı kiraladı ve bu alan üzerinde tesislerini kurdu. Dünya binicilik alanının en mükemmel tesislerinden birine sahip olup en mükemmel "Şehir kulübü" olarak gösterildi. Pek çok milli sporcu yetiştirdi. Defalarca Türkiye şampiyonası, Balkan şampiyonası ve Atatürk Kupası şampiyonası şampiyonalar tertipledi ve ev sahipliği yaptı. Bünyesinde 150 sporcu bulundurmaktadır. )
- İSTANBUL GEMİ TRAFİK HİZMETLERİ MERKEZİ :
( Kaldırılan İstinye Tersanesinin bulunduğu alanda hizmet vermekte olup Boğaz trafiğini düzenleyen ve kontrol altına alan bir merkezdir. )
- İSTANBUL:
GÜNDÜZ ve/||/<> GECE
( 
Galata Kulesi
Beyazıt Kulesi

Çemberlitaş

Bozdoğan Kemeri

Sultanahmet Camii

Yeni Cami

Taksim Cumhuriyet Anıtı
)
( Bektaş Musa )
- İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI (İMKB) :
( Türkiye'de menkul kıymet piyasasının kökleri 19. yy'lın ikinci yarısına kadar iner. İlk menkul kıymetler piyasası Kırım Savaşı'nı takiben 1866'da kuruldu. O zaman kurulun adı "Dersaadet Tahvilat Borsası" idi. Cumhuriyet döneminde ve 1929 yılında çıkarılan 1447 sayılı "Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanunu" ile sermaye piyasalarının, yeni ismiyle "İstanbul Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsası" adı altında organize olması temin edildi. Sermaye piyasalarında önemli değişikliklerin olması üzerine 1981 yılında Sermaye Piyasası Kanunu çıkartıldı. Bir yıl sonra 1982 yılında menkul kıymetler piyasasının idaresinden, kontrolünden ve mevzuatının düzenlenmesinden sorumlu resmi kurum olan Sermaye Piyasası Kurulu Ankara'da kuruldu. 1983'te Türkiye'de menkul kıymet borsalarının kuruluşunu öngören bir kararname çıktı. Ekim 1984'te ise "Menkul Kıymet Borsalarının Kurulu ve Çalışma Esasları" resmi gazetede yayınlandı. 26 Aralık 1985 tarihinde de "İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB)" resmin kurulmuş oldu. İMKB. Sarıyer ilçesinde ve Reşitpaşa sınırları içinde faaliyet gösteriyor. )
- İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ (İTÜ) SPOR KULÜBÜ :
( İTÜ Spor Kulübü 1930 yılında Gümüşsuyu kampüsünde kuruldu. Önceleri voleybol dalında faaliyet gösterdi. Sonraları basketbol dalına ağırlık vermeye başladı. Gümüşsuyu kampüsü içindeki kapalı spor salonu 1970 yıllarına kadar Türkiye'nin en büyük ikinci spor salonu idi. İTÜ de tesis alanında büyük atılımlar yapıldı. Tenis kortları, halı saha, sağlıklı yaşam merkezi, kapalı spor salonu, kapalı yüzme havuzu gibi tesislere sahip oldu. İTÜ basketbol takımı uzun yıllar Türkiye'nin sayılı kulüplerinden biri olarak Türkiye liglerinde başarı ile yer aldı. Halen ikinci ligde mücadele etmekte olup Türk Milli basketbol takımına Kemal Erdenay, Erman Kunter, Levent Topsakal ve Harun Erdenay gibi yıldız basketbolcular kazandırdı. )
- İSTANBUL:
ÜSKÜDAR-EYÜP (SULTAN)-GALATA ile İSTANBUL
- İSTANBUL ZİHİNSEL ENGELLİLER İÇİN EĞİTİM VE DAYANIŞMA VAKFI (İZEV) :
( Büyükdere'de Piyasa Caddesi üzerinde ve Sadberg Hanım Müzesi yanında ve üst yamaçta bulunan "Celepçiler Köşkü" nde faaliyet göstermektedir. Vakfın kuruluşu 1997'dir. )
- İSTANBUL ile/ve NEFS-İ İSTANBUL
( BÎLÂD-I SELÂSE İLE/VE Suriçi İstanbul. [Asıl İstanbul] )
- İSTANBUL ve ROMA ve PRAG
( Boğaz, ikiye böler. VE Tiber Irmağı, ikiye böler. VE Vltava Irmağı, ikiye böler. )
- İSTANBUL ile/ve/||/<> (ÜSKÜDAR/LI) HOCA ALİ RIZA EFENDİ
( )
- İstanbul'da, 200'ün üzeri çeşitte mimari yapı ve 3500'ün üzerinde cami bulunmaktadır. -ve
- İSTANBUL'DA:
YAKA ile/ve/||/<> KITA
- İSTANBUL'DAKİ EN ÖLDÜRÜCÜ SALGIN HASTALIK -ile
( JÜSTİNYEN VEBASI [ Başlangıç )
- İSTANBULLU, PROF. DR. TURAN (TRABZON, 1930 - 2005) :
( Üniversite öğretim üyesi. İlk, orta ve lise öğrenimi aynı ilde yaptı ve 1951'de Trabzon Lisesinden mezun oldu. 1951 - 1952 ders yılında girdiği İ.Ü. Orman Fakültesini, askerlik görevini takiben, 1958 yılında bitirdi. 1958 de İ.Ü. Orman Fakültesi Ormancılık Politikası ve Amenajman Kürsüsü'ne asistan atandı. Ve 1965'te "Türkiye'de Devletten Başkasına Ait Ormanların İdare ve İşletilmesi Üzerinde Araştırmalar" tezi ile "Ormancılık İlimleri Doktoru" Unvanı aldı. 1970'de "Türkiye'de Yakıt ve Özellikle Yakacak Odun Sorunu Üzerinde Araştırmalar" konulu tezi ile 1970'de "Üniversite Doçenti" unvanını aldı. 1979'da ise Üniversite Profesörü oldu ve 1997'de emekli oldu. Asistanlığından emekli olana kadar Dekanlık ve Üniversite yönetiminin verdiği pek çok görevi yerine getirdi, komisyon ve jürilerde yer aldı. Yurtiçi ve yurtdışına konusu ile ilgili çalışmalar yaptı. 1) Devletten Başkasına Ait Ormanların İdare ve İşletilmeleri Üzerinde Araştırmalar. İst.197, 2) Türkiye'de Yakıt ve Özellikle Yakacak Odun Problemi Üzerinde Araştırmalar İst.1978, 3. Türkiye'de Orman Rejimi. İs. 1979. 4) Türkiye'de Orman Ürünleri Endüstrisi, İst. 1979 (M. Özdönmez ile) 5) Cumhuriyetimizin 50. Yılı Münasebetiyle Türkiye'de Ormancılık Öğretim ve Eğitiminin Gelişimi ile İ.Ü. Orman Fakültesi Kürsü Kuruluşları ve Çalışmaları. İst. 1973 ( B. Pamay, H. Çanakçıoğlu ve M Özdönmez ile), ?) Ormancılık Politikası Ders Kitabı, İst. 1981 (M. Özdönmez ile), 7) Ormancılık Politikası. İst.1989 (M. Özdönmez ve A. Akesen ile), 8) Çevresel Değerlerin Korunması ve Çevre Sorunları ile Mücadele Bakımından Yasal Boşlukların Araştırılması, 1993 (M. Özdömez, A. Akesen ve A.Ekizoğlu ile. 9) Ormancılık Politikası, İst. 1996 (M. Özdömez, A. Akesen ve A. Ekizoğlu ile) kitapları ve ayrıca pek çok bilimsel makalesi yayınlandı. )
- İSTANBUL/ROMA ve/||/<> FİLİBE
( Filibe de, İstanbul ve Roma gibi, 7 tepe üzerine kurulmuştur. )
( ... VE/||/<> Nöbettepe, Canbaztepe, Taksimtepe, Çanlıtepe, Boztepe, Saraytepe, Pınarcıtepe. )
- İSTANBUL'UN ORTASI ile/ve SIFIR(MİLYON/MILLION) TAŞI
( Şehzâde Camisi'nin köşesinde bulunan taşın bulunduğu noktadır. İLE/VE Sultanahmet'te, Divanyolu başında, Yerebatan Sarnıcı köşesinde bulunan Bizans yapıtı taş sütundur. [Dünyanın, İstanbul'un merkezi ve başlangıç noktası, Avrupa'ya İstanbul'dan başlayan yolun başı olarak değerlendirilmiştir.] )
( Osmanlı için. İLE/VE Bizans için. )
- İSTANBUL'UN:
SAFÂ SULARI ile/ve/||/<>/> ŞİFÂ SULARI
- İSTATİKSEL YASA ile/ve/||/<> ÇOK BÜYÜK SAYILAR YASASI
- İSTATİSTİK ile/ve/değil VERİTABANI
- İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )
- STATISTISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İSTATİSTİKSEL YASA
- İŞTE:
"GÖNÜL EĞLENDİRMEK" ile/ve/değil/yerine/||/></< GÖNÜLLÜLÜK
- İŞTE HİKAYE ile BURADA ile BURADA VE ORADA ile SAPKINLIK ile AŞAĞIDA
( HERE IS THE STORY vs. HERE vs. HERE AND THERE vs. HERESY vs. HEREUNDER )
( اينجا ile بدينسو ile جسته و گريخته ile جريان از اين قرار بود ile داستان از اين قرار بود ile رفض ile ارتداد ile مسلک خاص ile الحاد ile ذيلا )
( AYNAJA ile BADYNESO ile JASTEH VE GARYKHTEH ile JARYAN AZ AYNE GHARAR BUD ile DASTAN AZ AYNE GHARAR BUD ile رفض ile ERTEDAD ile MOSLAK KHAS ile ELHAD ile ذيلا )
- İşte KONUŞ!!!
- İŞTE ile İŞTEŞ/LİK ile İŞTEŞ FİİL ile İŞTEŞ ÇATI
- İSTEDİĞİMİZ ŞEYİ BİLMEK ile BİLDİĞİMİZ ŞEYİ İSTEMEK
( Amaç/Neden: İsteğin başlangıcının enerjetik mi, duygusal mı, zihinsel mi olup-olmadığının tam bir ayırdındalık ve bilinç/farkındalık içinde bulunma gerekliliği. Tanım: İstenilen şeyin tam bir farkındalığı, kısıtlama anlamında olmayan, gözleme dayanan kontrollülüğü ile tam olarak bilme/farkında olma gerekliliği İLE İstenilen şey hakkında daha önce bilgi sahibi olmuş olmanın getirdiği rahatlığın etkisi olup-olmadığı, o rahatlığın esiri olmama, tutkusu olmadan, tutturmadan isteme gerekliliği ile; istediğim için mi biliyor, bildiğim için mi istiyor olup-olmadığımın tam bir farkındalığı ve bunların ayırdındalığı/karıştırılmaması. )
( KNOWING WHAT I REQUEST vs. REQUESTING WHAT I KNOW )
- İSTEDİĞİN GİBİ YAŞAMAK değil/yerine/>< İSTENİLEN/BEKLENİLEN BİÇİMDE YAŞAMAK
( "Cehennemi istiyorsak..." DEĞİL/YERİNE/>< Cenneti (ne kadar çok) istiyorsak... )
- İSTEDİĞİNİ:
ALMAK ile/ve/değil/<> ALDIKTAN SONRA HÂLÂ İSTİYOR OLMAK
- GÖRMEK/BAKMAK:
"İSTEDİĞİNİ" ile/ve/değil/yerine/||/<> İSTEDİĞİN ŞEY İÇİN GEREKEN(LER)İ
- [ne yazık ki]
İSTEDİĞİN SÖZÜ SÖYLEMEK ve/||/<>/> İSTEMEDİĞİNİ DUYMAK
( "İstediğimiz sözü" söylersek, istemediğimiz sözü de duyarız/duymak zorunda kalırız. )
- İSTEK DIŞI/DOĞAL ÖLÜM ile/ve/değil/yerine/< İSTEYEREK ÖLÜM
( Kişinin ölümü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/< Kişiliğin ölümü. )
( Ölmeden önce ölünüz. - MÛTÛ KABLE EN TE-MÛT )
( MEVT-İ TABİÎ ile/ve/değil/yerine/< MEVT-İ İRADÎ/İHTİYARÎ )
- İSTEK/HEVES ile/ve/değil/||/<>/>/</>< OLANAK/KOŞUL/ARAÇ/PARA
( Varken, olanak olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Varken, istek olmayabilir. )
( )
- İSTEK ile/ve/<> AKIL
( REQUEST vs./and/<> REASON )
- İSTEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AMAÇ
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> (Daha) İleri düşünenlerin sahip olduğu, peşinde gittiği. )
- İSTEK ile EMİR
( WANT vs. BIDDING )
- İSTEK/ARZU ile/ve KORKU
( Keyfin/zevkin, hazzın anısı. İLE/VE Acının/ıstırabın anısı. )
( İkisi de zihni huzursuz eder. )
( RAĞBET ile/ve RÂHBET )
( DESIRE vs./and/<> EXERTION )
- İSTEKLİ ile HEVESLE ile ŞEVK
( EAGER vs. EAGERLY vs. EAGERNESS )
( مشتاق ile ذيعلاقه ile آرزومند ile هوسناک ile آرزومندانه ile مشتاقانه ile شوق ile اشتياق ile شور و ذوق )
( MOSHTAGH ile ذيعلاقه ile AREZOMAND ile TEOOSENAK ile AREZOMANDANEH ile MOSHTAGHANEH ile SHOGH ile ESHTYEGH ile SHOR VE ZOGH )
- İSTENÇ/İRÂDE:
UZAK ile/ve/||/<>/> ORTA ile/ve/||/<>/> YAKIN
( El. İLE/VE/||/<>/> Dil. İLE/VE/||/<>/> Bakış. )
- İSTENÇ(İRÂDE) ile/ve/||/<> BULUNÇ(KEŞF/VİCDAN)
( Gerçek, keşiftedir, keşfedilmişte değil. )
( Özgürleşme, keşfetme özgürlüğü demektir. )
( Keşif için ne başlangıç ne son vardır. )
( KEŞF: Kaldırmak. )
( To discovery there is no beginning and no end. )
( WILLPOWER vs./and/||/<> CONSCIENCE/CONSCIOUS )
( MEŞİYET[: İrâde. | Arzu, dilek, istek. | Yürüyüş, yürütme.] ile/ve ... )
- İSTENÇ = İRÂDE = WILL[İng.] = VOLONTÉ[Fr.] = WILLE[Alm.] = VOLUNTAS < VELLE:İSTEMEK. VOLO:İSTİYORUM[Lat.] = VOLUNTAD[İsp.]
- İSTENÇ ile İSTENÇLİ/LİK ile İSTENÇÇİ/LİK ile İSTENÇSİZ/LİK ile İSTENÇ DIŞI ile İSTENÇ YİTİMİ
- İSTENMEYEN ADAM ile İSTENMEYEN KİŞİ ile İSTENMEYEN DURUM
- İSTERSENİZ OLUR/YAPARSINIZ, İSTERSENİZ OLMAZ/YAPMAZSINIZ değil İSTERSENİZ OLUR/YAPARSINIZ, İSTEMEZSENİZ OLMAZ/YAPMAZSINIZ
- İSTİAP/İSTİAB ETMEK ile HACM-İ İSTİÂBÎ
( İçine alma, sığdırma. | Kaplamak, toplamak, tamam etmek. | Tutulmak, zapteylemek. İLE Bir şeyin, içine alabildiği miktar. )
- İSTİÂZA[Ar. < İVAZ] ile İSTİÂZE[Ar. < İYAZ]
( Karşılık olarak bir şey isteme. İLE Allah'a sığınma.[eûzü billâhi min-eş-şeytân-ir-racîm ya da neûzü billâh] | Sığınma. )
- İSTİÂZE[< İYAZ] -ile
( NEÛZU BİLLAH(EÛZÜBİLLÂHİMİNEŞŞEYTÂNİRRACÎM) | SIĞINMA, ALLAH'A SIĞINMA )
- İSTİBKÂ'[Ar. < BEKA]["ka" uzun okunur] ile İSTİBKÂ'[Ar. < BÜKÂ]
( Devamını, sürmesini isteme. | Saklama, koruma, muhafaza etme.[İng., Fr. CONSERVATION] İLE Ağlatma. )
- İSTÎCÂB[Ar.] ile İSTİ'CÂB[Ar. < ACEB]
( Haklı sayma, vacib görme. İLE Hayrette kalma, şaşma, taaccübetme. )
- İSTÎCÂL[Ar.] ile İSTİ'CÂL[Ar. < ACEL] ile İSTÎCÂR[Ar. < ECR]
( Sonraya bırakılmasını, te'cîl edilmesini isteme. İLE Acele etme, tez olmasını isteme, çabuklaştırma. İLE Kira ile tutma, kiralama. )
- İSTİDÂ'[Ar.] ile İSTÎDÂ'[Ar. < VEDÂ] ile İSTİD'Â'[Ar. < DUA] ile İSTİDÂA/İSTİZÂA[Ar. < ZİYA]
( El uzatma. İLE Birinin yanına bırakma, bir şeyi saklamak üzere birine emanet etme. İLE Yalvararak isteme. | Dilekçe, istidâ. İLE Aydınlanma, ışıklanma, ziyalanma. )
- İSTİDÂD-I SÂİD[Ar.] ile İSTİDÂD-I YED[Ar.]
( Bileğin alışması. İLE Elin alışması. )
- İSTÎFÂ'[Ar. < VEFÂ] ile İSTİ'FÂ'[Ar. < AFV] ile İSTİFHÂM[Ar. < FEHM | çoğ. İSTİFHÂMÂT] ile İSTİHFÂ'[Ar.]
( Tamamıyla alma/alınma, ödetilme. İLE Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE Sorma, anlama. Anlamak, öğrenmek için sorma. İLE Saklanma, gizlenme. )
- İSTİFÂZA[< FEYZ] ile İSTİFÂDE
- İSTİFHÂM[< FEHM (çoğ. İSTİFHÂMÂT)] -ile
( SORMA, ANLAMA | ANLAMAK, ÖĞRENMEK İÇİN SORMA )
- İSTİFSÂR[Ar. < FESR] ile/ve/<> İSTİNTÂK[Ar. < NUTK]
( Bir şeyin açıklanmasını, aydınlığa kavuşmasını isteme, anlamaya çalışma, sorma. İLE/VE/<> Sorgu. | Sorguya çekme. )
- İSTİFSÂR[Ar. < FESR] değil/yerine/= SORGULAMA
( Bir şeyin açıklanmasını, aydınlığa kavuşmasını isteme, anlamaya çalışma, sorma. )
- İSTİFTÂ'[Ar. < FETVÂ] ile İSTİFTÂH[Ar. < FETH]
( Fetvâ almak/istemek. Müftüye başvurma. İLE Siftah etme. | Başlama, başlanılma. | Açma, açılma. )
- İŞTİGAL (ETMEK) değil/yerine/= İŞLİ OLMA/UĞRAŞMA/K
- İSTÎHÂLE[Ar. < HAVL | çoğ. İSTİHÂLÂT] ile/<> İSTÎHÂRE[Ar. < HAYR]
( Olanaklı/mümkün olmayış, olanaksızlık/imkânsızlık, olamazlık. | Bir durumdan/halden başka bir duruma/hâle geçiş. [KEVN <> FESAD] | Başkalaşma. [İng. METAMORPHOSE, METAMORPHOSIS | Fr. MÉTAMORPHOSE] İLE Bir işin hayırlı olup olmayacağını öngörmek üzere abdest alıp dua edip uykuya yatma. | Hayırlı olmayı arzu etme.[Fr. ONIROMANCIE] )
- İSTİHÂRE[Ar. < HAYR] ile İSTİ'ÂRE[Ar. çoğ. İSTİÂRÂT] ile İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ | çoğ. İSTİŞÂRÂT]
( Allah'a sual etmek. Bir durumun/işin hayırlı olup olmayacağını öngörmek üzere abdest alıp dua edip uykuya yatma. [Uyku durumu/hali koşulu/şartı yoktur.] | Hayırlı olmayı arzu etme.[Fr. ONIROMANCIE] İLE Ödünç alma, birinden eğreti bir şey alma. | Bir sözcüğün anlamını geçici/eğreti olarak başka bir sözcük üzerine kullanma. İLE Düşünce sorma, danışma. Sohbet ederek sual etmek. )
- İSTİHDAF[Ar. < HEDEF] ile HEDEF TUTMA, AMAÇ EDİNME[Ar.]
( HEDEF TUTMA, AMAÇ EDİNME )
- İSTİHKAM SINIFI[Ar.] değil/yerine/= (SÜEL) SAVUNAK
( Savunma oluşturma. )
- İSTİHSÂN[Ar. < HISN] ile İSTİHSÂN[Ar. < HASEN]
( Savunma, müdâfaa etme, karşı koyma. İLE Beğenme, beğenilme, güzel sayılma, güzel bulma. )
- [ne yazık ki]
!İSTİHZÂ'/SARAKA[argo] değil/yerine/= !ALAY ETME [bkz. İSTİSHÂR]
- İSTÎKA'["ka" uzun okunur] ile İSTÎKA'["ka" uzun okunur] ile İSTİKA'[Ar. < SAKY]["ka" uzun okunur] ile İSTİKA/İSTEKA[İt. < Cerm.]
( Olacak/gerçekleşecek, vuku' bulacak diye endişelenme. İLE Olmasını bekleme, olacak diye endişeye düşme. İLE İçecek su alma, su isteme. İLE Ayakkabıların altını parlatmak için kunduracıların kullandığı kemik. )
- İSTİKLÂL MARŞI ve/||/<>/< MEHMET ÂKİF ERSOY
( Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim, milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
"Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı;
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.
Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar -ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, İlahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!
Mehmet Âkif ERSOY )
- İSTİKRÂ[Ar.] ile İSTİKRÂ[Ar. İKTİRÂ] ile İSTİKRÂH[Ar. < KERH]
( Gezme, dolaşma; âvârelik. | Bir şey hakkında etraflı bilgi edinme. | Tümevarım. [İng. INDUCTION, Fr. ÉPAGOGIQUE] İLE Kira ile tutma/tutulma, kiralama. İLE İğrenme, tiksinme. | [Ar.: İstemeyerek zorla yapma.] )
- İSTİKRÂ ve/||/<> KIRAAT/İKRÂ
- İSTİKŞÂF[< KEŞF | çoğ. İSTİKŞÂFÂT][İSTİŞKÂF değil!] ile/ve/<>/> İSTİŞÂRE
( Keşfetmeye çalışma, ne olup bittiğini öğrenmek için araştırmada bulunma. | [coğr.] Açınsama. İLE Fikir sorma, danışma. )
- İSTİKTÂL[Ar.] ile İSTİKTÂR[Ar. < KATR]
( Ölümden korkmayarak kendini tehlikeye atma. İLE Damla damla akıtma, damıtma. )
- İSTÎLÂ'[Ar. < VELY] ile İSTİ'LÂ'[Ar. < ULÜVV]
( Bir yeri kuvvet kullanarak ele geçirme. | Yayılma, kaplama. | Basma.[Jeoloji'de] İLE Yükselme. | Üste çıkma, üstün gelme. )
- ISTILÂ[Ar.] ile ISTILÂH[Ar. < SULH | çoğ. ISTILAHÂT]
( Ateşte ısınma. İLE Terim, tabir, ilim/bilim sözü/sözcüğü. )
( ... İLE Barış sağlatan kavram. )
- ISTILAH[< SULH] değil/yerine/= TERİM, İLİM SÖZÜ, TÂBİR
- İSTİ'LÂM[< İLM] -ile
( YAZI İLE BİLGİ İSTEME | BİLGİ İSTEME )
- İSTİMÂL[Ar. < AMEL] ile İSTİMHÂL[Ar. < MEHL]
( Kullanma. İLE Zaman, mühlet isteme. )
- İSTİMÂL[Ar. < AMEL] ile İSTİMÂR[Ar. < TAMİR]
( Kullanma. İLE İmâr ettirme. | Bir yerin imarını isteme. | İstimlâk etme, sömürgeleştirme. )
- İSTİMLÂK[Ar.] değil/yerine/= KAMULAŞTIRMA
- İSTİ'NÂD[Ar. < İNÂD] ile İSTİNÂD[Ar.]
( İnat etme, direnme. İLE Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )
- İSTİNKAS["ka" uzun okunur] ile İSTİNKÂŞ[Ar. < NAKŞ]["ka" uzun okunur]
( Bir şeyin fiyatını/değerini düşürmeye çalışma. İLE Nakşedilmesini isteme. | Nakşetme. )
- İSTİNSÂ'[Ar.] ile İSTİNSÂH[Ar. < NESH] ile İSTİNSÂH[Ar. < NUSH]
( Borç ödemek için zaman/mühlet isteme. | Veresiye almak isteme. İLE Nüshasını çıkarma, bir sûretini çıkarma, kopya etme. )
- İSTİNSÂR[Ar.] ile İSTİNSÂR[Ar. < NASR] ile İSTİNŞÂ'[Ar.]
( Su ya da başka bir ilâç çekip burnu temizleme. | Püskürme. İLE Yardım isteme. İLE Haber/havâdis araştırma. )
- İSTİNYE KOYU :
( Karadeniz Boğazı'nın en mükemmel koyudur. İstinye koyuna "Küçük Haliç" de denilmektedir. Koy her türlü rüzgâra karşı kapalı ve korumalıdır. Çok eski yıllarda kayda balıkçılık yapılırdı. Sonraları sanayi gelişti 1991 yılından bu yana ise yat limanı (Marina) olarak kullanılıyor. )
(1996'dan beri)