Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(56/120)


- IR DROP[İng.] / CHUTE DE TENSION OHMIQUE[Fr.] / OHMSCHER SPANNUNGSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= IR DÜŞÜŞÜ


- İRAB ile/||/<> HAREKE/SESÇİL İM ile/||/<> İŞMÂM ile/||/<> HECÂ/HECE/SESLEM

( Sözcüğün sonundaki yazacın ya da imin değişmesi. İLE/||/<> Arapça'da bir yazacın nasıl okunacağını gösteren ve fetha[üstün], kesre[esre], zamme[ötre] denilen imlerden her biri. İLE/||/<> Bir yazacın asıl sesçil imini vurgulama. İLE/||/<> Bir tek sesleme eylemiyle çıkarılan ses ya da sesler öbeği. )


- ÎRÂD (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)


- ÎRÂD (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)


- İRÂDE DIŞI ile/ve/değil İHTİYÂR DIŞI


- İRADE ile İRADECİ/LİK ile İRADELİ/LİK ile İRADESİZ/LİK ile İRADE DIŞI ile İRADESİZCE ile İRADE KAYBI ile İRADE BEYANI ile İRADE YİTİMİ


- İRÂDE[Ar.] ile KASD[Ar.]


- İRÂDE[Ar.] ile MA'NÂ[Ar.]


- İRÂDE[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< RIZÂ[Ar.]


- İRÂDE ile/ve/değil/||/<>/< RIZÂ


- İRÂDE[Ar.] ile TAVTÎNU'N-NEFS[Ar.]


- IRAK ile IRAK ULUSAL KONFERANSI

( IRAQ vs. IRAQ NATIONAL CONFERENCE )

( عراق ile کنفرانس ملي عراق )

( ARAGH ile KONFARANS MOLY ARAGH )


- IRAK ile IRAK ULUSAL MUHAFIZLARI ile IRAKLI YETKİLİLER ile IRAKLI MUHALİF GRUPLAR

( IRAQI vs. IRAQI NATIONAL GUARD vs. IRAQI AUTHORITIES vs. IRAQI OPPOSITION GROUPS )

( عراقي ile وابسته به عراق ile مسئولان عراقي ile گارد ملي عراق ile گروه هاي مخالف عراقي )

( ARAGHY ile VABASTEH BAH ARAGH ile MASOULAN ARAGHY ile GARD MOLY ARAGH ile GARVEH CPEHAY MOKHALEF ARAGHY )


- IRAK ile/yerine UZAK


- ADESE-İ MUKAAR, ADESE-İ MÜTEBÂİD, ADESE-İ MÜTEHÂLİF[Osm.] / DIVERGING LENS[İng.] / LENTILLE DIVERGENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= IRAKSAK MERCEK


- İRAN HURMASI ile ÖTEKİ HURMALAR


- İRAN[Ar.] ile İRÂN[Ar.]

( Ülke. İLE Neşeli olma. | Tabut. )


- İRAN ile İRAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ile İRANLI ÖĞRENCİLER BASIN ile İRAN DÖNÜMÜ ile İRAN

( IRAN vs. IRAN MINISTRY OF FOREIGN AFFAIRS vs. IRANIAN STUDENTS PRESS vs. IRANIAN ACRE vs. IRANIAN )

( ايران ile وزارت خارجه ايران ile وابسته به ايران ile فارسي ile ايراني ile جريب ile خبرگزاري دانشجويان ايران )

( AYRAN ile VAZART KHARJEH AYRAN ile VABASTEH BAH AYRAN ile FARSY ile AYRANY ile جريب ile KHBARGOZARY DANESHJUYAN AYRAN )


- IRAQUOIS(ALTI ULUS):
CAYUGA ve/||/<> MOHAWK ve/||/<> ONCIDA ve/||/<> ONONDAGA ve/||/<> SENECA ve/||/<> TUSCARORA

( New York eyaleti olarak bilinen toprakların gerçek sahipleri. )


- ÎRÂS[Ar. < İRS] ile İR'ÂS[Ar.] ile İR'ÂS-/İRÂŞ[Ar.] ile İ'RÂZ[Ar.]

( Verme/verilme. | Neden olma, gerekme/icâb olma. | Getirme. İLE Çekerek sarsma. İLE Titretme. İLE Yüz çevirme, başka tarafa dönme. | Çekinme, sakınma. )


- İRAT SENEDİ değil/yerine/= GELİR BELGİTİ


- İRBÂ'[Ar. < RİBÂ] ile İRBÂH[Ar. < RİBH]

( Artırma, çoğaltma, yarar verip çoğaltma, nemâlandırma. @@ Faizle para verme. | Yarar ve kazanç elde etme. )


- İRCÂ ETMEK değil/yerine/= DÖNDÜRMEK


- İRCÂ ETMEK değil/yerine/= İNDİRGEMEK


- İRCÂ ve/||/<>/>/< İCRÂ

( Dönmek. VE/||/<>/>/< Uygulamak/eylemek/işlemek/yürütmek. )


- İRCÂ[Ar.] ile İLCÂ[Ar.]

( Dönmek. İLE Zorlama, zorunda bırakma. )


- İRCÎ:
GEL! değil DÖN!


- İRCÎ:
GEL! değil DÖN!


- İREM[Ar.] ile İrem[Ar.]

( Ok ya da kurşun atılan nişan tahtası. | Çenk denilen müzik aleti ve bunu icâd edenin adı. İLE Âd kavmi zamanında, Şeddâd tarafından, cennete benzetilerek yapılan bir bahçe.[Şam'da ya da Yemen'de bulunmuş olduğu söylenilir] )


- İRFÂN ile ARA/F

( BİLME, ANLAMA | İLÂHÎ BİR FEYİZ OLARAK KÂİNATIN SIRLARINI BİLME KUDRETİ | KÜLTÜR )


- İRFAN ve/> SEYR


- İRHÂ[Ar.] ile İRHÂ'[Ar.] ile İRÂ[Ar.]

( Kibarca, tatlılıkla hareket etme, yumuşak davranma. İLE Gevşetme/gevşetilme, sarkıtma, aşağı salıverme, koyuverme. )


- İRİ YARI ile ÇAM YARMASI/BÖLMESİ

( ... İLE İri yarı, koca gövdeliler için söylenilen. )


- IRIAN JAYA ADASI'NDA:
PAPUA YENİ GİNE ile/ve/<> ENDONEZYA

( Sınırları 820 km. fakat herhangi bir sınır kapıları yok.
[Endonezya bölümünün başkenti, Jaiya-Pura] )


- İRİAYAK -ile

( Avustralya'ya özgü bir kuş. )


- İRİN ile YANGI/İLTİHAP

( Tutankamon, dizinin iltihap kapması nedeniyle ölmüştür. [Kardeşi tarafından değil!] )

( CERAHAT, MİDDE, KAYH[çoğ. KUYÛH], KÎH ile ...
TAKAYYUH/TEKAYYUH: İrinlenme. | TEKAZZU': Çıbanın irinlenmesi. )

( ÇİRK, RÎM ile ... )


- İRİNLENMEK ile İRİ ile İRİN ile İRİS ile İRİNLİ ile İRİ İRİ ile İRİ LAF ile İRİNSİZ ile İRİ YARI ile İRİ KIYIM ile İRİ YAPILI/LIK


- İR/IRRA = UTANÇ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- İRİS ile GÖZ İRİSİ

( IRIS vs. IRIS OF THE EYE )

( عنبيه )

( عنبيه )


- IRK ile IRKİ ile IRK AYRIMI ile IRK BİLİMİ ile IRK BİLİMCİ ile IRK BİRLİĞİ ile IRK BİLİMSEL


- IRK ile/değil/yerine ULUS/MİLLET

( [not] RACE vs./but NATION
NATION instead of RACE )

( ... ile/değil/yerine GUO/GUOJIA )


- İRKA'["ka" uzun okunur] ile İRKÂ'[Ar.]

( Gözyaşını ve kanı akıtmayıp durdurma. İLE İftira etme. | Geciktirme. )


- IRKÇI ULUSÇULUK ile ETNİK ULUSÇULUK ile KÜLTÜREL ULUSÇULUK ile VATAN ULUSÇULUK


- IRKÎ ŞUUBİYE ile/değil LİSÂNÎ ŞUUBİYE


- IRMAK PİKNİK YERİ :

( Bahçeköy'de Belgrad Ormanı içinde ve Otağtepe piknik yerinin yanındadır. Çocuk oyun parkları. Salıncaklar ve diğer çocuk oyunları gibi pek çok sosyal hizmet sunmaktadır. )


- IRMAK, ORD. PROF. DR. ASAF (YANYA, 1905 - ?) :

( İ. Ü. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi. Beykoz Orman Ameliyat Mektebi 1920, Orman Mektebi Âlisi 1923 ve İstanbul Danülfünunu Fen Fakültesi Kimya Enstitüsü 1927, Saksonya Yüksek Teknik Okulu şubesi olan Tharant Orman Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. Doktorasını Tharant Orman Yüksek Okulunda 1934'te yaptı. Yüksek Orman Mektebinin lağvedilmesi üzerine Yüksek Ziraat Enstitüsüne bağlı Orman Fakültesnin kurulması üzerine YZE Orman Fakültesi Orman Botaniği - Silvikültür - Toprak İlmi ve Ekoloji Enstitisünde Şef Asistanr atandı. 1938'de Doçent, 1942'de Profesör, 1958'de Ordinaryüs Profesörlük ünvanı aldı. Doktora tezi "Beitrag zur Ökologie der Tanne Buchrduckerei Otto Franke. Dresten 1934; Doçentlik tezi "Belgrad Ormanı Toprak Münasebetleri, 1940. Yayınla: 21 kitap, 16 Araştırma (Makale), 25 Bilimsel inceleme, 6 Çeviri ‘Makale) olmak üzere 68 adettir. )


- IRMAK ile ŞATT[Ar.][çoğ. ŞUTÛT]

( ... İLE Büyük ırmak/lar. )


- İRMİK ile/ve HİNT İRMİĞİ/SAGU[Malezya dilinden]

( ... İLE/VE Bazı hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde, hintirmiği. )


- IRON vs. STEEL


- IRON :/yerine DEMİR


- İRONİ > ALAY ALIŞKANLIĞI


- İRRASYONEL:
"GERÇEK DIŞI" değil ORANTILANAMAYAN


- IRRASYONEL[İng. < IRRATIONAL] değil/yerine/= US DIŞI


- IRREVERSİBIL/IRREVERSIBLE[İng.] değil/yerine/= GERİ DÖNÜŞSÜZ


- İRRİTABL BAĞIRSAK BELİRGESİ/SENDROMU (IBS) ile/||/<> İNFLAMATUAR BAĞIRSAK SAYRILIĞI (IBD)

( Bağırsak devimlerinde düzensizlik ve karın ağrısı. İLE/||/<> Bağırsakların süreğen yangısı. )


- İRS ile İRSİ


- İRSÂ'[Ar.] ile İRSÂ'[Ar.] ile İRSÂ'[Ar.]

( Geminin demir atması. | Sağlamlaştırma, kuvvetlendirme, pekitme. İLE Yerinden ayrılma. İLE Uzun ve yaralayıcı bir aletle dürtme. )


- İRŞÂD:
İLİM ÖĞRETMEK değil UYKUDAN UYANDIRMAK


- İRSÎ BAĞLAR ile/ve SIHRÎ BAĞLAR

( Kan bağı. İLE/VE Eşle/evlenmeyle birlikte gerçekleşen bağlar. )

( Şer'î. İLE/VE Tarikî. )


- İRSİ/YET[Ar.]["IRSİ" değil!] değil/yerine/= KALITIM/SAL


- İRTÂ'[Ar.] ile İRTÂ'[Ar.]

( Zoraki gülme. İLE Otlatma/otlatılma. )


- İRTİBÂ[Ar.] ile İRTİBÂT[Ar. < RABT]

( Baharda, güzel bir yerde oturma. İLE Bağlanış, rabtedilme. | İlgi, ilgili olma. | Bağlantı, belirtilerin birbirini tutması. )


- İRTİBÂT[Ar. < RABT] ile/ve/<> İMTİDÂD[Ar. < MEDD]

( Bağlanış, rabtedilme. | İlgi, ilgili olma. | Bağlantı, belirtilerin birbirini tutması. İLE/VE/<> Uzama, uzun sürme. | Uzay. )


- İRTİCÂ'[Ar. < RECÂ] ile İRTİCÂ'[Ar. < RÜCÛ]

( Ümit etme/ediş, umma. İLE Geri dönme, geri dönücülük, eskiyi isteme. )


- İRTİDÂ'[< RİDÂ] -ile

( ÖRTÜNME, ÇARŞAF GİBİ ŞEYE BÜRÜNME )


- İRTİDÂ'[Ar. < RİDÂ] ile İRTİDÂ'[Ar. < RIDÂ]/İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİDÂ'[Ar.] ile İRTİDÂD[Ar. < REDD]

( Örtünme, çarşaf gibi şeye bürünme. Beğenme, seçme. | Uygun bulma, râzı olma. İLE Süt emme. İLE Yasak olan şeyden geri durma, çekinme. İLE İslâm dinini bırakarak başka bir dini kabul etme. )


- İRTİDÂ'[< RIDÂ]/İRTİZÂ'[< RIZÂ] ile İRTİZÂH

( Bir şey kesilme, bir şeyden ziyân görme. | Beğenme, seçme. | Uygun olma, uygun bulma, râzı olma. İLE Özür dileme. | Biraz bahşiş alma. )


- İRTİDÂD[< REDD] ile DİNİNİ BIRAKARAK BAŞKA BİR DİNİ KABUL ETME

( DİNİNİ BIRAKARAK BAŞKA BİR DİNİ KABUL ETME )


- İRTİHÂL[< RIHLET]:
GÖÇME, GÖÇETME | ÖLME -<


- [ne yazık ki]
İRTİKÂB SUÇU:
ZORLAMAYLA(İCBAR) ile/ve/||/<> İKNÂYLA ile/ve/||/<> MUHATABININ HATASINDAN YARARLANARAK


- [ne yazık ki]
İRTİKÂB ile/ve/||/<> RÜŞVET ile/ve/||/<> ZİMMET ile/ve/||/<> GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK

( [TCK md.]
250 @@ 252 @@ 247 @@ 257 )

( Kamu görevlisinin (memur, bilirkişi vb.), icra ettiği kamu görevinin kendine sağladığı nüfûzu kötüye kullanarak, muhatap olduğu kişilerden yarar sağlamaya ya da bu kişileri yarar sağlama yönünde vaatte bulunmaya yönlendirmesi ile oluşur. Kamu görevlisinin tek taraflı olarak mağdurun irâdesini etkilemesi sonucunda işlenen bir suçtur. Seçimlik hareketli bir suç olup kamu yönetiminin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar arasındadır. [ “Özgü suç” olarak kabul edilen suçlardandır.][İrtikap suçunun edimcisi, kamu görevlisidir. Kamu görevlisi dışındaki kişilerin irtikap suçu işlemesi olanaklı değildir. Kamu görevlisi olmayan kişiler, suça katıldıklarında, irtikap suçuna yardım etme ya da azmettirme gibi katılım vargıları gereği yargılanabilirler.] İLE/VE/||/<> Görevinin gereği olan bir işi yapması ya da yapmaması için doğrudan ya da aracılarla bir kamu görevlisine ya da başka bir kişiye çıkar sağlanması.[Dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır.] İLE/VE/||/<> Üstünde olan şey. | Kurum ve kuruluşlarda çalışanlara ya da para işleri ile uğraşan görevliye imza karşılığı teslim edilen para ya da eşya. | Birinin, yasal olmayan yollardan üzerine geçirip ödemeye zorunlu olduğu para. | Bir ticaret kuruluşunun borçlarının tümü. İLE/VE/||/<> Kamu görevlisinin görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmesiyle oluşan genel bir suçtur. )


- İRTİKAS[Ar. < RAKS]["ka" uzun okunur] ile İRTİKÂS[Ar.] ile İRTİKAŞ["ka" uzun okunur] ile İRTİKÂZ[Ar. < REKZ] ile İRTİKÂZ[Ar.]

( Salıntı, salınım. İLE Başaşağı yuvarlanma. İLE Savaşta askerlerin birbirine karışması. İLE Saplanıp yerinde durma, dikilme. | Bağlanma. | Nabzın atması, seğirme. İLE Iztırap duyma. | Gebelikte çocuğun karında hareket etmesi. )


- İRTİSÂM[Ar. < RESM] ile İDRAK

( Resmi çıkma/çizilme. | İzdüşüm. İLE ... )


- İRTİZÂ'[< RIZÂ]:
SÜT EMME -<


- İRTİZÂ[Ar.] ile İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİZÂH[Ar.]

( Bir şeyin eksilmesi, bir şeyden zarar/ziyan görme. İLE Beğenme, seçme. | Uygun bulma, râzı olma. İLE Süt emme. İLE Özür dileme. | Biraz bahşiş alma. )


- İRTİZÂK[< RIZK] -ile

( RIZIKLANMA, RIZIK ALMA )


- İRVİ/İRWİ ile İRVİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Hindistan'dan gelen bir ilaç. İLE Sivri, ince. )


- IRVİNG-WİLLİAMS SERİSİ ile/||/<> LİGAND BİTE AÇISI

( I-W M²⁺ kararlılık MnZn, bite açı chelate geometri. )

( Formül: Metal tercihi İLE sterik )


- IRZ ile IRZ EHLİ ile IRZI KIRIK ile IRZ DÜŞMANI


- İRZÂ'[Ar.] ile İRZÂ'[Ar. < RAZV]

( Emzirme/emzirilme. İLE Gönül alma, hoşnut etme, kandırma. )


- IRZA[Ar.] ile IRZÂ'[Ar.] ile IRZ'A GEÇMEK[Ar.]

( Otu çok olan yer, çayırlık. İLE Emzirmek, emzirilmek. İLE Tecavüz. )


- İŞ GÜCÜ ile İŞÇİ PARTİSİ ile İŞÇİ GREVİ ile İŞÇİ SENDİKASI ile İŞÇİ ile ZAHMETLİ

( LABOR vs. LABOR PARTY vs. LABOR STRIKE vs. LABOR UNION vs. LABORER vs. LABORIOUS )

( کارگري ile درد زايمان ile حزب کارگر ile اعتصاب کارگري ile اتحاديه کارگري ile عمله ile کارکن )

( KARGARY ile DARD ZAYMAN ile HEZB KARGAR ile ETESAB KARGARY ile ETEHADYYEH KARGARY ile عمله ile کارکن )


- İŞ HAYATI ile/ve/<> ÖZEL HAYAT

( Hayat-veren kaynağa ulaşıncaya dek, su olmayan herşeyi atarsınız. )


- İş için SUS!!!


- WORK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE TRAVAIL[Fr.] / AUSTRITTSARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞ İŞLEVİ/FONKSİYONU


- AMEL, FİL[Osm.] / WORK[İng.] / TRAVAIL[Fr.] / ARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞ


- İŞ ile/ve/+/||/<> ARKADAŞ ile/ve/+/||/<> UYKU

( )


- İŞ ve/<> (B)İLİM ve/<> İSTEK

( DAVRANIŞ/TUTUM ve/<> DÜŞÜNCE ve/<> DUYGU )

( Çalışarak, iş yaparak, kazanarak ve kazandırarak sağlanır ve dengelenir. VE/<> Akıl[doğru bağ/lar] ve ilim ile yapılandırılır. VE/<> Çeşitli fizyolojik ve psikolojik isteklerle ve eğlencelerle karşılanır. )

( Yarar/lılık ilkesiyle işler. VE/<> Doğru/luk ilkesiyle işler. VE/<> İyi ve güzel ilkeleriyle işler. )

( İlişkilerin yapılandığı üç alan. )


- İŞ ile YUMUŞ BUYURMAK(BİR İŞİN YAPILMASINI İSTEMEK)


- Îsâ[Ar.] ile ÎSÂ[Ar.] ile ÎSÂ'[Ar.] ile ÎSÂ'[Ar.] ile İSÂH[Ar. < VESAH]

( Hristiyanlık dininin peygamberi. İLE Teselli edip sabırlılığa teşvik etme/edilme. İLE Vasî yapma, vasiyet yapmaya memur etme. | Vasiyet etme. İLE Zenginleştirme/zenginleştirilme. | Genişletme. İLE Kirletme/kirletilme. )


- İ'ŞÂ'[Ar.] ile İŞ'Â'[Ar.] ile ÎŞÂ'[Ar.] ile İŞÂA/İŞÂAT[Ar. < ŞÜYÛ] ile İŞÂHA[Ar.]

( Akşam yemeği verme. İLE Şuâlanma, güneş, ışığını dağıtma. İLE Ağacın çiçek açması. İLE Haber yayma, herkese duyurma. İLE Misvak kullanma.[İSTİYÂK] )


- İSA ile İSAL


- ISAAC NEWTON ve/||/<>/> IMMANUEL KANT

( [ö.] 31 Mart 1727 VE/||/<>/> 12 Şubat 1804 )


- İŞÂAT/İŞÂA[Ar. < ŞÜYÛ] ile İŞÂÂT[Ar. < İŞÂA]

( Haber yayma, herkese duyurma. İLE Duyurmalar, yaymalar. )


- İS'ÂD[Ar. < SUÛD] ile İS'ÂD[Ar. < SA'D]

( Yükseltme, yukarı çıkarma. İLE Kutlu kılma, mes'ûd etme. )


- Sadece/sırf diyerek onca konuşulanı gözardı etmeden KONUŞ!!!


- İSÂE[Ar.] ile MAZARRAT[Ar.]


- İS'ÂF[Ar.] ile ÎSÂF[Ar.] ile İsâf[Ar.]

( Birinin isteğini kabul edip yerine getirme. İLE Darıltma, eseflendirme. İLE Mekke putlarından biri. )


- İSAF[Ar.] ile İSAL[Ar.]

( Bir isteği, yerine getirme. İLE Ulaştırma. )


- İŞ'ÂL[Ar. < ŞAAL] ile İŞ'ÂR[Ar. çoğ. İŞ'ÂRÂT]

( Alevlendirme, alevi parlatma, tutuşturma, şûlelendirme. | Şiddetlendirme. İLE Yazı ile bildirme, haber verme. )


- İSÂLE[Ar. < SEYL | çoğ. SEYELÂN] ile İZÂLE[Ar. < ZEVÂL]

( Akıtmak. İLE Yok etme, giderme. )


- İSÂM[Ar. < İSM] ile İSÂM[Ar. < İSM]

( Ceza, bir suçun gerektirdiği sonuç. İLE Günaha sokma/sokulma. )


- ÎSÂR[Ar.] ile İS'ÂR[Ar.] ile ÎSÂR[Ar.] ile İS'ÂR/İSGAR["ga" uzun okunur] ile İ'SÂR[Ar.] ile İ'SÂR[Ar.] ile İ'SÂR[Ar.] ile İSÂR[Ar.]

( Bağ, sargı. | Esirlik. İLE Fiyat biçme, narh koyma. İLE İkram, bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kendi muhtaç olduğu halde bahşiş verme. | Seçme. İLE Çocuğun diş çıkarması. İLE Sürçdürme, ayak kaydırma. | Birini, büyüklere kötüleme/zemmetme. İLE Güçleştirme. | Fakirleşme. İLE İkindi zamanında bulunma. | Gelin olma çağına gelme. | Kasırga. İLE Keçi memesine takılan kese/torba. )


- İSÂR ile İS'ÂR ile îSÂR ile İS'ÂR/İSGAR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İ'SÂR ile İSÂR

( Bağ, sargı; Esirlik. İLE
Narh koyma, fiyat biçme. İLE
İkram; bahşiş. | Cömertlikle verme. | Dökme, saçma, serpme. | Kişinin, kendi, gereksinim duymasına karşın bahşiş vermesi. | Seçme. İLE
Çocuğun diş çıkarması. İLE
Sürçtürme, ayak kaydırma; birini büyüklere kötüleme. İLE
Güçleştirme; Fakirleşme. İLE
İkindi zamanında bulunma; Gelin olma çağına gelme; Kasırga. İLE
Keçi memesine takılan kese, torba. )


- İŞAR ile İŞARİ OY


- ÎSÂR değil/yerine/= SEÇME


- İŞARET ALMA (HİDÂYET)


- İşaret dilini öğren! Öyle KONUŞ!!!


- İŞARET PARMAĞIYLA GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/|| AYAK İZİ


- İŞARET = SIGN[İng.] = MARQUE[Fr.] = ZEICHEN[Alm.] = SEGNO[İt.] = SIGNO[İsp.]


- İŞARETLEMEK ile İŞARETLENMEK ile İŞARETLETMEK ile İŞARETLEŞMEK ile İŞARETLEYEBİLMEK ile İŞARET ile İŞARETLİ ile İŞARETÇİ/LİK ile İŞARETSİZ/LİK ile İŞARET DİLİ ile İŞARET FİŞEĞİ ile İŞARET SIFATI ile İŞARET ZAMİRİ ile İŞARET PARMAĞI


- İSBA[Ar.] ile İŞBÂ[Ar.]

( Arapların uzunluk ölçüsü.[kadem'in 1/12'si]. | Uzatma. İLE Karnını doyurma. | Doyum, doyma. )


- İSBA[Ar.] ile İSBÂH[Ar. < SEBH] ile İŞBÂ'[Ar. < ŞİB]

( Arapların uzunluk ölçüsü.[kadem'in 1/12'si] İLE Suda yüzdürme/yüzdürülme. İLE Karnını doyurma, doyrulma. | Doyma. | Çoğalma, çoğaltılma. | Arap nazımında, vezin ve kâfiye zorunluluğundan dolayı sözcüğe bir harf katma. )


- İŞBİRLİĞİ/ÇÖZÜM ORTAKLIĞI ile/ve/||/<> DESTEK ALMA ile/ve/||/<> YARDIM ALMA ile/ve/||/<> YARARLANMA

( %60-70[kendin] - %30-40[öteki]. İLE/VE/||/<> %40-50[kendin] - %50-60[öteki]. İLE/VE/||/<> %70-80[öteki] - %20-30[kendin]. İLE/VE/||/<> %80-90[öteki] - %10-20[kendin]. )


- İŞBİRLİĞİ ve/<> AMAÇ BİRLİĞİ


- İŞÇİ ile BİLİMBİREYİ

( Emeğinin karşılığını almazsa çalışmaz, çalışmaya devam etmez.[Haklı olarak!] İLE Hiçbir karşılık almasa da sonuna kadar çalışır. )


- İŞ/Çİ ile/ve EMEK/Çİ


- İŞÇİ ile/ve/||/<>/> USTA ile/ve/||/<>/> SANATKÂR

( Elleriyle çalışan. İLE/VE/||/<>/> Elleri ve aklıyla çalışan. İLE/VE/||/<>/> Elleri, aklı ve gönlüyle çalışan. )


- İŞÇİ/LİK ile İŞÇİ SİGORTASI


- ISDS/INTERNATIONAL SOCIETY FOR DISEASE SURVEILLANCE[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI HASTALIK GÖZETIM BİRLİĞİ


- İŞE ALINDI ile İŞE ALINAN İŞÇİ ile İŞE ALINMIŞ ÇALIŞMA

( HIRED vs. HIRED WORKER vs. HIRED WORKING )

( اجير ile مزدور ile مزدبگير ile مزدوري )

( AJYR ile MOZDOR ile MOZDBAGYR ile مزدوري )


- İŞE/ÇALIŞMAYA BAŞLAYAMAMAK ile/ve/<>/değil İŞİN/ÇALIŞMANIN BÖLÜNMESİ/KESİLMESİ KAYGISI

( Her iş/çalışma, başlayana, elin değene kadardır. )


- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile/>< FERAĞ

( Bir yeri ele geçirme. | Bir yeri geçici bir süre için ele geçirme. | Birini işten alıkoyma, engelleme, oyalama. | Uğraştırma. İLE/>< Bir işten vazgeçme, çekilme, el çekme, terk etme. | Bir taşınmazı başkasına bırakma, başkasının üstüne geçirme. | Boşaltma. )


- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile İŞKÂL[Ar. < ŞEKL]

( Meşgul etme, işle uğraştırma. | İşten alıkoyma. | Tutma. | Oyalama. İLE Müşküllük, güçlük. | Güçleştirme, çetinleştirme. )


- İŞGAL[Ar. < ŞUGL] ile İSTÎLÂ'[Ar. < VELY]


- İSHAK AĞA MEMBA SUYU :

( Set üzerindeki çeşmenin suyudur. İshak Ağa Camii yanında ve çay bahçesi içersindedir. Suyun derecesi çok yüksek olup içme suyu olarak kullanılmadığı için akışı kesilmiştir. Çeşme korunmaktadır. )


- İSHAK KUŞU/BATAKLIK BAYKUŞU ile ÇİZGİLİ İSHAK KUŞU

( )

( OTUS SCOPS cum OTUS BRUCEI )


- İSHÂL[Ar. < SEHL] ile İSHÂR[Ar.]

( Sürgün, iç sürme, mülâyim dışkılama. İLE Gece uyutmayıp uyanık bulundurma. )


- İSHAL[< SEHL]["isal" değil!]/AMEL/LİNET[Ar.]/DİARE[İng.] değil/yerine/= SÜRGÜN/SÜRÜK/ÖTÜRÜK/CIRCIR (OLMAK)

( DIARRHEA )


- HEAT FLUX[İng.] / FLUX DE CHALEUR[Fr.] / WÄRMEFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKISI


- HEAT TRANSFER RESISTANCE[İng.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM DİRENCİ


- HEAT TRANSFER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM KATSAYISI


- HEAT TRANSFER[İng.] / TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIMI


- ENDOTHERMIC[İng.] / ENDOTHERMIQUE[Fr.] / ENDOTHERM[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI ALAN, ENDOTERMİK


- ONDE DE CHALEUR, ONDE THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISI DALGASI


- HEAT DETECTOR[İng.] / WÄRME DETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DEDEKTÖRÜ


- HARÂRET MUHAVVİLİ[Osm.] / HEAT EXCHANGER[İng.] / ÉCHANGEUR DE CHALEUR[Fr.] / WÄRMEAUSTAUSCHER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DEĞİŞTİRİCİ


- HEAT EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA CHALEUR[Fr.] / WÄRMEGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DENKLEMİ


- HEAT ENGINE[İng.] / WÄRMEENERGIEMASCHINE, WÄRMEKRAFTMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI MAKİNESİ/MOTORU


- HEAT PUMP[İng.] / WÄRME PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI POMPASI


- HEAT REGENERATORS[İng.] / WÄRME REGENERATIONSOFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI REJENERATÖRÜ


- KUDRET-İ HARÂRET[Osm.] / HEAT[İng.] / CHALEUR[Fr.] / WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI, SICAKLIK


- HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR[Fr.] / WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI SIĞASI


- HEAT CONVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ISI TAŞINIMI


- ISI ve IŞIK...:
OLSUN ile/ve/||/<>/> DOLSUN


- İSİG ile İSİG KÖL/İSİG GÖL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sıcak. İLE Barsgan'da bir göl.[Uzunluğu otuz, eni on fersah.] )


- PHOTOSENSITIVITY[İng.] / PHOTOSENSITIVITÉ[Fr.] / IŞĞA DUYARLILIK[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIĞA DUYARLILIK


- IŞIK -ile

( TEVHİD )


- LUMINOUS FLUX[İng.] / FLUX LUMINEUX[Fr.] / LICHTSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK AKISI


- IŞIK:
ÇELİŞİK BİRLİK

( Hem parça, hem dalga | Ne parça, ne dalga )


- IŞIK DALGASINDA:
ŞİDDET ile/ve/||/<> RENK ve DOĞRULTU

( Dalga yüksekliği. İLE/VE/||/<> Dalga boyu uzunluğu. )

( Gümüşlü levha üzerine çekilen ve siyah-beyaz fotoğraflarda, ışıktaki şiddet değişiklikleri kaydedilirken, renkli fotoğraflarda, dalga boyu değişiklikleri de kaydedilir. Hologramda, ışığın şiddetiyle birlikte, ışık dalgalarının doğrultusu da kaydedilerek bir nesneyi üç boyutlu görmemiz sağlanır.[Bu, tek renk hologramlar için geçerli olsa da renkli hologramlar için ışığın üç özelliği de kaydedilir.] )


- KUDRET-İ ZİYÂ[Osm.] / LUMINOUS ENERGY[İng.] / ÉNERGIE LUMINEUSE[Fr.] / LICHTENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK ENERJİSİ


- LUMINOUS EFFICACY[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIK ETKİNLİĞİ


- LICHTDURCHLÄSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK GEÇİRGEN


- IŞIK HIZI:
[ne] KAYNAĞA ne de GÖZLEMCİYE [BAĞLIDIR]

( c = 1/ε0μ0 = 3 x 10üzeri8 m/s )


- IŞIK HIZI ile/değil/< DÜŞÜNCE HIZI

( Saniyede, 300.000 km. İLE/DEĞİL/< En hızlı olan. )


- IŞIK HIZI ile/ve/||/<>/< ELEKTRON DENEYİ

( Joseph John Thomson[18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940] - 1897 )


- IŞIK HIZI ve KİLOPARSEK(KPC)

( Saniyede 299,792,458 m/s. | 1 metre. VE Uzaklık birimi. | 3260 Işık yılı. )

(

Işık Hızının Araştırılması ve Ölçülmesi

1. Antik Görüşler

  • Platon ve Aristoteles (M.Ö. 4. yüzyıl): Işığın anında yayıldığını düşündüler. Bu dönemde ışığın hızı ölçülmeye çalışılmamış, sadece doğası üzerine felsefi tartışmalar yapılmıştır.

2. İlk Bilimsel Yaklaşımlar

  • İbn el-Heysem (965–1040): Işığın doğrusal yayıldığını ileri sürmüş, ancak hızını ölçmemiştir.
  • Galileo Galilei (c. 1638): Işık hızının sonlu olduğunu öne sürdü. Bir yardımcıyla karşılıklı fener açma deneyi yaptı ama zaman farkı algılanamayacak kadar küçüktü. Bu deney başarısız oldu, ancak "ışık sonsuz hızda değildir" görüşünü destekledi.

3. Işığın Sonlu Hızının İlk Ölçümü

  • Ole Rømer (1676): Danimarkalı astronom Rømer, Jüpiter'in uydusu Io'nun gözlemlerinden yola çıkarak ışığın sonlu hızda olduğunu gösterdi.
  • Yöntem: Io tutulmalarının yeryüzüne göre zamanlamalarının, Dünya’nın Güneş’e uzaklığına bağlı olarak değiştiğini fark etti.
  • Sonuç: Rømer, ışığın Güneş-Dünya mesafesini (1 AU) geçmesinin yaklaşık 22 dakika sürdüğünü tahmin etti (bugünkü değeri ~8 dakika 20 saniye).

4. Karasal (Dünya Üzerinde) Ölçümler

  • Hippolyte Fizeau (1849): Işığın hızını doğrudan ölçen ilk kişidir.
  • Yöntem: Dişli çark ve aynalardan oluşan bir düzenek kullandı. Işık çarka çarpıp aynadan yansıyıp geri dönerken çarkın döner hızı ile zaman farkını hesapladı.
  • Sonuç: Işık hızını yaklaşık 313,000 km/s olarak buldu.
  • Léon Foucault (1862): Dönen aynalarla daha hassas bir ölçüm yaptı.
  • Sonuç: Işık hızını yaklaşık 298,000 km/s olarak ölçtü (bugünkü değere oldukça yakındır).

5. Modern ve En Hassas Ölçümler

  • Albert A. Michelson (1879–1931): Işık hızını ölçmeye yönelik çalışmalar yaptı, interferometri yöntemini geliştirdi. 1907 Nobel Fizik Ödülü’nü aldı.
  • Sonuç: Işık hızını 299,796 km/s olarak buldu (modern değere çok yakın).
  • 1970'ler – Günümüz: Lazer interferometreleri, atomik saatler ve mikrodalga frekansları ile ışık hızı çok daha hassas ölçüldü.
  • 1983: Işık hızı sabit kabul edildi: 299,792,458 m/s.

6. Uluslararası Kabul ve Sabit Değeri

1983 yılında Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu (BIPM), ışık hızını sabit bir değer olarak tanımladı. Bu tarihten itibaren ışık hızı artık ölçülen bir büyüklük değil tanımlanmış bir sabittir. Bu tanım aynı zamanda 1 metrenin tanımı için de temel alınmaktadır.

)


- SÜRAT-İ ZİYÂ[Osm.] / LIGHT VELOCITY[İng.] / VITESSE DE LA LUMIÈRE[Fr.] / LICHTGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK HIZI


- IŞIK HIZININ:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ

( Madde. İLE/VE/<> Anti madde. )

( Fizik. İLE/VE/<> Metafizik. )

( V < C ile/ve/<> V > C )


- LICHTBEUGUNGSANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK KIRINIM ÇÖZÜMLEMESİ


- LICHTBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK KIRINIMI


- IŞIK KONİSİ ile/||/<> NEDENSELLİK

( Işık konisi nedensel ilişkili olaylar, dışındakiler nedensel bağlantısızdır. )

( Formül: Timelike İLE spacelike )


- IŞIK MİKROSKOBU ile/ve ELEKTRON MİKROSKOBU ile/ve KUVANTUM MİKROSKOBU

( Işık, cam merceklerden oluşan kondansör tarafından örnek üzerine odaklanır, daha sonra görüntü objektif ve okulerdeki mercekler tarafından büyütülerek gözle ya da fotoğraf filmi üzerinde izlenir. İLE/VE Işık yerine elektron yayıcı kaynak [mikroskobun üst kısmında] kullanılır ve cam mercekler yerine elektromıknatıslar kullanılır. Yayılan elektronlar, kondansör mercekler tarafından örnek üzerine odaklanır. Objektif ve projektör mercekleri tarafından büyütülen görüntü, izlenmek üzere bir ekrana ya da fotoğraf filmi üzerine düşürülür. )


- IŞIK - PARÇACIK BELİRSİZLİĞİ ile/ve/<>/= YER - YÖN BELİRSİZLİĞİ


- INTENSITÉ DE LA LUMIÈRE, INTENSITÉ LUMINEUSE[Fr.] / LICHTINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK ŞİDDETİ


- IŞIK ŞİDDETİ ile/||/<> IŞIK AKISI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Şiddet birim alan başına, akı toplam ışık miktarıdır )

( Formül: I=Φ/A İLE Φ )


- LUMINOUS EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT LUMINEUX[Fr.] / LICHTAUSBEUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK VERİMİ


- LIGHT EMITTING DIODE[İng.] / DIODE ÉLECTROLUMINESCENTE[Fr.] / LICHTEMITTIERENDE DIODE, LUMINESZENZDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK YAYAN DİYOT


- LIGHT INTENSITY, LUMINOUS INTENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= IŞIK YEĞİNLİĞİ


- IŞIK YILI ile/ve GAUSS YILI

( Işığın bir yılda boşlukta aldığı mesafe. [Zaman birimi değildir!] İLE/VE 1 Astronomik Birimi[AU], kütlesi sıfır kabul edilen bir taneciğin 1 Gauss yılı[365,256.898.300 gün] sürede çizdiği düzgün dairesel yörüngenin yarıçapı olarak kabul edilmiştir. )

( 1 ışık yılı = 63.241 AU [ 1 AU = 149.597.870.691 ± 30 m. ] | [9.5 Trilyon km. / 9.460.718.940.369.531 m. ± 1.897.230 m.] )

( Astronomik Birim [AU], Dünya'nın Güneş çevresinde çizdiği eliptik yörüngenin büyük ekseninin yarısı kabul edilir. )

( Dünya ile Ay arasındaki en fazla mesafe 1.3 ışık saniyesidir. )

( Dünya ile Güneş arasındaki en fazla mesafe 499 ışık saniyesidir [8.3 ışık dakikası]. )

( Güneş Sistemi'nin çapı yaklaşık 150 ışık saatidir. )

( Oort Bulutu[güneşin etrafında dönen kuyrukluyıldızlar kümesi] yaklaşık 2 ışık yılı çapındadır. )

( Güneş'e en yakın yıldız sistemi olan Alfa Centauri yıldız sistemi, Güneş Sistemi'nden yaklaşık 25 astronomik birim, yani 3,75 milyar km. uzaklıktadır. )

( Samanyolu Galaksisi'nin çapı 100.000 ışık yılı kadardır. )

( Samanyolu'nun komşu galaksilerinden Andromeda, bize 2.4 - 2.7 milyon ışık yılı uzaklıktadır. )

( Güneş'ten sonra dünyaya en yakın yıldız olan Proxima Centauri, 4.2 ışık yılı uzaklıktadır. )

( LIGHT YEAR vs./and GAUSS YEAR )


- LIGHT-YEAR[İng.] / ANNÉE-LUMIÈRE[Fr.] / LICHTJAHR[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK YILI


- IŞIK ile/ve/<> AN

( LIGHT vs./and/<> MOMENT )


- IŞIK ile/ve/<> ANTİ MADDE

( ... İLE/VE/<> Işık hızından daha hızlıdır. )


- IŞIK ile GAZIŞI

( ... İLE Termik etki olmaksızın, kendiliğinden görülen ışık. [Radyum, gazışıl bir öğedir.] )


- IŞIK ile/değil/yerine/||/<>/< GELECEK (VAR/VAAD EDİYOR)


- IŞIK ile/||/<> GÖRME

( Görme kuramı ve ışığın doğası )

( İbn Heysem (Alhazen) tarafından 1015 yılında keşfedildi/formüle edildi. (965-1040) (Ülke: Basra/Kahire) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Kitabul Menazır, optik biliminin kurucusu, bilimsel yöntem) )


- IŞIK ile/ve/||/<> GÜNEŞ IŞIĞI

( ... ile/ve/||/<> FÜRÛG-İ ÂFTÂB )

( SET ile/ve/||/<> JANSET )


- IŞIK ile HUZME[Ar.]

( ... İLE Işın demeti. )


- IŞIK ile/ve/||/<> IŞIĞIN YAYILIMI

( Fiziğin konusudur/alanıdır. İLE/VE/||/<> Matematiğin konusudur/alanıdır. )


- IŞIK ile IŞILTI

( ... İLE Hafif ışık. | Bir şeyin, ışıldarken saçtığı ışık. )


- IŞIK ile IŞIN

( ... ile HUZME[Demet. | Işın demeti.(HUZME-İ ZİYÂİYYE)] )

( LIGHT vs. RAY )


- IŞIK ile IŞITAÇ/IŞITIN/LAMBA[Yun.]

( Ateş, ampül vb.'den gelen ışık. )

( GLAUKOS ve KYANOS: Işığın ve karanlığın göreli yoğunluğunu ifade etmek için kullanılırdı. )


- IŞIK ile/ve IŞTIN/AYDINLIK

( LUX cum/et LUMEN )


- IŞIK ile/ve/değil/yerine/||/></< KARANLIK

( Görmek isteyenler için. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>

( [not] LIGHT vs./and/but/||/>DARKNESS instead of LIGHT )


- IŞIK ile/ve LAZER

( ... İLE/VE Tek dalga boyu yansıtan ışık. )

( LIGHT vs./and LASER[Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation] )


- NUR, ZİYÂ[Osm.] / LIGHT[İng.] / LUMIÈRE[Fr.] / LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK


- IŞIK ile/ve/<> PARÇACIK

( LIGHT vs./and/<> PARTICLE )


- IŞIK SES

( LIGHT
SOUND )


- IŞIKLANMAK ile IŞIKLANDIRMAK ile IŞIK ile IŞIKLI/LIK ile IŞIKÇI/LIK ile IŞIKSIZ/LIK ile IŞIKLAMA ile IŞIK HIZI ile IŞIK KÜRE ile IŞIK YILI ile IŞIK AKISI ile IŞIK GÖLGE ile IŞIK GÖÇÜM ile IŞIK IŞINI ile IŞIK AYLASI ile IŞIK AYNASI ile IŞIK BACASI ile IŞIK EĞRİSİ ile IŞIK YUVARI ile IŞIK ÇANAĞI ile IŞIK ÖLÇÜMÜ ile IŞIK DEĞNEĞİ ile IŞIK KORKUSU ile IŞIK KİRLİLİĞİ


- COURANT D'ESPACE[Fr.] / GLÜHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL AKIM, BOŞLUK AKIMI


- PHOTOSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIL AKIM


- EFFET ACOUSTIQUE THERMOÏONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL AKUSTİK ETKİ


- LEUCHTFLECK[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIL BENEK


- PHOTOSPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIL BÖLÜNME


- THERMAL AGITATION[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇALKALANMA


- THERMOCOUPLE DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE À THERMOCOUPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇİFT DOZÖLÇERİ


- THERMOCOUPLE PYROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇİFT PİROMETRESİ


- THERMOCOUPLE[İng.] / THERMOCOUPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇİFT


- PYROMÈTRE À THERMOCOUPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇİFTLİ PİROMETRE


- THERMAL COULOMB[İng.] / COULOMB THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES COULOMB[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL COULOMB


- THERMAL WAVE[İng.] / THERMISCHE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DALGA


- THERMAL VALUE[İng.] / VALEUR THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DEĞER


- THERMAL EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DENGE


- TERMISTOR / THERMAL RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE THERMIQUE, THERMISTANCE[Fr.] / THERMISCHER WIDERSTAND, WÄRMEWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DİRENÇ


- THERMAL RESISTIVITY[İng.] / RÉSISTIVITÉ THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL DİRENÇLİLİK


- LEUCHTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIL DİYOT


- THERMAL CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHER KONVERTER, THERMOUMFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- THERMOSTAT[İng.] / THERMOSTAT[Fr.] / TEMPERATURREGLER, THERMOSTAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DÜZEN, TERMOSTAT


- THERMOJUNCTION BATTERY[İng.] / BATTERIE THERMOJOINTE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL EKLEM BATARYA


- THERMOJUNCTION[İng.] / THERMOJONCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL EKLEM


- THERMOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET THERMOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ELEKTRİK ETKİ


- THERMOELECTRIC POWER[İng.] / PUISSANCE THERMODLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ELEKTRİK GÜÇ


- THERMOELECTRIC MODULE[İng.] / MODULE THERMOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ELEKTRİK MODÜL/ENDÜKTANS


- GLÜHELEKTRONENEMISSION, THERMISCHE ELEKTRONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ELEKTRON SALIMI


- KUDRET-İ HARRÎ[Osm.] / THERMAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE ENERGIE, WÄRMEENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ENERJİ/ISI ENERJİSİ


- THERMOELASTICITY COEFFICIENTS[İng.] / COEFFICIENTS THERMOÉLASTIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ESNEKLİK KATSAYILARI


- THERMAL FARAD[İng.] / FARAD THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES FARAD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL FARAD


- THERMOPHONE[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL FON


- THERMOGALVANOMETER[İng.] / THERMOGALVANOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL GALVANOMETRE


- PHOTOVOLTAISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIL GERİLİM ETKİSİ


- THERMAL STRESS[İng. / TENSION THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE SPANNUNG, WÄRMESPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL GERİLİM/GERİLME


- PHOTOELEMENT, PHOTOZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIL GÖZE


- THERMIC POWER[İng.] / PUISSANCE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE LEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL GÜÇ


- THERMAL NOISE[İng.] / BRUIT THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES RAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL GÜRÜLTÜ


- THERMISCHE BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL HAREKET


- THERMAL HENRY[İng.] / HENRY THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES HENRY[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL HENRY


- THERMAL HYSTERESIS[İng.] / THERMISCHE HYSTERESE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL HİSTEREZİS


- WÄRMELEITUNGSVAKUUMMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL İLETKENLİK VAKUMMETRESİ


- THERMAL INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE INDUKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL İNDÜKTANS


- THERMOELECTRON[İng.] / THERMOÉLECTRON[Fr.] / PHOTOELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/IŞIL ELEKTRON


- THERMOELASTICITY[İng.] / THERMOÉLASTICITÉ[Fr.] / THERMOELASTIZITÄT, PHOTOELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/IŞIL ESNEKLİK


- THERMAL CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ THERMIQUE[Fr.] / WÄRMELEITFÄHIGKEIT, PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/IŞIL İLETKENLİK


- IŞIL IŞIL (PARLAMAK/PARILDAMAK)


- THERMOLUMINESCENCE[İng.] / RADIOLUMINESCENCE THERMIQUE, THERMOLUMINESCENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL IŞILDAMA


- THERMAL RADIATOR[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL IŞINIM YAYICI


- THERMAL RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE STRAHLUNG, WÄRMESTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL IŞINIM


- THERMISCHER STRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL IŞIYICI


- THERMION[İng.] / THERMOION[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYON


- THERMIONIC CURRENT[İng.] / COURANT THERMOÏONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK AKIM


- THERMIONIC ACOUSTIC EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK AKUSTİK ETKİ


- THERMIONIC DIODE[İng.] / DIODE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK DİYOT


- REDRESSEUR THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK DOĞRULTUCU


- THERMIONIC CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR THERMOÏONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- THERMIONIC WORK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE TRAVAIL THERMOÏONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK İŞ İŞLEVİ/FONKSİYONU


- THERMIONIC CATHODE[İng.] / CATHODE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK KATOT


- THERMIONIC CELL[İng.] / CELLULE THERMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK PİL


- THERMIONIC TRIODE[İng.] / TRIODE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK TRİYOT


- THERMIONIC TUBE[İng.] / TUBE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK TÜP


- THERMIONIC VALVE[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK VANA