Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(51/120)
- HUŞ, PROF. DR. SAVNİ (KASTAMONU, 1911 - 1996) :
( Üniversite öğretim üyesi. İlk ve orta eğitimini Kastamonu'da gördü. 1930'da Yüksek Orman Mektebini girdi ve 1933 yılında Orman mühendisi olarak mezun oldu. Bir süre Orman Teşkilatında ve Zonguldak'ta çalıştı. Sonra 1935'te Tarım Bakanlığı tarafından Odun Kimyası öğrenimi görmek ve doktora çalışması yapmak üzere Almanya'ya gönderildi. Burada "Dresten Tehnische Hochschule" de kimya öğrenimi gördü. II. Dünya Savaşı çıkması üzerine 1939'da yurda döndü ve Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesine asistan olarak atandı. 1940'da tekrar Almanya'ya gönderildi ve devam ettiği Kimya Mühendisliği Bölümünü bitirdi. Aynı zamanda Tharandt Orman Yüksek Okulunda "Sığla Ağacının Ormancılık Bakımından Önemi ve türk Sığla Yağının Kimyasal Araştırılması" konulu doktora tezi ile doktor unvanını aldı. Yurda döndü ve 1941 - 1943 yılları arasında askerlik görevini yapan Huş, tekrar Orman Fakültesi Orman Mahsullerinden Faydalanma kürsüsünde çalışmaya başladı ve 1946'da şef asistanlığa atandı. 1950'de "Fıstık Çamından Terebantin Elde Etme Metotları ve Fıstık Çamı Terebantininin Bazı Kimyasal Özellikleri" konulu tezi ile "Üniversite Doçenti" oldu. Bilahare 26.01.1957'de Profesörlüğe.1961 yılına kadar Orman Mahsuleri Kimyasi Kürsüsünde başkan olarak görev yaptı. Akademik çalışmaları yanında üç dönem Orman Fakültesi Yönetim Kurulu Üyeliği, iki dönem İ.Ü. Senatosunda Or. Fakültesi Temsilciliği yaptı ve ayrıca Orman Fakültesinde üç Dekana al ay kadar vekalet etti. )
- HUŞ ile HUŞU
- HUSBAND :/yerine KOCA
- HÜSEYİN PAŞA (AĞA) ÇEŞMESİ :
( Yeniköy - Tarabya sahil yolunda ve Kalender mevkiinde bulunan bu çeşmenin (H.1241, M.1825) sahil yolunun genişletilmesi sırasında yıkıldığı "İstanbul Çeşmeleri" kitabında bildirilmektedir. )
- HÜSEYİN SIRRI PAŞA ÇEŞMESİ :
( Bu çeşme Rumelikavak mezarlığı içindedir. (H.1312, M.1894. Çeşmenin ayna taşının üst kısmındaki levhada Süleyman Sırrı Paşa hakkında bilgi yer almaktadır. Çeşmenin su kaynağı vardır fakat suyu yoktur. Çeşmenin kitabesinde şöyle yazmaktadır: ... Ve min - el kulle şeyhin hayy" Dördüncü Ordu - yu Hümayun Topçu Livası iken Doksan üç senesinde Henkam - ı Muharebede vefât eden Hüseyin Sırrı Paşa'nın namına olarak işbu çeşmesar tecdid olundu. Mevla'yı mutel ummet - i Muhammediye'nin cümle geçmişleriyle beraber merhum mumaileyhin ve refika - ı merhumesiyle hanedanından bu alem - i faniye gelip geçenleri mağfireti ilahiyesine mazhar buyursun. Muharrem - ül Haram, 1312 sene (1894, Celaleddin)". )
- HÜSÜN[Ar. < HÜSN] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< CEMÂL[Ar.]
( Görünüşün/sıfatın güzelliği. | Bezenerek, bir etkiyle oluşturulan güzellik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Var olanın/oluşun, özün[zât] "güzelliği". )
- HÜSN ile/ve/> IŞK ile/ve/> HÜZN
( Güzellik. İLE/VE/> Aşk. İLE/VE/> Tasa. )
- HÜSN[Ar.] ile KASÂMET[Ar.]
- HÜSN[Ar.] ile SABÂHAT[Ar.]
- HÜSN[Ar.] ile VEDÂET[Ar.]
- HÜSN[Ar.] ile VESÂMET[Ar.]
- HÜSN-Ü HATT:
FAKİR İÇİN ile/ve/||/<> ZENGİN İÇİN ile/ve/||/<> HİKMET SAHİPLERİ İÇİN
( Mal. İLE/VE/||/<> Güzellik. İLE/VE/||/<> Olgunluk. )
- HÜSN-Ü KURUNTU ile/değil HÜSN-Ü ZANN
( HÜSN-Ü ZANN İLE BAK
GÖRDÜĞÜN RAHMAN OLUR )
- HÜSN-Ü KURUNTU ile/değil SÛ-İ ZANN
- HÜSN-Ü MUTLAK/HAYR-I MAHZ/BAHR-I AMÂ
- HÜSN-Ü NİYET değil/yerine/= SAĞİSTEM
( İyi niyet. )
- HÜSNÜNİYET değil/yerine/= İYİCİLLİK
- HÜSREV PAŞA TÜRBESİ ile/ve HÜSREV PAŞA TÜRBESİ
( Eyüp, Bostan İskelesi Sokak'tadır. İLE/VE Fatih, Sarıgüzel semtinde, Balipaşa Camii yakınındadır. )
( Osmanlı Sadrazamı Koca Hüsrev Paşa [1756-1855]'nın türbesidir. İLE/VE Osmanlı Veziri Hüsrev Paşa'nın türbesidir.[öl. 1545] [Mimar Sinan yapıtıdır] )
- HUŞÛ'[Ar.] ile HUŞÛNET[Ar.]
( Alçakgönüllülük/tevâzu. | Tanrı huzurunda boyun eğme, nefsini hor ve hakir görme. İLE Akılsızlık, bilmezlik. )
- HUŞÛ'(-HUZÛ) -ile
- HUSÛSEN değil/yerine/= ÖZELLİKLE
- HUSÛSÎ MAHİYET ARZEDEN, EF'AL-İ BEŞERİYE:
ÖLÜYE AİT ile/ve/||/<> DİRİYE AİT
( Miras. İLE/VE/||/<> Ceza hukuku. || Muamelât[Medenî, Borç ve Ticaret Hukuku] || Evlilik/İzdivaç )
- HUSUSİ/MAHSUS/MÜNHASIR değil/yerine/= ÖZEL
- HUTBE ile HUTBE İRÂD ETME
- HÜVE -ile
( ALLAH | ÜÇÜNCÜ TEKİL(MÜFRET) ŞAHIS ZAMÎRİ [bkz. HÛ] )
- HUVE KAMÎNUN BİHİ[Ar.] ile HUVE HARİYYUN BİHİ[Ar.] ile HALÎKUN BİHİ[Ar.] ile CEDÎRUN BİHİ[Ar.]
- HÜVE ile HÜVE
( O İLE ...dır. )
- HUY ile/ve/||/<>/> OYUN/U
- HÜYÂM[Ar.] ile HÜYYÂM[Ar. < HÂİM]
( Azgınlık. [HÜYÂM-İ RAHM/NEMFOMANİ: Hanımlarda.] İLE Sevgiden şaşırmış olanlar. )
- HUYU HUYUNA (GÖRE OLMAK)
- HUYU-SUYU (ANLAŞILMAMAK)
- HUYU/NDAN ile/ve/||/<> SUYU/NDAN
( Kır atın yanında duran, ya huyundan ya da suyundan... )
- HÜZN[Ar.] ile KEÂBET[Ar.]
- HÜZN[Ar.] ile KERB[Ar.]
- HUZÛ'[Ar.] ile HUZÛR[Ar.]
( Alçakgönüllülük. İLE Hazır bulunma. | Rahat/lık. )
- HÜZÜN VE ÜZÜNTÜ ile/ve ÜMİT VE KAYGI
( Geçmişte. İLE/VE Gelecekte. )
( AHZEN: Çok hüzünlü, kederli. )
( In the past. vs./AND In the future. )
( MELANCHOLY AND SORROW/GRIEF vs./and HOPE AND ANXIETY )
- Huzur için DİNLE!!!
- HUZUR ve AZAP
( Huzur, el-pençe divân durmak değil azaptır. )
- HUZUR ile/ve/||/<>/> HUŞÛ
- HUZUR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RIZÂ
- HUZUR ve/<> ZEVK ve/<> AŞK
- HYAL-/HYALO- ile/||/<> HYL-/HYLE-/HYLO-
( Camsı, cam gibi. İLE/||/<> Nesne, odun. )
- HYGİ- ile/||/<> -İA ile/||/<> -İASİS/-ASİS/SİS- ile/||/<> -İATRICS/-İATR/-İATRY ile/||/<> -İTİS ile/||/<> NOS-/NOSO-/NOSUS- ile/||/<> PATH-/-PATH/-PATHİA/-PATHİC/PATHO-/-PATHY ile/||/<> THERAP- ile/||/<> PHLOGO- ile/||/<> CAUST-
( Bir durumu, patolojik durumu anlatan son ek. İLE/||/<> Etki ve gelişim süreci, hastalık, patolojik durum. İLE/||/<> Sayrılığın sağaltımıyla ilgili, iyileşme. İLE/||/<> Sayrılık, özel bir bölümün yangısal durumu. İLE/||/<> Sayrılık, özel bir bölümün sayrılık durumu. İLE/||/<> Sağlık. İLE/||/<> Bir sayrılık ilgili, sayrılığa ait, sayrı. İLE/||/<> Sağaltım ile ilgili. İLE/||/<> Yangı ile ilgili. İLE/||/<> Yanma. )
- HEYULA[Ar.]["HEYHULA" değil!]/HYLE[Yun.] ile NESNE, ŞEY | BİÇİMİ OLMAYAN NESNE, ŞEY
- HYPHEN vs. DASH
- HYPN-/HYPNO- ile/||/<> NARCO-/NARE- ile/||/<> SOMN-/SOMNİ-/SOMO-/-SOMNİA
( Uyku. İLE/||/<> Uyku durumu; uyuşukluk, cansızlık, sersemlik. İLE/||/<> Uyku. )
- HZ. ÂDEM
( PROPHET ADAM )
- HZ. ÂDEM ve/<> HZ. MUHAMMED
( Çekirdek. VE/<> Meyve. )
- HZ.) ÂDEM ile/ve İNSAN
( Tanrı ve beşer/insan ile ilişki kurabilen. İLE/VE Beşer/insan ve Tanrı ile ilişki kurabilen. )
- HZ. EBÛ BEKİR CAMİLERİ ile/ve/değil/yerine HZ. ÖMER CAMİLERİ
- HZ. EBÛ BEKİR ve/ HZ. ÖMER ve/ HZ. OSMAN ve/ HZ. ALİ
( SIDDIK ve FARUK ve ZİNNÛREYN ve KEREM ALLAH-Ü VECHE / HAYDAR-I KERRÂR / ESEDULLAH )
- HZ. İBN ARÂBÎ ve/||/<> AZİZ PAVLUS (SEYAHATNÂMELERİ)
- HZ. İBRAHİM ile/ve HZ. İSHAK ile/ve HZ. YAKUP ile/ve HZ. MUSA ile/ve İSRAİLOĞULLARI
( Ahid. İLE/VE And. İLE/VE Yasa/Akıl. İLE/VE Yollar. İLE/VE İşler. )
- HZ. MUHAMMED GİBİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/<> MUHAMMED OLMAK
- HZ. MUHAMMED'E SEVDİRİLMİŞ OLANLAR["SEVDİKLERİ" olarak değil!]:
KOKU ve/||/<>/> DİŞİL(KADIN) ve/||/<>/> (GÖZÜMÜN NURU) NAMAZ
- HZ. MUHAMMED'İN GÖÇMESİ:
HAC YILI değil HACCINI YAPTIĞI YIL
- HZ. MUSA
( PROPHET MOSES )
- HZ. MÛSA ile MÛSA b. MEYMÛN
- HZ. YÛŞA TÜRBESİ ile UZUN EVLİYA TÜRBESİ
- HZ. YÛŞÂ'NIN:
"UZUNLUĞU" değil ÇOK SEVİLMİŞLİĞİ(NDEN)
- I AM vs. MINE/MY
- I HAVEN'T vs. I DON'T HAVE
- I vs. ME/TOOL/VEHICLE
- I. TANZİMAT ile/ve/||/<>/> II. TANZİMAT ile/ve/||/<>/> SERVET-İ FÜNÛN ile/ve/||/<>/> FECR-İ ÂTÎ ile/ve/||/<>/> MİLLÎ EDEBİYAT
( )
- I-TYPE SEMICONDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= İ-TİPİ YARIİLETKEN
- I. VİYANA OKULU ile/ve/<> II. VİYANA OKULU
- IABP/INTRAAORTIC BALLOON PUMP INTRAAORTIC[İng.] değil/yerine/= BALON POMPASI, AORT İÇİ BALON POMPASI, ANA ATARDAMAR İÇİ BALON POMPASI
- Açık-Seçik KONUŞ!!!
- İADE[Ar.] ETMEK değil/yerine/= GERİVERİ/GERİ VERMEK/ÇEVİRMEK
- İADE ile İADELİ ile İADESİZ ile İADELİ TAAHHÜTLÜ
- İADE ve/> İKÂME
- İADE[Ar. < AVD] >< MÜSÂDERE[Ar. < SUDÛR | çoğ. MÜSÂDERÂT]
( Geri gönderme/çevirme. | Eski/önceki durumuna getirme. | Karşılık yapma. | Birinci dizenin son sözcüğünü, ikinci dizenin başında tekrarlayarak yazılan şiir. >< Tanzimat'tan önce, herhangi suçlu birinin malının, hükümetçe, sultan adına alıkonulması. | Yasak bir şeyin, yasaya uygun olarak alıkonulması/zabtı, zoralım. )
( CONVERSION/RETURN >< CONFISCATION )
- İADE ile/değil SINIRDIŞI ETME
( GERİ GÖNDERMEME İLKESİ[NON REFAULEMENT] )
- İADE ile/ve/||/<> TEÂKÜB ile/ve/||/<> TECEDDÜD
- İ'ADE[Ar.] ile TEKRÂR[Ar.]
- İADE/Lİ TAAHHÜTLÜ değil/yerine/= GERİ GÖNDERİM/Lİ
- Akıllı-Uslu KONUŞ!!!
- İÂLE[Ar.] ile İÂNE[Ar.]
( Çocuğun nafakasını sağlama. İLE Yardım için toplanan para, yardım parası. )
- Allah'tan ise senin yetersiz diline/sözüne/onayına kalmayacağını anımsa da ona göre KONUŞ!!!
- ŞİİRDE ÖLÇÜ:
İAMBİK ile/ve/||/<>/> TROKHAİK
( Şiirde, birincisi kısa ve ikincisi uzun olmak üzere iki heceli yapılar tarafından belirlenen ölçü/vezin. İLE Birincisi uzun ve ikinci kısa olduğunda. )
- İÂNE ile İÂRE ile İÂŞE ile İBÂTE
( Yardım. | Yardım amacıyla toplanan para. İLE Eğreti verme, ödünç verme. İLE Yedirip içirme, besleme, bakma. İLE Barındırma. )
- İ'ÂNE[Ar.] ile NUSRET[Ar.]
- İ'ÂNE[Ar.] ile TAKVİYE[Ar.]
- İAŞE ile İAŞE VE İBATE
- Aslında öyle/şöyle (oldu/olacak) ise zamanında düşün de ona göre KONUŞ!!!
- İBÂD[Ar. < ABD] ile İBÂD[Ar.] ile İB'ÂD[Ar. < BU'D]
( Kullar, abidler. | İbâdet edenler. | Çok bol, bereketli. | Müslümanlığın başlangıcından önce Irak'ta Hira devletine oturmuş bulunan Hristiyanlar. İLE Bacaklarda, diz ekleminin iç tarafındaki büyük damar. İLE Uzaklaştırma, uzaklaştırılma. | Kovma, tard etme. )
- İBÂDET ile/ve RIZÂ
- 'İBÂDET[Ar.] ile TÂ'AT[Ar.]
- İBÂDET ile/ve TAAT ile/ve İTAAT
( SAAT-İ VAHİDEDİR ÖMÜR CİHÂN SAAT-İ TAATE SARF EYLE HEMÂN )
( PUJA ile/ve ... ile/ve ... )
- İBÂR[Ar.] ile İBÂR/ET[Ar.]
( Yanmış, eritilmiş kurşun. | İbreler, iğneler. İLE Ağaçları ve ekinleri ıslah etme. )
- İBÂRETU 'ANİ'Ş-ŞEY'İ[Ar.] ile İHBÂRU 'ANHU[Ar.]
( Bir sözü söylemek. İLE Ondan haber vermek. )
- İBDÂ[Ar.] ile İBDÂ[Ar.] ile İBDÂ[Ar.]
( Örneksiz olarak bir şey meydana getirme, yaratma. | [edebiyatta] Yeni ve güzel bir eser meydana getirme. İLE Yoktan ortaya koyma, icad. İLE Bir kimsenin, kârı tamamen kendine ait olmak üzere, bir başkasına sermaye vermesi. | Sorulan şeye iyi yanıt verme, güzel söz söyleme. | Kandırma. )
- İBDA ile İBDAİ
- İBDÂ[Ar.] ile/ve/||/<>/> İBKA'[Ar.]
- İBDÂ[Ar.] ile İCÂD/İCÂT[Ar.]
( Yoktan, ortaya koyma. İLE Var etme. | Yeniden bir şey çıkarma. | Yeni bir düşünceyi, yeni bir konuyu, zihinde bulma. )
- İBER[Ar. < İBRET] ile İBER[Ar. < İBRE]
( İbretler, alınan kötü dersler. İLE İğneler, mıknatıslı iğneler. )
- İBİK ile İBİKLİ
- İBİS ile KIRMIZI İBİS
- IBIT[İng.] ile/değil/yerine/= İBİT
- Biz bize KONUŞ!!!
- Bıcır-bıcır konuşan çocuklardır. Sen daha dengeli KONUŞ!!!
- İBKA'["ka" uzun okunur] ile İBKÂ[Ar.]
( Sürekli kılma, devamlı, daim, bâki. | Yerinde, önceki durumunda bırakma. | Sınıf geçememe. İLE Ağlatma. )
- İBKA'[Ar.] ile/ve/||/<>/> LAĞV[Ar.]
- İBLÂ'[Ar.] ile İBLÂĞ[Ar.] ile İBRÂ[Ar.]
( Bellettirme, yutturma. İLE Vardırma/vardırılma. | Eriştirme/eriştirilme. | Ulaştırma. | Gönderme. İLE Temize çıkarılma, aklanma, berî kılma, berâet etme. | Hastayı iyileştirme. )
- Bla-bla-bla diye başka dilde kullanmadan KONUŞ!!!
- İBLÂĞ[Ar.] ile ÎSÂL[Ar.]
- İBN - İ SİNA PARKI :
( İstinye Mahallesindedir. 3.283,00 m²'lik bir alanı kapsar, 1.600,00 m²'lik yeşil alanı, 126,00 m²'lik çocuk oyun alanı ve 432,00 m² spor alanı bulunmaktadır. )
- İBNİ SİNA SOKAK :
( Yenimahalle'nin en eski sokaklarından biridir. Ünlü düşünür İbni Sina'nın ismi sokağa verilmiştir. )
- İBNÎ SİNÂ'NIN TALEBELERİ -ile
( * BEMHENYAR, * MEVKERÎ, * İLÂKÎ )
- İBRÂ/TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA
- İBRÂ ile BERAAT
- İBRA ile İBDÂ'/İBZA
( Alacaklının, hakkından kısmen ya da tamamen vazgeçmesi. | Borçtan kurtarma, aklama. İLE Kârı tamamen kendine ait olmak üzere bir kimseye sermaye vermek. [VİDAA: Verilen sermaye. | MÜBDÎ: Sermaye veren. | MÜSTEBZÎ: Sermaye alan.] | Sorulan soruya güzel yanıt verme. | Kandırma. )
- İBRÂ[Ar.] ile İBRÂR[Ar.]
( Temize çıkarılma, aklanma, berî kılma, berâet etme. | Hastayı iyileştirme. İLE Yeminin doğruluğunun onaylanması. )
- İBRA ile İBRAZ
- İBRAHİM EFENDİ SARAYI ile İBRAHİM PAŞA SARAYI
( Feriye Sarayları. İLE Türk-İslâm Eserleri Müzesi. )
( ... İLE XVI. yüzyıl başında, Sadrâzâm Makbûl(Maktûl) İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. )
- İBRAHİM PAŞA (ABRAHAM PAŞA) KONAĞI :
( Demirciköy'e girişte solda çam ağaçlıkları arasında idi. Zamanla yıkılıp harap hale geldi. Kalıntıları da kaybolmak üzeredir. )
- İBRAHİM PAŞA (DAMAT) ÇEŞMESİ :
( Rumelihisarı'nda Amiral Fahri Ergin sokakta bulunan bu çeşme (H.1277, M.1860) birkaç kez onarım görmüş ve onarımlar sonucunda mimari özelliğini kaybetmiştir. Kitabesi şu satırlar yer almaktadır: Mısır Valisi sâbık Abbas Paşa zade vâkıf - ı sâni damad - ı hazret - i pâdişâhî merhum ve mağrunleh Devlete İbrahim Paşa'ın ruhiycün fatiha (Sene 1277)". İbrahim Paşa, Sultan III. Ahmet'in damadı Nevşehirli İbrahim Paşa'dır. )
- İBRAZ BANKASI/PRESENTING BANK değil/yerine/= SUNUM BANKASI
- İBRE değil/yerine/= GÖSTERGE/İĞNE
- İBRE ile/ve İBRE
( Ölçü aletlerinde sayı ya da im göstermeye yarayan devingen iğne. İLE/VE Çam, ardıç, sedir gibi ağaçların yaprağı. )
- İBRE ile İBRET/LİK
- İBRE değil/yerine/= İMGİ
- İBRET ALAN ile İBRET ALMAYAN
( Bulunduğu derecenin üzerine çıkar/tılır. İLE Bulunduğu derecenin altına düşer/düşürülür. )
( İbret alınır. İLE İbret olur. )
- İBRET (ALMAK) ile/ve/||/<> DERS (ALMAK)
( Kötü sonuç veren bir olgudan alınan ders. İLE/VE/||/<> İzlenmesi gereken bir durum. )
( İBRET/TÂBİR < UBÛR[: Dar geçit.] İLE/VE/||/<> ... )
( Görülenden, yaşanandan aktarma. İLE/VE/||/<> Duyulandan, düşünülenden aktarma. )
- İBRET OLAN ile/ve/yerine İBRET ALAN
- İBRÎ[Ar.] ile İBRÎ/İBRİYYE[Ar.]
( İbrânî, Yahudi. İLE İbresi, iğnesi olan. | [hayvanlarda] İğneliler.[İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE] | İğne yapan, satan. )
- İBRÎ/İBRİYYE[Ar.][İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE] -ile
( İğneliler. )
- İBTİKA'["ka" uzun okunur] ile İBTİKÂ'[Ar. < BÜKÂ] ile İBTİKÂR[Ar.]
( Rengin doğal olarak değişmesi. İLE Ağlama. İLE Sabah erken kalkma. )
- İBTİZÂ'[Ar.] ile İBTİZÂL[Ar. < BEZL] ile İBTİZÂR[Ar.]
( Bir şeyin açık/meydanda olma. İLE Bir şeyin, hor kullanılması. | Bir şeyin, çokluğundan dolayı değerini kaybetmesi, bayağılaşması, ayağa düşmesi. | Bir şeyi sürekli olarak kullanma. | Genelleşmiş, ağızdan ağıza dolaştırılarak değersizleşmiş sözlerin gevelenmesi. İLE Zor ile alma, soyma. )
- İBZA ile İBZÂ'
- İBZÂ'[Ar.] ile İBZÂ'[Ar.] ile İBZÂ'[Ar.]
( Birini son derece keder ve sıkıntıya düşürme. İLE Kötü söz söyleme. İLE İBDÂ' )
- İBZA ile İBZÂL
- İÇ BEN/LİK ile/ve/<> DIŞA YANSIYAN BEN/LİK
( İçte ne varsa, dışta da o vardır. )
( Çektiğimiz eziyet, benlik hamalı olduğumuzdandır. )
- İÇ DERİ ALTI ile/ve ÜST DERİ ALTI
( TAHT-I EDİMME-İ DÂHİLİYYE ile/ve TAHT-I BEŞEREVÎ )
- INTERNAL PHOTOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOÉLECTRIQUE INTERNE[Fr.] / INNENPHOTOELEKTRISCHER EFFEKT, INNERER LICHTELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ FOTOELEKTRİK ETKİ
- İÇ İÇE ile ARKA ARKAYA
( ONE WITHIN THE OTHER vs. ONE AFTER THE OTHER/SUCCESSIVELY )
- IC/INSPIRATUVAR KAPASITE INSPIRATORY CAPACITY[İng.] değil/yerine/= SOLUK ALIM SIĞASI
- INTERNAL WORK[İng.] / TRAVAIL INTERNE[Fr.] / INNENARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ İŞ
- BODY-CENTERED CUBIC STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= İÇ MERKEZLİ KÜP SİSTEM (HACİM MERKEZLİ KÜBİK | HMK)
- ZWITTERION[İng.] / ION JUMEAU[Fr.] / ZWITTERION[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ TUZ, İKİZ İYON
- İÇ YÜZÜ ile ANLAYIŞLI ile ANLAYIŞLILIK
( INSIGHT vs. INSIGHTFUL vs. INSIGHTFULNESS )
( بصيرت ile درون بيني ile چشم باطن ile فراست ile درايت ile بصير ile روشن بين ile روشن بيني )
( BESYRAT ile DRON BEYNEY ile CHESHAM BATAN ile FARAST ile DARAYT ile BESYR ile ROSHEN BEYNE ile ROSHEN BEYNEY )
- KOŞULLAR:
İÇ ile/ve/||/<> DIŞ ile/ve/||/<> GENEL ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> KİŞİSEL ile/ve/||/<> FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL ile/ve/||/<> ZORUNLU ile/ve/||/<> İTİBARİ ile/ve/||/<> YAKIN ile/ve/||/<> UZAK
- IC50/YÜZDE ELLİ İNHİBİTÖR KONSANTRASYON HALF MAXIMAL[ İNHİBİTORY CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= YÜZDE ELLİ YOĞUNLUK ÖNLEYİCİ
- ÎCÂB[< VÜCÛB][çoğ. ÎCÂBÂT] -ile
( GEREK, LÂZIM GELME | BİR SÖZLEŞME İÇİN İLK SÖYLENEN SÖZ | OLUMLAMA/AFFIRMATION[İng.] )
- İCAP/ÎCÂB değil/yerine/= GEREK/GEREKLİLİK
- İ'CÂB[Ar. < UCB] ile ÎCÂB[Ar. < VÜCÛB | çoğ. ÎCÂBÂT]
( Şaşırtma, taaccübe düşürme. | Kendini beğenmişlik.[Ar.: İyiliğe, güzelliğe hayran etme] İLE Gerek/lilik. | Bir sözleşme için ilk söylenilen söz. | Olumlama.[İng., Fr. AFFIRMATION] )
- ÎCÂB[Ar.] ile İLZÂM[Ar.]
- İCAB ile/ve İMTİNÂ ile/ve İMKÂN
- İCÂBET[Ar.] ile TÂ'AT[Ar.]
- İCÂB-I HÂL[Ar.] değil/yerine/= DURUM GEREĞİ/İSTERİ
- İCÂD[Ar.] ile ÎCÂD[Ar.]
( Pencere ve kapı üstlerinde bulunan kemer. İLE Meydana getirme/getirilme. | Yeniden bir şey çıkarma. | Yeni bir fikri, yeni bir konuyu zihinde bulma. )
- İCÂD ile İMÂL
- İ'CÂF[Ar.] ile İC'ÂF[Ar.]
( Durmaksızın hastaya bakma. İLE Yıkma, yere düşürme. )
- İCÂM[Ar. < ECEME] ile İ'CÂM[Ar.]
( Ağaçlıklar, çalılıklar, kamışlıklar. | Aslan yatakları. İLE Yazıyı, harfleri noktalama, yazıya nokta koyma. )
- İCAP ETMEK değil/yerine/= GEREKMEK
- İCAP ile İCAPÇI/LIK
- ÎCÂR ile/||/<> İCÂRE ile/||/<> MECÛR
( Kiraya verme. İLE/||/<> Kira, gelir. İLE/||/<> Kiraya verilen şey, kiralanan. )
- İCAT ETMEK ile DÖNÜŞTÜRMEK
- İCAT ETMEK ile YALANLAR İCAT ETMEK ile İCAT EDİLMİŞ ile İCAT ETMEK ile BULUŞ ile MUCİT ile ENVANTER ile ENVANTER
( INVENT vs. INVENT LIES vs. INVENTED vs. INVENTING vs. INVENTION vs. INVENTOR vs. INVENTORIAL vs. INVENTORY )
( اختراع کردن ile ابداع کردن ile ابتکار کردن ile دروغ ساختن ile اختراعي ile من درآوردي ile ابداع کننده ile نوآورده ile اختراع ile ابداع ile جاعل ile مخترع ile موجد ile اختراع کننده ile سياههاي ile موجودي ile صورت کالا ile دفتر دارائي ile صورت موجودي ile دفتر اموال ile فهرست اموال ile فهرست موجودي ile سياهه )
( AKHTARA KARDAN ile EBDA KARDAN ile EBTEKAR KARDAN ile DROGH SAKHTAN ile اختراعي ile MAN DARAVARDY ile EBDA KONANDEH ile NOAVARDEH ile AKHTARA ile EBDA ile JAL ile MOKHTARE ile MOJED ile AKHTARA KONANDEH ile SYANPANPANAY ile MOJODY ile SORT KALA ile DAFTAR DARAYEY ile SORT MOJODY ile DAFTAR AMVAL ile FANPAREST AMVAL ile FANPAREST MOJODY ile سياهه )
- İCAT/ÎCÂD değil/yerine/= BULGU; BULUŞ/YARATMA; TÜRETİ
- İCÂT HALK
( Yoktan. İLE Vardan. )
- İCÂT[Ar.] ile/||/<> İCÂB[Ar.]
- İCAT ile İCATÇI/LIK
- İCAT ile/ve/<>/değil KEŞF
( [not] INVENTION vs./and/<>/but TO DISCOVER )
- İCAT ile/ve/değil/<>/> YAYGINLAŞTIRMA
( Abecenin icadı, FİNİKE'liler değil/< UGARİT'ler üzerindendir. Finike'liler, yaygınlaştırmıştır. )
- ÎCÂZ[Ar.] ile İCÂZ[Ar.] ile İ'CÂZ[Ar. çoğ. İ'CÂZÂT] ile HİCÂZ ile Hicaz[Ar. HİCAZ: Engel.]
( Sözü kısa söyleme. | Az sözle çok anlam anlatma. İLE Bayan başörtüsü. İLE Âciz bırakma, acze düşürme. | Şaşırtma. | Mucize sayılacak kadar düzgün söyleme. | Bir benzerini yapmada herkesi acze düşürme. İLE Klasik Türk müziğinde dügâh perdesinde karar kılan bir makam. | Klasik Türk müziğinde do diyez notasını andıran perde. İLE Arap Yarımadası'nda, günümüz Suudi Arabistan'ının batısında bir bölge. )
- İCAZ ile/ve/||/<> İCÂZET
( Az sözle çok şey anlatma. İLE/VE/||/<> İzin, onay, onaylama. )
- İCÂZET(NÂME) değil/yerine/= OLURLUK(BELGE)
- İCÂZET[Ar.]/DİPLOMA[Fr./İng.] değil/yerine/= İZİN | ESKİ BİR YAZI TÜRÜ
- İCBÂR[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İCRÂ[Ar.]
- KONKAVER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY AYNA
- İÇE AKTARMAK ile İTHAL EDİLEBİLİR ile ÖNEM ile ÖNEMLİ ile ÖNEMLİ ŞEY ile İTHAL ile İTHAL MALLAR ile İTHALATÇI ile ISRARCI OLMAK ile ISRARCI
( IMPORT vs. IMPORTABLE vs. IMPORTANCE vs. IMPORTANT vs. IMPORTANT THING vs. IMPORTED vs. IMPORTED GOODS vs. IMPORTER vs. IMPORTUNATE vs. IMPORTUNE )
( بهکشور آوردن ile ورود ile کالاي رسيده ile کالاي وارده ile وارد کردني ile اعتبار ile اهميت ile مهم ile پر اهميت ile با اهميت ile امهات ile وارده ile وارداتي ile ورودي ile واردات ile وارد کننده ile سماجتآميز ile عاجز کننده ile سماجت کردن ile مصرانه خواستن ile مصرانه )
( BACPEHKESHOR AVARDAN ile VORUD ile KALAY RESYDAH ile KALAY VARDEH ile VARD KARDANY ile ETEBAR ile HAMYT ile MANPAM ile PAR HAMYT ile BA HAMYT ile AMEHAT ile VARDEH ile VARDATY ile VORUDY ile VARDAT ile VARD KONANDEH ile سماجتآميز ile AJZ KONANDEH ile SAMAJAT KARDAN ile MASRANEH KHASTAN ile MASRANEH )
- İÇ(İN)E ATMA ile/ve/değil/yerine/<>/></ya da YANSITMA
- İÇE ATMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> HİÇE ATMAK/ALMAK
- İÇE ÇARPIK/LIK ile/||/<> DIŞA ÇARPIK/LIK
( VALGUS vs./||/>< VARUS )
- İÇE DOĞRU ile İÇE DOĞRU IŞIK
( INWARD vs. INWARD LIGHT )
( داخل رونده ile نور باطني ile نور داخلي )
( DAKHAL RONDEH ile NOR BATANY ile NOR DAKHALY )
- ICECUBE İLE XENON İLE DUNE İLE CTA ile/||/<> YENİ NESİL DEDEKTÖRLER
( Gelecek parçacık/astrofizik deneyleri. )
( Formül: km³ ölçeğinde dedektör )
- İÇERİ ile İÇTEN DIŞA ile İÇERİDEN BİLGİ
( INSIDE vs. INSIDE OUT vs. INSIDER )
( به درون ile درداخل ile اندرون ile تو ile باطن ile داخل ile قسمت داخلي ile نزديک بمرکز ile جوف ile توي ile درون ile به داخل ile پشت ورو ile پشت رو ile محرم راز )
( BAH DRON ile DARDAKHAL ile ANDRON ile TO ile BATAN ile DAKHAL ile GHASMAT DAKHALY ile NAZADYK BEMORKZ ile JOOF ile TOY ile DRON ile BAH DAKHAL ile POSHT VERO ile POSHT RO ile MAHRAM RAZ )
- İÇGÜDÜ ile DÜRTÜ
- İÇGÜDÜ/DOĞALİTKİ = SEVK-İ TABİÎ, GARİZE, İNSİYAK = INSTINCT[İng., Fr.] = INSTINKT[Alm.] = INSTINCTUS[Lat.] = INSTINTO[İsp.]
- İÇİ YAKAN ATEŞ ile DIŞI YAKAN ATEŞ
( ŞÛLE: Mum ateşinin her bir kezlik kıpırtısı. )
( "WHICH THE FIRE BURNS INSIDE" vs. "WHICH THE FIRE BURNS OUTSIDE" )
- İÇİLMEK ile İÇİRMEK ile İÇİRİLMEK ile İÇİLEBİLMEK ile İÇİREBİLMEK ile İÇİM/LİK ile İÇİN ile İÇİT ile İÇİŞ ile İÇİMLİ ile İÇİ BOŞ ile İÇİ DAR ile İÇİ TEZ ile İÇİ FESAT ile İÇİ GENİŞ ile İÇİN İÇİN ile İÇİ DIŞI BİR ile İÇİ ÇIFIT ÇARŞISI
- İÇİM 3.5 ATIYOR değil GÖTÜM 3.5 ATIYOR
- İÇİM BURKULUYOR değil İÇİM BURULUYOR
- ... İÇİN ile/değil/yerine ... AÇISINDAN
- ... İÇİN ile/değil/yerine ... GEREĞİ(NCE)
- İÇİN ile İÇİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Arasındalık. İLE Amacıyla. )
- ... İÇİN değil ... İÇİN GEÇERLİDİR
- ... İÇİN ile ... ÜZERE
- İÇİN ile ÜZERİNE
- İÇİNDE ile/ve/değil/||/<>/>/< İÇİNDEKİ İÇİNDE(FİH-İ MA FİH)
- İÇKİ:
1 ŞİŞE (İÇEN/İ) ile 2 ŞİŞE (İÇEN/İ) ile 3 ŞİŞE (İÇEN/İ)
( "Aslan" yapar. İLE "Maymun" yapar. İLE "Domuz" yapar. )
- İÇKİ ile/ve/değil/yerine İÇECEK
- İÇKİ ile/değil/yerine İÇİT
( İçinde alkol bulunan içecek. | İçki içme işi. İLE/DEĞİL/YERİNE İçilecek şey. )
- İÇKİ ile İÇKİN/LİK ile İÇKİCİ/LİK ile İÇKİLİ ile İÇKİSİZ/LİK ile İÇKİ ALEMİ ile İÇKİ MASASI ile İÇKİ SEFASI ile İÇKİ PSİKOZU ile İÇKİ SOFRASI
- DOĞA:
İÇKİN ile/ve/||/<> AŞKIN
- İÇKİYLE SARHOŞ/LUK ile/değil/yerine AŞK İLE SARHOŞ/LUK
( Biri, iki gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE İkiyi [çeşitliliği/herşeyi], bir gösterir. )
- İÇLİ-DIŞLI (OLMAK)
- İÇLİ/LİK ile İÇLİK ile İÇLİ DIŞLI/LIK ile İÇLİ KÖFTE
- İCMÂ'[< CEM]:
TOPLAMA, BİRARAYA GETİRME -<
- İCMA ile İCMAL
- İCMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İTTİFAK[Ar.]
- İCMÂ ile/ve/II TEVÂTÜR
( Fıkıh'ta. İLE/VE/II Hadis'te. )
- İÇMEK ile ÇAY İÇMEK ile İÇİLEBİLİR ile İÇİCİ ile İÇME ile ÇEŞME ile İÇME YERİ ile İÇME SUYU ile İÇECEKLER
( DRINK vs. DRINK TEA vs. DRINKABLE vs. DRINKER vs. DRINKING vs. DRINKING FOUNTAIN vs. DRINKING PLACE vs. DRINKING WATER vs. DRINKS )
( نوش کردن ile رفع عطش کردن ile ميگساري کردن ile خوردن ile آشاميدن ile نوشيدني ile نوشابه ile آشاميدني ile نوشيدن ile گساردن ile مشروب خوردن ile سر کشيدن ile چاي نوشيدن ile چاي خوردن ile مشروب ile نوشنده ile شارب ile آشامنده ile مشروب خور ile خوار ile ميخواره ile مشروبخوار ile شرب ile آبخوري ile مشرب ile سقا خانه ile آب مشروب ile اشربه )
( NOSH KARDAN ile RAF ATSH KARDAN ile MYGOSARY KARDAN ile KHORDAN ile ASHAMYDAN ile NOSHYDANY ile NOSHABEH ile ASHAMYDANY ile NOSHYDAN ile گساردن ile MOSHROB KHORDAN ile SAR KESHYDAN ile CHAY NOSHYDAN ile CHAY KHORDAN ile MOSHROB ile NOSHANDEH ile SHARB ile ASHAMANDEH ile MOSHROB KHOR ile KHAR ile ميخواره ile MOSHROBEKHAR ile SHARB ile ABKHORY ile MOSHARB ile SAGHA KHANEH ile AB MOSHROB ile اشربه )
- İÇMEK ile İÇMECE ile İÇME SUYU
- ICO[INITIAL COIN OFFERING] ile/>< IPO[INITIAL PUBLIC OFFERING]
- İCRÂ HEYETİ değil/yerine/= YÜRÜTME KURULU
- İCRÂ KUVVETİ değil/yerine/= YÜRÜTME GÜCÜ
- İCRA ile İCRACI/LIK ile İCRA VEKİLİ ile İCRA KUVVETİ
- İCRÂ ve/> İHYÂ
- İCRÂ ile/ve/||/<> İNFAZ
- İCRA ile/ve TERENNÜM[Ar.]
( Seslendirilmek üzere belirlenmiş şarkıyı/şarkıları söylemek, icra etmek. İLE/VE Güzel ve alçak sesle şarkı söyleme. )
- İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME
- İCRÂCI ile BESTELEYEN/BESTECİ/BESTE-KÂR[Fars.]/KOMPOZİTÖR/COMPOSITEUR[Fr.]
- İCRA/CI ile/ve/<> SANAT/ÇI
- İÇRE ile İÇREK/LİK
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<> "İYİ-KÖTÜ" BİRLEŞTİRMESİ
- İÇTENLİK (SIDK)
- İCTİHÂD[< CEHD]/İÇTİHAT ve İSTİNBÂT
( Nefsin, güç tüketerek bir şey elde etmesi. | Gücü, kuvveti yettiği kadar çalışma. | Fıkıh'ta, yed-i tûlâ sahibi, büyük din âlimlerinin, Kur'ân-ı Kerîm ve Ahâdis-i Nebevviye'ye dayanarak ortaya koydukları şer'î düstur. | Birinin, bir şeyden, anlam ve hüküm çıkararak, o iş hakkındaki düşüncesi, görüşü. İLE Bir söz ya da işten, gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolayısıyla, zımnen anlama. )
- İCTİRÂ[Ar. < CÜR'ET] ile/<> İCTİRÂ[Ar. < CÜR'A] ile/değil/yerine/>< İCTİRÂH[Ar.]
( Yeltenme, cesâret etme, cüret etme. İLE/<> Suyu birden içme.[soluk almadan] @@ El emeği karşılığından kazanılan para ile geçinme. )
- ICU/İNTENSIVE CARE UNİT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM ÜNİTESİ, YOĞUN BAKIM BİRİMİ
- ÎD[çoğ. A'YÂD] değil/yerine/= BAYRAM
- İDÂD[Ar.] ile İDÂD/İDED[Ar.] ile İDÂD[Ar. < ADD]
( Sayı, hesap. İLE Zor, kuvvet; zafer, üstünlük. İLE Hazırlama/hazırlanılma, geliştirme/geliştirilme. )
- İDAM" ETMEK/ETTİRMEK ile/değil/yerine/>< İDAME ETMEK/ETTİRMEK
- İDAM değil/yerine ADÂLET
( [not] DEATH PENALTY but JUSTICE
JUSTICE instead of DEATH PENALTY )
- İDÂM[Ar.] ile İ'DÂM[Ar. < ADEM]
( Katık, ekmeğe katık edilen şey. İLE Bir kimsenin yasa/yargı gereği ölümü. )
- [ne yazık ki]
İDAM ile/ve/değil/<> İTHAM
- İDAM/LIK ile İDAME ile İDAM CEZASI ile İDAM SEHPASI
- İDARE ETMEK değil/yerine/= YETMEK
- İDAREİ HUSUSİYYE[Ar.] değil/yerine/= İL ÖZEL YÖNETİMİ
- İDÂRÎ KOLLUK ile/ve/<> ADLÎ KOLLUK
( ... İLE/VE/<> Uzmanlık gerektirir. )
- İDDİA ile/ve/değil/<> İNAT
- İDDİA değil/yerine NEŞE
- [ne yazık ki]
İDDİA ile/ve/||/<>/< ÖFKE
- İDDİA ile/değil OLGU
- İDDİA ile/değil/yerine SALİH AMEL
- İDDİÂ["İDDA/A" değil!] değil/yerine/= SAV
- İDE ile İDEA
- IDEA vs. THOUGHT
- IDEA vs. TO APPEAR
- IDEA :/yerine FİKİR
- IDEA ile/ve FORM
- İDEA ile/ve/<>/> İDEAL
( Soyut tümel. İLE/VE/<>/> Somut tümel. )
- İDEA ile/ve/||/<> İMGE
( Kişide. İLE/VE/||/<> Düşünmek isteyenlerde. )
- FLUIDE IDÉAL[Fr.] / IDEALE FLÜSSIGKEIT, IDEALFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL AKIŞKAN
- DIÉLECTRIQUE IDÉAL[Fr.] / IDEALES DIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL DİELEKTRİK
- İDEAL İLE ASAL İDEAL İLE MAKSİMAL İDEAL ile/||/<> HALKA İDEALLERİ
( Halkalardaki özel alt kümeler. )
( Formül: R/I cisim ⇔ I maksimal )
- İDEAL İLE REEL İLE VAN DER WAALS ile/||/<> GAZ YASALARI
( Gaz davranışı modelleri. )
( Formül: (P + a/V²)(V - b) = RT )
( Johannes van der Waals tarafından 1873 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1837-1923) (Ülke: Hollanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Van der Waals kuvvetleri, gerçek gaz denklemi) (Nobel: 1910) )
- HAS BİLLUR[Osm.] / CRISTAL IDÉAL[Fr.] / IDEALER KRISTALL, IDEALES KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL KRİSTAL
- İDEAL OLAN ile/ve GERÇEK OLAN
( Değişmeyen. İLE/VE Değişen. )
( İdeal olanlar içeriksizdir. )
(1996'dan beri)