Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(32/120)
- Duraklamak için SUS!!!
- DURAN ADAM ve/||/<> OTURAN TOPLUM
- STEHFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= DURAN ALAN
- STANDING WAVE LOSS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE PERTE EN ONDES STATIONNAIRES[Fr.] / STEHWELLENVERLUSTFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DURAN DALGA KAYIP FAKTÖRÜ
- STANDING WAVE RATIO[İng.] / STEHWELLENVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DURAN DALGA ORANI
- STANDING WAVE, STATIONARY WAVE[İng.] / ONDE STATIONNAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DURAN DALGA
- DÜRD -ile
( TORTU )
- DÜRDÂNE değil/yerine/= İNCİ TANESİ
- STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT[Fr.] / BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DURDURMA GÜCÜ
- DURDURMA ile/ve/||/<> BERTARAF ETME
- DURDURMAK ile VARLIĞININ SONA ERMESİ
( CEASE vs. CEASE TO EXIST )
( پايانيافتن ile دستکشي ile موقوف شدن ile بازايستادن ile منتفي شدن )
( PAYANYAFTAN ile DASTKESHY ile MOGHOOF SHODAN ile BAZAYSETADAN ile MONTEFY SHODAN )
- STOPPED FLOW METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= DURDURULMUŞ AKIŞ YÖNTEMİ
- REST FRAME[İng.] ile/değil/yerine/= DURGUN ÇERÇEVE
- STATIONARY PHASE MASS-TRANSFER TERM[İng.] ile/değil/yerine/= DURGUN FAZ KÜTLE AKTARIM TERİMİ
- REST MASS ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE MASSE AU REPOS[Fr.] / RUHEENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN KÜTLE ENERJİSİ
- REST MASS[İng.] / MASSE AU REPOS[Fr.] / RUHEMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN KÜTLE
- REST POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE REPOS[Fr.] / RUHEPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN POTANSİYEL
- REST DENSITY[İng.] / DENSITÉ AU REPOS[Fr.] / RUHEDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DURGUN YOĞUNLUK
- DURMAK ve/<> DURU BAKMAK
- DURMUŞ DEDE DERGÂHI :
( Rumelihisar'dadır. Son şeyhi Şeyh Eşref Efendi olup Halvetiye tarikatı mensubudur. )
- DURMUŞ DEDE SOKAK :
( Rumelihisarı Mahallesi sokaklarından biridir. Kayalar mezarlığının üst kısımlarında bulunan Tekke 17. yy başlarında buraya gelen Durmuş Baba tarafından kurulmuş, öldükten sonra da müritleri tarafından kendisine tekke yapılmıştır. Şeyh Durmuş ve tarihi eser özelliği taşıyan tekke ve türbesi unutulmamış ve sokağa "Durmuş Dede Sokak" ismi verilmiştir. )
- DURMUŞ DEDE TEKKESİ :
( Rumelihisar kalesinin güney, kayalar mescidinin üst tarafındaydı. Sefere çıkar denizcilerin ziyaret ettikleri bir tekke idi. )
- DURR[Ar.] ile ŞERR[Ar.]
- DURR[Ar.] ile SÛ'[Ar.]
- DÜRR-Ü YEKTÂ -ile
( YEGÂNE İNCİ )
- DÜRTMEK ile İTMEK
- DÜRTÜ ile/ve/||/<>/> GÜDÜ(MOTİVASYON)
( Fiziksel kaynaklı gereksinim. İLE/VE/<> Zihinsel/düşünsel kaynaklı gereksinim. [ve bunların harekete geçmesi/geçirilmesi] )
( DRIVE vs./and/||/<>/> MOTIVATION )
- DÜRTÜLER ile ACELECİLİK ile İVME
( IMPETUOS vs. IMPETUOSITY vs. IMPETUS )
( تهور آميز ile تهور ile نيروي جنبش )
( TEHOR AMYZ ile TEHOR ile NEYROY JONBASH )
- DURU -ile
( Kalktığı zaman. )
- RELAXATION TIME[İng.] / TEMPS DE RELAXATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DURULMA SÜRESİ
- DÜRÜLMEK ile DÜRÜMLEMEK ile DÜRÜ ile DÜRÜM ile DÜRÜLÜ ile DÜRÜMCÜ/LÜK ile DÜRÜM DÜRÜM ile DÜRÜM EKMEĞİ
- DURUM/SÜREÇ İÇİN:
"ANLATIYOR" ile/değil ANLAŞILIYOR/ANLAŞILABİLİR
- DENSITY OF STATES[İng.] / DENSITÉ D'ÉTATS[Fr.] ile/değil/yerine/= DURUM YOĞUNLUĞU
- DURUM ile/ve/<> OLGU
( STATE/SITUATION vs./and/<> FACT )
- DURUMU/OLAYI BÜYÜLTMEYE:
"YAKIN" ile/ve/değil/<> "AÇIK"
( Cahil ve/ya da ahmak kişiler[zihin(li)ler]dir. )
- DURUŞ ile/ve/||/<>/< İLKE
- DOĞRU/DÜRÜST[Fars.] OLMAK =/||/<> "MANZARA KAPATAN AĞAÇ OLMAK"
( Ne yazık ki, bazı "kişiler" için dürüst kişilerin (istenilmeme) durumu. )
- DÜRÜSTLÜK:
"ÇOK ARKADAŞ" değil/yerine İYİ DOST (KAZANDIRIR)
- DOĞRU/LUK/DÜRÜST/LÜK[Fars.] ile/ve AÇIK/LIK
( TO BE HONEST vs./and OPEN/NESS, CLARITY )
- DÜRÜST/LÜK ile DÜRÜST OYUN
- DÜŞ ile DÜŞ GÜCÜ ile DÜŞE KALKA ile DÜŞ KIRIKLIĞI
- DÜŞ/RÜYÂ ile DÜŞ/HAYAL
( Rüya görmekte olduğunuzu gerçekten anlamadınız. Tutsaklığın özü de budur - gerçek ile gerçek olmayanı birbirine karıştırmak. )
( Rüya gördüğünüzü anladığınız anda, uyanacaksınız. Fakat anlamazsınız çünkü rüyanın devam etmesini istersiniz. )
( Sorununuz rüya değil rüyanın bir kısmından hoşlanıp bir kısmından hoşlanmamaktır. )
( Bir gün gelecek, rüyanın sona ermesini tüm aklınız ve gönlünüzle özleyeceksiniz ve bunun bedeli her ne olursa ödemeye istekli olacaksınız. )
( Rüya, gündüz yaşadığının gece hapşırmasıdır. )
( Bir kişi, yılda 1.500 kadar rüya görür. )
(
)
( It is because you have not really understood that you are dreaming. This is the essence of bondage - the mixing of the real vs. unreal.
Once you have seen that you are dreaming, you shall wake up. But you do not see, because you want the dream to continue.
Your problem is that you like one part of your dream and not another.
A day will come when you will long for the ending of the dream, vs. all your heart and mind, and be willing to pay any price. )
( DREAM vs. TO IMAGINE )
- DÜŞ ile/ve/||/<>/> OYUN
- DÜŞE-KALKA/ÜFTÂN Ü HİZÂN[Fars.] (BÜYÜMEK)
( ÜFTÂN Ü HÎZÂN )
- VERTICAL POLARIZATION WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= DÜŞEY KUTUPLANMA DALGASI
- ONDE À POLARISATION VERTICALE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜŞEY KUTUPLANMIŞ DALGA
- DÜŞMAN ve DELİ ile/değil/yerine/||/>< DOST ve ÂŞIK
( İşine geleni söyler. VE Ağzına geleni söyler. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gerçekleri söyler. VE Gönlünden geçeni söyler. )
- Düşmanın olsa bile DİNLE!!! -ile
- DÜŞMANLAŞMAK ile DÜŞMANLAŞTIRMAK ile DÜŞMAN/LIK ile DÜŞMANCA ile DÜŞMAN AĞZI
- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK
( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )
( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )
( Dedikodu/nu eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uyarır/ikaz eder. )
(
)
( [ölümü] Unutturan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anımsatan. )
( "Ne yapmamız gerektiğini" gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ne yapabileceğimizi gösterir. )
( Her canımızı sıkanla. VE Her elimizi sıkanla. [Olmayalım!] )
( Her başımızı ağrıtanı düşman bilmeyelim/saymayalım. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her başımızı okşayanı dost bilmeyelim/saymayalım. )
( Düşmana sus. İLE/VE/>< Dost ile konuş. )
( ADÂVET ile/değil/yerine/>< SÂDIK[< SIDK] )
- DÜŞMEK ile UYKUYA DALMAK ile GERİ ÇEKİLMEK ile GERİDE KALMAK ile DÜŞMEK ile DÜŞEN ADAM ile AŞIK OLMAK ile AŞIK OLMAK ile TERK EDİLMEK ile GECİKMEYE DÜŞMEK ile DÜŞMEK ile ARALARI AÇILMAK ile HASTALANMAK ile BİLİNÇSİZ DÜŞMEK ile YANGINA KURBAN GİTMEK ile YANILABİLİR ile DÜŞMEK ile KAYAN YILDIZ
( FALL vs. FALL ASLEEP vs. FALL BACK vs. FALL BEHIND vs. FALL DOWN vs. FALL GUY vs. FALL IN LOVE vs. FALL IN LOVE WITH vs. FALL INTO ABEYANCE vs. FALL INTO DELAY vs. FALL OFF vs. FALL OUT vs. FALL SICK vs. FALL UNCONSCIOUS vs. FALL VICTIM TO FIRE vs. FALLIBLE vs. FALLING vs. FALLING STAR )
( سقوط ile سقوط کردن ile نازل شدن ile خريف ile خزان ile غلط افتادن ile پائين افتادن ile افت داشتن ile زمين خوردن ile برگ ريزان ile افتادن ile انقراض ile هبوط ile افت ile پاييز ile افت کردن ile فروريختگي ile پائيز ile خواب بردن ile وا افتادن ile باز ماندن ile پس افتادن ile عقبافتاده ile عقب افتادن ile به زمين خوردن ile زود باور ile خاطرخاه شدن ile دل از دست دادن ile دل باختن ile خاتر خواه شدن ile عارض شدن ile مسکوت ماندن ile به تعويق افتادن ile ور آمدن ile بيرون افتادن ile بيمار شدن ile مريض شدن ile بي هوش شدن ile طعمه آتش شدن ile جايزالخطا ile افتان ile ريزان ile تير شهاب )
( SAGHOOT ile SAGHOOT KARDAN ile NAZEL SHODAN ile خريف ile KHAZAN ile GHALT AFTADAN ile PAYEYNE AFTADAN ile AFT DASHTAN ile ZAMYNE KHORDAN ile BARG RYZAN ile AFTADAN ile انقراض ile CPEHBUT ile AFT ile PAYYZ ile AFT KARDAN ile FOROORYKHTGY ile PAYEYZ ile KHAB BARDAN ile VA AFTADAN ile BAZ MANDAN ile PES AFTADAN ile AGHABAFTADEH ile AGHAB AFTADAN ile BAH ZAMYNE KHORDAN ile ZUD BAVAR ile KHATARKHAH SHODAN ile DEL AZ DAST DADAN ile DEL BAKHTAN ile KHATAR KHAH SHODAN ile AREZ SHODAN ile MOSKOT MANDAN ile BAH TAVYGH AFTADAN ile VAR AMADAN ile BEYRON AFTADAN ile BEYMAR SHODAN ile MARYZE SHODAN ile BEY TEOOSH SHODAN ile TAMEH ATASH SHODAN ile جايزالخطا ile AFTAN ile RYZAN ile TYR SHEHAB )
- DÜŞMEK/YERE DÜŞMEK ile/>< GÖZDEN/GÖNÜLDEN DÜŞMEK
( Çözümü/dermanı var. İLE/>< Çözümü/dermanı yok. )
- DUST vs. SMOKE
- DUST :/yerine TOZ
- DUŞU:
YEMEKTEN SONRA, DOLU MİDEYLE YAPMAK değil/yerine YEMEKTEN ÖNCE, BOŞ MİDEYLE YAPMAK
- DUŞU:
YEMEKTEN/KAHVALTIDAN SONRA, DOLU MİDEYLE YAPMAK değil/>< YEMEKTEN/KAHVALTIDAN ÖNCE, BOŞ MİDEYLE YAPMAK
- LOW SPIN COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= DÜŞÜK SPİN KOMPLEKSİ
- DÜŞÜNCE/İLKE:
KURUCU ile/ve/||/<>/> DÜZENLEYİCİ
- DÜŞÜNCE/İNANÇ/İDEAL ile/ve/<> KİŞİ
( Bazen ancak bir düşünce/inanç/ideal için herkesten vazgeçebilirsin, bazen de ancak bir kişi için tüm düşünce/inanç/ideallerinden! )
- DÜŞÜNCE ve/||/<>/< MANTIK
ve/||/<>
EYLEM ve/||/<>/< EDEB
( Düşüncenin edebi, mantıktır. VE/||/<> Eylemin mantığı, edebdir. )
- DÜŞÜNCE/FİKİR ile/ve/<>/< BİLGİ/VERİ
( Amaca yönelik. İLE/VE/||/<>/< Nedene yönelik. )
( Entellektüel akıl. Amaçlı, evrensel düşünme. İLE/VE/||/<>/< Rasyonel akıl. )
( Gelecekte tutar, geleceğe yöneliktir. İLE/VE/||/<>/< Geçmişte tutar. )
( Bilgi/veri sahibi olmadan, düşünce/fikir sahibi olunmaz/olunmamalı! )
( Gelecek. İLE/VE/||/<>/< Şimdi. )
( IDEA/THOUGHT vs./and/||/<>/< KNOWLEDGE/DATA )
- DÜŞUNCE ile EDİM
- DÜŞÜNCE = FİKİR, MİSAL = IDEA[İng.] = IDÉE[Fr.] = IDEE[Alm.] = IDEA < IDEIN[Yun.]
- DÜŞÜNCE ile/ve/+/<>/> İNANÇ ile/ve/+/<>/> İMAN
( Bilgi ve/+ yorum. [D] İLE/VE/+/<>/> Düşüncenin karesi. [D²] İLE/VE/+/<>/> Düşüncenin küpü. [D³] )
( [Kanıt gereksinimi] Vardır. İLE/VE/+/<>/> Daha çoktur. İLE/VE/+/<>/> Hem vardır, hem yoktur; ne vardır, ne de yoktur. )
- DÜŞÜNCE ve/||/<> IŞIK ve/||/<> KİŞİ ve/||/<> İLİŞKİ
( Her zaman, zemin ve koşulda, her yöne ilerleyebilirler. )
- DÜŞÜNCEDEN DAHA ZARARLI OLAN:
"USTA SALDIRICI" ile/ve/değil/||/<> ACEMİ SAVUNUCU
- DÜŞÜNCELERİN, ...:
DENETLENEMEYECEĞİ KUŞKUSU/ZANNI ile/ve/||/<>/> ZARAR VEREBİLECEĞİ KUŞKUSU/ZANNI
- Düşüncelerini dizginlemek için DİNLE!!!
- Düşüncelerini dizginlemek için SUS!!!
- DÜŞÜNDÜREN(/"ÜZEN/KIRAN"):
DÜŞMANIN ...
SALDIRILARI ile/ve/değil/||/<>/< AKIL VE ZEKÂ DIŞI "SÖZ VE DAVRANIŞLARI"
- DÜŞÜNME (")YOĞUNLUĞU(") ile/değil/>< VERİ PAYLAŞIMI
- DÜŞÜNME ile/ve AYIK DÜŞÜNME
( TO THINK vs./and SOBER THINKING )
- DÜŞÜNME ile/ve/değil/||/<>/< VERİ İŞLEME
- Düşünmek için DİNLE!!!
- DÜŞÜNMEK/SORGULAMAK/BİLMEK/ARAŞTIRMAK/ÇALIŞMAK:
ANLATMAK İÇİN/ÜZERE ile/ve/değil/||/<>/< ANLAMAK İÇİN/ÜZERE
- DÜŞÜNMEK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNMEYİ "DERT" EDİNMEK
- DÜŞÜNMEK/TEFEKKÜR ile/ve ÖLÇÜNMEK/TEEMMÜLL[< EMEL]
( ... İLE/VE Gerek bir olayın sebeplerini daha çok çözümleme ve daha doğru anlamak gerekse bir hareket tarzının sonuçlarını, özellikle de yarar ile sakıncalarını irdelemek amacıyla, oluşmuş/oluşturulmuş 'yargı'nın, eleştirilmek üzere, 'askı'ya alınmasıdır. Aklın benzer addettiği duyuları, dolayısıyla da 'olaylar'ı belirli bir 'kavram şemsiyesi' altında 'düşünmek'tir. O belirli 'kavram' altında düşünülen duyulardan, böylelikle de 'olaylar'dan biriyle karşılaşıldığında 'olay'a denk düşen 'kavram'ı 'akıl'da 'uyandırmak'tır. )
( Fikir yürütme, düşünme. İLE/VE Katlanmalı, iyice, etraflıca düşünme, idrak. )
( Kişi, herşeyin tohumudur. Neyi tefekkür ederse onun tohumudur. )
( Kişiyi kurtaracak ilâçlar, aşk ve düşünmektir. )
- DÜŞÜNÜLEBİLİR/DÜŞÜNÜLÜR (OLAN) ile/ve/||/<>/> KABUL EDİLEBİLİR/EDİLİR (OLAN)
- DÜŞÜNÜLEBİLİR ile/ve/||/<> BİLGİNİN KONUSU OL(A)MAMA ile/ve/||/<> DİLE GETİRİLEMEME
- DÜŞÜNÜŞ" ile/ve/||/<> "ELE/DİLE ALIŞ" ile/ve/||/<> "YAKLAŞIM" ile/ve/||/<> "ANLAYIŞ" ile/ve/||/<> "YÖNTEM"
- DUŞU/YIKANMAYI:
SICAK SUYLA TAMAMLAMAK değil ILIK (ya da [DAYANILABİLİR] SOĞUĞA YAKIN) SUYLA TAMAMLAMAK
- DUT AĞACI ile/ve GÖLGE DUTU AĞACI
- DUT ile KÂĞIT DUTU/KÂĞIT AĞACI
( ... İLE Dutgillerden, Çin'de ve Japonya'da yetişen, kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç. )
( ... cum BROUSSENETIA PAPYRIFERA )
- DUT ile ŞAH DUTU
- DUT ile URMU DUTU
( .. İLE Kahramanmaraş'ın, yüksek yaylalarında yetişir. )
- DUTY vs. MISSION vs. TASK
- DUTY :/yerine GÖREV
- DUVAR ile DUVARCI/LIK ile DUVARLI ile DUVAR DİŞİ ile DUVAR PASI ile DUVAR TOPU ile DUVAR AYAĞI ile DUVAR İLANI ile DUVAR RESMİ ile DUVAR SAATİ ile DUVAR YÜZLÜ ile DUVAR DAYAĞI ile DUVAR HALISI ile DUVAR KAĞIDI ile DUVAR YAZISI ile DUVAR TAKVİMİ ile DUVAR GAZETESİ ile DUVAR SARMAŞIĞI
- DUVAR ile/ve/değil EŞİK
- DUVAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KAPI
- DUVARDA:
KİREÇ HARÇLI ile/ve HORASAN HARÇLI
( Horasan harçlının yıkımı üç kat daha fazla maliyetlidir. )
- DÜVE ile DÜVEL ile DÜVEN ile DÜVER ile DÜVENCİ/LİK ile DÜVEN DİŞİ
- DÜVE ile GEVSÂLE[Fars.]
( Bir yaşını geçmiş, doğurmamış dana[dişi inek yavrusu]. İLE Bir yaşını geçmiş dana. )
- DUY ile DUYU ile DUYUSAL/LIK ile DUY PRİZ ile DUYU YİTİMİ
- Duyamayanları anlamak için DİNLE!!!
- Duyamayanları anlamak için SUS!!!
- DUYARLILIK ve/> ÖZ | OLUŞ
( Duyarlılık, özünüze yeni bir başlangıcın açılımıdır. )
( SENSITIVITY and/> ESSENCE | BEING
Sensitivity is the beginning of the new openning in your being. )
- DUYARLI/LIK ve/||/<> ÖZEN / TİTİZ/LİK
- DUYARLILIK ile/ve ZEKÂ
- DUYGU:
İLİŞKİSEL EYLEM EĞİLİMİ ile/ve/||/<> ANLAM İNŞÂ SÜRECİ ile/ve/||/<> BİRİNCİL UYARIM DÜZENİ/DÜZENEĞİ
- DUYGU ŞEMALARI ile/ve/||/<> ANLAM ŞEMALARI
- DUYGU:
SEMPATİK DÜZENEK ve/||/<> PARASEMPATİK DÜZENEK
( DUYGU: Düşüncenin, gövde üzerinde/eşliğinde, sempatik ve parasempatik düzenekle açığa çıkan fizyolojik etkileşimleri/yansımaları. )
- DUYGU ile/ve DUYU/HİS
( EMOTION vs./and FEEL )
( MANAS ile/ve ... )
- DUYGUSAL BİRLİK ve/< İLKESEL BİRLİK
- DUYGUYA SAHİP OLMA ile/ve/||/<>/> DUYGULAR ÜZERİNE DERİNLEMESİNE DÜŞÜNME (YETENEĞİ)
- Duymak için DİNLE!!!
- Duymak için SUS!!!
- SİNİR GÖZESİNDE:
DUYU ile/ve/||/<> MOTOR ile/ve/||/<> ARA
- DUYU ve/+ AKIL ve/+ HADS ve/+ MATEMATİK
- DUYU ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DOĞASI
- DUYU ve/||/<>/> ALGI ve/||/<>/> BETİMLEME/TASVİR ve/||/<>/> TASARIM ve/||/<>/> TANIM ve/||/<>/> AD/SÖZCÜK ve/||/<>/> KAVRAM/SOYUTLAMA
- DUYU/HİS ile/ve/<> DEĞER
- DUYU ve/||/<> DUYGU ve/||/<> AKIL
( Akıl eleştiri kaldırır, duygu/vicdan kaldırmaz. )
( Duygular bilgilerle ters orantılıdır. Ne kadar az biliş varsa o kadar savunuş vardır. )
( ZİHİN: İç duyuların toplam adı. )
( DUYU: (DIŞ DUYULAR) İNTİBÂ/İZLENİM/MÜŞAHEDÂT ve DUYGU: (İÇ DUYULAR) ANLAM-DEĞER, MANEVİYAT/VİCDÂNİYAT, (AHLÂK, DİN, ESTETİK) [ ZİHİN/İHSAS/MAHSUSAT ] ve AKIL: AKLİYÂT/MÜDRİKÂT, TÜMELLER-FORMLAR, BİLGİ(TANIM + YARGI + TASAVVUR + TASDİK) [ İDRAK ] )
( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi sakatlar. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi köreltir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi ketler. )
( Sadece duyulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi hayvanileştirir. VE/||/<> Sadece duygulara verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi mistikleştirir. VE/||/<> Sadece akla verilen yanıtlar/karşılıklar, kişiyi vahşileştirir. )
( ... VE/||/<> Karanlık. VE/||/<> Aydınlık. )
( SENSE and/||/<> EMOTION and/||/<> REASON )
- DUYU ile/ve/değil EŞİK
- DUYU ile/ve/||/<>/> GEREKSİNİM
- DUYU = HASSE = SENSE[İng.] = SENS[Fr.] = SINN/E[Alm.] = SENSUS[Lat.] = SENTIDO[İsp.]
- DUYU ile/ve/||/<>/> HAYAL ile/ve/||/<>/> AKIL / ANLAM/MANÂ
( Biriyle uğraşan zihin/kişi, öteki ikisiyle uğraşamaz. [Çivi çakmak. İLE Sevgiliyi düşünmek. İLE Matematik yapmak.] )
( Kişileri birleştiren, [ortak] hayalleridir. [aklın olabildiğince devrede olanları/tutulanları ile tabii!] )
- DUYU ile/ve/||/<>/> ZİHİN ile/ve/||/<>/> AKIL
( "Çırak". İLE/VE/||/<>/> "Kalfa". İLE/VE/||/<>/> "Usta". )
- DUYU/HİS ile/ve/değil/||/<>/< BELLEK KAYDI
- DUYU/HİS ile/ve/değil/||/<>/< DENEYİM
- DUYULAR:
DİRENÇSİZ/DİRENÇDIŞI/"İSTEMEDEN"(GAYR-I İHTİYÂRÎ) ile/ve/||/<>/> HEM DİRENÇLİ(İHTİYÂRÎ), HEM DE DİRENÇSİZ; NE DİRENÇLİ, NE DE DİRENÇSİZ ile/ve/||/<>/> DİRENÇLİ(İHTİYÂRÎ)
( Duyma(kulak) ve koklama(burun). İLE/VE/||/<>/> Dokunma/fiziksel duyumsama(deri). İLE/VE/||/<>/> Bakma(göz) ve tad(ağız/dil). )
- DUYULARDA KESİNLİK ile DUYULARIN KESİNLİĞİ
- DUYULAR/DA:
SINIRLI/LIK ile/ve/||/<> ÇARPITICI/LIK
- HAKİKAT:
"DUYULUR OLAN" değil DÜŞÜNÜLÜR OLAN
- DUYU/M ile/ve ALGI
( SENSE/SENSATION vs./and PERCEPTION )
- DUYUMDA:
BASINÇ ile/ve/<> ISI ile/ve/<> AĞRI/ACI
- DUYUM/SAMA = İHSAS = SENSATION[İng., Fr.] = EMPFINDUNG[Alm.] = SENSACION[İsp.] = SENTIO[Lat.]
- Duyurmak için DİNLE!!!
- Duyurmak için SUS!!!
- DUYURUMUZA/DAVETİMİZE:
"GERİ DÖNÜŞÜMLER OLUYOR" değil "GERİ DÖNÜŞLER OLUYOR"
- ORGANOLEPTIC TEST[İng.] / ORGANOLEPTISCHE PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DUYUSAL DENEY
- DUYUSAL-NESNE DÜRTÜSÜ ve BİÇİM DÜRTÜSÜ | ile/ve/||/<>/> OYUN DÜRTÜSÜ
( Doğal yanımız/yaşamımız. VE Akıl yanımız. İLE/VE/||/<>/> Canlı biçim.[Güzellik ve özgürlük.][İkisi arasında kurulmak istenilen uyumdur. Sanatta ortaya çıkar.][Kişi, oynayabildiği yerde tamlık kazanır.] )
- DÜZ ANLAM ile TERS ANLAMLANDIRMA
- DÜZ AYNA ile/||/<> KÜRESEL AYNA (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Düz ayna düzlem, küresel ayna eğri yüzeydir )
( Formül: Düz İLE çukur/tümsek )
- | DÜZ/"DONUK" BAKIŞ ile/ve DİK BAKIŞ | ile/değil/yerine/>< YANSIZ/NÖTR BAKIŞ
- DÜZ (DOKUNMUŞ) ile/ve SUMAK ile/ve CECİM/CİCİM ile/ve ZİLİ ile/ve HEYBE
( ... İLE/VE ... İLE/VE Nakışlı ve ince. Sivas/Divriği bölgesinde. İLE/VE Ağrı/Patnos, Çanakkale bölgelerinde. İLE/VE Urfa bölgesinde. )
- SÖZ:
DÜZ ile/ve/||/<> ETKİ ile/ve/||/<> EDİM
- DÜZ < = > TERS
ÇEŞİTLİ ÖRNEKLER...
( 246642 | 623326 | 7895987 | 42699624 )
- DÜZ YAZI ile DANS
( Yürümeye benzetilebilir.[Kendi dışında bir amacı vardır.] İLE Şiire benzetilebilir.[Amacı, kendidir.] )
- DÜZ YÖNELTEÇ/GİDON ile/ve/>< TERS YÖNELTEÇ/GİDON
( )
- DÜZ ile DÜZ ALAN ile DÜZ KABLO ile DÜZ ŞAKA ile DÜZ BURUN ile DÜZ BURUNLU ile PATLAK LASTİK ile DÜZTABANLIK ile DÜZ KAFALI ile DÜZLEŞTİRMEK ile DAHA DÜZ ile KENDİNİ ÖVMEK ile POHPOHLAMA ile UÇAK GEMİSİ
( FLAT vs. FLAT AREA vs. FLAT CABLE vs. FLAT JOKE vs. FLAT NOSE vs. FLAT NOSED vs. FLAT TIRE vs. FLATFOOT vs. FLATHEAD vs. FLATTEN vs. FLATTER vs. FLATTER ONESELF vs. FLATTERY vs. FLATTOP )
( لوس ile تخت ile صاف ile پنچر ile مسطح ile زمينمسطح ile کابل پهن ile شوخي خنک ile دماغ پهن ile پنچري ile عزم ثابت ile ماهي سرپهن ile مسطح کردن ile بيمزه کردن ile تملق گفتن ile زبان بازي کردن ile چاخان کردن ile تملق کردن ile چاپلوسي کردن ile مداهنه کردن ile دل خوش کردن ile تملق ile شيره مالي ile خايه مالي ile سرپخ )
( LOS ile TAKHT ile SAF ile PENCHAR ile MOSATH ile ZAMYNAMSATH ile KABEL PPEHN ile SHOOKHY KHANK ile DAMAGH PPEHN ile پنچري ile AZM SABAT ile MAHY SARAPPEHN ile MOSATH KARDAN ile BEYMAZEH KARDAN ile TAMALGH GOFTAN ile ZABAN BAZY KARDAN ile CHAKHAN KARDAN ile TAMALGH KARDAN ile CHAPLOSY KARDAN ile MADANPANNEH KARDAN ile DEL KHOSH KARDAN ile TAMALGH ile SHYRAH MALY ile KHAYYEH MALY ile سرپخ )
- DÜZ </=/> TERS
( ANAKİKLİK )
( PALINDROME )
- Düzeltmek için KONUŞ!!!
- DÜZEMEK ile DÜZ ile DÜZE ile DÜZİÇİ ile DÜZ FLÜT ile DÜZ PAÇA ile DÜZ RAKI ile DÜZ ÜNLÜ ile DÜZ BASKI ile DÜZ HEKİM/LİK ile DÜZ PAÇALI ile DÜZ TÜMLEÇ ile DÜZ BASKICI/LIK ile DÜZ KANATLILAR
- DÜZEN ile/ve DENGE ile/ve UYUM
( Düzenli bir hayat yaşayın ama onu kendi içinde bir amaç haline getirmeyin. )
( SETTING/ORDER/REGULARITY vs. BALANCE
Live an orderly life, but don't make it a goal by itself. )
- DÜZEN ile DÜZEN DEVİMLERİ/DİNAMİKLERİ
( SYSTEM vs. SYSTEM DYNAMICS )
- DÜZEN ve/<> GÜZELLİK ve/<> UYUM
( ORDER and/<> BEAUTY and/<> HARMONY )
- DÜZEN ile KAOS
( ORDER vs. CHAOS )
- DÜZEN ile/ve/||/<>/< ÖLÇÜ
- DÜZEN ile/ve UYUM
( Düzen ve uyumu içinizde aramalısınız. )
( ORDER vs./and HARMONY
To find order you must search within. )
- DÜZEN ile UYUMSAL ORAN
( REGULARITY vs. HARMONIOUS PROPORTION )
- DÜZEN'İN:
İÇTE ARANMASI ile DIŞTA ARANMASI
( İçinize yönelin ve ne olmadığınızı keşfedin. )
( TO FIND ORDERLINESS: INSIDE/INSELF vs. OUTSIDE/OUTSELF
Go within and discover what you are not. )
- DÜZENLEME ile YAPI
( EDIFICATION vs. EDIFICE )
( تهذيب ile تهذيب اخلاق ile عمارت )
( TAHAZYBE ile TAHAZYBE AKHLAGH ile AMART )
- DÜZENLEMEK ile DÜZENLENMEK ile DÜZENLETMEK ile DÜZENLENEBİLMEK ile DÜZENLETEBİLMEK ile DÜZENLEYEBİLMEK ile DÜZEN ile DÜZENCE ile DÜZENCİ/LİK ile DÜZENLİ/LİK ile DÜZENSİZ/LİK ile DÜZEN BAĞI ile DÜZEN TEKER ile DÜZENLEMECİ/LİK ile DÜZENLİ ORDU ile DÜZEN AÇIKLAMASI
- DÜZENLEMEK ile KURULUM ile KURULUM SÜRESİ ile YÜKLEYİCİ ile TAKSİT ile TAKSİT PLANI ile TAKSİTLİ SATIN ALMA ile TAKSİTLER
( INSTALL vs. INSTALLATION vs. INSTALLATION TIME vs. INSTALLER vs. INSTALLMENT vs. INSTALLMENT PLAN vs. INSTALLMENT PURCHASE vs. INSTALMENTS )
( کار گذاشتن ile نصب شدن ile کار گذاردن ile نصب کردن ile نصب ile مدت نصب ile سوار کننده ile عليالحساب ile تقسيط ile قسط ile پرداخت اقساطي ile خريد قسطي ile خريد به اقساط ile اقساط )
( KAR GOZASHTAN ile NASB SHODAN ile KAR GOZARDAN ile NASB KARDAN ile NASB ile MADAT NASB ile SAVAR KONANDEH ile عليالحساب ile TAQSYT ile GHAST ile PARDAKHT EGHSATY ile KHARYD GHASTY ile KHARYD BAH EGHSAT ile EGHSAT )
- Düzen/Sistem için SUS!!!
- DÜZENSİZ YASA" ile "YASASIZ DÜZEN"
( Düzensiz "yasa", "yasasız düzen"den daha iyidir. )
- DÜZGÜ/NORM[Fr. < NORME] ile/||/<> BİÇİM/FORM[Fr. < NORME]
( Yargılama ve değerlendirmenin kendisine göre yapıldığı ölçüt, uyulması gereken kural. | Önceden belirlenmiş kalıp; düzgü. @@ Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü. | Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. | İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge. )
- DÜZGÜ = KAİDE, NUMUNE = NORME[İng., Fr.] = NORM[Alm.] = NORMA[Lat.]
- DÜZGÜN ADAM değil FATİHÂ'SI DÜZGÜN
- UNIFORM FIELD[İng.] / CHAMP UNIFORME[Fr.] / GLEICHFÖRMIGES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN ALAN
- UNIFORM PLANE WAVE[İng.] / ONDE PLANE UNIFORME[Fr.] / GLEICHFÖRMIGE EBENE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DÜZLEM DALGA
- DÜZGÜNEŞ, ORHAN PROF. DR. (SARIYER/RUMELİKAVAĞI, (1917 - 1996) :
( Bilim adamı. İlkokulu Gerede'de (1928), Liseyi Kastamonu'da (1934), üniversiteyi de Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesinde okudu (1938). Askerlik hizmetini yedek subay olarak yaptıktan sonra A.Ü. Ziraat Fakültesine asistan oldu (1940). İkinci kez askere alındı ve 1942'de yeniden fakülteye döndü. Okuduğu bütün okulları birincilikle bitirdi. 1946'da ABD. Kaliforniya Üniversitesine gönderildi. 1950 yılına kadar burada kaldı ve genetik, biyometri ve hayvan ıslahı konularında ihtisas yaptı. 1951'de doçent, 1957'de profesör oldu. Ziraat Fakültesi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Harp Okulu ve Gülhane Askeri Tıp Akademisinde genetik ve istatistik dersleri okuttu. Ayrıca Ankara, İzmir ve Erzurum Ziraat Fakültelerinde genetik ve biyometri dersleri verdi. TÜBİTAK'ta 7 yıl süre ile Veteriner ve Hayvancılık Grubu üyeliği yaptı. 1986'da TÜBİTAK Hizmet Ödülünü aldı. 1968'de yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığı, 1965 yılında Türk Mühendisleri Oda Başkanlığı, Ülkücü Öğretmen ve Öğretim Üyeleri Derneği Genel başkanlığı, Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği ve Vakıf Genel Başkanlığı, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü, Ankara Türk Ocağı Şube Başkanlığı ve 20 yıl süre ile Türk Ocakları Genel Başkanlığı yaptı. Hayvancılık dalında verdiği hizmetler nedeni ile 50. Yıl Ödülüne layık görüldü. Mesleki çalışmalarının arasında ders kitaplarından başka dış ülkelerde yayınlanan makale ve raporları bulunuyor. )
- ÂYÎNE-İ MÜSTEVÎ[Osm.] / PLANE MIRROR[İng.] / MIROIR PLAN[Fr.] / FLACHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM AYNA
- PLANE WAVE[İng.] / ONDE PLANE[Fr.] / EBENE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM DALGA
- DÜZLEMEK ile DÜZLENMEK ile DÜZLETMEK ile DÜZLEŞMEK ile DÜZLEŞTİRMEK ile DÜZLEM ile DÜZLEMLİ ile DÜZLEMSEL/LİK ile DÜZLEK YAPI ile DÜZLEM KÜRE ile DÜZLEM GEOMETRİ
- DÜZÜŞME ile/ve/=/<> (ENERJETİK) SPOR
- DÜZYAZI ile/ve ŞİİR/Şİ'R[Ar.]
( Anlatım. İLE/VE Yaratım. )
( Başka dile çevrilebilir. İLE Çevrilemezler ve/fakat yeniden/tekrar kurulabilir. )
( NESİR/MENSÛR ile/ve NAZIM/MANZUM )
( ... İLE/VE Zengin simgelerle, ritmli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk. | Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey. )
- DÜZYAZILARDA:
YALIN ile/ve SÜSLÜ ile/ve ORTA
- DWARF ile DWARFİSM / KRETEN/İZM
( Cüce. İLE Cücelik. )
- E-BEND[İng.] / E-BIEGUNG, E-BOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= E BÜKME/BÜKÜ
- E-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= E-ÇEKİRDEK
- E-CELL[İng.] / PILE E[Fr.] / E-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= E-GÖZESİ/HÜCRESİ, E PİLİ
- E-CORE[İng.] ile/değil/yerine/= E ÖZDEK
- E. COLİ NİSSLE 1917 ile/||/<> PATOJENİK E. COLİ
( E. coli Nissle 1917 probiyotik bir suş İLE patojenik E. coli hastalık yapıcıdır. Nissle 1917 bağırsak sağlığını korur İLE patojenik suşlar enfeksiyona neden olur. )
( Alfred Nissle tarafından 1917 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1874-1965) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Escherichia coli Nissle 1917 suşunu keşfetti, probiyotik tedavi) )
- EACH vs. EVERY
- EACH :/yerine HER BİRİ
- EACH/EVERY vs. ALL
- EACH/EVERY vs. ALWAYS
- ead.[Lat. < EADEM] değil/yerine/= AYNI
- EARN vs. WIN
- EARN :/yerine KAZANMAK
- EASE :/yerine KOLAYLIK
- EAST :/yerine DOĞU
- EASTERN :/yerine DOĞULU, DOĞU
- EASY vs. ORDINARY
- EASY vs. PRACTICAL
- EASY vs. SPONTANEOUS
- EASY :/yerine KOLAY
- EASY(NESS) vs. SIMPLE(NESS)
- EB ile/||/<> EBEVEYN ile/||/<> EBEN AN CEDD ile/||/<> RABBE ile/||/<> ASABE-İ NESEBİYE/NESEBİYYE ile/||/<> MÜLTEKÂ-YI NESÂB ile/||/<> NESLEN BADE NESLİN ile/||/<> İRS
( Baba, ata. İLE/||/<> Ana, baba. İLE/||/<> Babadan oğula.[ebâ an cedd] İLE/||/<> Üvey ana. İLE/||/<> Kan ve soy yoluyla yakın/akraba. İLE/||/<> İki ya da daha çok kişinin kuşaklarının birleştiği kişi. İLE/||/<> Kuşaktan kuşağa. İLE/||/<> Soya çekim, verâset. )
- EBAD ile/ve/<> CİSİM
- EB'AD[Ar. < BA'D] ile EB'ÂD[Ar. < BU'D]
( Daha uzak. İLE Uzaklıklar, uzunluklar. )
- EBAD-I SELÂSE değil/yerine/= ÜÇ BOYUT
- EBÂET[Ar. çoğ. ÂBÂ] ile EBÂİD[Ar. < EB'AD]
( Kamışlık.[yer] | Kamış. İLE En uzak.[yerler] | Yakın olmayan.[akraba] )
- EBCED'İN ANLAMLARI:
DÖRT ESAS ile DÖRT YAN
( Dört ana esas noktada:
1. Ebced(Elif, Ba, Cim)(Doğuda)(Allah, el-Bari, el-Celil, ed-Daim): Ey tâlib sen başla.
2. Hevvez(He, Vav, Za)(Batıda)(el-Hadi, el-Vehhab, el-Vedud): İşit.
3. Huttî(Ha, Tı, Ya)(Kuzeyde)(el-Hakim, el-Batın): Haberdâr ol.
4. Kelemen(Kâf, Lâm, Mim, Nun)(Güneyde)(el-Kerim, el-Latif, el-Melik, en-Nur: Söz öğren.
Dört yan noktada:
Sâ'fas(Sin, Ayn, Fa, Sad)(Kuzeydoğuda)(es-Selâm, el-Alim, el-Ferd, er-Rauf, es-Sabur): Çabuk öğren.
Karaşet(Kaf, Ra, Şın, Te)(Kuzeybatıda)(el-Kadir, er-Rahman, eş-Şehid, et-Tevvab): Tertiple oku.
Dahaz(Peltek Se, Hı, Zâl)(Güneydoğuda)(el-Varis, el-Habir, el-Müzill): Hakk'la tut.
Dâzığ(lan)(Dad, Zı, Gayn)(Güneybatıda)(ez-Zahir, el-Gafur): Tamâm eyle. )
- EBE ile EBET
- EBED ile/değil SONRA
- EBED/Î, BENGİ[Ar.] ile/ve EZEL/Î[Ar. çoğ. AZAL]
( Sonu olmayan gelecek zaman. İLE/VE Öncesi olmayan geçmiş zaman. )
( Ezel ve ebed nedir? ŞİMDİ'dir! )
( Varlık'ın gelecekte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. İLE/VE Varlık'ın geçmişte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. )
( Ezel ve ebed, ikisi birden önsüzlüğü ve sonsuzluğu bildirir. )
( CÂVİDÂN ile/ve ... )
- EBEDİLEŞMEK ile EBEDİLEŞTİRMEK ile EBEDİ/LİK ile EBEDİ UYKU
- EBEGÜMECİ/PİNPİRİK ile AĞAÇ EBEGÜMECİ
( Çiçekleri ilâç, yaprakları sebze olarak kullanılan, kendiliğinden yetişen bir ot. İLE Ebegümecigillerden, boyu yüksek bir ot. )
( MALVA SILVESTRIS cum LAVATERE )
- EBEVEYN["EBEBEYN/EVEBEYN" değil!] ile VELİ
- EBHAL[Ar. < BUHL] ile EBHÂR[Ar. < BAHR] ile EBHAR[Ar.]
( Daha/en/pek cimri/pinti/hasîs. İLE Denizler. İLE Ağzı/soluğu kötü kokan. )
- EBÎ[Ar.] ile EBİR/EBR[Ar.]
( Baba. İLE Bulut. )
- EBKÂR[Ar. < BİKR] -ile
( Bakire kızlar. )
- EBNÂ ile/||/<> EBNÂ-YI EBNÂ ile/||/<> HAFÎD ile/||/<> MAHDÛM ile/||/<> ZÂDE ile/||/<> BENÛN ile/||/<> BİN ile/||/<> BİNT ile/||/<> ASLAH/ESLAH ile/||/<> EKBER ile/||/<> KEBÎR ile/||/<> KEBÎRE
( Oğullar. İLE/||/<> Kız ve erkek çocukları/torunları tanımlar. İLE/||/<> Torun. İLE/||/<> Oğul, çocuk. İLE/||/<> Oğul, çocuk. İLE/||/<> Üç ya da daha çok çocuk. İLE/||/<> Oğul. İLE/||/<> Kız. İLE/||/<> En uygun [vakfiyelerde en uygun oğul]. İLE/||/<> Daha/en/pek büyük. [vakfiyelerde geçer]. İLE/||/<> Yaşça büyük. İLE/||/<> Büyük kız çocuk [vakfiyelerde geçer]. )
- EBNÂ[Ar.] ile ZÜRRİYET[Ar.]
- EBOB İLE EKOK ile/||/<> ORTAK BÖLEN VE KAT
( En büyük ortak bölen ve en küçük ortak kat. )
( Formül: gcd(a ileb) × lcm(a ileb) = ab )
- EBOB ile/||/<> EKOK
( EBOB en büyük ortak bölen İLE EKOK en küçük ortak kattır )
( Formül: GCD İLE LCM )
- EBRÂR[< BERR] -ile
( HAYIR SÂHİPLERİ, İYİLER | DİNDARLAR, ÖZÜ SÖZÜ DOĞRU OLANLAR )
- EBRULAMAK ile EBRU ile EBRUCU/LUK ile EBRULİ ile EBRULU
- EBUL FET CAMİİ -ile
( Yedikule surlarının olduğu yerdeki yıkılmış camii. [İstanbul'un ilk camii] )
- EBÜ'L VAKT ile İBN-İ VAKT
- EBYS/ELECTRONIC DOCUMENT MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BELGE YÖNETİM DÜZENİ
- ECC/EXTRACORPOREAL CIRCULATION[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI DOLAŞIM
- ECE ile ECEL ile ECEL TERİ ile ECEL BEŞİĞİ ile ECEL ŞERBETİ
- ECEL[Ar. çoğ. ÂCÂL] ile ECELL[Ar. < CELÎL]
( Belirli olan süre/vâde. Ömrün sonu, hayatın son anı. İLE Çok büyük, en ulu. )
- ECEL ile/ve/||/<>/> AMEL ile/ve/||/<>/> EMEL
- E-CEL değil ECEL
- ECEL[Ar.] ile MÜDDET[Ar.]
- ECEL[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜNÇ
- ECEL ve RIZK
( Ecel, iki türlüdür:
* Ecel-i Kazâ
* Ecel-i Müsemmâ (Zamanı belirlenmiş ölüm) )
( Kişiler, ana rahmine, çoğunlukla gece düşerler. Düştükleri saatte doğar, o saatte de ölürler. Bu, Ecel-i müsemmâ'dır. )
- ECHO vs. REFLECTION
- EC(İ)R değil/yerine/= BİR İŞ, HİZMET KARŞILIĞINDA VERİLEN ŞEY | ÂHİRETE AİT MÜKÂFAT, SEVAP | ÜCRET
( )
- ECİR/ECR[Ar. < UCÛR] ile ECÎR[Ar. < ECR]
( Bir iş/hizmet karşılığında verilen şey. | Âhirete ait ödül/mükâfat, sevap. | Ücret. İLE Ücretle çalışan, gündelikçi. )
- ECİR[Ar. < ECR] ile/ve/||/<> LÜTUF
- ECİŞ-BÜCÜŞ
- ECKERT NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ECKERT[Fr.] / ECKERT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ECKERT SAYISI
- EÇKÜ = KEÇİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ECLA'[Ar.] ile ECLÂ[Ar. < CELÎ]
( Kısa dudaklı ve miskin adam. İLE Pek belirli, çok âşikâr. )
- ECLIPTIC PLANE and TILT
( %23,5 and % 22 - 24,5 )
- ECOLOGICAL LIFE TIME değil/yerine/= ÇEVRESEL YAŞAM SÜRESİ
- ECONOMETRICS ile/||/<> PURE ECONOMICS
( Econometrics istatistiksel yöntemlerle ekonomik verileri analiz ederken İLE pure economics kuramk ekonomik modeller geliştirir )
( Formül: Regression analysis )
- ECR-İ AZÎM ile/ve ECR-İ KERÎM
( Düşünebileceğinin ötesinde verilen. İLE/VE Hiç düşün(e)mediğinin verilmesi. )
- ECR-İ HASS ile/ve/<> ECR-İ MÜŞTEREK
- ECR-İ MİSİL değil/yerine/= DENK ÖDENÇ
- ECT-/ECTO- ile/||/<> -ECTASİA/-ECTASİS ile/||/<> -ECTOMİZE ile/||/<> -ECTOMY ile/||/<> -CENOSİS ile/||/<> -STEREİSİS ile/||/<> ECTRO-
( Dış, dışta, olmaksızın. İLE/||/<> Dilatasyon, genişleme. İLE/||/<> Eksizyondan uğrama. İLE/||/<> Cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Bir bölümün cerrahi olarak çıkarılması, eksiklik. İLE/||/<> Doğuştan, konjenital olarak eksik. )
- ECZA ile ECZACI/LIK ile ECZALI ile ECZA DOLABI ile ECZA KUTUSU ile ECZA ÇANTASI ile ECZALI PAMUK ile ECZACI KALFASI ile ECZACI TEKNİSYENİ ile ECZACI MESUL MÜDÜRÜ
- ECZACI değil/yerine/= EMCİ
- ED50/EFFECTIVE DOSE %50[İng.] değil/yerine/= ETKİLİ DOZUN YARISI
- EDÂ DAVÂSI değil/yerine/= EDİM ARANCI
- EDA/EXPLANATORY DATA ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= KEŞİFSEL VERİ ÇÖZÜMLEMESİ
- EDA ile EDAT ile EDATLI ile EDAT GRUBU ile EDAT TÜMLECİ ile EDATLI TÜMLEÇ
- EDÂ ile/ve/<>/değil KAZÂ
( Namazın, vaktinde kılınması. İLE/VE/<>/DEĞİL Vaktinde edâ edilemeyen namazın, başka bir vakitte farzının kılınması. )
- EDÂLI-İŞVELİ -/
- EDAT/ZARF/ADPOSITION(PREPOSITION / POSTPOSITION) değil/yerine/= İLGEÇ/BELİRTEÇ/SARMIK(ADVERB) [dilb.]
- EDATLAR/HURÛF:
(HURÛF-U) ATIF ve/||/<> (HURÛF-U) CER ve/||/<> (HURÛF-U) ŞART
( VE | FA[Ar.]/FAYI[Ar.] | SÜMME(SONRA) | BEL[FAKAT, ANCAK, BİLÂKİS] | LÂKİN | EV(YA DA)
ve/||/<>
BA[İLE] | ALÂ[ÜZERİNDE] | İLÂ[...YA KADAR]
ve/||/<>
İN[EĞER] | İZÂ[O/NE ZAMAN Kİ] )
( DES PARTICULES: DES PARTICULES ATTRIBUTIVES avec PARTICULES CREANT RELATION DU GENITIF avec DES PARTICULES CONDITIONNELLES )
- EDDY CURRENTS[İng.] ile/değil/yerine/= EDDY AKIMLARI
- EDDY DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= EDDY DİFÜZYONU
- EDEB[çoğ. ÂDÂB] -ile
( İYİ TERBİYE, NEZÂKET, ZARÂFET | ELİNE, DİLİNE, BELİNE SAHİP OLMAK [ELİF, DAL, BE] | DAVET, ÇAĞRI | ÜST SEVİYE AHLÂKI | ALLAH'A YAKLAŞMANIN ÖLÇÜSÜ )
(1996'dan beri)