Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(26/120)
- CÜCE BUĞDAY ile/değil/yerine BUĞDAY
- CÜCE YILDIZLARDA:
BEYAZ ile/ve/||/<> KIRMIZI ile/ve/||/<> SARI
- CÜCE ile CÜCE GÜLBAY ile CÜCELİK
( DWARF vs. DWARF ROSEBAY vs. DWARFISM )
( کوتاه جلوه دادن ile کوتوله ile معين التجاري ile کوتولگي )
( KOTAH JALVEH DADAN ile KOTOLEH ile معين التجاري ile KOTOLGY )
- CÜCE[Fars. < CİVCİV] ve/< DEV[Fars. < DÎV]
( MIDGET/DWARF and GIANT )
- CÜCELEŞMEK ile CÜCE/LİK ile CÜCE AYNASI
- CÜCE/LİK ile/>< YÜCE/LİK
- -ÇU/-ÇÜ ile ÇUÇU
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Emir ve yasaklama bildiren, buyrum kipindeki ve yasaklayıcı [olumsuz buyrum] sözcüklerin sonuna gelerek bu sözcükleri vurgulayan bir ilgeç. İLE Bir Türk ozanının adı. )
- CÛD ile/<> (CÛD-İ) KEREM ile/<> (CÛD-İ) SEHÂ ile/<> SADAKA
( El açıklığı. cömertlik. | Taşmak, dışlaşmak. | İstenilmeden vermek. İLE/VE/||/<>/> İstenildiğinde vermek. İLE/VE/||/<>/> Gerektiği kadar, ölçüsünde vermek. İLE/VE/||/<>/> Manevi olarak vermek. )
- CÛD[Ar.] ile SEHÂ'[Ar.]
- CUFF değil/yerine/= BALON | MANŞET | KILIF
- ÇUHA ile ÇUHACI/LIK ile ÇUHALI ile ÇUHASIZ ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile ÇUHA ÇİÇEĞİGİLLER
- ÇUHADAR ile/değil/||/<> ÇAŞNIGİR/ÇEŞNİGİR
( Saray hizmetinde yüksek derecede bir memurluk. | Sultanın giyeceklerine bakan görevli. İLE/||/<> Sarayda sofra hizmetlerine bakanlara verilen ad. )
- CUİŞ"[< JEWISH] ile/değil ÇAVUŞ
- ÂYÎNE-İ MUKAAR, MİRÂT-İ MUKAAR[Osm.] / CONCAVE MIRROR[İng.] / MIROIR CONCAVE[Fr.] / HOHLSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇUKUR AYNA
- ÇUKUR ile BERS[Ar.]
( ... İLE Çukur, yumuşak yer. )
- ÇUKUR ile/değil/||/<> KUYU
- CUL DE SAC değil/yerine/= KÖR KESE
- CU'L[Ar.] ile CÛL[Ar.] ile ÇUL[Ar. < CULL]
( Ücret, karşılık. | Ayak kirası. İLE Çaylak. )
- ÇULA ile PAKPOA
- -CULA/-CULE/-CULUM ile/||/<> NAN-/NANO-
( Küçültücü anlam veren son ek, küçük, ufak. İLE/||/<> Cüce, küçük. )
- ÇULHA ile ÇULHA KUŞU
- CUMA AKŞAMI ile/ve/değil PERŞEMBE AKŞAMI
( Gün, 2 ikindi zamanı/vakti arası olduğundan, "Cuma akşamı/gecesi", Perşembe gününün akşamı ve Cuma'ya bağlanan gecedir. )
- CUMA AKŞAMI ile/ve/değil PERŞEMBE AKŞAMI
( Gün, arka arkaya iki günün ikindi zamanı/vakti arası olduğundan dolayı "Cuma akşamı/gecesi", Perşembe gününün akşamı ve gecesidir. )
( ÂDÎNE[Ar.]: Cuma günü. )
( PERŞEMBE[< Fars. PENCŞENBİH: Beşinci gün.] )
( ŞENBİH[Fars.]: Gün. | Cumartesi[Ar. SEBT]. )
( PAZAR[Fars. YEKŞENBİH] )
( PAZARTESİ[Fars. DÜŞENBİH] )
( SALI[Fars. SEŞENBİH] )
( ÇARŞAMBA[Fars. ÇEHÂR-ŞENBİH] )
- CUMA GÜNÜ değil CUMA('LARI)(TOPLANILAN) GÜN
- CUMA ile CUMA GECESİ ile CUMA NAMAZI
- CUMBURLOP (DİYE ATLAMAK/DALMAK)
- CUMHURİYET ANITINDA:
PIETRO CANONICA ve/||/<> SABİHA ZİYA
( )
- CÜMLE/LİK ile CÜMLE ALEM ile CÜMLE KAPISI ile CÜMLE BİLGİSİ
- CUNE- ile/||/<> CUNEO-
( Kama, çentik. İLE/||/<> Kama. )
- ÇÜNKÜ-NİYE/NEDEN? yerine NİYE/NEDEN? ÇÜNKÜ ...
- ÇÜNKÜ < İÇİN Kİ
- ÇÜNKÜ["ÇÜNKİ"/"ÇÜKÜ" değil!] ... ile ZİRÂ ...
- CURA/ÇURA ile/> ÇÖĞÜR ile/> TAMBURA ile/> DİVAN
- CURA ile CURACI/LIK ile CURA ZURNA
- CURİE İLE NÉEL İLE VERWEY ile/||/<> MANYETİK GEÇİŞLER
( Manyetik faz değişimleri. )
( Formül: T > Tc → paramanyetik )
- CURİE / KÜRİ ile/||/<> CURİE NOKTASI ile/||/<> CURİE SABİTİ ile/||/<> CURİE SICAKLIĞI / CURİE NOKTASI ile/||/<> CURİE SICAKLIK ÖLÇEĞİ ile/||/<> CURİE TERAZİSİ ile/||/<> CURİE WEİSS YASASI ile/||/<> CURİE YASASI
( ... VS. CURiE POiNT VS. CURiE CONSTANT VS. ... VS. CURiE TEMPERATURE SCALE VS. CURiE BALANCE VS. CURiE-WEiSS LAW VS. CURiE'S LAW )
( ... AVEC LE POiNT DE CURiE AVEC LA CONSTANTE DE CURiE AVEC ... AVEC L'éCHELLE DE LA TEMPéRATURE DE CURiE AVEC LA BALANCE DE CURiE AVEC LA LOi DE CURiE-WEiSS AVEC LA LOi DE CURiE )
( ... MiT CURiE-PUNKT MiT CURiE-KONSTANTE MiT ... MiT CURiE-TEMPERATURSCALA MiT CURiE-WAAGE MiT CURiE-WEiSSSCHES GESETZ MiT CURiE GESETZ )
- CÜRM[Ar.] ile/değil CİRM[Ar.]
( Suç. İLE/DEĞİL Oylum/hacim, nesne/cisim. )
- CÜRM-Ü MEŞHUT değil/yerine/= SUÇ ÜSTÜ
- CÜRMÜN KADAR YER YAKARSIN değil CİRMİN KADAR YER YAKARSIN
( CÜRM: Suç.
CİRM: Oylum/hacim, nesne/cisim. )
- CURRENT :/yerine MEVCUT, AKIM
- CURRENTLY :/yerine ŞU ANDA
- SCUM[İng.] / ÉCUMER[Fr.] / ABSCHAUM, SCHAUM, SCHLACKEN, SCHLACKE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURUF
- ÇÜRÜK ELMA MESCİDİ -ile
( Eminönü'ndedir. )
- ÇÜRÜMEK ile ÇÜRÜTMEK ile ÇÜRÜTÜLMEK ile ÇÜRÜTEBİLMEK ile ÇÜRÜTÜVERMEK ile ÇÜRÜYÜVERMEK ile ÇÜRÜK/LÜK ile ÇÜRÜKLÜ ile ÇÜRÜK İŞ ile ÇÜRÜKSÜZ ile ÇÜRÜK GAZ ile ÇÜRÜK BOYA ile ÇÜRÜK ELMA ile ÇÜRÜK PARA ile ÇÜRÜK SAKIZ ile ÇÜRÜK ÇARIK ile ÇÜRÜK RAPORU
- ÇURUNGA = ÜFLEMELİ MÜZİK ARACI
- CUT DOWN ile CUT-OFF
( Damar açımı. İLE Sınır değer, ayrım değeri. )
- CÜZ ile CÜZİ
- CÜZ'Ü MİNE'L-CÜMLE[Ar.] ile SEHMÜ MİNE'L-CÜMLE[Ar.]
- CV/CARDIOVASCULAR | CURRICULUM VITAE değil/yerine/= KARDİYOVASKÜLER, KALP-DAMAR | ÖZGEÇMİŞ
- CYBERKNIFE değil/yerine/= IŞIN BIÇAĞI
- CYCLOTRON RESONANCE ile/||/<> ELECTRON SPİN RESONANCE
( Cyclotron resonance manyetik alanda elektron orbital hareketiyken, ESR elektron spin manyetik momentinin rezonansıdır )
( Formül: ωc = eB/m )
- CYLİNDER ile/||/<> CONE
( Cylinder sabit yarıçap İLE cone değişken yarıçap. )
( Formül: Constant İLE variable radius )
- CYN-/CYNO- ile/||/<> CAUD-/CAUDO- ile/||/<> ICHTHY-/ICHTHYO- ile/||/<> ACARO- ile/||/<> ARACHNO- ile/||/<> TERAT-/TERATO- ile/||/<> ZO-/ZOO-
( Köpek. İLE/||/<> Kuyruk. İLE/||/<> Balık. İLE/||/<> Kene, uyuz. İLE/||/<> Örümcek, ince ağ benzeri yapı [araknoid: Beyin zarlarından biri]. İLE/||/<> Canavar. İLE/||/<> Hayvanla ilgili. )
- -CYTE ile/||/<> CYT-/CYTO-
( Göze. İLE/||/<> Göze ile ilgili. )
- d. in.p. aeq.[Lat. < DIVIDE IN PARTES AEQUALES] değil/yerine/= EŞİT PARÇALARA BÖLÜNÜZ
- DABB[Ar.] ile DÂB[Ar.]
( Kertenkele. İLE Şan ve şeref. )
- DAD :/yerine BABA
- DADI/TAYA[Fars. < DÂYE] ile/ve DÂDÛ/LÂLÂ[Fars.]
( Bayan çocuk bakıcısı. | Süt annesi. İLE/VE Bay çocuk bakıcısı. | Şehzâdelerin özel eğitmenleri. | Sultanların, vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz. )
- DADYAN/ADİL SEZER YALISI :
( Yeniköy, Köybaşı Caddesindedir. 18. yy'ın sonlarında inşâ edilmiştir. Sahibi II. Abdülhamid (1773 - 1789) vezirlerinden Dadyan'dı. Yalı daha çok Harutyan(Artin) Dadyan (1830 - 1901) Paşa adı ile anılır. Yalı Mari Dadyan'a ait iken 1972'de Adil Sezer tarafından satın alındı ve 1974'te onarıldı. Bu yalı ile ilgili olarak Ermeni Tarihi'nde şu kayıt vardır: 4 Ekim 1819'da, yalının penceresinden Mikayel Çelebi Düzyan ve amcası Mıgırdıç Düzyan Halet Efendi'nin iftirası ile idam edilmiştir". )
- DAĞ EVLERİ ORTA CAMİ :
( Kazım Karabekir Mahallesinde Osmanlı mimari tarzın yapılan bir camidir. )
- DAĞ KEÇİSİ ile ÇENGEL BOYNUZLU DAĞ KEÇİSİ
- DAĞ KEÇİSİ ile PİRENE DAĞ KEÇİSİ
( IBEX vs. PYRENEAN IBEX )
( PYRENAICA PYRENAICA vs. CAPRA PYRENAICA PYRENAICA )
- DAĞ OLMAK ile/değil/yerine VADİ OLMAK
( Yağmur yağar ama akar gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Yağmuru toplar, göl olursun. )
- DAĞ ile/||/<> AŞAK/AŞAQ[Oğuz] ile/||/<>
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( ... İLE Dağ eteği. )
- DAĞ ile/||/<> GÖKKUŞAĞI DAĞI/VINICUNCA
( ... İLE/||/<> Peru'da. )
- DAĞ ile TEPE
( ŞİMRÂH: Dağ tepesi. )
( BÎSÜTÛN: Âşık Ferhad'ın, sevgilisi Şîrîn'in emriyle Kermanşah civarında deldiği dağ. | Gökyüzü. )
( Sevgili Ersin Alok'un çektiği dağ fotoğraflarını görmek için burayı tıklayınız... )
(
)
( En yüksek dağlar:
Mauna Kea (Hawaii) 10.200 m.
Everest (Nepal) 8848 m.
K2 (Kaşmir) 8611 m.
Kangchenjunga (Nepal) 8600 m.
Makalu (Nepal) 8481 m.
Dhaulagiri (Nepal) 8172 m.
Nanga Parbat (Kaşmir) 8126 m.
Annapurna (Nepal) 8078 m.
Gasherbrum (Kaşmir) 8068 m.
Gosainthan (Tibet) 8013 m. )
( CEBEL[çoğul > CİBÂL] ile ... )
( KÛH ile ... )
( MOUNTAIN vs. HILL )
- DISTRIBUTION LOSS[İng.] / VERTEILUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KAYBI
- DIFFUSE REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK SERİ
- DIFFUSE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DIFFUS[Fr.] / DIFFUSES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK TAYF/SPEKTRUM
- DAĞINIK/LIK ile DAĞINIKÇA ile DAĞINIK IŞIK ile DAĞINIK GÖZENEK
- DAĞITIMCI ile DAĞITMAK ile DAĞITILMIŞ ile DAĞITIM ile DAĞITICI ile DİSTRİBÜTÖR ile SEMT ile BÖLGE YÖNETİMİ ile KAYMAKAM ile BÖLGE MÜDÜRÜ ile İLÇELER
( DISTRIBUTARY vs. DISTRIBUTE vs. DISTRIBUTED vs. DISTRIBUTION vs. DISTRIBUTIVE vs. DISTRIBUTOR vs. DISTRICT vs. DISTRICT GOVERNING vs. DISTRICT GOVERNOR vs. DISTRICT MANAGER vs. DISTRICTS )
( پخش کننده ile شعبهرود ile انشعابي ile پخش شدن ile تقسيم کردن ile غرماء کردن ile توزيع کردن ile تقسيمشده ile مقسوم ile پخش ile توزيع ile تقسيم ile سرشکني ile توزيعي ile دلکو ile مقسم ile پخشگر ile محله ile بخشداري ile بخشدار ile بخش دار ile رئيس بخش ile نواحي )
( POKHSH KONANDEH ile شعبهرود ile انشعابي ile POKHSH SHODAN ile TAQSYM KARDAN ile GHARMA KARDAN ile TOZYE KARDAN ile تقسيمشده ile MOGHSUM ile POKHSH ile TOZYE ile TAQSYM ile SARSHKANY ile TOZYEY ile DELKO ile MOGHASM ile POKHSHGAR ile MAHLEH ile BAKHSHODARY ile BAKHSHODAR ile BAKHSH DAR ile REYS BAKHSH ile NAVAHY )
- DISPERSIVE POWER[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞITMA GÜCÜ
- DAH ile DAHA ile DAHİ/LİK ile DAHİCE ile DAHİLİ ile DAHA BİR ile DAHA DAHA ile DAHİLİ HARP ile DAHİLİ DENİZ ile DAHİLİ NİZAMNAME ile DAHİLİ TALİMATNAME
- DAHA "AKILLI" OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAHA DİSİPLİNLİ OLMAK
- DAHA AZ DÜŞÜN! ile/ve/<> DAHA ÇOK DÜŞÜN!
( [Düşündüğün...] Kendini, kötü hissettiriyorsa/hissett(ir)diğinde. İLE/VE/<> Kendini, iyi hissettiriyorsa/hissett(ir)diğinde. )
- DAHA ÇOK İNANAN:
CAMİLERDE ve/değil/||/<> HASTAHANELERDE
- DAHA ÇOK OLANI ARAMAK değil/yerine DAHA AZ OLANIN TADINI ÇIKARMAK
- DAHA ÇOK SEVEN ile/ve/||/<>/< DAHA AZ SEVEN
( Sevdiğine ve hemen hemen her söylediğine/istediğine/kararına, onu kaybetmemek için "Olur." der. İLE/VE/||/<>/< Bu nedenle de ilişkiyi yönetir. )
- DAHA ÇOK ile/ve/<>/değil/yerine BİR DAHA
- DAHA DEĞİL değil HENÜZ DEĞİL
- DAHA FAZLA ile DAHA ŞİDDETLİ
- DAHA FAZLASI ile/ve/değil/yerine DAHA İLERİSİ
(
DAHA FAZLASINI YAPACAĞIM
Ait olmaktan daha fazlasını yapacağım,Katılacağım.
İlgilenmekten daha fazlasını yapacağım,
Yardımcı olacağım.
İnanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Anlayışlı olacağım.
Hayal kurmaktan daha fazlasını yapacağım,
Çalışacağım.
Ögretmekten daha fazlasını yapacağım,
İlham vereceğim.
Kazanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Kazandıracağım.
Vermekten daha fazlasını yapacağım,
Hizmet edeceğim.
Yaşamaktan daha fazlasını yapacağım,
Büyüyeceğim.
Arkadaşlıktan daha fazlasını yapacağım,
Dost olacağım.
Denemekten daha fazlasını yapacağım,
BAŞARACAĞIM! )
( [not] MORE EXCESS vs./and/but MORE FURTHER
MORE FURTHER instead of MORE EXCESS )
- DAHA FAZLA/SI ile/ve/değil/yerine İSABETLİ OLMASI
- DAHA GENÇ ile DAHA GENÇ
( Henüz yaşlanmamış. İLE Yaşı daha az. )
- DAHA GÜZEL değil/yerine BAŞKA/AYRI BİR GÜZEL
- DAHA "İYİ"/"KÖTÜ" değil/yerine NEŞE
- DAHA İYİ DUYMAK/DİNLEMEK ile/ve/||/<>/> BAĞ KURMAK
- DAHA İYİ OLAN ile/ve/||/<> DAHA İYİ HİSSETTİREN
- DAHA KOLAY ile/ve/||/<>/> EN KOLAY
( [ne yazık ki]
Kolay/rahat/hızlı kazanılan paranın tüketilmesi. İLE/VE/||/<>/> Başkasının/vatandaşın/emekçinin parasının "tüketilmesi". )
- DAHA ÖTE ile/ve/değil/yerine DAHA FARKLI
- DAHA ÖTE ile ÜSTELİK
( FURTHER vs. FURTHERMORE )
( ثانوي ile بعلاوه ile دورتر ile مجدد ile آنطرف تر ile پيش بردن ile وانگهي ile ديگراينکه )
( ثانوي ile BALAVEH ile DORTAR ile MOJDAD ile ANTARF TAR ile PEYSH BARDAN ile VANGEHY ile DYGERAYNAKEH )
- DAHA ÖZEL ALGILA/YORUMLA! ile/ve/<> DAHA GENEL DÜŞÜN
( Kendini, iyi hissettiğinde. İLE/VE/<> Kendini, kötü hissettiğinde. )
- DAHA SONRA AKLIMA GELMEZ değil DAHA SONRA AKLIMA GELMEZSE/GELMEYEBİLİR
- [DAHA SONRA] "... UZUN UZUN TARTIŞIRIZ" değil/yerine [DAHA SONRA] "... AYRINTILARIYLA KONUŞURUZ"
- DAHA SONRA ile DAHA SONRA ile YANAL
( LATER vs. LATER ON vs. LATERAL )
( بعدا ile بعدها ile بعد ile بعد ها ile پهلوئي ile جانبي ile جنبي ile جناحي )
( BAEDA ile BADEHYA ile BAD ile BAD CPEHA ile PPELOYEY ile JANABY ile JONABY ile JENAHY )
- DAHA "STERİL ZAMAN/DA" değil/yerine/= DAHA UYGUN BİR ZAMAN/DA (DİYELİM)
- DAHA) ("ÜST") GÜCE[OLANAKLARA/KİŞİLERE] TAPARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖYKÜNME
( Düşük bilgi/bilinç seviyesindeki ya da çıkarcı kişilerin(zihinlerin), iyiliğ(in)e yönelimde, güdülenmesini ve kötülüğ(ün)e başvurmada da kendini tutmasını sağlatan en etkili/etkin iki durum/tutum. )
- DAHA UYGUN ile/ve/||/<> SONRAKİ ile/ve/||/<> ÖZEL
( LEX SUPERIOR vs./||/<> LEX POSTERIOR vs./||/<> LEX SPECIALIS )
- DAHA UZAK ile EN UZAK ile EN UZAK ile EN UZAK UÇ ile METELİK
( FARTHER vs. FARTHERMOST vs. FARTHEST vs. FARTHEST END vs. FARTHING )
( جلوتر ile اقصي ile اقصي نقطه ile ابعد ile منتهي اليه ile فارثينگ )
( JELOTER ile EGHSY ile EGHSY NAGHTEH ile ابعد ile منتهي اليه ile FARSYNAG )
- DAHA ile ÇOK
( MORE vs. MUCH/MANY )
- DAHA ... ile/ve (fakat)/ne yazık ki/||/<>/>< DAHA ...
( "Daha yüksek binalarımız var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (bazı/çoğu) Kişinin, daha kısa sabrı var.
"Daha geniş otoyollarımız var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (bazı/çoğu) Kişinin, daha dar bakış açısı var.
"Daha büyük evlerimiz var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (bazı/çoğu) Kişinin, daha küçük ailesi var.
"Daha çok ev gereçlerimiz var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha az zamanı var.
"Daha çok eğitimimiz var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha az sağduyusu var.
"Daha fazla bilgimiz var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha az bilgeliği var.
"Daha çok uzmanımız var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha çok sorunu var.
"Daha çok ilacımız var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha az sağlığı var.
"Daha çok mal varlığımız var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha az değerleri var.
"Daha rahat geçinmeyi öğrendik." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, yaşam kurmayı öğrenemedi.
"(bazı) Kişiler, daha büyük işler yaptı." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha iyi işler yapamadı.
"(çoğu) Kişi, daha çok harcıyor." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha az şeye sahip.
"(çoğu) Kişi, daha fazla satın alıyor." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha az hoşnut kalıyor.
"(çoğu) Kişinin, daha fazla söylüyor." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha az konuşuyor.
(çoğu) Kişi, daha çok nefret ediyor. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (bazı/çoğu) Kişi, daha az seviyor.
(çoğu) Kişi, daha az gülüyor. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha çok somurtuyor.
(çoğu) Kişi, daha çok sigara, alkol, şeker tüketiyor. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha savurganca para harcıyor.
(çoğu) Kişi, daha hızlı araba kullanıyor. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha çabuk kızıyor.
(çoğu) Kişi, daha geç saatlere kadar oturuyor. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha yorgun kalkıyor.
(çoğu) Kişi, daha az okuyor, daha çok televizyon/internet vb. izliyor. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha az şükrediyor.
(çoğu) Kişi, yaşamına, yıllar kattı. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, yıllarına yaşam katamadı.
Uzaya çıkıldı. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, iç dünyasına ulaşamadı.
Hava temizlendi. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, zihnini kirletti.
Atom ve atom altına ulaşıldı. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, önyargılarına söz geçiremedi.
)
- DAHA ile/değil/yerine HÂLÂ
- DAHA ile/ve/değil/yerine/=/||/<> HENÜZ ile/ve/değil/yerine/=/||/<> HÂLÂ ile/ve/değil/yerine/=/||/<> ARTIK
- DAHA ile/yerine KERE
- [ne yazık ki]
"DAHA FAZLASI" değil/yerine/>< GEREKLİ/YETERLİ OLAN
( En büyük suçlar ve hatalar, gerekli olanı değil daha fazlasını elde etmek için işlenir. )
- DAHHÂK[Ar. < DIHK] ile Dahhâk[Fars.]
( Çok gülen/gülücü. İLE Çemşîd'in yerini almış olan Îran'ın zâlim ve gaddar bir hükümdarıydı. )
- ... DAHİ ... ile ... BİLE ...
- DAHİ ile DÂHİ
( Bile. İLE Yaratıcı gücü olan kişi. )
( ... İLE Bir Milletin Bekâsı - Teoman Duralı... )
- DÂHİ ile/ve DEVRİMCİ
( Dâhi kişi, başkasına da dehâ aşılayabilen kişidir. )
- DAHİL[Ar.] ile/||/<> DÂHİL[Ar.]["DAİL" değil!] ile/||/<> DAHÎL[Ar. < DÜHÛL]
( Karışma. @@ İç, içeri, içeride, içeri girmiş. @@ Yabancı, sığıntı, sığınan, sığınmış. )
- DÂ'-İ DALTON[Ar.]/DALTONISM[İng.]/AKROMATOPSİ[Yun] değil/yerine/= RENK KÖRLÜĞÜ
- DAİM ile BÂKÎ
- DÂİM[Ar.] ile SERMED[Ar.]
- DAİR ile DAİRE ile DAİRELİ ile DAİRESEL/LİK ile DAİRESİZ ile DAİRE KESMESİ ile DAİRE PARÇASI
- DAİRE ile/ve ÜÇGEN ile/ve KARE
( Hareketli. İLE/VE Etkin. İLE/VE Durağan. )
- DAİREDE:
İÇ ALAN ile/ve/<> DIŞ ALAN
- DA'IY/MÜTEBENNÂ[< BENÎ] -ile
( Evlâtlık, evlât edinilen çocuk. (TEBENNÎ[< BENÎ] ile ABCDEF ( Evlât edinme. )
- DAKİK ile DAKİKA/LIK ile DAKİKA BAŞI ile DAKİKALARCA
- DAKİKA değil/yerine/= ÖYCE
- DAL[Azr.] = ART, ARKA, PEŞ[Tr.]
- DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL
( Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. | Kol, bölüm. | Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların biraraya gelmesiyle oluşan birlik, şube. İLE Arka, sırt. | Kol. | Boyun, ense. İLE Çıplak, yalın. İLE Zaman belirten sözcüklerin karşısına getirildiğinde sözcüğün anlamını güçlendirir. İLE Arap abecesindeki yazaç/harf. İLE Suda derinlere doğru ilerlemek. İLE Düşlemek, düşünmek, dalmak. İLE Bir tür Hint yemeği. )
- DAL ile ŞUBE ADRESİ ile DALLANMAK ile ŞUBELER ile BRANŞ ile BRANŞSAL ile DALLANMA ile DALSIZ ile DALCIK ile DALLANMA NOKTASI ile DALLI
( BRANCH vs. BRANCH ADDRESS vs. BRANCH OFF vs. BRANCHES vs. BRANCHIA vs. BRANCHIDAL vs. BRANCHING vs. BRANCHLESS vs. BRANCHLET vs. BRANCHPOINT vs. BRANCHY )
( شعبه ile انشعاب ile برزه ile غصن ile شاخ ile شاخه ile نشاني انشعاب ile منشعب شدن ile فروع ile شعب ile گوشک ماهي ile برانشي ile شاخه شاخه ile منشعب ile متفرع ile بي شاخه ile شاخهکوچک ile شاخچه ile نقطه انشعاب ile پرشاخه )
( SHABEH ile ENSHOAB ile BARZEH ile غصن ile SHAKH ile SHAKHEH ile NESHANY ENSHOAB ile MONASHAB SHODAN ile FORU ile SHAB ile GUSHK MAHY ile برانشي ile SHAKHEH SHAKHEH ile MONASHAB ile MOTEFARE ile BEY SHAKHEH ile SHAKHESKUCHAK ile SHAKHCHEH ile NAGHTEH ENSHOAB ile PORSHAKHEH )
- DALAI LAMA ile TASHI LAMA ile PACHA LAMA
- DALÂL[Ar.] ile GAYY[Ar.]
- DAL/BUDAK/ÇANGAL ile BURÇ
( ... İLE Ağacın taze dalı, filizi. )
- DALDALANMAK ile DALDAN DALA
- DALDAN DALA (ZIPLAMAK)
- DALE/DISABILITY ADJUSTED LIFE EXPECTANCY[İng.] değil/yerine/= YETİ YİTIMINE AYARLANMIŞ YAŞAM BEKLENTISİ
- WAVELENGTH SELECTOR[İng.] / WELLENLÄNGE AUSWÄHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA BOYU SEÇİCİ
- DALGA BOYU ile/||/<> FREKANS
( Dalga boyu uzaysal periyot İLE frekans zamana göre tekrar sayısıdır )
( λ İLE f=1/T İLE c=λf )
- DALGA BOYU ile/||/<> FREKANS
( Dalga boyu uzaysal periyot İLE frekans zamana göre tekrar sayısıdır )
( Formül: λ İLE f=1/T İLE c=λf )
( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- WAVELENGTH[İng.] / LONGUER D'ONDES[Fr.] / WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA BOYU
- WAVE EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'ONDE[Fr.] / WELLENGLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA DENKLEMLERİ
- WAVE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE D'ONDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA EMPEDANSI
- DALGA GEÇMEK İÇİN GÜLMEK ile/değil SEVDİĞİNDEN DOLAYI GÜLMEK
- WAVE GROUP[İng.] / GROUPE D'ONDES[Fr.] / WELLENGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA GRUBU
- WAVE MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE L'ONDE, MOUVEMENT ONDULATOIRE[Fr.] / WELLENBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA HAREKETİ
- WAVE GUIDES[İng.] / GUIDES D'ONDES[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA KILAVUZLARI
- LONGUEUR D'ONDE DE GUIDE D'ONDES[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA KILAVUZU DALGA BOYU
- WAVE MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE ONDULATOIRE[Fr.] / WELLENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA MEKANİĞİ
- WAVE NORMAL[İng.] / NORMALE DE L'ONDE[Fr.] / WELLENNORMALE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA NORMALİ
- WAVE PACKET[İng.] / PAQUET D'ONDES[Fr.] / WELLENPAKET[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA PAKETİ
- WAVE NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ONDE[Fr.] / WELLENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA SAYISI
- WAVE INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE L'ONDE[Fr.] / WELLENINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA ŞİDDETİ
- DALGA SÖRFÜ ile YEL/RÜZGÂR SÖRFÜ
( SURF vs./to WINDSURF )
- DALGA ile/ve/||/<>/> KARE DALGA
(
)
( ... İLE/VE/||/<>/> Birbirine dik açıyla hareket eden iki dalganın çarpışması ile ortaya çıkmaktadır. Nadir gözlemlenen doğa olaylarındandır. Birkaç dakika içinde görünüp kaybolabilir.
Kare dalgaları izlemek için en ünlü yer, Île de Ré[Fransa] adasıdır. )
- MEVC[Osm.] / WAVE[İng.] / ONDE[Fr.] / WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA
- DALGALARDA:
ALFA ile BETA ile GAMMA ile TETA
( [Saniyede] 8-12 titreşim. İLE 25-100 titreşim. İLE 1 sn. İLE ... )
- DALGALI/ALTERNATİF AKIM ile DOĞRU AKIM ile KUVVETLİ AKIM ile ZAYIF AKIM
( Belirli ve eşit zaman aralıkları ile yeğinliği aynı değer ve yönde olarak değişen elektrik akımı. İLE İletken bir devre üzerinde, hep aynı yöne doğru giden elektrik akımı. İLE Aydınlatmada ve makinelerin çalıştırılmasında kullanılan akım. İLE Yapıda, zil, telefon, anten, yangın ihbar düzeni gibi iletişim aygıtlarını işletmekte yararlanılan akım. )
- FLUCTUATING CURRENT[İng.] / COURANT ONDULÉ[Fr.] / SCHWANKENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALI AKIM
- DALGI/GAFLET ile YANLIŞ(HATÂ) ile YANILGI/SAPKI/SAPINÇ/DALÂLET
( Kişi, yanlışları olup da bunları düzeltmezse, bunları benimsemiş demektir. )
( Gaflet de bir nimettir. )
- DALGIÇKUŞLARI ile/ve/<> DALGIÇKUŞU
( Gagaları bir kılıfla örtülü, kanatları ve kuyruğu kısa, ayakları perdeli, iyi yüzen ve dalan bazı kuşları içine alan kuşlar takımı. İLE/VE/<> Dalgıçkuşlarından, Amerika ve Avrupa'nın kuzeyinde yaşayan bir hayvan. )
( ... cum/et/<> COLYMBUS GLACIALIS )
- DALGINLAŞMAK ile DALGINLAŞTIRMAK ile DALGINLAŞABİLMEK ile DALGI ile DALGIN/LIK ile DALGIR ile DALGIÇ/LIK ile DALGINCA ile DALGIÇ KUŞU ile DALGIÇ TÜPÜ ile DALGIN DALGIN ile DALGIÇ GÖZLÜĞÜ ile DALGIÇ KUŞLARI ile DALGIÇ BÖCEKLER ile DALGIÇ ELBİSESİ ile DALGIÇ KUŞUGİLLER
- DALGIR[Fars. MENEVŞE | Ar. HARE] -ile
( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. )
- DALI ile PICASSO
- DALITZ PAIR[İng.] / PAIRE DE DALITZ[Fr.] / DALITZ-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= DALİTZ ÇİFTİ
- DALITZ PLOT[İng.] / DIAGRAMME DE DALITZ[Fr.] / DALITZ-DIAGRAMM, DALITZ-GRAPHIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DALİTZ ÇİZENEĞİ/GRAFİĞİ
- DÂLL[Ar. < DELÂLET] ile DÂLL/E[Ar. < DALÂLET]
( Gösteren, işâret eden, delâlet eden. İLE Doğru yoldan ayrılmış. | Hataya düşmüş. )
- DALY/DISABILITY ADJUSTED LIFE YEARS[İng.] değil/yerine/= YETİ YİTIMINE AYARLANMIŞ YAŞAM YILLARI
- DALYA ile DALYAN ile DALYANCI/LIK ile DALYAN AĞI ile DALYAN YERİ ile DALYAN SEPETİ ile DALYAN KÖFTESİ ile DALYAN TARLASI ile DALYAN ÇORBASI
- DALYAN EVİ/ASTSB. ORDU EVİ :
( Sarıyer, Yenimahalle Pazarbaşı'nda deniz kenarındadır. Uzun yıllar Hamamcıoğlu ailesine ait Pazarbaşı dalyanı evi olarak kullanıldıktan sonra askeriyeye geçti. Bina 1980'de yıktırılarak yenilendi ve Orduevi haline getirildi. Halen Deniz Ast Subay Orduevi olarak kullanılmaktadır. )
- DAM ile DAMA ile DAMACI ile DAMALI ile DAM ALTI ile DAMA TAŞI ile DAM KORUĞU ile DAM AKTARMA ile DAMA TAHTASI ile DAM KORUĞUGİLLER
- DAMA ile/ve ÇİN DAMASI
- DAMA ile/değil/yerine SATRANÇ
( 2000 sonrası. İLE/DEĞİL/YERİNE 2000 öncesi. )
- DAMAK ile DAMAKLI ile DAMAKSIZ ile DAMAK TADI ile DAMAK ETEĞİ ile DAMAKLI DİŞ ile DAMAK ÜNSÜZÜ
- DAMALI, ATOM DR. (SİVAS, 1949) :
( Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Amerika da Kaliforniya Berkeley Üniversitesinde mastır yaptı. ODTÜ makine bölümünde asistan olarak çalışmaya başladı bilahare öğretim üyesi ve yardımcı profesör olarak görevler üstlendi. Üniversiteden ayrılıp kendi şirketi Makel A.Ş. ve daha sonra Damaş A.Ş. yi kurdu ve bunları yönetti. Bir dönem İSKİ Genel Müdürlüğü görevini yürüttükten sonra MED Menkul Değerler A.Ş.'ni kurdu ve borsada aracı kurum olarak çalışmaya başladı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- DAMAT FERİT PAŞA YALISI :
( Baltalimanı sınırları içinde ve Baltalimanı sahil sarayının yanında, deniz kenarındadır. Bina 1860 - 1870 yılları arasında inşâ edilmiş olup Damat Ferit Paşa tarafından kullanıldı. Bu yalıya Baltalimanı Sahilsarayının "Paşa Dairesi" de denilmektedir. Yalı Cumhuriyetin ilk yıllarında bir süre boş tutuldu. Bilahare yalı Kemik ve Mafsal Veremi Hastanesine sonra da İ.Ü. Fen Fakültesi Hidroloji Enstitüsüne tahsis edildi. Halen İ.Ü. Kültür ve Eğitim Merkezi olarak kullanılmaktadır. )
- DAMGALAMAK ile DAMGALANMAK ile DAMGALATMAK ile DAMGALANABİLMEK ile DAMGALAYABİLMEK ile DAMGA ile DAMGACI/LIK ile DAMGALI ile DAMGASIZ ile DAMGA PULU ile DAMGA HARCI ile DAMGA VERGİSİ
- DAMITMAK ile DAMITMA ile DAMITILMIŞ ile DAMITILMIŞ SU ile DAMITICI ile İÇKİ FABRİKASI
( DISTILL vs. DISTILLATION vs. DISTILLED vs. DISTILLED WATER vs. DISTILLER vs. DISTILLERY )
( تقطير کردن ile عرق گرفتن از ile عصارهگيري ile تقطير ile شيرهکشي ile عرقکشي ile مقطر ile چکيده ile آب مقطر ile عرق کش ile تقطير کننده ile شيرک چي ile شيرک خانه ile رسومات )
( TAGHATYR KARDAN ile ARAGH GARAFTAN AZ ile ASAREAGYRY ile TAGHATYR ile SHYRECKESHY ile ARAGHAKESHY ile MOGHATAR ile CHAKYDAH ile AB MOGHATAR ile ARAGH KESH ile TAGHATYR KONANDEH ile شيرک چي ile SHYRAK KHANEH ile RESOMAT )
- KATRE[Osm.] / DROP[İng.] / GOUTTE[Fr.] / TROPFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMLA
- DAMLAMAK ile DAMLATMAK ile DAMLATILMAK ile DAMLATABİLMEK ile DAMLATIVERMEK ile DAMLAYABİLMEK ile DAMLAYIVERMEK ile DAMLA/LIK ile DAMLA TAŞ ile DAMLA TAŞI ile DAMLA DAMLA ile DAMLA SAKIZI ile DAMLA HASTALIĞI
- DAMLAYA DAMLAYA GÖL OLUR ile/ve/||/<> TAŞI DELEN, SUYUN GÜCÜ DEĞİL DAMLALARIN SÜREKLİLİĞİDİR ile/ve/||/<> TAŞIMA SU İLE DEĞİRMEN DÖNMEZ
- DROPPING MERCURY ELECTRODE[İng.] / DAMLAYAN CIVA ELEKTRODU[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMLAYAN CIVA ELEKTRODU
- ...'DAN:
BERİ ile İTİBAREN
- ...DAN ÖNCE ile/ve/değil ... YANISIRA
- ...DAN ŞÜPHE ETMEK ile ...NIN UZAK GELMESİ
- DANA[Ar. IJL] ile DANA ile DÂNÂ[Fars.]
( İneğin, sütten kesildikten sonra bir yaşına kadar olan yavrusu. İLE Vakıf ve hayır için yapılan sadaka ya da benzerleri. | Terketme, bırakma. İLE Bilen. )
- DANA ile DANE ile DANG ile DANK ile DANS ile DANACI ile DANSLI ile DANSÇI/LIK ile DAN DAN ile DAN DUN ile DANSSIZ ile DANA ETİ ile DANA DERİSİ ile DANS SALONU ile DANA HUMMASI
- DANA ile/||/<> SİLA ile/||/<> KSANTİ ile/||/<> VİRYA
( Vakıf ya da hayır uğruna yapılan sadaka. Terketme, bırakma. @@ Safiyet, ahlâklılık, erdem. Normlar. @@ Kaçınma, tahammül, sabır. @@ Şevk. )
- DANAAYAĞI ile DANABURNU ile DANAKIRANOTU
( Yılanyastığıgillerden, yaprakları lekeli bir bitki. İLE Toprak içinde yaşayıp bitkilere, köklerini keserek zarar veren bir böcek, kökkurdu. | Aslanağzı çiçeği. İLE Salepgillerden, bataklık yerlerde yetişen bir bitki. )
( ARUM cum GRYILOTALPA cum EPIPACTIS )
- DANCE :/yerine DANS ETMEK
- DANDRUFF vs. BRAN
- DANGALAK/LIK ile ÂCİZ/LİK
- DANIEL CELL[İng.] ile/değil/yerine/= DANİELL GÖZESİ/HÜCRESİ
- DANIELL CELL[İng.] / PILE DE DANIELL[Fr.] / DANIELL-ZELLE/ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DANİELL PİLİ
- DÂNİK[Ar.] ile DÂNG[Fars.]
( Mangır, para. | Bir dirhemin dörtte biri. İLE Bir dirhemin altıda biri. )
- DANS EDELİM! ve/||/<> ŞARKI SÖYLEYELİM! ve/||/<> SEVELİM! ve/||/<> YAŞAYALIM!
( Hiçkimse izlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiçkimse dinlemiyormuş gibi. VE/||/<> Hiç incinmemiş gibi. VE/||/<> Dünya, cennetmiş gibi. )
- DANS ETMELİ!
- DANS:
YATAY İSTEK ve/||/<>/> DİKEY ANLATIM
- DANS-DANSÇI ile/ve/||/<> DANSÇI-DANS
( Var-yok. İLE/VE/||/<> Var-yok. )
- DANS ile/ve/<> BALE
( Dans, kendinden emin olmayan, ne istediğini bilmeyen kişinin yapacağı iş değildir. )
( Dans Tarihçeleri )
( DANCE vs./and/<> BALLET )
( SİVA: Samoa Adası [Polinezya Adaları] yerlilerinin dansı. )
- DANS = DANCE[İng.] = DANSER[Fr.] = TANZEN[Alm.] = BALLARE[İt.] = BAILAR/DANZAR[İsp.]
- DANS ile DANS EĞİTMENİ ile DANSÇI ile DANS
( DANCE vs. DANCE INSTRUCTOR vs. DANCER vs. DANCING )
( پايکوبيدن ile رقص ile رقصيدن ile رقاصي کردن ile رقص کردن ile مربي رقص ile رقاص ile رقصنده ile دست افشاني ile رقاصي )
( PAYKUBYDAN ile RAQS ile RAQSYDAN ile RAGHASY KARDAN ile RAQS KARDAN ile MARBY RAQS ile RAGHAS ile RAQSANDEH ile DAST AFSHANY ile رقاصي )
- DANS ile FOKSTROT
( ... İLE Dört tempolu bir dans. )
- DANS ile HABANERA
( ... İLE Çok kıvrak bir Küba dansı. | Bu dansın müziği. )
- DANS ile HULA
- DANS ile JIG
( ... İLE İrlanda ve İskoçya'ya özgü, hareketli bir dans türü. )
- DANS ile KADRİL[Fr. < QUADRILLE]
( Fransız kökenli bir dans. | Bu dansın müziği. )
- DANS ile KALİPSO
( ... İLE Jamaika'dan yayılmış iki zamanlı bir dans. | Bu dansın müziği. )
- DANS ile KANKAN
( ... İLE Kadınların oynadığı hareketli bir Fransız dansı. )
- DANS ile KAZASKA[Rusça]
( ... İLE Kaynağı Kafkasya olan ve hızlı oynanılan bir halk dansı. | Bu dansın müziği. )
- DANS ile MAZURKA[Slavca]
( ... İLE Polonya kökenli bir dans. | Bu dansın müziği. )
- DANS ile/ve/değil/<> OHYOKHAI
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Yakutlar'a özgü bir Şaman uygulaması.
[Ohuokay ustasının çevresine toplanan halk, el ele tutuşarak büyük bir çember oluşturuyor ve ustanın sözlerini tekrarlayarak, hafif hafif öne ve arkaya eğilerek hareket edip güneşin doğduğu yönden, battığı yöne doğru dönerler.]
[Bu uygulamaya özgü, belirli bir müziği bulunmamaktadır.] )
- DANS ile SALON DANSLARI
( ... İLE Aşk, tutku ve estetiğin müzik ile harmanlanmasıyla ortaya çıkan salon dansları, bazen bir başkaldırı, bazense duyguların dışa vurumu olarak bilinir. En genel ifade ile de Batı Avrupa'da ve Amerika'da, çiftler tarafından yapılan her türlü dans olarak tanımlanır.
Salon danslarının tarihi, XVIII. yüzyıla kadar uzanır. Tarihsel gelişimine bakıldığında, XVIII. yüzyılın sonlarında, XIX. yüzyılın başlarında, İngiltere'deki soyluların katıldığı balolarda ortaya çıkan bir dans türüdür. Takvimler 1920'li yılları gösterdiğinde ise balo salonları dışında, halk tarafından da öğrenilmeye başlanan salon dansları, zamanla daha popüler bir hâl alır.
Bilinen en eski salon dansı ise Avrupa'da XVI. yüzyıl Fransa'sında ortaya çıkar fakat ahlâk dışı sayılarak yasaklanır. 1880'lerde, Buenos Aires'in kenar mahallelerinde doğmaya başlayan ve toplum tarafından kabulü epey zaman alan salon danslarının Amerika'da ortaya çıkışı ise XX. yüzyıla rastlar. Temeli, hafif tempoda kendi etrafında dönmeye dayalı olan bu danslar, yıllar geçtikçe giderek çeşitlenme gösterir ve bu çeşitlilik beraberinde, izleyenlere, farklı ritmlerin de yer aldığı görsel bir şölen sunar. 1900'lü yılların başında salon danslarına olan ilgi artar ve bu kapsamda 1904 yılından bu yana İngiltere'de hizmet veren Dans Öğretmenleri, İmparatorluk Derneği (ISTD) tarafından, 1924 yılında, dans fakülteleri kurulması düşüncesi geliştirilir ve yaşama geçirilir. Sayıları onikiyi bulan bu fakülteler aracılığıyla salon dansları meraklılarının, dans türlerine ait kavramları yakından tanımaları sağlanır. Ayrıca bu fakülteler sayesinde salon danslarının müzikleri, adımları ve tekniklerine yönelik olarak da belirli standartlar getirilir. Günümüzde, Avrupa'dan Asya'ya kadar uzanan bir coğrafyada, milyonlarca dansçı ve danssever, bu türün takipçileri olarak yaşamlarında, salon danslarına önemli bir yer ayırır. )
- DANS ile SİRTO[Yun.]
( ... İLE Türk müziğinde, bir oyun havası. | Bir tür halk dansı. )
- DANS ile/ve/||/<> TWIST[İng.]
( ... İLE/VE/||/<> 1961 yılında yaygınlık kazanan çok hızlı ritmi olan bir dans. | Bu dansın müziği. )
- DAR ile DARA ile DARP ile DARU ile DARI ile DARICA ile DAR AÇI ile DAR HAT ile DARASIZ ile DAR PAÇA ile DAR ÜNLÜ ile DARA DAR ile DAR BOĞAZ ile DAR VAKİT ile DAR ZAMAN ile DAR ARALIK ile DAR DARINA ile DAR KAFALI/LIK ile DAR GELİRLİ/LİK ile DAR GÖRÜŞLÜ/LÜK ile DARI DARINA
- DARA DÜŞMEK ile DÂRA GELMEK
( İdam edilmek, dâr ağacına gelmek. )
- TARE[İng.] / TARE[Fr.] / TARA[Alm.] ile/değil/yerine/= DARA
- DARÂ'AT[Ar.] ile ZÜLL[Ar.]
- DARALTILMIŞ OLAN ile ODAKLANILMIŞ OLAN
- DARB[Ar.] ile CİNS[Ar.]
- DARB ile/ve MUTTASIL
( İki harfi birbirine katmak. İLE/VE ... )
- DARB ile/ve PEKİŞTİRME
- PULSE DECAY TIME[İng.] / TEMPS DE DESCENTE D'IMPULSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBE DÜŞME SÜRESİ
- PULSE CODE MODULATION[İng.] / MODULATION PAR IMPULSIONS CODÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBE KOD KİPLEMESİ
- PULSCODEMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE KODU MODÜLASYONU
- PULSE CODE[İng.] / CODE D'IMPULSION[Fr.] / PULSCODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE KODU
- PULSE RISE TIME[İng.] / TEMPS DE MONTÉE D'IMPULSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSELME SÜRESİ
- PULSE-TIME MODULATION[İng.] / MODULATION D'IMPULSIONS DANS LE TEMPS[Fr.] / PULSZEITMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE ZAMAN KİPLEMESİ/MODÜLASYONU
- PULSATING CURRENT[İng.] / COURANT PUISÉ[Fr.] / PULSIERENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBELİ AKIM
- PULSED LIGHT[İng.] / LUMIÈRE PUISÉE[Fr.] / PULSIERTES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBELİ IŞIK
- DARE SOOF ile CESARET
( DARE SOOF vs. DARE )
( بمبارزه طلبيدن ile يارا بودن ile جرات کردن ile دره صوف )
( BAMBARZEH TALABYDAN ile YARA BODAN ile JARAT KARDAN ile DAREH SOF )
- DARE :/yerine CESARET ETMEK
- DÂREYN değil/yerine/= DÜNYA İLE ÂHİRET, İKİ ÂLEM
( )
- DARI DARINA
- DARI ile AKDARI
( Buğdaygillerden, tohumları, gerektiğinde buğday yerine besin olarak kullanılan, kuraklığa dayanıklı bir bitki. | Mısır. İLE Buğdaygillerden, bir yıllık ya da daha uzun yaşayabilen otsu bir bitki türü. )
( PANICUM cum PANICUM MILLACEUM )
- DARI ile/değil DARA
- DARI ile HİNTDARISI
( ... İLE Buğdaygillerden, doğu ülkelerinde ekilen, taneleri yenilen, darıya benzeyen bir bitki. )
( ... cum SORGHUM VULGARE )
- DARI / KARACADARISI
( Buğdaygillerden, hayvan yemi olarak kullanılan bir ot. )
- DARI ile KATALAN DARISI
- DARI ile SÜPÜRGE DARISI
( ... İLE Buğdaygillerden, sıcak bölgelerde yetişen ve çiçek saplarından süpürge yapılan, darıya benzeyen bir bitki. )
- DARK MATTER ile/||/<> DARK ENERGY
( Dark matter görülmeyen kütle etkisi yaparken İLE dark energy evrenin hızlanan genişlemesine neden olur )
( Formül: Λ-CDM model )
- DARK :/yerine KARANLIK
- DARR[Ar.] ile DARR[Ar.] ile DÂRR[Ar.]
( Sıkıntı, belâ. İLE Zarar. İLE Zararlı. )
- DARR[Ar.] ile DARRÂ'[Ar.]
- DARR[Ar.] ile DURR[Ar.]
- DARRÂ[Ar.] ile BE'SÂ'[Ar.]
- DARCY[İng.] / DARC[Fr.] / DARCY[Alm.] ile/değil/yerine/= DARSİ
- DAR'ÜL-HARB ile/değil/yerine/>< DAR'ÜL-İSLÂM
( Savaş. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Barış. )
- DARÜŞŞAFAKA SPOR KULÜBÜ :
( Darüşşafaka Derneğine bağlı olarak faaliyet gösteren Türkiye'nin bilhassa basketbol dalında en popüler kulüplerinden biridir. Yıllardan beri I. Türkiye Deplasmanlı Liginde yer almakta ve Türkiye'yi uluslararası yarışmalarda başarı ile temsil eden kulüplerimizden biridir. Darüşşafaka Okulu kampüsü içinde mükemmel tesislerinde faaliyet göstermekte, basketbol, voleybol, yüzme, hentbol, tenis ve karate dallarında yüzlerce sporcuya hizmet vermektedir. Değişik dallarda milli takım forması giymiş sporculara sahiptir. )
- DARÜŞŞİFA:
FATİH ile/ve/||/<> HASEKİ ile/ve/||/<> SÜLEYMANİYE ile/ve/||/<> ATİK VÂLİDE SULTAN ile/ve/||/<> SULTAN AHMED ile/ve/||/<> TOPKAPI SARAYI ENDERUN
- DARVAN ile/ve/<> SANÂ
( Sanâ'ya 2 fersah mesafede. [Yemen] )
- DARWIN'İN (")İSABETLİLİĞİ("):
ZİHİN İÇİN ile/değil GÖVDE İÇİN
- DÂS[Fars.] ile DÂSE[Fars.]
( Orak. İLE Orak. )
(1996'dan beri)