Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(20/120)


- BODRUM ile BODRUM KATI


- BODY :/yerine VÜCUT


- BADİ GARD[İng. < BODYGUARD] değil/yerine/= KORUMA


- BOETIUS NOTA YAZISI ve GREGORIUS NOTA YAZISI


- BOĞA GÜREŞİ ile BOĞA GÜREŞÇİSİ ile ŞAKRAK KUŞU

( BULLFIGHT vs. BULLFIGHTER vs. BULLFINCH )

( گاوبازي ile گاوباز ile سهره )

( GAVBAZY ile GAVBAZ ile SONPAREH )


- BOĞA ile/ve/||/<> EŞEK ile/ve/||/<> YILAN ile/ve/||/<> BİLGİSİZ/CAHİL

( [...'ya yaklaşma!]
Ön tarafından. İLE/VE/||/<> Arka tarafından. İLE/VE/||/<> Yanından. İLE/VE/||/<> Hiçbir tarafından. )


- BOĞA ile KÜLÇE ile SAÇMALIK

( BULL vs. BULLION vs. BULLSHIT )

( حرف مفت ile گاو نر ile گاو ile ثور ile نره گاو ile شمش ile زرشک )

( HARF MOFT ile GAV NAR ile GAV ile SOOR ile NAREH GAV ile SHMASH ile ZARSHK )


- BOĞA ile/değil KUTUZ


- BOĞABİLMEK ile BOĞAZLAMAK ile BOĞAZLANMAK ile BOĞAZLATMAK ile BOĞAZLAŞMAK ile BOĞAZLANABİLMEK ile BOĞAZLATABİLMEK ile BOĞAZLAYABİLMEK ile BOĞAZLAŞABİLMEK ile BOĞA/LIK ile BOĞAK ile BOĞAZ ile BOĞAZLI ile BOĞAZSIZ/LIK ile BOĞAN OTU ile BOĞA GÜREŞİ ile BOĞAZ DERDİ ile BOĞAZ KAVGASI ile BOĞA GÜREŞÇİSİ ile BOĞAZ MESELESİ ile BOĞAZ TOKLUĞUNA


- YAKLAŞMA!:
BOĞAYA ile/ve/||/<> EŞEĞE ile/ve/||/<> BİLGİSİZE/CAHİLE

( Önünden. VE/||/<> Arkasından. VE/||/<> Hiçbir yerinden. )


- BOAYILANI ile AĞAÇ BOAYILANI

( Güney Amerika'da yaşarlar. İLE Madagaskar'da yaşarlar. )

( BOA CONSTRICTOS cum ... )


- BOĞAZ ile/ve/değil EŞİK


- BOĞAZIN:
ANADOLU KIYISI ile/ve RUMELİ KIYISI

( [Karadeniz[PONTUS EUXINUS]'den Marmara[PROPONTIS]'ya, Kuzey'den Güney'e]
ANADOLU KIYISI:
* ANKYREION: YUMBURNU
* AMPELODES: KABAKOZ KOYU
* DIOS SACRA: POYRAZ LİMANI
* KORAKION, MOKADION: FİLBURNU
* KHELAI, OPHRU LIMEN: KEÇİLİLİMAN
* HIERON, YOROS: ANADOLU KAVAĞI
* ARGYRONION: MACARBURNU, YÛŞÂ TEPESİ
* DAPHNE: UMURYERİ
* MUKAPORIS: HÜNKÂR İSKELESİ
* AIETU RHYNKHOS: SERVİBURNU
* AMYKOS: BEYKOZ
* KATANGEION, EIRANAION: ÇUBUKLU
* PHRIKSU LIMEN, BORADION: KANLICA
* PHIELA, PHIALE: KÖRFEZ
* POTAMONION: ANADOLUHİSARI
* EKAHAI: KANDİLLİ
* LYKADION: VANİKÖY
* KIKONION, SOPHIANAI: ÇENGELKÖY
* RHOLZUSAI, STAUROS: BEYLERBEYİ
* DAMAIS: SALACAK
* ARKLA: KIZKULESİ

ile/ve

RUMELİ KIYISI:
* SYMPLEGADES, KYANEAI: ÖREKETAŞI
* PANION: RUMELİ FENERİ
* GYPOPOLIS: PAPAZBURNU
* LYKION LIMEN: HAMSİ LİMANI
* EPHESIATES: BÜYÜKLİMAN
* TIMAEA TURRIS: DENİZ FENERİ
* SERAPIEION, KATASKEPEI?: RUMELİ KAVAĞI
* MILTON: TELLİ TABYA
* SKLETRINAS: SARIYER
* SIMAS: MESARBURNU
* BATHYKOLPOSKALOSAGROS: BÜYÜKDERE
* KLEIDES: KİREÇBURNU
* PHARMAKIAS, THERAPEIA: TARABYA
* PITHEKU LIMEN: KALENDER
* KOMARODES: YENİKÖY
* LASTHENES, SOSTHENION: İSTİNYE
* KYPARODES: EMİRGÂN
* GYNAKION LIMEN, PHONEAS: BALTALİMANI
* RHOODES: ŞEYTANBURNU
* HERMAION, PYRRIAS: RUMELİHİSARI
* KHELAI, PHILEMPORON: BEBEK
* HESTIA, ANAPLUS: ARNAVUTKÖY
* KALAMOS, TARASION: KURUÇEŞME
* KLEIDION: DEFTERDARBURNU
* ARKHEION, ARSABERU: ORTAKÖY
* IASONIAN, DIPLOKIONION: BEŞİKTAŞ
* PENTEKONTORIKON: DOLMABAHÇE
* THERMASTIS, BUTHARION: KABATAŞ
* PALINORMIKON: FINDIKLI
* AIANTEION: SALIPAZARI
* METOPEN, ARGYROPOLIS: TOPHANE )


- BOĞMAK ile BOĞMACA ile BOĞMAKLI ile BOĞMACALI ile BOĞMA RAKI ile BOĞMAKLI KUŞ


- BLACK DAMP[İng.] / MOFETTE, ANHYDRIDE CARBONIQUE[Fr.] / NACHSCHWADEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOĞUCU GAZ


- BOĞULMALARDA:
DİL KÖKÜNÜN GERİYE KAYMASI[BAYILMA VE BİLİNÇ KAYBI SONUCU] ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA SIVI DOLMASI ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA YABANCI NESNE KAÇMASI ile/ve/||/<> ASILMA ile/ve/||/<> AKCİĞERLERİN ZEDELENMESİ ile/ve/||/<> GAZLA ZEHİRLENME ile/ve/||/<> SUDA

( Gövdedeki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma oluşmasıdır.
[Belirtileri]
- Soluk almada güçlük.
- Gürültülü, hızlı ve derin solunum.
- Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme.
- Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma.
- Genel sıkıntı hali, yanıtlarda isabetsizlik ve kararsızlık.
- Bayılma. )

( [İlk yardım.]
- Boğulma nedeni ortadan kaldırılır.
- Bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın yaşamsal bulguları değerlendirilir.
- Temel yaşam desteği sağlanır.
- Derhal tıbbî yardım istenir[112]
- Yaşam bulguları izlenir. )

( [Suda Boğulmalar]
- Suda boğulmalarda, soluk borusu girişi kasıldığından dolayı, çok az miktarda su, akciğerlere girer.
- Özellikle soğuk havalarda, 20-30 dakika geçse bile yapay solunum ve kalp masajına başlanmalıdır.
- Suya atlama sırasında, genel gövde yaralanması/omurga kırıkları olabileceği öngörülerek, başın, çok fazla geriye itilmemesi gerekmektedir.
- İlk yardımcı yalnız ise 112 aranırken temel yaşam desteğindeki sıralamaya uygun olarak aramalıdır. )


- BOĞUMLU GÖVDE = SÂK-I UCZÎ = TIGE NOUEUSE


- BOHR KURAMI ile (BOHR) BREIT WIGNER ile (BOHR) SOMMERFELD KURAMI/ATOM MODELİ ile BOHR VAN LEEUWEN KURAMI ile BOHR WHEELER KURAMI ile BOHR MANYETONU ile (BOHR) KARŞILIKLILIK/UYUMLULUK İLKESİ/KURAMI

( Bir atomda, elektronların, çekirdek etrafında, belirli ve kesikli dairesel yörüngelerde hareket ettiğini ve elektromanyetik ışın soğurulması ve yayınlanmasının, ancak, elektronun izinli enerji düzeyleri arasındaki geçişe karşılık geldiğini ileri süren atom modeli kuramı.
İLE
Breit Wigner formülünden üretilen, çekirdek tepkimeleriyle ilgili kuram.
İLE
Elektronların, Rutherford ve Bohr atom modellerinde ileri sürdüğü gibi, dairesel yörüngelerde değil eliptik yörüngelerde hareket ettiği varsayımına göre yer vektörü ¯r ve 0 açısına bağlı olarak, nr ve nθ radyal ve azimütal kuvantum sayıları olmak üzere [ƒpθ dθ = nθh → pθ = nθh ve ƒpr dr = nrh → pr = nrh] iki yeni kuvantlaştırma koşulu ileri süren model. [Burada, p: momentum; h: Dirac sabitidir.]
İLE
Manyetizmanın, bir kuvantum olayı olduğu ve klasik fizik sınırları içinde kalınarak anlaşılamayacağını ileri süren kuram.
İLE
Sıvı damlası modeline göre, yüzey geriliminden dolayı sıkıştırılamaz ve düzgün yüklü olduğunu varsayarak, çekirdeğin bölünmeye karşı kararlılığını hesaba katan kuram.
İLE
Elektronun manyetik momentinin, yörüngesel açısal momentumunun en yüksek değeri L = l.h ve l = 1 için μβ = e . h / 4Πm = 9.274 x 10¯24 A . m² ile verilen değeri. [Burada, h: Planck sabiti; e: elektron yükü ve m: kütlesidir.]
İLE
Mikroskobik sistemleri açıklayan kuvantum mekaniği ilkeleri, makroskobik sistemlere uygulandığında da zorunlu olarak aynı sonuçları verir. | Toplam değerleri Q1 ve Q2 olan yük dağılımlarının, uzayın herhangi bir noktasında oluşturdukları potansiyeller, sırasıyla, U1 ve U2 ise Q1 x U2 = Q2xU1 'dir. | Sınır yüzeyleriyle çevrili bir akışkan sisteminde, yüzeylere dik v1 ve v2 hız bileşenlerinden kaynaklanan basınçlar, sırasıyla P1, P2 ise tüm yüzeyler üzerinden Σv1x P2 - v2 x P1 = 0 'dır. )


- BOHR NAZARİYESİ[Osm.] / BOHR THEORY[İng.] / THÉORIE DE BOHR[Fr.] / BOHRSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR KURAMI


- BOHR MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON DE BOHR[Fr.] / BOHRSCHEN MAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR MANYETONU


- BOHR MODELİ İLE ORBİTAL MODELİ İLE BULUT MODELİ ile/||/<> ATOM MODELLERİ

( Atomun tarihsel gelişimde farklı temsilleri: yörünge, orbital ve olasılık bulutu. )

( Formül: E = -13.6/n² eV (Bohr) )

( Niels Bohr tarafından 1913 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1885-1962) (Ülke: Danimarka) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Bohr atom modeli, kuantum mekaniği, tamamlayıcılık ilkesi. Oğlu Aage Bohr da 1975 Nobel Fizik Ödülü sahibi.) (Nobel: 1922) )


- BOHR MODELİ ile/||/<> KUANTUM MODELİ

( Bohr belirli yörüngeler, kuantum modeli olasılık bulutlarıdır. )

( Formül: L = nħ İLE ψ_nlm )

( Niels Bohr tarafından 1913 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1885-1962) (Ülke: Danimarka) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Bohr atom modeli, kuantum mekaniği, tamamlayıcılık ilkesi. Oğlu Aage Bohr da 1975 Nobel Fizik Ödülü sahibi.) (Nobel: 1922) )


- BOHR-VAN LEEUWEN NAZARİYESİ[Osm.] / BOHR-VAN LEEUWEN THEORY[İng.] / THÉORIE DE BOHR-VAN LEEUWEN[Fr.] / BOHR-VAN LEEUWEN-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR-VAN LEEUWEN KURAMI


- BOHR-WHEELER NAZARİYESİ[Osm.] / BOHR-WHEELER THEORY[İng.] / THÉORIE DE BOHR-WHEELER[Fr.] / BOHR-WHEELERSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR-WHEELER KURAMI


- BOHR NİSF-İ KUTRU[Osm.] / BOHR RADIUS[İng.] / BOHRSCHER RADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR YARIÇAPI


- BOHR YARIÇAPI ile BOHR YÖRÜNGESİ

( [Bohr kuramında] Hidrojen atomunun temel seviye[taban enerji seviyesi] yörüngesinin yarıçapı. İLE Bir hidrojen atomunda, çekirdeğin çekim alanında dolanan bir elektronun izlediği kapalı yörünge. )


- BOHR MEDÂRI[Osm.] / BOHR ORBIT[İng.] / ORBITE DE BOHR[Fr.] / BOHRSCHE BAHN, BOHRSCHER ORBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR YÖRÜNGESİ


- BÖK ile BÖKE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Aşık oyununda, aşığın sırtının[daha enli olan yüzlerden çukur olan tarafının] yukarı gelmesi. İLE Büyük yılan. | Ejderha. )


- BOK ile BOKS ile BOK PÜSÜR ile BOK BÖCEĞİ ile BOKU BOKUNA


- BÖKE -ile

( Kahraman, güçlü kişi. | Ulusal ya da uluslararası bir yarışmada ilk dereceyi alan, birinci olan, şampiyon. )


- BOKS ile BOKS ELDİVENİ

( BOXING vs. BOXING GLOVE )

( بوکس ile مشتزني ile مشت بازي ile دستکش بوکس )

( BOX ile MOSHTEZANY ile MOSHT BAZY ile DASTKESH BOX )


- BOKUNDA BONCUK ARAMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> "KILI KIRK YARMAK"


- BOL = BEYAZ (LEKE/BACAK)
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( BOL AT: Beyaz bacaklı at. )


- BOL ile BOLU ile BOLİÇE ile BOLULU/LUK ile BOL BOL ile BOL PAÇA ile BOL KEPÇE ile BOL BOLAMAT ile BOL BULAMAÇ ile BOL KESEDEN ile BOL KEPÇEDEN


- BOL- ile/||/<> -CERN

( Parça. İLE/||/<> Ayrı. )


- BOLD[İng.] değil/yerine/= KOYU/KALIN


- BÖLEBİLMEK ile BÖLE ile BÖLEN


- DOMAIN[İng.] / DOMAINE[Fr.] / ZONE[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLGE, ALAN


- ZONENGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLGE HIZI


- BÖLGELERİNE GÖRE ile/ve KONULARINA GÖRE ile/ve TEKNİK YAPILARINA GÖRE ile/ve İCRADA KULLANILIŞ TÜRÜNE GÖRE


- BÖLME ile/||/<> MOD ALMA

( Bölme bölüm verir, mod kalan verir )

( Formül: a÷b = q İLE a mod b = r İLE a = bq + r )


- TAKSİM[Osm.] / DIVIDED BY[İng.] / DIVIDIERT DURCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜ


- BÖLÜM ile BENT[Fars.]

( ... İLE Bağ, râbıta. | Yasa maddesi. | Kitaplarda, kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. | Suyu biriktirmek için önüne yapılan set, büğet. | Gazete yazısı. | Yaz. )


- ...:
"BÖLÜMÜ" ile/ve/||/<> ... "YANI"


- BÖLÜNMEK ile BÖLÜŞMEK ile BÖLÜMLEMEK ile BÖLÜMLENMEK ile BÖLÜNEBİLMEK ile BÖLÜŞEBİLMEK ile BÖLÜŞÜVERMEK ile BÖLÜMLENDİRMEK ile BÖLÜ ile BÖLÜK ile BÖLÜM/LÜK ile BÖLÜT ile BÖLÜŞ ile BÖLÜCÜ/LÜK ile BÖLÜMLÜ ile BÖLÜTLÜ ile BÖLÜMSEL ile BÖLÜTSÜZ ile BÖLÜTLENME ile BÖLÜK BÖLÜK ile BÖLÜK PÖRÇÜK ile BÖLÜM BAŞKANI


- BOLUŞ ile ÖĞÜT (VERMEK)
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sözlü [konuşarak yapılan] yardım. )


- BOMB :/yerine BOMBA


- BOMB CALORIMETER[İng.] / BOMBE CALORIMÉTRIQUE[Fr.] / KALORIMETRISCHE BOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOMBA KALORİMETRESİ


- BOMBELENMEK ile BOMBELENEBİLMEK ile BOMBE ile BOMBELİ ile BOMBESİZ ile BOMBE BEZİ


- BOME DERECESİ

( Derişimi ifade etmek için kullanılan kuramsal bir terim. Teknikte derişimi ölçme özel bomemetrelerle yapılır. Bome derecesiyle verilen çözeltilerin yüzdelerine geçmek için matematiksel bir bağıntı yoktur.
[ DERİŞİM: Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. | Bir karışımın, çözeltinin ya da bir maddenin belirli bir kütle ya da hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. ] )


- BAUMÉ SCALE[İng.] / ÉCHELLE BAUMÉ[Fr.] / BAUMÉ-SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= BOME DERECESİ


- BONCUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNCİ

( İnciyi kuyumcuya götürmek gerek, semerciye götürürsen takar bir yere, boncuk diye. )

( ... ile LÜ'LÜ', DÜRR )

( BEAD vs. PEARL )


- BOND NUMBER[İng.] / NOMBRE DE BOND[Fr.] / BOND-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BOND SAYISI


- BOND :/yerine BAĞ


- BONE :/yerine KEMİK


- BÖNG/BÖN ile/ve/||/<>/< ŞABANG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- [not] BOOK vs. WORK

( WORK instead of BOOK )


- BOOK :/yerine KİTAP


- BOOM :/yerine PATLAMA


- BOOT :/yerine BOT


- BORON CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DU BORE[Fr.] / BOR-KAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= BOR ODASI


- BORON COUNTER[İng.] / COMPTEUR AU BORE[Fr.] / BORZHÄHER[Alm.] ile/değil/yerine/= BOR SAYACI


- BORON[İng.] / BORE[Fr.] / BOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BOR


- BORA'NIN ile BORAN'IN

( Bora adlı kişinin ... İLE Sert yel, şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayının. )


- BORAN-IN ile BORA'NIN

( Yel/in. @@ Bora adlı kişinin ... )


- BORAZAN ile BORAZANCI/LIK ile BORAZAN KUŞU


- BORÇ ALMAK/ALAN ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> EMİR ALMAK/ALAN


- BORÇ ALMAK ile FAİZLE BORÇ ALMAK ile ÖDÜNÇ ALINMIŞ ile BORÇLU ile BORÇLANMA

( BORROW vs. BORROW ON INTEREST vs. BORROWED vs. BORROWER vs. BORROWING )

( عاريه گرفتن ile به امانت گرفتن ile قرض کردن ile تنزيل کردن ile عاريتي ile وام گير ile استقراض ile عاريه )

( ARYYEH GARAFTAN ile BAH EMANT GARAFTAN ile GHARZ KARDAN ile TANZYLE KARDAN ile عاريتي ile VAM GYR ile ESTEGHARAZ ile ARYYEH )


- BORÇ-HARÇ (İŞİNİ HALLETMEK)


- BORÇ PARA:
KENDİ ile/ve/değil ZAMAN

( Verilen ve alınacak borç para, paranın kendi değil kişiye kazandıracağı zamandır. Verilecek paranın oranına göre düşünülmemelidir! )


- BORÇ ile ALACAK

( GARÎM[çoğ. GUREMÂ], DÂİN[Ar. < DEYN | DÜYÛN(çoğulu): Borçlar. ]: Alacaklı. )

( DEBT vs. THE CREDIT )


- BORÇ ile BORÇ/BORŞ

( Ödenmesi gerekli para ya da başka bir şey. | Birine yönelik bir şeyi yerine getirme gerekliliği. İLE Pancar, lahana vb. konularak yapılan sebze çorbası. )


- BORÇ ile BORÇ ÖDEMESİ ile BORÇLU ile BORÇLAR

( DEBT vs. DEBT SETTLEMENT vs. DEBTOR vs. DEBTS )

( دين ile بدهکاري ile بدهي ile انجام دين ile اداي دين ile وامدار ile دين دار ile مديون ile بدهکار ile ذمه دار ile ستون بدهکار ile ديون )

( DYNE ile BADEHKARY ile BADEHY ile ENJAM DYNE ile EDAY DYNE ile VAMDAR ile DYNE DAR ile MADYVAN ile BADEHKAR ile ZEMEH DAR ile SETON BADEHKAR ile DYVAN )


- BORÇ ile/ve/değil/yerine "EMÂNET"


- BORÇ ile KARZ-I HASEN

( ... İLE Faizsiz verilen borç. )

( MUHÎL: İhale eden, havale eden. | Borcunu başkasının borcuna nakleden. )

( MUKRİZ[< KARZ]: Borç/ödünç veren. )


- BORÇ ile KREDİ

( DEBT vs. CREDIT )


- BORÇ ile MİNNETTARLIK

( DEBT vs. GRATEFULNESS )

( ... cum GRATIA SEU GRATITUDO )


- BORÇ ile/değil/yerine ÖDEME/İTA[Ar.]

( DEYN[çoğ. DÜYUN] ile/değil/yerine VEFÂ )

( [not] DEBT vs./but LOYALTY
LOYALTY instead of DEBT )


- BORCUNU ÖDE(YE)MEMEYE:
"BAHANE" değil/yerine/>< ÇARE

( Onursuz kişinin "davranışı". DEĞİL/YERİNE/>< Onurlu kişinin tutumu. )


- BORD SINAVI/BOARD EXAMINATION değil/yerine/= YETERLİK SINAVI


- BORDALAMAK ile BORDA ile BORDA AĞI ile BORDA BOTU ile BORDA ATIŞI ile BORDA HATTI ile BORDA ZIRHI ile BORDA FENERLERİ ile BORDA KAPLAMASI


- SINIRDA/BORDERLINE ile BIPOLAR

( )


- BORDÜR[Fr. < BORDURE] değil/yerine/= KENARTAŞI


- (not BORED) GET/GOT BORED WITH


- BÖRİ ile/ve/||/<> BÖRK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kurt. İLE Başlık. )


- ASİT BORİK[Osm.] / BORIC ACID[İng.] / ACID BORIQUE[Fr.] / BORSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORİK ASİT


- BORİK ile BORİKLİ ile BORİK ASİT


- BÖRK değil/yerine/= KALPAK[Tataristan'da]


- BORON THERMOPILE[İng.] / THERMOPILE AU BORE[Fr.] / BOROTHERMOSAÜLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORLU ISIL PİL


- BORSCHES 10 ISOTOP[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN 10 İZOTOPU


- BORN-HABER CYCLE[İng.] / CYCLE DE BORN-HABER[Fr.] / BORN-HABER-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN-HABER ÇEVRİMİ


- BORN-İNFELD NAZARİYESİ[Osm.] / BORN-INFELD THEORY[İng.] / THÉORIE DE BORN-INFELD[Fr.] / BORN-INFELD-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN-INFELD KURAMI


- BORN-MAYER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE BORN-MAYER[Fr.] / BORN-MAYER-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN-MAYER YÖNTEMİ


- BORN-OPPENHEIMER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE BORN-OPPENHEIMER[Fr.] ile/değil/yerine/= BORN-OPPENHEİMER YÖNTEMİ


- BORN-VON KÁRMÁN THEORY[İng.] / THÉORIE DE BORN-VON KÁRMÁN[Fr.] ile/değil/yerine/= BORN-VON KÁRMÁN KURAMI


- BORN METHOD[İng.] / MÉTHODE DE BORN[Fr.] / BORN-METHODE, BORN-OPPENHEIMER-METHODE, BORN-VON KÁRMÁN-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN YÖNTEMİ


- BORN :/yerine DOĞMAK


- BORNEO ve/<> KİNABALU TEPESİ

( Borneo Adası'nın en yüksek tepesi, 4101 m. yüksekliğiyle, Sabah eyalatinin başkenti olan Kota Kinabalu kentindedir. )


- BORROW vs. LEND


- BORSA AŞAĞISI TRAFO YANI YENİ PARK :

( Reşitpaşa Mahallesindedir. 400,00 m²lik bir alan üzerindedir. 80,00 m²lik yeşil alanı bulunmaktadır. )


- BORSA İŞLEMLERİNDE:
KALDIRAÇLI ile/değil/yerine SPOT


- BORSADA:
BOĞA ile/>< AYI


- BORU, ODUN BORUSU = Vİ'Â = VAISSEAU


- BORU ile/||/<> BARBAKAN BORUSU


- BORU ile/ve/değil/yerine/||/<> HORTUM


- BORU ile/ve/||/<> RAKOR[Fr.]

( ... İLE/VE/||/<> Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bağlantı parçası. )


- BORU ile/değil/yerine/>< SORU


- BORULAR, ODUN BORULARI = EV'İYE = VAISSEAUX


- BÖRÜ/SİRHAN, DÎDÂN[< DÛD]/NEMF, ŞUFEYRE/ŞÜFEYRE, ÜŞBE[Ar.] / NYMPH[İng.] / NYMPHE[Fr.]: KURT | KURTÇUK -<


- EMPTY BAND[İng.] / BANDE INOCCUPÉE[Fr.] / LEERES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞ BANT


- BOŞ KİŞİ ile/değil/yerine NİTELİKLİ KİŞİ

( Kişiyle uğraşır. İLE/DEĞİL/YERİNE İşiyle uğraşır. )


- Boş konuştuğun için SUS!!!


- BOŞ SANDALYE ile/ve/||/<> ÇİFT SANDALYE


- LEERER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞ UZAY


- BOŞ ZAMAN değil BOŞA GEÇEN ZAMAN


- BOŞ ZAMANINDA GÖRÜŞMEK ile/değil GÖRÜŞMEK İÇİN ÖZEL ZAMAN YARATMAK


- BOŞ ZAMANLARINDA SENİNLE KONUŞANLAR
ile/değil/yerine/><
SENİNLE KONUŞMAK İÇİN ZAMAN AYIRANLAR


- BOŞA GİDEN ile/ve/||/<> BOŞA GÖTÜREN


- BOŞA GİTME" ile "GÜMBÜRTÜYE GİTME"


- Boşa konuşmadan isabetli KONUŞ!!!


- BOŞA KOYSAN DOLMUYOR, DOLUYA KOYSAN OLMUYOR ile AŞAĞI TÜKÜRSEN SAKAL, YUKARI TÜKÜRSEN BIYIK


- BOŞA ile/ve/değil/||/<>/< BOŞUNA


- DISCHARGE LAMP[İng.] ile/değil/yerine/= BOŞALMA LAMBASI


- DISCHARGE TUBE[İng.] / TUBE À DÉCHARGE[Fr.] / ENTLADUNGSSCHLAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞALMA TÜPÜ


- Boşalmak için KONUŞ!!!


- Boşaltmak için KONUŞ!!!


- BOŞAMAK ile BOŞ ile BOŞ BOŞ ile BOŞ LAF ile BOŞ KÜME ile BOŞ YERE ile BOŞ İNANÇ ile BOŞ KAFALI/LIK ile BOŞ KAĞIDI ile BOŞU BOŞUNA


- BOSE-EINSTEIN STATISTICS[İng.] / STATISTIQUE DE BOSE-EINSTEIN[Fr.] / BOSE-EINSTEIN-STATISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BOSE-EİNSTEİN İSTATİSTİĞİ


- BOSE-EİNSTEİN TEKÂSÜFÜ[Osm.] / BOSE-EINSTEIN CONDENSATION[İng.] / CONDENSATION DE BOSE-EINSTEIN[Fr.] / BOSE-EINSTEIN KONDENSIEREN, BOSE-EINSTEIN-KONDENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BOSE-EİNSTEİN YOĞUNLAŞMASI


- BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞMASI ile/ve/||/<>/> SIVI ile/ve/||/<>/> KATI ile/ve/||/<>/> GAZ ile/ve/||/<>/> PLAZMA

( SU: Parçacıklardan daha da yüksek miktarda enerji çıkardığımızda, olanaklı minimum enerji seviyesi.[Tüm parçacıkların hepsi bir bütün gibi, tamamen aynı yöne doğru "büyük bir dalga" halinde hareket eder.][Mutlak sıfır derecesine çok çok yakın derecelerde soğutulan atom topluluğudur.[mutlak sıfır = 0 Kelvin ya da −273,15°C'dir]. Mutlak sıfır civarında, parçacıklar, aynı enerji seviyesine düşerek kümeleşmeye başlarlar. Kafasına buyruk ve bireysel hareket eden parçacıklar yoktur; hepsi "aynı" kimliğe bürünmüşlerdir ve bir küme durumunda "tek bir atommuşçasına" hareket etmeye başlar.] İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> 0 derecede.[Buz] İLE/VE/||/<>/> 100 derecede.[Buhar] İLE/VE/||/<>/> Nesnenin aşırı ısınması sonucu, iyonların ve elektronların serbestçe dolaşabildiği durum. )

( )

( )

( )

( )


- BOSE GAS[İng.] / GAZ DE BOSE[Fr.] / BOSE-GAS, BOSESCHES GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= BOSE GAZI


- BOSE İLE FERMİ İLE ANYON ile/||/<> KUANTUM İSTATİSTİK PARÇACIKLAR

( Farklı spin istatistiğine uyan parçacıklar. )

( Formül: ψ(1 ile2) = ±ψ(2 ile1) )


- BÖŞGEL[HAKANÎ] ile/= İNCE EKMEK/PİDE/YUFKA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yufka, pide gibi ince ekmek. İLE Ekmek. )


- HOLE[İng.] / VIDE[Fr.] / ZWISCHENRAUM, LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞLUK, DEŞİK


- BOŞLUK ile BOŞ BANT ile BOŞ AYET

( BLANK vs. BLANK TAPE vs. BLANK VERSE )

( ننوشته ile نانوشته ile سفيد ile نوار نانوشته ile شعر سپيد ile شعر منثور )

( NANUSHTEH ile NANUSHTEH ile SEFYD ile NAVAR NANUSHTEH ile SHER SEPYD ile SHER MONSUR )


- BOŞLUK ile DÜZ UZAY

( CAVITY vs. FLAT SPACE )


- BOŞLUK ile/ve/değil EŞİK


- BOŞLUK ile/ve/<> VAR OLAN/VARLIK


- BOSS :/yerine PATRON


- BOŞU BOŞUNA (YAPMAK, EYLEMEK)


- BOTH :/yerine HER İKİSİ


- BOTTLE :/yerine ŞİŞE


- BOTTOM-UP İLE TOP-DOWN İLE SELF-ASSEMBLY ile/||/<> NANO SENTEZ

( Nanomalzeme üretim stratejileri. )

( Formül: d = 2-100 nm )


- BOTU ile/ve/||/<>/> TİTİR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dişi deve. İLE Deve yavrusu. )


- BOWL :/yerine KASE


- BOX :/yerine KUTU


- BOY ile/ve KARAKTERİSTİK UZUNLUK

( The NCD Risk Faktörü Birliği'nin 'Yetişkin İnsanda Boy Uzunluğu Trendlerinin 100 Yılı' adlı araştırması, bir ülkede, belirli bir zamanda, bireylerin boy ortalamalarının ne olduğunu ve 100 yıl içinde bu rakamların nasıl değiştiğini ortaya çıkarmayı hedefliyor. XX. yüzyılın sonunda, en uzun erkekler [ortalama 183 cm. boy uzunluğuyla] Hollanda'da doğdu. En kısa kadınlar ise [ortalama 140 cm. boy uzunluğuyla] Guatemala'da doğdu. 1896'da en kısa ve en uzun boylu memleketlerin arasındaki fark (hem kadın, hem erkekte) 20 cm. olarak kaydedildi. Bu, yeterli beslenme ve hastalıklara yatkınlık bakımlarından çok büyük farklar anlamına geliyordu. Son 100 yılda boy uzunluklarının nasıl değiştiği de ülkeden ülkeye farklılık gösterdi. 1996 yılında doğan İran'lı erkekler, 1896'da doğanlara göre 17 cm., Güney Kore'li kadınlar 20 cm. kadar uzundu. Güney Asya ve Afrika gibi ülkelerde, bireyler, 100 yıl önce olduklarından pek farklı bir boy uzunluğunda değiller ve hatta bazı ülkelerde, bireyler, 50 yıl önce olduklarından daha kısalar. Araştırma, boy uzunluğunun farklı ülkelerde farklı miktarlarda değişmesinin nedenini anlamayı ve bu bilgiyi beslenme ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi için kullanmayı hedefliyor. Bunun yanı sıra, boy uzamasının daha iyi bir sağlık ve daha uzun ömür anlamına geldiği bilgisinin yaygınlaşması da amaçlanıyor. )

( )


- PAINT THINNER[İng.] / FARBENSKALA ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYA İNCELTİCİSİ


- DYE LASER[İng.] / LASER À COLORANT[Fr.] / FARBSTOFFLASER, FÄRBUNGLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYA LAZERİ


- PAINT OIL[İng.] / FARBEN MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYA YAĞI


- BOYA, HURŞİT (ERCİŞ, 1954) :

( Muradiye S. K. den transfer edildi ve 4 sezon tescilli kaldı (1976 - 1980). 89 Lig, 4 amatör lig ve 7 Kupa olmak üzere 100 resmi, 42 özel maçla birlikte toplam olarak 142 maçta yer aldı. Takımına 4 gol kazandırdı. )


- BOYA ile/ve/||/<>/> APRE[Fr. < APPRÊT]

( ... İLE/VE/||/<>/> Kumaşın cilâlanması, perdahlanması. | Dokumacılıkta, boyacılıkta cilâ olarak kullanılan nesne. )


- BOYA ile/>< ASETON[Fr. < ACÉTONE] ile/><

( ... İLE/>< Birçok organik nesneyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı. )


- BOYA ile/değil/yerine KINA[Ar. < HİNNÂ]

( ... İLE Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz. )


- BOYA ile KINA İLE BOYAMAK

( DYE vs. DYE WITH HENNA )

( رنگ ile خضاب کردن ile خضاب ile حنا بستن )

( RANG ile KHAZAB KARDAN ile KHAZAB ile HENA BASTAN )


- BOYA ile KIZILKÖK

( ... İLE Kök boyası. )


- BOYA ile KOK BOYASI/KIRMIZISI/ALİZARİN[Fr. < ALIZARINE]

( ... İLE Kökboyasının köklerinden elde edilen kırmızımsı sarı bir boya, kök kırmızısı. )


- BOYA ile OMBRA[İt.]

( ... İLE Doğrama işlerini, kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya. )


- PAINT[İng.] / PEINTURE[Fr.] / FÄLLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYA


- BOYA ile SUBOYASI

( ... İLE Su ile eriyebilen ağaç boyası. )


- BOYA ile TOPRAK BOYA

( Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen ya da içine katılan renkli nesne. | Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu ya da yağlı boya. | Aldatıcı görünüş. | Yazmak için kullanılan mürekkep. İLE İçinde demir oksidi bulunan renk, kiremit kırmızısı. | Minerallerden elde edilen boyar nesne. )


- BOYAMAK ile BOYALAMAK ile BOYALANMAK ile BOY ile BOYA ile BOYACI/LIK ile BOYALI ile BOY BOS ile BOY BOY ile BOY OTU ile BOYASIZ/LIK ile BOY BEYİ ile BOY AYNASI ile BOYA FİLMİ ile BOY ABDESTİ ile BOY MENTEŞE ile BOYA KALEMİ ile BOYA KUTUSU ile BOYACI KÜPÜ ile BOYA FIRÇASI ile BOYALI BASIN ile BOYA TABAKASI ile BOYA TABANCASI ile BOYACI SANDIĞI


- BOYA/SI ile/ve/<> RENK/RENGİ


- BOY/BACAK BOYU ile/ve/||/<>/> BİSİKLET KADRO SEÇİMİ

( image )


- [BÖYLE/ŞÖYLE/ÖYLE]
"HİSSEDİYORUM" değil (")SEZİYORUM(")


- BÖYLE ve/||/<>/> BU DA VAR
ve/||/<>/>
GİBİ ve/||/<>/> OLABİLİR ve/||/<>/> DEĞİL ve/||/<>/> BİLE DEĞİL

( VARLIK - YOKLUK
[ l - O ]


Herhangi bir şeyden bahsedebilmemizin olanaklılığı ve/ya da tüm koşulları, ancak, varoluşla ve varolanların bilgisi ile başlar/başlatılabilir. Herhangi bir verinin de bir değer ya da nitelikli bilgi olabilmesi için varoluş kaynağına ve ilkesine yönelmiş olma zorunluluğu söz konusudur. Varoluştan bağımsız bir bilgi de söz konusu değildir.

Varolan/bilimi[ontoloji] olmadan, bilgi/bilim[epistemoloji] olmaz!

Varolanların değerinin bilinmesi ve anımsanması ise ancak o durumun, olanağın, nesnenin ya da kişinin kaybında ve/ya da yokluğunda söz konusudur. Fakat yaşamımızdaki, gövdemizdeki ve zihnimizdeki varolanların değerini bilmek içinse sahip olduklarımızın ya da ötelediğimiz ilişkilerin kaybını beklememiz gerekmemektedir.
"El duası olmadan, dil duası olmayacağını" anlayarak ve anımsayarak, bir şeylerin yaşanmasında ya da sahip olunmasında, kaygı duymanın anlamsızlığını da fark etmemizi, zamanında, araç ve olanaklarımız yerindeyken harekete geçmemiz sağlar.
İnsanın, kendini tanıma, gelişme ve gerçekleştirme sürecinde, aile, çevre, okul aracılığıyla edindiği eğitim ve öğrenim aşamaları bulunmaktadır. Bu süreçteki tüm bilgi, kayıt ve deneyimlerimizi, ekmek/sandöviç arası malzemesine benzetip, tüm bu süreç boyunca, bu malzemenin, yani bilgi ve deneyimlerimizin etrafında olmazsa olmazlarımız bulunmaktadır.
Bu olmazsa olmazlarımızın, kullanılagelenleri olarak en değerli ve öncelikli olanı, Sağlık ve Özgürlük'tür. İkinci sırada, Zaman ve Enerji'mizdir. Üçüncü sırada da, Bilgi ve Farkındalık'tır.
Uygulanagelenleri olarak, en değerli ve öncelikli olanı, Doğa ve Doğallık, ikinci sırada, Uyum ve Bütünlük'tür. Üçüncü sırada da, Gelişim ve Değişim'dir.

Bunların hepsinin temelinde, kaynağında, kökeninde ise
KOŞULSUZ SAYGI ve SEVGİ
bulunmaktadır.

Büyük çoğunluk için yaşamın tamamı, bu dönemle sınırlı kalmış, bilgi ve (b)ilim süreci olarak, az ya da çok bilgi, kayıt, yorum ve deneyimle tamamlanmış ya da tamamlanacak olmasının yanı sıra, bu süreci aşmak isteyenler için bir sonraki ve üst aşaması/dönemi olan, (d)olgun insan olma ve kendini gerçekleştirmek üzere, bilgelik(irfan/hikmet) ile sürdürme bilincine ve dönemine girilir.

Bilgi ve bilim bilinci ve dönemi, dört şeyi bilme süreci içinde devam eder. Bir şeyin, içini ve dışını, öncesini ve sonrasını [zâhir, bâtın, evvel, âhir] bilmekle tanımlanır. Bilgelik dönemi ise bu dörde ek olarak, iki şeyi daha bilmekle, bilinen her bir şeyin, zaman ve zeminini bilmekle ve İlm-i Siyâset ile gerçekleşir.
[ İlim ile İrfan arasındaki FaRkLaR için...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7688 ]


Bu, dönemsel deneyimlerin ve donanımların temelinde, içinde ve/ya da dışında, paralelinde, ötesinde düşünülmeye ve yaşanmaya çalışıldığında ise ortada, ancak tek bir bilgi ve bilinç söz konusudur. VAR(OLAN) Bilinci ve Deneyimi.

Varolan[mevcud] bilinci, iki ve dört kavramdan oluşan düşünce, bakış, algılama, yorumlama, değerlendirme sürecinde bulunarak, bilinç ve yoğunlaşma isteğine göre değişmek üzere belirlenen ilk iki [Böyle ve Bu da var] ve sonraki dört sözcük/kavram [... gibi. | ... olabilir. | ... değil. | ... bile değil.] aracılığıyla, yaklaşık 3 ilâ 6'şar aylık sürede ve süreçte gerçekleşebileşecek işler kadar, ayrı ayrı çalışılarak gerçekleşebilir.

Zihnin, bu bilince alışması ve yeniden yapılandırılması için 3 ilâ 6 boyunca, gördüğümüz tüm nesnelere ve kişilere, tüm olaylara; duyduğumuz, bildiğimiz ve düşündüğümüz tüm olgu ve kavramlara, sadece, "Böyle" gözlüğü takılarak, Böyle'nin yanına, önüne, ardına, başka hiçbir düşünce, bilgi, sözcük yanaştırılmadan düşünülmesi ve çalışılması gerekmektedir. Çalışılan "Böyle" sözcüğü ve döneminden sonra, yine her şeye, sadece, "Bu da var" gözlüğü takılarak bakılması, düşünülmesi ve çalışılması gerekmektedir.

Bu çalışmalar sonrasında ise dört kavrama daha geçilebilecektir. Öncelikle, gördüğümüz, duyduğumuz, bildiğimiz ve düşündüğümüz her bir şey, kişi, durum, süreç, imge, simge, kavram ya da ad/etiketin yanına, sadece, "... gibi." gözlüğü takılarak çalışılması gerekecektir. Sonrasında ise yine aynı koşullar ve süreyle, "... olabilir." gözlüğü takılarak çalışılması gerekecektir. Bu iki sözcükten sonra yine aynı koşullar ve süreyle fakat daha farklı bir zihin oluşturabilecek olan değilleme sürecinde, herşeyin yanına/sonuna "... değil." gözlüğü takılarak bakılacaktır. Bu sürecin dengelenmesi içinse dördüncü kavram olan "... bile değil." gözlüğü takılarak çalışılacaktır.

Varoluş bilincinin kapsayıcılığının yanı sıra, yetersizliği ya da sınırlılığı da söz konusudur. İşleyişi, "ya, ya da" "0 l" "mantığı/algısı" ya da "Newton Fiziği" ile düşünülebilen varoluş bilinci, doğa, fizik, matematik ve laboratuvarda geçerlidir.

OLuş bilincinde ise bir şeyin, ne ve ne kadar olduğundan çok ve ötesinde, şu/bu/o koşulda/biçimde olabilmesinin yanı sıra, hem belirli bir koşul, zaman ve zeminde olmakla birlikte, hem de belirli bir koşul, zaman ve zeminde olmayarak, ne belirli, ne de belirsiz bir koşul, zaman ve zeminde de bulunmadığı bilgisi ile "hem, hem de | ne, ne de" "mantığı/algısı" ya da "Kuvantum Mekaniği" ile tanımlanmaktadır. Bu bilinçte, sadece, "OLmak, OLan ya da OLuş" söz konusudur.

Tüm varoluşun, insanın, bilincin, süreçlerin ve sonuçların, herşeyin karşısında, Yokluk [O] alanı ve durumu söz konusudur. Dolayısıyla, herşeyin başında ve sonunda, yokluğu düşünmek, yok olmayı, bulun(a)mamayı, göz önünde tutmak durumundayızdır. Fakat bu bilgi ve bilinçle de bunu bilmenin ötesine geçmek zorunda olduğumuzdan dolayı, yokluğu da hem bilip, hem gözardı edebilecek kadarıyla "yok etmek", ne tek bilgi, ne de tüm bilgi ya da gerçeklik olarak kabul etmek isabetli olmayacağından dolayı, yok'un, yokluk ile ilişkisini, kendiyle sağlayamayacağımızdan dolayı da burada, elimizde kalan ve kullanılabilecek tek bilgi, "bile değil" kavramı ve sözcüğüdür. "Bile değil" bile olsa, onu kullanıyor olmak da bir varoluş alanı ve durumu oluşturacağından dolayı, "bile değil"i de "bile değil" ile devam ettirmek, bunları da yine ancak tekrar "bile değil" ile devam ettirmek ve sonsuza kadar, azalarak ve küçülerek, yok olarak gidebilecek tek kavram olan "bile değil", devam ettirilerek ve doğada, durabilerek; insanda ise susabilerek, tüm "süreç ve sonuç", "algı", "yorum", "kavramsallık", "ilkesellik", "evrensellik", "birlik" ve "bütünlük" deneyimlenir.
[Durmayabilmek ve susmayabilmek ise hâlâ insana özgülüğüyle ve ayrıcalığıyla, düşündüğünü düşünebilen, kuvantumsal ve sabit olmayan bir bilinç olmasından dolayı, insanın, zihninde, dilinde ve elinde olmaya, kısır döngü ya da nereye doğru ilerlediği bilinemeyecek eliptik bir döngü biçiminde devam eder durur.]


YOK(LUK)
[ xOx ] [ bile değil ]>[ bile değil ]>[ bile değil ] >[ bile değil ] >[ bile değil ]>[ bile değil ] ~ ]
^
|
|
OL(UŞ)[ hem O[yok] l[var] , hem de l[var] O[yok] ve ne O[yok] , ne de l[var] "mantığı/algısı" ]
( Şu/bu/o, şöyle/böyle/öyle, şu/bu/o kadar, şu/bu/o zamanda, zeminde, koşulda/biçimde, sınırlan(dır)madan ve çerçevelen(dir)meden,
herhangi bir şey(le) olmadan ve olmayan!
Sadece OLMAK, OLAN ya da OLUŞ! )
^
|
|
VAR(OLAN)
[ ya O ya da l "mantığı/algısı"]
[- BÖYLE | BU DA VAR ]
||/>
[ ... GİBİ >
... OLABİLİR >
... DEĞİL >
... BİLE DEĞİL ]

------------------------------------------------
(D)OLGUN/KÂMİL İNSAN
S~ KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ~S
[OLGUNLUK/KEMÂL]

--------------------------------------
^
|
|

İNSAN
| KENDİNİ TANIMA SÜRECİ |
(GELİŞİM)


-------------------------------------
[OLMAZSA OLMAZLAR]

[Kullanılagelenler]

1.) SAĞLIKÖZGÜRLÜK

2.) ZAMAN ve ENERJİ

3.) BİLGİ ve FARKINDALIK

----------------------------------
| TÜM BİLGİ ve DENEYİMLER |
----------------------------------
[Uygulanagelenler]

1.) DOĞA ve DOĞALLIK

2.) UYUM ve BÜTÜNLÜK

3.) GELİŞİM ve DEĞİŞİM
-------------------------------------------------
|KOŞULSUZ SAYGI ve SEVGİ|
-------------------------------------------------
)

( Sigorta Sözcükler/Kavramlar İLE/VE/||/<>/> Varoluşsal Sözcükler/Kavramlar )


- BOYLU BOYUNCA ile SERE SERPE


- HOFF AND HORN MEAL[İng.] ile/değil/yerine/= BOYNUZ UNU


- HORN[İng.] / HORN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYNUZ


- BOYNUZ ile/ve/yerine IŞIK

( KARN )


- BOYNUZLAMAK ile BOYNUZLANMAK ile BOYNUZLATMAK ile BOYNUZLAŞMAK ile BOYNUZLAYABİLMEK ile BOYNUZ ile BOYNUZLU/LUK ile BOYNUZSUZ ile BOYNU EĞRİ ile BOYNU BÜKÜK/LÜK


- BOYNUZLU ENGEREK ile ARAP BOYNUZLU ENGEREK

( )

( ... cum CERASTES GASPERETTII )


- BOYNUZU OLAN TEK GEYİK -ile

( REN GEYİĞİ )


- BOYS RADIOMICROMETER[İng.] / BOYS-RADIOMIKROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYS RADYOMİKROMETRESİ


- BOYUN EĞME ile İNATÇI

( ABEYANCE vs. ABEYANT )

( بي تکليفي ile بي تکليف )

( BEY TAKLYFEY ile BEY TAKLYFE )


- BOYUN EĞMEK ile/değil DAYANÇ/SABIR ETMEK

( İNHİNA: Eğrilme, bükülme. | Baş eğme. )

( [not] TO SUBMIT vs./but PATIENCE )


- BOYUN EĞMEK ile/ve/||/<> DONUP KALMAK


- BOYUN OMURLARI ile/ve/<> SIRT OMURLARI ile/ve/<> BEL OMURLARI

( TORTİKOLİS: Eğri boyunlu olma durumu. )

( TAHADDÜB[Ar. < HADEB]: Kamburlaşma, dışarı doğru çıkıntı oluşması. )


- BOYUN ile/ve/<> OYUN

( Boyun kırılırsa, "Bu OYUN" biter. )


- LONGITUDINAL CURRENT[İng.] / COURANT LONGITUDINAL[Fr.] / LÄNGSSTRÖM/UNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYUNA AKIM/AKIŞ


- MEVC-İ TÛLÂNÎ[Osm.] / LONGITUDINAL WAVE[İng.] / ONDE LONGITUDINALE[Fr.] / LÄNGSWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYUNA DALGA


- BOYUNBAĞI ile BOYUNLUK

( Gömlek yakasının altından geçirilip süs olarak bağlanan, uzun, kumaş parçası. Kravat. İLE Boyuna sarılan şey, boyun sargısı. )


- BOYUNCUK, STİLUS = İBRE = STYLE


- BOYUNDURUK ile BOYUNDURUKLU ile BOYUNDURUK YEKE ile BOYUNDURUK PARASI


- BOYUNLANDIRMAK ile BOYUN/LUK ile BOYUNA ile BOYUNCA ile BOYUNLU ile BOYUNSUZ ile BOYUN BAĞI ile BOYUN BORCU


- BUUT[Osm.] / DIMENSION[İng.] / DIMENSION[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYUT


- BOYUT ile/ve/değil ÖLÇÜ/EBAT

( [not] DIMENSION vs./and/but SIZE )


- BOZAYI ile GÖÇ EDEN BOZAYI

( ... İLE Sonbaharda göç eden, dünyadaki tek bozayıdır.[Artvin'den, kış uykusuna yattıkları bölge olan Sarıkamış'a] )


- BOZKIR/STEP[İng.,Fr.,Alm. < STEPPE] ile Bozkır

( Kurakçıl otsu bitkilerden oluşan, sıcak ve ılıman iklimlerdeki ağaçsız doğal alan. | Soğuk kış ve kurak yaz mevsiminin görüldüğü, bitki örtüsünün kısa, boz renkli olduğu, genellikle kurakçıl otsuların yer aldığı ağaçsız geniş alan. İLE Konya iline bağlı ilçelerden biri. )


- BOZKURT, PROF. DR. YILMAZ (ÇANAKKALE, 1927 - 2017) :

( İlk ve orta eğitimini Çanakkale'de tamamladı, Edirne Fen Lisesini bitirdi. İ.Ü. Orman Fakültesinden 1950'de "Orman Yüksek Mühendisi"olarak mezun oldu. Orman Teşkilatında değişik görevlerde bulundu ve 1955'te açılan sınavı kazanarak İ.Ü. Orman Fakültesi Orman Ürünlerinden Faydalanma Kürsüsüne asistan olarak tayin oldu. 1959'da "Belgrad Ormanında Önemli Bazı Ağaç Türlerinde Yıllık Halka Gelişimi Üzerine Araştırmalar" tezi ile "Ormancılık Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. 1965 yılında "Türkiye'de Bazı Önemli Orman Ürünlerinin Standardizasyonu Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile "Üniversite Doçenti" oldu. 1972'de "Toros Göknarı (Abies cilicica Cart'nın Teknolojik Özellikleri Üzerine Araştırmalar" tezi ile profesörlüğe yükseltildi. 1978'de Orman Ürünlerinden Faydalanma Kürsüsü Başkanlığına atandı. 1982'de Orman Endüstri Mühendisliği Başkanı oldu. Ayrıca Orman Biyolojisi ve Orman Koruma Teknolojisi, Odun Mekaniği ve Teknolojisi, Orman Endüstri Makineleri ve İşletme Anabilim Dalı Başkanlıklarını yürüttü. İ.Ü. Orman Fakültesi Yönetim Kurulunda ve Fakülteyi temsilen İ.Ü. Senatosunda bulundu. 1994'te emekli oldu. Ders kitapları ve pek çok bilimsel makalesi var. )


- BOZUK PLAK (GİBİ) ile/ve/||/<> TEMCİT PİLAVI (GİBİ)


- BOZUK/LUK ile BOZUKÇA ile BOZUK PARA ile BOZUK DÜZEN


- BOZULAŞMAK ile BOZ ile BOZA/LIK ile BOZACI/LIK ile BOZ YEL ile BOZ MADDE ile BOZ BULANIK ile BOZUCU ETKİ


- BOZULMA/TAGAYYÜR[Ar. < GAYR] ile/ve/değil ÇÜRÜME


- DISINTEGRATION RATE[İng.] / VITESSE DE DÉSINTÉGRATION[Fr.] / ZERFALLSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BOZUNMA HIZI


- BREAKING DOWN TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / ABBAUTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= BOZUNMA SICAKLIĞI


- SICH ZERSETZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOZUNMAK


- BPM/BEAT PER MINUTE değil/yerine/= DAKİKA VURU SAYISI (KALP)


- BRACHISTOCHRONE EĞRİSİNDE:
EN KISA YOL ile/ve/değil/||/<>/< EN KISA ZAMAN


- BRAGG RULE[İng.] / RÈGLE DE BRAGG[Fr.] / BRAGGISCHES REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BRAGG KURALI


- BRAHMAN:
SAT ve/||/<> TİYA

( Belirginlik. VE/||/<> Belirsizlik. )


- BRAKİTERAPİ değil/yerine/= İÇ IŞIN TEDAVİSİ


- BRAND vs. MAKE


- BRANDA ile BRANDA BEZİ


- ŞUBE[Ar.]/BRANŞ[Fr. < BRANCHE] değil/yerine/= DAL/KOL/DALKOL


- BRASSIDIC ACID[İng.] / ACIDE BRASSIDIQUE[Fr.] / BRASSIDIN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BRASİDİK ASİT


- BRE ile BREŞ


- BREAKTHROUGH ile BREATH-HOLD/İNG

( Araya giren. İLE Soluk tutmalı. )


- BREED vs. FEED


- BREMEN BLUE[İng.] / BLEU DE BREME[Fr.] / BREMENBLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BREMEN MAVİSİ


- BREMEN GREEN[İng.] / VERT DE BRÊME[Fr.] / BREMENGRÜN[Alm.] ile/değil/yerine/= BREMEN YEŞİLİ


- BREWSTER İLE KRİTİK İLE TAM YANSIMA ile/||/<> ÖZEL AÇILAR

( Işığın özel davranış gösterdiği açılar. )

( Formül: tan θB = n₂/n₁ )


- BRİÇ[İng. < BRİDGE] değil/yerine/= KÖPRÜ


- BRIEF :/yerine KISA


- BRILLIANT :/yerine PARLAK (ZEKA)


- BRILLOUIN ZONE[İng.] / ZONE DE BRILLOUIN[Fr.] / BRILLOUINISCHE ZONE, BRILLOUIN-ZONE[Alm.] ile/değil/yerine/= BRİLLOUİN BÖLGESİ


- BRINELL HARDNESS[İng.] / DURATĂ BRINELL[Fr.] / BRINELL-HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BRİNELL SERTLİĞİ


- BRİT değil/yerine/= YAPIŞIKLIK


- BROMACETONE[İng.] / BROMACÉTONE[Fr.] / BROMACETON[Alm.] ile/değil/yerine/= BROM ASETON


- BROMOBENZENE[İng.] / BROMOBENZENE[Fr.] / BROM BENZON[Alm.] ile/değil/yerine/= BROM BENZEN


- BROM-/BROMO- ile/||/<> OZO- ile/||/<> SAPR-/SAPRO-

( Kötü koku, bromun varlığı ile ilgili, bromla ilgili. İLE/||/<> Hoşa gitmeyen koku. İLE/||/<> Çürümüş, kokuşmuş, bozuk, bozulmuş. )


- BROMINE[İng.] / BROME[Fr.] / BROM[Alm.] ile/değil/yerine/= BROM


- BROMOPHENOL BLUE[İng.] / BLUE DE BROMOPHÉNOL[Fr.] / BROMPHENOL BLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BROMFENOL MAVİSİ


- BROMHİDRİK ile BROMHİDRİK ASİT


- BROMIC ACID[İng.] / ACID BROMIQUE[Fr.] / BROMSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= BROMİK ASİT


- BROMKRESOLPURPUR[Alm.] ile/değil/yerine/= BROMKREZEL MORU


- BROMOCRESOL PURPLE[İng.] / POURPRE DE BROMOCRÉSOL[Fr.] ile/değil/yerine/= BROMKREZOL MORU


- BROMOTHYMOL BLUE[İng.] / BROMTHYMOL BLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BROMTİMOL MAVİSİ


- BLUE DE BROMOTHYMOL[Fr.] ile/değil/yerine/= BROMTİNOL MAVİSİ


- BRONSTED-LOWRY ACIDS AND BASES[İng.] ile/değil/yerine/= BRÖNSTED-LOWRY ASİT VE BAZLARI


- BRONZ[Fr.] değil/yerine/= TUNÇ/ÇODIN[dvnlgttrk]

( Genellikle %1-10 kalay ve %90-99 bakırdan oluşan bir alaşım. [Günümüzde, kalay içermeyen alaşımlar için de bronz adı kullanılmaktadır. Alüminyum/manganez/berilyum bronzu gibi.] )


- BRONZING LACQUER[İng.] / BRONZE LAQUE[Fr.] / BRONZE LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= BRONZLAYAN VERNİK


- BROOKLYN ile DERE

( BROOKLYN vs. BROOK )

( جوي ile جويبار ile بروکلين )

( JOY ile JOYBAR ile BOROKLYNE )


- BROŞ ile BROŞÇU

( BROACH vs. BROACHER )

( سنجاق کراوات ile سوراخ کن ile نوشابه درآوردن ile شکل سيخ ile بسيخ کشيدن ile بسيخ زدن ile مطرح کننده )

( SANJAGH KARAVAT ile SORAKH KON ile NOSHABEH DARAVARDAN ile SHEKL SYKH ile BESYKH KESHYDAN ile BESYKH ZADAN ile MOTRH KONANDEH )


- BRUKSİZM -ile

( Uyku sırasında dişleri sıkmak, gıcırdatmak ve çeneyi kenetlemek. )


- BRUKSİZM ile/||/<> APNE

( Dişlerin istemsizce sıkılması ya da gıcırdatılması. İLE/||/<> Solunumun geçici olarak tamamen durması. )


- BURNER[İng.] / BRÜHLER, BRÜLEUR[Fr.] / BRENNER[Alm.] ile/değil/yerine/= BRÜLÖR, OCAK, HAMLAÇ


- BRUNEI ve/<> BANDAR SERI BEGAWAN

( ... VE/<> Brunei'nin başkenti. )


- BRUNEİ ve/<> BANDAR SERİ BEGAWAN

( ... VE/<> Brunei'nin başkenti. )


- BRÜT ÜCRET ile/ve NET ÜCRET


- BRÜT ile BRÜT AĞIRLIK ile İĞRENÇLİK

( GROSS vs. GROSS WEGHT vs. GROSSNESS )

( ناويژه ile غير خالس ile وزن ناخالص ile بي ظرافتي )

( ناويژه ile غير خالس ile VAZAN NAKHALES ile BEY ZARAFTY )


- BRÜT[Fr. < BRUT] değil/yerine/= KESİNTİSİZ

( Kesintisi yapılmamış, kesintisiz (ücret/para). | Darası çıkarılmadan tartılan (ağırlık). )


- BT ile KORKULUYOR ile ONUNLA HER ŞEY BİTTİ ile ONUNLA HER ŞEY BİTTİ ile HİÇBİR ŞEYE DEĞMEZ ile ÖYLE GÖRÜNÜYOR ile ÖYLE GÖRÜNÜYOR ile ÖNERİYOR

( IT vs. IT IS FEARED vs. IT IS OVER WITH HER vs. IT IS OVER WITH HIM vs. IT IS WORTH NOTHING vs. IT SEEM vs. IT SEEMS vs. IT SUGGESTS )

( آن ile اين ile بيم آن ميرود ile کارش ساخته است ile به مفت هم نمي ارزد ile به نظر رسيدن ile به نظر مي رسد ile آمده است )

( AN ile AYNE ile BEYM AN MYRUD ile KARSH SAKHTEH EST ile BAH MOFT NPAM NAMY ARZAD ile BAH NAZAR RESYDAN ile BAH NAZAR MY RASAD ile AMODEH EST )


- BU GECE GEL ya da/ne yazık ki/||/<>/> GELİR ECEL


- BU ile BU
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bu. İLE Buğu, buhar. )


- BUBİ ile BUBİ KAPISI

( BOOBY vs. BOOBY HATCH )

( ساده لوح ile نوانخانه ديوانگان )

( SADEH LOH ile NAVANAKHANEH DYVANGAN )


- [ne yazık ki]
"BU/BUNA" ile/ve/||/<> "BUNLAR/A"

( Kişilere/topluluklara, hiçbir zaman ve zeminde/koşulda, "bu, bunlar" diye seslenilmez, örnek verilmez! Büyük yanlıştır! Çok ayıptır! )


- BÜC[Fars.] ile BÜCC[Ar.] ile BÜÇ[Ar.]

( Keçi. İLE Kuş yavrusu, palazı. İLE Ağzın iç tarafı, avurt. )


- BUCA ile BUCAK ile BUCAKLI ile BUCAKSIZ ile BUCAK BUCAK


- BUCK :/yerine DOLAR