Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(2/120)


- ABAKÜS[Fr. < ABACUS] değil/yerine/= SAYIBONCUĞU (ÇÖRKÜ)

( Sayı boncuğu. | Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok. )


- ABANDON :/yerine TERK ETMEK


- ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE vs./and GIVE UP


- ABANMAK ile ABANDIRMAK ile ABANABİLMEK ile ABANIVERMEK ile ABA ile ABAT ile ABA GÜREŞİ


- ABANMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK


- ABANOZ ve TİK AĞACI

( Solomon Adaları'ında en yoğun bulunan ağaçlar. )


- ÂBÂR[Ar. < Bİ'R] ile ÂBÂR[Fars.]

( Su kuyuları. İLE Hesap defteri. )


- ABARTI ile/ve/||/<> VAAD


- ABATAJ[Fr.] değil/yerine/= KAZI[madencilik]


- ABBAS NUSRET BABA :

( Nafi Baba Tekkesi (Dergâhı) son şeyhi Küçük Mahmut Babanın oğlu Abbas Nusret Baba (1898 - 1975) idi. Abbas Nusret Baba tekkede postnişin olabilmek için Londra Büyükelçiliğindeki görevini bırakıp gelmişti. Abbas Nusret Baba, İngilizlerin ata sporu olan kriketi Türkiye'de oynayan ilk sporculardan biridir. )


- ABBAS ile ABBAS ABDİ ile ABBAS AĞA ile ABBAS ALİ

( ABBAS vs. ABBAS ABDİ vs. ABBAS AGHA vs. ABBAS ALİ )

( عباس ile عباس عبدي ile عباسآقا ile عباسعلي )

( EBAS ile EBAS ABDY ile عباسآقا ile EBASAELY )


- ABBE KIRILMA ÖLÇÜTÜ ve/||/<> ABBE KURAMI ve/||/<> ABBE ÖLÇÜTÜ ve/||/<> ABBE PRİZMASI ve/||/<> ABBE SAYISI ve/||/<> ABBE YOĞUNLAŞTIRICISI

( Sıvıların kırılma indisini ölçmek için kullanılan kırılmaölçer. VE/||/<> Gerçek bir görüntü elde edilecek bir mercek, cismin tüm kırınım saçaklarını geçirecek kadar büyük olmalıdır. VE/||/<>Bir teleskobun çözme gücü için açısal ayrılma λ/d'den küçük olmamalıdır. Burada λ gelen ışığın dalga boyu, d; objektifin yarıçapıdır. VE/||/<> Dik görüntü elde etmek için kullanılan, iki çift dik açılı prizmadan oluşan ve dört yansıma yapan düzen. VE/||/<> Dağıtıcı gücün tersi. VE/||/<> İyi bir ışık toplama özelliğine sahip, sayısal açıklığı 1.25 olan ve mikroskopide yaygın olarak kullanılan, basit iki mercekten oluşan düzenek. )


- ABBE REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE D'ABBE[Fr.] / ABBE-REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE KIRILMAÖLÇERİ


- ABBE NAZARİYESİ[Osm.] / ABBE'S THEORY[İng.] / THÉORIE D'ABBE[Fr.] / ABBE-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE KURAMI


- ABBE MİYÂRI[Osm.] / ABBE CRITERION[İng.] / CRITÈRE D'ABBÉ[Fr.] / ABBE-KRITERIAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE ÖLÇÜTÜ


- ABBE MENŞÛRU[Osm.] / ABBE PRISM[İng.] / PRISME D'ABBE[Fr.] / ABBE-PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE PRİZMASI


- ABBE NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ABBE[Fr.] / ABBE-NUMMER, ABBE-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE SAYISI


- ABBE MÜKÂSİFİ[Osm.] / ABBE CONDENSER[İng.] / CONDENSEUR D'ABBE[Fr.] / ABBE-KONDENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ABBE YOĞUNLAŞTIRICISI


- ABDEST, VUZÛ' ile TEYEMMÜM

( İMAM-I ZEYNEL ÂBİDİN, namaz kılacağım heyecanıyla abdest alırken bayılırmış. )


- ABDEST ile NAMAZDAN ÖNCE ABDEST ALMAK ile TOPRAKLA ABDEST ALMAK

( ABLUTION vs. ABLUTION BEFORE PRAYER vs. ABLUTION WITH EARTH )

( غسل ile آبدست ile وضو ile دست نماز ile تيمم )

( GHASL ile ABDAST ile VOZO ile DAST NAMAZ ile TYMAM )


- ABDOMİN- ile/||/<> CELİ-/CELİO-/COELİ-/COELİO- ile/||/<> OMPHAL-/OMPHALO-/-OMPHALUS ile/||/<> GASTER-/-GASTER/GASTREO-/GASTR-/-GASTRİA/GASTRO- ile/||/<> LAPAR- ile/||/<> LUMB-/LUMBO- ile/||/<> VENTRİ-/VENTRO- ile/||/<> HELC-/HELCO-

( Karın, karınla ilgili. İLE/||/<> Karın, göbek. İLE/||/<> Göbek, göbeğin durumu, navel. İLE/||/<> Mide/karın ile ilgili, mide ile ilgili durum, bölüm ya da benzerliği belirir. İLE/||/<> Yan taraf, böğür, bel, karın(bazen). İLE/||/<> Bel. İLE/||/<> Karın, gövdenin ön tarafı. İLE/||/<> Ülser, ülser yapan, dokuyu yiyen yara. )


- ABDULLAH KADI CAMİİ :

( Zekeriyaköy'de Kiptaş Sitesi içindedir. Yeni bir cami olup Osmanlı tarzında yapılmış, her hangi bir tarihi özelliği yoktur. )


- ABDULLAH KAYA PARKI :

( Kilyos Mahallesinde olup, 724,46 m²'lik bir alan üzerinde olup, 346,04 yeşil alanı, 337,04 m²'lik çocuk oyun alanı ve 21,3 m²'lik bir tesisi vardır. )


- ABDULLAH PAŞA YALISI :

( Emirgan'da Hamid - i Evvel Camiinin yanında ve deniz kıyısındadır. Padişah IV. Mehmet'in (1612 - 1640) Emirgüneoğlu Yusuf Paşa (ö. 1641) için 1635'te yaptırdığı tek katlı bu yalı Boğaziçi'nin en eski yalısıdır. Yalının son sahibi Mekke Emir'i Abdullah Paşa (ö. 1877) idi. Bu nedenle yalının bir ismi de Abdullah Paşa Yalısı'dır. Bu nedenle bu yalıya "Şerifler Yalısı" da denilmektedir. Bu yalı 1881 yılından beri müze olarak kullanılmaktadır. )


- ABDULLAH ile/ve/<> ABDUL LÂTÎF/REZZÂK/ŞÂFÎ


- ABDÜLLEZİZ[Ar. < HABBÜLLEZİZ: Tatlı tane.]

( Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık bir bitki. | Bu bitkinin, yemiş gibi yenilen, tatlı ve yağlı ürünü. )

( CYPERUS ESCULENTUS )


- ABDURRAHMAN NURETTİN PAŞA YALISI/KOCATAŞ YALISI :

( Yalı Abdurrahman Nurettin Paşa (1833 - 1912) 1900 yılında bir Fransız mimara yaptırılmıştır. Yalı bir süre sonra Maksutzade Sebul Bey tarafından satın alındı. Padişah II. Abdülhamit Şehzade Ahmet Efendi'ye bu yalıyı satın aldı. Şehzade'de yalıyı Şakir Rıfat Atılhan'a sattı. Necmeddin Molla (Kocataş) da yalıyı 35 bin liraya Şakir Rıfat Atılhan'dan 1929 yılında satın olarak konut olarak kullandı. Eski İstanbul Savcısı ve Adalet Bakanı olan Necmeddin Molla'ya (Kocataş) Atatürk misafir gelmiş ve bu yalıda ağırlanmıştır. Yalı Necmeddin Molla öldükten (1949) sonra bakılamamış ve zamanla harap olmuştur. 25.2.1997 tarihinde geçirdiği büyük bir yangından sonra ise kaderine terk edilen yalı 2008 yılında satılmıştır. )


- ABEL GRUBU ile/||/<> DEĞİŞMELİ OLMAYAN GRUP

( Abel grubunda işlem değişmeli, diğerinde değil )

( Formül: ab = ba (Abel) İLE ab ≠ ba (genel) )


- ABELYEN İLE DÖNGÜSEL İLE BASİT ile/||/<> GRUP TÜRLERİ

( Farklı özelliklere sahip grup sınıfları. )

( Formül: G = ⟨a⟩ (döngüsel) )


- ABES ile/ve/<> AYIP


- ABES[Ar.] ile el-LA'İB[Ar.] ile LEHV[Ar.]


- ABES değil/yerine/= GEREKSİZ/YERSİZ


- ABET vs. ENCOURAGE vs. ENTICE vs. INCITE vs. INDUCE vs. LURE vs. PROVOKE vs. URGE


- ÂBİD[< İBÂDET] -ile

( İBÂDET EDEN )


- ÂBİD[çoğ. EVÂBİD] ile ÂBÎD[Fars.] ile ABÎD[Ar. < ABD] ile ÂBİD[Ar. < İBÂDET]

( Mesel, yanıltmaç. İLE Kıvılcım. İLE Kullar, köleler. | Kulluk[ubûdiyet]. İLE İbâdet eden, tapınan. [çoğ. ÂBİDÎN] )


- ABÎD[Ar.] ile HAVEL[Ar.]


- ÂBİDE değil/yerine ANIT


- ABIENNINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= ABİENİNİK ASİT


- ABİENİNİK ASİT ile ABİYETİK ASİT

( Formülü, 10 C13H20O2, mol kütlesi 208,2 g. olan bir asit. İLE Formülü, C20H30O2 e.n. 161 °C olan, kolofan ve çam reçinesinden elde edilen, suda çözünmeyen bir çam asidi. )


- ABİK, EROL (İST. 1957) :

( Sarıyerli, siyasetçi. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik Bölümünden Elektronik Mühendisi olarak mezun oldu. NETAŞ da iş hayatına başladı ve aynı şirketten emekli oldu. Siyasete CHP de başladı. İlçe Başkanlığı, İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkan Yardımcılığı, Disiplin Kurulu Başkanlığı yaptı. CHP, Sarıyer Spor Kulübü, Sarıyerliler Derneği (SA - DER), Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) üyesidir. )


- ABİL[Fr.] değil/yerine/= ABİS[Fr.]

( Aşırılıkla kötü kullanma. İLE Okyanusların en derin yeri. )


- ABİL[İt.] değil/yerine/= YATAY SERENLERİ SAĞA/SOLA ÇEVİRMEDE KULLANILAN YELKENLİ DONANIMI


- ÂBİR[Ar. < UBÛR, çoğ. ÂBİRÛN, ÂBİRÎN] ile ABÎR[Ar.]

( Bir yerden geçen. İLE Bir ilâç karışımı. | Güzel koku. )


- ÂBİS[Ar.] ile ÂBİS[Ar.]

( Alaycı, saygısız. İLE Asık yüzlü, yüzü ekşi. )

( ABÛS[< UBÛSET]: Somurtkan. )


- ABİS ile/ve FONDA

( Okyanusların en derin yeri. İLE/VE Deniz dibi. | Geminin, demir attığı yer. | Demir atma komutu. )


- STATIONARY FIELD[İng.] ile/değil/yerine/= ABİT ALAN


- ABIETIC ACID[İng.] / ACIDE ABIETIC[Fr.] / ABIETIĆ SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ABİYETİK ASİT


- ABLATİF[Fr. < Lat. < ABLATIF] değil/yerine/= ADIN -DEN DURUMU [ÇIKMA/KAYNAK DURUMU]


- (ABLE) TO ACCEPT vs. (NOT ABLE) TO WITHSTAND


- ABLE TO vs. POSSIBILITY


- ABLE :/yerine YAPABİLEN


- ABOVE vs. OVER


- ABRAHAM PAŞA (İST. 1833 - 1918) :

( Ermeni Sarraf bir ailenin çocuğudur. Asıl Adı Abraham Eremyan'dır. Mısır'da Kavalalı'nın sarayında özel kalem müdürlüğü yaptı. Sultan Abdülhamid'in yakın dostu oldu. Ana dili gibi Türkçe, Arapça ve Fransızca bilirdi. Renkli bir yaşamı vardı. Büyük zenginliğini kumarda bitirdi. Bilezikçi Çiftliği, Beyoğlu'ndaki Cercie d'Odient Kulübüne (Büyük Kulüp) kiralamış olduğu büyük konak ile Sarıyer'de Mesarburnu Caddesi üzerinde ve Kocataş suyu çeşmesinin Büyükdere tarafındaki dönemin en görkemli eserlerindendi. Bu yalı yanarak ortadan kalktı. Yanan bu yalı yerine Kocataş Suyu Fabrikası inşâ edildi. Necmeddin Molla ve varislerine ait olan Kocataş Yalısı ile bu yalının alakası yoktur. )


- ABRAMAK ile ABRA ile ABRAŞ/LIK


- ÂB-RÂNE[Fars.] ile ÂB-ENDÂZ[Fars.]

( Su yollarına ve borularına bakan mühendis. İLE Su mühendisi. )


- ABROMA[Fr.] değil/yerine/= ÇALI

( Lifleri çuval yapımında kullanılan çalı. )


- ABSÂL ile ÂSÂL


- ABSOLUTE[NESS] vs. RIGHT[NESS]


- ABSTRE ile ABSTRE SAYI ile ABSTRE SANAT


- ABT[Ar.] ile KİZB[Ar.]

( Yalan. | Şüphe uyandırıcı hareket. İLE Yalan. )


- ABUK SUBUK değil ABUK SABUK


- ABUKLAMAK ile ABUKLAŞMAK ile ABUKLAŞTIRMAK ile ABU ile ABUK/LUK ile ABUS/LUK ile ABUKÇA ile ABUK SABUK/LUK ile ABUK SUBUK/LUK ile ABUR CUBUR/LUK


- ABUR-CUBUR ile/||/<> APERİTİF

( Gereksiz, sağlıksız yiyecekler için. İLE/||/<> Yemek öncesinde yenen çerez vb. yiyecek. )


- ABUS ile ABUZAMBAK

( Somurtkan. | Çatık/asık yüz. | Garip, acayip. İLE Garip sözler söyleyen, tuhaf hareketlerde bulunan kişi. )


- ABÛS[Ar.] ile SOMURTKAN | ÇATIK/ASIK YÜZ | GARİP, ACAYİP


- ABYSS vs. HELL


- AÇ ACINA (YOLA ÇIKMAK, DIŞARI ÇIKMAK, İŞE GİTMEK)


- AC AKIM ile/||/<> DC AKIM

( AC alternatif yön değiştiren, DC doğru tek yönlü )

( Formül: V_AC = V_m sin(ωt) İLE V_DC = sabit )


- AÇ BÎ-İLAÇ[:İLAÇSIZ]["AÇ BİLAÇ" değil!] (ÇALIŞMAK, GİTMEK)


- AÇ GÖZLÜ ile AÇGÖZLÜ KİŞİ

( GREEDY vs. GREEDY PERSON )

( دندان گرد ile تنگ چشم ile حرص زدن ile پولکي ile پول پرست ile آزمند ile پر ولع ile حريصانه ile حريص ile شره ile طماع ile طمعکار )

( DANDAN GARD ile TANG CHESHAM ile HARS ZADAN ile پولکي ile POL PAREST ile AZMAND ile PAR VAL ile حريصانه ile HARYSE ile SHAREH ile TAMA ile TAMAKAR )


- AC İLE DC İLE PULS ile/||/<> AKIM TÜRLERİ

( Elektrik akımının zaman değişimleri. )

( Formül: V = V₀sin(ωt) )


- AC İLE DC İLE PULSED İLE RF ile/||/<> ELEKTRİK AKIM TÜRLERİ

( Farklı akım karakteristikleri. )

( Formül: V = V₀sin(ωt) )


- AÇ ile AÇ KİŞİ

( HUNGRY vs. HUNGRY PERSON )

( گشنه ile گرسنگي آور ile گرسنه ile ناشتا ile سير نشده )

( GOSHNEH ile GARSANGY AVAR ile GARSANEH ile NASHTA ile SYR NESHODEH )


- AC-/ACET- ile/||/<> ACANTH-/ACANTHO- ile/||/<> -ANG ile/||/<> APEX- ile/||/<> APİCO-/APİC- ile/||/<> ACR-/ACRO- ile/||/<> CUSP- ile/||/<> CENTE- ile/||/<> -TRESİA/-TRESİS ile/||/<> ATRETO- ile/||/<> -STİXIS

( Keskin, sivri. İLE/||/<> Dikenli, sivri dikensi çıkıntıları olan. İLE/||/<> Açılı, keskin, köşeli, eğri. İLE/||/<> Sivri uc, üst çıkıntı. İLE/||/<> Ucla/apeksle ilgili. İLE/||/<> Uc, ekstremite [akromegali: Ellerin, ayakların ve yüzün anormal büyümesi]. İLE/||/<> Nokta, uc. İLE/||/<> Delme. İLE/||/<> Delme, delik açma, delinme, delikli olma, Perforasyon. İLE/||/<> Açılmamış olma, bir geçitin olmaması, kapalı olması. İLE/||/<> İğne ile girme, ponksiyon. )


- AÇAN ile AÇAR ile AÇKI ile AÇACAK

( Açma işini yapan. | Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı. [>< BÜKEN] İLE Anahtar. | İştah açmak üzere, yemekten önce içilen içecek. İLE Bir cismin, yüzeyi üzerine, sert bir madde ya da bir araç sürterek, onu düzleştirip parlatma. [PERDAH] | [demircilikte] Delik büyültmekte kullanılan araç. | Anahtar ve her türlü açma aracı. İLE Açmaya yarayan araç. | Açma işleminin yapılacak olmasını, birinin, gelecek zaman kipinde gerçekleştireceğini belirten söz. )


- ACAR, ERDEM (İST. 1955) :

( Sarıyer Spor Kulübü altyapısından yetişti. Dört sezon oynadıktan sonra Boluspor'a transfer etti. Bu kulüpten sonra tekrar Sarıyer'e geldi ve 6 sezon daha oynadı. Sarıyer forması altında 327'si resmi ve 95'i özel olmak üzere 422 maçta yer aldı. 1' lig, 1' kupa 2' si amatör lig maçlarında olmak üzere 4 gol attı. Sarıyer takımında en çok oynayan üçüncü futbolcudur. Futbolu bıraktıktan sonra antrenör ve teknik direktör olarak Sarıyer dahil çeşitli kulüplerde görev yapmaya devam etmektedir. )


- ACAR, İSMET (BORÇKA, 1946) :

( İstanbul Işık Mühendislik Yüksek Okulu Üçüncü sınıfından ayrıldı. İstanbul YSE de işçi olarak iş hayatına atıldı. Türk İş bünyesinde Sendikacılık yaptı. Yol İş Federasyonu Genel Sekreteri görevinde iken sendikacılığı bıraktı ve kendi şirketini kurdu. ACARLAR Şirketi'nin sahibidir. Şirket Acarlar Kız Futbol takımını kurdu. Batum ve Havalisi Muhacirleri Derneği, Artvinlileri Kalkındırma ve Yardımlaşma Derneği ve Karadenizli İşadamları ve Sanayicileri Derneği Kurucu üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 5 dönem yönetim kurulu üyesi 1 dönem de başkan olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )


- ACAREL, SALİH EM. KORG. (ÜSKÜDAR, 1934) :

( İlk ve orta eğitimi İstanbul'da gördü ve 1954 Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. 1956'da Kara Harp Okulu'ndan Topçu Asteğmen olarak mezun oldu. Çeşitli birlik ve kurumlarda görev yaptıktan sonra 1970'de Kara Harp Akademisi'nden Kurmay Yüzbaşı olarak mezun oldu. 1971'de Silahlı Kuvvetler Akademisi'ni bitirdi. 1972 - 1978 yılları arasında Kara Harp Akademisi'nde öğretmenlik yaptı. 1978'de Erzurum 9. Kor. 9. Top. Grp. K. lığı yaptıktan sonra bir süre 9. Kv. Kor. K. lığı emrinde görev yapmış ve 1980 yılında Tunceli 6. J. Kom. A. K.lığı'na atandı. 1981'de Tuğgeneralliğe yükseltildi ve 1981 - 1985 yılları arasında Kayseri Hv. İndirme Tug. K.lığı görevinde bulundu. 1985'te Tümgeneralliğe terfi ederek, İstanbul 6. Piyade Tümen K.lığına atandı. 1987 - 1989 yılları arasında MSB Müş. Eko. Ve Tek. İşl. Yardımcılığı görevini yürüttü. 1989'da Korgeneralliğe yükseltilerek, Elazığ 8. Kor. K.lığına, 1991'de K.K.Eğt. K. lığına, 1992'de de Harita Genel Komutanlığına atandı. Harita Genel Komutanlığı'ndan 30.08.1993'te emekli oldu. Sivil hayata atıldıktan sonra sosyal çalışmalara yöneldi. Sarıyer S. K. de 6. dönem yönetim kurulu üyesi (bir dönem başkan) olarak görev yaptı. )


- ACATAY, A. GAFUR (PROF. DR.) (DENİZLİ, 1913 - 1993) :

( İ. Ü. Orman Fakültesi öğretim üyesi. Denizli İdadisini bitirdikten sonra 1923 yılında Orman Mektebi Âlisine girdi ve 1926'da mezun oldu. Mezuniyetini takiben bir süre Orman Fen memuru olarak çalıştı. 1931'de tahsilini genişletmek için Almanya'ya gönderildi. 1937'de Yüksek Ziraat Enstitüsü Orman Fakültesine başasistan olarak atandı. Bir süre sonra doktora tezini verdi ve "Ormancılık İlimlerinun Mühendis doktor" payesini aldı. Orman Koruma ve Entomolji Kürsüsünün kurulmasında büyük emek verdi. 1941'de Doçent, 1946 yılında Profesörlüğe atandı. Kitap veyalınlarından bazıları: Urtedschengen über Menge und Gute des Samenansatz en in verschiedenen Kronenteilen einheimischer Waldbaume (Diploma tezi), 1937), "Ormans Koruma Kılavuzu, 1946", "Zararlı Orman Böcekleri teşhis anahtarı, 1948", "Orman ve Otlatma, 1951", "Türkiye'de Orman Böcekleri ve Muhutu, 1953, tercüme), "Kavak Kitabı, 1956" ve pek çok bilimsel makalesi var. )


- [not] ACCEPTANCE vs./and GAME


- ACCIDENT :/yerine KAZA


- ACCORDING :/yerine GÖRE


- ACEB[Ar.] ile A'CEB[Ar.]

( Acabâ, hayret, gariplik, şaşırılacak şey. İLE [daha/çok/pek] Acâyip, tuhaf, garip olan. )


- ACEB[Ar.] ile İDD[Ar.]


- ACEB[Ar.] ile İMR[Ar.]


- ACEM AŞÎRÂN ile/||/<> ACEM-KÜRDÎ ile/||/<> ARAZBÂR ile/||/<> AŞÎRÂN ile/||/<> BESTENİGÂR ile/||/<> BEYÂTÎ ile/||/<> BÜZÜRG ile/||/<> FERAHNÂK ile/||/<> HİCAZKÂR ile/||/<> HÜSEYNÎ ile/||/<> HÜSEYNÎ-AŞÎRÂN ile/||/<> HÜZZÂM ile/||/<> ISFAHÂN ile/||/<> MÂHÛR ile/||/<> MUHAYYER-KÜRDÎ ile/||/<> NİHÂVEND ile/||/<> RAST ile/||/<> SABÂ ile/||/<> SEMÂÎ ile/||/<> SÛZNÂK ile/||/<> ŞEHNÂZ ile/||/<> USÛL-HAFİF ile/||/<> YEGÂH

( ACEM AŞÎRÂN

Türk musikisinde kullanılan şed makamlarından biridir. Bu makam çârgâh makamının acem-aşîrân perdesi üzerine kalbolmuş biçimidir. Dominantı çârgâh, tonikası Acem-aşîrân perdeleridir.

İLE/||/<>

ACEMKÜRDÎ

Türk musikisinde kullanılan mürekkep bir makamdır. Acem makamını biçimlendiren acem-aşîrân ve uşşak makamları dizilerinin pest tarafına bir kürdî dörtlüsünün eklenmesiyle tertip edilmiştir. Makamın melodik seyrinde önce acem makamının, sonra da kürdî dörtlüsüyle kürdî makamının özelliklerini gösterir.

İLE/||/<>

ARAZBÂR

Türk müziğinin kadim mürekkep makamlarındandır. Nevâ"da beyâtî ile rast beşlisinin çârgâh"daki şeddi ve uşak dörtlüsünün birleşmesinden oluşmuştur. Donanımına mi için bir koma bemolü, konulur; bu arıza, makamı vücuda getiren ilk iki dizide mevcuttur ve uşşak dörtlüsünde de bu ses yoktur. Nota içinde nevâ"da beyâtî için si küçük mücenneb bemolü, diger iki dizi için de si koma bemolü konulur. Makam, uşşak dörtlüsünü inici bir biçimde icra ile la-dügâh perdesinde kalır. Güçlü birinci derecede nevâ"da beyâtî"nin ve çârgâh"da rast beşlisinin durağı olan do-çârgâh perdeleridir.

İLE/||/<>

AŞÎRÂN

Hüseynî-aşîrân perdesinin ve makamının adının muhtasar biçimidir.

İLE/||/<>

BESTENİGÂR

Oldukça eski mürekkep Türk makamlarındandır. Hususi ve orijinal bir kıymet taşıyan bu makam rağbetle kullanılmıştır ve halen de kullanılmaktadır. Bilhassa kuvvetli hüzün, ıstırap ve dindarlık mevzularında kullanılabilir. Sabâ makamına Irak makamının pest dörtlüsünün (yani Irak perdesindeki segâh dörtlüsünün) ilavesinden meydana gelmiştir. Bu dörtlü ile Irak perdesinde durur. Güçlü, birinci derecede kuvvetli olarak kullanılan çargâh do perdesidir ki, sabânın güçlüsüdür. Donanımına sabâ gibi si için koma ve re için bakıyye bemölü konulur. Lâhin içinde icabeden yerlere sabânın tiz sekizlisi için lâ bakıyye bemolü ve Irak"ın pest dörtlüsü için de fâ bakıyye diyezi ilâve olunur.

İLE/||/<>

BEYÂTÎ

Günümüzde de kullanılan bu makam, Türk müziğinin en eski makamlarından bir tanesidir. Uşşak dörtlüsüne pûselik beşlisi ilâvesinden mürekkep ve Türk müziğinin 5 numaralı basit makamı olan uşşak"ın inici biçimidir. Uşşak gibi dügâh {lâ perdesinde durur ve güçlüsü nevâ} re"dir. Bu güçlü perdesinin uşşaktan daha önemli olarak kullanılması ve ekseriyâ bu perdeden başlayarak bestekârların bir hicâz geçkisi yapmış olmaları, makamın yapısıyla alâkalı değildir. Uşşak"dan farkı, tiz perdelerden başlaması, bu perdelerde gezinerek ikinci bir biçimde karar etmesidir. Donanımına uşşak gibi si için bir koma bemolü konulur. Niseb-i şerîfesi 8"dir. Orta sekizlideki sesleri şöyledir (pesten tîze doğru) : dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, hüseynî, acem, gardâniye, muhayyer. Beyâtî, uşşak kadar rûha huzur verici değildir. Uşşak"ın tasavvufî ve felsefî karakterine mukabil beyâtî"nin biraz hüzne kaçan bir karakteri vardır.

İLE/||/<>

BÜZÜRG

Türk mûsıkisinin çok az kullanılmış en eski mürekkep makamlarındandır. Hüseynî beşlisinin hüseynî perdesindeki şeddi, pûselik beşlisi ve çargâh beşlisinin rast perdesindeki şeddinden (yani mâhur makamının pest beşlisinden) meydana gelmiştir. Ekseriya bu beşlilerde karışık bir süratte seyredildikten sonra, rasttaki çargâh beşlisi ile inici bir biçimde rast perdesinde durulur. Güçlü birinci derecede makamın terkibindeki ilk iki beşlinin ilkinin durağı ve ikincisinin tiz durağı olan nevâ, üçüncü derecede pûselik beşlisinin durağı olan dügâh"dır. Bilhassa seyirde çargâh beşlisine ehemmiyet verilerek ve onun dahilinde gezinilerek yürünür, donanım boştur. Lâhin içinde hüseynî beşlisinin hüseynî perdesindeki şeddi için fâ bakıyye diyezi konulur, başkaca bir ârızası yoktur.

İLE/||/<>

FERAHNÂK

Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. Tahminen 1820 senelerinde Şâkir Ağa tarafından tertib edilmiştir; biraz eviç makamına benzerse de ifade itibariyle dahi ondan farklıdır. Şen ve hafif mevzular, bahar tasvirleri gibi parçalarda kullanılabilir. Bu makam, nevâ"da rast beşlisi, segâh"da ferah-nâk beşlisi, dügâh"da rast beşlisi, Ferah-nâk beşlisi ve nîm hicazda, hicaz dörtlüsünden mürekkeptir. Bu diziler ekseriya, karışık bir surette kullanılır. Makam ferah-nâk beşlisi ile karar eder. Durak ırak ve güçlü birinci derecede dügâh perdeleridir. Makam umumiyetle inicidir. Donanıma fa ve do için birer bakıyye diyezi konur. Zikredilen beş dizenin son ikisinde her iki arıza, ilkinde yalnız birinci arıza ve üçüncüsünde yalnız ikinci arıza mevcuttur. Bu diziler kullanılırken, bu noktalar göz önünde tutularak bekar konulur. Segâh"daki ferah-nâk beşlisinin si koma bemolü ve hicaz içerisinde geçen yerlere konur. Bununla beraber hicaz dörtlüsünün kullanılmadığı ferah-nâk eserler de vardır.

İLE/||/<>

HİCAZKÂR

Türk müziğinin şed makamlarındandır. Tahminen 170 sene önce tertib edilmiştir. Rağbetle kullanılmış bir makamdır. Çok özel bir edâ taşıyan bir diziye sahiptir. Zirgüle basîtesinin rast (sol) perdesindeki şeddidir. (Evcârâ"nın bir yarım ses tizinde kalan biçimi olur). Güçlüsü –beşinci derecesi olan- nevâ"dır. Dizisi inicidir, nispet-i şerîfe sayısı, zirgülede olduğu gibi 7 dir. Donanımına si koma mi ve lâ bakıyye bemolleri ile fa bakıyye diyezi konulur. Şu hale göre orta sekizlideki sesleri şöyledir. (tizden peste doğru): gerdâniye, eviç, hisâr, nevâ, çârgâh, segâh, zirgüle ve rast. Ancak bestekârların hicazkâr eserlerde sıkça ve karışık olarak nihâvend ve yegâhda hicaz ile rastda hicaz (donanımı si ve mi koma ve la bakıyye bemolleridir) geçkileri yapmış olduklarını ilave etmek gerekir.

İLE/||/<>

HÜSEYNÎ

Türk müziğinin altı numaralı basit makamıdır; en eski makamlardandır. Hüseynî beşlisi ile uşşak dörtlüsünden müteşekkildir. Durak dügâh ve güçlü –beşinci derece olan- hüseynî perdeleridir. Niseb-i şerîfe sayısı 8 dir. Dizisi çıkıcıdır. İkinci biçimi muhayyer olur. Donanımına si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlideki sesleri şöyledir. (pestden dize doğru): dügâh, segâh, çargâh, nevâ, hüseynî, eviç, gerdaniye ve muhayyer. Hüseynî, klasik bestekârlar tarafından da en çok kullanılan bir kaça makamdan biri olmakla beraber, bilhassa Türk halk müziğinde en çok kullanılmış olan makamdır.

İLE/||/<>

HÜSEYNÎ-AŞÎRÂN

Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Hüseynî makamının pest tarafına, Hüseynî-aşîran perdesine nakledilmiş bir uşşak dörtlüsü ilavesinden mürekkep olup, bu dörtlü ile aşiran perdesinde kalır. Güçlü birinci derecede hüseynînin durağı olan dügâh"tır. Donanımına Hüseynî gibi si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Eskiden vech-i hüseynî de denilen bu makam, esasen hüseynînin pest tarafına tâbi olarak bir dörtlü katılmak suretiyle yapılmıştır ki aşiran perdesinde kalan hüseynîden başka bir şey değildir.

İLE/||/<>

HÜZZÂM

Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. En eski mürekkeplerden biri olmakla beraber, bilhassa yaklaşık iki asırdır pek çok rağbet görmüştür. Türk müziğinin koyu hüzün arzeden makamlarından biri olan bu makam, dizisi bir sekizli içinde ifade edilebilen mürekkep makamlardandır. Hüzzam beşlisi ile segâh dörtlüsünden mürekkeptir. Durak segâh ve güçlü –üçüncü derece olan- nevâdır. Dizisi inici çıkıcı olup niseb-i şerîfe sayısı 6"dır. Donanımına si koma, mi bakıyye bemolleri ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlisindeki sesleri pestten tize doğru şöyledir; segâh, çârgâh, nevâ, hisâr, eviç, gerdâniye, muhayyer ve tiz segâh.

İLE/||/<>

ISFAHÂN

Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Pûselik beşlisi, dügâh perdesine nakledilmiş bir rast dörtlüsü ve beyatî makamından meydana gelmiştir. Beyatî"nin durağı ve güçlüsü olan dügâh ve nevâ perdeleri, Isfahân"ın da durak ve güçlüsüdür. (Pûselik beşlisi ile dügâh"taki rast dörtlüsünün de esasen durak perdeleri dügâhtır.) Isfahân"ın dizisi inici-çıkıcıdır. Donanımına beyâtî gibi si koma bemolü konulur, pûselik beşlisi için si bekar ve rast dörtlüsü için si bekar sol bakıyye diyezi kullanılır. Eskiden beyâtî makamına Isfahân denilirken Isfahânek makamının terkibini müteakip birkaç asırdan beri Isfahânek yerine ısfahân denilmeye başlanmış, beyatî yeni bir bünyeye girmiş, Isfahânek de Isfahân"ın küçük bir fark gösteren biçimine kalbolmuştur.

İLE/||/<>

MÂHÛR

Türk müziğinin en eski makamlarındandır. Neşeli, şuh, ferah verici bir makamdır. Asırlardan beri rağbet ile kullanılmıştır. Mâhur, çârgâh makamının rast (sol) perdesindeki şeddidir; yani basit bir şed makamıdır. (Acem- aşîran gibi ki bu da mahurun bir perde pestinde kalan bir çârgâh şeddidir.) Güçlüsü – beşinci derece olan- nevâ (re)"dir. Dizinin umumi seyri inicidir. Donanımına fa için bir küçük münecceb diyezi alır. (Yani batı müziğindeki sol majör"ün aynıdır.) Orta sekizlisindeki sesleri tizden peste doğru olmak üzere şöyledir. Gerdâniye, mâhur, hüseynî, nevâ, çârgâh, pûselik, dügâh ve rast.

İLE/||/<>

MUHAYYER-KÜRDÎ

Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. Tahminen iki asır evvel tertibedilmiştir. Muhayyer makamına bir kürdî dörtlüsü ilavesinden ibarettir. Durak ve güçlü aynen muhayyerde olduğu üzere dügâh ve hüseynî perdeleridir. Donanımına muhayyerin si koma bemolü ve fa bakıyye diyezi arızaları konulur. Kürdî dörtlüsü için si bekar ve si küçük münecceb bemolü değişikliği yapılır.

İLE/||/<>

NİHÂVEND

Türk müziğinde bir makamdır. En eski makamlardan olup, eskiden nihâvend-i kebîrden ayırmak için nihâvend-i rûmî diye de adlandırılmıştır. Fakat son bir asırdan beri pek büyük bir rağbetle kullanılmıştır. Nihâvend batı müziğindeki sol minördür. Yani pûselik makamının bir perde peste göçürülmüş şeddidir. Rast perdesinde durur. Güçlüsü beşinci derece olan nevâ"dır. Donanımına si ve mi için iki küçük mücenneb bemolü konulur, yedenin fa bakıyye diyezi, nota içinde ilave edilir. Çıkıcı-inici bir seyri vardır. Orta sekizlideki sesleri pestden tize doğru olmak üzere şöyledir: rast, dügâh, kürdî, çârgâh, nevâ, nim-hisar, evic, gerdâniye. Dizisinde nisbet-i şerîfeden 7 tane olmakla mülayim sayılır. Elimizde, makamlar arasında sayı itibariyle 7 olarak nihâvend"den eser bulunmaktadır.

İLE/||/<>

RAST

Türk müziğinin en eski makamlarındandır. 4 numaralı basit makam olan rast, rast beşlisi ile rast dörtlüsünden müteşekkildir. Durağı rast (sol) ve güçlüsü – beşli ile dörtlünün birleşmiş olduğu beşinci derece nevâ (re) dir. Makam çıkıcıdır. Mülayim olup dizisinde niseb-i şerîfeden 8 tane vardır. Donanımına si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlisindeki sesleri pestten tize doğru olmak üzere şöyledir: rast, dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, hüseynî, evic ve gerdâniyye. Rast en çok kullanılmış makamlardandır; en eski devirlerden zamanımıza kadar bu önemini ve rağbetini korumuştur.

İLE/||/<>

SABÂ

Türk müziğinin en eski ve maruf makamlarındandır. Türk müziğinin en orijinal ve karakteristik makamlarından biri olan sabâ, yürekler parçalayıcı, gönüller yakıcı bir hüzün, elem, zühd ve pişmanlık duygusunu gayet net olarak bildirir. Rağbetle kullanılmış bir makamdır. Çârgâh"da zengûle (ki bu makam şevk-efzâ"nın terkîbinde de mevcuttur) ile sabâ dörtlüsünden mürekkeptir. Bu dörtlü ile dügâh (la) perdesinde kalır. Zengûle"nin durağı çârgâh perdesi, sabâ da çok mühim bir rolü olan güçlüdür. Çârgâh"da zengûle"nin güçlüsü olan rast (sol) perdesi gibi ikinci bir güçlünün, fazla kıymeti yoktur. Donanımına si koma bemolü ile re bakıyye bemolü konulur. Çârgâh"da zengûle"nin la bakıyye bemolü; nota içinde kullanılır.

İLE/||/<>

SEMÂÎ

Türk halk şiirinde bir "forme" un adıdır. Saz şairi tarafından bestelenir ve semâî adı altında okunur. Biçim itibarı ile aynen koşma gibidir, ondan farkı hecenin 4+4=8 vezni ile yazılmasındandır. Mevzuu itibarı ile de koşmadan farklıdır; semâîde âdeta bazı tekerlemeler vardır. Fakat bunlar oldukça anlam sunar, mânide olduğu gibi anlamsız değildir.

İLE/||/<>

SÛZNÂK

Türk müziğinin 13 numaralı sonuncu basit makamıdır. Basit makamlardan yegane yeni olanı olup, bütün diğerleri pek eskidir. Sûz-nâk tahminen 1780 senelerinde Abdülhalim Ağa, Ahmet Ağa, Mehmet Ağa"dan biri tarafından icat edilmiştir. O zamandan beri en çok rağbet edilen makamlardan biridir. Net olarak içli bir hüzün bir telkin eder. Sûz-nâk, rast beşlisi ile hicaz dörtlüsünden yapılmıştır. Rast beşlisi ile rast (sol) perdesinde durur. Güçlüsü beşli ile dörtlünün birleştiği beşinci derecede olan nevâ (re) dir. İnici-çıkıcı karışık bir biçimde seyreder. Donanımına si koma bemolü, mi bakıyye bemolü ve fa bakıyye diyezi konulur. (İlki rast beşlisi ve son ikisi de hicaz dörtlüsü için). Niseb-i şerîfeden dizisinde 7 tane bulunmakla "mülâyim" sayılır. Orta sekizlisindeki sesleri pestden tîze doğru şu biçimdedir: rast, dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, evic ve gerdâniye. Bu asıl Sûz-nâk"tır. Bir de durak üstü olarak, dügah perdesi yerine zengûle kullanan Sûz-nâk vardır ki buna "zengûleli Sûz-nâk" derler ve zengûle makamının rast (sol) perdesindeki şeddi (hicazkâr) gibidir. Hicazkârdan farkı, daima değil ancak karara doğru karakteristik olarak zengûle perdesini bir nevi üstyeden olmak üzere kullanmasıdır.

İLE/||/<>

ŞEHNÂZ

Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Çok güzel ve karakteristik bir makam olup, hicazkârın daha yumuşağı ve nazlısı, masal edasına çok müsait bir çeşididir. Eskiden daha çok kullanılan makam son yıllarda orta derecede kullanılmıştır. Şehnâz, uzzal veya hicaz veya hümâyun makamına, hüseynî aşîran (mi) perdesine göçürülmüş bir hümâyûn ilavesinden mürekkeptir. Uzzal veya hicaz veya hümâyun ile dügâh (la) perdesinde kalır (bu perde, hüseynî aşîran"da hümâyûn"un da güçlüsüdür). Güçlüler birinci derecede –hümâyûn ile hicâz"ın güçlüleri olan- nevâ (re), ikinci derecede de – uzzalın güçlüsü ve hüseynî aşîran"da hümayun durağı olan- hüseynî (mi) perdeleridir. Karışık ve daha çok inici bir seyri vardır (ve muhayyer perdesini sık kullanır). Donanımına si bakıyye bemolü, fa koma diyezi, do ve sol bakıyye diyezleri konulur. (İkinci ve dördüncü arızaları hüseynî aşîranda hümâyûn içindir; diğer ikisi de hümâyûnun arızalarıdır). Eğer uzzal veya hicaz kullanılmışsa fa bakıyye diyezi (fa bekardan sonra) ve sol bekar yapılır.

İLE/||/<>

USÛL-HAFİF

Türk müziğinin büyük usullerindendir. 32 zamanlı ve 26 darplıdır (yine 32 zamanlı olarak 14 darplı benefşân ve 22 darplı muhammesten daha az kullanılmıştır). 32/2"lik ağır hafif mertebesi de çok kullanılmıştır. 32/8"lik yürük hafif de görülmüştür. Usul isminden de anlaşılacağı üzere yürük eserlere yakışır, oynak ve hafiftir. Hafif ile kâr, beste, peşrev, tevşih ve ilâhiler ölçülmüştür. Bilhassa beste formu için pek çok kullanılmıştır. Usul üç farklı biçimde dizilmiş 8 adet sofyandan oluşur.

İLE/||/<>

YEGÂH

Türk müziğinin eski makamlarından bir tanesidir. Yegâhnevâ ile nevâ"da rast makamlarından tertip edilmiştir. İkinci dizi ile yegâh (re) perdesinde kalır ki, bu ses aynı zamanda makamın terkibindeki ilk dizinin de güçlüsüdür. Güçlüsü nevânın durağı olan dügâh (la) perdesidir. (Nevâ, perdesi tiz durağı olduğu için güçlü sayılamaz). Donanımına nevâ gibi si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Yegâh"da rast için ise si bekar ve do bakıyye diyezi nota içerisinde kullanılır. (Fa bakıyye diyezi bu dizide ortaktır). Genellikle inici olarak seyreder. )


- ACEM[Ar.] ile Acem[Ar.] ile A'CEM[Ar.]

( Harflere nokta koyma. | Türk müziğinde, "mi" notasına yakın bir perde. İLE Arap olmayanlar. | İran'lılar. İLE Arap kavminden olmayan. )


- ACEM ile/ve/<>/= ARAP OLMAYAN


- ACEM-AŞÎRÂN MAKAMI ile ACEM-AŞÎRÂN PERDESİ

( Türk mûsikîsinde kullanılan şed makamlarından biri. İLE Aralıkları birbirine eşit olmayan 24 dereceli Türk mûsikîsi ses dizisinin kaba çârgâhtan başlamak üzere dördüncü perdesinin adı. )


- ACEMBUSELİK[Ar. ACEM + Fars. BÛ-SELÎK] ile ACEMKÜRDİ[Ar. ACEM + Fars. KURD + Ar. Î]

( Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam. )


- ACEMCE = FARSÇA

( Bu dille yazılmış olan. )


- ACEM-KÜRDÎ ile ACEM-PÛSELİK ile ACEM-RAST ile ACEM-UŞŞAK ile ACEM-ZİRKEŞÎDE

( Türk mûsikîsinde kullanılan birleşik(mürekkeb) makamdır. İLE Tahminen iki yüzyıllık bir birleşik(mürekkeb) makamdır. Acem mürekkebine, bir pûselik beşlisinin eklenmesinden doğmuştur. İLE Adına Kırşehir'li Yusuf'un edvarında rastlanılan makam. [XV. yy.] İLE Adına Müstakimzâde Süleyman'ın dergisinde rastlanılan makam. [XVII. yy.] İLE Adına Kırşehir'li Yusuf'un edvarında rastlanılan makam. [XV. yy.] )


- ACEMLEŞMEK ile ACEMİLEŞMEK ile ACEMLEŞTİRMEK ile ACEMİLEŞEBİLMEK ile ACEM ile ACEMİ/LİK ile ACEMCE ile ACEMİCE ile ACEM İŞİ ile ACEMİ ER ile ACEM HALAYI ile ACEM KILICI ile ACEM LALESİ ile ACEM PİLAVI ile ACEMİ AĞASI ile ACEMİ OCAĞI ile ACEMİ OĞLANI ile ACEMİ ÇAYLAK ile ACEMİ BİRLİĞİ


- ACENTE[İt.] değil/yerine/= ARACI KURULUŞ/KİŞİ

( Ücret karşılığında, başkalarının işlerini gören kuruluş ya da kişi. | Vapur ortaklığı ya da banka şubesi. )


- ACHE vs. STITCH


- BITTER ALMOND OIL[İng.] / AMENDE AMÈRE[Fr.] / BITTERMANDELÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= ACI BADEM YAĞI


- ACI ÇIĞLIĞI ile/ve ZEVK ÇIĞLIĞI


- ACI DUYABİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< (KENDİ)/(ONUN/ÖTEKİNİN) ACISINI DUYABİLEN

( Canlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İnsan. )

( )


- ACI ile AĞRI

( PAIN vs. ACHE )


- AÇI ile/ve/değil EĞİM


- ACI ile HACI


- ACI ile HACI


- ACI = PAIN[İng.] = TRISTESE[Fr.] = UNLUST[Alm.] = TRISTITIA[Lat.]


- ACI ile SIZI

( PAIN vs. SORROW )


- ACÎB[Ar.] ile TARÎF[Ar.]


- ACID :/yerine ASİT


- AÇIK ARTIRMA ile/ve/<> AÇIK EKSİLTME

( MEZÂD/MÜZÂYEDE ile/ve/<> İHÂLE )


- AÇIK ARTIRMA ile MEZATÇI

( AUCTION vs. AUCTIONEER )

( فروش ile بمزيده گذاشتن ile حراج ile حراجچي )

( FOROSH ile BAMZYDAH GOZASHTAN ile HARAJ ile HARAJECHY )


- AÇIK BAKIŞIKLIK(SİMETRİ) ile/ve GİZLİ BAKIŞIKLIK(SİMETRİ)


- OPEN TUBULAR COLUMN[İng.] ile/değil/yerine/= AÇIK BORUSAL KOLON


- OPEN CYCLE[İng.] / OFFENER ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK ÇEVRİM


- OPEN CYCLE REACTOR[İng.] / RÉACTEUR À CYCLE OUVERT[Fr.] / OFFENER ZYKLUS REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK ÇEVRİMLİ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- OPEN CIRCUIT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE CIRCUIT OUVERT[Fr.] ile/değil/yerine/= AÇIK DEVRE GERİLİMİ


- OPEN CIRCUIT POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE CIRCUIT OUVERT[Fr.] / OFFENER KREIS POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK DEVRE POTANSİYELİ


- OPEN CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT OUVERT[Fr.] / OFFENER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK DEVRE


- AÇIK E ile KAPALI E

( Ben, sen, pembe, yelken, semt, kent.
İLE
Benzin, rende, önemli, cem, mendil, eldiven, pencere, kendi, elbise, tencere, renk, genç, elli, zengin. )

( Edebi, edepsizden öğren!
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
İLE
Penceredeki benekli tekir kedi, kendi tenceresindeki eti yedi. )

( - Kenya Büyükelçiliği, genç hakemlere, renkli kalem verdi.
- Hem Cem, hem öteki Cem, hem de Emre, mühendistir.
- Beni en beğenen, hep benim; beni, en beğenen, hep kendimim.
- Sendikanın pembe mendillerini, kendi elbisesine ekledi. )


- AÇIK GÖRÜŞLÜ ile AÇIK GÖRÜŞLÜ KİŞİ

( CLEAR-SIGHTED vs. CLEAR-SIGHTED PERSON )

( بينا ile صاحبنظر )

( BEYNA ile SAHEBNAZAR )


- AÇIK GÖZ değil AÇIKGÖZ


- FREE AIR IONIZATION CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'IONISATION D'AIR LIBRE[Fr.] / FREILUFTIONISATIONSKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK HAVA İYONLAŞMA ODASI


- AÇIK HAVA ve/<> BİSİKLET


- İLETİŞİM:
AÇIK ile/ve/||/<> ÖRTÜK

( EXPLICIT vs./and/||/<> IMPLICIT :ON COMMUNICATION )


- AÇIK KAHVERENGİ ile YALTAKLANAN

( FAWN vs. FAWNING )

( آهوبره ile اظهار دوستي کردن ile دم لابه )

( آهوبره ile EZEHAR DOSTY KARDAN ile DAM LABEH )


- AÇIK KAYNAK KOD KÜTÜPHANESİ ve/||/<> KODDEMY

( http://libraries.io VE/||/<> www.koddemy.com )


- OPEN SOURCE, UNSEALED SOURCE[İng.] / SOURCE OUVERTE[Fr.] / OFFENE QUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK KAYNAK


- AÇIK KIYAS ile/ve/||/<>/>< KAPALI KIYAS

( KIYÂS-I CELÎ @@ KIYÂS-I HAFÎ )


- AÇIK KONUŞMAK/DOĞRUYU SÖYLEMEK GEREKİRSE ... ile/değil (DAHA) AÇIKÇA SÖYLEYEYİM/SÖYLEMEK GEREKİR Kİ / (DAHA) AÇIK ANLATAYIM/ANLATMAM/IZ GEREKİR Kİ ...


- AÇIK KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine AYRINTILI İFADE ETMEK

( [not] TO TALK FRANKLY vs./and EXPRESS IN DETAIL
EXPRESS IN DETAIL instead of TO TALK FRANKLY )


- AÇIK KÜME İLE KAPALI KÜME İLE KOMPAKT KÜME İLE BAĞLANTILI KÜME ile/||/<> TOPOLOJİK ÖZELLİKLER

( Topolojik uzayların temel küme türleri ve özellikleridir. )

( Formül: X = A ∪ B İLE A ∩ B = ∅ ⇒ bağlantısız )


- AÇIK KÜME ile KAPALI KÜME

( OPEN CLASS vs. CLOSED CLASS )


- AÇIK KÜME ile/||/<> KAPALI KÜME

( Açık küme sınır noktalarını içermezken İLE kapalı küme tüm limit noktalarını içerir )

( Formül: A açık ⟺ A = int(A)\nA kapalı ⟺ A = cl(A) )

( Georg Cantor tarafından 1874 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1918) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Küme teorisi, sonsuzluk kavramı) )


- AÇIK MAVİ ile/ve/||/<> KOYU MAVİ

( GOLUBOY ile/ve/||/<> SİNİY )


- AÇIK MEDRESE/LER ile/ve KAPALI MEDRESE/LER


- AÇIK OLMAK ile/değil CEHALET/CAHİLLİK

( Cahillerin paylaşmada sakınca görmedikleri, "şeffaf olmaları"ndan değil bilgisizliklerindendir. [kendilerini küçük düşüreceğini bilmeden] )


- AÇIK OLMAK ile İSTEKLİ OLMAK

( YA GEL, OL VE GİT!
YA GİT, OL VE GEL! )

( "TO BE OPEN (MINDED)" vs. WILLING )


- AÇIK ÖNERME ile/||/<> KAPALI ÖNERME

( Açık değişken içerir, kapalı kesin doğru/yanlıştır )

( Formül: x>5 İLE 3>5 )


- AÇIK OYLAMA ile GİZLİ OYLAMA


- AÇIK-SAÇIK (GİYİNMEK | KONUŞMAK)


- AÇIK SAÇIK[ARÂBE çoğ. ARABÂT] ile AÇIK SEÇİK


- AÇIK-SEÇİK (KONUŞMAK)


- AÇIK SEÇİK = CLEAR-CUT, CLEAR AND DISTINCT[İng.] = CLAIR(E) ET DISTINCT(E)[Fr.] = KLAR/DISTINCTEKLARE UND DEUTLICH(E)[Alm.] = CHIARO E DISTINTO[İt.] = CLARO Y DISTINTO[İsp.] = CLARUS/CLARE ET DISTINCTUS[Lat.] = SAF?S[Yun.] = VÂZIH VE MÜTEMÂYİZ[Ar., Fars.] = KLAAR EN DUIDELIJK[Felm.]


- AÇIK ŞEMA ile/||/<> KAPALI ŞEMA

( Açık gelecek bilinmeyenlerden bağımsız, kapalı denklem sistemi. )

( Formül: Explicit İLE implicit )


- AÇIK SİCİM ile/ve/||/<> KAPALI SİCİM


- AÇIK SİSTEM ile/||/<> KAPALI SİSTEM (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Açık madde ve enerji, kapalı sadece enerji alışverişi yapar )

( Formül: dm≠0 İLE dm=0 )


- OPEN SYSTEM[İng.] / OUVRIR SYSTÈME[Fr.] / OFFEN SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇIK SİSTEM


- AÇIK SÖYLEMEK ile YALAN SÖYLEMEMEK


- AÇIK SÖZLÜ ile AÇIKÇASI ile AÇIK SÖZLÜLÜK

( FRANK vs. FRANKLY vs. FRANKNESS )

( مجانا فرستادن ile اجازه عبور دادن ile بي تزوير ile فاش ile پوست کنده ile مصون ساختن ile صريحاللهجه ile بي آلايش ile فرانک ile رک گو ile بي رودربايستي ile آشکارا ile صراحتا ile بالصراحه ile رک گوئي )

( MOJANA FARESTADAN ile EJAZEH OBUR DADAN ile بي تزوير ile FASH ile POOST KANDEH ile MOSOON SAKHTAN ile صريحاللهجه ile BEY ALAYSH ile FARANK ile RAK GO ile BEY RUDARBAYSETY ile ASHKARA ile SARAHTA ile بالصراحه ile RAK GOIY )


- AÇIK SÖZLÜ ile/değil AHMAK


- AÇIK SÖZLÜ//DOBRA[Bulg.] ile/değil PATAVATSIZ ile/değil PERVÂSIZ

( ... @@ "Sözlerinin nereye varacağını düşünmeden, saygısızca konuşan, davranışlarına dikkat etmeyen". @@ "Çekinmesi, sakınması, korkusu olmadan konuşan". )


- AÇIK SÖZLÜ/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NEZÂKET


- AÇIK TOHUMLULAR ile KAPALI TOHUMLULAR

( A.T.: SEDİR AĞACI(CEDAR TREE)(ELMALI-ANTALYA) ile/ve SERVİ AĞACI(CYPRESS TREE) ile/ve MEŞE AĞACI(OAK TREE) ile/ve ÇAM AĞACI(PINE TREE) )

( GYMNOSPERMS vs. ANGIO SPERMS
K.T.: HURMA(DATE TREE) ile/ve KARAAĞAÇ(ELM TREE) ile/ve İNCİR(FIG TREE) ile/ve FINDIK(HAZELNUT TREE) ile/ve ŞEFTALİ(PEACH TREE) ile/ve AYVA(QUINCE) )


- AÇIK TUT! ve/||/<> BAĞLI TUT!

( Elini, sofranı ve kapını. VE/||/<> Gözünü, dilini ve belini. )


- AÇIK ile AÇIK RIZA ile AÇIKÇA

( EXPLICIT vs. EXPLICIT CONSENT vs. EXPLICITLY )

( صريح ile رضايت صريح ile صريحا ile صراحتا )

( SARYHE ile REZAYT SARYHE ile SARYHA ile SARAHTA )


- AÇIK ile AÇIKLIK

( OPEN vs. OPENNESS )


- AÇIK ile/ve/değil/< ÂŞİKÂR/ECLÂ[Ar. < CELÎ]/BEYYİN[Ar.]


- AÇIK ile/ve/||/<> AYIK


- ACIK" değil AZICIK


- ACIK/AÇIK değil AZICIK


- AÇIK ile/ve/||/<> ÇIPLAK


- AÇIK ile/ve/||/<> DOĞRUDAN


- YILDIZ KÜMELERİ: AÇIK ile/ve/||/<> KÜRESEL

( Genç, küçük, biçimsiz. İLE Yaşlı, büyük, küresel yıldızlar. )


- AÇIK ile/ve SEÇİK

( Doğal, Duyusal. İLE/VE Zihne. )

( Üçgenin iç kenarı. İLE/VE Hipotenüs. )

( Descartes )


- AÇIK ile SÖNÜK

( OPEN vs. DIM/FAINT )


- AÇIK ile/ve/değil YARIK

( ... ile/ve/değil ŞAKK )

( [not] OPEN vs./and/but SPLIT )


- AÇIK ile/ve/değil/<> ZAAF


- AÇIK-KOYU ile IŞIK


- AÇIKLAMA ile/ve/<>/değil/yerine ATIF

( [not] TO EXPLAIN vs./and/<>/but ATTRIBUTION
ATTRIBUTION instead of TO EXPLAIN )


- AÇIKLAMA = İZÂH/AT, TAFSİLÂT, BEYÂN = EXPLANATION[İng.] = EXPLICATION[Fr.] = ERKLÄRUNG[Alm.] = SPIEGAZIONE[İt.] = EXPLICACIÓN[İsp.] = EXPLENATIO[Lat.] = HO EKS?G?SIS[Yun.] = İZÂH, BEYÂN[Ar.] = BEYÂNKÂRÎ(far.) = VERKLARING[Felm.]


- AÇIKLAMA ile ÖZET/LEME

( EXPLANATION vs. SUMMARY )


- AÇIKLAMA/SI ile AD/I(/İSİM)

( EXPLANATION [OF ...] vs. THE NAME [OF ...] )


- AÇIKLIĞA KAVUŞTURMAK ile/ve/değil/||/<>/< AÇIK KILMAK


- AÇIKLIK ile/ve/değil EŞİK


- AÇIKLIK ile/ve/<> GÖRÜNÜRLÜK


- AÇIK/LIK ile/ve UYGUN/LUK

( OPEN/NESS vs./and APPROPRIATE/NESS )


- ACİL DURUM ile/ve/||/<>/> ACİL TEDAVİ HİZMETLERİ

( Ani gelişen hastalık kaza, yaralanma (her ne boyutta olursa olsun travma vakaları dahil) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirlenen 32 parametre nedeniyle ortaya çıkan, hastanın her türlü komplikasyon, morbidite, sakatlık ya da ölümden korunması için müdahale edilmesi, ayrıca hastanın başka bir sağlık kuruluşuna sevk edilmesini gerektiren tüm vakaları ifade eder. Acil durum, acil tedavi hizmetleri ve acil durum nedeniyle ortaya çıkan öteki sağlık sorunları için yapılacak tüm müdahale, tetkik ve tedaviler tamamlanıp hasta taburcu edilinceye kadar devam eder. İLE/VE/||/<>/> Acil durum nedeniyle herhangi bir sağlık kuruluşuna müracaat edilmesi durumunda, hastanın müşahede altına alınması, yatışının yapılması ya da hastaya tıbbı müdahale (hastanın acil servise başvurmasını gidermeye yönelik soğuk uygulama, oksijen uygulama, dolaşım ve solunumu desteklemek için yapılan her türlü müdahale ve uygulamalar, her türlü medikal amaçlı suppozituvar uygulamaları ve acil servise başvuru ile ilgili şikâyetleri gidermeye yönelik her türlü enjeksiyon) yapılması; ayrıca hastanın başka bir sağlık kuruluşuna sevk edilmesi ya da başka bir sağlık kuruluşundan sevkli gelmesi durumunu ifade eder. )


- ACİL İHTİYAÇ değil/yerine/= İVEDİ GEREKSİNİM


- AÇİL ÖBEĞİ ile ASETİL ÖBEĞİ

( Karbonil ve alkil öbeği içeren işlevsel öbek. İLE Karbonil ve metil öbeği içeren işlevsel öbek. )


- ACİL SERVİS değil/yerine/= İVEDİ BAKI


- ACİL YARDIMDA:
BEBEK ile/ve/||/<>/> ÇOCUK ile/ve/||/<>/> YETİŞKİN

( 0 - 1 yaş arası. İLE/VE/||/<> 1- 8 yaş arası. İLE/VE/||/<> 8 yaş üstü. )


- ÂCİL[Ar. < ECEL] ile ÂCİL[Ar. < ACELE]

( Vâdeye bağlı, vâdesi geldiğinde yapılacak olan, ertelenmiş. İLE Acele eden. | Acele, gecikmez. )


- ACİL ile/ve/değil/yerine ÖNCELİKLİ

( [not] URGENT vs./and/but PRIOR
PRIOR instead of URGENT )


- ACILAR YOLU ve/<> 14 İSTASYON

( [Hz. İsa'nın] Kudüs'te, St. Sepulchre[Kutsal Naaş] Kilisesi'ne kadar çarmıhı sırtlanıp ölüme yürüdüğü yol.[VIA DOLOROSA] VE/<> Yol boyunca, düşe kalka, acı içinde kendi sonuna doğru yürürken durakladığı, aralarında son kez ekmek yediği ve şarap içtiği yerlerde bulunan 14 nokta. )


- AÇILIŞ KONUŞMASI değil AÇIŞ KONUŞMASI


- AÇILIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI ile/değil AÇIŞ TÖRENİ/KONUŞMASI


- AÇILIŞ ile/değil AÇIŞ

( [not] OPENING vs./but TO OPEN )

( PI ile/ve ... )


- ACİLİYET ile ACİL

( EXIGENCY vs. EXIGENT )

( مقتضي ile فشارآور )

( MOGHTEZY ile FESHARAVAR )


- ACİLİYET ile ACİL ile HEMEN ile TEDAVİ EDİLEMEZ

( IMMEDIACY vs. IMMEDIATE vs. IMMEDIATELY vs. IMMEDICABLE )

( بي فاصلگي ile قرب جواز ile بي درنگي ile بي واسطگي ile بلا فصل ile عاجل ile فوري ile بلا واسطه ile بلافاصله ile عاجلانه ile بي درنگ ile بيدرنگ ile بلادرنگ ile آني ile عاجلا ile بهبود ناپذير )

( BEY FASLAGY ile GHARB JAVAZ ile BEY DARANGY ile BEY VOSTGY ile BELA FASL ile AJEL ile فوري ile BELA VASETEH ile BELAFASLEH ile عاجلانه ile BEY DARANG ile BEYDARANG ile BELADRANG ile ANY ile عاجلا ile BACPEHBUD NAPAZYR )


- ACİL/LİK ile ACİL SERVİS ile ACİL İHTİYAÇ KREDİSİ


- ACIMA = PITY/COMMISERATION[İng.] = COMMISÉRATION[Fr.] = MITLEID[Alm.] = COMMISERATIO[Lat.]


- ACIMIK = BELEMİR, DELİCE, KARAMUK, MAVİKANTARON, PEYGAMBER ÇİÇEĞİ

( Birleşikgillerden, baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki. )

( CENTAUREA CYANUS )


- ÂCİN[Ar.] ile ACÎN[Ar.]

( Rengi ve tadı değişmiş, bozulmuş pis su. İLE Yoğurulmuş şey, hamur, mâcun. )


- AÇIP GÖSTERME/GÖSTERİLEN ile ÇIKARIP GÖSTERME/GÖSTERİLEN

( Vajina. İLE Penis. )


- AÇIP-KAPATMAK ile/değil KAPATIP-AÇMAK


- WINKELSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL AYNA


- ZÂVİYEVÎ KUTR[Osm.] / ANGULAR DIAMETER[İng.] / DIAMÈTRE ANGULAIRE[Fr.] / WINKELDURCHMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL ÇAP


- ANGULAR IMPULSE[İng.] / IMPULSION ANGULAIRE[Fr.] / DREHIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL İTME, DÖNER İTKİ


- ANGULAR ACCELERATION[İng.] / WINKELBESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AÇISAL İVME


- AÇISAL/LIK ile AÇISAL HIZ ile AÇISAL YOL ile AÇISAL ÇAP ile AÇISAL İVME ile AÇISAL BÖLGE ile AÇISAL SAPMA ile AÇISAL UZAKLIK


- AÇIT ile AÇKI

( Pencere ya da kapı boşluğu. İLE Bir nesnenin, yüzeyi üzerine, sert bir nesne ya da bir araç sürterek, onu düzleştirip parlatma işi, perdah. | Demircilikte, demir büyültmekte kullanılan araç. | Anahtar gibi, her tür açma aracı. )


- AÇIT ile/<> AÇMA

( Pencere ya da kapı boşluğu. İLE/<> Girilecek ya da çıkılacak yer. )


- ÂCİZ HALİ değil/yerine/= DÜŞKÜ DURUMU


- ÂCİZ VESİKASI değil/yerine/= DÜŞKÜ BELGESİ


- ACİZ ile ÂCİZ

( Gücü, bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. | Beceriksizlik. | Birinin, borcunu, zamanında ödeyememesi durumu. İLE Gücü bir işe yetmez olan, güçsüz. | Beceriksiz. )


- ÂCİZ ile/ve/<> ÂTIL

( ZEBUN ile/ve/<> ... )


- ÂCİZ değil/yerine/= DÜŞKÜ


- ÂCİZ değil/yerine/= DÜŞKÜNCE/GÜÇSÜZCE


- ÂCİZ değil/yerine/= DÜŞKÜN/GÜÇSÜZ


- ÂCİZ[Ar. < ACZ] ile/değil HACİZ[Ar. < HACZ]

( Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına ya da malına icra dairesi tarafından el konulması. İLE/DEĞİL Bir işi yapabilecek gücü, becerisi ya da yeteneği olmayan. | Herhangi bir durum karşısında çaresiz kalan. )


- ÂCİZ ile/ve/değil/||/<>/> MAĞDUR


- ÂCİZ ile MÜNEZZEH


- ÂCİZ ile NÂÇAR


- ÂCİZÂNE[Ar. < ÂCİZ + Fars. < ÂNE] ile NÂÇİZÂNE[Fars. < NÂÇİZ]

( Gücü bir işe yetmez olan, güçsüz olarak. | Beceriksizlikle. İLE Değersiz, hiç sayılan, önemsiz, çok küçük bir şey olarak. )


- ÂCİZ/LİK ile/ve/<> YOKSUN/LUK


- Açık KONUŞ!!!


- Açılmak için DİNLE!!!


- Açılmak için SUS!!!


- AÇKILAMAK ile AÇKILANMAK ile AÇKILATMAK ile AÇKI ile AÇKICI/LIK ile AÇKILI ile AÇKISIZ


- Açmak için DİNLE!!!


- Açmak için SUS!!!


- AÇMAK ile AŞMAK


- AÇMAZ/PARADOKS:
["GÖRÜNÜŞTE"]
KABUL EDİLEBİLİR ÖNCÜL ile/ve/+/||/<>/> KABUL EDİLEBİLİR AKIL YÜRÜTME ile/ve/+/||/<>/> KABUL EDİLEMEZ SONUÇ


- AÇMAZ/ÇIKMAZ ile/ve/değil EŞİK


- ACO-/ACOU-/ACOUS-/ACOUO-/-ACUSİA/-ACUSİS ile/||/<> ACU- ile/||/<> PHON-/-PHONE/-PHONİA/PHONO-/-PHONY

( İşitme, işitme ile ilgili, duyma [akustik: İşitme bilimi]. İLE/||/<> İğne, işitme. İLE/||/<> Sesle ilgili, ses. )


- ACQUIRE vs. EARN vs. GAIN vs. GET vs. OBTAIN vs. PROCURE vs. RECIEVE vs. TAKE vs. WIN


- ACROSS vs. OVER


- ACTA JURE IMPERII ile/ve/||/<> ACTUA JURE GESTIONIS ile/ve/||/<> LEX FORI

( Devletin, "egemenliğine dayanarak", yapmış olduğu eylemlerden doğan sorumluluğu. İLE/VE/||/<> Yönetimin, "egemenliğine dayanarak", yapmış olduğu eylemlerden doğan sorumluluğu. İLE/VE/||/<> Yargıcın, hukuktaki, doğrudan uygulama kuralları. )


- ACTİN-/ACTİNO- ile/||/<> HELİ-/HELİO- ile/||/<> THERM-/-THERM/THERMO-/-THERMY ile/||/<> CAL-/CALORİ- ile/||/<> ELECTRO- ile/||/<> ASTR-/ASTRO-

( Işın. İLE/||/<> Güneş, güneş ışığı ile ilgili. İLE/||/<> Isıyla, ısı oluşumu ile ilgili. İLE/||/<> Isı. İLE/||/<> Elektrikle ilgili. İLE/||/<> Yıldız, yıldızımsı, yıldız biçiminde. )


- ACTİNO- ile/||/<> RADİO- ile/||/<> ROENTGENO- ile/||/<> PHOT-/PHOTO-

( Işın, radyasyon [aktinomikoz: Bir bakteri enfeksiyonu]. İLE/||/<> Radyumla ilgili, radyant enerji ile ilgili, radiusla ilgili. İLE/||/<> X ışınları ile ilgili. İLE/||/<> Işık. )


- ACTİVİTY İLE PHENOTYPİC İLE TARGET ile/||/<> İLAÇ TARAMA STRATEJİLERİ

( İlaç keşif yaklaşımları. )

( Formül: IC₅₀ İLE EC₅₀ )


- ACTUARIAL MATHEMATICS ile/||/<> PURE PROBABILITY

( Actuarial mathematics risk ve sigorta hesaplamaları için pratik uygulamalar yaparken İLE pure probability olasılığın kuramk matematik temelleridir )

( Formül: Life table analysis )


- ACUL -ile

( Tez canlı, içi tez, ivecen. )


- ACUL/ACELECİ değil/yerine/= İVECEN/İVEĞEN/EVGİN


- ACUN, PROF. DR. ERTUĞRUL (NAZİLLİ 1935 - 2018) :

( Üniversite Öğretim Üyesi. Liseyi 1954'te tamamladı. Girdiği i.Ü. Orman Fakültesinden 1959'da mezun oldu. Muğla Orman İşletmesinde bir süre Bölge Şefliği yaptıktan sonra askerlik görevini tamamladı ve 1962 yılında İ.Ü. Orman Hasılatı ve işletme İktisadı Kürsüsünde asistan oldu. "Türkiye'de Orman Ürünlerinin Avrupa Ekonomik Topluluğu Devletlerinde Değerlendirilmesi ve Bu Değerin Artırılması Çareleri" konulu tezi ile "Doktor" unvanını aldı. Bir süre yurtdışında bilimsel çalışma yaptıktan sonra hazırladığı "Türkiye'de Orman İşletmeleri Asal Ürünleri Pazarlamasının Orman İşletme Ekonomisi Bakımından incelenmesi Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile "Doçent " unvan ve yetkisini aldı. 1982 yılında Profesörlüğe yükseltildi. Kendi isteği üzerine emekli oldu )


- ACUR/AJUR ile ACUR

( Antika, gözenek. İLE Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, açık yeşil renkte, irice bir tür hıyar. )

( ... cum CUCUMIS ANGURIA )


- ACYO ile ACYOCU/LUK


- ACYO[İt. AGGIO] ile ACYOTAJ[Fr.]/DEĞER FARKI

( Herhangi bir paranın, gerçek değeriyle, sürüm değeri arasında ya da bir ticaret senedinin üzerinde, yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arsında beliren fark. | Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon. | Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptığı tahsilat. İLE Devlet tahvilleri, kambiyo ve menkul değerler üzerine yapılan spekülatif işlemler. )


- ACZ/İYET"[Ar.] ile/değil/||/<> İHMAL[Ar.]


- AD/İSİM BELLEĞİM/HAFIZAM (ÇOK) KÖTÜ" değil/yerine ADLARI (YETERİNCE HIZLI) ANIMSAYAMAYABİLİYORUM


- AD/İSİM ile/ve/<>/||/değil/yerine EYLEM/İCRAAT


- AD KOYMADA, DOĞUMUN:
ZAMAN/I ile/ve/<> YER/İ

( Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, çocukların adları, doğdukları yer ve zamana göre konuluyor. [Mbonsol: Ağacın altı. | Maseke: Dere kıyısı.] )

( Kişi, ahırda doğdu diye at olmadığı gibi, "nereli" olduğunun ve/ya da adının ne konulduğunun da belirleyiciliği yoktur/olmaz! )


- ad lib.[Lat. < AD LIBITUM] değil/yerine/= İSTEĞİNİZE GÖRE, İSTEDİĞİNİZ KADAR


- AD TÜMCESİ ile EYLEM/YÜKLEM(FİİL) TÜMCESİ


- AD ile AD KÖKÜ ile AD ÇEKME ile AD BİLİMİ ile AD DURUMU ile AD TABANI ile AD ÇEKİMİ ile AD BİLİMCİ ile AD CÜMLESİ ile AD GÖVDESİ ile AD BİLİMSEL ile AD AKTARMASI ile AD TAMLAMASI


- AD ile/ve/değil EŞİK

( AD/IM/IZ üzerine... )


- AD ile İSİM


- AD ile/ve ÖNAD/SIFAT

( Ayırd edici. İLE/VE Nitelendirici. )

( Sıfatı, ad yapabiliriz fakat adı, sıfat yapmamalı ya da titiz davranılmalıdır. )

( NAME vs./and CAPACITY )


- ISLAND EFFECT[İng.] / EFFET D'ÎLOT[Fr.] / INSELLBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ADA ETKİSİ


- ADA TAVŞANI ile AMERİKA TAVŞANI ile ARAP TAVŞANI ile DAĞ TAVŞANI ile YABAN TAVŞANI


- AD(A) değil ADLARDA OLAN(A)


- ADA ile/ve ARAL

( Dört tarafı denizle kaplı kara parçası. İLE/VE Takımada. )

( CEZÎRE[çoğ. CEZÂİR] ile/ve ... )

( CEZ ile/ve ... )


- ADA ile ATOL[Maldiv yerlileri dilinde]

( ... İLE Mercanların biraraya toplanmasıyla oluşmuş, halka biçiminde adacık, mercanada. )