Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.624 başlık/FaRk ile birlikte,
29.624 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(111/120)
- US/AKIL:
HERKESİ AŞKIN ile/ve/||/<> HERKESTE İÇKİN
- USANÇ/GINA ile/ve/||/<>/< KANIKSAMA
( İlişki(ler)de, "sahip olmakta", [kendinden ve/ya da ötekinden] "eminlikte", en önemli eşik, kanıksama noktasıdır. [Kavuşmakta/vuslatta, gına/kanıksama vardır.]
Bu eşik, ancak, bunun bilgi ve bilinciyle, sürekli anımsanarak, ilişkiyi besleyecek/destekleyecek davranış ve tutumla, iletişim ve paylaşımla aşılabilir. )
- UŞAQ[Azr.] = ÇOCUK[Tr.]
- USB/UNIVERSAL SERIAL BUS[İng.] değil/yerine/= EVRENSEL DİZİ VERİ YOLU
- USDIŞI = GAYR-İ AKLÎ = IRRATIONAL[İng., Alm.] = IRRATIONNEL[Fr.]
- USED :/yerine KULLANILMIŞ
- USER, EROL (İST. 1960) :
( İ.Ü. İktisat Fakültesi İşletme ve Maliye bölümünden mezun oldu. TOSTOV Vakfı ve Genç Müteşebbisler Derneği Kurucu Üyesidir. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıktan sonra Fenerbahçe Spor Kulübü'nde de yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. )
- USER :/yerine KULLANICI
- ÜSKÜDAR'DA SABAH OLDU ile GEÇTİ BORUN PAZARI, SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE'YE
- USKUMRUKÖY YENİ PARK :
( Uskumruköy Mahallesindedir, 1.900,00 m²'lik bir alan üzenrindedir, 1.00,00 m²'lik yeşil alanı bulunmaktadır. )
- USLU USLU (OYNAMAK, OTURMAK)
- ÜSLÜ/ÜSTEL/EXPONENTIAL[İng.] ile ÜST EL
( Katlı/katlanan. @@ Güçlünün/güçlülerin "etkisi". )
- USLU, PROF. DR. SELMAN (İSTANBUL, 1925) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. İlk, orta öğrenimini İstanbul'da yaptı. İ.Ü. Orman Fakültesinden 1950'de "Orman Yüksek Mühendisi" olarak mezun oldu. Bir süre Orman Teşkilatından çalıştıktan sonra açılan sınavı kazanarak 1952'de "Ormancılık Yakındoğu Ormancılık Kürsüsüne" asistan oldu. 1956'da "İç Anadolu Steplerinin Antropojen Karakteri Üzerine Araştırmalar" tezi ile "Ormancılık Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. 1961'de "Ege Rejyonu ve Özellikle Edremit - Güre Havzasında Toprak Koruması Bakımından Zeytin ve Orman İlişkileri Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile "Üniversite Doçenti" , 1971 yılında "Muhtelif Arazi Kullanma Şekillerinin Yüzeysel Akış ve Toprak Taşınması Üzerine Etkileri" adlı tezi ile de "Profesör Unvanını" aldı. 1972'de ve Prof. Dr. Orhan Yamanlar'ın vefâti üzerine Ormancılık ve Yakın Doğu Ormancılık Kürsüsü Başkanlığına atandı ve emekli olana kadar bu görevini sürdürdü. Kitap ve bilimsel olarak pek çok yayını var. )
- ÜSLÛB/ÜSLÛP ile/ve EKOL
- USLU/LUK ile USLU AKILLI
- US/SAL/LIK ile/ve/=/<> OLGU/SAL/LIK
- ÜSSÜ:
KARE/Sİ(2) ile/ve KÜP/Ü(3)
( ... İLE/VE Çoğaltmak kopyalamak. KÖP ETMEK[Eski Türkçe] )
( Ayrıca "Copy"[İng.] sözcüğünün de köp ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. )
- ÜSSÜ[Ar. < USS] ile/||/<> ÜSSÜ[Ar. < USS] ile/||/<> ÜSTÜ[< ÜST]
( [matematikte] Bir sayının üstüne yazılan ve kendiyle kaç kez çarpıldığını gösteren sayı, kuvvet. [62 'de 2 üs, 6 ise taban] İLE/||/<> Esas. | Bazı görevleri yürütebilmek amacıyla kurulan, özel yapıları, donatımları, atölyeleri, onarım yerleri, hizmet alanları olan, sürekli ya da geçici olarak konaklanılan yer. | Bir askerî harekâtta, birliklerin gereksinim duyduğu her türlü gerecin toplandığı, dağıtıldığı bölge. İLE/||/<> Bir nesnenin ya da yerin, yukarı, göğe doğru olan yanı. )
- ÜST DUDAK = ŞEFE-İ ULYÂ = LÈVRE SUPÉRIEURE
- SOURCE SUPERTHERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL KAYNAK
- NEUTRONS ÉPITHERMIQUES[Fr.] / EPITHERMISCHE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL NÖTRONLAR
- RÉACTEUR ÉPITHERMIQUE[Fr.] / EPITHERMISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- EPITHERMISCHES THORIUM REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL TORYUM REAKTÖRÜ
- ÜST METİN İŞARETLEME DİLİ/HYPERTEXT MARKUP LANGUAGE/HTML[İng.] ile/ve/||/<> GENİŞLETİLEBİLİR İŞARET DİLİ/EXTENSIBLE MARKUP LANGUAGE/XML[İng.]
( Verileri ve içerikleri görüntülemek için kullanılır. İLE/VE/||/<> Verileri depolamak ve paylaşmak için kullanılır. )
( Etiketleri önceden tanımlanmıştır. İLE/VE/||/<> Etiketleri önceden tanımlanmamıştır. Kullanıcı kendi etiketlerini oluşturmaktadır. )
- ÜST SINIF ile ORTA SINIF ile ALT SINIF
( Yaşar. İLE Yakınır. İLE Şükreder. )
( Paraya tapar. İLE Öndere tapar. İLE Tanrı'ya tapar. )
- SUPERPOSITION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE SUPERPOSITION[Fr.] / ÜBERLAGERUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ÜSTE BİNME İLKESİ
- ÜST ile/ve AYRI
( TOP vs./and DIFFERENT )
- USTA, ALİ (TRABZON/ÇAYKARA, 1965) :
( Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesini bitirdikten sonra, 1987'de Yıldız Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Özel sektörde bir süre kontrol, saha ve kontrol mühendisi olarak görev yaptı. Siyasete Fazilet Partisi saflarında başladı. Sarıyer Belediye Meclis Üyesi ve Başkan Yardımcılığı, Beyoğlu Belediyesinde Başkan yardımcılığı, İBB. Zabıta Müdürlüğü ve İBB Mesken Müdürlüğü görevlerinde bulundu. Sarıyer Spor Kulübünde yönetim kurulunda Asbaşkan olarak görev aldı. )
- USTA, CEMALETTİN (İST. 1928) :
( Deniz Astsb. Okulunu bitirdi ve değişik yerlerde hizmet yaptıktan sonra emekli oldu. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Kulübün Divan Kurulu Üyesidir. )
- USTA ile/||/<> ARMADIR[İsp.]
( ... İLE/||/<> Gemilerdeki her türlü donanımı yapan usta. )
- USTA ile ÜSTÂD
( Üstad, işi başından aşkın olduğunda dingin ve neşelidir. )
( Usta, kendini bilgiye verir, ilkelere bağlı kalır ve sınırı aşmaz. )
( RÂSİHÛN: Uzman.[kök salmış] )
( HAZÂKÂT: Ustalık, üstadlık. )
- USTA ile/ve/<>/|| USTALIK
- USTA ile USTALIKLA
( ADEPT vs. ADEPTLY )
( مرد زبردست ile زبر دستي )
( MARD ZABARDAST ile ZABAR DASTY )
- USTACA ile USTALIK ile AÇIK SÖZLÜ
( INGENIOUS vs. INGENIOUSNESS vs. INGENUOUS )
( نکته پرداز ile نکته دان ile نکته سنجي ile کارداني ile ندانم کار ile پيشاني گشاده )
( NEKTEH PARDAZ ile NEKTEH DAN ile NEKTEH SANJY ile KARDANY ile NADANAM KAR ile PEYSHANY GOSHADEH )
- ÜSTÂD ile/||/<> USTA ile/||/<> KALFA ile/||/<> ÇIRAK ile/||/<> YAMAK/ELULAĞI ile/||/<> MİÇO/MUÇO[İt.]
( ... İLE/||/<> Yaşadıklarımızın. İLE/||/<> Yaşamakta olduklarımızın. İLE/||/<> Yaşayacaklarımızın. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )
( ... ile ... ile ... ile TİLMÎZ ile ... )
- USTALAŞMAK ile USTA/LIK ile USTACA ile USTA İŞİ ile USTALIKLI
- USTALIK:
USTANI GEÇMEK ve/||/<> SENİ GEÇECEK USTA YETİŞTİRMEK
- USTA/LIK ile/ve BİLGE/LİK
- USTALIKTA/VİRTÜÖZLÜKTE:
NICCOLO PAGANINI ve/||/<> FRANZ LIST
- ÜSTE ÇIKMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine SAVUNMA
- EXPONENTIAL WAVE[İng.] / ONDE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DALGA
- ÜSSÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / EXPONENTIAL ATTENUATION, EXPONENTIAL EXTINCTION[İng.] / ATTÉNUATION EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIELLE SCHWÄCHUNG, EXPONENTIALLÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL ZAYIFLAMA
- ÜSTÜN İNSAN değil OLGUN/YETKİN/KÂMİL KİŞİ
- ÜSTÜN ile/ve/değil ÜNLÜ
( Sakınan ve ümit edenlerin dışında kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur. )
- ÜSTÜNE/ÜZERİNE ALINMAK"/"ÜZERİME ALINDIM" değil ÜSTÜNE/ÜZERİNE ALMAK ya da ALINMAK
- ÜSTÜNLEŞMEK ile ÜSTÜN/LÜK ile ÜSTÜNE ile ÜSTÜN ZEKA ile ÜSTÜN YAPIM ile ÜSTÜN ZEKALI/LIK ile ÜSTÜNE ÜSTLÜK ile ÜSTÜNLÜK HİSSİ ile ÜSTÜNLÜK DUYGUSU ile ÜSTÜNLÜK DERECESİ ile ÜSTÜNLÜK KARMAŞASI ile ÜSTÜNLÜK KOMPLEKSİ
- ÜSTÜN/LÜK / GERİ/LİK ile/ve/değil/yerine FARK/LI/LIK
- ÜSTÜN/LÜK / ALÇAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNCE/LİK / SONRA/LIK
- ÜSTÜNÜZE ALMAYIN ile/ve/değil/||/<>/< SİZE YÖNELİK DEĞİL
- USTURA ile USTURA TAŞI
- ÜSTÜSTE ile PEŞPEŞE[Fars. PEŞT Â PEŞT]
- USÛL - ESAS ile/ve/||/<> KEM ÂLET - KEMALÂT
( Yöntem, içerikten önce gelir. İLE/VE/||/<> Yanlış ya da kötü araç/âlet ile iş çıkarılmaz, olgunluk sağlan(a)maz. )
- USÛL:
İLKE ve/||/<> YÖNTEM
- USUL USUL/YAVAŞ YAVAŞ (GİTMEK, YAKLAŞMAK)
- USÛL ile ...
( SABAH, AKŞAM VE YATSI USÛLÜ )
- USÛL ile/ve ARUZ ile/ve MAKAM ile/ve EDEB
- USÛL ile/ve ERKÂN
( Yöntemler. İLE/VE Esaslar, destekler. | Reisler. )
- USÛL ile/ve/<> FÜRÛG[Fars.]
( Yöntem. İLE/VE/<> Işık/ziyâ/nur, parlaklık, parıldayış. )
- USÛL ile/ve/||/<>/> HUSÛL
- USÛL[Ar.] ile/ve/||/<>/> İRFAN[Ar.]
- USÛL ile/ve/değil/yerine MENHEC
( İlkelere teallük eder, eylemsel bir şey sunmaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Herhangi bir bilim dalına ait konunun/nesnenin bilgisini elde etme yolu. )
- USUL değil/yerine/= TARTIM
- USÛL ile/ve/||/<> TEAMÜL
- USÛL ile USÛL["USÜL" değil!]
( Kökler, asıllar. | Bir kişinin, anne, baba, dede ve nineleri. İLE Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, yöntem. )
- USUL ile USULCA ile USULSÜZ/LÜK ile USUL HUKUKU
- USÛL[Ar. < ASL] ile USÛR[Ar. < ASR]
( Asıllar, kökler. | Bir ilmin ya da tekniğin asıl konusundan önce öğrenilmesi gereken esas, başlangıç, bilgi. | Başlangıç. | Yol, yöntem, tertip, metod, nizam, kaide, düzen. İLE Yüzyıllar. )
- USÛLEYN:
USÛL-İ FIKIH ile/ve/||/<> USÛL-İ DİN
( USULEYN: USUL-I ISLAMIC JURISPRUDENCE vs./and/||/<> USUL-I RELIGION )
- USÛL-Ü FIKIH'TA:
KİTAP ile/ve/||/<> SÜNNET ile/ve/||/<> İCMÂ ile/ve/||/<> KIYAS
- USVS/NATIONAL HEALTH DATA DICTIONARY[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK VERİ SÖZLÜĞÜ
- ut dict.[Lat. < UT DICTUM] değil/yerine/= ÖNERİLEN BİÇİMDE
- UT ile UT YERİ ile UT AÇICI/LIK
- UTANÇ = SHAME[İng.] = HONTE[Fr.] = SHAM[Alm.] = PUDOR[Lat.]
- UTANMAK ile EDEB
( SHAME vs. BREEDING )
- UTKU ile UTKULU/LUK
- UTM/UTÜM[Ar.] ile UTUM[Ar.]
( Yabani zeytin ağacı. İLE Köşk. | Taş duvar/yapı. )
- ÜTOPYA:
ÜMİT ve/||/<>/> EYLEM
- ÜTOPYA[Yun.] değil/yerine/= DÜŞÜLKÜ
- ÜTS/PRODUCT TRACKING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÜRÜN TAKİP DÜZENİ
- ÜTÜ ile DEMİR ÇAĞI ile DEMİR BANTLAR ile DEMİR YAKA ile DEMİR DÖKÜMHANESİ ile DEMİR İRADE ile ÜTÜCÜ ile İRONİK ile DEMİRCİ ile DEMİR TAŞI ile DEMİR AĞACI ile DEMİR İŞİ
( IRON vs. IRON AGE vs. IRON BANDS vs. IRON COLLAR vs. IRON FOUNDRY vs. IRON WILL vs. IRONER vs. IRONIC vs. IRONSMITH vs. IRONSTONE vs. IRONWOOD vs. IRONWORK )
( اتو ile آهن ile حديد ile آهن پوش کردن ile اتو زدن ile اطو ile اتو کردن ile عصر آهن ile آهن جامه ile غل ile کارخانه ذوب آهن ile اراده محکم ile اتو کش ile طعنهآميز ile طعنهاي ile آهنگر ile آهنکر ile سنگ آهن ile دمير آغاجي ile آهنکاري )
( OTO ile آهن ile حديد ile AHAN PUSH KARDAN ile OTO ZADAN ile ATOO ile OTO KARDAN ile ASR AHAN ile AHAN JAMEH ile GHEL ile KARKHANEH ZOB AHAN ile ARADEH MOHKAM ile OTO KESH ile TANEHAMYZ ile TANEYAY ile AHANGAR ile AHANKER ile SANG AHAN ile دمير آغاجي ile AHANKARY )
- ÜTÜLMEK ile ÜTÜ ile ÜTÜ BEZİ ile ÜTÜ MASASI ile ÜTÜ ALTLIĞI ile ÜTÜ TAHTASI ile ÜTÜ YASTIĞI ile ÜTÜ MAKİNESİ
- ÜVEY ile/ve/<> TAYGELDİ
( ... İLE/VE/<> İkinci kez evlenen kadının, beraberinde getirdiği çocuk/lar. )
- ÜVEYMEK ile ÜVEY ile ÜVEY ANA ile ÜVEY KIZ ile ÜVEY ANNE ile ÜVEY BABA ile ÜVEY OĞUL ile ÜVEY EVLAT ile ÜVEY ÇOCUK ile ÜVEY KARDEŞ
- ÜVEZ ile ÜVEZ
( Gülgillerden bir ağaç. | Bu ağacın, muşmulaya benzeyen yemişi/meyvesi. İLE Sivrisineğe benzer bir böcek. )
( MESPILUS GERMANICA cum SORBUS )
- UWB/ULTRA-WIDEBAND[İng.] değil/yerine/= ULTRA GENİŞ BANT
- UY(>< İN) ile/||/<> UYA(> YUVA)
( Çukur. İLE/||/<> Yuva. )
- UYAK(KAFİYE) ÇEŞİTLERİNDE:
YARIM ile/ve/<> TAM ile/ve/<> ZENGİN ile/ve/<> TUNÇ ile/ve/<> CİNASLI
( )
- UYAK/KÂFİYE ile/ve AYAK SUNMAK
( Şiirde. İLE/VE Halk şiirinde uyak. )
- UYAK/KÂFİYE[Ar.] ve/> EŞSÖZCÜK/YEDEK/REDİF[Ar.]
( ... VE/> Koşuklarda uyaktan sonra yinelenen aynı anlamdaki sözcük ya da ek. )
( Aynı anlam, aynı görev. İLE Farklı anlam, aynı görev. )
( Çeşidi vardır. İLE Çeşidi yoktur. )
( )
( )
- UYAK ÖRGÜSÜNDE:
DÜZ ile/ve/<> ÇAPRAZ ile/ve/<> SARMAL ile/ve/<> ÖRÜŞÜK ile/ve/<> MÂNİ
( )
- UYAK ile UYAKLI ile UYAKSIZ/LIK
- UYAK(KÂFİYE) ile/ve İKFÂ
( ... İLE/VE Sesleri birbirine yakın olan harflerle uyak yapma. )
- UYAK(KAFİYE) ile SECİ
( Şiirdeki uyum. İLE Düzyazıdaki uyum. )
- UYANIK ile AYIK
( AWAKE vs. SOBER )
- UYANIK/LIK ile/ve AYIK/LIK
- UYANIŞLAR(AWAKENINGS) ve/||/<>/> LORENZO'NUN YAĞI(LORENSO'S OIL)
- UYANMAK ile/ve/değil EŞİK
- UYAR, TOMRİS (İST. 1941 - 2003) :
( İlkokulu Taksim'deki Yeni Kolejde, ortaokulu İngiliz High School'da, liseyi Arnavutköy Amerikan Koleji'nde tamamladı. İ.Ü. İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü'nü 1963'te bitirdi. İlk çevirisini Tagore'den "Şeker'den Bebek" kitabı ile yaptı ve Varlık'da yayınlandı. İlk Öykü kitabı ise 1965 yılında Türk Dili'nden yayınlandı. Öykü, deneme, eleştiri, günlük ve çevirileri, Varlık, Dost, Papirus, Yeni Dergi, Soyut, Yeni Edebiyat, Yeni Düşün, Gösteri, Gergedan, Argos, Adam Öykü gibi belli başlı dergilerde yayınlandı. Özellikle 1966'dan sonra Papirüs'te yayınladığı eserleriyle adını duyurdu ve 1969 yılına kadar "R. Tomris" kullandı. 1970'te sonra Türk öykücülüğünün önde gelen isimlerinden biri oldu. Eserleri arasında; "İpek ve Bakır", "Ödeşmeler ve Şahmeran Hikâyesi", "Diz Boyu Pap" Geri Bak", "Yaza Yolculuk", "Sekizinci Günah", "Otuzların Kadını", "İki Yama, İki Üç", "Aramızdaki Şey" ve "Güzel Yazı Defteri" bulunuyor. )
- UYARICI ile/ve/||/<> "AYAR VERMEK"
- UYARI/İKAZ ile/ve/değil/yerine OLUMSUZ SONUÇLARA/SONUÇLARI İŞARET
- ÎKAZ[Osm.] / EXCITATION[İng.] / EXCITATION[Fr.] / ANREGUNG, EREGENZ, ERREGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UYAR(IL)MA
- EXCITATION BAND[İng.] / BANDE DE L'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA BANDI
- ÎKAZ MÜNHANİSİ[Osm.] / EXCITATION CURVE[İng.] / COURBE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA EĞRİSİ
- UYARMAK ile ÖĞÜT VERİCİ ile ÖĞÜT VERİCİ
( ADMONISH vs. ADMONITIVE vs. ADMONITORY )
( پند دادن ile نصيحت آميز ile عبرتانگيز )
( PAND DADAN ile NASYHAT AMYZ ile EBRTANGYZ )
- UYDU TELEFONU ile/ve/||/<> "AKILLI TELEFON"
- UYDU ile/||/<> EŞLİKÇİ
- PEYK[Osm.] / SATELLITE[İng.] / SATELLITE[Fr.] / SATELLIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UYDU
- UYDURMAK ile UYDULAŞMAK ile UYDURULMAK ile UYDURABİLMEK ile UYDURUVERMEK ile UYDULAŞTIRMAK ile UYDU/LUK ile UYDU KENT
- UYGARLIK/MEDENİYET ile/ve/||/<> EKİN/KÜLTÜR
( Evrensel. İLE/VE/||/<> Yerel. )
( Denetimli. İLE/VE/||/<> Bilinçdışı. )
( Toprak, kişiye aittir. İLE/VE/||/<> Kişi, toprağa aittir. )
( Uygarlık, olay ve olguları birbirinden büyük titizlikle ayırd edebilmektir. )
( Kültür, en geniş tanımıyla yaşam biçimini gösterir. )
( Kültür, insan-doğa ve kişi-kişi[toplum] ilişkilerinin toplamıdır. )
( Uygar kişi, dünyanın neresinde ve hangi kültürde üretilirse üretilsin, insanlık değerlerine sahip çıkan, onu benimseyen ve yaşamına katan kişidir. )
( Evrenseller kültürler içinde yer almış olmalıdır. )
( UYGARLIK/MEDENİYET = ZANAAT-FEN ve AHLÂK )
( MEDENİYET OLUŞTURABİLMEK İÇİN:
* TANRI/İLK İLKE,
* EVREN/DOĞA,
* İNSAN )
( Farkındalık ile. İLE/VE/||/<> Farkında olmadan. )
( Yöntemli. İLE/VE/||/<> Alışkanlıklar. )
( İnsan - İnsan ilişkisi (ile). İLE/VE/||/<> Doğa - İnsan ilişkisi (ile). )
( Sanat. İLE/VE/||/<> Zanaat. )
( Öğrenilir. İLE/VE/||/<> Yaşanır. )
( Kimsin/iz? İLE/VE/||/<> Kimlerdensin/iz? / Nerelisin/iz? )
( Uluslararası. İLE/VE/||/<> Ulusal. )
( ZAMAN: Doğrusal. İLE/VE/||/<> Döngüsel. )
( Us. İLE/VE/||/<> Us dışı. )
( Yasa. İLE/VE/||/<> Töre. )
( Medine. İLE/VE/||/<> Yesrib. )
( Çatışmalar içinde. İLE/VE/||/<> Zahmetler içinde. )
( Kâmil kültür, kendinden sonra gelecek kültürün gübresidir. )
( Gerçek üstü. İLE/VE/||/<> Gerçek. )
( Ancak, felsefenin getirebildiği/sağladığı/sunduğu. İLE/VE/||/<> Sanat ve dinin getirdiği. )
( Bilim. İLE/VE/||/<> Felsefe. )
( Saygıyla... İLE/VE/||/<> Sevgiyle... )
( CIVILIZATION vs./and CULTURE )
( MEDENİYET ile/ve HARS )
- UYGARLIK/MEDENİYET:
TA'MÎR-İ BİLÂD[Ar.] ve/||/<> TERFÎH-İ İBÂD[Ar.]
( Kentler/beldeler oluşturmak/inşâ etmek. VE/||/<> Bireylerin her türlü gönencini/refâhını sağlamak. )
- UYGARLIK ve/||/<> ZEKÂ
- UYGARLIKTA:
SAYGI ile/ve/||/<>/> TÜZE
- UYGULA ile BİR ÇÖZÜM UYGULA ile BRONZ TOZU UYGULA ile TÜY DÖKÜCÜ UYGULAMAK ile İŞ BAŞVURUSUNDA BULUNMAK ile GENEL OLARAK UYGULA ile MERHEM SÜRMEK ile BARIŞI UYGULAMAK ile BAŞVURMAK ile UYGULAMAK ile BİR ÇÖZÜM UYGULAMAK
( APPLY vs. APPLY A SOLUTION vs. APPLY BRONZE POWDER vs. APPLY DEPILATORY vs. APPLY FOR A JOB vs. APPLY GENERALLY vs. APPLY OINTMENT vs. APPLY PEACEFULNESS vs. APPLY TO vs. APPLYING vs. APPLYING A SOLUTION )
( شامل کردن ile بکار زدن ile درخواست دادن ile مصادق پيدا کردن ile چاره سازي کردن ile اکيل زدن ile نوره کشيدن ile درخاست شغل کردن ile اطلاق کردن ile مرهم گذاشتن ile مسالمت بکار بردن ile صدق کردن ile اعمال ile چاره سازي )
( SHAMEL KARDAN ile BEKAR ZADAN ile DARKHAST DADAN ile MOSADEGH PEYDA KARDAN ile CHAREH SAZY KARDAN ile AKYLE ZADAN ile NOREH KESHYDAN ile DARKHAST SHGHEL KARDAN ile ETLAGH KARDAN ile MAREAM GOZASHTAN ile MOSALMAT BEKAR BARDAN ile SADGH KARDAN ile EMAL ile CHAREH SAZY )
- UYGULAMAK ile UYGULANMAK ile UYGULATMAK ile UYGULANABİLMEK ile UYGULATABİLMEK ile UYGULAYABİLMEK ile UYGUN/LUK ile UYGUR ile UYGURCA ile UYGUNSUZ/LUK ile UYGULAMALI ile UYGUN ADIM ile UYGUNSUZCA ile UYGUN DEĞER ile UYGUR HARFLERİ ile UYGUN KATMANLAŞMA ile UYGULAMALI BİLİMLER ile UYGULAMALI DİL BİLİMİ ile UYGULAMALI RUH BİLİMİ ile UYGULAMALI TOPLUM BİLİMİ
- UYGUN OLMA/MA ile/ve/değil YETERİNCE UYGUN OLMA/MA
- UYGUR HARFLERİYLE YAZILMIŞ ARAPÇA METİN ile/ve ARAP HARFLERİYLE YAZILMIŞ UYGURCA METİN
- UYGUR, ZEKİ AYHAN (İST. 1927 - 2012) :
( Deniz kuvvetlerinde hekim olarak göreve başladı. 1952'de "Gaziantep" muhribine üsteğmen rütbesi ile filotilla tabipliği yaparken ABD gidip üç adet mayın gemisinin alınmasında bulundu. 1954 - 57 yılları arasında Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde genel cerrahi uzmanlığı eğitimini tamamladı ve uzman müşavir olarak aynı akademide çalıştı. Prof. Dr Recai Ergüder'in ısrarı ile Beyin ve sinir cerrahisi alanında çalışmak üzere ABD gönderildi ve St. Albans Deniz Hastanesinde eğitim aldı. Ama eğitimini tamamlamadan yurda geri çağrıldı. Ve Gülhane Askeri Tıp Akademisinde göreve başladı.1961'de tekrar ABD gitti ve Iowa Üniversitesinde yarım kalan uzmanlık eğitimini başarı ile tamamladı.1965'te tekrar Türkiye'ye döndü ve Kasımpaşa Deniz Hastanesinde Beyin Cerrahı olarak hizmet verdi. 1969'da Albay rütbesi ile emekli oldu ve tekrar ABD gitti. Kendisine Türk tıbbının küresel arenadaki "gizli markalarından" biri denir. İhtiyacı olan herkese yardım ettiği için "Fakir Babası" ve "Zeki Baba" olarak anılır. Doktorluğu yanında çok iyi bir ressam olup, ABD'de New York'da birçok kişisel sergi açtı. Türk komedi sanatının büyük ustası Nejat Uygur'un ağabeyisidir. "Türk Eğitimine katkıları" nedeni ile Golden Türk Awards Özel Ödülüne layık görüldü. Öldüğünde ABD de Connecticut Eyaletinde toprağa verildi. )
- UYKU AÇMADA:
"KAHVE" değil/yerine/>< ELMA
- UYKU:
TEK FAZLI(MONOFAZİK) ile/ve/||/<> ÇOK FAZLI(POLİFAZİK)
( Tek sefer yatağa gidip gün içinde tek bir uyku alma davranışıdır.["Saf monofazik uyku", "kuasi monofazik uyku" ve "yarı monofazik uyku" biçiminde alt başlıkları da bulunmaktadır.] İLE/VE/||/<> Gün içinde birden fazla kez, daha kısa süreler boyunca uyuma davranışıdır.["Saf", "kuasi" ve "yarı" biçimde üç alt başlığı bulunmaktadır.] [Saf polifazik uykuda, her dört saatte bir uyunurken, kuasi polifazik uykuda, 24 saatlik gün içinde eşit aralıklarla dağılmamış biçimde uyunur.][Polifazik uykunun genellikle çocuklarda görülen en yaygın örneği ise, günde iki ayrı kez uyuma düzeni olan bifazik uykudur.] )
- UYKU/UYUMA ile/ve ÖĞLE UYKUSU
( Uyku Eksikliği, Gövdenizde, Nelere Neden Oluyor? )
( ... ile/ve MAKİL )
- UYKU ile/ve KIŞ UYKUSU
( SLEEPING vs./and HIBERNATION )
- UYKU ile/ve LETARJİ
( ... İLE/VE Çok uzun süren, derin uyku hali. | Uyuşukluk, atâlet. )
( Uykuya dalış süresi ortalama yedi dakikadır. )
( NEVM, NÜÂS, RAKDE, SİNE ile/ve ... )
( HÂB ile/ve ... )
( SLEEP vs./and LETHARGY )
- UYKU ile/ve/değil/||/<>/>/< ÖYKÜ
- UYKU ile TEŞTİYE[< ŞİTÂ]
( ... İLE Kışın uyuyacak olan hayvanların uykusu. )
- UYKU ile UYKU SAYRILIĞI
( ... İLE Botswana'nın Okavanga vadisinde bulunan çeçe[tsetse] sineğinin bulaştırdığı bu hastalık, kurtuluşu olmayan ve ölümle sonuçlanan bir hastalıktır.[Bu hastalığa tutulan kişi, sürekli uyur, uyanınca acıkır, yemek yer ve tekrar uyur. Zaman içinde, aşırı şişmanlamadan dolayı da çatlarmış.] )
- UYKU ve/<> UYKUDA EYLEME VURMA
( "Uykuda Eyleme Vurma" - Ahmet Çorak yazısı için burayı tıklayınız... )
- UYKU/LUK ile UYKUCU/LUK ile UYKULU/LUK ile UYKUSUZ/LUK ile UYKU SETİ ile UYKU İLACI ile UYKU SAATİ ile UYKU APNESİ ile UYKU SEMESİ ile UYKU TAKIMI ile UYKU TULUMU ile UYKU SERSEMİ ile UYKUCU MAHMUT ile UYKULU UYKULU ile UYKU HASTALIĞI ile UYKU SERSEMLİĞİ
- UYKUSU AĞIR ile UYKUSU DERİN ile UYKUSU HAFİF
- UYKU/UYUMA "YÖNELİMİ/İSTEĞİ" ile/ve/değil/||/<>/< SOĞUKTA DONMAK
- UYMA (RİÂYET)
- UYMAK ile/ve/||/<>/< AYAK UYDURMAK
- UYMAZ" ile "TERS DÜŞER"
- UYSALLAR, SUAT (SARIYER, 1936 - 2017) :
( Hava Assb. Okulda okudu. Kıbrıs Barış Harekâtına katıldı (1974) Gazi oldu. Emekli olduktan sonra bir süre özel teşebbüste çalıştı. Uzun yıllar futbol hakemliği yaptı. Türkiye Futbol Federasyonu Gözlemciliği ve Saha Komiserliği yaptı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulunda bulundu. Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )
- UYUM
( HARMONY )
- UYUM DAVALARI/SAVUNMALARI ile/>< KOPUŞ DAVALARI/SAVUNMALARI
( Savunma Saldırıyor - Jacques Verges - Metis Yay. )
- Uyum için SUS!!!
- UYUM SAĞLAMAK ile UYARLANABİLİR ile ADAPTASYON ile UYARLANMIŞ ile ADAPTÖR ile ADAPTASYON ile UYARLANABİLİR ile ADAPTÖR
( ADAPT vs. ADAPTABLE vs. ADAPTATION vs. ADAPTED vs. ADAPTER vs. ADAPTION vs. ADAPTIVE vs. ADAPTOR )
( تطبيق دادن ile وفق پذير ile سازواري پزير ile سازواري ile اقتباس ile وفاق ile تطبيق ile اقتباسي ile وفق دهنده ile سازوارگر ile وفقي ile تطبيقي )
( TATABYGH DADAN ile VAFGH PAZYR ile سازواري پزير ile سازواري ile EGTEBAS ile وفاق ile تطبيق ile EGTEBASY ile VAFGH DAHANDEH ile SAZVARGAR ile وفقي ile TATABYGHY )
- UYUM = AHENK = HARMONY[İng.] = HARMANIE[Fr.] = HARMONIE[Alm.] = HARMONIA[Yun. Zarafet ve uyum tanrıçası.] = ARMONÍA[İsp.]
- UYUM ve/<> BOŞLUK/ARA
- UYUM ile/ve/||/<>/> ÇATIŞMA ile/ve/||/<>/> ÇÖZÜLME
- UYUM ile/ve ÇELİŞKİLİ UYUM
( HARMONY vs./and CONTRADICTED HARMONY )
- UYUM ile/ve/<> DENGE
( Her varolan, öteki bir varolan ile uyum içindedir. )
( Uyumun içinde, korkuya yer yoktur. )
( Şehvet gibi ateş, nefret gibi kötülük, uyumsuzluk gibi acı ve aydınlanma gibi de sevinç yoktur. )
( En büyük hastalık, doyumsuz istekler; en büyük acı da uyumsuzluktur. )
( Sarı, öğle güneşinin rengi yani orta noktanın ve dengenin simgesidir. )
( Gerçek, Sattva'dan ötededir. )
( İFRÂT[< FART] - İTİDAL - TEFRİT )
( Tamas donuklaştırır, rajas çarpıtır, sattva uyumlu kılar. )
( İnsan-altı olanlar, Tamas'ın ve Rajas'ın egemenliği altındalardır; kişiler ise Sattva'nın. )
( Berraklık ve yardımseverlik, zihni ve eylemi etkilemesinden dolayı Sattva'dır. )
( Sattva'nın olgunlaşmasıyla tüm arzu ve korkular son bulur. )
( Tamas obscures, rajas distorts, sattva harmonises. )
( Every being is compatible vs. every other being.
In harmony there is no place for fear.
The sub-human - the 'humanoids' - are dominated by tamas and rajas and the humans by sattva.
Clarity and charity is sattva as it affects mind and action.
With the maturing of the sattva all desires and fears come to an end.
The real is beyond sattva. )
( HARMONY vs./and/<> BALANCE )
( SOPHROSYNE: İtidal. )
( RAJAS - SATTVA - TAMAS )
- UYUM ile/ve EŞ ZAMANLAMA
( HARMONY vs./and SYNCHRONIZATION )
- UYUM ile/ve/||/<> EŞZAMANLILIK
- UYUM ile/ve/||/<>/> EVRENSEL/KOZMİK UYUM
- UYUM ile/ve EYLEME GEÇMİŞ UYUM
( Dinler, hakikatlerini, eylem içinde [sessiz eylem içinde] gösterirler. )
( HARMONY vs./and HARMONY IN ACT
Religions show their true face in action, in silent action. )
- HARMONY[İng.] / CONSONANCE[Fr.] / HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUM
- UYUM ile/ve/||/<> SENTEZ
- UYUM ile/ve/<> TEVHİD
- UYUM ile/ve TINLAMA
( HARMONY vs./and RESONANCE )
- UYUM ile/ve TUTARLILIK
( HARMONY vs./and CONSISTENCY )
- UYUM ile/ve UYGUNLUK
( ... ile/ve VEFK/TENÂSÜB[öteki ucu >< TENÂFÜR(< NEFRET)] )
( HARMONY vs./and APPROPRIATENESS )
- UYUM ile UYUM ile UYUMLU ile KONKORDATO
( CONCORD vs. CONCORDANCE vs. CONCORDANT vs. CONCORDAT )
( سازگاري ile همدلي ile مطابقت ile هم شيبي ile هم نوا ile هم آهنگ ile موافقت نامه )
( SAZGARY ile CPEHMADELY ile MOTABAGHT ile هم شيبي ile NPAM NAVA ile NPAM AHANG ile MOVAFEGHT NAMEH )
- UYUM >< UYUMSUZLUK
( Küçük şeyleri büyütür. >< Büyük şeylerin çürümesine neden olur. )
- UYUM ile/ve YAKINLAŞMA
( HARMONY vs./and TO APROACH )
- UYUM ile/ve YETENEK
- UYUMA ile/ve/değil EŞİK
- UYUM/ADAPTASYON ile DEĞİŞİNİM/MUTASYON
( Bir canlının, çevresine uyum sağlama yeteneği. İLE DNA'daki kalıcı değişiklik. )
- UYUM/AHENK ile/ve/değil/||/<> İNSİCÂM
- UYUMAK/UYKU ile/ve UYUKLAMAK/PİNEKLEMEK/IMIZGANMAK/KÜNGÜLDEMEK/KÜNGÜRDEMEK/ŞEKERLEME/KAYLÛLE
( Günde ortalama 7 saat uyku yeterlidir! [Kişiden kişiye, değişkenlere ve koşullara bağlı olmak üzere 4 - 10 saat arasında olabilir.] )
( SAAT ON[22:00], YATAĞA KON! )
( Uykuya dalma süresi, yaklaşık, 7 dakikadır. )
( Elma, birçok uyarandan daha etkili bir uyku açıcıdır. )
( ÂFTÂB-SÜVÂR[Fars.]: Sabahları erken kalkan, gün doğmadan uyanmak alışkanlığına sahip olan. )
( İHTİMÂM[Ar.]: Elemden/kederden dolayı uyuyamama. )
( Uyuklama durumunda, ereksiyon gerçekleşebilmesi, olağandır. )
( ... İLE Uyuklar gibi hareketsiz oturmak. | Bir yerde, hiçbir iş yapmadan oturmak. )
( KÜNGÜLDEMEK/KÜNGÜRDEMEK: Uyuklamak. | Elden ayaktan düşmek. )
( NEVM ile/ve/değil NA'S/NA'SE/NÜÂS/SÎNE[çoğ. SİNEVÂT]/TEHVÎM/TEHEVVÜM[Ar.]/TENEVVÜM[< NEVM]/VESEN )
- UYUMLANMAK ile UYUM ile UYUMA ile UYUMLU/LUK ile UYUMSAL/LIK ile UYUMSUZ/LUK
- UYUM/LU/LUK ile/ve/||/<> ESNEK/LİK
- UYUM/LU/LUK ile/ve PARALEL/LİK
( HARMONY vs./and PARALLELNESS )
- UYUM/LU/LUK ile/ve YALIN/LIK
( HARMONY, HARMONIOUS/NESS vs./and SIMPLICITY )
- UYUMSUZ ile KÖTÜ EŞ
( ILL-MATCHED vs. ILL-MATED )
( لنگه به لنگه )
( LANGEH BAH LANGEH )
- INCONVENIENCE[İng.] / INADÉQUATION[Fr.] / UNSTIMMIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUMSUZLUK
- UYUR ile UYUR GÖZ ile UYUR UYANIK
- UYUŞTURUCU ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< UYARICI VE UYANDIRICI
- UYUTMAK ile/ve/||/<> UYANDIRMAK
( Gövdeyi ameliyat etmek için gereklidir. İLE/VE/||/<> Zihni/ni "ameliyat etmek" için gereklidir. )
- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]
- KİTAP/MUSHAF:
UYUYAN BİREY/TOPLUM İÇİN değil/><
OKUYAN VE DÜŞÜNEN BİREY/TOPLUM İÇİN
(
)
- UYUZ (BULAŞMASI):
HAYVANDA/N ile/değil/< İNSANDA/N
( Hayvanda bulunan bakteri ile insanda bulunan bakteri tamamen farklı olduğundan, uyuz, hayvanlardan değil insandan, kişiler arasında yaşanan bulaşıcı bir sayrılıktır. )
- UYUZLAŞMAK ile UYUZ/LUK ile UYUZLU ile UYUZ OTU ile UYUZ İLACI ile UYUZ BÖCEĞİ ile UYUZ SİNEĞİ ile UYUZ MERHEMİ ile UYUZ BÖCEKLERİ
- UYUZOTU = KUMOTU
( Tıpta, uyuza karşı kullanılan çiçekli bitki. )
( SCABIOSA ROTATA )
- UZAGÖRÜ/ÖTEGÖRÜ/TELEPATİ ile/değil AYNI ŞEYİ DÜŞÜNMEK
- UZAK BİR YER ile/ve/<> UZAAAK BİR YER
( Dilde. İLE/VE/<> Belâgatta. )
- UZAK DURMALI!:
KÖRDEN değil NANKÖRDEN <>
YÜZSÜZDEN değil İKİYÜZLÜDEN <>
"TİPİ BOZUK"TAN değil "SÜTÜ BOZUKTAN"
- UZAK DURMAMAK/DURMAK ile/ve/=/||/<> RIZÂ GÖSTERMEK/GÖSTERMEMEK
- UZAK DURULMASI GEREKEN KİŞİLER:
"HEP HAKLILAR" ve/||/<> "HERŞEYE, SÜREKLİ İTİRAZ EDENLER" ve/||/<> "SADECE BEN" DİYENLER ve/||/<> BAŞKALARINI DEĞERSİZ GÖRENLER ve/||/<> ÇIKARCILAR ve/||/<> İSTEDİĞİ OLMADIĞINDA TUTUM DEĞİŞTİRENLER ve/||/<> ARAMADIĞIN SÜRECE ARAMAYANLAR ve/||/<> İŞİ DÜŞMEDİKÇE TANIMAYANLAR ve/||/<> İŞİ BİTTİĞİNDE, YANINDA DURMAYANLAR
- UZAK:
GÖSTERİŞ ile ŞİRK
- UZAK İLİŞKİLER ile/ve/||/<> YAKIN İLİŞKİLER
- UZAK?:
MEMLEKET Mİ? ile/ve/||/<> YILDIZLAR MI? ile/ve/||/<> GENÇLİĞİM Mİ?
- UZAK TUT/ALIM! ve/||/<> UZAK DUR/ALIM!
( Yüzü "çirkin olan"ı değil yüreği çirkin olanı. VE/||/<> Giysisi kirli olandan değil "zihni/düşüncesi" kirli olandan. )
- UZAK ile/değil/yerine AŞKIN
- UZAK ile BÜYÜK
( FAR/DISTANT vs. BIG )
- UZAK ile/ve GAİB
- UZAK ile GEREKSİZ
( DISTANT vs. UNNECESSARY )
- UZAK ile İLERİ
( DISTANT vs. ADVANCED )
- UZAK ile KÜÇÜK
( FAR/DISTANT vs. SMALL )
- UZAK ile/ve/||/<>/> TUZAK
- UZAK ile UZAK DOĞU ile UZAK ile UZAK ile NALBANT
( FAR vs. FAR EAST vs. FAR FROM vs. FAR OFF vs. FARRIER )
( بمراتب ile دور ile خاور دور ile شرق دور ile آسياي شرقي ile به دور از ile جدا از ile دور از ile خيلي دور ile نعلبند )
( BAMRATAB ile DOR ile KHAVAR DOR ile SHARGH DOR ile ASYAY SHARGHY ile BAH DOR AZ ile JEDA AZ ile DOR AZ ile KHYLEY DOR ile NALBAND )
- UZAKGÖRÜR/TELESKOP:
HUBBLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> JAMES WEBB
( Görünür ve ultraviyole dalga boylarında gözlemler yapmaktadır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Orta ve yakın kızılötesi olarak görmektedir. Çok daha büyük ışık toplama aynası vardır. Hubble teleskobundan yaklaşık 100 kat daha duyarlıdır.[10 milyar dolarlık bir bütçe ile elde edilmiştir.] )
(
)
- Uzaklarda öten horozu DİNLE!!!
- UZAKLAŞMAK ile/ve/değil UZAK DURMAK
( [not] TO DIGRESS/TO APPROACH vs./and/but TO KEEP/STAY AWAY )
- UZAKLIK/MESAFE ile UZAY UZAKLIĞI
( DISTANCE vs. PARSEC[pc = 206.265 AU] )
- UZAK/LIK ile/ve BAĞIMSIZ/LIK
( DISTANCE vs./and INDEPENDENCE )
- UZAKTAN EN İYİ FARK EDİLEN RENK ile ...
( TURUNCU )
- UZAKTAN ETKİ ile DOKUNMA/TEMAS
- UZAKTAN ETKİ ile/ve/||/<> YERELLİK
- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile VÜS'AT[Ar. < VÂSİ/VÂSİA]
( Belirli noktalar toplamı. İLE Geniş, engin, açık, enli, bol. )
- UZAM/UZAY <-> ZAMAN <-> ÖZDEK <-> DEVİM <-> İVME <-> GÜÇ
- UZAM ile/ve BİÇİM
( İMTİDÂD[< MEDD] ile/ve SÛRET )
( EXTENT vs./and SHAPE/MORPH )
- UZAM = HAYYİZ = EXTENSION, EXTENT[İng.] = ÉTENDUE, EXTENSION[Fr.] = AUSDEHNUNG[Alm.] = EXTENSIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]
- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZAY
( Belirli noktalar toplamı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Tüm noktalar toplamı. )
( Tanımla(n)mayla. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> ... )
( Dışta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> İçte. )
( İçte yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Dışta yok. )
( [not] PLANE vs./and/but/||/<>/> SPACE
SPACE instead of PLANE )
- UZAM ile/ve/||/<> YAYILIM
- UZATMA! ile/ve/||/<>/> UZLAŞ! ile/ve/||/<>/> UNUT!
- SPACE CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= UZAY AKIMI
- SPACE GROUP[İng.] / GROUPE SPATIAL[Fr.] / RAUMGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY GRUBU
- SPACE QUANTIZATION[İng.] / ESPACE DE QUANTIFICATION[Fr.] / RAUMQUANTELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY KUANTALANMASI
- UZAY/BRAVAIS ÖRGÜSÜ
( Bir kristaldeki atom, iyon ve moleküllerin, uzayda, düzenli olarak tekrarlanan dizilişi. )
( SPACE LATTICE )
( RAUMGITTER )
- SPEKTROSKOPI / SPECTROSCOPIQUE[Fr.] / SPACE LATTICE[İng.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY ÖRGÜSÜ
- SPACE CHARGE POLARIZATION[İng.] / POLARISATION DE CHARGE D'ESPACE[Fr.] / RAUMLADUNGSPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ KUTUPLANMASI
- RAUMLADUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ YOĞUNLUĞU
- SPACE CHARGE[İng.] / CHARGE D'ESPACE, CHARGE SPATIALE[Fr.] / RAUMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY YÜKÜ
- SPACE-TIME[İng.] / ESPACE-TEMPS[Fr.] / RAUM-ZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY-ZAMAN
- UZAY ile/ve/||/<> ALT UZAY
- UZAY DÜNYA
- UZAY ile EVREN
( Varolanların tümü. İLE Varolan ve düşünülebilenlerin tümü. )
( )
- UZAY ile/ve/||/<> FAZ UZAYI
( ... @@ Sonsuz boyutlu zaman ve nesne[nin yorumlanabilmesi]. )
- FEZA[Osm.] / SPACE[İng.] / ESPACE[Fr.] / RAUMGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= UZAY
- UZAY = MEKÂN = SPACE[İng.] = ESPACE[Fr.] = RAUM[Alm.] = SPATIUM[Lat.] = ESPACIO[İsp.]
- UZAY ile/ve/+/||/<> SIKIŞTIRMA UZAYI
( Dört boyut. İLE/VE/+/||/<> 6 boyut. )
- UZAY ile/ve/||/<>/> UZAM/MEKÂN
(
| Kavram | Açıklama | Örnek Kullanım |
|---|---|---|
| SPACE | Fiziksel ya da kavramsal boşluk. Devim, düşünme ve etkileşim olanağı sunar. | Sınıfların düzenlenişi öğrencilere daha fazla uzay[space] sunmalıdır. |
| PLACE | Fiziksel mekânın kimlik, anlam ve aidiyetle yüklenmiş durumu. Yalnızca konum değil ilişkisel bir bağdır. | Okul, sadece bir bina değil öğrenciler için bir uzam[place] durumuna gelmelidir. |
| PLACE and SPACE | Mekânın anlamlı duruma gelmesi için fiziksel alanın[space] toplumsal, ekinsel ve duygusal boyutlarla ilişkilendirilmesi gerekir [place]. | Bir kenti yaşanabilir kılan, yalnızca uzay[space] değil bireylerin onunla kurduğu uzam[place] ilişkisidir. |
(
| Başlık | KHŌRA (χώρα) | TOPOS (τόπος) |
|---|---|---|
| Köken | Antik Yunanca | Antik Yunanca |
| Temel anlam | Yer açan alan, alıcı zemin, barındırıcı boşluk | Yer, konum, mevki |
| Felsefi bağlam | Platon - Timaeos | Aristoteles - Fizik, Mantık |
| Ontolojik statü | Var olan olmayan, aracı ilke | Var olana ait somut konum |
| Belirlilik | Belirsiz, tanımlanamaz | Belirli, tanımlanabilir |
| Ölçülebilirlik | Ölçülemez | Ölçülebilir |
| Biçim ile ilişkisi | Biçimsizdir; biçimleri yalnızca kabul eder | Biçimli var olanların yeridir |
| İşlev | Yer verme, olanaklı kılma | Konum belirleme |
| Zamansallık | Önsel (önceden varsayılan) | Sonradan belirlenen |
| Nesne ile ilişki | Nesneden bağımsız bir olanak alanı | Nesneye doğrudan bağlı |
| Kavramsal karşılık | Koşul | Sonuç |
| Kısa tanım | Bir şeyin yer alabilmesini olanaklı kılan, fakat kendi yer olmayan alan | Bir şeyin devinerek bulunduğu, sınırları belirli yer |
( SPACE vs. PLACE )
( KHORA ile TOPOS )
- UZAYA ÇIKAN İLK HAYVAN:
MAYMUN değil MEYVE SİNEĞİ
( ALBERT II [1949'da 134 km.]
değil
AMERİKAN V2 [Temmuz 1946]
[Bir miktar tahıl tohumuyla birlikte uzaya fırlatıldılar.][Yüksek irtifada patlamanın radyasyon üzerine etkisini test etmeye alışkınlardı.] )
- UZAYLILAR ile DÜNYA DIŞI ile BÖLGE DIŞI
( EXTRATERRESTIALS vs. EXTRATERRESTRIAL vs. EXTRATERRITORIAL )
( موجودات فضايي ile موجود فضايي ile برون مرزي )
( MOJODAT FAZAYY ile MOJOD FAZAYY ile BORON MARZY )
- UZAYZAMAN ile/||/<> MUTLAK UZAY VE ZAMAN
( Uzayzaman 4D birleşik, Newton mutlak ayrı uzay ve zamandır. )
( Formül: ds² = -c²dt² + dx² + dy² + dz² )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- UZEL, ERBİL (KIRKLARELİ, 1974) :
( Karşıyaka'dan transfer edildi ve üç sezon (1996 - 1999) tescilli kaldığı Sarıyer'di 90 lig, 4 kupa ve 1 turnuva maçı olmak üzere 95 resmi ve ayrıca 29 özel maçla birlikte toplam olarak 124 maçta forma giydi. Lig maçlarında 6 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 9 gol kazandırdı. 1 kez A Milli takım formasını giydi ve Adanaspor'a transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- ÜZEN ...
YALAN SÖYLEMESİ ile/ve/değil/> ONA, DAHA SONRASINDA İNANAMAYACAK OLMAK
( Yalan söyleyerek dünyanın öteki ucuna ulaşırsın fakat dönemezsin. )
- ÜZENGİLEMEK ile ÜZENGİLENMEK ile ÜZENGİ ile ÜZENGİLİ ile ÜZENGİSİZ ile ÜZENGİ TAŞI ile ÜZENGİ KAYIŞI ile ÜZENGİ KEMİĞİ
- ÜZEN/İ ile/değil/yerine/>< MUTLU EDEN/İ
( Terk et. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Mutlu et. )
( Hakkındır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Hakkıdır. )
- ÜZERİNE ALINMA değil ÜZERİNE ALMA
- ÜZERİNE ALMA ile ALINMA
- ÜZERİNE ALMA ile/ve/değil/yerine ÜSTLENME
- ÜZERİNE BASA BASA ile/yerine ALTINI ÇİZEREK
- UZGER, HACI ÖMER (1912 - 1995) :
( Sarıyerlidir. "Bel çeken Hacı Ömer" olarak tanınır. Hayırseverliği ile bilinir. Mesleği balıkçılık olmasına karşın bu işi yapmamış ve bel çekme işini devam ettirmiştir. Ustasından el almış ve bel ağrısı çekenlerin belini çekmek suretiyle şifa dağıtması ile şöhrete erişti. TV de haber konusu oldu, tanındı, bu nedenle rekor denecek kadar çok hasta derdi için kendisine geldi. Yaptığı iş sağlıkçılar tarafından uygun bulunmadığı için devamlı şikâyet edilmesine karşın hastaları eksilmediği gibi, üniversite profesörlerinden gelip de bel çektiren olmuştur. Bel çekme işini para için değil hayır için yapıyordu. Ya hiç para almıyor veya aldığı küçük ücreti de makbuzla alıyordu. Pek çok camii minaresi yaptırdı. Yeni inşâ edilen camilere maddi yardım etti. Okullara yardımda bulundu. En çok da Sarıyer İsmail Akgün Devlet Hastanesine yeni mekân kazandırmak, eksiklerinin giderilmesini temin için mücadele edip durdu. İyilikseverliği nedeni ile Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından kendisine 1995'te plâket (Ödül) verilmesi öngörüldü. Plaketi Kasım 1996'da verilince ömrü yetmedi ve ödülü yeğenine verildi. Sarıyer Kumsal Meydanın ismi "Hacı Ömer Meydanı" olarak değiştirilerek isminin yaşatılması sağlandı. )
- ÜZGÜ ile ÜZGÜN/LÜK ile ÜZGÜLÜ ile ÜZGÜSÜZ ile ÜZGÜN BALIĞI
- UZLAŞIM ile/ve/<> UYUM
( VAZ'Î ile/ve/<> TENASÜB )
( AGGREEMENT vs./and/<> HARMONY )
- UZLAŞMA ile/ve İMAN
( AGREEMENT vs./and FAITH )
- ÜZME TAHTASI ile/ve SNOWBOARD
( Meşe köyü - İkizdere - Rize'de. İLE/VE Dağlarda. )
( Çimende. İLE/VE Karda. )
- ÜZMƏK[Azr.] = YÜZMEK[Tr.]
- ÜZÜM/ÇALI ile FRENKÜZÜMÜ
( ... İLE Taşkırangillerden bir çalı. | Bu bitkinin, daha çok, şurubu yapılan, uzun salkım biçiminde, taneleri ufak, kırmızı ve mayhoş yemişi. )
( ... cum RIBES RUBRUM | ... )
( ... cum RIBES RUBRUM )
- GRAPE-SEED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ YAĞI
- GRAPE SUGAR[İng.] / TRAUBEN ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜZÜM ŞEKERİ
- ÜZÜM, ÜZÜME, BAKA BAKA KARARIR ile/ve/||/<> KÖRLE YATAN, ŞAŞI KALKAR
- ÜZÜM ile AYIÜZÜMÜ
( ... İLE Fundagillerden, küçük taneli yemişler veren, tüylü bir bitki. [Lat. ARBUTUS UVA-URSI] )
- ÜZÜM ile/değil BEKTÂŞÎ ÜZÜMÜ
( ... İLE/DEĞİL Taşkırangillerden bir çalı. | Bu çalının, mayhoş, nohut büyüklüğünde, ak ya da kara yemişi. )
( ... cum RIBES GROSSULARIA )
- ÜZÜM ile BREZİLYA ÜZÜMÜ/JABUTICABA
(
)
( ... cum MYRCIARIA CAULIFLORA )
- ÜZÜM ile/değil CUNUL
( ... İLE/DEĞİL Yaban üzümü. )
- ÜZÜM ile GELİNPARMAĞI
( ... İLE Uzun taneli bir üzüm türü. )
- ÜZÜM ile HAFIZALİ
( ... İLE Seyrek taneli, kalın kabuklu, etli ve parlak altın sarısı renginde büyük taneli bir üzüm. )
- ÜZÜM ile HOŞKURAN/TİLKİKUYRUĞU
( ... İLE Çiçekleri, dalları ıspanak gibi pişirilen bir yıllık otsu bir bitki. [Lat. AMARANTHUS LIVIDUS] | Uzun salkımlı bir çeşit üzüm. | Yağlı güreşte oturak kündesine geçen üstteki güreşçiye, alttakinin elini geri uzatarak çenesinden ya da gırtlağından çekmesi. )
(1996'dan beri)