Dört(4) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 29.625 başlık/FaRk ile birlikte,
29.625 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(103/120)
- TAKALLÜB[< KALB] ile ...
( DÖNME, BİR YANDAN BİR YANA ÇEVRİLME | DEĞİŞME, BAŞKA KALIBA GİRME )
- TAKANAK değil/yerine/= ALACAK/BORÇ | İLİŞKİ
- TAKAŞŞU'/TEKAŞŞU'[Ar. < KAŞ] ile TAKAŞŞUR[Ar. < KIŞR]
( Balgam çıkarma. İLE Kabuklanma, kabuk atma. )
- TAKATTUR[Ar. < KATR, KUTÛR, KATARAN] ile TAKATUR/TEKATUR[Ar. < KATRE]["ka" uzun okunur]
( Damlama, damla damla akma. İLE ... )
- TAKAV ile AT NALI | NALBANT
- TAKAYYÜD[< KAYD] ile TEKAÜD[< KUUD]
( Bağlanma, bağlı olma; Çalışma, çabalama, uğraşma, üstüne düşme; Dikkatli davranma. İLE Karşılıklı oturma; Emekliye ayrılma, emeklilik. )
- TAKAYYUH/TEKAYYUH[Ar. < KAYH] ile TAKAYYÜ'[Ar.]
( İrinlenme. İLE Kusar gibi olup kusamama. )
- TAKAYYÜT[Ar.] değil/yerine/= BAĞLI OLMA
( Bağlı olma, bağlanma. | Üstüne düşme, özen gösterme. )
- TÂK-DÂNE[Fars.] ile ...
( Üzüm çekirdeği. )
- TAKDİR ile/ve/değil/< TEDBİR[< DÜBÛR/DÜBR]
( Tedbir, takdirin parçasıdır. )
- TAKE vs. GET
- TAKE :/yerine ALMAK
- TAKI:
SAHTE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GERÇEK
( Varsıl taksa bile "gerçek". İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Yoksul taksa bile "sahte". )
- TAKÎ değil/yerine/= DOĞRULUK İLKESİ
- TAKÎ[Ar.] ile MUTTAKÎ[Ar.] ile MÜ'MİN[Ar.]
- TAKI ile PANDANTİF[Fr.]
( ... İLE İnce bir zincirle boyna takılan değerli takı. )
- TAKI ile TAKI
( Çoğunlukla evlenen ya da nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü. | Kadınların ziynet eşyası, asım takım. İLE Adın, başka bir sözcük ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki. | Tümceler ile sözcükler arasında ilişki kurmaya yarayan sözcükler. )
- TAKIK ile/değil/yerine ÂŞIK
- TAKIM, ORDO = FIRKA = ORDRE
- TAKIM ile EKİP ile TİM
- TAKIM ile TAKIM ERKİ ile TAKIM OYUNU ile TAKIM TAKIM ile TAKIM ELBİSE ile TAKIM TAKLAVAT
- TAKINTI" ile/değil/yerine TUTARLI OLMA (ÇABASI)
- TAKİP ETMEK ile TAKİP ETMEK ile TAKİP ETMEK ile TAKİPÇİ ile TAKİPÇİLER ile TAKİP ETME
( FOLLOW vs. FOLLOW UP vs. FOLLOW-UP vs. FOLLOWER vs. FOLLOWERS vs. FOLLOWING )
( پيشه کردن ile بعد آمدن ile پيروي کردن ile رعايت کردن ile پيگيري کردن ile در پي افتادن ile تبعيت کردن ile اقتداء کردن ile تابع بودن ile دنبال کردن ile در ذيل آمدن ile متابعت کردن ile يا درمان ile پي گيري کردن ile عقبه ile دنباله رو ile متاسي ile دنبالگر ile سالک ile اهل تقليد ile هواخواه ile پيرو ile هوادار ile تبع ile تبعه ile تابع ile اصحاب ile اتباع ile مطاوعت ile در پي ile تاسي ile اقتداء ile شرح ذيل ile امتثال ile پيروي ile به دنبال )
( PEYSHEH KARDAN ile BAD AMADAN ile PEYROY KARDAN ile ROAYT KARDAN ile PEYGYRY KARDAN ile DAR PEY AFTADAN ile TABYT KARDAN ile EGTEDA KARDAN ile TABE BODAN ile DANBAL KARDAN ile DAR ZEYLE AMADAN ile METABEAT KARDAN ile YA DARMAN ile PEY GYRY KARDAN ile AGHABEH ile DANBALEH RO ile METASY ile دنبالگر ile SALK ile اهل تقليد ile NPAVAKHAH ile PEYRO ile NPAVADAR ile TAB ile TABE ile TABE ile ASHAB ile OTBAE ile MOTAVEAT ile DAR PEY ile تاسي ile اقتداء ile شرح ذيل ile EMTESAL ile PEYROY ile BAH DANBAL )
- TAKİYYE ile/değil RİYÂ
- TAKLÎD[Ar.] ile ZANN[Ar.]
- TAKLİDÎ "İMAN" ile/değil/yerine TAHKİKÎ İMAN
- Taklit etmemek için DİNLE!!!
- Taklit etmemek için SUS!!!
- TAKLİT ile ÂDET
( COPYING vs. CUSTOM/HABIT )
- TAKLİT[Ar. < TAKLİD] ile/değil/yerine/>< ASIL[Ar. < ASL]
( Bir şeyin en ileri zıddı, taklididir. )
( Belirli bir örneğe benzemeye ya da benzetmeye çalışma, öykünme. | Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme. | Benzetilerek yapılmış şey, imitasyon. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bir şeyin kendi, örnek, kopya karşıtı. | Kök, köken, kaynak. | Gerçeklik. | Soy, nesep. | Gerçek, esas. | Bir şeyin temelini oluşturan, ana. | Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. | Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. | Gerçekten, gerçek olarak. )
- TAKLİT ile/yerine HAKÂ
- TAKMAK ile TAKMA AD ile TAKMA DİŞ ile TAKMA KOL ile TAKMA SAÇ ile TAKMAZLIK ile TAKMA AYAK ile TAKMA İSİM ile TAKMA BACAK ile TAKMA KİRPİK
- TAKOZ[Yun.]/KISKI ile KAMA
( QUOIN vs. WEDGE/DAGGER/DIRK )
- TAKSA ile TAKSALI ile TAKSA PULU
- TAKSÎM'DE:
AKLÎ ile/ve İSTİKRAÎ
- TAKSİR[Ar.] değil/yerine/= HATA
( Kısaltma, kısma. | Kusurda bulunma. | Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik ya da düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu. )
- TAKT[Fr. < TACT] değil/yerine/= YERİNDE KONUŞMA/DAVRANMA
- TAKVÂ[Ar. < VİKAYE] ile/ve VERA'[Ar.] ile/ve ZÜHD
( Sakınma - Korunma - Ümit. İLE/VE Şüpheliyi uzakta tutmak. İLE/VE Şüpheli olma olasılığı ile mübâhların çoğunu terk etmek. )
( Haramlardan sakınma/ittikâ. İLE/VE Şüphelilerden sakınma/ittikâ. İLE/VE Mübâhları terk. )
( Tevâzû. İLE/VE Mahviyet. İLE/VE ... )
( Dinin yasak ettiği şeylerden kaçınma. | Belirli olan şeyin yanından geçmemek. | Günahlara direnç kazanmak. İLE Haramdan kaçınma. )
( TAKVA: Yolculuk azığı. )
- TAKVÂ[Ar.] ile/||/<> VERÂ[Ar.] ile/||/<> ZÜHD[Ar.]
- TAKVÎM[< KAVM, KIYÂM] ile ...
( EĞRİYİ DOĞRULTMA, BİÇİME KOYMA )
- TAKVİM YAŞI/KRONOLOJİK YAŞ/CHRONOLOGICAL AGE[İng.] değil/yerine/= TAKVİM YAŞI
- TAKYECİ CAMİSİ / MEŞELİ MESCİD ile TAKYECİ/TAKKECİ CAMİSİ
( Kocamustafapaşa'dadır. İLE Topkapı dışında, Eski Edirne yolu üzerindedir. )
( XVI. yüzyılda, Arakiyeci(Takkeci) Ahmed Çelebi tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. İLE 1591'de, Arakiyeci İbrahim Çavuş tarafından. )
- TAL ile TALİ ile TALK ile TALİ YOL ile TALK ŞİST ile TALK PUDRASI
- TALAŞ ile/ve REZE
( Testere ile biçilen ya da rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen odun kırıntıları. İLE/VE İnce talaş. )
- TALE :/yerine MASAL, HİKAYE
- TALEB[Ar.] ile BAHS[Ar.]
- TALEB[Ar.] ile RAVM[Ar.]
- TALEB[Ar.] ile SUÂL[Ar.]
- [ne yazık ki]
TALEB-İ MAL ile/ve/||/<> TALEB-İ CAH ile/ve/||/<> TALEB-İ ALÂYİŞ-İ ZÂHİR
( Karıncanın ayak sesinden daha sessizce nefse musallat olan üç gizli şirk. )
- TALEP ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUAL
( [not] REQUEST vs./and/but/||/<>/< TO ASK
TO ASK instead of REQUEST )
- TÂLİ değil/yerine/= İKİNCİL
- TÂLÎ değil/yerine/= İKİNCİL
- TAL'Î[Ar.] ile/>< TÂLİ'[Ar. < TULÛ] ile/>< TÂLÎ[Ar. < TÜLÜVV] ile/>< TÂLİH[Ar. < SÂLİH]
( Çiçek tozuna ait, çiçektozu ile ilgili. İLE Hedefin arkasına düşen ok. | Doğan, tulû eden. | Tâlih, kısmet, baht. İLE Sonradan gelen, bir şeyin arkası sıra giden. | İkinci derecede olan. | Kur'ân okuyan. | [mantıkta] Sonurtu.[Fr. CONSÉQUENT] İLE Yaramaz, yararsız. )
- TÂLİB ile/ve ŞÂRİ
( ... İLE/VE Bir ilme başlayan. )
( Mantık ilmini tasavvur etmezsen, mutlak belirsizin(mechûlün) tâlibi olursun! )
- TÂLİB ile/ve ŞÂRİ
( ... İLE/VE Bir ilme başlayan. )
- TÂLİB ile/ve/||/<>/>/< TÂBİ
- TALİH ile BAHT ile GÖNENMEK
- TALİH ile/ve/= TA'Lİ(İKİNCİL)
- TALİH ile TALİHLİ ile TALİHSİZ/LİK ile TALİH KUŞU ile TALİH OYUNU
- TA'LÎK[< ALAK] ile ...
( ASMA, ASILMA | BİR ŞEYE BAĞLI GÖSTERME | GECİKTİRME, ASKIDA BIRAKILMA | BELİRLİ BİR ZAMANA BIRAKMA | İRAN YAZISI (hatt-ı ta'lîk) )
- TÂLİK ile/ve/||/<> SÜLÜS(CELÎ) ile/ve/||/<> RİKÂ ile/ve/||/<> NESİH
( XIV. yy. sonlarında ve XV. yüzyıl başlarında, Anadolu'da. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> XIX. yüzyıl başlarında. İLE/VE/||/<> Kur'ân-ı Kerîm'de. )
- TALÎK[Ar.] ile TA'LÎK[Ar. < ALAK | çoğ. TÂ'LÎKAT]
( Güleryüzlü. | Düzgün söz söyleyen. İLE Asma/asılma. | Bir şeye bağlı gösterme. | Geciktirme, askıda bırakma/bırakılma. | Belirli bir zamana bırakma, te'hîr. | Hat sanatında bir yazı biçimi. )
- TALİMATNÂME[Ar.] değil/yerine/= YÖNETMELİK
- [ya] TÂLİP OLMA! ya da ŞİKÂYET ETME!
- TALİS[Lat. < TALIS] değil/yerine/= BÖYLE, BUNUN GİBİ
- TA'LİYE[Ar.] ile TAHLİYE[Ar. < HALÂ, HALVET, HALV]
( Bir şeyi yükseltme. İLE Boşaltma, boş bırakma. | Serbest bırakma, salıverme. )
- TALK :/yerine KONUŞMAK
- TALC; TALCUM[İng.] / TALC[Fr.] / TALK, TALKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TALK
- TALL :/yerine UZUN, UZUN BOYLU
- TALTİF[Ar. < LÛTF çoğ. TALTÎFÂT] değil/yerine/= ÖDÜLLENDİRME
( LÛTUFLAR, İHSANLAR)] ile ABCDEF ( GÖNÜL OKŞAMA, GÖNLÜ HOŞ ETME ] YUMUŞATMA,YUMUŞATACAK BİR İLÂÇ KULLANMA ] RÜTBE, NİŞAN, MAAŞ ARTIRIMI GİBİ ŞEYLERLE SEVİNDİRME )
- TAM ALGI = İDRAK-İ DAKİK = APPERCEPTION[İng., Fr., Alm.] = PERCIPERE[Lat.]
- TAM AYRI TUTMA/İSTİSNA ile/ve/||/<>/> BÖLÜMSEL/KISMÎ AYRI TUTMA/İSTİSNA
- TAM DOLU ile TAM UYARI ile TAM KAN ile TAM GELİŞMİŞ ile TAM GÖVDELİ ile TAM EL ile DOLUNAY ile DOLU ile DELİKLERLE DOLU ile TAM PARÇA ile TAM FİYAT ile TAM DURAK ile TAM ZAMANLI ile DAHA DOLGUN ile DOLGUNLUK
( FULL vs. FULL ALERT vs. FULL BLOOD vs. FULL BLOWN vs. FULL BODIED vs. FULL HAND vs. FULL MOON vs. FULL OF vs. FULL OF HOLES vs. FULL PIECE vs. FULL PRICE vs. FULL STOP vs. FULL TIME vs. FULLER vs. FULLNESS )
( سير ile تام ile آگندن ile مملو ile ممتلي ile مشبع ile مفصل ile پر ile حال آماده باش ile نژاد خالص ile کاملا افراشته ile عظيم الجثه ile اوچ و پس ile ماه شب چهارده ile بدر ile پر از ile سوراخ سوراخ ile قواره ile تمام شده ile وقفه کامل ile تمام وقت ile سنگين کننده ile لکه گير ile امتلاء ile پري ile سيري )
( SYR ile TAM ile AGANDAN ile MOMLU ile ممتلي ile مشبع ile MAFASL ile PAR ile HAL AMADEH BASH ile NEJAD KHALES ile KAMELA AFRASHTEH ile AZYM OLJOSEH ile OOCH VE PES ile MAH SHAB CHEHARDEH ile BADAR ile PAR AZ ile SORAKH SORAKH ile GHAVAREH ile TAMAM SHODEH ile VAQFEH KAMEL ile TAMAM VAGHT ile SANGYNE KONANDEH ile LAKEH GYR ile امتلاء ile پري ile SYRY )
- TAM EMİN OLMAK değil EMİN OLMAK
- TAM İFADE/MESAJ ile/ve EKSİKLİ İFADE/MESAJ ile/ve META İFADE/MESAJ
( Gözlem. Düşünce. Duygu. İstek. Sınır/Sonuç. )
- TAM İKİLEME ile YARI İKİLEME
( FULL REDUPLICATION vs. PARTIAL REDUPLICATION )
- FULL RADIATOR[İng.] / VOLLSTRAHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= TAM IŞINIMCI/IŞIYICI
- TA'M[< TUÛM]:
YEME | TAD, LEZZET -<
- TAM ile/ve/değil/||/<>/< AÇIK/NET
- TA'M[Ar. çoğ. TUÛM] ile TAMA'[Ar.]
( Yeme. | Tad, lezzet. İLE Doymazlık, çok isteme, açgözlülük. )
- TA'M[Ar. çoğ. TUÛM] ile TAMA'[Ar.]
( Yeme. | Tad, lezzet. İLE Doymazlık, çok isteme, açgözlülük. )
- TAMA ile DOYMAZLIK | ÇOK İSTEME | AÇGÖZLÜLÜK
- TAMAH[Ar. TAMA] ile/değil/yerine İSTEK
( Açgözlülük. | Bir şeyi gönülden ve/ya da zihinden geçirerek netleştirmeden düşünmek, hayal etmek. İLE Tanımlı, net, bir nebze daha bilişsel karşılığı olan düşünüş. )
- TAMAM" değil/yerine/>< ÇABA/GAYRET
- TAMAM değil/yerine/= PEKİ/OLUR
- Tamamlayabileceğin şeyi KONUŞ!!!
- COMPLEMENTARY COLOR[İng.] / COLORANT COMPLÉMENTAIRE[Fr.] / KOMPLEMENTARFARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMAMLAYICI RENK
- TAMAMLAYICI ile TAMAMLAYICI FORMU ile TAMAMLAYICILIK ile TAMAMLAYICI ile TAMAMLAYICI AÇILAR ile TAMAMLAMA ile TAMAMLAMAK ile TAM ŞİİRSEL ÇALIŞMA ile TAMAMLANMIŞ ile TAMAMEN ile TAMAMEN ÇIPLAK ile TAMAMLAMA ile KARMAŞIK ile KARMAŞIK SAYI ile CİLT ile TEN RENGİ ile KARMAŞIKLIK
( COMPLEMENT vs. COMPLEMENT FORM vs. COMPLEMENTARITY vs. COMPLEMENTARY vs. COMPLEMENTARY ANGLES vs. COMPLEMENTATION vs. COMPLETE vs. COMPLETE POETICAL WORK vs. COMPLETED vs. COMPLETELY vs. COMPLETELY NAKED vs. COMPLETION vs. COMPLEX vs. COMPLEX NUMBER vs. COMPLEXION vs. COMPLEXIONED vs. COMPLEXITY )
( متمم ile متمم گرفتن ile صورت متممي ile اصل متمميت ile مکمل ile متممي ile زواياي متمم ile متمم گيري ile تکميل ile کامل کردن ile تکميل کردن ile کامل ile تام ile پرکردن ile به پايان بردن ile تمام عيار ile بحداکثر ile درسته ile ديوان ile پرکرده ile از حر حيث ile کاملا ile بالکل ile تکميلاً ile لخت مادر زاد ile اکمال ile اتمام ile تکمل ile انجام ile پيچيده ile تو در تو ile مجتمع ile عقده ile هم تافت ile گروهه ile عدد مختلط ile بشره ile چرده ile پيچيدگي ile درهمي )
( MATMAM ile MATMAM GARAFTAN ile SORT MATMAMY ile ESL MATMAMYT ile MOKMEL ile متممي ile ZAVAYAY MATMAM ile MATMAM GYRY ile TAKAMYLE ile KAMEL KARDAN ile TAKAMYLE KARDAN ile KAMEL ile TAM ile PORKARDAN ile BAH PAYAN BARDAN ile TAMAM EYAR ile BAHDAKSAR ile DARESTEH ile DYVAN ile PORKARDEH ile AZ HAR HEYS ile KAMELA ile بالکل ile تکميلاً ile LAKHT MADAR ZAD ile AKAMAL ile ETMAM ile تکمل ile ENJAM ile PEYCHYDAH ile TO DAR TO ile MOJTAM ile AGHODEH ile NPAM TAFT ile گروهه ile عدد مختلط ile BESHAREH ile CHARDEH ile PEYCHYDEGY ile DAREAMY )
- TAMI TAMINA
- TÂMİRHANE[Ar.] değil/yerine/= ONARIM YERİ
- TAMMÂ'[Ar. < TAMA] ile TAMA'[Ar.]
( Son derece tamah eden. İLE Doymazlık, çok isteme, açgözlülük. )
- TAMPARE ile KOMA
( Tam ses iki eşit parçaya ayrılır. İLE Yarım ses, dokuz eşit olmayan parçaya ayrılır. )
- BUFFER RANGE[İng.] / PUFFER ZONE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAMPON ARALIĞI
- TAMS[Ar.] ile TAMS[Ar.]
( Âdet görme, aybaşı. İLE Yok etme, belirsiz kılma. )
- TAN YELİ ile TAN YERİ
( Sabaha doğru çıkan hafif yel/rüzgâr. İLE Güneşin doğmak üzere olduğu sırada, ufukta hafifçe aydınlanan yer. )
- TAN, SUAT (KAZAKLI/NEVŞEHİR, 1969) :
( Anavatan Partisinde siyaset yaptı, 1999 - 2004 ve 2004 - 2009 dönemlerinde Sarıyer Belediye Meclis üyesi olarak görev yaptı. )
- TAN, ÜNAL (İST. 1938 - ?) :
( Feriköy'den transfer edildi ve dört sezon Sarıyer S. K. de tescilli kaldı. Bu süre içinde 43 lig, 3 kupa ve 1 özel maç olmak üzere 47 resmi ve 12 özel maçla birlikte toplam olarak 59 maçta oynadı. Futbolu bıraktıktan sonra uzun süre Fenerbahçe altyapısında antrenör olarak görev yaptı. )
- TANATOFOBİ/THANATOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM KORKUSU
- TANATOS/THANATOS[İng.] değil/yerine/= ÖLÜM İÇGÜDÜSÜ
- TANDEM MASS SPEKTROMETRİ/TANDEM MASS SPECTROMETRY[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK KÜTLE İZGE ÖLÇÜMÜ
- Tane tane KONUŞ!!!
- TANE ile/ve/değil/=/||/<>/> DÂNE[Fars.]
( Herhangi bir sayıda olan şey, adet. | Bazı bitkilerin tohumu. | Çekirdekli küçük meyve. )
- GRANULE[İng.] / GRANULE[Fr.] / GRAM-NEGATIV[Alm.] ile/değil/yerine/= TANE
- TANE ile/değil KİŞİ
- TANE/ADET[Ar. < ADED] ile/ve/||/<> KAT ile/ve/||/<> KEZ/KERE[Ar. < KERRE]
( Nesnelerdeki niceliği/sayıyı gösterir. İLE/VE/||/<> Yukarı doğru yineleme/tekrar. İLE/VE/||/<> Eylemlerdeki niceliği/sayıyı ve yana doğru yinelemeyi/tekrarı gösterir. )
- PARTICLE SIZE AND SAMPLING[İng.] ile/değil/yerine/= TANECİĞİN BOYUTU VE NUMUNE ALMA
- DENSITÉ DE FLUX DE PARTICULES[Fr.] ile/değil/yerine/= TANECİK AKISI YOĞUNLUĞU
- T'ANG SOYU ile ...
( Çin'de (618-907) yılları arasında egemen olmuş olan T'ang soyu dönemi Zen'in altın çağı olarak anılır. Pek çok ünlü Zen Ustası bu dönemde yetişmiştir. )
- TANGA KÜLOT ile SLIP KÜLOT ile G STRING
- TANGO ile FOKSTROT ile QUICK STEP
( 1880'lerde, Buenos Aires'in kenar mahallelerinde, hızlı tempolu, duyumsal ve kötü bir şöhrete sahip bir Arjantin dansı olan Milonga ile İspanyol Tangosu'nun kaynaşması sonucu ortaya çıkan Tango'nun, aynı zamanda, çok kıvrak bir Küba dansı olan "Habanera"dan da etkilendiği söylenir. Kökeninin, XV. yüzyıla kadar uzandığı düşünülen Tango'nun; Brezilya, Güney İspanya, Arjantin, Küba gibi coğrafyalarda, çeşitli biçimleri yaratılır. Bu dans türü, zamanla çeşitlendirilip çok karmaşık bir duruma getirilen adımlarla ileri yürüyüşler, dönüşler, çıkışlar, yön değiştirmeler, Habanera adımları[gövdenin hafifçe sallanması], gezintiler vb. birbirine karıştırılır.
İLE
XX. yüzyılın başlarında, Avrupa'da görülmeye başlanan ve asıl ününe I. Dünya Savaşı zamanlarında, Caz'ın gelişmesiyle ulaşmış olan Fokstrot, kısa hızlı ve uzun yavaş adımlar kullanılarak yapılan dört tempolu bir salon dansı olarak bilinir. Yıllar boyunca, Fokstrot'un değişik türlerinin ortaya çıkmasına karşın, aralarında en popüler olanları, Slow Fokstrot ve Quick Step'tir. Slow Fokstrot'ta, ani dönüşler ve hareketler olmadığından, dansçıların uzun çizgiler boyunca durmaksızın hareket durumunda olmalarını gerektiren güçlü bir denge gereklidir. Ayrıca, dansa ait her hareket için dansçıların sürekli kontrolü ellerinde bulundurmaları gerekir. Dolayısıyla, bu dans türü, öteki türlere kıyasla zor bir dans olarak kabul edilir.
İLE
1930'larda, İngiltere'de, hızlı ve popüler bir dans olan Fokstrot'un yerini alan Quick Step, dönüşler ve zıplamalar içeren, hareketli ve neşeli bir salon dansıdır. Üç farklı yaş grubuna sahip dansçılar için değişik tipleri geliştirilen bu dans türünde, genç dansçılar için oldukça neşeli ve hareketli, orta yaşlı dansçılar için biraz yavaşlatılmış, sakinleştirilmiş ve ileri yaş dansçılar için ise seçilmiş koreografilerden oluşan yavaş ve daha az hareketli koreografiler uygulanır. Ayrıca Quick Step'te, çok fazla hareket çeşidi olduğundan, standart danslar içinde, yaratıcılığa en açık olanı olarak kabul edilir. )
- TANI/TEŞHİS[Ar.] ile SAĞALTIM/ONDURMA/REHABİLİTASYON/REHABILITATION[İng.]
- TANI ile/ve/||/<> TANIM
( DIAGNOSIS vs./and/||/<> DEFINITION )
- TANI ile TEŞHİS ile TEŞHİS UZMANI
( DIAGNOSIS vs. DIAGNOSTIC vs. DIAGNOSTICIAN )
( عيب شناسي ile تشخيصي ile برشناختگر )
( EYBE SHENASY ile TASHKHYSEY ile برشناختگر )
- TANI! ve/<> UYUMLU OL! ve/<> MUTLU YAŞA!
( RECOGNIZE! and/<> BE HARMONIOUS! and/<> LIVE HAPPY! )
- TANIDIĞIM (BİRİ) ile TANIYABİLDİĞİM (BİRİ) ile TANINABİLECEK (BİRİ)
- TANIDIK MASA ile/ve/||/<> BİLİMSEL MASA
( Kalıcı, sürekli. İLE/VE/||/<> Boşluk. )
( bkz. EDDINGTON )
- TANIDIK ile HABERDAR OLMA
( ACQUAINTANCE vs. ACQUAINTED )
( معرفت ile آشنا ile شناسا ile بلد )
( MARAFT ile ASHENA ile SHENASA ile BOLD )
- TANIKLAMAK ile TANIK/LIK ile TANIKLI/LIK ile TANIKSIZ/LIK ile TANIK TEPE
- TANIM ile/ve/değil EŞİK
- TANIM ile/ve/=/<> HADD
- TANIM ile/ve/||/<>/> KÜME
- TANIM(HADD) ile TANIMLANAN(MAHDÛD)
- TANIMA:
ERKEK ve/||/<> KADIN ve/||/<> ÇOCUK ve/||/<> KARDEŞ ve/||/<> ARKADAŞ ve/||/<> DOST
( Toklukta. VE/||/<> Yoklukta. VE/||/<> Yaşlılıkta. VE/||/<> Mirasta. VE/||/<> Yolculukta. VE/||/<> Zor durumda. [GÖRÜLÜR / BELİRLİ/BELİRGİN OLUR] )
- TANI/MA:
"HASTALIK" değil BELİRTİLERİ
- TANIMADIĞINDAN KORKMAK ile/değil/yerine SENİ TANIMAYANDAN KORKMAK
- TANIMAK ile TANELEMEK ile TANILAMAK ile TANELENMEK ile TAN ile TANE ile TANK ile TANI ile TANELİ ile TANKÇI/LIK ile TAN TUN ile TANESİZ ile TANISIZ/LIK ile TAN YELİ ile TAN YERİ ile TANE TANE
- TANIM'DA:
RESİM ile/ve/<> HAD/D
( Bir bilgiyi/ilmi, amacı ile tanımlama. İLE/VE/<> Bir bilgiyi/ilmi, konusu ile tanımlama. )
( DESCRIPTION vs./and/<> DEFINITION )
- TANIM/LAMA ile/ve/||/<> ÖLÇÜ
( TO DEFINE vs./and/<> MEASURE )
- TANIŞIKLIK ve/||/> İLİŞKİ:
YÜZ YÜZE ve/<> YAN YANA ve/<> SIRT SIRTA
( İlişkiler, yüz yüze başlar, yan yana gelerek pekiştirilir, sırt sırta vererek devam ettirilir. )
- TANITIM(RESM) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TANIM(HADD)
( [not] DESCRIPTION vs./and/but/||/<>/< DEFINITION )
- TANITIM(RESM) ile TANITILAN(MERSÛM)
- TANK, PROF. DR. TURAN (SİLİSTRE/ROMANYA, 1933) :
( Üniversite Öğretim Üyesi. İstanbul Haydarpaşa Lisesi Fen bölümünü bitirdi ve 1956'da İ.Ü. Orman Fakültesinden derece ile mezun oldu. Askerliğini takiben 1958'de İ.Ü. Orman Mahsülleri Değerlendirme Kürsüsüne asistan olarak atandı. "Türkiye'de Göknar Türlerinin Kimyasal Bileşimi ve Selüloz Endüstrisinde Değerlendirme İmkânları" tezi ile "Ormancılık Bilimleri Doktoru" unvanını aldı. 1970'de "Türkiye Kayın ve Gürgen Türlerinin Nötra Sülfit Yarı Kimyasal (NSSC) Metodu ile Değerlendirilme İmkânları" konulu tezi ile "Üniversite Doçenti" unvanını kazandı. 1980'de "Selüloz Üretimi Bakımından Doğu Çınarı Odununun Bazı Özellikleri Üzerine Araştırmalar" konulu tezi ile profesörlüğe yükseltildi. 1983'ten emekli olana kadar Orman Ürünleri Kimyası ve Teknolojisi Anabilim Dalı Başkanlığını sürdürdü. Anabilim Başkanlığı dışında 1983 - 1986 yılları arasında TÜBİTAK – Orütar Ünitesinin Başkanlığını, 1988 - 1994 yılları arasında Orman Endüstrisi Mühendisliği Bölümü Başkanlığını, 1985 - 1988 yılları arasında Orman Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevlerini üstlendi. Fakülte içinde değişik kurul ve komisyonlarda bulundu. Kitap ve makale olarak pek çok yanını var. )
- TANK, YILMAZ (GİRESUN, 1966) :
( Peyzaj işleri ile uğraşmaktadır. 1999 - 2004 döneminde Bahçeköy Belediye Meclis Üyesi (ANAP) olarak görev yaptı. )
- TANK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> KULE
- TANK :/yerine TANK
- TANNIC ACID[İng.] / ACIDE TANNIQUE[Fr.] / GERBSÄURE, TANNINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TANNİK ASİT
- TANRI:
NOUS ve/||/<>/> LOGOS'UN, AŞKINSAL BİRLİĞİ
- TANRI/OĞAN = ALLAH = GOD[İng.] = DIEU[Fr.] = GOTT[Alm.] = DEUS[Lat.] = THEOS[Yun.] = DIOS[İsp.]
- TANRI ile İLKE
( TANRI: Dünyanın estetik tutarlılığının ölçüsü.[WHITEHEAD] )
- TANRI = OĞAN
- TANRI ile TANRI SENİ KORUSUN ile TANRI KORUSUN ile TANRI BÜYÜKTÜR ile EN İYİSİNİ ALLAH BİLİR ile TANRI BİZİ KORUSUN ile LANET OLSUN ONA ile TANRI KORKUSU ile TÜRLERİN TANRISI ile TANRIYA TAPAN
( GOD vs. GOD BLESS YOU vs. GOD FORBID vs. GOD IS GREAT vs. GOD KNOWS THE BEST vs. GOD SAVE US vs. GOD DAMN HIM vs. GOD FEARING vs. GOD OF SPECIES vs. GOD WORSHIPPER )
( جل الخالق ile خداوند ile رب ile حق تعالي ile خدا ile الرحيم ile جهانبان ile جان آفرين ile مفتح الابواب ile جانافرين ile الرحمن ile مغني ile غفور ile جهان آفرين ile الله ile اله ile يزدان ile پروردگار ile مالک يوم الدين ile قادر مطلق ile خداوندگار ile آفريدگار ile آفريننده ile منان ile روزي ده ile مستعان ile ايزد ile رزاق ile باريتعالي ile خدا شکرت بده ile خدا شکرتبده ile خدا لعنتشکند ile خدا لعنتش کند ile خدا ترس ile خدا نکند ile خداي ناخواسته ile استغفرالله ile خدا بزرگ است ile والله اعلم ile ربالنوع ile پناه بر خدا ile حق پرست )
( جل الخالق ile KHODAVAND ile RAB ile حق تعالي ile KHODA ile الرحيم ile JACPEHANBAN ile JAN AFARYNE ile مفتح الابواب ile JANAFERYNE ile الرحمن ile مغني ile GHFOR ile JACPEHAN AFARYNE ile OLLAH ile ALEH ile YZADAN ile PRORDEGAR ile MALK YVAM ALDYNE ile GHADAR MOTALGH ile KHODAVANDEGAR ile AFARYDEGAR ile AFARYNANDEH ile MENAN ile RUZY DAH ile MOSTEAN ile AYZAD ile REZAQ ile باريتعالي ile KHODA SHKARAT BADEH ile KHODA SHKARTABADEH ile KHODA LANTESHKAND ile KHODA LANTESH KAND ile KHODA TARS ile KHODA NAKAND ile KHODAY NAKHASTEH ile ESTEGHAFAROLA ile KHODA BOZORG EST ile والله اعلم ile ربالنوع ile PENAH BAR KHODA ile HAGH PAREST )
- TANRIÇA MAET ile ...
( ADALET VE DOĞRULUK TANRISI/KORUYUCUSU (MAET YASALARI/KURALLARI) )
- TANRININ EMRİ ile/ve/değil/= HAKİKATİN CÂZİBESİ
- TANRISAL GÖRÜ ile/ve/değil ORTAK AKIL
- TANRI'YI İDRAK ile/ve TANRI'YA İMAN ile/ve TANRI'YI FARK ETME
( Taabbüd/ibâdet ile. İLE/VE Düşünme/tefekkür ile. İLE/VE Dilde/zihinde tekrar, zikr ile. )
- TANSÎF[Ar. < NISF] ile TASNÎF[Ar. < SINIF | çoğ. TASNÎFÂT]
( Yarı yarıya bölme, iki eşit bölüme ayırma. İLE Sınıf sınıf, takım takım ayırma, sınıflama, bölümleme. | Eser ve kitap haline getirme. )
- TANZÎM[Ar. < NAZM] ile DÜZELTME, DÜZENLEME, DÜZEN VERME, YOLUNA KOYMA
( DÜZELTME, DÜZENLEME, DÜZEN VERME, YOLUNA KOYMA | NESİR YA DA NAZIM OLARAK YAZMA )
- TANZİMAT) FERMAN(I) ile/değil HATT-I HÜMÂYÜN
- TAO-KIAO ile JU-KIAO ile ŞE-KIAO
- TAPALAMAK ile TAPABİLMEK ile TAPALANMAK ile TAPANLAMAK ile TAPA ile TAPAN ile TAPALI ile TAPASIZ
- TAPE :/yerine BANT, KASET
- TAPİ ile/ve PATA
- TAPI ile TAPİ[Fr. TAPIS]
( Tapınılan nesne. İLE ... )
- TAPİ ile TAPİR
- TAPINAK ÖNCE HİPOTEZİ ile/||/<> YERLEŞİM ÖNCE HİPOTEZİ
( Tapınak önce hipotezi dini yapılar yerleşim öncesi İLE yerleşim önce hipotezi ekonomi dinsel yapıları doğurdu der. Göbeklitepe tapınak önce görüşünü destekler İLE geleneksel Neolitik Devrim kuramı yerleşim-tarım-din sırasını öneriyordu. Cauvin sembolik devrim İLE Childe ekonomik devrim vurgusu yaptı. )
( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )
- TAPINAK ile/ve/değil DEPO
- TAPINAKLARDA:
GÖBEKLİTEPE ve/||/<> NEVALİ-ÇORİ ve/||/<> JERF EL AHMAR ve/||/<> ARKAİM ve/||/<> GİLGAL ve/||/<> MALTA ADASI ve/||/<> CUICUILCO ve/||/<> KURGANLAR ve/||/<> SOLOVETSY ADALARI ve/||/<> STONEHENGE ve/||/<> AVEBURRY ve/||/<> CASTLERIGG ve/||/<> NEWGRANGE
( Urfa'da. VE/||/<> Urfa'da. VE/||/<> Suriye'de. VE/||/<> Rusya'da[Kazakistan'ın kuzeyinde]. VE/||/<> Golan tepelerinde.[İsrail'in doğusu] VE/||/<> Malta'da. VE/||/<> Meksika'da. VE/||/<> Altay Dağları'nda. VE/||/<> Rusya'da. VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İngiltere'de VE/||/<> İrlanda'da. )
- TAPINCAK/SANEM[Ar.]/PUT[Fars. < BUT]/FETİŞ[İng. FETISH | Fr. < FETICHE] ile/ve/değil/||/<>/> KÜLT[İng. CULT | Fr. CULTE]
( Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı ya da cansız nesne. | Haç. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Din. | Yerel özellikler taşıyan dinî törenler. | Belirli bir dönemde yoğun ilgi gören. [yapıt/kitap/film vb.] )
- TAPINILAN değil İNŞÂ EDİLEN
( Beden, Allah'ın melekutunu miras almayacaktır. )
- TAPINMAK ile TAPIKLAMAK ile TAPIŞLAMAK ile TAPIŞLANMAK ile TAPINABİLMEK ile TAPI ile TAPIŞ
- TAPU ile/ve/||/<>/< KADASTRO[Fr. < CADASTRE]
( Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge. | Tapu işlerinin yürütüldüğü kuruluş. İLE/VE/||/<>/< Bir ülkedeki her çeşit arazi ve mülk yerinin, alanının, sınırlarının ve değerlerinin devlet eliyle belirlenip plana bağlanması. )
- TAPULAMAK ile TAPU ile TAPUCU/LUK ile TAPULU ile TAPUSUZ ile TAPU KÜTÜĞÜ ile TAPU MEMURU ile TAPU SİCİLİ
- TARABYA ANA ÇOCUK SAĞLIĞI VE AİLE PLANLAMA MERKEZİ :
( Tarabya Kefeliköy (Haydar Aliyev) caddesi üzerindedir. )
- TARABYA KOYU :
( Tarabya koyu Boğaziçi'nin en önemli koylarından biri olup hemen her rüzgara kapalıdır. Yat ve kotraların yoğun bulunduğu, küçük balıkçıların da yararlandığı koyun antik çağlardaki ismi "Oldias Kalos" tu. )
- TARABYA ÖZEL UFUK İLKÖĞRETİM OKULU :
( Tarabya'da bulunan Özel Ufuk İlköğretim Okulu eğitim hizmeti vermektedir. )
- TARABYA SPOR KULÜBÜ :
( 1946 yılında Agop Arat, Yorgo Haritanidis, Mayk Mikelyan ve Morfi Haralopboptos tarafından kuruldu. Kulübün renkleri lacivert - kırmızı'dır. Önceleri futbol ve basketbol dallarında faaliyet gösterirken halen futbol dalında faaliyetine devam etmektedir. Tarabya Spor Kulübü 2 kez Grup Şampiyonluğu ve 5 kez de grup ikinciliği kazandı. Halen amatör ligde mücadele etmektedir. İhtiyacına yanıt verecek tesisleri vardır. Yetiştirdiği en önemli isim Sabri Dino ve Haydar Erdoğan'dır. )
- TARABYA SURP ANDON ERMENİ KATOLİK KİLİSESİ :
( 1871 yılında Andon Tırgır Yaver Paşa tarafından yaptırılan küçük bir kilisedir. Tarabya'nın üst kısımlarında bulunuyor. Aziz Antuan'a ithaf edilmiştir. Görkemli ana giriş kapısı ile dikkat çeker. İki çan kulesi vardır. Kagir kilisenin iç kısmında üç sunak ve bir kürsü bulunuyor. )
- TARAF OLMAK ile/değil/yerine/||/<>/< EMEK VERMEK
- TARAMAK ile TARTMAK ile TARTILMAK ile TARTTIRMAK ile TARTABİLMEK ile TAR ile TARH ile TART ile TARZ ile TARALI ile TARAÇA ile TART SUÇU
- TARÂVET[Ar.] değil/yerine/= TAZELİK, TAZE OLMA, KÖRPELİK
- TARD ile KOĞMA, SÜRME, UZAKLAŞTIRMA | GÖREVDEN, OKULDAN UZAKLAŞTIRMA
- TARH değil/yerine/= ÇIKARMA
- TARH ile TARH ile TARH
( Bahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer. İLE Vergi koyma. İLE Çıkarma. )
- TARHANA[< DAR HANE] ile OVMAÇ
( ... İLE Hamuru ovularak yapılmış kırıntılarla pişirilmiş çorba. | Taze tarhana. )
- TÂRÎ[Ar. < TARÂVET] ile TÂRÎ[Ar. < TARÂ]
( Taze, tarâvetli. İLE Ansızın çıkan, birdenbire görünen. )
- TÂRİD[Ar. < TARD] ile TARÎD[Ar.]
( Kovan, tardeden. İLE Kovulmuş, çıkartılmış, matrûd. )
- TÂRİF ile/değil/||/<>/> ÂRİF
( Ârife, târif gerekmez. )
- TARİF-İ LAFZÎ ile TARİF-İ İSMÎ ile TARİF-İ HAKİKÎ
- TARİH ANLATIRKEN:
...DI'LI ANLATIM ile/yerine/değil ...MIŞ'LI ANLATIM
- TARİH AŞKI/TARİH NEFRETİ değil/>< TARİH BİLGİSİ
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- TARİH BİLGİSİNDE:
USÛL ve/||/<>/> KAVÂRİN ve/||/<>/> AHVAL ve/||/<>/> HAVÂDİS
( Yöntemler. VE/||/<>/> Yasalar. VE/||/<>/> Durumlar. VE/||/<>/> Haberler. )
- TARİH METAFİZİĞİ ile/ve/<> TARİH EPİSTEMOLOJİSİ
( Büyük oranda, tarihin belirli bir amaca, hedefe göre okunmasıdır. İLE/VE/<> Tarihsel bilginin kaynakları, yapısı, yöntemleri üzerinde durur. )
( Büyük oranda, Alman tarih-felsefe okulunun etkisini taşır. İLE/VE/<> Anglo-sakson merkezli bir okuldur. )
( Tarihi, daha çok, bir milletin gelecek hedefi açısından ele alır. İLE/VE/<> Tarihî bilginin çözümlemesini yapar. )
- TARİH:
OLDUĞU GİBİ ile/değil/ne yazık ki "OKUNDUĞU" GİBİ
- TARİH ÜSTÜ ile EVRENSEL
( Her olayda, evrenin tamamı yansır. )
( Kişisel olanla evrensel olan birbirinden ayrılamaz. )
( Gövde ile evren arasında bir ayrım yapılamaz. )
( Evren, bir Armonik-Bütün'dür. )
( Universale neque ante rem nec post rem, sed in re: Evrensel, ne nesneden önce ne de sonradır. Evrensel ya da tümel, tikel nesnelerde var olur, nesnenin kendindedir. )
( In every event the entire universe is reflected.
The particular and the universal are inseparable.
No distinction between the body and the universe. )
( OVERHISTORY vs. UNIVERSAL )
- TARİH ile/ve/<> ETKİ
( HISTORY vs./and/<> AFFECT/EFFECT )
- TARİH ile/ve ETKİ
( HISTORY vs./and AFFECT/EFFECT )
- TARİH ve/||/<>/< KİŞİ/İNSAN ÖYKÜLERİ
( )
- TARİH ile ŞEHNÂME[Fars. ŞEH+NÂME]
( ... İLE Hükümdarların niteliklerini, üstün başarılarını anlatan, mesnevi biçiminde yazılmış manzume. | Manzum olarak yazılmış tarih. )
- TARİH ile/ve/<> UZAK GEÇMİŞ TARİHİ
- TARİH ile/ve UZAK GEÇMİŞ TARİHİ
- TARİH ile/ve/<> VERİ
( HISTORY vs./and/<> DATA )
- TARİH ile/ve/||/<> ZAMANSIZ OLAN
- TARİHİ DEĞER(İ OLAN) ile/ve/<> SANATSAL DEĞER(İ OLAN)
- TARİHİ ESER değil/yerine/= ESKİNCİL YAPIT
- TARİHİN:
ŞİMDİYE ETKİ ETMESİ ile/>< ETMEMESİ
( Tarihtir. İLE/>< Tarih değildir. )
- TARİHLENDİRMEK ile TARİH ile TARİHİ ile TARİHLİ ile TARİHÇE ile TARİHÇİ/LİK ile TARİHSEL ile TARİHSİZ/LİK ile TARİHİ ESER ile TARİHİ FİLM ile TARİH ÖNCESİ ile TARİHİ ROMAN ile TARİHİ MADDECİ/LİK ile TARİHİ TİYATRO ile TARİHSEL ROMAN ile TARİH YANILGISI ile TARİHİ COĞRAFYA ile TARİHSEL ÖZDEKÇİ/LİK
- TARİHTEN DERS ALMAK ile/ve/<> TARİHTEN GÜÇ ALMAK
( TO TAKE LESSONS FROM HISTORY VALUE/S vs./and/<> TO TAKE POWER FROM HISTORY )
- TARİHTEN DERS ALMAK ile/ve/<> TARİHTEN GÜÇ ALMAK
( TO TAKE LESSONS FROM HISTORY VALUE/S vs./and/<> TO TAKE POWER FROM HISTORY )
- TARIK AKAN PARKI :
( Kazım Karabekir Mahallesinde olup 2.208,00 m²'lik bir alanı kapsamakta olup, 906,00 m²'lik eşil alanı, 255,00 m²'lik çocuk oyun alanı ve 600,00 m²'lik spor alanı bulunmaktadır. )
- TARÎK[çoğ. TURUK] ile TÂRİK[Ar. < TERK] ile TA'RÎK[Ar. < ARAK] ile TA'RÎK ile TÂRÎK[Fars.] ile TAHRİK[Ar.]
( Yol. | Usûl. | Meslek. | Vasıta, neden. | [tas.] Bir velînin Allah'a ulaşması için tuttuğu yol. İLE Terk eden, bırakan, vazgeçen. İLE Terlet(il)me, tere yatırılma. İLE Uğma. İLE Karanlık. İLE ... )
- TARİKAT ile/ve/değil AKIM
- TARİKATTE ÇİLE ile/ve HAYATTA ÇİLE
- TARİK-İ AMM değil/yerine/= KAMU YOLU
- TARIM "ÇAĞI"(/TOPLUMU/EKONOMİSİ) ile/ve/yerine/> SANAYİ "ÇAĞI"(/TOPLUMU/EKONOMİSİ) ile/ve/yerine/> BİLGİ "ÇAĞI"(/TOPLUMU/EKONOMİSİ)
( AGRICULTURAL "AGE"(/SOCIETY) vs./and/> INDUSTRIAL "AGE"(/SOCIETY) vs./and/> INFORMATION "AGE"(/SOCIETY) )
- TARIM ile/ve EMEK
- TA'RÎZ'DE:
ALAY[İSTİHZÂ] ile ALAYLI EĞLENME[TEHEKKÜM]
( Dokunaklı olanlar. İLE Acı ve ağır bir alayı içerenler. )
- TARLA ile/değil ANIZ/LIK
( ... İLE Ekin biçildikten sonra toprakta kalan köklü sap. | Ekin biçildikten sonra sürülmemiş tarla. )
- TARLA ile/ve HERK
( ... İLE/VE Nadasa bırakılmış tarla. )
- TARLA ile HERK
( ... İLE Sürüldükten sonra bir yıl dinlendirilen, nadasa bırakılan tarla. )
- TARLA ile/ve KELE/KELEME
( ... İLE/VE Sürülmemiş, bırakılmış tarla. | Bakımsız ve bırakılmış bağ ya da bahçe. )
- TARLA ile TARLA KUŞU ile TARLA FARESİ ile TARLA SIÇANI ile TARLA KUŞUGİLLER
- TARSKİ DOĞRULUK ŞEMASI ile/||/<> NAİF DOĞRULUK KAVRAMI
( Tarski şeması "Kar beyazdır" doğrudur ancak ve ancak kar beyazsa İLE naif doğruluk sezgisel kavramdır. Tarski doğruluğu biçimsel olarak tanımladı İLE yalancı paradoksunu çözdü. Doğruluk meta-dilde tanımlanmalı. )
( Alfred Tarski tarafından 1933 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1983) (Ülke: Polonya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Semantik doğruluk teorisi, model teorisi, biçimsel dillerde doğruluk tanımı) )
- TART[Fr. < TARTE] ile/||/<> TARTÖLET ile/||/<> TURTA[İt. < TORTE] ile/||/<> PAY[İng. < PIE] ile/||/<> KİŞ[< QUICHE] ile/||/<> GALETTE
( Tatlı ya da tuzlu olabilir. [Modern tartlar, genellikle meyve tabanlıdır, bazen de koyu krema ile olabilir.] İLE/||/<> Üzeri açık ve içinde dolgu kreması olan tartın küçük çeşididir. Genellikle tek kişilik minik kalıplarda pişirilir. İLE/||/<> Altı hamur, arası dolgu[meyve/sebze] üzeri ise hamurla kapatılarak yapılan ve genellikle tuzlu olabilen bir hamur çeşididir. İLE/||/<> Altı hamur, arası meyve dolgulu, üzeri rende hamur ya da kafes biçiminde hamur parçalarıyla kapatılan bir pasta çeşididir. İLE/||/<> Tart gibi altı hamur üzeri ise tamamen tuzlu olarak hazırlanan sebze dolgulu bir hamur çeşididir. İLE/||/<> Tarta benzeyen bir tatlı türüdür.[Hamurundaki farklar nedeniyle tart ile birbirinden ayrılmaktadır. Galetta hamuru, pizza hamuru gibi açılır ve tart kalıbı yerine bir yuvarlak fırın kabının içine, dışarı taşacak biçimde fırın kağıdı serilip üzerine açılan hamur yerleştirilir. İçine meyveleri dizildikten sonra hamurun fazla kalan kenarları meyvelerin üzerine doğru kapatılır.] )
- TARTARIC ACID[İng.] / ACIDE TARTARIQUE[Fr.] / WEINSTEINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TARTARİK ASİT
- TARTARİK ile TARTARİK ASİT
- WEIGHING FORM[İng.] ile/değil/yerine/= TARTILAN TÜR
- TARTIŞMAYI:
AÇMAK/AÇAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BİTİRMEK/BİTİREN
- WEIGHING BOTTLE[İng.] / VERRE DE PESÉE[Fr.] / WIEGEFLASCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TARTMA ŞİŞESİ
- TART/TARD[Ar.] ile TART[Fr.]
( Kovma, çıkarma. İLE Kalıpta pişen, bir tür meyveli pasta. )
- TARUMAR[Fars. < TARMÂR] değil/yerine/>< İMÂR
( Dağınık, karışık, perişan. DEĞİL/YERİNE/>< Yapılandırma, oluşturma. )
- TÂR U PÛD[Ar.] değil/yerine/= ARIŞ[Fars. < ERŞ/EREŞ] İLE ARGAÇ[Ar.]
( İplik ve atkı. )
( TÂR: İplik, tel. | PÛD: Argaç, dokumada, enlemesine atılan atkı. )
- TARZ ile/değil ALIŞKANLIK
- TARZ ile/değil HATA
- TARZ ile TAVIR
( STYLE vs. MANNER )
- TARZ ile ÜSLÛB
( MANNER vs. ... )
- TARZ ile ÜSLÛP
- TARZ ile/ve/<> YEĞLEME/TERCİH
- TARZ[Ar.]/STİL[Fr., İng. STYLE] değil/yerine/= BİÇEM
- TÂRZ-I MEFSÛL[Ar.] ile ...
( Kesik kesik tümcelerle söz söyleme. )
- TAŞ YAĞI = GAZ YAĞI
- TAŞ ile BAKIRTAŞI
( ... İLE Yeşil renkli, yontulup parlatabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat, malakit. )
- TAS ile BİR KASE AFYON ile ATICI
( BOWL vs. BOWL OF OPIUM vs. BOWLER )
( کاس ile کاسه ile حقه وافور ile قدح ساز ile مشروب خوارافراطي )
( KAS ile KASEH ile HAGHEH VAFOR ile GHADH SAZ ile MOSHROB KHARAFRATY )
- TAŞ ile KAME
( ... İLE Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş. )
- TAŞ ile KARO[Fr. < CARREAU]/ORYA/[Yun.]
( ... İLE Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçimli benekli olanı. | Betondan yapılmış dört köşe döşeme taşı. )
- TAŞ ile KAYA ile TEPE ile DAĞ
( Kimyasal ya da fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. | Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. | Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. | Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. | Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. | Dama, domino vb. oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik ya da tahta parçalardan her biri. | Bazı örgenlerin içinde, özellikle idrar kesesi vb. oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı nesne. | Bazı kütlelerden kopan ya da koparılan parça. | Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. İLE Büyük ve sert taş kütlesi. | Kayaç. )
( HACER, CÜMD ile/ve CELMED )
( SENG ile/ve ... )
( STONE vs./and ROCK )
- TAŞ ile KAZAN TAŞI
( ... İLE Kalsiyum tuzları kapsayan suyun ısıtıldığı kabın iç yüzeyinde oluşturduğu katman. )
- TAŞ ile MALTATAŞI
( ... İLE Bahçe, mutfak gibi yerleri döşemekte kullanılan, dört köşe, yassı, kolay kırılan bir tür taş. )
- TAŞ ile NECEFTAŞI
( ... İLE Parlak ve saydam bir çeşit kuvars billuru. )
- TAS ile/ve NİSAN TASI
- TAŞ ile SEYLANTAŞI/SEYLANİ
( ... İLE Yapısında, alüminyum ve demir bulunan bir granat türü. )
- TAS ile/ve/||/<> TASA
( Kayıp, yitik. İLE/VE/||/<> Üzüntü. )
- TAŞA-BAŞA-YAŞA OTURMAK değil/>< SAĞLIĞA UYGUN ZEMİNLERDE OTURMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- TASA ile KAYGI/ENDİŞE
- TASA" ile/değil/yerine NADAS
- TAŞAK/HAYA/BİLLUR[Ar.]/TESTİS[İng. < TESTICLE] ile/ve/||/<> ANTER
( Hayvan ve insanda. İLE/VE/||/<> Bitkide.[Çiceklerin tohum taşıyan torbaları] )
(1996'dan beri)