..T ile biten sözcükler

- AT ile DRUGU/TÜRK ATI

( İlk İslâm devrinde Türk-atı(Esb-i Türk) ünlüydü. )
( Türk at kültürü ile birlikte, iğdiş, yağız, ulak, yam, yamçı, yılkı sözcükleri Arapça'ya ve Farsça'ya geçmiştir. )

- AT ile DÜLDÜL[Ar.]

( ... ile Hz. Muhammed'in, Ester cinsi, dişil katırı. )

- AT ile EDHEM

( ... İLE Karayağız at. )

- AT[Fars.] ile EŞEK/AFRİKA EŞEĞİ ile KATIR

( At ve eşek kendi neslinin devamı olan hayvanlardır. Hem kendi içlerinde, hem de at ile eşek arasındaki farkları bilmek gerekir.
Katır ise, at ile eşeğin çiftleştirilmesi ile oluşan bir hayvandır. Üçü de geviş getirmeyenler[non rumminants] sınıfındadır. )
( Gebelik süreleri 330-335 gündür. İLE Gebelik süreleri 348-377 gündür. İLE ... )
( Atlarda safra kesesi yoktur. )
( Eşeklerin kulakları, atlarınkinden çok daha uzundur. )
( FERESİYYE: Atgiller. )
( AKRAH: Alnı beyaz at. )
( BELAK: Ayakları alacalı at. )
( BÛR[Fars.]/KÜMEYT[Ar..]: Doru, kızıla çalar at. [KÜRÂN, KÜREND, KÜRENG[Fars.]: Kırmızı/al renkli at.] )
( EBREŞ: Sisli, alaca benekli at. )
( GARRÂ': Alnında beyaz bir lekesi, akıtması olan at vs. )
( SABÂH-ÜL-HAYR: Bazı atların alnında bulunan beyaz leke. [beyazlık alnından burnunun üstüne kadar uzarsa buna "akıtma" denilir.] )
( HACÎL[Ar.]/ŞİKÂL[Fars.]: Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. )
( HANEB[Ar.]: Atın arka ayaklarının ortasında bulunan dirsek gibi dışarı çıkık bölümü. )
( İŞKİL/İŞKÎL[Fars.]: Önden sağ ve arkadan sol ayağı beyaz olan at.[Araplarca hiç makbul sayılmaz] )
( KARAKUŞ: Atların ayağında görülen bir hastalık. )
( MEŞBÛB[Ar. çoğ. MEŞÂBÎB]: İki ayağı beyaz olan at. )
( MEŞKÛL[Ar.]: Bileklerine kadar üç ayağı beyaz olan at. )
( NEVEND/E[Fars.]: Hızlı giden at. )
( ESB-İ YELE[Fars.]: Koşucu at. )
( PÂLÂ/PÂLÂD/PÂLÂDE/PÂLÂY[Fars.]: Yedek at. )
( PULÂD-REG[Fars.]: Sert damarlı, dayanıklı at. )
( PÂY-İ SEMEND: At ayağı. )
( RÜMMÂNÎ[Ar.]: Kır ile doru arasında bir donu olan at. )
( SABÂ-REFTÂR[Ar., Fars.]: Rüzgâr gibi hafif ve çabuk giden. )
( SARÎH[Ar. çoğ. SARÂİH]: Safkan Arap atı. )
( SEBBAK[Ar.]: Yüğrük[İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü.] at. )
( SEMEND[Fars.]: Kula[: al ile kır arası] at. | Çevik ve güzel at. )
( ŞU'LE[Fars. çoğ. ŞUAL]: Atlarda beyaz tüylerden oluşan benekler. )
( TAHCÎL[< Ar. HACLE]: Atların ayağında beyaz siğil bulunması. )
( TEKÂVER[Fars.]: Koşucu, seğirtici at. | ESB-İ TEKÂVER: Koşu atı. )
( URNE[Ar.]: Bıcılgan hastalığı.[atların topuklarına yakın yerlerin iltihaplanması] )
( ÜSTÛR[Fars.]: Davar, at ve katır gibi dört ayaklı hayvan. )
( VERD, VERD-İ AĞBES[Ar.]: Doru at. | Hz. Muhammed'in yedi atından birinin adı. )
( YA'FUR[Ar. | çoğ. YAÂFİR]: Hz. Muhammed'in Hayber Vak'ası'nda ganîmet olarak aldığı bir eşeğin adı. )
( HEDÎR[Ar.] / ŞÎHE[Fars.]: At kişnemesi. )
( NEHÂK/NEHÎK/NÜHÂK[< NEHK]: Eşek anırtısı. )
( 6000 - 8000 yıl önce, Türkistan'da evcileştirilmişlerdir. İLE 6000 yıl önce, Etiyopya ve Somali'de evcileştirilmişlerdir. İLE ... )
( Eşek, şehveti simgeler. )
( HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]: Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
( PÂDE[Fars.]: Eşek ve sığır sürüsü. )
( [Ermenice] ... ile AVANAK ile ... )
( At ile Eşek ile Katır )
( Süleymaniye Kütüphanesi'nde, incelenmeyi bekleyen 57 adet yazma bulunmaktadır. )
( * SAKARYA: ATATÜRK'ün atı/nın adı.
* HAYYAM: Halife Abdülmecid'in atı/nın adı.
* DERVİŞ: Enver Paşa'nın atı/nın adı.
* MARENGO: Napolyon'un atı/nın adı.
* BUKEFALOS / ÖKÜZ KAFA: İskender'in atı/nın adı.
* İNKİTATUS(SENATÖ): Kaligu'nın atı/nın adı. )
( RAHVAN: Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan at. )
( ÇAVAA[Batı Moğolistan Tsengel Tuvaları'nda]: 1 yaşındaki at. )

- AT ve/<> İNSAN

- AT ile KAMIŞKULAK

( ... İLE Kulakları ince, düzgün ve dik at. )

- AT ile KARAYAĞIZ AT

- AT ile/ve/değil/yerine KATIR

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Atın yapamadıklarını sağlama olanağı sunar. )

- AT ile KIR AT

- AT ve/||/<> KÖPEK

( Sezgi. VE/||/<> Sadakat. )

- AT ile KÜHEYLAN

( ... İLE Hızlı koşan arap atı. | Gözü sürmeli, cins arap atı. )

- AT ile MUSTANG(/MESTENGO)

- AT ile/ve/||/<>/> OK ile/ve/||/<>/> TÜFEK

- AT ile/değil PREZAVALSKI ATI

( ... İLE/DEĞİL Gobi Çölü'nde, step iklimine dayalı, kısa boylu atlar. )

- AT ile SÜT KIRI

( ... İLE Beyaz renkli at donu. | Bu renkte olan at. )

- AT ile TEVSEN[Fars.]

( ... İLE Başı sert at. )

- AT ile YABANİ AT/KULAN

- AT ile/<> YAKUT ATI

( ... İLE Kısa bacaklılardır.[Yakutistan'da] )
( ... İLE/VE/<> At yetiştirmede usta olan boyların atları, -60 °C'de bile dışarıda kalabiliyormuş. )

- ATAİST ile/değil ATEİST

- ATAK/ATTACK[İng.] değil/yerine/= ANİ GELİŞEN | NÖBET


- ATÂLET ile/değil/yerine/>< ADÂLET

( Eylemsizliğin(atâletin) olduğu yerde, adâlet olmaz. )

- ATÂLET ile/ve/||/<> DİRENÇ

- ATÂLET[Ar.] değil/yerine/= EYLEMSİZLİK/SÜREDURUM

- ATÂLET ile/ve/değil/<>/< OLANAKSIZLIK

- ATARDAMAR[İng. ARTERY] ile/||/<> STENT

( Kalpten vücuda kan taşıyan kan damarlarıdır. Atardamarların çoğu oksijen bakımından zengin kan taşır fakat bu durumun istisnaları da bulunmaktadır. Bu istisna damarlar, pulmoner arter ve umblikal arterdir. Atardamarlar, yüksek basınç ile çalışırlar. Ayrıca "arter" olarak da isimlendirilmektedir. @@ Atardamarı açık tutmak için, atardamarın içine koyulabilen küçük bir tüptür. Stentler takıldıktan sonra kalıcıdır ve atardamarın tekrar daralmasını önleyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ATARDAMAR YANGISI ile/ve TOPLARDAMAR DUVARLARI YANGISI ile/ve AK KAN BEZİ YANGISI(ADENİT) ile/ve KALP KAPAKÇIĞI YANGISI

( ARTERİT ile/ve FLEBİT/TROMBOFLEBİT ile/ve VALVULITIS )

- ATAŞMAN/ATUŞMAN/ATTACHMENT[İng.] değil/yerine/= İLAÇ DOKUNDURMA | ISLAK UYGULAMA

- ATASÖZÜ = PROVERB[İng.] = PROVERBE[Fr.] = SPRICHWORT[Alm.] = PROVERBIO[İt.] = PROVERBIO[İsp.]

- ATEİST ile DİNDAR-ATEİST

- ATEİST ile/değil POZİTİVİST


- ATEİZM ile ATEİST ile ATEİST ile ATEİSTLER

- ATEL/SPLINT[İng.] değil/yerine/= DIŞTAN KEMIK/EKLEM SABİTLEYİCİ

- FIRE[İng.] / FEU[Fr.] / FEUCHTIGKEITSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞ

- ZÜNDZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME SÜRESİ

- ATFEDİLEBİLİR ile BAĞLANMAK ile ATFEDİLEN ile NİTELİKLER ile ATFETME ile NİTELİKSEL ile NİTELEYİCİ SIFAT

- ATF-I BEYÂN[Ar.] ile SIFAT[Ar.]

- ATHLETE :/yerine ATLET

- ÂTIFET değil/yerine/= KUTSEVGİ

- WASTE GASES, EXHAUST GASES[İng.] / GAZ D'ECHAPPEMENT[Fr.] / ABGASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATIK GAZLAR

- WASTE HEAT[İng.] / CHALEUR PERDUE[Fr.] / ABWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ATIK ISI


- ATIK ile ATIK SU ile ATIK KÂĞIT

- SHOT[İng.] ile/değil/yerine/= ATIM

- ATKOŞTURAN, AHMET

( Maden Muhtarı olarak görev yaptı. )

- ATLET[Fr. < ATHLÈTE] ile ATLET[Fr. < ATHLÈTE]

( Kolsuz, askılı fanila. İLE Atletizmle uğraşan kişi, atletizmci. )

- ATLET ile ATLETİK ile ATLETİZM ile ATLETİZM

- ATLET ile ATLETİZM ile ATLET FANİLASI

- ATLET[Fr.] ile/ve FANİLA[İt.]

( Kolsuz. İLE/VE Kollu. )

- ATLET ile/ve/||/<>/> TAVŞANLIK

( ... İLE/VE/||/<>/> Değerli ağaçlarla ince işler yapma sanatı. | Atletizm yarışlarında rekor kırması beklenen atletin önünde koşup tempoyu yüksek tutan atletin yaptığı iş. )

- ATLI KARINCA ile AT ile KARACA[Erkek çocuklar atlara, kız çocukları Karaca'ya bindirmekten!]

- ATOMIC WEIGHT[İng.] / POIDS ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM AĞIRLIĞI


- ATOMARE SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALINGANLIĞI

- ATOMARE WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ISI SIĞASI

- ATOMARES MAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM MANYETİK MOMENTİ

- ATOMMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM MIKNATISI

- ATOMABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM SOĞURMA KATSAYISI

- ATOM ile MONAD

- ATOMIC CLOUD[İng.] / NUAGE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK BULUT

- ATOMIC IMPACT[İng.] / ATOMARER ZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ÇARPIŞMA

- ATOMIC HEAT[İng.] / CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI

- ATOMİK KÜTLE BİRİMİ[İng. ATOMIC MASS UNIT] ile/||/<> ATOM KÜTLESİ[İng. ATOMIC WEIGHT] ile/||/<> DALTON

( Atomik boyutlardaki temel kütle ölçü birimi. Kimyager John Dalton'a ithafen Dalton (Da) olarak da adlandırılır. 1 Atomik Kütle Birimi (AMU), Karbon-12 atomunun kütlesinin 1/12'sine eşittir. @@ Bir atomun kütlesinin, atomik kütle birimi cinsinden ifade edilmesidir. Bağıl atom kütlesi ya da ortalama kütle olarak da bilinir. Bir atomdaki protonların, nötronların ve elektronların kütlelerinin toplamıdır. @@ Moleküler kütle birimi olup, bir birimi bir karbon-12 elementinin kütlesinin on ikide biri olan 1.66053892173×10−27 kg kütleye eşittir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- ATOMIC MASS UNIT[İng.] / UNITÉ DE MASSE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARE MASSENEINHEIT (U)[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE BİRİMİ

- ATOMIC MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MANYETİK MOMENT

- ATOMIC MAGNET[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MIKNATIS

- ATOMIC CLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAAT

- ATOMIC ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA KATSAYISI

- ATOPİK DERMATİT ile/||/<> KONTAKT DERMATİT

( Genetik ve çevresel etmenlerin neden olduğu süreğen bir deri yangısı. İLE/||/<> Derinin alerjen ya da irritan nesnelerle teması sonucu oluşan yangılanma. )

- ATP/ADENOSINE TRIPHOSPHATE[İng.] değil/yerine/= ADENOZİN TRİFOSFAT

- ATTAPULGIT ile/ve/<> KAOLIN(IT)

( İspanya toprağı. İLE/VE/<> ... )

- ATTEMPT :/yerine GİRİŞİM

- ATTENTION :/yerine DİKKAT


- ATTORNEY :/yerine AVUKAT

- ATTRACT :/yerine ÇEKMEK

- ATVÂD, CEBEL[Ar. < TAVD] ile/ve/< A'LÂM[Ar. < ALEM]

( Dağlar. İLE/VE Yüksek dağlar. )

- ATYEB-İ ME'KÛLÂT[Ar.] ile A'ZEB[Ar.]

( Yiyeceklerin en güzeli. İLE En lezzetli ve tatlı. )

- AUGER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'AUGER[Fr.] / AUGER-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER KATSAYISI

- AUGER EFFECT[İng.] / EFFET AUGER[Fr.] / AUGER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER OLAYI

- AUGUSTE RODIN ile/ve/||/<>/> KEMAL KÜNMAT

( "Düşünen Adam" heykelini yapan. İLE/VE/||/<>/> Bakırköy Akıl Hastahanesi'ndeki "Düşünen Adam" heykelini yapan. )

- AVAILABLE :/yerine MEVCUT

- AVANPROJE[Fr. < AVANTPROJET] değil/yerine/= ÖN PROJE

- AVANTA ile/ve/||/<> HANUT

( Emek vermeden sağlanılan "kazanç". İLE Özellikle turistleri alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara götürme işinden alınan yüzde. )

- AVDET ile AVDETİ

- AVOGADRO EMSÂLI[Osm.] / AVOGADRO CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO SABİTİ

- AVOID vs. TO PROTECT

- AVRAT ile AVRAT PAZARI

- AVRAT[Ar.] ile/= AVRET[Ar.]

( Kadın. | Karı, eş. İLE Bacak arası, edep yeri, genital bölge. )

- AVRAT değil/yerine/= KADIN

- AVT/AUT[İng. < OUT] değil/yerine/= DIŞARIDA

- AVUKAT ile AVUKAT ATAMA ile AVUKAT ile AVUKATLAR

- AVUKAT ile DANIŞMAN ile DANIŞMANLAR ile DANIŞMAN ile DANIŞMANLIK

- AVUKAT ile/değil/<> MÜDÂFÎ


- AVUKAT ile SAVCI

( [yarısı dolu bir bardağın] Dolu ve boş bölümlerini ayrı ayrı görebilen ve savunabilen. İLE Boş bölümün, dolu olan bölümünden öncelikli olmadığını gösterme sorumluluğu ve yetkisiyle "iddia etmesi" ve/ya da "savunabilmesi" gereken. )

- AVUKAT[Ar.] değil/yerine/= SAVUNMAN

- AVUNTU ile/değil/yerine/||/>< ÜMİT

- AVURT ile/ve/||/<> ART AVURT

( Yanağın ağız boşluğu hizasına gelen bölümü. İLE/VE/||/<> Avurdun arka bölümü. )

- AVURTLAMAK ile AVURT ile AVURTLU ile AVURT ÜNSÜZÜ

- AXINİT ile/||/<> EPİDOT

( Kahverengi, sarı ve mavi tonlarında bulunur. İLE/||/<> Genellikle yeşil renkte olup kristal yapısı uzundur. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 6.5-7 İLE/||/<> 6-7
Işık Kırma İndisi: 1.68-1.70 İLE/||/<> 1.72-1.75
Rengi: Kahverengi, sarı, mavi İLE/||/<> Yeşil
Molekül yapısı: Ca²(Fe,Al)Al²BSi4O05(OH) İLE/||/<> Ca²(Al,Fe)³(SiO4)³(OH) )

- AY ile/||/<> HAREKET

( Ay hareketlerinin matematiksel modeli )
( Ali Kuşçu tarafından 1450 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1403-1474) (Ülke: Semerkant/Osmanlı) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Risaletu Fethiyye, Ay gözlemleri, matematik ve astronomi) )

- AYAĞIM, ELİM/KOLUM VB.:
SORUNLU
ile RAHATSIZ ile SAKAT

- AYAKKABI ile/değil/||/<>/< CIZLAVET[< GISLAVED - İSVEÇ(Jönköping bölgesi)]["CIZDAVET" değil!]

( ... @@ Eski İskandinav dilinde büyük ölçüde bir kişinin adı (Gísli) + “orman/ahşap” (ved) birleşiminden türemiştir. 1900’lerin başında burada kurulan Gislaved AB adlı firma lastik üretimi ile tanınmıştır; özellikle otomobil lastiği ve kauçuk ürünler yapmıştır. Bu şirketin lastiklerinden ya da kauçuktan yapılan ayakkabılar Türkiye’ye geldiğinde halk diliyle “Gislaved” adının söylenişinin uzaklığından "cızlavet/cislavet" biçimine dönüşmüştür. )

- SET POINT[İng.] / EINSTELLUNG PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYAR NOKTASI


- AYAR ile KIRAT[Ar.]

( Değerli maddelerin saflık derecesi. İLE
Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 g. olan ağırlık ölçü birimi. | Nitelik, değer, düzey, seviye. )

- ÂYÂT-I MÜTEŞÂBİHAT ile ÂYÂT-I MUHKEMÂT

- AYDINLANMA(/IŞIKLANMAK) = TENEVVÜR = İŞRAK(tasavvuf) = ENLIGHTENMENT[İng.] = ENLAITEMENT, SIÈCLES DES LUMIÈRES[Fr.] = AUFKLæRUNG[Alm.] = ESSERE ILLUMINATO[İt.]

- AYDINLANMA ile/ve MİLÂD

- AYDINLANMA ile/ve/||/<>/> SÜKÛNET

- AYDINLANMADA:
ATİNA
ile/ve/||/<>/> BAĞDAT ile/ve/||/<>/> AMSTERDAM

( )

- AYDINLANMAK ve/||/<>/>/< ŞEFKÂT

- ILLUMINANT[İng.] / LEUCHTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATICI

- ÂYET

( KUR'AN-I KERİM'İN HERHANGİ BİR CÜMLESİ | ALÂMET, NİŞAN | DELİL )

- ÂYET ile/ve AŞİR

( ... İLE/VE On ayetlik bölüm. )

- ÂYET ile HADİS ile İCMÂ ile KIYAS

( Tefsir edilir. İLE Şerh edilir. )
( Âyet + Hadis = Nass )
( BELGÜ ile ... )

- ÂYET ile/ve/<>/II HADİS-İ KUTSÎ

- AYET ile/ve/<> HİKMET

( İddia edersen, böyle/şöyle olursun. )

- ÂYET ve/=/||/<> İŞÂRET

- ÂYET ve/||/<>/< SİMGE

- ÂYET ile/ve/||/<>/> VÂRİDÂT

( Risâletten doğan/gelen. İLE/VE/||/<>/> Velâyetten doğan/gelen. )
( ... İLE/VE/||/<>/> Bireysel/sanatsal. )

- CİHAZ[Osm.] / DEVICE, INSTRUMENT, TOOL[İng.] / INSTRUMENT[Fr.] / INSTRUMENT, GERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYGIT

- AYI ile/ve/||/<>/> AHLAT

( Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne. )

- AYIP ile/ve < TEZAD

- AYIP değil/yerine/= UYAT


- MİYAR[Osm.] / REAGENT[İng.] / RÉACTIF[Fr.] / REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ/BELİRTEÇ

- DISCRIMINATOR CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ DEVRESİ

- RESOLUTION LIMIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRMA SINIRI

- TEFRİK ETMEK[Osm.] / TO SEPARATE, TO SPLIT[İng.] / RENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMAK

- AYIRTMAK ile AYIRTILMAK ile AYIRTTIRMAK ile AYIRTABİLMEK ile AYIRT ile AYIRTI

- AYIT/HAYIT

( Mineçiçeğigillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, mavi, beyaz ya da menekşe renginde çiçekler açan, 1-2 metre boyunda bir ağaççık.[Lat. V. AGNUS CASTUS] )

- MIRROR CONFINEMENT[İng.] / EMPRISONNEMENT PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA HAPSİ

- AYNA/MİRAT değil/yerine/= GÖZGÜ

- ÂYÎNE, MİNZAR, MİRAT[Osm.] / MIRROR[İng.] / MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA

- AYNİYAT[Ar.] değil/yerine/= ÖZDEK


- AYNİYET ile ANALOJİ

- AYNİYET[Ar.] değil/yerine/= AYNILIK, ÖZDEŞLİK

- AYNİYET ile MİN VECH

- AYRI BİR "SANAT" ile/ve/değil/||/<>/< AYRI BİR SEVİYE

- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET

- AYRIM/AYRILIK = FASL-I KARİP = DIFFERENCE[İng.] = DIFFÉRENCE/DIVERSITÉ[Fr.] = DIFFERENZ/VERSCHIEDENHEIT[Alm.] = DIFFERENTIA/DIVERSITAS[Lat.] = DIAPHORA[Yun.] = DIFERENCIA[İsp.]

- [ne yazık ki]
AYRIMCILIK
ile/ve/||/<> NEFRET

- AYRIMLI ÖZDEŞLİK ile/ve/<> BİREŞİM(TEVHİD)

- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ

- DIFFERENTIAL INPUT MEASUREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ ÖLÇÜMÜ


- DIFFERENTIAL INPUT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ

- AYRINCA/İSTİSNÂ[Ar.] ile/ve/||/<> ÖZEL ile/ve/||/<> BİREYSEL/MÜNFERİT

- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI

- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ

- AYŞ Ü İŞRET[Ar.] ile/ve AYŞ Ü NÛŞ[Ar.] ile/ve AYŞ Ü TARAB[Ar.]

( Yeme içme, çalgı çengi, eğlence. )
( AYŞ: Yaşama. )

- AZAB:
TECELLÎDE İNAT
ve TAASSUB

- AZÂB ile/ve/> LEZZET

- ÂZÂDE, HÜR, SERBEST değil/yerine/= ÖZGÜR

- ÂZÂDE ile HÜRRİYET

- AZALT ve/değil/yerine/||/<>/>/< BIRAK ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOĞALT

( Yediğin yemeği...
Yemeğin tuzunu...
Yediğinin/içtiğinin şekerini...
Satın alacağın eşyaları...
Harcadığın parayı...
Boşa geçen zamanı...
Gözyaşlarını...
Kafaya taktıklarını...
Televizyon ve bilgisayar/internet başında harcadığın zamanı.
Telefonla uğraştığın süreyi...
Kişlerden beklentini...

VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/ )
( )
( )

- AZAM ile AZAM OL-SEDAT ile AZAM OL-MOLUK

- AZAMET ile AZAMETLİ

- AZÂMET["AZA:MET" değil AZAMET] ile/ve ZARÂFET

- AZAMİ["AZAMİ:" değil A:ZAMİ:]/MAKSİMAL/MAKSİMUM değil/yerine/= EN ÜST

- AZİM ve/||/<>/> SEBAT ve/||/<>/> SABIR

( Başlarken. VE/||/<>/> Sürdürürken. VE/||/<>/> Bitirirken. )

- AZÎM/E[Ar. < AZAMET] ile ÂZİM[Ar. < AZM]

( Büyük, ulu, iri. İLE Niyetli, kesin karar veren. )

- AZÎMET değil/yerine/= GİTME, GİDİŞ

- AZÎMET ile RUHSAT

- MEBDE-İ SEMT[Osm.] / AZIMUTH ANGLE[İng.] / AZIMUTWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT AÇISI

- AZIMUTH[İng.] / AZIMUT, ZÉNITH[Fr.] / AZIMUT[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT


- AZİMUT ile/ve/<> MANYETİK AZİMUT ile/ve/<> AZİMUT AÇISI ile/ve/<> AZİMUT PUSULASI

( Sabit bir nokta ya da kutup etrafında bir açıyla ölçülen konum, tepe noktası. İLE/VE/<> Manyetik kuzeye bağlı azimut. İLE/VE/<> Gök küresinin herhangi bir noktasıyla güney yönü arasındaki açı. İLE/VE/<> Herhangi bir gökcisminden kerteriz alarak, onun manyetik güney açısını belirlemek için kullanılan pusula. )

- MAHMUD:
AZİZ
ve HÜDAİ

( HZ. ÜFTÂDE ve ÖMER FAKİRULLAH )

- AZM[Ar.] ile MEŞÎET[Ar.]

- AZM[Ar.] ile NİYET[Ar.]

- AZOTE[Fr.] / STICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= AZOT

- AZOT = NITROGENE[İng.] = AZOTE[Fr.] = STICKSTOFF[Alm.] = AZOTO[İt.] = NITROGENO[İsp.] = NİRÛCÎN, AZÛT[Ar.] = NÎTRÛJEN, AZOT[Fars.] = STIKSTOF[Felm.]

- AZOTLAMAK ile AZOT ile AZOTLU

- AZURİT ile/||/<> KRİZOBERİL

( Mavi renkte bakır karbonat minerali. İLE/||/<> Sarı-yeşil renkte ve sert bir mineral. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 3.5-4 İLE/||/<> 8.5
Işık Kırma İndisi: 1.73-1.84 İLE/||/<> 1.74-1.75
Rengi: Mavi İLE/||/<> Sarı-yeşil
Molekül yapısı: Cu³(CO³)²(OH)² İLE/||/<> BeAl²O4 )

- B-STROMART[Alm.] ile/değil/yerine/= B AKIM TÜRÜ

- B LENFOSİT ile/||/<> T LENFOSİT

( B antikor üretici, T sitotoksik/helper. )
( Formül: Antibody İLE cell attack )

- BÂ[Fars.] ile/||/<> BÂ-TEMESSÜK ile/||/<> BÂ-HÜCCET ile/||/<> BÂ-TAPU ile/||/<> BÂC

( ile, -li, -lu eki. İLE/||/<> Temessük ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Hüccet ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Tapu ile (tasarruf olunan toprak). İLE/||/<> Örfî vergi. )

- BÂB-I ÂLİ/HÜMÂYUN ile/ve/||/<> BÂB-I ÂSÂFÎ ile/ve/||/<> BÂB-I MEŞÎHAT ile/ve/||/<> BÂB-I SERASKERÎ ile/ve/||/<> BÂB-I DEFTERÎ

( Sultan kapısı/makamı. İLE/VE/||/<> Sadrazam kapısı/makamı. İLE/VE/||/<> Seyhülislâm kapısı/makamı. İLE/VE/||/<> Genelkurmay başkanlığı kapısı/makamı. İLE/VE/||/<> Maliye kapısı/makamı. )

- BABA, HİMMET! > OĞLUM, HİZMET! değil BABA, HİMMET! =/<>/|| OĞLUM, HİZMET!

( "Hizmet edersen, himmet görürsün/ederim" DEĞİL Hizmet ederken himmet görürsün. )

- BABAYİĞİT ile/değil BİTİRİM(KÖTÜRÜM)

- BABCOCK FRICTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU FROTTEMENT DE BABCOCK[Fr.] / BABCOCK-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BABCOCK SÜRTÜNME KATSAYISI

- BÂBET[Ar.] ile BABET[Fr.]

( Dizinde "kezâlik". | Uygun bir şey. | Bent, fıkra. | Taallûk, münâsebet. | Elmas dal. [süs] İLE Bayan [bale] ayakkabısı. )

- BÂBİL TİPİ/TARZI KANIT ile YUNAN TİPİ/TARZI KANIT

- BABINET COMPENSATOR[İng.] / COMPENSATEUR DE BABINET[Fr.] / BABINET-KOMPENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BABİNET DENGELEYİCİSİ

- BÂC-I AĞNAM ile/ve/<> BÂC-I TAMGA ile/ve/<> BÂC-I BÜZÜRK ile/ve/<> BÂC-I KIRTIL ile/ve/<> BÂC-I NİYÂBET

( BÂC[Fars.]: Vergi/harç. | Gümrük vergisi. )

- (not BAD IN) BAD AT


- BAD ile BAT ile BADE ile BADİ ile BADELİ AŞIK

- BADELEYITE[İng.] ile/değil/yerine/= BADDELEYİT

- BOND STRENGTH[İng.] / FORCE DE LIAISON[Fr.] / BINDEKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ KUVVETİ

- BAĞ ile KENET

( ... İLE İki sert nesneyi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça. )

- BAĞDAD

( DARÜ'S-SELÂM )

- BAĞDAMAK ile BAĞDAŞMAK ile BAĞDALAMAK ile BAĞDAŞILMAK ile BAĞDAŞTIRMAK ile BAĞDAŞABİLMEK ile BAĞDAŞTIRILMAK ile BAĞDA ile BAĞDAT ile BAĞDAŞ

- BAGET ile BAGETLİ

- BAGİ[Ar.] ile BÂGÎ[Ar.] ile BÂGI[Ar. çoğ. BUGAT]

( Serkeşlik, azgınlık. İLE Aynı bahçede yetişen. İLE Haksızlık eden serkeş. )

- RELATIVE BIOLOGICAL EFFICIENCY[İng.] / EFFICACITÉ BIOLOGIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE BIOLOGISCHE WIRKSAMKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL BİYOLOJİK ETKİNLİK

- NİSBÎ KIYMET[Osm.] / RELATIVE VALUE[İng.] / VALEUR RELATIVE[Fr.] / RELATIVE WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL DEĞER


- RELATIVE ELECTRIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ ÉLECTRIQUE RELATIVE[Fr.] / RELATIVE ELEKTRISCHE DURCHLÄSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ELEKTRİK GEÇİRGENLİK

- RELATIVE PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL GEÇİRGENLİK