..T ile biten sözcükler

- BLACK POWDER[İng.] / PAUDRE NOIRE[Fr.] / SCHWARZPULVER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA BARUT

- BLACK DIAMOND[İng.] / DIAMANT NOIR[Fr.] / SCHWARZER DIAMONT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA ELMAS

- KARACAOT = ÇÖREK OTU

( Bir tür çöpleme. | Çörek otu. )

- KARADENİZ ile SİYAH ile SİYAH BİR GÖRÜNÜM ile KARA SAFRA ile KARA KİTAP ile KARA KUTU ile SİYAH KAP ile SİYAH HOROZ ile KARA DELİK ile KARABORSA ile SİYAH ÇAMUR ile KARADUT ile SİYAH PEÇE ile BÖĞÜRTLEN ile YAZI TAHTASI ile KARARTMAK ile SİYAHLIK ile DEMİRCİ ile DEMİRCİLİK

- KARADUT ile KARADUT ŞERBETİ

- DARK CURRENT[İng.] / COURANT D'OBSCURITÉ[Fr.] / DUNKELSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= KARANLIK AKIMI

- MÜSTAKARR MUVÂZENE[Osm.] / STABLE EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE STABLE[Fr.] / BESTÄNDIGES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARLI DENGE

- STABLE CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT STABLE[Fr.] / BESTÄNDIGER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARLI DEVRE

- STABILITY CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= KARARLILIK SABİTİ

- TARNISH[İng.] / TERNISSEMENT[Fr.] / ANLAUFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARMA


- İSTİKRARSİZ MUVÂZENE[Osm.] / UNSTABLE EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INSTABLE[Fr.] / INSTABILES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZ DENGE

- INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ[Fr.] / INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZLIK

- | KARARSIZLIK ve/ya da KORKAKLIK |
ile/değil/yerine/><
CESÂRET

( | Tehlikeye sokar. VE Ölüme götürür/götürebilir. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Zafere taşır. )

- KARAT, CARAT[İng.] / KARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAT

- KARAT değil KIRAT[Ar.]

( Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 gramlık ağırlık ölçü birimi. | Nitelik, değer, düzey, seviye. )

- CARBAMIC ACID[İng.] / ACID CARBAMIQUE[Fr.] / CARBAMINISÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBAMİK ASİT

- CARBODIITYDRAZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KARBODİHİDRAZİT

- CARBOXYLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KARBOKSİLİK ASİT

- KARBOKSİLİK ASİT ile ESTER

( -COOH öbeğine sahip organik asitler. İLE -COOR öbeğine sahip organik bileşikler. )

- ACIDES CARBOXYLIQUES[Fr.] / KARBONSÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBOKSİLLİ ASİT


- CARBON ANODE[İng.] / CARBONE ANOD[Fr.] / KOHLENSTOFF ANOD[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON ANOT

- CARBON DIOXIDE[İng.] / BIOPARTITION, DIVISION BINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARBON DİOKSİT

- CARBON FILAMENT[İng.] ile/değil/yerine/= KARBON FİLAMAN

- CARBON MONOXIDE[İng.] / OXYDE DE CARBONE[Fr.] / KOHLEN OXYD, KOHLENMONOXID[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON MONOKSİT

- KARBON ile KARBONDİOKSİT ile KARBON GAZLARI ile KARBON MONOKSİT ile KARBON KAĞIDI ile KARBON ŞERİT ile KARBON BANT ile KARBONAT

- KARBONAT ile BİKARBONAT

( CO³²? iyonunu içeren bileşikler. İLE HCO³? iyonunu içeren bileşikler. )

- CARBONATE[İng.] / CARBONATE[Fr.] / KARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBONAT

- KARBONAT ile SODYUM KARBONAT

( Karbonik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuzların genel adı. | Sodyum bikarbonat. | Genellikle sindirimi kolaylaştırmak için suya katılan kimyasal birleşim. İLE Sabun yapımında, temizlik işlerinde kullanılan, güçlü bir alkali tuz.[Na2CO3] )

- KARBONATLAMAK ile KARBONAT ile KARBONATLI

- KARBON/AZOT ile KİYANUS

( ... İLE Doğada serbest olarak bulunmayan fakat çok sayıda nesnenin birleşimine giren, karbon ve azottan oluşan bir gaz. )

- KARBONDİOKSİT ile/ve/||/<> METAN GAZI

( ... İLE 20 kat daha etkilidir. )

- KARBONDİOKSİT[Fr. < CARBONDIOXYDE] ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> NİTRÖZ OKSİT

( Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz.[CO2] İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> Karbondioksitten, 300 kat daha zararlı sera gazı. )

- KARBONDİOKSİT ile/ve/||/<> OKSİJEN

( Gözesolunum sonucu açığa çıkan gaz. İLE/VE/||/<> Fotosentez sonucu açığa çıkan gaz. )
( Hayvanda/n ve insanda/n. İLE/VE/||/<> Bitkide/n. )

- KARBONHİDRAT ile PROTEİN

( Karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan organik bileşikler. İLE Karbon, hidrojen, oksijen ve azot içeren organik bileşikler. )

- KARBONİK ile KARBONİK ASİT

- KARBONMONOKSİT ile/ve/||/<>/> KARBONİL[Fr. < CARBONILE]

( 0,97 yoğunluğunda, renksiz, kokusuz, zehirleyici bir gaz. [Bol miktarda ısı açığa çıkararak mavi bir alevle yanar ve hava ile birleşerek birçok uygulama alanı olan patlayıcı bir karışım oluşturur.] [simgesi CO]. İLE/VE/||/<>/> Birleşme değeri 2 olan karbonmonoksit. )

- KARDİYAK AREST/CARDİAC ARREST[İng.] değil/yerine/= KALP DURMASI

- KARDİYAK ARREST ile/||/<> KALP YETMEZLİĞİ

( Kalbin aniden durması. İLE/||/<> Kalbin gövdeye yeterli kan pompalayamaması. )

- KARDİYAK OUTPUT/CARDİAC OUTPUT[İng.] değil/yerine/= KALP DEBİSİ

- KARDİYOMİYOPATİ ile/||/<> PERİKARDİT

( Kalp kasının yapısal ya da işlevsel bozukluğu. İLE/||/<> Kalp zarının yangılanması. )

- QUADRATISCHER STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARESEL STARK ETKİSİ

- QUADRATISCHER ZEEMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARESEL ZEEMAN ETKİSİ

- [ne yazık ki]
KARGAŞA
ile VURTUT

( ... İLE Silah kullanılan kargaşa. | Uzun uzun çekişerek, sıkı pazarlık ederek. )

- KARÎHA[Ar.] ile TABÎ'AT[Ar.]

- KARİKATÜR ile KARİKATÜRİST

- KARİKATÜRİST ile/ve/değil/yerine ÇİZER

- KARİKATÜRLEŞTİRMEK ile KARİKATÜR/LÜK ile KARİKATÜRCÜ/LÜK ile KARİKATÜRİST

- KARINCA ile/ve AKKARINCA/DİVİK/TERMİT ile/ve ÖTEKİ KÜÇÜK CANLILAR

( Karıncaların bilinen 8000 türü vardır. 130 milyon yıldır yaşıyorlar. İLE 2600 termit türü vardır. )
( Dünyadaki toplam böceklerin %1'ini karıncalar oluşturur. [1 kentilyon olarak hesaplanmıştır.] )
( Günde ancak birkaç dakika uyurlar. )
( Sualtında 19 gün yaşayabilirler. )
( Ağaç karıncası kafası kopuk olarak 24 saat yaşayabilir fakat kolonisi dışında tek başına yaşayamaz. )
( Toplam kütleleri, insanın toplam kütlesinden daha fazladır. )
( Karınca, açgözlülüğü simgeler. )
( KARINCA[< KARNI İNCE]'den geldiği söylenir. )
( KÖRE: Karınca yuvası. )
( NEMLİYYE[Ar.]/FORMICIDÉES[Fr.]: Karıncalar. )
( ŞÜTÜR-MUR[Fars.]: Mitolojik, büyük bir karınca. )
( - Yaklaşık 20 katrilyon karınca yaşıyor.[araştırmalara ve tahminlere göre]
- Karınca türü: 15.700[bilinen]
- Toplam ağırlığı: Yaklaşık 12 milyon ton. )

- MISCIBILITY[İng.] / MISCIBILITÉ[Fr.] / MISCHBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞABİLİRLİK

- MAHLUT[Osm.] / MIXTURE, BLENDING[İng.] / MELANGE, MÉLANGE[Fr.] / GEMISCH, MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞIM, HARMANLAMA


- İHTİLAT[Osm.] / MIXTION[Fr.] / MISCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMA

- KARİYER ile KARİYERİST ile KARİYERİZM

- KARL FISCHER REAGENT[İng.] / RÉACTIF DE KARL FISCHER[Fr.] / KARL FISCHER REAGENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARL FİSCHER BELİRTİCİ/REAKTİFİ

- KARMAŞIK ALGILAMA SÜREÇLERİ'NDE:
ÖRÜNTÜ
ve/<> HAREKET ve/<> DERİNLİK

- CARMINIC ACID[İng.] / ACIDE CARMINIQUE[Fr.] / KARMINSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARMİNİK ASİT

- CARNALLITE[İng.] / C'ARNALLITE[Fr.] / KARNALLIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNALİT

- KARNE[Fr. < CARNET] değil/yerine/= BELGE

( Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge. | Kişilerin bir haktan yararlanmaları için bir kuruluş tarafından verilen belge. )

- CARNOT CYCLE[İng.] / CYCLE DE CARNOT[Fr.] / CARNOTSCHER KREISPROZESS, CARNOT-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOT/CARNOT ÇEVRİMİ

- CARNOT'S REAGENT[İng.] / RÉACTIF DE CARNOT[Fr.] / CARMOTSCHE REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOT REAKTİFİ

- CARNOTITE[İng.] / CARNOTIT[Fr.] / KARNOTIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOTİT


- CALCIUM CARBIDE[İng.] / CARBURE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMCARBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARPİT

- KARPİT ile KARPİT LAMBASI

- KARŞI/T ile ÖTEKİ/ÖBÜR(DİĞER)

- MUTUAL CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIBILITÉ MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İLETKENLİK

- MUTUAL INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENINDUKTÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İNDÜKTANS

- CAPACITANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE KAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI KAPASİTANS

- KARŞILIKSIZ HİZMET ile/ve/<> GÖNÜLLÜ HİZMETÇİLİK

- COUNTER ELECTRODE[İng.] / GEGEN ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT ELEKTROT

- ANTICOINCIDENCE CIRCUIT[İng.] / ANTIKOINZIDENZSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT KOİNSİDANS DEVRE

- KARŞIT ile ÇELİŞİK


- KARŞIT ile KARŞI/LIK

- KARŞIT ile/değil MUHATTAB

- KARŞIT = ZIT = CONTRARY[İng.] = CONTRAIRE[Fr.] = KONTRÄR[Alm.] = CONTRARIUS[Lat.] = CONTRARIO/RIA, OPUESTO/TA[İsp.]

- KARŞITLIK = TEZAT, ZIDDİYET = CONTRARIÉTÉ[Fr.] = GEGENSATZ[Alm.] = CONTRARIETAS[Lat.]

- KART ile KART[Fr. < CARTE]

( Gençliği ve körpeliği kalmamış. [>< KÖRPE] İLE Düzgün kesilmiş ince karton parçası. | Birinin kimliğini gösteren, kutlamalarda ya da kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit. | Kartpostal. | Bazı yerlere girmek ya da bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge. | Oyun kâğıdı. | 9x12 santimetre boyutlarındaki baskılı fotoğraf kâğıdı. | Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık. | Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne. )

- KART ile KART SÜTUNU ile KART YÜZÜ ile KART ALANI ile KART FORMATI ile KART HAZNESİ ile KART YÜKLEYİCİ ile KART ÇALAR ile KART OYNAMAK ile KART RAFI ile KART OKUYUCU ile KART SIRASI ile KART SİSTEMİ ile KARTON ile KARTON KUTU ile KART KESKİNCİSİ

- KARPHOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KARTOLİT

- KARTON[Fr. < CARTON] ile/||/<> PASPARTU[Fr. < PASSE-PARTOUT]

( Güçlendirilmiş kâğıt. İLE/||/<> Çerçeve biçiminde kesilmiş, ortası boş mukavva/karton. | Sergilenmek üzere hazırlanan fotoğraf ya da tablonun kenarlarında fon kâğıdı ile oluşturulan, çerçeve ile konu arasındaki boşluk. | Gidiş yönü, yol ve yolculuğun yapılacağı koşullar hakkında verileri kapsayan, özellikle seyahat acenteleri tarafından verilen tren bileti. )

- KARTVİZİT[Fr. < CARTE DE VISITE] değil/yerine/= KART

- KARTVİZİT değil/yerine/= TANITMA KARTI


- KASALAMAK ile KASALANMAK ile KAS ile KASA/LIK ile KASE ile KASK ile KAST ile KASACI/LIK ile KASALI ile KAS DOKU ile KASA FİŞİ ile KASA SAYIMI ile KASA DEFTERİ ile KAS TUTUKLUĞU

- KASÂVET[Ar.] ile/ve AZAP[Ar.]

( Üzüntü, tasa, kaygı, sıkıntı. İLE Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. | İslâm inanışına göre, dünyada günah işlemiş olanlara, daha sonra[ahirette] verilecek cezâ. )

- KASAVETLENMEK ile KASAVET ile KASAVETLİ ile KASAVETSİZ/LİK

- KASD[Ar.] ile NAHV[Ar.]

- KAŞE[Fr. < CACHET] değil/yerine/= DAMGA, MÜHÜR

- KAŞE[Fr. < CACHET] ile KAŞE

( Damga, mühür. | Belirlenmiş sürelerde çalışanlara ödenen ücret. | Toz ilaçların içine konulduğu, yutulmaya uygun, güllaçtan küçük kap. İLE Kalın, kışlık bir tür kumaş. )

- KASET ile KASETÇİ/LİK ile KASETÇALAR

- KASİD[Ar. < KASD | çoğ. KASİDÂN]["ka" uzun okunur] ile KÂSİD[Ar. < KESÂD] ile KASÎD[Ar.]

( Kasdeden, tasarlayan, kıyan. | Postacı, haberci, tatar, ulak. İLE Sürümsüz, geçmez, aranmaz. İLE Kasîde. )

- KASÎDE ile/ve BAAT

( ... İLE/VE Bir tür kasîde. )

- KASÎDE ile BEYT-ÜL-KASÎD

( ... İLE Kasîdenin en iyi beyti. )

- KAŞİF HİPOTEZİ[İng. FOUNDER HYPOTHESIS] ile/||/<> KAŞİF OLAYI[İng. FOUNDER EVENT]

( Gerçekleşen türleşme olaylarının çoğunun, ufak popülasyonların yeni coğrafi alanlara yayılması sonucu oluştuğunu ileri süren hipotezdir. Günümüzde büyük oranda kabul edilmektedir. @@ Küçük bir popülasyondan, büyük bir popülasyonun oluşması olayıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )

- KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET

- KASIR[Ar. < KASR]["ka" uzun okunur] ile KÂSİR[Ar. < KESÎR < KESRET] ile KÂSİR[Ar. < KESR] ile KASIR[Ar. < KUSÛR]["ka" uzun okunur]/KASÎR[Ar. < KASR] ile KASR[Ar. çoğ. KUSÛR] ile KASÎL[Ar.]

( Zorla işleten. İLE Çok olan. İLE Kıran, kesreden. İLE Kısa, boysuz. Kısa kesme, kısaltma, kısma. | Azaltma, kesme, eksiklik. | İbarenin çok kısaltılması. | Aruzda tef'ile'nin son harfinin düşürülmesi. İLE Köşk, kâşâne, saray. İLE Hayvanlara yedirmek üzere zamanından önce biçilen yeşil ot. )

- KASIT ile/ve/<> AYRIM

- KASIT ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM

- KASIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAYANAKÇA

- KASIT ile/ve/||/<> HEDEF

- KASIT ile KASITLI/LIK ile KASITSIZ/LIK ile KASITLICA ile KASITSIZCA

- KASIT ile/||/<> KISIT

- KASK ile BARET


- KASKET ile KASKETLİ ile KASKETÇİ/LİK ile KASKETSİZ

- KAST ile/ve/||/<>/< KAS

- KAST[Ar. < KASD] ile/ve/değil KAST[Fr. < CASTE]

( Amaç, istek, maksat. | Öldürmeyi, yaralamayı ya da zarar vermeyi isteme, kötü niyet. İLE Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. )

- KAST ile/ve/||/<> KAT

- KAST ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ

( Bilinçli yönelim, çoğu zaman hukukta fiile dönük irâde. @@ Fiilden önceki uzun süreli yönelme ve hazırlık durumu. )
( "Zarar kastı bulunmamaktadır." @@ Kişiye yönelik şibak nihali bulunduğu, önceki temaslardan anlaşılmaktadır."[Henüz fiil yoktur fakat hedefe bağlanma süreci vardır.] )

- KASTLE-MAYER REAGENT[İng.] ile/değil/yerine/= KASTLE-MAYER BELİRTİCİ

- KASVET ile KASVETLİ

- KASVET ile KASVETLİ/LİK ile KASVETSİZ/LİK

- KAT/KATT[Ar.] ile KAT'[Ar.]

( Katı bir şeyi enine kesme, yontma. | Tahıl fiyatlarının yüksekliği. | Geçme, ilerleme, yol alma. | Kağıtları oyarak dantel gibi süslü biçimler oluşturma sanatı. | Sözün etkisini artırmak ve dinleyenin anlayışına bırakmak için sözü bitirmeden kesme. [şöyle şöyle oluyor, dikkat edin, yoksa ...] İLE Kesme, keslme, biçme. | Halletme, karar verme, sona erdirme, bitirme. )

- KAT ile KAT[Ar.]

( Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire ya da odaların bütünü. | Bir yüzey üzerine az ya da çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. | Üst üste konulmuş şeylerden her biri, tabaka. | Giyeceklerde takım. | Apartman dairesi. | Ön, yan. | Huzur. | Bükülen ya da kıvrılan bir şeyin her kıvrımı. | Makam, mevki. | Kez, defa, misil. | Katman. | Tekrarlanan bir sayının toplamı. İLE Kesme, kesilme. | İlgiyi kesme. | Sonuca bağlama, bitirme. | Kesme. )

- CATALYST POISON[İng.] / CATALYSEUR POISON[Fr.] / KATALYSATORGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİZÖR ZEHİRİ

- CATALYST[İng.] / CATALYSEUR[Fr.] / KATALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİZÖR

- KATALİZÖR ile REAKTANT

( Kimyasal tepkime hızını artıran nesne. İLE Kimyasal tepkimeye giren nesne. )

- KATARAKT[Fr. < CATARACTE]/ENÜÇ[dvnlgttrk] değil/yerine/= PERDE, AKBASMA, AKSU

- KATAZAN ile/ve BACAU ile/ve MURUT

( Şehirde yaşayanlar. İLE/VE Balıkçılıkla uğraşanlar. İLE/VE Irmak kıyısında yaşayanlar. )
( KOTA KİNABALU kabileleri. [BORNEO] )

- SOLID ELECTROLYTE[İng.] / FEST[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ELEKTROLİT

- SULBİYET[Osm.] / SOLID STATE[İng.] / ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL

- FAT[İng.] / GRAISSE[Fr.] / ÖL FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAĞ

- SULP MAHRUK[Osm.] / SOLID FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE SOLIDE[Fr.] / FESTE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAKIT

- KATI[Ar.] ile KATI[Ar.] ile KATI'[Ar. < KAT]["ka" uzun okunur] ile KAT'Î[Ar.]

( Sert. [>< YUMUŞAK] | Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz. | Düşünce ve davranışlarında belirli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. | Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın ya da üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan. [sulp] | Çok, aşırı derecede. İLE Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide. [taşlık, konsa] İLE Kesen, kat eden, durduran. İLE Kesip atan, ikirciye düşmeye olanak bırakmayan, kesin. )

- KATI ile SERT

- SOLIDIFICATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA ISISI

- KATİLEŞMEK ile KATILAŞMAK ile KATILAŞTIRMAK ile KAT ile KATİ ile KATI/LIK ile KAT KAT ile KATOLİK/LİK ile KATI SÖZ ile KATI YAĞ ile KATI ATIK ile KAT YUVARI ile KATI KALPLİ/LİK ile KAT İRTİFAKI ile KATİ TEMİNAT ile KATI YUMURTA ile KATI YÜREKLİ/LİK ile KAT GÖREVLİSİ

- RIGIDITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA RIGIDITÉ[Fr.] / STARRHEITSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILIK KATSAYISI

- KÂTİP ile/ve TERZİ/HAYYAT/BAHYEZEN[Fars.]

- KATİYET değil/yerine/= KESİNLİK

- KAT'Î/YET[Ar.] değil/yerine/= KESİN/LİK

- KAT'İYYET

( KESİNLİK )

- DOPING AGENT[İng.] / DOTIERUNGSSUBSTANZ, ZUSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKI NESNESİ

- EXTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTOİLETKENLİK


- EIGENE MOBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ DEVİMLİLİK

- EIGENE BARRIERDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ ENGELLİ DİYOT

- EIGENE PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ FOTO İLETKENLİK

- COUCHE INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ TABAKA

- KATL[Ar.] ile MEVT[Ar.]

( Öldürmek. İLE Ölüm. )

- KATMAK ile KATMANLAŞMAK ile KATMAN ile KATMALI ile KATMANLI ile KATMA BÜTÇE ile KATMAN BULUT ile KATMA DEĞER VERGİSİ

- KATMAN ile/ve/||/<> BOYUT

- KATMAN ile/ve/||/<> ÇEŞİT

- CATHODIC REACTANT[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK TEPKEN

- CATHOLYTE[Fr.] / KATHOLYT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOLİT


- CATHODE COMPARTMENT[İng.] / CA'TODO COMPARTMENT[Fr.] / KATOENENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BÖLMESİ

- CATHODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT CATHODIQUE[Fr.] / KATHODEN-LEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT VERİMİ

- KATOT ile/||/<> ANOT

( Elektrolizde katot negatif elektrot İLE anot pozitif elektrottur )
( Faraday tarafından 1834 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )

- CATHODE[İng.] / KATHODE[Fr.] / KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT

- KATRE[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] ile/ve/||/<> ZERRE[Ar.]

( Denizde/deryada. İLE/VE/|| Güneşte/şemste. )

- COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT[Fr.] / KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATSAYI

- CATION DETERGENT[İng.] / RÉACTIFS DÉTERGENT[Fr.] / KATIONISCHE REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYONİK DETERJAN

- KAURINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURİNİK ASİT

- KAURINOLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURİNOLİK ASİT

- KAURONILIK ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURONOLİK ASİT


- KAVÂİD[Ar.] değil/yerine/= DİLBİLGİSİ

- KAVAIIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAVAİK ASİT

- KAVAL ile/ve/||/<>/> AĞIT

( Çaldım/k, Oynamadın/ız. İLE/VE/||/<>/> Yaktım/k. Ağlamadın/ız. )

- KÂVÎ[Ar. < KEYY | çoğ. KÂVİYÂN] ile KAVÎ[Ar. < KUVVET]

- KAVMİYET ile KAVMİYETÇİ/LİK

- KAVRA! ve/> AT!

- KAVRAM ile/ve/<> NİYET

( Felsefe. İLE/VE/<> Kavrama niyet girince, ideolojiye dönüşür. )

- KAVRAM ve/||/<>/> SANAT

- KAVRAM ile/ve/||/<> SOYUT

- KAVRAM ve/||/<>/> TİKEL SANAT

( KANT ve/||/<>/> HEGEL )

- KAVRAMSIZLIK ile/ve/<> CEHALET

- KAVUŞMA/VUSLAT ve/değil ÖZGÜRLÜK

- KAVUŞMAK/VUSLAT ile/ve KARIŞMA(MA)K

( Vuslatın tadı, hasretindedir. Vuslata doyulur, hasrete doyulmaz. )
( Vuslatta gına vardır. )

- KAVUŞMA/VUSLAT

- HALITE, ROCK SALT[İng.] / HALITE[Fr.] / HALBZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYA TUZU

- KAYA ile KAYALAMA/ANROŞMAN[Fr. ENROCHEMENT]

( ... İLE Taş ocaklarından çıkarılan, iri kaya blokları. | Bir yapının, su içindeki temellerini pekitmek ve suların aşındırmasından korumak için zemine taş dökme işi. )

- KAYA ile MİKAŞİST[Fr.]

( ... İLE Küçük kuvars billurlarıyla mikadan oluşmuş, yaprak biçiminde, başkalaşıma uğramış kaya. )

- KAYAÇ ile ANATEKSİT

( ... İLE Anateksi süreci sonrası oluşan yeni kayaç. )

- KAYAÇ ile DÜNİT

( Doğada büyük yer tutan, yerkabuğunun yapı gereci olan bir ya da birkaç mineralden oluşan kütle. İLE Temel maddesi olivin olan, iri taneli kayaç. [Yeni Zelanda'da, "Dun" adlı bir yerden] )

- KAYDOLMAK ile KAYDOLMAK ile KAYIT


- KAYGI/ENDİŞE ile/ve HAYRET

- KAYIK ile İMAMİIN "KAYIĞI"/TABUT

- KAYIP[Ar.] değil/yerine/>< KAYIT[Ar.]

- KAYIT ile/ve/||/<>/> KALIT

- KAYIT[Ar. < KAYD] ile KAYIT

( Bir yere mal ederek deftere geçirme. | Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin ya da kopyasının bir yerde yazılı bulunması. | Önem verme. | Resmî belge. | Sesi ya da görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. | Şart. | Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. İLE Pencere çerçevesi. | Araç, eşya. | Yiyecek. )

- KAYIT ile SINIR

- KAYIT ile ZABIT (/TUTMAK)

- KAYITMAK ile KAYITLAMAK ile KAYITSIZLAŞMAK ile KAYIT ile KAYITLI/LIK ile KAYITSIZ/LIK ile KAYIT DIŞI ile KAYITSIZCA ile KAYIT KABUL ile KAYIT KUYUT ile KAYIT DEFTERİ ile KAYITLI SERMAYE ile KAYITSIZ ŞARTSIZ ile KAYIT DIŞI EKONOMİ

- INDIFFERENT EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INDIFFÉRENT[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYITSIZ DENGE

- KAYITSIZ/LIK ile/ve/||/<>/>/< ÂTIL/ATÂLET


- KAYITSIZLIK ile KAYITSIZ ile ŞİKAYET ETMEK ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET ile ŞİKAYET ile ŞİKAYETÇİ ile ŞİKAYET

- SHEARING STRESS[İng.] / EFFORT DE CISAILLEMENT, TENSION DE CISAILLEMENT[Fr.] / SCHERBEANSPRUCHUNG, SCHERSPANNUNG, SCHUBSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA GERİLMESİ

- SLIP POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYMA NOKTASI

- SLIDING FRICTION[İng.] / GLISSEMENT DE FROTTEMENT[Fr.] / SCHIEBEN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA SÜRTÜNMESİ

- KAYNAK ve DEĞER ve ÖLÇÜT

- NOKTA-İ GALEYAN[Osm.] / BOILING POINT[İng.] / POINT D'ÉBULLITION[Fr.] / SIEDEPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI

- FUSION POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA NOKTASI

- KAYPAK/LIK ile/değil/yerine/>< SAMİMİ/YET

- KAYRA = İNÂYET = GRACE[İng.] = GRÂCE[Fr.] = GNADE[Alm.] = GRATIA[Lat.] = KHARIS[Yun.] = GRACIA[İsp.]

- KAYŞAMAK ile KAYŞA ile KAYŞAT


- KAZA ile FELÂKET

- KAZA ile KASIT

- KAZANÇTA:
DÜNYALIK
ile/ve AHİRET

( Amel ile. İLE/VE Emek ile. )

- KAZANÇ'TA:
TİCARET
ile/ve/yerine ÜRETİM

- KÂZİB(KİZBİYET) ile SÂDIK(SIDKIYET)

( Vakıaya mutabık olup olmaması açısından. )
( Vakıanın önermeye mutabık olup olmaması açısından Hakikat ya da Bâtıl. )

- KAZIMAK ile YAZILI ile YAZIT

- KAZMA ile/ve TIRPIT

( ... İLE/VE Bir tür kazma. )

- KAZULET[Ar. < KAZÛRÂT] = KOCAMAN

- KBB/EAR-NOSE-THROAT[İng.] değil/yerine/= KULAK BURUN BOĞAZ

- KBY/CHRONIC RENAL FAILURE | PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ | KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİMİ


- KEBÂD[Ar.] ile KEBBÂD[Ar.]

( İri limon. İLE Ağaç kavununa benzer bir çeşit büyük ve yumuşak bir limon.[dilim dilim kesilerek tatlısı yapılır] )

- KEBÂD[Ar.] ile KEBBÂD/KÜBBÂD[Ar.]

( İri limon. İLE Ağaç kavununa benzer bir çeşit büyük ve yumuşak bir limon.[dilim dilim kesilerek tatlısı yapılır] )

- KEBED değil/yerine/= DİK DURMAK | MEŞEKKÂT

- KEBİT = DÜKKÂN
[<

- KEDGÜ = KEDÜT
[<

( Her türlü giyilecek nesne. İLE Düğünlerde, gelinin ve damadın akrabalarının, evlenecek çiftin onuruna giydiği belirli bir giysi. )

- KEFALET ile KEFALET SENEDİ ile KEFALET MEKTUBU

- KEFARET ile KEFARET

- KEFFÂRET[Ar.] ile KEFÂLET[Ar.]

( Örtücü ve imhâ edici. | Bir mecburiyet altında ya da yanlışlıkla işlenmiş günahı affettirmek ümidiyle şeriata uygun olarak verilen sadaka ya da tutulan oruç. | Günahtan arınma. İLE
Kefillik, birine kefil olma. )

- KEHÂNET[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ALÂMET[Ar.]

- KEHANET ile İLAHİ ile İLAHİ LÜTUF ile İLAHİ AŞK ile İLAHİ GÜÇ ile İLAHİ İRADE


- KEHÂNET değil/yerine/= ÖNBİLİ

- KEHÂNET ile ÖNGÖRÜ

- KEKRE ile OT
[<

( Acı bir ot.[develer çiğner] İLE ... )

- KE ile/ve/||/<> AKÂİD

( Gövdemizi nasıl gıda büyütüyorsa, aklımızı da sevgi ve kelâm büyütür. )
( Kelâmı anladıktan sonra harfler canlanır. )
( Kelâm, söyleyenin değil dinleyenindir! )

- KELÂM ile/ve VAHDET-İ VÜCÛD

- KELİME-İ ŞEHÂDET ile/ve/||/<> ŞEYTANIN LÂNETLENMESİ

( İslâm'da. İLE/VE/||/<> Hristiyanlık'ta. )
( HÜSN-EL HÂTİME )

- KELİME-İ TEVHÎD ve/||/<> KUR'ÂN-I MECÎD

- KELT ile KELT HAÇI

- KEMAL ile KEMALİST ile KEMALİZM

- KEMÂL ve SÛRET

( Hareket eden maddedeki olanakların dışa çıkması. VE
Her kemâl bir sûretin açığa çıkmasıdır. | Mâhiyetin maddeyle bitişmiş halidir. )

- KEMÂLÂT ve/< CEMİYET

- KEMENTLEMEK ile KEMENT ile KEMENÇE ile KEMENÇECİ/LİK

- KEMER ile KAŞ KEMERİ ile KEMERLİ ile ARŞİV ile ARŞİVLER ile KEMERLİ GEÇİT

- KEMFERT[İng.] ile/değil/yerine/= KEMFERT

- KEN ile KEND/KENT[Soğd] ile KEND[Oğuz]
[<

( Doğu bölgelerindeki tüm kentlere verilen genel ad. İLE Yüksek sayıda kişinin yaşadığı yer. İLE Köy. )
( SEMERKAND[Fars. < SEMİZ KEND]: Büyüklüğü nedeniyle "besili kent". )

- KENAN ile KENANİT

- KENAR/LIK ile KENARCI ile KENARLI/LIK ile KENARSIZ/LIK ile KENAR SEMT ile KENAR SUYU ile KENAR ATIŞI ile KENAR BOBİNİ ile KENAR MAHALLE

- KENDİLİĞİNDENLİK = TAVİYET = SPONTANEITY[İng.] = SPONTANÉITÉ[Fr.] = SPONTANEITÄT[Alm.] = SPONTANEUS[Lat.] = ESPONTANEIDAD[İsp.] = TZU-JAN[Çince]

- KENDİME/KENDİNE/...YA AİT ile/ve/değil KENDİME/...YA ÖZGÜ