..T ile biten sözcükler

- İSMET ve/<> İFFET

- İSMET ile İSMETLİ ile İSMETSİZ

- İSM-İ MÜEKKELÂT

- İSNÂD[çoğ. İSNÂDÂT] değil/yerine/= DAYANDIRMA/DAYANDIRI

- İSNÂD ile İSTİNÂD

( Bir şeyi, biri için "yaptı" demek. | İftira etmek. | Hadislerin sırasıyla kimler tarafından söylenilegeldiğini bildirme. | Yüklem[müsned] ile özne[müsnediileyh] arasındaki ilgi.[Türkçe'de; "-im, -şim, -dim, -dik" gibi] İLE İnat etme. | Direnme. |/| Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. | Avcı zinciri gerisinde arka olmak üzere toplu bir durumda bulundurulan asker. )

- İSNAT ile İSNAT GRUBU

- İSOT/BİBER ile PİSPAS

( ... İLE Yemen'lilerin yemeklerinde kullandıkları çok acı bir biber. )

- ISPANAKTA:
NİTRAT
> NİTRİT

( Ispanakta bulunan nitrat, ısıtılırsa nitrite dönüşür. Dolayısıyla, hiçbir zaman ısıtmadan, ilk pişirmede tüketilmelidir. )

- İSPANYOLET ile İSPANYOLET KİLİT

- İSPAT/TANIT ile/ve KANIT

( Matematik'te. İLE/VE Matematik dışında. Fizik'te. )
( Öne sürülen bir şeyin doğruluğunu göstermede izlenen düşünce süreci. | Tanıtlamaya yarayan belge ya da herhangi bir şey, beyyine, hüccet. İLE Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. | Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil. | Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil.

SONURGU: Bir başlangıcın, bir olgunun, bir ilginin renkli ve zorunlu görülen sonucu, vargısı. )
( İçeriden. İLE/VE Dışarıdan. )

- İSPAT ile DELİL ile BURHAN

( ... İLE ... İLE Kendine uygun ilkeleri olan, ne'liği ve neden'liği belirli olan. )

- İSPAT ile/ve DESTEK

- İSPAT/İSBAT ile/ve HÜCCET ile/ve BURHAN ile/ve DELİL

( BELGİT: Bir kişinin, yapmaya ya da ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek üzere imzaladığı resmi kâğıt, senet. | Bir önermeyi tanıtlamak için gösterilen ve daha önce doğru olarak kabul edilen başka önerme. )

- İSPAT ile/ve İNANDIRICILIK

- İSPAT/İSBAT ile SUBÛT

( Zihinde. İLE Hem zihinde, hem de dışarıda/nesnede/olguda. )
( ... İLE Gerçekleşme, şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkma. )

- KANIT ile/ve/<> KUŞKUSUZLUK

- İSPAT değil/yerine/= TANITLAMA

- İSPATLAMAK ile İSPATLANMAK ile İSPATLAYABİLMEK ile İSPAT ile İSPATİ ile İSPATLI ile İSPATLI ŞAHİTLİ

- SPERM WHALE[İng.] / CACHALOT[Fr.] / POTWALL[Alm.] ile/değil/yerine/= İSPERMEÇET BALİNASI

- SPERMACETI[İng.] / WALRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İSPERMEÇET YAĞI


- İSPERMEÇET ile İSPERMEÇET BALİNASI

- SPIRIT[İng.] ile/değil/yerine/= İSPİRİTO

- İSRÂ'[Ar. < SİRÂYET] ile İSRÂ'[Ar. < SÜR'AT]

( Geceleyin yürütme/yürütülme, gönderme. İLE Hızlandırma, süratlendirme. )

- İSRAF değil/yerine/>< İKTİSAT

( Çok şeyi, azaltır. DEĞİL/YERİNE/>< Az şeyi, çoğaltır. )

- [ne yazık ki]
İSRAF
ile/ve/||/<> ŞİDDET

- İŞRAK ile/ve/<> İRŞÂD

- ISRAR ve İHTİYÂT

- ISRAR ile/ve İNAT

( Ne/yi yapacağın üzerindeki bilinçli kararlılıkta. İLE/VE Ne/yi yapmayacağın üzerine göstermen gereken bilgi ve bilincin, davranış ve tutumun bulunmamasında. )
( Sen varsan. İLE/VE Sen yoksan. )
( Akıllılıkta. İLE/VE Duygusallıkta. )
( Çözümleyicilikte. İLE/VE Tepkisellikte. )

- İŞRET ile/değil RAKS

- İŞRET ve/> ZİLLET


- İŞTAH[Ar.]/APETİT[Fr./İng.] ile/ve BESLENME

- İŞTAH ve ŞEHVET

- ISTAKA'DA:
ŞAFT
ile/ve DİP

- ISTAKOZ ile KEREVİDES/KEREVİT/KARAVİDE[Yun.]/BÖCEK

( Denizde yaşayan. İLE Tatlı suda yaşayan. )

- STATISTICAL INDEPENDENCE[İng.] / INDÉPENDANCE STATISTIQUE[Fr.] / STATISTISCHE UNABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İSTATİSTİKSEL BAĞIMSIZLIK

- İSTAVRİT ile İSTAVRİT AZMANI

- İSTAVRİT ile KRAÇA/KIRAÇA

( ... İLE İstavrit balığının küçüğü. )

- İSTEDİĞİM ile/ve/değil/yerine SENİN İSTEDİĞİNİ İSTEMEMİ İSTET!

- İSTEK/TALEP değil/yerine ADÂLET

- İSTEK/TAMAH ile/ve/değil/yerine/>< KANAAT

( Zahmet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Rahatlık. )

- İSTEK ile/ve/<> GAYRET

( YISA[İt.]: Gayret vermek için söylenilen söz. )

- İSTEK ile/ve/||/<>/> GEREKSİNİM(İHTİYAÇ) ile/ve/||/<>/> HİZMET

- İSTEK ile/ve ŞEHVET

- İSTEK ile/ve TESLİMİYET

- İSTEK/MERAM ile/ve KASIT

- İSTEME EDİMİ = VOLITION[İng., Fr.] = WOLLEN, WOLLENSAKT[Alm.] = VOLITIONE[Lat.]

- İSTEMEK ile/ve BEHCET

- İSTENÇ/İRÂDE ile/ve NİYET

- İSTENÇ/İRÂDE ve/||/<>/> SİYÂSET

( Bireydeki yapma isteği. VE/||/<>/> Toplumdaki yapma isteği. )

- İSTENİLEN/BEKLENİLEN:
HAKİKAT
ile/ve/değil/||/<>/> MÂRİFET

( Tek. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Çok. )

- İSTİÂRE ile/ve/değil MECÂZ[< CEVAZ | çoğ. MECÂZÂT]

( Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. )

- İSTİB'ÂD[Ar. < BU'D] ile İSTİ'BÂD[Ar.]

( Uzaksama, uzak görme, olasılık vermeme. İLE ... )

- İSTİBDÂ'[Ar.] ile İSTİBDÂ'[Ar.] ile İSTİBDÂD[Ar.]

( İşedikten sonra akıntıyı tam arıtma. | Nikâhlanılan bir dulun gebe olmadığına sonucunu elde etmek üzere bir adet dönemi görene kadar ona yaklaşmamak. İLE Nadide sayma, bedi'. İLE Keyfî yönetme düzeni. | Yönetimde baskı/tazyık. )

- İSTİDA ile İSTİDAT ile İSTİDATLI/LIK ile İSTİDATSIZ/LIK

- İSTİ'DÂD[Ar.] değil/yerine/= AKILLILIK | ANLAYIŞLILIK | DOĞAL EĞİLİM, BECERİ/KABİLİYET

- İSTİ'DÂD ile HAL

( Küpün içinde ne varsa, dışarı da o sızar. )

- İSTİDÂD[Ar.] ile İSTİ'DÂD[Ar.]

( Doğrulma. | Alışma. İLE Bir şeyin kabulüne, kazanılmasına olan doğal eğilim, beceri. | Akıllılık. | Anlayışlılık. | Becerisi olan kişi. )

- İSTİ'DÂD ile/ve KÂBİLİYET

- İSTİ'DÂD ve YÖNELİM

- İSTİDÂD-I SÂİD[Ar.] ile İSTİDÂD-I YED[Ar.]

( Bileğin alışması. İLE Elin alışması. )

- İSTİDLÂL[< DELÂLET]

( BİR DELİLE DAYANARAK BİR ŞEYDEN BİR SONUÇ ÇIKARMA, DELİL İLE ANLAMA | DELÂLETTE BULUNMASINI İSTEME, AYARTMAYA ÇALIŞMA )

- İSTİDLÂL[Ar.] ile İSTİDLÂL[Ar. < DELÂLET | çoğ. İSTİDLÂLÂT]

( Ayartmaya çalışma, dalâlette bulunmasını isteme. İLE Bir delile dayanarak bir şeyden sonuç çıkarma, delil ile anlama. )

- İSTİFA ile/||/<> FERAGAT

- ISTIFÂ'[< SAFVET] ile/ve/< İSTİ'FA'[< AFV]

( Bir şeyin hâlisini, temizini seçip alma. | Ayıklama. | Seçme, seçkinlik. İLE/VE Affını isteme. | Bir işten, kendi isteğiyle çekilme. )

- İSTÎFÂ'[Ar. < VEFÂ] ile İSTİ'FÂ'[Ar. < AFV] ile İSTİFHÂM[Ar. < FEHM | çoğ. İSTİFHÂMÂT] ile İSTİHFÂ'[Ar.]

( Tamamıyla alma/alınma, ödetilme. İLE Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE Sorma, anlama. Anlamak, öğrenmek için sorma. İLE Saklanma, gizlenme. )

- İSTİFHÂM[< FEHM (çoğ. İSTİFHÂMÂT)]

( SORMA, ANLAMA | ANLAMAK, ÖĞRENMEK İÇİN SORMA )

- İSTİĞFAR ve İBÂDET

- İŞTİHÂ'[Ar. < ŞEHVET] ile İŞTİHÂR[Ar. < ŞÖHRET]

( İstek, meyil. | Yemek yeme isteği, iştah. İLE Ün alma, ünlü olma, şöhret bulma, şöhretlenme, meşhur olma. )

- İSTÎHÂLE[Ar. < HAVL | çoğ. İSTİHÂLÂT] ile/<> İSTÎHÂRE[Ar. < HAYR]

( Olanaklı/mümkün olmayış, olanaksızlık/imkânsızlık, olamazlık. | Bir durumdan/halden başka bir duruma/hâle geçiş. [KEVN <> FESAD] | Başkalaşma. [İng. METAMORPHOSE, METAMORPHOSIS | Fr. MÉTAMORPHOSE] İLE Bir işin hayırlı olup olmayacağını öngörmek üzere abdest alıp dua edip uykuya yatma. | Hayırlı olmayı arzu etme.[Fr. ONIROMANCIE] )

- İSTİHÂRE[Ar. < HAYR] ile İSTİ'ÂRE[Ar. çoğ. İSTİÂRÂT] ile İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ | çoğ. İSTİŞÂRÂT]

( Allah'a sual etmek. Bir durumun/işin hayırlı olup olmayacağını öngörmek üzere abdest alıp dua edip uykuya yatma. [Uyku durumu/hali koşulu/şartı yoktur.] | Hayırlı olmayı arzu etme.[Fr. ONIROMANCIE] İLE Ödünç alma, birinden eğreti bir şey alma. | Bir sözcüğün anlamını geçici/eğreti olarak başka bir sözcük üzerine kullanma. İLE Düşünce sorma, danışma. Sohbet ederek sual etmek. )

- İSTİHBARAT ile İSTİHBARAT DAİRESİ ile İSTİHBARAT SERVİSİ

- İSTİHSÂL[Ar. < HÂSIL çoğ. İSTİHSÂLÂT] ile İSTİHZAR[Ar. < HUZÛR (çoğ. İSTİHZÂRÂT)]

( Elde etme, ele geçirme/geçirilme, çıkarma, meydana getirme, hâsıl etme. | Üretim, üretme. Üretme. İLE Hazırlama. | Anımsama. )

- İSTİHZA' yerine İSTİ'FÂF(<İFFET)

- İSTİHZÂ[Ar.] ile SUHRİYYET[Ar.]

- İSTİKAMET[Ar.] değil/yerine/= DOĞRULTU

- İSTİKÂMET ve/<> HÜRMET ve/<> KIRAAT

- İSTİKÂMET[Ar.] ile İSÂBET[Ar.]

- İSTİKÂMET[Ar.] değil/yerine/= YÖN, DOĞRULTU

- İSTÎKAN["ka" uzun okunur] ile İSTİKÂN/E/T[Ar.]

( Kesin/yakînen bilme/biliş. İLE Alçakgönüllülük. | Küçülme. )

- İSTİKFÂL[Ar.] ile İSTİKFÂL[Ar. < KEFÂLET]

( Çekmecede/kasada kilit altında bulundurma. İLE Kefil olma, kefilliği kabul etme. )

- ISTILÂ[Ar.] ile ISTILÂH[Ar. < SULH | çoğ. ISTILAHÂT]

( Ateşte ısınma. İLE Terim, tabir, ilim/bilim sözü/sözcüğü. )
( ... İLE Barış sağlatan kavram. )

- İSTİMÂ'[Ar.] ile İSTİMÂ'[Ar. < SEM | çoğ. İSTİMÂÂT]

( Birinin ziyaretine gitme. İLE Dinleme/dinlenilme, duymalar/işitme. | Dinleyip kabul etme. | Kulak verip dinleme. )

- İSTİ'NÂD[Ar. < İNÂD] ile İSTİNÂD[Ar.]

( İnat etme, direnme. İLE Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )

- İSTİNAT ile İSTİNAT DUVARI

- İSTİNBÂ'[Ar.] ile İSTİNBÂT[Ar.]

( Haber sorma, bilgi isteme. İLE Bir söz ya da işten gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolayısıyla, zımnen anlama. )

- İSTİNBÂT[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİDLÂL[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİBSÂR[Ar.]

( Bir söz ya da işten gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolayısıyla, zımnen anlama. İLE Bir delile dayanarak bir şeyden sonuç çıkarma, delil ile anlama. İLE Basiretli olmak. Düşünceli, hesaplı ve dikkatli iş yapmak ve hareket etmek. )

- İSTİRÂHAT[Ar.] değil/yerine/= DİNLENME

- İSTÎRÂHAT[Ar. < RÂHAT] ile İSTÎRÂHÂT[Ar. < İSTÎRÂHAT]

( Rahat etme, dinlenme. İLE Dinlenmeler. )

- İŞTİRÂK[< ŞİRKET] değil/yerine/= ORTAK OLMA, ORTAKLIK | KATILIM

- İSTİRÂK[Ar. < SİRKAT] ile İSTİ'RÂK[Ar.] ile İŞTİRÂK[Ar. < ŞİRKET]

( Çalma/çalınma, hırsızlık. İLE Terlemek üzere/için yatmak. İLE Ortaklık, ortak olma, paydaşlık. | Bir işte yer alma, paydaşlık etme. | Bir işe, bir düşünceye katılma, katılım. | İktisadi devlet teşekküllerinin ya da kamu iktisadi kuruluşlarının ya da bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az yüzde onbeşine, en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketler. | Bir ortaklık ile işletme arasında, sözkonusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında sürekli bir bağ yaratan, doğrudan ya da dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisi. )

- İŞTİRÂK[Ar. < ŞİRKET] ile/ve/<>/< İŞTİYÂK[Ar. < ŞEVK]

( Ortaklık, ortak olma, paydaşlık. | Bir işte yer alma, paydaşlık etme. | Bir işe, bir düşünceye katılma, katılım. | İktisadi devlet teşekküllerinin ya da kamu iktisadi kuruluşlarının ya da bağlı ortaklıklarının, sermayelerinin en az yüzde onbeşine, en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketler. | Bir ortaklık ile işletme arasında, sözkonusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında sürekli bir bağ yaratan, doğrudan ya da dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisi. İLE/VE/<>/< Şevklenme, göreceği gelme, özleme. )

- ISTIRAP ve HAREKET

- İSTİRDAT[Ar.] değil/yerine/= KURTARMA, GERİ ALMA

- İSTİŞ'ÂR[Ar. çoğ. İSTİŞ'ÂRÂT] ile İSTİŞHÂR[Ar.]

( Yazı ile bildirilmesini isteme. [POLEMİK: Yazarak/yazılı tartışma.] İLE Ün kazanma, şöhret bulma. )

- İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)] değil/yerine/= DÜŞÜNCE SORMA, DANIŞMA

- İSTİSÂRE[Ar.] ile İSTİŞÂRE[Ar. < ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)]

( Tozutma, toz savurma. | Fitnecilik, fesatçılık etme. İLE Fikir sorma, danışma. )

- İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ | çoğ. İSTİŞÂRÂT] ile TEÂTÎ[< ATÂ]

- İSTİŞFÂ'[Ar. < ŞİFÂ] ile İSTİŞFÂ'[Ar. < ŞEFÂAT]

( Şifa talebetme, hastalığa ilâç arama, derdine derman arama. İLE Şefâat isteme, birinin aracılığını dileme. )

- İSTİŞHÂD[Ar.] ile İSTİŞHÂD[Ar.]

( Tanık getirme, tanık gösterme. | Şehit olma. İLE Edebî bir düşüncenin sağlamlığını kanıtlamak için, değerli yapıtlardan örnek gösterme. )

- İSTİSKAL[< SIKLET] değil/yerine/= SOĞUK DAVRANMA

( Ağır görme, huzurundan hoşlanmama. | Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını belirginleştirme. Yüz vermeme, kovarcasına davranma, kovma. )

- İSTİSRÂ'[Ar. < SÜR'AT] ile İSTİSRÂR[Ar.]

( Hızlandırma, süratlendirme. İLE Odalık alma. )

- İSTİTÂ'AT[Ar.] ile KUDRET[Ar.]

- İSTİ'TÂF[Ar. < ATF | çoğ. İSTİ'TÂFÂT] ile İSTÎTÂF[Ar.]

( Yardım ve merhamet dileme. İLE Kaplama. )

- İSTİVÂ'[Ar.] ile İSTİKÂMET[Ar.]

- İŞTİYÂT[Ar.] ile GAZAB[Ar.]

- İSVEÇ/ŞİVED ile İSVİÇRE

- İSYAN ile/ve/değil/yerine FERYAD

- İSYAN ile HAREKÂT

- İSYAN ile/ve/||/<> ŞİKÂYET

- İSYAN ile/ve ŞİKÂYET


- İT(") ve/||/<>/> (")BİT(")

( İtle yatan, bitle kalkar. )

- İT ve/||/<>/> BİT

( ile yatan. VE/||/<>/> ile kalkar. )

- İT ile İD

( Köpek. İLE Dürtü, bilinçaltı.[İd-egp-süper ego] )

- İT ile İT

( Köpek. İLE İleri doğru devinim kazandırmanın buyruk kipi. )

- İT ile İT ELLİ ile İT CANLI ile İT KOPUK ile İT ÜZÜMÜ ile İT DALAŞI ile İT HIYARI

- IT :/yerine O, ONU (CANSIZ/ HAYVAN)

- İTAAT ile/ve/değil/<> DÜZEN

- İTAAT ile İTAATLİ/LİK ile İTAATSİZ/LİK ile İTAATSİZCE

- İTAAT ile/değil/yerine/>< İTTİHAT

- İTAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KABUL


- İTAAT" ile/ve/||/<>/> "RAHAT"

- İTAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RIZÂ

- İTAAT[Ar.] ile/ve/||/<> SADAKAT/SIDK[Ar.]

- İTAAT ile/ve/değil/yerine/<> "TAPMAK" ile/ve/değil/yerine/<> TESLİMİYET

- İTAAT ile/ve/değil/<> TESLİMİYET

- İTAATKÂR/MUTÎ[Ar. < TÂAT] değil/yerine ESLEK

( Başkasının buyruk ya da dileklerini yerine getiren, yumuşak başlı. )

- ÎTÂD[Ar.] ile İTÂD[Ar. < ATÂ]

( Kazık çakma. İLE Süt sağarken ineğin ayağına geçirilen ip. )

- İTÂT[Ar.] ile İTÂAT[Ar. < TAV]

( Düşmanlık, zıtlık. İLE Boyun eğme, dinleme, alınan emre göre davranma. )

- YTTERBIUM OXIDE[Fr.] / YTTERBIUMOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM OKSİT

- YTTERBIUM SULFATE[İng.] / SULFATE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM SÜLFAT


- İTHAL/İTHALAT değil/yerine/= DIŞALIM

- İTHALAT ile İTHALATÇI/LIK

- İTHAM ile İSNÂD

- İTİBAR/HAYSİYET[Ar.] değil/yerine/= SAYGINLIK/ÖZSAYGI

- İTİBAR[Ar.] ile/ve/||/<>/> İBRET[Ar.]

( Başta. @@ Sonda. )

- İTİBAR[Ar. < UBÛR | çoğ. İTİBÂRÂT] ile İHTİBÂR[Ar. < HABER]

( Saygı gösterme. | Önem verme. | Onur/şeref, haysiyet. | Bir şeyin, gerçek değil kararlaştırılan değeri. | İbret alma. | [ticaret] Söz ya da imzanın değeri. [İng./Fr. CREDIT] | Değer. İLE [bir kimseyi] Yoklama, deneme, sınama. )

- İ'TİDÂD[Ar. < ADD] ile İ'TİDÂD[Ar.]

( Sayma, iddet çekme. | Nazlanma. | Gururlanma. İLE Bir şeyi kol üzerine alma. | Yardım isteme. )

- ÎTİDAL ve/<> FAZÎLET

- İTİKAD ile/ve/||/<>/> AMEL

- İ'TİKAL["ka" uzun okunur] ile İ'TİKÂL[Ar.] ile İ'TİKÂL[Ar. < EKL | çoğ. İ'TİKÂLÂT]

( Devenin dizini büküp bağlama. | Güreşte sarmaya getirip yıkma. | Sağmak için koyunun ayaklarını iki bacağı arasına alma. İLE Zorlaşma, müşkilleşme. İLE Kemirerek yeme. | Yaranın gövdeyi sarması/yemesi. | Deniz dalgalarının, karaları döverek aşındırması/oyması.[EROZYON, İng. EROSION, Fr. ÉROSION] )

- İTİKAT ile İNANÇ

- İTİKAT ile İTİKATLI/LIK ile İTİKATSIZ/LIK

- İTİKAT ile İTİMADEN İTİKAT

- İ'TİLÂF[Ar. < ÜLFET | çoğ. İ'TİLÂFÂT] ile İHTİLÂF/ŞİKAK[Ar. < HİLÂFET | çoğ. İHTİLÂFÂT]

( Uyuşma, anlaşma. İLE Antlaşmazlık, uyuşmazlık/uymayış/uymama, ayrılık, aykırılık. )

- İTİMÂD[Ar. < AMD] ve/> İ'TİKAD[Ar. < AKD]

( Dayanma, güvenme. | Güven, emniyet. VE/> Düğümlenip kalma, bir şeye bağlanma. | İnanma, gönülden onaylayarak inanma. )

- İ'TİMÂD[Ar.] ile KEVN[Ar.]

- İ'TİMÂD[Ar.] ile MUSÂKKE[Ar.]

- İ'TİMÂD[Ar.] ile SÜKÛN[Ar.]

- İTİMAT[Ar.] değil/yerine/= GÜVEN/GÜVENÇ

- İTİMAT değil/yerine/= GÜVEN/GÜVENÇ


- İTİMAT ve İTİKAT

- İTİMAT ve İTİKAT

- İTİMAT ile İTİMATLI ile İTİMATSIZ/LIK ile İTİMAT MEKTUBU

- İTİRAF ile/ve/değil/ne yazık ki TEHDİT

- İ'TİZÂM[Ar. < AZÎMET] ile İ'TİZÂM[Ar.]

( Gitmeye hazırlanma, gidiş. İLE Büyüklük satma, azamet. )

- İTKİ = İLCÂ = IMPULSE, APPETITE[İng.] = IMPULSION, APPÉTIT[Fr.] = IMPULS, TRIEBE[Alm.] = IMPULSIO, APPETITUS[Lat.] = IMPULSO[İsp.]

- ITLÂ'[Ar.] ile ITLÂ'[Ar. < TULÛ] ile ITRÂ'[Ar. < TARÂVET]

( Havalı şeylere heves etme. | Bir şeyin üstüne bir şey sürme. İLE Bildirme, haberli kılma. İLE Abartılı, aşırı derecede övme. )

- ITRİYAT ile ITRİYATÇI/LIK

- YTTRIUM ACETATE[İng.] / ACETATE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM ASETAT

- YTTRIUM OXIDE[İng.] / OXYDE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMOXYD, YTTRIUMERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM OKSİT


- YTTRIUM SULFATE[İng.] / SULFATE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMSULFAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM SÜLFAT

- İTTİFAK ile/ve MUTABAKAT

- İTTİHÂD[< VAHDET] değil/yerine/= BİR OLMA, BİRLEŞME, BİRLİK | AYNI OLMA, AYNI ANLAMI TAŞIMA | ALLAH VARLIĞINDA YOK OLMAK

- İTTİHAD[Ar.] ile/ve/||/<> MÜSÂVAT[Ar.]

- İTTİHAT ile İTTİHATÇI/LIK

- İTTİHAT ile/ve/||/<> UHUVVET ile/ve/||/<> MÜSÂVAT

- ITTILÂ'[Ar.] ile ITTILÂ[Ar. < TULÛ | çoğ. ITTILAÂT]

( Kokulu şeyler sürünme. İLE Öğrenme, tanıma, bilme, haberli olma. )

- İTTİSAL ile/ve VUSLAT

- IU/INTERNATIONAL UNIT[İng.] değil/yerine/= ULUSLARARASI BİRİM

- IVANOV REAGENT[Fr.] / IVANOV REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IVANOV BELİRTİCİ/REAKTİF


- İVAZLI AKİT değil/yerine/= KARŞILIKLI BAĞIT

- İVEĞEN PANKREATİT ile/||/<> SÜREĞEN PANKREATİT

( Pankreasın ani yangılanması. İLE/||/<> Pankreasın uzun süreli yangılanması ve kalıcı hasar. )

- İYİ EŞ ile İYİ NİYET

- İYİ NİYET ile/ve/değil/||/<>/>/< ADÂLET

- İYİ = HAYIR = GOOD[İng.] = BIEN[Fr.] = GUT[Alm.] = BONUS[Lat.] = AGATHOS[Yun.] = BUENO/NA[İsp.]

- İYİ ile İYİ DAVRANIŞ ile GÜLE GÜLE ile İYİ KARAKTER ile İYİ İŞ ile İYİ DOSTUM ile AFERİN ile İYİ ŞANS ile SAĞLIK ile İYİ NİYET ile İYİ GÖRÜNÜMLÜ ile İYİ ŞANSLAR ile İYİ YÖNETİM ile İYİ DOĞA ile İYİ HUYLU ile İYİ HABER ile İYİ ALAMET ile İYİ KİŞİLİK ile KALİTELİ ile İYİ HUYLU ile İYİ ANLAYIŞ ile İYİ NİYET ile İYİ YAZI ile İYİLİK ile MAL

- İYİ ile İYİ GÜN ile İYİ HAL ile İYİ KÖTÜ ile İYİ HUYLU/LUK ile İYİ NİYET ile İYİ KALPLİ/LİK ile İYİ NİYETLİ/LİK ile İYİ YÜREKLİ/LİK ile İYİ GÜN DOSTU ile İYİ HAL BELGESİ

- İYİLİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> CESÂRET ile/ve/||/<> VEFÂ

( Kötülüğe karşın. İLE/VE/||/<> Yanlışa karşın. İLE/VE/||/<> Zorluğa karşın. İLE/VE/||/<> Mesafeye karşın. )

- İYİLİK ile/ve HİZMET

( Her kişi, yapmadığı tüm iyiliklerden suçludur. )
( İyilik, sağırın duyabildiği, körün görebildiği bir dildir. )

- İYİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> HİZMET


- IODATE[İng.] / JODAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODAT

- IODIC ACID[İng.] / ACIDE IODIQUE[Fr.] / JODSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODİK ASİT

- IODOACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İYODOASETİK ASİT

- ION CURRENT[İng.] / COURANT D'ION[Fr.] / IONENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON AKIMI

- ION SPOT[İng.] / TACHE IONIQUE[Fr.] / IONENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON BENEĞİ

- IONENGLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DENGESİ

- IONENBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON HAREKETLİLİĞİ

- IONENLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON İLETKENLİĞİ

- BANDE IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK BANT

- IONIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE IONIQUE[Fr.] / IONENENGLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK DENGE


- IONIC CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTION IONIQUE[Fr.] / IONISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK İLETKENLİK

- IONIC STRENGTH[İng.] / FORCE IONIQUE[Fr.] / IONENSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK ŞİDDET

- IONIZATION CONSTANT[İng.] / IONISATIONSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA SABİTİ

- IONIZATION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA TESİR KESİTİ

- IONIZING RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT IONISANT[Fr.] / IONISIERENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞTIRICI IŞINIM

- RAYONNEMENT NON IONISANT[Fr.] / NICHTIONISIERENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞTIRICI OLMAYAN IŞINIM

- IODINE TEST[İng.] / JODPROBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT DENEYİ

- IODINE PENTOXIDE[İng.] / JOD PENTAOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT PENTAOKSİT

- IODINE[İng.] / IODE[Fr.] / JOD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT

- İYOT[Fr. < Yun.] ile/ve/<> İYODÜR[Fr.]

( Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, doğada deniz suyunda, sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimsi esmer renkte, katı bir öğe. [simgesi: I] İLE/VE/<> İyotun, bir öğe ya da bir bileşikle verdiği bileşim. )

- İYOT ile/ve/<> İYOTLAMA

( ... İLE/VE/<> İçme sularındaki mikropların, iyot etkisiyle giderilmesi. | Organik bir bileşikte, hidrojenin, iyotla yer değiştirmesi. )

- İYOT ile İYOTLU ile İYOTLAMA ile İYOTLU TUZ

- İZ ile/ve/||/<>/< KAYIT

- İZÂ'[Ar.] ile ÎZÂ'[Ar.] ile İZÂA/İZÂAT[Ar.] ile İZÂA/İZÂAT[Ar. < ZIYÂ]

( Sıra, hizâ. İLE İyiliğe karşı iyilik etme. | Kedere, mihnete uğratma. | Korkma. İLE Açığa vurma. İLE Kaybetme, zâyi etme. )

- İZÂFÂT[Ar.] ile İZÂFET[Ar.]

( Ad/isim tamlamaları/takımları, izâfetler. | Dünya ile olan bağlar, ilgiler. | Zincirleme ad/isim takımı. İLE İki şey arasındaki bağ, ilgi. | Ad/isim tamlaması/takımı. )

- İZÂFE[Ar.] ile İZÂFET[Ar.]

( Katma, ekleme, zammetme. | Karıştırma. İLE İki şey arasındaki bağ, ilgi. | Ad/isim tamlaması/takımı. )

- İZAFE ile İZAFET

- İZAFİYE ile İZAFİYET

- İZAHAT ile/ve NASİHAT

- İZÂN ve/<> FERÂSET


- GRID CURRENT[İng.] / COURANT DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= IZGARA AKIMI

- IZGARA ile MİNNETTAR ile MİNNET ile RENDE ile MEMNUN ETMEK ile IZGARA

- İZİN ile/ve/<>/< SALÂHİYET

- ALLOWED BAND[İng.] / BANDE PERMISE[Fr.] / ERLAUBTES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İZİNLİ BANT

- İZLÂL[Ar.] ile İHÂNET[Ar.]

- ISLÄNDISCHEN DOPPELSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZLANDA SPATİ

- İZLENİM ile TESPİT

- TRACER ELEMENT[İng.] / TRACER ELEMENT, RADIOINDIKATOR ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZLEYİCİ ELEMENT

- İZMARİT" değil/yerine/= MENEKŞE

- ISOAMYL SALICYLATE[İng.] / SALICYLATE D'ISOAMYLE[Fr.] / ASOAMYLSALICYLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOAMİL SALİSİLAT


- ISOELECTRIC POINT[İng.] / POINT ISOÉLECTRIQUE[Fr.] / ISOELEKTRISCHER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOELEKTRİK NOKTA

- İZOGAMET ile İZOGAMİ

- ISOCHROMAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKROMAT

- İZOLE ETMEK ile İZOLE EDİLMİŞ ile İZOLASYON ile TECRİTÇİLİK ile İZOLASYONİST

- İZOLE ile İZOLASYON ile İZOLE BANT

- ISOMERIC SHIFT[İng.] / ISOMERISCHE VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMERİK KAYMA

- ÉQUILIBRE ISOTHERME[Fr.] / ISOTHERMES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL DENGE

- ISOTHERME SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL KATMAN

- ISOTHIOCYANATE[İng.] ile/değil/yerine/= İZOTİYOSİYANAT

- ISOTOPIC ABUNDANCE[İng.] / ISOTOPENHÄUFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP BOLLUĞU


- ISOTOPE EFFECT[İng.] / EFFET ISOTOPIQUE[Fr.] / ISOTOPISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP ETKİSİ

- ISOTOPE SHIFT[İng.] / ISOTOP VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP KAYMASI

- ISOTOPIC ELEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= İZOTOPİK ELEMENT

- ISOTROPE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTROPİK AKIŞKAN

- İZZET ile İZZET-İ NEFS ile İZZETİYET

( SAYGI/HÜRMET | DEĞER/KIYMET | KUVVET, KUDRET | YÜCE, YÜCELİK, ULULUK ile ONUR/ŞEREF, HAYSİYET ile VARLIK )

- JABOTY FAT[İng.] ile/değil/yerine/= JABOTİ YAĞI

- JACKET :/yerine CEKET

- JADE ile/||/<> JADEİT

( Yeşil, beyaz, sarı, kahverengi ve siyah renklerde olabilir. İLE/||/<> Genellikle daha parlak ve serttir. )

- JADEİT ile/||/<> KUNZİT

( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )

- JADEİT ile/||/<> NEFRİT/NEPHRİTE

( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Daha yumuşak ve yaygın bir yeşim türü. )

- JADEİT ile/||/<> SERPANTİN

( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Yeşil tonlarında ve genellikle benekli bir mineral. )

- JAİNİST(/CAYN) ile ADEMÎ